Eski Bakan’ın “korumayı başardık” dediği göl tamamen kurudu

Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları” şeklindeki Kızılderili atasözü bir kez daha Antalya’da yaşandı. Eski Bakan Veysel Eroğlu, Şubat 2018’de Türkiye’nin sulak alan yönetim sisteminin dünyaya örnek olduğunu savunmuştu. Ancak Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan ulusal öneme sahip sulak alanlardan Avlan Gölü yönetim planını görmeden tamamen kurudu. Haritalarda göl olarak görünen Avlan artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı kuru ve verimsiz bir arazi niteliğinde.

50 YILLIK TRAVMALARIN SONUCU AVLAN GÖLÜ TAMAMEN KURUDU

Bölge için önemli bir sulak alan Avlan Gölü’nün henüz bir yönetim planı bulunazken, göl ölüm döşeğindeyken Eylül 2017’de bu konuda bir adım atılarak yönetim planı hazırlanması için hizmet alım ihalesi yapıldı. Ancak Avlan Gölü son 50 yıldır yaşadığı travmalara daha fazla dayanamayarak sulak alan planını göremeden son nefesini verdi. Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğimiz Avlan Gölü’nün tamamen kuruduğuna tanık olduk. Haritalarda halen göl olarak görünen Avlan Gölü artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı tamamen kuru bir arazi niteliğinde. (www.odafv.com)

En çok turist alan şehirler belli oldu… Antalya var mı?.

En çok turist alan şehirler belli oldu... Antalya var mı?..

2018 yılında dünyanın en çok ziyaret edilenler listesine Türkiye’den iki şehir girmeyi başardı. Listede 8’inci sıraya yerleşen İstanbul 12,8 milyon uluslararası ziyaretçi sayısına ulaşırken, Antalya ise 11.27 milyon kişiye ev sahipliği yaptı.

YÜKSELEN bir milliyetçilik dünyasında uluslararası seyahatler daha büyük öneme sahiptir. Bu kapsamda 162 şehrin mercek altına alındığı en iyi seyahat destinasyonlarını, ziyaretçi hacmini ve harcamasını analiz eden Mastercard, 2018 Küresel Destinasyon Şehirleri Endeksi’ni yayınladı.

Rapora göre 2018 yılında en çok ziyaret edilen ilk 10 şehrin başında 21.98 milyon uluslararası ziyaretçi ile Bangkok geldi. Onu sırasıyla 20.42 milyon ile Londra ve 17.95 milyon ziyaretçi ile de Paris takip etti.

Ziyaretçilerin ortalama 4.7 gece kaldığı gözlemlenen Bangkok’ta, günde ortalama 173 dolar harcandığı kaydedildi. Londra’ya gidenler ortalama 5.8 gece konaklayarak günde 153 dolar harcarken, Paris’e giden ziyaretçiler ise ortalama 2.5 gece ile günde 301 dolar harcadı.

LİSTEYE TÜRKİYE’DEN İKİ ŞEHİR GİRDİ

Raporda en çok ziyaret edilen destinasyonlar arasına Türkiye’den de iki şehir girdi.

Listede 8’inci sıraya yerleşen İstanbul 12,8 milyon uluslararası ziyaretçi sayısına ulaştı ve ziyaretçilerin  günde 108 dolar harcama yaptığı ifade edildi. 11’inci sırada kendisine yer bulan Türkiye’nin turizm başkenti Antalya ise 11.27 milyon uluslararası ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

Isparta Belediye Başkanı’ndan ‘andımız’ pankartı

Isparta Belediye Başkanı'ndan 'andımız' pankartı

Isparta’nın MHP’li Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Danıştay’ın “Öğrenci Andı” kararına belediye hizmet binasına astığı pankartla destek verdi.

Danıştay’ın “Öğrenci Andı” kararının ardından Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın talimatıyla belediye hizmet binasına üzerinde Atatürk’ün fotoğrafı ve Öğrenci Andı’nın yer aldığı bir pankart asıldı. Başkan Günaydın, yaptığı açıklamada, “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, ilkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak demenin ne suçu var. Bu bizim kendi milli özümüzü çocuklarımıza ilkokul çağında yön veren bir andımız.

Çok şükür ki, bundan sonra bu andımızı daha kuvvetli bir şekilde, gür bir sesle millet ve bu milletin çocukları sahip çıkacaktır. Bu konunun şu ana kadar yasaklanmış olması bile üzücüdür ve esef verici bir konudur. Bu tartışma konusu değildir. Bu biziz, Türk milletidir bu andımız.

İnşallah bundan sonra ülkemize ve milletimize çocuklarımızın her sabah okuyacağı bu andımıza tekrar kavuştuğumuza, tekrar buluştuğumuza çok seviniyorum. Ülkemize, milletimize hayırlı olması temennisinde bulunuyorum” dedi. (www.çmemurlar.net)

Demirel Müzesine yoğun ilgi

Demirel Müzesine yoğun ilgi 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in memleketi Isparta İslamköy’de bulunan Demirel Külliyesi ile Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor.

  1. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in memleketi Isparta İslamköy’de bulunan Demirel Külliyesi ile Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor. Müze’nin Müdürü Osman Siviloğlu, “Bu müze sadece Süleyman Demirel’i anlatmıyor, Türkiye’nin nereden nereye nasıl geldiğini anlatıyor. Türkiye’mizin gelişmesi hakkında bilgi sahibi olunabilecek milyonlarca sayfadan oluşan kitaplar var” dedi. 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in 1949 yılında mühendis olarak devlet memurluğuna başlamasından itibaren, Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönem de dahil olmak üzere 2000’li yıllara kadar biriktirdiği, yaklaşık 6 milyon 400 bin parça eserin bulunduğu müze, ülkenin nereden nereye geldiği konusundaki somut örnekleri yansıtıyor. İslamköy’de 1990 yılında yaptırılan Şehriban Hatun Camii ile temelleri atılan ve Demirel Vakfı tarafından inşa edilen ‘Demirel Külliyesi’ çatısı altında kurulan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, 26 Ekim 2014 tarihinden bu yana ziyaretçilerini ağırlıyor. Demirel Külliyesi’nin yapımı o cami ile başladı Müzenin kuruluşu hakkında hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi Müdürü Osman Siviloğlu, “Müzemiz özel bir müzedir. Devlet bütçesinden değil, Demirel Ailesi’nin bütçesiyle ortaya çıkarılmıştır. (www.haber32.com)

 

Sıra UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde

Isparta Gülü, 2005 yılında SDÜ’nün girişimi ile Coğrafi İşaret almıştı. Isparta Gül Yağı da ITB’nin girişimi ile Coğrafi İşaretini aldı. Şimdi sırada UNESCO Dünya Mirası Listesi var…

SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi (FEF) Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, hammadde ölçeğinde Isparta’nın tescil, koruma ve tanıtım süreçlerini başarıyla tamamladığını, şimdi sıranın kozmetik ürünlerinin Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’ne alınmasına geldiğini söyledi. 

Isparta, Gülyağı’na Coğrafi İşaret alınması için SDÜ’nün Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçireceği ‘Gül ve Tıbbi- Aromatik Bitkiler ve Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Laboratuvarı’ Projesi Koordinatörü Doç. Dr. Sabri Erbaş rapor hazırladı. Rapor Isparta Ticaret Borsası (ITB) tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu’na sunuldu. 

Türk Patent ve Marka Kurumu da 15 Ekim 2018 tarihi itibariyle ‘Isparta Gülyağı’na ‘Coğrafi İşaret’ verdi. Böylelikle Isparta ziraatının amiral gemisi olan gül için koruma ve tescil sayısı 2’ye yükselmiş oldu. Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaret için yetki sınırları, kullanım koşulları ve denetim mekanizmalarını da yayınladı. 

Buna göre, Isparta’da coğrafi sınır 2 bin 39 Hektar olarak belirlendi. Burdur merkez ve Ağlasun İlçesi’nde coğrafi sınır 409,6 Hektar olarak açıklandı. Afyonkarahisar’a bağlı Dazkırı, Dinar ve Başmakçı ilçelerindeki coğrafi sınır ise 259,0 Hektar olarak çizildi. Denizli’de belirlenen coğrafi sınır ise 32,0 Hektar oldu. Coğrafi İşaret, marka ile birlikte etiket, ambalaj vb. metaların üzerinde kullanılabilecek. (www.ajans32.com)

 

MODERN ŞEHİR ESKİŞEHİR

Odun Pazarındaki aslına uygun olarak restore edilen tarihi evleri, Cam Müzesi ve atelyesi,Fotoğraf Atelyesi,tarihi ATATÜRK LİSESİ,” İZMİR’in DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR” marşını çalarak seyirci toplayan sokak sanatçıları ve “ALLAH RIZASI İÇİN PORSUK’A ÇÖP ATMAYINIZ “ yazılı heykeli ve de artık üzerinde gondolların gezdiği PORSUK NEHRİ ile bir bölümünü aktardığımız ve

mutlaka gezilip görülesi

MODERN ŞEHİR,

İŞTE ESKİŞEHİR.

(www.sutculerimiz.com)

Ekim ayında, Antalya tarihinde bir ilk

BU yıl 14 milyon turistin hedeflendiği Antalya’da tarihinde ilk defa ekim ayında günlük gelen turist sayısı 60 binleri bulurken, yıl başından bu yana havayoluyla gelen ziyaretçi sayısı da 12 milyonu aştı. 18 EkTim itibariyle kente gelen turist sayısı 12 milyon 100 bine ulaştı.

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, turizmde bu yıl başından itibaren tarihinin en iyi dönemini yaşamaya ve rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor. Uzun yıllardır mayıs- eylül arasında sıkışan kent turizmi ilk defa bu yıl eylül ve ekim aylarında da geçen yıllardaki temmuz- ağustos aylarındaki rakamları aratmıyor. Bu yıl Vali Münir Karaloğlu tarafından en az 14 milyon turist hedefi konulan kent, 18 Ekim verilerine göre 12 milyon barajını geçmeyi başardı. Antalya Havalimanı Mülki İdare Amirliği verilerine göre, 1 Ocak’tan 18 Ekim’e kadar olan süreçte Antalya’ya sadece havayoluyla gelen turist sayısı 12 milyon 100 bin oldu. Ziyaretçilerin 11 milyon 750 bini Antalya Havalimanı’na inerken, 350 bine yakını da Gazipaşa- Alanya Havalimanı’na indi.

EKİMDE 1,5 MİLYON KİŞİ BEKLENİYOR

Hava sıcaklığının 20 derecenin üstünde seyrettiği, golf başta olmak üzere deniz- kum- güneş turizminin yanı sıra doğa turizminin de hareketlendiği Antalya’ya 1-18 Ekim tarihleri arasında gelen turist sayısı da tarihi rekor kırdı. Yaz aylarındaki rakamları andıran ekim ayının 18 gününde kente gelen turist sayısı 1 milyona yaklaştı. Geçen yıllarda eylül sonu itibariyle sezonun sona erdiği ve birçok otelin kapısına kilit vurduğu Antalya’da, şu anki verilere göre sezon 2 ay daha uzadı. Ekim ayındaki günlük turist ortalaması ise 54 bin kişi oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre ekim ayında artış oranı yüzde 38, 9,5 aylık süreçte ise yüzde 28 olarak gerçekleşti. Ekim sonunda en az 1,5 milyon turist bekleniyor.

RUSLARDAN TARİHİ REKOR

Bu yıl turist akınına uğrayan kent en çok Rus ziyaretçi ağırladı. 12 milyon turistin 4,5 milyona yakınını Ruslar oluştururken, ardından ise 2 milyona yakın turist sayısıyla Almanlar geliyor. Ukrayna’dan 700 bine yakın turistin geldiği kent, geçen yıllarda ciddi kayıplar yaşadığı Hollanda, Belçika, Norveç, İsveç gibi diğer Avrupa ülkelerinden de bu yıl yüzde 50-60 gibi yüksek oranlarda artış kaydetti.

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) 

 

Korkunç ölüm! Yanan evin içine girdi…

Korkunç ölüm! Yanan evin içine girdi...

ANTALYA’nın Kumluca ilçesinde evinde yangın çıkan Durkadın Önder (90), sattığı kurbanlıkların parasını almak için içeri girince yanarak yaşamını yitirdi.

Altınyaka Mahallesi, Akçağıl mevkisindeki olay, dün saat 14.00 sıralarında meydana geldi. Kızı Nurşen Önder (50) ile birlikte yaşayan Durkadın Önder’e ait tek katlı evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Olay anında evde yalnız olan Durkadın Önder, dumanı fark edince dışarı çıkarak komşularından yardım istedi. Çevredekiler de olay yerine gelerek itfaiyeye haber verdi.

Bu sırada Durkadın Önder, Kurban Bayramı öncesi sattığı kurbanlıkların parasının evde olduğunu belirterek içeri girdi. Bir anda alevlerin arasında kalan Önder, yaşamını yitirdi. Kumluca ilçe merkezine 35 kilometre uzaklıktaki olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Gelen ekiplerin müdahalesine rağmen ev tamamen yandı. Ekipler, yaptıkları incelemede, Durkadın Önder’in cesedine ulaştı.

Yangını haber alarak olay yerine gelen Durkadın Önder’in akrabaları gözyaşı döktü. Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderilen Durkadın Önder’in cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Gölçük Mahallesi Saraycık Mezarlığı’nda toprağa verildi.

(KaynaK;www.gunhaber.com-Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA (Antalya), (DHA) 

 

Süleyman Demirel Üniversitesi’nde gül çiçeği üzerinde yapılan çalışmaları sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 1 Aralık 2005 tarihinde Gül Çiçeğine coğrafi işaret verilmişti. Bu yıl ise aynı çalışma gül yağı için yapıldı. Isparta Ticaret Borsasının Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı müracaat sonucu gülyağına da coğrafi işaret verildi.(www.mathaber.com)

 

 

Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, gülçiçeği fiyatının kilogram fiyatını 9.20 TL olarak açıkladı. Ödemelere önümüzdeki hafta başlanacak.

Üreticilerimize hayırlı olsun.

(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imizden  Mutafoğlu Ömer KIZI, Ömer ÖNDER eşi  GÜLSÜM  ÖNDER vefat etmiştir. Cenazesi 20 EKİM 2018 CUMARTESİ Günü ÖĞLE Namazına Müteakip SEFERAĞA CAMİİ nde kılınacak Cenaze Namazı sonrası Aile kabristanlığında defnedilecektir.
Merhumeye Allah’tan Rahmet Kederli ÖNDER Ailesine, yakınları ve sevenlerine Başsağlığı Dileriz…
İrt: Eşi Ömer ÖNDER 0536 482 49 91
Kardeşi Celal BAYAR 0505 696 21 09 (Mehmet selim Müftüler)

 

Şimdiki Hedefleri Konaklamalı Turizm

Son yıllarda kırsal turizm de adından sıkça söz ettiren Güneykent ve Kuyucak’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı sertifikalı ‘Ev Pansiyonculuğu’ eğitimi başladı. Eğitime ilgi gösterenler ise yine kadınlar…

Gül’ün pembesi, lavanta’nın moru… Isparta’nın kapılarını kırsal turizme açan Güneykent ve Kuyucak’ta konaklamalı turizm için büyük bir adım daha atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı eğitmeninin katıldığı ve bakanlık sertifikalı “Ev Pansiyonculuğu Eğitim Programı” başlatıldı.

Güneykent ve Kuyucak’ta uygulanan eğitimlere en fazla ilgiyi ise yine kadınlar gösterdi. Düzenlenen eğitimler sonrasında katılımcılara bakanlık sertifikası verilecek. Böylelikle Güneykent ve Kuyucak’ta konaklamalı turizmde hem kalite artmış olacak hem de yöre halkının geliri.

Konuyla ilgili Demokrat Gazetesi’ne konuşan Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, “Güneykent’te uzun süredir gül turizmi ile ilgili çalışmalar yapıyoruz.

Ancak, turizm konaklamalı olmazsa gelir getirmez. Bu turizmde altın bir kuraldır. Biz konaklamalı turizm için bir süredir belde halkımızla istişareler yapıyorduk.

 

Ancak, herkes tabi sezonda kendi gül bahçesine gittiği için konaklamalı turizme, ev pansiyonculuğuna çok sıcak bakmadı.

2-3 ev pansiyonu ile başladığımız bu süreci inşallah büyütmek istiyoruz” dedi. (www.ajans32.com)

GENEL KURULA ÇAĞRI

Bundan tam 26 yıl önce büyük ümit ve riskler alınarak kurulan 20 civarında ortağın ipotek vermesiyle kredisi temin edilip yapılan Sütçüler Hidroeelektrik Şirketinin özelleştirilmesinden dolayı yapabilecek başkaca bir işi kalmayan ve YEDİYÜZÜN ÜZERİNDE ORTAĞI BULUNAN SÜTÇÜLER ENERJİ VE SANAYİ TİCARET A.Ş.nin belki, de bu son genel kurul toplantısı 3 Kasım 2018 tarihinde Ankara’da yapılacak.

Bu toplantıda şirketin tasfiyesi görüşülecek ve belki de bu toplantı şirketin son genel kurul toplantısı olacak.

 

 

 

 

 

 

ISPARTA SÜTÇÜLERLİLER KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ SÜYAD,

HER YIL MADDİ DURUMU KISITLI , YAKLAŞIK 30 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİMİZE

HAYIRSEVER HEMŞERİLERİMİZİN DESTEKLERİYLE BURS VERMEKTEDİR.

 

BURS ONAYLARINDA DİKKAT EDİLEN VE ARAŞTIRILAN ,ÖNCELİK ÖĞRENCİMİZİN

GERÇEKTEN İHTİYACI OLUP ,DERSLERİNDE BAŞARILI OLMASIDIR.

 

AYRICA SÜTÇÜLER MERKEZ VE KÖYLERİMİZ İLK TERCİHİMİZDİR.

 

SÜYAD İLÇE KÖYLERİMİZLE BERABER HEPİMİZİN DERNEĞİDİR.

 YAKLAŞAN OKUL GÜNLERİMİZDE GELİN BU SAYIYI 40 LARA 80 LERE TAŞIYALIM.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER LÜTFEN GRUP KURALLARINI OKUYUNUZ !

 

Bahçeden yedikleri elmanın sahibini bulamayınca parasını notla birlikte bırakıp gittiler

Bahçeden yedikleri elmanın sahibini bulamayınca parasını notla birlikte bırakıp gittiler

Isparta Gelendost’ta yol kenarındaki elma bahçesine giren kişiler, aldıkları ve yedikleri elmaların ücretiyle birlikte bahçe sahibine not bıraktı

Bir hafta içerisinde elmalarından yiyip not bırakan ikinci olayla karşılaşınca duygu dolu anlar yaşayan bahçe sahibi Resul İnanıcı, “Bu vatandaşlarımıza keşke biz ikramda bulunsaydık” dedi.

Bir hafta içerisinde 2 notlu elma ücreti

Gelendost ilçesinde, Isparta-Konya Karayolu üzerinde bulunan bir elma bahçesine giren kişiler, 3 adet elma aldıktan sonra bahçedeki elektrik panosu üzerine 2 TL ücret ile not bıraktı. Ağaçlardan izinsiz elma kopardıklarını ifade ettikleri notta bahçe sahibi İnanıcı’ya hitap eden kişiler, “Bir poşet elma aldık helal edin, 5 lira koyduk, az biraz da erik aldık” ifadelerini kullandı.

Bahçe sahibi aynı hafta içerisinde bu kez bahçesinden bir poşet elma toplayan başka kişiler tarafından bırakılan notla karşılaştığını söyledi.

Para ve notları elektrik panosu içerisinde bulan bahçe sahibi İnanıcı, gördüğü manzara karşısında duygu dolu anlar yaşadı.

 İnanıcı, “Helal olsun, boğazından haram lokma geçirmeyen bu vatandaşlarımızı görseydik, keşke biz ikramda bulunsaydık” dedi.

 

Kaynak: (ANONİM) – ANONİM Editör: Mehmet Ali ÇELİK

Eğirdir Sevdası ne demek?.

 

 

SDÜ Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri guruplara bölünerek “Eski Eğirdir Tren Garı” ilgili olarak 11 projeyi çizim ve üç boyutlu olarak hazırlayıp sundukları sergi Eğirdir Belediyesi’nin Limandaki salonunda Kaymakam Abdullah Akdaş, Belediye Başkanı Ömer Şengöl,Eğirdir ‘li 8-10 kişi ve SDÜ den hazırlayan öğrenciler ile Akademisyenleri’nin katılımı ile açıldı.

Eğridir Eski Tren Garının ne olacağı bilinmezken SDÜ öğrencilerinin Akademisyenleri nezaretinde yaptığı özverili çalışmaya ilgisizlik yakışmadı. (M.Kemal Findos)

Cumhuriyet Kadınları Andımız’ı İstiyor

Cumhuriyet Kadınları Derneği Isparta Şube Başkanı Adalet Halıcı, 1933 yılından beri okullarda okutulan Andımız’ın 80 yıl sonra kaldırılmış olmasına tepki göstererek Milli Eğitim Bakanı’ndan Andımız’ın yeniden okutulmasını istedi.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Isparta Şube Başkanı Adalet Halıcı, yaptığı yazılı açıklamada; “Cumhuriyet Kadınları olarak ilkokullarda her gün ilk derse girerken çocuklarımızın hep birlikte okuduğu Andımızın ana sınıfından başlayarak en az 9. sınıfa kadar okutulmasını sayın Milli Eğitim Bakanımızdan talep ediyoruz.

andımız ile ilgili görsel sonucu

Kurtarıcımız kurucumuz önderimiz Atatürk döneminde Milli Eğitim Bakanı sayın Reşit Galip tarafından yazılarak 1933 ten beri okutulan andımız ne yazık ki 80 yıl sonra 2013 te kaldırıldı. Bu durum çocuklarımızın milli ve manevi değerlerini kazanmalarını engelleyen büyük bir hata olmuştur.
Andımızın kaldırılması bizi bölüp parçalamak isteyen düşmanlarımızı sevindirmiş aziz milletimizi üzmüştür.

Binlerce yıldır her karışını şehit kanlarıyla kazandığımız ve hala uğrunda şehit vermeye devam ettiğimiz vatanımızı savunmak, büyüğüyle küçüğüyle milletimizi sevmek, uğruna her fedakarlığı yapmak ve ülküsü Türk Milleti olmaktan gurur duymayı öğreten bu ant her çocuğumuza gereklidir.

Andımızdaki Ne Mutlu Türküm Diyene ifadesi her türlü etnik, dini, mezhebi, ayrımı reddeden birleştirici bütünleştirici ve ulus devlet olmamızı ağlayacak bir öğretidir.

Dünyanın hemen her ülkesinde çocuklarına vatansever antlar okutulmaktadır. Andımızın gerekliliğini iyi ve doğru değerlendirerek tüm çocuklarımıza okutulmasının sağlanmasını sayın Milli Eğitim Bakanımızdan istiyoruz” dedi. (www.ajans32.com)

SERGİYE DAVET

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Süleyman Demirel Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı bölümü tarafından hazırlanan Eğirdir Tren Garı Kültürel Miras alanı Peyzaj Tasarım Projesi Sergisi yarın 18.10.2018 Perşembe günü saat: 11.00’da Cittaslow Markette..

Bu önemli sergiye tüm halkımız davetlidir..

Müslüman mezarlığında kimin için dua edildi

Fatih camii imamı Temel Birinci mezar başında Drama, Neabolis ve Aynaroz metropolitleri ile birlikte dua etti. Ortak duayı Ortodoks din adamları ve imam “Amin” diyerek bitirdi. 

Fener Rum Patriği Bartholomeos ve beraberindeki heyet dün Sümela manastırındaki restorasyonları incelemek üzere Trabzon’a gitmişti. 3 yıldır süren çalışmaları yerinde inceleyen heyeti, Trabzon’da kamu görevlilerinin yanı sıra işadamı Efkan Başkan karşıladı. 

Sümela manastırındaki ziyaretin ardından yaşananlar ise hayli ilgi çekiciydi. Önce İşadamı Efkan Başkan’ın geçen yıl vefat eden dedesi Ali Başkan’ın mezarı ziyaret edildi. Ardından da hem Müslüman hem de Hristiyan din adamları ortak duaya durdu. Fatih camii imamı Temel Birinci mezar başında Drama, Neabolis ve Aynaroz metropolitleri ile birlikte dua etti. Ortak duayı Ortodoks din adamları ve imam “Amin” diyerek bitirdi. 

Bu ilginç buluşmayı sosyal medya hesabından paylaşan Efkan Başkan, Patrik ve Yunanlı din adamları ile aileleri arasındaki dostluğun uzun yıllara dayandığını vurguladı. Trabzon’da, bir Müslüman mezarlığında, metropolitlerle imamın birlikte yaptığı dua ise empati ve dostluk adına günün en güzel karesi oldu (wwwodatv.com.tr)

KESMEDER DİKKATLERİ DOĞANIN KORUNMASINA ÇEKTİ

Isparta Kesme Köyü Kültür Eğitim Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KESMEDER)tarafından Sütçüler Kesme Köyü’nde çevre bilinci oluşturmak ve konu hakkında farkındalık yaratmak üzere ,’’ÇEVREYİ VE YEŞİLİ KORUMA’’ temalı bir toplantı gerçekleştirildi.

(Haber32 -)

KESMELİ DERNEK YÖNETİCİLERİ İLE HEMŞEHRİLERİMİZİ BİR KEZ DAHA KUTLUYOR,BİZLERE DE ÖRNEK OLMASININ DİLİYORUZ

Doların ateşi kömürü de Yaktı

kömür ile ilgili görsel sonucu

Doların ateşi kömürü de yaktı

Dolardaki yükseliş kömür satışlarını da vurdu. Döviz kurundaki yükselme nedeniyle yerli kömür ve ithal kömür satışları durma noktasına geldi. 

Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı kömür fiyatlarına da yansıdı. Kur artışı, doğrudan ithal ve yerli kömür fiyatlarını yükseltti. Bu durum hem esnafı hem de vatandaşı düşündürüyor. Kömür satıcıları, dövizdeki kur artışının kömür piyasasını da olumsuz etkilediğini belirterek ekonomideki dalgalanmaların kendilerini de büyük oranda etkilediğini söyledi. 

“YERLİ KÖMÜR 950 TL’YE İTHAL KÖMÜR BİN 450 TL’YE YÜKSELDİ” 

Dolar kurundaki artış yaşanmadan önce yerli kömürün tonu 750 TL idi, şimdi ise 950 TL’ye yükseldi. İthal kömürün tonu ise 900 TL idi şimdi bin 450 TL’ye yükseldi. Dolayısıyla, yerli kömürde tonda 200 TL, ithal kömürde ise yaklaşık 500 TL’lik bir artış yaşandı. (www.ajans32.com)

Dolardaki yükseliş kömür satışlarını da vurdu. Döviz kurundaki yükselme nedeniyle yerli kömür ve ithal kömür satışları durma noktasına geldi. 

Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı kömür fiyatlarına da yansıdı. Kur artışı, doğrudan ithal ve yerli kömür fiyatlarını yükseltti. Bu durum hem esnafı hem de vatandaşı düşündürüyor. Kömür satıcıları, dövizdeki kur artışının kömür piyasasını da olumsuz etkilediğini belirterek ekonomideki dalgalanmaların kendilerini de büyük oranda etkilediğini söyledi. 

“YERLİ KÖMÜR 950 TL’YE İTHAL KÖMÜR BİN 450 TL’YE YÜKSELDİ” 

Dolar kurundaki artış yaşanmadan önce yerli kömürün tonu 750 TL idi, şimdi ise 950 TL’ye yükseldi. İthal kömürün tonu ise 900 TL idi şimdi bin 450 TL’ye yükseldi. Dolayısıyla, yerli kömürde tonda 200 TL, ithal kömürde ise yaklaşık 500 TL’lik bir artış yaşandı. (www.ajans32.com)

Süper Ligde Sözleşmesi TL’ye Çevrilen İlk Futbolcu Yusuf Erdoğan Oldu

yusuf erdoğan ile ilgili görsel sonucu

Bursasporlu Yusuf Erdoğan, sözleşmesini 5,2 eurodan sabitleme konusunda kulübüyle anlaşmaya vardı.

Sözleşmesi TL üzerinden yapılan ilk futbolcu Bursaspor’un kanat oyuncusu Yusuf Erdoğan oldu.

Bursa.com’da yer alan habere göre; tecrübeli futbolcunun menajeriyle masaya oturan Bursaspor Başkanı Ali Ay, oyuncunun sözleşmesini 5,2 eurodan sabitleme konusunda anlaşmaya vardı.

Yusuf, Bursaspor’dan ilk yıl 700, ikinci yıl 800, üçüncü yıl içinse 900 bin euro kazanıyordu. (www.ajans32.com

YEŞİL SÜTÇÜLER GAZETESİ’NDE 10 EKİM 1985 TARİHİNDE NE HABERLER VARMIŞ ?

Gurbetteki hemşehrilerimize çağrı yaparak topyekun ( nüfusumuzun fazla çıkmasının avantajlarından istifade etmek için )

  • HEMŞEHRİLERİMİZİ 1985 NÜFUS SAYIMINDA SÜTÇÜLER’İMİZDE BULUNMAYA DAVET EDİYOR.
  • HÜKÜMET KONAĞIMIZIN İNŞAATININ TAMAMLANDIĞINI BİLDİRİYOR.
  • İLÇEMİZ HAMAMININ AÇILDIĞINI BİLDİRİYOR.
  • MEMURLARI İLÇEMİZDE EV SIKINTISI YAŞADIKLARINDAN SÖZ EDİYOR.

Bu vesile ile Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından ve yıllarca Yeşil Sütçüler Gazetesini o günkü şartların olumsuzluğuna rağmen  yıllarca çıkaran Hüseyin Avni Turan’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

her rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuHer rüzgar savuracak bir toz bulur.
 Her hayal yaşanacak bir can bulur…
 Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
 Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…
 Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
 Ama basit bir sanatı unuttuk…
 İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
 Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
 Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
 ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
 Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
 Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
 hher rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuerkesin nazarında muhteremdir.
 Paylaşacak dostlarınız yoksa
 iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
 Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
 seni sevmeli,
 Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
 dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
 sana dayanmalı,

 dost dediğin fanatik olmalı,
 bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
 güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
 ve ağladığında seninle ağlamalı,
 ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
 Sevinci çarpmalı,
 Üzüntüyü bölmeli,
 Geçmişi çıkartmalı,
 Yarını toplamalı…
 Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı (metin ve reimler alıntıdır)

 

77 yaşındaki Ümmühan Nine’nin fendi hükümeti yendi

Yusuf yavuz

Evini hukuksuzca su altında bırakan baraj projesi için alınan acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na karşı dava açan 77 yaşındaki Ümmühan Uysal’ı haklı bulan Danıştay 6. Dairesi, acele kamulaştırma şartlarının gerçekleşmemiş olduğuna hükmederek hukuka aykırı bulunan işlemin yürütmesini durdurdu. Davalı idareler, Ümmühan Uysal’ın evinin tek bir iğne bile almadan sular altında bırakılmasıyla sonuçlanan acele kamulaştırma işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmesine karşın Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararında ‘itiraz yolunun kapalı’ olduğunun belirtilmesi dikkat çekti.

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi için 2012 yılında Bakanlar Kurulu tarafından ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı. Isparta ve Antalya sınırlarında toplam 6 köyü kapsayan acele kamulaştırma kararı, Enerji Piyasası’nı Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Mart 2013 te uygulamaya konulmuştu.

KAMULAŞTIRMA HUKUKU UYGULANMADAN EVİ SULARA GÖMÜLDÜ

Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK aleyhinde dava açan Ümmühan Uysal, hukuki prosedür uygulanmadan yürütülen acele kamulaştırma kararının iptalini talep etti. Ancak Uysal’ın açtığı dava sürerken HES şirketi hiç bir yargı kararı olmaksızın yaşlı kadından evini boşaltmasını istedi. Ümmühan Uysal ve yakınları ise yargının vereceği karar sonuçlanıncaya kadar evi boşaltmadı. Ancak yargı süreci devam ederken Mayıs 2016’da DSİ gözetiminde su tutma işlemine başlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinin suları tüm tepkilere rağmen Ümmühan Uysal’ın evini hukuksuz biçimde su altında bıraktı. 27 Kasım 2016 tarihinde hastaneye gitmek için evinden ayrılan Ümmühan Uysal’ın evi, tek bir iğnesini bile alamadan barajın sularına gömüldü.

DANIŞTAY ÜMMÜHAN NİNEYİ HAKLI BULARAK YÜRÜTMEYİ DURDURDU

Ümmühan Uysal’ın açtığı davayı gören Danıştay 6. Dairesi ise uzun bir yargı sürecinin ardından kararını açıkladı. Acele yargılama usulüne tabi olan ve 6 ay içinde sonuçlanması gereken davada, iki yıl sonra kararını veren Danıştay, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK’ya karşı dava açan Ümmühan Nineyi haklı bularak acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.(www.sondakika32.com)

ISPARTA’DA DOĞALLIĞINI KORUMAK İSTEYEN TEK KÖY;KESME

KESME BÖYLE KALMAK İSTİYOR İSTEMİYOR 

Kesme Köyü Eğitim Kültür ve Yardımlaşma derneği Kesme Köyümüzde ÇEVRE BİLİNCİ,ÇEVREYİ YEŞİLİ KORUMA TOPLANTISI yapıldı. Toplantıya çevre orman jeoloji  mühendisleri davet edilmiş  ve ayrıca çok sayıda köylü katıldı.

Dernek başka Gürdal toplantıyı dernek üyelerinin ve köylülerin talepleri doğrusunda tertiplerini iletmi ve Gürdal Kesme köyünün Sütçüler’de doğası tahrip edilmemiş tek köy olduğu dile getirmiş be köyün bu şekilde kalması için bu toplantıyı düzenlediklerini de söylemiş.

Katılımcılar temin edilen 500 civarında fidan dağıtımı da yaptıklarını sözlerine ilave etmiş.

Bu toplantı diğer köylerimize ve  dernek yöneticilerimize,idarecilerimize ve de halkımıza da İnşaallah örnek olur.

Yumurta kırıp, una buladılar… Görenler şok oldu!

Yumurta kırıp, una buladılar... Görenler şok oldu!

İZMİR’de görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi Bursa’nın İznik ilçesinde nişanlısı Zehranur Uğur ile dünya evine girdi. Damat Mustafa Ünal’a, düğün öncesi yapılan geleneksel şakalar ise ‘pes’ dedirtti.

İzmir’in Çeşme ilçesinde Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’nda görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi İznik’te, Zehranur Uğur (22) ile dünya evine girdi. Düğün günü gelin alma merasimi öncesinde arkadaşlarının pes dedirten şakalarına maruz kalan 25 yaşındaki damat  Mustafa Ünal’ın kafasında yumurtalar kırılıp una bulandı, ağzına emzik verildi, ardından da koli bandı ile bağlandı. Daha sonra bir aracın üzerine çıkartılan damat Ünal, eşine ‘evlilik kuralları’nı okurken “Hafta sonları yemekleri yapıp bulaşıkları yıkayacağıma, maaşımın yarısını sana vereceğime, her tartışmamızda haklı olsam bile özür dileyeceğime, her iş çıkışı eve çiçekle geleceğime, akşamları evde çay kahve yapacağıma, senden sonra en çok seveceğim kadının da kızımız olacağına söz veriyorum” dedi. Damat bu şakaların ardından arkadaşları tarafından hamama götürüldü.

Damat Ünal’ın bu halini görenler şok oldular. Ancak damatlara yapılan bu şakaların bölgede  yüzyıllardır süren geleneksel şakalar olduğu belirtildi.(www.gunhaber.com)

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk Isparta’da müzikli konserli kan bağışı

AW514321_01

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) kan bağış tırı konuşlandıran Kızılay, SDÜ Kızılay Topluluğu ve Stratejik Düşünce Topluluğu ile işbirliği içerisinde kan bağışına dikkat çekmek adına müzikli konserli farkındalık etkinliği düzenledi.   
  SDÜ Doğu ve Batı Yerleşkelerinde konuşlanan bağış tırlarına ilgiyi artırmak adına harekete geçen yetkili ve öğrenciler, şarkı söyleyerek öğrencileri alana topladı. Alana toplanan öğrenciler, kan bağışı konusunda bilgilendirilerek, form doldurduktan sonra bağış için sıraya geçti. 
 
  “7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu” 
  Kan bağışı çalışmaları hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) bilgi veren SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, “Kızılay’ın ‘Hedef 25’ isimli projesi kapsamında 7 gündür üniversitedeyiz. Doğu ve Batı Kampüsünde kan bağışı alıyoruz. 7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu. Aynı zamanda Şarkikaraağaç Meslek Yüksekokulunda da kök hücre ile ilgili bir çalışmamız var. Orada da 120 kişiden kök hücre bağışı alındı. Çalışmalarımız her zaman olduğu gibi devam ediyor, Kızılay ekiplerine kulüp olarak da destek veriyoruz. Bu konuda başta Rektörümüze, akademik personellerimize ve bağışçı olan öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” dedi. 
   
  “Kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük” 
  Bağışların üniversite öğrencileri tarafından gördüğü ilginin iyi denecek düzeyde olduğunu aktaran SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, bağış sayısı ve farkındalığı artırmak adına müzikli çalışma yaptıklarını ifade etti. 
  Alkan yapılan çalışmaların eğlenceli ve farklı bir hale getirilmesinin bağışlara olumlu yansıdığını vurgulayarak, “Dikkat çekmek, insanları buraya çekebilmek ve kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük. Müzik insanların dikkatini çeken bir şey sonuçta, biz de böyle bir şey yapma kararı aldık. İnsanlar form doldururken kendilerini biraz daha rahat hissediyorlar. Strese girmiyorlar ve daha iyi oluyor. İlgi görüyor, daha iyi oluyor. Çok iyi gidiyoruz, umarım sene boyunca da böyle olmaya devam eder. Bir ünite kan 3 kişiye can verir, kan verin hayat kurtarın” ifadelerini kullandı. 
  Kampusü içerisindeki bağışların bir süre daha devam edeceği belirtildi. (www.isteissparta.com)
 

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk

AW516495-06

SDÜ öğrencilerinden ‘Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk 
– SDÜ öğrencileri, ‘Keşif Isparta’ ile 9. Cumhurbaşkanı Demirel’i yakından tanıdı
– Demirel’in adını taşıyan üniversitede okuyan öğrencilere İslamköy’de tarihe yolculuk   

 
 – Süleyman Demirel Üniversitesinin (SDÜ) ‘Keşif Isparta’ projesi kapsamında Atabey ve Eğirdir ilçelerini ücretsiz olarak gezme fırsatı yakalayan üniversite öğrencileri, İslamköy’e giderek okudukları üniversitenin adını aldığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i yakından tanıma fırsatı buldu. 
  Güller ve Göller Bölgesi Isparta’nın tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıtma gayesiyle, SDÜ tarafından hazırlanan ‘Keşif Isparta’ projesi devam ediyor. Proje kapsamında SDÜ öğrencileri, eğitim gördükleri şehrin tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı yakalıyor. 
AW516495-042018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci haftasında Keşif Isparta Projesi’nin 2. gezisi gerçekleştirildi. SDÜ Batı Yerleşkesi ve farklı noktalarda ikamet eden öğrenciler, toplanma noktalarında bir araya gelerek, sabah saatlerinde Atabey ilçesine gitti. SDÜ’lü kaşifler, Atabey’deki Ertokuş Medresesi’ni ziyaret ederek, buradaki tarihi değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Atabey merkezdeki gezi sonrasında ilçeye bağlı İslamköy’e giden öğrenciler, adı SDÜ ile ölümsüzleşen 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Külliye’sini ziyaret etti. 
   9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de Demirel Vakfı tarafından kurulan ve içerisinde 6 milyon 400 bin dolayında eşyanın bulunduğu Müze’yi gezen SDÜ’lüler, Müze Müdürü Osman Siviloğlu’ndan önemli bilgiler aldı. Müzenin kuruluş amacının yalnızca eşya sergilemek değil, Türkiye için önemli ve farklı anlamlar ifade ettiğine değinen Siviloğlu, kuruluş amacının demokrasi ve kalkınma olduğunu söyledi. 
  Tarihe ışık tutan müzeyi öğrencilere detaylı şekilde anlatan Siviloğlu, “Bu müze şunu söylüyor; ‘Türkiye 1950 başlarında nasıl bir ülkeydi?’ ve ‘1950 sonrası Türkiye nasıl gelişti nasıl değişti’ bütün cevapları burada yer alıyor” dedi. 
  Müze gezisinde, Külliye’nin Mimarı Tülin Tolon ile tanışma fırsatı da yakalayan öğrenciler, kuruluş aşamasındaki çalışmaları da birinci ağızdan dinleme şansı buldu. 
  Atabey gezisi sonrasında araçlarla Eğirdir ilçesine hareket eden öğrenciler, burada Eğirdir Can Ada ve Yeşil Ada’yı gezdikten sonra bir süre ilçede tanınan serbest zamanın tadını çıkardı. Öğrenciler ayrıca, Eğirdir ilçesindeki Eğirdir Gölü’nün eşsiz güzelliğini de keşfetti. (www.ispartahaber.com.tr)
 

“Bu kıyım durdurulsun”

Yusuf Yavuz yazdı

Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından biri olan Isparta Tota ormanlarındaki ağaç kesimi yöre köylülerinin tepkisini çekti. Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanlarındaki ağaç kesiminin yaklaşık bir aydır devam ettiğini söyleyen Belence Köylülerinden Soner Gürcan, damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu dile getirdi. Aynı köyden Mustafa Ay ise ormanda adeta ağaç katliamı yapıldığını öne sürerek, “Yetkililer bir an önce buraya gelip yapılan ağaç katliamını görsün. Bizler yerinde gösterelim. Bu kıyım durdurulsun” diye konuştu. Köylülerin iddialarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri ise ağaçların ‘bakım’ amacıyla kesildiğini belirterek bu çalışmanın orman dokusunun daha sağlıklı olması için gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanları Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor. Anıt karaçamların da bulunduğu bölgede iki yıl önce ağaç kesimleri başladı. Bir süre ara verilen kesim çalışmaları geçtiğimiz ay yeniden başladı. Kimileri dozerlerle köklerinden sökülen kimisi de kesilen ağaçları gören köylülerden Mustafa Ay, 6 Eylül tarihinde Isparta Orman Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak yapılan ağaç katliamı hakkında bilgi talebinde bulunduklarını ancak kendilerine hiç bir yanıtın verilmediğini söyledi.

KÖYLÜLER SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Ağaç kıyımına tepki gösteren köylülerden Soner Gürcan ise günlerdir süren kesim ve söküm işlemlerinde damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Gürcan, ağaç kesimi yapılan bölgede inceleme yapılmasını ve hatalı uygulamaların tespit edilmesini talep ettiklerini dile getirdi.(www.odatv.com)

“Atalarımızdan ders almadık onlar yaşadıkları ORTA ASYA’DAN KURAKLIK NEDENİYLE Geldiler”

80’lik Mehmet Amca: ‘Göl Bizim Her Şeyimizdi, Elden Gitti, Cildimiz kurudu’

“Ekonomi-para öne sürülerek gölün korunması bu günde istenilmiyor ve engelleniyor”.

