O tarihlerde Sütçüler’imizde evlerin tamamı dam ev olduğu halde çocukluğumuzda önümüzde bulunandan başka da Sütçüler’imizde tek-tük  çinko çatılı ev vardı

Yağmurlu havalarda  dam evlerin yuğulması meşakkatli ve tehlikeli bir işti. Neredeyse her yağmur yağdığında evin gelini, genç kızı veya parayla tutulmuş biri tarafından damın akmaması için mutlaka yuğulması gerekiyordu.Dam yuvarken yuvga taşının sesi neredeyse Sütçüler’imizin her tarafında duyulur, dambaşlar da yeşil atkılı dam yuğan kadınlar  görülürdü.

Velhasıl hava yağışlı olduğu zaman dam yuğmak,damdaki karı kürümek zor iş olduğundan eskiden zamanına göre modern bir-kaç çinko çatılı ev bulunmaktaydı.(halen varmı bilemiyorum)

İşte bunlardan bir  tanesi de yukarıda yazdığım ve fotoğrafta da görüldüğü gibi Sütçüler’imizin eski maliyecilerinden dayım merhum Mehmet Porazoğlu’nun zamanının modern iki katlı evi.

(Ki bu evde yıllarca Tekel İdaresi kiracılık yapmış ayrıca çeşitli memurlar da oturmuşlardır.

Ayrıca  çatısı çinko kaplı evde oturanlar yağmur  yağarken sesinden güzel bir uyku uyumuş olduklarını da düşünüyorum)

Bu vesile yaz tatillerinde Sütçüler’imize  ikmale kaldığım derslerime çalıştırmak adına bana öğretmen bulmayı görev kabul edip beni dersime çalıştıran dayım Mehmet Poyrazoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum.

Mekânı da Cennet olsun.

(Fotoğrafı 20 Şubat 1970 tarihinde çekmişim.Mustafa Doğankaya )

 

There are no comments yet.

Bir cevap yazın