Doğayı, çevreyi katleden kim

Türkiye 31 Mart yerel seçimlerine giderken, siyasi partiler de kampanya ve propaganda çalışmalarına başladı.

AKP’nin yerel seçimlere dönük kampanyası ise dikkat çekti. Doğa ve çevre vurgusu olan kampanyalar da, “AK Parti’nin doğaya ve insana saygılı yeni kampanya dönemi”, “Klasik kampanyalar dönemi sona eriyor ve dijital kampanyalar dönemi başlıyor” gibi ifadelere yer verildi.

Ayrıca, #ÇevreDostuKampanya tagıyla da bir çalışma başlatıldı.

İşte o kampanya duyuruları:

GEZİ, ODTÜ ORMANLARI, 3. HAVALİMANI VE DAHA NİCESİ…

AKP’nin çevre dostu kampanya çalışması akıllara birçok soru getirdi.

Zira AKP, ağaçlara yönelik tepki çeken politikalarıyla biliniyor. AKP, Gezi Parkı’ndaki ağaçlardan, ODTÜ ormanlarına, Erdoğan’ın “yazlık sarayı”ndan 3. Havalimanına kadar tartışma yaratan birçok projeye imza attı.

Şöyle ki…

Gezi Parkı’nda katliama karşı milyonlar ayaklanmış, halk, Gezi Direnişi’ni ortaya çıkarmıştı.

ODTÜ ormanlarına ise ODTÜ’lü öğrenciler sahip çıkmıştı. Öğrenciler ağaçlarına sahip çıkarken, dönemin AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise, yaptığı katliamla gurur duyan açıklamalarda bulunmuştu.

Yine Erdoğan’ın “yazlık sarayı” için on binlerce ağaç katledilmişti. Birçok Sivil Toplum Kuruluşu ise yaşanan katliamı protesto etmişti.

3. Havalimanı yapımında ise, yüz binlerce ağaç katledilmiş, çevre hassasiyeti dikkate alınmamıştı.

AKP’nin 16 yıllık iktidarı boyunca, Türkiye’nin dört bir yanında pek çok ağaç katliamı yaşandı.

Kısacası, AKP’nin bu konuda karnesi epey kabarık…

Odatv.com

PiksPIKSEL AKADEMI TARAFINDAN BU YIL 4'UNCUSU DUZENLENEN AKDENIZ BILISIM ZIRVESI, ANTALYA BILIM UNIVERSITESI REKTORU PROF. DR. ISMAIL YUKSEK, TEKNOKENT ANTALYA GENEL MUDURU IBRAHIM YAVUZ, AKADEMISYENLER, BILISIM UZMANLARI VE LISE OGRENCILERININ KATILIMIYLA MIMAR SINAN KONGRE MERKEZI'NDE DUZENLENEN ACILIS TORENIYLE BASLADI. TURKIYE'NIN ILK YERLI URETIM INSANSI ROBOTLARI OLAN IKISI 'MINI ADA' (SOLDA) BIRI DE 'ADA GH6' (SAGDA) MODEL 3 ROBOT SAHNEYE CIKARILARAK DAVETLILERE TANITILDI(FOTO:ALPARSLAN CINRAR/ANTALYA-DHA)el Akademi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Akdeniz Bilişim Zirvesi, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Teknokent Antalya Genel Müdürü İbrahim Yavuz, akademisyenler, bilişim uzmanları ve lise öğrencilerinin katılımıyla Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde yapılan açılış töreniyle başladı.

Açılışta konuşan Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, bilişim çağında bilgiye sahip olan ülkelerin diğerlerine nazaran birkaç adım önde olduğunu söyledi. Bilişimin artık üretimden tüketime, devlet işlerinden sosyal yaşama kadar her alanda yaygınlaşmaya başladığını vurgulayan Prof. Dr. Yüksek, bilgi ve teknoloji satın alan değil, üreten olmanın şart olduğunu söyledi.

Akdeniz Bilişim Zirvesi Organizasyon Komite Başkanı Emrah Kozan ise 4 yıl önce bu yola çıktıklarında çok heyecanlı olduklarını, heyecanlarını kaybetmeden çalıştıklarını söyledi. Bu işi tamamen ücretsiz ve gönüllü yaptıklarını, ciddi oranda destek aldıklarını anlatan Kozan, “Bilişimle ilgili bir farkındalık yaratmak adına çalışıyoruz. Zirveye 3 binden fazla katılımcı bekliyoruz” dedi.

Teknokent Antalya Genel Müdürü İbrahim Yavuz da teknokentler ve ar-ge çalışmalarıyla ilgili bir sunum yaptı.

İNSANI ROBOT KONTROLDEN ÇIKTI

Konuşmaların ardından Konya’da bir fabrikada üretilen ve Türkiye’nin ilk yerli üretim insansı robotları olan ikisi ‘Mini Ada’ biri de ‘Ada GH6’ model 3 robot, sahneye çıkarılarak davetlilere tanıtıldı. Özellikleri arasında dans etmek, sorulan sorulara cevap vermek ve sunum yapmak için bulunan robotlardan ‘Mini Ada’ modellerinden biri, kontrolden çıkarak sahneden düştü. Yaklaşık 1 metreden düşen 85 bin TL değerindeki Mini Ada’nın başı ve önündeki dijital ekran parçalandı. Mini Ada, görevliler tarafından kaldırılıp salondan çıkarıldı.

ROBOTLA SOHBET

Kısa süreli şaşkınlığın ardından diğer robotların tanıtımına devam edildi. Mini Ada ve Ada GH6 modelli diğer 2 robot dans gösterisi yaptı. Gösterinin ardından Mini Ada ile program sunucusu Merve Akın sohbet etti. Merve Akın’ın sorularına cevap veren Mini Ada, ‘Nerelisin?’ sorusuna ‘Konyalıyım’ cevabını verirken ‘Konya’nın nesi meşhur?’ sorusuna ise ‘Etli ekmek’ yanıtını verdi. Mini Ada’nın mantıklı cevaplar vermesi davetliler tarafından ilgiyle izlendi.

Program sonunda Mini Ada, özelliklerini sıralayarak kendisini tanıtan bir de kısa sunum yaptı.(www.gunhaber.com)

MUHTARLAR EĞİRDİR’E HAYRAN KALDI

Kaymakam Dr. Yalçın Yılmaz ve Orhangazili muhtarlar, bugün Akpınar Kartal Tepesi’ndeki kahvaltıda ilçemizdeki muhtarlarla biraraya geldiler. Eğirdir’e hayran kaldıklarını her fırsatta dile getiren Orhangazili muhtarlar, Eğirdir Gölü’nün muhteşem manzarasının önünde hatıra fotoğrafı çektirdiler.

2010 – 2015 yılları arasında Eğirdir Kaymakamlığı yapan Orhangazi Kaymakamı Dr. Yalçın Yılmaz ve Orhangazili muhtarlar Yukarı Gökdere Köyü ziyaretinin ardından ilçemizden ayrıldılar.

Belediyeden taraftarlara 4 otobüs

Spor Toto Bölgesel Amatör Futbol Ligi 7. Grup’ta mücadele eden Isparta Davrazspor, ligdeki 12. karşılaşmasında Denizli Tavas Birlikspor’la deplasmanda karşılaşacak. Zorlu maçta pembe-yeşillileri taraftarı da yalnız bırakmayacak.

                32 Gençlik üyeleri ve futbolseverler, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’a deplasman için 4 otobüs tahsis eden teşekkür ettiler. Pazar günü PTT önünden saat 09.00’dan itibaren otobüslerin Denizli’ye kaldırılacağı belirtildi.(www.isteisparta.com)

AK Parti, İYİ Parti ve MHP’nin belediye başkan adayları demokrat parti geleneğinden geliyor.

Isparta, 31 Mart yerel seçimlerine üst çıtada hazırlanıyor. 31 Mart yerel seçimleri için siyaset sahnesine çıkan adaylar için ‘süper lig’ oyuncusu tanımı kullanılıyor. Belediye Başkan adaylarının partileri, görüşleri ve fikirleri farklı ancak ortak bir özelliği var. 3’ü de Demokrat Kültür’den geliyor.

AK PARTİ ADAYI BAŞDEĞİRMEN

Isparta’nın yerlisi bir aileden gelen İşadamı Şükrü Başdeğirmen’in siyasi temelinde Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi buluyor. Babası Celal Başdeğirmen ile Amca Tahir Başdeğirmen Isparta’da uzun yıllar  Adalet Partisi yöneticisi olarak görev yaptılar. Başdeğirmen’in aktif siyasetle tanışması da DYP’de oldu. Başdeğirmen, 1999’da DYP’den Belediye Meclis Üyeliği yaptı, parti yöneticisi olarak görev aldı.

İYİ PARTİ ADAYI GÖKMENOĞLU

İYİ Parti’den Belediye Başkan Adayı olarak gösterilen Av. Gökmen Hakkı Gökmenoğlu’nun da siyasi temeli Doğru Yol Partisi. Babası Erhan Gökmenoğlu, DYP’de aktif yöneticilik yaptı, kendisi de DYP İl Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu, 2009’da Mehmet Aybatılı’nın kontenjan belediye meclis üyesi adayıydı.

MHP ADAYI GÜNAYDIN

3 dönem MHP’den belediye başkanlığı yapan Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ın da siyasetle tanıştığı parti DYP. Günaydın, İbrahim Gürdal döneminde DYP’de İl Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı, uzun süre parti üyesi olarak kaldı. (www.isteisparta.com)

isparta-nin-havasi-kotu

ZEHİRLENİYORUZ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, zaman zaman Türkiye’de solunan havadaki kirlilik oranı Dünya Sağlık Örgütü’nün normal kabul ettiği değerin 9 kat üzerine kadar çıktı. Bazı illerde hava maskesiz solunamayacak kadar kirlendi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalite İzleme Ağı’nın her gün saatlik olarak kontrol ettiği ve paylaştığı hava kalitesini gösteren değerler Türkiye’nin gece gündüz zehir soluduğunu ortaya çıkardı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün normal kabul ettiği Hava Kalitesi İndeksi 0-50 aralığında iken yıl içerisinde hemen hemen bütün illerde hava kirliliği günün bazı saatlerinde sağlıksız olan 150-200 aralığını sıklıkla geçti, “tehlikeli” olarak nitelenen 300-500’e aralığına kadar yükseldi. BirGün’den Burcu Cansu’nun haberine göre bakanlığın hava kalitesini ölçerken kullandığı değerler şöyle sınıflandırıldı: “0-50 “İyi” hava kalitesi memnun edici, 50-100 “Orta” orta düzeyde sağlık endişesi,100-150 “Hassas” hassas gruplar için sağlık etkisi, 150-200 “Sağlıksız” herkes sağlık etkileri yaşamaya başlayabilir, 200-300 “Kötü” sağlık açısından acil durum, 300-500 “Tehlikeli” ciddi sağlık etkisi ile karşılaşılır.”(www.haber32.com)

 

AYVALIPINAR’DA ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI

ISPARTA – Ayvalıpınar Köyünde dün saat 19:00 sularında trafik kazası meydana geldi. Kazada yaralanan Hatice KAYA kaldırıldığı ISPARTA ŞEHİR HASTANESİ’nde vefat etti. Edinilen bilgilere göre aracı ile geri manevra yapan sürücü arkasındaki 65 yaşındaki Hatice Kaya’yı farkedemedi ve kadına çarptı.Yaralanan kadın hastanede hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber32 –

SU PERİLERİ

Şu Perileri...2016 Cer Modern'in yanında
1924’te Şehremini Asaf Bey tarafından Avrupa’dan getirilen “Su Perileri” önce Kızılay’a, 1930’larda Gençlik Parkı önüne, 1950’lerde Hacettepe Parkı’na taşındı daha sonra da birden yokoldu. 1960’larda heykel belediyenin depolarının birinde bulundu ve Tandoğan meydanına yaptırılan havuzun ortasına dikildi. 1992’de Ankaray inşaatı sırasında yerinden kaldırıldı. Daha sonra belediyenin açık hava depolarından birinde çürümeye terk edilmiş olarak bulundu.
Halen Ankara’da CER MODERN’,n ynında bulunmaktadır.

BUNDAN 24 YIL ÖNCE

Bulvar Palas

 

Hani eskiden İstanbul ve Ankara’da Sütçüler gecesi yapılır.Bu geceyi de SÜYAD’organize eder ve bu geceler hemşehrilerimizin bir araya gelmesine vesile olur,hasret giderilir,görmeyenlerin birini de görmüş olurlardı.

Bu geceleri de SÜYAD organize eder sunuculuğunu da zamanı dernek başkanı MEHMET KIZIL üslenir geçeninin geliri de derneğe kalırdı. En fazla gece sayı itibariyle İstanbul’da tertip edilmiş olup, Ankara’dakilerin sayısı azdır.

İşte sizlere 12.12.1992 yılında Ankara Bulvar Palas Salonlarında 327 kişiyle yapılan gecemizin raporu. Piyangodan açık artırmadan elde edilende dahil olmak üzere (o zamanın parasıyla) 1.146.000 TL’sı gelir edilmiş olup en fazla piyango biletini de Asuman Ergüven, Seda Doğankaya ve Çağrı Yıldız yapmışlar.

O tarihlerde ÇOK GÜZEL ORGANİZASYONLAR YAPILABİLİNİYORMUŞ.

Bu gün ise durum ortada.

Artık çoğu güzelliklerimiz gibi bu da kaybettiklerimiz güzelliklerden.Artık eser kalmadı..(www.sutculerimiz.com arşiv;Mustafa Doğankaya)

 

ANTALYA’DA SONBAHAR

AW564294-02AW564294-03Antalya’nın Döşemealtı ilçesi sonbaharın son günlerinde doğal güzellikleriyle göz kamaştırmaya başladı.   
  Döşemealtı ilçe merkezine en uzak mahallelerden Dağbeli ve Bademağacı’nda ağaçlardan dökülen yapraklar her iki mahallenin mahalle meydanlarında ve parklarında doğal bir şölen görüntüsü yaşatıyor. 
  Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’in talimatıyla özel bir çalışma ile projelendirilerek Dağbeli ve Bademağacı Mahalle halkına kazandırılan Mahalle Meydanlarının inşası sırasında, yüzlerce yıllık ağaçlar korundu, çevre düzenlemesi yapıldı ve yeni yeşil alanlar oluşturuldu. 
  Kış ayının gelmesiyle birlikte de ağaçlardan dökülen yapraklar her iki mahallede de kartpostalları aratmayacak görüntüler ortaya çıkarttı. (www.ispartahaber.com.tr)

 

ISPARTA’YA KÖRÜKLÜ OTOBÜS

ISPARTA'YA YENİ HAT VE KÖRÜKLÜ OTOBÜS GELDİ

Isparta’ya yeni otobüs hattı ve körüklü otobüs kazandırıldı   
 – Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın:   
 -“Isparta’yı dünya şehirleri arasında konuşulan özel bir şehir yapma hedefim var”   
 -“Önümüzdeki dönemde dev projeler var”   

 
– Isparta’ya yeni bir otobüs hattı ve körüklü otobüs kazandırılması dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, “Isparta’yı dünya şehirleri arasında konuşulan özel bir şehir yapma hedefim var” dedi.   
 Özel Halk Otobüsleri Kooperatifinde düzenlenen törene Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, MHP Merkez İlçe Başkanı Gürsan Taştekin, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda davetli katıldı.(www.ispartahaber.com.tr) 

DAVRAZDA KAR SEVİYESİ 13 CM’YE ULAŞTI

Davraz’da kar seviyesi 13 santimetreye ulaştı Davraz’da ümitler önümüzdeki günlerde yağacak kara bağlandıISPARTA – Isparta Davraz Kayak Merkezi’ndeki kar seviyesi 13 santimetreye ulaştı.

Davraz’da kar seviyesi 13 santimetreye ulaştı
Davraz’da ümitler önümüzdeki günlerde yağacak kara bağlandı

     Isparta Davraz Kayak Merkezi’ndeki kar seviyesi 13 santimetreye ulaştı. Merkezde geçen yıla göre bu yıl geciken kayak sezonunda ümitlerin Pazar gününden Çarşamba gecesine kadar yağması beklenen kara bağlandı. 
Akdeniz Bölgesi’nde kış sporlarının gözde merkezlerinden 2633 rakımlı Davraz Kayak Merkezi’nde son yağışlarla kar seviyesi 13 santimetreye kadar ulaştı. Bölgenin en fazla ziyaretçi alan konaklamalı kış turizm merkezlerinden olan Davraz Kayak Merkezi’nde önümüzdeki haftada beklenen kar yağışıyla birlikte, kayak sezonunun açılacağı öğrenildi. Yetkililerden edinilen bilgiye göre Davraz’da, en alt kısımdaki tesisler alanında 3-5 santimetre dolaylarında olan kar seviyesinin, 2. Etap bölgede 10 santimetre ve 3.Etap’ta ise 13 santimetreye kadar ulaştığı belirtildi.

Meteoroloji yetkilileri tarafından bölgede Pazar akşamından itibaren önümüzdeki Çarşamba gecesine kadar kar yağışının beklendiği öğrenilirken, bu yağışla birlikte kayak sezonunun açılması bekleniyor.

Kaynak: Editör: İbrahim ERÇAKIR

MEĞER NE YILLAR GÜZEL YILLARMIŞ O YILLAR

Fotoğraflara tek tek bakıp duygulanıyorsanız sizin de çocukluğunuz 80’ler ya da 90’larda geçmiş demektir 🙂 Meğer ne güzel yıllarmış o yıllar.

Maden ocağı tehdidindeki Dedegöl Dağı korumaya alındı

Maden ocağı tehdidindeki Dedegöl Dağı korumaya alındı

Aksu ilçesindeki Dedegöl Dağı ve çevresinde 1 yıl önce maden arama izni verilmesinin ardından doğaseverler harekete geçti. Yurt dışından ve içinden yüzlerce dağcının tırmanış yaptığı, aynı zamanda Fransa’nın ünlü tırmanış dergisinde de sayfalarca bahsedilen Dedegöl Dağı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kararıyla Kızıldağ Milli Parkı sınırları içine alındı. Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan doğa tutkunlarının girişimi sonucu korumaya alınan Dedegöl Dağı’na, doğa tutkunları gelmeye devam edecek.

Bir grup dağcıyla 1993 yılında, Dedegöl’de ilk tırmanış rotalarını açan AÜ Spor Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi ve Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Antalya Birim Sorumlusu Yılmaz Sevgül, gelişmeden mutlu olduklarını belirtti. Maden arama izni verilmesinin ardından harekete geçtiklerini aktaran Sevgül, “Gerekli yerlere dilekçeler verip inceleme yapılmasını istedik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından bölge incelendi. O bölgenin farklı olduğuna kanaat edildi ve Kızıldağ Milli Parkı içine alınarak koruma altına alınma kararı verildi. Artık orada maden aranmayacak ve eşsiz bölge korunacak. Bu haberden dolayı çok mutluyuz” dedi.

4 MEVSİM KAYA TIRMANIŞINA UYGUN

Aksu ilçesindeki Dedegöl Dağı, yılın 4 mevsimi kaya tırmanışı yapılması ve kampçıların uğrak yeri olmasıyla dikkat çekiyor. Toroslar’ın Beydağları kısmına ait bölge, çoğu dağcı tarafından 3 bin metre yüksekliğiyle bilinen Dipoyraz zirvesiyle tanınıyor. Eldere köyüne yakın Kuzukulağı Yaylası üzerinde yükselen, büyük kireçtaşı duvarlarından oluşan uçurum, dağcılar tarafından önemli görülüyor. Kaya kalitesinin tırmanış sporu için muhteşem yapıda ve uzunlukta olduğu belirtilirken, 800 metre yüksekliğe varan, batıdan doğuya 5 kilometre uzanan sarp kaya duvarlarında İsviçreli Michael Piola gibi dünyaca ünlü dağcılar, tırmanış güzergahları açtı. Her derecede tırmanış rotası bulunan bölge, 2001 yılında dünya dağcılık literatürüne girdi.(www.gunhaber.com)

50 bin liralık parke taşı

50 bin liralık parke taşı

Bolvadin ilçesinde oturan Hakan Ö. ve Muhammet T., külçe altın olduğunu iddia ettikleri sarıya boyanmış parke taşını 50 bin liraya satmak için, Eskişehir’de hayvancılık yapan Yasin A. ile sosyal medya üzerinden anlaştı. Eskişehir’den 5 Aralık Çarşamba günü Bolvadin’e gelen Yasin A., Bolova Kavşağı’nda Hakan Ö. ve Muhammet T. ile buluştu.

Yasin A., külçe altın aldığını düşünerek 50 bin lira ödedi. Yasin A., daha sonra yaptığı kontrolde aldığı külçenin sarıya boyanmış parke taşı olduğunu fark edince Bolvadin İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne şikayetçi oldu. Mobese kameraları ve çevredeki işyelerinin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, aynı gün Hakan Ö. ve Muhammet T.’yi gözaltına aldı. Şüpheliler emniyetteki ifadelerinin ardından dün çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.(www.gunhaber.com)

ANTALYA'DA 5 GUN SUREN YAGMURUN ARDINDAN GUNES YUZUNU GOSTERDI. HAVA SICAKLIGININ 18 DERECE OLCULDUGU KENTTE VATANDASLAR, KONYAALTI SAHILINDE GUNESLI HAVANIN TADINI CIKARDI.(FOTO:HASAN DEMIRBAS/ANTALYA-DHA)

Antalya’da 5 gündür aralıksız yağan yağmurun ardından güneş açtı. Rüzgar esintisinin devam ettiği Antalya’da deniz suyu sıcaklığı ise 21 dereceyi buldu. Antalya’da oturanlar ve turistler güneşli havanın tadını çıkardı. Güneşten yararlanmak isteyenler dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinde gezintiye çıktı. Ukraynalı bir turist ise mayosuyla güneşlenmeyi tercih etti. Bazı vatandaşlar sahilin kıyısında oturmayı tercih ederken, bazıları balık tutmanın keyfini yaşadı.

Meteorolojik bilgilere göre yarın da güneşli hava devam edecek, pazar günü havanın yeniden yağışlı olması bekleniyor.(www.gunhaber.com)

Gençlik Merkezi gönüllüleri Eğirdir, Huzurevi sakinlerini ziyaret ederek onların hem gönüllerini hem de hayır dualarını aldılar.

Gönüllü Gençler Gönül Aldılar

5 Aralık eğirdir,egirdir haber,akın gazetesiDünya Gönüllüler Günü dolayısıyla Eğirdir Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü Gençlik Merkezi gönüllüleri Eğirdir, Huzurevi sakinlerini ziyaret ederek onların hem gönüllerini hem de hayır dualarını aldılar.

Ziyaretlerine düzenli olarak devam edeceklerini bildiren Eğirdir Gençlik Merkezi gönüllü gençleri  “Eğirdir gençlik merkezi olarak 5 Aralık Dünya gönüllüler günü kapsamında gönüllü gençlik liderlerimizle birlikte huzurevine ziyarette bulunduk. Yaşlılarımızın hayat hikayelerini dinledik. Sohbet muhabbet ederek, hayır dualarını aldık. Başta huzurevi müdürümüz olmak üzere, Huzurevi çalışanlarına ve  ziyaretimizden çok memnun kalan yaşlılarımıza çok teşekkür ederiz. Eğirdir Gençlik Merkezi olarak yaşlılarımızı yalnız bırakmayacak ziyaretlerimize gönüllü arkadaşlarımızla birlikte düzenli olarak devam edeceğiz” dediler.

DURMUŞ GÜLÜMSEYEREK BAKIYOR

11.Aralı.2006 tarihindeki Beşiktaş saldırısında şehit olan hemşehrimiz DURMUŞ ÖCAL’ı vefatının 2.yılında rahmetle anıyor ailesine de sabırlar diliyoruz.

Şehit Durmuş Öcal’ın görmüş olduğumuz rsimlerinde yüzündegülücükler oluşmuş ve mutlu görünüyor.Sadece bu gördüklerinizde değil tüm resimlerine tebessüm ediyor.Ancak bu kadar güzel gönül güzelliği olabilir.Nur içinde yatsın,

emokrat Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Bora Tüfekli, Şehit Polis

Memuru Durmuş Öcal’ı yazdı…

Aralık soğuk… ayaz içimize işliyor… Durmuş’un da içine

işliyor kuşkusuz… Durmuş görevde… ölümüne sevdiği

vatanı için nöbette… Kadere bak! Durmuş yine ölümüne

sevdiği  Beşiktaş’ının maçında görevli…

Aralık soğuk… ayaz içimize işliyor… Durmuş’un da içine işliyor kuşkusuz…

Aralık ayazının ortasında bir gürültü kopuyor…

kulakları sağır eden bir gürültü… sonra Durmuş 21 yaşında

kalıyor… Berkay 19, Tunç 29, Velat 24… Yurdun dört bir

yanına acılar düşüyor sonra…

Durmuş’un o gülümseyen fotoğrafı kalıyor geriye…

21 yıllık yaşamının sonunda o fotoğrafla mesaj veriyor

Durmuş Öcal…

Durmuş o kahpe pusuyu kuranlara gülümseyerek bakıyor;

“Siz” diyor, “Siz biter mi sandınız bu topraklarda Durmuşlar…

Biter mi sandınız vatanına canını seve seve verecek yiğitler

… Bakın 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’na

sayın bakalım kaç tane daha Durmuş var… Diyarbakır’daki,

Adana’daki meydanlara bakın kaç tane Berkay var, Tunç

var, Velat var…”

Durmuş o kahpe pusuyu kuranlara gülümseyerek bakıyor;

“Sayamadınız değil mi? Sayamazsınız. Sayamayacaksınız.

Durmuşları teröre telim edemeyeceksiniz. Büyük

milletimizi dize getiremeyecek Avrupa patentli

bombalarınız. Dizayn edemeyeceksiniz Türkiye’yi”

Durmuş’un o gülümseyen fotoğrafı 15 Temmuz

Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’ndaki binlerce

Ispartalıya da bir mesaj veriyor… “Siz” diyor, “Siz, dik

duracaksınız… Gözyaşlarınızı silin; bakışlarınız yere

düşmesin, yüreğinizi soğutmayın… Ben ay yıldızlı Türk

bayrağını sizlere teslim ettim… Şimdi sıra sizde; nöbeti size

bıraktım. Anneme, babama, kardeşlerime binlerce

Durmuş bırakarak gidiyorum. Mensubu olmaktan gurur

duyduğum polis teşkilatına binlerce Durmuş bırakarak

gidiyorum. Silin gözyaşlarınızı ve daha da yukarıya

yükseltin ay yıldızlı Türk Bayrağımızı…”
Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Acıyı Bal Eyledik şiiriyle

noktalayalım yazımızı;

“kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olsanı demiyorum
kör olma da
gör beni”

(www.ajans32.com’a teşekkürlerimile.)

SEDANUR’UN ARTIK AKÜLÜ BİR ARACI VAR

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Sena Nur’un artık bir akülü aracı var
İlçemizin güzide okullarından Prof. Dr. Turan Yazgan Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri bugün çok güzel bir olaya şahitlik ettiler.
2017-2018 Eğitim öğretim yılı okul birincisi ve aynı zamanda girmiş olduğu EKPSS’de 90 puan alarak Türkiye 529’ncusu olan Sena Nur Ünal’ın artık bir akülü aracı var.
Doğuştan engelli Friedreich Ataksisi (FA) Kas hastası olan Sena Nur Ünal’a okul arkadaşları, öğretmenleri ve Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla akülü araç hediye edildi.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü Eğirdir’de de çeşitli etkinlikler kutlanıyor.
Prof. Dr. Turan Yazgan Anadolu Lisesi öğretmen ve okul yönetiminin desteğiyle Friedreich Ataksisi (FA) Kas hastası olan Sena Nur Ünal’a akülü araç hediye edilerek, Eğirdir’de bir farkındalık yaratıldı.
Sena Nur Ünal’a akülü aracının takdimi için bugün saat 11.00’de okul bahçesinde bir tören düzenlendi. Törene Milli Eğitim Müdürü Ahmet Armutoğlu, Şube Müdürü Gönül Şahin, Okul Müdürü Duran Kış, Okul öğretmenleri, arkadaşları ve Sena Nur Ünal’ın ailesi katıldı.
Törende kısa bir konuşma yapan ve Sena Nur Ünal’ın başarılarından bahseden Okul Müdürü Duran Kış; “Sena Nur Ünal arkadaşımız kas hastası. Biz okul olarak 2,5 yıl kendisine Gökçehöyük’de evinde eğitim hizmeti verdik ve mezun ettik. Bu öğrencimiz engeline rağmen büyük başarılar gösterdi. Öğrencimiz okul birincisi olarak mezun oldu. Hatta girmiş olduğu Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavında (EKPSS) Türkiye genelinde 529’ncu olarak 90 puan aldı. Kendisi tercihte bulundu. İnşallah bu tercih sonucunda iyi bir yere ataması yapılarak iyi bir yere yerleşir. Hepinize katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Bu kampanyada Okul Meclis Başkanı Ferdi Ergüler’e de çok teşekkür ediyorum. Kendisi bu kampanya için çok uğraş verdi. Tekrar teşekkür ediyorum” dedi.(www.egirdirakingazetesi.com)

Isparta,Güneykent 12. Travel Turkey İzmir Fuarın’da

47685276-2163446480367432-2179487102884904960-n47388995-2163445657034181-8124488706959605760-n İZMİR FUARI BAŞLADI

İzmir’de düzenlenen 12. Travel Turkey Fuarı’daki Güneykent ve Isparta’dan katılan firmaların,kuruluşların standından resimler ve ayrıntılar gelmeye başladı.

Isparta’nın Gül,lavanta,halı ve kozmetik ürünleri ile göz kamaştıran standına yoğun ilgi olduğu göze çarpıyor.

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün,Travel Turkey Fuarı’nın detaylarını sosyal medyadan şöyle aktardı;

”12. Travel Turkey İzmir Fuarında BAKA nın Organizasyonunda Ispartamızın tüm turizm değerlerini tanıtmak üzere standımızı açtık. Organizasyonda emeği geçen BAKA Yönetim Kurulu, Ajans Sekreterliği ve personeline, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze, katılım sağlayan Kuyucak Lavanta Kokulu Kooperatifimize, Bizim Eğirdir Platformumuza, Barida, Hilton Garden İnn, Ramada, Sirene Davraz Otellerimize, Roseland ve Clean Rose Gül Kozmetik Firamalarımıza ve GÜL KENTİ GÜNEYKENT BELEDİYEMİZE teşekkür ediyorum. Isparta turizm ile şahlanacak. Biz birlikte Ispartayız.
Tüm İzmir de oturan hemşehrilerimizi standımıza bekliyoruz.
Fuarımız Ispartamız için hayırlı uğurlu olsun.”

(SÜTÇÜLER’İMİZİN GÜNEYKENT’TEN NEYİMİZ EKSİK ?

BİL’AKİS EKSİĞİMİZ DEĞİL FAZLAMIZ VAR,AMA …)

Uyguladıkları Yöntem ile Ürünlerin Değerini İki Katına Çıkardılar

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde normalde Ağustos ayında hasat edilmesi gerekirken örtü altına alınan ve olgunlaşması geciktirilen sofralık üzümlerin, yılbaşı öncesi normal fiyatı ikiye katlanarak pazara sunuluyor.

Sarıgöl’de kayıt altındaki 115 bin dönüm bağda, kış gelmesine rağmen hasat sürüyor. Sonbaharın geride kalması, kış mevsiminin başlamasıyla sararan bağlardaki hasat, görsel şölen oluşturuyor. Sabahın erken saatlerinde bağlara giren işçiler, Ağustos ayında asmaların üzerine örtülen kanaviçelerin altına girerek son kalan üzümleri topluyor. Özenle kasalara yerleştirilen ve işletmelere gönderilen üzümler, yılbaşı sofralarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarında bekletiliyor.

“YILIN SON ÜZÜMLERİ”

Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, sıcak havaların meyvesi olan üzümü, örtü kullanarak kış mevsiminde hasat ettiklerini belirtti. Ürünün olgunlaşmaya başladığı dönemde tüm ovanın asmaların üzerine örtülen kanaviçeler sayesinde beyaz gelinliğe büründüğünü, olgunlaşma süreci yavaşlatılan üzümün hasadının Aralık ayına kadar uzatıldığını aktaran Ülgen, şu bilgileri verdi:

“Bugün artık yılın son ayındayız, hasat halen devam ediyor, işçimiz halen üzüm kesiyor. Hasadımız aralık ayının ortasına kadar sürer. Bağlarımızda 5 bin ton daha malımız var. Yağış da olsa bağları örttüğümüz için hasat bu dönemde yapılabiliyor. Bu ürünü ağırlıklı olarak yılbaşı sofralarına göndereceğiz.” (www.mathaber.com)

Isparta’da Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabaha karşı yorgun, uykusuz ve dalgın sürücülerin kaza yapmasını önlemek amacıyla eğitim ve bilgilendirme çalışması yapıldı. Trafik polisi ayrıca, sabaha karşı yapılan uygulamada sürücülere çay ikramında bulunuldu. Isparta merkez bölge trafik ekipleri, şehir giriş-çıkışları ve Konya karayolu üzerinde yük taşımacılığı yapan uzun yol sürücülerine yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde, dinlenme sürelerine uymayan ya da uykusuz, yorgun ve dalgın olan sürücülerin en yakın dinlenme tesisi ve Bölge Trafik İstasyon Amirliğine davet edildiği çalışmalarda ayrıca çay ikramında bulunuldu. Yorgun, dalgın ve uykusuzluğu giderilen sürücülere, eğitim çalışması sonrasında güvenli şekilde yolculuk yapması için müsaade edildi. – ISPARTA

Haber32 –

ÖNÜMÜZDEKİ YIL SÜTÇÜLER’İMİZE TEKRAR GÜL TOPLAMAYA GİDECEĞİZ.SİZLERDE BUYURUN

GÜLLER GÖLLER GÖNÜLLER DİYARI ISPARTA GÜLÜN BAŞKENTİ GÜNEYKENT’E GÜL HASAT TESİVALİ’NİN 5.Sİ 8-9 HAZİRAN 2019 TARİHİNDE YAPILACAK
GÖNÜL DOSTLARI KOROLARI OLARAK BİLERDE BU AYNI BÖLGEDEKİ SÜTÇÜLER’İMİZE TEKRAR GÜL TOPLAYACAĞIZ.
BİLİNDİĞİ GİBİ GÜL TOPLAMA ÖLMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEY ARASINDA YER ALMAKTADIR.
SİZLERDE BUYURUN ÖNÜMÜZDEKİ MAYIS AYININ SONUNA DOĞRU BELEN MAHALLESİNDE BERABER GÜL TOPLAYALIM,OLUR MU ?

Gül Festivali Tarihi Belli Oldu

Hayatta yapılması gereken 100 şeyden biri Gül Hasat Festivaline katılıp ; gül toplamak, Gülsuyu gülyağı çıkarmak, Gülevinde GÜLDEREN Kadınlar Kooperatifinde güle dair hediyelik yapmak, gül halısı dokumak, GÜL müzesi GÜZE yi gezmek, modern fabrikayı ziyaret etmek, organik gül reçeli yapmak veee Gül Havuzunda gül yağmuru altında kalmaktır.

Kısaca Gül gibi bir Gün geçirmektir.”

ISPARTA’DA BÜST HIRSIZLARININ BİRİ TUTUKLANDI

Ispart'26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı'nda, kentte doğup büyüyen önemli insanların büstlerinden 9'u, geçen ay kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalınmıştı.a Demirköprü’deki 26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’nda bulunan 12 Türk büyüğü büstünden 9’unu çaldığı öne sürülen; biri kadın 3 şüpheliden 2’si polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Adli makamlara sevk edile şüphelilerden 1’i tutuklandı, 1’i adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Firari üçüncü şüpheliyi arama çalışması ise sürüyor.

Isparta Belediyesi tarafından, Birinci Dünya Savaşı’ndaki Çanakkale, Kafkas, Filistin ve Irak cepheleri ile Kıbrıs Barış Harekatı ve terörle mücadele sırasında şehit düşen Ispartalı bin 250 şehit için 2013 yılında Demirköprü mevki’inde ’26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’ yapıldı. İçerisinde Şehitler Anıtı’nın da bulunduğu parka, ‘Isparta’nın Yetiştirdiği Büyüklerimiz’ başlığı altında yine Isparta’da doğup büyüyen 10 siyaset, sanat ve bilim insanının büstleri konuldu.

Parktaki 3 büste dokunulmadı
Isparta Belediyesinin Demirköprü mevki’inde 2013 yılında inşa ettiği 26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’na konulan 12 Türk büyüğünden 9’unun büstü, geçtiğimiz ay çalındı. Olayda, parkın farklı noktalarında bulunan Mustafa Kemal Atatürk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve diğer büstlerin yanındaki Halil Ethem Eldem büstlerine dokunulmaması ise dikkat çekti.(www.ajans32.com)

1.5 Milyon TL’lik Ek Kaynak

1 güneş tarlası ile ilgili görsel sonucumegavat kurulu gücünde güneş tarlası kuran Kuleönü’nün MHP’li Belediye Başkanı Sezai Çakır, yıllık 1.5 milyon TL’lik ek kaynak yarattı, maaşlarını ödemekte sıkıntı çekmiyor artan parayla yatırım yapıyor.

Akdeniz Bölgesi’nin en büyük güneş enerji sistemi Merkeze bağlı Kuleönü’nde. Kuleönü’nden sonra 0.50 megavat gücü ile Büyük Kabaca Kasabası geliyor. Sadece İller Bankası’nın göndereceği paraya dayalı bir belediyeciliği benimsemeyen belediye başkanları ek kaynak yaratıyor, yatırım yapıyor.

Kuleönü Kasabası’nın MHP’li Belediye Başkanı Sezai Çakır da bu örnek vizyonu ortaya koyan belediye başkanları arasında. Kuleönü Kasabası adına 2 megavat gücünde güneş enerji santrali izni çıkaran Kuleönü Belediye Başkanı Çakır’ın imkanları 1 megavat kurmaya yetti. Kasabasında Belediyeye ait güneş tarlası oluşturan Çakır, şimdi yıllık 1.5 milyon TL para kazanıyor. Bu para ile belediye personelinin maaşları ödeniyor, artan parayla da yatırım yapılıyor.
Kuleönü Belediye Başkanı Sezai Çakır, 2014’de belediye başkanı olduğunda gelir sağlayıcı projelere öncelik verdiğini söyledi.(www.ajans32.com)

SÜTÇÜLER MUHTARLARI YAZILI KANYONDA

 

 

 

SÜTÇÜLER MUHTARLARI (Fotoğraf alıntıdır)
YAZILI KANYONDA   BAKALIM ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMDE HANGİSİ YERİNİ KORUYACAK VE DAHA DA ÖNEMLİSİ KÖYÜNÜ MAHALLESİNİ TAŞ OCAKLARINDAN KORUYABİLECEKTİR?
Aşağıyaylabel Köyü
Osman ŞAHİN
Ayvalıpınar Köyü
Mustafa KUZ
Bekirağalar Köyü
Bekir Ziya GÜNAY
Belence Köyü
Emin KÖSE
Beydili Köyü
Ahmet EROL
Bucakdere Köyü
Hüseyin KANAT
Boğazköy Köyü
İbrahim AYTAŞ
Çandır Köyü
Mehmet ÖZDEMİR
Çukurca Köyü
Hasan ŞAHİN
Çobanisa Köyü
Mahmut ÇELİK
Darıbükü Köyü
Hese SELÇUK
Güldallı Köyü
Mehmet KORKMAZ
Gümü Köyü
Mehmet ŞAHİN
Hacıahmetler Köyü
Süleyman ÖZCAN
Hacıaliler Köyü
Hüseyin VAROL
İbişler Köyü
Mehmet ULUDAĞ
İncedere Köyü
Yılmaz ÖZKAN
Karadiken Köyü
İsmail EROL
Kasımlar Köyü
Azmi KARATAŞ
Kesme Köyü
Mehmet KAYACAN
Kuzca Köyü
Hese SELÇUK
Melikler Köyü
Musa KAYA
Müezzinler Köyü
Mustafa ACAR
Pınarköy Köyü
Mustafa ÖZDEMİR
Sağrak Köyü
Kemal SARIŞAHİN
Saray Köyü
Yakup KARAER
Sarımehmetler Köyü
Kemal KOZAK
Şehler Köyü
Mesut BAYRAKTAR
Yeniköy Köyü
Mustafa DAŞDÖNER
Yeşilyurt Köyü
Galip KÜÇÜKYAMAN  

9 Büst Çalan 3 Şüpheliden 2’si Yakalandı

Isparta Demirköprü’deki 26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’nda bulunan 12 Türk büyüğü büstünden 9’unu çaldığı öne sürülen 3 şüpheliden 2’si yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildikleri sırada, kendilerini görüntüleyen gazeteciye, “Ne çekiyorsun? Suçlu mu var da çekiyorsun?” demesi dikkat çekti.

Isparta Belediyesi tarafından, Birinci Dünya Savaşı’ndaki Çanakkale, Kafkas, Filistin ve Irak cepheleri ile Kıbrıs Barış Harekatı ve terörle mücadele sırasında şehit düşen Ispartalı bin 250 şehit için 2013 yılında Demirköprü mevkiinde ’26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’ yapıldı. İçerisinde Şehitler Anıtı’nın da bulunduğu parka, ‘Isparta’nın Yetiştirdiği Büyüklerimiz’ başlığı altında yine Isparta’da doğup büyüyen 10 siyaset, sanat ve bilim insanının büstleri konuldu.

Parktaki 3 büste dokunulmadı
Isparta Belediyesinin Demirköprü mevkiinde 2013 yılında inşa ettiği 26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’na konulan 12 Türk büyüğünden 9’unun büstü, geçtiğimiz ay çalındı. Olayda, parkın farklı noktalarında bulunan Mustafa Kemal Atatürk, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve diğer büstlerin yanındaki Halil Ethem Eldem büstlerine dokunulmaması ise dikkat çekti.

Çalınan büstlerin ‘Isparta’nın Yetiştirdiği Büyüklerimiz’ köşesinde bulunan Mehmet Efe, Süleyman Acar, Muhsin Ertuğrul, Hasan Hilmi Dilmen, Hafız İbrahim Demiralay, Hacı Hüseyin Hüsnü Özdamar, Ağlarcızade Mustafa Hakkı Ağlarcı, Böcüzade Süleyman Sami Bey ve Osman Hamdi’ye ait olduğu öğrenildi.(www.ajans32.com)

Travel Turkey İzmir’de Isparta ve Burdur’un tanıtımı yapılacak

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Isparta ve Burdur’un tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra yeni turizm destinasyonu gül ve lavanta potansiyeli, 6-8 Aralık 2018 tarihlerindeki 12. Travel Turkey İzmir Turizm Fuar ve Kongresi’nde tanıtılacak. Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu ve Burdur Valisi Hasan Şıldak öncülüğünde BAKA koordinasyonunda gül ve lavanta turizm potansiyelinin tanıtım çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Genel Sekreter Vekili Abdullah Madenci, “BAKA’nın Isparta ve Burdur stantlarında sektör temsilcilerimizle yeni turizm destinasyonu gül ve lavanta değerlerimiz ile Salda ve Eğirdir gölleri, Salda ve Davraz Kayak Merkezleri gibi doğa ve Sagalassos, Kibyra, Psidia gibi tarihi diğer turizm değerlerimizi tanıtacağız. Seyahat acentelerimizi ve seyahat tutkunlarını stantlarımıza, her yıl Nisan sonu açan kiraz ağaçları ve zambaklarımızın, mayıs ayında güllerimizin, haziran-temmuz aylarında da lavantalarıyla Ispartamız ile Burdurumuz’a tüm güzellikleri paylaşmak için bekliyoruz” dedi.

Burdur ve Isparta stantları

Isparta ve Burdur stantlarında; Kültür ve Turizm İl Müdürlükleri, Güneykent Belediyesi, Bizim Eğirdir Platformu Lavanta Kokulu Köy Kadın Kooperatifi, oteller Barida, Hilton Garden, Ramada, Eskiciler Nis, Davras Sirene ile Tefenni Villas, Lago di Salda, Lale ve Golden Apple, firmalar Roseland ile Clean Rose gül ve lavanta ürünleri, Limenia Travel, Bucak Mustafa Özkan Turizm, Daisy Travel, Direm Tur ile Eva 106 tanıtım çalışması yapacak. Yerli ve yabancı turizm yatırımcıları, acenteler, satın alıcılar ve tatil planlayan son tüketicilerin ilgi gösterdiği fuar, 8 Aralık 2018 tarihine kadar sürecek. Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’nin 4’üncüsü de fuarla eş zamanlı olarak yapılacak.

Dijital satış ağı ve kanal yönetim platformu HotelRunner’ın, son üç yıldır önemli fuar ve organizasyonlar bünyesinde düzenlediği, konusunda uzman, tanınmış profesyoneller ve yöneticilerin konuşmacı olarak katıldığı HotelRunner Theater etkinliği, HotelRunner, İZFAŞ ve TÜRSAB ortaklığıyla Travel Turkey İzmir’de turizm sektöründeki yeniliklerin nabzını tutacak. 2017’de 36 farklı ülkeden bin 284 katılımcının yer aldığı Travel Turkey İzmir’i 63 farklı ülkeden 44 bin 589 kişi ziyaret etmişti. Bu yıl 20 bin metrekareden büyük bir alanda açılacak fuarı 50 bin profesyonelin ziyaret etmesi hedefleniyor.

(Isparta için tanıtım yerlerine baktığımızda maalesef Sütçüler’imiz ve Yazılı Kanyon ne yazık ki bulunmuyor)

 

Milli Piyango bileti almak günah mı? Diyanet yılbaşı çekilişi öncesi açıkladı!

Diyanetmilli piyango ile ilgili görsel sonucu ‘Piyango bileti almak kumardır ve haramdır’ dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Şans faktörüne dayalı olan piyango, toto, loto, iddia, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar kumardır ve haramdır. Bu tür kumarların, geniş kitlelerin iştirak etmesi sebebi ile zararı daha da yaygın olmaktadır” açıklaması yaptı. Açıklamada, “Taraflardan birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı bütün şans oyunları kumar kapsamında değerlendirilip haram kılınmıştır.

Zira bir taraf kaybederken, diğer taraf da hak etmeden kazanmaktadır. Buna göre şans faktörüne dayalı olan piyango, toto, loto, iddia, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar da kumardır ve haramdır. Bu tür kumarların, geniş kitlelerin iştirak etmesi sebebi ile zararı daha da yaygın olmaktadır” denildi. Diyanet, bu tür şans oyunlarının devlete getirdiği hasılat için ise “Bu tür oyunların hasılatından bazı kuruluş ve hayır kurumlarının yararlanması, onları meşru hale getirmez ve haramlık hükmünü değiştirmez. Bu yollardan birisiyle elde edilen kazançlar, sevap beklenmeyerek yoksullara veya hayır kurumlarına verilmelidir.

Hz. Peygamber bu tür haram kazançların harcanmasının ve güya sadaka olarak verilmesinin mümkün olmayacağını haber vermiştir” dedi. Bu konudaki görüş Diyanet İşleri Başkanlığının internet sitesine de konuldu. ( NOT: 04 Aralık 2018 tarihinde D.i.B.Sitesinde Milli Piyango Harammı sonucuna ulaşamadık.Yuklarıdaki Bilgi Geçtiğimiz Yılın Bilgisidir.)

Haber32 – Korkmadan, Cesurca!

Türkiyenin-adi-pek-duyulmamis-en-huzurlu-yerleri

Çantaları hazırlayıp günlük yaşamın stresinden biraz olsun uzaklaşmanın, sinir-stresten arınmanın şu sıralar tam zamanı. Sizin için Türkiye’nin güzelliğiyle ünlü, “Keşke oraya yerleşebilsem” diyeceğiniz bugüne kadar adını çok duymadığınız 10 yeri listeledik. İşte bir parça huzur bulacağınız o adresler…

Çantaları hazırlayıp günlük yaşamın stresinden biraz olsun uzaklaşmanın, sinir-stresten arınmanın şu sıralar (!) tam zamanı.

Hürriyet internet sitesi, takipçileri için Türkiye’nin güzelliğiyle ünlü, “Keşke oraya yerleşebilsem” diyeceğiniz bugüne kadar adını çok duymadığınız 10 yeri listeledi.

Listede Isparta’nın gözbebeği Eğirdir’e de yer veren Hürriyet, Akpınar’dan övgüyle söz etti.

Etkileyici göl manzarası: AKPINAR / ISPARTA Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Akpınar muhteşem panoramik bir göl manzarasına s Türkiye’nin yedi renkli ve mavi bayraklı en temiz gölü olan Eğirdir Gölü’nü kuş bakışı sey Akpınar’da seyir tepesi bulunuyor.

Bu tepede görüp görebileceğiniz en güzel manzarayı huzur içinde seyrederken, semaver ateşinde pişirilen çayınızı yudumlayabilir, lezzetli Akpınar gözlemelerini tadabilirsiniz.

Rakımı yüksek olan köyde paraşüt sporu da yapılıyor. Ada manzarası eşliğinde, Eğirdir Gölü üzerinde süzülmek çok keyifli olacaktır.(www.ajans32com)

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/galeri-turkiyenin-adi-pek-duyulmamis-en-huzurlu-yerleri-41033681?fbclid=IwAR3H8Trfrf-s1pFbc1JCz5TcG2OoK15roeHHA4HVgBf2-oT3TOpF9OHATeA#page-1

Ünlü televizyoncu Nesrin Mater, Bengütürk ekranlarında

Ünlü televizyoncu Nesrin Mater, Bengütürk ekranlarındaMater, turizmin sadece deniz kum güneş olmadığını anlatıyor, birbirinden değişik coğrafi özellikleri ekrana getiriyor.

Bir dönem Etv Televizyonu’nda genel müdür olarak görev yapan Nesrin Mater, Flaş tv, atv, Cine 5’ de televizyon programcısı olarak görev yapmıştı. Medya ajans sahibi Mater, aylık ye iç gez dergisinin de sahibi.

(Hatırlanacağı üzere Nesrin Mater bundan bir-kaç yıl önce Sütçüler’imize de gelmiş ve ilçemizin tanıtım programını da yapmıştı)

GÖLÜN ETRAFINI YÜRÜYEREK TAMAMLAYACAKLAR

Doğaseverliği yaygınlaştırmak, tanıtmak, sevdirmek ve doğayı korumak amacıyla 2010 yılında kurulan Isparta GÖLDOSK Derneği dini bayramlar harici her pazar doğa yürüyüşleri organize ediyor.

Son 4 yılda toplamda 5.322 katılımcıyla Isparta’nın, Antalya’nın, Burdur ve Afyon’un 2.385 km. sine ayak izlerini bıraktı. 

Katılımcılara bir hedef doğrultsunda yürüyüş faaliyetleri planlamak, yürüyüş faaliyetini düzenli bir aktivite haline getirmek ve Eğirdir Gölünün muhteşem güzelliğini hemen yanı başında nefes alarak hmek için 17 ayrı parkurdan oluşan ve toplamda 162,86 KM sürecek GÖLYOLU Projesi son hızıyla devam ediyor.

Bu hafta GÖLDOSK Derneği Başkanı Fikret YURTASLAN’ında katılımıyla 11. Parkur Taşevi – Gençali parkuru geçildi. 

Göl Yolu yürüyüşünde eksiksiz katılım sağlayan bu projenin mimarlarından Eğirdir Kaymakamlık personeli Havva KAVAS, Eğirdir SES Başyazarı Ahmet YETKİN ve hemşehrimiz Fatoş DEMİRTAŞ ise lider durumdalar.

Göl Yolunu tamamlayarak tarihe geçmek isteyen Eğirdir’li sayısı ise 6-7 arasında değişiyor. Bu haftaki parkurda 4 Eğirdir’li vardı Gazetemiz Sahibi Kemal ERBEN, Fatoş DEMİRTAŞ, Sedef NOYAN ve Yazarımız Ahmet YETKİN.

Mobil kuaför kuyruğu

– Mobil kuaföAW560588-01r kuyruğu
– Kırsalda hizmet ayaklarına gelen kadınların kuaför ve kişisel bakım kuyruğu
– Büyükşehir Belediyesi’nin mobil kuaför hizmet tırı önünde kadınlar kuyruğa girdi 

 
– Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal bölgelerde kadınlar ve erkekler için hizmete soktuğu mobil kuaför hizmet tırı kırsalda yaşayan kadınların  büyük ilgisini görüyor.  Tır içinde verilen saç kesimi cilt bakımı, el ve ayak tırnakları bakımı konularında hizmet almak isteyen kadınlar tır önünde kuyruğa giriyor. 
  Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlık hizmetinin yanı sıra kuaför hizmeti verilen mobil kuaför tırında  genç, yaşlı ve çocuklara saç kesimi, tıraş, cilt bakımı, el ve ayak tırnakları bakımı konularında hizmet veriliyor. İlk kez cilt bakımı yaptıran ve kuaför hizmeti alan kadınlar büyük mutluluk yaşarken  çocukların da saçları tıraş edilyor, kız çocukları ise saçlarını istedikleri şekilde örülüyor.  
  
  20 kişilik ekip 
  ÇalışmaAW560588-03ya, doktor, hemşire, sosyolog, psikolog, kuaför ve yardımcı personelden oluşan 20 kişilik bir ekip katılıyor. Mobil tırın son durağı olan Manavgat’ın Beşkonak bölgesinde Yeşilbağ, Değirmenözü, Ballıbucak, Çaltepe, Kırkkavak, Gaziler, Düzağaç, Burmahan, Altınkaya, Sağırin, Çardak, Kızıldağ, Beydiğin, Karabük, Beşkonak mahallelerinde yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç olan vatandaşlara yerinde hizmet verildi. 