80 yılı aşkın süredir Eğirdir Gölü’nün kıyısında yaşamını sürdüren Mehmet Amca’nın gölle ilgili görüşlerini de aktaran Kesici, Mehmet Amca’nın “göl bizim herşeyimizdi” ifadelerini kullandığını belirterek yaşlı göl tutkunun ibretlik cümlelerini şöyle aktardı: “Büyüklerimiz bilir dedik. İyi şeyler olacak dediler. Gölden çok para kazanacaksınız dediler. Ak balığı (dişli-sudak) attılar göle. Önce yemedik,sonra alıştık. Dişli, böcek bollaştı. Gölde tekne kaynıyordu. Çok kısa sürdü bu bolluk, balık bitti. Gölde ot çoğaldı, su koktu. Balıklar yok oldu. Gölün otunu temizleyecek diye takoz (Çin ve İsrail sazanı) attılar. Takoz balık otu yiyeceğine, biçti. Gölde ot depreşti. Balık yerine ot çıkmakta ağlardan. Takoz da bizim çapak gibi değil, yenmiyor. Kavinneler varken sinek yoktu, yazın gözümüzü, camımızı açamıyoruz sinekten, kokudan.

SU BİZDEN UZAKLAŞTI cildimiz kurudu  …Bu balık; sizi ottan kurtaracak dediler, balık, otu azdırdı… Meyvanınzebzenin suyun dadı yok… Ne yaparız nereye gideriz. .Hocam… Suçun büyüğü bizde Sahiplenmedik, anlatan,-dinleyen olmadı ve goca gölü hiç bitmeyecek sandık..! İhanet ettik de…

Torunlara içimiz sızlayarak gölün çapaklarını, sırazlarını, kavinnelerini ve sandal sefalarımızı masal gibi anlatıyoruz. Peki ne oldu dediklerinde ise, gözüm yaşarıyor, boğazım düğümleniyor. Yutkunuyorum. Laf çok siyasilere de, hani göl hazinemizdi. Göl namusumuzdu, göz bebeğimizdi. Geçsinler bunları. Hazineyi, balıkları kim nasıl tüketti? Böyle hazine mi olur? Dilberim gölün öncesini bilmesek, yutturacaklar. Göle temiz demek için vicdan ister. Cüzdanı düşünenler yok etti gölü. Çok şeyleri kaybettik ve biz de seyrettik. Kimse kimseyi kandırmasın. Bizim suçumuz günahımız çok. Sahip çıkmadık göle. Birilerinin düzeltmesini bekledik, göl elden gitti.”… Ne diyeyim başka hocam….

 “Doğru bildiklerini hiç kimseden korkmadan, «başkaları ne der?» diye bir endişeye kapılmadan ortaya koyanlar, iyi insan oldukları halde, geneldeki çıkarcı insanlar tarafından hoş karşılanmaz, kimse böylelerinin yakınlarında olmasını istemez, öyle olunca da doğrular, belirli bir yerde barınamazlar.”

 “Deve kuşu misali başımızı kuma sokarak, sorunları görmezden gelirsek, önce nefsimize, sonra da neslimize yazık ederiz. Hastalığımızın teşhisi budur, ister tedavi olmak için gerekeni yapalım, isterseniz yok oluşu  bekleyelim, tercih  insanlara ait. Benim kötüm senin kötünden iyi mantığı hiçbir şeyi halletmez. “ Birliktelikle sorunları çözüme geçelim…

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Eğirdir/ ISPARTA Temsilcisi-DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: (www.egirisrses.com) Editör: Mürsel ERBEN

BANKA MÜDÜRÜ İNTİHAR ETMİŞTİ MAĞDUR 1.2 MİLYON PARASININ ÖDENMESİNİ İSTİYOR

Isparta’da 2016 yılında bir bankanın şube müdürü olarak görev yaparken Isparta-Burdur dağ yolunda ormanlık alanda başından vurulmuş halde ölü bulunan A.U’nun bazı müşterilerin hesaplarından zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Yaklaşık 30 müşterinin hesaplarından para aktarıldığı tespit edilirken, bir müşterinin ise tam 1 milyon 80 Bin doları kayıplara karıştı.

Isparta’da özel bir bankanın müdürü olarak görev yaparken 2016 yılı Ekim ayında başından vurulmuş halde ormanlık alanda ölü bulunan A.U’nun çalıştığı bankadaki müşterilerin hesaplarından başka hesaplara para aktardığı iddia edildi. Yaklaşık 30 banka müşterisinin mağdur olarak bankaya başvurduğu öğrenilirken, en büyük mağduriyeti ise Burdurlu 69 yaşındaki Ahmet Çelik yaşadı. Ahmet Çelik’in 1 Milyon 80 Bin doları çeşitli hesaplara geçirildi. Ahmet Çelik, 2 senedir parasının geri ödenmediğini belirterek, “Kanuni ve resmi paramı banka halen daha vermiyor. Mağduriyetim giderilmiyor’ dedi.
(Haber32 – )

13 EKİM ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 95. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN.

13 Ekim 1923 tarihinde uzun görüşme ve tartışmalardan sonra çok büyük bir çoğunlukla kabul edilen kanun maddesi şudur: «Türkiye Devleti’nin başkenti Ankara şehridir.”

Prof. Dr. Cihan Dura ise bu kanun tasarısının detaylarını şöyle aktarıyor:

“Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, 9 Ekim 1923’de Meclis’e tek maddelik bir kanun tasarısı teklif etti. Tasarı 13 Ekim 1923 tarihinde, uzun görüşme ve tartışmalardan sonra büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Kabul edilen kanun maddesi şudur: “Türkiye Devleti’’nin başkenti Ankara şehridir.”

(Fotoğraflar Atatürk’ümüzün Ankara’ya geldiğinde efelerin Ankara havaları eşliğinde oynayarak karşılanışını temsil eden heykellerin bulunduğu yer olan  Dikmen sırtlarında karlı bir havada tarafımızdan çekilmiştir. )

ÇOCUKLUĞUMUZ 

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]

 

Bağırıp sattığı ürünleri etrafa saçtı, görenler şaşkınlıkla izledi

ADANA'DA OSMAN ASLAN KENDISINI DOLANDIRDIĞINI IDDIA ETTIGI KISIYI PROTOSTE ETMEK ICIN, KAMYONETININ UZERINE CIKIP SATTIGI URUNLERI ETRAFA SACTI FOTO:CAGLAR OZTURK/ADANA,(DHA)

ADANA’da Osman Aslan (54), kendisini dolandırdığını iddia ettiği kişiyi protesto etmek için, kamyonetinin üzerine çıkarak satın aldığı zeytin, salça ve sirkeleri etrafa saçarak, bağırdı. Tren garında Aslan’ı görenler şaşkınlık içinde olan biteni izledi. 

İddiaya göre, peynir ve zeytinyağı satışı yaparak geçimini sağlayan 3 çocuk babası Osman Aslan, arkadaşı M.K.’ye 13 bin liralık zeytinyağı sattı. Aradan geçen süre içerisinde parasını alamayan Aslan, kredi kartlarını da ödeyemeyince mağdur oldu. 

Bir yıldan beri parasını alamadığını iddia eden Aslan, kamyonetinin üzerine M.K.’nin kimlik fotoğrafıyla birlikte ‘Bu şahıs beni dolandırdı’ yazılı pankart astı ve eline aldığı hoparlör ile yaşadıklarını anlattı. Aslan, M.K.’nin oturduğu sokakta da aylarca dolaşıp dolandırıldığını anlattığını ifade etti.

SATTIĞI ÜRÜNLERİ ETRAFA SAÇTI

Olayın ardından hala parasını alamadığını iddia eden Aslan, Tren İstasyonu önüne geldi. Pazarcılık yaparak geçimini sağladığını belirten Aslan, kamyonetinin üzerine çıkıp sattığı zeytin, salça ve sirkeleri etrafa saçıp hoparlörle bağırdı. Bu sırada, tren yolcuları eylem yapan Aslan’ı görünce cep telefonlarıyla görüntü ve fotoğraf çekti. Eylemin ardından yorgun düşen Aslan ise, ağaç gölgesine giderek oturdu. Olay yerine gelen polis ekipleri, Aslan’ı karakola götürdü. Ayrıca Aslan’a ‘Çevreyi kirletmek, çevreyi rahatsız etme’ suçlarından para cezası kesildi.

Belediye görevlileri ise, kirlenen yolu temizledi.(www.gungaber.com)

Erdoğan: Isparta’da 100 kilo altın 5 milyon dolar bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Isparta’da düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan konuşmasında, devam eden FETÖ operasyonlarına yönelik çarpıcı bir ayrıntı paylaştı. Isparta’da yürütülen bir FETÖ soruşturmasıyla ilgili Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ISPARTA’DA 100 KİLO ALTIN BULUNDU “Isparta’da 100 kilo altın bulundu. 5 milyon dolar para bulundu. Burada, bu işi yürüten onların imamları tarafından. Bunların ne olduğunu anlayın. Bunlar FETÖ’nün imamlarından çıktı.

(Haber32 –kısaltılmıştır Fotoğraf alıntıdır)

Isparta’nın ‘Millet Kıraathanesi’ Açılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda Isparta Halil Hamit Paşa Halk Kütüphanesi Millet Kıraathanesi olarak hizmet vermeye başlayacak.

Isparta Halil Hamit Paşa İl Halk Kütüphanesi, dünden itibaren ‘Millet Kıraathanesi’ olarak hizmet vermeye başladı. Ancak, resmi açılış bir hafta içinde gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hizmet binası içindeki Halil Hamit Paşa İl Halk Kütüphanesi de konsepte uygun hizmet vermeye başladı. Pazartesi günü resmi açılışı yapılması planlanan Millet Kıraathanesi’ne ders çalışmaya gelen öğrencilere çay ve poğaça ikramı da resmi açılışın ardından gerçekleştirilecek. (www.ajans32.com)

ESKİŞEHİR CAM VE MOZAİK MÜZESİ

Eşkisehir görülmesi gereken şehirlerimizin başında geliyor. Porsuk nehrinin şehre nasıl bir güzellik verdiğini görmek gerek. Tabii bu güzelliklerin mimarı belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’i de kutlamak gerek. Orada gezilecek pek çok yer var. Bunlardan bir tanesi de

CAM ve MOZAİK MÜZESİ.

Süleyman Demirel Üniversitesi 13 Milyon TL Zarar Etti

Sayıştay raporunda, Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Hastanesi’nin, 2017 yılında 13 milyon 633 bin lira zarar ettiği kaydedildi. Raporda, “Bu mali yapıyla hastanenin sağlık hizmeti sunmaya uzun süre devam etmesi olanaksızdır” denildi.

UZUN SÜRE DEVAM ETMESİ OLANAKSIZ’

Sayıştay raporunun sonuç bölümünde ise şunlar kaydedildi:

“Sonuç olarak kamu idaresi cevabında, SDÜ Hastanesi’nin mali yapısının bozulmasında üniversite dışındaki faktörlerin, gelir ve gider kaynaklı nedenlerin de etkili olduğunu beyan etmiştir. Üniversite hastanesinin mali yapısının bozulmasıyla ilgili beyan edilen hususlar yerinde ve geçerlidir. Ancak bu mali yapıyla hastanenin sağlık hizmeti sunmaya uzun süre devam etmesi olanaksızdır. Ayrıca Tıp Fakültesi Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi dışında Eğitim Fakültesi, Ziraat Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Çiftliği, Spor Bilimleri Araştırma Uygulama Merkezi ile Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi de 2017 yılında zarar etmiştir. Üniversite Döner Sermaye İşletme Birimlerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gelir gider dengesi gözetilmelidir.” (www.haber32.com)

ÇANDIRLI FISTIK ÜRETİCİLERİ ‘’YERLİ MALI KULLANIN ‘’ DEDİ

Sütçüler ilçesi Çandır Köyü fıstık üreticileri yerli malı kullanımına dikkat çekmek üzere aldıkları ortak kararla, ilçede bulunan tüm okullara fıstık dağıtımı gerçekleştirdi.

Sütçüler ilçesi Çandır Köyü fıstık üreticileri yerli malı kullanımına dikkat çekmek üzere aldıkları ortak kararla, ilçede bulunan tüm okullara fıstık dağıtımı gerçekleştirdi.

Gerçekleşen çalışmada 80 gr’lık fıstık paketlerini öğrencilere dağıtan üreticiler, yerli malı kullanımının önemine işaret etti. Daha önce de Afrin’e yardım ve destek amacıyla benzer bir çalışma gerçekleştirdiklerini ifade eden Çandır köylü fıstık üreticileri, bu kez de ülke geleceğinin teminatı öğrenciler için birleştiklerini ve yerli malı üretiminin de, tüketiminin de ülkemiz için çok önemli olduğuna dikkat çekmek istediklerini belirttiler.

Fıstık üreticilerinin birlik ve beraberlik içeren bu örnek çalışması hakkında kısa bir açıklamada bulunan Çandır köylü fıstık üreticisi Süleyman Akıntürk,’’Bugünün küçükleri, yarının büyükleri olan çocuklarımızı yerli malı kullanımına teşvik amacıyla Çandır Köyü üreticileri olarak, Sütçüler ilçe merkezi ve köylerindeki tüm okullarımıza orijinal paketlenmiş 80’er gr. yer fıstığı dağıtıyoruz. Dün Afrin’e yardım için birleşen ve Suriye’deki kahramanlarımıza 12.600 adet 80 gr. Yer fıstığı gönderen köylülerimiz bugün de, öğrencilerimizin yerli malı kullanmasına teşvik için birleşti’’ dedi. /Elif AKGÜL
(Haber32)

Karayollarının Hedefi 18 Km. Duble Yol

Karayolları 13. Bölge Müdürü Arif Çobanoğlu, Dereboğazı Duble Yol çalışmalarının gerek Antalya tarafından gerekse Isparta tarafından devam ettiğini belirterek; “Bu yıl Isparta sınırları içinde 18 kilometrelik bölünmüş yolu bitirmeyi hedefliyoruz” dedi. 

DEREBOĞAZI YOLU YAPIMI DEVAM EDİYOR”

Isparta – Antalya Dereboğazı yolu projesinde; Isparta’dan 18 km’lik Ağlasun ayrımına kadar ki yol tamamlandı ve hizmet vermeye başladı. Geçen yıl da Ağlasun’a kadar olan kısmı sıcak karışım olarak tamamlamıştık. Bu proje yaklaşık 3 milyonluk ve içerisinde 20 km. tünel olan bir proje. Proje, bu yılın yatırım programına alınmıştı. Önümüzdeki aşamalarda Bakanlığımızın bize verdiği programla takip edeceğiz. Isparta için önemli bir konu. Çalışmalar Antalya’dan da devam ediyor. İhale programına teklif ettik. Belli süreçte ihalesi mutlaka yapılacaktır. (www.ajans32.com)

 

Sosyal Kooperatifçilik Treni Isparta’da

Ticaret Bakanlığı’nın Sosyal Kooperatifçilik Treni dün Isparta’ya geldi. Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu; “Tren projemiz, engelliler, yaşlılar, göçmenler, eski hükümlüler gibi dezavantajlı grupların çalışma hayatına yeniden kazandırılması açıdan önemli” dedi.

Ticaret Bakanlığı tarafından sosyal kooperatif modeline yönelik farkındalığın arttırılması amacıyla oluşturulan ve 1 Ekim’de Ankara’dan hareket ederek 11 ili ziyaret edecek olan Sosyal Kooperatifler Eğitim ve Tanıtım Treni, dün saat 09.25’te Isparta’ya geldi.

EYMENOĞLU; “ISPARTA’DA SON
DERECE SICAK KARŞILANDIK”
Törende bir konuşma yapan Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu, sosyal girişim modeli olan kooperatifçiliği ülke geneline yaymaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi; “Bakanlığımız tarafından sosyal kooperatif modeline yönelik farkındalığın artırılması amacıyla Kooperatifçilik Genel Müdürlüğümüz ve TCDD işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıktık. Eskişehir, Kütahya, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın ve Denizli’nin ardından bugün de Isparta’ya geldik. Sosyal Kooperatifler Eğitim ve Tanıtım Treni projesi kapsamında ülke genelinde tura çıktık. Bu kapsamda 11 ili ziyaret edeceğiz. Biraz önce de söylediğim gibi bu doğrultuda bugün de Isparta’dayız. Siz değerli yöneticilere ve Ispartalılara bizleri böylesine sıcak karşıladığınız için teşekkür ediyorum.(www.ajans3.com)

Şehir Hastanesi’nde Vur Patlasın Çal Oynasın

Dünya Palyatif Haftası etkinlikleri kapsamında Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi’nde tedavi gören hastalar, yakınları ve çalışan personelin moral ve motivasyonlarının artırılması adına, ‘Palyatif Fest’ adı altında tiyatro, halk oyunları gösterileri ve bir dizi eğlence programı düzenlendi.

Isparta Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve öğretmenlerinin de destek verdiği, ‘Sağlıklı Yaşam’ adı altında yapılan etkinlikte, hastalar, yakınları ve servis çalışanları gönüllerince eğlendi. Eğlence etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu.

Festival havasında gerçekleştirilen programa Isparta İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Zafer Dirik, Başhekim Uzm. Dr. Ferudun Ruşen Keskin, hastane yönetimi, palyatif servisinde yatan hastalar ile yakınları, hastane personeli ve çok sayıda davetli katıldı. (www.ajans32.com)

HEMŞEHRİLERİMİZ KARAYOLLARI PARKI’NDA PİKNİK’TE

Bu fotoğraf Ankara-Eskişehir yolunun 33 km.sinde bulunan ve yıllarca piknik alanı olarak kullanılan sık sık hemşehrilerimizce de kullanılan ve ne yazık ki yıllar önce kapatılan Karayolları Parkı’nda  tahminen 1960’lı yılarda tarafımızca çekilmiştir.

Oturanlar soldan sağa ilk sıra Hanife Altıntaş (kucağında oğlu Mustafa) yanındaki Alime Bilgiç ( kucağındaki Ömer ) yanındaki kız çocuğu Serpil Şentürk, Lütfiye Altıntaş,Melahat Ergüven ve Fatma Altıntaş.

2.sıra ? (İshak Aldemir eşi),Feriha Şentürk,Sevim Şentürk,Saime Doğankaya(kucağında Muammer),Zeynep Doğankaya,Ümmühan doğankaya,Sıdıka Doğankaya (kuacağında Selma),sol arkadaki Fatma Doğankaya (kucağında Bekir)

Ayakta dikilenler;Esma Doğankaya,Fatoş Bilgiç,Adnan Doğankaya,Gülsüm Doğankaya ve İbrahim Doğankaya.

Vefat edenlere Allah’tan rahmet hayattakilere de sağlıklı bir yaşam diliyoruz.

 

İlber Ortaylı o fotoğrafı anlattı: “Oradaydım”

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan Prof. İlber Ortaylı, Erdoğan’ın İsmet İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “Elindeki bayrak Türk bayrağı değil, Amerika” sözlerini değerlendirdi…

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan Prof. İlber Ortaylı, Erdoğan’ın İsmet İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “Elindeki bayrak Türk bayrağı değil, Amerika” sözlerine değinerek, “Ankara protokolünde karşılama iki bayrakla yapılır. Bayrak tutmak İnönü’yü Amerikancı yapmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hafta sonu AKP Kızılcahamam kampında yaptığı konuşma, gündemi değiştirdi. Kampın kapanışında konuşan Erdoğan, İsmet İnönü’nün ABD bayrağı ile olan fotoğrafını göstererek CHP’yi eleştirdi.

“İlk IMF anlaşmasının altında darbe yönetiminin başı Cemal Gürsel’in, onu takip eden 4 anlaşmanın altında da devrin CHP Genel Başkanı İnönü’nün imzası vardır” diyen Erdoğan, İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “İşte görüyorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin Türk bayrağı değil. Elindeki bayrak Amerika. Bu da İnönü. Bunların geçmişi hep böyle” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın İnönü fotoğrafını göstermesinin ardından başlayan bayrak tartışmasında, başta İnönü’nün torunu eski CHP Milletvekili Gülsün Bilgehan olmak üzere çok sayıda CHP’liden yanıt geldi ve İnönü’nün Türk ve Amerikan bayraklarını birlikte tuttuğu fotoğraflar gösterildi.

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan tarihçi Prof. İlber Ortaylı, Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıyla başlayan bayrak tartışmasını yorumladı.

“O GÜN ORADAYDIM”

Fotoğrafın dönemin ABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson’ın Türkiye’ye ziyaretinde çekildiği ifade eden Ortaylı, “Ben o gün oradaydım. Fotoğraftaki İş Bankası’dır. Ankara Ulus’tadır. Ben çok iyi hatırlıyorum Kennedy’nin yardımcısı Johnson’ın Ankara ziyaretiydi. 63 Kasımıydı. İsmet Paşa Başbakan’dı ve o yüzden o karşıladı. Orada büyük bir kalabalık vardı” dedi.

“ANKARA PROTOKOLÜNDE KARŞILAMA 2 BAYRAKLA YAPILIR”

“Ankara misafir ağırlamaktan çok hoşlanıyordu. Johnson’dan önce Eisenhower gelmişti. Caddeler yıkılmıştı. Johnson geldiğinde oradaydım. Kalabalık daha çok İsmet Paşa’yı alkışlıyordu. Tabii ki elinde bayrak vardı herkesin olduğu gibi. Bu birinci resimde iyi görünmüyor ikincisinde kaldırmış. Ankara protokolünde karşılama 2 bayrakla yapılır” diyen Ortaylı, şunları da söyledi:

“İnönü gereken bayrağı tutar boşverin onu tartışmayalım. Bu kimseyi Amerikancı yapmaz. Biz de çok bayrak tuttuk ama bu beni de Amerikancı yapmadı.”

Ortaylı, sözlerini şöyle noktaladı:

“İnönü niye Amerikancı olsun. İnönü hiçbir şeyci değildi. Neci olmak lazımsa ocu olmuş bir adamdır. Ne Almancı oldu ne Rusçu oldu. Paşanın bütün unsurlara karşı da şüphesi vardır.”

Odatv.com

Ucuz ekmek kuyruğu

KAYSERİ’de Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen 200 gramlık Kent Ekmek 60 kuruştan satılıyor. Ekmek satış büfelerinin önünde özellikle sabahları uzun kuyruklar oluşuyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli yatırımlarından bir tanesinin de Kent Ekmek Üretim Tesisleri olduğunu ifade eden Başkan Çelik, fiyatı dengede, kaliteyi üst seviyede tutma hedefiyle yola çıktıklarını, her gün 15 çeşit 160 bin adet  ekmek ürettiklerini belirtti. Çelik, “Kayserili hemşehrilerimize son derece sağlıklı 200 gram ekmeği  60 kuruştan satmaya devam edecegiz” dedi.

Kent Ekmek’in fiyatında yaptıkları düzenleme hakkında da açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkan Mustafa Çelik, “Ekmeğin fiyatını 60 kuruşa çektik. Fiyatı dengede, kaliteyi üst seviyede tutmak tek amacımız. Fırını açtığımız gün ekmek gramajımız 250 gramdı ve fiyatımızı 75 kuruş olarak açıklamıştık. Geçtiğimiz günlerde hükümetimizin aldığı kararla ekmek israfını önlemek için, ekmek gramajının düşürülmesi konusunda bir yönetmelik yayımlandı. Dolayısıyla ekmek 200 grama kadar yapılabilir hale geldi. Biz de ekmek israfı için alınan bu yönetmelik kararıyla ekmeğimizi 200 grama indirdik ve fiyatı da 60 kuruşa çektik” diye konuştu.(www.gunhaber.com)

Antalya’da trafikte görenler şaşkına döndü!

Antalya da trafikte görenler şaşkına döndü!

ANTALYA’da motosikletin arka koltuğunda oturan bir kadının kask yerine başına kova geçirmesi, görenleri şaşırttı.

Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi’ndeki Termessos Bulvarı ile Aşık Veysel Caddesi’nin kesişiminde bulunan trafik ışıklarında 07 FTH 14 plakalı motosikleti görenler gözlerine inanamadı. Seyir halindeki motosikletin arka koltuğunda oturan kadın yolcu, kask yerine başına kova geçirerek yola devam etti. Olay Mobese kameraları altında yaşanırken, çevredekiler cep telefonlarıyla bu anın fotoğraflarını çekti.
Aracıyla trafik ışıklarında beklerken olaya şahit olan Can Yücel Çetin, “Böyle bir görüntüyü ilk defa gördüm. Nahoş bir durum ancak gülmekten kendimizi alamadık” dedi.

(www.gunhaber.com)Semih ERSÖZLER/ANTALYA, (DHA) 

EĞİRİDİR’DE VİCDANSIZLIK

Kanala Kimyasal Attılar!…Balıklar Böyle Öldü!…
Bu görüntüler bugün sabah saatlerinde çekildi. Eğirdir Gölünü Kovada Gölüne bağlayan ve Boğazova’dan Kovada Gölüne dökülen Kovada kanalı Orman Fidanlık Köprüsü yakınından iddiaya göre  kanala kimliği belirsiz kişilerce balçık gibi bir madde döküldü. Kimyasal ve zehirli olduğu söylenen madde kısa sürede kanalda bulunan balıkları böyle katletti. Görüntüler ‘Böyle Vicdansızlık Olurmu?’ dedirten cinsten. Bu görüntülerden sonra kanala suyun verilmesi ile ölü balıklar ve zehirler Kovada Gölüne doğru ilerledi. Elma bahçelerinin ve insanların yoğun olduğu bu bölgede insanların ve canlıların sağlığını tehdit eden bu olaydan sonra halkımız yetkilileri acilen göreve davet ediyor. Kemal ERBEN – EĞİRDİR
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

DOĞDUĞUMUZ TOPRAKLARDA DOYABİLİYORUZ  

 Elma hasadının yaşandığı ve kutsal elmanın yetiştiği söylenen Büyükkabaca ‘da hafta sonu yöre tanıtım filmi çekildi.

Büyükkabaca ilin en büyük beldesi ve nüfus olarak beş ilçesinden büyük bir yerleşim birimi. Yerleşim alanı olarak Isparta’nın 11. büyük yerleşim alanı,

Akdeniz Bölgesi’nin boğucu nemli sıcağı Toroslar’dan dolayı bu bölgeye gelmiyor. İlerimizdeki Afyon’un vurucu, dondurucu soğukları da bölgeye gelmiyor. Tam bir çukurda, doğal bir iklim yapısı olarak meyvecilik için ideal bir bölge. Bölgemizde aşağı yukarı 25 bin ton elma,12 bin tona yakın da kayısı üretiliyor. Resmi kayıtlara göre de 1500 tona yakın kiraz üretiyoruz. Üzümümüz çok sınırlı bölgede ama yine bölgenin en büyük pancar üreticisiyiz.’’

! ’KUTSAL KİTAPLARDA CENNET DİYE TABİR EDİLEN YERE BİRAZ BENZİYOR’’

Hoyran Gölü karşısında yamaçlarda yer alan elma bahçelerinin gezildiği sırada ‘’Dağdan bağ yaptık’’ larını belirten Başkan Temurçin: ‘’Burada üretimde 18 çeşit elma var.Ağustos’un 10’unda başlıyoruz erkenci türlerle ve Aralık’ın başına kadar hasat devam ediyor.En son pink lady ve granny smith ile bitiriyoruz.Elmanın şimdi Ekim ayı ortasında hasat edilebilen florina dediğimiz türünün hasadı gerçekleşmekte.Yeni depolama teknolojisi smart ‘la elmanın en az 12 ay stoklama ömrü var’’yöre üretimine ilişkin açıklamasının ardından,ilgi çeken ‘’Kutsal elma ‘’ dayanağını ise şu anlatımla ifade etti: ‘’Hoyran Gölü’nün Kuzeybatı kısmındayız.Burada Allah vergisi doğal klimatolojik etkide mikro klima etkisi ile yetişen kutsal Büyükkabaca elmasını görüyorsunuz.Büyükkabaca elmasının en önemli özelliği farklı bir kabuk kalınlığı ve farklı bir aroması var.Bu aromanın özelliği gölden kaynaklı yarım derecelik nem.O yarım derecelik nem,bütün meyvelere farklı bir kabuk kalınlığı ve aroma veriyor.Ayrıca o yarım derecelik nem erken ve geç bahar donlarının çiçekleri yakmasını engelleyerek, meyve havzası yapıyor ve mikro klima etkisiyle bölgeyi meyve cenneti haline getiriyor.(Haber32 – )

 Elma hasadının yaşandığı ve kutsal elmanın yetiştiği söylenen Büyükkabaca ‘da hafta sonu yöre tanıtım filmi çekildi.

Büyükkabaca ilin en büyük beldesi ve nüfus olarak beş ilçesinden büyük bir yerleşim birimi. Yerleşim alanı olarak Isparta’nın 11. büyük yerleşim alanı,

Akdeniz Bölgesi’nin boğucu nemli sıcağı Toroslar’dan dolayı bu bölgeye gelmiyor. İlerimizdeki Afyon’un vurucu, dondurucu soğukları da bölgeye gelmiyor. Tam bir çukurda, doğal bir iklim yapısı olarak meyvecilik için ideal bir bölge. Bölgemizde aşağı yukarı 25 bin ton elma,12 bin tona yakın da kayısı üretiliyor. Resmi kayıtlara göre de 1500 tona yakın kiraz üretiyoruz. Üzümümüz çok sınırlı bölgede ama yine bölgenin en büyük pancar üreticisiyiz.’’

! ’KUTSAL KİTAPLARDA CENNET DİYE TABİR EDİLEN YERE BİRAZ BENZİYOR’’

Hoyran Gölü karşısında yamaçlarda yer alan elma bahçelerinin gezildiği sırada ‘’Dağdan bağ yaptık’’ larını belirten Başkan Temurçin: ‘’Burada üretimde 18 çeşit elma var.Ağustos’un 10’unda başlıyoruz erkenci türlerle ve Aralık’ın başına kadar hasat devam ediyor.En son pink lady ve granny smith ile bitiriyoruz.Elmanın şimdi Ekim ayı ortasında hasat edilebilen florina dediğimiz türünün hasadı gerçekleşmekte.Yeni depolama teknolojisi smart ‘la elmanın en az 12 ay stoklama ömrü var’’yöre üretimine ilişkin açıklamasının ardından,ilgi çeken ‘’Kutsal elma ‘’ dayanağını ise şu anlatımla ifade etti: ‘’Hoyran Gölü’nün Kuzeybatı kısmındayız.Burada Allah vergisi doğal klimatolojik etkide mikro klima etkisi ile yetişen kutsal Büyükkabaca elmasını görüyorsunuz.Büyükkabaca elmasının en önemli özelliği farklı bir kabuk kalınlığı ve farklı bir aroması var.Bu aromanın özelliği gölden kaynaklı yarım derecelik nem.O yarım derecelik nem,bütün meyvelere farklı bir kabuk kalınlığı ve aroma veriyor.Ayrıca o yarım derecelik nem erken ve geç bahar donlarının çiçekleri yakmasını engelleyerek, meyve havzası yapıyor ve mikro klima etkisiyle bölgeyi meyve cenneti haline getiriyor.(Haber32 – )

Tren, 10 Aralık’ta Geliyor

Devlet Demiryolları 7. Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Açıkgöz, Isparta seferleri 10 yıl önce kaldırılan Göller Ekpresi Treni ile ilgili çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğini belirterek; “İnşallah Aralık ayının 10’undan sonra Göller Ekspresi seferlerine başlayacak. Bu konuda tüm teklifler yapıldı” dedi. 

Isparta İl Koordinasyon Kurulu’nun dün gerçekleştirilen 2018 yılı 4. Toplantısında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) 7. Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Açıkgöz, müdürlüğünün Isparta için yaptığı yatırımlar hakkında açıklamalarda bulundu. 

Yol yenilemesinde bir Bozanönü-Eğirdir hattımız kaldı. Orası da eski yıllardan kaldığı için proje çalışmamız devam ediyor. Hemzemin geçitlerde kauçuk kaplama işi var. Bunlar 3 programımız da var. Isparta-Burdur-Denizli hattını ilgilendiren sinyal sistemlerimiz var” dedi. (www.ajans32.com)

Aydın Doğan’ın damadı ve Trump’un dostu Erdoğan’ın kadrosunda..

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarına yapılan atamalar Resmi Gazete’de yer aldı. Cumhurbaşkanı kararıyla, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 ayrı kurula 76 isim atandı.

(Geçmişte hem akil adamlık yapmış  diğer taraftan da AKP’den  milletvekili olmuş olan Hülya Koçyiğit ile yine akil adamlık yapmış olan Orhan Gencebay, yazar Alev Alatlı, tarihçi Murat Bardakçı gibi isimler listede yer almışlardır)

GEÇMİŞ OLSUN

Ankara Batıkent’te  ikamet eden hemşehrilerimizden Mehmet Ali Doğankaya Ankara Dışkapı SSK hastanesi yoğun bakım servisinde yatmaktadır.

Acil şifalar diler,geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.

Dazkırı ilçesine bağlı Karaağaçkuyusu Köyünde 90 hane imar barışı sayesinde elektriğe kavuştu. Çeşitli nedenlerle elektrik alamayan vatandaşlar 30-40 yıl sonra elektriğe kavuştu. Daha önce güneş panelleri, jeneratörler ve hatta eski usul gazyağı lambası veya mumla aydınlatma sağlayan vatandaşlar şimdi çok mutlu. 70 yaşındaki Mustafa Çetinel, baba ocağından ayrılarak yapmış olduğu ayrı müstakil evine elektrik alamadığını belirterek; “50 yıl gaz lambası ve mumla oturdum. Başka çarem yoktu, şimdi elektriğim var. Sebep olanlardan Allah razı olsun” dedi. İmar barışının köyde büyük heyecan yarattığını belirten Karaağaçkuyusu Köyü Muhtarı Şevki Şentürk; “Çok büyük sıkıntılarımız vardı, şimdi çözüldü” de

(Haber32 -)

Burdur’a 1. celp 2. dönem bedelli askerler gelmeye başladı.

Bedelli askerlik uygulamasından faydalanacak olan kişilerden, ilk cep döneminden yaralananlar Türkiye’nin farklı yerlerinde vatani görevlerini tamamlarken, 13 farklı yerde oluşturulan merkezlerden biri olan Burdur Binbaşı Maruf Kışlası ve Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’na 1.celp 2. dönem bedelli askerler sabah saatlerinden itibaren gelmeye başladı.

 21 günlük eğitimlerini tamamlamak üzere kışlaya gelen askerler görevli askerler tarafından “Vatan hizmetine hoş geldin” denilerek karşılandı.

Ellerindeki valizlerle kışlaya teslim olmaya gelen bedelli askerlerden İstanbul’dan gelen Dervis Doğan, ”Her ne kadar para verip de askerlik yapsak da 21 günlük asker olmak bizleri sevindirdi. Hiç askerlik yapmadık demeyeceğiz. Bizlerde üniformayı giyip asker olacağımız için sevinçliyiz” dedi. Kütahya ve Yalova’ dan gelen bedelli askerler de bedelli olmaktan duyduğu memnuniyetlerini dile getirdiler. Burdur Esnaflarından Mehmet Günay, ”Üniversite öğrencileri ve askerlerin Burdur’a gelmesi esnaf biraz olsun rahatlatır. İçinde bulunduğumuz durum ise esnaf çok zor durumda, Bedelli askerlerin Burdur’a gelmesi ile biraz olsun esnaf nefes alır” diye konuştu.(Haber32 -)

Yeni döneme Merhaba

Yeni döneme Merhaba

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) yeni döneme ilk gezisiyle ‘Merhaba’ dedi. SDÜ’nün öğrencilerine yönelik başlattığı ‘Keşif Isparta’ projesinin 3. yılında yeni dönemin ilkinde, Kovada Milli Parkı ve Yazılı Kanyon Tabiat Parkı gezisi yapıldı. SDÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dağcılık ve Arama Kurtarma – İlkyardım Araştırma ve Uygulama Merkezi Eğitmeni Alper Yaman koordinatörlüğündeki öğrenciler, Kovada Milli Parkı ve Yazılı Kanyon Tabiat Parkı’nı gezerek tarihi ve doğal güzellikleri yakından tanıma imkanı buldu. ‘Keşif Isparta’ gezilerinin dönem içerisinde devam edeceği bildirildi.

(Haber32 – )

MERMER OCAĞINDA FECİ ÖLÜMLÜ KAZA

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Sığırlık köyünde meydana gelen olayda bir kişi hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre pazar günü sabah saatlerinde Sığırlık köyünde ki bir mermer ocağında çalışmakta olan 35 yaşındaki Yusuf Sancar, mermer bloğunun altında kalarak feci şekilde can verdi. Çalışma arkadaşlarının olay yerine 112 Acil ekiplerini çağırması üzerine Sancar’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Mermer bloğunun üzerinden kaldırılmasının ardından talihsiz işçi Sancar’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya’ya sevk edildi. Evli ve 3 çocuk babası olan Yusuf Sancar’ın Bucak ilçesine bağlık Çamlık köyünde yaşadığı ve mermer ocağında çalıştığı öğrenildi.(Alıntıdır)

Bu vesile  ile merhuma Allah’tan rahmet,ailesine baş sağlığı dileriz.

İnşaallah bu son olur.

OSMANLI’NIN TARİHİNDE İLK DIŞ BORCU

osmanlı'nın ilk dış borcu ile ilgili görsel sonucu

Koskocaman Osmanlı imparatorluğu, mali durumu bozulunca, dış borç almak üzere ilk akla gelen ülkenin adını duyduğunuzda, eminim ki sizlerde benim gibi hayretler içinde kalacaksınız. Evet, bu ülkeyi öğrenmeden önce, kısa bir hikaye anlatmakta fayda var. Buyrun: cihan imparatorluğu Osmanlı’nın mali durum bozulunca, ilk akla gelen ülke hangısı?

Eylül 1784 tarihi, devletin ileri gelenleri toplanmışlar. Defterdar: mali sorunlardan ne anlamak gerektiğini ortaya koymuş ve böyle bir dönemde çare olarak uzun vadeli önlemlerden ziyade, acil önlemler alınması gerektiğini söylemiştir. Bunun üzerine: kısa vadeli önlemlerin başında: dışarıdan borç alma fikri, ilk sırayı alır. Defter emini Hasan Efendi: hazine giderlerinin daha fazla kısılmasının mümkün omadığını söyler. Devamında ise, devletin para gereksinmesinin ancak yabancı ülkeden borç alınarak karşılanabileceğini söyler. Ona göre: borç için başvurulacak ülkeler: Fransa, Felemenk ve İspanya olabilir. Diğer bir rapor sahibi olan Süleyman Fevzi Efendi de borç önerisinde bulunur. Fakat, onun görüşü biraz farklıdır. Ona göre: Osmanlı Devletinin, bir hıristiyan ülkesinden borç istemesi doğru değildir ve sakıncalıdır. S.Fevzi Efendi, borç istenecek Müslüman ülkeyi de belirtmektedir: Fas.

Okunan raporlarda ve yapılan tartışmalarda: dış borç fikrinin gündeme gelmiş olması, Osmanlı mali tarihi bakımından ne kadar ilginç ise, Süleyman Fevzi Efendinin borç istenecek ülke olarak, ısrarla Fas üzerinde durması da o derece ilginçtir. Tabii, bu ısrarın altında yatan gerçekler var.

Şöyleki, yaklaşık bir yıl önce, Fas Hakimi; çeşitli armağanlarla birlikte İstanbul’a bir elçi gönderir. Elçinin gelişiosmanlı'nın ilk dış borcu ile ilgili görsel sonucu: Osmanlı devlet adamları için bir Sürpriz olur. Elçi; din kardeşliğinden söz ederek,

Osmanlıların gönlünü kazanır. Elçinin ifadesine göre: Fas Hakimi, fevkalade sevgi ve beslediği Osmanlı devleti için her türlü yardım ve özveride bulunmaya hazırdır.

Fas elçisiyle yapılan görüşme sırasında, Sadrazamın kafasında dış yardım fikri zaten doğmuştu.

Elçinin söylediklerine göre: Fas Hakimi: bir ara, İstanbul’a yüklüce bir miktar para göndererek, Malta’daki müslüman esirlerin satın alınıp kurtarılmasını ister. Eğer bu mümkün olmassa, paranın Haremeyn halkına dağıtılmasını şart koşar. Osmanlı devleti: bu parayı
esirlerin kurtarılması için kullanmaz. Ama, Haremeyn halkına da dağıtmaz. Para: darphaneye girer.

Fas Hakimi, bunu öğrenince, parayı geri ister. Paranın geri verilip verilmediği meçhul. Sonuçta: bu paranın darphaneye girmiş olması, dış yardım olarak değerlendirilirse, ilk dış yardım olması açısından öne çıkıyor.(www.tarihinizde.com)

 

 

 

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

TURAN’LARDAN MEHMET VE NURI TURAN’IN ANNELERI AYSE TURAN VEFAT ETMISTIR. CENAZESI çARSAMBA GÜNÜ ÖGLEN MERDIVENKÖY CAMIIDEN KALDIRILIP MERDIVENKÖY MEZARLIGI’NA DEFNEDILECEKTIR.

MERHUMEYE ALLAH’TAN AİLESİNE VE YAKINLARINA DA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ.

 IRT. MEHMET TURAN 0532 322 44 92 NURI TURAN 0532 287 78 38

 (BİLGİ KASAPOĞLU MESAJ SERVİSİNDEN ALINMIŞTIR.)

Takılan takılar dudak uçuklattı

 

 Şedadi aşiretine mensup iş adamı Enver Geçgel, oğlu Feridun için bir otelde sünnet düğünü yaptı. Yerel sanatçıların sahneye çıktığı sünnet düğününe katılan 500 davetli, seslendirilen Türkçe ve Kürtçe parçalar eşliğinde halay çekti. Dolar atmanın yasak olduğu düğünde davetliler salona kral tahtıyla getirilen Feridun Geçgel’in başına 5, 10 ve 20 liralık banknot attı.

Renkli görüntülerin yaşandığı gecede, sünnet olan Feridun Geçgel’e davetliler; 100 çeyrek, 150 yarım, 200 tam altın ile 180 bin lira nakit para taktı.(www.gunhaber.com)

 

 

 

 

Yusuf Başkan’ın Zaferi..

Keçiborlu doğalgaza kavuşuyor. İlçede gerçekleştirilen doğalgaz çalışmaları devam ederken, ilk doğalgazın 28 Ekim’de verilmesi bekleniyor.

 

Keçiborlu doğalgaza kavuşuyor. İlçede gerçekleştirilen doğalgaz çalışmaları devam ederken, ilk doğalgazın 28 Ekim’de verilmesi bekleniyor. Keçiborlu Belediye Başkanı Yusuf Murat Parlak, gelecek yıl içerisinde tüm ilçesinin doğalgaz ile buluşacağını ifade etti.

(Haber32 )-

 

ISPARTA BÜYÜKŞEHİR OLACAK

İşte Yeni İllerTürkiye Haritası tamamen değişiyor, Ülkemizin artık 119 ili oluyor. 38 ilçenin, yakın zamanda KHK ile il yapılacağı iddia ediliyor. Listede 40’dan fazla ilden büyük olan ve il olması gündemden düşmeyen Alanya da var. Fethiye, Anamur,Manavgat, Siverek, Cizre, Yüksekova, İnegöl, Ereğli ve dahası.. İşte yeni il olacak ilçeler, yeni illerimizin tam listesi.. Hangi İlçeler il oluyor. Tüm detaylar liste halinde haberimizde.. Başta Alanya olmak üzere çoğu bazı illerden daha büyük olan ilçelerde il statüsü kazanıyor.

Akdeniz bölgesinde büyük tartışmalara yol açan Alanya’mı Manavgat mı il olmalı tartışmaları da cevabını buluyor. Her iki ilçede il olacak.

Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile, bu listeden yer alan ilçelerin il yapılacağı, Türkiye’nin il sayısının 119’a çıkacağı iddia ediliyor.

 30 İL BÜYÜKŞEHİR OLACAK

Öte yandan Başkan Erdoğan, Beştepe’de AK Partili milletvekilleri ile bir araya geldiği görüşmede “Büyükşehir olmak için aranan nüfus rakamı düşürülecek. Büyükşehir sayısı 50-60’ı bulabilir.” açıklamasında bulunmuştu. Büyükşehir olmaya aday 30 ilimiz…Son olarak 13 il büyükşehir olmuş ve Türkiye’deki büyükşehirlerin sayısı 30’u bulmuştu. Şimdi 30 yeni büyükşehir daha geliyor

(www.ajans32.com)

İŞTE SİZLERE BİR TARİHİ FOTOĞRAF DAHA.

