sütçüler-2000x1200

Sütçüler İlçesi sınırları içinde, Geç Neolitik (MÖ 8000-5500), Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) ve Tunç Çağ (MÖ 3000-1200) dönemlerine ait malzeme veren yerleşimlerin bulunmaması varlığı bilinen höyük ve kalıntıların, bilimsel anlamda arkeolojik araştırmaların yapılmamasındandır. Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir. Hitit dönemindeki (MÖ l800-l200) metinlerde bugünkü Sütçüler İlçesi topraklarının da içinde bulunduğu bölgenin adı Pitaşşa olarak geçer. Hitit (MÖ l800-1200), Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ 547-334) dönemlerinde bölge sadece siyasal olarak el değiştirmiş, hiçbir zaman tam olarak ele geçirilememiştir. MÖ 334-323 tarihleri arasında Büyük İskender’in kontrolüne giren bölge, MÖ 323 yılında Büyük İskender’in ölümünden sonra haleflerinden Seleukos ve Lysimakhos arasında yapılan Kurupedion Savaşı (MÖ 281) sonucunda Seleukosların eline geçmiştir. MÖ l88 yılında Roma ordusuna yenilerek Apameia (Dinar) Barışını imzalayan Seleukoslar Toroslara kadar olan kısımdan çekilmişler ve bölge Romalılar tarafından Bergamalılara bırakılmıştır. MÖ l88-133 yılları arasında Bergama Krallığının elinde bulunan bölgede Sağrak Köyü yakınında Adada, Kesme civarında Kocaköy Asarı ve Kasımlar yolu üzerinde Zorzila bulunmaktadır.

Sağrak Köyü yakınındaki Adada antik kentinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte şehrin adı ilk kez MÖ 2. yüzyılda yapılan bir anlaşma metninde geçmektedir. Kentte MÖ 1. yüzyılda sikke basıldığı da gözönüne alınırsa kentin bu tarihten daha önce kurulduğunu düşünmek yerinde olacaktır. Roma İmparatorluk döSütçüler İlçesi sınırları içinde, Geç Neolitik (MÖ 8000-5500), Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) ve Tunç Çağ (MÖ 3000-1200) dönemlerine ait malzeme veren yerleşimlerin bulunmaması varlığı bilinen höyük ve kalıntıların, bilimsel anlamda arkeolojik araştırmaların yapılmamasındandır. Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir. Hitit dönemindeki (MÖ l800-l200) metinlerde bugünkü Sütçüler İlçesi topraklarının da içinde bulunduğu bölgenin adı Pitaşşa olarak geçer. Hitit (MÖ l800-1200), Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ 547-334) dönemlerinde bölge sadece siyasal olarak el değiştirmiş, hiçbir zaman tam olarak ele geçirilememiştir. MÖ 334-323 tarihleri arasında Büyük İskender’in kontrolüne giren bölge, MÖ 323 yılında Büyük İskender’in ölümünden sonra haleflerinden Seleukos ve Lysimakhos arasında yapılan Kurupedion Savaşı (MÖ 281) sonucunda Seleukosların eline geçmiştir. MÖ l88 yılında Roma ordusuna yenilerek Apameia (Dinar) Barışını imzalayan Seleukoslar Toroslara kadar olan kısımdan çekilmişler ve bölge Romalılar tarafından Bergamalılara bırakılmıştır. MÖ l88-133 yılları arasında Bergama Krallığının elinde bulunan bölgede Sağrak Köyü yakınında Adada, Kesme civarında Kocaköy Asarı ve Kasımlar yolu üzerinde Zorzila bulunmaktadır.

Sağrak Köyü yakınındaki Adada antik kentinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte şehrin adı ilk kez MÖ 2. yüzyılda yapılan bir anlaşma metninde geçmektedir. Kentte MÖ 1. yüzyılda sikke basıldığı da gözönüne alınırsa kentin bu tarihten daha önce kurulduğunu düşünmek yerinde olacaktır. Roma İmparatorluk döneminde özellikle İmparator Traianus, Hadrianus ve Antoninus Pius dönemleri Adada’nın en parlak dönemleridir. Kentte tabanı taş döşeli bir antik yol, Roma İmparatorluk Çağı Traianus Tapınağı, İmparatorlar Tapınağı, İmparatorlar ve Zeus Megistos -Serapis Tapınağı ile Yeniköy yolu altında kalan İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı yeralır. Ayrıca forum, bazilika, akropol anıtsal çeşme, yönetici binası, açık hava toplantı yeri tiyatro ve mezar anıtı bulunmaktadır.

Kesme Kasabası’nın güneyinde tepe üzerinde bulunan Kocaköy Asarının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, kent muhtemelen Hellenistik dönemde kurulmuş olmalıdır. Kentin çevresi kısmen ayakta duran bir surla çevrilidir. Kent içindeki en önemli mimari yapı tamamen yıkılmış durumda olan prostylos planlı tapınaktır. Örenyerinde ana kayaya oyulmuş dikdörtgen biçimli dört adet sarnıç ilginç bir mimari gösterir. Kent üzerinde mezar anıtları vardır.

Sütçüler – Kasımlar yolu üzerinde, dağ yamacında yeralan Zorzila kenti kalıntıları, Roma dönemine ait olup, şehir hakkında fazla bilgi yoktur.