  İlk kez kuaför hizmeti aldılar 
  Mobil Kuaför Tır’ında ise genç, yaşlı ve çocuklara saç kesimi, tıraş, cilt bakımı, el ve ayak tırnakları bakımı konularında hizmet verildi. İlk kez cilt bakımı yaptıran ve kuaför hizmeti alan kadınlar büyük mutluluk yaşadı. Çocukların da saçları tıraş edildi. Kız çocukları ise saçlarını istedikleri şekilde ördürdü. Hizmet almak isteyen kadırlar mobil tırın önünde kuyruğa girip sıranın kendilerine gelmesini bekledi.  Manavgat’ta gezici sağlık ve sosyal hizmet ekipleri hasta, yaşlı, bakıma muhtaç ve kişisel bakım ihtiyacı olan 4 bin 958 kişiye ulaştı.Ekipler kişisel bakımla birlikte hastaların ve çocukların diş kontrollerini yapıp diş fırçası ve macunu hediye etti, yaşlıların tansiyon ve şekerlerini ölçüp muayene etti. (www.istwisparta.com)
 

Türkiye Haritası Tamamen Değişiyor Türkiye Haritası tamamen değişiyor,

Ülkemizin artık 119 ili oluyor. 38 ilçenin, yakın zamanda KHK ile il yapılacağı iddia ediliyor. Listede 40’dan fazla ilden büyük olan ve il olması gündemden düşmeyen Alanya da var.
Fethiye, Anamur,Manavgat, Siverek, Cizre, Yüksekova, İnegöl, Ereğli ve dahası.. İşte yeni il olacak ilçeler, yeni illerimizin tam listesi.. Hangi İlçeler il oluyor. Tüm detaylar liste halinde haberimizde.. Başta Alanya olmak üzere çoğu bazı illerden daha büyük olan ilçelerde il statüsü kazanıyor. Akdeniz bölgesinde büyük tartışmalara yol açan Alanya’mı Manavgat mı il olmalı tartışmaları da cevabını buluyor. Her iki ilçede il olacak.

Haber32 

KAYBETTİKLETİMİZDEN … BUNU KAÇ KISI HATIRLIYOR,ACABA.

Bir zamanlar Musalla Mezarlığı’nda çok büyük çamlar vardı ve bu çamlar dallarında karga ve diğer kuşları da barındırırdı. Rüzgarlı havalarda çamların uğultusundan durulmaz ,elektrik gelmeden önceki zamanda ise de karanlıkta buradan geçmek ise cesaret isterdi.
Ayrica ve daha da önemlisi burada mezarlığı olan belli bir yaşın üzerindekiler de “ÇAMIN DİBİ ” ne yatmaktan söz ederlerdi ve bu tabir hemşehrilerimiz arasında çok kullanılan da bir sözcüktü.
Geçmişte günlerden bir gün birileri bu çamların artık yaşlandığını (belki de satıp belediyeye gelir elde etmek için) yaslanan bu çamların gençleştirileceği de gerekçe göstererek yılların devasa asırlık anıt  çamlarının bazılarını budadılar geri kalanını da kestiler.
Hal böyle olunca Musalla Mezarlığının  uhrevi havasını veren bu devasa çamlar,onların tepelerinde yasayan kargalar ve diğerleri de kalmadı, çoktan BİTTİ.
Hele hele “ÇAMIN DİBİ” ne yatmanın ne demek olduğunu hatırlayan bile yok artık.
Bu durum farkında olmadan neleri kaybettiğimize bir örnektir.
Mademki geçmişten örnek verdik.
Eskiden Sütçüler’mizden her gün kamyon kamyon taşınan ormanlarımızın  tomrukları vardı.Bu keresteler ne oldu. Bunları yıllarca kesip kamyona yükleyip götürdüler de bundan Sütçüler’imizin bir kazancı oldu mu? Hayır ..
Bugünkü durum ise daha vahimdir.
Mermer ocakları sayısı hızla artmaktadır.
Ta Sütçüler’imizin karşısındaki MENEVİŞ KEPEZ‘ine kadar gelmişlerdir.
Yarin evlerimizin yanına kadar gelirlerse hiç şaşırmayalım.
Burada herkese çok önemli görev düşmektedir.

Vali Seymenoğlu Özel Çocuklarla Bir Araya Geldi

3 Aralık Dünya EnVALİ SEYMENOĞLU ÖZEL ÇOCUKLARLA BİR ARAYA GELDİgelliler Günü dolayısıyla Özel Eğitim Uygulama Okulu öğretmen ve öğrencileri tarafından kutlama programı düzenlendi. Programa başta Vali Ömer Seymenoğlu olmak üzere kamu kurum ve kuruluş müdürleri, Okul Aile Birliği Temsilcileri ve öğrenci velileri katıldı. Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun özel öğrencileri, sundukları birbirinden güzel gösterilerle izleyicilerin büyük beğenisini kazandı.

“ENGELLER SEVGİYLE AŞILIR”
Özel öğrenciler tarafından sahnelenen dans, müzik, jimnastik gösterilerini izledikten sonra bir konuşma yapan Vali Seymenoğlu, engellerin sevgiyle aşılabileceğini vurgulayarak bunu koca yürekli öğretmenlerde ve velilerde gördüğünü söyledi.

Vali Seymenoğlu, “ Bugün burada yüreklerdeki, zihinlerdeki ve niyetlerdeki engelleri aştığımızda neler başarabildiğimizi gördüm. Engelleri sevgiyle aşacağız. Biraz önce koca yürekli öğretmenlerimizin güzlerindeki pırıltıyı gördüm, bu pırıltıyı okul aile birliği üyelerinde gördüm, velilerde gördüm. Ne mutlu bana ki bugün buradayım, bu törene katılmaktan büyük bir zevk aldım, bütün arkadaşlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Her zaman birlikte olduğumuzu belirterek bu işi sevgiyle anlayışla başaracağımıza inanıyorum.” dedi.(www.ajans32.com)

KAYMAKAMIMIZIN MUHTARLAR TOPLANTISI

Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN, başkanlığında yemekli yapılan muhtarlar toplantısına ilçemiz merkez ve köy muhtarları katıldı.
İçişleri Bakanlığının talimatı doğrultusunda “Vatandaşla Buluşma” kapsamında periyodik olarak aylık yapılan  muhtarlar toplantısının Kasım ayı oturumunda plan ve program dahilinde sorunların yerinde tespiti amacıyla Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN ve ilgili kurum amirleri tarafından köylerimize ziyaret gerçekleştirildiği ve önümüzdeki günlerde ziyaretlere devam edileceği belirtildi. Ayrıca Güvenlik, Altyapı, Eğitim, Sosyal tesislerin durumu gibi konular ele alındı. Toplantıda, daire amirleri kurumlarımız tarafından yapılan çalışma ve hizmetlerle ilgili muhtarlarımızı bilgilendirerek, muhtarlarımızın sorumlu oldukları köylerimiz ile alakalı talep ve sorunları değerlendirildi.
 Toplantıya Kaymakamımız Sayın Mubin DEMİRKIRAN ‘ın yanı sıra ilgili  kurum müdürleri ve muhtarlar katıldı.(www.sutculer.gov.tr)

Bakan Varank: “Üçüncü Antartika seferi 25 Ocak’ta başlıyor”

Bakan Varank: "Üçüncü Antartika seferi 25 Ocak'ta başlıyor"

Bakan Varank: “Üçüncü Antartika seferi 25 Ocak’ta başlıyor” 
  – “Geçici Türk Bilim Üssü kurma çalışması yapılacak” 

 
 – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 3’ncü Antarktika Bilim Seferi’nin 25 Ocak 2019 tarihinde başlayacağını açıkladı. Bu sefere 11 Türk bilim insanı ve 4 yabancı araştırmacının katılacağını ifade eden Bakan Varank, “Buraya gidecek heyetimiz orada ilk defa geçici Türk Bilim Üssü kurma çalışmalarını gerçekleştirecek” dedi.  
  Cumhurbaşkanlığı himayesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi koordinesinde gerçekleşecek Antarktik Bilim Seferi için çalışmalar hızlandı. Kıtaya gidecek bilim insanlarına Antalya’da bulunan Sahil Güvenlik Okul Komutanlığında temel ilk yardım, yangınla mücadele, gemide yaşam ve süratli bot kullanma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da Antarktika’ya bilim seferi yapacak grubun eğitim çalışmalarını yakından takip etti. Bakan Varank, eğitim sırasında Türk Antarktika Bilim Seferi lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ile telefonla görüşerek sefer ve söz konusu eğitimlere ilişkin bilgi aldı. 
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla hayata geçirilen Antarktika’ya Türk Bilim Üssü kurma çalışmalarının devam ettiğini belirten Bakan Varank, “Hava şartları müsaade ederse 25 Ocak 2019’da üçüncü seferimizi yapacağız. Bu sefere 11 Türk bilim insanı ve 4 yabancı araştırmacı katılacak. Buraya gidecek heyetimiz orada ilk defa geçici Türk Bilim Üssü kurma çalışmalarını gerçekleştirecek. Bunun yanında 8 Türk bilim insanı bölgede bulunan diğer yabancı araştırma üslerinde ve bölgedeki araştırma gemilerinde bilimsel faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz burada gözlemci statüsündeyiz, konumumuzu danışman ülke yapabilmemiz için birtakım şartları yerine getirmemiz gerekiyor. Üçüncü  seferimiz de bu şartlardan birisi. İnşallah bu şartları yerine getirdikten sonra Antarktika’da danışman ülke konumuna geçeceğiz ve oradaki kalıcı üssümüzü kuracağız” dedi. 
 
  “İdeal bir Türkiye programı oluşturduk” 
  Eğitimler hakkında bilgi veren Türk Antarktika Bilim Seferi lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ise, her ülkenin Antarktika araştırmacıları için farklı eğitimler verdiğine işaret ederek, “Kore bu eğitimi 2 haftada veriyor ya da bazı diğer ülkeler 1 günde veriyor. Bu eğitimin uluslararası camiada ve bilim programları tarafından uygulanabilirliğini araştırarak Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İTÜ Kutup Araştırmaları Merkezi olarak ideal bir Türkiye programı oluşturduk” diye konuştu. 
  Özsoy, Antarktika’ya ulaşımda yolculuğun yüzde 80’inin denizde geçtiğini belirterek, “Gemide yaşam, hızlı bot kullanma, gemide örf ve adetler, gemi içerisindeki hiyerarşi, teknik terimler, acil durumlarda hangi kıyafetlerin giyileceği gibi farklı hususları kapsayan bir eğitim oldu” dedi. (Haydi hayırlısı/Alıntıdır)

Resmi Gazete’de yayımlandı! Lisansları bakanlık kararı ile iptal edildi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nce, Türkiye çapındaki 27 maden lisansı iptal edildi.

Genel Müdürlüğün ruhsat iptali ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin kararları, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 16 ildeki bazı şirket ve özel kişilere ait 27 maden lisansı çeşitli gerekçelerle iptal edildi. Söz konusu 27 lisans sahibinden 21’ine ayrıca para cezası da verildi.

Öte yandan, 14 ildeki 32 ruhsat sahibine de sadece idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Söz konusu ruhsat sahiplerine 382 lira 40 kuruş ile 370 bin 904 lira arasında para cezası uygulandı.

Ruhsat iptalleri ve para cezalarına ilişkin kararlar, beyan edilen adreslerde ruhsat sahiplerine ulaşılamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildi.

Kaynak: AA

(İnşaalah Sütçüler’imizde faaliyet gösterenler de vardır)

 

Antalya’daki gölden kala kala bu kaldı

Antalya daki gölden kala kala bu kaldı

ANTALYA’nın Elmalı ilçesindeki 850 hektar büyüklüğünde olan Avlan Gölü’nün neredeyse tamamı kurudu. Göldeki su miktarı futbol sahası kadar kalınca göçmen kuşlar, Elmalı’yı 3 yıldır pas geçmeye başladı.

Elmalı ilçesinde yer alan, karstik oluşumlu Avlan Gölü, doğal halinde büyüklüğü 850 hektarken, son 3 yıldır bölgedeki kuraklık nedeniyle tamamen kurudu. Sadece futbol sahası büyüklüğünde suyu kalan gölünü birçok canlı da terk etti. Dinlenmek için gölün çevresini kullanan göçmen kuşlar ise 3 yıldır bölgeye uğramıyor.
Öztekin, 1970’li yılların başında bazı kişilerin, tarım yapmak için gölün kurutulmasını istediğini söyledi. O dönemdeki yöneticilerin bu isteğe boyun eğdiğini kaydeden Öztekin, gölün etrafına tüneller açılarak, suyun Finike tarafına boşaltıldığını, bu yöntemin gölü kuruttuğunu aktardı
.Gölün etrafında dünyada nadir bulunan sedir ormanının yer aldığını belirten Başkan Öztekin, gölün kurumasıyla sedir ağaçlarının da kurumaya ve hastalanmaya başladığını söyledi. Öztekin, “Çevrenin olumsuz değişmesiyle gölün tekrar oluşturulmasına karar verilmiş. Devlet Su İşleri (DSİ) 2000’li yıllarda göl için bir çalışma başlattı. 7- 8 yıl boyunca yapılan çalışmalar sonrası Avlan Gölü yeniden oluşturuldu. Gölümüz 2015 yılına kadar eski görkemine kavuşmuştu; ancak kuraklık nedeniyle gölün suyu son 3 yıldır tamamen çekildi, yok denecek hale geldi. Elmalı’nın yağış ortalaması, son 3 yılda 3 kat azaldı. Bu her şeyi anlatıyor. Böyle devam ederse ciddi bir riskle karşı karşıyayız. Avlan Gölü bizi bu konuda ciddi uyarıyor” diye konuştu.

İstanbul Balat’taki trafik kontrolü sırasında sinir krizi geçirip çığlık attığı görüntülerle gündeme gelmişti. Görüntülerdeki öğretim görevlisi Özlem Atan Tarlacı, yazılı bir açıklama yaptı. 25 yıllık başarılı bir eğitim hayatı geçirdiğini vurgulayan Tarlacı, o gün de görev yaptığı kurumda önemli bir toplantıya yetişmeye çalıştığını belirtti.

Tarlacı, rutin evrak kontrolünde kendisinden istenen tüm belgeleri eksiksiz teslim ettiğini kaydetti. “Ancak 20 yıldır kullandığım ehliyetimde bant takarak onardığım kırılmadan dolayı şüpheli ya da sahte olabileceği bu nedenle sistemden sorgulama yapılması gerektiği gerekçesiyle bekletmeye alındım” dedi.

İşlemler uzayınca polislere toplantıya yetişmek zorunda olduğunu nazik bir dille ifade ettiğini, bu esnada bir polis memuru tarafından cep telefonu ile görüntülerinin izinsiz olarak kaydedildiğini vurguladı.

‘UYARIMA RAĞMEN KAYIT ALTINA ALINDIM’

Çığlık attığı görüntülerle ilgili de şu ifadeleri kullandı.

“Bu duruma itiraz ettiğimde sert ve nezaketsiz bir dille karşılık verilerek beklemeye devam etmem konusunda uyarıldım. Bu durum tüm yaşantım boyunca insana saygı ve nezaketi her zaman ön plana alan hassas, duyarlı, sakin ve uyumlu bir kişilik yapısına sahip olmama ve çevremde her zaman böyle anılmama rağmen ömrümde ilk kez sinir krizi geçirmeme neden olmuştur. Geçirdiğim sinir krizi görüntüleri polis memuru tarafından tüm karşı uyarılarıma rağmen cep telefonu yüzüme yansıtılarak kayıt altına alınmaya devam edilmiştir.”

Görüntülerin kanuna ve insan haklarına aykırı aykırı şekilde olaydan 1 ay sonra trafik polisi tarafından kasıtlı olarak servis edildiğini savunan Tarlacı, konu hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.(www.gunhaber.com)

Antalya’da kar ve deniz keyfi

TURİZMİN başkenti Antalya’da bahar havası yaşanıyor. Hava sıcaklığının 21 derece olduğu turistik kente, tatilciler, zirvesi karla kaplı Toros Dağları’nın manzarası eşliğinde sahilde güneşlenip, balık tuttu, bazıları ise denize girdi.

Antalya’da salı gününden beri etkili olan yağmurlu hava, bugün sabah saatlerine yerini güneşli havaya bıraktı. Hava sıcaklığının 21, deniz suyu sıcaklığının 19 derece kaydedildiği kentte, güneşli havayı fırsat bilenler Konyaaltı sahiline akın etti. Toros Dağları’nın zirvesi karla kaplı manzarası eşliğinde kimileri denize girip yüzdü, kimileri ise güneşlendi. Bazıları da mavi sulara olta attı. Sahilde vakit geçiren pek çok kişi ise denizi ve karla kaplı Toros Dağları’nı aynı kadraja alarak selfie çekti. Konyaaltı Sahili’ni tepeden gören varyant ise kent sakinlerinin dinlenme noktası oldu. Antalyalılar karlı dağ manzarası eşliğinde denizi izleyip vakit geçirdi.(www.gunhaner.com)

MERKO IYAŞ OLABİLİRDİ

Isparta’da bir zamanlar Merko vardı. Kuruluşunda büyük bir vizyon vardı, bir ruhu vardı. Merko’nun Kurucu Başkanı Av. Ünal Çankaya, o yılları anlattı, gelinen durumu bir cümleyle özetledi:

PİYASADA FİYATLARI

DENGELEMEK İÇİN HALKIN

İHTİYAÇLARI İÇİN KURULDU

MERKO Tüketim Kooperatifi Kurucu Başkanı Av. Ünal Çankaya, 1970’li yılların başında kurulan Merko’nun Isparta’ya çok büyük hizmetleri olduğunu belirterek “Ekonomik şartlar zorladı, çok da iyi yönetilmedi. Dönemin Belediye Başkanı Fuat Uyar bey gibi işin arkasında duran, işi sahiplenen olmadı” dedi.

Isparta’ya ilk marketçilik kültürünü getiren Tüketim Kooperatifi Merko idi. Bugün yerinde yeller esen, ‘keşke yıkılmasaydı’ denilen Çarşamba Pazarı’nda hizmeti ile iz bırakan Merko, kuruluşundan tam 46 yıl sonra kepenk kapattı, kooperatif fesih sürecine girdi. Bu sürece nasıl gelindi? Yönetimsel hatalar, stratejik yanlışlıklar ve Fuat Uyar gibi davranamayan belediye başkanları…

Dönemin Belediye Başkanı Fuar Uyar’ın isteğiyle 1971 yılında kurulan Merko Tüketim Kooperatifi’nin Kurucu Başkanı olan Av. Ünal Çankaya, o dönemin öyküsünü anlattı. Merko kapandığında çok üzüldüğünü ve evladını kaybetmiş kadar büyük acı yaşadığını belirten Çankaya, o dönemi şöyle anlattı:

BİRŞEYLER YAPMAK İSTEDİK

MERKO İŞİ BİZE YÜKLENDİ

“Memleketin çocuğuyuz, bu şehre bir şeyle yapalım. Tanju Boylu, Çetin Aköz, Zeki Dolmacı, Atilla Süldür, Zeki Bakal gibi  arkadaşlar olarak hep birlikteydik. Tanju, Fuat beyle konuşmuş, ‘bir şeyler yapmak istiyoruz’ demiş. Kazanmak için değil, vermek için. Onlar da o zaman Merko’nun tüzüğüne yazmaya başlamışlar. Fuat Uyar, Atilla Üçtop o zaman kurucu. Genel kurul yapmamışlar. Fuat bey ‘piyasada fiyatları dengeleyecek bir kuruluş oluşturmak istiyorum’ dedi. Vizyonu çok genişti. ‘Bunu  siz yürütürmüsünüz’ dedi. Biz girdik, genel kurulu yaptık ben kurucu başkan oldum. Özel İdare ve Belediyeyi ortak yaptık. Bütün fabrikaları dolaştık, tüketim kooperatifine ortak olmalarını istedik. Tüketicileri biraraya toplamaya çalıştık. Bize inandılar. O zaman 80-100 ortak yaptık. Ama bir dönem 600’e kadar çıktı. Ama arkamızda güç vardı, Belediye. Fuat Uyar başkanımızın bir vizyonu vardı. Ben 12 yıl başkanlığını yaptım.

ÇOK ÜZGÜNÜM

Merko’nun kapatılması beni çok üzdü. Merko, 1972-1973’de kuruldu. Benim en  büyük çocuğum Gamze ile yaşıt. Merko kapanınca çocuğumu kaybetmiş kadar oldu, üzüldüm. Ekonomik şartlar zorladı, çok da iyi yönetilmedi. Belediye yönetimleri de desteklemedi. Fuat bey gibi işin arkasında durulmadı.

KÖMÜR VE ODUN MUTEMETLİĞİ YAPTI

Belediye İşhanı’nın arkasında eski sıra mağazaların arkasında eskiden halk pazarı vardı. Kasap dükkanları vardı. Fuat Uyar onları kaldırdı. Kasap dükkanlarını bize verdi. Kirası çok düşüktü. Kömürünü verdi. 1974’ler yokluk zamanları. Pirinç, yağ… Satışlarını bize verdi. Belediye adına halka satıyoruz. Kömür mutemetliğini bize verdi. Kömür mutemetliği bize birikim sağladı. Çünkü kömür yazılıyor, parası yatırılıyor. Kömürü alıp-geldikten sonra dağıtıyorsunuz. Odun tanzim ve dağıtımı yaptık. Çok samimiyetle çalıştık. Huzur hakkı almadık. Biz işimizden zaman ayırdık, bu işle meşgul olduk. Halk da bizim samimiyetimize inandı. Biz bunu oluşturduk ve geliştirdik. Ben üniversitede iken Migros’un gezici kamyonları vardı. Mahalleleri dolaşırdı. Biz de yaptırdık. Konteynır şeklinde gezici market yaptırdık, traktörle çektiriyorduk. Mahalleleri dolaşmaya başladı. Çok güzel bir hizmet oldu.

MERKO, BİR IYAŞ OLABİLİRDİ(www.isteisparta.com)

“Nakliye sektörü mermercilik ile ayakta duruyor”

GÖLTAŞ, ORMA, KALEKİM VE MERMERCİLİK

ITSO Yönetim Kurulu Üyesi Uygun, nakliye sektörünün sıkıntılı bir  süreç yaşadığını söyledi. Son yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle yurt içi ve yurt dışı ticarette daralma yaşandığını kaydeden Uygun, bu durumun ilk olarak nakliye  sektörünü etkilediğini söyledi. Isparta’da nakliye sektörünü besleyen iş kollarının az olduğuna dikkat çeken Uygun, “Isparta’da sektörümüzün en önemli besleyicileri GÖLTAŞ ve ORMA. OSB’de Kalekim var. Coca Cola ve Anadolu Etap’ın nakliye işleri ulusal anlaşma kapsamında Borusan tarafından yapılıyor. Ispartalı esnafla alakası yok. Eğer Isparta’da madencilik sektörü olmasa nakliye sektörü çöker, birçok kişi aç kalır. Şu an meslektaşlarımız madencilik sektörüne çalışıyor” diye konuştu.(www.isteisparta.com)

Isparta Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından başlatılan ve yoğun bir biçimde devam eden gül dikim çalışmaları Çayboyu’nda devam ediyor. Bir yandan Çayboyu’nda damla sulama sistemleri kurulurken, diğer taraftan da gül dikim çalışmalarını devam ettiren Isparta Belediyesi bir milyon gül dikimini tamamlamış olacak.

Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından Çayboyu’nda devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, her şeyin bir ömrünün olduğunu ve buna bağlı olarak da Çayboyu’nda yenileme ve gül dikim çalışmalarının yapıldığını söyledi.(www.ajans32.com)

SDÜ Bilgisayar Mühendisliği, deprem sonrası ilk 1 saat içerisinde göçük altında kalanları ısı, nem ve görüntü ile tespit edip kurtarma ekiplerine veri aktaracak 6 bacaklı ”Örümcek Robot” yapıyor. Multidisipliner proje için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile sözleşme imzalandı. SDÜ 24 ay içerisinde 10 adet ”Örümcek Robot” yapacak.

Süleyman Demirel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ”Çoklu- Robot Koordinasyonu Yöntemiyle Deprem Göçüklerinde Yaralı Konum Tespiti” başlıklı multidisipliner projesi için Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı ile sözleşme imzaladı. SDÜ Bilgisayar, İnşaat, Jeofizik ilâ ISUBÜ Elektrik- Elektronik Mühendisliği, sürü psikolojisi ile hareket eden; yapay zekâ bağlamında ‘karınca’ algoritması kullanan 10 adet ”Örümcek Robot” yapacak. 

1 SAAT İÇERİSİNDE YARALININ KONUM TESPİTİNİ YAPABİLECEK

Deprem sonrasında göçük bölgesine salınacak örümcek robotlar, 1 saat içerisinde ısı ve nem değişimleri ile görüntü algılaması yaparak yaralının net konum tespitini erken müdahale ekiplerine veri olarak aktaracak. AFAD, I. Derece Deprem Kuşağı’nda yer alan Türkiye’nin her bölgesine istasyonlar kuracak. Robotların üretimi ve istasyonların kurulumu dâhil projenin tüm süreçleri için 2 milyon TL finansman harcanacak. (www.ajans32.com)

BİLİM ADAMLARI ISPARTA’DA ANILDI

ıspartada uçak kazası ile ilgili görsel sonucu Keçiborlu ilçesinde 30 Kasım 2007 tarihinde İstanbul-Isparta seferini yapan yolcu uçağının düşmesi sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybeden bilim adamları için Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) anma programı düzenlendi. 

Prof. Dr. Engin Arık Parkı ve Şehitler Anıtı önünde yapılan törende Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Çakmak ile Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Akkurt birer konuşma yaptı ve 2007 yılında SDÜ ev sahipliğinde yapılacak olan “Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi Çalıştayı”na katılmak üzere Isparta’ya gelen ve Keçiborlu ilçesinde gerçekleşen kazada vefat eden bilim adamlarına rahmet diledi. 

Ardından Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı aynı zamanda Nükleer Fizik Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Hızlandırıcı Merkezi Proje Üyesi Prof. Dr. Abdullah Kaplan ise proje hakkında bilgilendirmelerde bulundu. 

Kaplan konuşmasında, “Projemiz artık Kalkınma Bakanlığı tarafından destekleniyor; Ankara Üniversitesi koordinatörlüğünde Üniversitemizin de arasında bulunduğu 12 üniversiteden 150 bilim insanın katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Proje, eğitimden sağlığa, güvenlikten enerjiye ve biyoteknolojiden nanoteknolojiye kadar birçok alanda imkan sunacaktır” dedi. 

Kaplan, konuşmasını elim kazada hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek tamamladı. 

Programda uçak kazasında hayatlarını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık, Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan ve Engin Abat anıldı 

SÜTÇÜLER’İMİZİZEDE DOĞALGAZ GELİRMİ? GELEİRSE NE ZAMAN ?

Keçiborlu’da doğalgaz çalışmalrını yerinde inceleyen AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, tüm ilçelerin zamanla doğalgaza kavuşacağını söyledi  Bilgiç  “ Keçiborlulu hemşerilerimizle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz ve hakikaten de bir işi başarmış olmanın da gururunu ve sevincini hep birlikte burada paylaşıyoruz. Uzun bir mücadeleden sonra Keçiborluyu’da doğalgazla buluşturduk. Yaklaşık 10 gün önce evlere doğalgaz bağlandı şuanda 158 abonemiz inşallah çarşambaya kadar 400 abone en kısa süre içerisinde de şuan müracaatını yapan 1050 abonemizde burada doğalgazla buluşturmuş olacağız. AK Partinin iktidara geldiği ilk dönemi hatırlıyorum. Türkiye’de sadece 6 il doğalgazdan faydalanabiliyordu ama ak Parti’nin Cumhurbaşkanımız Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve ortaya koyduğu vizyonda bugün 81 ilimizle birlikte birçok ilçemizi doğalgaza kavuşturduk. Bugün Keçiborlu’da çok büyük emeği geçen başta belediye başkanımız Murat Yusuf Parlak, gene ilçe başkanımız İbrahim Aras olmak üzere emeği geçen herkese ben teşekkür ediyorum. Bizler destek olduk elimizden geleni yaptık ama belediye başkanı bütün ekibiyle birlikte bu kadar çalışkan olmasalardı sadece doğalgaz değil Keçiborlu bu süreç içerisinde son 4-5 senede elde etmiş olduğu belediyecilik anlamında kazanılanlardan hiçbir tanesini elde edemezdi. İnşallah bütün ilçelerimize zaman içerisinde beldelerimize de Isparta’da doğalgaza kavuşturmayı nasip eder, doğalgazı alan ikinci ilçemiz oldu Yalvaç’tan sonra Keçiborlu bununla birlikte Gönende doğalgazı aldı ilerleyen süreçte arzulu olan diğer ilçelerimizi de inşallah Eğirdir, Şarkikaraağaç, Uluborlu, Senirkent, Gelendost talepleri var zaman içerisinde bütün ilçeleri doğalgazla buluşturmuş olacağız” dedi.(www.ispartatv.tv)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imiz Erenler Mahallesi’nden Mehmet Acarer Eşi
Halime Acarer vefat etmiştir.
Cenazesi yarın (2 Aralık Pazar) Seferağa Camiinde kılınacak öğle namazını müteakiben kaldırılacaktır.
Hüküm Allah’ın,
Merhumeye Allah’tan rahmet,ailesi ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.(Adnan Yılmazsoy)

Rant için Türkiye’de olmayan bakanlığa taahhütname yazdılar

Tarihi ve doğal miras hiçe sayılarak mermer ocağı yıkımına açılan Isparta Yukarı Köprüçay Havzası’ndaki projede ikinci ÇED skandalı…

Tarihi ve doğal miras hiçe sayılarak mermer ocağı yıkımına açılan Isparta Yukarı Köprüçay Havzası’ndaki projede ikinci ÇED skandalı. Sütçüler ilçesine bağlı Çukurca köyünde jeopark niteliğindeki bölgede mermer ocağı açmak isteyen firmanın projesine ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Ancak tarihi Roma yolları, endemik bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanı olan bölge için hazırlanan ÇED dosyasına, Çukurca köyüne yaklaşık 150 kilometre mesafedeki Gönen ilçesinin arazi gözlem bilgileri eklendi. ÇED dosyasına bu haliyle onay veren Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne tepki gösteren Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu, “Türkiye’nin ve bölgemizin tarihi ve doğası işte böylesi kopyala yapıştır projelerle yok ediliyor. Bu Kabul edilemez skandallarla dolu proje onay veren yetkilileri bir an önce açıklama yapmaya davet ediyor, haklarında yasal işlem başlatacağımızı duyuruyoruz” açıklaması yaptı.

Dünyaca ünlü sahilde denize bir tek o girdi

Dünyaca ünlü sahilde denize bir tek o girdi
– Yağmurlu havadan dolayı boşalan 7 kilometrelik Konyaaltı sahil bandında denize sadece Rus kadın turist girdi
– Sahil boşalınca define avcılarına da gün doğdu   

 
– Antalya’da yer yer kendini gösteren yağışlı hava, dünyaca ünlü Konyaaltı sahilini boşalttı. Define avcıları ile balık tutma meraklılarına kalan 7 kilometrelik sahil bandında, denize sadece Rus bir kadın turistin girmesi dikkat çekti.   
  Antalya’da 2 gündür etkili olan şiddetli rüzgar ve yağış, bugün etkisini azalttı. Kent merkezinde, sabah saatlerinden itibaren ara ara yağış olsa da zaman zaman güneş açtı. Hava sıcaklığının 16 derece ölçüldüğü kentte öğle saatlerinde başlayan hafif sağanak, dünyaca ünlü sahili de etkiledi. Boş kalan 7 kilometrelik sahil bandı boyunca, denize giren Rus kadın turist çevredekileri imrendirdi. Yağışa rağmen dalgaların arasında kulaç atan genç kadın, uzun süre doyasıya denizin keyfini çıkardı. 
 
  Devine avcıları iş başında 
  Sahilin boş kalmasıyla define avcıları ve balık meraklılarına da gün doğdu. Define avcıları, 2 gündür şiddetli rüzgar nedeniyle dalgaların getirdiği madeni para ve kıymetli madeni eşyaları detektörle ararken, balık tutma meraklıları ise akşam yemeğinde balık yeme umuduyla oltalarını kıyıdan denize salladı. (www.ispartahaber.com.tr)

Milletvekili Cesur Eğirdir Gölü için Meclis araştırması istedi

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, evsel atık ve sanayi atıklarından kaynaklı Eğirdir Gölü’nde oluşan kirliliğin incelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması için önerge verdi.

Son dönemde sık sık gündeme gelen Eğirdir Gölü için İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Meclis araştırması istedi. Bu konuda TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi veren Cesur, önergede şu ifadelere yer verdi: “Isparta sınırları içinde yer almakta olan Eğirdir Gölü son dönemlerde evsel atık suları, katı atık depolama alanları, endüstriyel faaliyetler gibi noktasal kirleticiler ve tarımsal aktivitelerden kaynaklı olarak su kalitesini kaybetmektedir. Oluşan kirlilik nedeniyle içme suları ile beraber, bölgede yetişen meyve ve sebzelerle hayvansal gıdalarda da zararlı madde kalıntılarıyla karşılaşmamız olası hale gelmektedir. Bölgede yaşamakta olan birçok kuş türü ise doğal yaşam alanlarının yok olması tehlikesiyle risk altındadır. Eğirdir Gölü’nün tabi hali ve zenginliklerinin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Eğirdir Gölü ve çevresinin yeniden sağlıklı ve canlılar için yaşanabilir bir hal alması için yapılması gerekenlerin araştırılması amacı ile Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.”

Cesur, önergesinin gerekçelerini de 2 sayfalık bir dilekçeyle anlattı.(www.isteisparta.com)

AK PARTİ'DE MEVCUT BAŞKANLARDA FİRE YOK

AK Parti’nin ilçe ve beldelerde kendi isteğiyle aday olmak istemeyenlerin dışında mevcut belediye başkanları ile yola devam edeceği öğrenildi. Son32’nin haberine göre AK Parti, Şarkikaraağaç, Gelendost, Atabey, Keçiborlu, Uluborlu, Sütçüler’de mevcut başkanları aday gösterecek. Şarkikaraağaç’ta 2014 yerel seçimlerinde BBP’den seçildikten sonra AK Parti’ye katılan İsa Çarkacı’nın AK Parti’nin adayı olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Parti içinden rakip çıkmayan Atabey Belediye Başkanı Tevfik Atasoy ile Keçiborlu Belediye Başkanı Yusuf Murat Parlak, AK Parti’nin adayı. Teşkilatın tamamının arkasında durduğu, 3.dönem istisnası istenen Uluborlu Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi’nin de yeniden aday gösterileceği öğrenildi. Sağlık rahatsızlıklarını kısmen de olsa atlatan Sütçüler Belediye Başkanı Mustafa Üstün, İl Genel Meclisi Üyesi Necdet Satılmış’ın rakip çıktığı Gelendost’ta tecrübeli Başkan Mehmet Sezgin’in yeniden partinin adayı gösterileceği öğrenildi. AK Parti’de Gönen Belediye Başkanı Ahmet Doğan ise yeni dönem için daha önce aday olmayacağını açıklamıştı. Bu ilçede ibrenin Özcan Kesmen’den yana olduğu edinilen bilgiler arasında.(www.ispartatv.tv)

ŞEHİT OĞLUNUN AVUKATLIK GURURU

ŞEHİT OĞLUNUN AVUKATLIK GURURU

Avukatlık stajını bitirerek ruhsat almaya hak kazanan Şehit Lokman Çoban’ın oğlu Av.İbrahim Çoban, Baro Hizmet Binası Av.Fatma Sevük Konferans Salonunda düzenlenen törenle yemin ederek ruhsatını aldı. Baro Başkanı Gökmen Gökmenoğlu, Baro Genel Sekreteri Av.Ünsal Çankaya, Baro saymanı Av.Fatih Semiz Baro Yönetim Kurulu Üyeleri Av.Salih Kocagöz, Av.Rabia Yumak ve ruhsat alan Avukatımızın ailesinin katılımı ile gerçekleşen törende; Av.İbrahim Çoban’a cübbesini yanında staj yaptığı Av.Ömer Dereli tarafından giydirilerek ruhsatı Baro Saymanı Av.Fatih Semiz tarafından gururla takdim edildi. CMK Sertifikası ve diğer belgeleri Baro Genel Sekreteri Av.Ünsal Çankaya ve Baro Yönetim Kurulu üye Av.Rabia Yumak tarafından takdim edildi. Av.İbrahim Çoban’a 1984 Yılında Şehit düşen babası Merhum Lokman Çoban’ın anısına Baro Başkanlığı çiçeği takdim edildi.(www.ispartatv.tv)

2007 YILINDA ISPARTA’DA DÜŞEN UÇAKTA 57 YOLCU VARDI VE BUNLARI ALTISI BİLİM ADAMIYDI.BUNLARDAN PRF.ENGİN ARIK’IN TORYUM MADENİ İLE İLGİLİ ÇOOK ÖNEMLİ ÇALIŞMALARI VARDI.DİYORDU Kİ” TÜRKİYE’DE ÇOK ÖNEMLİ TORYUM MADENİ REZERVİ KEŞFETTİK VE MADENİN DEĞERİ TÜRKİYE’NİN İÇ VE DIŞ BORÇLARINI (O TARİHLERDE )500 MİLYAR DOLAR) 350 DEFA ÖDER VİDEOYU (www.youtube.com’dan )MUTLAKA İZLEYİNİZ.BAŞTA BU BİLİM ADAMLARIMIZ OLMAK ÜZERE VEFAT EDEN TÜM YOLCU VE MÜRETTEBATA ALLAH’TAN RAHMET DİLERİZ.

(fotoğraf alıntıdır)

Göller Bölgesi ismi yok olmak üzere

Türkiye’de birçok gölün bir arada bulunması nedeniyle “Göller Bölgesi” olarak bilinen alandaki göllerden bazıları, kururken, bazıları da kurumaya yüz tuttu. Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun, yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını belirtti.

Jeofizik uzmanı Gündoğdu: Oturduğum binanın sağlamlığından emin değilim Türkiye’nin güneyinde, daha çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi, bu unvanını kaybetmeye doğru ilerliyor. Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Acıgöl, Suğla, Ilgın, Işıklı, Salda ve Kovada gibi irili ufaklı gölleri bünyesinde bulunduran Göller Bölgesi’nde suyu olmayan ya da günden güne kuruyan göller gündeme geliyor. Bilim insanları, sık sık Burdur Gölü’nün öldüğünü belirterek, gölün kalan kısımlarının kurtarılması için çağrıda buluyor. Nasreddin Hoca’nın “Ya tutarsa” diyerek maya çaldığı rivayet edilen Akşehir Gölü’nün önemli bölümü de kayboldu. Gölün, araçla üzerinde gezilebilecek kadar bölümü tamamen kurudu.

EĞİRDİR VE SALDA’DA SULAR ÇEKİLİYOR Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde meydana gelen azalma, bilim insanlarını tedirgin etti. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü, kirlilik riskiyle karşı karşıya kaldı. Son dönemde tatilcilerin gözde ziyaret yerleri arasında bulunan Salda’daki kirliliğin devam etmesi durumunda gölün bazı özelliklerini kaybedeceği belirtiliyor. ‘ÖNLEM ALINMAZSA, DİYE CÜMLE KULLANAMIYORUM’ Kuraklık arpa hasadını olumsuz etkiliyor, biranın tadı kaçıyor: Tüketim düşecek, fiyatlar artacak Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, Türkiye’nin su kaynakları açısından zengin ülkeyken, bu durumunun tartışılır hale geldiğini aktardı. 20 yıl önceki belgesellerde, Türkiye için “Kurumaya yüz tutmuş su kaynaklarımız olacak” vurgusu yapıldığını dile getiren Yüklü, “Şu anda o senaryonun içine girdik. Ne yazık ki kurumuş ve kurumaya yüz tutmuş göllerimiz var. Suyun çok az aktığı akarsularımız var. ‘Önlem alınmazsa’ diye bir cümle kullanamıyorum; çünkü önlem aşamasını artık geçtik. Acil eylem planını hayata geçirerek çözümler üretmeliyiz. Bunları yapmazsak kalan sularımız da tükenecek” dedi.

KAÇAK SONDAJ EN FAZLA KONYA’YI TEHDİT EDİYOR Akarsular üzerine plansızca kurulan göletlerin, göllerin kurumasına neden olduğunu aktaran Atakan Yüklü, kaçak sondajların göllerin kurumasına büyük oranda yol açtığını kaydetti. Yüklü, “Türkiye’de çok fazla kaçak sondaj var. Şu anda Konya’da büyük obruklar ve göçükler var. Ne yazık ki bunlar Konya kent merkezine doğru ilerliyor. Bilinçsizce yapılan sondajlarla yeraltındaki sular çekiliyor ve boşluklar ortaya çıkıyor. Futbol sahası büyüklüğündeki göçmeler tehlikenin habercisi. Sondaj makineleri zarar görmesin, diye çiftçiler kışın bile sondajlarını çalıştırıyor. Böylelikle tatlı su kaynaklarımız kuruyor. Kaçak sondajları engellememiz gerekiyor. Jeofizik etütlerinin yapılması gerekiyor. Gölleri besleyen akarsuların üzerine gölet kurmamamız gerekiyor. Eğer bunları yapabilirsek göllerimizin bazılarını kurtarabiliriz” diye konuştu.

‘GÖLLER BÖLGESİ’NİN SADECE ADI KALDI’ Kanal İstanbul Projesi’nin teknik inceleme raporu: Kuraklık artacak, sağlıksız su kullanımı yaygınlaşacak Haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını dile getiren Yüklü, “Göller Bölgesi’nin sadece adı kaldı. Bazıları kurumaya yüz tutarken, bazılarını kaybettik. Göller tamamen kurursa bölgedeki canlı hayatı bozulacaktır. Tatlı su kaynaklarımızı kirlettiğimiz zaman doğanın yok oluşunu izleyeceğiz. Dünyada oluşabilecek su fakirliği bütün fakirlikleri tetikleyebilecektir. Su savaşlarına doğru gitmeye başladık” dedi. Çocukların gelecek yıllarda bölgeye neden ‘Göller Bölgesi’ adı verildiğini soracaklarını kaydeden Atakan Yüklü, “Çünkü ortada göl kalmadı. Burdur Gölü tamamen kurumak üzere. Salda ve Eğirdir göllerinde çok ciddi su çekilmesi var. Yer bilimcileri olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız. Sularımızın çekilme noktalarını, oluşturdukları karstik boşlukları tespit edip bunların sınırlarını çizmemiz gerekiyor. Küresel ısınmadan dolayı sularda azalma var. Yağış mevsiminde daha önce kar yağan bölgelere kar yağmıyor” diye konuştu. sputniknews.com

Haber32 – Korkmadan, Cesurca!

 

EN YÜKSEK YOKSULLUK ANTALYA-ISPARTA-BURDUR’da

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri, 2017’de 21 bin 577 lira olarak hesaplandı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey Bölgeleri itibarıyla söz konusu geliri en yüksek olan bölge, 30 bin 895 lirayla İstanbul oldu. Bu bölgeyi 26 bin 679 lirayla Ankara, 26 bin 213 lirayla Tekirdağ, Edirne, Kırklareli izledi. Türkiye’de 30 bin 895 lira ile en yüksek ortalama gelirin kazanıldığı İstanbul, aynı zamanda gelir dağılımın en adaletsiz olduğu şehir. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 9 bin 872 lirayla Mardin, Batman, Şırnak, Siirt; 10 bin 30 lirayla Şanlıurfa, Diyarbakır; 10 bin 878 lirayla Van, Muş,

GELİR EŞİTSİZLİĞİ EN FAZLA İSTANBUL BÖLGESİNDE Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan, sıfıra yaklaştıkça ‘gelir dağılımında eşitliği’, 1’e yaklaştıkça ‘gelir dağılımında bozulmayı’ ifade eden ‘Gini katsayısı’ Türkiye’de 2017 itibarıyla 0.405 iken bu değerin en düşük olduğu bölgeler 0.290 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt ve 0.299 ile Zonguldak, Karabük, Bartın olarak belirlendi.
EN YÜKSEK YOKSULLUK ANTALYA-ISPARTA-BURDUR Her bölge için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirin yüzde 50’si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler yüzde 13.2 ile Antalya, Isparta, Burdur; yüzde 12.4 ile Adana, Mersin; yüzde 12.3 ile Balıkesir, Çanakkale olarak gerçekleşti. Türkiye’nin yüzde 70’i borçlu Göreli yoksulluk oranının en düşük olduğu bölgeler ise yüzde 5.3 ile Gaziantep, Adıyaman, Kilis; yüzde 5.7 ile Zonguldak, Karabük, Bartın; yüzde 5.8 ile Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak bölgeleri oldu.
Haber32 –

 

cami-imami-atil-vaziyetteki-yeri-5-yildizli-yer-yapti

Bilal-i Habeşi Cami görevlileri imam hatibi Fatih Eti ve Müezzini Selahattin Korkmaz atıl vaziyette olan Caminin alt katını Gençlik Merkezi yaptı. Atıl vaziyette olan Cami alt katı görevlilerin başarılı çalışmaları sonucunda muhteşem hale geldi. Mahalle gençlerine,Cami cemaatine hizmet veren Gençlik Merkezi için cemaat oldukça memnun. Akşam dersleri, müftülük aylık toplantıları, akşam cemaate Kur’an derslerinin yapıldığı, gençlerin hafta sonlarını değerlendirmeleri için masa tenisi satranç PlayStation İnternet gibi aktivitelerden faydalandığı ikramları olan nezih bir ortam olan Bilal-i Habeşi Camii Gençlik Merkezi görenlere maşallah dedirtiyor.

Buraya gelen herkese çay vb. ikramlar veriliyor. Gençlerin okul derslerini çalışması için 2 adet dersliğin bulunduğu merkezde çıktı almak için yazıcı hizmetinin bile verildiği görülüyor. Yetişkinlere verilen Kur’an-ı Kerim dersleri oldukça başarılı geçiyor. 

//www.haber32.com.tr

 

 

 

 

 

 

Saadet Partisi Isparta Gençlik Kolları öyle bir etkinliğe imza attı ki; hem güldürdü, hem düşündürdü hem de duygulandırdı.

Hastane Caddesi’nde sabah işyerini açan bazı esnaflar bir sürprizle karşılaştı.

Bir zarf, içerisinde bir mektup ve 1TL para… Önce ne olduğunu anlayamadılar… Hemen mektubu okumaya koyuldular.

“Aziz Kardeşim” diye başlayan mektup şöyleydi;
“Biliyoruz ki, sıkıntıdasın. Hesap kitap içinde çırpındığını da biliyoruz. Biliyoruz; çünkü seninle aynı semaya bakıyoruz. Yüzündeki tebessümü özledik. Bir an olsun yüzünü güldürebilmek için buradayız. Bereket yağmurunun erkenden yüzüne düşmesi için, Ahi Evran geleneği ile dua etmek için bu sabah ve her zaman yanındayız. Siftah bizden bereketi Allah’tan. Saadet Partisi Isparta Gençlik Kolları”

Mektubu okuyan esnaf önce gülümsedi, ardından da hem içerisinde bulunduğu ekonomik şartları düşündü hem de duygusal anlar yaşadı.(www.ajans32.com)

Isparta’da doğal yaşam mermer ocaklarının tehdidi altında: ‘Doğa katliamına son verilsin!

Son yıllarda yüzlerce mermer ve taş ocağına ruhsat verilen Isparta’nın Sütçüler ilçesinde halk, doğal güzellikleriyle ünlü Çukurca Köyüne mermer ocağı yapılmasına karşı kampanya başlattı.

Isparta’nın ardıç ve karaçam ormanlarıyla ünlü Sütçüler ilçesinde doğal yaşam, son yıllarda yüzlerce mermer ve taş ocağına ruhsat verilmesi nedeniyle tehdit altında. 

ütçüler’in bir çok köyünde açılan mermer ocakları biyolojik çeşitliliğin ve yaban hayatının hala korunduğu doğal alanlarda büyük tahribata yol açıyor. Bölgenin zengin orman ve bitki örtüsü vahşi madencilik yüzünden hızla yok olurken, su kaynakları, tarihi yerleşimler ve canlı yaşamı da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 

ÇUKURCA KÖYÜ TEHDİT ALTINDA

Son olarak Çevre ve Şehircilik Isparta İl Müdürlüğü, Sütçüler’in Yukarı Köprüçay Havzası’nda yer alan Çukurca Köyü mevkiinde mermer ocağı açılması için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyasını kabul ederek maden ocağı için ÇED sürecini başlattı. 

Proje kapsamında özel bir şirket, tamamı orman alanı olan bölgede 100 hektarlık alanda mermer ocağı işletecek. 

AZİZ PAUL YOLU ÜZERİNDE

Maden ocağı açılacak olan Çukurca Köyü, Türkiye’nin ikinci uzun yürüyüş rotası olan Aziz Paul yürüyüş yolunun da büyük bir kısmına ev sahipliği yapıyor.

Hristiyanlığı yaymakla görevli Aziz Paul’un izlediği rotaya ithafen adı verilen 500 kilometrelik yürüyüş yolu, Antalya’nın 10 km doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında uzanıyor. 

HALK DOĞA KATLİAMINA KARŞI KAMPANYA BAŞLATTI

Mermer ocağı tehdidine karşı harekete geçen köylüler ise seslerini duyurabilmek için “Doğa katliamına son verilsin” sloganıyla bir imza kampanyası başlattı. 

Kampanya kapsamında mermer ocağını istemediklerini belirten köylüler, yetkililere seslenerek, “Doğacak bütün zarar sizin sorumluluğunuzdadır” dedi. (www.ilerihaber.org:/tarih;23.03.2017)

Şimdi Yılda 60 Ton Bal Üretiyor

Muş’un Üçevler bölgesinde yaklaşık 25 yıldır arıcılık yapan Abdullah Uyanık, hazırladığı bal üretimi projesi ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne başvurdu. Uyanık, projesinin kabul edilmesinin ardından aldığı yüzde 60 hibe desteği ile 70 olan kovan sayısını 650’ye çıkardı. Bu kovanlardan yılda yaklaşık 60 ton bal üreten Uyanık, kraliçe arı ve polen satışı da yapıyor.

KİLOSU 120 İLE 180 LİRA ARASINDA SATILIYOR

Uyanık, devlet desteği aldıktan sonra üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını söyledi. Ürettikleri balın kilogramını perakende 120-180 liraya sattığını anlatan Uyanık, şöyle konuştu:

“Ambarımda süzme, petek, kara kovan olmak üzere yaklaşık 100 ton bal var. Ürünlerimizi genelde toptan Ankara, İzmir, Bursa, İstanbul ve Adana’ya gönderiyoruz. Balı tamamen kendi tezgahlarımızda hazırlıyoruz. Arıcılık zor ama yapılmayacak bir iş değil. Disiplin ve düzen isteyen bir meslek. 5 kişi çalışıyoruz. Ürettiğimiz bal organik, yayla balıdır.”(www.mathaber.com)

ULUBORLU SOSYAL HİZMETLERİ

Uluborlu, sosyal hizmet alanındaki devlet-vatandaş işbirliği ve özel sektör yatırımları ile öne çıkıyor. 25 milyon TL’lik özel sektör yatırımı ile Uluborlu’nun yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi kapasitesi 450’ye, sağladığı istihdam ise 300’e çıkacak. İlçe ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak sağladığı katkı yıllık 30 milyon TL. BELEDİYE, ESKİ DEVLET HASTANESİ’Nİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ HALİNE GETİRECEK Uluborlu Belediye Başkanı Ünverdi, kullanılmayan Devlet Hastanesi binasının Belediyeye tahsisini istediklerini açıkladı. Uluborlu Belediyesi’nin 2007 yılında çizdiği ‘sosyal hizmet merkezi’ rotası 12 yılda büyük başarı ve ekonomik değer haline geldi. Uluborlu Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi’nin ilçesini sosyal hizmetin merkezi yapma hedefinde önemli başarı sağlandı, ilçede göç engellendi, gençlere iş imkanı sağlandı. Uluborlu’da devlet-vatandaş işbirliği ile yapılan yatırımlar ve en son devam eden özel sektör yatırımı ile sosyal hizmet anlamında çok önemli noktaya ulaşıldı. Uluborlu’da 2019 yılı itibariyle yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi kapasitesi 450’ye ulaşılacak, bu alanda sağlanan istihdam ise 300’ü bulacak. Uluborlu Belediyesi, şimdi de eski Devlet Hastanesi binasını yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezine dönüştürmeye hazırlanıyor.

Haber32 – Korkmadan, Cesurca!

Bu Feryatları Duyan Yokmu.

Görüntünün olası içeriği: yazı, açık hava ve doğa

Mustafa bey Çandır da çalışıyorum, doğayı seviyor her fırsatta olanca
güzelliklerini yaşamaya çalışıyorum.
Gördüklerim güzellikler yanında bu doğada açılan adeta katliam yapılan mermer ocaklarını kimse siz ne yapıyorsunuz diyen yok birkaç sizin gibi sesini duyurmak isteyen var ama…. benim anlamadığım bütün köylerimizin bu kadar katliama bu kadar talana ellerindeki sermayenin başkalarına peşkeş çekilmesine sessiz kalmaları….
Ne kadar duyarsızlaştık yazık.Mustafa Öztürk Ali Dede ile birlikte Candır köyünde.(Bu yazı Mustafa Öztürk’ün facebook hesabından alınmıştır)

Eldere kayalıkları mermer ocağı olmaktan kurtuldu!

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, açık hava ve doğa

Isparta’nın Aksu ilçesinde mermer ocağı ruhsatı verilen Eldere Kayalıkları ile Dedegöl Dağının büyük bir kısmı Kızıldağ Milli Parkı sınırlarına dahil edildi….

Yusuf Yavuz

Dünyanın en önemli kaya tırmanışı parkurları arasında gösterilen Isparta’nın Aksu ilçesindeki Eldere kayalıkları mermer ocağı olmaktan kurtuldu. Dedegöl Dağı Kuzukulağı Yaylasında bulunan masif kayalıkların bulunduğu bölgede mermer ocağı ruhsatı verilmişti. Dağcılar ve mağaracıların büyük tepkisini çeken mermer ocağı kararının ardından bölgede eylemler yapıldı, yöre halkı da itiraz başvurularında bulundu. Çok sayıda mağara ve su kaynağına da ev sahipliği yapan bölge, Resmi Gazete’de bugün yayınlanan bir kararla Kızıldağ Milli Parkı sınırlarına dahil edildi. Böylece Eldere kayalıkları peynir kalıbı gibi kesilerek tonu 100 dolardan Çin’e satılmaktan kurtulmuş oldu.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, ağaç, açık hava ve doğa

HABERİ OKUMAK İÇİN:
https://gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com/…/eldere…/

Sular çekildi yağma başladı

Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü’ndeki aşırı su kaybının ardından ortaya çıkan arazilerin işgal edilmeye başladığını söyleyen Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Kıyı alanlarında su seviyesinin azalmasıyla yapılan işgallerle binlerce dönüm tarım alanı açıldı. Gölün kıyı kesiminde kamu ve şahıs adına yapılan yapılaşmalar yıllardan bu yana alışkanlık haline geldi. Yerel seçimler yaklaşınca gölüniçine kadar beton kazıklar dikilmeye başlandı. Eğirdir Gölü işgal altında. Gölü koruması gereken yasalar derhal uygulanmalı” diye konuştu.