MUSTAFA DOĞANKAYA 

llarca gelişmeme, geri kalmışlık, ilçemizin çıkmaz sokak olması gibi duyguları yıllarca taşıyan hemşehrilerimiz  bu duygudan kurtulmak yani gelişmiş bir ilçe olmanın  yıllarca özlemini çektiler. Oysa ne yazık ki aradan geçen bu kadar zamanda bile bu konuda fazla bir değişikliğin olmadığı meydanda.

İlçenin gelişebilmesi için yıllarca canla-başla , fikren ve hatta bedenen ve de bedelsiz çalışmalar bile yıllarca  yapılmıştır.

Bu resim bu söylediklerimizi ispatlar niteliğinde olup 1950’lı yıllarda ve Eğirdir’li Kaymakam’ımız merhum Kemal Yalçın zamanında Musalla Mezarlığı yol genişletme çalışmaları sırasında çekilmiştir.

Sütçüler’imizin gelişmesine katkı olsun diye çalışan bir avuç hemşehrilerimiz canla başla ve de memnuniyetle kazma kürek salladıkları (ki bunlara ben de dahilim) yüz ifadelerinde okunmuyor mu ?

Bu fotoğrafta bir çocuk olarak bu çalışmaya merhum babam Etem Doğankaya ile birlikte gittiğim anlaşılıyor. O tarihlerde çocuk olarak bu güzel çalışmada bulunmuş olmam(en sağda yerde oturan ve de yüzümün yarısı kürekle kaplı) beni bugün bile hala mutlu ediyor .

Fakat ne yazık ki İlçemizin o gün ile bugün arasında geri kalmışlık, ilçenin gelişememesi ile  çıkmaz sokak olma durumumuzda  fazla bir değişiklik olmaması en vahimi  mermercilerin dağlarımızı taşlarımız köylerimizi ovalarımızın  talanına yani tüm yaşamımız ile tabii ve tarihi güzelliklerimizin yok edilmesi ile yöremizin tüm canlılar için adeta yaşanamaz hale getirilmesine  karşı bir şey yapılamaması en büyük üzüntümüzdür.

Bu vesile başta bu resimde bulunan babam merhum Etem Doğankaya başta olmak üzere vefakar cefakar olarak Sütçüler’imiz için çalışmış olan  ve vefat etmiş fotoğraftaki tüm hemşehrilerimize  Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Albüm Mustafa Doğankaya)

 

Rockçı imam’ meslekten ihraç edildi

 Rockçı imam  meslekten ihraç edildi

ANTALYA’nın Kaş ilçesinde bulunan Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, arkadaşıyla ‘FiRock’ adlı müzik grubunu kuran ve ‘Rockçı imam’ olarak tanınan Ahmet Muhsin Tüzer (47), meslekten ihraç edildi.

Kaş ilçesindeki Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, Erkin Koray’ın eski gitaristlerinden Doğan Sakin ve baterist İdris Tübcil ile 2013 yılında ‘FiRock’ adlı rock grubunu kuran Ahmet Muhsin Tüzer hakkında, ‘izinsiz ve paralı konser vermek’, ‘raporlu ya da izinli olmamasına rağmen eşinin memleketi Romanya’dan iki gün geç dönmek’ nedeniyle temmuz ayında soruşturma açıldı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu’nca Tüzer’in meslekten ihracına karar verildi. Karar, Ahmet Muhsin Tüzer’in raporlu olması nedeniyle Pınarbaşı Mahallesi’nin muhtarı Tevfik Muslu aracılığıyla tebliğ edildi. (www.gunhaber.com)

O uçak, Antalya’da

O uçak, Antalya da

KATAR tarafından Türkiye’ye hediye edilen Boeing 747-8i VIP tipi uçak, test uçuşu için Antalya Havalimanı’na getirildi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalktıktan sonra Antalya Havalimanı’na gelen, kuyruğu ile gövdesinde Türk bayrağının bulunduğu ve üzerinde ‘Türkiye Cumhuriyeti’ yazan Boeing 747-8i VIP tipi uçak, Antalya’dan İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na uçurulacak.(www.gunhaber.com)

Antalya’da akılalmaz olay! 8 saat sonra balıkçılar farketti

ANTALYA’da, iki arkadaşıyla dün gece Konyaaltı sahilinde alkol aldıktan sonra denize giren Fırat R.B.(16), bilincini kaybedince 8 saat süreyle suda kaldı. Suda sırt üstü yatarak yüzeyde kaldığını söyleyen Fırat R.B.’yi balıkçılar kurtardı.

Konyaaltı sahiline dün akşam saatlerinde gelen Fırat R.B., aynı yaştaki iki arkadaşıyla iddiaya göre evde yaptıkları votkayı içti. Aşırı derece alkol alan Fırat R.B., saat 23.00 sıralarında denize girerken arkadaşları sahilden ayrıldı. 7 yıl yüzme eğitimi aldığı belirtilen Fırat R.B., uzun süre yüzdükten sonra gözden kayboldu. Bilincini kaybettiği için bir türlü kıyıya doğru yüzemeyen Fırat R.B., sırt üstü yatarak su yüzeyinde kaldı.
Balıkçılar tarafından saat 07.00 sıralarında sudan çıkarılan Fırat R.B., Konyaaltı sahiline getirildi. Sahil Antalya Yaşam Park güvenlik görevlileri, Fırat R.B. için 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. Gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Fırat R.B.’nin sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi. Uzun süre suda kaldığı için yorulan Fırat R.B.’ye su, çay ve yiyecek verildi.

Denize açıldıktan bir süre sonra bilincini kaybettiğini, suda sırt üstü yattığını ve uyuduğunu anlatan Fırat R.B., “Rüyamda denizde boğulduğumu görüyordum ki aniden uyandım. Gözümü açtığımda üzerimde elbiselerim vardı. Başımı az kaldırınca sahilden çok uzakta olduğumu gördüm. Suda uzun süre kaldığım için üşümüşüm. Ancak elbiselerimin şişmesi beni kurtarmış. Denizin üstünde uyumuşum. Uzun süre profesyonel yüzme eğitimi aldım. Yanımdan geçen balıkçı teknesinden yardım istedim. Beni tekneye alıp sahile çıkardılar” dedi. Fırat R.B. işlemleri için polis merkezine götürüldü.

(www.gunhaber.com Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,(DHA)

 

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

eğirdir kemik verem hastanesi ile ilgili görsel sonucu

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

1952 yılında rahmetli Adnan Menderes döneminde hizmete açılan Eğirdir Kemik Hastanesi (EKH), hastaların şifa bulmaları üzerine ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin en gözde hastanelerinden biri konumuna gelmiş. Yine rahmetli Turgut Özal döneminde de EKHH için daha büyük bir bina yapılmış ve sergilediği üstün sağlık hizmeti sayesinde Eğirdir’in adı ülke sınırları dışına taşmıştı.

Eğirdir Ses Aradan geçen yıllar zarfın da tüm Türkiye’ de ortopedi servislerinin açılması ve Ortopedi uzman doktorlarının sayısının artması ile eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan Ortodoğu ve Balkanların en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesi Rahmetli Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in 1953 yılın da açılışı yapılan bugünler de sökümü ve yıkımı yapılan kadim Hastanenin arazisine yapılıp 18 ay da yeni Hastane hizmete girmeye hazır hale gelecek.

Bir zamanların Marka Hastanesinin yeni binasın da hizmete girmesinden sonra şuan hizmet veren 1983’te Rahmetli Başbakan Turgut Özal tarafından açılışı yapılan binanın da dökümü ve yıkımı yapılacağı edindiğimiz bilgiler arasın da. Binlerce hastayı şifaya kavuşturan, Ortopedi denilince ilk akla gelen Hastahane olan, Avrupada ve Türkiye’de yapılamayan ameliyatların yapıldığı Hastane 18 ay sonra yeni binasına taşınacak. (www.egirdirses.com Kemal ERBEN EĞİRDİR)

 

Neden Dinar’a Nakledildi?

Isparta’daki resmi kurum ve birimlerin bir bir başka illere nakledildiğini ifade eden Devlet Demir Yollarından emekli ve aynı zamanda Belediye Meclisi MHP’li üyesi Gürsan Taştekin, TCDD 74.Yol Bakım Onarım Müdürlüğünün Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün kararı ile Dinar’a nakledilmesinin son derece yanlış bir karar olduğunu söyledi.

“BU BİRİM, ISPARTA GAR’IN
KURULUŞUNDAN BU YANA VAR”
Taştekin, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Artık buna bir dur demenin zamanı geldi. Eğer bir kurumu bir, binayı, bir tesisi yok edecekseniz önce kolonlarını yıkarsınız. 70 yıl önce Isparta’ya kurulan bir müdürlük bugün kaza olan Dinar’a taşınıyor. Taşınma sebebi ise belirsiz. Araştırdığınızda bu işin altından aslen Dinarlı olan Afyon Milletvekili Ali Özkaya çıkıyor. Ali Özkaya kendi bölgesinde siyaset yapabilmek için Isparta’daki bir müdürlüğü Dinar’a taşımış oluyor.

“BU GİDİŞLE ISPARTA’DA RESMİ
KURUM KALMAYACAK”
Isparta’nın son yıllarına baktığımızda, Isparta’daki müdürlüklerin bir bir başka illere taşındığını görüyoruz. Demiryolları bir oluşum içinde ve Antalya’ya bir hızlı tren hattı yapılması planlanıyor. Biz bakım müdürlüğünü kaybedersek binanın kolonlarını sökmüş oluruz ve hızlı tren hattı Isparta’ya elveda der. Zamanında Karayolları Bölge Müdürlüğü de aynı şekilde Antalya’ya nakledilmişti. Isparta’daki kurumlar, bölge müdürlükleri bir bir taşınıyor. Artık buna bir dur demenin zamanı geldi. Ispartalı olarak Isparta’da yaşayan insanlar olarak artık hakkımızı arayacağız” dedi

BURADA AMAÇ FARKLI”
Gürsan Taştekin, Isparta’daki 74.Yol Bakım Onarım Müdürlüğünün Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün kararı ile Dinar’a nakledilmesinde amacın farklı olduğunu belirterek, bu birimin Dinar’a götürülmesinin hızlı trenin Isparta’dan geçmemesine zemin hazırladığını amacın da hızlı trenin Isparta’dan geçmesini engelleme olduğunu sözlerine ekledi.(www.ajans3.com)
Editörün Notu;
Demek ki daire nakilleri sadece Sütçüler’imiz için geçerli değilmiş.Hatırlayabildiğimiz kadarıyla  Askerlik şubesi götürülmüş Adliye ise son dakikada bıraktırılmıştı. Başka var mı bilemiyoruz.(www.ajans32.com)

TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ :..

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca…” EĞİRDİR DE ALTINMUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU…

BÜTÜN SUÇ GÖLDE; TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ, KENDİNE BAKMADI !

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca… İ.Meclisi”

 

 

EĞİRDİR DE ALTINKUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU

..Dün…

Bugün

Isparta’da meşcere çalışmaları netice vermeye başladı

Isparta Orman Bölge Müdürlüğü Bülteni

e Çağı Meşcere Bakımlarında Çalışmalar Netice Vermeye Başladı
Bölge Müdürlüğümüz Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü, Söğütdağı Şefliği, Söğüt yaylası mevkiindeki e çağına ulaşmış kalın çaplı ağaçların ekonomiye kazandırılması amacıyla 2018 yılı haziran ayında plan değişikliği raporu yapılarak, geçmiş yıllarda müdahale edilemeyen üst tabakada çökme emareleri ve alt tabakada kabul edilebilir gençliğe sahip 115 nolu rehabilitasyon bölmesinde silvikültürel müdahale ile yaşlı jenerasyonun ekonomiye kazandırılması ve alt tabakanın bakımlarının yapılması hedeflenen sahada emvallerin üretimi tamamlanarak Karadağ orman deposuna nakledilmeye başlandı.

2018 yılında plan değişikliği raporu ile Sütçüler işletme Müdürlüğü, Çandır ve Söğütdağı Şefliklerinde e çağındaki 21.500 m3’lük istihsal programına alınan 115 nolu bölmede Karaçam, Sedir, Ardıç ağaç türlerinden oluşan 205 adet ve 2.001 m3 damgası yapılan e çağına ulaşmış fertlerin üretim çalışmaları neticesinde elde edilen 153 m3 1. Sınıf, 151 m3 2. Sınıf, 735 m3 3. Sınıf, 52m3 sanayi odunu ve 434 m3 kağıtlık odun olmak üzere toplam 1525 m3 lük endüstriyel üretim tamamlanarak nakliyat ve pazarlama aşamasına gelindi.
Bölge Müdürümüz Kenan Akduman “ Söz konusu istihsal sahasında özellikle sınıf emval üretiminde % 20, endüstriyel odun üretiminde % 75 civarında bir netice alındığını belirterek, Bölge Müdürlüğümüzde sınıf emval üretimi konusunda hassasiyetle durulduğundan” bahisle nakledilen emvallerle ilgili Karadağ deposunda incelemelerde bulunarak 1. ve 2. sınıf emval üretimlerinin tasnif ve standardizasyonlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bölge Müdürümüze İşletme ve Pazarlama Şube Müdürü Necip Büyükyıldırım ve Sütçüler İşletme Müdürü Fahri Kaya da eşlik etti.

Sütçüler İşletme Müdürlüğünce, üretilen emvallerin istifleme çalışmaları devam etmekte olup piyasaya arzı ile ilgili satış hazırlıklarına başlanmış ve ekim ayı içinde ihalesi yapılması planlanmıştır.

ISARTA OBM

(Meşcere ; dış görünüm, tür bileşimi, yaş, yapı bakımından tek düzelik gösteren bitki topluluğudur.)

Editörün Notu;Resimlerde görülen kocaman kocaman tomrukların Sütçüler’imizin dağlarından taşlarından kesilmiş olduğu muhakkaktır.

Bir taraftan Orman İşletmesince kesilenler diğer taraftan da mermerciler tarafından talan edilen ormanlarımız  tükendikten sonra Sütçüler’imiz  ve hemşehrilerimiz artık  taş yığınları ile baş  başa kalacaktır. O da buralarda yaşayabilirlerse ..

“Eğirdir Gölü, sınırsızca hoyratça kullanılamaz!”

Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, Eğirdir Gölü Özel Hükümleri’nin uygulanmasına gereken önemin gösterilmemesinden yakındı.

İl Genel Meclisi’nde gerçekleştirilen Eğirdir Gölü genel görüşmesine Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü adına katılan Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, dikkat çeken bir konuşma yaptı. Eğirdir Gölü’nü korumak için özel hüküm belirlendiğini belirten Demirekin, şöyle konuştu:

“Eğirdir Gölü Özel Hükümü, havzaların Anayasasıdır. Hepimiz uygulamak zorundayız. Özel Hükümden sadece Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün sorumlu gibi gösterilmesinden son derece rahatsızız. Havzada bulunan bütün yerel yönetimler atık su arıtma tesislerini nasıl ve ne zaman yapacağının kıstakları bellidir. Özel hüküm gereğince bu arıtma tesisleri yapılmak zorundadır. Yapılmadığı için zaman zaman para cezaları uyguluyoruz. Bundan mutlu değiliz. Mevzuat gereği yapılıyor. Mevzuat bu gölü korumak için yapılıyor. Eve, ahıra çare bulunur ama göl biterse çare bulamayız. Gölün ağladığı bir noktadayız. Umarım Burdur Gölü gibi geç kalmış olmayız. Bugün Eğirdir Gölü’nde göl havzasında faaliyette bulunacak insanlara artık ‘hayır’ deme zamanı gelmiştir, çoktan geçiyor bile. Eğirdir Gölü özel hükümlerinin ne için çıktığı bellidir. Amacında şu yazar. İçme ve kullanma suyu kaynağı olarak Eğirdir Gölü’nün korunmasıdır. Eğirdir Gölü’nü çok değişik amaçlarla hoyratça kullanma talepleri gölü bugünkü duruma getirmiştir. Burada tüm karar alıcıları olarak Eğirdir Gölü’nün kullanım amacına yönelik hareket edelim. Göl havzasına besihane yapalım mı yapmayalım mı? Soğuk hava olsun mu olmasın mı? Karar alıcılar olarak biz bunları görelim mi görmeyelim mi?”(www.isteisparta.com)

Erdoğan’dan din görevlilerine özel çağrı

Camileri sadece namaz kılınan bir ibadet mekânına dönüştürmenin, ona yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık söylüyorum: çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, piri fanilerimizin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami, benim gözümde boştur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleceğin inşasında, dün olduğu gibi bugün de cami merkezli bir hayatın özendirilmesi ve teşvik edilmesi gerektiğine işaret etti. Bu süreçte en büyük görevin, din görevlilerine düştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmamlık, müezzinlik, Kur’an kursu öğreticiliği, vaizlik veya müftülük sadece ücreti mukabili yapılacak meslekler değildir. Bu meslekler her şeyden önce gönül işidir, sevda işidir, fedakârlık işidir. Öncelikle Hakk’ın rızası gözetilmeden bu görevler icra olunamaz” diye konuştu.

Camileri sadece namaz kılınan bir ibadet mekânına dönüştürmenin, ona yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık söylüyorum: çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, piri fanilerimizin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami, benim gözümde boştur” ifadesini kullandı.

(Haber32 -)

Bu Anaya Bu Acıyı Yaşattınız Ya; Hepinizin…

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yol yapım çalışmasının güvenliğini sağlayan askeri aracın geçişi sırasında yola tuzaklanan EYP’nin patlatılması sonucu şehit olan Uzman Çavuş Ali Hekim Cuma namazına müteakip, Valilik önündeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Törene sedye ile getirilen şehidimizin kanser hastası annesinin feryatları yürek dağladı.

Törene katılan vatandaşlar, teröre lanet okuyarak; “Bu anaya bu acıyı yaşatanların hepsinin Allah belasını versin” diyerek tepkilerini gösterdi.(www.ajans32.com)

Binlerce Ispartalı Şehidini Uğurladı

Batman’ın Gercüş ilçesinde PKK’lı teröristlerin önceden yola tuzakladıkları el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu meydana gelen patlamada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim, son yolculuğuna uğurlandı.

Jandarma Uzman Çavuş Hekim’i son yolculuğuna uğurlamak için Valilik önündeki meydana gelen binlerce Ispartalı teröre ve işbirlikçilerine lanet etti.

“KALABALIK ALANA SIĞMADI”
Şehit Hekim’in cenaze namazı için meydana gelen kalabalık alana sığmadı. Cenaze törenin yapıldığı meydana şehidin annesi Ayşe Hekim, sedye ile getirildi. Sağlık ekipleri, tören boyunca şehit annesinin yanından hiç ayrılmadı. Şehit babası Hasan Hekim ile Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim’in geçen ay evlendiği eşi Arzu Hekim ise tören boyunca metanetini korudu. Şehit eşini bir kadın astsubay sürekli teselli etti.

Tören öncesi, şehidin yakınlarından ikisi fenalaşırken, şehit yakınlarına sağlık ekipleri tarafından ambulansta müdahale edildi.

Şehidin cenaze namazını Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen kıldırdı. Cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu askerlerin omzunda tekbirler ve dualar eşliğinde top arabasına konuldu.

Tören alanını dolduran binlerce Ispartalı, “Kahrolsun PKK, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Vatan Sana Canım Feda” sloganları attı.

Şehidin cenazesi daha sonra Isparta Garnizon Şehitliği’nde vatan toprağına emanet edildi.

EYLÜL AYINDA EVLENMİŞTİ
Ispartalı Şehit Uzman Çavuş Ali Hekim’in mesleğe geçtiğimiz yıl başladığı ve 26 gün önce Arzu Demiralay ile hayatını birleştirdikten sonra Batman’daki görevine geri dönmüştü. Aslen Isparta merkeze bağlı Kuleönü Kasabası kütüğüne kayıtlı olan Şehit Hekim’in anne ve babası Antalya’nın Aksu ilçesinde yaşıyordu. Şehit Hekim ayrıca, Burak (18) ve Beyza (13) isimli kardeşlerinin ağabeyiydi.

KANSER HASTASI ANNE TÖREN ALANINA SEDYE İLE GETİRİLDİ
Şehit Jandarma Uzman Çavuş, Ali Hekim’in annesi Ayşe Hekim’in kanser tedavisi gördüğü öğrenildi. Anne Hekim, tören alanına sedye ile getirildi.(www.ajans32.com)

 

2018-2019 YILLARI EĞİTİM  ÖĞRENİM DÖNEMİ

ÖĞRENCİ BURSLARI

MÜRACAATLARI

KABUL EDİLMEYE BAŞLAMIŞTIR.

MÜRACAAT TARİHLERİ;

17 EYLÜL – 19 EKİM 2018

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imizin Ziraat Bankası’ndan emekli ayrıca ilçemize yıllarca muhasebeci olarak hizmet etmiş ve çok hemşehrilerimize de fahri danışmanlık yapmış  ve de Sütçüler Hidroelektrk Santralı’nın kurulmasında emeği geçmiş olan MUSTAFA ASIM ÖZER vefat etmiştir.

Cenazesi 06 EKİM 2018 CUMARTESİ Günü SÜTÇÜLER SEFERAĞA CAMİ’inde ÖĞLE Namazını müteakip kaldırılacaktır
Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

(Fotoğraf AdnanYılmazsoy’dan alınmıştır)

İrtibat; Oğlu Hüseyin ÖZER 0533 2475268
            Oğlu İsmail ÖZER 0505 5372666

SÜTÇÜLER ENERJİ VE TİCARET A.Ş.DE SONA DOĞRU

SONA DOĞRU…

  • SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ TİCARET A.Ş.’nin SON GENEL KURULU YAPILACAK…

28 Şubat 1992 yılında Sütçüler Hidroelekrik Santralı’nı işletmek ve 20 yıl çalıştırmak üzere 438 kurucu ortakla kurulan ve işletmiş olduğu santralın özelleştirilmesi üzerine başkaca ticari faaliyeti kalmayan ilçemizin tek amacına ulaşan ancak ne yazık ki  ortaklarının beklentisini karşılamayan 26 yıllık SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ ve TİCARET A.Ş. sona doğru gidiyor.

03 Kasım 2018 Tarihinde Ankara’da genel kurul toplantısında alınacak kararla şirketin tasfiyesi de görüşülecek ve bu sayfa da böylece kapanmış olacak.

Peki santral ve çevresine bunca zamandır dikilip bir orman haline getirilen ağaçlar ne olacaktır ?

GİT DERDİNİ MARKO PAŞAYA ANLAT

Şatafatlı Osmanlı Sarayında oğluna Osman adını verecek kadar hanedanla içli dışlı zengin Ermeniler’in yanı sıra Rum- Ortodoks cemaati de yönetim görevlerinden payını alırdı. O kişilerden biri olan Tümen Paşası Doktor Marko Paşa (Apostol) 1871’de Askeri Tıp Okulu Komutanlığı ile görevlendirilmiş, 1878’de ise Türkiye’de Kızılay hizmetlerini Doktor Kırımlı Aziz Bey ile birlikte örgütleme işinde çalışmıştı. Yumuşak huylu ve çok sabırlı bir insan olan Marko Paşa babacan hoşgörüsünden medet uman herkesin yakınmalarını dinler ya da dinler görünürmüş. Karşısındakini konuşturur, başına gelen felaketleri sayıp döktürür, ama öne sürülen isteklere hiçbir karşılık vermez, kimseden yana çıkmayarak ilgilileri yüzüstü bırakırmış.
” Git derdini Marko Paşaya anlat”, deyimi, bir atasözü gibi ağızdan ağza dolaşır: ” Yakınmalarını – ya da umutlarını- git bir kuklaya anlat” anlamına gelir. (Said N. Duhani’den.)

7 OCAĞA ATEŞ DÜŞTÜ BATMAN ŞEHİTLERİMİZ..

 

 

 

 

 

Jandarma Uzman Çavuş NEŞET GÖK

Jandarma Uzman Çavuş UĞUR GÖKSU

Jandarma Astsubay ÖMER YİĞİT ULUS

Jandarma Uzman Çavuş OKAN DİNÇER

Jandarma Uzman Çavuş SÜLEYMAN

AYDIN

Jandarma Uzman Çavuş ALİ HEKİM

Jandarma Uzman Çavuş ÖZGÜR CAN İNÇE

RUHLARINIZ ŞAD, MEKANLARINIZ CENNET OLSUN.

ŞEHİDİMİZE VAR,ISPARTAM, TÜRKİYEM

Batman’da askeri aracın geçişi sırasında yola tuzaklanan EYP’nin patlatılması sonucu 7 askerimiz şehit oldu. 5 Askerimiz yaralandı
Isparta’lı Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim’in patlamada şehit olduğunu büyük bir üzüntü içerisinde öğrenmiş bulunmaktayız. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Yüce Türk Milletine başsağlığı diliyoruz.

EĞİRDİR GÖLÜ

Eğirdir Gölü’nün su seviyesinin kritik su koduna gelmesi ve tarımsal sulama ile gölden su alınmasına  daha da devam edileceğinden gölü çok ciddi sorunlar beklemekte.  Yörede gölün kurumakta olmasını yağışlara bağlamak büyük hata olacaktır. Bu sorunun en masumu yağışlardır… Havzada hala salma suyu ile meyve yetiştiriciliğinin yanı sıra çok suya ihtiyaç gösteren tarım ürünlerinin üretimi devam etmektedir. Göldeki su azalmalarının yanı sıra  havzada yeraltı sularının giderek azaldığı,  havzada oluşan küçük .obruklar-göçükler sorunun ciddiye alınmasını gerektiğini göstermektedir.

 Yağışların olmaması elbette önemli fakat; havzaya 365 gün yağmur yağsa gölün eski durumuna gelmesi bu işletme şekliyle mümkün değildir.. Çünkü  yılların bilanço ortada ..

Göl sadece çanağından ibaret değil akiferleri ve dere ve çayları var.. Fakat yüzey sularının göle ulaşması gölet ve barajlarla kesilmekte(dağa kar yağsa ne olur!.. Yeterli değildir) ve halen havzada 20 yakın göletin yapılması planlanmakta ( ama para bulunursa!)Bunun yanı sıra YALVAÇ a verilen (kaynaktan) su miktarı hakkında bilginiz var mı? Ayrıca SENİRKENT vb. hala açık kapalı ve devasa pompajla gölden su alınmakta….

Tarımda hala klasik sulama devam etmekte.. yakında Eğirdir Gölünden içme suyu talepleri artacaktır…Buna bağlı olarak göldeki kimyasal ve biyolojik kirlilik kat kat artacaktır.. Bunun yanı sıra göldeki su seviyesinin azalmasına bağlı olarak çözünen madde –mineral miktarı artacak başta Arsenik-Nitrit azotu-toplam fosfor vb. miktarları çok artacağından su kalitesinde ciddi sorunlar yaşanacaktır.. Bunları zamanında çok söyledik önlem alın diye ama yapılanları siz çok daha iyi bilmektesiniz.. Keşke onlar haklı olsaydı.. Biz anlatmaya çalıştıkça bunda yerel yönetim değil gölü yönetenler dedikse de anlayan .. Gölün Adı Eğirdir dedik ama …nelerle karşılaştık…. Göl artık gerekli önlemler alınmazsa çok ciddi kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır.. Elmadan(vazgeç demiyoruz..bilinçli ol) devasa su almadan vazgeçmedikten sonra 365 gün karda yağmurda yağsa gölü kurtaramazsınız… çanakta büyük kayıp var.. Biz söylemeye ..birileri tu-kaka etmeye devam edecek. Üzücü! ..Olan göle-gelecek kuşaklara  olmakta.. Su azaldıkça çözünen madde miktarının kirliğin kat kat artacağını unutmamak gerek.. Karar yaşam için içmek için suya mı yoksa bilinçli para eden ilkel olmayan akılcı tarıma ve gölün bütçesini akıllı bir ailenin ayağını yorganına göre uzatmasına göre yönetmekte.. Gelin tekrar bir araya gelip memleketimizin sorunu birlikte tekrar konuşalım.. Başka EĞİRDİR VE EĞİRDİR GÖLÜ YOK.. Tarım-para hiç yok!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Bilim Danışmanı .Eğirdir-Isparta Temsilcisi

BURDUR GÖLÜ

Fransadan gelen uzmanların yaptığı araştırmalar ve öngörüler hergeçen gün çekilen ve kurumaya yüz tutan Burdur gölü gerçeğini ortaya çıkardı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Özgür, ve Fransadan gelen meslektaşları ile birlikte Burdur gölü tüm ayrdıntıları ile mercek altına alındı. Prof. Özgür, çalışmaları ve öngörüleri ile Burdur Gölünü gelecekte bekleyen tehlikeye şimdiden dikkat çekti.

Kurumaya yüz tutmuş Burdur Gölünde kim gölü görse neden kuruduğunun farkına varabileceğini belirten Özgür, bunun için eğitim almaya bile gerek olmadığını söyledi. Prof. Özgür, Göldeki kuraklığa neden olan faktörlerden birinin yağış sonrası dere yataklarından suların göletlerde toplanması olduğunu aktardı. Gölün birikim alanında yeraltı sularının kontrolsüz kullanıldığını ifade eden Özgür, “Tarımsal sulama amaçlı su kuyuları açılmış. Göl suyunu koruma amaçlı hiçbir tedbir yok. Kontrolsüz şekilde sulama yapılıyor. Yarısını kullansalar bile yetecek. En önemli sebep bu. Bunun için jeoloji mühendisi olmaya gerek yok.  Burdur Gölünde elektriksel iletkenlik durumunu ölçtük. Deniz suyundan daha fazla göl içinde erimiş minerallerin bulunduğunu tespit ettik.  Burdur Gölünde buharlaşma çok fazla. Böyle giderse gölün kuruması yüzyıla kalmaz.  25-30 yıl sonra çok az bir su birikintisi kalır. Mandalar içinde dolaşacak kadar!… Doğu tarafında derinlik fazla olduğu için su birikintisi kalacak. Durum bu kadar vahim” dedi.(wwwçispartatv.rv)

BU KARE ISPARTA’DA ÇEKİLDİ

Isparta’da akşam saatlerinde kısa süreli yağan yağmurun ardından açan güneşle birlikte gökkuşağı çıktı. Isparta’da yağan yağmur sonrası güneşin açmasıyla çıkan gökkuşağı net bir şekilde gözlendi. Gökkuşağı muhteşem bir görüntü oluşturdu. Gözlerin pasını silen manzaraya hayran kalan vatandaşlar, eşsiz manzarayı fotoğraf makineleri ve cep telefonları ile kaydetti.

Haber32 –

KEKİKTE TEHLİKE ÇANLARI

Geçtiğimiz hafta Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün kekik hakkında kamuoyu ile paylaşmış olduğu önemli bir bilgi vardı.
Aynı bültende dünya kekik pazarında ‘Sütçüler Kekiği’ olarak ün salan kekiğin; Beydilli, Sarımehmetler, Gümü, Çandır, Bekirağalar, Kasımlar ve Kesme Köylerinde daha yaygın olduğu ve doğada tamamen yabani haliyle yetiştiği bilgisi vardı. Ayrıca basın bülteninde en güzel haber olarak da; rekoltede artış beklendiği haberiydi. Bu yıl iklim şartlarına bağlı olarak kekikte rekolte düşüşü beklentisi bölge insanını tedirgin etmişti. Yeterli yağışların olmaması ve hava sıcaklığının çok yüksek seyretmesi bölge halkında endişe uyandırmıştı. Ancak daha hasadın başlarında ulaşılan rekolte miktarı yüzleri güldürdü.

Şimdi ihale diye bir şey çıkardılar. İhaleyi hangi tüccar aldıysa mecburen kekiği ona vereceğiz. Buda rekabet şansını ortadan kaldırıyor. Masa başında alınan kararlar doğrultusunda zorlamayla iş yapılınca da vatandaş kekik toplamaktan vazgeçiyor. Çünkü emeğini kurtaramıyor. Şuan 150 ton kekiğimiz dağda kaldı. Ayrıca dağdaki kekiğin en kadar geleceğini bilmeden bir sene önceki rakamlara göre tahmini olarak ihale ediliyor.” 35-40 yıldır aromatik bitki sektöründe işletmecilik yapan Abdullah İnan ise, Sütçüler bölgesinde 500 tona yakın aromatik ürün olduğunu ifade ederek şöyle konuştu; “Ülkemiz zor şartlarda dolar ile savaşırken, ihracatı arttıralım diyerek çözümler aranırken, Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün almış olduğu bu karar bütün işleri zora sokmuştur. Sütçüler bölgesinde 500 tona yakın aromatik bitki potansiyeli vardır. Bu ürün zor şartlarda hayatını idame ettirmeye çalışan orman köylüsüne 3 milyon liraya yakın katkı sağlamaktadır. Yerel halkı dinlemeden alınan bu yanlış karar neticesinde ürün dağda kalmıştır. Milli ekonomi adına şuan 4 milyona yakın zararımız var” dedi.

(Haber32 – )

Kızıldağ’da Sağlık Turizmi Hedefi

l

Kızıldağ’ı alternatif sağlık merkezi olması ve sağlık turizmine kazandıracak deneysel çalışmada; Kızıldağ’da konaklayan 40 astım ve KOAH hastası 1 yıl boyunca takip edilecek

Isparta’nın Şarkikaraağaç İlçesi Kızıldağ Milli Parkı’ndaki ‘mavi sedir’ ormanlarının özellikle astım, KOAH gibi göğüs ve solunum yolu hastalıkları tedavisindeki faydalarının bilimsel tespiti için deneysel çalışma başlatıldı. Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in öncülüğünde; başlatılan çalışma Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Isparta Şehir Hastanesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Şarkikarağaç Kaymakamlığı işbirliğinde yürütülüyor. Uzman doktorların gözetimindeki 40 astım ve KOAH hastasının 15 gün Kızıdağ’da konaklaması sonrasında 1 yıl süreyle takibi ve kontrolleriyle tamamlanacak çalışmayla Kızıldağ’ın alternatif sağlık merkezi olması ve sağlık turizmine kazandırılması hedefleniyor.  www.ajans32.com)

ELEKTRİK VE DOĞALGAZA ZAM GELDİ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik tarifesini artırdı. Bugünden geçerli olmak elektriğe konutlarda yüzde 9; ticarethane ve sanayi tesislerinde yüzde 18 oranında zam yapıldı.

AĞUSTOS VE EYLÜL’DE DE ARTMIŞTI

BOTAŞ da doğalgaza bugünden geçerli olmak üzere konutta yüzde 9, sanayide yüzde 18.5 zam yaptı. BOTAŞ, ağustos ve eylül aylarında da konutta yüzde 9, sanayide yüzde 14 zam yapmıştı.

AĞUSTOS VE EYLÜLDE DE ZAMLANMIŞTI

Doğalgaz fiyatlarına eylül ayında da konutlar için 9, sanayi için yüzde 14 zam gelmişti. Ağustos ayındaki zam oranları da konutlarda yüzde 9, büyük işletmelerde yüzde 14 olarak 

(Fotoğrafta bir zamanlar hemşehrilerimizin şirketi tarafından işletilmiş olan Sütçüler Hidroelektrik Santralı görülmektedir.)

DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

Dünya nüfusunun yüzde 9’unu yaşlı nüfus oluştururken, dünyada her 8 kişiden biri 60 ve üstü yaşta.

BM’ye göre, yaklaşık 700 milyon kişi şu anda 60 yaşın üzerinde. Veriler, bu yaş aralığındaki nüfusun 2030’da 1,4 milyar’a 2050 yılında ise 2 milyara ulaşacağı yönünde. Öte yandan, dünyada her 8 kişiden biri 60 yaş ve üstünde.

Yaşlananların sayısındaki artış, en büyük oranlarda ve en hızlı şekilde gelişmekte olan ülkelerde görülecek.

Bu vesile ile DÜNYA YAŞILAR GÜNÜNÜZÜ KUTLUYOR SAĞLIKLI YAŞAM DİLİYORUZ.

(fotoğraf Yusuf Yavuz Kasımlar köyümüzde bir yaşlı.Bahçesinde Yetiştirdiği domatesler elinde)

BUNDAN TAM 50 YIL EVVEL

Bundan tam 50 yıl önce  yani tam yarım asır önce 01.Ekim.2018 tarihinde Salı günü Yapı ve Kredi Bankası’nın Ankara Ulus semtindeki Hacıbayram şubesinde memur olarak işe başlamıştım ve halen o bankanın emeklileri arasında yer almaktayım.

Bu vesile ile vefat eden müdürlerim ile arkadaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum.Hayatta olanlara da sağlıklı bir yaşam temenni ediyorum.

Yıllar önce İsmail Sarışahin’in çıkarmış olduğu Sütçüler Gazetesinin haberine göre Çobanisa Hacıaliler ve Çimenova köyleri  civarlarında mantar gibi çoğalan mermercilerin araştırma yapmaları bu köylülerimizi kızdırmışlar.

Bugün benzer oluşumlarda bazı köylülerimizin sesini duyan

var mı,acaba ?

“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

 

3 uzman, 9 eğitmen, 11 rehber, bir konuşmacı ve katılımcı olarak Eğirdir Akşemseddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki 30 öğrenci ve 6 öğretmen yer alıyor.
Katılımcıların tıbbi sülükleri çok yönlü olarak öğrenmeleri, değerlendirmeleri ve farkındalık gelişimi hedefiyle projenin ilk gününde proje ekibi ve katılımcılar tanışarak, enstitü tanıtımı ve sülüklerle ilgili temel bilgi aktarımı yapıldı. İkinci gün, tıbbi sülük türlerinin dünya üzerinde dağılımları, ticaretleri, ekonomik değerleri, doğadan toplanmaları, kontrollü koşullarda üretimleri ve sağlık alanında kullanımları hususlarında konu uzmanları tarafından bilgi aktarımı gerçekleştirildi. Çarşamba günü sülüklerin beslenmesi ve özel bir klinikte sülük uygulaması, Perşembe günü sülüklerin laboratuvar ortamında üretim süreçleri uygulamalı olarak işlendikten sonra Cuma günü sülük ve sülük kozalarının doğadan toplanması ve laboratuvarda yetiştirilen sülüklerin doğaya bırakılması etkinlikleri yapıldı.
Çapalı Gölü, Çivril Gölü, Eber Gölü ve Karamık Göllerinde tıbbi sülüklerin yaşadığı habitatlarda yürütülmekte olan çeşitli etkinlik ve incelemelerle devam eden Proje, 11 Ekim 2018 tarihindeki kapanış töreni ile proje sona erecek.(www.egirdirakıngaztesi.com)

SENİRKENT’Lİ ÇOLAK VELİ

Fevzi Özdemir’in sunuculuğunu Arif Aydın’ın kameramanlığını yaptığı Tarım Aktüel programında şov yapan Senirkentli Çolak veli sosyal medyayı salladı. Video tıklanma rekoru kırarak 2 milyona ulaştı.(www.ajans32.com)

Sütçüler’imize yıllarca gerek belediye başkanı olarak ve gerekse gazete çıkararak hizmet etmiştir.

İlçemizde 1955 yıllarında dikilip  civarına ne yazı ki ömrü kısa süren gülcülüğün Sütçüler’imize gelmesi imbiklerle bağ aralarında yağının çıkarılması onun zamanında gerçekleşmiştir. Kendisi  ulaşımın  zor iletişimin zayıf olduğu dönemlerde ilçemizde belediye başkanlığı yapmış, doğru düzgün otelin de bulunmadığı dönemlerde de ilçemize gelenleri evinde bile misafir dahi ettiği bilinmektedir.

Merhum Hüseyin Avni Turan büyüğümüz “ Yeşil Sütçüler “ gazetesini çıkararak Sütçüler’imizden haberleri bu gazete kanalıyla hemşehrilerimize yıllarca aktarmıştır. Özellikle gurbetteki hemşehrilerimiz de memleketten  mektup bekler gibi bu gazeteyi beklemişlerdir.

Hemşehrilerimiz bu gazete vasıtasıyla  doğandan, ölenden, Sütçüler’imize gelen ve gidenden, ilçemize atanan veya tayin olan memuruna varıncaya kadar tüm haberleri bu gazete kanalıyla öğrenmişlerdir.

Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.

Sizlere merhum Hüseyin Avni Turan’ın  eski tarihlerde  şahsıma göndermiş olduğu kartviziti ile aynı kartvizitin arkasında yazmış olduğu taktir ifadeleri ile telefon numarasının ilginçliğini göstermek istiyorum.

Burada  bayram kutlaması yazısını içeren kartvizitindeki 4 haneli telefon numarasının  zannedersem Sütçüler’imizin manyetolu telefondan sonra santrallı telefona geçtiği ilk dönemlere ait olduğunu düşünüyorum.(www.sutculerimiz.com)

SDÜ Öğrencileri Isparta’dan Memnun mu?

SDÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Ferdi Alakuş, şehirde aidiyet noktasında problem yaşadıklarını ifade ederek, öğrencilerle yaptıkları memnuniyet anketlerinde ‘Üniversite sınırları içinde kaldığımız sürece memnunuz’ sonucu çıktığını söyledi.

Alakuş, şehrin üniversite öğrencilerini sahiplenmesi gerektiğini vurguladı. Süleyman Demirel Üniversitesi(SDÜ) Öğrenci Konseyi Başkanı ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi(ISUBÜ) Öğrenci Konseyi Vekili Ferdi Alakuş Kanal32’de katıldığı Ne Var Ne Yok programında öğrencilerin sorunlarını anlattı. Isparta’da aidiyet sorunu yaşadıklarını ifade eden Alakuş, kentte sosyokültürel etkinliklerin de artırılmasını beklediklerini dile getirdi.

BİR ESNAFIMIZIN HATASI TÜM ESNAFLARI SIKINTIYA SOKUYOR

Bir öğrencinin Isparta’yı sevmesi ve memnun ayrılması için aidiyet duyması gerektiğinin altını çizen Ferdi Alakuş, “Bunu Aydın, Eskişehir yapıyor. Biz öğrencilerle anket yapıyoruz. Öğrencilere soruyoruz; üniversiteden ne kadar memnunsunuz. Öğrenci üniversite sınırları içinde kaldığım sürece memnunum diyor. Şehre geldiğimizde neden memnuniyetsizlik yaşıyoruz? En büyük nedenlerden birisi muhatap olduğumuz esnaf. Esnaftan bir şey almaya gittiğimizde ‘abi bu 4 TL olmaz mı?’ demeye korkuyorum. Bizi tersliyorlar. Bir esnafımızın hatası tüm esnafları sıkıntıya sokuyor.

Biz şehirde istenmeyen evlat muamelesi görüyoruz. Bu bizi psikolojik olarak etkiliyor. Şehirdeki haberlere bakın, öğrenci apartında şu oldu deniliyor. Apartlar öğrencilerin değil. Orada sadece apart denilmeli.” dedi.

(Haber32 -)

ISPARTA’DA BOMBA PANİĞİ

Kaymakkapı’daki gül anıtının yanına bırakılan valiz polisi alarma geçirdi. Yapılan kontrolde valizin boş olduğu anlaşıldı saat 17.00 sıralarında Kaymakkapı Meydanı’ndaki gül heykelinin yanında terk edilmiş bir valiz gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. İhbarı alan emniyet ekipleri alarma geçerek, valizin bulunduğu Isparta’nın en işlek meydanı konumundaki Kaymakkapı’ya gelen tüm caddeleri güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapattı. Bölgeye tedbir amacıyla Isparta Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı bir yangın söndürme ekibi de gönderildi.(www.ispartatv.com)

HEPSİ BURUDUR’DA GÖRÜNTÜLENDİ

doğada domuz ve diğer hayvanlar ile ilgili görsel sonucu

Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü’nce, 45 günlük fotokapan çekimlerine kurt ve domuz sürüleri, vaşak, tilki ve tavşan takıldı. Belgesel tadındaki görüntülerde yaban hayvanlarının karla mücadelesi ve ayağından yaralı bir kurt da yer alıyor.

 Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nün de desteğiyle, Burdur’un yaban hayatını üzerine bir çalışma yürütülüyor. Yaklaşık 5 yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında Burdur’un dağlık ve ormanlık arazilerinde kurulan fotokapan cihazlarıyla bugüne kadar çok sayıda içinde vaşak, karakulak, kurt, yaban domuzu, tilki, çakal, kaya sansarı, porsuk ve tavşan gibi yaban hayvanlarına ait görüntüler elde edildi. Yine bu kapsamda bölgede kurulu iki fotokapan cihazıyla 45 günlük sürede 50’ye yakın çeşitli yaban hayvanları görüntülendi. Bu görüntülerde çok defa kurt sürüleri, vaşaklar, yaban domuzu sürüsü, tilki ve tavşan bulunuyor. Karla kaplı olduğu da görülen arazide zor kış şartları altında yaşam mücadelesi veren yaban hayvanlarının belgesel tadındaki görüntülerinde, bazen birbirleriyle oynadıkları da görülüyor. Bazı yaban hayvanları ise kendilerini görüntüleyen fotokapan cihazlarına dikkat kesiliyor. Görüntülerde, bir kurdun ise bir bacağından yaralı olduğu ve sekerek ailesindeki diğer bireyleri takip etmeye çalıştığı yer alıyor.(www.ISPARTATV.COM  Fotoğraf alıntıdır))

 

 

İLÇEMİZDEKİ PRF DR. MESLEK YÜKSEK OKUL

Sütçüler Prof. Dr. Hasan Gürbüz Meslek Yüksekokulu ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

 

Sütçüler ilçesinde bulunan Prof. Dr. Hasan .Gürbüz Meslek Yüksek Okulu’na bu öğretim yılında öğrenci kaydının 150 dolayında olduğu aslında  az olan bu sayının  geçen yıldan fazla olması bacasız sanayi olarak görülen okulun önümüzdeki yıllar için ümit vaat ettiği ifade edilmektedir.

Kooperatif Treni Isparta’ya Geliyor

kooperatif treni ile ilgili görsel sonucu

Sosyal kooperatiflerin halka tanıtılması, yerel inisiyatiflerin harekete geçirilmesi ve kamuoyunun dikkatinin bu alana çekilmesi için 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıkacak olan kooperatif treni Ekim ayının ikinci haftasında Isparta’da olacak.

Konu ile ilgili olarak edinilen bilgilere göre; Sosyal Kooperatifçilik Tanıtım, Eğitim, Geliştirilme ve Uygulama Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu’nun katılımı ile Aydın Valiliği toplantı salonunda bilgilendirme toplantısı yapıldı. Sosyal kooperatiflerin halka tanıtılması, yerel inisiyatiflerin harekete geçirilmesi, üniversitelerde çalıştaylar ve konferanslar düzenlenmesi ve alanında uzman kişilerin, akademisyenlerin ve kamuoyunun dikkatinin bu alana çekilmesi için 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıkacak olan kooperatif treni Isparta dahil 11 şehre gidecek.

Kaynak: www.mathaber.com Editör: Melike SÖNMEZ

BUCAK’TA SİVİL HAVACILIK BALONU BAŞLIYOR

sıcak hava balonu ile ilgili görsel sonucu

Denizli Turistik Otelciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, Yakın komşularımız Burdur ve Denizli ile birlikte 9 kentte daha balon uçuşlarının yaygınlaştırılması amacıyla aldığı kararı değerlendirdi.

Şen, “Bölgemize şu anda gelen 2 milyon 200 bin ziyaretçi sayısının balon turlarının etkisi ile 3 milyon rakamlarına ulaşabileceğini düşünüyoruz” dedi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, balon uçuşlarının yaygınlaştırılarak ülke turizmine katkı sağlaması amacıyla Kapadokya’nın yanı sıra 9 ilde daha balon uçuşu yapılabilmesine yönelik çalışmalarını tamamladı.

Sıcak hava balon taşımacılığının Denizli-Pamukkale, Burdur-Bucak, Adana-Kozan, Bitlis-Ahlat, Ankara-Polatlı, Afyonkarahisar-İhsaniye, Eskişehir-Seyitgazi, Samsun-Bafra, Aksaray-Ihlara’da da yapılabileceği tespit edildi. Yapılan tespitin çok yerinde olduğunu ifade eden Şen, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün almış olduğu karar ile Denizli’de balon uçuşlarının bundan sonra daha güvenli bir şekilde yapılabileceğini aktardı. Kapadokya bölgesinden sonra Türkiye’de balon turlarının en fazla rağbet gördüğü yerin Pamukkale olacağını kaydeden Şen, “Sivil havacılığın burada kontrol altına almış olduğu uçuşlarla beraber daha güvenli uçuşlarda temin edilecek.

(www.hbaer32.com)
Editörün Notu;

Burdur’un Bucak ilçesi ile Sütçüler’imiz sınır komşusudur. Bu balonlar Sütçüler’imize de uçarlar mı acaba,

Ne dersiniz ?

Kekik’te umutlar yüksek

Kekikten bu yıl 1,4 milyon TL’lik kazanç bekleniyor:

Endemik bitki türleri ile öne çıkan Isparta’nın Sütçüler İlçesinde Tota Kekiği olarak ün salan kekik hasadına başlandı. Yağ ve suyu çıkarılarak yüzde 90’ı ihraç edilen kekik bölge halkına yıllık 1,24 milyon TL kazanç getiriyor.

Kekiğin doğal yayılış gösterdiği ve en fazla doğal üretiminin yapıldığı Sütçüler İlçesi Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içinde bulunan Beydilli, Sarımehmetler, Gümü, Çandır, Bekirağalar, Kasımlar ve Kesme köylerinde kekik toplama sezonu başladı.

YÜZDE 90’I İHRAÇ EDİLİYOR

Odun dışı orman ürünlerinin başında gelen ve dünya kekik pazarında ‘Sütçüler kekiği’ ve ‘Tota kekiği’ olarak ün salan yayla kekiği, Sütçüler’de yabani haliyle toplanarak yüzde 90’ı ihraç edilen endemik bir tür. Doğal dengesinin korunması durumunda devamlı gelir getiren ürünün sürekliliğini sağlamak ve daimi ürün alabilmek amacıyla, toplama işini yapanlara şartname imzalattırılıp, kekiğin sürdürülebilirliği açısından en az zarar göreceği çiçeklenme sonu döneminde toplanmasına izin veriliyor. Ayrıca kesim dönemleri oluşturularak ara yılarda toplanmayan bitkilerin tohum dökerek çoğalmalarının teşvik edilmesi amaçlanıyor.

HASAT MİKTARI GİDEREK ARTIYOR

Bu yıl iklim şartlarıyla alakalı olarak kekiğin gelişme döneminde yağışın olmamasından kaynaklanan, yeterli olmayan boy uzaması kekikte rekolte düşüşü beklentilerine yol açarken, daha yolun başındaki yapılan hasat miktarları köylülerin yüzünü güldürdü. 2016 yılında kekik üretiminin 197 ton, 2017 yılında 262 ton civarında gerçekleştiği belirtilirken, 2018 yılında ise hasadın ilk haftalarında sadece bir köyde yapılan hasat 120 ton olarak kayıtlara geçti. Diğer köylerde de hasadın tamamlanmasıyla daha kontrollü kayıt yapılarak 2017 yılındaki hasat miktarlarının yakalanıp hatta geçileceği öngörülüyor.

SÜTÇÜLER’E KEKİKTEN 1,4 MİLYON TL’LİK KAZANÇ

13’DEN FAZLA ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR

Türkiye dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70’ini elinde bulunduruyor. Ortalama yüzde 3 oranında uçucu yağa sahip olan kekik, yöredeki tesislerde kekik yağı ve kekik suyu olarak işlendikten sonra, baharat, ilaç, kozmetik, parfüm ve sabun endüstrisinde kullanılıyor. ABD başta olmak üzere Almanya, İtalya, İngiltere, İsveç, Rusya, Hollanda, Avustralya, Macaristan, Kanada, Polonya, Hindistan ve Japonya gibi birçok ülkeye gönderiliyor. (www.ajans32.com)

 

SUTÇULER’İN AHMETLERİ Mehmet Uysal

 

1964 Yılında Sütçülerin Ahmet isimli Şahsiyetleri
memleketimin bir klasiği
O tarihte ortaokul son sınıf öğrencisiydim. Edebiyat öğretmenimiz yıl sonu müsamere arasında bana senin baban nufus müdürü ve Sütçülerde çok Ahmet ismi mevcut nasıl karıştırılmıyor dedi bende hocahanıma tamamının lakapları var deyince sende babamın nüfüs kütüğünden aldım diğerek Sütçülerin Ahmetlerini Amad olarak oku dedi .Belediye sinema salonunda kalabalık bir topluluğa başladım okumaya. Birde ne göreyim ön sırada avukat Hakkı  bey kağıt bulamamış yeniharman sıgara paketine hem yazıyor hemde gülmekten yerlere yatıyordu.Arada bana agam yavaş oku yazamıyorum diyerek dikkatimi dağıtıyordu..
Aşağıda yiğit lakapları ile anılır hoşgörüsüne sığınıp rahmetli Amadlarımızı tekrar sizlere sunuyorum.Allah cümlesine rahmet eylesin.Hepisi rahmetli oldular.

Sütçülerin girişinde mollavelinin Amad
Sütçülerin çıkışında Molla Hasanın Amad
Belediye başkanı fotorafçıAmad
Eskiden reisti yeşil Amad
İlbeyde paşamız çılbır Amad
Beybağında koca Amad
Taşkapıda hacı Amad
At üstünde gezer badaplı efe Amad
Demenderesinde dermenciAmad
Başkozda İstanbullu Amad.
Marbaşında amadkahoğlu Amad.
Gurbete gidipte gelmeyen Ankaralı Amad
Bakkalımız hafız eserin Amad
Fırıncımız kaba Amad
Kahvecimiz Sığırlıklı Amad
Ayakkabıcımız kunduracı Amad
Attığını vuran avcı Amad.
Askerde çavuşmuş Beydilili Amad.
Kaymakamın odacısı mermer Amad
İstanbula yük taşır kalaycı Amad
Ormanda çalışır şöfer Amad
Her akşam içer tahsıldar Amad
Hiç evlenmedi Alaganın Amad
Ustaların başı Şammemedin Amad.
Kabadayıdır GolatanAmad
Enişte olur davşan Amad.
Akrabamız olur Hafız Amad
Beşiktaşı çok sever Atineli Amad
Caddemiz var Amad bey
Köyümüz var Hacıamadlar
Tarlamızın adı benli Amad.

RIDVAN ERTAN

 

Baba’nın Kemikleri Sızlıyor

Barajlar Kralı olarak anılan Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de yaşanan su sorunu köylüleri adeta canından bezdirdi. Atabey TOKİ’nin İslamköy Su Hattı’nı kesmesi sonucu köyün ana hattı pasif kaldı. Köyde yaşanan su krizini muhtar Hakkı Gökçınar yargıya taşıdı.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel… Kimine göre Coban Sülo… Kimine göre Baba… Kimine göre ise Barajlar Kralı… Toprağı suyla buluşturan adam demek çokta yanlış olmaz.

Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’ün bugünlerde yaşadığı su sorunu ise oldukça ironik. Barajlar Kralı olarak anılan Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de sık sık yaşanan su kesintileri, suyun basınçsız gelmesi, hatta yukarıda kalan mahallelere neredeyse hiç su gelmemesi köylüleri çileden çıkarıyor.

Peki, köyde yaşanan su sorunun temelinde ne yatıyor. Demokrat Haber Merkezi’nin edindiği bilgilere göre Atabey TOKİ’nin İslamköy Su Hattı’nı kesmesi sonucunda İslamköy’ün ana hattı pasif kaldı.(www.ajans32.com)

Belediye Davası Yeniden Görülüyor

Isparta Belediyesine yönelik 2011 yılında yapılan operasyon sonrası  açılan ve 82  sanığın yargılandığı davaya yönelik Yargıtayın bozma kararının ardında  dava yenden görülmeye başladı. Mahmeke sanıkların yurtdışı yasağıan ilişkin adli kontrol şartını kaldrdı. Kefaletle tahliye olan sanıkların kefalet ücretlerinin iadesi talebi reddedildi.

Isparta Belediyesine 2011 yılında yapılan operasyonun ardından Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar sonrası Yargıtay 5. ceza Dairesi, Isparta Ağır ceza mahkemesinin cezalara ilişkin kararların bozulmasına hükmetti. Yargıtay operasyona ilişkin dinlemelerin usulsüz yapılması ve bilirkişi raporlarının çelişkili olması nedeniyle davanın yeniden görülmesine hükmetti. Yüksek mahkeme şüpheliler hakkında verilen beraat kararlarını onaylarken ceza kararlarının bozulmasına ve yargılamanın yeniden yapılmasına karar verdi.

DAVA YENİDEN GÖRÜLÜYOR

82 sanığın yargılandığı o dava Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başladı. Bugün yapılan duruşmaya  sanıklardan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın,  MHP Eski İl Başkanı İsa Yalçın, diğer sanıklar ve sanık avukatları katıldı. MHP İl Başkanı Nail Bayram da duruşmayı izledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Isparta Belediyesine 23 Eylül 2011 tarihinde yapılan operasyonda aralarında MHP İl Başkanı İsa Yalçın ile birlikte Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın da bulunduğu 82 şüpheli ‘Örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak ve resmi evrakta sahtecilik’ gibi suçlamalarla yargılanmıştı. Yaklaşık 3 yıl süren duruşmalar sonrasında davanın görüldüğü Isparta Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 15 Mayıs 2014’de Belediye Başkanı Günaydın’ın toplamda 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı dava dosyası şüpheliler tarafından itiraz hakkı kapsamında Yargıtay’a taşınmıştı. kaynak: ispartatv

Katil Zanlısının İfadeleri Kan Dondurdu

Isparta’da 3 ay içerisinde 2 kadını yardım bahanesiyle aracına aldıktan sonra gasp maksadıyla öldürdüğü ortaya çıkan katil zanlısının çıkarıldığı mahkemede işlediği cinayetlere ilişkin ifadeleri kan dondurdu. Kentte yaklaşık 18 yıl önce de gasp maksadıyla yaşlı bir kadını öldüğü ortaya çıkan katil zanlısının mahkeme heyetine, “Pişman olduğum için itiraf ettim. İşlediğim cinayetlerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyorum. Tedavi görmek istiyorum” dediği ortaya çıktı. 

Isparta’da 17 Temmuz ve 20 Eylül tarihlerinde yardım bahanesiyle evlerine götürmek üzere aracına binen 2 kadını da gasp maksadıyla boğarak öldürdüğü ortaya çıkan katil zanlısı Bekir Çiftçi’nin, 18 yıl önce de başka bir kadını gasp maksadıyla öldürmek suçundan hapis cezasına çarptırıldığı belirlendi. Zanlının çıkarıldığı mahkemede olaylardan pişmanlık duyduğu ve hukuki sorumluluklarını algılamayarak tedavi görmek istediği yönündeki beyanları da dikkat çekti. (www.ajans32.com)

ÇOCUKLUĞUMUZ

ÇOCUKLUĞUMUZ
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]

şeker otu nedir ile ilgili görsel sonucu Rus uçağının 24 Kasım 2015 yılında düşürülmesinin ardından turizm ve otelcilik alanında yaşanan ekonomik daralmadan etkilenen 39 yaşındaki turizmci Sibel Cesur Efe, eşi Süleyman Efe’nin de destek vermesi ile birlikte farklı alternatifler aramaya başladı. 17 yıllık mesleği otel işletmeciliğini bırakan Efe, araştırmalarını tarım alanında yoğunlaştırdı. Sibel Cesur Efe, Antalya’nın Aksu ilçesinde EXPO 2016 arkasında Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık’a ait arazide şeker otu (stevia) yetiştirmeye karar verdi. 75 dekar alanda 2 yıldır şeker otu yetiştiren Sibel Cesur Efe ve eşi Süleyman Efe, 3 aylık sürenin ardından hasada başladı. Tarlada mahallelerden topladıkları 20 kadın işçi ile hasatlarını yapan Efe ailesi, hedeflerinin 500 dekar alanda şeker otu yetiştirmek olduğunu ifade etti.

Kilosu 100 dolar

Şeker otunun çok kazançlı bir bitki olduğunu belirten Süleyman Efe, “Çiftçilerimiz için çok kazançlı bir bitki. Dönümünde 8-10 bin TL para kazanılabiliyor. Pazarı çok geniş bir üründür. Şekerin girebildiği her yere girebilen bir üründür. Diyabetik ve obezite hastaları çok rahat kullanıyor. Sıfır kalori ve yüzde yüz doğal bir üründür. Dünya bazında çok değerli bir bitkidir. Japonya bu ürünü 40 yıldır kullanıyor. Bundan dolayı her yıl sağlık sektöründe 30 milyar dolar kazançları var. Antalya şeker otu açısından iklim açısından çok uygun bir yer. 2 yıldır Antalya’da ekim yapıyoruz. Buranın iklimini çok sevdi. 500 dönüm kadar bir hedefimiz var. Üretimi artırmak istiyoruz. Tarladan sonra işleme fabrikasında işledikten sonra bu ürünü pazarlayacağız. Bu ürünün kilosu 100 dolara satılıyor. Normal şartlarda şekerin 300 katı diyebiliriz” dedi. (www.akdenizmanset.com.tr)

Stevia bitkisi nedir sorusu binlerce vatandaş tarafından en çok aranan ve araştırılan konular arasında yer almaya başladı. Mucivezi bir bitki olarak gösterilen Stevia bitkisi, şeker otu diye de adlandırılıyor. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir?

Stevia Bitkisi, senelerden beri Paraguay ve Brezilya gibi güney Amerika ülkelerinde doğal tatlandırıcı amacıyla kullanılmaktadır. Türkiye’nin gündemine daha yeni yeni düşen Stevia bitkisinin faydaları vatandaşlar tarafından oldukça merak ediliyor. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir?

STEVİA şeker otu nedir ile ilgili görsel sonucuBİTKİSİ NEDİR

Şeker Otu Bitkisi Paraguay menşeli Stevia isimli bir bitkidir. Yapılan araştırmalar diyabet hastaları için bir umut olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye’de ise Rize çevresinde deneme amaçlı ekimi başarıyla yapılmıştır. Dünya’da kullanımı her geçen gün kat kat artan Stevia bitkisi’nin (şeker otu) şu an 5 milyar dolarlık bir pazarı bulunmakta.

Fabrikasyon işlemlerden geçtikten sonra şekere oranla 300-400 kat daha tatlandırıcı özellik kazanabiliyor. Ancak sıfır kalori ve sıfır proteini içeren Stevia bitkisi Asrın Bitkisi olarak belirtiliyor.

Stevia bitkisi/ Şeker Otu bitkisi diyabet, hipertansiyon ve obezite tedavisi için mükemmeldir. Ayrıca sigarayı bırakmak için kullanılabilir. Şeker otu, doğal bir tatlandırıcıdır. Dilde ki tat alma hücrelerine %400 tatlıymış gibi hissettirir fakat içinde hiç şeker ihtiva etmez. Bu nedenle diyabet hastaları tarafından yoğun olarak kullanılır.(www.hurriyet.com.tr)

 

 

KORKU ve KARARSIZLIK

korku ve kararsızlık ile ilgili görsel sonucu

Profesör elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı.

Kutunun hava almadığı açıktı. Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmayacak dokunan bu dersi geçemez!” dedi ve salondan çıkıp gitti.

Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Kimisi kutunun içindeki fareyi çıkarmayı düşündü ama cesaret edemedi.

İki gün boyunca ders görülen sınıfta kutu öylece kaldı. Ne olacağını merak ederek iki gün geçirdiler.

İki gün sonunda tekrar dersi olan profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Tabi ki, kutunun içindeki fare artık yaşamıyordu. Öğrencilerden birçoğu üzülmüştü. Profesör sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu. Sınıftan birçok farklı ses ve fikir yükseldi;

─ Havasızlıktan…

─ Açlıktan…

─ Susuzluktan…

Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette ve minik deliklerle kaplıydı. Ardından devam etti;

─ Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan bu kutudan çıkmak için epey mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki minik diş izlerinden ve irili ufaklı deliklerden anlıyoruz.

Ancak şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Farenin ölümüne neden olan iki şey var; Kararsızlık ve

Korku…

Kararsızlık, çünkü fare kutunun her yerini parçalayıp, her noktayı ayrı ayrı kemireceğine sadece tek bir köşesini ısırıp parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı o deliği büyütecek ve kutudan çıkıp kurtulacaktı.

Korku, çünkü eğer siz öğrenciler benden ve notlarının düşmesinden böylesine çok korkmasaydınız, kutuyu açıp fareyi serbest bırakabilirdiniz. Ancak korkudan dolayı size yanlış gelen bir işe göz yumdunuz.

Hayatta bizi başarıya götüren yolda karşılaşacağımız en azılı düşmanlardır, kararsızlık ve korku. Kararsızlıkla zaman tüketmeyin, kafanıza tek bir şey koyun ve o yolda ilerleyin. Ve bu yolda size yanlış gelen şeylere göz yummayın. Göze batmaktan, ses çıkartmaktan korkmayın.(www.5n1kmakale.com)

 

 

 

Öğrenci Odaklı Üniversite Yaşanılabilir Şehir

Süleyman Demirel Üniversitesi Batı Yerleşkesinde Isparta SDÜ’ye yeni gelen öğrencilerin üniversite hayatına daha iyi adapte sağlamaları için önemli bir proje başlatıldı.

SDÜ, Valilik, Belediye Başkanlığı, Emniyet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Kredi Yurtlar Kurumu, Batı Yerleşkesi merkez duraklarında stant açarak SDÜ ye yeni başlayan öğrencilere bilgi ve donanım sağlamak için kuruldu.

İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Proje Koordinatörü Mehmet Turşucu, SDÜ’nün yeni üyelerine yönelik oryantasyon programı başlattığını söyledi.

Turşucu sözlerine şu şekilde devam etti; “Hedefimiz Isparta’da yeni yaşamaya başlayan öğrencilerimizin karşılaşabilecekleri olumsuz durumlarda ne yapmaları gerektiğini anlatmaktır. Ayrıca uyum sürecinin çok sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağlamaktır. Isparta’yı, SDÜ’nün akademik birimlerini, sosyal, sanatsal, kültürel, sportif vb. donanımlarını tanıtmak istedik. Ayrıca şehirde istenmeyen durumlar ile karşılaştıkları an ne yapmaları gerektiğini anlatmak istedik. Bunun için de Valilik, Belediye, Emniyet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nü davet ettik. Hepsine katılımlarından ötürü teşekkür ederiz.  Öğrencilerimize Isparta’yı anlatıyoruz. Basılı materyaller veriyoruz. İhtiyaç duyabilecekleri tüm iletişim bilgilerini paylaşıyoruz. Amacımız uyum sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasıdır. SDÜ Batı Yerleşkesi Merkezi Durakları’ndaki kurumlarımızın stantları 27 Eylül Perşembe gününe kadar açık kalacak.”(www.uyan32.com)

 

TÜBİTAK’tan SDÜ’ye ‘Uygulayıcı Kuruluş’ Görevi

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 2. Çağrı için proje için sunma süresi uzatılmıştır.
Karşılıksız Yüzde yüz destek miktarı da 150 bin TL den 200 bin TL ye çıkarıldı.

TÜBİTAK Süleyman Demirel Üniversitesi’nin de 30 kurum arasında bulunuyor ve SDÜ’ye  “Uygulayıcı Kuruluş” görevi verildi..
Proje başvurularını SDÜ 17 Ekim 2018 Pazartesi gününe kadar devam edeceği duyuruldu. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdal Terzi, TÜBİTAK tarafından sunulan fırsatı öğrenciler değerlendirmelidir dedi ve şu cümlelerle konuşmasına devam etti.
Terzi “Şu anda ülkemizin yaşadığı sıkıntıların özünde yurt dışına bağımlı olmamız yatıyor. Birçok teknolojik ürünleri, yazılımları satın alıyor olmamız bizi olumsuz yönde etkiliyor. Döviz kurundaki artışlar, dış baskılar özünde Türkiye’nin birçok alanda ithalata dayalı olmasından kaynaklanıyor. SDÜ olarak bu durumun daha önce de farkındaydık. Ama 2018 yılı başlarında bir hamle gerçekleştirebildik” dedi.

SDÜ’nin TUBİTAK Projelerinde büyük bir başarı kaydettiğini de ekledi.(www.uyan32.com)

Vali Şehmus Günaydın Başkanlığında Muhtarlar Toplantısı Gerçekleşti

Her ay düzenlenen merkez ve köy muhtarları ile gerçekleşen Muhtarlar Toplantısının Eylül toplantısı Isparta Valisi Şehmus Günaydın başkanlığında yapıldı.

Isparta Valisi Şehmus Günaydın, muhtarlarla buluştu. Vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması konusunda konuşmalar yapan Vali Günaydın “Kapımız 24 saat açık demiyoruz, kapımız hiç kapanmıyor zaten” dedi.
Vali Isparta Valisi Şehmus Günaydın, “Kapımız 24 saat açık demiyoruz, kapımız hiç kapanmıyor zaten. Muhtarlarımızın çalışmaları bizler için çok önemli.

”Günaydın; Isparta halkının ihtiyaçları en fazla 2 saat içerisinde karşılanması talimatını verdi. (www.uyan32.com)

 

BİR KATİLİN ANOTOMİSİ

Seri Katil… 3 Kadını Öldürdü… Suçunu İtiraf Etti…

Isparta’da otobüs durağında bekleyen kadını yardım bahanesiyle aracına alıp boğarak öldürdükten sonra gasp eden şahıs, kentte yaklaşık 2 aydan bu yana kayıp olarak aranan başka bir kadını daha öldürdüğünü itiraf etti. Tutuklanan katil zanlısının 18 yıl önce de gasp maksadıyla kadın cinayeti işlediği ve bu yüzden hüküm giydiği ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, gideceği yere götürmek için Nurten Akyıldız’ı aracına alan B.Ç.’nin daha sonra kadını boğarak öldürdüğü ve kolundaki ziynet eşyasını gasp ettiği ortaya çıktı. Talihsiz kadını daha sonra Gökçay Mesireliği’nde gömdüğü tespit edilen B.Ç.’nin evinde yapılan aramalarda Nurten Akyıldız’a ait ziynet eşyasının ele geçirildiği öğrenildi. Diğer taraftan, Akyıldız’ın bir süredir kayıp olarak arandığı belirtildi.

Temmuz ayından bu yana kayıp olarak aranıyordu
B.Ç, Isparta’da geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana kayıp olan Suna Özbey’i de öldürdüğünü itiraf etti. Emniyet güçleri tarafından yapılan araştırmalar sonucu Özbey’in cesedi de zanlının itiraf ettiği Kentteki Atış Poligonu’nda bulundu.

18 yıl önce de aynı suçtan hüküm giydi
Son 2 cinayet ve gasp suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilen B.Ç.’nin yaklaşık 18 yıl önce de gasp maksadıyla M.G. isimli bir kadını kaçırdığı, daha sonra bu kadını da bıçaklayarak öldürdüğü, bu yüzden hüküm giydiği ve cezaevinden yeni çıktığı öğrenildi.(www.ajans32.com)

Uyanık Girişimci, 30 Yıldır Geçimini böyle sağlıyor

kar ile ilgili görsel sonucu

Antalyalılar, kavuran sıcaklarda, yüksek kesimlerdeki mağaralardan çıkarılan, pekmez ya da meyve şurubuyla hazırlanan “karlama” ile serinliyor. Eylül ayının girmesine rağmen sıcakların bunalttığı Antalyalılar Torosların derin kar obruklarından çıkarılan karların üzerine dökülen pekmez ya da meyve şurubuyla serinliyorlar.

30 YILDIR BU İŞİ YAPIYOR

Gündoğmuş ilçesine bağlı 2 bin metre rakımlı yaylalarda bulunan derin kar obruklarından kar getirerek Antalya’da pazarlarda karlama yaparak satan pazarcı Mustafa Özer, 30 yıldır bu işi yaptığını söyledi.

“KAR ÇIKARMAK HEM ZOR HEM TEHLİKELİ”

Toroslarda 2 bin metre rakımlı Gündoğmuş yaylalarında 4-5 tane kar obruklarında hiç karın bitmediğini ve buralarda kar üzerine kar yağdığını, uçsuz bucaksız obruklardan çuvallarla kar çıkardıklarını anlatan Özer, “Obruktan kar çıkarmak hem zor hem çok tehlikeli. Bu mağaralarda ne kadar kar var bilinmez. Ama mağaranın sonunun olmadığı söyleniyor. Bu kar obruklarında karın bittiğini hiç görmedim” dedi.

“HER GELDİĞİMİZDE 2 TONA YAKIN KAR GÖTÜRÜYORUZ”

 

Haftada yaklaşık 2 ton kar çıkarıyorum. Kendim pazarcıyım. Her hafta yaylaya çıkarak obruklardan kar çıkarıyorum. Soğutuculu kamyonetle Antalya’ya getiriyorum. Sattıkça tekrar Gündoğmuş’un yaylalarına giderek her hafta yenisini satıyorum. Yaz aylarında sürekli kar obruklarından getirmiş olduğum karları karlama yaparak kar satıyorum.”

“KASESİNİ 2 LİRA 50 KURUŞA SATIYORUM”

Dağlardan kar toplayan ve daha sonra Antalya’da semt pazarlarına götürerek karlama yaparak satan Mustafa Özer, şöyle devam etti: “30 yıldır yaz aylarında Torosların derin kar obruklarından kar getirerek satıyorum. 30 yıldır Topladığım karları Antalya’ya getirerek pazarlarda satıyorum. Haftanın her günü kurulan semt pazarlarında karlama satıyorum. Meyve suyu ile karıştırdığım karın kasesini 2 liraya, pekmezli karlamanın kasesini ise 2 lira 50 kuruşa satıyorum. Tadını bilen yerli halk her hafta gelerek benden karlama alıyor.”

MÜŞTERİLERİ MEMNUN

Antalya’da Çakırlar pazarında Eylül ayında karlama yemenin çok zevkli olduğunu söyleyen Hatice Çelik, “Eylül ayında Antalya’da halen devam eden sıcak havada bu karı görmek, yemek harika bir şey. Pekmezli karlama yemek bu mevsimde çok güzel bir olay” diye konuştu.

TOROSLARIN LEZZETTİ ÇOK GÜZEL

Çakırlar pazarında karlama alarak yiyen Tugay Çatlı ise Antalya’nın bu sıcağında Toroslardan 2 bin rakımlı yerlerden çıkartılan bu karın pekmezle karıştırıp yemenin güzel bir olay olduğunu belirterek, “Bu mevsimde karlama yemek muhteşem bir olay. Çok hoşumuza gitti. Torosların lezzeti çok güzel”

Editörrün Notu;

Sütçüler’imizde eskiden yaz aylarında cuma günleri Sarımehmetler Köylüleri dağdan getirdikleri karı pekmezle karıştırarak pazarda satarlardı.Çok da güzel olurdu.Kesin bilmemekle birlikte artık pazarımızda kar karması da satılmıyor.

Kaynak: www.mathaber.com Editör: Melike SÖNMEZ

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..(SÜTÇÜLER’İMİZ DE ANTALYA’YA )

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

İlhan Şimşek

Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                               Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.(www.egirdirakingazetesi.com)

Editörün Notu;

Yukarıdaki yazının yazarı İlhan Şimşek güzelim Eğirdir’inhizmet alamadığından yakınarak ilçenin KONYA’ya bağlanmasını önermektedir.

Aynı durumda olan ve mermercilerce de talan edilen SÜTÇÜLER’imizde ANTALYA’ya bağlansın. Belki o zaman bahtı açılır.Elinden bir tutan sorunları bir dinleyen ve de çözen olur.

Ne dersiniz.?

 

Tıbbi Sülükler Projesi Eğirdir’de Başladı

ProjeniTıbbi Sülükler Projesi Eğirdir'de Başladın ilk ayagı bir hafta sürecek. Bu süreçte sülük tanıtımı üretimi ve alternatif tıpta kullanımı görülecek.

Toplantıya Eğirdir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet ARMUTOĞLU, Okul Müdürü Hüseyin Hüsres BÜYÜKDOĞAÇ ve SAREM Yetkilileri katıldı.

TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

KORUYUCU TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
1- Kanın pıhtılaşmasını önleyici doğal salgılarından dolayı kalp krizinde önleyici olarak kullanılır.
2-Beyin kanamalarında
3-Alzheimer hastalığında
4-Parkinson hastalığında
5-Bağışıklık sistemini güçlendirmek için koruyucu olarak kullanılmaktadır.

TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
Genel olarak varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda,artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.Özellikle felç geçiren hastaların düzelme döneminde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.(www.egirdirses.com)

 

SÜSSLÜ KADINLAR PEDAL ÇEVİRDİ

Isparta’da rengarenk süsledikleri bisikletleriyle belediye binası önünde toplanan çok sayıda kadın, şarkılar eşliğinde 3 kilometre yol kat etti.

Mimar Sinan Caddesi’nde başlayan turda kadınlar, farkındalık oluşturmak adına Demirköprü mevkisine kadar pedal çevirdiler. Süslü kadınların bisiklet etkinliğine çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdiler.

Bisiklet turu sonrasında bir araya gelip şarkılar söyleyip eğlenen kadınlar, daha sonra etkinliği tamamlayarak ayrıldılar.

Isparta’daki bisiklet turunu düzenleyenlerden Fatma Yuyucuoğlu, turu, gönüllü kadınların organize ettiğini ve bisikletin kent yaşamının bir parçası olduğunu kaydederek, “Trafikte bisikletlilere saygı istiyoruz. Isparta’da bisiklete binen kadınlar olarak motorlu taşıtların olmadığı yollarda bisiklete binmenin ne kadar keyifli olduğunu göstermek için buradayız” dedi.www.ajans32.com)

Isparta’da rengarenk süsledikleri bisikletleriyle belediye binası önünde toplanan çok sayıda kadın, şarkılar eşliğinde 3 kilometre yol kat etti.

Mimar Sinan Caddesi’nde başlayan turda kadınlar, farkındalık oluşturmak adına Demirköprü mevkisine kadar pedal çevirdiler. Süslü kadınların bisiklet etkinliğine çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdiler.

Bisiklet turu sonrasında bir araya gelip şarkılar söyleyip eğlenen kadınlar, daha sonra etkinliği tamamlayarak ayrıldılar.

Isparta’daki bisiklet turunu düzenleyenlerden Fatma Yuyucuoğlu, turu, gönüllü kadınların organize ettiğini ve bisikletin kent yaşamının bir parçası olduğunu kaydederek, “Trafikte bisikletlilere saygı istiyoruz. Isparta’da bisiklete binen kadınlar olarak motorlu taşıtların olmadığı yollarda bisiklete binmenin ne kadar keyifli olduğunu göstermek için buradayız” dedi.www.ajans32.com)

Rekolte Güldürüyor Pazar Düşündürüyor

Bu yıl 650 bin ton rekolte beklenen elmada her yıl yaşanan pazar sorunu yine gündemde. Çiftçi, satacak pazar olmaması nedeniyle sıkıntılı. Pazar sorununun temeli ise Suriye meselesi. Üreticiler şimdiden, elmayı nasıl pazarlayacaklarını düşünüyor. 

Yıllık ortalama 600 bin ton elma üretimi ile Türkiye’nin en fazla elma üreten ili olan ve ülke genelindeki elma üretiminin beşte birini karşılayan Isparta’da Elma sezonu başladı. Hasat, yaklaşık 2 ay sürecek. 

Bu yıl elmada yaşanan rekolte artışı nedeniyle çiftçilerin yüzü gülerken; bu kez de pazarlama sorunları boyunları büktü. Üreticiler özellikle geçen yıllarda elmaların tam olgunlaştığı zamanlarda yaşadığı olumsuz hava şartlarından bu yıl kurtuldu. Bu kurtuluş elmada rekoltenin artmasına da neden oldu. Ancak bu kez üreticiler için üzücü bir durum ortaya çıktı. Zira, üreticiler şimdi de tüccar bulamıyor. Özellikle şehirde en fazla elma üreten bölge olan Gelendost ve Eğirdir bölgesinde elma hasat dönemi başlamasına rağmen henüz tüccar gelmemesi üreticileri korkutmaya başladı. Üreticiler Suriye ile yaşanan sorunlar nedeniyle elmasını satacak pazar bulamadıkları için sıkıntı yaşayacak.(www.ajans32.com)

M U T L U L U K L A R

Fatma ve Adnan  Doğankaya’nın kızları ÖZGE DOĞANKAYA 22.Eylül.2018 tarihinde İstanbul Taksim Garden’de yapılan düğün töreni ile Nazım Önal ile evlenmiştir.

Genç çiftleri kutlar ömür boyu mutluluklar dileriz.

Antalya ve Muğla’da biri banka müdürü toplam 4 çalışan milyonlarla ortadan koyboldu. Son olarak Alanya’dan bir banka müdürü ile bayan çalışanın 100 milyonla ortadan kaybolduğu iddiası ilçeyi karıştırdı.

Bir devlet bankasının Antalya’nın hal şubesi geçtiğimiz günlerde çalışan tarafından 15 milyon lira dolandırılmıştı. O.T adlı banka çalışanı müşterilerinin adına kredi çekerek paralarla ortadan kaybolmuştu.

37 yaşında olduğu öğrenilen O.T’nin Döşemealtı İlçesi Bahçeyaka Mahallesi’nde oturan eşinin de şoke olduğu 1.5 yaşındaki çocuğu ile yakınlarının yanına yerleştiği öğrenildi. Oturduğu sitedeki dairenin mülk sahibi olan bankacı O.T’nin eşi ise bir kreşin sahibi…

Bu olayı duyan site sakinleri ise şaşkın… Bir site sakini, ‘O.T banka soyacak, dolandırıcılık yapacak biri değildi. Mutlaka birileri onu yönlendirdi, kandırdı’ dedi.

ALANYA’YI ŞOKE EDEN VURGUN

Alanya’da da aynı devlet bankasının bu kez müdürü ve bir çalışanının 100 milyon TL ile kayıplara karıştığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, öğleden sonra  banka müdürü A. İ. ve bir kadın çalışan piyasadan 100 milyon TL para toplayarak ortadan kayboldu. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. 

Öte yandan, müdür A.İ’nin bugün öğle saatlerinde müşterileri arayarak, düşük  kurdan döviz satacağını söylediği ve müşterilerden ne kadar parası varsa getirmesini istediği iddia edildi. Alanya’dan önemli döviz bürolarından birinin 20 Milyon TL ve önemli bir ismin de 10 Milyon TL kaptırdığı ileri sürüldü. Bir başka iddiaya göre ise para miktarı 100 milyon değil 35 milyon TL…

MÜDÜRÜN KARDEŞİ GÖZALTINDA

Bu arada, banka müdürü A.İ’ye  2.2 milyon dolar, 1.5 milyon euro ve 1.5 milyon lira verdiğini söyleyen döviz bürosu sahipleriyle işadamları polise başvurdu. Olayla ilgili çalışma başlatan Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, A.İ.’nin kardeşini gözaltına aldı. A.İ.’nin 2.2 milyon dolar, 1.5 milyon euro ve 1.5 milyon lirayla kayıplara karıştığı kaydedildi.

MUĞLA’DA DA SOYGUN VAR

Marmaris ilçesinde, özel bankada çalışan A.B. (36) hakkında, müşterilerinin hesabından 2 milyon 600 bin TL kredi çekerek üçüncü kişilerin hesabına aktardığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Olayla ilgili olarak hesabına para aktarılan 3 kişi gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri adliyede serbest bırakılırken, banka personeli A.B.’nin ise kayıplara karıştığı öğrenildi.(www.gunhaber.com)

 

BURDUR’UN KALBİ

Burdur un kalbi ortaya çıktı

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık’ın uçaktan görüntülediği Burdur’daki Gölhisar Gölü, kalbe benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Patara Antik Kenti Kazıları Başkanı ve AÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Burdur Gölhisar Gölü’nü havadan görüntüledi. Gölün kalbe benzerliği fotoğraf karesine yansıdı. Fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşan Prof. Dr. Işık, “Benim uçaktan çektiğim kalp biçimli bu nefis göl, Burdur Gölhisar Gölü’dür. Yanındaki Uylupınar’da antik Kibyra’nın erken yerleşimi vardır. Kibyra örenyerini mutlaka ziyaret edin, öğrencilerimiz orada müthiş bir kazı çalışması yapıyor” dedi.

Fotoğraf, sosyal medyada çok sayıda beğeni aldı.(www.gunhaber.com)

 

KARPUZ FESTİVALİ

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum İşadamı Şevket Demirel’in başlattığı ve her yıl yapılan Karpuz Festivali bu yıl da düzenlendi.

Düzenlenen festivale çok sayıda davetli katılırken, Vali Şehmus Günaydın, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Ak Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ve ailesi, Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve ailesi İl Genel Meclisi Başkanı Ali Bolat ve ailesi daire müdürleri festival karpuzlarını kesti.

(Kaynak;Haber32 – )

KARA TREN GELMEZ Mİ OLA ?

Karayollarının henüz gelişmediği yıllarda Ankara’dan gerek Sütçüler’imize ve gerekse İstanbul’a yolculuklar kara trenle yapılırdı ve yolcuları  uğurlamak için de (Ankara’da ) büyük istasyona yani gara kadar gelinirdi.

Bu fotoğrafta öyle bir uğurlamayı gösteriyor.

Yolculuk İstanbul’a

Soldan 2.kişi Veli Doğankaya yanındaki Haan Ali Doğankaya,2.sıranın başındaki Ziya Altıntaş yanındaki Süleyman Doğankaya yanındaki avukat Hakkı Özsüt ve trenini kapısındaki uğurlanan kişi de hakim Necati Turan’dır.

Bu vesile ile vefat eden yakınlarımız ile diğer hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

DİNARLI MİLYONER KİM ?

22.09.2018 tarihli 1151 numaralı sayısal loto çekiliş sonucuna göre ülke genelinde 6’yı Dinar’dan bir kişi bildi.

2 Milyon 518 Bin 355 TL’nin sahibi olan şimdilik kim olduğu bilinmeyen Dinarlı milyoner büyük bir servetin sahibi oldu.

Bu haftaki çekilişte 5 bilen 124 kişi 5 Bin 696 TL’nin sahibi oldular.(www.ajans32.com)

 

Domates Üreticisinin Fiyat Tepkisi

 

Isparta’da domates üreticileri, dolar bahane edilerek 3 liraya toptan sattıkları domatesin marketlerde 9-10 liraya satışına tepki gösterdi. Üreticiler, girdileri oluşturulan ürünlerin devlet tarafından denetim altına alınmasını istiyor. 

Isparta merkeze bağlı Deregüme Köyü’nde ürettikleri domatesi Ortadoğu ve yurt dışında birçok farklı ülke ile iç piyasaya satan üreticiler, kendilerinden 3 liraya çıkan domatesin 10 liraya satışına tepki gösterdi. 

Domates üreticisinin aracılar kadar kazanç elde edemediğinden yakınan üreticiler, devletin bu konuda bir çalışma yapmasını istediler. Üretimdeki girdi maliyetlerinin son dönemde doların yükselişinin bahane edilerek yüzde 300 oranlarına varan düzeyde artışının da anormal olduğuna dikkat çeken üreticiler, devletin yalnızca gıda tüketimi değil üretimde kullanılan girdi fiyatlarını da incelemesi talebinde bulunuyor. (www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Merhum Mutafoğlu Osman Bayar eşi Hafız Hakkı kızı YURDAGÜL BAYAR etmiştir.

