Sütçüler( Isparta) göller yöresinin  flora ve fauna yönünden çok önemli biyolojik çeşitliliğe  ve çok sayıda endemik türe sahip ilçesi ve belki de ülkenin en çok mermer ocaklarına sahip doğal alanı.. Çed’li çed’siz çok sayıda mermer ocağı var.

Karadiken Köyü’nün dağlarında dada ;biyolojik çeşitlilik o kadar fazla ki , bırakın burada ocak açmayı, buraya insanların girmesine bile izin verilmemesi gereken  yaşam alanları var. Yöreye özgü başta endemik kekik türleri olmak üzere çok sayıda bitki ve Yabankeçisi –KızılAkbaba vb. çok sayıda kuş ve memeli türlerinin barınma, üreme ve çoğalma  yeri olan  burada  (22 hektarlık alanda) mermer ocağı kuracağız,  fakat buradaki yaban hayatına kesinlikle zarar vermeden bu işi yapacağız diye “Taahhütname “ hazırlanıp  Noter den tasdik ettirilip; TC. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlüğü-Burdur  teslim ediliyor olması!.. Akıllara durgunluk verecek uygulama, mermer nasıl çıkarılır,  canlıların yaşam alanları bu taşların kayaların üzerindeki habitat, nasıl olacak toprağa ,ağaca, bitki örtüsüne , börtüye böceğe  zarar vermeden nasıl çıkaracaksınız mermeri. Bu bölge aşağıdaki vermiş olduğunuz söz verdiğiniz , yapmayacağız dediğiniz unsurların hepsini hassasiyetini  kapsamakta… Burada iğneyle “mermer  çıkarsanız “bile, o yapmamayı söz verdiğiniz  şeylerin yerine gelmesi mümkün değildir… Belge noterden değil, akıldan, bilimden gelmelidir.. Kim inanır, akıllara durgunluk veren uygulama…
Neden mi? Neleri  yapmamayı üs, üstlenmektesiniz..
SÖZ VERMEKLE ; MERMER OCAKLARINDA YABAN HAYATI KORUNAMAZ..
Çok sayıda örneklerince ; “Mermer Ocakları “bulunduğu bölgeyi çöle çevirmekten beter, üzerinde hiçbir  canlı varlığın yaşamayacağı taşa çevirmekte,  vejetasyonu ve iklimi değiştirmektedir. Bu hassas ve ender alanlara; başta  kuşlar olmak üzere ,  yuva edinen canlıların gelmemesi sonucu tarımsal zararlara  da neden olmanın yanı sıra; yer altı ve yerüstü su kaynaklarına zarar verdiği bilimsel olarak da  bilinen bir gerçektir. Buraların iyileştirilmesi ise yüz yıl içinde bile mümkün değildir.. Keşke dedikleri gibi kolay olsa!…Ne demekteler!
a)“Proje alanında, nesli tehlike altında olan dar yayılışlı endemik fauna-flora türlerine rastlandığında,6. Böl. Müd. haber vereceğimize….”
*Fauna floranın üzerinde etiket mi var, o türler ben endemiğimi diyor , ya da  bunu belirleyecek uzman heyetiniz mi var. Ayrıca orada; daha belirlenmemiş doğal türler olabilir ve sadece, kazıdığınız-taş çıkardığınız o ortamda  yaşayabilen  “ileride bir derde deva olacak” türler varsa…
b)  “Proje alanında yabanıl türleri üreme beslenme ve kışlama periyotlarında rahatsız etmeyeceğimize, yumurtalarına zarar vermeyeceğimize, bu yumurtaların boş bile olsa  toplamayacağımızı…..”
*Türlerin beslenme, büyüme ve çoğalma  zamanları dönemsel olup bu bir bütün yılı içerir.  O zaman bütün yıl bura da faaliyet gösterilemez!.. Yumurta toplamayacağız! Üreme sadece yumurta vermek değildir.. Dönemseldir gelişme.. Peki bitkilerin tohumları , börtü böceğin gözle görülmeyen yumurtaları -yavrularına ne olacak?
c) “Sulak alanlara zarar vermeyeceğimize, arıtmadan atık bırakmayacağımıza….”
*Bunun da hiçbir imkanı yok, su kaybı ve kirlilik söz konusudur… Hangi teknoloji ileri ile arıtılacak, sular kirlenmeyecek.. Sarsıntı akiferlere zarar verecektir.
d) “Burayı terk ettikten sonra sahanın rehabilite edileceğiz..”
*Nasıl olacak bu iş; mermer çıkarılan yerde üzerinden toprağı, otu, bakterisi, yosunu, börtü böceği, ağacı , göçmen kuşların  üremek için geldikleri yuvaları diğer canlıların barınma alanları ,bunları geri  getirecek  bir teknoloji yok.. Orada ; artık ot değil bakteri bile  bitmez.. Bir cm. toprak bin yılda oluştuğuna ve canlıların  oraya uyumu yüz yılları alacağına göre ..Nasıl iyileşecek… Ağaç dikmekse ;  bölgenin  her yer ağaçlık… Taşa ağaç dikilir mi? Tek başına; ağaç  doğal yaşam değildir
Buranın  biyolojik çeşitlilik bakımından  çok  hassas bir bölge  olduğunu bildiğiniz için, taahhütname  vermektesiniz..  Verdiğiniz sözün yerine getirilmesi ve yukarıda değindiğiniz hassaslıkların zarar görmemesi mümkün değildir. Durumun ciddiyeti belli , doğru olanı bu işten vaz geçmektir. Bu belge bilim dışı, kabul edilebilir değil , fakat bu belge  Doğa ve Milli Parklar 6. Bölge tarafından kabul edilir olması da kabul edilebilir değil….Bu bilim dışı uygulamadan bir an önce vazgeçilmesi ve böyle belgelerin doğaya zarar vermemenin garantisi olmayacağının da bilinmesi ve istenmemesi, kabul edilmemesi gerekir..
Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Bilim Danışmanı Eğirdir-ISPARTA Temsilcisi

There are no comments yet.

Bir Cevap Yazın