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı olarak biliniyor. Senirkent, Yalvaç ve Gelendost gibi ilçelere de sınırı bulunan Eğirdir Gölü’nün suları son 6 ayda büyük oranda çekildi. Gölden dev borularla tarımsal amaçlı su çekilmesinin su kaybındaki en büyük nedenlerden biri olarak gösteriliyor. Gölü besleyen su kaynakları üzerinde inşa edilen gölet ve barajlar da su kaybının bir başka nedeni. Ancak gölün sularını yönetmekle yükümlü olan DSİ, Eğirdir Gölü’ndeki su kaybını kuraklığa ve buharlaşmaya bağlıyor ve gölet inşaatları ile tarımsal amaçlı aşırı su alımından geri adım atmıyor.

AKADEMİSYENİN ‘GÖL KURUYOR’ UYARISINA ‘SORUN YOK’ YANITI

Eğirdir Gölü’ndeki hatalı kullanımlara dikkat çekerek yetkilileri ve kamuoyunu uyaran Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, yanlışlarda devam edilmesi durumunda Göller Bölgesi’nin kalbinde yer alan gölün tıpkı dünyanın en büyük göllerinden biri olan Aral Gölü gibi kuruyacağına dikkat çekmişti. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Yard. Doç. Dr. Erol Kesici’nin uyarılarının ardından önlem alması gereken yetkililer “Sorun yok” açıklaması yapmakla yetindi.

YETKİLİLERDEN AKIL TUTULMASI GİBİ AÇIKLAMALAR

Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Göl kurursa beni ayaklarımdan taş bağlayarak boğun” derken, Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş ise “Şu an için tedirgin olunmasına gerek yok” açıklamasında bulundu. DSİ Genel Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamada ise göldeki su kaybı doğrulanırken, “Gölün üzerindeki en büyük baskı buharlaşmadır” denildi.(www.odatv.com)

ISPARTA TÜRKÜLERİ ARTIK YENİ BİR ALBÜMDE DİNLENEBİLECEK!

AW555557-02

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Isparta Türkülerini senfoni albümünde buluşturacak.   
  Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Isparta’nın değerlerini evrensel boyutlara taşımayı sürdürüyor. Isparta’nın özgün mimarisi, somut olmayan kültürel mirası yayınlarının ardından şimdi de anonim türküler evrensel hâle getiriliyor. Isparta’nın türküleri tarihte ilk kez 45 kişilik ekip ile “Senfoni” şeklinde icra edilecek. 8’i anonim Isparta türküsü; 2’si enstrümantal olmak üzere 10 parçadan oluşan eser, albüm olarak yayınlanacak. 
  Eser, Süleyman Demirel Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından finanse edilecek. Isparta Türküleri’nin senfoni ile çok sesli olarak icra edileceğini ve solistin kendisi olacağını belirten proje yürütücüsü Doç. Dr. Ömer Türkmenoğlu, “Nisan 2019’da bir kültür hizmeti olarak piyasaya verilecek projenin Sanat Yönetmenliği görevini Orkestra Şefi ve Besteci Musa Göçmen yapacak. Notalar şu an hazır, kayıtları Ankara’da yapacağız. Nisan 2019’da albüm çıkmış olacak. Tüm parçalar Isparta’nın özgün eserleri.  Albümde yer alacak anonim eserlerden biri Evlerinin Önü Mersin diğerleri halkımıza sürprizimiz olsun” dedi. 

ÇANDIRLI ÜRETİCİLER DEVLETTEN DESTEK BEKLİYOR

ÇANDIRLI ÜRETİCİLER DEVLETTEN DESTEK BEKLİYOR

Sütçüler İlçesinin Çandır Köyü, markalaşan domatesi, lezzet iddialı yerfıstığı üretimi, lavanta fide yetiştiriciliği, alabalık tesisleri, doğal güzellikleri, bol suyu ve verimli toprağıyla deyim yerindeyse adeta yeryüzündeki cennet. Ancak bu cennetin de çözülmeyi bekleyen sorunları ve sıkıntıları var ne yazık ki. Çalışkan Çandırlı üreticiler seracılıkta bir hayli yol almakla beraber, seracılığın daha da gelişebilmesi için devlet büyüklerinden kredi desteği yanında, yıl boyunca bitmeyen tarım üretiminde üretimin fazlasının depolanabilmesi için soğuk hava deposu, alabalık üretimi ile konaklamada adını yeterince duyurabilmek için de turizm tanıtım desteği beklemekte.

( Kaynak;haber32.com)Haber32 – 

(Editörün Notu;Habaerin tamamını okuduğumuzdan anladığımız kadarıyla Çandırlı hemşehrilerimizin MERMERCİLERLE HİÇ BİR SORUNUNUN OLMADIĞI ANLAŞILIYOR.ZİRA HABERDE MERMERCİLERİN HİÇ BAHSİ GEÇMİYOR.

28 Yaşındaki Genç İntihar Etti

 

 

Isparta’da 28 yaşındaki Onur Özcanoğlu, kaldığı evin banyo kısmında intihar etti.

Annesiyle birlikte yaşayan şahıs Ziraat Mühendisliğinden mezun olan ve Teknoloji Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak çalışan Özcanoğlu, saat 12.30 sıralarında intihar etti. Annesi tarafından banyoda asılı vaziyette bulunan şahısa, ilk müdahale sağlık görevlileri tarafından yapıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen Özcanoğlu, yaşamını yitirdi. Olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı Onur Özcanoğlu’nun Erzincan nüfusuna kayıtlı olduğu ve intihar nedeninin henüz belirlenemediği haber verildi.(www.ajans32.com)

Şehitlerimizin İsimleri Fidanlarda Can Bulacak

Isparta Genç İşadamları Derneği Isparta girişinde şehitlerimizin adına kurduğu hatıra ormanına fidan dikimi yaptı.

Dernek yönetimi ve üyelerin katıldığı dikim töreninde konuşan IGİAD Başkanı Barış Gümüş “Garnizon şehitliğindeki; 42 aziz şehidimizin adına IGİAD Şehitler Ormanı fidanlarını toprakla buluşturduk. Her fidana bir şehidin ismi verildi. Şehitlerimizin anısı burada yaşasın istiyoruz. Milletimiz ve kutsal vatanımız için kanlarını bu topraklara feda eden yiğitlerin adına fidanlar büyüyecek inşallah. Programa dışarıdan destek veren Tüm Orman Bölge Müdürlüğü personeline ve bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepimizden razı olsun” dedi.

23 bin metrekare arazi üzerine kurulan “IGİAD Şehitler Hatıra Ormanı”na toplamda 6 bin çam fidanı dikimi yapılacak.(www.ajans32.com)

Japon Yapımı Mobil Cami: Uzaktan Kumanda ile 50 Kişinin Namaz Kılabildiği Bir Mescide Dönüşüyor

2020 Tokyo Olimpiyatları için üretildi, 45 ülkeden sipariş geldiUzaktan kumanda ile duvarları açılıyor, 50 kişinin namaz kıldığı mescide dönüşüyor

Uzaktan kumanda ile çalışan mobil caminin yan duvarları sağa ve sola açılarak, 50 kişinin namaz kılabildiği bir mescide dönüşüyor. Dış kısmında ise, aynı anda 4 kişinin abdest alabileceği bir su tankı ve musluklar mevcut. 

Cami, duvarları açıldığında 48 metrekarelik bir alana kavuşuyor.

Tokyo merkezli bir etkinlik düzenleyicisi firmanın ürettiği mobil caminin maliyeti 890 bin dolar oldu. Alt kısmında 4 klima bulunan cami, her türlü konfor düşünülerek tasarlanmış.

Budist ve Şinto nüfusun ağırlıklı olduğu Japonya‘da 100 bin Müslüman yaşıyor. Projenin yönetim kurulu başkanı Yasuharı Inoue, mobil cami için “Ben Budist’im ama herkesin rahatça dua edebileceği bir çevre yaratmak istedim” ifadelerini kullandı.(ww.onedio.com)

 

 

 

 

 

Yangında Kül Olan Evini Kedisine Sarılarak İzlemişti: Ali Dede Artık Yeni Evinde Kedileriyle Mutl

Yangında Kül Olan Evini Kedisine Sarılarak İzlemişti: Ali Dede Artık Yeni Evinde Kedileriyle Mutlu😻

Kedisinde bulduğu teselli ise herkesi etkilemişti

Bolu’nun Mudurnu ilçesinde geçtiğimiz ocak ayında sobayı tutuşturmak isterken çıkan yangın sonrası kedisini kucağında taşırken çekilen fotoğrafıyla hafızalara kazınan 83 yaşındaki Ali Meşe, yeni evinde 3 kedisiyle yaşamını sürdürüyor.

AA’da yer alan habere göre, Eşi ve engelli oğluyla ilçeye bağlı Ordular köyünde yaşadığı ahşap ev 17 Ocak’taki yangında kullanılamaz hale gelen Ali Meşe’nin yeni evi Mudurnu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı öncülüğünde yardımseverlerin katkılarıyla kısa sürede inşa edildi.

Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Ordular köyünde yaşayan Ali Meşe, 17 Ocak’ta evindeki sobayı benzinle tutuşturmak istemiş, alevlerin birden parlaması üzerine çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürülmüştü.

Meşe, ahşap evin kullanılamaz hale geldiği yangında kedisinin kurtulmasıyla teselli bulmuştu. Meşe’nin söndürme çalışmalarını kucağına aldığı kedisine sarılarak gözyaşı dökerek izlemesi, görenleri derinden etkilemişti.

Meşe, bir süre önce Mudurnu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı öncülüğünde ve yardımseverlerin katkılarıyla inşa edilen, içi Valilik desteğiyle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından döşenen eve taşınmıştı.

Ali Meşe, köyde yaşamayı çok sevdiğini ancak havalar soğuk olduğunda kent merkezindeki oğlunun yanına gitmek zorunda kaldığını söyledi. Köy özlemine dayanamayarak sık sık evine geldiğini anlatan Meşe, köyde kaldığı zamanlarda kedileriyle ilgilendiğini anlattı. Meşe, kedileriyle vakit geçirmekten hoşlandığını dile getirerek, onları özenle beslediğini kaydetti.(www.odio.com)

SÜTÇÜLER’İMİZDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI

Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN, 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebeti ile düzenlenen öğretmenler günü programına katılıp öğretmenlerimizin “Öğretmenler Günü’nü” kutladı.
Saygı duruşu  ve İstiklal Marşı ile başlayan program, akabinde Hakka yürümüş öğretmenlerimiz için okunan dualar ile devam ederken peşi sıra Milli Eğitim Müdürümüz Mustafa DANIŞMAN’ın konuşmaları, öğretmen emeklimiz Güler ALTUNBAŞ’ın konuşmaları ve plaket takdimi, öğrencilerimizin şiirleri, video gösterileri, öğretmenlerimiz müzik korosu ile son buldu.(Kaynak;Kaymakamlık)

Isparta’da geleneksel el sanatları kursu düzenelenecek

T.C.
İSPARTA VALİLİĞİ
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Müdürlüğümüz bünyesinde, 2019 yılı içerisinde Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ve Geleneksel El Sanatlarından, “Tezhip”, “Ebru”, “Minyatür”, ve “Deri Aksesuar Yapımı” ve “Keçe Aksesuar Yapımı” alanlarında kurslar düzenlenecektir.
Kursiyerlerin;
-Nüfus Cüzdanı Fotokopisi,
-İki adet vesikalık fotoğraf,
-Yabancı uyruklu kişilerden ikametgâh beyanı,
-18 yaşından küçük kursiyerlerin velisinden izin belgesi ile Müdürlüğümüz Kültür Şubesine şahsen müracaatı gerekmektedir.
Not: Kursiyer sayısı, Keçe ve Deri Aksesuar yapımı için 20, Ebru, Minyatür ve Tezhip sanatları alanmda ise 15 kişi ile sınırlı olup kurslar ücretsizdir.
Kayıtlarımız 08 Aralık 2018 Cuma saat 17.00’ye kadar devam edecektir.
Kurs sonrasında kursiyerlere Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı sertifika verilecektir.(www.isteisparta.com)

ABDULLAH BİLGİÇ ORMANI ve 15 YIL ÖNCE YAPILAN AĞAÇ DİKME TÖRENİ

LAH 

 

Sütçüler Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.’nin kurucu ortaklarından ev daha önceden de Ankara Sütçüler ve Yoğurtçular Derneği başkanlığı da yapmış olan ve 27.04.2001 tarihinde vefat eden Abdullah  Bilgiç’in anısına Sütçüler Hidroelektrik Santralı civarına onun adını taşıyan bir orman tesis edilmiş ve bununla ilgili 24.11.2003 tarihinde ikiyüz civarında bir hemşehrimizin katılımıyla de bir ağaç dikme töreni yapılmıştı.

Dikilen bu sayıları binin üzerinde olduğunu düşündüğümüz bu  fidanların bakımını dikkat ve itina ile yıllarca yapan onları bugünlere kocaman bir orman olarak ulaştıran Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin personeline ve özellikle de bu konuda büyük emekler veren Mustafa Coşkun’a (kendisine acil şifalar da diliyoruz) çok teşekkür ediyoruz.

 

 

Her ne kadar  bu orman artık Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nı  satın alan şirketin tasarrufuna geçmiş ise de umarız ormanımıza aynı ilgiyi onlar da gösterirler.

(Keşke bu ormanın Sütçüler Belediyesi adına tescili yapılabilseydi.Ah …)

MERSİN BİTKİSİNİN ÖNEMİ

Eskiden Sütçüler’imizde cenaze olduğunda Yukarı Mahalle’de merhum Aptullah Üney”in evinin arkasındaki dağın dibinde bulunan mersin dalıyla birlikte koparılarak tabutun üzerine koyulur ve cenaze mezarlığa bu şekilde götürülürdü. Çocukluğumuzda dağin dibindeki mersinden yolanları gördüğümüzde birinin vefat ettiğini anlar, aile büyüklerimizde cenazenin kim olduğunu merak eder ve öğrenmeye çalışırlardı.

Bir sure önce merak edip oralara çıkanlardan mersinin halâ orada olduğunu öğrendim.( Yıllar önce Alanya’da bir arife günü MEZAR ZİYARETİ için yapraklı mersin dalının satıldığını görmüştüm. Bu bakımdan mersinin özel dini günler için kullanılmasının bir ayrı bir anlamı olduğunu düşünüyorum)Ama ne yazık ki bu adetimizde terk ettiklerimiz arasında yerini aldı Tıpkı definden sonra üç gün sabah namazından sonra yaptığımız mezar üstü ziyaretleri ve cuma akşamları tütüttüğümüz GÜNLÜK adetlerimiz ve niceleri gibi.(Bu adetimiz hatırlatmamıza vesile olduğu için Ahmet Güleç’e teşekkürlerimizle )

S Ü T Ç Ü L E R ‘ İ M İ Z D E H A L I C I L I K

Yıllar yıllar önce Isparta ve diğer ilçelerinde olduğu gibi Sütçüler’imizde  ve köylerinin tamamında  nerdeyse ilçemizin her evinde,evin genç kızları, gelinleri tarafından halı dokunurdu. Buradan elde edilen gelirle evin ufak-tefek masrafları görülür ve hatta bu parayla evin genç kızının çeyizi bile hazırlanırdı.

Bundan yaklaşık 50-60 yıl önce Sütçüler’imizde halıcılık öyle önem kazanmıştı ki; halıcılar kooperatifi kurulmak suretiyle iş daha organizeli bir hale getirilerek; Sütçüler’imizde halıcı ustaları ve tüccarları bile yetiştirilmiş ,böylece  iplik ve tezgah ve sair malzemeler temini kolaylaştırılmıştı.

Halıyı genellikle evin genç kızları veya gelini dokurdu. Halı tezgahlarından küt-küt diye yükselen kirkit sesleri halıyı dokuyanların okuduğu türkülere karışıp giderdi . (kirkit; dokunan halının ipliklerini yerine oturtmak için kullanılan metal beş parmak)

Zamanımızda artık hiçbir evden ne kirkit sesi gelmediği gibi bu seslere eşlik eden mani ve türküler okuyan genç kızlar da kalmadı artık. 

“ Halıcılar Kooperatifi “ ise çoktan kapandı.

Zira Sütçüler’imizde ve tüm Isparta’da el dokuma halı ve halıcılık biteli çok oldu ve tarihe  karıştı yani makine halısına yenik düştü.

Şimdi her yerde makine halısı var.

Isparta halısının adı ve resimleri kaldı yadigâr …

Tıpkı yukarıdaki  resimdeki  gibi..

 

Isparta’da 18 yaşındaki Melih Zeybek,belediye meclis üyeliği için aday adayı oldu

Isparta’da 18 yaşındaki Melih Zeybek, 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde Belediye Meclisi Üyeliği adaylığı için başvuru yaptı. 
  Isparta Belediyesi Meclis Üyeliği için AK Parti’den aday adayı olan 18 yaşındaki Melih Zeybek, Isparta’da şu ana kadar meclis üyeliği için başvuruda bulunan en genç aday oldu. Hazırladığı başvuru evraklarını AK Parti Isparta Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Levent Aytekin’e teslim eden Zeybek, yaşadığı ilde en genç aday adayı olması dolayısıyla mutluluk duyduğunu ifade etti. Zeybek, yaptığı açıklamada, “Ben, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘Gençler şahlanışımız ve yükselişimiz sizsiniz’ sözüyle bu yola çıktım” dedi. 
  Melih Zeybek, “Siyasette gençlerin de söz hakkı olması lazım artık. Belediyenin işi sadece yol yapmak, inşaat ruhsatı vermek olmamalı. Gençlerin sosyal yaşam alanları ve gençlere yönelik tiyatro salonları, spor aktiviteleri yapabilecekleri yerler de oluşturulmalı. Bunların yanında mahallelerde gençlerin toplanıp sohbet edebileceği, derslerini çalışacağı ortamlar oluşmasında elimden geleni yapmak istiyorum” diye konuştu.  (www.ispartahaber.com)

MAÇ ÖNCESİ 500 GÜVERCİN UÇURDU

SEN HAVALARDA UÇ DİYE

Isparta Davrazspor Kepez maçı öncesi Davrazspor havalarda uçsun yenilgi yüzü görmesin diye Isparta Gazeteceiler Derneği girişimiyle 500 güvercin maçmaç öncesi havaya bırakıldı. Başkan Ali Bolat da beyaz güvercin uçurdu. (lıntıdır.Bir zamanların efsane takımı HACETTEPE’de maçlardan önce güvercin uçururdu)

BUNDAN 58 YIL EVVEL ANKARA’DA BİR HEMŞEHRİ GRUBU KÜTÜK DAVARI YEMEĞİNDE 

 

(Soldan sağa ön sıra) Adnan Doğankaya (çocuk) babam Etem Doğankaya,hemen arkasındaki Osman Doğankaya (amcam) ortadaki Hüseyin Karabulut (Karabey) arkada sağdan ikinci ağabeyim Hasan Ali Doğankaya,arkada iki kişinin arkasındaki ise Mehmet Uyankaya. 

Eskiden Erkek çocuk dünyaya gelince KÜTÜK atmak diye bir gelenek vardı.Eşe dosta yakın akrabaya   dünyaya gelen  erkek çocuk için  yemek verilir buna da KÜTÜK denirdi. 

Vicdansızlar! Sosyal medyada tepki yağdı

Vicdansızlar! Sosyal medyada tepki yağdı

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, bir atın, hareket halindeki kamyonetin kasasına iple bağlanarak koşturulması büyük tepki çekti.

Örnekköy Mahallesi’nde seyreden ve kasasında bir at bulunan kamyonetin arkasına, başka bir at boynundan iple bağlandı.

Hareket halindeki kamyonetin kasasına bağlanarak koşturulan atı görenler, fotoğraflarını çekip sosyal medyadan paylaştı.(www.gunhaber.com)

Antalya’da ağlatan açılış

Antalya da ağlatan açılış

Hakkari’de 1 Ağustos’ta, PKK’lı teröristlerce yola tuzaklanan patlayıcının, asker eşi Nurcan Karakaya’nın otomobille geçişi sırasında patlatılması sonrası şehit olan 11 aylık Bedirhan Mustafa Karakaya bebeğin adına, Antalya’da turizmci Tolga- Manolya Cömertoğlu çifti anaokulu yaptırdı.

‘HİÇ BİR DİLLE ANLATAMAZSINIZ’

Anaokulunun açılışında konuşan Bakan Soylu, hayatında belki de ilk kez 11 aylık bir bebeğin adının verildiği bir eserin açılışında olduğunu belirterek, “Onun isminin başında da şehit yazıyor. Gencecik annesiyle, Nurcan Hanım’la beraber şehit olmuş bir bebeğin ismi. Tesadüfen falan değil, planlanmış, ayarlanmış, onlar geçerken patlatılmış haince bir tuzakla şehit edilmiş bir bebek ve gencecik annesi. Bunu hiçbir dille, hiçbir edebiyatla anlatamazsınız” dedi.(www.gunhaber.com)

 

Göç işte böyle önlenir

Denizli’nin Çameli ilçesinde yapılan çalışmalarla son iki yılda örtü altı serada yetiştirilen domates üretimi arttı. Daha önce her yıl göç veren ilçede Tarım Danışmanlık Ofisi’nin kurulmasının ardından, serada domates üretimi yapan üretici sayısı 8’den 140’ın üzerine çıktı. Üretilen ‘Çameli kınalısı’ cinsi domatesler Avrupa ve Arap ülkelerine ihraç edilip, iç pazarda satılırken, üreticinin cebi para gördü, istihdam sağlandı, göç tersine çevrildi.

Alabalık üretimi ve hayvancılıkla öne çıkan Çameli ilçesinde iki yıl öncesine kadar 8 çiftçi, toplam 10 dönüm serada domates yetiştirip, pazarlarda satıyordu. Tarım dışında çalışma alanı sayılı olan ve bu nedenle sürekli göç veren ilçede, Çameli Belediyesi’nin öncülüğünde Tarım Danışmanlık Ofisi kuruldu. Ziraat mühendislerinin danışman olarak görev aldığı Ofisin ilçede yaptığı araştırmada, iklimin, özellikle yerli ırk olan ‘Çameli kınalısı’ domates üretimine uygun olduğu belirlendi. Bunun üzerine domates üretiminin artırılmasına yönelik adımlar atılmaya başlandı. Ofis, ilçede ve kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşları serada domates yetiştirmeye özendirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda 2 yıl öncesine kadar 8 olan üretici sayısı kısa sürede 140’ın üzerine çıktı. Üreticilerin sayısının artmasıyla birlikte daha önce 8 üreticinin 10 dönüm serada ürettiği domates, şimdi 140’ın üzerinde çiftçinin kurduğu toplam 500 dönümlük serada yetiştirilmeye başlandı. Üretilen domatesin yerli cins olması, etli yapısı ve köy domatesine benzemesi nedeniyle iç ve dış pazarda yer buldu. Tarım Danışmanlık Ofisi’nin yaptığı çalışmalarla, ilçede domates üretimi 20 bin tonu buldu. Bu nedenle seralarda istihdam da arttı. Domates üretiminin artmasıyla sürekli göç veren ilçe, kaderini tersine çevirip göçü önledi. Domatesler, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Arap ülkelerine ihraç edilirken, iç pazarda marketlerde satılıyor.(www.odatv.com)

DEMİREL’İ ZİYARET

9.CUMHURBAŞKANI MERHUM SÜLEYMAN DEMİREL’İ ZİYARETİMİZ.

Soldan sağa (Ön sıra) Ahmet Çetinkaya,Salih Türkyılmaz,Mehmet Kızıl,Halil Yıldız,Demirel,Abdullah Bilgiç,Ahmet Bilgi,Mustafa Doğankaya.(Arka sıra;Mehmet Turan,Ömer Demirtaş,Ömer Ali Ayhan,Mustafa Özsüt.

Ziyaret Sebebi;Sütçüler Hidroelektrik Santralı ile ilgili bürokratik ve finansal konuların aşılması ile ilgili  yardım talebi.Tarih;1994 olabilir.Vefat edenlre Allah’tan rahmet diliyoruz.

 

ÖĞRETMENİN HALİ ORTADA

ÖĞRETMENİN HALİ ORTADA

Türk Eğitim-Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumlarını, mesleki sorunlarını tespit edebilmek amacıyla bir anket çalışması gerçekleştirdi.  Ankete göre öğretmenlerin büyük bölümü kredi kartı borçlusu. Öğretmenlerin yüzde 30’u şiddete maruz kalmış. Öğretmene göre en büyük sorun liyakatsız idarecilerin işbaşında olması    

100 BİN ATAMA BEKLİYORUZ

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Balaban, “2019 yılında atanacak öğretmen sayısı ise 20 bindir. Kaldı ki Bakanlık, 2018 yılında da Ak Parti iktidarının bugüne kadarki en az atamasını yapmıştır. 400 bin öğretmen atama beklerken, 100 bine yakın öğretmen açığı varken, geçtiğimiz eğitim-öğretim yılı verilerine göre 63 bin 656 ücretli öğretmen görev yaparken, 2019 yılı için 20 bin atama yapılacağının açıklanması hayal kırıklığı yaratmıştır. Bakan Selçuk’tan talebimiz, 2019 yılında 20 bin değil, 100 bin öğretmen ataması yapmasıdır” dedi.

Anket sonuçlarını yorumlayan Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Balaban , “Öğretmenlerin yüzde 72.3’ünün kredi kartı borcu bulunmaktadır. Kredi kartı borcu bulunanlara bunun miktarını sorduk. Buna göre yüzde11.7’si 5.000-10.000 TL, yüzde 21’i 10.001-30.000 TL, yüzde 6’sı da 201.000 TL ve üzerinde borcu olduğunu ifade etmiştir. Ankete katılanların yüzde 19.4’ü altın ya da döviz borcu var.  Öğretmenleri en çok gıda ürünlerine yapılan zam etkiledi. Ankete katılan öğretmenlere “Son yapılan zamlardan en çok hangisi bütçenizi etkiledi?” sorusunu yönelttik. Buna göre yüzde 63.7’si gıda ürünleri, yüzde 22’si yakıt (benzin, motorin), yüzde 7.8’i elektrik, su, yüzde 3’ü doğalgaz, yüzde 3’ü giyim ürünleri, yüzde 0.5’i de toplu taşıma cevabını verdi.  Ankete katılanların yüzde 96’sı son bir yıl içinde alım gücünün azaldığını, yüzde 3’ü aynı seviyede olduğunu, yüzde 1’i de arttığını söyledi.  Ankete katılanlara “Alım gücünüz azalıyor ise bu en çok hangi durumu ortaya çıkarıyor?” sorusunu yönelttik. Buna göre yüzde 41.3’ü giyim, barınma, ısınma v.b. ihtiyaçlarımızda kısıtlama yapıyoruz, yüzde 24.5’i sosyal, kültürel faaliyetlerimiz azalıyor, yüzde 12.1’i psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden oluyor, yüzde 10.2’si aile içi tartışmalara yol açıyor, yine yüzde 10.2’si yeterli ve dengeli beslenmemize engel oluyor derken; yüzde 1.7’si herhangi bir etkisi olmuyor cevabını verdi. Ankete katılanların yüzde 26.2’si ek iş yaptığını, 73.8’i ek iş yapmadığını ifade etmiştir.  “Döviz artışı nedeniyle başta gıda maddeleri olmak üzere tüm gider kalemlerimizde artış olması ve enflasyonun artması nedeniyle memurlara ek zam yapılmalı mıdır?” sorusuna ankete katılanların yüzde 98.4’ü evet cevabı vermiştir.

55 YILDIR SU İÇMİYOR

55 YILDIR SU İÇMİYOR

56 yaşında olan Uğur Tekeli, 1 yaşından bu yana su içmediğini ileri sürüyor. Aslen Konyalı olan ve Isparta’ya Koah hastalığı nedeniyle Şehir Hastanesine gelen Tekeli, “55 seneden bu yana su içmiyorum. Bana bir damla su verildiği zaman olduğum yere düşüp kalıyorum. Çay, asitli kola ve soda içebiliyorum” dedi. Doğuşundan bu yana su içmediğini ileri süren Tekeli, çay asitli kola ve soda içerek sıvı kaybını karşılıyor. Tekeli, “1962’de Konya’nın Ereğli ilçesine bağlı yıldızlı köyündenim. Herkes beni susuz dayı olarak bilir. Eşim 14 sene önce vefat etti. Benim hiç kimsem olmadığından dolayı huzur evine müracaatta bulundum. Çocukluğumdan bu yana su içmiyorum. Benim doğuştan böbreğimin biri ve karaciğerim olmadığından dolayı doktorlar bile hayretler içinde kaldı. Biz bu şekilde Türkiye’de 4 kişiyiz. 55 seneden bu yana su içmiyorum. Bana bir damla su verildiği zaman olduğum yere düşüp kalıyorum. Çay, asitli kola ve soda içebiliyorum. Sade gazozda içemiyorum, meyveli gazoz içiyorum. Su verildiği zaman hemen düşüyorum. Bunu yurtta keşfetmişler. Hastaneye sevk ediyorlar, hastanede ortaya çıkıyor. Belgelerim var. 5 yaşında düşüp bayılma nedeniyle doktora götürmüşler. Su verdiklerinde yine düşüp bayılıyormuşum. Doktor teşhis koyuyor. Karaciğer parçası şeklinde ufak bir parça meydana geliyor, bu parçayı da benden daha sonra alıyorlar. Belgelerim de var. Bu belgelerinde sunacağım. Yüce Rabbim benim bazı organlarımın olmamasına rağmen yaşatıyor. Allah herkese sağlık versin” dedi. Ayrıca Tekeli, daha önce bir çok televizyon programına çıktığını belirtti. Tekeli, ayrıca Isparta Şehir Hastanesine sık sık gelerek koah hastalığıyla ilgili tedavisinin sürdüğünü de sözlerine ekledi. SON32

ISPARTA'DA KIMLIGI BELIRSIZ BIR KISI TARAFINDAN AGACA BANTLANAN KARTONDA, "IMDAT. BEN OLUYORUM, YAKINDA DAMARLARIM KURUYACAK, YARDIM ISTIYORUM" DIKKATI CEKTI.(FOTO:ISPARTA-DHA)

ISPARTA’da kimliği belirsiz bir kişi tarafından ağaca bantlanan kartonda, “İmdat. Ben ölüyorum, yakında damarlarım kuruyacak, yardım istiyorum” dikkati çekti.

Kaymakkapı Meydanı’nda bir ağaca sarı kartonun üzerine renkli kalemlerle yazılıp, bantlanan yazı görenleri şaşırttı. Kartonda “İmdat. Ben ölüyorum, yakında damarlarım kuruyacak, yardım istiyorum” yazısı yer aldığı görüldü. Çevredeki esnaf yazıyı ağaca kimin yapıştırdığını görmediklerini belirtirken, yazıyı kimin yazdığı tespit edilemedi.(www.gunhaber.com)

Antalya’da sahil onlara kaldı

Antalya da sahil onlara kaldı

ANTALYA’da biten yaz sezonunun ardından sahiller tatilciler yerine, ellerinde dedektörle değerli eşya ve madeni para arayanlara kaldı.

Konyaaltı sahiline, kent merkezine yakın bir ilçeden gelen, isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi, gün boyu dedektörle dolaştı. Elindeki elektronik cihazın çıkardığı sesleri kulaklıkla dinleyerek madeni para ve metal eşyaları kumun altından çıkaran kişi, bunu eğlenmek için yaptığını dile getirdi. Bu kişi, “Burada hem güneşin hem de güzel havanın tadını çıkarıyorum. Aldığım metal detektörüyle de sahilde yürüyorum. Şu ana kadar birkaç lira ve bol miktarda amatör balıkçıların kullandığı balık kurşunu buldum” dedi.

(www.gunhaber.com)İbrahim LALELİ/ANTALYA, (DHA)

Isparta’ya 1 milyon gül dikilecek!

AW552313-02

Isparta’ya 2 yılda 150 çeşitlik 1 milyon gül dikilecek  
 
– Isparta Belediyesi 2 yıl önce kendisine hedef olarak belirlediği şehre 1 milyon gül dikimi projesinde ikinci etaba geçti. Bu dikim sezonuna kadar şehre 72 çeşitten oluşan 500 bin gül diken Isparta Belediyesi, bu dikim sezonunda da çeşitliliği 150’ye çıkarırken, gül sayısını da 1 milyon adede ulaştırıyor.   
  Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından bir hafta önce dikim çalışmalarına başlanan ve şehrin 3 ayrı noktasında devam eden çalışmaları inceledi. Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, kentte bir milyon ağacın yetiştirildiğini hatırlatarak, “Isparta’mız diktiğimiz güllerle birlikte de, açık hava gül müzesine dönüşüyor. Artık her mevsimde şehrimizde gül görebiliyoruz. Isparta gülde dünya merkezidir” dedi. 

  Günaydın: “Bu çalışmalarımız Isparta’mızda yüz güldürsün” 
  Park Bahçeler Müdürlüğü tarafından devam eden gül dikim çalışmalarını inceleyen Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “İlimizde çok yoğun bir şekilde gül dikimi çalışmaları yapıyoruz. Bu gül dikim çalışmalarında tüm vilayetlere göre farklı bir çalışma sağlıyoruz. Geçen ve önceki sene Isparta’mıza 500 bin gül dikmiştik. Bu diktiğimiz güllerden sonra bir hedef seçmiştik ve ilk hedefimiz bir milyon gül dikmek. Ağaç üzerinde bir hedef koymuştuk ve uzun yıllar bu hedefin üzerinde koşturmuştuk, bir milyon ağaç şehrimizde yetiştirmiştik. Şimdi de gül olayına geçtik, şu ana kadar 72 çeşitten oluşan 500 bin gül diktik.(www.ispartahaber.com.tr)

evlet Millet El Ele Zehirle Mücadeleye!

Sav Kasabası Belediyesi öncülüğünde, Uyuşturucu ile Mücadele Derneği (UYUMDER) ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da katılımıyla ‘Devlet Millet El Ele Uyuşturucuya Hayır’ yürüyüşü düzenlendi.

Yürüyüşe Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar, UYUMDER Başkanı İbrahim Uzunköprü, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bağımlılıktan kurtulan gençler, aileler ve çocukları katıldı. Kalabalık bir grup halinde Sav Kasabası Aşağı Mahalle’de toplanan grup, ellerindeki döviz ve pankartlarla beraber kasaba meydanına kadar slogan atarak yürüdü.

Meydanda sona eren yürüyüşün ardından, Türkiye’nin birçok ili, ilçesi ve köyünde kanayan bir yara haline gelen madde bağımlılığı konusunda mücadele ile ilgili herkese bir görev düştüğünü vurgulayan Sav Belediye Başkanı Mustafa Avşar, “Uyuşturucu sorunu, hepimizin ortak sorunudur. Uyuşturucuya bağımlı kişi, sadece kendine değil, ailesine, çevresine zarar vererek, son derece etkili bir hastalığa sahiptir. Bu konu, herkesin elini taşın altına koyması gereken bir sorumluluktur. Sav Belediyesi olarak bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte, elimizden geldiğince halkımızı bilgilendirmeye çalıştık. Sorun gerçekten vahim. Beldemizde yaşanan olaylar hepimizi derinden sarstı. Üzüntümüz büyük. Ülkemizden bu belayı atmanın yollarını aramalıyız” dedi.(www.ajans32.com)

O okuldaki öğrencilerin küfür etmesi yasaklandı
Isparta’daki orta okulda ‘Küfürsüz Hava Sahası’ Projesi
Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım:
"Projenin, önce ilimize sonra da ülkemize bir örnek teşkil edeceğini düşünüyorum"

Isparta IYAŞ Selçuklu Ortaokulunda hayata geçirilen ’Küfürsüz Hava Sahası’ Projesi ile tüm öğrencilerin, evde-okulda, sosyal ve sanal alanlarda küfürlü ve argolu konuşmaları yasaklandı. İlk adım olarak okulda ‘Küfürsüz Hava Sahası’ oluşturulması amaçlanırken, projenin Isparta ve Türkiye genelindeki diğer okullara yayılması amaçlanıyor.
Isparta IYAŞ Selçuklu Ortaokulunda sosyal alanda daha sağlıklı bir nesil yetişmesi adına ‘Küfürsüz Hava Sahası’ isimli proje hayata geçirildi. Projenin açılışı için okul bahçesinde tören düzenlendi. Törene Isparta İl Emniyet Müdürü Halil Turan Erol, İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım, Isparta Gazeteciler Cemiyet (IGC) Başkanı Şevket Karahan, Okul Müdürü Ramazan Tezcan, öğrenci ve öğretmenler katıldı.(www.ajans32.com)

Tek ayakkabı-lık dev mutluluk, mutlaka okuyun
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
– Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
– Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
– Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
– Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
– Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler…
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
– Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
– Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp:
Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
– Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
– Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
– İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
– Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.
Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
– Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
– Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?
– Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş
değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
– Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.
Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
– Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!’
demişti.
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir.(Akıntıdır)

Artık haritalarda yer almayacak

Artık haritalarda yer almayacak

                Türkiye’de birçok gölün bir arada bulunması nedeniyle “Göller Bölgesi” olarak bilinen alandaki göllerden bazıları, kururken, bazıları da kurumaya yüz tuttu…

                Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun, yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını belirtti.

                Doğan Haber Ajansından Hasan Demirbaş’ın haberine göre; Türkiye’nin güneyinde, daha çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi, bu unvanını kaybetmeye doğru ilerliyor. Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Acıgöl, Suğla, Ilgın, Işıklı, Salda ve Kovada gibi irili ufaklı gölleri bünyesinde bulunduran Göller Bölgesi’nde suyu olmayan ya da günden güne kuruyan göller gündeme geliyor. Bilim insanları, sık sık Burdur Gölü’nün öldüğünü belirterek, gölün kalan kısımlarının kurtarılması için çağrıda buluyor. Nasreddin Hoca’nın “Ya tutarsa” diyerek maya çaldığı rivayet edilen Akşehir Gölü’nün önemli bölümü de kayboldu. Gölün, araçla üzerinde gezilebilecek kadar bölümü tamamen kurudu.

                EĞİRDİR VE SALDA’DA SULAR ÇEKİLİYOR

                Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde meydana gelen azalma, bilim insanlarını tedirgin etti. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü, kirlilik riskiyle karşı karşıya kaldı. Son dönemde tatilcilerin gözde ziyaret yerleri arasında bulunan Salda’daki kirliliğin devam etmesi durumunda gölün bazı özelliklerini kaybedeceği belirtiliyor.

                “ÖNLEM ALINMAZSA, DİYE CÜMLE KULLANAMIYORUM”

                Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, Türkiye’nin su kaynakları açısından zengin ülkeyken, bu durumunun tartışılır hale geldiğini aktardı. 20 yıl önceki belgesellerde, Türkiye için “Kurumaya yüz tutmuş su kaynaklarımız olacak” vurgusu yapıldığını dile getiren Yüklü, “Şu anda o senaryonun içine girdik. Ne yazık ki kurumuş ve kurumaya yüz tutmuş göllerimiz var. Suyun çok az aktığı akarsularımız var. ‘Önlem alınmazsa’ diye bir cümle kullanamıyorum; çünkü önlem aşamasını artık geçtik. Acil eylem planını hayata geçirerek çözümler üretmeliyiz. Bunları yapmazsak kalan sularımız da tükenecek” dedi.

                               KAÇAK SONDAJ EN FAZLA KONYA’YI TEHDİT EDİYOR

                Akarsular üzerine plansızca kurulan göletlerin, göllerin kurumasına neden olduğunu aktaran Atakan Yüklü, kaçak sondajların göllerin kurumasına büyük oranda yol açtığını kaydetti. Yüklü, “Türkiye’de çok fazla kaçak sondaj var. Şu anda Konya’da büyük obruklar ve göçükler var. Ne yazık ki bunlar Konya kent merkezine doğru ilerliyor. Bilinçsizce yapılan sondajlarla yeraltındaki sular çekiliyor ve boşluklar ortaya çıkıyor. Futbol sahası büyüklüğündeki göçmeler tehlikenin habercisi. Sondaj makineleri zarar görmesin, diye çiftçiler kışın bile sondajlarını çalıştırıyor. Böylelikle tatlı su kaynaklarımız kuruyor. Kaçak sondajları engellememiz gerekiyor. Jeofizik etütlerinin yapılması gerekiyor. Gölleri besleyen akarsuların üzerine gölet kurmamamız gerekiyor. Eğer bunları yapabilirsek göllerimizin bazılarını kurtarabiliriz” diye konuştu.

KAYMAKAMIMIZ RAZİYE BALCI MÜZESİNİ ZİYARET ETTİ

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, iç mekan

İlçemiz Boğazköy köyümüzde ikamet eden Raziye BALCI hanımefendiye Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN iadeyi ziyarette bulundular.
Raziye Balcı Etnografya Müzesinde de incelemelerde bulunup bilgi alan Sayın Kaymakamımız kendisi için ayrılan ziyaretçi defterini doldurdular.(Bu  bilgiler Sütçüler Kaymakamlığından alınmıştır)

KAYMAKAMIMIZADN KAIMLAR JANDARMA KARAKOLUNU ZİYARET

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, ağaç, açık hava ve doğa

Kaymakamımız Sayın Mubin DEMİRKIRAN, ilçemiz Kasımlar Köyü Jandarma Karakolumuza ziyarette bulundu. Vatani görev bilinci içeresinde yurdun dört bir yanından gelen Mehmetçiğimiz ’in davetini kırmayan Kaymakamımız askerlerimizle tanışıp sohbet ettiler.
İlçemiz Jandarma Komutanı Teğmen Gökhan ÜRE’ den bölge asayiş ve güvenliği hakkında bilgi alıp incelemelerde bulundular.(Bu bilgi ve resimler Sütçüler Kaymakamlığından alınmıştır)

KAYMAKAMLIK VELEYBOL TURNUVASI

 

Otomatik alternatif metin yok.

 

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Bul yıl dördüncüsünü düzenlenecek olan Sütçüler Geleneksel Voleybol Turnuvasının kura çekimi Sütçüler Kaymakamlığı’nda Sayın Kaymakamımız Başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Kura sonucunda eşleşen takımlardan A Grubunda seçilen takımlar; Ayvalıpınar Spor, Sütçüler MYO Spor, Sütçüler Emniyet Spor, Sütçüler Jandarma Spor’dan oluşmaktadır. B Grubunda seçilen takımlar ise; Çandır Spor, Kesme Spor, Sütçüler Orman Spor, Sütçüler ÇPL Spor’dan oluşmakta olup fikstür aşağıdaki gibi oluşturulmuştur. (Alıntıdır)

Görüntünün olası içeriği: bitki, ağaç, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ağaç, açık hava ve doğa

Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN, ilçemiz Beydili köyümüze “Köy Ziyaretleri Kapsamında” ziyarette bulundular.
Vatandaşlarımızla bir araya gelen Kaymakamımız DEMİRKIRAN, sıkıntı ve istekleri bizzat yerinde dinleyip incelemelerde bulundular. Köyümüz içerisindeki Şehit Baş Komiser Mustafa YILDIRIM’ın ailesine ziyarette bulunup halk ağzı ile “Eski Köy” olaraktan bilinen Eko Kültür Köyümüz de vatandaşlarımızın misafirleri olup incelemeler de bulundular.(Alıntıdır)


Isparta’nın Yalvaç ilçesinde telefonla aradığı kadına kendisini polis olarak tanıttıktan sonra, banka hesaplarındaki para ve ziynet eşyalarını hırsızlık olayına karıştığı ve üzerlerinden parmak izi alınması gerektiği yalanını uyduran kişi 90 bin TL nakit para, döviz ve altın dolandırdı. Dolandırıcıların bir süre sonra aynı şahsı araması üzerine hareket geçen jandarma, şüpheliyi ikinci teşebbüsünde suçüstü yakaladı. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz pazartesi günü Yalvaç ilçesine bağlı Kozluçay köyünde ikamet eden N.K.’yi arayan telefon dolandırıcıları, kendilerini savcı, jandarma ve polis olarak tanıttıktan sonra, hesaplarındaki para ve altınların bir hırsızlık olayına karıştığını söyledi.

Bu nedenle hesabındaki paraların çekilerek kendilerine teslim edilmesi ve parmak izi almaları gerektiği yalanını uyduran dolandırıcılar, N.K.’den Yalvaç merkezde buluşarak para ve altınları teslim alacaklarını söyledi. Dolandırıcılar N.K. ile buluşarak 90 bin TL, 5 adet burma bilezik, 1 adet gerdanlık, 1 adet tam altın, 1 adet yarım altın, 2 adet küpe, bin 800 Euro ve pasaportu alarak olay yerinden ayrıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan kadın, Jandarmaya giderek şikayetçi oldu. İkinci teşebbüste suçüstü yakalandı Isparta İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler olayla ilgili çalışma başlatırken, dolandırıcılar kısa süre sonra yaşlı kadını tekrar aradı. Kadın jandarmanın kontrolünde dolandırıcılarla bulaşmaya gitti. Bu sırada operasyon düzenleyen jandarma, şüpheli A.T.’yi suçüstü yakaladı. Gözaltındaki işlemleri tamamlanan A.T. sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. (www.haber32.com)

Ispaçocuklara trafi eğitimi ile ilgili görsel sonucurta İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timleri tarafından sorumluluk sahası içerisindeki kasaba ve köylerde bulunan okullarda öğrencilere yönelik trafik bilgilendirme seminerleri veriliyor.

“Ağaç Yaşken Eğilir…”

 Isparta İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timleri tarafından sorumluluk sahası içerisindeki kasaba ve köylerde bulunan okullarda öğrencilere yönelik trafik bilgilendirme seminerleri veriliyor.

Ülkemizde meydana gelen trafik kaza istatistikleri incelendiğinde; insan faktörünün önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Trafik kazalarına, hız, alkollü ve uykusuz araç kullanmak başta olmak üzere yaya kusurları ve eğitim eksikliklerinin neden olduğu tespit edilmiştir.

Trafik eğitimin uzun bir süreç olduğu göz önünde bulundurularak, geleceğimiz olan öğrencilerimizi trafik konusunda daha duyarlı ve bilinçli hale getirmek, trafik eğitimlerine katkıda bulunmak, trafik kazalarını asgariye indirerek can ve mal kaybını azaltmak için kasaba, köylerde vatandaşlara, okullarda ise öğrencilere yönelik eğitici seminerler verilmeye başlandı.

Bu kapsamda; İl Merkez Aliköy İlköğretim Okulu öğrencilerine Asayiş Şube Müdürlüğü Trafik Kısım Amirliği ile birlikte Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timi ile beraber öğrencilere yönelik trafik eğitimi verildi. Trafik timleri tarafından kullanılan araç ve gereçlerin tanıtımının yapıldığı eğitimde; 4 adet akülü araba ile çocuklara emniyet kemeri kullanımı, trafik işaretleri ile yaya geçidi kuralları hakkında uygulamalı olarak trafik eğitimi verildi.

           Ayrıca, Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği tarafından okula gidiş ve gelişlerde dikkat edilecek hususlar, önemli telefon numaraları, servis araçlarında dikkat edilecek hususlar ile ilgili konularda bilgilendirme faaliyeti icra edildi.(www.ajans32.com)

/uluborlu-da-tarihe-isik-

SELÇUKLU MİRASI SAHİPSİZ DEĞİL ULUBORLU’DA 5 BİN YILLIK TARİH VAR

Belediye, Baltabey ve Karacabey hamamlarının röleve projelerini tamamlayıp, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü’nün onayını aldı. Uygulama projesi için Isparta Müze Müdürlüğü denetiminde temel temizlik kazısı yapılıyor.
Haber32 – Bilinen tarihi 5 bin yıllık olan ve Helenistik çağdan bu tarafa izlerin bulunduğu Uluborlu’da tarihe sahip çıkılıyor. Uluborlu Belediyesi, tarihi mirasın ayağa kaldırılması, izlerinin silinmemesi için çok önemli çalışmalara imza atıyor. Tarihe ve kültürel mirasa duyarlı bir yaklaşım gösteren Uluborlu Belediyesi, Selçuklu döneminin en önemli eserleri arasında gösterilen Baltabey ve Karacabey hamamlarını restore ettirecek. Belediye mülkiyetindeki 2 tarihi hamamın röleve projeleri tamamlandı. Anıtlar Kurulu, röleve projesini onayladı, uygulama projesi için Uluborlu Belediyesi’nden temel temizlik kazısı istedi. Hamamın dip kazısı tamamlandıktan sonra uygulama projesi hazırlanacak ve kurulun onayına sunulacak.

Haber32 – Korkmadan, Cesurca!

SDÜ’NÜN BÜTÇEDİ 410 MİLYON TL.

Yükseköğretim kurumlarına 2019 yılı için verilmesi öngörülen bütçe ödeneği 33 milyar liraya yaklaşırken Süleyman Demirel Üniversitesi’ne gelecek yıl için 419 Milyon 747 bin TL, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne ise 140 Milyon 201 Bin TL öngörüldü.(www.ajas32.com)

YILLARA GÖRE SDÜ BÜTÇESİ
2016 359.9 milyon
2017 401 milyon
2018 416 milyon
2019 419 milyon
GÜLSES GAZETESİ

Eğirdir Tren Garı, Eğirdir Belediyesine kiralandı

Eğirdir Tren Garı, Belediye tarafından peyzaj ve restorasyon projeleri hazırlandıktan sonra kullanım hakkı Eğirdir Belediyesi’ne ait olacak.
TCDD 7. Bölge Müdürü Adem Sivri’yi makamında ziyaret eden Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Eğirdir Tren Garı hakkında önemli görüşmeler yaptı. Eğirdir Tren Garı ve açık alanı Eğirdir Belediyesine kiralandı.
TCDD 7. Bölge Müdürlüğü ile Eğirdir Belediyesi arasında protokol imzalandı. Yapılan kiralama protokolünde Eğirdir Tren Garı’ndaki 2 adet bina ve açık alanı, Eğirdir Belediyesine kiralandı.  Eğirdir Tren Garı, Belediye tarafından  peyzaj ve restorasyon projeleri hazırlandıktan sonra kullanım hakkı Eğirdir Belediyesi’ne ait olacak.  Tarihi Eğirdir  Tren Garı, lokomotifi, güzel bir peyzaj projesiyle Eğirdir halkının ve Eğirdir’e gelen misafirlerin ziyaret edip hatıra fotoğrafı çekilebileceği bir alan olarak düşünülüyor.
Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personeli Harita Mühendisi Ebubekir Genç ile birlikte yaptığı ziyarette TCDD 7. Bölge Müdürü Adem Sivri’ye misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, “Eğirdir’imize nostalji de olsa Trenin gelmesi, boş bulunan harabe binalarının aktif hale gelmesi, Garın korunmasını ve sahip çıkılması adına yapılan protokolün hem Demiryollarına, hem de Eğirdir’imize hayırlı olmasını diliyorum. Gerekli çalışmaları yaparak Tarihi Tren Garı’nı cazibe merkezi haline getireceğiz.” dedi.
Yapılan görüşmeler neticesinde, Gar binalarının restorasyonu ve Isparta – Eğirdir tren yolunun rehabilitasyon çalışmaları için 2 ayrı ihale yapıldığı, firmaların çalışmalarına başladığı ve en kısa zamanda nostaljik trenin hizmete gireceği bilgisi alındı.(www.egirdirakingaztesi.com)

120 sorunun 80’ini verdiler

sınav sorusu çalınması ile ilgili görsel sonucuKastamonu’da  FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında dava açılan Jandarma Astsubay Faruk G.’nin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz sanık Faruk G., mahkemedeki ifadesinde, himmet ve evlilik vaadiyle astsubaylık sınav sorularını kendisine verdiklerini söyledi.​

Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya “silahlı terör örgütü üyesi olduğu” iddiasıyla tutuksuz yargılanan Jandarma Astsubay Faruk G., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

“120 SORUNUN 80’İNİ GÖSTERDİLER”

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten Faruk G., mahkemedeki ifadesinde şunları söyledi:

“Bir gün adını hatırlamadığım biri, beni bir yere götürdü. Maaşımızın beşte birini himmet vermemiz, istedikleri kişiyle evlenmemiz ve istedikleri yere tayin istememiz konusunda yemin ettirdikten sonra soruları vereceklerini söyledi. Aynı zamanda bu görüşmeyi ve soruları aldığımızı söylemememiz konusunda da yemin aldılar. Ardından bize 120 sorunun yaklaşık 80’ini gösterdiler. Şıkları ezberlememizi istediler. Ben o dönem hem Kara Kuvvetleri hem de jandarma sınavına hazırlanıyordum. Hangi sınavın soruları olduğunu söylemediler, ama sınava girince jandarma astsubaylık sınavı soruları olduğunu anladım. 2016 Haziran ayında Hakkari’ye tayinim çıktığı için Kastamonu’daki görevimden ilişiğimi kestim. Hakkari’ye gitmek için önce Van’a gitmemiz gerekiyordu. Adını hatırlamadığım bir kişi, Kastamonu’da benimle görüşüp Van’da 14 Temmuz’da AVM önünde benimle irtibata geçecek kişiyi söyledi. Bu kişiyle ne zaman, nasıl buluşacağımı bana bildirdi. ‘İrtibat numarası yok mu?’ diye sordum. Bana, ‘O seni bulur’ diyerek vermedi. Bu örgütten kopmak istiyordum. Bunun iyi bir fırsat olduğunu düşünerek buluşma yerine gitmedim. Beni bir daha da arayan olmadı.”

Mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri tarihe erteledi.(www.odatv.com)

Antalya’da kasım güneşinde denize girdiler

Antalya da kasım güneşinde denize girdiler

Antalya’da 21 derece hava sıcaklığını fırsat bilenler sahilleri doldurdu. Konyaaltı Plajı’nde her yaştan insan denize girdi, güneşin tadını çakırdı. Deniz suyu sıcaklığının da 21 derece olması, yazdan kalma manzaralar oluşturdu. Çocuklar sahilde oyunlar oynadı. Kimileri denize taş attı, kimileri denize girerek eğlendi. Çocuklar eğlenirken, anne ve babaları da güneşin tadını çakırdı.