Cenazesi 24.09.2018 Pazartesi günü öğle  namazını takiben Sütçüler’imiz Seferağa Camii’nden  kaldırılacaktır.

Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

İrtibat; Kayınbiraderi  Turgut Bayar 0531 218 29 31

 OĞLU Hakkı Bayar 0544 216 36 28

BUNDAN TAM 45 YIL ÖNCEKİ ÇOK ELİM BADAP TRAFİK KAZASI

Badap Kamyon Kazası

21 Eylül 1973 Cuma. Badap’ta bir sabah. Usta olan babam Ak Hüseyin ve abim Ahmet Sütçüler’e inmek için hazırlık yapıyorlar. Abim Ahmet’in oğlu Muhammet bugün hiç susmuyor. Sürekli ağlıyor ve durduramıyoruz. Sanki olacakları sezmiş gibi. Babam alıyor kucağına torununu kokluyor, seviyor. Sanki son kez sever gibi…

Damat gelini, oğlu Dursun’a yalvarıyor bu sabah. “Oğlum, içimde bir sıkıntı var. Bu hafta Sütçüler’e gitmesen olmaz mı? Hem hanımında gebe.”Dursun, “için ferah tut ana bu hafta gitmem lazım.”diye ısrar ediyor. Ana yüreği bu kıramıyor ilk göz ağrısı oğlunun ısrarını…

Dana Yusuf’un evinde de bir değişiklik var bugün. Dana Yusuf oğlu Osman’ın kendisine aldığı yeni takım elbiselerini giyiyor. Bugün Cuma yeni takım elbiselerini ilk kez giyip çıkıyor evden. Her zamanki gibi yine şen şakrak…

Badap’ta olan biteni uzaktan bir köşeden izliyorum. Sütçüler’e gidecek olanlar toplanıyor köy meydanında, kahvenin önünde. Bir kamyon, bütün herkes doluşuveriyor kamyonun kasasına. Saydım, tam otuz beş kişi var kamyonda. Hepsi şen şakrak sohbet ediyorlar. Nereden bilsinler biraz ilerde ecelleri var.

Kamyon hareket ediyor. Yavaş yavaş ayrılıyor Badap’tan. İçimde tarifsiz bir acı var. Kelimeler kifayetsiz kalıyor yüreğimdeki sızı karşısında. Babam kayıp gidiyor gözlerimin önünden… Ama çocukluk işte devam ediyoruz çelik çomak oyununa. Koca karılar yün eğiriyor, analar bağda, gelinlik kızlar halı dokuyor. Herkes işin gücün peşinde.

Belen’e doğru yaklaşıldığında aniden kamyonun freni boşalıveriyor. Az ilerde dut ağacına çarparak ancak durabiliyor kamyon. Çarpmanın etkisiyle herkes fırlıyor bir kenara. Kimisi dut ağacında asılı, kimisi metrelerce ötede. Dut ağacı yakınlarında oyun oynayan bir çocuk var. Kamyonun çarpmasıyla paramparça oluyor altında. Vücudunun parçalarını metrelerce öteden topladılar. Babaannesi de torunu korumak için atlıyor kamyonun altına. Onun da cenazesi çıkıyor hurda yığınının ısparta sütçüler badap köyü ile ilgili görsel sonucualtından.

Badap’ta bir feryat bir figan kopuyor. Kazayı duyan köy halkı, bağı, dokunan halıyı, işi gücü bırakıp Belen’e doğru koşmaya başladı. Ağlıyor, çığlık atıyor, feryat ediyorlar…

Kaza yerine varan Damat gelini, oğlu Dursun’u görüveriyor. Başını kucaklıyor “ah kuzum bu yara mı seni benden ayıran?” diyor. Dursun başından yara almış ve tüm beyni o yaradan boşalıvermiş. Oracıkta kavuşmuş Rabbi’ne. Hanımı Dursun’un yavrusuna hamile. Dursun’un kızı Havva kadar yetim kaldık. O babasız, biz amcasız, dayısız, abisiz ve candan can koparcasına evlatsız kaldık.

Dana Yusuf’un oğlu Osman’da geldi kaza yerine. Babasını kendisinin aldığı takım elbise içinde gördü. Yetim kalmıştı, hıçkırıklara boğuldu. Babası kendisinin aldığı takım elbiseler içinde oracıkta can vermişti. Dünyayı yıksa yine de acısı dinmezdi. Dana Yusuf’un oğlu Osman kadar yetim kaldık. Köyün en neşeli, en sevilen insanlarından biriydi. Evlerinin direği babaları yoktu artık.

Ak Hüseyin oğlu Ahmet ile beraber can vermişti. Annem evinin direği, tüten bacasının dumanı Hüseyin’ini ahretliğini kaybetmişti. Nasıl dayansın bu can? Evladı ilk göz ağrısı Ahmet’ini de kaybetmişti. Abimin oğlu Muhammet kadar yetim kaldık. Babamız yoktu, abimiz yoktu artık! Kamyonda annemin iki abisi Osman ve Arif dayımda vardı. Annem hem iki abisini, hem kocasını, hem de evladını kaybetmişti. Osman dayımın, Arif dayımın çocukları kadar yetim kaldık.

Kazanın üzerinden otuz beş yıl geçti. Ak Hüseyin’in torunu oldu, Dana Yusuf’un torunu oldu, Osman ve Arif dayılarımın da torunları oldu. Dursun’un kızı evlendi yuva kurdu. Ahmet’in oğlu Muhammet çoluk çocuğa karıştı. Her bayram dedesiz yetim kaldık. Boynumuz bükük dayısız, amcasız, abisiz, kardeşsiz, dul kaldık.

Ne kadar hatırladık büyüklerimizi? Sadece yazları köye gidip mezarlıkta Fatiha hediye ederek mi sevindirdik onları? Neden bu kadar dalıp gittik gelip geçici dünya hayatına? Hangimiz hediye ettik 21 Eylül geldiğinde bir hatm-i şerif?

Biz onları kazada kaybetmiş olmamızın hikâyeleriyle büyüdük. Bizden sonrakileri de bu yetimlikle yetiştireceğiz. Değil bir otuz beş sene üzerinden iki otuz beş senede geçse dinmeyecek akan gözyaşlarımız. Dana Yusuf’u “keklik” türküsünde, Ak Hüseyin’i ustalık yaptığı evlerde, Dursun’u en sevdiği “bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır” türküsünde anacağız. Onları unutmamak ve unutturmamak için buyurun hep beraber hediye edelim bir Fatiha.

ALLAH rahmet eylesin, hepsinin mekânı cennetten bir bahçe olsun. Bu dünyada göremedik, sevemedik, ellerini öpemedik. ALLAH ahrette cennette bayramlaşmayı nasip etsin.

Yazı için Kuzenim yasemin’e Teşekkür ederim…

(Kazanın olduğu gün 21 Eylül 1973 Cuma imiş 45 yıl sonrada aynı tarih cuma gününe denk geliyor.Ecel insanları nasıl ve nerede yakalayabiliyor,

Yasırların bahçesinde hiçbir şeyden haberi olmayan olan yaşlı bir kadın ile torununun da bir anda üzerlerinde beliren kamyonun altında altında kalıp hayatlarını kaybetmeleri bu kazanın daha hazin bir yönüdür.Ayrıca bundan 45 yıl önceki şartlar özellikle iletişim sadece telefonla zorla yapılabildiği de dikkate alındığında bu kaza ancak bir-iki gazeteye birkaç punto ile haber olabilmiştir) )

(Kaynak;www.sutculerpinarkoybadap ve www.sutculerimiz.com Fotoğraf Mustafa Öztürk temsilidir.)

 

 

 

Konyaaltı Sahili, yeni adıyla Sahil Antalya Yaşam Parkı, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaz sezonu öncesi yenilendi.

Konyaaltı Sahili onlara emanet

Çalışmalar sırasında vatandaşlara kapatılan sahil, yaz sezonu öncesi açıldığında ise beğeniyle karşılandı. Yeşil görüntüsü, spor ve yaşam alanları, bisiklet yolları, modern gölgelikleri, yürüyüş yolları ile binlerce insanın akın ettiği sahildeki güvenlik tedbirleri de en üst seviyeye çıktı.

OLAYLAR AZALDI

Cemil Tonbul, Konyaaltı’nın dünyanın en güzel sahillerinden biri olduğunu belirterek, çalıştığı şirketin 5 ay önce burayı işletmeye başladığını söyledi. Vatandaşların can ve mal güvenliğini hassasiyetle koruduklarını belirten Tonbul, ekibinin önemli bir kısmında emekli özel harekat polislerinin yer aldığını kaydetti. Tonbul, “Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyoruz. Bir özel güvenlik şirketiyle de çalışıyoruz. Hem deniz, hem kara güvenliğini sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

HAFTA SONU 100 BİN KİŞİ YARARLANIYOR

Antalya Emniyet Müdürlüğü ve farklı kademelerinde görev aldığını hatırlatan Tonbul, Konyaaltı’nda eskiden istenmeyen olayların daha fazla yaşandığını söyledi. Tonbul, “Artık burayı daha güvenli hale getirdik. 5 aylık sürede sahilimizde önemli bir hadise meydana gelmedi. Özellikle hafta sonları 100 bin kişinin geldiği sahilde ufak tefek hadiseler oldu tabii ki; ama bunlara da derhal müdahale ettik” diye konuştu.(www.gunhaber.com)

AW497655_01
  – Kendisine böbreği bağışlanan kişinin Balıkesir’deki mezarını ziyaret etti 
  – Böbrek nakli yapıldıktan sonra sonra evlenen çift bağışçının mezarını ziyaret etti 
  – SDÜ Hastanesi’nde böbrek nakli yapılan Veli Ergin: 
  – “Organ bağışı ve nakli insanların sağlıklarına kavuşmasının yanı sıra böyle güçlü bağlar da kurulmasına imkan sağlıyor” 

 
– Burdur’daki diyaliz merkezinde tanıştıktan sonra Isparta’da 4 ay arayla nakil olup evlenen Ergin çifti, ailesiyle birlikte Veli Ergin’e böbreği bağışlanan Zahit Yıldız’ın Balıkesir’deki kabrini ziyaret etti.   
  Isparta’da 5 yıldır diyalize girdiği merkezin FETÖ soruşturması kapsamında kapanması sonucu Burdur’daki başka bir diyaliz merkezine sevk edilen Meltem Alkız, orada tanıştığı Veli Ergin ile nişanlandı. Birlikte kadavradan böbrek nakli için Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde Organ Nakil Merkezi’ne kayıt yaptıran çiftten önce Meltem Alkız, 4 ay sonra Veli Ergin böbrek nakli oldu. Çift, 1 yıl sonra 2018 yılı Ağustos ayında hayatlarını birleştirerek dünya evine girdi. Gelinlik ve damatlıklarıyla SDÜ Tıp Fakültesi’nde nakil sırasında kaldıkları hastane odasını ziyaret eden Ergin çifti bu kez, farklı bir ahde vefa örneği daha sergiledi. 
  Kendilerine Zahit Yıldız’ın böbreğini bağış yapan Yıldız ailesini düğünlerine de davet eden Ergin çifti, düğünleri sonrasında merhumun kabrini ziyaret ederek dua etti. 
  2017 yılı Temmuz ayında Zahit Yıldız’ın ailesi tarafından bağışlanan böbreğin, sırada bekleyen Veli Ergin, nakli yapıldıktan sonra yeniden sağlığına kavuştu. 

  “Organ bağışı ve nakliyle kurulan güçlü bağ” 
  Geçen Ağustos ayında evlenerek mutlu bir yuva kuran Ergin, “Bana Zahit Yıldız’ın böbreğini bağışlayan ailesi, davetimiz üzere bizim düğünümüze de katıldılar. Biz de düğünden bir süre sonra annem, babam ve eşimle birlikte Balıkesir’e giderek, merhumun kabrini ziyarette bulunarak, dua ettik. Yıldız ailesiyle aramızda güçlü bir bağ oluştu. Ailelerimiz samimiyet kurdular. Her zaman birbirimizi arayıp, hal hatır sorarız. Allah herkesi iyilerle karşılaştırsın. Organ bağışı ve nakli insanların sağlıklarına kavuşmasının yanı sıra böyle güçlü bağlar da kurulmasına imkan sağlıyor. Ben herkesi tekrar organ bağışı yapmaya davet ediyorum” dedi. (www.ispartahaber.com)

1 TL’ye Ulaşım İçin Nüfus Müdürlüğüne Akın Ettiler

Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın, öğrenci olan ve ikametini buraya aldıranların halk otobüslerindeki ulaşım ücretinin 1 TL’ye düşürüldüğü açıklamasının ardından kentte bulunan nüfus müdürlüklerinde yoğunluk oluştu.

Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde (ISUBÜ) 24 Haziran günü başlayacak olan yeni akademik yıl öncesinde kayıt ve konaklama işlemlerini tamamlayan öğrenciler ulaşım ücretindeki tasarruf için harekete geçti.

Yeni eğitim öğretim yılının başlangıcında halk otobüslerini 1 liradan kullanmak isteyen öğrenciler, ikamet kayıtlarını kente aldırmak için nüfus müdürlüklerine gitti. Öğrencilerin çoğunluğu, yeni akademik yıl öncesindeki son mesai gününü seçince, kurumda uzun kuyrukları oluştu.

Ulaşımda tasarruf etmek isteyen öğrenciler, ikamet kaydı işlemlerini yaptırdıktan sonra S.S. 18 No’lu Özel Halk Otobüsü Kooperatifi ve öğrenci Gülkent Kart’ı çıkarmak için ilgili birimlerin yolunu tuttu.(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Belen Mahallesinden Osman Ali ACARER vefat etmiştir. Merhumun Cenazesi 22 EYLÜL 2018 CUMARTESİ Günü İSTANBUL SELİMİYE CAMİI’inde ÖĞLE Namazına Müteakip kılınacak Cenaze Namazı sonrası KARACAAHMET kabristanlığında defnedilecektir.

Merhuma Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.(Mehmet Selim Müftüler)

ISPARTA ESKİ DEVLET HASTANESİ

Iısparta eski devlet hastanesi ile ilgili görsel sonucusparta’da 2017 yılında şehir hastanesinin açılmasıyla boşalan ve bir süre önce depreme dayanıksız olduğu için yıkımına karar verilen eski devlet hastanesi binası, saniyeler içinde tamamen yıkıldı. 

Isparta’da 2017 yılında devlet hastanesinin, Şehir Hastanesi’ne taşınmasıyla boşalan ve depreme dayanıksız olduğu için yıkımına karar verilen eski devlet hastanesi binası, yüklenici firma tarafından tamamen yıkıldı. İki ve üçüncü katların kirişlerinin kesilmesiyle birlikte yoğun uğraş verilen eski bina saniyeler içinde çöktü. Yıkım sonucu bölgede yoğun toz bulutu oluşurken, çevredekiler yakın mesafede bile birbirini göremediler. Yıkım sonucu oluşan toz bir süre sonra ortadan kalkınca durum tekrar normale döndü. 

Eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu alanda artık yalnızca ‘Taş Bina’ olarak anılan ve fiziki olarak Isparta Valiliği’nin eşi olduğu belirtilen tarihi yapı kaldı. 

1980 -1986 yıllarında inşa edilmişti 

Kentte sağlık açısından kadronun artması ve yeni servis ihtiyaçları ile 1980 yılında yapımına başlanıp, 1986’da tamamlanarak hizmete açılan eski Devlet Hastanesi binası, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Isparta Şubesi’nin çalışmaları ile halkın destekleriyle yapılmış ve o dönem hastaneye 250 yataklı bir blok olarak inşa edilmişti. O dönem hastanede 350 olan yatak sayısı, bu blokun inşa edilmesiyle birlikte 600’e çıkmıştı.(www.ajans32.com)

15 milyonu aldı izne ayrıldı

ANTALYA’da bir bankanın ticari kredilerine bakan O.T.’nin hayali kredilerle 15 milyon lirayı zimmetine geçirdiği öne sürüldü. Yıllık izne ayrılıp, ortadan kaybolan O.T.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Kepez ilçesi Göksü Mahallesi Toptancı Hal Kompleksi içindeki bir devlet bankasının şubesinde ticari kredilere bakan O.T., sahte belgelerle hayali kişilere 15 milyon lira kredi vermiş gibi gösterip, parayı iddiaya göre hesabına aktardı. Bir süre önce yıllık izne ayrılan O.T., ortadan kayboldu.

Şüphe üzerine yapılan ilk incelemelerde, O.T.’nin 15 milyon lirayı zimmetine geçirdiği tespit edildi. Genel müdürlük zimmetin boyutunu belirlemek üzere iki müfettiş görevlendirdi. Banka avukatları da olayla ilgili suç duyurusunda bulundu.(www.gunhaber.com)

Finike Kadınlar Plajı 60 bin kadını ağırladı

 – Antalya’nın üçüncü Kadınlar Plajı’nı 3 ayda 60 bin yerli ve yabancı ziyaret etti.   
  Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in kadınlara yapmış olduğu pozitif ayrımcılığın en güzel örneklerinden olan kadınlar plajı hizmeti büyük beğeni topluyor. 2014 yılında Sarısu Kadınlar Plajı ile Türkiye’nin ilk ve tek kadın yaşam alanını oluşturan Büyükşehir Belediyesi, ardından Alanya ve Finike’de aynı hizmeti vermeye başladı. Her türlü konforun yer aldığı 5 yıldızlı plajlar, kadınların gözdesi oldu. 
  Finike’nin en güzel koylarından 8.5 hektarlık Barbaros Hayrettin Koyu Mesire alanı doğal yapısı korunarak, kadınlara özel bir plaj haline getirildi. Antalya’nın üçüncü kadınlar plajı olan Finike Altuncan Hatun Kadınlar Plajı yaz sezonu boyunca doldu taştı. Sadece Finike merkezindeki değil, Finike kırsalı, Demre, Kumluca ve Elmalı’dan kadınlar da plaja akın etti. Plaj yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekti. (www.ispartahaber.com.tr)

BİRAZ YADIRGADIM AMA ARTIK ALIŞTIM’

 

Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tabakhanede 4 yıldır çalışan evli ve 2 çocuk annesi Gülay Ölçer (45), “İşimi severek yapıyorum. Çalışmak isteyen herkese tavsiye ederim. İnsan çalışınca huzur da buluyor” dedi.

Türkiye’nin en önemli deri üretim merkezlerinden Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan tabakhanelerde yoğun ve zorlu işlemler sonucu üretim yapılıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çağ atlayan tabakhanelerde eski usul üretimlerin yerini otomasyon sistemleri almaya başladı. Ancak derinin tekstil malzemeleri gibi standart materyal olmaması nedeniyle insan faktörü ön planda tutuluyor. Derinin yüzüldükten sonra mamul deri haline gelinceye kadarki işlemlerin yapıldığı tabakhanelerde mamul deri ayakkabı, giysi, çanta ve kemer gibi materyallerin hammaddesi olarak kullanılıyor.

‘BİRAZ YADIRGADIM AMA ARTIK ALIŞTIM’

Tabakhaneler daha çok erkeklerin çalışma alanı olarak görülürken, yaklaşık 4 yıldır bir tabakhanede çalışan 2 çocuk annesi Gülay Ölçer, kadınların da bu işi yapabileceğini gösterdi. Gülay Ölçer, işini sevdiğini ve kadınların her alanda başarılı olabileceğini söyledi. Gülay Ölçer, “2 çocuğum var. 4 yıldır bu işi yapıyorum. Eşim biraz tabakhanede çalışmıştı. Ben de başladım sonra. İlk başlarda biraz yadırgadım ama artık alıştım. Kolay geliyor. Burada deri sulayıp makineye veriyoruz. Ölçümünü yapıyoruz. Sadece deri gergisini yapmıyorum diğer bütün işleri yapıyorum. ‘Tabakhane’ deyince erkek işi gibi geliyor ama herkes istese yapabilir” dedi.

Çalışmanın güzel olduğunu kaydeden Gülay Ölçer, “İnsan her şeye alışıyor. Şu an işimden memnunum. İşimi severek yapıyorum. Çalışmak isteyen herkese tavsiye ederim. İnsan çalışınca huzur da buluyor. Tabii bu işi herkes yapamıyor. Ağırlığı da var. Mesela deriyi aşağıya indiriyoruz. Arabaya yüklüyoruz. Zorlukları da var. Her kadın yapamıyor. Tabakhanede çalışan birkaç kadın daha var ama benim kadar zor iş yapmıyorlar” diye konuştu.

Kaynak wwwmathaber.com: Editör: Melike SÖNMEZ

 

 

YÖK ‘Öncelikli Alan’ Programı kapsamında SDÜ’de 97 bilim insanı yetişiyor

Yükseköğretim Kurulu’nun ”Geleceğin Türkiyesi için Güçlü Nesiller Yetiştirme Projesi” kapsamında başlattığı ‘Öncelikli Alan Doktora Burs Programı’ devam ediyor. SDÜ’de açılan 4 çağrıda YÖK’ün belirlediği ’37 Öncelikli Alan’da 97 doktora öğrencisine burs veriliyor.

 -37 ‘Öncelikli Alan’ 97 YÖK Doktora Bursu Yükseköğretim Kurulu, Türkiye’de ilk kez belirlenen ”Öncelikli Alanlar ve Geleceğin Meslekleri” üzerine yoğunlaşmıştı. Proje tematik alanları ve disiplinler arası çalışmaları öne çıkaran YÖK, Türkiye’nin gelecek 10 yılda ihtiyaç duyacağı 100 ‘Öncelikli Alan’ tespit etmişti.

YÖK bu bağlamda 2.000 doktora öğrencisine burs programı açmıştı. ”Geleceğin Türkiyesi için Güçlü Nesiller Yetiştirme” başlıklı YÖK 100/2000 Öncelikli Alan Doktora Bursu Süleyman Demirel Üniversitesi’nde de etkin şekilde yürütülüyor. Zira 2018- 2019 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi için SDÜ’de 8 öncelikli alanda 32 doktora öğrencisine burs sağlandı. İlki 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi’nde başlatılan 100/2000 YÖK Doktora Bursu ile SDÜ’de 37 başlıkta 97 biliminsanı yetişiyor.(www.haber32.com)

Böyle belediye başkanları da var

Bir tarafta koltuğuna yapışıp asla bırakmayı aklının ucuna bile getirmeyenler diğer tarafta da genç yaşı ve başarılı çalışmalarına rağmen ‘yeter’ deyip bırakmaya karar verenler…

AK Parti’nin en başarılı belediye başkanları arasında gösterilen Güneykent Belediye Başkanı Petrol Mühendisi Fahrettin Gözgün, 3 dönem sonunda aday olmayacağını açıkladı. 31 Mart yerel seçimleri için Güneykent Belediye Başkanlığı’na aday olmadığını açıklayan Gözgün, siyasetçilere ders verir nitelikte bir söz söyledi: Siyaset yeri ve zamanı geldiğinde ‘eyvallah’ deme erdemini gösterebilmektir. Gözgün, şu açıklamayı yaptı(www.haber32.com)

ÇED Yönetmeliğine Göre Karar Verilecek

Sütçüler Yeniköy’deki ardıç ormanını tehdit eden ikinci mermer ocağı başvurusuyla ilgili “Mermer Ocağı İçin 3 Bin Ardıç Ağacı Kesilecek” haberi ile ilgili açıklama yapan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü “İlgili kurumlardan, faaliyetle ilgili görüşler alındıktan sonra, ÇED Yönetmeliğine göre karar verilecektir” dedi.

Sütçüler Yeniköy’deki ardıç ormanını tehdit eden ikinci mermer ocağı başvurusuyla ilgili haberimizin ardından bir açıklama yapan Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 201800370 (ER:3365695) Ruhsat Numaralı Sahada, Musa Eyigün adlı girişimci tarafından açılıp işletilmesi planlanan mermer ocağı için hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası olarak anılan ÇED dosyasının ilgili uzman tarafından incelendiğini ve format açısından ‘uygun’ bulunarak ÇED sürecinin başladığını belirtti.

‘İLGİLİ KURUMLARDAN GÖRÜŞ ALINACAK’
Projeyle ilgili ÇED sürecinin bundan sonraki aşamasında, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ 18. Bölge Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi (Ruhsat Ve Denetim Müdürlüğü) ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün görüşlerinin alınacağına işaret edilen açıklamada, şöyle denildi:

‘İZİN VE RUHSAT VERMEDİK’
“İlgili kurumlardan, faaliyetle ilgili görüşler alındıktan sonra, ÇED Yönetmeliğine göre karar verilecektir. Kurumlardan herhangi birinin olumsuz görüş bildirilmesi durumunda proje ile ilgili bir karar verilmeden iade edilecektir. Bazı basın ve internet sitelerinde yer alan ‘Ardıç ormanının kalbine hançer’, ‘3 bin ardıç ağacı kesilecek’ gibi başlıklarla yayımlanan yazılarda, ‘Yöre halkının bütün tepkilerine karşın, Yeniköy’deki ardıç ormanlarında yeni bir mermer ocağına daha izin veridi’ ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Müdürlüğümüz tarafından herhangi bir izin veya ruhsat verilmemiştir. Kamuoyuna saygıyla arz olunur.” (www.ajans3.com)

Burada muhtarlarımız  ile birlikte  ilimizin ve ilçemizin siyasi yöneticilerine çok iş düşmektedir.

Kamuoyu oluşturan hemşehrilerimize de  teşekkür ediyoruz.

Dünyanın en güzel elmalarının yetiştirildiği, Elma’nın Başkenti Eğirdir’de elma hasadına başlandı.

Elma hasadına başlanılmasıyla, elma bahçelerinde ve soğukhava depolarında yoğun bir hareketlilik gözlenirken, Eğirdir bölgesinde elma kalitesinin yüksek olmasının, elma üreticilerinin yüzünü güldüreceği ve elma fiyatlarının halen bahçelerde 1 lira 60 kuruş ila 1 lira 90 kuruş arasında değiştiği ifade edildi.

Eğirdir’de yaklaşık 55 bin dekar arazide yapılan elma üretiminde bu yıl 300 bin tonun üzerinde rekolte beklenmekte olduğunu belirten Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Uğur Turgut, halihazırda 25 adet özel soğukhava deposu, 10 adet de Kalkınma Kooperatiflerine ait olmak üzere Eğirdir ve köylerinde toplam 35 adet soğukhava deposunun bulunduğunu, bunların halihazırda tam kapasite ile doluluk oranına ulaştığını ve yetiştirilen elmalarda herhangi bir kalite, hastalık ve zararlı sorununun olmadığını belirtti.

Eğirdir’deki elma hasadına, dönem olarak çeşitlere göre değişmekle beraber, 15 Eylül’de Scarlet Spur çeşidiyle başlandığını ve yaklaşık kasım ayının ortalarında Pink Lady çeşidiyle sonlandığını sözlerine ekleyen Uğur Turgut, hasat döneminin tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

(AKIN GAZETESİ)

 

21 Eylül Cuma saat 11’de Kapalı Yol’da buluşalım…

Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evleri üyesi 200 kıdemli kent sakini 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde Kapalı Yol’da ‘Erik Dalı’ oynayacak. Son dönemin en popüler oyun havası için yaklaşık 3 aydır hafta 3 gün 6’şar saat çalışan kıdemli kent sakinleri saat 11.00’de havuzlu meydanda olacak.

Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evlerinde, yaklaşık 3 ay önce başlayan 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü heyecanında sona gelindi. Yaşları 60 ile 89 arasında değişen 200 kıdemli kent sakini, 21 Eylül Cuma saat 11.00’de Kapalı Yol’da havuzun bulunduğu meydanda son dönemin popüler oyun havası Erik Dalı oynayacak.

Yaşlı evlerinin 60 yaş ve üzeri Muratpaşa sakinlerine üyelik sistemiyle hizmet verirken bu çalışmalarının Muratpaşa’yı Dünya Sağlık Örgütü Yaşlı Dostu Kentler ve Toplumlar Ağı üyeliğine taşıdığını dile getiren Başkan Uysal, şöyle konuştu:

“Çağın hastalığı Alzheimer’ı ötelemek, rehabilite etmek ve uzakta tutmak için yaşlı evleriyle başlayan çalışmalar Türkiye Alzheimer Derneği’yle düzenlenen seri panel ve konferanslarla devam ederken Alzheimer hastalarının yakınlarına uzman desteği sağlayan Alzheimer Danışma Hattı da çalışmalara eklendi. 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde ise kıdemli kent sakinlerimiz yaklaşık 3 aydır hummalı bir hazırlık yürüttü. Yaz mevsiminde haftada 3 gün 6’şar saat çalıştılar. Kapalı Yol’da gerçekleştirilecek etkinliğin çok farklı olacağına inanıyorum.”

Muratpaşa Belediyesi’nin 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü etkinlikleri akşam ise yaşlı evleri üyeleri Turgut Özakman’nın 2 perdelik müzikal komedisi ‘Fehim Paşa Konağı’nı sahneleyecek. Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda saat 19.00’da başlayacak tiyatro ücretsiz olarak izlenebilecek.(www.gunhaber.com)

 

SÜSLÜ KADINLAR BİSİKLET TURU

2013 yılında İzmir’de Dünya Otomobilsiz Kentler Günü’nde ilk kez yapılan Süslü Kadınlar Bisiklet Turu, bu yıl altıncı kez 23 Eylül Pazar günü 60’dan fazla şehirde eş zamanlı olarak yapılacaktır.

Süslü Kadınlar Bisiklet Turu bir farkındalık etkinliğidir; bisiklet sürüşü belediyenin ve bakanlığın dikkatini çekmek için “süslü” olarak yapılmaktadır.  Bisikletle güvenli bir şekilde ulaşımını sağlamak isteyen kadınların bisiklet yolları ve hizmetleri talebini eğlenceli bir şekilde iletmesidir./Alıntıdır)

Bakın Isparta Dışarıdan Nasıl Görünüyo

(Lütfen tamamını okuyunuz.)

Denizli de yerel haber siteleri arasında yer alan d20haber.com yazarlarından, Buldan KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Başkanı Meryem Salman, yayınladığı köşe yazısında Isparta’dan söz etti.

Salman; Gül, Lavanta ve Üzüm başlıklı yazısında Isparta’nın önemli değerlerine işaret etti.

İşte O Yazı;Gül, Lavanta ve Üzüm

Biliyorum şimdi bu üç kelimenin birbiri ile ne ilişkisi var diye soracaksınız ama bence üçü de aynı amaca hizmet ediyor.

Bildiğiniz gibi tatil denilince akla artık, sadece deniz, kum, güneş ve sahil kenarlarındaki yerler gelmiyor, şimdi her kesimden insan doğayla baş başa kalabileceği, kalabalıklardan uzakta alternatif yerlere ilgi gösteriyor. İşte bu nedenle kırsal turizm son zamanlarda popüler hale geldi. Ülkemiz kırsal turizm alanında müthiş bir potansiyele sahip, ancak gidilecek uzun bir yol olduğunu söylemek de gerekli.

Son dönemlerde bu konuda başarılı örneklerden üçünü ziyaret etme şansını yakaladım ve bu deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan ilki 2082 nüfuslu Güneykent kasabası. Isparta’nın Gönen ilçesine bağlı bu şirin kasaba merkeze 40 kilometre mesafede ve gül kokularıyla tanınıyor. 2016 yılında 40’tan fazla kadın tarafından kurulmuş olan Gülderen Kadınlar Kooperatifi ile kasabaya kadın eli değmiş.

Kasabayı traktörlerin arkasına takılı gezi römorkları geziyorsunuz, bu römorkların kasabanın simgesi haline gelen gül resimleri ile bezeli olduğunu siz de tahmin etmişsinizdir. Geziye klasik usullerle gül yapraklarından yağı çıkarılan Gülhaneyi ve İmbikhaneyi ziyaret etmekle başlıyorsunuz ve kendinizi Güney Fransa’nın lavanta tarlaları ve parfüm müzesi ile ünlü Grasse kentinde hissediyorsunuz.

Daha sonra geziye Kadın Kooperatifi tarafından yönetilen atölyeleri gezerek devam ediyorsunuz. Kadınlar atıl eşyalardan yöresel bebekler, çamaşır makinesi kapaklarından saatler, birkaçı kırılıp takımı bozulan fincanlardan süs eşyaları yapıyor ve kendilerine tahsis edilen binada bu ürünlerin yanında, halı atölyesinde doku halıları, iğne oyasından yaptıkları ürünleri de satıyorlar.

Gül kokulu kentte kooperatifle birlikte gül’e dair her şey var, gül evi, gül yolu ve bir müze; adı ise “GÜZE”… Bölgede, yaklaşık 7 yıl önce, yaşayanların kendilerinin de pek inanmadıkları bir gül turizmi başlamış. Haziran ayı içerisinde bir de “Gül Hasat Festivali” düzenleniyor. gittiğimizde gül mevsimi çoktan bitmişti ama her karesinde gül veya gülü hatırlatan bir çok şey görüyorsunuz.

İkinci anlatmak istediğim yer ise lavanta Kokulu Köy ;
Isparta’nın Keçiborlu ilçesi Kuyucak Köyü. 296 nüfuslu köyün kaderi “Gelecek Turizmde” projesi ile değişmiş görünüyor. Bu köye de kadın eli değmiş. Lavanta kokulu Köy Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kuran kadınlar sizi karşılıyor. Eski okul binası kooperatif binası olmuş ve kendi elleriyle özel yaptırdıkları uzun kuzinede odun ateşinde yaptıkları yemekleri ikram ediyorlar, benim en beğendiğim lezzet, yıllar önce İtalya’nın Sardunya adasında yediğime benzer, bildiğimiz yufkanın sulanmamış halinde Lavanta kokulu Kadın Girişimcilerin lavantalı kıtır yufkası.

Geziye lavanta tarlasında lavanta toplayarak başlıyorsunuz. Sonra bu lavantaları uzun kalburdan geçiriyorsunuz. Son olarak da elediğiniz lavantaları küçük keselere koyuyorsunuz. Resmi rakamları bilmiyorum ama orada verilen bilgiye göre en son ziyaretçi sayısı 254.000 civarında ve köyde 30 evde, ev pansiyonculuğu yapılıyormuş. Kooperatif üyelerinden birinin eşi olan ve misafirleri 20 TL ye lavanta tarlasına taşıyan bir köy sakininden aldığım bilgiye göre artık cepleri para görüyormuş. Eğer şehir hayatından sıkılıp, bunaldıysanız lavanta çiçekleri açtığında bu köyü ziyaret etmenizin zamanı gelmiş demektir.(www.ajans32.com)

Editörün Notu;

SÜTÇÜLER’imizin  Yukarıdan belirtilen Gülün başkenti olarak söylenen GÜNEYKENT ile Lavanta kokulu köy olarak söylenen KUYUCAK’a göre güzelliklerini saymakla bitmez.Ama gelin görün ki …kıymetini bilemiyoruz,ve bu güzellikleri de başkaları ile paylaşamıyoruz

ONLAR TÜRK ASKERİYDİLER ..

KORE SAVAŞLARI

“Onlar Türk askeriydiler. Onlara karşılarındaki askerlerin düşman olduğu söylenmişti. Çok uzaklarda ve çoğunun isimlerini bile belki de ilk defa duydukları bir ülkedeydiler. Öyle de olsa, ülkenin menfaati için, düşman olarak gösterilen askerlerle çarpışacaklardı. Ülkenin siyasi geleceği, onların göstereceği kahramanlığa bağlıydı. Onlara öyle anlatılmıştı. … Sonuçta, onlar Kore’de savaştılar, öldüler, kahramanca mücadele ettiler. Ve başardılar.” Bülent Rusçuklu

25 Haziran 1950 tarihinde komünist Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye başlattığı taarruzlar karşısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik  kararı almıştır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa ülkenin silahlı kuvvetleri ülke hudutları dışında bir ihtilaf için asker gönderme kararı almış Eylül ayı sonlarında İskenderun’dan hareket ederek 17-19 Ekimde Kore’ye ayak basmıştır.

Kore Savaşına 1, 2, 3 ve 4 üncü Türk Tugayları katılmıştır. Savaşa fiilen katılan Türk Askerinin sayısı yaklaşık 23.000’dir. Kore Savaşında 734 askerimiz şehit olmuş 2147’si yaralanmıştır. 234 askerimiz esir düşmüş, 175 askerimiz ise kayıp olmuştur. Kore’ye giden askerlerimizden 25 Eylül 1950 – 27 Temmuz 1953 tarihleri arasında savaşa iştirak edenler 1005 sayılı Kanunla gazi unvanını almışlardır.

Birliğimiz Eylül ayı sonlarında İskenderun’dan hareket ederek 17-19 Ekim’de Kore’ye ayak basmıştır.

(Kore’ye gidecek askeri birlikler büyük bir törenle halk tarafından yolcu edilirdi. Trenle yapılan bu yolculukta halk tren istasyonlarında da toplanarak askerlere sevgi gösterisinde bulunurlar ve onları uğurlanırdı.

O tarihlerde  ben de halamla birlikte Ankara Cebeci tren istasyonuna giderek halkla birlikte Kore’ye giden askerlerimizi uğurlamıştım.

Bu vesile ile 19 Eylül “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından ‘Gazilik’ unvanı ile ‘Mareşallık’ rütbesinin verilmesinin 97. yılını ve cennet vatanımız, bayrağımız için büyük kahramanlıklar gösteren gazilerimizin Gaziler Günü’nü kutluyor,vefat edenlere Allah’tan rahmet hayatta olanlara sağlıklar diliyoruz

(Bu bilgiler www.ankarabarosu.org.tr adresinden alımıştır.(Arşiv  National Georaphic Mustafa Doğankaya www.sutculerimiz.com)

 

 

Isparta, yaklaşık 11 yıldır tren hasreti çekiyor. I

 

Isparta-İzmir seferleri başlayacak..

Bu durum ise Burdur’da son yapılan İl Koordinasyon toplantısında görüşüldü. Toplantıda Isparta, Burdur, Denizli, Aydın ve İzmir illeri arasında Göller Bölgesi Ekspresi’nin yeniden faaliyete geçmesi konusunda görüşler belirtildi. Devlet Planlamasına bu yıl alınması beklenen Göller Bölgesi Ekspresi seferlerinin 2019 yılı içerisinde başlaması planlanıyor.

(Kaynak;Haber32 – )

Bu Köyde Yılda 44 Milyonluk Domates Üretiliyor

 

ISPARTA‘nın merkeze bağlı 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde yılda ortalama 44 milyon liralık domates üretiliyor. 1400 dönüm serada üretilen domatesler, iç pazarın yanı sıra BahreynKatar ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ihraç ediliyor.

Yıllar önce gül ve sebze üretimi yapılan Isparta merkeze bağlı Deregümü köyünde, 2000’li yılların başında kesme çiçekçilikle örtü altı sera üretimi başladı. 2004 yılında deneme amacıyla serada domates yetiştiriciliğine yönelen köy halkı iyi verim alınca üretim de arttı. 1400 dönüm sera alanında dönüm başına yaklaşık 15 ton domates yetiştirilen köyde yılda yaklaşık 21 bin ton domates üretilirken, 44 milyon liralık gelir elde ediliyor. Üretilen domateslerin bir bölümü ihracata giderken, bir bölümü de yurt içi piyasada alıcı buluyor.(www.mathaber.com)

ADNAN MENDERES’İN İDAM EDİLMESİ

adnan menderes ile ilgili görsel sonucu

Türkiye demokrasi tarihinin en acı günlerinden biri olan, 1950 seçimlerinde yüzde 52,7 oyla iktidara gelen ve 10 yıl süreyle başbakanlık yapan Adnan Menderes‘in idam edilmesinin üzerinden 53 yıl geçti.

MİLLİ İRADEYE VURULAN DARBE

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üç açık müdahalesinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi ile “milli iradeye” vurulan bu darbe, hala hafızalardaki yerini korurken, Menderes ve idam edilen bakanlarının itibarları ise ancak 11 Nisan 1990’da TBMM tarafından kabul edilen kanunla iade edilebildi.

MİLLETİME EBEDİ SAADETLER DİLERİM

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…” Menderes, saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.(alıntıdır)

 

ADNAN MENDERES’İN İDAMI

Türkiye demokrasi tarihinin en acı günlerinden biri olan, 1950 seçimlerinde yüzde 52,7 oyla iktidara gelen ve 10 yıl süreyle başbakanlık yapan Adnan Menderes‘in idam edilmesinin üzerinden 53 yıl geçti.

MİLLİ İRADEYE VURULAN DARBE

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üç açık müdahalesinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi ile “milli iradeye” vurulan bu darbe, hala hafızalardaki yerini korurken, Menderes ve idam edilen bakanlarının itibarları ise ancak 11 Nisan 1990’da TBMM tarafından kabul edilen kanunla iade edilebildi.

MİLLETİME EBEDİ SAADETLER DİLERİM

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…” Menderes, saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.(alıntıdır)

BUNDAN TAM 57 YIL ÖNCE ….SÜTÇÜLER’İMİZDE …

(Yangından sonra Sütçüler-Fotoğraf Mustafa Doğankaya)

(Yangından önce Sütçüler,fotoğraf alıntıdır)

1961 yılı Eylül  ayının 16’sında Sütçüler’imizin çarşısında bulunan ve lüks lambaları ile aydınlatılan (ki, o tarihte ilçeye henüz elektrik gelmemişti) bir kahvede  lambaların fazla ısınmasından  çıralı olan ahşap tavanın tutuşmasından yangın meydana gelmiş  ve rüzgarında etkisiyle de etrafa yayılarak  ve 17 eylül 1961 tarihinde yani  Adnan Menderes’in idam edildiği gece sabaha karşı rüzgarın birden yön değiştirmesi ile öğleye doğru bin bir güçlükle söndürülebilmiş bir kısım evler de kurtarılabilmiştir.

1961 yılı Eylül ayında ilçe merkezinde çıkan yangında Belediye binası dahil 23 ev ve 27 dükkân yanmıştır. Evleri yanan konut sahipleri, 7269 sayılı Afetler Kanunu gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığının hazırlamış bulunduğu plana göre evleri yapılarak afetzedelere teslim edilmiştir. 1967 yılında Belediye hizmet binasının yapımına başlanmış ve 1970 yılında bitirilmiştir. Belediye hizmetlerini halen bu binada devam ettirmektedir.

Bu yangında can kaybının olmaması en büyük teselli olmuştur.

ARIÇ ORMANININ KALBİNE İKİNCİ RUHSAT VERİLDİ

Devletin milyonlar harcayarak tohumlarından fidan ürettiği ardıç ormanının kalbinde ikinci mermer ocağı için ruhsat verildi…

Isparta’nın dağları ve ormanlarıyla ünlü Sütçüler ilçesindeki vahşi madencilik hız kesmiyor. Yüzlerce mermer ocağı ruhsatı verilen ilçedeki ormanlık araziler, su kaynakları, tarım ve hayvancılık mermer ve taş ocakları yüzünden büyük zarar görürken şimdi de bölgenin en önemli ardıç ormanın kalbinde mermer ocağı izni verildi. Yeniköy sınırlarında tamamı ardıç ormanı olan alanda izin verilen mermer ocağıyla ilgili hazırlanan ÇED dosyası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce uygun bulundu. Mermer ocağı açmak isteyen firmanın ÇED başvuru dosyasında bölgeden mermer çıkarmak için yaklaşık 3 bin ardıç ağacının kesileceğinin belirtilmesi dikkat çekiyor.