Bölge MÖ l30’da Romalılar tarafından ele geçirilerek, MÖ 102-49 yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış daha sonra Asia Eyaletine bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntasın kontrolüne giren bölge MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış, daha sonra Galatia Eyaleti içine alınmıştır. Roma İmparatorluğu’nun MS 395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) sınırları içinde kalmıştır.

Sütçüler ve çevresi 1204 yılında çevredeki şehirlerle birlikte Anadolu Selçuklu Devletinin eline geçmiş ve Oğuz boylarına mensup Türk aşiretleri ile Yörükler tarafından yurt edinilmiştir. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasının ardından Feleküddin Dündar Bey tarafından1301 yılında kurulan Hamitoğulları Beyliği sınırları içine girmiştir. Bölge 1324-l327 yılları arasında İlhanlılar’ın Anadolu valisi Timurtaş tarafından işgal edilmiş ve Dündar Bey de bu dönemdeki İlhanlı hakimiyetini tanımıştır. Timurtaş’ın Mısır’a kaçışından faydalanan Dündar Bey’in oğlu Hızır Bey 1328 yılında tekrar bölgeye hakim olmuştur.

Sütçüler ve çevresi, Sultan I. Murad zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde Hamid Sancağının Eğirdir Kazasına bağlı bir nahiye iken, daha sonra müstakil bir kaza yapılarak, sancak merkezinin bulunduğu Isparta’ya bağlanmıştır. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında (1867’de) tekrar nahiye statüsüne indirilmiştir. 1868 yılında Bucak, Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Bavullu olarak adlandırılan nahiye merkezi, bulunduğu yerin dağlık ve engebeli olması nedeniyle dağ anlamına gelen Cebel adını almış, 1938 yılında bucak merkezinin teklifi ve İl Daimi Encümeni’nin kararı ile ilçe yapılmıştır. Sütçülere bağlı üç kasaba ve 27 köy vardır. İlçenin başta bağlı olduğu il olan Isparta’ya ve diğer önemli merkezlere uzak olması gelişmesini engellemiştir…

Döneminde özellikle İmparator Traianus, Hadrianus ve Antoninus Pius dönemleri Adada’nın en parlak dönemleridir. Kentte tabanı taş döşeli bir antik yol, Roma İmparatorluk Çağı Traianus Tapınağı, İmparatorlar Tapınağı, İmparatorlar ve Zeus Megistos -Serapis Tapınağı ile Yeniköy yolu altında kalan İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı yeralır. Ayrıca forum, bazilika, akropol anıtsal çeşme, yönetici binası, açık hava toplantı yeri tiyatro ve mezar anıtı bulunmaktadır.

Kesme Kasabası’nın güneyinde tepe üzerinde bulunan Kocaköy Asarının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, kent muhtemelen Hellenistik dönemde kurulmuş olmalıdır. Kentin çevresi kısmen ayakta duran bir surla çevrilidir. Kent içindeki en önemli mimari yapı tamamen yıkılmış durumda olan prostylos planlı tapınaktır. Örenyerinde ana kayaya oyulmuş dikdörtgen biçimli dört adet sarnıç ilginç bir mimari gösterir. Kent üzerinde mezar anıtları vardır.

Sütçüler – Kasımlar yolu üzerinde, dağ yamacında yeralan Zorzila kenti kalıntıları, Roma dönemine ait olup, şehir hakkında fazla bilgi yoktur.

Bölge MÖ l30’da Romalılar tarafından ele geçirilerek, MÖ 102-49 yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış daha sonra Asia Eyaletine bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntasın kontrolüne giren bölge MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış, daha sonra Galatia Eyaleti içine alınmıştır. Roma İmparatorluğu’nun MS 395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) sınırları içinde kalmıştır.

Sütçüler ve çevresi 1204 yılında çevredeki şehirlerle birlikte Anadolu Selçuklu Devletinin eline geçmiş ve Oğuz boylarına mensup Türk aşiretleri ile Yörükler tarafından yurt edinilmiştir. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasının ardından Feleküddin Dündar Bey tarafından1301 yılında kurulan Hamitoğulları Beyliği sınırları içine girmiştir. Bölge 1324-l327 yılları arasında İlhanlılar’ın Anadolu valisi Timurtaş tarafından işgal edilmiş ve Dündar Bey de bu dönemdeki İlhanlı hakimiyetini tanımıştır. Timurtaş’ın Mısır’a kaçışından faydalanan Dündar Bey’in oğlu Hızır Bey 1328 yılında tekrar bölgeye hakim olmuştur.

Sütçüler ve çevresi, Sultan I. Murad zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde Hamid Sancağının Eğirdir Kazasına bağlı bir nahiye iken, daha sonra müstakil bir kaza yapılarak, sancak merkezinin bulunduğu Isparta’ya bağlanmıştır. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında (1867’de) tekrar nahiye statüsüne indirilmiştir. 1868 yılında Bucak, Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Bavullu olarak adlandırılan nahiye merkezi, bulunduğu yerin dağlık ve engebeli olması nedeniyle dağ anlamına gelen Cebel adını almış, 1938 yılında bucak merkezinin teklifi ve İl Daimi Encümeni’nin kararı ile ilçe yapılmıştır. Sütçülere bağlı üç kasaba ve 27 köy vardır. İlçenin başta bağlı olduğu il olan Isparta’ya ve diğer önemli merkezlere uzak olması gelişmesini engellemiştir…