Kasım güneşi altında gün boyunca güneşlenenlere ise piknik yapanlar eşlik etti.(www.gunhaber.com)

İlknur YILMAZ Huzurevi Sakinlerinin Duasını Aldı

Eğirdir’de  İlİlknur YILMAZ Huzurevi Sakinlerinin Duasını Aldıİknur YILMAZ isimli bayan bugün Mevlid Kandili münasebetiyle Eğirdir Huzurevi sakinlerini ziyaret etti. Huzurevi sakinlerine ikramlarda bulunarak çiçek takdim etti, ellerini öptü. Huzurevi sakinlerinin mutlulukları gözlerinden okunuyordu.  Huzurevi sakinlerinin gönlünü ve duasını alan İlknur YILMAZ’ı tebrik ediyoruz. 
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

ISPARTA’DAN GÜLYAĞI TANKI SİPARİŞİ VERDİ

 

 

 

Mardin’e, Isparta’dan götürdüğü gülleri 300 dönümlük araziye dikmişti Memleketi Mardin’de kuracağı gülyağı fabrikası için kolları sıvayan şarkıcı Berdan Mardini, fabrikası için Isparta’ya gelerek gülyağı tanklarının siparişini verdi.

Berdan Mardini, 2019 yılı içinde açılışını yapacağı ve memleketine istihdam sağlayacağı fabrikasının açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da davet edeceğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Mardin’de 200 dönümlük araziye gül eken ve kilosu 15 bin eurodan satılan gülyağının fabrikasını kurmak için girişimlerde bulunarak devletten destek alan şarkıcı, fabrikası için gülyağının saklandığı tankların siparişini verdi.(Haber32 – )

Gül Kenti Güneykent PTT PULLARINDA

Güneykent Belediyesi Gül ve Yunus Emre konularında markalaşma sürecinde son hamlesini PTT pullarıyla yaptı. PTT tarafından üzerinde Güneykent Belediye logosu, gül bahçeleri ve Yunus Emre fotoğraflarının olduğu özel pullar basıldı.

Güneykent’in markalaşma hamleleri devam ediyor. PTT tarafından Gül Kenti Güneykent’e özel pullar basıldı. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, “Belediyemizin gül ve Yunus Emre konusunda markalaşma sürecinde son hamlesi belediye logolu, gül bahçesi fotolu, Yunus Emre görüntülü ve meşhur gül bahçesine giriş kapısı Gül Kenti Güneykent Tagının yer aldığı fotolar ile özel pullar basıldı.

Dört farklı görüntü ve değerde basılmış olan Belediye pulları posta gönderilerine Güneykent adına anlam ve değer katacak. Pullarımızın tesliminde bizatihi ziyaretimizde bulunan PTT Başmüdürü Yaşar Beye, Adem Beye ve Hüseyin Beye kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Tüm haber bekleyen herkesin haber ve müjdelerinin Gülistan olması Dileklerimle” ifadelerini kullandı.(www.ajans32.com)

(Güneykent Belediye başkanı gülün ve kasabasının reklamı adına neleri de kullanıyor.Kendisini tebrik ediyoruz.)

Eğirdir’de 55 Bin Lavanta Toprakla Buluştu

Eğirdir Sorkuncak Köyü’ne 55 bin adet lavandin (intermedia) cinsi Lavanta dikildi.

Bizim Eğirdir Platformu’nun (BEP) öncülüğünde Sorkuncak Köyü’nde 100 dönüm arazi üzerine 3×1 aralığında 55 bin adet lavandin (intermedia) cinsi Lavanta dikildi. Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde tahsis edilen 100 dönüm arazi Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerince temizlenip taraklanırken, Eğirdir Gölü’ne kuşbakışı bakan bu araziye dün 55 bin adet lavanta fidanı dikildi.

Törende Kaymakam Akdaş, “100 dönüm araziye 50 bin lavanta fidanı toprakla buluşacak. Ben inanıyorum ki bu oluşum Eğirdir Turizminin geleceği için çok önemli. Eğirdir görsel peyzaj değerleriyle önemli bir ilçe. Buna ilave olarak mor renkli bir destinasyonun buraya girmesi harika bir alternatif bir turizm imkanı sunacak. Sorkuncak Köyümüz 850 nüfusa sahip bizim en büyük köylerimizden ve en çalışkan köylerimizden bir tanesi. Ben inanıyorum ki buranın etrafındaki vatandaşlarımız da burayı gördükten sonra her yerin lavantaya dönüşeceğine inanıyorum. Lavanta alınımız ne kadar genişlerse bizim de potansiyelimiz o kadar artar” dedi.

Lavanta fideleri toprakla buluştu
Konuşmaların ardından Kaymakam Abdullah Akdaş ve beraberindekiler hazırlanan alana ilk lavanta fidelerini dikerek hayırlı olması temennisinde bulundu.(www.ajans32.com)

Dünya Çocuk Hakları Günü

20 Kasım, 1989 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır. Özellikle savaş ve yoksulluğun hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek için 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”yi imzalamıştır.(wwwboxerdergisi.comAlıntıResim Mehmet Özdemir))

 

İLÇE YENİ ÇEŞMELERLE DONATILDI
 Şarkikaraağaç ilçesi görülmemiş bir ilk’e imza attı, Sivil Toplum örgütleri Şarkikaraağaçlılar Dayanışma Derneği, Şarkikaraağaç Kültür ve Kalkınma vakfı ve Mutlu Yaşlılık derneği ile Belediye el ele vererek Bütün mahalle çeşmelerini yeniledi. Isparta’da bulunan Şarkikaraağaçlılar dayanışma derneği ile Mutlu yaşlılık derneğinin yaptığı “Taçlandırma”projesine Ankara’da bulunan Kültür vakfı da tam destek vererek başlatılan kampanya ile vefat eden yakınlarının adını vermek için çeşme yaptırmak isteyen Şarkikaraağaçlılar adeta sıraya girdi.Yaklaşık 20 çeşme yapımı gerçekleşerek bir örnek teşkil eden bu proje ile çeşmeler 200 bin Tl’ye maloldu
Kaynak:(www.mathaber.com) Editör: Melike SÖNMEZ

Eski Anam Babam Takvimi

Doğum tarihlerinde ve diğer olaylarda tabirleri duyduğunuz bu terimlerde tahmini zaman belirlemek için kullana bilirsiniz. Rumi Aylar Miladi Takvime Göre Başlangıç Bitiş Zemheri Ayı 14 Ocak – 13 Şubat Gücük Ayı 14 Şubat – 13 Mart Mart Ayı 14 Mart – 13 Nisan Abrul Ayı 14 Nisan – 13 Mayıs Mayıs Ayı 14 Mayıs – 13 Haziran Kiraz Ayı 14 Haziran – 13 Temmuz Orak Ayı 14 Temmuz – 13 Ağustos Ağustos 14 Ağustos – 13 Eylül İlk Güz 14 Eylül – 13 Ekim Orta Güz 14 Ekim – 13 Kasım Son Güz 14 Kasım – 13 Aralık Kara Kış 14 Aralık – 13 Ocak

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==>http://www.haber32.com.tr/isparta/eski-anam-babam-takvimi-h121314.html

(Kaynak;Haber32 -)

 

Isparta Belediyesi tarafından tiyatro severlerle buluşturulan ‘Şoför Nebahat’ isimli tiyatro oyununda seyirci salona sığmadı. Başkan Günaydın, yeni dönemde opera, tiyatro ve konferans salonlarının da içerisinde bulunduğu büyük bir kültür merkezinin yapılacağı müjdesini verdi.

Isparta Belediyesi kültür, sanat ve sosyal etkinlikler kapsamında Çiğdem Tunç Tiyatrosunun Şoför Nebahat isimli oyunu Belediye Kültür Sinemasında sahnelendi.

Isparta Belediyesinin ücretsiz olarak tiyatro severlerle buluşturduğu oyunda Çiğdem Tunç, Ezgi Küçük, Savaş Özkartal, Soykan Kişioğlu, Derya Yıldız, Çağrı Erener, Sema Aras, Murat Parasayar, Alper Çorumluoğlu, Deniz Salman, Hasan Küçükçetin ve Abidin Yerebatan rol aldı.
Belediye Kültür Sinemasındaki tiyatroya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Salonda yer kalmayınca çoğu izleyici oyunu ayakta izledi. Tiyatroya Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, eşi Dilek Günaydın ile birlikte katıldı. Yine tiyatroyu izleyenler arasında İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mustafa Özdurhan, MHP İl Başkanı Nail Bayram, Merkez İlçe Başkanı Gürsan Taştekin, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.(www.ajans32.com)

 

Asker Eğlencesinde Havaya Ateş Edenler Yakalandı

Isparta ili Gelendost ilçesi Yeşilköy’de meydana gelen ve 21 Ekim 2018 tarihinde basında yer alan asker uğurlama eğlencesi esnasında silahla havaya ateş edilmesi olayı ile ilgili olarak şüphelilerin tespit edilmesi ve suç aletlerine el konulması maksadıyla çalışma başlatılmıştır.

            Konu ile ilgili yapılan istihbari çalışma neticesinde havaya rastgele ateş ettikleri tespit edilen S.Ö., Y.S., M.F., M.C.Ö. ve R.G. isimli şüpheliler yakalanmış, bu şüphelilere ait (5) adet faturasız kuru sıkı tabanca ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır.

            Şüphelilere 5729 Sayılı Kanunun 4/2 maddesi gereğince kişi başı (1.046) TL. olmak üzere toplam (5.230) TL. idari para cezası uygulanmıştır.

            Isparta İl Jandarma Komutanlığınca, sorumluluk bölgesinde yapılan düğün, asker eğlencesi vb. merasimler esnasında havaya rastgele ateş etme sonucu ölüm ve yaralanma ile neticelenen olayların önlenmesi, meydana gelen olaylara karışan şüphelilerin yakalanması maksadıyla kontrollere aralıksız olarak devam edilmektedir. (www.egirdirses.com)

– ‘Şoför Nebahat’ tiyatrosuna gelen izleyiciler salona sığmadı   

AW547213-02
 – Isparta Belediyesi tarafından ücretsiz olarak tiyatro severlerle buluşturulan ‘Şoför Nebahat’ isimli tiyatro oyununda seyirci salona sığmadı. Başkan Günaydın, yeni dönemde opera, tiyatro, konferans salonlarının da içerisinde bulunduğu büyük bir kültür merkezinin yapılacağı müjdesini verdi. Oyun sonrasında Çiğdem Tunç tarafından Başkan Günaydın’a teşekkür plaketi sunulurken, Günaydın, Ispartalılara yeni bir tiyatro oyununun da müjdesini verdi.   
  Isparta Belediyesi kültür, sanat ve sosyal etkinlikler kapsamında Çiğdem Tunç Tiyatrosunun Şoför Nebahat isimli oyunu Belediye Kültür Sinemasında sahnelendi. 
  Isparta Belediyesinin ücretsiz olarak tiyatro severlerle buluşturduğu oyunda Çiğdem Tunç, Ezgi Küçük, Savaş Özkartal, Soykan Kişioğlu, Derya Yıldız, Çağrı Erener, Sema Aras, Murat Parasayar, Alper Çorumluoğlu, Deniz Salman, Hasan Küçükçetin ve Abidin Yerebatan rol aldı. 
  Belediye Kültür Sinemasındaki tiyatroya vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Salonda yer kalmayınca çoğu izleyici oyunu ayakta izledi. Tiyatroya Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, eşi Dilek Günaydın ile birlikte katıldı. Yine tiyatroyu izleyenler arasında İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mustafa Özdurhan, MHP İl Başkanı Nail Bayram, Merkez İlçe Başkanı Gürsan Taştekin, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. (www.ispartahaber.com.tr)

Editörün Notu;Isparta Belediyesi’nin kendi yapmış olduğu bir organizasyonda belediye başkanı en önde değilde orta sıralarda oturmasına dikkatinizi çekerim.Protokole ait kişilerin hep ön sıralarda oturmalarına  gözümüz alıştığından yadırgadık.

ISPARTA’DA BÜST HIRSIZLARI

“ONLARI VATAN HAİNİNDEN DAHA KÖTÜ GÖRÜYORUM “

Isparta Belediyesi tarafından, Birinci Dünya Savaşı’ndaki Çanakkale, Kafkas, Filistin ve Irak cepheleri ile Kıbrıs Barış Harekâtı ve terörle mücadele sırasında şehit düşen Ispartalı 1250 şehit için 2013 yılında Demirköprü mevkiinde ’26 Şubat Hocalı ve Şehitler Parkı’ yapıldı. İçinde Şehitler Anıtı’nın da bulunduğu parka, ‘Isparta’nın Yetiştirdiği Büyüklerimiz’ adıyla da yine Isparta’da doğup büyüyen 10 siyaset, sanat ve bilim insanının büstleri konuldu.

10 bronz büstten 9’u, geçen çarşamba günü gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce çalındı. Aynı alandaki Halil Ethem Eldem büstü ile parkın farklı bir noktasında bulunan Mustafa Kemal Atatürk ve 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in büstlerine ise dokunulmadı.

Isparta’da Şehitler Parkından çalınan 12 büstten 9’unu bulmak için çalışmalar başlatıldı.(www.sonhaber.com)

İŞ’te Isparta’nın Vergi Rekortmenleri

Defterdarlık’tan yapılan açıklama şu ifadelere yer verildi; “Isparta il Genelinde 2017 Yılı Vergilendirme Döneminde, 2907 Kurumlar Vergisi
miikellefleri tarafından beyan edilen matrahlanna toplam 89.054.219,60 TL tahakkuk ettirilmiştir.

Bu meblağın 40.502.146,68 TL’si aşağıdaki listede belirtilen ilk l00 mükellef taıafından beyan edilerek öderıınektedir.
Bu rakamlar geçen yıla oranla 7o 51,8l artış göstermiştir.
Aynı şekilde Isparta İl Genelinde 20|7 yıh Vergilendirme Dönemi içiı 20113 Gelir Vergisi Miikellefinin beyanlanna göre toplam tahakkuk eden 447.848.192,32 TL nin 13.388.269,68 TL si en fazla vergi veren bu ilk l00 mükellef tarafından ödenmektedir. (www.ajans32.com)

NoT;En fazla vergi ödeyen mükellefler arasında ilk 100’de Sütçüler’imizden mükellef bulunmamaktadır.

45 Bedelli Asker Yemin Edip Terhis Oldu

2018 yılı 3. celp döneminde Isparta İl Jandarma Komutanlığında temel eğitimlerini tamamlayan ilk bedelli jandarma erler yemin ederek, terhis oldu. Törende ülkeye hizmetin sadece kışlalarla sınırlı olmadığına vurgu yapan Isparta İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Özdurhan, ant içen bedelli jandarma erlerin yeminlerine sadık kalacağından kimsenin şüphesi olmadığına dikkat çekerken, onları yetiştiren ailelerine de teşekkür etti. 

Isparta İl Jandarma Komutanlığında eğitimlerini tamamlayan bedelli askerlik yükümlüsü 45 jandarma er için Milli Eğitim Çalışanları Spor Salonu’nda düzenlenen törene İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Özdurhan, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Mustafa Aydın, aileler ve eğitimini tamamlayan bedelli askerler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Türk bayrağının geçişi tüm katılımcılar tarafından ayakta selamlandı. Törende, jandarma üniformalarını giyen 45 bedelli jandarma er, Türk bayrağı ve silahın bulunduğu alana elleri koyarak, yemin etti. 

“İçtiğimiz bu anda bağlı kalacağımıza söz veriyoruz” (www.akjans32.com)

Bin Adet Fidan Toprakla Buluştu

agac2.jpg

Sarıidris Kasabası’nda yeni yapılan gölet çevresi ağaçlandırıldı. 60 bin metrekare alana bin adet Toros sediri dikildi. 

Sarıidris’te Göynücek Mevkiine yapılan yeni göletin çevresi düzenlenen etkinlikle ağaçlandırıldı. 60 bin metrekare alanda yapılan ağaçlandırma çalışmasında bin adet toros sediri dikildi. Düzenlenen törenen Sarıidris Belediye Başkanı Ramazan Pala, Çevkor Dergisi Yönetim Kurulu Başkanı, Eğirdir Orman İşletme Şefliği, Belediye Meclis üyeleri, ortaokul öğretmen ve öğrencileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. 

Gerçekleştirilen ağaç dikimi sonrası belediye tarafından etkinliğe katılanlara yemek ikramı yapıldı. (www.ajans32.com)

Annesinin yaşgününü Kale’ye astığı pankartla kutladı

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Eğirdir Kalesi’ne dün asılan dev resim, görenleri şaşkına uğrattığı gibi gülümsetti de…

Eğirdir’deki Sibella Butik’in sahibi Sibel Sakçalı’nın doğumgününde annesine bir süpriz hazırlayan kızı Melek Sakçalı üzerinde annesinin resmi ile “Sen benim yüreğimdeki CENNETİMSİN… İyi ki doğdun Annem” yazılı dev posteri Eğirdir Kalesi’ne astı. Dün akşam pasta keserek Sibel Sakçalı’nın doğumgününü kutlayan ailesi ve arkadaşları Sibel Sakçalı’yı kutlayarak, sağlıklı yıllar dilediler.(www.egirdirakingazetesi.com)

Isparta'nın Ahmeti..

 

 

 

Isparta Şehir Hastanesi yanındaki boş araziye bir konteyner ile konuşlanan Ahmet’i Isparta’da tanımayan yoktur. Ahmet, hayatını hurda toplayarak geçiriyor, şehir hastanesi yanına hayırsever esnaflar tarafından yaptırılan seyyar bir konteynerde hayatını sürdürüyor. Daha önceleri hurda arabasında yattığını söyleyen Ahmet, böylelikle evsizlikten kurtulmuş. Ahmet geçimini hurda satarak sağlıyor. Aracına bağladığı amfi, hoparlör ve müzik sisteminden oyun havası türü şarkılar çalıyor ve şarkılara eşlik ediyor. Bu durum ise Ahmetin geçtiği heryerde farklılık sağladığı için insanlar ona ”Şehrin neşesi deli amat” diyor.
Haber32 –

 

Isparta’da şehitler parkı soyuldu

Isparta'da şehitler parkı soyuldu

Isparta belediyesinin çay boyunda yaptırdığı şehitler Parkı’nda bulunan Isparta’nın tarihteki büyüklerine ait büstler kimliği belirsiz kişilerce dün gece Çekiç ve balyoz darbesi ile kırılarak çalındı. Isparta emniyet müdürlüğü olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı..

Haber32 –

Cumhurbaşkanı’na Mektubu Posta Güverciniyle Gönderdiler

Cumhurbaşkanına Mektubu Posta Güverciniyle Gönderdiler

Türk Kamu Sen üyeleri, memura ek zam talebi için alanlardaydı. Isparta’da da Türk Kamu Sen üyeleri, 2019’da kamu çalışanına ek zam verilmesi için hükümete çağrı yaptı.

PTT binası önünde basın açıklamasını Türk Kamu Sen İl Temsilcisi Ali Balaban yaptı. Daha sonra kamu çalışanları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ek zam talebini içeren mektupları posta güvercinleriyle gönderdiler. Kamu çalışanları daha sonra PTT binasına girerek mektupları Beştepe’ye gönderdiler. İşte o mektup;

Bütün bu gerçekler ışığında; kamu görevlilerinin mağduriyetini gidermek, enflasyona yenik düşen, temel ve vazgeçilmez harcamalar karşısında eriyen maaşlarını telafi etmek ve kamu görevlilerinin alım gücünü yükseltmek amacıyla 2019 yılı maaş artış oranlarının Yeni Ekonomi Programı’nda belirlenen hedeflere göre revize edildikten sonra memur ve emeklilere ek zam yapılması için gerekli girişimlerde bulunmanız hususunu saygılarımla arz ederim”(www.ajans32.com)

Eğer Göl Kurursa Ayaklarıma Taş Bağlayıp Beni Boğun!

????????????????????????????????????????????????????????????

Eğirdir Gölü’nün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu açıklamalarına tepki gösteren Eğirdir Belediye Başkanı DP’li Ömer Şengöl, “Ben var olduğum sürece geçerlidir bu sözüm. Göl kurursa, derin bir çukur olur, beni ayaklarımdan taş bağlayarak boğun” dedi.

Eğirdir ilçesinde, Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde yaşanan azalma tedirgin ederken, konuyla ilgili açıklama yapan Eğirdir Belediye Başkanı DP’li Ömer Şengöl, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Isparta Temsilcisi emekli akademisyen Erol Kesici’nin gölün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya geldiğine yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Belediye Başkanı Şengöl, Eğirdir Gölü’nün 4 milyon yaşında olduğunu bilim insanlarından öğrendiğini belirterek, gölün su seviyesinin yağışlarla orantılı olarak artıp azaldığının görüldüğünü vurguladı. Devlet Su İşleri’nde gölle ilgili su seviyesi ölçümlerinin her yıl yapıldığını anlatan Ömer Şengöl, “1969 Ağustos ayında göl taştı. Bodrumlar su doldu. Elma bahçelerini su bastı. Ağustos ayında maksimum kotu gördü. Sonra düzeldi. Bunu ben yaşadım. 2014 yılında yine su taştı. Balıkçı barınağının üstüne çıktı. Yani bunun kaynağı gölün etrafındaki dağların topladığı suyun en direkt kaynaklardan gölden çıkması sonucudur” dedi.
‘SU BİTMEZ’
Başkan Şengöl, gölden su alınmasıyla ilgili ise “Ne yapılıyor suyla. Para yapılıyor. Bitkiler, sebzeler ve meyveler ekiliyor. Çevredeki insanlar suyundan hayatını devam ettiriyor. DSİ’nin görevi tarımda sulamayı sağlamaktır. Bu sulama tesislerini yaptı. O gün de bütün halk bağırdı. Biz de bağırıyorduk. ‘Isparta Ovası sulandı, Gelendost Ovası sulandı, Boğazovası sulaması başlanamıyor’ diye. Evet başlandı. Şimdi de ‘tu kaka, su bitti.’ Bitmez, bitmez. Bugüne kadar tarih yazmaz. Bazıları bir damla suda fırtınalar yaratarak ‘Göl kuruyor, tehlikelidir’ diyor. Kendimi bildim bileli o kardeşim bunları  söylüyor” diye konuştu.(www.ajans32.com)

ZİRAİ DON UYARISI

Zirai Don Uyarısı!

Meteoroloji 4.Antalya Bölge Müdürlüğü Böle Tahmin ve Uyarı Merkezi yetkilileri, Isparta ve çevresinde orta kuvvette don riskinin bulunduğunu bildirdi. 

Vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasının istendiği uyarıda, “Yapılan son değerlendirmelere göre; 15 Kasım 2018 Perşembe ilk saatler ile 17 Kasım 2018 Cumartesi sabah saatleri arasında, sıcaklıkların düşmesi nedeniyle Isparta çevrelerinde orta kuvvette don riski olduğundan meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” denildi. (www.ajans32.com(

ESKİDEN SÜTÇÜLER’İMİZDE SAĞLIK HİZMETLERİ

(Üstteki tarafımızdan çekilenbu  fotoğraf 1956 yılında yapılan Sütçüler’mizin hastanesini alttaki ise bu hastanenin yıkılışını göstermektedir.)

Sütçüler’de her türlü hastalar Eğirdir ve Isparta’daki sağlık kuruluşlarına götürülürken, yörenin 1938 yılında ilçe statüsüne geçmesiyle ilk sağlık teşkilatı kurulmuştur. Sütçüler’de 1956 yılında 10 yatak kapasiteli bir sağlık merkezi ile 2 daireli lojman inşaatları tamamlanarak, hizmet vermeye başlamıştır. Sütçüler ilçesinde 1980 yılında Sağrak Köyü Sağlık Evi, 1982 yılında Ayvalıpınar Kasabası Sağlık Ocağı, 1984 yılında Kasımlar Sağlık Ocağı ve 4 daireli lojmanı, 1985 yılında Kesme Kasabası Sağlık Ocağı ve 4 daireli lojmanı yapılarak hizmete açılmıştır.(www.haber32.com)

KAYMAKAMIMIZIN ÇOBANİSA KÖYÜ ZİYARETİ

Görüntünün olası içeriği: dağ, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ağaç, gökyüzü, çocuk, dağ, açık hava ve doğaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlarGörüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, ayakkabılar ve açık hava

Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN ilçemiz Çobanisa köyümüzde vatandaşlarımızın sıkıntı ve istekleri ile yapılmış ve yapılması istenen yatırımları yerinde incelediler.
Vatandaşlarımızın davetleri üzerine hane ziyaretlerinde bulunarak misafirleri oldular. Ayrıca köyümüzde inşası devam etmekte olan” Çobanisa Sulama Gölet’inde” incelemelerde bulunarak bilgi aldılar.(www.sutculer.gov.tr)

SÜTÇÜLER’İMMİZE DİYABET HASTALIĞI ETKİNLİĞİ

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, kalabalık, ağaç ve açık havaGörüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, araba ve açık havaGörüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar, düğün ve açık hava

İlçemiz Fevzi Erinç Çok Programlı Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından 14 Kasım “Dünya Diyabet Günü” etkinliği gerçekleştirildi.
Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN ilçe Jandarma Komutanımız Teğmen Sayın Gökhan ÜRE ilçe Milli Eğitim Müdürümüz Mustafa DANIŞMAN Sütçüler Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sütçüler İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri tarafından Fevzi Erinç Çok Programlı Anadolu Lisesi önünden ilçe merkezimize kadar yürüyüş yapıldı.
Hasta ve Yaşlı bakımı öğrencilerimiz tarafından oluşturulan stantla tansiyon ve kan şekerleri ölçümleri yapıldı.(www.sutculer.gov.tr)

Fenerbahçe Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç’un tavsiyesi üzerine, Yunanistan ve Danimarka Prensesi Tatiana Blatnik ve Lemon Tree Trust CEO’su Alfonso Montiel, geçen hafta Isparta’yı ziyaret etti. Isparta’nın dünyaca ünlü gülü ve son yıllarda yine büyük üne sahip lavanta üretimi ve bu ürünlerin kozmetik sektöründeki kullanımıyla ilgili gerçekleyen ziyarette Prenses Tatiana Blatnik ve Lemon Tree CEO’su Alfonso Montiel, Isparta Genç İşadamları Derneği (IGİAD) Başkanı Barış Gümüş tarafından ağırlandı.

Prenses, Isparta’da dünyaca ünlü parfümlerinin kokusunu kalıcı kılan ürün olan yağıyla ünlü Isparta gülü ve lavantadan yapılan kozmetik üretimi yapılan fabrikalar, gül bahçesi, kozmetik firmaları, Gül Müzesi gibi alanları gezdi.

IGİAD Başkanı Barış Gümüş, ziyarete ilişkin şunları kaydetti:

“Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç’un misafir ettiği Yunanistan ve Danimarka Prensesi Tatiana Blatnik ve Lemon Tree Trust CEO’su Alfonso Montiel’i Isparta’mızı, kozmetik sektörünü, gülü, lavantayı anlatmamız için geldiler. Lemon Tree Trust, 50 bin üyeli ve dünyanın farklı bölgelerinde mülteci kamplarındaki insanlara özellikle botanik bitkiler konusunda yeni iş imkanları sağlanmasına yönelik projesiyle ön plana çıkıyor. Ziyarette, Isparta’ya tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine bir yatırı yapılabilir mi veya yatırımcılarla işbirliği sağlanmasına yönelik Ali Koç’un tavsiyesi üzerine Isparta’ya geldiler. Avrupa’nın tamamına bu ürünlerin ithalatı planlanıyor. Hatta Ortadoğu’da, Kuzey Irak ve özellikle Erbil bölgesinde de planlanıyor. Bütün bunların notlarını adılar ve haziran ayında da kralla birlikte gül toplamaya geleceklerini de söylediler. Bölgede fabrikaları gezdirdik, sezon olmasa da gül bahçelerini gezdirdik, sezonu olan diğer ıtri bitkilerin distilasyonlarını gördüler, kozmetik firmaları gezildi. Ayrıca Güneykent Belediyesinin gülün serüvenini anlatan belgeseli ve müzesi ile beldeyi gezdiler.” (www.gunhaber.com)

MEHMET SELİM MÜFTÜLER SÜTÇÜLER BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI OLDU

Mehmet Selim MÜFTÜLER Sütçüler Belediye Başkan Aday Adayı

Eğirdir İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Selim MÜFTÜLER memleketi Sütçüler’den AK Parti’den Belediye Başkan Aday Adayı oldu. Mehmet Selim MÜFTÜLER; ‘Sütçüler Belediye Başkanlığı için adaylık başvurumuzu yaptık. Yerel seçimlerin ilçemize partimize ve ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ederim.’ dedi.

Daha önce aldığı duyumlar ile haber yaptığımız Mehmet Selim MÜFTÜLER’de müracaat ederek resmen Aday Adayı oldu. Eğirdir SES tam isabet sağlayarak haberlerinde halkın nabzını en iyi şekilde tutmaya devam ediyor. (www.egirdirses.com)

ISPARTA’DA BAŞKANLIĞA 7 TALİP

Ak Parti'de 7 aday adayı başvuru yaptı

ISPARTA’DA BAŞKANLIĞA 7 TALİP 

Ak Parti’de aday adaylığı süreci bugün sona eriyor. Bugün aday adaylığına müracat edeceğini açıklayan Ali Bolat’la birlikte toplam 7 aday adayı başvurusunu yaptı.

Şükrü Başdeğirmen

Kadir Dal

Ali Bolat

İsmail Özdemir

Ali Önal

Sezgin Gülatan

Rezan Demiralay

Aday adaylığı başvurusunu yapan isimler oldu.

Ak Parti’de Eğiridr, Yalvaç, Gelendost, Aksu, gibi ilçelerde ilçe başkanlarınında aday olma ihtimalleri bulunuyor.

YEŞİLYURT KÖYÜNDE KAÇAK KAZI

Sütçüler ilçesinde kaçak kazı yapan 2 kişi, jandarma tarafından suçüstü yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Sütçüler ilçesine bağı Yeşilyurt köyündeki Sülüklü Kale mevkiinde kaçak kazı yapıldığı bilgisini alan Isparta İl Jandarma Komutanlığı harekete geçti. Bölgeye giden İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, M.Ö. (43) ve H.S.’yi (23) kaçak kazıda kullanılan 1 adet dedektör, 2 adet kazma ve 5 adet demir parçası ile suçüstü yakaladı. Yakalanan 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, ele geçirilen malzemeler muhafaza altına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Isparta İl Jandarma Komutanlığı, Isparta ilinin tarihi ve kültürel zenginliklerini korumaya yönelik faaliyetlerini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir” denildi.(www.ajans32.com)

EĞİRDİR GÖLÜ

Eğirdir Gölü, önceki yıllarda 520 kilometrekare olan gölün yüzey alanı, su seviyesinin son 10 yılda meydana gelen yaklaşık 10 metrelik alçalmasıyla birlikte 445 kilometrekareye kadar düştü. 

Yalvaç ilçesine kıyısı bulunan Eğirdir Gölü’nün Taşevi Plajı’nda yakın zamanda çekilen görüntüler, göldeki su seviyesinin düşüşünü gözler önüne sererken, meydana gelen durum endişeye yol açtı. Eğirdir Gölü kıyısında çekilen sulardan geriye çamur, balçık ve ortada bulunan iskele kaldı. 

Çekilen görüntüler korkuttu 

Isparta Eğirdir Gölü’nde kuraklık, buharlaşma ve sulama nedenleriyle su seviyesi geçtiğimiz yıla göre son 1 yılda yaklaşık 55 santimetre düştü. Göldeki çekilmenin en bariz görüldüğü yerlerden biri de Yalvaç ilçesindeki Taşevi Plajı oldu. Eğirdir Gölü’ne sınırı bulunan ve Yalvaç’ın Aşağıkaşıkara köyündeki Taşevi Plajı’nda suların çekilmesiyle geride kalan görüntü korkuttu. 

Su seviyesinin düşmesiyle birlikte, kıyıda daha önceleri suyun üstünde olan iskele ortada kalakalırken, çevredeki çamur ve balçıklar da suyun yakın zamanda çekildiğini gözler önüne serdi. 

Gölde, balıkçıların daha önceleri gölün açıklarında kalan kısımda yaptıkları balıkçılık faaliyetleri için kurulan mini tesisler, suların çekilmesiyle birlikte yüzeyde kaldı. (www.ajans32.com)

 

81 Araca Havadan Ceza

Isparta’da drone ile havadan yapılan kontrollerde 81 araca cezai işlem uygulandı. 

Edinilen bilgiye göre, Isparta Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme ve Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlükleri ekipleri drone ile havadan trafik denetimi yaptı. Yapılan çalışmalarda, ‘Kırmızı ışık ihlali’ ve ‘Geçmenin yasak olduğu yerlerden geçmek’ gibi maddeler üzerinde yoğunlaşan ekipler, 81 araca cezai işlem uyguladı. 

 

Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğa

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar, dağ, gökyüzü, çocuk, açık hava ve doğa

Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN ilçemiz Boğazköy köyümüzdeki lavanta bahçesini ziyaret ederek bahçe çalışanları ile bir süre muhabbet ettiler.(Alıntıdır)

Bu vesile ile sayın kaymakamımıza teşekkür ediyor,yakın ilgilerinin devamını diliyoruz.

Görüntünün olası içeriği: açık hava, yazı ve doğa

EĞİRDİR GÖLÜ SORUNLARI BASIN TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
İlgili toplantı bu gün saat 12.00 15.00 saatleri arasında Eğirdir Kaleönü Meydanında Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ’nin açıklamaları, basın mensupları ve halktan bazı kişilerin katılımıyla tamamlandı. Basının ve halkın soru cevap şeklinde süren toplantıda;
#Eğirdir Gölü stratejik öneme sahip içme kaynağı olmasına karşın aşırı kuruma ve kirlilik baskısı altındadır. Bu sorun çok yıllardır devam etmesine rağmen “bir şey olmaz!” bakışıyla gölün yıllar önceki su seviyesi ve hacmi neredeyse % 45 ORANINDA AZALMA göstermektedir. Kıyılarında km2lerce alan kurumuş-batak alan şekline dönüşmüştür.
GÖLDE KİRLİLİK
#Eğirdir Gölü milyonlarca yıllık jeolojik geçmişe sahip doğal bir göldür. #Eğirdir Gölü gibi tektonik kökenli doğal göllerimize son 60 yıl içerisinde insanların, bataklıkların kurutulması , göl havzasında tarım alanı kazanma ve gölün su ürünlerinden daha ekonomik amaçla yararlanmak amacıyla yapılan müdahaleleri sonucunda gölün, doğal yapı ve ekolojik dengesinde bozulmaları yanı sıra ,doğal biyolojik çeşitliliğinin yok olmasıyla gölde organik, in organik kimyasal ve biyolojik kirlilik artmıştır. İçme suyu açısından stratejik öneme sahip olan gölde ötrofikasyon(kirlilik) üst seviyeye ulaşmıştır.
Doğal göllerin suları da; tıpkı diğer canlıların can suyu gibidir. Nasıl bir canlı türü suyunu kaybetmeye başlayınca yaşamı tehlikeye girerse, göllerinde su sevilerindeki kayıplar, onların yok olmasına neden olur. Eğirdir Gölü’nün , su seviye ve miktarlarının regülatörlerle denetim altına alınması/ regülatörün daha çok göldeki suyu depolamak amaçlı kullanımı ve tarımsal sulama için açılan çok sayıda yasal- yasal olmayan kuyuların, yapılan seddelerin, 3m. aşan çaplı borularla pompajla su alımları, kuraklık, göllerin doğal su döngüsü ve doğal yaşamı üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.
GÖL KURUMADA KRİTİK EŞİGİ AŞTI
Gölün kullanım önceliklerine uyularak, havzada modern tarım ve sulama teknikleri kullanılmasına ve gölden, gölün su bütçesini olumsuzca etki eden su alımlarına son verilmelidir. yıllarda ülkemizin en büyük tatlı su hacmine sahip olan, ve Stratejik önemli I. Dereceden İçme Suyu olan EĞİRDİR GÖLÜ kuruma periyoduna girmektedir.. Önceki yıllarda 520 km2 yüzey alanına sahip olan gölün yüzey alanları son yıllar içinde 445 km2 düşerek göl aynası giderek küçülmekte.. Kıyı alanları genişlemekte genişleyen kıyı alanlarında yapı ve meyve bahçeleriyle işgal edilmekte! Daha önceki yıllarda ortalama 16m su seviyesine sahip göl son 10 yıl içerisinde aşırı oranda su kaybetmesiyle birlikte , bu gün gelinen noktada ortalama 6-7m. kadar düşmüştür Bunun temel nedeni gölden aşırı oranda su alımlarıdır. Gölde bu yıl 1.5-2 m. kadar seviye kayıplarının başlıca nedeni; gölün KARAOT kesiminde sondaj kuyusuyla ( çapları- 3.5 m. büyük 2 devasa borularla) su alımlarıyla göl adeta boşaltılmaktadır.
Yetkililerin gölün kuruması ile ilgili açıklamalarına katılmak olası değildir. Çünkü; gölün kurumasının esas nedenleri buharlaşma değildir, yıllardır gölde buharlaşma var. Seviye azaldıkça buharlaşma artar.. . Yağışalar; gölün sadece yağışların azlığı nedeniyle kuruma periyoduna girmesi söz konusu da olamaz.. Bu tür kuraklığın daha fazlası daha önceki yıllarda da yaşanmıştır. Fakat o günlerde gölün doğal yapıdına müdahale yok denecek kadar azdı. Günümüzde gölü besleyen dere çay ve yüzey sularının önüne çok sayıda gölet – baraj yapımı ve HES lere su verilmesi. Gölün beslenmesini için gerekli olan sular göle ulaşamamaktadır. Göl havzasında binlerce yasal yasal olmayan kuyular bulunmaktadır.
Gölün bütçesi 50 yıldır iflasta.. Besleniminin kat kat fazlası alınmakta… Su seviyesi azaldıkça gölün yıllardır var olan kirlilik sorunu giderek artmakta. Sudaki çözünür madde miktarı artarak gölün içme suyu olarak kullanımı tehlikeye girmektedir. Göllerin biyolojik çeşitliliğini oluşturan doğal canlı türleri(bitkileri, böcekleri, balıkları, kuşları) onların yaşamsal yapılarını oluşturur. Doğal göllerimiz biyolojik çeşitliliğini ve su seviyesini kaybederlerse, kendilerini temizleyemezler kirlenirler, ürün veremezler ve sonunda bataklığa ve kurumaya yüz tutarlar. Tıpkı Türkiye coğrafyasından silinen 5. Büyük doğal gölü Akşehir gölü ve yıllar anca #Eğirdir Gölümüz gibi aynı sorunlarla karşılaşan ve kuruyan Dünyanın ikinci büyük gölü olan ARAL Gölü gibi…
ÇÖZÜM;
Göl bu yoğun baskılar sonucu kritik su kotu olan 916 m. altına düşmektedir. Çözüm çok basittir. Gölün su bütçesini korumak. Doğal denge.Gölle ilgili olan Koruma Yasaları ve Eğirdir Gölü Özel Hükümleri uygulanmalı.. Politik ve popülist bakıştan vazgeçilmeli.. Su yönetimi bilimsel teknolojik bilinenlerle yönetilmeli. Çözüm, 5 milyon yılı aşkın süredir doğasına müdahale edilmeyen ve SU ÇEVRİMİYLE döngüsünü sürdüren kanallar kapatılmamalıdır. Kirletilmemelidir.(Alıntıdır)

Kamyon Kazası Yaşlı Çifti Birbirinden Ayırdı

Sütçüler ilçesinde arı kovanı yüklü kamyonun kontrolden çıkarak dağlık alana çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de ağır yaralandı.

Kovanların yola saçıldığı talihsiz olayda, birlikte yola çıkarak kaza geçiren yaşlı çiftten biri olay yerinde öldü, diğeri ise hastanede halen yaşam mücadelesi veriyor.

Kaza, dün saat 20.45 sıralarında Sütçüler ilçesine bağlı Çandır köyü yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre, Arif Süzen (65) yönetimindeki 42 UB 016 plakalı arı kovanı yüklü kamyon, seyir halinde olduğu sırada sürücünün kontrolünden çıkarak yol kenarındaki dağlık alana çarptı.

Çarpmanın etkisiyle kovanlar yola saçılırken, kamyon da kullanılamaz hale geldi. Kazada, kamyonda yolcu olarak bulunan Hülya Süzen (63) olay yerinde yaşamını yitirirken, sürücü Arif Süzen ise ağır yaralandı.
Durumun haber verilmesiyle birlikte olay yerine gelen 112 acil servis ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralıyı ambulansla Sütçüler Devlet Hastanesine kaldırdı.

Kazada hayatını kaybeden talihsiz kadının cesedi ise gerekli incelemeler sonrasında Sütçüler Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye sevk edilen sürücü ise yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.ajans32.com)

Isparta 1. Amatör Futbol Ligi’nde Emrespor ile karşı karşıya gelen Tuğraspor, oyuncularının sınav saati ile maç saati çakışınca 9 kişi sahaya çıkmak zorunda kaldığı maçta 3 oyuncusu sakatlanınca 6 kişi kaldı ve 3-0 hükmen mağlup oldu. Hakem tarafından kurallar gereği bitirilen maç, toplam 9 dakika 18 saniye sürdü.(www.ajans32.com)

Beyşehir Gölü kuruyor!

Beyşehir Gölü kuruyor!

Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Milli Park statüsündeki Beyşehir Gölü, canlı çeşitliliğinin azalmasının ardından su sorunu ile de karşı karşıya. Ayrıca gölde İsrail ve Çin’den getirilen sazanlar ve evsel atıklar sebebiyle balık çeşitliliği azaldı.

onya’nın Beyşehir ilçesinde bulunan, güney ve batısında Toros Dağları, doğusunda volkanik bir oluşum olan Erenler Dağı, güneydoğu kuzeybatı yönünde ise Anamas Dağı ve Sultan Dağları ile çevrili tektonik bir çökeltide yer alan Beyşehir Gölü kuruyor.

Daha önce, Türkiye’nin %40 tuz ihtiyacını karşılayan Tuz Gölü ile 5 milyon yıl önce volkanik patlamayla meydana gelen Meke krater Gölü’nde suların çekilmesi ile kurumaya başlamıştı.

Konya’nın tarım havzasında çiftçinin de şu ihtiyacının karşılandığı Beyşehir Gölü’nde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen su eşiği de artık korunamıyor.

Son kış mevsiminde, kar sularının kamyonlarla taşındığı gölde, eşiğin bu yıl 19 santimetre aşıldığı gözlendi.

Yaz döneminde, kuraklığa bağlı tarımsal sulama için Konya ve Isparta’dan su çekiminin fazla olması, gölü besleyen kaynaklarında çevresine yapılan göletlerin artması ile su seviyesi önemli oranda azaldı.(www.sozcu.com.tr)

ARI YÜKLÜ KAMYON DEVRİLDİ

Sütçüler’imizin Çandır Köyü Su mevkiinde arı bir kamyon sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle devrildi.Kazada bir kişi öldü,bir kişi de yaralandı.Sürücüsünün kimliği tespit edilemezken yaralı hastaneye kaldırılmıştır.(Alıntıdır)

Sütçüler’imizin Çandır Köyü Su mevkiinde arı bir kamyon sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle devrildi.Kazada bir kişi öldü,bir kişi de yaralandı.Sürücüsünün kimliği tespit edilemezken yaralı hastaneye kaldırılmıştır.(Alıntıdır,fotoğraf tarihi Çandır Köprüsü)

Eğirdir’i emanet edeceğim “benim “Öğrencilerim var..!

EĞİRDİR DE SUSUZ (gölsüz) SUSARAK YAŞANMAZ diyen; MERAL’ler , AHSEV.’ler, KEMAL’ler…vd.. Sevgili öğrencilerimden her zaman onur ve gururduydum..TEŞEKKÜRLER -SAYGILAR…

“Eğirdir gölü

Çocukluğumun manzarası, çocukluğumun balık kaynağı, çocukluğumun elma bahçesini suladığımız suyu

Liseye giderken kıyısından yürüdüğüm Eğirdir gölünün güzelliğinden başka yöne bakamadığım o muhteşem manzaranın kaynağı

Ben büyüdüm ve yaşlandım ama seni de bitirdi bu dünya..

Kuruttular, kirlettiler, yok etmek üzereler nerdeyse

Eğirdir gölü bizim, ülkemizin. Lütfen yok olmasına izin vermeyelim.

Şu an başka bir ildeyim ama kalbim Eğirdir’de atıyor sanki.

Isparta’ da, Eğirdir’ de olan arkadaşlarım size sesleniyorum.

Erol Kesici öğretmenimi yanlız bırakmayın . Destek olun.

Geleceğimiz için, çocuklarımız, torunlarımız için

Lütfeen” Dr. Meral Uysalgenç Özköse

 

HALK HAYKIRDI, 'Gölümüz Kuruyor, Doğalgaz İstiyoruz'

Sözde Eğirdir’i seviyoruz deyip, Eğirdir için kılını kıpırtdatmayanlar BASIN toplantısında yoktu, mazlumların ve SES’siz yığınların SES’i Eğirdir Ses her yerde olduğu gibi BASIN toplantısına katıldı. Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ’nin organize ettiği BASIN Açıklaması yayına hazırlanıyor işte ilk görüntüler. Halkımız İşte Böyle SES’lendi. (www.egirdirsescom)

Çiçek Gibi Proje

Isparta Mahkum ve Mahkum Yakınları Koruma ve Yaşatma Derneği, cezaevinden çıktıktan sonra toplum tarafından dışlanan veya iş bulamayan kişilere çiçekçilik mesleğini öğreterek, onların tekrar suça yönelmesi ve cezaevine girmemesi için çalışma yapıyor.

Kentte bir süre önce kurulan, mahkum ve mahkum yakınları için çeşitli etkinlikler düzenleyen dernek, bu kez Tarihi Üzüm Pazarı’nda başlatılan indirim günleri çerçevesinde stant açtı. Isparta Belediyesi tarafından Tarihi Üzüm Pazarı girişinde dernek için tahsis edilen alanda, çiçek ve peyzaj malzemeleri satışı yapan dernek yetkilileri, atıl durumda olan bölgeyi çiçek bahçesine çevirdi. Dernek tarafından yapılan faaliyetler çerçevesinde eski mahkumlar istihdam edilirken, elde edilen gelirlerin bir bölümü de yine dernek faaliyetleri için harcanıyor.(www.ajans32.com)

SÜTÇÜLER’İMİZDE ATATÜRK’Ü ANMA PROGRAMI

10 Kasım Atatürk’ü anma programı kapsamında Sütçüler Kaymakamlığı önünde bulunan Atatürk Anıtı’na Sütçüler Kaymakamlığı adına Sayın Kaymakamımız Mubin DEMİRKIRAN, Sütçüler Belediye Başkanı Mustafa ÜSTÜN çelenklerini sunmuştur.

              İki dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Sütçüler Belediye Kültür Salonunda Çetin Şentürk İlkokulumuzun hazırlamış olduğu programla anma programı  devam etmiştir.(Kaynak;www.sutculer.gov.tr)

www.sutculer’imiz.com web sitesi olarak anma  programına  emeği geçenlere teşekkürler.

 

MAHMUT AKSU BUNDAN İKİ YIL EVVEL YAZMIŞ OLDUĞU ŞİİRİ AŞAĞIDADIR

 

78 YILDIR HASRETİNLE YANDIK PAŞAM.

Bir yıl daha geçti sensiz,

Yine sana geldik paşam.

Bu yıl derdim  daha derin,

Bir  bir çıktı dediklerin,

Dolduramaz kimse yerin,

Dertleşmeye geldim paşam.

Yine zor başladı bu yıl

Paketler açıldı, Habura saçıldı,

Davul zurna ite çalar oldu paşam.

Kargalar güler, itler ürerken,

Çocuklarımız sınavlarda katledildi paşam.

Caniyle muhabbet edip,

Paşalara müebbet verenler kaçarken,

Komutanların  başları dik çıktı paşam.

İlker Başbuğ dedi Mit e,

Güvenmeyin bu it e,

Darbede gördük ki,

Ayaklar baş, Başlar ayak olmuş paşam.

Balıkkesirli Hatçe nine, Seyit Onbaşı,

Yokluğun, fukaralığın içinde

Devlete yük olmamak için  onurlu durur,

Devletin bağladığı maaşı kabul etmez iken

Tankın önüne yattık diye ,

Bizlerin  cepleri para doldu  paşam.

Herkes çıkarını en başta tutmuş

Sahipsiz mal bulan ivedi yutmuş

Hak ve adalet  dünden unutulmuş

Sen gittin gideli paşam.

Kutu kutu para basanlar, Kol saati takanlar ,

Arka arkaya takla atanlar

Meydanlarda görünmez iken

Yiğitler meydanlara  çıktı paşam.

Ergenekon, Balyoz  diye ekran ekran dolaşıp,

Avazı çıktığı kadar haykıranların,

Utanmaz arlanmazların,

Dilleri boğazlarına kaçtı paşam.

Hacı hoca kesti diye sana küfredenler,

Hacı hoca keser oldu,

Hasretine dayanamıyoruz gel hocam gel diyenler,

Ortalardan kayboldu,

Hasretine dayanılamayan,

Yandı bitti kül oldu paşam.

İmralıda kakeri kikiri muhabbetle r,

Şehir şehir gezen Akiller,

Ortalardan kaybolup,

Bir caniden medet bekler,

Çiyan lar sırtımızdan hançerlerken,

Astsubayın  Ömer Halis Demir

Emrinle Şehadet şurubunu içti paşam.

Senin tabutunu taşıyan,

Fatsa lı 86 yaşında dedem,

Yine bu 10 kasımda da sana selam durur,

Gözleri yaş dolar, Sana duacı olurken,

İ. Gökçek yine törene geç kaldı paşam.

Senin kurduğun Diyanet,

Bir fatiha yı sana çok gördü.

Duyan kulaklar duymaz,

Gören gözler görmez oldu paşam.

Her taraf duble yol, hastane derken,

Ulaşım vasıtaları artar,

Lüks otel odaları dolup taşarken,

Gönül odaları bomboş kaldı paşam.

 

Darbeden önce saf tutanlar,

Zaman gazetesi yutanlar,

Darbeden sonra,

Hepsi pür-i Pak oldu paşam.

Sen gideli

İşte böyle oldu paşam.

Sen bunları söylemiştin,

Bu dahili bedbahtlardan,

Hitabende bahsetmiştin

Canın sıkkın biliyorum,

Affet paşam çok dolmuştum.

Ben yolunda gidiyorum,

Yoksa çoktan mahvolmuştum.

Umutlusun her daim sen,

Gençliğe hitabetindeki deli gençlerden

Bu yıl bende gördüm,

Herkes ektiğini biçecek

İlelebet dedin paşam

Cumhuriyet yaşayacak

Bu gençler, Hatçe nineler, Seyit onbaşılar

Ömer Halis Demirler var olduğu sürece

Karanlığın gücü Aydınlığa  yetmeyecek paşam.(alıntıdır)

09.05′ TE ISPARTA’DA HAYAT DURDU

atatürk resmi ile ilgili görsel sonucu

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 80.yılında saygı ve özlemle andık.

Anma günü nedeniyle 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda tören gerçekleştirildi. Tören çelenk sunumuyla başladı, saatlerin 09.05’i göstermesiyle birlikte Isparta’da hayat 2 dakikalığına durdu. Eski Kültür Sineması’ndaki anma programında da Mustafa Kaçıkoç Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı Atatürk Oratoryosu sahnelendi. Törenlere Vali Ömer Seymenoğlu, Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Garnizon Komutanı Piyade Albay Bilgin Çetinbağ,protokol üyeleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.(www.mathaber.com)

ANITKABİR’E ISPARTA BELEDİYESİNDEN 32 OTOBÜS

Isparta Belediyesi, Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80’inci yılı dolayısıyla, vatandaşları Anıtkabir’de düzenlenen Anma Törenlerine götürdü. 32 otobüs yaklaşık bin 500 kişiden oluşan heyet, 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanında buluştu. Vatandaşlar Ankara’ya hareket öncesinde hep bir ağızdan Andımızı okudu.

Başkan Günaydın, “Neden buradayız, bu gece yarısında ne yapmak istiyoruz? Atamıza gitmek istiyoruz. Sizlere gönülden şükranlarımı sunuyorum. Atatürk, Türk milletinin en büyük sevdasıdır. En önemlisi Ata’yı anlamak, sevmek, bilmek ve ona saygı göstermektir. Onun için buraya toplandık. Türk Milletinin en büyük birlik, beraberlik yapacağı kişi Ata’mızdır. Atamızın huzuruna gidiyoruz” dedi.

Bugün Atatürk’ün en büyük özelliklerinin gizlenmek, karartılmak istendiğine vurgu yapan Başkan Günaydın, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Neyi karartıyorsunuz siz. Atatürk’ün en büyük özelliklerinden birisi büyük bozkurttur. Bizzat bozkurt olduğunu nutkunda, Anadolu seyahatinde en iyi şekilde ifade etmiştir. Bunu gizlemek istiyorlar. Atatürk gizlenecek bir insan değil. Atatürk dünyanın bir dehasıdır. Türk Milleti çok şanslı, o deha da bize ait. Birlik ve beraberliğimizin birisi Atatürk’tür. Buradan Atatürk’ün huzuruna gitmek istiyoruz, işte bu birlik beraberlik değil mi? Bunu kimse önleyemeyecektir. Atatürk sevdası ve Atatürk birlik ve beraberliği, O’nun vizyon ve görüşleri Türk Milletine aittir. Bizim birlik ve beraberliğimizi temin eden en büyük Atatürk, Türk’tür, Türkçüdür. Türk’ten korkuyorlar. Bir Alman yazarı, ‘Türkler bir belini doğrultursa, bin yıl belini hiç eğmeden gider’ diyor. İşte Türk’ten bu kadar korkuyorlar. Türkler dünyanın beyefendisi olacaktır.(www.ajans32.com)

 

 

 

Isparta İl Genel Meclisi’nde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80. Yıldönümü münasebetiyle saygı duruşunda bulunularak dualar edildi.

Isparta İl Genel Meclisi’nin bugünkü toplantısı öncesinde İl Genel Meclisi Başkanı Ali Bolat başkanlığında bir araya gelen meclis üyeleri, Atatürk ve ebediyete intikal eden şehitler için saygı duruşunda bulunduktan sonra dua edildi.

Meclis başkanlık kürsüsü ve sandalyelerinde yer alan yönetici ve üyeler hep birlikte el açarak dua ettiler. İl Genel Meclisi’nde konuşan Başkan Ali Bolat, “Tek devlet, millet ve dil ülküsü bir tarihi gerçeğimizdir ve bu tarihi gerçekten asla vazgeçilmeyecektir” dedi.