Sütçüler ilçesine bağlı Yeniköy ve çevresi bölgenin en verimli doğal ardıç ormanlarını barındırıyor. Yaklaşık 10 yıldır Sütçüler çevresinde sürdürülen vahşi madencilik furyasından en az etkilenen bu alan aynı zamanda binlerce yılkı atının da yaşam alanı. Bir çoğu anıtsal nitelikteki yaşlı ardıç ağaçlarından oluşan ardıç ormanında iki yıl önce bir mermer ocağı açılmasına izin verildi. Halen çalışmaları süren mermer ocağı, yüzlerce ardıç ağacını yok etti. Ancak yöre halkının bütün tepkilerine karşın Yeniköy’deki ardıç ormanında yeni bir mermer ocağına daha izin verildi.

YENİKÖY’DEKİ ARDIÇ ORMANINA İKİNCİ MERMER OCAĞI RUHSATI VERİLDİ

Afyonkarahisar merkezli bir şirkete verilen mermer ocağı izni ile tamamı ardıç ormanı olan 99 hektarlık arazide mermer çıkartılacak. İlk etapta ruhsat sahasının dörtte birlik kısmında işletmeye başlamak için ÇED raporu hazırlayarak Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ileten firmanın başvurusu uygun bulunarak ÇED süreci başlatıldı.

ÇED RAPORUNDA ‘2990 ARDIÇ AĞACI KESİLECEK’ DENİYOR

Mermer ocağı açılmak istenen arazinin tamamının ardıç ormanı olduğu bilgisine de yer verilen ÇED dosyasında, alanın yüzde 40 ile yüzde 70 oranında ağaçla kaplı olduğu kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: “Proje alanı dâhilinde toplam; 149.520 m2 /50 m2≈ 2.990 adet ardıç ağacı bulunduğu söylenebilir. Faaliyet alanında bulunan ağaçların öncelikli olarak taşınması alternatifi değerlendirilecek, taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise Orman Genel Müdürlüğü ve ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak kesimi gerçekleştirilecektir.” (www.odatv.com)

 

Antalya’da 35 derecede yüreklere su serpen görüntüler

Antalya Işıklar Caddesi’nde bulunan bir mağaza, hava sıcaklığının 35-40 dereceyi bulduğu şu günlerde sokak hayvanlarına ev sahipliği yapıyor. Sokak hayvanlarının serinlemek için mağazanın kapısındaki soğuk kalkanlara yatması ve mağaza yetkililerinin duruma tepki göstermemesi hayvanseverler tarafından tam not aldı.   
  Antalya Işıklar Caddesi üzerinde tekstil, giyim hizmeti veren bir mağaza, hayvanlara şiddet uygulayanlara karşılık sıcaklığın 35-40 dereceyi bulmasıyla kapılarını sokak hayvanlarına kapatmadı. Mağazanın giriş kısmında soğuğun dışarı çıkmaması için oluşturulan soğuk kalkana yatan sokak hayvanlarına, mağaza yönetimi, hiçbir şekilde tepki göstermedi. 
  Bu görüntüler ise hayvanseverler tarafından tam not aldı. Köpeklerin bu rahat davranışlarına karşılık alışverişe gelenler bu durumu hayretle izleyerek, köpeklerin rahatını bozmadan ve ürkütmeden alışverişlerini yapmaya devam etti. 
 
  “Biz bu durumdan çok memnunuz” 
  Mağaza yetkilileri aslında bu durumun satışlarına etki bile yaptığını belirterek, “Biz insanlar klima ve serin yerlerde bile Antalya sıcağında terliyorken onların kalın deri ve tüyleri içinde nasıl bir sıkıntı yaşadıklarını tahmin ediyoruz. Bu yüzden önce kapı önünde başlayan dostluğumuz, daha sonra mağaza içine kadar girdi. Durum böyle olunca onların da bir canlı ve korunmaya ihtiyacı olduğunu düşünerek mağaza içinde uyumalarına, serinlemelerine itiraz etmiyoruz. Hatta hatta birçok müşterimiz onları seviyor ve alışveriş yapmayan diğer müşteriler onlarla vakit geçiriyor. Biz bu durumdan çok memnunuz. Müşterilerimiz de çok memnun. Antalya’da mağazalar arasında bir fark oluşturduğumuza inanıyoruz” ifadelerini kullandı. (www.ispartahaber.com.tr)

Komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

Komandoların nefes kesen eğitimi…

                Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çok maksatlı kulede çalışma yapan komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

                Genelkurmay Başkanlığı, sosyal paylaşım hesaplarından, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çalışmalar yürüten komandoların eğitimlerine ilişkin video paylaştı. “Korku nedir bilmeyiz biz dağların erleri” başlığıyla paylaşılan videoda, Türk komandolarının zorlu eğitimleri nasıl kolaylıkla geçtikleri gözler önüne serildi. Yaklaşık 80 metre uzunluğundaki “çok maksatlı kule”de eğitim yapan komandolar, “helikopter”, “kaplan” ve “örümcek” adı verilen yöntemlerle iniş yapıyor.(www.egirdirakingazetesi.com)

HEMŞEHRİLERİMİZ YEMEKTE

Hemşehrilerimiz Ankara’da bir kutlama yemeğinde.(Adına “Kütük Davarı”  denilen ailede ilk erkek çocuk doğduğunda adet üzere kütük atılır ve arkasından da yemek verilirdi.Bu da öyle bir şey olsa gerek.)

Soldan sağa Ziya Demirkan,Hasan Ali Doğankaya,Bekir Bilgiç,Avukat Hakkı Özsüt,Mollahasanlar’dan ..?,Salih Türkyılmaz, Hüseyin Özsüt,Mustafa Demirkan,Ömer Şentürk, ve sağ baştaki ? )

Vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

LAVANTA SEZONU EYLÜLE KADAR DEVAM EDECEK

Isparta’da son yıllarda binlerce turisti kendine çeken ve her yıl en geç Ağustos ayına kadar devam eden lavanta sezonu, Davraz’a dikilen lavantalarla birlikte artık Eylül ayına kadar devam edecek.

 Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini, Türkiye’nin lavanta ihtiyacının yüzde 80’lik kısmını tek başına karşılayan ve son dönemde kırsal turizmde Lavanta Kokulu Köy Projesi ile binlerce turisti çeken Isparta’da lavanta turizmi adına büyük bir adım atıldı.

Isparta Valisi Şehmus Günaydın öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, kentte Haziran – Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan lavanta dönemi, Davraz Dağı’nda dikilen lavantalarla artık Eylül ayına dek devam edecek. Isparta Valisi Günaydın, bu konuda yapılan çalışmaları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Davraz’a dikilen lavantaların fotoğraflarını sosyal medya hesabına yükleyen Vali Günaydın, yaptığı paylaşımda “Davraz’a diktiğimiz lavantalar sayesinde Isparta’mızda ‘Lavanta sezonu’ Eylül ayının sonuna kadar devam edecek” ifadelerini kullandı.(Kaynak,Haber32 )

sparta Yeni Eğitim Öğretim Yılına Hazır

 

 

 

Isparta’da 454 okulda 84 bin 607 öğrenci ile 6 bin 443 öğretmen Pazartesi günü yeni eğitim öğretim yılı için ders başı yapacak. 2018-2019 Eğitim Öğretim yılına hazır olduklarını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım, İlimizde öğrencilere yaklaşık 650 bin kitap dağıtılacağını söyledi.

 2018 Eğitim Öğretim yılı 17 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Isparta’da 454 okul ve 4 bin 715 derslikte 84 bin 607 öğrenci ile 6 bin 443 öğretmen buluşacak. İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım, tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade ederek, yeni eğitim öğretim yılına hazır olduklarını dile getirdi.

EĞİRDİR VE SÜTÇÜLER’DE ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

 

16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Pazar günü elektrikler kesilecek…

Eğirdir trafo merkezinde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacak olan genel bakım çalışmaları nedeniyle;  16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Elektrik kesintisinden, Eğirdir ilçe merkezi, Sarıidris kasabası, Mahmatlar, Akpınar, Ağılköy, Çayköy, Akdoğan, Balkırı, Tepeli, Eyüpler, Yuvalı, Serpil, Kırıntı, Akbelenli, Aşağı Gökdere, Yukarı Gökdere, Sorkuncak, Yılgıncak, Gökçehöyük, Bağacık köyleri

Yanı sıra Aksu ilçe merkezi ve tüm köyleri, Sütçüler ilçe merkezi ve tüm köylerinin etkileneceği bildirildi.(www.egirdirakıngaztesi.com)

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

MEHMET ALİ POYRAZ

Bu anlattıklarım yaşanmış bir Sütçüler hikâyesidir.
Rahmetli Haydar Şavkan’ın Belediye Başkanı olduğu yıllarda bir gün bir zat çıka gelir Sütçülere. Belediye Başkanını makamında ziyaret eder. Soranlara da adının Mehmet Deren olduğunu söyler. Mehmet Deren kendisini Burdur/Bucaklı ve turizm organizatörü olarak tanıtır. Belediye Başkanı Rahmetli Haydar Şavkan’ı ziyaret ettiği esnada Sütçülerin bakir bir yer olduğunu ve buraya İskandinav ülkelerinden turist getirmek istediğini belirtir. İlk etapta 25 kişilik bir grubu getirebileceğini ne de olsa hemşeri sayılırız, benim de Sütçülerin kalkınmasına katkım olsun der. Belediye Başkanının heyecanlandığını gören Mehmet Deren, bunun daha başlangıç olduğunu ve her ay düzenli olarak onlarca hatta yüzlerce turisti getirebileceğini, Sütçülerin makûs talihinin turizmle canlanacağını ve Sütçülerin gelişmiş ilçeler seviyesine yükselebileceğini söyler. Yalnız gelecek olan turistler için otelin olup olmadığını sorar. Belediye Başkanı Haydar Şavkan o konunun sorun olmadığını belediye binasının üst katını boşaltır 25-30 kişinin kalabileceği yere dönüştürebiliriz der. Mehmet Deren hemen başlayalım o zaman der. Yeme içme işinin de Cafer Şafak’ın lokalinde olabileceği söylenince lokali görmek ister Mehmet Deren.Lokale hemen gidilir eksik gedik ne var ne yok diye bakılır.Lokaldeki tuvaletin alaturka olduğunu ve ecnebilerin bu tuvaleti kullanamayacaklarını belirtilir ve hemen alafranga tuvalet taşının konmasını ister.Hemen alafranga tuvalet yapılır.Bu esnada da Sütçüler Belediyesinin üst katı hemen boşaltılır, boya badana işleri yapılır, 30 kişilik yatak, yorgan, masa sandalye ve nevresim gibi malzemeler temin edilir. Belediye Başkanlığı konuyu esnafla paylaşır. Esnaf ve halk, evlerinin kapı ve çerçevelerini boyamaya başlar. Çarşının belli yerlerine sigara izmaritleri ve çöplerin atılması için çöp kutuları konur. Bu arada organizatör belediyenin sağladığı yerde yatıp kalkmakta, Cafer Şafak’ın lokalinde kahvaltı ve öğle yemeğini yemekte. Akşamları ise mükellef bir sofra da ağırlanmaktadır. Bu durum günlerce böyle devam etmektedir.
Bu arada halk ta heyecanlanmaktadır. Bu İskandinav ülkesi nerededir? Acaba hangi yabancı dili konuşmakta? Almanca mı, Fransızca mı yoksa Hollandaca mı? Kendi aralarında bir yol bulmaya çalışırlar. Bazıları çıkar der ki uluslar arası dil İngilizcedir. Buna göre hareket etmemi z gerekir der. Ve gün geçtikçe artık esnaf van dolar, tu dolar, tri dolar demeyi öğrenir. Bazen kendi aralarında bayanlar için misis erkekler için kullanılan hitap şekli olan mister kelimelerini kullanarak birbirlerini tiye alırlar.
Organizatör hedefine ulaşmak için yeni eksiklik daha belirler. Turistlerin rakı içmediklerini viski içtiklerini ve bu kadar viski Sütçülerde bulunabilir mi diye sorar. Sütçüler de değil Isparta da dahi bu kadar viskinin bulunamayacağı belirtilir. Organizatör ben size bu viskilerin temini konusunda yardımcı olayım der. Ankara da bu işleri yapan benim arkadaşlarım var. Oradan alıp gelelim. Turistler biran önce gelmek istiyorlar der. Cafer Şafak ‘a Ankara fikri cazip gelir. Arkadaşları ile bir Murat 124 arabaya binip Ankara ya giderler. Organizatör para hazır mı diye sorunca para yok derler. O zaman bu iş burada biter der organizatör. Oturup yeni bir durum değerlendirmesi yaparlar ve Ankara daki hemşeri kahvesine giderler. Orada projeyi anlatırlar ve gerekli olan 15 bin tl yi hemşerilerden toplarlar ve organizatöre verirler. Kızılay da bir iş hanı önünde dururlar. Organizatör –Siz burada bekleyin. Şu 4. katta oturuyor. Hem kendisiyle tanışın hem de malımızı alıp gidelim. Der. Cafer Şafak ve arkadaşları bir veya iki saat kadar beklerler.Ne gelen var dır ne de giden.Arabadan inip iş hanını kontrol ederler. Sorup soruştururlar oralarda. Ne böyle bir iş yapan vardır o iş hanında, ne de böyle birisi. Hanın iki kapısın vardır. Bir kapıdan giren Mehmet Deren diğer kapıdan çıkıp gitmiştir. Dolandırıldıklarını anlarlar. Cebeci deki hemşeri kahvesine tekrar giderler. Başlarından geçeni anlatırlar. Kahvedeki hemşerilerimiz ceplerine biraz harçlık koyar ve Sütçüler’e gönderirler. Sütçüler’e gelir gelmez hemen ilk iş olarak savcılığa suç duyurusunda bulunurlar. Bu şahıs altı ay sonra başka bir iş üzereyken emniyet tarafından yakalanıp adliyeye teslim edilir.

 

EDİTÖRÜN NOTU

Her şeyden önce yaşanmış bu olayı çok güzel  kaleme alan MEHMET ALİ POYRAZ’a teşekkür ediyoruz.

Bu olay gerçektir ve ne yazık ki Sütçüler’imizde yaşanmıştır.

Bu olayı değerlendirirken o günün (Geri kalmışlık,ulaşım,ilçenin memurlar için sürgün yeri olarak görülmesi,ilçenin turizm ile kalkınabileceği düşünceleri vb.)şartları mutlaka dikkate alınmalıdır.

 

Özel sektörün turizmdeki önemi

Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, ilçede turizme yönelik açılan kursun kapanış töreninde herşeyin devletten beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Akdaş, “Eğirdir öyle bir memleket ki; yol güzergahında olması yanında doğal güzellikleriyle de ilgi çeken, insanların ömrü hayatında muhakkak bir kere ziyaret etmek istedikleri bir yer. Allah bu güzelliği Eğirdir’e vermiş. İnsanlarımız, bazen günübirlik, bazen konaklamalı olarak bizim çeşitli mekanlarımızda en doğal ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Yeme içme, barınma gibi. Biz bunun ismine turizm diyoruz. Bu tür ihtiyaçları sağlayan, sunan kişilere de turizmci diyoruz. Böyle bir yerde yaşamanın, turizm işleriyle uğraşmanın, güzellikleri yanında zorlukları da var. Ama bu zorlukları da eğitimle aşabileceğimizi düşünüyorum. Zaman zaman Eğirdir’e gelen turizmcilerin şikayetleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle fiyatlardan, hijyenden, kötü muameleden şikayet alıyoruz. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. İlk önce kendi kapımızın önünü temizleyeceğiz ki ondan sonra temizlemeyenler hakkında gerekli işlemin yapılmasını devletten bekleyeceğiz” dedi.

(Haber32 – )

ISPARTA’da gül ve lavanta turizmine son dönemde üzüm turizmi de eklendi.

Özellikle Uzakdoğu ülkelerinden gelen turistler bölgedeki üzüm bahçelerini gezip, fotoğraf çektirirken, kendi üzümlerini de bağdan kendileri topluyor.

Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyü son dönemde turistik gezilerin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Mayıs ayında gül hasadıyla başlayıp, lavanta üretimiyle devam eden dönemde yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bölgede son dönemde ise üzüm hasadı turizmi oluştu. Gül ve lavanta bahçelerini görmek için gelen turistler üzüm bahçelerine ilgi göstermeye başladı. Kuyucak köyü tur şirketleriyle yapılan anlaşma sonrası Çin, Güney Kore ve Tayland’dan gelen turistlere ev sahipliği yapıyor.

SEKTÖR İLERLEME KAYDETTİ

 Kuyucak köyünde hem gül hem lavanta hem de üzüm hasadı gerçekleştiren Hüseyin Avcı, yılın 5 ayını turizm adına umutlu geçtiğini söyledi. Her yıl 1 Mayıs itibariyle gül hasadıyla başlayan ve haziran ayı ortasında lavanta üretimiyle devam eden sezonun, ağustos ayı sonunda üzüm hasadıyla sona erdiğini anlatan Hüseyin Avcı, bölgede turizm sektörünün gün geçtikçe ilerleme kaydettiğini vurguladı.

 ÜZÜMLERİ KENDİLERİ TOPLUYOR

Yaklaşık 7 bin metrekare alanda üretimi yapılan üzüm bahçelerinde turistleri gezdirdiklerini kaydeden Avcı, “İlk olarak üzüm kopartıp tattırıyoruz. Bahçelerin içinde fotoğraf çektiriyorlar. Üzüm almak isteyenler olursa ellerine makas vererek satın alacakları üzümleri kendilerine toplatıyoruz. Daha sonra da satışımızı yapıyoruz” dedi.(www.haber32.com)

31 MARTA MAHALLİ SEÇİMLER VE SÜTÇÜLER’İMİZ

Mart 2019 tarihinde yapılacak mahalli seçimlerde belediye başkan adaylarının isimleri söylenmeğe başlandı.Oğuz Deöiray’ın haberine göre Kavağın Dibi’nde konuşulanları yazmış.Diğer taraftan Selim mÜftüler de aday adayı olduğunu ilan etmiş.Ayrıca Rıdvan Ertan da geçmişte Sütçüler’imizde ikişer dönem belediye başkanlığı yapan bağımsız adayların isimlerini yayınlamış. Herkesin müşterek bir isimde birleştiği bir  bağımsız adayda buluşmak bize daha iyi olur gibi geliyor.

Hadi Hayırlısı.

 Oğuz Demiray‎  Haber Sütçüler

Yönetici · 12 Eylül, 17:50

31 Mart yerel seçimlerinde Sütçüler Belediye başkanlığı için bazı isimler öne çıkmaya başladı.Kavak Dibinde ve bazı kulislerde öne çıkan isimler şöyle:
1(Sürpriz bir aday)
2 Mevcut belediye başkanı Mustafa Üstün
3 Eski belediye başkanlarından Bircan Turan
4 Süleyman Yurdabak
5 Hasan Ali Türk (Ak Parti ilçe başkanı)
6 Mehmet Güneş
Haber Sütçüler ekibi olarak tüm adayları tebrik ediyoruz.
( not:Bize ulaşan bilgiler ışığında listemiz sürekli güncellenecek

Firdevs Bey Bedesteni Asırlara Meydan Okuyor

Isparta’da geçmişte ticari hayatın kalbi olarak nitelendirilen Firdevs Bey Bedesteni, asırlara meydan okuyor.

MUSTAFA ÜNAL UYSAL – Isparta‘da geçmişte ticari hayatın kalbi olarak nitelendirilen Firdevs Bey Bedesteni, asırlara meydan okuyor.

Kentteki Mimar Sinan Camisi’ne gelir sağlaması amacıyla dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından 1561’de yaptırılan bedesten, mimarisiyle dikkati çekiyor.

Bir dönem depo olarak kullanılsa da 1967’de yapılan restorasyonla yeniden çarşıya dönüştürülen bedesten farklı meslek gruplarından 12 esnafa ev sahipliği yapıyor. Bedestende satılan hediyelik eşyalar ve yöresel ürünler ilgi görüyor.( www.mathaber.com)

 

Miryokefalon Zaferi 842 yaşında

Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Savaşı’nın 842. yıl dönümü dolayısıyla Türk Tarih Kurumunca düzenlenecek program kapsamında savaşın yaşandığı bölgeleri ziyaret edenler, tarihi yerinde yaşayacak.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, yaptığı açıklamada, Türk tarihi açısından Anadolu’da kritik ve tarihin seyrini değiştirecek üç önemli savaşın yaşandığını belirtti. Anadolu’nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Savaşı, 1176 Miryokefalon Savaşı ve 1921 Sakarya Meydan Muharebesinin önemli mihenk taşları olduğuna dikkati çeken Turan, ancak Miryokefalon Zaferi’nin diğer iki zafer kadar kamuoyunda yeterince bilinmediğini ifade etti.

Turan, bu amaçla kurum olarak savaşın 842.  yıl dönümü dolayısıyla savaşın yaşandığı bölgelerde tarih açısından önemli olan bu zaferi, hem yerinde yaşayıp kutlamak hem de halkın tarihi olaylara vurgu yapmak amacıyla 15-16 Eylül tarihleri arasında Isparta’nın Eğirdir, Yalvaç ve Gelendost bölgelerinde panel ve tören düzenleyeceklerini söyledi.

KUTLAMALAR HAFTA SONUNDA 

Türk Tarih Kurumu, Gelendost Belediyesi ve Hamideli Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen Miryokefalon Zaferinin’ 842’nci yıldönümü kutlamaları Gelendost ilçemizde Pazar günü gerçekleştirilecek. 

ANKARA’DAN ÇOK KALABALIK BİR TOPLULUK KUTLAMATÖRENLERİNE KATILACAK… 

Miryokefalon Savaşının yıldönümü nedeniyle düzenlenecek etkinliklere başta Türk Tarih Kurumu ve Hamideli Derneği olmak üzere Ankara’daki çeşitli kurum ve kuruluşlardan  çok kalabalık bir topluluk katılacak. 

YABANCI BİLİM ADAMLARIDA KATILACAK.

Hafta sonu yapılacak olan etkinliklere katılacaklar arasında Japon, Rus, Sudan ve Suriyeli bilim adamlarıda bulunuyor.  (www.ajans32.com)

 

15 yaşındaki hırsızlık şüphelisi çocuk için karar

Gençliğe Hitabe’yi ve İstiklal Marşı’nı ezberle bu kitapları da oku

Ardahan’da girdikleri halı sahadan spor malzemesi çalan iki kişiden D.M. (17) tutuklanırken, M.K. (15) denetimli serbestlik yükümlülüğü gereğince Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ve İstiklal Marşı’nı ezberleyecek.

Ardahan’da, geçen 11 Eylül günü Halil Efendi Mahallesi’ndeki semt sahasında M.K. (15) ve arkadaşı D.M. (17), girdikleri halı sahadan spor malzemesi çaldı. Kısa sürede yakalanarak gözaltına alınan iki arkadaş, adliyeye sevk edildi.

Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan şüphelilerden D.M. tutuklanırken, suça sürüklenen çocuk M.K.’ye ‘herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık ve kamu hizmetine tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık’ suçundan denetimli serbestlik kararı verildi.

Hakim, M.K.’nin denetimli serbestlik yükümlülüğü gereğince Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ve İstiklal Marşı’nı ezberlemesini istedi. Hakim ayrıca M.K.’nin Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı’nın ezberledikten sonra okuması ile Ömer Seyfettin’in Kaşağı, Gizli Mabet, Diyet, Efruz Bey, Pembe İncili Kaftan, Perili Köşk ve Falaka kitaplarından her hafta birini okuyup özetini anlatmasını talep etti.

M.K.’nin yükümlülüğü, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından denetlenecek. 

(Kaynak;Odatv.com)

 

Suriyeli öğretmenler Antalya’da göreve başlıyor

Suriye’deki savaştan kaçarak Antalya’ya yerleşen 95 öğretmene eğitim verildi. Öğretmenler Fatma Parıltı Ortaokulu’ndaki 770 Suriyeli öğrenciye eğitim verecek.

Antalya’da yaşayan 95 Suriyeli öğretmen, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılı öncesi Kepez ilçesi Çamlıbel Halk Eğitim Merkezi’nde eğitime tabi tutuldu.

UNICEF tarafından ödenekleri sağlanan Suriyeli öğretmenler, 9 gün boyunca ‘Eğiticinin Eğitimi’ kursunu katıldı. Türk eğitim sistemine entegrasyon sağlayan öğretmenler okulda görev yapmaya hazır hale geldi. Yeni eğitim ve öğretim yılında Kepez ilçesi Santral Mahallesi’ndeki tamamı Suriyeli öğrencilerden oluşan Fatma Parıltı Ortaokulu’nda eğitim verecek 95 öğretmen, ders zilinin çalmasını sabırsızlıkla bekliyor. Okulda 770 Suriyeli öğrenci eğitimi alırken Suriyeli öğretmenlerin yanında 10 Türk eğitimci de görev yapacak.

Suriyeli öğretmenler, mesleklerine Türkiye’de kavuşacaklarından dolayı mutluluklarını ifade etti. Türkiye’yi ikinci vatanları olarak gördüklerini söyleyen öğretmen İbtisam Elabdullah, “Savaş başlamadan önce Suriye’de 4 yıl sınıf öğretmenliğini yaptım. Savaş nedeniyle vatanımı terk etmek zorunda kaldım. Çok üzülmüştüm. Bir gün tekrar öğretmenlik yapacağımı hayal ediyordum. Bu hayalimi Türkiye’de gerçekleştireceğim için çok mutluyum” diye konuştu. (www.gunhaber.com)

 

HALI MÜZESİ’ne Hasan Büyükçam’dan yeni bir destek

Isparta Belediyesi’nin Prof. Dr. Turan Yazgan Etnografya Müzesi’ne halı ve halı motifleri bağışlayarak en büyük katkıyı yapan Isparta’nın tanınmış halıcılarından Hasan Büyükçam, kültürel desteğe devam ediyor. Hasan Büyükçam, Etnografya Müzesi’nin ek binasında da 1 odayı döşeyecek. Hasan Büyükçam, şu açıklamayı yaptı:

“Yaş 93. Eskiden çok çalışırdım, hiç boş duramazdım. Birgün Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Günaydın’ın Halı Müzesi yaptırdığını öğrendim. Torunum Hasan Büyükçam’ı Belediye Başkanına gönderdim. Bana iki oda ayırmalarını talep ettik. Buna çok memnun olmuş ki ertesi gün ekibi ile birlikte fabrikaya geldi. 63 parça halı ayırıp, resimlerini çektirtti ve göndermemi söyledi. Müzede halı işinden anlayan adamlar olmadığı için bana ‘bildiğin gibi döşe’ dedi. 2 odayı döşedikten sonra 5 oda daha boş duruyordu. ‘Onları da döşemeyebilirsin’ dedi. Ben de o odaları da döşedim.  Halıların yanında halı modellerim vardı. 500 adet motif, halı modelleri kitabını müzeye verdim. Ayrıca bakır kaplarım, telefon, hesap makinem, halı dokumada kullanılan yün ipini müzeye teslim ettim. Müzeyi ziyarete gelen yerli ve yabancı çok memnun oluyor. Ziyarete gelen bayanın birisi 7 odayı gezmiş ve ağlamaya başlamış. Neden ağladığı sorulduğunda. ‘Yukarıdan aşağıya doğru gezmeye başladım. Her yerde Çam Halı yazıyor. Bu adam nasıl bir adam ki bu kadar malzemeyi belediyeye bedelsiz teslim etmiş. Allah ondan razı olsun’ demiş.

Halı üzerine yapılacak yeni müzede bir odayı daha döşeme izni aldım. Allah sağlık verirse onu da elimle döşeyeceğim. Bu işlere yapmama sebep olan başta Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a ve ekibine teşekkür ediyorum.” (www.isteisparta.com)

 

HEMŞEHRİLERİMİZ KAHVEDE

GEÇMİŞTEN .. .

Soldan sağa Etem Doğankaya (şoför Etem);Etem Altuntaş (Berber Etem)(ayaktaki gözlüklü) Ahmet Özcan yanındaki foterli kişi Bir Ali oğlu Ali Onay.

(Mekan;Kptan İbrahim’in veya Hatıpların kahve.Verdiği bilgiler için Mehmet Kızıl’a teşekkürler.

Dükkanın duvarlarındaki Zamanın iktidar partisi olan Demokrat Partinin afişleri dikkatinizi çekmektedir.)

ELMA ALTIN ÇAĞINI YAŞAYACAK

 Elmanın yaşadığı sorunların uzun vadedeki çözümünün ise arazi birleştirilmesinden geçtiğini ifade etti.
TALEPLER HEM YURTİÇİ HEM DE YURTDIŞINDAN GELMEYE BAŞLADI

Eğirdir ve Gelendost bölgesinde üreticiler bahçelerine girerek, elmalarını toplamaya başladı.  Elma hasadını değerlendiren Eğirdir Genç Girişimci İşadamları Derneği (EGİAD) Başkanı Osman Gök, bölgemizde rekolte, kalite ve verimin çok iyi olduğunu ifade ederek, “Belli bölgelerde kısım kısım sıkıntı olmasına rağmen rekolte istediğimiz düzeyin üstünde. Talepler de hem yurtiçi hem de yurtdışından gelmeye başladı. Elmanın bu yıl altın çağını yaşayacağını tahmin ediyoruz” dedi.

DEPODA 2,5-3 TL’DEN SATILIR

Elmanın şuanda bahçeden 1,50-1,80 TL’den satıldığını dile getiren Gök, “Depodan da 2,5-3 TL arasında satılır. Geçen yıl anormallik oldu. Elma azalınca Rusya’ya 3,5-4 TL’ye gittiği oldu.  Böyle bir durum bu sene olmazsa en fazla 3 TL’ye çıkar” şeklinde konuştu.(www.ajans32.com)

SÜTÇÜLERLİ ORMAN KÖYLÜSÜNÜN SORUNLARI GÖRÜŞÜLDÜ

Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Sütçüler ilçesinin hemen hemen tamamının orman köylüsü olduğunu belirterek; “Burada yaşanan sorunları konunun tarafları ile görüştük ve kısa zamanda çözüme kavuşturacağız” dedi.

Isparta’da Orman Köylüsünün en çok yer aldığı Sütçüler ilçesinin ormanla ilgili yaşanan sorunlar Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz başkanlığında Orman Bölge Müdürlüğünde yapılan toplantı ile masaya yatırıldı. Saat 23.00’te başlayıp saat 02.00’ye kadar süren toplantıya; Milletvekili Gökgöz’ün yanı sıra; Orman Bölge Müdürü izinli olduğu için Müdür Yardımcısı Yaşar Ramazan Kartal, Sütçüler Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Ali Türk, Sütçüler Ak Parti İl Genel Meclis Üyeleri Mustafa Erener, Faik Çırak ve ilçenin tüm Köy Muhtarları ile Kooperatif Başkanları katıldı.

TÜRK; “İLÇEMİZİN % 75’İ ORMAN

KÖYLÜSÜNDEN OLUŞUYOR”

İlçede Orman konusunda yaşanan sorunları dile getiren Sütçüler Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Ali Türk,  şunları söyledi; “Bilindiği gibi, Sütçüler ilçemiz orman köylüsünün yoğun olarak bulunduğu bir bölgemiz. Yaklaşık nüfusun % 75’i orman köylüsü hüviyetini barındırmaktadır. İlçemiz aynı zamanda orman Ürünleri ve odun dışı orman ürünleri olarak da oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir. Odun dışı orman ürünlerinden başlıcaları; Kekik, Bozçalba, Adaçayı, Mersin yaprağı, Menengiç olarak sıralayabiliriz. Özellikle Çimenova Beydili, Kesme, Sarımehmetler ve Gümü köylerimizin bulunduğu bölgeler kekik türleri bakımından oldukça zengindir.

“ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

GENELGE YAYINLADI”

Hal böyle olunca kekiğin toplanması ve pazarlanması da yöre köylülerimiz açısından önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Bölgemizden verimli bir sezonda yaklaşık kuru olarak 200 – 250 ton civarında kekik toplanmaktadır. Orman Genel Müdürlüğümüz yayınlamış olduğu genelge ile odun dışı orman ürünlerinin toplanması ve satışı ile ilgili yeni bir düzenlemeye gitmiştir. Bu yeni düzenlemenin orman köylülerimize, tarımsal kalkınma kooperatiflerimize ve sektörle ilgili tüccarlarımıza etkileri olmaktadır. Bu toplantıda işte bu konuyu değerlendirip sorunların çözümünü görüşmek istiyoruz” dedi.

GÖKGÖZ; “KÖYLÜLERİMİZİN

SORUNLARI ÇÖZÜLECEK”

Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz de toplantıda Sütçülerden gelen STK Temsilcileri ve köylülerin sorunlarını dinledikten sonra Ankara’yı arayıp Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri ile telefonda görüştü ve bu görüşmenin ardından yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Evet, bu konu önemli bir konu. Sorunu çözmek üzere hummalı bir çalışma başlatarak ürünlerin de zarar görmemesi için acil toplantı yapılmasını istedim. Onun için gecenin bu saatinde bu toplantıyı yapıyoruz. Sonuç olarak; önümüzdeki Pazartesi günü köylülerin isteği doğrultusunda sorun çözülecektir” dedi.

Toplantı daha sonra karşılıklı görüş alışverişlerinin yapılmasıyla sona erdi.(www.isteisparta.com)

Editörün notu;Bu toplantıya katılanlar sizce  Sütçüler’imizin mermer sorunun dile getirmişlermidir

NE DERSİNİZ ?

Hatalı Basılan 100 TL’lik Banknotu Satın Almak İçin 30 Bin TL Teklif Ettiler

 

Ordu’da bir iş yeri sahibinde bulunan ve bankanın basım hatasından kaynaklı eksiği bulunan 100 TL’lik banknot paranın değeri duyanları şaşırtıyor. Ordu’nun Altınordu ilçesinde dövme sanatçısı olan Mustafa Gedikli’de bulunan 100 TL’lik banknot diğerlerinden farklı. Paranın ön yüzündeki sağ üst köşesinde 100 yazması gerekirken, bankanın baskı hatasından kaynaklı 10 yazıyor. İlk bakışta sahte olabileceği düşünülen paranın, yapılan araştırmalar sonucu koleksiyon değeri olduğu anlaşılıyor. Parayı, Hollanda‘dan gelen bir müşterisinden aldığını belirten Gedikli, 30 bin TL’ye kadar teklif verdiklerini ancak bu fiyata satmayı düşünmediğini söyledi.

“İLK BAKTIĞIMDA SAHTE ZANNETTİM”

Gedikli, “Ben ilk başta bu parayı sahte zannettim, daha sonra araştırınca anladım ki koleksiyon değeri varmış. Bu parada bankanın basım hatası var. Sağ üst köşesinde bir tane sıfırı noksan, hatası o. Biraz araştırma yapınca böyle paraların olduğunu, değerinin biçilemediğini anladım” dedi.

“30-35 BİN TL’YE KADAR FİYAT TEKLİF ETTİLER”

“Şu an bu paraya teklif verenler 30-35 bin TL’ye kadar çıktı ama daha da araştırmaya devam ediyorum” diyen dövme sanatçısı Gedikli, “Sonuçta çok nadir görülen bir olay. Bayağı bir araştırma yaptım, şu an tek gibi görülüyor. Farklı bir parada (10 TL) daha önce sıfır hatası olmuş, onlar belirli bir miktara satmışlar” şeklinde konuştu

TESADÜFEN KOLEKSİYONUNA EKLEDİ

Aynı zamanda yaklaşık 1 yıldır para koleksiyonu da yapan Gedikli, çoğu kağıt parayı topladığını, hatalı olan 100 TL’lik banknotun da tesadüfen koleksiyonuna eklendiğini aktardı. Kendisine verilen fiyatı yeterli bulmadığını bu yüzden de satmayı düşünmediğini ileri süren Mustafa Gedikli, alacağı yüksek teklifleri bekleyeceğini belirtti.(www.mathaber.com)

Kaynak: Editör: Melike SÖNMEZ

Gül ve lavanta turizmi temalı en güzel kareler seçildi

Gül ve lavanta turizmi temalı en güzel kareler seçildi Isparta Valisi ve BAKA Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Şehmus Günaydın’ın öncülüğünde Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA), Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) işbirliğinde gerçekleştirildiği ‘Gül Kokulu Isparta’ ve ‘Lavanta Diyarı Isparta’ kategorilerindeki “Isparta Çiçek Açıyor” fotoğraf yarışması sonuçlandı.

Gül ve lavanta turizminde farkındalığın artırılması kırsal turizmin canlandırılması amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın jürisi, Isparta’daki gül ve lavanta bahçeleri, gül ile lavanta hasadı, işleme tesisleri, imbikli gülhaneler, diğer gülcülük ve lavanta faaliyetleri ile yerel halkın yansıtıldığı 940 fotoğraf arasından en iyilerini seçti.

 236 fotoğraf tutkununun en fazla 4 eseriyle katıldığı yarışmada, gül ve lavanta kategorilerindeki fotoğraflardan birinciler 3 bin, ikinciler 2 bin, üçüncüler ise bin TL ödül alırken, 2 fotoğrafa BAKA Özel Ödülü olarak 750’şer TL, sergilemeye ve satın almaya layık görülen fotoğraflara ise 250’şer TL ödül verildi.

BAKA, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde gül ve lavanta turizmi potansiyelinin tanıtımı, bilinirliği ile sürdürülebilir turizmin hedefiyle yeni bir çalışma daha gerçekleştirdi. BAKA, TFSF işbirliğindeki ‘Gül Kokulu Isparta’ ve ‘Lavanta Diyarı Isparta’ kategorindeki “Isparta Çiçek Açıyor” fotoğraf yarışmasına doğayı, gezmeyi, yeni yerler görmeyi, fotoğraf çekmeyi seven genç, yaşlı, amatör, profesyonel fotoğraf tutkunları müracaat etti ve şartnameye uygun toplam 940 fotoğraf yarıştı. (www.haber32.com)

(Bizlerde bu yarışmaya iki adet rastgele çektiğimiz fotoğrafla katılmıştık fakat dereceye giremedik.İnşaallah seneye tekrar şansımızı deneyeceğiz.)

FESTİVALDE 600 YILLIK GELENEK YAŞATILDI (AYŞE ÇATLI/ANTALYA-İHA)

 

Antalya’nın Akseki ilçesinde düzenlenen Akseki Günleri  Kültür ve Turizm Festivalinde 600 yıllık gelin alma geleneği canlandırıldı.   
  Akseki Kaymakamlığı, Akseki Belediye Başkanlığı ve Akseki Eğitim Hayratı Derneği tarafından 3 gün süre ile düzenlenen etkinliklerin son gününde Akseki’nin Ceceler Mahallesinin 600 yıllık geleneği olan gelin alma ve düğün alayı geleneği yaşatıldı. Yüzlerce kişiden oluşan düğün alayı ve at üzerine gelen gelin alayı Cumhuriyet Meydanı festival alanında vatandaşlar tarafından gelin alayı karşılandı.  
  Yöresel türküler ve oyunlar oynandı. Geline kına yakıldı.  Düğün alayına vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. 

Solucan Gübresiyle Verimi % 60 arttırıyor

Kendi imkanlarıyla tarlasına kurduğu kapalı alanda özel besinlerle beslediği solucanların gübresiyle toprağın verimini arttıran İbrahim İpekçi; “Toprağın verimini % 50 – 60 oranında artıran bu gübre her türlü bitkinin enerji içeceği konumundadır” dedi. 

Isparta merkeze bağlı Sav Kasabasında uzun yol şoförlüğünden emekli olan 55 yaşındaki İbrahim İpekçi, tarlasına kendi imkanlarıyla kapalı bir alan kurdu. İpekçi, bu alanda bulunan havuzlarda özel besinlerle beslediği solucanların gübresiyle toprağın veriminin yüzde 50 – 60 civarında artırılmasını sağlıyor.

İPEKÇİ; “TOPRAĞIN VERİMİNİ % 60 ARTIRIYOR, 

SU KULLANIMINDA % 40 TASARRUF SAĞLIYOR” 

Yaklaşık 2 yıl önce solucan gübresi üretmeye başladığını ve solucan gübresine ülke topraklarının ihtiyaç duyduğunu hissettiğini belirten Ayanoğlu Doğal Solucan Gübresi Üretim Tesisleri Sahibi İbrahim İpekçi; “Araştırmalarımızda organik tarımın ve bitkinin olmazsa olmazı, toprağın çikolatası olan solucan gübresinin muhakkak çiftçilerimizin üreticilerimizin bunu en azından belirli bir bölgesinde denemesini tavsiye ediyorum. Çünkü bu gübrenin çok yararlı olduğunu görecekler. Her türlü tarımda direnç, hızlı büyüme ve gelişmeye katkı sağlıyor. Verimi de yüzde 50 – 60 civarında artırıyor. Suda da yüzde 30 – 40 gibi tasarruflar sağlıyor. O yüzden çiftçilerimize öneriyorum” dedi.(www.ajans32com)

 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), ilk ve son olarak yayınladığı “illere ve cinsiyete göre mutluluk düzeyi” araştırmasında yer alan en mutlu iller sıralamasında ISPARTA % 70,35 ile en mutlu 13. şehir oldu.

HASRETİ BİTİYOR

İZMİR TRENİ GELİYOR

Duyarlı bir vatandaş, CİMER’e İzmir Göller Ekspresi’nin ne zaman başlayacağını sordu. Gelen cevap sevindirici. Isparta-Denizli-Aydın-İzmir hattı 2019 Ocak’ta yolcu taşımacılığına açılıyor. Demir yollarlına duyarlı ve ilgili bir vatandaş Isparta ve Burdur’dan İzmir’e tren seferlerinin ne zaman başlayacağı sorusunu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne sordu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, vatandaşın sorusuna hemen döndü, Göller Bölgesi’ne 11 yıllık hasreti bitirecek bir müjde verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi kaynakları, Isparta-Denizli-Aydın-İzmir (Basmane) demiryolu hattının 2019 yılı başında, yılbaşından hemen sonra yolcu taşımacılığına açılacağını açıkladı. Isparta-İzmir arası trenseferi günde 1 kez karşılıklı olarak yapılacak. İzmir treni Burdur Gar’ına girmeyecek. Burdur’dan bu hattı kullanmak isteyen yolcular Gümüşgün’e gelecekler. İzmir treni, 2008’de yol yenileme çalışmaları nedeniyle durdurulmuştu. Duyarlı vatandaş Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nden gelen cevaba ilişkin tren seferlerinin başlayacağı bilgisini şöyle paylaştı: “

11 YILLIK HASRET BİTTİ TREN GELİYOR!!! –

Isparta – Denizli – Aydın – İzmir ( Basmane ) hattı 2019 da yılbaşından sonra yolcu taşımacılığına açılıyor. 2008 yılında yol yenileme ve modernizasyon çalışmaları kapsamında kaldırılan Anahat Göller Expresi Treni Yeniden seferlerine başlıyor. Tren günde karşılıklı olarak 1 sefer yapacak Tren Burdur merkeze giriş çıkış yapmayacak Burdur yolcuları, Burdur a 15 dakika mesafede ki Gümüşgün den treni kullanabilecek .İzmir (Basmane ) kalkışı eskiden olduğu gibi 21 : 00 olması gece çalıştırılması üzerinde duruluyor. Hayırlı Olsun Tebrikler Kaynak : CİMER ( Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Cevabı ) …

SON32.COM (Fotoğraf alıntıdır)

 

İKİNCİ BÜYÜK ANIT MEZAR MERHUM DEMİREL’E

(Hacettepe Üniversitesi Diploma Töreni fotoğraf Mustafa Doğankaya)

Türk siyasi hayatına damga vuran ve kalp yetmezliği nedeniyle 17 Haziran 2015’te hayatını kaybeden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in anısını yaşatmak adına inşa edilen anıt mezarının 1 Kasım 2018 Perşembe günü açılacağı belirtildi. Milliyet gazetesinde yer alan habere göre 6 milyon liraya mal olan 26 metre yüksekliğindeki yapıt, Anıtkabir’den sonra ikinci büyük anıt mezar olacak.