Meclis oturumu, anma etkinliği sonrasında gündem maddeleri görüşmesi ve komisyon raporlarının okunmasıyla devam etti.

PATLAMADA 7 ŞEHİT 25 YARALI

Cumhurbaşkanımızdan açıklama geldi…🇹🇷
Hakkari Şemdinli’de Top Atışları Sırasında Arızalı Mühimmat Patlamasıyla 7 Şehit 25 Yaralı Askerimiz Var.
ALLAH ŞEHİTLERİMİZİN MEKANINI CENNET EYLESİN
YARALILARIMIZA ACİL ŞİFALAR DİLERİZ .

Tanınmayan kahramanlar

ANTALYA'DA FUTBOL TAKIMLARININ 2 BIN KAMP YAPMASININ HEDEFLENDIGI KAMP TURIZMI SEZONU ONCESI BAKIM CALISMALARI TITIZLIKLE SURDURULEN SAHALARDA, HAYATLARINDA HIC FUTBOL OYNAMAYAN, STATTA MAC IZLEMEYEN KADINLAR CALISARAK HEM AILE EKONOMISINE DESTEK HEM DE ULKE TURIZMINE KATKI SAGLIYOR.(FOTO:TOLGA YILDIRIM/ANTALYA-DHA)

Spor turizminde Türkiye’nin en önemli merkezi haline gelen Antalya’da futbol takımlarının ocak- nisan aylarında 2 bin kamp yapması hedefleniyor. Avrupa’dan Asya’ya dünyanın dört bir yanında takımların kamp yapacağı Antalya’daki sahalarda, yeni sezon öncesi bakım çalışmaları hızlandı. Aralık ayı ortasına kadar sahaların futbol oynamaya elverişli olması ve milyon dolar değerindeki futbolcuların zemin şartlarından sakatlanmaması için çim yapısı titizlikle inceleniyor. Kentteki 170 futbol sahasındaki çalışmalarda ise profesyonel çim bakım uzmanlarının yanı sıra, çoğunlukla ev kadını ya da çiftçi kadınlar görev alıyor.

TANINMAYAN KAHRAMANLAR

Yaz döneminden itibaren bakıma alınan sahalarda tohum ekimi, çim biçme sonrası ot yolma, topraktaki taşları ayıklama gibi işlemleri yürüten kadınlar, hem Antalya’nın futbol turizmindeki başarısı, hem de ülkenin tanıtımı için emek harcıyor. Belek Turizm Merkezi’ndeki sahalarda yevmiyeli çalışan kadınlar, kazandıkları günlük 70 lirayla da aile ekonomisine katkı sağlıyor. Futbol sahalarına yakın çevredeki Belek ve Serik’te yaşayan kadınlar, ev işlerinden, sera ve bahçe çalışmalarından arta kalan zamanlarda saha bakım görevlisi olarak çalışıyor.

FUTBOL SAHALARINDA KADIN ELİ

Aile içerisinde, evdeki marifeti ve titizliğiyle örnek alınan anne ve abla konumundaki kadınlar, futbol sahalarındaki görevlerine de aynı titizliği yansıtarak kamp turizmi sezonunun başarılı geçmesi için ter döküyor. Kadınlardan Gülseren Hekimoğlu, “Ülkemizin turizm geleceği için, futbolcuların sakatlanmaması için bu sahalarda elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Çimler arasında ufacık taş olsa bile eğilip alıyoruz. Çimlerin kumlamasını yapıyoruz, otları yoluyoruz, taş ayıklıyoruz. Hiç maç izlemedim, hiç oynamadım ama bu sahaların en güzel bakımını yapmaya çalışıyoruz. Bu sahalarda top oynayacak futbolcuların sakatlanmaması için titizlikle çalışıyoruz” dedi. (www.gunhaber.com)

Beni Valilikte Bulamayanlar Şaşırmasın

Isparta Valisi

Karşılama töreni istemeyen Vali Seymenoğlu gelir gelmez Valilik personeliyle tanıştı. Valilik binasını gezdi ve birimleri ziyaret etti. 30 yıl önce Burdur Çeltikçi’de kaymakamlık görevinde bulunduğunu kaydeden Vali Seymenoğlu,  “Bizi Isparta’ya vali olarak geldik. Bunun içinde başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya şükranlarımı sunuyorum.

Meslek hayatıma bu bölgede başladım. İlk valilik görevimde güller diyarı oldu. Az da olsa bölgeyi biliyorum. Mutlaka geçen yıllar içinde değişiklikler olmuştur.  Hizmet etmek için geldim. Gelmeden önce Isparta ile ilgili bilgiler edindim.   Ancak  birebir vatandaşla olmak lazım. Bölge insanına dokunmak buranın havasını koklamak lazım. 24 saat hizmet etmeye geldik.  Tüm mesai arkadaşlarım da gecemizi gündüzümüze katarak Isparta’ya hizmet aşkıyla doluyuz. Isparta’ya vali olarak gelmekten büyük mutluluk duydum.  Bölgenin almış olduğu yatırımlarda beni memnun etti. Bir çok ilin önünde Isparta gerek altyapı gerekse kültürel sosyo ekonomik yönden ileri durumda.  O yüzden bizim işimiz Vali olarak daha zor. Çünkü aldığımız görevi daha yukarılara taşımak zorundayız.

Allah nasip ederse zaman içinde daha iyi noktaya Isparta’yı ortak akılla taşıyacağız” dedi. Isparta’da seçilmişlerle. Sivil toplum temsilcileriyle, eşrafıyla. Sanayicisiyle eğitimcisiyle bir araya gelerek ortak akılla Isparta’yı yönetme vurgusu yapan Vali Seymenoğlu, “Artık Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtik. Bu sistemin ilk valileriyiz. Bu sistem kamu görevlilerinin çalışma azminde gerekse vatandaşın bizden beklentilerinde büyük bir farklılaşmaya yol açıyor. Biz de bunu gerçekleştireceğiz.

Ben yalnız gelmedim. Eşimi getirdim. Lise 2’ye giden oğlum var onu da getirdim.   Hizmetleri beraber üreteceğiz. Beraber faydalanmış olacağız. Bir Ispartalı sağlıktan nasıl faydalanıyorsa Vali olarak da benim ailem de aynı şekilde faydalanacak eğitimden aynı şekilde faydalanacak.  Onun için protokol karşılama istemedim. Artık bunlara doyduk diyorum. Benim tarzım bu. Geldim önce yakın çalışma arkadaşlarımı ziyaret ettim. Onların moral motivasyonlarını artırdım. Onun için Isparta’da güzel işler yapacağını umuyorum.  İlk izlenimim çalışma arkadaşlarımla bu işi götürebileceğim şekilde oldu. Valilik dışında il müdürlüklerini de habersiz şekilde ziyaret edip onları da tanıyacağız. Sohbet edeceğiz. Sıkıntılarını dinleyeceğiz.  

Ortak akılda buluşup Isparta’ya hizmet etmek tek gayemiz” dedi. Trabzonspor’u tutan Vali Seymenoğlu sporla arasının iyi olduğunu söyledi. Trabzonspor’un fanatik taraftarı olduğunu ama bunun Davrazspor’lu olmadığı anlamına gelmediğini ileten Seymeoğlu, Isparta Davrazspor’un profesyonel ligde mücadele etmesi için elinden geleni yapacağını iletti.  Seymenoğlu, spora da el atacaklarını belirterek “Görevimiz sporu teşvik etmek. Kahve köşelerinden kötü alışkanlıklardan gençlerimizi uzak tutmak için spora öncelik vermek zorundayız. Mutlaka Davrazspor’a destek olacağız. İleriki günlerde ilk ziyaret edeceğimiz sivil toplum kuruluşlarından biri spor kulüpleri olsun.

İlçelere köylere sık sık gideceğim. Ben köylerle barışık biriyim. Haftanın yarısın köylerde geçireceğim. Valilik konağına gelip de Vali yerinde durmuyor diyen arkadaşlarımdan şimdiden özür dilerim diyen Vali Seymenoğlu, “Basınla iyi bir diyalog içinde olacağız. Birlikte bu şehri yöneteceğiz. Tabiki hizmetlerimizin kamuoyun anlatılması çok önemli. Basınla beraberiz” dedi.      
 

Kaynak: Editör: Melike SÖNME

Seçim sonucunu değiştirecek adım

Isparta’da öğrenim gören üniversite öğrencileri Belediye’nin başlattığı çalışma kapsamında birincil adreslerini ilimize taşıyor.
Isparta’da öğrenim gören üniversite öğrencileri Belediye’nin başlattığı çalışma kapsamında birincil adreslerini ilimize taşıyor. Bu kapsamda bugüne kadar 22 bin öğrenci birincil adreslerini Isparta’ya taşıdı. Bugünde çok sayıda öğrenci Nüfus Müdürlüğüne gelerek ikametgahlarını Isparta’ya aldırdı. Öğrenciler yapılan uygulamadan memnunken, Belediye Başkan Yardımcısı Recep Erdem kazanın Isparta olacağını söyledi.(www.haber32.com)

Atatürk Gençliği’ne Atatürk Kütüphanesi oluşturuluyor

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, 4.Noter Mustafa Kemal Pınar’ı ziyaret etti. Pınar’a ait Atatürk’ün anlatıldığı 400 kitaptan oluşan kütüphaneyi inceleyen Başkan Günaydın, ayrıca yine Atatürk’ün fotoğraflarının bulunduğu 70 fotoğraftan oluşan koleksiyonu da yakından takip etti. Pınar, Başkan Günaydın’a ziyaretin anısına Nutuk ve Rauf’un Rüyası isimli kitap hediye etti. Günaydın, “Noterimiz kendi çabalarıyla Atatürk Kütüphanesi kurmuş. Buradaki kütüphane bana feyz verdi. IYAŞ altında oluşturduğumuz parkımız var. Bu parkımızın içerisine Atatürk’ün İmzası isimli bir kafeterya yapıyoruz. Bu kafemizde 15 metre uzunluğunda Atatürk’ün imzası bulunacak. Burada Atatürkçü gençliğimiz için bir kütüphane kuruyorum. Bu da şehrimizde ilk olacak. Burası beni çekti, burayı görmek ve sayın noterimizi ziyaret etmek istedim. Böyle bir kütüphane oluşturduğu için Mustafa Kemal beye teşekkür ediyorum” dedi.

http://www.haber32.com.tr/

Haber32 – 

Anıtkabir’de bir Japon

63 yaşındaki Moriwaki yılda 20 kez Anıtkabir’e gidiyor, 10 Kasım’da Atatürk’e saygı için dalış yapıyor, Japonlara Atatürk’ü anlatıyor.

Yarın 10 Kasım. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 80’inci ölüm yıldönümü. Atatürk’ün adı dünyanın pek çok yerinde de saygıyla anılıyor. 28 yıldır Türkiye’de yaşayan Japon yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki de Atatürk’ün hayranlarından biri. Gazi Mustafa Kemal’den, “O dünyanın en iyi 5 liderinden biri” diye söz eden 63 yaşındaki Moriwaki yılda 20 kez Anıtkabir’e gidiyor, 10 Kasım’da Atatürk’e saygı için dalış yapıyor, Japonlara Atatürk’ü anlatıyor. 

Türkiye’ye geldiği ilk günlerde gittiği her şirkette Atatürk’ün fotoğrafını, tüm okullarda heykellerini gördüğünü dile getiren Moriwaki, “Herkes ‘Atatürk Atatürk’ diyordu. Ben de nasıl bir insan olduğunu çok merak ettim. Önce iki tane Atatürk’le ilgili Japonca kitap okudum. Okudukça, bilgilendikçe kendisini çok sevdim. Çünkü Atatürk olmasaydı Türkiye olmazdı ya da çok küçük bir ülke olarak kalırdı. Dünyada Abraham Lincoln, Winston Churchill gibi sayılı liderler var. Bence Atatürk de bu liderler arasında olabilecek ve dünyanın en iyi 5 lideri arasında sayılabilecek bir isim” sözleriyle Atatürk’le tanışma hikayesini anlatıyor.

“YILDA 20 KEZ ANITKABİR’E GİDİYORUM”

Atatürk’ü daha iyi tanımak için Anıtkabir’e gittiğini belirten Moriwaki, Ankara’ya her gittiğinde Anıtkabir’e uğradığını sadece bu sene bile 20 kere gittiğini ifade ediyor. Japonya’dan veya başka ülkelerden gelen misafirlerine İstanbul’daki Sultanahmet Meydanı, Yerebatan Sarayı, Ayasofya gibi yerleri gezdirdiğini ancak zaman varsa mutlaka Anıtkabir’e de götürdüğünü söyleyen Moriwaki, “Çünkü Türk insanını en iyi anlatan resmin Anıtkabir olduğunu düşünüyorum” diyor.

“ANADOLU’YU, ATATÜRK’ÜN YOLUNDAN GİDEREK GEZDİM”

Ankara dışında Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı Samsun’dan başlayarak Erzurum’u, Sivas’ı ve diğer yerleri gezdiğini de belirten Moriwaki, “Belki bu bir tesadüftü ama beni sırayla bu illerden çağırdılar ve Atatürk’ün yolundan giderek bu illeri gezdim ve bu çok hoşuma gitti” diyerek sözlerine devam ediyor.

“ÖNCEDEN ATATÜRK’E DAHA FAZLA SAYGI DUYULUYORDU”

“Eskiden sorduğumda herkes Atatürk’ü seviyordu. Ama maalesef bu aralar kötü şeyler duymaya başladım. Bunun için çok üzülüyorum” diyen Moriwaki sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bir insanın ölünceye kadar çok çalışması, okuması ve bir şeyler üretmesi lazım. Ben elimden gelen her şeyi yapmış, bu dünyaya bir şeyler bırakmış olarak ölmek istiyorum. Atatürk’ün de hayatına ince ince baktığımızda bu konuda çok ders alabiliriz. “(www.odatv.com)

SÜT ENDÜSTRİ KURUMU

Sek; Türkiye’de süt ve süt ürünlerinin üretiminin gelişmesini sağlamak ve tüketiciye sağlıklı, hijyenik, en kaliteli ve en doğal ürünleri sunmak amacıyla 1963 yılında tarım ve köyişleri bakanlığı’na bağlı olarak kuruldu. 1968 yılından 1995 yılına kadar kamu iktisadi teşebbüsü olarak faaliyetlerini sürdürdü.

sektöründe birçok ilke imza atan sek, ilk pastörize sütü ve ilk homojenize edilmiş (yağı her yere eşit olarak dağıtılmış) yoğurdu üretti. süt ve süt ürünleri alanında yeniliklere devam eden sek; dil peynirini ilk kez tüketiciyle tanıştırdı. ayrıca kaşar ve beyaz peyniri ilk kez vakumlu ambalajda (içi hava almayan) tüketicilerine sunan marka oldu.

Sek, 1995’te özelleştirilerek, sektörde faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki sanayici ve gıda toptancılarından oluşan 164 kişilik bir grup tarafından satın alındı. 1997 yılında koç holding, sek hisselerinin %68’ini satın alarak, sek’i kendi bünyesine kattı.

herkes iyilikle beslensin; en doğal, en sağlıklı ve en lezzetli ürünler sofralara ulaşsın diye 1968’den beri faaliyetlerini sürdürmektedir.(arşiv Mustafa Doğankaya www.eksisozluk.com )

118 yaşındaki Fatma nine, ziyaretine gelen müdürü şaşırttı BURSA’da hane hane gezerek ailelerin sıkıntılarını dinleyen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Erkut Öneş, kapısını çaldığı bir evde 118 yaşındaki Fatma Bingöl ile karşılaşınca şaşırdı. Öneş’in bir süre sohbet ettiği yaşlı kadının torunun da 76 yaşında olduğu öğrenildi.

118 yaşındaki Fatma nine, ziyaretine gelen müdürü şaşırttı

Bursa Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Aile Sosyal Destek Projesi (ASDEP) kapsamında Bursa’yı hane hane gezerek vatandaşların sıkıntısını dinlemek için Mustafakemalpaşa ilçesi kırsal Kumkadı Mahallesi’ne gitti. Burada vatandaşları evlerinde ziyaret ederek dertlerini dinleyen Öneş ve ASDEP personeli, hatırını sordukları Fatma Bingöl’ün 118 yaşında olduğunu öğrendi. Bingöl’e selam verip bir sıkıntısı ve isteği olup olmadığını soran İl Müdürü Öneş, yaşlı kadınla uzun süre sohbet etti. Aile ve Sosyal Politikalar ekibi, kimliğinde  1 Temmuz 1900 Selanik doğumlu yazan ve karşısındaki kişi ile oturup sohbet edebilen, sağlıklı görüntüsü ile de dikkat çeken 118 yaşındaki Fatma Bingöl’ün elini öpüp, duasını alarak yanından ayrıldı.

Fatma Bingöl, oturduğu evde torununun torunuyla birlikte yaşıyor. Yaşlı kadının torunu ise 76 yaşında. Fatma Bingöl, en yaşlı elektrik abonesi olarak, geçtiğimiz Eylül ayında Limak Enerji yetkililerince ziyaret edilmişti.(www.gunhaber.com)

Başkan Türel’den otobüsten indirilen gaziye ziyaret

ANTALYA BUYUKSEHIR BELEDIYE BASKANI MENDERES TUREL, TOPLU TASIMA ARACINDAN INDIRILEN GAZI VELI AKKUS'U ZIYARET ETTI.(FOTO:ANTALYA-DHA)

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, gazi kartı geçersiz olduğu ileri sürülerek özel halk otobüsünden indirilen Gazi Veli Akkuş’u Kepez ilçesi Fatih Mahallesi’ndeki evinde ziyaret etti. Başkan Türel, yaşanan olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Otobüs sürücüsüne gerekli cezanın verildiğini, toplu taşıma aracı kullanımından men edildiğini kaydeden Türel, “Bir kere ‘Gazi’ unvanına sahip bir büyüğümüzün böyle bir muameleye tabi tutulması bizim için kabul edilebilecek bir şey değil. Şoförlerimize eğitim vermek suretiyle halkımıza en iyi şekilde davranması gerektiğini hep söylüyoruz. Eğitim seminerleri düzenliyoruz bunun için. Ama maalesef çürük elmalar her zaman çıkıyor” dedi.

‘HADDİNİ AŞMIŞ’

Sürücünün davranışını kabul etmelerinin söz konusu olmadığını belirten Başkan Türel, şunları söyledi:

“Yapılan bu çirkin hadiseden dolayı size geçmiş olsun demek için buradayım. Arkadaşımız haddini aşmış, son derece saygısızca bir davranışta bulunmuş. Bunu hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Bununla ilgili gereken en ağır cezayı verdik. Bu hareketi yapan arkadaş her ne kadar olaydan sonra pişmanlığını belirten, özür dilediğini belirten dilekçe vermiş olsa da bizim bu saygısızlık karşısında müsamaha göstermemiz mümkün değildir. Gereğini yaptık ve görevinden men ederek bir daha toplu ulaşımda hizmet vermeyecek şekilde gereken kararlarımızı aldık. Bundan sonra da sizin yaşadığınız talihsiz hadise belki de benzeri başka olabilecek olayların da önüne geçmiş olur. Yapılan davranışın kabul edilebilir bir yanı yok.” (www.gunhaber.com)

Kovada Gölü’nde yapılan kontrollerde 6 cm. fanya aralığında 1000 metre uzunluğunda misina balık ağı ele geçirildi.

Kaçak Avcılar Kovada Gölü’nde de Boş Durmuyor!..

Eğirdir Jandarma Bot Komutanlığı ve İlçe Tarım Orman Müdürlüğü tarafından bugün Kovada Gölü’nde yapılan kontrollerde, kullanımı yasak olan 6 cm. fanya aralığında 1000 metre uzunluğunda misina balık ağı ele geçirildi.

Milli Park olması nedeniyle yıl boyu her türlü avcılığın yasak olduğu Kovada Gölü’nde, kaçak olarak balık avlanması, kaçakçıların dur durak bilmediğini gözler önüne sererken, ele geçirilen 1000 metre misina ağa el konuldu. (www.egirdirakingazetesi.com)


RENSES TATİANA GÜL KENTİ GÜNEYKENT’E GELDİ

PRENSES TATİANA GÜL KENTİ GÜNEYKENT’E GELDİ

Danimarka Ve Yunanistan Kraliyet ailesi Kraliçesi Tatiana Isparta’nın Gül Kenti Güneykent’te ağırlandı.
Ispartalı genç işadamı Barış Gümüş’ün misafiri olarak Isparta’ya gelen Kraliçe, gül bahçelerini, gül müzesi GÜZE’yi, GÜLEVİ’ni ve Gülderen Kadinlar Kooperatifine ziyarette bulundu.

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün yaptığı açıklamada;
”Prenses TATİANA’yı Güneykent imizde ağırlamak bizim için büyük bir onur ve gurur olmuştur. Hayırlara vesile olması temennisi ile ziyarete sebep olan herkese kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.” Dedi.

Isparta Haber Ajansı

TROYKA’nın kafası ezildi

15 Temmuz sonrası FETÖ’yle mücadele kılıfıyla devlet içinde yeni bir yapılanmaya giden TROYKA çetesi çökertildi. Mağdurlar arasında milletvekili de var rektör de!

Devrim TOSUNOĞLU

15 Temmuz ve Cumhurbaşkanlığı makamının adını kullanarak ‘TROYKA’ adlı FETÖ benzeri bir derin devlet yapılanmasının oluşturulmaya çalışıldığı bilgisi üzerine Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Yapılan çalışmalarda Isparta’da  “15 Temmuz İnsiyatifi Platformu Derneği” adı altında kendilerini FETÖ’yle mücadele ediyormuş gibi gösteren 12 şüpheli yakayı ele verdi. Isparta Cumhuriyet Savcısı Murat Karakaya tarafından şüpheliler hakkında  ‘silahlı suç örgütünü kurup yönetme’ gibi suçlardan iddianame düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı makamını kullandılar 

İddianamede, örgüt üyelerinin hedef seçtikleri kişiler üzerinde baskı, sindirme ve korkutma politikası izlemek amacıyla Cumhurbaşkanlığı Makamının ve İçişleri Bakanlığı Makamının nüfuzunu kullandıkları, kamuoyunda Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı ile birebir görüşüyormuş, bu makamlardan aldıkları talimatlarla hareket ediyorlarmış algısı yaratmaya çalıştıkları anlatıldı. Kurdukları derneğin ardından yerel Diriliş Gazetesi ve ıspartanews.com ile Isparta32.com gibi internet sitelerini de örgütün amaçları için kullandılar.

Kamufle olmak için dernek kurduk   

İtirafçı olan Mehmet G. örgütün kuruluşunu şöyle anlattı: Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde bazı adaylar aleyhinde bilgi toplayarak yıpratma yaptık. (www.mathaber.com)

Etnografya Müzesinin Türkiye’nin her yerinden ziyaretçilerini ağırladığını söyleyen Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın da, “Bu müze için Kırklareli, Van, Bitlis’ten geliniyor. Ankara, İstanbul’u zaten saymıyorum. Sebebi şu bu müzemizde Toros kilimleri var. 3500’e yakın kilim, halı ve objelerimiz var. Toros kilimlerindeki bazı desenler Sümerler’deki kazılarda bile çıktığı görünüyor. Sümerler Mezopotamya’da yaşarken o günden kazılardaki çıkan motiflerin bir kısmı burada var. Toros’un en zirvelerinde bu motifler görülebiliyor. Müzemiz ulusal düzeye geçti, zamanla uluslararası da olacağı ortaya çıkmıştır. Bu müzemize ek olarak Ergenekon Müzemizin inşaatı da devam ediyor. Bu müzemizde de büyük tarihi ve Türk Milletinin temsilciği ortaya çıksın istiyoruz. 3 yıldan buyana içerine konacak objelerin çalışılmasına devam ediliyor” dedi. 

Ergenekon ve Balyoz operasyonları ile Türk tarihinin genç nesle yanlış aksettirilmeye çalışıldığını belirten Başkan Günaydın, “Bizim büyük destanımıza karşı bu ismi gelecekte çocuklarımıza yanlış aksettirilmesi için özellikle yapılmış bir çalışmadır. Ergenekon operasyonu yapıldığında Türkiye’nin değil Türklük aleminin ayağa kalkması lazımdı. Her milletin büyük destanları vardır. Bizim de Ergenekon en büyük destanımızdır. Bu destanımızı yok etmek, Türkiye’yi yıkıp Amerika’ya teslim etmek isteyen bu FETÖ’cü hainlere karşı bu müzenin çalışmalarına 6 yıl önce başlamıştım. Şimdi de bitmek üzere. 2 bin tondan oluşan mermer üzerine Ergenekon destanını işliyoruz. Bu müzemiz Türkiye’de ve Dünyada nerede bir Türk varsa onu ilgilendirecek. Araştırma geliştirmelerde Türkiye Cumhuriyetinde yer alan tüm üniversitelerimizin de odak noktası burası olacak. (www.ajans32.com)

polis ile ilgili görsel sonucu

Yaşlı kadını telefonla arayan dolandırıcılar adının FETÖ’ye karıştığını söyleyerek tüm altın ve ziynet eşyalarını istedi. Yalnız yaşayan kadının 60 bin lira değerindeki altınlarını almaya gelen dolandırıcı, polis tarafından suçüstü yakalandı. 

Edinilen bilgiye göre, Isparta’da yalnız yaşayan 69 yaşındaki M.T.’yi telefonla arayarak, adının FETÖ/PDY’ye karıştığını söyleyen dolandırıcılar, yaşlı kadını telefonda bir süre duruma inandırmak için uğraş verdi. Dolandırıcılar, daha sonra kadını kurtarmak için evde bulunan tüm para ve altınları eve gelecek kişiye teslim etmesi gerektiğini söyledi. 

Yalana inandırılan yaşlı kadın, evinde biriktirdiği altın ve bilezikleri şüpheli gelecek kişiye teslim etmek üzere hazırlık yaptı. 

EMNİYET, DOLANDIRICIYI SUÇÜSTÜ YAKALADI 

Durumu haber alan Isparta Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, olayın gerçekleşeceği eve gitti. Yaşlı kadın, eve gelen M.A. isimli şüpheli ile görüştüğü sırada harekete geçen Dolandırıcılık Bürosu ekipleri, dolandırıcıyı suçüstü yakaladı. 

Şüpheli M.A. polis ekiplerince gözaltına alınırken, yaşlı kadının sahtekarlara kaptırmak üzere olduğu altın ve ziynet eşyaları da kendisine teslim edildi. 

“BU TÜR DURUMLARI HEMEN POLİSE BİLDİRİN” 

Isparta’da özellikle son dönemde yalnız yaşayan yaşlı kadınları hedef alan dolandırıcılar konusunda daha dikkatli ve duyarlı olunması gerektiğine dikkat çeken emniyet güçleri, telefonda para talebinde bulunan kişilere itimat edilmemesi gerektiğini belirtti.

Market Önünde Bırakılan Simitleri Çaldı

Isparta’da sabah erken saatlerde fırıncıların satılması için market önüne bıraktığı sıcak simitler, kimliği belirsiz bir kişi tarafından çalındı. Simit hırsızlığı ise marketin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. 

Edinilen bilgiye göre olay, Isparta Pirimehmet Mahallesi Özkanlar Kavşağı mevkiinde faaliyet gösteren bir markette yaşandı. İddiaya göre, sabah erken saatlerde fırıncılar tarafından satışı yapılmak üzere market önünde poşet içerisinde 15 adet simit bırakıldı. 

Bir süre sonra yolda ilerleyen kimliği belirsiz bir genç, poşeti alarak kayıplara karıştı. Simit hırsızlığı ise marketin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, cadde üzerinde ilerleyen gencin yürüyerek market önüne geldiği görülüyor. Market önünde, poşet içerisindeki simitleri gören kimliği belirsiz genç etrafı kontrol ettikten sonra simitleri alıp kayıplara karışıyor. (www.ajans32.com)

 

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

ADİL ÇETİNKAYA EŞİ SANİYE ÇETİNKAYA VEFAT ETMIŞTİR.CENAZESI CUMA GÜNÜ ÖĞLE NAMAZINDAN SONRA  SEFERAĞA CAMİİNDEN  KALDIRILACAKTIR.

MERHUMEYE ALLAH’TAN RAHMET,AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ.

İRT HAVVA METO 0535 237 06 39 (BİLGİ MESAJI KASAPOĞLU MESAJ SERVİSİNDEN ALINMIŞTIR.)

 

“Atatürk bizi üzmedi sen bizi üzdün”

Erdoğan’ın fotoğrafını çerçeveden çıkarttı.

Geçtiğimiz günlerde 146 liralık elektrik faturası isyan edip “Size oy veren elim kırılsaydı” diye video çeken Karadenizli AKP seçmenine bu ay da 183.5 liralık elektrik faturası gelince çerçeveletip evinin duvarına astığı Recep Tayyip Erdoğan’ın portresini çerçeveden çıkarıp attı. “Sayın Cumhurbaşkanım, senin ismini yüreğime kazıdıydım, senin için etmediğim kavga, etmediğim mücadele kalmadı, dostlarımı kırdım onların hepsinden özür diliyorum.” sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen vatandaş, “Senin resmini çerçeve yaptım, babamın resmini asmadım duvara senin resmini odamın duvarına astım, her gün gözümün önünde görmek istedim seni sayın cumhurbaşkanım bakın şimdi bu çevreden çıkartıyorum.” dedi ve Erdoğan’ın fotoğrafını çerçeveden çıkarttı. “Artık benim için en büyük Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’tür. O yoklukta, savaştan çıktığı halde milletinin hakkını savundu ve milletini üzmedi sen bizi üzdün. Soframızdaki ekmeği aldın” diyerek sitem etti. İşte o video: Odatv.com

Kaynak: Atatürk bizi üzmedi sen bizi üzdün

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür göremezsin.

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür göremezsin.

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, 
Güneş kucağındadır, bilemezsin. 
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, 
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. 
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…
W. Sheakespeare ** Göldosk ile Göl Yolu’nun 91.km sin de Flamingolar çıktı yolumuza. Eğirdir Gölü’nün sessiz,ıssız,ırak köşelerine Filamingo sürüleri de uğruyormuş bilmiyorduk. Göl Yolu boyunca varlığından haberdar olmadığımız o kadar güzellik çıktıki karşımıza. Göl de açan yabani nilüferler,göle bakan sarp kayalıkların içine oyulmuş kral mezarları,Elma bahçeleri arasına gizlenmiş asırlar öncesinden bugüne kadar ayakta kalmış görkemli kervansaray,Henüz elektriğin gitmediği toprak yolun son bulduğu göl kıyısındaki minik tepede kurulmuş taştan,çamurdan ve sazlardan yapılmış küme küme balıkçı barınakları. Kimi tarafta kayalıklar,sarp taştan tepeler,kimi tarafta gölü takip eden makiliklerle çevrili patikalar,gizli kalmış yalnızlıktan inim inim inleyen sahiller,koylar. Dalga ve kuş seslerinin uğultusun da  farkın da olmadığımız güzelliklere uzanan göl yolu; bugün göl sularının aşırı kullanımından dolayı göldeki çekilmenin ve kurumanın boyutunu bizlere gösterdi. Üzerinde durduğum zemin bir yıl önce göl sularının altındaymış. Daha birkaç yıl öncesine kadar kayıkla ulaşılan yerlere bugünler de yürüyerek ulaşmanız mümkün. Arkanızı,sırtınızı dönerek,görmezden gelerek adım adım yaklaşan bu felaketi durduramaz,yok sayamazsınız.  Göl size değil,siz göle muhtaçsınız. “Beyaz adam Annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.
Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.
Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur.
Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.
Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak… “
Kızılderili Şef Seattle – 1853
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

 

SÜMERBANK

Bir ulusu giydirmek…

Bizim kuşak için Eylül ayı Sümerbank ayı olurdu. Okul önlüğümüzden, pantolonumuza, defter kalemden, beslenme çantamıza kadar her şeyi Sümerbank’tan aldık biz. Anneannemin patiskaları, dedemin bayramlık mendilleri, annemin hâlâ kullandığı porselen takımı, babamın martı gibi Beykoz köselesikunduraları… Herkesin, sonraları Gaffur pijaması diye ayyuka çıkan, çizgili pazen pijaması muhakkak vardı. Kışın Sümerbank pijamamı yine Sümerbank çorabımın içine sokup öyle yatardım.

Memur çocukları, kumaş kokulu Sümerbank mağazalarına ailecek yapılan ziyaretleri iyi bilirler. Çünkü devlet, memurlarına ve devlete bağlı kurumlarda çalışan işçilere yıllıkSümerbank istihkakı verirdi. Gelinlik çeyizlere Sümerbank çeki konurdu. Sümerbank, yatılı öğretmen okulunda okuyan öğrencilere her yıl birer çift ayakkabı yollar, Kredi ve Yurtlar kurumunun çarşaf ve nevresimlerini üretirdi. Hatta maddi durumu olmayan başarılı öğrencilere burslar verip onları yurtdışında eğitime de gönderirdi.

Bir dönem Galatasaray’ın parçalı formalarını da yine Sümerbank dikmişti. Merserize trikotaj veya keten dokuma bu formalara futbolcular canları gibi bakar, her maç sonrası evinde yıkayarak bir sezon boyunca giyerlerdi.

Anadolu kadını için adeta bir basma devrimi yapmıştı Sümerbank. Rengarenk, püfür püfür, desen desen emprime basmalar üretti yıllarca. Rahşan Ecevit’in dallı güllü basma elbiseleri, Karaoğlan’ın mavi gömleği hep Sümerbank’tandı. Ben de Sümerbank’a gittiğim zaman tezgâhtardan Ecevit mavisi gömlek isterdim ekseriyetle. Dünya güzeli seçilen Azra Akın’ın o nefis elbisesini bile Oscar de la Renta filan değil Sümerbank dikmişti. Fakat bugün Emine Hanım, 6000 dolara ayakkabı satan, Christian Louboutin’den aşağıya giyinmiyor maşallah.

Ne komünist ülkeymişiz…

O zamanlar Sovyet kredisiyle başlayan bu küçük macera peyderpey büyüdü. İpliğinden tutun, nihai ürünün nakliyatına kadar çoğu işi kendi bünyesinde yapmaya başladı. Sümerbankmensucatla kalmadı; porselendir, kırtasiyedir, halıdır, kilimdir, tuğladır, aklınıza ne geliyorsa üretmeye ve satmaya başladı

. Kendi finansmanını bile kendi bankacılık faaliyetlerinden sağlıyordu.

0 binden fazla çalışan, 500’e yakın mağaza, 41 fabrika ve 43 banka şubesiyle Türkiye’nin en büyük holding teşekküllerinden biri haline geldi. Eğer istenseydi bir ülkenin tüm üretimini yapacak bir yapıya ulaşabilirdi. Bizatihi bir işçi kooperatifi olmasa da Bask bölgesindeki Mondragon kooperatifiyle biçimsel benzerlikler gösterirdi. Tüccara ayrı, nakliyeciye ayrı, perakendeciye ayrı kâr fırsatı vermeden halka aracısız satış yaptığı için fiyatları uygun olurdu; bundan ötürü de özel şirketler vatandaş segmentinde Sümerbank’la pek sıkı rekabet edemiyordu.

Fakat dar gelirli ve mütevazi vatandaşın bayramlık giyim-kuşam ihtiyacını Sümerbank’tan karşılaması Özal’ın çok zoruna gitti. IMF ve Dünya Bankası her geldiğinde “halkın sırtındaki kambur” diyerek Sümerbank’ı şikayet etti. Neymiş, fabrika işçisi çok para alıyormuş… Rahmetli çok tontondu ama hiç sevmezdi çok para alan işçiyi. İşçi dediğin az para alır, hatta mümkün olsa almadan çalışır, değil mi?

Önce Sümerbank’ın bir kısmı işçi düşmanı Garipoğlu’na, bir kısmı da hepimizin yakinen tanıdığı Albayraklara haraç mezat satıldı. Hatta araya güzelim TÜMOSAN ihalesi de sıkıştırıldı. Sonra Merinos, Beykoz, Bergama ve Malatya başta olmak üzere fabrikalar teker teker kapatılmaya başlandı. Emekçi şehri olan Nazilli, bir gecede emekli şehri oldu.(www.tammakale.com)

Dağcılar Buldu..

Türkiye’de Mağara Döneminde Yaşayan Aile.. Para dahi kullanmıyorlar

Tunceli, Bingöl ve Erzincan sınırlarının kesiştiği, 2500 metre yüksekliğindeki Hoşan Dağı’nda dağcıların tesadüfen bulduğu 7 kişilik aile, mağara dönemini yaşıyor. Devletin varlığından haberleri yok.

Bingöl ve Erzincan sınırlarının kesiştiği, 2 bin 500 rakımlı Hoşan Dağı’nın zirvesine yakın yamaçtaki mağara gibi evde kabile olarak yaşayan ailenin öyküsü, hayrete düşürüyor. Hüseyin Teşar (80), eşi Emine (78) ve 5 çocuğuyla ilkel şartlarda yaşıyor.(www.tammakale.com)

 

ISPARTA’DA GÖLLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

GÖLLER MECLİS GÜNDEMİNDE 
İl Genel Meclisinde geçen ay yapılan Eğirdir ve Beyşehir göllerindeki sorunlara ilgili genel görüşme için hazırlanan ortak komisyon raporu meclisin cumartesi günü yapılan oturumunda görüşüldü. Komisyon raporunda göllerdeki sorunların giderilmesi için çözüm önerileri sıralanarak, “Üniversite, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları, Meslek Kuruluşları başta olmak üzere bütün paydaşların katılacağı bir çalıştay düzenlenmesi komisyonlarımızca uygun mütalaa edilmiştir” denildi.

Eğirdir ve Beyşehir Göllerinde yaşanan sorunların giderilmesi için gerekli önlemlerin alınması için geçen ay İl Genel Meclisinde yapılan genel görüşmenin ardından İmar Ve Bayındırlık Komisyonu, Plan Ve Bütçe Komisyonu, Tarım Ve Kırsal Kalkınma Komisyonu, Gençlik, Spor Ve Turizm Komisyonu, Eğitim, Kültür Ve Sosyal Hizmetler Komisyonu, Çevre Ve Sağlık Komisyonu İle Sanayi Ticaret Ve Doğal Kaynaklar Komisyonları tarafından ortak rapor hazırlandı.

Komisyonların ortak raporunda geçen ay Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü EKOBİR Başkanlığı, Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğü yetkililerinin de katılımı ile yapılan genel görüşmeye dikkat çekilerek sorunların giderilmesi işçin çözüm önerileri sıralandı. (www.mathaber.com)

CAMİLER TEMİZLENİYOR

 

 

 

 

 

Camilerimizin genel temizliği yapılıyor Isparta Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından şehirde bulunan camilerin bahçeleri, şadırvanları, cami halıları ile iç temizlikleri yapılıyor. Camiler son olarak gülsuyu ile dezenfekte ediliyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ın talimatları doğrultusunda cami temizliklerinin gerçekleştirildiğini söyleyen Temizlik İşleri Müdürü Halil Gülderen, konuya ilişkin yaptığı bilgilendirmede şunları söyledi: “Sayın Başkanımızın talimatlarıyla Isparta ilinde bulunan öncelikle merkez camilerimiz olmak üzere tüm camilerimizin iç halıların temizliği, gülsuyu ile dezenfekte edilmesi, cami bahçesinde bulunan şadırvanların temizliği, görevlisi olmayan tuvaletlerin temizliğini yapmaktayız. İbadethanelerimiz bizler için kutsal mekanlardır, buralar bizim kalbimizdir. Yaşanabilir şehrimizde buraların temizliğinin ve halkımızın huzurlu bir şekilde ibadetlerini yapmaları için elimizden gelen çalışmayı gerçekleştirmekteyiz”

BABA EVİNİN SOFASINDA KURUTULAN SON BİBERLER

Sonbaharda sebze meyve kurutması bizde eskiden   baba evinde de yapılır biberler de geleneksel şekilde ipe dizip kurutulurken en yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya adeta bir  renk cümbüşüne dönüşürdü.

Nereden bilecektik  baba ocağında  bunların son  bulacağını,

Diğerleri gibi onlarda  koca baba evinin nerdeyse asırlık hatıralarıyla birlikte hepsi mazide kaldı.

İZ BIRAKANLAR … BİR BAŞARI HİKÂYESİ

Prof. Dr. Hasan Gürbüz’ü kardeşi Muammer Gürbüz anlatıyor. (Alıntıdır)

Hasan Hoca’nın cenazesinde Isparta sokakları insan almaz. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel de memleketinin yetiştirdiği güzide hocanın ailesini acılı günlerinde yalnız bırakmaz. Bazı isimler vardır ki kolay unutulmaz, ölürler ama hatıraları yaşar, sanırsınız koridorda karşınıza çıkacak…

İşte Prof. Dr. Hasan Gürbüz de onlardan biridir… Bakın bu yazıyı hazırlamak kolay oldu, zira kardeşi Muammer Gürbüz çok tatlı anlatıyor. Bize de teybin düğmesine basmak kalıyor:

Görüntünün olası içeriği: TC Nevzat Bişirici, ayakta

Babam kışları İstanbul’da süt satardı, yazın Sütçüler’de bağa bahçeye bakar. Hasan Abimle ben İstanbul doğumluyuz ama Sütçüler’i de biliriz bir o kadar… 61- 62 olabilir. Hiç unutmam el kadarım daha, köy bebesiyiz işte, karnı şişik, sıska… İlçeden 1-2 saat uzakta anamın ahretliği var. Biz bizim mahsullerimizden götürürüz, onlar kendilerinkinden ayırırlar. Bir nevi takas. Rahmetli anam o gün Hasan abimle beni yolladı. Bindik merkebe tık tı kı, tık tı kı… Kadıncağız bizi karşıladı, yedirdi, içirdi, torbaları hazırladı, bir de oğlak kattı yanımıza. Ne kadar küçüğüm düşünün abim heybenin bir gözüne oğlağı koydu, bir gözüne beni oturttu. Kıl örme de insana nasıl dalar. Darlanmıyayım diye bir kayrak taşı yerleştirdi ayağımın altına. Biz önde o arkada… Kendi yayan yapıldak, beni yürütmez asla… Aramızda 5 yaş fark var ama o hem abilik hem babalık yaptı bana… 

EYÜP SULTAN YILLARI İstanbul’daki hemşehrilerimiz genelde süt satarlar. Çoğu bekar odalarında kalıyor. Merkez Aksaray! Akşamları Menderes kıraathanesinde buluşuyor, hasret gideriyorlar. Vatan Caddesi yeni yeni yapılıyor daha, evler yıkılıyor, molozlar dökülüyor. Bunları eşeleyip duruyoruz, bazen bakır kuruş, delikli para çıkar. O bulduklarını benim cebime koyar. Eh, koskoca abi tabii… Pertevniyal’de orta mektep okuyor. 63 ile 65 arası Eyüp’te üç ev değiştirdik. Düşünün 6 çocuklu ailenin eşyası bir at arabasına sığıyor. En büyük parça yuvarlanmış yatakla, tel dolap… Dört erkek çocuk yan yana yatarız, ben Hasan ağabeyimden ayrılmam. Aynı döşeği paylaşırız, üstümüzde yamalı yorgan. Döşek dediğin kaput bezinden bir çul, içine mısır yaprağı doldurmuşlar. Hasan Abim o şartlarda Eyüp Lisesini birincilikle bitirdi, ben kör topal gidiyorum, ite kaka. Abimle birlikte tel araba, çember yaparız. Bir gün tahtadan kayık yonttuk. Çeviriyoruz lastik buruluyor, bırakınca pervanesi dönüyor. Bakalım nasıl yüzecek? Haliç’te denemeye karar verdik. Kurduk, koyverdik bizim tekne alıp başını gitmez mi? O kadar uğraşmışız, bırakır mıyım, yakalıyayım derken düştüm suya. Abim canı pahasına kurtardı beni, düşünmeden atladı ardımdan… Birlikte simit, galete, pişmaniye satarız. Bir ara ben pazarcıya çırak oldum, zerzavatçilik havalı meslek o zamanlar. Ustam bakmış hevesliyim cepli bir önlük diktirmiş bana… Belime eliyle bağladı adamcağız, pangınotlar bu göze, bozuklar şuraya… Bakın şu işe ki o hafta da mal gelmedi, canım nasıl sıkıldı ama… Ve yanımda yine abim, bir yandan teselli verir, bir yandan saçımı okşar. “Takma be birader, haftalar bitmedi ya…

” BAYRAMPAŞA Yıl 965… Kartaltepe’de bir arsa aldık, bir de gecekondu kondurduk, kurtulduk kiradan. Annem Isparta’dan halı getirir, konu komşuya satar. Günü gelmeden arsa taksidini kapatmaya koşar. Emlakçı (Hacı Recep Amca) bu dürüstlüğe bayılıyor. “Gelsin Hasan yanımızda çalışsın” diyor. Abim erkenlerden büroyu açar, çay demler, misafir ağırlar, muhasebe işlerini yapar, on parmağında on marifet öylesini nereden bulacaklar? Hacı Amca Bulgaristan göçmeni, kadastro okumuş zamanında. Ağabeyimi ahbaplarından Fahreddin Beyle tanıştırmış… Fahreddin Bey albay emeklisi ama tarih desen onda, edebiyat desen onda… Farsça, Osmanlıca sular seller gibi… Hâza derya… Abim zaten insan iyisiydi onları tanıdıktan sonra oldu mu aliyyül âlâ… Kul hakkı geçecek diye uykuları dağılır, o yaşta ehl-i takva… Her gün eve yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanı ile koşar. O ne güzel menkıbeler, o ne içli kıssalar… Annem gözyaşlarını tülbentine emdirir, babam usul usul ağlar. Kardeşlerim ona keza… Hacı Recep Amca abimi evlad edindi adeta, netice de kızını da verdi ona… 

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, ağaç ve açık hava

HAYDİ ŞAMPİYON Hayatımın dönüm noktalarında hep Abim vardır. Yıl 72-73… Matbaada çalışıyorum, değişik arkadaşlar edindim o aralar. Unkapanı’ndan bir gitar almışım, dımbırdatıyorum aklım sıra… Abim bir gün eve geliyor, aleti görüyor. Eh kaçın kurası, kimlerle düşüp kalktığımı anlıyor. Gitarı kırıp parçalıyor, anneme “söyle biradere, beni görsün” diyor. Bu ne demek? Dövecek! Kendimi marizlenmeye hazırlayıp çaldım kapıyı, sımsıcak karşıladı, oturttu karşısına! “Bak abim, söyle ne istiyorsan yapayım ama onlara takılma!” – O zaman sen de beni karateye yolla. – Bu işi en iyi bilen kim? – Yücel Spor… Biraz pahalı ama… – Hiç önemli değil… Göreyim seni şampiyon, beni utandırma! Gitmiş malzemeleri almış, akşam baktım yatağımın üzerinde urbalar, kuşaklar. O hep takdir getirir, yüksek yüksek puanlar… Ben pek kovalamam tabii üniversite de hayal. Abim doktora için İngiltere’ye gidince beni de yanına aldı, “Aman aslanım şu İngilizce’yi kap, ne demişler bir lisan bir insan…” O doktorayı bitirdi döndü, askerlik çağım geliyor ben de memleketin yolunu tuttum. Devreyi bekliyor, boş boş geziyorum. Bu arada bir 56 şevrole aldık. Araba perişan, kaporta harita gibi, motor çatlak. Ortanca ağabeyim tamirci ya, bahane ile iş çıksın ona… Arabayı bir güzel topladık, millet gözünü alamıyor. Koyu gri (sıçan tüyü), açık gri yaptırmışız, o günlerde öylesi moda. Ön çamurlukta mekanik taksimetre, hatırlar mısın bilmem “serbest” “dolu” yazar, kuşakta sarı siyah damalar… Arabaya kuruldum, taksicilik yapıyorum ama göreceksiniz beni, bir hava, bir hava… Saçlarımı limonla tarıyor, yumurta topukların ökçelerine basıyorum… Niyetim bir taksi durağı açmak… Bir gün yanıma oturdu, “Söz dinler misin abisi?” -Seni kırar mıyım? -Öyleyse üniversite imtihana gir bir daha! -Ya abi ya! Kaç kere girdim, olmuyor işte olmuyor! -Sen gel beni dinle. 

ABİ BURSUYLA Götürdü MTTB’nin üniversite kursuna kaydetti. Hiç unutmam Faruk Demir, Ayhan Okyar, Osman Özer gibi çok değerli hocalar var. Üniversite imtihanından netice gelmez mi “Yıldız Elektrik Mühendisliği!” Hayda! Ama okumak gibi bir niyetim yok, kolumun altına defter cetvel sıkıştırıp, yollara düşemem bu saatten sonra. Bizim de kendimize göre bir itibarımız var, di mi ama. Bir ara diferansiyeline baksın diye Şevroleyi tamirciye bıraktım, o arada arabayı satmışlar. Nasıl kızdım anlatamam. Anahtarı fırlattım attım. Sizin de… Arabanızın da… Eğer, o taksi dursa okuyamazdım. Abimin ileri görüşü. Bakıyor kaptırmışım. “Satın gitsin” diyor “zararına da bakmayın, yeter ki kurtulsun bundan!” Üniversite yıllarımda Hasan Abim devletten aldığım burs kadar, burs verirdi bana . Çoluk çocuk sahibi olmasına rağmen, paramı aksatmaz asla. Adapazarı’na, Ankara’ya, Isparta’ya, Edirne’ye derse gider, beni de alır yanına. Bensiz ne köfte geçer boğazından, ne ciğer tava… Bir keresinde kayınpederinin arabasını almış. 76 Nova… Müthiş bir otomobil, düşünün imparatorlar biniyor ona… Baktı hevesliyim “geç kullan” dedi. Arabada çıt yok, yağ gibi kayıyor. İyi de önümde bir kamyon… Ne yürüyor, ne yol veriyor, fırsatını bulup önüne geçtim, bastım frene… Kamyon durmaya çalışıyor ama ne mümkün. Balatalar ağlıyor adeta, langır lungur sesler, damper koptu kopacak. Gözüm aynada tam bize vuracak, topuklayıp kalktım. Olacak iş mi yani, resmen vukuat!.. İyi de adam o külüstürle beni nasıl yakalayacak? Üç adım gittik gitmedik kırmızı ışık. Nasıl da uzun yanıyor. Adam ağır ağır geldi, dayandı arkamıza. Cart cart cart el frenini çekti, bir indi, levye, takoz ne ararsan… Abim fırladı arabadan “tamam kardeş tamam” dedi kamyoncuya, “hep böyle yapıyor, eğer ben de bu şoförü kovmazsam!” O öfkeli adam alttan almaya başladı “yok yani beyfendi, işinden olmasın, kabahat biraz da bende aslında…” Yıl 1978, Balıkesir’de 45 gün staj yapacam. Yaz günü ya, gezmem lazım, abimin altında bir Ford Cortina var… Şunu bana versene dedim, çıkarıp anahtarı attı kucağıma… Şimdi düşünüyorum da… Hem iki çocuklu, hem sağa sola derse gidiyor, araba nasıl ihtiyaç, adeta ilaç ona… Gazetemizin kuruluşunda abimin hayli emeği vardı. Beni de gazeteye o aldı. Musahhihlikten, mürettiplikten başladım, taa en alttan… 88 yılında Burmingham’da bir fuara katılmıştık, yıllar sonra buluştuk Londra’da. Eski günleri yad ettik, adayı dolandık baştan başa… İstanbul’a dönüyoruz. Teyyarede sordu “İngiltere’yi nasıl buldun bu defa?” “Orada harcanan günlere yazık” dedim, “ne öldürür, ne güldürür. Bi numara olmaz bunlardan…” -Al benden de o kadar… İlk gidişte ne biçim tesirinde kalmıştım halbuki, demek insanın ufku açılıyor zamanla… 

MEMLEKET SEVDASI Hasan Abim memleketine aşıktı, Isparta’dan hiç kopmadı. Birkaç dönem gel seni milletvekili yapalım dediler kısmet olmadı. AP listesinde güçlü isimler vardı zira. Isparta’da üniversite açılınca rektörlüğe çağırdılar. Kurucu rektörlük sıkıntılı iş, lakin abim genç, neşeli, civarı iyi tanıyor. Sütçüler’in tabelasında 4 bin yazsa da iki bin nüfusu bile yoktu aslında. Köy görüntüsünden kurtulsun diye ilk apartmanı abim yaptırdı. Altını kütüphaneye verdi sonra. Hastane için de çok uğraştı ve işi kopardı. Derken muazzam bir yurt binası yaptırdı, Meslek Yüksek Okulu kazandırdı ayrıca… Şimdi abimin adını taşıyan okulda 5 branştan 700 talebe okuyor. Eskiden belli bir saaten sonra ekmek, yemek bulunmazdı, bugün onlarca lokanta çalışıyor. İki bakkal vardı şimdi üç büyük market var, kuyumcu, kırtasiyeci, ayakkabıcı, manifaturacı, fotoğrafçılar… Otobüs seferleri de arttı, bırakın Isparta’yı, aktarmasız Antalya’ya İstanbul’a yolcu çekiyorlar. Abim Isparta’ya gidince bütün dernekleri, grupları, cemaatleri bir araya getiriyor. Bir hafta birinin binasında, bir hafta diğerinin binasında toplanıyor, el birliği ile o kursun, ya da yurdun eksiklerini gideriyorlar. Sonra Belediye Başkanını, Valiyi, Emniyet Müdürünü ikna ediyor her cumayı değişik bir yerde kılıyorlar. Şevket Demirel de ekibe katılıyor. Halkla omuz omuza saf tutuyor, çayını, çorbasını içiyorlar. Nasıl bir birlik, beraberlik… Yabancıların bile dikkatini çekiyor.

O cuma da Atabey’e gidecekler. Lakin Amerikalılar gelmiş Tıp Fakültesi Projesini etüd ediyorlar. Neyse adamları yemeğe uğurlayıp, namaza koşuyor. Vakit dar, arkadaşı altındaki arabaya güvenip topukluyor. İslamköy’ü geçiyorlar, yol geniş ve sakin ama araç kontrolden çıkıyor, ağaca vurup takla atıyor. Şoförde çizik bile yok ama Abim Rahmet-i Rahmana kavuşuyor. Müezzinlerin eli kulağında, uzaktan uzağa ezan sesleri geliyor. Annemi de dört yıl evvel aynı gün (1 Mart) kaybetmiştik… Defnettik yanı başına… Mert, fedakâr, vefakâr… Ekmekçizade yurdunu teslim almışız. Yurt dediğin bir medrese eskisi, ortalık per perişan. Örümcek ağları, şişeler, atıklar… Bütün odaları tek tek temizledik onunla. Hasan’la çalışmak büyük zevk, velevki çöpçülük bile olsa… Birlikte güreş tutarız… Ben yenilmeli oldum mu gıdıklarım, kahkahaları çınlar ortalıkta. İlerleyen yıllarda da yurdu çok kolladı… Talebelere ne lâzım… Bulur, buluşturur mutlaka… Bir gün beni Hacı Recep Amcaya götürdü. Rahmetli “gelin size arsa vereyim” dedi, “borcunuz bitsin, bana satın kârıyla.” Cüzi paralarla taksitlerimizi ödedik, her gittiğimizde ikram. Çay söyler, kebap ısmarlar… Borç bitti rahmetli sordu: “Kaç para verdiniz bugüne kadar?” -Şu kadar… -Al sana üç misli! Ama beni dinlersen satma! Bekle biraz, buralar 100 kat artacak. Dediği gibi de oldu, eğer şu anda maddi bir imkanım varsa hep o arsadan. Hasan Abi neşeli ama cesurdu da, ben gözü kara geçinirim, onun gözü benden kara. Sövsen dövsen aldırmaz ama mukaddes değerlere dokundurmaz. Mert, fedakar, vefakar… Tam yola çıkılacak insan, kardeşim gibi özledim inan burnumda tütüyor… Ali İsmail MahnoliUstasıydım amirim oldu Mehmet Şevket Eygi bir makalesinden ötürü hapis cezası almış, Arabistan’a gitmiş. Babıalide Sabah gazetesinin idaresini Zeki Celep’e bırakmış. Zeki Bey genç bir ekip kurmak istiyor. Beni de çağırdılar, fotoğraf arşivinden başladık, bilahere yazı işleri, sayfa sekreterliği filan. Eski usul matrisler, kurşunlar… Zamana karşı bir yarış, yetişemiyoruz baskıya… Bir gün Mehmet Emin İnler samimiyetle konuştu. Hasan diye arkadaşım var, tanısanız beni oturtmazsınız burada.

FETÖ’nün SDÜ ayağı çöküyor

Süper bir çocuk, inanın hızınıza hız katar. Onu da aldılar, ben Hasan Gürbüz’e iş öğretiyorum güya. Bir süre sonra beni geçti, typometreyle, dizgi

Hem alışkan, hem becerikli her kesimden insanla dost oluyor, herkesin işine koşuyor. Hasan Abinin, Resullulah Efendimize (Sallallahü aleyhi ve sellem) büyük bir muhabbeti vardı, bilirim Haremeyn denince gözleri dolar. Bir tatil dönemi, dayanamıyor gizlice hacca gidiyor. Hocasının da arayacağı tutuyor. Kayınpederi Hacı Recep Amca fakültedeki dengeleri ne bilsin, “Hasan Mekke’de” demez mi? Sanki kürsüye bomba düşüyor, baskı baskı baskı… Netice de üniversiteden ayrılmak zorunda kalıyor. Garibim gidip Milli Eğitim Bakanlığında vazife alıyor. Doğrusu ben ona rektörlüğü de yakıştıramamıştım. Malum ciddi bir makam, onun gibi pür neşe bir insan, onca akademisyen arasında nasıl yapar? Vefatından sonra kardeşi Muammer’i görünce dayanamadım. Sarıldık ağlaştık, çocuğun da neşesi kaçırdım hiç yoktan. Suphi Birpınar   Genç yaşta kurucu rektör Hasan Gürbüz hem okumak hem çalışmak zorunda kalmasına rağmen tahsil hayatını başarılarla taçlandırdı. İlk, orta ve lise yıllarında birinciliklere ipotek koydu ve 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. İ.Ü. İşletme İktisadı Enstitüsünü de birincilikle bitirdi. 1971 yılında İÜ. İşletme Fakültesi Denetim Kürsüsüne asistan olarak girdi. 73-74 yılında Londra’da doktora üzerine çalıştı ve Dr. unvanını aldı. 76-77 Sakarya DMMA öğretim üyesi ve Akademi Başkan Yardımcısı… 1977-79 MEB müşavirliği ve vekaleten YAY-KUR Başkanlığı yaptı. 1978-79 İngiltere York Üniversitesinde misafir bilim adamı… 1980 Muhasebe Doçenti unvanı ile İTİA’da öğretim üyeliği… 1988 Marmara Üniversitesinde Muhasebe Finans Profesörü… Çeşitli tarihlerde ABD, Almanya, Fransa, Belçika, İspanya, SSCB, Suudi Arabistan, Mısır ve KKTC’de çalışma ve uygulamalarda bulundu… Kasım 1992 tarihinde Isparta Süleyman Demirel üniversitesine rektör olarak atandı. 1 Mart 1996’da elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti.(www.haber32.com.tr)

Bizlerde SDÜ’nün kurucu rektörü Prf.Dr.Hasan Gürbüz’e Allah’tan rahmet diliyoruz.

 

KAYBETTİKLETİMİZDEN … BUNU KAÇ KISI HATIRLIYOR,ACABA.

Bir zamanlar Musalla Mezarlığı’nda çok büyük çamlar vardı ve bu çamlar dallarında karga ve diğer kuşları da barındırırdı. Rüzgarlı havalarda çamların uğultusundan durulmaz ,elektrik gelmeden önceki zamanda ise de karanlıkta buradan geçmek ise cesaret isterdi.
Ayrıca ve daha da önemlisi burada mezarlığı olan belli bir yaşın üzerindekiler de “ÇAMIN DİBİ ” ne yatmaktan söz ederler ve bu tabir hemşehrilerimiz arasında çok kullanılan da bir sözcüktü.
Geçmişte günlerden bir gün birileri bu çamların artık yaşlandığını (belki de satıp belediyeye gelir elde etmek için) yaslanan bu çamların gençleştirileceği de gerekçe göstererek yılların devasa çamlarının bazılarını budadılar geri kalanını da kestiler.
Hal böyle olunca Musalla Mezarlığının uhrevi havasını veren devasa camlar,onların tepelerinde yaşayan kargalar ve diğerleri de kalmadı,çoktan BİTTİ.
Hele hele “CAMIN DİBİ” yatmanın ne demek olduğunu hatırlayan bile yok artık.
Bu durum farkında olmadan neleri kaybettiğimize bir örnektir.
Mademki geçmişten örnek verdik.
Eskiden Sütçüler’mizden her gün kamyon kamyon taşınan ormanlarımızın tomrukları vardı.Bu keresteler ne oldu. Bunları yıllarca kesip kamyona yükleyip götürdüler de bundan Sütçüler’imizin bir kazancı oldu mu? Hayır ..
Bugünkü durum ise daha vahimdir.
Mermer ocakları hızla artmaktadır.
Ta Sütçüler’imizin karsısındaki MENEVİŞ KEPEZ’ine kadar gelmiştir.
Yarin evlerimizin yanına kadar gelirse hiç şasirmayalım.
Burada herkese çok önemli görev düşmektedir.(Alıntıdır.Yazanın ellerine sağlık Yok edilen mezarlık ormanı,kamyon komyon götürülen ormanlarımız ile Bugünkü mermercilerin tahribatını ve yakın bir gelecekte evlerimize kadar gelebileceğini çok güzel ifade etmişler.Teşekkürler..)

SANATÇILARIN DOĞAL STÜDYOSU LAVANTA KOKULU KÖY

LAVANTA KOKULU KÖYDE YENİ KLİP ÇEKİLDİ

SANATÇILARIN DOĞAL STÜDYOSU LAVANTA KOKULU KÖY

Türkiye’nin lavanta ihtiyacının yüzde 80’ini tek başına karşılayan Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyünde yaklaşık 4 yıl önce ‘lavanta kokulu köy’ sloganı ve projesiyle sıçrama yapan kırsal turizm, artık giderek düğün turizmine ve ardından ses sanatçılarının vazgeçilmez  doğal stüdyosu haline geldi.

Bir çok ses sanatçısı lavanta Kokulu Köye gelip şarkılarına burada klip çekmeyi tercih ediyor.

Ses sanatçısı Gülden Mutlu’dan sonra Belgin Tunçbilek ”Artık Çok Geç” adlı şarkısına lavanta kokuluı köyde klip çekti.(www.isteisparta.com)

4 KASIM 1995 TARİHİNDE SÜTÇÜLER’İMİZDE YAŞANAN SEL FELAKETİNDE HAYATINI KAYBEDENLERİN İSİM LİSTESİ

 

 

SÜTÇÜLER’İMİZİN SEL YAŞADIĞI FELAKETİNDE HERŞEY BİR ANDA OLDU

4 KASIM 1995 TARİHİNDE YAŞANAN BU SEL FELAKETİNDE HAYATINI KAYBEDEN  AŞAĞIDA İSİMLERİ YAZILI HEMŞEHRİLERİMİZE BİR KEZ DAHA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ.

 

 

 

1-MUSTAFA ÖZKAN (Ziraat Bankası)

2-AYSEL ÖZKAN    (Mustafa Özkan -eşi)

3-PTT MEMURU METİN SARPDAĞ’ ın 6 YAŞINDAKİ OĞLU  EMRE?

4-YUSUF ALTINBAŞ (Üniversite hazırlık dershane öğrencisi)

5-ÖZLEM UMAY -Başçavuşun kızı Üniversite Hazırlık dershane öğrencisi ”    ” ” (Balıkesir) ————————

6-BEYDİLİNDEN ŞÖFÖR ……. (Alıntıdır)(4Kasım 1995 tarihinde yaşamış olduğumuz büyük sel felaketinden sonra da Sütçüler’imim bir-kaç önceki gibi güçlü olmasa bile  kez sel daha sele maruz kalmıştır.(Fotoğraf Mustafa Doğankaya)

4 KASIM 1995 TARİHİNDE SÜTÇÜLER’İMİZDE YAŞANAN SEL FELAKETİ

–       4 KASIM 1995 Cumartesi günü saat 15.00’te  hava birden bire kararak,önce dolu şeklinde başlayıp.daha sonra yağmura dönüşen yağış;aralıksız olarak 4 saat süreyle  çok şiddetli olarak  devam etmiştir.Yağışın dolu şeklinde başlaması akışı geciktirmiş,yağışın yağmura dönüşmesi ile birlikte yağış hızla akışa geçmiştir.

–       Şiddetli yağış Sütçüler ilçe merkezinde çok sayıda konut ve işyeri ile içme suyu isale hattında,yol kaplamaları ve alt yapı tesislerinde büyük hasara yol açmıştır.Diğer taraftan Değirmendere’nin taşkın sırasında aşırı kabarması sonucunda;üzerinde bulunan köprüler su altında kalmış,yatak kenarında yer alan balık üretim çiftliği hasar görmüş,bir kişi sel sularına kapılarak hayatını kaybetmiştir.

Sütçüler ilçe merkezi ve civarında şiddetli yağış sonucu tahrip olan yolların onarılması dere yataklarının tanzimi ile ilçe merkezindeki temizlik çalışmalarına Isparta’daki tüm kurumların makine ve ekipmanları katılarak, yaptıkları   çalışmalar sonucunda; yaşam  normal hale getirilmiştir.

Meydana gelen bu üzücü olayın akabinde, zamanın Bayındırlık ve İskan Bakanı Adnan Keskin ilçemizde incelemelerde bulunmuşlardır.

Metre kareye 550 kg. yağış düştüğü belirtilen bu felaketin sonunda birtakım evler yıkılmış, cadde ve sokaklar ile bağ ve bahçelerde çukurlar ve yarıklar açılmış,dağdan kayalar,taşlar ilçeye doğru sürüklenmiştir..

Sel felaketinin en üzücü tarafı ise; Isparta’da ilçeye gelen Belediye  Otobüsünün Boğazköy civarındaki Zengi Deresi köprüsünde köprünün yıkılmasından dolayı  sele kapılarak sürüklenmesi ve yaklaşık üç yüz metre ilerideki bir çınar ağacına yaslanıp kalmasıydı.Burada ağaca takılıp kalan 14 yolcu Sütçüler’den gelen hemşerilerimizce kurtarılmış geriye kalan 6 kişide sel sularına kapılarak kaybolmuş  sonradan dördünün cesedi bulunmuş, ikisininki ise bulunamamıştır.Otobüs  yolcuları  arasında bulunan ilçemizin çok sevilen kişilerinden olan Ziraat Bankası Sütçüler şubesi çalışanı Mustafa Özkan’ın sel sularına kapılan eşi Aysel Özkan’ı  kurtarmak üzereyken kendisinin de sel sularına kapıldığı ifade edilmektedir..

Bu sel felaketinde ilçemizde 21 ev tamamen yıkılmış,12 evin orta,25 evin de az hasarlı olduğu tespit edilmiş olup;,” zamanının Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı hemşerimiz Aykon Doğan “Selde evleri yıkılan vatandaşlara devlet olarak yeniden ev yapılacağını,bu iş için bütçeden 60 milyar aktarılacağını “ ifade etmiştir.

Ayrıca;bu tarihte yapım başlangıç aşamasında olan Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın da su iletim kanallarının bir bölümü yıkılmış,servis yollarının bir kısmı  da tahrip olduğundan,bu durum  mahkeme kanalıyla tespit ettirilmişti.

Diğer taraftan;

Santral Projesi banka kredi aşamasında olduğundan santral mahallinde incelemelerde bulunmak üzere,Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü yetkilileri ile sel felaketinden iki gün önce  merhum Abdullah Bilgiç ve teknik danışman merhum Necmi Oğuz Coşkuner ile birlikte biz Sütçüler’de bulunuyorduk.

Tüm hemşerilerimizi derin üzüntüye gark eden yaşanan bu sel felaketinin yaraları zamanla sarılmış olmakla birlikte;

Atalarımızdan bizlere yadigar kalmış olan ve sel felaketini hemen sonrasında Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğü’nce (Isparta) kapatılmış olan “ YUKARI MAHARBAŞI “ çeşmesinin tekrar açılmaması,(x) eskiden olduğu gibi suyunun şehrin içerisinden şırıl,şırıl akmamasının  Sütçüler için büyük bir kayıp olduğu düşüncesindeyiz.İlçemize ayrı bir güzellik katacağını düşündüğümüz bu konuda;Belediyemiz  ve  ilçemizin sivil toplum kuruluşları ile  ileri gelenlerinin bu konuyla ilgilenmelerini bekliyoruz.

Bu vesile ile 4 Kasım 1995 tarihinde yaşanmış olan bu sel felaketinde hayatını kaybedenlere bir defa daha Allah’tan rahmet dilerken, bir daha böyle bir felaket yaşanmaması için dua ediyoruz.

Mustafa Doğankaya

 

–       Kaynakça;1995 yılına ait DSİ Bülteni  sayı 411-412

–       Otobüs  Fotoğrafı :Foto Öcal (Sütçüler)

–       Gazete Kupürleri ve eski maharbaşı çeşmesi ile (Akdeniz) ve DSİ bülteni;Mustafa Doğankaya arşivi.

  (x) Yukarı Maharbaşı Çeşmesi altına  mahalli idare tarafından

 yaptırılan şelale bu yıl tamamlanmış,siz hemşehrilerimizin beğenisine  sunulmuştur.. Ancak eskiden olduğu sular Sütçüler’imizin içerisinden şırıl-şırıl  akmamaktadır.

 

 

HACETTEPE MAHALLESİ İRFAN AKALP

Bugün Türkiye’nin en büyük Holdingi olan Koç Grubu’nun kurucusu Koçzade Vehbi Bey, Ankara’daki ilk otomobili 9-10 yaşlarındayken 1908 yıllarında görmüştü. Ankara’daki bu tek otomobilin sahibi ise Hisarönü Ermeni Mahallesinde oturan Aslangül adında Katolik bir tüccardı.
Yalnız civar kasabalardan, köylerden gelenler değil; Ankaralılar da hayretle bakarlardı bu otomobile. Şoför mahallinin yanları açık, yerden hayli yüksek, ince lastik tekerlekli fayton arabaları gibi bir şeydi bu.
Aslangüllerin otomobili Ulus Meydanı’ndaki Taşhan’ın önünden istasyona doğru insan taşımaya başlayınca herkesin şaşkınlığı büsbütün artmıştı. Hareket eden otomobilin arkasından çocuklar da koşmaya başlamış:
” Gavur arabası, gavur arabası,” diye bağırmışlardı!

Isparta Zeybeği’nin Kenar Süsü

mersin bitkisi mezar ile ilgili görsel sonucu

Akdeniz’de mersin zamanı

Kimi toplumlar öte dünyaya göç eden yakınlarını mersin dallarıyla uğurlasalar da çoğu zaman en güzel halk türkülerinin kapısını açıverir mersin dalları. Isparta’nın içli, ağır zeybeğinde bir kadına duyulan ölümüne sevdanın içinde saklandığı ‘çevrenin’ kenar süsüne dönüşüverir…

Yusuf Yavuz Yazdı 

Turuncunun sarıyı, sarının kızılı okşadığı Ekim, renkler, kokular ve seslerle çıkagelince o pencerelerden bir kaçı da açılıverir ardı ardına. Usul usul yılı ikiye bölen Kasım’ı çeker durur zamanın o durmak bilmez atları. Boz atlı Hızır’ın coğrafyayı adımlayacağı zamana kadar uykuya yatar Anadolu. İşte tam o zaman başlar Torosların Akdeniz’e bakan yamaçlarındaki bitmeyen karnaval. Pirnalın çama, çiğdemin sandal’a, siklamen’in kiriş’e, püren’in delice’ye sarılıp kireçtaşlarının sırtında adamakıllı delirdiği zamanlar…

Anadolu coğrafyası yılın her mevsimi başka pencereler açar üzerinde yaşayanlara.

Turuncunun sarıyı, sarının kızılı okşadığı Ekim, renkler, kokular ve seslerle çıkagelince o pencerelerden bir kaçı da açılıverir ardı ardına.

Orta Anadolu bozkırlarına bir ıssızlık çöker, Kastamonu ormanlarına ince bir sis. Doğu Anadolu yaylalarının alçaklarına buz yükseklerine kar iner usul usul. Mardin’de zeytin, Bitlis’te sumak kokusu. Hopa’nın sularında kıvıl kıvıl balıkları Karadeniz’in.

Hadim’de mayhoş bir alıç, Ermenek’te yağlı tulum peynirinin tadı gelir oturur, oturur da kalkmaz dilinden.

Usul usul yılı ikiye bölen Kasım’ı çeker durur zamanın o durmak bilmez atları. Boz atlı Hızır’ın coğrafyayı adımlayacağı zamana kadar uykuya yatar Anadolu…

İşte tam o zaman başlar Torosların Akdeniz’e bakan yamaçlarındaki bitmeyen karnaval. Pirnalın çama, çiğdemin sandal’a, siklamen’in kiriş’e, püren’in delice’ye sarılıp kireçtaşlarının sırtında adamakıllı delirdiği zamanlar…

Akdeniz’in doğal peyzajında özel bir yeri olan mersin, maki ailesinin en gösterişli üyelerinden biridir. Dört-beş metreye kadar boylanabilen mersinin mızrak ucu gibi sivri uçlu küçük yaprakları Hindistan’dan Akdeniz havzasına insanların en eski ritüel araçlarından biridir. Yaz ortasında ince dalların arasından patlayan binlerce minik havai fişek gibi açan ışıltılı çiçekler Ekim’le birlikte meyveye durunca maki ormanında sanki bir karnaval yeniden başlar. Kurdun kuşun sevinci, mersin dallarının coşkusuna tutunur.

Şifa istersen şifadır, dost istersen dost, yoldaş istersen yoldaştır. İnsanoğlunun soyluluk takıntısına kapılıp türlü öyküler uydurduğu da olmuştur mersine. Afrodit’in güzelliğinin sırrından, Adonis’in ve başka başka tanrıların, tanrıçaların bitmek bilmeyen seksist öykülerine kadar bulaştırılmış olsa da asıl Torosların çakır gözlü güzellerinin kulak arkasında rahat eder o. Kimi zaman da dağ köyünde kaynayan bir üzüm hoşafını içinde. Çünkü mersinin soyluluğu İskenderiye’de, Kandiye’de, Hanya’da, Korsika’da ya da Antalya kıyılarında iç içe yaşadığı halkın ona duyduğu yakınlıktan gelir.

Kimi toplumlar öte dünyaya göç eden yakınlarını mersin dallarıyla uğurlasalar da çoğu zaman en güzel halk türkülerinin kapısını açıverir mersin dalları. Isparta’nın içli, ağır zeybeğinde bir kadına duyulan ölümüne sevdanın içinde saklandığı ‘çevrenin’ kenar süsüne dönüşüverir:

“Evlerinin önü mersin/ Ah sular içmem kadınım tersin tersin/ Mevlam seni bana versin/ Al hançeri kadınım vur ben öleyim…”

Günümüzde ise Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kocaaliler köylüleri mersin dalları, çam kozalağı ve diğer maki bitkilerinin meyvelerini kullanarak yaptıkları yılbaşı çelenklerini Avrupa’ya satarak yılda 6-7 milyon dolarlık gelir elde ediyorlar.

Bugünün enformatik cehalet çağında her bitkinin başka bir adla piyasaya düşmesi gibi mersin de ‘yaban mersini’ adıyla ve hiç de kendisiyle ilgisi olmayan türlerle anılıyor. Neredeyse kuru üzümü bile ‘yaban mersini’ diye etiketleyip yüksek fiyatlarla her bitkiden acil yardım talep eden insanlara satıyorlar.

Mersin, eski Mısır’dan antik Anadolu uygarlıklarına bir çok kültür ve inançta mersin dalları ölü gömme geleneklerinin de ayrılmaz bir parçasıydı.

Yine de bu kadim ‘çalı’yla atalarının ruhuna seslenenler yok değil bu koca coğrafyada. Torosların Yörükleri öte dünyaya göç ederek ulu çamların altında yatan atalarının mezarlarına yaptıkları ziyarete mersin dallarıyla gidiyor.

Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Tahtacı Türkmenler ise her bayram arifesinde hakka yürüyen canlarını kucak dolusu mersin dalıyla ziyaret ediyor.

Editörün Notu;

Belli bir yaşın üzerindeki kişiler hatırlayacaklardır.

Esikiden Sütçüler’imizde  merhum Aptullah Üney’in Yukarı Mahalledeki evinin arkasında bulunan mersinini  yolunduğunu gördüğümüzde ilçede bir cenaze olduğunu  anlar tabii ki kimin öldüğünü de merak ederdik.Yolunan bu mersin dalları (yanlış bilmiyorsak) tabutun üzerine oradan da mezar üstüne konulduğunu düşünüyoruz.Bu adetimizde diğerleri gibi zamana yenik düştü.

Genelde mersin yolma işi iki tarafından yapılırdı.

 

 

 

ŞİMDİ DE ŞİRKETE VEDA ZAMANI

Yapamazlar, yapılamadı denildi.

Yaşanan zorluklara, çekilen sıkıntılara rağmen  yapıldı.

Otuzsekiz parça mülk  beş yıl süreyle ipotek verilmek suretiyle bu santral  yapıldı.

Yapıldı ve yirmi yıl işletildi.

Proje ve inşaat dönemiyle birlikte yirmibeşyıl geçti aradan.

Hani derler ya zaman su gibi akıp gidiyor  aynen öyle oldu ve  işletme için  tanınan süre bitti.

Sayıları yediyüzü bulan gerçek anlamda halk kuruluşu  olarak küçük küçük paylara  sahip  bir ortaklığın yapıp işlettiği santralın yine aynı halk ortaklığıyla   işletilmesine  devam edilmesi,  

hak olduğu halde  sormadılar bile.

Ödenmeyen alacakları  da olduğu halde  Sütçüler’imizin halkın gücüyle yapılan ilk ve son sanayi tesisini  apar topar sattılar.

Kocaman bir orman olan ve sayıları bir-kaç yüzü bulan  dikip gözümüz gibi baktığımız  devasa  ağaçlarımızın akıbeti bir başka üzüntümüz.

Verilen bunca emekler bağlanan umutlardan ve uğranılan haksızlıklardan sonra hüzünlü bir şekilde.

Ş İ M D İ  DE

 SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.’YE  

V E D A    Z A M A N I

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TARAFINDAN SÜTÇÜLER’İMİZDE YAPILAN HEM İLK HEMDE SON OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın 24 Temmuz 1993 tarihinde temelinin  atılmasından   sonra öğleden sonra da SÜYAD tarafından tertip edilen Dut ve Pekmez Festivalinin  6.sı Tertip edilmişti.

Bu santralın yapımı ile yılların özlemi ile boşa akan su değerlendirilmiş olacak santral faaliyete geçince de herkes elde edilecek kardan hissesi oranında kâr payını da alacaktı. Ayrıca Sütçüler’imiz ilk defa bir sanayi tesisi kazanmış olacak on civarında bir hemşehrimiz devamlı  iş imkanına kavuşacaktı.

Sütçüler’imizin Isparta’nın diğer ilçeleri göre  geri kalmışlığı, çıkmaz sokak olması, memurlar için sürgün yeri kabul edilmesi gibi olumsuzlukların  vermiş olduğu eziklik karşısında bu yatırımla hemşehrilerimiz merhum Demirel’in de projeye destek vermesiyle adeta moral bulmuşlardı.

Ancak bazı hemşehrilerimiz bu yatırımın da diğer hemşehri yatırımları gibi sonuca ulaşamayacağı endişesini taşıdıklarını , zaman zaman dile getiriyorlardı

Diğer taraftan Sütçüler Hes’in Temel Atma   töreni ve Dut ve Pekmez Festivali   24-25 Temmuz 1993 tarihlerinde Sütçüler’imizde büyük bir hareketlilik de getirmişti.

İşte bu ortamda Sütçüler Enerji ve Sanayi ve Ticaret A.Ş. ilk genel kurulu Sütçüler’imizde geniş bir katılımla Sütçüler’imizde yapıldı.25 Temmuz 1993 tarihinde yapılan bu genel kurul toplantısında 1.430.000 TL.sı olan şirket sermayesinin 6.000.000 TL’sı na çıkarılma kararı da alınmıştı.

Şirketin o tarihteki ortak sayısı 419’du.Sütçüler gibi bir ilçede ilk defa (belki Isparta’da dahi bile) bu kadar çok sayıda ortağı olan ikinci bir şirket de yoktu. Isparta Ticaret İl Müdürlüğünden gelen görevli bayan hükümet komiseri Sütçüler’de böyle bir  böyle santralın ve  şirketin varlığı konusunda  eşini zorla ikna ettiğini bizlere iletmişti

Bu toplantı Sütçüler’imizde hem ilk hem de son genel kurul toplantısı olmuştur.

Yukarıdaki fotoğraf Ziraat Bankası Sütçüler Şubesinden ilk defa kar payı alan  ortakları göstermektedir.

 

SÜTÇÜLER’İMİZDE TULUK AYRANINA ÖZLEM

Bu görüntü, Sütçülerimizde de 30-40 yıl önce görmeye alıştığımız, biraz da özlediğimiz görüntüdür.

Nasıl özlediğimiz görüntü olmasın ki!  Azıcık bellek tazeleyelim.

Gördüğümüz nesnenin adı “tuluk”. Ayran yapmaya yarar. Davar derisinden yapılmıştır. Bilebildiğimiz kadarıyla bu deri, çam ağaçlarının gövde diplerin sıyırılan veya “tağra” ile kopartılan,  “mavru” olarak adlandırılan kaba dış kabukları ile işlem görür, yani tabaklanır. Bu işlemin sonucunda mavrudan deriye geçen mis gibi çam kokusu, tulukta  keçi yoğurdunun dövülmesi ile yapılan ayrana siner, ayranın içine işler. Böyle bir   ayranında tadına doyum olmaz. Bu tadı bilenler bilir.

Bu ayranın tadını bilenler bilir. Analarımızın ve ablalarımızın, kız kardeşlerimizin yapmış oldukları tarhanalar da, bu ayran ile yoğurulduklarından,  o dönemlerde yapılmış o dönem tarhanasının da tadını gerçekten bilenler bilir. Kısacası bu resme baktığımızda, bu  tadları bilenler ve hatırlayanlar olarak içimizden,  ya bu resimde gördüğümüz hanımın yanına gidip, yalvar yakar bir lokma da olsa o ayrandan istemek veya hiç olmazsa  Sütçülerimiz’in dut şenliğinde aynı ayranı bilenlerimizin de yardımıyla yapıp hem kana kana içmek, hem de tadını bilmeyenlere de içirmek  geçiyor. İçimizden geçiyor, hayal ediyoruz. Hayal etmek gerçekleştirmenin yarısı olsa gerektir. Kim bilir bir gün hayalimizi gerçekleştirme imkanının buluruz.

Şunu söylemek isteriz. O günkü koşullarda, kuşkusuz o zamanlar bizlerin çocukluk çağlarıydı, tulukta davar ayranının yapılması, bağlarda dut deşirilmesi(devşirilmesi), pekmez kaynatılması, köpük yalanması, şerbet içilmesi ve sonunda “kuvam” yalanması, çoluk- çocuk bütün mahalle halkıyla yaşanan bir olaydı. Yani, şimdi herkesin kendi  dünyasında atomize olduğu internet ortamının yarattığı yalnızlığın tersine, o zamanın mahalle yaşantısının getirdiği paylaşım ortamına özlemimizi dile getirmek istiyoruz. Böyle bir ortama  ihtiyacımız çok.

 Dileğimiz, dut şenliğinin sadece pekmez yapımıyla sınırlı kalmaması, şenlik sırasında tuluk ayranının yapılması ve içilmesi, tarhana yapılması, çocukluğumuzda oynamış olduğumuz “yesir”, “met”, “simi” gibi oyunların çocuklarımıza öğretilmesi, unutulmasının önüne geçilmesi, geliştirilmesi ve olabilecekse bu oyunlara olimpik spor niteliğin kazandırılması.)www.sutculerimiz.com

Mustafa Turan)

 

 

DEMİREL ANILDI

Demirel anıldı

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 94.doğum gününde memleketi Isparta’nın Atabey ilçesinde yapımı devam eden anıt mezarının başında dualarla anıldı. Demirel Vakfı tarafından 9.Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in doğum günün dolayısıyla, İslamköy Çalcatepe’de bulunan ve yapımı devam eden Anıt Mezar’da tören düzenlendi. Törene İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in manevi kızı ve doktoru İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur, Demirel’in siyasi hayatında yanında yer alan eski bakanlar Hamdi Üçpınarlar, Esat Kıratlıoğlu, Aykon Doğan ile Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Kelleci, Isparta Belediye Başkanı MHP’li Yusuf Ziya Günaydın, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Ali Dulupçu, Isparta Barosu Başkanı Avukat Gökmen Hakkı Gökmenoğlu, Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Demirel ailesini temsilen iş kadını Nihan Demirel Atasagun ve çok sayıda siyasetçi ile bürokratlar katıldı. Törenin yapıldığı Demirel’in anıt mezarı yanında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, CHP Genel Başkanı, DP Genel Başkanı ve Pakistan Büyükelçiliği çelenkleri de yer aldı. Merhum Cumhurbaşkanı Demirel’in doğum günü dolayısıyla yapımı devam eden anıt mezarı çevresi karanfillerle çevrildi. “Huzurunda olmaktan çok büyük şeref duyuyorum, çok özledik

Haber32 –

Doğum Günün Kutlu Olsun Baba

(Soldan sağa Ahmet Çetinkaya,Ahmet ergüven,Abdullah Bilgiç,Halil Yıldız.Demirel,Hüseyin Altıntaş,Ömer Ali Ayhan,Mustafa Doğankaya,Salih Türkyılmaz ve tekerlekli sandalyede Mustafa Özsüt Tarih Temmuz 1993 )

Ülke siyasetine 50 yıla damgasını vuran 9. Cumhurbaşkanı ve eski Başbakanlardan hemşehrimiz Süleyman Demirel, bugün 94. yaş gününde mezarı başında törenlerle anılacak.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bugün 94’üncü doğum gününde, İslamköy’deki Çalcatepe’de bulunan mezarı başında anılacak. 17 Haziran 2015 tarihinde 90 yaşında yaşamını yitiren Süleyman Demirel 1 Kasım Perşembe günü yanı bugün yapılacak olan anma törenine 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Başdanışmanlığını ve Özel Doktorluğunu yapan İyi Parti Milletvekili Aylin Cesur, Demirel’in mesai arkadaşları, ailesi ve yakınları  katılacak. Saat 12.00’de başlayacak olan törende Demirel’in mezarına çelenkler sunulacak, saygı duruşunda bulunulacak dualar okunacak. Bilindiği gibi, kendisinin ismini taşıyan Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce Demirel’i anma etkinlikleri kapsamında dün bir program düzenlenmiş ve programda Ünlü Tarihçi Akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı Demirel’i anlatmıştı.

:9. Cumhurbaşkanı Demirel, emekli Cumhurbaşkanı olarak hayatını idame ettirirken, 

17 Haziran 2015 tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat etti.  

LİTERATÜRE GİREN 

SÖZLERİN SAHİBİ

Türk siyasetinde yer alan önemli isimlerin, bazı olaylar karşısında kullandıkları özgün sözler arasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e ait olanlar hep öne çıktı. “Dün dündür, bugün bugündür” ve “demokrasilerde çareler tükenmez” ifadeleri siyasi literatüre kazandırdığı sözlerin başında yer aldı. 

Demirel’in hafızalara kazınan bazı sözleri şöyle : “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz”, “Yollar yürümekle aşınmaz”, “Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?”, “GAP’ı gaptırmam”, “Üs yok tesis var”, “Açım diyene geber diyemezsiniz”, “Elektriğin komünisti olur mu?”, “MİT gizli saklı işler yapan bir teşkilat değildir”, “Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir, binanaleyh Ege bir göl değildir.” /www.ajans32.com)

TEMA Vakfı Çocukları Doğayla Buluşturdu

tema vakfı meşe palamudu ile ilgili görsel sonucu

Yedişehitler İlkokulu ve TEMA Vakfı ‘Tohumdan Fidana, Fidandan Ağaca, Ağaçtan Ormana’ sloganı ile anlamlı bir çalışmaya imza attı.

21 Ekim günü Isparta Merkez Yedişehitler okul müdürü, öğrenci, öğretmen ve velileri TEMA Vakfı ve GÖLDOSK birlikteliği ile gerçekleştirilen etkinlikte bir araya gelerek Eğirdir Yukarı Gökdere Kasnak Meşesi Ormanında meşe palamudu topladılar.

TEMA Vakfı İl Temsilcisi Aysel İnce “Doğayla bütünleşmiş bir şekilde yapılan çevre eğitiminin öğrencilerin çevre konusunda bilinçlenmelerine önemli ölçüde etki ettiğini biliyoruz. Bu nedenle çocuklarımızın doğada geçirdikleri zamanın artması, doğayı hissederek, dokunarak, koklayarak ve işiterek farklı deneyimler yaşama fırsatı bularak bedensel ve zihinsel gelişimlerin olumlu yönde desteklenmesi amacıyla bu programa öğrenci, öğretmen ve veli birlikteliğini dahil ettik. Etkinliğin anlamlı hale gelmesinde katkısı büyük olan bulunduğu coğrafyanın doğal güzelliklerini tanıyan, doğaya ve çevreye saygılı, gerekli tüm eğitimleri almış, donanımları edinmiş, çevreci, doğasever ve duyarlılığıyla bilinen GÖLDOSK’a da teşekkürlerimi iletmek isterim. Bu büyük ve anlamlı etkinlikten sonra öğrencilerin doğa ile daha çok temas etmesi ve bir ağacın tohumdan fidana kadar olan yolculuğunu gözlemleyebilmeleri için meşe palamudu tohumundan fidan üretme etkinliğini de Merkez Yedişehitler İlkokulu’nda yapıyoruz. Meşe palamudu toplama etkinliğinde toplanan tohumları 500 öğrenci, öğretmenler ve idari kadro ile birlikte toprakla buluşturduk. Dikilen fidanları orman haftasında yine tüm okulun katılımıyla doğayla buluşturacağız” dedi. (www.ajans32.com)

AKP’den Meclis’te künefe partisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2 bin 500 kişiye yetecek kadar pişirilen dev künefe milletvekilleri ve Meclis çalışanlarına dağıtıldı.

DHA’nın haberine göre Ankara’da başlayan Hatay Günleri kapsamında AKP Hatay Milletvekilleri, TBMM’deki iktidar kulisi bahçesinde künefe ikramında bulundu. İktidar kulisinin bulunduğu bölümün bahçesine kurulan ocakta yaklaşık 2 saatte pişirilen künefe daha sonra dağıtıldı. Milletvekilleri ve Meclis çalışanlarına ikram edilen Hatay künefesi yoğun ilgi gördü.

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, iyi bir künefenin nasıl olması gerektiği konusunda bilgi verdikten sonra kendi kestiği künefeleri ikram etti. 2 bin 500 kişiye yetecek kadar hazırlanan dev künefe yaklaşık 1 saat içinde tükendi.(www.odatv.com)

HALK BİRLİK OLDU ;TREN DE GELECEK….

HALK BİRLİK OLDU ;TREN DE GELECEK....

Eğirdirliler istasyon binası yerine yapılması gündeme gelen tüm projelerin Gar alanının betonlaşmasına neden olacağından ekolojik dengenin bozulacağını dile getiren  Eğirdir Halkı .Eğirdir Tarihi Tren Garı’nı Betonlaştırma Projelerine Dur Deyin  diye imza kampanyaları, el ilanları ve garda  toplantılar düzenleyen  halkımız, bazı rantçılara engel olmak ve  Eğirdir Tarihi Tren Garı’nın sadece GAR OLARAK kalması ilgili projeye dahil edilmesini dile getirmişti.

Neredeyse 5 yılı aşkın süredir  bu işin üzerinde duran temsilciler bu sürede içerisinde çok önemli gelişmelere neden oldular.. Öncelikle garın yapıya açılması engellendi. Sonrası ise adım adım  izlenen TCDDY çalışmalarıyla , Tren seferlerinin başlatılmasıyla ilgili TURNE çalışmaları  geçtiğimiz gün tamamlandı

TRENİN ISPARTA’YA  EĞİRDİR’E GELMESİ GAR’LARIN TARİHİ TREN GARI OLARAK  KALMASI” ve kentimin; doğasına tarihine kültürüne, anısına, dokunma sözünü de ilke edinmiştik. Bu bakışla; her kentin geçmişinden gelen, kentin tarihi, yerel özellikleri gibi unsurlarından oluşan bir ruhunun olduğunu, kentin doğasına, esnafına, kültürüne, tarihine, yemeklerine, ürünlerine saygı duyarak ,sahip çıkarak geliştirmesi sosyal ve ekonomik hayatın canlanması kentin ayakta kalması için şart olduğunu ve   Isparta’mızın Eğirdir’imizin  belleği, kimliği olan, Tarihi Tren Garı;  tarihi, kültürü, anısı ve doğasıyla bütün kalmasını savunmuştuk. Bu amaçlarla;  9 Şubat 2014  tarihinden günümüze; Eğirdir de yapılan toplantılar, el ilanlarının dağıtımı ve imza kampanyalarıyla  halkımızın kararlığı ve isteği ülke çapında ses getirmişti. Bunun ilk olumlu göstergesi geçtiğimiz yıl TCDDY Afyonkarahisar 7. Bölge Müdürü . Sn. ADEMSİVRİ’nin olumlu yaklaşım ve destekleriyle gerçekleşmişti.

7. Bölge Müdürü  Sn. ADEM SİVRİ’yle yaptığımız görüşmelerde  İZMİR- Alsancak –ISPARTA- Eğirdir Hattı Bozanönü-Eğirdir İstasyonları arasındaki hattın açılmasının kendilerinde çok istediğini ve bu konuda çalışmalar yaptığını ve uzun süredir kapalı olan mevcut hattın yenilenip işletmeye açılabilmesi için uygulama projelerinin hazırlanması işinin Sözleşmesini Yüklenici ile 08.08.2018 Tarihinde Bölge Müdürlüğümüz Toplantı Salonunda imzalandığını bildirmiş ve  Garda yer alan binaların ve çevresinin  Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon  projelerinin hazırlanması çalışmalarının  başlanacağının da müjdesini görüşmelerimizde   vermişti.

 İMZA KAMPANYALARIYLADA gündemden düşürmeyen halkımıza, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederiz..

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Eğirdir –ISPARTA Temsilcisi(www.egirdirsescom)

Isparta’da Cumhuriyet Bayramı Davraz Zirve Tırmanışı

44948682-662018100862075-8593222986465542144-n

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Davraz Zirve Tırmanışı
Isparta’da dağcılarımız, Davraz Dağı 2637 metrelik zirvesine başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz adına tırmanış gerçekleştirdi. Başarıyla tamamlanan tırmanış 1 dakikalık saygı duruşu ve istiklal marşımızın okunmasıyla son buldu. (www.isteisparta.com)
 

Nivea Isparta Gülün’den yapılan yeni ürünleri piyasaya sürdü

44987643-2111801395531941-7816300919158472704-nIsparta Gülü’nün yolculuğu devam ediyor. Yapılan büyük tanıtımlar,etkinlik ve fuarlar sayesinde Isparta Gülü dünyaya hızla yayılıyor. Isparta Gülü’nün  sıradaki durağı Nivea tesileri oldu.
Kozmetik devi Nivea Isparta Gül esanları ve suyu kullanarak yeni ürünler piyasaya sürdü.

DOĞAL GÜLSUYU İÇERİKLİ TONİK NİVEA’DAN

Dünyaca ünlü marka Nivea, doğal gül suyu içerikli tonik, cilt temizleme jeli ve suyu çıkardı, ulusal reklama çıktı. Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, Isparta için büyük önem arzeden bu gelişmeyi Facebook’tan duyurdu.

 İşte o paylaşım:

“Gülün, gülyağının ve Gülsuyunun 100 lerce faydasından birisi; Doğal Makyaj temizleme. 430dc118-5192-46a8-89aa-f5dfe4782f0f.jpg Son 100 yıldır Gülsuyu Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)kokusu olarak bilindiğinden en çok ölümle birlikte tabut içine ve taziyeye gelenlere ikram olarak kullanılmaktadır. Osmanlının Sarayda yılda 4 ton Gülsuyunu neden kullandığını bilmedik hiç. Doğal Gülsuyu şifadır. Doğal Gülsuyu makyaj temizleme de en saf ve doğal toniktir. Gülsuyunun en doğal makyaj temizleme malzemesi olduğunu yıllarca haykırdık. Nıvea dediyse doğrudur anlayışı ile Gülsuyuna itibar kazandırdık. Buna da ŞÜKÜR. KARA KAZANLARDA (Bakır imbikler) odun ateşinde damıtma sonrası elde edilen şifa kaynağı en DOĞAL YAĞLI GÜLSULARINI Gülkenti GÜNEYKENT ten bulabilirsiniz . Not: Sadece Gülsuyunun sağlığa, zekaya, cilde , mutfağa ve soframızda sindirim amaçlı içeçek olarak vs. Faydalarını en güzel reklam kampanyaları ile pazarlasak Isparta üretimli Gülsuyu yetmez.”

Yelkencileri rüzgarsızlık vurdu

3. Altın Elma Optimist yarışları, rüzgarın olmamasından dolayı yapılamadı. 

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü 2018 Yılı Yelken Federasyonu İl Temsilciliğinin Faaliyet Programında yer alan Altın Elma Optimist Yelken Yarışlarının üçüncüsü bu yıl 26-29 Ekim 2018 tarihleri arasında Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü ev sahipliğinde düzenlendi. 

İstanbul Galatasaray Yelken Kulübü, İstanbul Fenerbahçe Yelken Kulübü, Muğla Bodrum Büyükşehir Belediyespor Yelken Kulübü, İzmir – Urla ARM Yelken Kulübü, Muğla Fethiye Belediyespor Yelken Kulübü, Tekirdağ Yelken İhtisas Spor Kulübü, Antalya Yelken Kulübü, Antalya -Kaş Yelken Kulübü, Muğla -Göcek Yat ve Yelken Kulübü ve ev sahibi olarak Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü olmak üzere bu yıl optimist yarışlarına 9 kulüp, 95 sporcu katıldı. (www.ajans32.com)

O Öğrencileri Bulursa Bakın Ne Yapacak?

SDÜ önünden aracına aldığı öğrencilerin yemeklerini unuttuğunu fark eden aile, sosyal medyadan paylaşım yaparak ulaşmak istediği öğrencilere bir tencere sarma yapma sözü verdi. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran paylaşım öğrenci medyası ve diğer sosyal medya hesaplarında paylaşılarak, görenleri duygulandırdı.

Isparta’da bir sürücü SDÜ önünde bekleyen 6 öğrenciyi aracına aldıktan sonra, öğrencilerden birinin araçta poşetini unuttuğunu görünce durumu ailesiyle paylaştı. Poşet içerisinde bir ekmek ve plastik kap içerisindeki yemeği gören aile, unutulan poşet ve içerisindekilerin bulunduğu fotoğraf karesini sosyal medyada paylaşarak, o öğrenciler için bir tencere sarma yapma sözü verdi.

Edinilen bilgiye göre duygulandıran olay, geçtiğimiz gün saat 15.00 sıralarında SDÜ Kampüsü önünde meydana geldi.

Üniversite civarında seyreden sürücü baba, bekleyen 6 öğrenciyi aracına alarak gidecekleri yere bıraktı. Daha sonra evine giden baba, araca aldığı öğrencilerden birinin poşet unuttuğunu fark edince durumu ailesiyle paylaştı.

“EĞER ULAŞABİLİRSEK ANNEM BİR
TENCERE SARMA SARACAĞINI SÖYLEDİ”
Aileden Afet Coşkun isimli sosyal medya kullanıcısı, unutulan poşet ve içerisindekilerin fotoğrafını sosyal medya hesapları üzerinden paylaşarak şu notu düştü; “Saat 3 (15.00) civarında babam Süleyman Demirel Üniversitesi önünden 6 öğrenci almış. İçlerinden bir arkadaş muhtemelen akşam yemeğini arabada unutmuş. Eğer ulaşabilirsek annem bir tencere sarma saracağını söyledi.”(www.ajans32.com)

İlber Ortaylı: Yalan söylemeyeyim Demirel’i de sevmezdim ama yarın işi gücü bırakıp anma toplantısına gideceğim

Ortaylı, “Demirel’in devrinde ne yapılmış” diye soranlara, “Demirel’i de sevmezdim, yalan söylemeyeyim, ama yarın işi gücü bırakıp anma toplantısına gideceğim” diye yanıt verdi.

İzmir’de, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü (DEÜ) tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlenen ‘Cumhuriyet ve Rejimler’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan tarihçi, yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, harf devrimine karşı çıkanlara “cahil” dedi. Ortaylı, “Demirel’in devrinde ne yapılmış” diye soranlara, “Demirel’i de sevmezdim, yalan söylemeyeyim, ama yarın işi gücü bırakıp anma toplantısına gideceğim” diye yanıt verdi.

“BAZI ŞEYLERİ YAŞAYIP GÖRMEK GEREKİYOR”

İlber Ortaylı, “Demirel’in devrinde ne yapılmış” diye soranların olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

“YÜKSEK SESLE DÜŞÜNMEK ÇOK AYIP”

Demokrasilerde eşitlik için insanların eşit kazançlara sahip olması gerektiğinin altını çizen Ortaylı, şunları söyledi:

“Eğitim tabii ki çok önemli, abartmamak lazım. Herkes üniversite mezunu olacak değil. Herkes üniversite mezunu olacak diye çerçöp eğitim kurumları yapamazsınız. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu bütün dünyada başlayan bir hastalıktır. Türkiye’de de çok kötü devam etmiştir. Her şeye rağmen insanların demokraside fikirlerini ifade etmek hakkıdır. Lakin yüksek sesle düşünmek çok ayıp bir şeydir. İnsan düşünürken yüksek sesle düşünmez. Evinde düşünür, yakın arkadaşların ile tartışırsın. Türk cemiyeti yüksek sesle düşünen dengesiz, eğitimsiz bir toplum haline dönüştü. Bu demokrasi değil.”

(Odatv.com)

 

KASABA VE KÖYLER,N NÜFUSU ERİYOR

 

 

Isparta’da kadın nüfus erkeklere kıyasla yüksek çıktı. Kasaba ve Köy nüfusu hızla düşmeye devam ediyor. Isparta’da KM2’ye 52 kişi düşüyor. Son nüfus sayımına göre Merkez İlçe’ye bağlı kasaba ve köyler ile birlikte tablo şöyle oluşuyor: Kadın: 121 Bin 069 Erkek: 120 Bin 654 Toplam: 241 Bin 723 İl ve İlçe/ Kasaba ilâ Köy Kadın- Erkek Profili İl/ İlçe Erkek Kadın Toplam 153.277 153.885 307.162 Kasaba/ Köy Erkek Kadın Toplam 59.443 60.719 120.162 – İl ve İlçe Nüfusu Karşılaştırma: 2015 2016 300.255 307.162 Kasaba/ Köy 2015 2016 121.511 120.162 YERLEŞİM BİRİMİ NÜFUS Atabey 5.510 Eğirdir 32.805 Gelendost 15.927 Sadece İl Merkezi 220.322 Merkez ve Bağlıları 241.723 Keçiborlu 14.207 Senirkent 12.092 Sütçüler 10.785 Şarkîkaraağaç 25.358 Uluborlu 7.013 Aksu 4.696 Gönen 7.330 Yenişarbademli 2.274

)(Haber32 )

 

 

 

 

Tüm Ispartalılar davet edildi.. Isparta Musiki Derneği tarafından Avni Anıl Bestelerinden ve nihavend makamı eserlerinden oluşan Türk Sanat Musikisi konseri düzenliyor.
31 Ekim günü saat.20:00’da başlayacak olan SDÜ Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezindeki konsere tüm Ispartalılar davetlidir.

(Haber32 – )

Günaydın, zırva bunlar zırva

Günaydın Çözüm Sürecini ve Akil adamları eleştirdi, bu tavizlerin verilmesiyle Fetö darbe girişiminde bulundu diyerek hükümeti üstü örtülü olarak eleştirdi.
Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın 29 Ekim Nedeniyle Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen törende konuştu. Günaydın Çözüm Sürecini ve Akil adamları eleştirdi, bu tavizlerin verilmesiyle Fetö darbe girişiminde bulundu diyerek hükümeti üstü örtülü olarak eleştirdi. Günaydın şunları söyledi; Biliyorsunuz Cumhuriyet 1923 te kuruldu, yine 29 ekim 1925’te tbmm tarafından bayram kabul edildi. Fakat o günden bu güne yer yer iniş ve çıkışlar oldu. Fakat bu Cumhuriyeti Atatürk kurduğu için bazende öyle bir çıkışlar olurki işte burada olduğu gibi meydanlar almaz, Çözüm süreci dediler, akil adamlar dediler, yav bunlar genel başkanımızda çöüzm süreci dediğinde ne dedi?, zırva bu dedi zırva, bu kelimeyi kullandı Genel Başkanımız. Peki orayıda geçti zırva olmadımı? Zırva oldu, orda da bir iniş yaşadı sonra, çözüm sürecinden sonra baktıkki çözüm süreci adı altında, doğuda pkklılar hendekler kazdılar çukurlar tüneller kazdılar o fırsat verildi. Sonra ne oldu 4 ayda askerlerimiz onları toprağa gömdü, çok şükürki suriyede askerlerimiz onları gömmeye devam ediyor. Evet müsamaha görüldüğü için, müsamaha gösterildiği için Karşımızda Feto diye bir olayla karşılaştık, Amerikaya Türkiye yi altın tepside sunmak için Amerikan esiri yapmak için, uğraştılar, edildimi asla olamaz bu millet onlara teslim olmaz. Neden mi çünkü onların karşılarında Atatürk var, Atatürk, Cumhuriyeti kuran Atatürk var. 1933’ten bu yana çocuklarımıza andımız okutulurdu, peki diyorki bakanın biri ayrımcılıktır, peki nasıl ayrımcılıktır bu? Biz Çanakkale harbini yaşadık, kürdümüzde vardı çerkezimizde vardı, neden geldiler Türk milleti adına çarpışmak için şimdi ne alakası var ayrımclıkla? Ayrımcı sensin haddine gel..” şeklinde konuştu.(Kaynak;İHaber32 -)

Isparta’da 100 yaşından büyük 2 marka var!!

Isparta’nın asırlık markaları: Hacıbenlioğlu Kebap – Kebapçı Kadir

Türkiye genelinde kuruluşu 100 yılı deviren ve hâlâ faaliyette olan 59 şirket tespit edildi. 59 şirket içerisinde Isparta’dan Hacıbenlioğlu (1833) ve Kebapçı Kadir (1851) yer aldı. Hacıbenlioğlu şu an 5’inci kuşak tarafından yönetiliyor. Kebapçı Kadir de iş başında şu an 4’üncü kuşak bulunuyor. Türkiye’de tarihi 100 yılı aşan ve halen faaliyet gösteren şirket sayısı çok fazla değil. Birçok firma ikinci kuşaklardan itibaren yaşanan sorunların ardından tarihe gömülüyor. Peki bir asırı deviren ve halen yaşayan Türk firmaları hangisi… Türkiye’de 100 yılı deviren ve hâlâ faaliyette olan şirketlerin listesi oluşturuldu. İnternetteki açık kaynaklar, gazete röportajları, web siteleri,konuyla ilgili yazılan kitaplar ve bloglar tarandı. Türkiye’de 59 şirketin 100 yaşını devirdiği ve

halen faaliyetlerine devam ettiği tespit edildi. 59 şirket içerisinde Isparta’dan 2 işletme yer aldı. Habertürk Gazetesi’nden Eren Güler imzası taşıyan çalışmada şu bilgiler paylaşıldı.