DOĞUMUNUN 96’NCI YILINA YETİŞTİRİLECEK

Isparta Valiliği ve İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan anıt mezarda ise çalışmalar aralıksız devam ediyor. Merhum Cumhurbaşkanı Demirel’in doğumunun 94’üncü yıldönümü olan 1 Kasım (1924) tarihine yetiştirilmesi planlanan anıt mezarın açılışına siyaset dünyasından çok sayıda ismin katılması bekleniyor. (www.ispartatv.tv)

Isparta’da 9 sürücüye havadan kırmızı ışık cezası

– Işık ihlallerine havadan ceza   
– Isparta’daki trafik cezaları havadan geldi   

 
– Isparta’da trafik polisinin drone ile yaptığı kırmızı ışık uygulamaları kapsamında, kural ihlali yapan sürücülere ceza havadan geldi.   
  Isparta Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından, kentte drone eşliğinde kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere yönelik denetim yapıldı. 

  9 sürücüye havadan kırmızı ışık cezası 
  Kentte trafik yoğunluğunun en fazla olduğu Kolçelik Kavşağı bölgesinde 1 saat boyunca yapılan drone’lu uygulamalar çerçevesinde 9 araç sürücüsüne ‘Kırmızı ışıkta geçmek’ maddesinden işlem yapıldığı öğrenildi. 
  Yapılan uygulamalarda 9 sürücüye toplam 2 bin 115 TL idari para cezası uygulandığı belirtildi. 
  “Asıl amaç; vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak” 
  Isparta’da 2 trafik ve 1 drone ekibi olmak üzere toplam 3 ekip halinde 6 polisin katıldığı uygulamaların zaman zaman farklı yer ve saatlerde devam edeceği belirtilirken, asıl amacın trafikte kırmızı ışık konusunda duyarlılık oluşturmak, polis görülmeyen durumlarda bile ışığa riayet etmek ve vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak olduğu vurgulandı. (www.isteisparta.com)

Isparta Güneykent’te Gülanta farkındalık Çalıştayı

Isparta Güneykent’te Gülanta Çalıştayı düzenlendi

Isparta’da gül ve lavanta adına yapılmış olan çalışmalar  Gülanta ile birleşti.

Tarım Ve Orman Bakanlığı TKDK Avrupa Birliği Ulusal Kırsal Ağ GÜLANTA ÇALIŞTAYI  Kuyucak’ta gerçekleşti.
Türkiye’nin Kırsal Turizm de model olmuş STK temsilcilerinin de katıldığı çalıştay çok verimli geçti.

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün: ”Ev sahipliklerinden dolayı Kuyucak Kadın Girişimciler Kooperatifine ve Bakanlığımıza teşkilatına kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.” Dedi.(www.isteisparta.com)

ISPARTA BELEDİYESİ TARAFINDAN ‘ECDADA YOLCULUK ÇANAKKALE GEZİSİ’ DÜZENLENDİ.

Isparta Belediyesi’nden Çanakkale gezisi   
 
 – Isparta Belediyesi tarafından ‘Ecdada Yolculuk Çanakkale Gezisi’ düzenlendi.  
 
Isparta’daki  muhtarların aileleri, Isparta Belediyesi İş ve Meslek Edindirme Kursları Birimi(ISMEK) kursiyerlerinden oluşan ilk kafile Çanakkale’ye gitti. Belediye Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İrfan Veli Kayacan’ın başkanlığını yaptığı ‘Ecdada Yolculuk, Çanakkale Gezisi’ne katılan gurup, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’a böyle bir faaliyetin gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkür etti.   
   
  Çanakkale gezisi öncesinde açıklamalarda bulunan  Kayacan, “Isparta Belediyesi olarak bugünümüzü borçlu olduğumuz kahraman şehit atalarımızın ziyaretine gidiyoruz. Geziye muhtarlarımızın ailelerini ve ISMEK el sanatları mahalle kurslarındaki kursiyerlerimizi götürüyoruz. Bundan sonra Çanakkale’deki geçmişimizi, tarihimizi anmak, yaşatmak ve insanlarımızı biraz olsun titreterek kendine getirebilmek açısından bu organizasyonu yapmak istedik. Çok faydalı olacağına inanıyoruz. Bundan sonra da bu ziyaretlerimizin devam edecek. “dedi. 
Geziye katılan katılımcılar kendilerine  Çanakkale’yi görme fırsatı veren Başkan Günaydın’a teşekkür ettiklerini bildirdi.  (www.isteisparta.com)

Oduncu ile şeytanın hikayes

Zamanın birinde yaşamını odunculukla sürdüren bir zat varmış. Allah’a karşı olan vazifelerini yerine getirir, kimsenin rızkına ve namusuna yan gözle bakmazmış. Oduncunun yaşadığı köyün yakınında bir köy daha varmış ve buradaki köylüler dağda kutsal saydıkları bir ağaca tapınırlarmışOduncu günün birinde, şunların tapındıkları ağacı Allah rızası için keseyim, onları Allah’a isyandan kurtarmış olurum hem de pazarda satıp ekmek paramı çıkarırım diye düşünmüş.

Ağacı kesmek için dağa doğru giderken, karşısına acayip suratı olan pis bir adam çıkmış. Ona, nereye gittiğini sormuş. Oduncu bunun üzerine, insanların Allah diye taptıkları ve Allah’a isyan etmelerine sebep olan ağacı kesmeye gittiğini söylemiş. Adam da oduncuya dönerek, ben şeytanım ve o ağacı kesmene müsaade etmem demiş. Buna kızan oduncu, adamın üzerine atılarak onu yere yatırmış ve hançerini boğazına dayamış.

Şeytan oduncuya, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etti. Ama yine de gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de o ağacı kesmekten vazgeç, onlar ağaca tapıyormuş, Allah’a isyan ediyormuş sana ne gerek, altını al işine bak demiş ve oduncu şeytanı bırakmış.

Şeytan, oduncuya akşam yatıp sabah kalktığında yatağının altına bakmasını da söylemiş. Oduncu ağacı kesmekten vazgeçerek evine dönmüş. Sabah kalktığında yatağının altına bakmış ve altının orada olduğunu görmüş. Oduncu bundan memnun kalmış tabi ki. Ancak ikinci günün sabahında altın yokmuş. Oduncu buna sinirlenip baltasını almış ve dağa ağacı kesmek için yola çıkmış. Yolda yine şeytanla karşılaşmış, ancak oduncu çok kızgınmış.

Şeytana, seni sahtekar kandırdın beni değil mi? diyerek üzerine atılmış. Bu kez şeytan oduncuyu altına almış. Hayretler içinde şeytana bakarken şeytan ona, hayret ettin değil mi? neden bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim; Dün Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ki ben, tüm şeytanlar bir araya gelsek yenemezdik. Ancak, şimdi Allah rızası için değil, altını vermediğim için kızgınlıktan kesmeye gidiyorsun. İşte, bundan dolayı bana yenildin ve o ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, demiş. Kıssadan hisse… (www.mailce.com)

EĞİRDİR VE  SÜTÇÜLER’İMİZ

Eğirdir sadece bugün için değil  hemşehrilerimiz için yıllardan beri mecburi uğrak yeri olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Henüz daha karayolları bu kadar gelişmemiş ve büyük  şehirlere ulaşım sadece trenle yapılıyorken Eğirdir;gurbete giderken ilk gurbet dönüşünde ise kara trenin son istasyon olmuştur.

Gurbete ilk çıkanların çıkış noktaları adeta o kara trenle başlar, yine o kara trenle Eğirdir istasyonuna kadar devam ederdi. Eğirdir’den sonra Sütçüler’imize ulaşmak  kolay gibi görünse de işin zoru yeni başlıyordu.

Nasıl zor olmasın ki, istasyondan bulacağınız fayton sizi şehirdeki P.T.T. (şimdiki garaj karşısı)  önüne kadar götürüp  Sütçüler’imize gidecek olan ve gelip gelmeyeceği belli olmayan bir kamyonu beklemek üzere oraya bırakırlardı. Açıkta  beklediğiniz yerde mevsimine göre denizin (Eğirdir’liler deniz derlerdi) soğuğu yüzünüze vururdu.

O gün şanslı iseniz kamyona denk gelip memlekete ulaşma imkanınız vardı.(şayet yolda arıza yapmaz ve lastik patlamaz ise)Eğer Sütçüler’imize geçen bir kamyonu yakalamazsanız geceyi geçirmek üzere biraz ilerde bulunan  ve alt katında hayvanların barındığı Saffet’in Hanı’na gitmek ve ertesi günü Sütçüler’imize gidecek olan kamyonu beklemekten başka yapacak bir şeyiniz  yoktu…)

Eğirdir Sütçüler’imiz için her bakımdan çok önemliydi. Isparta-Konya Karayolu’nun üzerinde olması, Kemik ve Verem Hastanesi. Askeriye, tren (o tarihte en önemlisi) ve göl

Çıkmaz sokak olan (ki bugün de halâ böyle) Sütçüler’imize göre çok fazla artıları olan Eğirdir’e ve Eğidir’lilere o tarihlerde gıpta ile bakılmıştır.

Hoş bu gün için de öyle,

Değil mi? (www.sutculerimiz.com)

Isparta’da rekor başvuru

KYK’nın daimi işçi alımına Isparta‘da rekor başvuru
57 daimi işçinin alınacağı kadro ilanına 2 bin 977 kişi müracaat etti

 Isparta Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda çalıştırılmak üzere 57 daimi işçinin alınacağı kadro ilanına 2 bin 977 kişi müracaat etti. Mülakat sınavına katılacak adaylar, noter huzurunda yapılan kura çekimiyle belirlendi. 
Isparta’da görev yapacak 7 kişilik eski hükümlü kadrosuna 24, 10 kişilik engelli kadrosuna 181, 40 kişilik temizlikçi kadrosuna ise 2 bin 772 aday müracaat etti. Isparta KYK İl Müdürlüğünde düzenlenen kura çekimine İl Müdürü Cumhur Ziya Kurt ve işçi adayları katıldı. Kura çekimi sonrası konuşma yapan KYK İl Müdürü Kurt, Türkiye genelinde 3 bin kişinin işe alınacağını belirterek, “Güvenlik personeli, bakım-onarım personeli ve iklimlendirme personeli alımı için KPSS puanı üzerinden İŞKUR‘a başvurular kabul edildi. Temizlik personeli alımı için bugün noter huzurunda kura çekimi gerçekleşti. Kurada şanslı olan adaylarımıza hayırlı olsun” dedi.
Asil ve yedek olmak üzere kura sonucu belirlenen adayların önümüzdeki günlerde KYK tarafından belirlenecek tarihte mülakata çağrılacakları açıklandı.(www.mathaber.com)

Kaynak: Editör: Melike SÖNMEZ

 

 

173 başvuru ruhsat bekliyor

İTSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, Isparta’da hali hazırda faal Mermer Ocağı sayısının 145 olduğunu belirterek; “Mermer Ocağı başvuru sayısı yani ruhsat bekleyen, koordinatları belirlenmiş ve arama safhasında olan sayı ise 173’tür” dedi.

Gerek ülke genelinde gerek Isparta’da doğal hayatı ve tabiatı yok ettiği gerekçesiyle eleştirilen Mermer Ocaklarının durumu ITSO toplantı salonunda yapılan toplantıda masaya yatırıldı. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, önceki gün odanın toplantı salonunda gerçekleştirilen Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve yaşanan sıkıntılarla ilgili gerçekleştirilen toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. 

TUTAR; “AMAÇ, YAŞANAN SIKINTILARI MASAYA YATIRIP ÇÖZÜM YOLLARI BULMAK” 

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası(ITSO), Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Isparta Mermerciler ve Madenciler Derneği yetkililerinin katıldığı toplantıda konuşan ITSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, şunları söyledi; “Toplantımızın amacı, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve yaşanan sıkıntılar hakkında fikir alışverişinde bulunmak ve yapıcı çözümler üretmektir. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri de siz değerli üyelerimizi bilgilendirmek ve yaşadığınız sıkıntıları dinlemek için buradalar. 

“MERMERİN ISPARTA’YA EKONOMİK KATKISI ÖNEMLİ BİR NOKTAYA ULAŞMIŞTIR” 

Ben, bu konuşmamda mermer sektörünün ekonomik boyutuna değinmek istiyorum. Ekonomik durgunluk geçirdiğimiz bugünlerde önemi daha da artan bir sektör mermer sektörü. Özellikle Isparta ve Burdur illeri için mermer sektörü ihracatın ve ekonominin lokomotifi haline geldi. Mermer sektöründeki başarılı çalışmalar ve sektörün gerek iç piyasa gerek dış piyasada yakaladığı büyüme ivmesi ile ilimiz ekonomisine katkısı tartışılamayacak kadar önemli boyutlara gelmiştir. 

“ISPARTA İHRACATININ % 26’SINI MERMER OLUŞTURUYOR” 

2017 yılında Isparta ili ihracat miktarının % 26’sını karşılayan mermer sektörü, bu yılın ilk 8 aylık ihracat miktarının yaklaşık % 25’ini karşılamıştır. Sadece bu verilere bakarak Isparta için bu sektörün önemini görmek mümkündür. En önemli noktalardan biri de, mermeri ithal ettiğimiz ülkelerden biri olan İtalya’nın, günümüzde ihraç ettiğimiz ilk 5 ülkeden biri olmasıdır.

“145 ADET FAAL ÇALIŞAN MERMER OCAĞI VAR” 

Bu doğrultuda; 2017 yılı Isparta’nın ihracat miktarı 265,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, bunun 70 milyon doları madencilik ürünlerinden oluşmaktadır. Isparta’da hali hazırda faal Mermer Ocağı sayısı 145’tir. Mermer Ocağı başvuru sayısı yani ruhsat bekleyen, koordinatları belirlenmiş ve arama safhasında olan sayı 173’tür. 

“EN ÇOK MERMER İHRACATINI ÇİN’E YAPIYORUZ”

Mermer, diğer bir deyişle madencilik ürünleri son 1 yıllık üretimi 1 milyon ton. Isparta olarak en çok ihracatı Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapıyoruz. Bu ülkeyi Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya ve Almanya takip etmektedir” dedi.(www.ajans32.com) 

Fevzi Özdemir (Isparta Turizm derneği Başkanı ve İl Genel Meclisi Üyesi)

Isparta 2023 ihracat hedefinde mermere sırtını dayayanlar bu yolla ihracatın istenilen rakama ulaşması için dua ediyorlar malesef.Acı ama üretmeden böyle kazanmak isteyenler var .Gerçek bu memlekette her şey yolunda.

 

ÇANDIR KÖYÜ  VE ÇANDIR KÖPRÜSÜ 

Köyün eski yerleşim yeri olan köprübaşı mevkiinde 1980 yıllara kadar her pazartesi muhteşem pazarlar kurulur, Bucak ilçesine bağlı birçok köyle beraber, Sütçüler’e bağlı diğer yakın köylerden yetiştirdikleri mahsulleri yada hayvanları satmak isteyen köylüler burada buluşurlar, kamyonlarla günübirlik pazara gelen satıcılarda Pazar yerinde sergiler açarlar, bu suretle o döneme göre bir çok ilçe merkezinden daha büyük ölçekli Pazar cirosu oluştururlardı. Bu tarihlerde henüz bereketli çandır ovasının  baraj altında kalmaması nedeniyle bol miktarda yer fıstığı, susam, pamuk ve mısır hasatı yapılır. Bu ürünlerin satışı için alıcı ve satıcıların buluştuğu ve fiyatların belirlendiği  diğer köyler için de belirleyici borsa bu pazarda oluşmakta idi. Yine bu tarihlerde henüz orman sahalarının koruma altına alınmamış olması ve hem de  şimdiki baraj altındaki geniş otlakların, meraların bulunması nedeniyle hayvancılıkta  oldukça yaygın olduğundan bu pazarlarda hayvanların yanı sıra, yumurta ve süt ürünleri de  çokça alınır satılır, bu ürünlerin ticaretini yapan tüccarlar pazartesi günleri köylülerin pazara giriş yollarını mesken tutarlardı. Cam kadar berrak ve buz gibi akan Göksu çayının her iki kıyısındaki tarihi çınar ağaçlarının altlarına Pazar süresince binek hayvanları bağlanır ve yine köylüler bu çınar ağaçlarının koyu ve serin gölgeliklerinde buz gibi suyu içerek pazarlıklarını sürdürürler, dost ve akrabaları ile haftalık sohbetlerini yaparlar, hasret giderirler ve hatta kız istemek için ön bilgilendirmelerin yapıldığı, nişan ve düğün günlerinin kararlaştırıldığı önemli istişareler de buralarda yapılırdı. Yine kavun, karpuz, domates, biber, salatalık, üzüm, peynir, çökelek gibi yiyecekler fırından alınan sıcacık somunlarla bu serin ve gölgelik su kıyısında beraberce yenilirdi. Tarihi kemer köprünün her iki yakasında yaşanan bu yoğunluk Pazarın kurulduğu Pazartesi günü kadar olmasa da, Cuma günlerinde de görülürdü. Pazartesi ve Cuma günleri genellikle hayvanlar kesilerek etleri yine bu çınarların altında satılırdı. Özetle Çandır köyü 1983 yıllarına kadar bu yörenin kalbi olma görevini üstlenmiş ve adeta altın çağını yaşamıştır

Halen köyün şimdiki yerleşim yerinde pazartesi günleri Pazar kurulma alışkanlığı devam ettirilmekte ise de, hem köylülerin bir çoğunun zorunlu İskan kapsamında Çanakkale-Gökçeada ilçesine göç etmiş olmaları ve hem de eskisi gibi geniş tarım alanlarının olmaması ve yine hayvancılığın yok denecek kadar azalması nedeniyle eski cazibesini yitirmiş eskisine göre yok denecek kadar az sayıda satıcı ve alıcı bu pazarda buluşmaktadır. Ulaşım imkanlarının artması nedeniyle köylülerin ihtiyaçlarını şehir merkezlerinden karşılamaları ya da pazarlamacıların evlere kadar giderek satış yapmaları da bu pazarın önemini yitirmesinde etken olmuştur.(alıntıdır)

Resmini gördüğünüz bu tarihi köprü Karacaören 1 Barajı (Çandır Barajı) suları altındadır. Sular altında kalmadan önce çok dar olarak ve dik olarak  yapılmış olan bu köprüden geçebilmek biraz cesaret işiydi. Kamyonların yüksek olması önlerini görebilmeleri ve tekerlerine istikamet verebilmeleri mümkün olduğu halde önlerini göremedikleri ve tekerlerini takip edemedikleri için aynı şeyi otomobiller için söyleyebilmek mümkün değildi.

Zor da olsa bu köprüden çok yıllar önce otomobili ile geçmiş biri ve bu satırların yazarı olarak çok  geçtiğim bu tarihi köprüyü  unutmuyorum.

(ŞU GÜZELLİĞE BAKARMISINIZ

Bu fotoğraf çok yıllar önce H.Ali Özcan tarafından Şeker ve Cumhuriyet Bayramı olarak gönderilmiş.Demek ki o tarihlerde bu tarihi köprünün kartpostalı yapılmış ve bu kartpostallar tanıtım amaçlı olarak kullanılmış.)

KAYMAKAMIMIZ FURKAN DUMAN’IN TAYİNİ ÇIKMIŞ

Son Mülki İdare Amirleri Kararnamesi ile Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine tayinimin çıkması nedeniyle çok sevdiğim Sütçüler ilçesine veda ediyorum. Buradan ayrılmanın büyük üzüntüsünü yaşamakla birlikte Sütçüleri hiç unutmayacağımızı ifade etmek istiyorum. Görev yapacağımız yerlerde de Sütçülerli hemşerilerimize kapımız her zaman açıktır. Tüm Sütçülerli hemşerilerimizin haklarını helal etmelerini diliyor, hepinize “HOŞÇAKALIN” diyorum.


Furkan DUMAN

SİZ HİÇ SÜTÇÜLER’İMİZ İÇİN T.B.M.MECLİSİ’NE SORU ÖNERGESİ VERİLDİĞİNİ BİLİYORMUSUNUZ ?

Eski İstanbul Milletvekili Anavatan Partili bakan Bülnet Akarcalı’nın 1993 yılında Sütçüler’imiz Yazılı Kanyon’da Hidroelektrik Santralı (muhtemelen Sütçüler Hes ile karştırılmış) yapılıyor diye T.B.M.Meclisine vermiş olduğu soru önergesi vermiş ve Çevre Bakanı’nin cevaplandırmasını istemişti.

Burada sayın bakanın vermiş olduğu soru önergesindeki  hassasiyet Sütçüler’imizin güzelliğinin zarar görmemesiydi.

 

 

Evet,Yazılı Kanyon

 

aynen korunuyor ama ya Sütçüler’imiz ve köyleri ..

 

Bugün Sütçüler’imizin mermerciler tarafından ne duruma getirildiğini görünce sayın Akarcalı’nın gösterdiği  hassasiyetin ne kadar önemli  olduğunu o günkü siyasilerin bu konulara önem vermesinin ne anlama geldiğini bugün daha iyi anlıyoruz.

İşin acı tarafı bugün yapılan bu tahribata siyasilerden hiç ses çıkmaması .(www.sutculerimiz.com)

 

Isparta Üniversitesine Rektör Ataması Yapıldı..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 üniversiteye yaptığı rektör atamaları Resmi Gazete’de yayımlandı. Rektör atamaları’na göre Isparta’ya yeni açılan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. İbrahim Diler Atandı. İbrahim Diler Hakkında?

Birimi    Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanlığı Bölüm    Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölüm Başkanlığı Ana Bilim Dalı    Yetiştiricilik Anabilim Dalı Başkanlığı

ı ÖĞRENİM BİLGİLERİ

Lisans    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ 22.6.1988

Yüksek Lisans    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ 4.3.1991

Doktora    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

(Bu üniversite hakkında bilgisi olan ? )

O Dosya Kapandı

Merhum Hasan Balaman’ın belediye başkanlığı döneminde Belediye işçilerinin Türk-İş’ten Hak-İş’e geçmesi yönünde baskı yapıldığı iddiasıyla açılan sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi davasında dosya kapandı. BALAMAN DÖNEMİNDE SENDİKAL HAKLARIN KISITLANMASI DAVASINDA DOSYA KAPANDI 10 yıldır devam eden davada dosyanın Yargıtay’da bozulup, geri gönderilmesinden sonra başlayan yeniden yargılama süreci de tamamlandı. Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 8.celsede tüm sanıklar beraat etti. Mahkeme, Hasan Balaman ile ilgili kamu davasını vefat ettiği için düşürürken şüpheliler Ali Akgül, Şeref Korkmaz, Ahmet Görgülü, Mehmet Selim Müftüler, Ümit Kaçar, Zeynep Korkmaz, Asuman Kumru, Sait Muhammed Bulut ve Sebahat Adanır hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdi.

(Haber32 – )

ESKİDEN SÜTÇÜLER’İMİZDE GELİN ALMA

Eskiden bu kadar motorize değilken gelin alma konvoyu kamyonlarla yapılırdı ve  gelin konvoyu ilçe merkezinden Kumluk dediğimiz şimdiki Kent Ormanındaki  futbol sahasının bulunduğu yere kadar gider ve buradan geri dönerdi.

Bu fotoğraf Salih ve Fatma Altıntaş’ın düğün konvoyu olup,Yukarı Mahalle Camiinden çekilmiştir.Fark edilmemekle birlikte Poyraz Sokağın Caddeye çıktığı yerde Ankara’dan gelen İsmail Doğankaya’ya ait taksi plakalı ford marka araba da gelin arabası bulunmaktadır.

(www.sutculerimiz.com)

Bir anda alev alan ahırda hayvanlar telef oldu

 

 

 

 

Olay dün 18.00 sıralarında meydana geldi. Kesme Köyü’nde Mustafa Yıldız’a ait ahırda çıkan yangında alevler kısa sürede büyüdü. Samanlık ve eve de sıçrayan alevler çevredeki vatandaşlar tarafından söndürülmeye çalışıldı. Yangına Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ve çevredeki vatandaşlar müdahale etti. Ahırda bulunan büyükbaş hayvanlar yanarak telef olurken, yangın daha da büyümeden söndürüldü.

(www.haber32.com.tr)

ÖMER DUYAR’IN FOTOĞRAFLARI

Ben SÜTÇÜLERİN hayranıyım diyen at sırtında dolaşarak bir çok fotografı bize kazandıran merhum ÖMER DUYAR.

Yıl 1957 saygılarımla.
Allah rahmet eylesin..

Ahmet Duyar ve Foto Bozkurt  da varlar

MERHUM ÖMER DUYAR VE FOTOĞRAFLARI

Geçmişteki Sütçüler ve Sütçüler’li hemşehrilerimizin bir-çok resimlerini çekmek suretiyle bugünlere,bizlere ulaşmasına vesile olan  “ Ben Sütçüler Hayranıyım”  diyerek at sırtında dolaşıp bir-çok fotoğrafı bizlere kazandıran başta merhum Ömer Duyar ile Ahmet Duyar’a Allah’tan rahmet dileyip bu hizmetlerini minnetle yad ederken;

Ömer Duyar’ın resimlerini derli toplu bir albüm haline getiren Sıdıka Müftüoğlu’na teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ayrıca,hatırlayabildiğimiz kadarıyla  Sütçüler’imizde bir de “ Foto Bozkurt “ vardı.Kimdi,ne kadar çalıştı bunları maalesef bilemiyoruz.

Yukarıdaki resimde merhum Ömer Duyar’ı Sütçüler’imizde at sırtında iken görmektesiniz.

Lütfen,

1957 yılında çekilen bu resimde merhum Ömer Duyar’ın at sırtındaki resmine dikkatlice bakınız ve inceleyiniz.At sırtında bile olsa üzerinde takım elbise, gravat ,başında da fötr şapka var.Ayrıca o tarihte Sütçüler’imizde ne yazık ki elektrik henüz yok.

(Adnan Yılmazsoylu’ya teşekkürlerimzle)

 

 

İŞLETMECİYE DEVRETTİĞİMİZ SADECE SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI DEĞİL ONUNLA BİRLİKTE BEDELSİZ BİR ORMAN DA DEVRETTİK

 

 

700 civarında ortağı bulunan Sütçüler Enerji ve Sanayi  Ticaret A.Ş. tarafından işletilmekte iken hızlandırılmış bir şekilde özelleştirilen SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI’nın gerek santral binası ve gerekse yükleme havuzu civarları  törenle ağaçlandırılmıştı.

Adına da merhum Abdullah Bilgiç Ormanı dediğimiz alanlarda dikilen fidanlar  santral müdürü Mustafa Coşkun tarafından itina ile yetiştirilip bugünlere ulaştırılmıştır.

Boyları nerdeyse  20 m.ye erişen ağaçların    sayıları beşyüzün üzerindedir.

Bugün hem maddi ve hem de manevi değeri olan göz nuru ormanımız da

artık bedelsiz başkalarının oldu.

Tıpkı Sütçüler Hidroelektrik Santralı gibi …

(Bu vesile ile yıllarca Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın müdürlüğünü  ile birlikte yukarıda söz konusu ağaçlara gözü gibi bakarak yetiştirip bugünler ulaşmasını sağlayan  Mustafa Çoşkun’a geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha iletiyoruz.

Mustafa Abi;

Santral bahçesinde ve Abdullah beyin hatırasına dikilmiş olan ve sonradan santral personeli olarak bizlerin dikmiş olduğu topam

ağaç sayısı şöyledir.

SEDİR 45 Adet

MAVİ SERVİ:60 Adet

KARA SERVİ:50 Adet

FISTIK ÇAMI:70 Adet

DUT:5 Adet

KARADUT:2

BADEM:50

CEVİZ:15

ELMA:25

AKASYA 35(Santral bahçesi) 150 (Yükleme havuzu büyük sifon bölgesi)

ERİK:3

Şeftali:2

Hinnap:1

KİRAZ 3

VİŞNE :6

AYVA :2

İNCİR:2

Cennet elması:5

zakkum:8

üzüm asması :4

Sütçüler Vakfı Merhum Abdullah BİLGİÇ adına 2003 yılında yapmış olduğu ağaç dikme törenine yaklaşık 300 kişi katılmıştı.

 

 

Elektrik AkımElektrik Akımına Kapılarak Can Verdiına Kapılarak Can Verdi

 

Sütçüler İlçesi Kesme Köyü’nden olan Durmuş Ali Çelik, Antalya’nın Kaş ilçesinde bir mermer firmasına ait trafoya bakım yapmak isterken akıma kapılarak hayatını kaybetti.

Kaş ilçesi Dirgenler Mahallesi’nde bir mermer firmasında elektrik personeli olarak çalışan Durmuş Ali Çelik, şirkete ait trafoda bakım yapmak için direğe çıktı. Akımın olmadığı trafo üzerinde yaklaşık 10 dakika boyunca çalışmasına devam eden Çelik’i, iddialara göre şirket içerisinde çalıştırılan jeneratörün ters akım yapması sonucu elektrik çarptı. Evli 3 çocuk babası Çelik, olay yerinde yaşamını yitirdi.(www.ajans32.com)

 

ZAM ÜSTÜNE ZAM

Enerji Piyasasi Düzenleme Kurulu kararına göre konutlarda tüketilen elektriğe yüzde 9, sanayi işletmeleri ve ticarethanelerde kullanilan elekrtiğe yüzde 14 zam yapıldı. Elektriğe geçtiğimiz ay da aynı oranlarda zam yapılmıştı (Alıntı)

Eğirdir’de Triatlon Heyecanı

Türkiye Triatlon Federasyonu’nun 2018 faaliyet takviminde yer alan 16. Eğirdir Triatlonu, Eğirdir Liman bölgesinde başladı. Eğirdir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliği ile yapılan ve 2 gün sürecek olan yarışlara performans gruplarında 328 sporcu, yaş gruplarında 139 sporcu olmak üzere toplam 467 sporcu katılım sağladı.

Triatlon Yarışmasının öncesi akşamında teknik toplantı ve makarna partisi gerçekleştirildi. Teknik toplantıda konuşan Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, “Biliyorsunuz sezonumuza, İznik’le başladık. Önümüzde Alanya yarışı var. Eğirdir yarışlarına katılım gayet yüksek. Yarış sonrasında milli takım Eğirdir’de Balkan Şampiyonası için kampa girecek. Daha sonrasında Balkan Şampiyonasına kalabalık bir şekilde katılacağız. Daha çok çalışmalıyız, daha çok başarılı olmalıyız. Umarım, kazasız belasız keyif bir yarış geçiririz. Yarışlara sponsor olan destek veren, Eğirdir Belediyesine ve Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e, hepiniz adına çok teşekkür ediyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Su Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

 

Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı

Su Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı.

                Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı. 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci bu fakülteyi tercih etti. 60 kontenjan ayrılan Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Muhasebe ve Finans ikinci öğretim programı sıfır çekti.      

                17 MYO, 4 fakülte ve 2 yüksekokulun bağlandığı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde yerleştirme sonuçları ÖSYM’nin internet sayfasında yayınlandı. Yeni üniversiteye bağlanan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’ne bu yıl da istenen düzeyde tercih olmadı. Bu bölüme yerleşen öğrencilere 700 TL YÖK  bursu verileceği açıklanmasına rağmen 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci  bu bölüme yerleşti. 

O BÖLÜM SIFIR ÇEKTİ

                Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne bağlanan  Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokuluinda   60 kontenjan ayrılan bankacılık ve sigortacılık  bölümüne 24, ikinci öğretim programına ise 2 aday yerleşirken, 60 kontenjan verilen  muhasebe ve finans yönetimi programında 5 aday yerleşti. Bu bölümün ikinci öğretim programını ise hiç bir aday tercih etmedi. 

KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİNİ

1 ÖĞRENCİ TERCİH ETTİ

                Eğirdir Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu  Konaklama İşletmeciliği bölümünde 60 kontenjandan sadece 1,  Orman Fakültesi Orman Endüstri  Mühendisliği bölümüne  20 kontenjandan 2,   Orman Mühendisliği bölümüne 60 kontenjandan  38, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Ziraat Mühendisliğine  100 kontenjandan 81’i yerleşti. Teknoloji Fakültesi’nde Enerji Sistemleri bölümünde 60 kontenjandan 22’si, birinci öğretime 2 aday ikinci öğretime yerleşti. Makine ve İmalat Mühendisliği bölümünde 30 kontenjandan 3 aday bu bölüme yerleşti (www.egirdirakingazetesi.com)

 

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

 

İlhan Şimşek

                Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                Yıllar sonra bu yol yapılıyor. Neden şimdi? Sağ olsun Isparta Milletvekili Recep Özel Bey’e. Aldığım sağlam bir kaynağa göre yılan hikayesine dönen Akpınar yolu için Recep Bey’in Isparta yöneticileriyle görüşmesi sunucu Akpınar yolu yapılıyor. Biz de bu noktada diyoruz ki, “ Neden vilayetin yapabileceği bir işi Milletvekili Recep Bey yapsın?” İnşallah korkuluklar da en kısa zamanda yapılır ki Recep Bey bu konunun üzerinde önemle duruyor.

                Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.

SIRASI GELMİŞKEN,

EVET  .SÜTÇÜLER’İMİZDE ANTALYA’YA BAĞLANMALIDIR …

SEBEPLERİNİ YAZMAĞA SAYFALAR YETMEZ

SÜTÇÜLER’İMİZDE ZAFER BAYRAMI KUTLAMASI

Sütçüler İlçemizde, Büyük Zaferin 96. yıl kutlama etkinlikleri Atatürk Anıtına çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlandı.  Etkinlikler kapsamında günün anlam ve önemini belirten konuşma yapıldı.

    Sayın Kaymakamımız törenin ardından kaymakamlık makamında tebrikleri kabul etti.

(Törende halkı göremedik)

 

Eğirdir Elma’da Altın Yıla Hazırlanıyor

Türkiye’deki her 4 elmadan birinin yetiştiği Isparta’da, bu yıl hasat erken başlıyor. 

Türkiye genelinde yaşanan dolu afetinin, elma üretimi yapılan diğer illere oranla Isparta’nın Eğirdir ilçesinde daha az meydana geldiğini kaydeden Eğirdir Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, kalite ve rekolte yönünden bu yıl Eğirdir elmasının altın yılını yaşayacağını söyledi. 

“BU YIL EĞİRDİRLİ ELMA ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLECEK” 

Sarıdoğan, yurtta elma yetiştirilen diğer bölgelerde ürünün bu yıl dolu afetinden hasar gördüğünü ve kalitenin düşük olduğunu belirterek, Eğirdir’de hem elma kalitesinin yüksek olmasının hem de rekoltenin yüksek olmasının elma fiyatlarına yansıyacağını ve bu yıl elma üreticisinin yüzünün güleceğini ifade etti. 

Golden ve starking cinsi elma hasadının bu yıl önceki yıllara göre daha erken başlayacağını kaydeden Ziraat Odası Başkanı Sarıdoğan, “Önümüzdeki hafta içerisinde golden ve starking cinsi elmaların hasadına başlanacak. Diğer bölgelerde dolu hasarının olması ve kalitenin düşük olması, Eğirdir Elması’nın bu yıl altın yılını yaşayacağını gösteriyor. Halen bahçelerde elmanın kilosu 1 lira 70 kuruş ila 2 lira arasında değişiyor. Sanayi tipi elmanın kilosu ise 30 kuruştan alıcı buluyor. Bu fiyatların önümüzdeki günlerde artmasını bekliyoruz. Dünyanın en güzel elmasının yetiştirildiği Eğirdir’de, elma üreticilerimize bereketli hasat diliyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

 

GAZİ’NİN VAGONU

GAZİ MusGAZI MUSTAFA KEMAL ATATURK'UN SEKIZ YIL BOYUNCA YURT GEZILERINDE KULLANDIGI IZMIR'IN KENT MERKEZINDE SERGILENEN TARIHI TREN VAGONU, DUYARSIZ KISILER NEDENIYLE COPLUGE DONUSTU. KENTIN EN ISLEK YERLERINDEN IZBAN (IZMIR BANLIYO SISTEMI)ALSANCAK GAR ISTASYONU'NUN ONUNDE 16 YILDIR SERGILENEN ATATURK VAGONU'NUN CEVRESINE GUNUN HER SAATI ATILAN PET SISE VE KARTON KUTULAR 'TARIHI AYIP' OLARAK ZIHINLERE KAZINDI. COPCULER, HER IKI SAATTE BIR TOPLASA DA DUYARSIZLIGIN HIZINA YETISILEMEDI. (FOTO;: IZMIR DHA)tafa Kemal Atatürk’ün 8 yıl boyunca yurt gezilerinde kullandığı, İzmir’in merkezinde sergilenen tarihi tren vagonunun çevresi, duyarsız kişiler yüzünden çöplüğe dönüştü.

Kurban Bayramı tatilinde, İzmir’in turizm cenneti beldelerindeki kumsallarda çöp yığınları oluşurken, bazı kişilerin duyarsızlığı, şehir merkezine de yansıdı. Günde 300 bin yolcunun taşındığı İZBAN’ın en işlek istasyonlarından Alsancak Garı çıkışında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’den 1935 yılına kadar yurt gezilerinde seyahat ettiği ve içinde kişisel eşyalarının bulunduğu tren vagonu sergileniyor. Vagon, 2007’de İzmirlilerce daha rahat görülebilmesi için o dönem TCDD Parkı’ndan garın önüne taşınmıştı. Önünde Atatürk’ün fotoğrafının da yer aldığı, 45 tonluk vagonun bulunduğu alan, kısa korkuluklarla korumaya alındı. Buna rağmen duyarsız kişilerin pet şişe ve karton kutu gibi çöplerini bu alana atmaları, tepkilere neden oluyor. İstasyonun önüne güvenlik nedeniyle konulmayan çöp kutusunun yaklaşık 100 metre uzaklıkta olmasına rağmen duyarsız kişiler, ellerindeki çöpü tarihi vagonun altına bırakmaktan çekinmiyor. Temizlik işçileri, 2 saatte bir vagonun altını temizleseler de çöpler yeniden hızla doluyor.(www.gunhaner.com)

 

ISPARTALI 16 GENÇ 30 AĞUSTOS’U DUMLUPINAR’DA KUTLAD

Isparta’dan 16 genç, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen 30 Ağustos kutlama etkinlikleri projesi çerçevesinde, Afyonkarahisar ve Kütahya illerinde ülke genelinden katılımla düzenlenen kutlama törenlerine katıldı.   
  Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kütahya’nın kurtuluşunun 96.yıldönümünü kutlama törenleri çerçevesinde düzenlenen “Kocatepe’den, Dumlupınar Zafertepe’ye, Bağımsızlığa Giden Yolda” projesi düzenlendi. 
  Türkiye genelini kapsayan projede, Zafer Mahallesi Muhtarlığı tarafından 14-29 yaş aralığındaki 16 genç Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü aracılığıyla geziye gönderildi. 
  İlk olarak Afyonkarahisar’daki Kocatepe’ye, oradan da Kütahya Dumlupınar’daki Zafertepe’ye giden gençler, Büyük Taarruz’un yapıldığı topraklardaki 30 Ağustos kutlama törenlerine katıldı. 
  Proje kapsamında kutlamaya katılacak gençlerin ulaşım, yiyecek – içecek, t-shirt ve benzeri ihtiyaçlarının da Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından karşılandığı belirtildi. 
  Zafer Mahallesi Muhtarlığı önünden sabah saatlerinde yola çıkan gençlerin, aynı günün gecesinde evlerine döneceği belirtildi 
  Yapılan projenin anlan ve önemine işaret eden Zafer Mahallesi Muhtarı Recep Gürdal, “Günün anlam ve önemine binaen projeye destek veren aileler ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür ederim” dedi.(www.ispartahaber.com)

BİR AİLENİN FERYADI…

Acılı Aile ilk kez konuştu… “Vatanını ve bayrağını seven bir çocuk için kimse başsağlığı bile dilemedi”
 Ispartalı Uzman Çavuş Ufuk Kaşıkçı. Vatanını ve bayrağını çok sevdiği için uzman çavuş oldu. Türkiye’nin Afrinharekatında başarıyla görev yaptı. Türk milleti gibi ailesine de gururlandırdı. Ancak görev yaptığı Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde kendi silahı ile kafasına ateş ederek intihar ettiği ileri sürüldü. Aile oğlunun intihar edebileceğine ihtimal bile vermiyor. Babası ve annesi ise devlet büyüklerine sitem etti. Sitemlerinin sebebi ise kimsenin onlara başsağlığı bile dilememesi. Kaynak: Kanal32 TV

Isparta’da 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu

30 Ağustos Zafer Bayramı Isparta’da coşkuyla kutlandı.

 Isparta 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunumuyla başlayan kutlama programı, Vali Şehmus Günaydın’ın ev sahipliğinde tebriklerin kabulüyle devam etti. Tören kapsamında Isparta Valisi Şehmus Günaydın, Garnizon Komutanı Piyade Albay Ferat Vural ve Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın araca binerek halkı selamladı. Törende çeşitli okullardan gelen öğrenciler günün anlam ve önemini belirten şiirler okudu.

Çok sayıda vatandaşın ellerinde Türk Bayraklarıyla katıldığı 30 Ağustos programında, katılımcılar operasyon düzenindeki komando geçişine alkışlarla eşlik ederek yoğun ilgi gösterdi. Tören geçidinde polis ve belediye araçlarının geçişleri de ilgiyle izlendi. Eğirdir’de 30 Ağustos coşkusu Eğidir ilçesinde sabah saatlerinde Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan törende, Kaymakam Abdullah Akdaş makamda Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanı Tuğgeneral Aydoğan Budakçı ve Belediye Başkanı Ömer Şengöl ile tebrikleri kabul etti. Tören, mehteran gösteri ve optimist yarışmalarında dereceye girenlerin ödüllendirilmesi ile devam etti. Kutlama programı geçit töreni ile son buldu. (www.haber.com.Fotoğraf alıntıdır)

BİR ZAMANLAR …

KAPTAN EMMİMİN  DAM BAŞINDAN..

(Yıl 1964 olabilir)

Soldan sağa Selma Doğankaya,,Gülsüm Doğankaya,Fatma Altıntaş ve merhume             Altıntaş

ISPARTA’DA 109 KÖYE GÜNEŞ ENERJİ PANELİ KURULDU


Isparta’da içme suyunu elektrik enerjisi kullanarak karşılayan ve yüksek bedelli faturalarla karşılaşan köylerin umudu İl Özel İdaresi oldu. Bu kapsamda İl Özel İdaresi bu durumdaki köylere güneş enerjisi panelleri kuruyor.

Isparta’da içme suyunu elektrik enerjisi kullanarak karşılayan ve yüksek bedelli faturalarla karşılaşan köylerin umudu İl Özel İdaresi oldu. Bu kapsamda İl Özel İdaresi bu durumdaki köylere güneş enerjisi panelleri kuruyor. Böylelikle köyler hem elektrikten tasarruf ediyor hem de yüksek bedelli faturalardan kurtuluyor.

 Sıcak asfalt, Eğitim yatırımları, Halı saha projeleri… Isparta İl Özel İdaresi’nin yatırımlarla bunlarla da sınırlı değil. Köylerin altyapı ve sosyal hayatına yönelik önemli çalışmalara imza atan İl Özel İdaresi, içme suyunu elektrik enerjisi kullanarak karşılayan ve yüksek bedelli faturalarla karşılaşan köylerin de umudu oldu. Bu doğrultuda köylere güneş enerjisi panelleri kuran İl Özel İdaresi, içme suyunu elektrik enerjisiyle karşılayan köylerin hem elektrikten tasarruf etmesini sağlıyor hem de yüksek bedelli faturaların önüne geçiyor. 2015 yılında pilot olarak başlayan proje kapsamında bugüne kadar 109 köye güneş enerjisi panelleri kuruldu. Köylere kurulan güneş enerjisi panelleri ile elektrik faturalarında yüzde 80’e varan tasarruf sağlandı.(www.haber32.com)

LAVANTA BALI HASADINA BAŞLANDI

Türkiye'de nadir bulunan lavanta balı Isparta'da

Türkiye’de lavanta üretiminin yüzde 80’inin gerçekleştirildiği Isparta Kuyucak’ta görsel sezonun bitmesinin ardından lavanta balı hasadına başlandı.
Yurt içinden ve yurt dışından turistleri ağırlayan Isparta Kuyucak Köyü’nde, sezonun bitmesiyle çiftçiler getirisi yüksek olan lavanta balının hasadına başladı.