HACIBENLİOĞLU KEBAP:

1833 Isparta’da yer alan bu işletmenin hikâyesi şöyle: “1800’lü yılların başlarında Kütahya’nın Hacıbenlioğlu ailesinden Hacı Mustafa Efendi Isparta’ya yerleşir. Burada evlenir ve bugün Kebapçılar Arasta’sı diye bilinen yere tahminen 1833’de bir dükkân açar. Yazları kebapçılık ve kasaplık, kışları tahin helvası yaparak geçimini sağlar Lokanta halen ortaklarıyla birlikte beşinci kuşaktan Mustafa Gülata tarafından işletiliyor. Kebabın dışında pide, şiş, köfte, Isparta’ya mahsus kabune pilavı ve tahin helvası markanın öne çıkan yiyecekleri arasında bulunuyor.” KEBAPÇI KADİR: 1851 “Isparta’da kebap kültürünü temsil eden köklü firmalardan biri olan Kebapçı Kadir, 1851 yılından bu yana bu alanda hizmet veriyor. 1851 yılında Hafız Dede tarafından kurulup siyasi Osman Dede ile devam ettirildi. “Kebapçı Kadir” ismi Kadir Açıkalın tarafından markalaştırılıp bugünlere geldi. Günümüzde işletmeciliğini 4’üncü kuşaktan Hüseyin Açıkalın yapıyor.” (www.haber32.com)

 

 

Tarım ve Hayvancılık Fuarında ondördüncü yıl

Isparta Ticaret Borsası tarafından organize edilen ve bu yıl ondürdüncüsü yapılacak olan ‘Göller Bölgesi Yayla Şartlarında Tarım ve Hayvancılık Fuarı’ 1 – 4 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 

Fuara geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda ilginin büyük olacağını ve yüzün üzerinde Tarımsal şirketin fuarda stand açacağını ifade eden Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Adar, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bundan 13 yıl önce, Isparta Ticaret Borsamızda bir tarım şehri olan ilimiz Isparta’da, tüm bölgeyi de kapsayan bir fuar düzenlemenin kararı alındı. Bu doğrultuda ilk defa 2005 yılında Göller Bölgesi Yayla Şartlarında Tarım ve Hayvancılık Fuarımızı düzenledik. Bu yıl yani 2018 yılı itibariyle ise fuarımızın ondördüncüsü gerçekleştireceğiz. Fuarımız, 1 Kasım tarihinde başlayıp 4 Kasım 2018 tarihinde sona erecektir. Gökkubbe Ulusal Fuar ve Kongre Merkezinde yapacağımız fuarımızın organizasyonunu Detay Fuarcılık yapmakta olup, tarımsal ürünler satan firmalar fuarımıza şimdiden büyük ilgi göstererek stand açma taleplerini iletmektedirler” dedi. (www.ajans32.com)

30 Ekim 2018 Salı 10:30 Cumhuriyet Coşkusu Meydanlara Sığmadı

Isparta Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen Fener Alayı yürüyüşü sonrasında bir araya gelen binlerce insan, Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Veli Kayacan önderliğinde 2 kez ‘Andımız’ı okudu.

Cumhuriyet’in 1923 yılında ilan edilmesine ithafen bin 923 balonun gökyüzüne bırakıldığı etkinlikte ayrıca 95. yıl dönümüne özel olarak hazırlanan 95 kişilik halk oyunları ekibi gösteri yaptı.

Düzenlenen Fener Alayı’na Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, eşi Dilek Günaydın, Isparta Barosu Başkanı Gökmen Hakkı Gökmenoğlu, MHP, CHP, İYİ Parti, Vatan Partisi, Demokrat Parti, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ülkü Ocakları ve çok sayıda vatandaş katıldı.(www.ajans32.com)

 

BUNDAN TAM 65 YIL ÖNCE SÜTÇÜLER’İMİZ DE CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARI.

(Lütfen hem çocukların hem de büyüklerin kıyafetlerine dikkatli bakınız .Bilindiği gibi O tarihlerde Sütçüler’imizde henüz elektrik yok. Ama pantolonlar ütülü, ya takım elbiseleri .. )

Sağdan 2.kişi zamanın Sütçüler kaymakamı Eğirdir’li hemşehrimiz Kemal Yalçın, solundaki kişi zamanının Sütçüler Belediye başkanı Hüseyin Turan, sağdan dördüncü kişi Nüfus müdürü Ömer Ali Ertan’dır.
Önde sağdaki kişilerin arasında eski belediye başkanlarımızdan Osman Ali Apaydın görülmektedir. Diğer fotoğraf ta aşağı yukarı aynı tarihlerde çekilmiş olması muhtemeldir.
(Her iki fotoğrafı çekenlerle birlikte tüm ebediyete intikal edenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

 

Antalya’da meşaleli 29 Ekim fener alayı

ANTALYA’da, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Muratpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile 70’i aşkın sivil toplum örgütünden oluşan Cumhuriyet İçin El Ele Platformu’nun desteklediği fener alayına onbinlerce kişi katıldıü

2012 yılından bu yana her 19 Mayıs ve 29 Ekim’de gerçekleştirilen ve artık geleneksel hale gelen yürüyüş bu yıl da gerçekleşti. Konyaaltı Varyant girişinde saat 18.00’de başlayan yürüyüş Konyaaltı Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi’ni takiben Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürdü.(www.gunhaber.com)

Isparta’da Kediyi emziren köpekten insanlara ‘merhamet’ ders

  – Sokak köpeği, kediye annelik yapıyor
– Kediyi emziren köpekten insanlara ‘merhamet’ dersi
– Salih Soydan: “İlk aklıma gelen şey merhamet oldu” 

– Isparta’nın Yalvaç ilçesinde bir sokak köpeğinin kediye annelik yaparak emzirmesi bölge sakinlerinin ilgisini çekiyor.
Yalvaç’a 6 kilometre uzaklıktaki Sücüllü köyündeki Köprübaşı mevkiinde, köy sakinleri tarafından ve sokakta kendi bulduğu yiyeceklerle beslenen dişi köpek, annesiz kaldığı belirtilen bir kediye sahip çıktı. Aç olduğu gözlenen kedinin, köpekten süt emmesi cep telefonu kameraları tarafından görüntülenirken, olayı gören köy sakinleri ise hayretler içerisinde kaldı. Görüntülerde sokak ortasında uzanan köpeğin, kedinin kendisinden süt emmesine izin verdiği ve bir patisiyle onu koruma altında tuttuğu gözleniyor. Dişi köpeğin ayrıca, zaman zaman etrafı kontrol ettiği de dikkatlerden kaçmıyor.

  Hayretler içinde kaldılar 
Köylülerden bazıları gördükleri manzara karşısında şaşırdı. Görüntüyü kayıt altına alan Salih Soydan, “Yalvaç’tan zaman zaman Sücüllü köyüne gidiyorum. Bu manzara oraya gittiğimde denk geldi. Durumu gördüğümde ilk aklıma gelen şey merhamet oldu. İnsanlardaki merhametsizliği düşündüm, onda bile bu merhamet varken, şaşırdım ve hayret ettim. Benim gibi olayı gören çevredekiler de hayretler içinde kaldı” dedi. (www.ispartahaber.com.tr)

AW529825-02 Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde vatandaşlara gül suyu sıkıldı   
  – Isparta’da coşkulu Cumhuriyet Bayramı   
  – Vali Günaydın’dan bayram töreninde veda konuşması   
  – “Kayseri’de kapısını çalacak, rahatlıkla gelebileceğiniz bir eviniz var”   

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Isparta’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Tören etkinliklerindeki kortej geçişi sırasında Gülbirlik aracından vatandaşların üzerine gül suyu sıkılırken, kutlama etkinlikleri kapsamında bir konuşma yapan Vali Şehmus Günaydın Kayseri’ye atanması sebebiyle Isparta halkına veda etti.   
 Cumhuriyetin ilan edilişinin 95. yıldönümü Isparta’da düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalar Vali Şehmus Günaydın’ın makamda tebrikleri kabul etmesiyle başladı. 
  Hükümet Caddesi’nde askeri araca binen Vali Şehmus Günaydın, Isparta Garnizon Komutanı Piyade Albay Bilgin  Çetinbağ ve Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’la halkın bayramını kutladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Vali Günaydın günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı. Son Valiler Kararnamesi ile Kayseri’ye atanan Vali Günaydın, Isparta halkıyla vedalaştı. (www.isteisparta.com)
 

Isparta’da öğrencilerden AVM’de 29 Ekim sürprizi

AW530129-02

SDÜ öğrencilerinden AVM’deki vatandaşlara 29 Ekim sürprizi
– Bir öğrencinin söylemeye başladığı İzmir Marşı AVM’deki herkesin katılımıyla coşkuyla söylenmeye devam etti 
  – SDÜ PAGUK üyesi üniversitelilerden anlamlı 29 Ekim etkinliği   

 
– Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Proje Araştırma, Geliştirme ve Uygulama (PAGUK) Topluluğu tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda kentteki AVM’de bir öğrenci tarafından söylenmeye başlandıktan sonra hoparlörler ve AVM’deki tüm vatandaşların katılımıyla söylenen İzmir Marşı duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlik kapsamında tüm AVM’de Türk bayrağı dağıtılarak söylenen İstiklal Marşı ile adeta hayat durdu. 
  SDÜ PAGUK Kulübü’ne üye 80 öğrenci tarafından organize edilen etkinlik ile AVM’de kulüp üyesi bir öğrenci tarafından İzmir Marşı söylenmeye başladı. Öğrencinin marşı söylemesinin ardından bir anda AVM hoparlörlerinden de marş duyuldu. O anlarda kulüp üyesi tüm öğrenciler ile vatandaşlar da hep bir ağızdan marşa katılarak, vatandaşlara Türk bayrağı dağıtımı yaptı. 
 AW530129-07
 

İstiklal Marşı ile son buldu 
  Marş söyleyerek ellerindeki Türk bayraklarını sallayan öğrenciler, AVM’de tur atarak başladıkları noktaya geri döndü. İzmir Marşı sonrasında esas duruşa geçen üniversite öğrencileri, daha sonra AVM’deki tüm vatandaşlarla birlikte hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. 
 
  “Halkın da katılacağı bir etkinlik yapalım istedik” 
  Düzenledikleri etkinliğin farkındalık oluşturmak adına yapıldığını ifade eden SDÜ PAGUK Başkanvekili Mert Karacan, “Proje Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Kulübü’nün sosyal projeler koordinatörlüğü var ve tüm özel günler için bir etkinlik planlıyorlar. Güzel bir etkinlik olsun, sadece öğrencilerin değil, halkın da katılacağı bir şey olsun mantığıyla yola çıktık. Biliyorsunuz ki Isparta küçük bir şehir, böyle büyük tek AVM’miz var ve buradaki insanları da işin içine sürpriz bir şekilde katalım istedik” dedi. 
 

Prof. Dr. İlber Ortaylı SDÜ’de Demirel’i anlatacak

Türk siyasetine önemli izler bırakan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel‘i anma ve ilk ders programı kapsamında ‘Türk Tarihi‘nin ekollerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Süleyman Demirel Üniversitesi‘ne konuk oluyor.

-Prof. Dr. İlber Ortaylı SDÜ‘de Demirel’i anlatacak

Süleyman Demirel Üniversitesi, 1 Kasım 1924’te İslamköy’de doğan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i anma programı düzenliyor.

17 Haziran 2015 Çarşamba günü saat 02: 05’te hayata gözlerini kapayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i anma törenlerinin bu yılki konuğu Prof. Dr. İlber Ortaylı.

Prof. Dr. Ortaylı, anma etkinlikleri kapsamında 31 Ekim 2018 Çarşamba günü saat 14: 00’te Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde ‘9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Demokrasi’ başlıklı bir konferans verecek.

-Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülü sahibi

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Tarih alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülü’ne layık görülmüştü. Prof. Dr. Ortaylı, Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi

-SDÜ BİLİM TV‘den canlı yayınlanacak

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ‘9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Demokrasi’ paneli, SDÜ BİLİM TV’den canlı olarak yayınlanacak.

http://bilimtv.sdu.edu.tr/

Kaynak: Editör: Melike SÖNME

Isparta’da Cumhuriyet Coşkusu

cumhuriyet2.jpgcumhuriyet1.jpg

9 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Isparta’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Tören etkinliklerindeki kortej geçişi sırasında Gülbirlik aracından vatandaşların üzerine gül suyu sıkılırken, kutlama etkinlikleri kapsamında bir konuşma yapan Vali Şehmus Günaydın Kayseri’ye atanması sebebiyle Isparta halkına veda etti. 

Cumhuriyetin ilan edilişinin 95. yıldönümü Isparta’da düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalar Vali Şehmus Günaydın’ın makamda tebrikleri kabul etmesiyle başladı. 

Hükümet Caddesi’nde askeri araca binen Vali Şehmus Günaydın, Isparta Garnizon Komutanı Piyade Albay Bilgin Çetinbağ ve Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’la halkın bayramını kutladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Vali Günaydın günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı. Son Valiler Kararnamesi ile Kayseri’ye atanan Vali Günaydın, Isparta halkıyla vedalaştı. (www.ajans32com)

 

Isparta Belediyesi Coşkuyu Yaşatacak

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Isparta’da coşkuyla kutlanıyor. Cumhuriyet Bayramının 95. yıldönümü dolayısıyla Isparta Belediyesi tarafından fener alayı, halk oyunları gösterisi, Andımızın okunması ve Mustafa Keser Konseri düzenleniyor. 

29 Ekim 2018 Pazartesi günü saat 19.23’de Isparta Belediyesi önünden binlerce kişinin katılımıyla fener alayı düzenlenecek. Belediye önünden başlayıp, 6 Mart Atatürk Caddesini takiben 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanına (Hükümet Meydanı) kadar gerçekleşecek yürüyüşün ardından Cumhuriyetin 95. yılına özel, 95 kişiden oluşan halk oyunları gösterileri yer alacak. Ayrıca 7’den 70’e programa katılan binlerce kişi hep birlikte Andımızı okuyacak. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları saat 20.00’da Kaymakkapı Meydanında ünlü sanatçı Mustafa Keser konseri ile devam edecek. (www.ajans32.com)

GÖRENLERİ HAYRETE DÜŞÜREN ORKİNOS BALIĞI

Bu gün Ankara’da Dikmen Caddesinde bulunan bir balıkçıda ağaca asılmış vaziyette sergilenen 2.10 m. Uzunluğunda 390 kg. ağırlığında olan ORKİNOS  hayli ilgi gördü  ve görenler de telefonlarıyla balığın resmini çekti.

Karadeniz açıklarında yakalanan ve dört adet ağı parçaladığı belirtilen balığın bugün sergileneceği ve yarın da kg.ının 35 TL’sından satışa çıkarılacağı ve bugünden alıcıların kayıtlarını yaptıkları balıkçılar tarafından ifade edilmektedir.

NE ZAMANDAN BERİ SİZE POSTACI MEKTUP GETİRMİYOR.

Haberleşmelerin artık tamamen telefonla yapıldığı postacıların da posta kutularımıza sadece fatura bıraktığı içinde bulunduğumuz bu zamanda  size beklemediğiniz bir mektup gelir  ve şayet bu mektup da ;

okuma yazmayı yeni öğrenen  torununuz dan

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA TEBRİĞİ

İse

 bunun değeri ne ile ölçülür ?

 

İlçemiz Merkezinden Zarrafoğlu Ömer GÜLEÇ`in (Güleç Market) kızkardeşi

LÜTFİYE  ELVAN vefat etmiştir.

Cenazesi 28 EKİM 2018 PAZAR Günü ÖĞLE Namazına Müteakip SEFERAĞA CAMİ’iinde kılınacak Cenaze Namazı sonrası Aile kabristanlığında defnedilecektir.

Merhumeye Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına da baş sağlığı dileriz.((Mehmet Selim Müftüler/Belen Camii)

BURDUR GÖLÜNE CAN SUYU

Kuruma tehlikesi ile karşı karşıya olan Burdur Gölü’ne İlk okul öğrencileri kurumaya dikkat çekmek için pankartlarda yazdırarak ellerindeki pet şişelerdeki sulardan  göle can suyu verdiler.(Alıntıdır)

İŞTE YENİ KAYMAKAMIMIZ… MUBİN DEMİRKIRAN

1994 Yılında Siirt İlinin Tillo İlçesinde doğdu. İlk öğrenimini, İstanbul Sultangazi İsmetpaşa İlköğretim Okulunda, Ortaöğrenimini de Sultangazi Habipler Anadolu Lisesinde yaptı. 2016 yılında Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. 2018 yılında Erzurum Kaymakam adayı olarak meslek hayatına başladı. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün .. tarih ve sayılı Bakanlık onayı ile İlçemize Kaymakam Vekili olarak görevlendirildi.(Mehmet Selim Müftüler)

YENİ KAYMAKAMIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUZ.

Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu Oldu

ömer seymenoğlu kimdir ile ilgili görsel sonucu

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilk kez “Valiler Kararnamesi” yayımlandı. Buna göre 21 ilin Valisi görevden alınırken, 39 ile yeni Vali atandı. Görevden alınan Valiler Mülkiye Başmüfettişliğine atandı.

Isparta Valisi Şeyhmus Günaydın Kayseri Valiliğine atandı. Günaydın’dan boşalan Isparta Valiliğine ise İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Ömer Seymenoğlu getirildi.

ÖMER SEYMENOĞLU KİMDİR ? 20 Mayıs 1965 tarihinde Trabzon, Sürmene’de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Sürmene’de tamamladıktan sonra 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. “Yeni Kamu Yönetimi Anlayışı ve İl Özel İdarelerine Yansımaları” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü yayınları arasında “Türk Kamu Yönetiminde Teftiş ve İç Denetim” adıyla 2013 yılında yayımlanan kitabın yazarları arasındadır. 1 yıl süreyle İngiltere’de, 6 ay süreyle de Amerika Birleşik Devletleri’nde yabancı dil, işletme ve yüksek yöneticilik konularında eğitim aldı. 27 Haziran 1988 yılında Kaymakam adayı olarak Mülki İdare Amirliği hizmetine başladı. Gaziantep Kaymakam Adayı, Sürmene İlçesi Kaymakam Refiki, Çerkeş ve Ardeşen İlçeleri Kaymakam Vekili, Çeltikçi, Kangal, Çıldır ve Fındıklı İlçeleri Kaymakamı olarak görev yaptı. 18 Mayıs 2000 tarihinde Mülkiye Müfettişliğine, 22 Aralık 2000 tarihinde de Mülkiye Başmüfettişliğine atandı. 14 Nisan 2015 tarihli Bakan Onayı gereğince Mülkiye Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte iken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Tarafından Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekaleten Atandı. . Evli, bir kız ve bir erkek çocuk babasıdır

(Kaynak; TrabzonHaber24)

Yeni valimize hoş geldin diyor ve başarılar temenni ediyoruz.

Kovada Yolu Genişletilsin!…

Kovada Yolunun Dar Olması, Sürücülere Zor Anlar Yaşatıyor…

Eğirdir Köprübaşı-Kovada Gölü Karayolunun dar olması araç sürücülerini zorda bırakıyor.

Konu ile ilgili olarak dün gazetemizi ziyaret eden Boğazova Köyleri Muhtarları, zaman içerisinde yolun birkaç defa asfaltlanması ile kodunun yükseldiğini, bahçelerden yola çıkan araç ve traktörler yanısıra, Eğirdir-Antalya yolu olarak da sıklıkla kullanılan Kovada Yolunun bu yolda seyreden araçlar için de son derece tehlikeli hale geldiğini belirttiler.

Ziyaretlerinde görüşlerini dile getiren Balkırı Köyü Muhtarı Hüseyin İnce, Kırıntı Köyü Muhtarı İbrahim Ünal, Eyüpler Köyü Muhtarı Tahir İnce, Yukarı Gökdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir, Tepeli Köyü Muhtarı Mehmet Şahan ve Serpil Köyü Muhtarı Ahmet Kanlı, Köprübaşı’ndan Kırıntı Köyüne kadar olan kısmın, Kovada Kanalı kenarlarının ıslahı ile genişletilebileceğini, yol ile Kovada kanalı arasında 6-10 metre aralığında atıl bir alan bulunduğunu, bu alanın ve kanalın ıslahı ile Kovada Yolunun genişletilebileceğini dile getirdiler.

Başka bir alternatif olarak da kanalın karşı tarafındaki yolun ıslah edilip kullanılabileceğini ifade eden muhtarlarımız, söz konusu yolda her geçen gün araç trafiğinin yoğunlaştığını, hatta iki kamyonun yolda karşılaşması ile sürücülerin zor anlar yaşadığını anlattılar.

Sayın Valimizin, Sayın Milletvekillerimizin, Sayın Kaymakamımızın sözkonusu Kovada yolunun genişletilmesi ve muhtemel kazaların önlenmesi için girişimlerini bekliyor, saygılar sunuyoruz.

(www.egirdirakingazetesi.com)

Başımız sağ olsun Tunceli’den çok acı haber

Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Sarıbudak Mahallesi bölgesinde sürdürülen terör operasyonlarından çok üzücü bir haber geldi.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Tunceli-Nazımiye ilçesi Sarıbudak Mahallesi bölgesinde bugün saat 18.30 sıralarında hava şartlarının yağışlı ve soğuk olması sebebiyle 2 asker donarak şehit oldu.

İçişleri Bakanlığı, operasyon dönüşü askerlerin dinlenmeye çekildiğini ve bu sırada kar yağışının başladığını bildirdi. Bakanlık, Jandarma Özel Harekat timindeki askerlerimizden ikisinin donarak şehit olduğunu açıkladı.

çişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklama şu şekilde:

“Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Sarıbudak Mahallesi bölgesinde, 22 Ekim 2018 Pazartesi günü saat 06.00’dan itibaren başlanılan “Şehit J.Asb.Çvş. Mehmet Yılmaz Operasyonu” kapsamında 2 JÖH Timi, 26 Ekim 2018 Cuma günü saat 18.30 sıralarında, Tunceli 2’nci JÖH, Tb.K.lığı unsurlarınca icra edilen K/G faaliyeti esnasında, hava şartlarının yağışlı ve soğuk olması nedeniyle 2 personel donarak (hipotermi) şehit olmuştur. Şehit personelin tahliye işlemleri planlanmaktadır.”

Odatv.com

Dünya rekoru Burdur’dan

Milli sporcu Şahika Ercümen, ‘tatlı suda dünya kadınlar serbest dalış rekoru’nu kırmak için Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nde dalış yaptı. Göle botla açılan milli sporcu, sudaki hazırlıklarının ardından 184 metre derinliğiyle Türkiye’nin en derin 3’üncü gölü olan Salda’da, tek nefeste tüpsüz ve paletsiz daldı. Şahika Ercümen, 65 metre derinliğe 1 dakika 58 saniyede dalarak, dünya rekorunun sahibi oldu.

Milli sporcu, Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu hakemlerinin dalışı onaylayan beyaz kart göstermesiyle ekibindekiler ile büyük sevinç yaşadı. Suda Türk bayrağı açan Ercümen, rekorun sevincini yaşadı. Su içinde gazetecilere açıklama yapan Şahika Ercümen, “Dün fırtınadan sonra bugün rekoru kırdığım için mutluyum. Su çok soğuk, nefesimi tutamayacağımı sandım. Denizde 110 metre, antrenmanda daha fazla daldım; ama bu mesafe ona eşdeğerdi. Soğuk suda nefes tutmak zor. Türkiye’ye dünya rekorunu kazandırdığım için mutluyum. Cumhuriyetimizin 95’inci yılına ithafen rekoru kırdım” diye konuştu.

Eğirdir Gölü, Lavanta Bahçeleriyle Birleşiyor

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Sorkuncak Köyü Eteklerine 55 Bin Lavanta Fidanı Dikilecek

BEP (Bizim Eğirdir Platformu) yöneticilerinin Eğirdir Gölü çevresinin lavanta bahçeleriyle süslenmesi için hazırladığı fikir projesi uygulamaya konuldu.

Son yıllarda lavanta üretimi ve lavanta bahçeleri ile gündeme gelen Keçiborlu ilçesi Kuyucak Köyü’nü yılda yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret etmesi ve Kuyucak Köyünün lavanta turizmiyle canlanması üzerine harekete geçen BEP (Bizim Eğirdir Platformu) yöneticilerinin Eğirdir Gölü çevresinin lavanta bahçeleriyle süslenmesi için hazırladığı fikir projesi uygulamaya konuldu.

BEP Başkanı Çetin Meydan ile Başkan Yardımcısı ve Sorkuncak Köyü’nün damadı olan Mehmet Demirel’in fikir projesi, Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş’ın girişimleriyle gerçeğe döndü. Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde Hazine’ye ait 100 dönüm çalılık ve makilik alan, Lavanta bahçeleri için tahsis edildi.

Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde tahsis edilen 100 dönüm arazi Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerince temizlenip taraklanırken, Eğirdir Gölü’ne kuşbakışı bakan bu araziye 15 Kasım tarihine kadar 55 bin adet lavanta fidanı dikileceği açıklandı.

Sorkuncak Köyü Muhtarı İbrahim Eroğlu, köylerinde gül ve safran bahçelerinin de bulunduğunu, Gökbelen mevkiinde göl manzaralı lavanta bahçelerinin de oluşmasıyla, önümüzdeki yıldan itibaren turizmde hareketlilik yaşanmaya başlanacağını dile getirdi.(www.egirdirakingazetesi.com)

FENERBAHÇE VE GALATASARAY EĞİRDİR’E GELİYOR

FENERBAHÇE VE GALATASARAY EĞİRDİR'E GELİYOR

lçemizde düzenlenecek olan 3. Altın Elma Optimist Yelken yarışlarına Fenerbahçe ve Galatasaray Yelken Kulüpleri de katılacak.

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü 2018 Yılı Yelken Federasyonu İl Temsilciliğinin Faaliyet Programında yer alan Altın Elma Optimist Yelken Yarışlarının üçüncüsü bu yıl 26-29 Ekim 2018 tarihleri arasında Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü ev sahipliğinde yapılacak.

Bu yıl İlk defa Fenerbahçe ve Galatasaray Yelken Kulüplerinin de katılacağını bildiren Yelken İl Temsilcisi Şeref Ağartan, yarışma öncesi hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Kaynak : Isparta TV

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

SENA ve Eğirdir Elmasının Güzelliği

SENA ve Eğirdir Elmasının Güzelliği

Elma diyarı cennet İlçemizde Elma hasatı artık bitti sayılır. Geçtiğimiz yıl elmaların içerisinde küçük Sena’nın  bir fotoğrafını yayınlamıştık. Sosyal medyada bu fotoğraf büyük ilgi görmüştü. Bu yıl Sena yeni fotoğraflarını gazetemize ulaştırdı. Eğirdir Balkırı (Cire) Köyümüzden Mehmet İNAN (Lazoğlu) torunu Süleyman Demirel İ.Ö.Okulu öğrencisi Sena GENÇTÜRK’ün bu yılki o muhteşem fotoğraf karelerini siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte SENA ve Eğirdir Elması’nın güzelliği bu karelerde.(www.egirdirses.com)

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

Türkiye Kamu Sen’e bağlı sendikaların üyeleri Kaymakkapı Meydanı’nda bir araya gelerek, Andımız tartışmalarına tepki gösterdi ve hep bir ağızdan Andımız’ı okudu.

Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, MHP İl ve Merkez İlçe teşkilatları, Ülkü Ocakları ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikle ilkokul öğrencileri Andımız’ı okudu ve grup onlara eşlik etti.

Türkiye Kamu Sen İl Temsilcisi Ali Balaban, burada yaptığı konuşmada isim vermeden Memur Sen ve Eğitim Bir Sen’i eleştirdi.

Balaban, “Yargı kararının uygulanması noktasında Milli Eğitim Bakanlığı’nı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Kamu çalışanlarını, milli andımızın okutulmasından bile rahatsızlık duyan, Malum-Sen anlayışı karşısında uyarıyor, tercihlerini bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyoruz.(www.ajans32.com)

100 kilogram altının sahibi Isparta’da tutuklandı

AW527663-01

100 kilogram altının sahibi cezaevinde 
– Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Isparta’da açıkladığı ‘17-25 Aralık kumpası’ savcısının 100 kilo altın saklayan amcası Isparta’da tutuklandığı ortaya çıktı
– Kuyumcusunda haczettirmemek için sakladığı 100 kilo altın ve çek yaprakları bir bankanın kiralık kasasında ele geçirildi   

 
 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Isparta mitinginde açıkladığı FETÖ’ye ait 100 kilo altının kentte bir bankadaki kiralık kasalarda ortaya çıktığı olayıyla ilgili FETÖ üyesi olduğu öne sürülen ve 17-25 Aralık Kumpası’nın firari eski savcısı Muammar Akkaş’ın amcası olan kuyumcu Faruk Akkaş Isparta’da tutuklandı. Geçen Şubat ayında kuyumcu dükkanındaki ziynet eşyalarını hacze kaptırmamak için eşinden bankaya koymasını istediği öne sürülen FETÖ’cü Faruk Akkaş’ın, FETÖ üyeliği suçlamasını ise kabul etmediği belirtildi.   (www.isteisparta.com)

Kadın dayanışması… “Gardeşlikleri”…        

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Kadın dayanışması? ?Gardeşlikleri??

(Komşuda)         

           Kadın dayanışması… “Gardeşlikleri”…

Yrd. Doç Dr. Erol KESİCİ

4 Kardeş; Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı.

Gardeşlik ise:!!!

   Annelerimizin, büyük annelerimizin yaşadıkları 1950lili yıllar, bu güne göre  “rahatlıkta” çok  zor yıllar… Ama huzur ve saygı vardı… Mutluydular küçük dünyalarında!

     ***Yemek pişirmenin neredeyse bir gününü aldığı, evinde gaz ocağı bulunanların şanslı olduğu, Gaz ocağı devri… 

     ***Yemeklerin sıcaktan, zararlılardan korunduğu tel dolaplı yıllar…

     ***Elektriğin kısıtlı zamanlarda verildiği kandil, fener ve lüks olan Lüks Ocağı yılları..

     ***Çamaşırın elde, hayratta yıkandığı küllü- sodalı- makinesiz devir… Odun korlu ütüler- kolalı yıllar…  …

      ***TV  yok ki…yerine ev oturmalarının, konuşa- sohbet eden, kendince ev oyunları oynayan  tel dolap ile ilgili görsel sonucuinsanları …. Radyoların en kıymetli olduğu yıllar…

Teldolap(buzdolabı- mutfak dolabı), fener, kandil, Lüks, lükstü(sadece aydınlatan -elektrik), Gaz ocağı ve iğnesi çok önemli (fırın- şofben ısıtıcı) Kömürlü-korlu Ütü… varsa şanslısın, huzurlusun… Ya şimdi neler yok ki.. Sevgi, saygı bireysel ve çıkarcı  Huzur.!? Gardeşlik yok

***

Evlerde özel banyo bölümlerinin bulunmadığı çocukların leğende yıkandığı “Dolap  – oda içinde Banyolar” devri…. 

Üstüne üstelik genelde her anneden arka arkasına doğan 3-5-7 çocuklu yıllar… Anne ilgilenir daha çok, Üst baş, okul, oyun, ilgi… Bazılarının, birde okuma yazmaları olsaydı…

Ne çok ve zor işleri vardı-varmış annelerimizin…” “Meşakkatli” yılları… Zorluklar oldukça çok ama buna karşın;  yardımlaşmada, hatta selamda ayrım çıkar beklemeyen gardeşlik yıllarında, mutlu olan gülen yüzleri vardı. Bence o devirde mutsuzlukların- sorunların çözümüydü, gardeşlik sevgisi-düsturu …. O günler çok çok güzeldi hele hele bugünlerle karşılaştırıldığında.”

Annelerimizin gardeşliklerine çoğunlukla  TEYZE—Ayşe-Emine Teyze… vd.  diye seslenirdik… Ne kadar güzeldi, onlara güvenirdik çünkü annelerimizin gardeşlikleriydi.. bir sürü teyzemiz… anne yarımız vardı…

Gardeşliklerinin bir birine seslenmeleri yetmekte… Ev- bağ-bahçe- işinde, hasatta, halı dokumada imece- karşılıklı yardımlaşma… Göremediği zaman bir şey mi oldu ki diye  sormaları, gelmeleri… Yardımlaşma karşılıksız…. Kırılmalar olsa da, kin gütmez hemen barışırlardı “küçük kardeşler” gibi, kıskanmaları, fesatlıkları yoktu ki( bu günkü gibi değildi- neyi kıskanacaklardı), moral veren, birbirini eğiten-öğreten, karşılık beklemeden verme, sevgi saygı haddini bilme geleneği vardı kardeşlikteki gibi, gardeşlikte… Ne kadar güzel bir dayanışma, içini açacak , sırrını saklayacak, güvendiğin gardeşliklerin olması…Terapi gibi….Cinlik, istismar yok… Gardeşlik var…. Ah gardeş, ak gardeş….üzülme- sıkma canını , sabret, ne yapalım, gardeşliğim…

Çok sayıda gardeşlikleri vardı annelerimizin. Zor zamanda, sır saklamada, tasada- sevinçte, mutlu günlerde gardeşlik… Bayramlarda –acıda  “gardeşlikllere” aramak değil, gitmemek ne mümkün…. Babaları çoğu zaman haberi bile olmazdı annelerin gardeşliklerinin  arasındaki dayanışmadan… Onlar, onunla gardeşlikleri olduğunu bilir…Hanımın gardeşliği derlerdi.

ahretlik ile ilgili görsel sonucu

Günümüzde, hamam gibi- saunalı banyolar-   özel kullanımlı odalı ayrı  evler- parmakla dokunmakla pişen yemekler, yıkanan çamaşırlar, sohbeti-konuşmayı unutturan, kendi başına – cihazlarla konuşan-kapanan insanların  TV. Telefon, fac….. si. Neredeyse  tu … gidilen  özel arabalı- makineli- obezite  yıllar… Elbette, çok güzel teknik gelişmeler oldu elbette rahatlık sağlık…

 Gardeşlik, onca zor yaşam koşullu yıllara da, bir bakıma insanların sevgi- saygı harcı,  birlikte olma eşler gardeşlik , annelerimiz gardeşlikmiş  öyleyse,  aileler arasında  bağlılık gidip gelmeler, birliktelik sevgi kardeşlik bağları, imece- mahallede huzur – güven bağları oldukça güçlü,  çünkü; stres yok, diğer bir ilacın- terapin GARDEŞLİK….!   

Gardeşlik, Aynı anne babadan doğmamış, Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren, bir birini koruyan, aynı mahallede, aynı kentte veya başka yerlerde yaşan, can ciğer arkadaş, çok yakın dost, giz deş, sırdaş, kimselerden kadınlardan her biri…. Kadınların en güzel dayanışması… GARDEŞLİK… Sizin kaç  gardeşliginiz var …? Var mı?

Gardeşliklerin çocukları, “kan kardeşler”…(www.egirdirakingaztesi.com)

(Komşumuz Eğidir’de kardeşlik bizdeki karşılığı da AHRETLİK’tir.)

ANKARA

 

 

Isparta’nın Keçiborlu ilçesi Yenitepe Köyünde yılın ilk kar yağışı gerçekleşti.

Civarda yaşayan vatandaşlar o anları fotoğraf çekerek ve video kaydı yaparak soyal medyadan paylaştılar.

Kar yağışı ve soğukların Isparta’da etkisinın artacağı bekleniyor.(www.ispartahaber.com.tr)

Şehit Annesinin Oğlu İçin İstediği Çeşme Belediye Tarafından Yapıldı

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, köy buluşmaları kapsamında kendisinden şehit oğlu için çeşme yaptırılması talebinde bulunan şehit annesinin isteğini kırmadı. 

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, şehit annesi Keziban Ünal’dan gelen talebi ivedilikle yerine getirerek, kent merkezindeki Cumhuriyet Caddesi’nde Şehit Jandarma Er Mehmet Ünal ismini taşıyan bir çeşme yaptırdı. 

Belediye Başkanı Günaydın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Köy buluşmalarımız için gittiğimiz Sorkuncak Köyü’nde ziyaret ettiğimiz Şehit Jandarma Er Mehmet Ünal’ın annesi Keziban Ünal, bizden oğlunun adına bir çeşme istemişti. Kezban annemizin isteğini yerine getirdik ve çeşmemiz ITKM önünde (Cumhuriyet Caddesi) yapıldı. Şehidimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

Parkın İsmi Atatürk’ün İmzası Oluyor

İlgili resim giriş noktasında, IYAŞ önünde bulunan parkın objelerinin yapım çalışmaları tamamlanırken, parkın içerisine temel ihtiyaçların karşılanabileceği kafeteryanın inşaat çalışmaları devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın park alanında yapımı devam eden çalışmaları yerinde inceledi.

İnşa çalışmaları devam eden kafeteryanın özel bir yapı olduğunu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyacağını söyleyen ve parkın isminin de Atatürk’ün İmzası olacağını belirten Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, incelemelerinin ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Parkımızda birkaç simgesel yapılarımız vardı. Bunlardan birisi saat kulesidir. Bu çalışmamız bitti. Çok özel uzun bir çalışma neticesinde tamamen el işçiliğiyle gül motifleri kullanılarak saat kulemiz yapıldı. Kullanılan gül motiflerinin her biri ayrı, nereye bakarsanız farklı bir gül motifiyle karşılaşırsınız. Hangi noktasından fotoğraf çekerseniz her biri ayrı bir tablo haline geliyor. İlk defa böyle bir çalışmayı Isparta Belediyesi olarak biz yaptık. Zaman içerisinde incelenecek olunduğunda kırk çeşit anlam ifade ettiği bu saat kulemizde gizlidir. 

Bir diğer öğemiz de ismi Atatürk’ün İmzası. İnşaatın çelik yapısı bitti. Hem parkın ismi, hem bu özel ikinci öge olan kafeterya. Kafeteryada 14 metre genişliğinde üzerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyacak. Atatürk’ün İmzası olacak. Böylelikle Atatürk’ün imzası bu kafeteryanın üzerinde olacak aynı zamanda da parkın da ismini taşıyacak. Merkezdeki parkımızın ismi Atatürk Parkı, burasının ismi de Atatürk’ün İmzası olacak. Tabelamızın şablon çalışmalarına başlanıyor. Bu şekilde bu güzel parkımızın ismi de ortaya çıkmış oluyor. (www.ajans32.com)

AKARÇAY HAVZASININ DOĞAL GÖLLERİ HARİTADAN SİLİNDİ

Akşehir ve Eber  Gölleri, yurdumuzun İç Anadolu bölgesinin güney-batısında, Afyon ve Konya ili sınırında bulunan Akarçay Kapalı havzasında 3 milyon yıllık geçmişe sahip  955m kotta yer alan doğal göllerimizdi.

Akşehir Gölü;  yüzey alanı bakımından yurdumuzun 5. büyük doğal gölü iken(1980 yılında 353km2),gölün  2009 yılındaki yüzey alanı  0.5km2  kadar düşerek kurumuş ve haritadan silinmiştir. Eber Gölü Akşehir Gölüne bir annenin yavrusuna  bağlandığı” göbek bağıyla” bağlı olan  11. Büyük doğal gölümüzdü ..Göllerimizin yaşamış oldukları  benzer sorunlar nedeniyle  o da  coğrafyamızda  göl olarak yer almamaktadır. Bizlerin 20 yıl öncesinden bu yana bilhassa bölgeye gidip yapmış olduğumuz araştırma sonuçlarını ve çözüm önerilerimiz dikkate alınmamıştır. Neden mi?, Adeta “altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi” hemşerileri Hoca Nasrettin’in yıllar önce söylediği “bindiğiniz dalı keserseniz” hikayesiyle benzeşmekte.

MİLYON DOLARLIK GELİRLER DE KURUDU-YOK OLDU…

Bu yöre de tarımdan büyük girdi sağlanmasının yanı sıra oluşturduğu sazlık alanlar nedeniyle de SEKA Kağıt Fabrikasının kurulmasına uzun yıllar yöre ve ülkemize büyük kazanç sağlamaktaydı. Akşehir Gölünden  1998- 260 Ton Eber Gölünden Yılda 275.000 Ton kamış ve Hasırın yurt dışına ihracatıyla yıllık milyon dolar gelir ede edilmekte.. Gölün balıkları – salyangozlar-istakoz  ayrı bir gelir  ve ihracat girdisi ..Göller  araomatik ve tıbbi öneme sahip bitkilerle  kaplıydı. Yörede çilek, elma Napolyon cinsi kirazda önemli girdiye sahipti   Bu gün ne  SEKA Fabrikası kaldı . Tarımda üretim giderek azaldı, Napolyon kirazıyla ünlü Akşehir’de normal şartlarda yılda yaklaşık 20 bin tona yakın kiraz üretiliyor. Akşehir’de 140 bine yakın ağaçtan elde edilen Napolyon kirazı, hemen hemen tüm Avrupa ülkelerine gönderiliyordu . Kiraz ihracatından yılda ortalama 10-12 milyon dolar gelir elde edilirken, son yıllarda ihracatta büyük kayıplar yaşanmakta.. Çilekte ise adeta meşhur Akşehir Çileği unutulmakta

 SONDAJAKARÇAY HAVZASININ DOĞAL GÖLLERİ HARİTADAN SİLİNDİ KUYULARI-GÖLET -BARAJ SAYISINDAKİ ARTIŞ-VAHŞİ SULAMA – KİRLİLİK

Eber Gölü’nün fazla suları doğal bir yatakla dökülmekte idi. Bu oluşum DSİ tarafından, sulama alanlarını genişletmek amacıyla, yapay kanalla su girdisini kontrol altına almak için regülatöre dönüştürülmüştür. Eber Gölü’nün hidrolojisindeki değişiklik, Akşehir Gölü’nün hidrolojisini değiştirmiştir. Eber Gölü’nde su seviyesi azalmıştır. Eber’de eğer su fazlalığı olsa bile bu öncelikle sulama için tarım alanlarında kullanılmaktadır. Akşehir Gölü’nün diğer önemli besleme kaynağını göl çevresindeki bir çok dere ve havzaya düşen yağışlar oluşturmaktadır

Yasal olan olmayan, gölü besleyen yer altı sularının azalmasına neden olan   binlerce kuyu ve sondajlar göllerin kurumasında diğer önemli bir etkendir.. Göllerin suları böyle vahşi sulama ve göl bütçesini düşünülmeden alınan sularıyla adete boşaltılmıştır. Sonra neden kuraklık denilmiştir vb.

GÖL YILLARCA ATIK ALANI OLARAK KULLANILDI!

Göl drenaj alanındaki gübreleme, pestisit uygulamaları ile tarım alanlarından dönen suların, yerleşim alanlarının yoğun evsel ve kanalizasyon atıklarının, Afyon havzadaki kentlerdeki  şeker , Alkoloid, konserve  meyve fabrikalarının endüstriyel atıklarının göle ulaşımı(saniyede 120 lt kanalizasyon ya…)  öncelikle Akşehir Gölündü  oluşan kirlilikle canlıların yaşamaz hale gelmiştir… Milyonca yıllar yaşındaki EBER ve AKŞEHİR Gölleri Haritadan- coğrafyamızdan silinmiştir. 

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD –DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

 

ÖĞRENCİLERE BÜTÇE DEFTERİ

Isparta’nÖğrenciye bütçe defteri ın Eğirdir ilçesinde öğrencilere bilinçsizce yapılan harcamaların önüne geçilmesi ve tasarruflu yaşamanın öğretilmesi amacıyla bütçe defteri dağıtıldı.

Eğirdir Kaymakamlığınca yürütülen proje kapsamında 4’üncü sınıftan itibaren 12’inci sınıfa kadar okuyan her öğrenciye 20 yapraklı “Öğrencinin Bütçe Defteri” dağıtıldı.

Eğirdir Mustafa Çetinkaya İlk ve Ortaokulunda düzenlenen proje tanıtım programında açıklamalarda bulunan Eğridir Kaymakamı Abdullah Akdaş, Küçük yaşta kazanılan alışkanlıkların hayat boyu devam ettiğini belirterek; “Bu tespit doğrultusunda öğrencilere ekonomik tutumluluk ile birlikte öncelikli ihtiyaçları daha doğru belirleme alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu hedef doğrultusunda çocuklarımıza küçük yaşta muhasebe ve bütçe bilincini oluşturarak bilinçli harcama yapma alışkanlığı kazandırmak istiyoruz” dedi.

Projede çocukların sağlıklı beslenebilmelerini de amaçladıklarını belirten Kaymakam Akdaş, “Düzenli olarak tutulan bütçe defteri sayesinde çocuklarımızın en çok hangi gıdalara harcama yaptıklarını görerek sağlıklı beslenip beslenmediklerini tespit edeceğiz ve çocuklarımızı ona göre yönlendireceğiz” dedi.

Kaynak: (bakayrıntı) – bakayrıntı

PRF.DR ÇAKMAKÇI’NIN KONFERANSI

SDÜ’de ‘Gelecek nasıl şekilleniyor?’ sorusuna yanıt arandı   
 
 – Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Gıda Topluluğu’nca düzenlenen konferans ile “Gelecek nasıl şekilleniyor?” sorusuna yanıt arandı.   
  SDÜ Mühendislik Fakültesi Şehit Astsubay Ekrem Çelik Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta SDÜ 2. Dönem Rektörü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Lütfü Çakmakçı öğrencilerle buluştu. Çakmakçı, geleceğimizi belirleyen faktörler arasında yer alan ve tüm dünyanın gündeminde olan yapay zeka ve akıllı projeler ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. 
  
 Çakmakçı: “Yapay zeka, tüm kesimlerde bir kaygı oluşturdu” 
 Tarihsel gelişmeler, teknolojinin gelişimi gibi bir çok konu hakkında bilgi veren Çakmakçı, Endüstri 4.0’a nasıl ulaşıldığı, bu gelişmelerin bizlere nasıl katkıda bulunduğu yönünde bilgi verdi. Yapay zekayı herkesin karşılaşacağı bir gerçek olarak tanımlayan Çakmakçı, “Yapay zeka, tüm kesimlerde bir kaygı oluşturdu. Uzmanların kaygısı, yapay zekanın amacı dışına çıkarak farklı işlevler yapması, insan zekasını geride bırakarak insanlığımızı kaybettiğimizi açıkça gözler önüne sermesidir. İnsanlarda oluşturduğu kaygı ise işsizlik kaygısıdır. Nitekim Mc Kinsey’in raporuna göre 2030 yılında 800 milyon kişinin işsiz kalacağının belirtilmesi, bu kaygıyı daha da şiddetlendirmektedir” dedi. 
  Akıllı gıdalar konusuna da değinen Çakmakçı, akıllı gıdaların çağımızın problemleri arasında yer alan obezitenin kesin bir şekilde ortadan kaldırılmasını hedeflediğini belirtti. 
  
 “Üniversitelerimizi daima dinç tutmamız gerekiyor” 
 Akıllı köy ve sulama sistemleri ile yüzde 20 su tasarrufu, bitkisel üretimde yüzde 15’lik tasarruf ve üretimde yüzde 30’luk bir verim hedeflendiğini belirten Çakmakçı, yapay zekanın gelişimiyle sağlık, edebiyat, asayiş, lojistik vb. dallarda birçok yenilik ve değişikliğin meydana geldiğini de dile getirdi. Çakmakçı, sözlerine “Bugünün dünyasında sürekli fikir üretmemiz, üniversitelerimizi daima dinç tutmamız gerekiyor” mesajı vererek son verdi. (www.ispartahaber.com.tr)

TARIM FUARI 4 KASIMDA AÇILIYOR

ISPARTA TARIM FUARINDAN EN ÖZEL FOTOĞRAFLARIsparta Ticaret Borsası ve Detay Fuarcılık tarafından organize edilen ve bu yıl 14.’sü yapılacak olan ‘Göller Bölgesi Yayla Şartlarında Tarım ve Hayvancılık Fuarı01 – 04 Kasım 2018 tarihleri arasında Gökkubbe’de gerçekleştirilecek. 

Isparta’nın yanı sıra Afyonkarahisar, Antalya, Burdur, Denizli, Uşak gibi bölge illerinden çok sayıda tarım ve hayvancılığa dayalı firmanın stant açacağı fuarda kamu, kurum ve kuruluşları ile sivil ve mesleki örgütler de tanıtım yapma fırsatı bulacak.

 14. Göller Bölgesi Yayla Şartlarında Tarım ve Hayvancılık Fuarına 100’den fazla firmanın yanında, bölge illerinden de çok sayıda ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.

TARIM FUARI 14. YILINDA
Fuara ilişkin açıklama yapan Detay Fuarcılık Sahibi Ahmet Sırça “Gelişen dünya konjöktöründe, küresel ısınma ve buna bağlı su sıkıntısı, Tarım sektörünü her zaman olduğundan daha da önemli hale getirmiştir. Tarım sektöründe iyi bir potansiyel gördüğümüz Göller Bölgesinde 2005 yılında başlattığımız ve 13 yıldır başarıyla gerçekleştirdiğimiz fuarımızı bu yılda 01- 04 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleştirecek olmanın heyecanı içindeyiz. Ekip olarak bu sorumluluk bilinciyle çalışmalara büyük bir heyecanla başlamış bulunmaktayız” dedi.

Fuar zytaret saatleri ise 10:00 ve 19:00 arası olarak belirlendi.(www.ispartahaber.com.tr)

ŞOK CEZA ALDI, TEBLİGATTAN KAÇIYOR

​​​​​​​Ispa18 Ekim 2018 Tarihli ve 30569 Sayılı Resmi Gazeterta’da doğaltaş maden ocağı ruhsatı alan bir şirket 3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırı 3 ayrı eylemi nedeniyle total 135 milyon TL cezaya çarptırıldı. Ancak şirkete ulaşılamadığı için tebligat yapılamıyor.

Enerji Bakanlığı Resmî Gazete’deki ilan ile tebligat yaptı. -3 AYRI SUÇA 135 MİLYON TL CEZA Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü, 3213 sayılı Kanun’a aykırı hareket şirketlerin listesini ve uygulanan idari para cezalarını yayımladı. Isparta’da doğaltaş maden ocağı ruhsatı sahibi olan bir şirket de 3 ayrı eylemden suçlu bulundu.

Şirket, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13/1, 29/4, 32’nci maddeleri uyarınca idari para cezasına çarptırıldı. Verilen cezaların total mali karşılığı ortalama 135 milyon TL –

TEBLİGAT GERÇEKLEŞTİRİLEMEDİ

Ancak şirkete kesilen cezalar için tebligat gerçekleştirilemedi. Bunun üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, tebligatı ResmîGazete’de yayımlattırdığı ilan ile yaptı. İlan Resmî Gazete’nin 20 Ekim 2018 Cumartesi tarih ve 30571 sayılı baskısında yayımlandı.

(Haber32 -)

Isparta’da bir elma 720 gram geldi

Isparta’da üretilen elmalar görenleri hayrete düşürüyor. İlçenin elmasıyla meşhur Gelendost ilçesinde bu yıl üretilen elmalardan biri 720 gram geldi. Türkiye’deki her 5 elmadan birinin üretildiği, özellikle elma saklamak adına en yüksek soğuk hava deposu kapasitesine sahip olan Isparta’da üretilen elmalar kalitesi ve büyüklüğüyle ön plana çıkıyor. Gelendost Yenice köyünde Kasım Bektaş’a ait 6 bin metrekarelik 106 ağacın bulunduğu bahçedeki elmalar büyüklükleriyle ilgi çekiyor. Görenleri hayrete düşüren dev elmalardan tartılan bir tanesi tam 720 gram geldi. Bahçenin bakımlı olmasından dolayı elmaların kaliteli ve büyük olduğunu söyleyen Kasım Bektaş, “Bunun için budama, gübreleme ve ilaçlamaya dikkat ediyoruz” dedi.
(Haber32( 

tv kanalı ile ilgili görsel sonucu

 

 

Bolatlar’ın yönetiminde kurulacak olan BLT Türk Televizyonu’nun Kasım ayı içerisinde yayın hayatına başlaması bekleniyor.

 

 

 

 

BLT Türk Televizyonu, yayın hazırlıklarında son aşamaya gelirken, kente yeni bir televizyon kanalının kurulacak olması heyecan yarattı.

Uydu üzerinden HD yayın yapacak olan televizyon kanalı Kasım ayında izleyicisi ile buluşacak.(www.ajans32.com)

 

 

SDÜ’de İlk Ders İlber Hoca’dan

 

Türk siyasetine önemli izler bırakan devlet adamı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i anma ve ilk ders programı kapsamında Türk Tarihinin ekollerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Üniversitemize konuk oluyor.

31 Ekim Çarşamba günü saat 14.00’te Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek programda, Türk Tarih Kurumu “Şeref Üyeleri” arasında yer alan, Tarih alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülüne layık görülen Prof. Dr. İlber Ortaylı, 2018-2019 Akademik Yılının ilk dersini de verecek.(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Isparta’da  Gül Optik İsmail Bardak’ın kayın pederi, Kayra Optik Yunus Bardak’ın dedesi Hacı Ali Yakın Hayatını kaybetti.

Hacı Ali Yakın’ın Cenazesi öğle namazına müteakiben Mimar Sinan Camiinden kaldırılacak.

Merhuma  Allah’tan rahmet kederli ailesine de bağ sağlığı dileriz.

EĞİRDİR GÖLÜ’NÜN SON DURUMU

Yalvaç’ta bulunan Eğirdir Gölü kıyısındaki Taşevi Plajı’nda hafta sonunda çekilen görüntüler, göldeki su seviyesinin düşüşünü gözler önüne sererken, meydana gelen durum endişeye yol açtı. Eğirdir Gölü kıyısında çekilen sulardan geriye çamur, balçık ve ortada bulunan iskele kaldı. 

Isparta Eğirdir Gölü’nde kuraklık, buharlaşma ve sulama nedenleriyle su seviyesi geçtiğimiz yıla göre yaklaşık 55 santimetre düştü. Göldeki çekilmenin en bariz görüldüğü yerlerden biri de Yalvaç ilçesindeki Taşevi Plajı oldu. Eğirdir Gölü’ne sınırı bulunan ve Yalvaç’ın Aşağıkaşıkara köyündeki Taşevi Plajı’nda suların çekilmesiyle geride kalan görüntü korkuttu. Su seviyesinin düşmesiyle birlikte, kıyıda daha önceleri suyun üstünde kalan iskele ortada kalakalırken, çevredeki çamur ve balçıklar da suyun yakın zamanda çekildiğini gözler önüne serdi. Gölde, balıkçıların daha önceleri gölün açıklarında kalan kısımda yaptıkları balıkçılık faaliyetleri için kurulan mini tesisler, suların çekilmesiyle birlikte yüzeyde kaldı. 

egirdir1-001.jpg

Suyun çekilmesiyle gölde çekilen görüntüler cep telefonu kameraları tarafından böyle görüntülenirken, tehlikeli görüntünün önümüzdeki kış ayında bol yağış ile ortadan kalkması bekleniyor. 

Öte yandan bir süre önce yapılan açıklamada Eğirdir Gölü’nde en fazla su kaybının buharlaşmadan kaynaklandığını ifade edilmiş, şu an için ise endişelenecek bir durumun olmadığı, önümüzdeki kış ve bahar aylarında Eğirdir Gölü su seviyesinin tekrar yükselişe geçeceği kaydedilmişti. (www.ajans32.com)

YÖRESEL BEBEK SERGİSİ

Isparta’nın 12 ilçesi ile 81 ilin yöresel ve folklorik bebeklerini yapan Güneykent Halk Eğitim Merkezi Usta Öğreticisi Fatma Çevikbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazarak, gittiği illerde barbie bebek yerine kendi bebeklerinin dağıtılması talebinde bulundu. 

Isparta Güneykent Halk Eğitim Merkezi Usta öğreticisi Fatma Çevikbaş, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde 1. Kişisel Geri Dönüşüm ve Yöresel Bebek Sergisi açtı. Sergi açılışına protokol mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Isparta merkez ile 12 ilçesi ve Türkiye’nin 81 ilinin folklorik özelliklerini taşıyan yöresel bebekler, sergiyi gezenler tarafından büyük beğeni topladı. Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi Sergi Salonu’nda 120 parça eserden oluşan sergi, 22 Ekim tarihine kadar açık kalacak. (www.ajans32.com)

Korku ve Kararsızlık

korku ve kararsızlık ile ilgili görsel sonucu

Profesör elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı.

Kutunun hava almadığı açıktı. Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmayacak dokunan bu dersi geçemez!” dedi ve salondan çıkıp gitti.

Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Kimisi kutunun içindeki fareyi çıkarmayı düşündü ama cesaret edemedi.

İki gün boyunca ders görülen sınıfta kutu öylece kaldı. Ne olacağını merak ederek iki gün geçirdiler.

İki gün sonunda tekrar dersi olan profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Tabi ki, kutunun içindeki fare artık yaşamıyordu. Öğrencilerden birçoğu üzülmüştü. Profesör sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu. Sınıftan birçok farklı ses ve fikir yükseldi;

─ Havasızlıktan…

─ Açlıktan…

─ Susuzluktan…

Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette ve minik deliklerle kaplıydı. Ardından devam etti;

─ Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan bu kutudan çıkmak için epey mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki minik diş izlerinden ve irili ufaklı deliklerden anlıyoruz.

Ancak şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Farenin ölümüne neden olan iki şey var; Kararsızlık ve

Korku…

Kararsızlık, çünkü fare kutunun her yerini parçalayıp, her noktayı ayrı ayrı kemireceğine sadece tek bir köşesini ısırıp parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı o deliği büyütecek ve kutudan çıkıp kurtulacaktı.

Korku, çünkü eğer siz öğrenciler benden ve notlarının düşmesinden böylesine çok korkmasaydınız, kutuyu açıp fareyi serbest bırakabilirdiniz. Ancak korkudan dolayı size yanlış gelen bir işe göz yumdunuz.

Hayatta bizi başarıya götüren yolda karşılaşacağımız en azılı düşmanlardır, kararsızlık ve korku. Kararsızlıkla zaman tüketmeyin, kafanıza tek bir şey koyun ve o yolda ilerleyin. Ve bu yolda size yanlış gelen şeylere göz yummayın. Göze batmaktan, ses çıkartmaktan korkmayın.(www.5n1kmakale.com)

 

ISPARTA S Ü T Ç Ü L E R K E N T ORMANI

Mevki

Sütçüler kent orman› Isparta-Sütçüler ve ‹lbey Mahallesi yolu kavşağında olup, 40.0 ha. büyüklüğündedir. İ

Flora

Sütçüler Kent Orman› içerisinde kızılçam, boylu ardıç, katran ardıcı, toros Sediri, mefle Türleri, defne, patlangıç, katırtırna¤›, tesbih çalısı laden, çılbırtı, kekik, çalba otu, sümbül, ve diğer otsu bitki türleri bulunmaktadır.

Fauna

Sütçüler Kent Orman› içerisinde tavşan, tilki, porsuk, sincap, alakarga, ardıç kuşu, serçe, ağaçkakan, saksağan ve diğer kuş türleri kaplumbağa, Yılan, kertenkele ve diğer sürüngenler bulunmaktadır.

Çevreye Katkısı:

Bu Kent Orman› ile yaklafl›k olarak 60 ton karbon depolanmakta bu da atmosferdeki 220 ton karbondioksite karşılık gelmektedir.

Doğal ve Yapay Kaynaklar ;
Tuvalet, su deposu, çeşmeler, çöp kutular›, seyir terasları, kameriye ve yürüyüş yolları, spor alanları, piknik masalar›, çocuk oyun alanlar›, ahşap köprüler bulunmaktadır.(Bu bilgiler,www.ogm.gov.tr’den alınmıştır)

“ KENT ORMANI” projesi halkın doğa ile baş başa kalmasını amaçlayan orman içi bir tesistir.2003 yılında uygulamağa koyulan bu  proje ile 2008 yılına kadar 103 kent ormanı projesi gerçekleştirilmiş” SÜTÇÜLER KENT ORMANI “ da bunlardan biridir.

Bu tesis yapılmadan önce bu ormanlık alanda  zor da olsa bir-kaç kez festival de gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan Kumluk olarak bilinen bu mevkii aynı zamanda gelin alayı konvoylarının dönüş yeriydi.

Bugün için Sütçüler’imiz için büyük bir kazanç olarak düşündüğümüz bu mekanda  koca koca çamların belini çevreleyen oturma yerlerine merdivenle ulaşıp katmarınızı yiyip çayınızı yudumlamanızın zevki bir başka oluyor.  Ayrıca, çam yapraklarının rüzgarla çıkardığı seslerin eşliğinde çay içmenin zevki de bir başka.

Temmuz ayı başında yapılan festivale ev sahipliği yapan ve Sütçüler’imiz için  muhteşem tesis olan  KENT ORMANI bütün güzelliği ve özelliği  ile sizleri bekliyor.

Eski Bakan’ın “korumayı başardık” dediği göl tamamen kurudu

Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları” şeklindeki Kızılderili atasözü bir kez daha Antalya’da yaşandı. Eski Bakan Veysel Eroğlu, Şubat 2018’de Türkiye’nin sulak alan yönetim sisteminin dünyaya örnek olduğunu savunmuştu. Ancak Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan ulusal öneme sahip sulak alanlardan Avlan Gölü yönetim planını görmeden tamamen kurudu. Haritalarda göl olarak görünen Avlan artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı kuru ve verimsiz bir arazi niteliğinde.

50 YILLIK TRAVMALARIN SONUCU AVLAN GÖLÜ TAMAMEN KURUDU

Bölge için önemli bir sulak alan Avlan Gölü’nün henüz bir yönetim planı bulunazken, göl ölüm döşeğindeyken Eylül 2017’de bu konuda bir adım atılarak yönetim planı hazırlanması için hizmet alım ihalesi yapıldı. Ancak Avlan Gölü son 50 yıldır yaşadığı travmalara daha fazla dayanamayarak sulak alan planını göremeden son nefesini verdi. Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğimiz Avlan Gölü’nün tamamen kuruduğuna tanık olduk. Haritalarda halen göl olarak görünen Avlan Gölü artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı tamamen kuru bir arazi niteliğinde. (www.odafv.com)

En çok turist alan şehirler belli oldu… Antalya var mı?.

En çok turist alan şehirler belli oldu... Antalya var mı?..

2018 yılında dünyanın en çok ziyaret edilenler listesine Türkiye’den iki şehir girmeyi başardı. Listede 8’inci sıraya yerleşen İstanbul 12,8 milyon uluslararası ziyaretçi sayısına ulaşırken, Antalya ise 11.27 milyon kişiye ev sahipliği yaptı.

YÜKSELEN bir milliyetçilik dünyasında uluslararası seyahatler daha büyük öneme sahiptir. Bu kapsamda 162 şehrin mercek altına alındığı en iyi seyahat destinasyonlarını, ziyaretçi hacmini ve harcamasını analiz eden Mastercard, 2018 Küresel Destinasyon Şehirleri Endeksi’ni yayınladı.

Rapora göre 2018 yılında en çok ziyaret edilen ilk 10 şehrin başında 21.98 milyon uluslararası ziyaretçi ile Bangkok geldi. Onu sırasıyla 20.42 milyon ile Londra ve 17.95 milyon ziyaretçi ile de Paris takip etti.

Ziyaretçilerin ortalama 4.7 gece kaldığı gözlemlenen Bangkok’ta, günde ortalama 173 dolar harcandığı kaydedildi. Londra’ya gidenler ortalama 5.8 gece konaklayarak günde 153 dolar harcarken, Paris’e giden ziyaretçiler ise ortalama 2.5 gece ile günde 301 dolar harcadı.

LİSTEYE TÜRKİYE’DEN İKİ ŞEHİR GİRDİ

Raporda en çok ziyaret edilen destinasyonlar arasına Türkiye’den de iki şehir girdi.

Listede 8’inci sıraya yerleşen İstanbul 12,8 milyon uluslararası ziyaretçi sayısına ulaştı ve ziyaretçilerin  günde 108 dolar harcama yaptığı ifade edildi. 11’inci sırada kendisine yer bulan Türkiye’nin turizm başkenti Antalya ise 11.27 milyon uluslararası ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

Isparta Belediye Başkanı’ndan ‘andımız’ pankartı

Isparta Belediye Başkanı'ndan 'andımız' pankartı

Isparta’nın MHP’li Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Danıştay’ın “Öğrenci Andı” kararına belediye hizmet binasına astığı pankartla destek verdi.

Danıştay’ın “Öğrenci Andı” kararının ardından Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın talimatıyla belediye hizmet binasına üzerinde Atatürk’ün fotoğrafı ve Öğrenci Andı’nın yer aldığı bir pankart asıldı. Başkan Günaydın, yaptığı açıklamada, “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, ilkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak demenin ne suçu var. Bu bizim kendi milli özümüzü çocuklarımıza ilkokul çağında yön veren bir andımız.

Çok şükür ki, bundan sonra bu andımızı daha kuvvetli bir şekilde, gür bir sesle millet ve bu milletin çocukları sahip çıkacaktır. Bu konunun şu ana kadar yasaklanmış olması bile üzücüdür ve esef verici bir konudur. Bu tartışma konusu değildir. Bu biziz, Türk milletidir bu andımız.

İnşallah bundan sonra ülkemize ve milletimize çocuklarımızın her sabah okuyacağı bu andımıza tekrar kavuştuğumuza, tekrar buluştuğumuza çok seviniyorum. Ülkemize, milletimize hayırlı olması temennisinde bulunuyorum” dedi. (www.çmemurlar.net)

Demirel Müzesine yoğun ilgi

Demirel Müzesine yoğun ilgi 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in memleketi Isparta İslamköy’de bulunan Demirel Külliyesi ile Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor.

  1. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in memleketi Isparta İslamköy’de bulunan Demirel Külliyesi ile Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor. Müze’nin Müdürü Osman Siviloğlu, “Bu müze sadece Süleyman Demirel’i anlatmıyor, Türkiye’nin nereden nereye nasıl geldiğini anlatıyor. Türkiye’mizin gelişmesi hakkında bilgi sahibi olunabilecek milyonlarca sayfadan oluşan kitaplar var” dedi. 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in 1949 yılında mühendis olarak devlet memurluğuna başlamasından itibaren, Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönem de dahil olmak üzere 2000’li yıllara kadar biriktirdiği, yaklaşık 6 milyon 400 bin parça eserin bulunduğu müze, ülkenin nereden nereye geldiği konusundaki somut örnekleri yansıtıyor. İslamköy’de 1990 yılında yaptırılan Şehriban Hatun Camii ile temelleri atılan ve Demirel Vakfı tarafından inşa edilen ‘Demirel Külliyesi’ çatısı altında kurulan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, 26 Ekim 2014 tarihinden bu yana ziyaretçilerini ağırlıyor. Demirel Külliyesi’nin yapımı o cami ile başladı Müzenin kuruluşu hakkında hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi Müdürü Osman Siviloğlu, “Müzemiz özel bir müzedir. Devlet bütçesinden değil, Demirel Ailesi’nin bütçesiyle ortaya çıkarılmıştır. (www.haber32.com)

 

Sıra UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde

Isparta Gülü, 2005 yılında SDÜ’nün girişimi ile Coğrafi İşaret almıştı. Isparta Gül Yağı da ITB’nin girişimi ile Coğrafi İşaretini aldı. Şimdi sırada UNESCO Dünya Mirası Listesi var…

SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi (FEF) Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, hammadde ölçeğinde Isparta’nın tescil, koruma ve tanıtım süreçlerini başarıyla tamamladığını, şimdi sıranın kozmetik ürünlerinin Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’ne alınmasına geldiğini söyledi. 

Isparta, Gülyağı’na Coğrafi İşaret alınması için SDÜ’nün Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçireceği ‘Gül ve Tıbbi- Aromatik Bitkiler ve Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Laboratuvarı’ Projesi Koordinatörü Doç. Dr. Sabri Erbaş rapor hazırladı. Rapor Isparta Ticaret Borsası (ITB) tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu’na sunuldu. 

Türk Patent ve Marka Kurumu da 15 Ekim 2018 tarihi itibariyle ‘Isparta Gülyağı’na ‘Coğrafi İşaret’ verdi. Böylelikle Isparta ziraatının amiral gemisi olan gül için koruma ve tescil sayısı 2’ye yükselmiş oldu. Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaret için yetki sınırları, kullanım koşulları ve denetim mekanizmalarını da yayınladı. 

Buna göre, Isparta’da coğrafi sınır 2 bin 39 Hektar olarak belirlendi. Burdur merkez ve Ağlasun İlçesi’nde coğrafi sınır 409,6 Hektar olarak açıklandı. Afyonkarahisar’a bağlı Dazkırı, Dinar ve Başmakçı ilçelerindeki coğrafi sınır ise 259,0 Hektar olarak çizildi. Denizli’de belirlenen coğrafi sınır ise 32,0 Hektar oldu. Coğrafi İşaret, marka ile birlikte etiket, ambalaj vb. metaların üzerinde kullanılabilecek. (www.ajans32.com)

 

MODERN ŞEHİR ESKİŞEHİR

Odun Pazarındaki aslına uygun olarak restore edilen tarihi evleri, Cam Müzesi ve atelyesi,Fotoğraf Atelyesi,tarihi ATATÜRK LİSESİ,” İZMİR’in DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR” marşını çalarak seyirci toplayan sokak sanatçıları ve “ALLAH RIZASI İÇİN PORSUK’A ÇÖP ATMAYINIZ “ yazılı heykeli ve de artık üzerinde gondolların gezdiği PORSUK NEHRİ ile bir bölümünü aktardığımız ve

mutlaka gezilip görülesi

MODERN ŞEHİR,

İŞTE ESKİŞEHİR.

(www.sutculerimiz.com)

Ekim ayında, Antalya tarihinde bir ilk

BU yıl 14 milyon turistin hedeflendiği Antalya’da tarihinde ilk defa ekim ayında günlük gelen turist sayısı 60 binleri bulurken, yıl başından bu yana havayoluyla gelen ziyaretçi sayısı da 12 milyonu aştı. 18 EkTim itibariyle kente gelen turist sayısı 12 milyon 100 bine ulaştı.

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, turizmde bu yıl başından itibaren tarihinin en iyi dönemini yaşamaya ve rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor. Uzun yıllardır mayıs- eylül arasında sıkışan kent turizmi ilk defa bu yıl eylül ve ekim aylarında da geçen yıllardaki temmuz- ağustos aylarındaki rakamları aratmıyor. Bu yıl Vali Münir Karaloğlu tarafından en az 14 milyon turist hedefi konulan kent, 18 Ekim verilerine göre 12 milyon barajını geçmeyi başardı. Antalya Havalimanı Mülki İdare Amirliği verilerine göre, 1 Ocak’tan 18 Ekim’e kadar olan süreçte Antalya’ya sadece havayoluyla gelen turist sayısı 12 milyon 100 bin oldu. Ziyaretçilerin 11 milyon 750 bini Antalya Havalimanı’na inerken, 350 bine yakını da Gazipaşa- Alanya Havalimanı’na indi.

EKİMDE 1,5 MİLYON KİŞİ BEKLENİYOR

Hava sıcaklığının 20 derecenin üstünde seyrettiği, golf başta olmak üzere deniz- kum- güneş turizminin yanı sıra doğa turizminin de hareketlendiği Antalya’ya 1-18 Ekim tarihleri arasında gelen turist sayısı da tarihi rekor kırdı. Yaz aylarındaki rakamları andıran ekim ayının 18 gününde kente gelen turist sayısı 1 milyona yaklaştı. Geçen yıllarda eylül sonu itibariyle sezonun sona erdiği ve birçok otelin kapısına kilit vurduğu Antalya’da, şu anki verilere göre sezon 2 ay daha uzadı. Ekim ayındaki günlük turist ortalaması ise 54 bin kişi oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre ekim ayında artış oranı yüzde 38, 9,5 aylık süreçte ise yüzde 28 olarak gerçekleşti. Ekim sonunda en az 1,5 milyon turist bekleniyor.

RUSLARDAN TARİHİ REKOR

Bu yıl turist akınına uğrayan kent en çok Rus ziyaretçi ağırladı. 12 milyon turistin 4,5 milyona yakınını Ruslar oluştururken, ardından ise 2 milyona yakın turist sayısıyla Almanlar geliyor. Ukrayna’dan 700 bine yakın turistin geldiği kent, geçen yıllarda ciddi kayıplar yaşadığı Hollanda, Belçika, Norveç, İsveç gibi diğer Avrupa ülkelerinden de bu yıl yüzde 50-60 gibi yüksek oranlarda artış kaydetti.

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) 

 

Korkunç ölüm! Yanan evin içine girdi…

Korkunç ölüm! Yanan evin içine girdi...

ANTALYA’nın Kumluca ilçesinde evinde yangın çıkan Durkadın Önder (90), sattığı kurbanlıkların parasını almak için içeri girince yanarak yaşamını yitirdi.

Altınyaka Mahallesi, Akçağıl mevkisindeki olay, dün saat 14.00 sıralarında meydana geldi. Kızı Nurşen Önder (50) ile birlikte yaşayan Durkadın Önder’e ait tek katlı evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Olay anında evde yalnız olan Durkadın Önder, dumanı fark edince dışarı çıkarak komşularından yardım istedi. Çevredekiler de olay yerine gelerek itfaiyeye haber verdi.

Bu sırada Durkadın Önder, Kurban Bayramı öncesi sattığı kurbanlıkların parasının evde olduğunu belirterek içeri girdi. Bir anda alevlerin arasında kalan Önder, yaşamını yitirdi. Kumluca ilçe merkezine 35 kilometre uzaklıktaki olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Gelen ekiplerin müdahalesine rağmen ev tamamen yandı. Ekipler, yaptıkları incelemede, Durkadın Önder’in cesedine ulaştı.

Yangını haber alarak olay yerine gelen Durkadın Önder’in akrabaları gözyaşı döktü. Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderilen Durkadın Önder’in cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Gölçük Mahallesi Saraycık Mezarlığı’nda toprağa verildi.

(KaynaK;www.gunhaber.com-Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA (Antalya), (DHA) 

 

Süleyman Demirel Üniversitesi’nde gül çiçeği üzerinde yapılan çalışmaları sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 1 Aralık 2005 tarihinde Gül Çiçeğine coğrafi işaret verilmişti. Bu yıl ise aynı çalışma gül yağı için yapıldı. Isparta Ticaret Borsasının Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı müracaat sonucu gülyağına da coğrafi işaret verildi.(www.mathaber.com)

 

 

Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, gülçiçeği fiyatının kilogram fiyatını 9.20 TL olarak açıkladı. Ödemelere önümüzdeki hafta başlanacak.

Üreticilerimize hayırlı olsun.

(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imizden  Mutafoğlu Ömer KIZI, Ömer ÖNDER eşi  GÜLSÜM  ÖNDER vefat etmiştir. Cenazesi 20 EKİM 2018 CUMARTESİ Günü ÖĞLE Namazına Müteakip SEFERAĞA CAMİİ nde kılınacak Cenaze Namazı sonrası Aile kabristanlığında defnedilecektir.
Merhumeye Allah’tan Rahmet Kederli ÖNDER Ailesine, yakınları ve sevenlerine Başsağlığı Dileriz…
İrt: Eşi Ömer ÖNDER 0536 482 49 91
Kardeşi Celal BAYAR 0505 696 21 09 (Mehmet selim Müftüler)

 

Şimdiki Hedefleri Konaklamalı Turizm

Son yıllarda kırsal turizm de adından sıkça söz ettiren Güneykent ve Kuyucak’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı sertifikalı ‘Ev Pansiyonculuğu’ eğitimi başladı. Eğitime ilgi gösterenler ise yine kadınlar…

Gül’ün pembesi, lavanta’nın moru… Isparta’nın kapılarını kırsal turizme açan Güneykent ve Kuyucak’ta konaklamalı turizm için büyük bir adım daha atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı eğitmeninin katıldığı ve bakanlık sertifikalı “Ev Pansiyonculuğu Eğitim Programı” başlatıldı.

Güneykent ve Kuyucak’ta uygulanan eğitimlere en fazla ilgiyi ise yine kadınlar gösterdi. Düzenlenen eğitimler sonrasında katılımcılara bakanlık sertifikası verilecek. Böylelikle Güneykent ve Kuyucak’ta konaklamalı turizmde hem kalite artmış olacak hem de yöre halkının geliri.

Konuyla ilgili Demokrat Gazetesi’ne konuşan Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, “Güneykent’te uzun süredir gül turizmi ile ilgili çalışmalar yapıyoruz.

Ancak, turizm konaklamalı olmazsa gelir getirmez. Bu turizmde altın bir kuraldır. Biz konaklamalı turizm için bir süredir belde halkımızla istişareler yapıyorduk.

 

Ancak, herkes tabi sezonda kendi gül bahçesine gittiği için konaklamalı turizme, ev pansiyonculuğuna çok sıcak bakmadı.

2-3 ev pansiyonu ile başladığımız bu süreci inşallah büyütmek istiyoruz” dedi. (www.ajans32.com)

GENEL KURULA ÇAĞRI

Bundan tam 26 yıl önce büyük ümit ve riskler alınarak kurulan 20 civarında ortağın ipotek vermesiyle kredisi temin edilip yapılan Sütçüler Hidroeelektrik Şirketinin özelleştirilmesinden dolayı yapabilecek başkaca bir işi kalmayan ve YEDİYÜZÜN ÜZERİNDE ORTAĞI BULUNAN SÜTÇÜLER ENERJİ VE SANAYİ TİCARET A.Ş.nin belki, de bu son genel kurul toplantısı 3 Kasım 2018 tarihinde Ankara’da yapılacak.

Bu toplantıda şirketin tasfiyesi görüşülecek ve belki de bu toplantı şirketin son genel kurul toplantısı olacak.

 

 

 

 

 

 

ISPARTA SÜTÇÜLERLİLER KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ SÜYAD,

HER YIL MADDİ DURUMU KISITLI , YAKLAŞIK 30 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİMİZE

HAYIRSEVER HEMŞERİLERİMİZİN DESTEKLERİYLE BURS VERMEKTEDİR.

 

BURS ONAYLARINDA DİKKAT EDİLEN VE ARAŞTIRILAN ,ÖNCELİK ÖĞRENCİMİZİN

GERÇEKTEN İHTİYACI OLUP ,DERSLERİNDE BAŞARILI OLMASIDIR.

 

AYRICA SÜTÇÜLER MERKEZ VE KÖYLERİMİZ İLK TERCİHİMİZDİR.

 

SÜYAD İLÇE KÖYLERİMİZLE BERABER HEPİMİZİN DERNEĞİDİR.

 YAKLAŞAN OKUL GÜNLERİMİZDE GELİN BU SAYIYI 40 LARA 80 LERE TAŞIYALIM.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER LÜTFEN GRUP KURALLARINI OKUYUNUZ !

 

Bahçeden yedikleri elmanın sahibini bulamayınca parasını notla birlikte bırakıp gittiler

Bahçeden yedikleri elmanın sahibini bulamayınca parasını notla birlikte bırakıp gittiler

Isparta Gelendost’ta yol kenarındaki elma bahçesine giren kişiler, aldıkları ve yedikleri elmaların ücretiyle birlikte bahçe sahibine not bıraktı

Bir hafta içerisinde elmalarından yiyip not bırakan ikinci olayla karşılaşınca duygu dolu anlar yaşayan bahçe sahibi Resul İnanıcı, “Bu vatandaşlarımıza keşke biz ikramda bulunsaydık” dedi.

Bir hafta içerisinde 2 notlu elma ücreti

Gelendost ilçesinde, Isparta-Konya Karayolu üzerinde bulunan bir elma bahçesine giren kişiler, 3 adet elma aldıktan sonra bahçedeki elektrik panosu üzerine 2 TL ücret ile not bıraktı. Ağaçlardan izinsiz elma kopardıklarını ifade ettikleri notta bahçe sahibi İnanıcı’ya hitap eden kişiler, “Bir poşet elma aldık helal edin, 5 lira koyduk, az biraz da erik aldık” ifadelerini kullandı.

Bahçe sahibi aynı hafta içerisinde bu kez bahçesinden bir poşet elma toplayan başka kişiler tarafından bırakılan notla karşılaştığını söyledi.

Para ve notları elektrik panosu içerisinde bulan bahçe sahibi İnanıcı, gördüğü manzara karşısında duygu dolu anlar yaşadı.

 İnanıcı, “Helal olsun, boğazından haram lokma geçirmeyen bu vatandaşlarımızı görseydik, keşke biz ikramda bulunsaydık” dedi.

 

Kaynak: (ANONİM) – ANONİM Editör: Mehmet Ali ÇELİK

Eğirdir Sevdası ne demek?.

 

 

SDÜ Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri guruplara bölünerek “Eski Eğirdir Tren Garı” ilgili olarak 11 projeyi çizim ve üç boyutlu olarak hazırlayıp sundukları sergi Eğirdir Belediyesi’nin Limandaki salonunda Kaymakam Abdullah Akdaş, Belediye Başkanı Ömer Şengöl,Eğirdir ‘li 8-10 kişi ve SDÜ den hazırlayan öğrenciler ile Akademisyenleri’nin katılımı ile açıldı.

Eğridir Eski Tren Garının ne olacağı bilinmezken SDÜ öğrencilerinin Akademisyenleri nezaretinde yaptığı özverili çalışmaya ilgisizlik yakışmadı. (M.Kemal Findos)

Cumhuriyet Kadınları Andımız’ı İstiyor

Cumhuriyet Kadınları Derneği Isparta Şube Başkanı Adalet Halıcı, 1933 yılından beri okullarda okutulan Andımız’ın 80 yıl sonra kaldırılmış olmasına tepki göstererek Milli Eğitim Bakanı’ndan Andımız’ın yeniden okutulmasını istedi.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Isparta Şube Başkanı Adalet Halıcı, yaptığı yazılı açıklamada; “Cumhuriyet Kadınları olarak ilkokullarda her gün ilk derse girerken çocuklarımızın hep birlikte okuduğu Andımızın ana sınıfından başlayarak en az 9. sınıfa kadar okutulmasını sayın Milli Eğitim Bakanımızdan talep ediyoruz.

andımız ile ilgili görsel sonucu

Kurtarıcımız kurucumuz önderimiz Atatürk döneminde Milli Eğitim Bakanı sayın Reşit Galip tarafından yazılarak 1933 ten beri okutulan andımız ne yazık ki 80 yıl sonra 2013 te kaldırıldı. Bu durum çocuklarımızın milli ve manevi değerlerini kazanmalarını engelleyen büyük bir hata olmuştur.
Andımızın kaldırılması bizi bölüp parçalamak isteyen düşmanlarımızı sevindirmiş aziz milletimizi üzmüştür.

Binlerce yıldır her karışını şehit kanlarıyla kazandığımız ve hala uğrunda şehit vermeye devam ettiğimiz vatanımızı savunmak, büyüğüyle küçüğüyle milletimizi sevmek, uğruna her fedakarlığı yapmak ve ülküsü Türk Milleti olmaktan gurur duymayı öğreten bu ant her çocuğumuza gereklidir.

Andımızdaki Ne Mutlu Türküm Diyene ifadesi her türlü etnik, dini, mezhebi, ayrımı reddeden birleştirici bütünleştirici ve ulus devlet olmamızı ağlayacak bir öğretidir.

Dünyanın hemen her ülkesinde çocuklarına vatansever antlar okutulmaktadır. Andımızın gerekliliğini iyi ve doğru değerlendirerek tüm çocuklarımıza okutulmasının sağlanmasını sayın Milli Eğitim Bakanımızdan istiyoruz” dedi. (www.ajans32.com)

SERGİYE DAVET

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Süleyman Demirel Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı bölümü tarafından hazırlanan Eğirdir Tren Garı Kültürel Miras alanı Peyzaj Tasarım Projesi Sergisi yarın 18.10.2018 Perşembe günü saat: 11.00’da Cittaslow Markette..

Bu önemli sergiye tüm halkımız davetlidir..

Müslüman mezarlığında kimin için dua edildi

Fatih camii imamı Temel Birinci mezar başında Drama, Neabolis ve Aynaroz metropolitleri ile birlikte dua etti. Ortak duayı Ortodoks din adamları ve imam “Amin” diyerek bitirdi. 

Fener Rum Patriği Bartholomeos ve beraberindeki heyet dün Sümela manastırındaki restorasyonları incelemek üzere Trabzon’a gitmişti. 3 yıldır süren çalışmaları yerinde inceleyen heyeti, Trabzon’da kamu görevlilerinin yanı sıra işadamı Efkan Başkan karşıladı. 

Sümela manastırındaki ziyaretin ardından yaşananlar ise hayli ilgi çekiciydi. Önce İşadamı Efkan Başkan’ın geçen yıl vefat eden dedesi Ali Başkan’ın mezarı ziyaret edildi. Ardından da hem Müslüman hem de Hristiyan din adamları ortak duaya durdu. Fatih camii imamı Temel Birinci mezar başında Drama, Neabolis ve Aynaroz metropolitleri ile birlikte dua etti. Ortak duayı Ortodoks din adamları ve imam “Amin” diyerek bitirdi. 

Bu ilginç buluşmayı sosyal medya hesabından paylaşan Efkan Başkan, Patrik ve Yunanlı din adamları ile aileleri arasındaki dostluğun uzun yıllara dayandığını vurguladı. Trabzon’da, bir Müslüman mezarlığında, metropolitlerle imamın birlikte yaptığı dua ise empati ve dostluk adına günün en güzel karesi oldu (wwwodatv.com.tr)

KESMEDER DİKKATLERİ DOĞANIN KORUNMASINA ÇEKTİ

Isparta Kesme Köyü Kültür Eğitim Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KESMEDER)tarafından Sütçüler Kesme Köyü’nde çevre bilinci oluşturmak ve konu hakkında farkındalık yaratmak üzere ,’’ÇEVREYİ VE YEŞİLİ KORUMA’’ temalı bir toplantı gerçekleştirildi.

(Haber32 -)

KESMELİ DERNEK YÖNETİCİLERİ İLE HEMŞEHRİLERİMİZİ BİR KEZ DAHA KUTLUYOR,BİZLERE DE ÖRNEK OLMASININ DİLİYORUZ

Doların ateşi kömürü de Yaktı

kömür ile ilgili görsel sonucu

Doların ateşi kömürü de yaktı

Dolardaki yükseliş kömür satışlarını da vurdu. Döviz kurundaki yükselme nedeniyle yerli kömür ve ithal kömür satışları durma noktasına geldi. 

Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı kömür fiyatlarına da yansıdı. Kur artışı, doğrudan ithal ve yerli kömür fiyatlarını yükseltti. Bu durum hem esnafı hem de vatandaşı düşündürüyor. Kömür satıcıları, dövizdeki kur artışının kömür piyasasını da olumsuz etkilediğini belirterek ekonomideki dalgalanmaların kendilerini de büyük oranda etkilediğini söyledi. 

“YERLİ KÖMÜR 950 TL’YE İTHAL KÖMÜR BİN 450 TL’YE YÜKSELDİ” 

Dolar kurundaki artış yaşanmadan önce yerli kömürün tonu 750 TL idi, şimdi ise 950 TL’ye yükseldi. İthal kömürün tonu ise 900 TL idi şimdi bin 450 TL’ye yükseldi. Dolayısıyla, yerli kömürde tonda 200 TL, ithal kömürde ise yaklaşık 500 TL’lik bir artış yaşandı. (www.ajans32.com)

Dolardaki yükseliş kömür satışlarını da vurdu. Döviz kurundaki yükselme nedeniyle yerli kömür ve ithal kömür satışları durma noktasına geldi. 

Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı kömür fiyatlarına da yansıdı. Kur artışı, doğrudan ithal ve yerli kömür fiyatlarını yükseltti. Bu durum hem esnafı hem de vatandaşı düşündürüyor. Kömür satıcıları, dövizdeki kur artışının kömür piyasasını da olumsuz etkilediğini belirterek ekonomideki dalgalanmaların kendilerini de büyük oranda etkilediğini söyledi. 

“YERLİ KÖMÜR 950 TL’YE İTHAL KÖMÜR BİN 450 TL’YE YÜKSELDİ” 

Dolar kurundaki artış yaşanmadan önce yerli kömürün tonu 750 TL idi, şimdi ise 950 TL’ye yükseldi. İthal kömürün tonu ise 900 TL idi şimdi bin 450 TL’ye yükseldi. Dolayısıyla, yerli kömürde tonda 200 TL, ithal kömürde ise yaklaşık 500 TL’lik bir artış yaşandı. (www.ajans32.com)

Süper Ligde Sözleşmesi TL’ye Çevrilen İlk Futbolcu Yusuf Erdoğan Oldu

yusuf erdoğan ile ilgili görsel sonucu

Bursasporlu Yusuf Erdoğan, sözleşmesini 5,2 eurodan sabitleme konusunda kulübüyle anlaşmaya vardı.

Sözleşmesi TL üzerinden yapılan ilk futbolcu Bursaspor’un kanat oyuncusu Yusuf Erdoğan oldu.

Bursa.com’da yer alan habere göre; tecrübeli futbolcunun menajeriyle masaya oturan Bursaspor Başkanı Ali Ay, oyuncunun sözleşmesini 5,2 eurodan sabitleme konusunda anlaşmaya vardı.

Yusuf, Bursaspor’dan ilk yıl 700, ikinci yıl 800, üçüncü yıl içinse 900 bin euro kazanıyordu. (www.ajans32.com

YEŞİL SÜTÇÜLER GAZETESİ’NDE 10 EKİM 1985 TARİHİNDE NE HABERLER VARMIŞ ?

Gurbetteki hemşehrilerimize çağrı yaparak topyekun ( nüfusumuzun fazla çıkmasının avantajlarından istifade etmek için )

  • HEMŞEHRİLERİMİZİ 1985 NÜFUS SAYIMINDA SÜTÇÜLER’İMİZDE BULUNMAYA DAVET EDİYOR.
  • HÜKÜMET KONAĞIMIZIN İNŞAATININ TAMAMLANDIĞINI BİLDİRİYOR.
  • İLÇEMİZ HAMAMININ AÇILDIĞINI BİLDİRİYOR.
  • MEMURLARI İLÇEMİZDE EV SIKINTISI YAŞADIKLARINDAN SÖZ EDİYOR.

Bu vesile ile Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından ve yıllarca Yeşil Sütçüler Gazetesini o günkü şartların olumsuzluğuna rağmen  yıllarca çıkaran Hüseyin Avni Turan’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

her rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuHer rüzgar savuracak bir toz bulur.
 Her hayal yaşanacak bir can bulur…
 Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
 Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…
 Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
 Ama basit bir sanatı unuttuk…
 İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
 Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
 Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
 ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
 Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
 Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
 hher rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuerkesin nazarında muhteremdir.
 Paylaşacak dostlarınız yoksa
 iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
 Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
 seni sevmeli,
 Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
 dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
 sana dayanmalı,

 dost dediğin fanatik olmalı,
 bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
 güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
 ve ağladığında seninle ağlamalı,
 ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
 Sevinci çarpmalı,
 Üzüntüyü bölmeli,
 Geçmişi çıkartmalı,
 Yarını toplamalı…
 Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı (metin ve reimler alıntıdır)

 

77 yaşındaki Ümmühan Nine’nin fendi hükümeti yendi

Yusuf yavuz

Evini hukuksuzca su altında bırakan baraj projesi için alınan acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na karşı dava açan 77 yaşındaki Ümmühan Uysal’ı haklı bulan Danıştay 6. Dairesi, acele kamulaştırma şartlarının gerçekleşmemiş olduğuna hükmederek hukuka aykırı bulunan işlemin yürütmesini durdurdu. Davalı idareler, Ümmühan Uysal’ın evinin tek bir iğne bile almadan sular altında bırakılmasıyla sonuçlanan acele kamulaştırma işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmesine karşın Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararında ‘itiraz yolunun kapalı’ olduğunun belirtilmesi dikkat çekti.

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi için 2012 yılında Bakanlar Kurulu tarafından ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı. Isparta ve Antalya sınırlarında toplam 6 köyü kapsayan acele kamulaştırma kararı, Enerji Piyasası’nı Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Mart 2013 te uygulamaya konulmuştu.

KAMULAŞTIRMA HUKUKU UYGULANMADAN EVİ SULARA GÖMÜLDÜ

Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK aleyhinde dava açan Ümmühan Uysal, hukuki prosedür uygulanmadan yürütülen acele kamulaştırma kararının iptalini talep etti. Ancak Uysal’ın açtığı dava sürerken HES şirketi hiç bir yargı kararı olmaksızın yaşlı kadından evini boşaltmasını istedi. Ümmühan Uysal ve yakınları ise yargının vereceği karar sonuçlanıncaya kadar evi boşaltmadı. Ancak yargı süreci devam ederken Mayıs 2016’da DSİ gözetiminde su tutma işlemine başlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinin suları tüm tepkilere rağmen Ümmühan Uysal’ın evini hukuksuz biçimde su altında bıraktı. 27 Kasım 2016 tarihinde hastaneye gitmek için evinden ayrılan Ümmühan Uysal’ın evi, tek bir iğnesini bile alamadan barajın sularına gömüldü.

DANIŞTAY ÜMMÜHAN NİNEYİ HAKLI BULARAK YÜRÜTMEYİ DURDURDU

Ümmühan Uysal’ın açtığı davayı gören Danıştay 6. Dairesi ise uzun bir yargı sürecinin ardından kararını açıkladı. Acele yargılama usulüne tabi olan ve 6 ay içinde sonuçlanması gereken davada, iki yıl sonra kararını veren Danıştay, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK’ya karşı dava açan Ümmühan Nineyi haklı bularak acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.(www.sondakika32.com)

ISPARTA’DA DOĞALLIĞINI KORUMAK İSTEYEN TEK KÖY;KESME

KESME BÖYLE KALMAK İSTİYOR İSTEMİYOR 

Kesme Köyü Eğitim Kültür ve Yardımlaşma derneği Kesme Köyümüzde ÇEVRE BİLİNCİ,ÇEVREYİ YEŞİLİ KORUMA TOPLANTISI yapıldı. Toplantıya çevre orman jeoloji  mühendisleri davet edilmiş  ve ayrıca çok sayıda köylü katıldı.

Dernek başka Gürdal toplantıyı dernek üyelerinin ve köylülerin talepleri doğrusunda tertiplerini iletmi ve Gürdal Kesme köyünün Sütçüler’de doğası tahrip edilmemiş tek köy olduğu dile getirmiş be köyün bu şekilde kalması için bu toplantıyı düzenlediklerini de söylemiş.

Katılımcılar temin edilen 500 civarında fidan dağıtımı da yaptıklarını sözlerine ilave etmiş.

Bu toplantı diğer köylerimize ve  dernek yöneticilerimize,idarecilerimize ve de halkımıza da İnşaallah örnek olur.

Yumurta kırıp, una buladılar… Görenler şok oldu!

Yumurta kırıp, una buladılar... Görenler şok oldu!

İZMİR’de görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi Bursa’nın İznik ilçesinde nişanlısı Zehranur Uğur ile dünya evine girdi. Damat Mustafa Ünal’a, düğün öncesi yapılan geleneksel şakalar ise ‘pes’ dedirtti.

İzmir’in Çeşme ilçesinde Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’nda görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi İznik’te, Zehranur Uğur (22) ile dünya evine girdi. Düğün günü gelin alma merasimi öncesinde arkadaşlarının pes dedirten şakalarına maruz kalan 25 yaşındaki damat  Mustafa Ünal’ın kafasında yumurtalar kırılıp una bulandı, ağzına emzik verildi, ardından da koli bandı ile bağlandı. Daha sonra bir aracın üzerine çıkartılan damat Ünal, eşine ‘evlilik kuralları’nı okurken “Hafta sonları yemekleri yapıp bulaşıkları yıkayacağıma, maaşımın yarısını sana vereceğime, her tartışmamızda haklı olsam bile özür dileyeceğime, her iş çıkışı eve çiçekle geleceğime, akşamları evde çay kahve yapacağıma, senden sonra en çok seveceğim kadının da kızımız olacağına söz veriyorum” dedi. Damat bu şakaların ardından arkadaşları tarafından hamama götürüldü.

Damat Ünal’ın bu halini görenler şok oldular. Ancak damatlara yapılan bu şakaların bölgede  yüzyıllardır süren geleneksel şakalar olduğu belirtildi.(www.gunhaber.com)

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk Isparta’da müzikli konserli kan bağışı

AW514321_01

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) kan bağış tırı konuşlandıran Kızılay, SDÜ Kızılay Topluluğu ve Stratejik Düşünce Topluluğu ile işbirliği içerisinde kan bağışına dikkat çekmek adına müzikli konserli farkındalık etkinliği düzenledi.   
  SDÜ Doğu ve Batı Yerleşkelerinde konuşlanan bağış tırlarına ilgiyi artırmak adına harekete geçen yetkili ve öğrenciler, şarkı söyleyerek öğrencileri alana topladı. Alana toplanan öğrenciler, kan bağışı konusunda bilgilendirilerek, form doldurduktan sonra bağış için sıraya geçti. 
 
  “7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu” 
  Kan bağışı çalışmaları hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) bilgi veren SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, “Kızılay’ın ‘Hedef 25’ isimli projesi kapsamında 7 gündür üniversitedeyiz. Doğu ve Batı Kampüsünde kan bağışı alıyoruz. 7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu. Aynı zamanda Şarkikaraağaç Meslek Yüksekokulunda da kök hücre ile ilgili bir çalışmamız var. Orada da 120 kişiden kök hücre bağışı alındı. Çalışmalarımız her zaman olduğu gibi devam ediyor, Kızılay ekiplerine kulüp olarak da destek veriyoruz. Bu konuda başta Rektörümüze, akademik personellerimize ve bağışçı olan öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” dedi. 
   
  “Kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük” 
  Bağışların üniversite öğrencileri tarafından gördüğü ilginin iyi denecek düzeyde olduğunu aktaran SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, bağış sayısı ve farkındalığı artırmak adına müzikli çalışma yaptıklarını ifade etti. 
  Alkan yapılan çalışmaların eğlenceli ve farklı bir hale getirilmesinin bağışlara olumlu yansıdığını vurgulayarak, “Dikkat çekmek, insanları buraya çekebilmek ve kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük. Müzik insanların dikkatini çeken bir şey sonuçta, biz de böyle bir şey yapma kararı aldık. İnsanlar form doldururken kendilerini biraz daha rahat hissediyorlar. Strese girmiyorlar ve daha iyi oluyor. İlgi görüyor, daha iyi oluyor. Çok iyi gidiyoruz, umarım sene boyunca da böyle olmaya devam eder. Bir ünite kan 3 kişiye can verir, kan verin hayat kurtarın” ifadelerini kullandı. 
  Kampusü içerisindeki bağışların bir süre daha devam edeceği belirtildi. (www.isteissparta.com)
 

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk

AW516495-06

SDÜ öğrencilerinden ‘Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk 
– SDÜ öğrencileri, ‘Keşif Isparta’ ile 9. Cumhurbaşkanı Demirel’i yakından tanıdı
– Demirel’in adını taşıyan üniversitede okuyan öğrencilere İslamköy’de tarihe yolculuk   

 
 – Süleyman Demirel Üniversitesinin (SDÜ) ‘Keşif Isparta’ projesi kapsamında Atabey ve Eğirdir ilçelerini ücretsiz olarak gezme fırsatı yakalayan üniversite öğrencileri, İslamköy’e giderek okudukları üniversitenin adını aldığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i yakından tanıma fırsatı buldu. 
  Güller ve Göller Bölgesi Isparta’nın tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıtma gayesiyle, SDÜ tarafından hazırlanan ‘Keşif Isparta’ projesi devam ediyor. Proje kapsamında SDÜ öğrencileri, eğitim gördükleri şehrin tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı yakalıyor. 
AW516495-042018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci haftasında Keşif Isparta Projesi’nin 2. gezisi gerçekleştirildi. SDÜ Batı Yerleşkesi ve farklı noktalarda ikamet eden öğrenciler, toplanma noktalarında bir araya gelerek, sabah saatlerinde Atabey ilçesine gitti. SDÜ’lü kaşifler, Atabey’deki Ertokuş Medresesi’ni ziyaret ederek, buradaki tarihi değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Atabey merkezdeki gezi sonrasında ilçeye bağlı İslamköy’e giden öğrenciler, adı SDÜ ile ölümsüzleşen 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Külliye’sini ziyaret etti. 
   9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de Demirel Vakfı tarafından kurulan ve içerisinde 6 milyon 400 bin dolayında eşyanın bulunduğu Müze’yi gezen SDÜ’lüler, Müze Müdürü Osman Siviloğlu’ndan önemli bilgiler aldı. Müzenin kuruluş amacının yalnızca eşya sergilemek değil, Türkiye için önemli ve farklı anlamlar ifade ettiğine değinen Siviloğlu, kuruluş amacının demokrasi ve kalkınma olduğunu söyledi. 
  Tarihe ışık tutan müzeyi öğrencilere detaylı şekilde anlatan Siviloğlu, “Bu müze şunu söylüyor; ‘Türkiye 1950 başlarında nasıl bir ülkeydi?’ ve ‘1950 sonrası Türkiye nasıl gelişti nasıl değişti’ bütün cevapları burada yer alıyor” dedi. 
  Müze gezisinde, Külliye’nin Mimarı Tülin Tolon ile tanışma fırsatı da yakalayan öğrenciler, kuruluş aşamasındaki çalışmaları da birinci ağızdan dinleme şansı buldu. 
  Atabey gezisi sonrasında araçlarla Eğirdir ilçesine hareket eden öğrenciler, burada Eğirdir Can Ada ve Yeşil Ada’yı gezdikten sonra bir süre ilçede tanınan serbest zamanın tadını çıkardı. Öğrenciler ayrıca, Eğirdir ilçesindeki Eğirdir Gölü’nün eşsiz güzelliğini de keşfetti. (www.ispartahaber.com.tr)
 

“Bu kıyım durdurulsun”

Yusuf Yavuz yazdı

Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından biri olan Isparta Tota ormanlarındaki ağaç kesimi yöre köylülerinin tepkisini çekti. Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanlarındaki ağaç kesiminin yaklaşık bir aydır devam ettiğini söyleyen Belence Köylülerinden Soner Gürcan, damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu dile getirdi. Aynı köyden Mustafa Ay ise ormanda adeta ağaç katliamı yapıldığını öne sürerek, “Yetkililer bir an önce buraya gelip yapılan ağaç katliamını görsün. Bizler yerinde gösterelim. Bu kıyım durdurulsun” diye konuştu. Köylülerin iddialarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri ise ağaçların ‘bakım’ amacıyla kesildiğini belirterek bu çalışmanın orman dokusunun daha sağlıklı olması için gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanları Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor. Anıt karaçamların da bulunduğu bölgede iki yıl önce ağaç kesimleri başladı. Bir süre ara verilen kesim çalışmaları geçtiğimiz ay yeniden başladı. Kimileri dozerlerle köklerinden sökülen kimisi de kesilen ağaçları gören köylülerden Mustafa Ay, 6 Eylül tarihinde Isparta Orman Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak yapılan ağaç katliamı hakkında bilgi talebinde bulunduklarını ancak kendilerine hiç bir yanıtın verilmediğini söyledi.

KÖYLÜLER SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Ağaç kıyımına tepki gösteren köylülerden Soner Gürcan ise günlerdir süren kesim ve söküm işlemlerinde damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Gürcan, ağaç kesimi yapılan bölgede inceleme yapılmasını ve hatalı uygulamaların tespit edilmesini talep ettiklerini dile getirdi.(www.odatv.com)

“Atalarımızdan ders almadık onlar yaşadıkları ORTA ASYA’DAN KURAKLIK NEDENİYLE Geldiler”

80’lik Mehmet Amca: ‘Göl Bizim Her Şeyimizdi, Elden Gitti, Cildimiz kurudu’

“Ekonomi-para öne sürülerek gölün korunması bu günde istenilmiyor ve engelleniyor”.

80 yılı aşkın süredir Eğirdir Gölü’nün kıyısında yaşamını sürdüren Mehmet Amca’nın gölle ilgili görüşlerini de aktaran Kesici, Mehmet Amca’nın “göl bizim herşeyimizdi” ifadelerini kullandığını belirterek yaşlı göl tutkunun ibretlik cümlelerini şöyle aktardı: “Büyüklerimiz bilir dedik. İyi şeyler olacak dediler. Gölden çok para kazanacaksınız dediler. Ak balığı (dişli-sudak) attılar göle. Önce yemedik,sonra alıştık. Dişli, böcek bollaştı. Gölde tekne kaynıyordu. Çok kısa sürdü bu bolluk, balık bitti. Gölde ot çoğaldı, su koktu. Balıklar yok oldu. Gölün otunu temizleyecek diye takoz (Çin ve İsrail sazanı) attılar. Takoz balık otu yiyeceğine, biçti. Gölde ot depreşti. Balık yerine ot çıkmakta ağlardan. Takoz da bizim çapak gibi değil, yenmiyor. Kavinneler varken sinek yoktu, yazın gözümüzü, camımızı açamıyoruz sinekten, kokudan.

SU BİZDEN UZAKLAŞTI cildimiz kurudu  …Bu balık; sizi ottan kurtaracak dediler, balık, otu azdırdı… Meyvanınzebzenin suyun dadı yok… Ne yaparız nereye gideriz. .Hocam… Suçun büyüğü bizde Sahiplenmedik, anlatan,-dinleyen olmadı ve goca gölü hiç bitmeyecek sandık..! İhanet ettik de…

Torunlara içimiz sızlayarak gölün çapaklarını, sırazlarını, kavinnelerini ve sandal sefalarımızı masal gibi anlatıyoruz. Peki ne oldu dediklerinde ise, gözüm yaşarıyor, boğazım düğümleniyor. Yutkunuyorum. Laf çok siyasilere de, hani göl hazinemizdi. Göl namusumuzdu, göz bebeğimizdi. Geçsinler bunları. Hazineyi, balıkları kim nasıl tüketti? Böyle hazine mi olur? Dilberim gölün öncesini bilmesek, yutturacaklar. Göle temiz demek için vicdan ister. Cüzdanı düşünenler yok etti gölü. Çok şeyleri kaybettik ve biz de seyrettik. Kimse kimseyi kandırmasın. Bizim suçumuz günahımız çok. Sahip çıkmadık göle. Birilerinin düzeltmesini bekledik, göl elden gitti.”… Ne diyeyim başka hocam….

 “Doğru bildiklerini hiç kimseden korkmadan, «başkaları ne der?» diye bir endişeye kapılmadan ortaya koyanlar, iyi insan oldukları halde, geneldeki çıkarcı insanlar tarafından hoş karşılanmaz, kimse böylelerinin yakınlarında olmasını istemez, öyle olunca da doğrular, belirli bir yerde barınamazlar.”

 “Deve kuşu misali başımızı kuma sokarak, sorunları görmezden gelirsek, önce nefsimize, sonra da neslimize yazık ederiz. Hastalığımızın teşhisi budur, ister tedavi olmak için gerekeni yapalım, isterseniz yok oluşu  bekleyelim, tercih  insanlara ait. Benim kötüm senin kötünden iyi mantığı hiçbir şeyi halletmez. “ Birliktelikle sorunları çözüme geçelim…

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Eğirdir/ ISPARTA Temsilcisi-DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: (www.egirisrses.com) Editör: Mürsel ERBEN

BANKA MÜDÜRÜ İNTİHAR ETMİŞTİ MAĞDUR 1.2 MİLYON PARASININ ÖDENMESİNİ İSTİYOR

Isparta’da 2016 yılında bir bankanın şube müdürü olarak görev yaparken Isparta-Burdur dağ yolunda ormanlık alanda başından vurulmuş halde ölü bulunan A.U’nun bazı müşterilerin hesaplarından zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Yaklaşık 30 müşterinin hesaplarından para aktarıldığı tespit edilirken, bir müşterinin ise tam 1 milyon 80 Bin doları kayıplara karıştı.

Isparta’da özel bir bankanın müdürü olarak görev yaparken 2016 yılı Ekim ayında başından vurulmuş halde ormanlık alanda ölü bulunan A.U’nun çalıştığı bankadaki müşterilerin hesaplarından başka hesaplara para aktardığı iddia edildi. Yaklaşık 30 banka müşterisinin mağdur olarak bankaya başvurduğu öğrenilirken, en büyük mağduriyeti ise Burdurlu 69 yaşındaki Ahmet Çelik yaşadı. Ahmet Çelik’in 1 Milyon 80 Bin doları çeşitli hesaplara geçirildi. Ahmet Çelik, 2 senedir parasının geri ödenmediğini belirterek, “Kanuni ve resmi paramı banka halen daha vermiyor. Mağduriyetim giderilmiyor’ dedi.
(Haber32 – )

13 EKİM ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 95. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN.

13 Ekim 1923 tarihinde uzun görüşme ve tartışmalardan sonra çok büyük bir çoğunlukla kabul edilen kanun maddesi şudur: «Türkiye Devleti’nin başkenti Ankara şehridir.”

Prof. Dr. Cihan Dura ise bu kanun tasarısının detaylarını şöyle aktarıyor:

“Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, 9 Ekim 1923’de Meclis’e tek maddelik bir kanun tasarısı teklif etti. Tasarı 13 Ekim 1923 tarihinde, uzun görüşme ve tartışmalardan sonra büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Kabul edilen kanun maddesi şudur: “Türkiye Devleti’’nin başkenti Ankara şehridir.”

(Fotoğraflar Atatürk’ümüzün Ankara’ya geldiğinde efelerin Ankara havaları eşliğinde oynayarak karşılanışını temsil eden heykellerin bulunduğu yer olan  Dikmen sırtlarında karlı bir havada tarafımızdan çekilmiştir. )

ÇOCUKLUĞUMUZ 

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]