Kuyucak Köyü ve civarında yerli ve gezgin arıcıların kurduğu yaklaşık 3 bin kovanla üretime geçen çiftçiler, Türkiye’nin lavanta balı ihtiyacının karşılanmasında da önemli görev üstleniyor.

Lavanta Balının Kalite ve Tanınırlığının Artırılması Projesi Koordinatörü Ali Sağdaş, lavanta balının yaygınlaştırılması kapsamında 2014 yılında proje hazırladıklarını ve bu kapsamda çiftçilere kovan dağıttıklarını belirtti. 

DEMİREL’İN ANI DEFTERİN NE YAZDI

Demirel’in Anı Defterine Bakın Ne Yazdı?

İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. AyİYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur, Bayram Ziyaretlerine İslamköy’de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in anıt mezarını ziyaret ederek başladı.
Milletvekili Cesur, burada anı defterine duygu yüklü bir mesaj yazdı.

İŞTE O MESAJ;
lin Cesur, Bayram Ziyaretlerine İslamköy’de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in anıt mezarını ziyaret ederek başladı.
Milletvekili Cesur, burada anı defterine duygu yüklü bir mesaj yazdı.

İŞTE O MESAJ;

TANRININ GÖZÜ

tanrının gözü ile ilgili görsel sonucu

Isparta’nın Yenişarbademli ilçesinde bulunan Melikler Yaylası’ndaki Gökyüzü Şenlikleri’nde astro fotoğrafçı Nadir Aybek Ertuğ tarafından yurt dışında ‘Eye of God (Tanrının Gözü)’ denilen Helix Bulutsusu görüntülendi.

Türkiye’nin birçok noktasından gökyüzü meraklıları ve gökbilimcilerin geldiği şenliklere Antalya‘dan katılan amatör astro fotoğrafçı Nadir Aybek Ertuğ, 700 ışık yılı uzaklıkta bulunan, yurt dışında ‘Tanrının Gözü’ olarak adlandırılan Helix Bulutsusu’nu fotoğrafladı.Bulutsunun iyi teleskopla sadece toz bulutu olarak görülebileceğini, fotoğraflarda katman katman yapılan işlemlerle renklendirildiğini belirten Nadir Aybek Ertuğ, “Helix Bulutsusu, ‘The Helix’ veya ‘NGC 7293’ olarak da bilinir. Kova Takımyıldızı yönünde yer alan, gezegenimsi bir bulutsu. Karl Ludwig Harding tarafından muhtemelen 1824’ten önce keşfedildi. Bu çalışmayı, ‘Yenişarbademli Gökyüzü Etkinliği’nde yaptım. Yurt dışında halk arasında, göze çok benzediği için ve uzayın derinliklerinde olmasından dolayı ‘Eye of God’ yani ‘Tanrının Gözü’ olarak adlandırılıyor. Bize 700 ışık yılı, yani 6 bin 600 trilyon kilometre uzaklıkta. Gökyüzü meraklıları arasında da popüler olan bir gök cismidir” diye konuştu.(www.ajans32.com)

Oduncu ile şeytanın hikayesi

Zamanın birinde yaşamını odunculukla sürdüren bir zat varmış. Allah’a karşı olan vazifelerini yerine getirir, kimsenin rızkına ve namusuna yan gözle bakmazmış. Oduncunun yaşadığı köyün yakınında bir köy daha varmış ve buradaki köylüler dağda kutsal saydıkları bir ağaca tapınırlarmışOduncu günün birinde, şunların tapındıkları ağacı Allah rızası için keseyim, onları Allah’a isyandan kurtarmış olurum hem de pazarda satıp ekmek paramı çıkarırım diye düşünmüş.

Ağacı kesmek için dağa doğru giderken, karşısına acayip suratı olan pis bir adam çıkmış. Ona, nereye gittiğini sormuş. Oduncu bunun üzerine, insanların Allah diye taptıkları ve Allah’a isyan etmelerine sebep olan ağacı kesmeye gittiğini söylemiş. Adam da oduncuya dönerek, ben şeytanım ve o ağacı kesmene müsaade etmem demiş. Buna kızan oduncu, adamın üzerine atılarak onu yere yatırmış ve hançerini boğazına dayamış.

Şeytan oduncuya, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etti. Ama yine de gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de o ağacı kesmekten vazgeç, onlar ağaca tapıyormuş, Allah’a isyan ediyormuş sana ne gerek, altını al işine bak demiş ve oduncu şeytanı bırakmış.

Şeytan, oduncuya akşam yatıp sabah kalktığında yatağının altına bakmasını da söylemiş. Oduncu ağacı kesmekten vazgeçerek evine dönmüş. Sabah kalktığında yatağının altına bakmış ve altının orada olduğunu görmüş. Oduncu bundan memnun kalmış tabi ki. Ancak ikinci günün sabahında altın yokmuş. Oduncu buna sinirlenip baltasını almış ve dağa ağacı kesmek için yola çıkmış. Yolda yine şeytanla karşılaşmış, ancak oduncu çok kızgınmış.

Şeytana, seni sahtekar kandırdın beni değil mi? diyerek üzerine atılmış. Bu kez şeytan oduncuyu altına almış. Hayretler içinde şeytana bakarken şeytan ona, hayret ettin değil mi? neden bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim; Dün Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ki ben, tüm şeytanlar bir araya gelsek yenemezdik. Ancak, şimdi Allah rızası için değil, altını vermediğim için kızgınlıktan kesmeye gidiyorsun. İşte, bundan dolayı bana yenildin ve o ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, demiş. Kıssadan hisse… (www.mailce.com)

 

 

SÜTÇÜLER’İMİZİN ATANMIŞ BELEDİYE BAŞKANLARI

 

Atanmış belediye başkanlarımızı belli bir yaşın üzerindeki tüm hemşehrilerimiz hem tanıyabilir hem de yaptıkları hizmetleri de bilebilirler.

Gerek 1960 ve gerekse 1980 ihtılallerinde atanma yolu ile belediye başkanlığı yapmış olanlardan bir bölümünün hizmetlerini de hatırlamakta fayda var.

O dönemdeki   belediye başkanlarından Şükrü Kurnaz belediye otobüslerini aldığını ve bu otobüslerin Sütçüler’imize 30 yıl hizmet ettiğini,

Vaktiyle Kültür ve nikah Salonu olarak kullandığımız binayı,Sütçüler’de ilkleri gerçekleştiren rahmetli dayı oğlum merhum Cafer Porazoğlu abimin yıllarca sinema olarak çalıştırdığı bu eseri de zamanın belediye başkanı Emin Bayer  tarafından  hizmete sokulduğunu öğrenmiş buluyoruz.

Bu bilgileri bizlerle paylaşan Mehmet Kızıl’a teşekkür ederken Sütçüler’imize hizmetlerinden dolayı tüm belediye başkanlarımızın hayatta olanlarına sağlıklar, ebediyete intikal etmiş olanlarına da Allah’tan rahmet dileriz.

ATANARAK GÖREV YAPMIŞ BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ

Emin TÜRKDOĞAN 1960

Mümtaz ÖZGÖKÇEN 28.07.1960
Hıfzı ANGIN 03.05.1961
M.Emin BAYER 31.07.1961

Tahsin YAĞCI 15.09.1980
Şükür KURNAZ 17.12.1980
Yusuf ALTUNBAŞ 17.05.1982

BUNDAN TAM YİRMİİKİ YIL ÖNCE

(Üstteki fotoğrafta bulunan ön sıradakiler;(soldan sağa) Hüseyin Altıntaş,Mehmet Şentürk,İsmail Üstün,..,

İsmail Üçyıldız. Hepsine rahmet diliyoruz.)

(Sütçüler Hes 2.kısım temel atma töreninde Halil Yıldız konuşmasını yaparken.Arkada kırmızı ceketli olan kişi de Abdullah Bilgiç’tir.Her ikisine de rahmet diliyoruz.)

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI 2.KISIM TEMEL ATMA TÖRENİ.

TARİH;24.AĞUSTOS.1996

YER ;DEĞİRMENDERE

(Kaynak;www.sutculerimiz.com)

SÜTÇÜLER’İMİZDE İKİ EV YANDI

Sütçüler İncerede Köyü’nde 2 ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın nedeniyle samanlıklarda yandı.
Gece saat 01:00 sıralarında Sütçüler İncedere Köyü’nde henüz nedeni bilinmeyen bir nedenle yangın meydana geldi. 2 ev ve samanlıklar tamamen yanarak kullanımaz hale geldi. Yangına Sütçüler İlçesi ve çevre köylerden gelen itfaiyeler müdahale etti. Uzun süren çalışma sonucunda angın kontrol altında alındı.
Çevredeki vatandaşlar ise büyük panik yaşadı. Yangında herhangi bir yaralanan olmadı.(Alıntı)

EĞİRDİR GÖLÜ’NÜN ADALARI

Yeşilada: Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşilada, ev pansiyonculuğunun yaygınlığı ve balık lokantaları ile dikkat çeker. Adada ayrıca Hıristiyanlarca kutsal sayılan Ayastefanos kilisesi yer almaktadır.

Canada: Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan 7000 m2 büyüklüğünde sevimli bir adacıktır. Yapılaşma yoktur. Sadece piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ada Atatürk’ün Eğirdir’i ziyareti sırasında 1 Şubat 1933 tarihli Belediye Encümen Kararı ile kendisine hediye edilmiştir.

SÜTÇÜLER’İMİZDE TULUK AYRANINA ÖZLEM

Bu görüntü, Sütçüler’imizde de 30-40 yıl önce görmeye alıştığımız, biraz da özlediğimiz görüntüdür.
Nasıl özlediğimiz görüntü olmasın ki! Azıcık bellek tazeleyelim.
Gördüğümüz nesnenin adı “tuluk”. Ayran yapmaya yarar. Davar derisinden yapılmıştır. Bilebildiğimiz kadarıyla bu deri, çam ağaçlarının gövde diplerin sıyırılan veya “tağra” ile kopartılan, “mavru” olarak adlandırılan kaba dış kabukları ile işlem görür, yani tabaklanır. Bu işlemin sonucunda mavrudan deriye geçen mis gibi çam kokusu, tulukta keçi yoğurdunun dövülmesi ile yapılan ayrana siner, ayranın içine işler. Böyle bir ayranında tadına doyum olmaz. Bu tadı bilenler bilir.

Bu ayranın tadını bilenler bilir. Analarımızın ve ablalarımızın, kız kardeşlerimizin yapmış oldukları tarhanalar da, bu ayran ile yoğurulduklarından, o dönemlerde yapılmış o dönem tarhanasının da tadını gerçekten bilenler bilir. Kısacası bu resme baktığımızda, bu tadları bilenler ve hatırlayanlar olarak içimizden, ya bu resimde gördüğümüz hanımın yanına gidip, yalvar yakar bir lokma da olsa o ayrandan istemek veya hiç olmazsa Sütçülerimiz’in dut şenliğinde aynı ayranı bilenlerimizin de yardımıyla yapıp hem kana kana içmek, hem de tadını bilmeyenlere de içirmek geçiyor. İçimizden geçiyor, hayal ediyoruz. Hayal etmek gerçekleştirmenin yarısı olsa gerektir. Kim bilir bir gün hayalimizi gerçekleştirme imkanının buluruz.

Şunu söylemek isteriz. O günkü koşullarda, kuşkusuz o zamanlar bizlerin çocukluk çağlarıydı, tulukta davar ayranının yapılması, bağlarda dut deşirilmesi(devşirilmesi), pekmez kaynatılması, köpük yalanması, şerbet içilmesi ve sonunda “kuvam” yalanması, çoluk- çocuk bütün mahalle halkıyla yaşanan bir olaydı. Yani, şimdi herkesin kendi dünyasında atomize olduğu internet ortamının yarattığı yalnızlığın tersine, o zamanın mahalle yaşantısının getirdiği paylaşım ortamına özlemimizi dile getirmek istiyoruz. Böyle bir ortama ihtiyacımız çok.

Dileğimiz, dut şenliğinin sadece pekmez yapımıyla sınırlı kalmaması, şenlik sırasında tuluk ayranının yapılması ve içilmesi, tarhana yapılması, çocukluğumuzda oynamış olduğumuz “yesir”, “met”, “simi” gibi oyunların çocuklarımıza öğretilmesi, unutulmasının önüne geçilmesi, geliştirilmesi ve olabilecekse bu oyunlara olimpik spor niteliğin kazandırılması.(www.sutculerimiz.com
Mustafa Turan)

SALDİVLER PLAJI

‘Maldivler Plajı’na bayramda tatilci akını
‘TÜRKİYE’nin Maldivleri’ olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü’ndeki ‘Saldivler’ denilen plaj, ilgi odağı oluyor. ‘Saldivler Plajı’, bayramda tatilcilerin akınına uğradı.

Türkiye’nin derin tatlı su göllerinden biri olan ve Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü, Maldivler’i andıran beyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle ilgi görüyor.

Tatilciler, apart ya da otellerde kalmak yerine yanlarında getirdikleri çadırlarda kalmayı tercih etti. Bazı vatandaşlar gündüz göle girerken, bazıları göl kenarında çamur banyosu yaptı. Yüzme ve çamur banyosu dışında da bazı tatilciler görsel şölen sunan gölde fotoğraf çekerek bu anları ölümsüzleştirdi.(www.gunhaber.com)

Sadece Isparta’da Üretilen Lavanta Balının Kilosu 250 Lira

Isparta’da son dönemde lavanta balı üretimi arttı. Lavanta bahçelerine bırakılan arıların ürettiği balın kilosunun bu yıl 250 liradan satılması bekleniyor.
Türkiye’nin gül bahçesi olarak bilinen Isparta’da son dönemde lavanta balı üretimi arttı. Lavanta bahçelerine bırakılan arıların ürettiği balın kilosunun bu yıl 250 liradan satılmasının beklendiği belirtildi.
KİLOSU 250 TL
Lavantada bal hasat dönemini bu ay yaptıklarını kaydeden Karakoyun, “Dünyanın her ülkesinde aşağı yukarı elit tüketici grubunda beğenilen lavanta balını hasat ettikten sonra tüketiciye sunacağız. Geçen yıl balın kilosunu 200 TL’den satışa sunduk, bu yıl 250 TL’den satılmasını bekliyorum. Lavanta balına her geçen gün ilgi artıyor ve talebe yetişemiyoruz” diye konuştu.

YURT DIŞINDAN CİDDİ TALEP VAR”
Karakoyun, bu yıl lavanta balı kısıtlı olmasına rağmen yurt dışından da ciddi talep olduğunu belirterek, “Biz, ülkemizde ürettiğimiz ürünün ilk önce kendi insanlarımızın tarafından tüketilmesini istiyoruz” diye konuştu.
STRESİ ÖNLEMEDE ETKEN
Lavanta balının sağlık açısından büyük fayda sağladığını ifade eden Mehmet Karakoyun, bronş, karaciğer yağlanmaları ve karaciğerin temizlenmesinde etkin rol oynadığını aktardı. Stresi önlemede lavanta balından faydalanılabileceğini vurgulayan Karakoyun, lavanta balının sigara içenler için ideal doğal bir ürün olduğunu söyledi. Karakoyun, “Stres artık günümüzde çok önemli bir problem haline geldi. Lavantada bulunan antiseptik özellikten dolayı balda da lavantanın özelliği bulunduğu için stresli günlerinizde düzenli kullanıldığında daha kaliteli bir yaşam sağlıyor” diye konuştu.

KURBAN İNDİRME GELENEĞİ

 

Bu geleneği önemli buluyorum”
Isparta’nın asırlardır süregelen geleneklerinden birisi olan Kurban Bayramı arefesinde gerçekleştirilen kurban indirme töreni Doğancı Mahallesinde gerçekleştirildi. Kurbanlıklar Keçeci Mahallesi Camiinde kılınan ikindi namazının ardından Gökçay’dan indirilerek, Doğancı Mahallesi Muhtarlığı önüne götürüldü. Kurban indirme geleneğine Isparta Vali Yardımcısı İsmail Akman, Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, Doğancı Mahallesi Muhtarı Melek Ağlasunlu ve mahalle sakinleri katıldı.
Kurbanlıklar ikindi namazının ardından Gökçay’dan indirilen, Keçeci Camiinin önünden Doğancı Mahallesi Sosyal Tesisleri önüne davullarla götürüldü. Burada tekbirler getirilirken, kesilecek kurbanların kabul olması dileğiyle dualar edildi.
Doğancı Mahallesi Muhtarı Melek Ağlasunlu, bu geleneğin asırlardan buyana devam ettiğini, bir süredir yapılamayan bu geleneğin tekrar başlatıldığını söylerken, örf, adet ve geleneklerin gelecek nesillere aktarılmasını istediklerini kaydetti.
Doğancı mahallesinde düzenlenen kurban indirme merasiminin asırlardan buyana devam ettirildiğini hatırlatan Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın da, “Örf, adet, gelenek, görenek ve töreleri seven, kuvvetli olmasını isteyen bir insanım. Bu geleneği önemli buluyorum. Bu geleneğimize bir süre ara verildi. Bugün yeniden başlatılmış oldu, burada olmayı bir vazife kabul ediyorum. Bu geleneğimiz bundan sonrada ara verilmeden yıllarca devam etsin. Çocuklarımız, torunlarımız da bundan haberdar olsun. Töreler, dualar önemlidir” dedi.
Vali Yardımcısı İsmail Akman da, “Atalarımızdan bizlere ulaşan bir gelenek, görenek” derken, Doğancı’nın tarihi bir mahalle olduğunu belirtti. Bir milletin, tarih, örf, adetinin önemli olduğundan bahseden Akman, “Tarihimizi geleneğimizi yaşatmalıyız” görüşlerinde bulundu.
Kaynak: (Mathaber) – MAT HABER MERKEZİ

Türkiye’nin ilk ‘Karanlık Gökyüzü Parkı’ Isparta’da yapılacak

Türkiye’nin birçok zirvesinde gerçekleştirilen ölçümler neticesinde, gökyüzü gözlemlerinin yapılabileceği en karanlık noktanın, Isparta’nın Yenişarbademli ilçesindeki 1700 rakımlı Melikler Yaylası olduğu tespit edildi. Yaylada, Türkiye’nin ilk Karanlık Gökyüzü Parkı’nın kurulması için de proje hazırlanıyor.

Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ethem Derman ve ekibi tarafından şimdiye dek Türkiye’nin pek çok dağlık bölgesinde uzay gözlemlerinin gerçekleştirilebileceği sahaların saptanmasına dönük ölçümler yapıldı. Onlarca kentte yapılan ölçümler neticesinde; uzay gözlemleri için en uygun karanlık noktanın, Isparta’ya 110 km uzaklıktaki Beyşehir Gölü’nün batısında, Toros Dağlarının kuzey uzantısı olan Anamas Dağları ile bütünleşen Yenişarbademli ilçesindeki 1700 metre yükseklikteki Melikler Yaylası olduğu saptandı.
(Kaynak;Haber32 -)

Uzman Çavuş’un İntihar Ettiği Öğrenildi

 

 

 

 

 

Giresun’da vefat eden Uzman Çavuş Ufuk Kaşıkçı’nın ölüm nedeni belli oldu.

Kendini vuran Kaşıkçı, Uzman Çavuş Ufuk Kaşıkçı’nın kendini vurduğu, 3 gün yaralı kaldıktan sonra vefat ettiği öğrenildi.

Kendini vuran Kaşıkçı, Uluborlu İleydağı’nda toprağa verilecek.(www.ajans32.com)

 

GÜL KÖŞKÜ AÇILDI

Isparta Belediyesi tarafından düzenleme çalışmaları tamamlandıktan sonra Türk yemek kültürü ve mimarisini yansıtan Gökçay Mesirelik Alanı’ndaki Gül Köşkü hizmete açıldı. Isparta Belediyesi tarafından işletilecek olan ve bünyesinde 88 farklı yöresel ve kültürel yemek çeşidi bulunan Gül Köşkü’nün açılışı için düzenlenen törene, AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkanı Şükrü Başdeğirmen, ITSO Meclis Başkanı Osman Şahlan, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda davetli ile vatandaş katıldı.

(Kaynak;Haber32 – )

S Ü T Ç Ü L E R’İ M İ Z İ N ESKİ BELEDİYE BAŞKANLARI

Ahmet ÇETİNKAYA 1938 Seçilmiş
Ahmet YAVUZ 1942 Seçilmiş
Mustafa ÖZSÜT 1946 Seçilmiş
Hüseyin Avni TURAN 1950 Seçilmiş
Osman Ali APAYDIN 1955 Seçilmiş
Emin TÜRKDOĞAN 1960 Atama
Mümtaz ÖZGÖKÇEN 28.07.1960 Atama
Hıfzı ANGIN 03.05.1961 Atama
M.Emin BAYER 31.07.1961 Atama
Ahmet DUYAR 25.11.1963 Seçilmiş
Ahmet DUYAR 1968-1969 Seçilmiş
Ahmet ALTINTAŞ 16.12.1969
Haydar ŞAVKAN 24.02.1970-1973 Seçilmiş
Ahmet DUYAR 1973-1977 Seçilmiş
Haydar ŞAVKAN 1977-1980 Seçilmiş
Tahsin YAĞCI 15.09.1980 Atama
Şükür KURNAZ 17.12.1980 Atama
Yusuf ALTUNBAŞ 17.05.1982 Atama
Osman ÖZER 1984-1989 Seçilmiş
Hüseyin ALTUNTAŞ 1989-1994 Seçilmiş
A.Bircan TURAN 1994-2004 Seçilmiş
Hüseyin MÜFTÜOĞLU 2004-2014 Seçilmiş
Mustafa Üstün 2014 Seçilmiş
Tüm belediye başkanlarımıza hizmetleri için teşekkür ederken ebediyete intikal edenlere de Allah’tan rahmet diliyoruz.

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Erenler Mahallesinden ilçemiz Ziraat Bankası eski çalışanı HÜSNÜ TÜRKYILMAZ vefat etmiştir.
Cenazesi 23 Ağustos 2018 Perşembe günü öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazından sonra aile kabristanlığına defnedilecektir.
Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

Fotoğrafçılık Günü Kutlu Olsun..

Bugün sadece fotoğraf makinası olan değil cep telefonu olan herkes fotoğrafçı ve neredeyse çektiği fotoğrafı anında paylaşma tekniğine olan cep telefonlarına sahip.
Fotoğrafçılık eskiden bir sanat dalıydı. Şimdi gelişen teknikle halâ sanat dalı sayılıp sayılmacağı konusunda tereddütlerim var.
Ben amatör fotoğrafçılığa çok yıllar önce başladım ve Ortaokul son sınıfta arkadaşımın makinasını ödünç olarak alır hem Ankara’da hem de Sütçüler’de fotoğraf çekmeğe başladım. Tabii çektiğim bu fotoğraflar başta aile bireylerinin daha sonrada çevremizdekilerin fotoğrafları oluyordu.
İlk fotoğraf makinam LUBİTEL 2 marka tabii ki 12 pozluk filmli siyah-beyaz makina ile yıllarca çalıştım. Renkli fotoğrafların çıktığında Almanya’da çalışan bir yakınıma yine filmli ve 36 pozluk CANON marka fotoğraf makinası getirttim ve bu makina yıllarca işimi gördü.
İlk dijital makinam ise 2006 yılında yine Canon oldu. Onun arıza vermesinden sonra Samsung ve şimdide Sony.
Siyah-beyaz ve renkli fotoğraf makinamla çekmiş olduğum fotoğrafların filmlerini bunca yıldır hala muhafaza etmekteyim, dijital fotoğraf makinam ile çektiklerim ise bilgisayarımda.
İyi fotoğraf çekmeler …
Ve
19 Ağustos Dünya Fotoğrafçılık gününüz kutlu olsun.

Hayvanseverleri isyan ettiren görüntüler

Olay, geçen 17 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde, tarihi Kaleiçi girişinde meydana geldi. İddiaya göre, kent turu yapmak isteyen bir grup turisti faytona bindiren adı henüz öğrenilemeyen faytoncu, bir süre kent merkezinde gezinti yaptı. Faytona koşulan iki attan biri sıcak hava ve susuzluğa daha fazla dayanamayarak yol ortasında yere yığıldı.

Koşum takımları üzerinden çıkarılan at, bir süre yerde çırpınıp ayağa kalkmaya çalıştı. Birkaç denemeye rağmen başarılı olamayan at çırpınmayı bırakarak hareketsiz şekilde yere yattı. Atın yaşadığı zor anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Atın sağlık durumuyla ilgili bilgiye ulaşılamazken görüntünün sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılması üzerine hayvanseverler duruma isyan etti.

Antalya Candost Derneği Başkanı Arife Yanık, atın son durumuyla ilgili bilgiye ulaşmak için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Atların bu şekilde bir yaşama mahkum edilmesine katlamadıklarını belirten Yanık, “Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne şikayet edeceğiz. Fayton olayını Antalya’da bitireceğiz. Atlar sıcakta koşturuluyor, birçoğu susuzluktan ve yorgunluktan ölüyor” dedi.
Alparslan ÇINAR/ANTALYA, (DHA) –

‘Erik dalı’ oynayıp, tiyatro oyunu sahneleyecekler

MURATPAŞA Belediyesi Yaşlı Evi üyeleri, alzheimere karşı farkındalık oluşturmak için ‘Erik dalı’ oynamaya hazırlanıyor. Kıdemli Muratpaşalılar, aynı gün ‘Fehim Paşa Konağı’ adlı oyunu da sahneleyecek.
Muratpaşa Belediyesi’nin Yaşlı Evleri’nde 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde gerçekleştirilecek etkinliğin heyecanı yaşanıyor. Fener Yaşlı Evi’nde yaşları 58 ile 72 arasında değişen 71 kıdemli kent sakini, 21 Eylül günü saat 11.00’de Kapalı Yol’da son dönemin popüler oyun havası Erik dalı oynayacak. Kendilerine ‘Erik Dalı Grubu’ adını veren 57 kadın ve 14 erkek, pazartesi, cuma ve cumartesi günleri olmak üzere, haftada 3 gün 6 saat çalışıyor.
Yaşları 53 ile 70 arasında değişin Muratpaşa Belediyesi Yaşlıevleri’nin üyesi 19 kıdemli Muratpaşalı da aynı gün, Turgut Özakman’ın Fehim Paşa Konağı adlı tiyatro oyununu sahneleyecek. Oyun, 21 Eylül’de Muratpaşa Belediyesi Hizmet Binası Konferans Salonu’nda saat 20.00’de sahnelenecek.(www.gunhaber.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Toki de ikamet eden ibrahim Özalp eşi SEVİM ÖZALP (YILDIRIM) hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Cenazesi önceki gün ikindin namazını müteakip ilçemizde Musalla kabristanlığında defnedilmiştir.

Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

 

BAŞKAN SÖZÜNÜ TUTTU

Ben çocukken Mehmet Hafız diye amcamızın güler yüzlülüğü sayesinde bir yaz kursa gittim. Namaz kılacak kadar sure okumayı öğrendik. Bugün hala o zaman öğrendiğiniz sureler ile namaz kılıyoruz. Başımdan geçtiği için başka çocukların da sure öğrenmelerini istedim. Kursa gidecek herkese bisiklet verecez dedik, 200’ün üzerinde katılım oldu. Hepsi kur’anı öğrendi.” (www.haber32com)

JANDARMA’DAN İLGİNÇ BİR UYGILAMA

Isparta İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Trafik Ekipleri, İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü görevlileriyle birlikte, Kurban Bayramı öncesi tatile çıkan sürücüleri uygulamalı olarak bilgilendirdiler. Geçtiğimiz Perşembe günü havalimanı kavşağında ihlal yapan sürücüleri durduran Jandarma ve Polis ekipleri, 2004 yılında kural ihlali yüzünden trafik kazası geçiren ve engelli kalan Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Ramazan Erdoğan ile konuşturdular. Hayat kurtaran bir projeye imza atan Jandarma ekipleri vatandaşlardan büyük takdir gördü.
DRONE İLE KONTROL
Drone ile kontrol gerçekleştiren Jandarma ve Emniyet ekipleri, ihlal yaptığı saptanan sürücüleri durdurdu. Nazik bir şekilde sürücüleri oluşturdukları masaya davet eden güvenlik güçleri, onları Isparta Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Ramazan Erdoğan ile tanıştırdılar.
Sürücülere kendi başından geçen kazayı anlatan Başkan Erdoğan, hız ve kural ihlalinin neticesinin neler olduğunu herkese öğretmiş oldu. Isparta İl Jandarma Komutanlığı Trafik Ekipleri, İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ekipleri ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü görevlileri, bayram tatili yoğunluğu sebebiyle sürücülerde farkındalık oluşturdu.
Türkiye’de herkese örnek olacak bir projeye imza atan Jandarma Komutanlığının bu projesi sürücülerde iz bıraktı.
2004 yılında bayram tatiline giderken geçirdiği trafik kazası sonrası ortopedik engelli kalan Ramazan Erdoğan, ihlal de bulunan sürücüleri bizzat kendisi uyardı. Kurallara uymayan sürücülerle sohbet eden Ramazan Erdoğan, ‘Hız ve ihlal hatasının sonu felakettir. Bende kurallara uymadım, kaza yaptım ve ortopedik engelli kaldım. Lütfen kurallara uyalım’ dedi. Isparta İl Jandarma Komutanlığı Trafik Ekipleri ile Polis ekipleri, ‘İnsan ömrü başkalarının hatalarını tekrarlayacak kadar uzun değildir’ mesajıyla trafiğe çıkacak sürücüleri uyardılar.(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Boğaz köyden rahmetli hafız Mehmet amca oğlu MUSTAFA BALCI hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Cenazesi yarın öğle namazına müteakip Isparta Sütçüler boğaz köy Camii’nden namazı kılınacak olup boğaz köy mezarlığı na defnedilecektir .

Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına da baş sağlığı dileriz. (Kaynak;Adnan Özbalcı)

YILLAR YILLAR ÖNCE BİZİMKİLER

Yıllar yıllar önce Sütçüler’imizde çoktan terk etmiş olduğumuz ve heyelandan yerlerimizi bile bulamadığımız Ortakoz’da Kaptanlar’ın karpuştasının yanında bulunan yaz aylarında göçüp yaşadığımız bağda bulunan kelifin önünde ki “Yatık Dut” un yanında çekilmiş tarihi bir fotoğraf.
Sol tarafta ayakta bulunan ve Dudun dalları arasındaki kişiyi ve de çocuğu bilemedim. Onun yanındaki Süleyman Doğankaya, yanındaki annem Ümmühan Doğankaya, kucağındaki çocuk olan ninem Ümmügülsüm Doğankaya sağındaki Kocaana (Gülsüm Doğankaya) yanındaki kasketli Etem Altuntaş ve en önde ortada çömelen Etem Doğankaya (Şoför Etem)
Bu vesile ile resimde bulunup vefat eden tüm yakınlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.Mekânları da Cennet olsun inşallah.

Bayramda Antalya doldu

DOKUZ günlük Kurban Bayramı tatilinde, turizm sezonunun en yüksek dönemini yaşayan Antalya, yerli- yabancı 1 milyonun üzerinde turist ağırlayacak. Kentte tüm oteller doldu.
Yurtdışı turizmde bu yıl tarihinin en iyi dönemini yaşayan Antalya’da, Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar pansiyonlardan beş yıldızlı otellere tüm tatil yöreleri yüzde 100 doluluğa ulaştı. Turizm sezonunun en pik yaptığı bir dönemde olduklarını belirten Vali Münir Karaloğlu, buna ilaveten iç turizmde de 9 günlük bayram tatiliyle ciddi yoğunluk yaşanacağını aktardı. Karaloğlu, “Zaten otellerde şu anda çok fazla boşluğumuz yok ama yüzde 20- 25 yerli turist olacak. Otellerde 250 bin civarında yerli turist hareketi olacağını varsayıyoruz. Bayram tatilinde Antalya’daki bütün oteller, pansiyonlar kiralık evler tamamı şu anda dolmuş durumda, yüzde 100 hatta ve biraz da üstüne çıkmış olabiliriz. Ama Antalya’ya gelenler sadece otellere, pansiyonlara gelmiyor, eş-dost ziyareti, yazlık evleri olanlarda tatil için de geliyorlar. Antalya’da bayramda iç turizm hareketliliğinin 350- 400 bin olacağını tahmin ediyoruz. Yabancı misafirlerimizle beraber bu bayramı ful geçirmiş olacağız. 600 bin civarında yatak kapasitemiz var, bayram süresince doldur boşalt oluyor ve 9 gün boyunca aynı müşteriler kalmayacağı için 1 milyon civarında da yabancı misafirimiz olur” dedi.

Otellerde yer bulamayanlardan kendisini arayanların da olduğu belirten Vali Münir Karaloğlu, “Biz de bulamıyoruz. İlin valisi olarak torpil yapamaz hale geldik. Şu anda gerçekten Antalya tam yükünü aldı diyebiliriz. İnşallah bu tatili huzur içinde, hep beraber geçiririz” dedi.(www.gunhaber.com)

SÜTÇÜLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK; HER ISPARTA’LININ, HER GÖLLER BÖLGESİ İNSANININ, HER İÇ BATI AKDENİZ’İN VE HER YURDUM İNSANININ GÖREVİ OLMALIDIR VE DE OLMAK ZORUNDADIR, HELE HELE DOĞA SEVERLERİN!!!

Zeki TARHAN – ANKARA
23 Aralık 2017 günü, Sütçüler halkı Ankara’ya yaptığı çıkartmayla bir tarih yazdılar. Sosyologlar / Antropologlar ve Tarihi Cografyacılar bu çıkartmayı mutlaka bilimsel bir zemine oturtacak ve sebep – sonuç ilişkilerini objektif ve tarafsız bir şekilde irdeleyeceklerdir.
***
Adeta, üvey evlat muamelesine maruz bırakılmış ve de itilmiş / kakılmış bir CENNET KÖŞEMİZİN insanlarının halet-i ruhuhiyesiyle karşılaşıyorduk. Yıllar önce SDÜ’ nün Orman Fakültemizce düzenlediği “Doğal Alanların Korunması” konulu Sempozyumda tartışılanlar ve son gün Çandır’a / Yazılı Kanyona düzenlenen Teknik gezi ve o gezide Çandır Muhtarının konuşması, tüm SDÜ bilim insanlarımızın Çandır halkımızın yanında yer alışı, gerekirse çıplak bir şekilde Ankara’ ya kadar yürüme kararlılığım gözlerimin önünde bir sinema şeridi gibi canlanıvermişti ISVAK salonlarında!!!
***
Sütçüler Belediye Başkanı Mustafa ÜSTÜN’ün başkanlığında oluşturulan bir minibüs dolusu heyetle gelmişlerdi Ankara’ya ve ISVAK’la buluşuluyordu… ISVAK; onlar için bir çare müessesesi idi, diğer bir deyişle can kurtaran simidiydi. Hani “dert küpü” denir ya, aynen öyle idi Sütçüler.
Doğası, Mermer Ocakları ile tecavüze uğruyordu. Ne Dağ ekosistemi kalmıştı ortada ve nede Orman ekosistemi. Bırakınız sürdürülebilir kalkınmayı, Havası ve suyu, yaşamın sürdürülebilirliğini de tehdit ediyordu.
Sütçüler ekonomisine, herhangi bir katma değer de sağlamıyordu Mermer Ocakları. Tabiat harikası Yazılı Kanyon, HES tehdidi altındaydı. Sütçüler’ in o çok kıymetli Kekik ve Balı, görmesi gereken itibarı, elde etmesi gereken ekonomik getiriyi, başta belirttiğimiz itilmiş / kakılmışlık zincirini kıramadıkları için, boşaltılmış ve de adete göçe zorlanmış bir yerleşimin son Donkişotları gibiydiler… Sımsıkı, evet evet, sımsıkı bağrımıza bastık bu insanları üçüncü bir saç ayağı olarak ISVAK’ ta.
***
…Ve sonunda; Gazetemizin diğer sütunlarında göreceğiniz gibi, (10) Maddelik bir Sonuç Bildirgesi (=Manifesto ) yayınladık onbir imzalı. Bu Manifestoyu; Yerel Toplumsal Dinamiklerin ve aktörlerin, yerel yönetimler ile mülki idarelerin, bilhassa Merkezi Otoritenin yerel temsilcisinin dikkate alması ve acilen harekete geçmesinin kaçınılmaz olduğunu duyurmak istiyoruz…
GÜNEŞİN GİZEMLİ BAHÇESİ,
n’olur ağlama, ISVAK var!!!

YEŞİL SÜTÇÜLERİM,
YEŞİL KALACAKSIN
MUTLAKA!!! HOŞÇA KAL.

EĞİRDİR’DE MERMER YÜKLÜ TIR DEVRİLDİ

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com,fotoğraf alıntıdır.) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

Elle yemek yemenin faydaları


Afrika’nın, Ortadoğu’nun ve Asya’nın kuytu köşelerine giderseniz, ortak bir nokta bulacaksınız. Birçok kişi çatal, kaşık ve bıçak yerine elleriyle yemek yemeyi tercih ediyor. Anneniz küçükken ellerinizle yemek yememeniz konusunda sizi uyardığı için şaşırabilirsiniz ancak, elle yemek yemek aslında iyi bir şey olabilir.
Yemek yemek, dikkatli bir süreçtir. Tüm duyuları (görme, koklama, işitme, tatma ve dokunma) kullanmak bu tecrübeyi daha da tatmin edici bir hâle getirir.
Yemek için ellerinizi kullanmanız, vücudunuz ile yiyeceğiniz arasında, zihniniz ve ruhunuzla kurduğunuz bağlantının yanı sıra dokunsal bir bağlantı sağlar.
Bazı insanlar elle yemek yemeyi iğrenç bulabilir ancak birçok insan bunu rahat ve keyifli bir yemek tarzı olarak kabul ediyor
Daha dikkatli yemek yemenizi sağlar
Çatal bıçakla yemek yemek bir çeşit mekanik işlemdir. Ne yediğinize ve ne kadar yediğinize dikkat etmezsiniz. Ayrıca, TV izlemek, cep telefonunuzu kontrol etmek veya gazete okumak gibi yeme sırasında dikkatinizi dağıtan eylemleri kolaylaştırmanıza sebep olur. Yemeğe dikkat etmemek, daha çok yemekyenmesine neden olabilir. Fakat ellerinizle yediğiniz de hem ne yediğinize dikkat edersiniz hem de ne kadar yediğinizin farkındasınızdır. (www.mathaber.com)

Adıyaman Valiliği: 3 asker dost ateşiyle şehit oldu

Adıyaman Valiliği, 2 gün önce mermer ocağını basan PKK’lı teröristlere yönelik düzenlenen, 4 askerin şehit olduğu operasyonla ilgili açıklama yaptı.

Askerlerden 1’inin zırhlı aracın geçişi sırasında teröristlerin yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesiyle, 3’ünün ise dost ateşi sonucu şehit olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Adıyaman merkez Kuyucak köyü bölgesine diğer güvenlik güçlerine takviye için gelen kahraman jandarmamızın zırhlı aracına, daha önce yola yerleştiren el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesiyle 1 kahraman jandarmamız olay yerinde şehit olmuştur. Bölgede bulunan diğer güvenlik birimlerimiz yaralı jandarmalarımızı sivil araçla olay yerinden tahliye etmeye çalışırken, bölgede bulunan diğer güvenlik görevlilerimiz, sivil aracı terörist unsurların olduğunu zannederek ve olay yerinden kaçmaya çalıştığını düşünerek, güvenlik birimlerimizin bulunduğu sivil araca ateş açması sonucu maalesef dost ateşiyle kazaen 3 kahraman evladımız şehit olmuştur.”
8 KİŞİ GÖZALTINDA

Bu arada Valilik, olayla ilgili 8 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı. Bölgede geniş çaplı operasyonların devam ettiği bildirildi.(www.gunhaber.com)
www.sutculerimiz.com web sitesi yazı ailesi olarak şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine de baş sağlığı ve de sabırlar diliyoruz.

ÇOCUKLUĞUMUZ

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.
Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.
Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.
Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..
Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]

Dolarda düşüş hızlandı!

BDDK’nın yeni hamlesiyle 5,96’ya kadar düşen dolar kuru şu sıralar 5,99 seviyesinde işlem görüyor.

Dolarda milli seferberlik etkisini göstermeye başladı.Dolar kuru güne 6,3080 dan başladı. BDDK’nın yeni hamlesiyle 5,96’ya kadar düşen dolar kuru şu sıralar 5,99 seviyesinde işlem görüyor. Euro da 7 TL’nin altını gördü. stanbul serbest piyasada dolar 6,3080 liradan, avro 7,1520 liradan güne başladı.(Fotoğraf ve haber alıntıdır.)

Hasan Özbek Rica Etti… Melih Aşık Yazdı…

Isparta Gülü Milliyet’te
Milliyet Gazetesi Isparta Temsilcisi Hasan Özbek, Isparta’daki gül üreticisinin sorunlarını Ankara’ya duyurmak için Gazeteci Melih Aşık’a köşe yazısında dile getirmesini rica etti. Aşık da Özbek’in bu isteğini kırmadı.

İşte Melih Aşık’ın Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan o yazısı… ISPARTA’NIN GÜLÜ… Isparta muhabirimiz Hasan Özbek telefonun öbür ucunda dertli bir sesle anlatıyor: – Gül üreticisi zor durumda, birkaç satır yazsanız da Ankara’dakiler sesimizi duysa çok iyi olur…

Ardından, gül üretimi ile ilgili bilgi veriyor… Dünyada yağ çıkarılan gülün yüzde 65’ini üreten Isparta’da bu işle 12 bin aile uğraşıyor. Geçmişte bizden başka sadece Bulgaristan’da gül üretilirdi. Son yıllarda gül üreten ülkeler çoğaldı. Talep azaldı. Gülyağı fiyatının çoktan açıklanması gerekirken bu yıl hâlâ açıklanmadı. 3 ton gül yaprağından 1 kilo gülyağı elde edilir. Geçen yıl kilosu 7500 dolardı. Bu yıl bu fiyatın altında kalacağı sanılıyor. Hasan Özbek meslektaşımız diyor ki: – Gül yağı malum, kozmetik ürünler ve ilaç sanayiinde kullanılır. Batılılar bizden aldıkları gül yağını parfüm gibi kozmetik ürünlerine dönüştürüp satıyor. Esas parayı onlar kazanıyor. Bizim de bu darboğazdan kurtulmak için mutlaka kozmetik sanayiini kurmamız lazım. Bu da ancak devlet desteğiyle olur… Isparta’nın geçmişte gülüyle birlikte halısı meşhurdu. Halı üretimi tarihe karıştı. Hem makine halısı, hem Sümerbank’ın kapatılması Isparta’da halı üretimini sıfırladı. Hasan Özbek: “Gül de aynı akıbete uğramamalı” diyor. “Kozmetik sanayii kurulması şart” diyerek sözü noktalıyor…(Gönül Dostları Müzik Koroları şefi sayın Güler Eroğlu Sütçüler Belen’de gül toplarken-haber,www.ajans32.com;Fotoğraf Mustafa Doğankaya ,)

Dolar Bozdurana Ücretsiz Tatil Fırsatı

Eğirdir Kaymakamlığı tarafından yenilenerek hizmete açılan Barla Otel, ülke çapında devam eden döviz bozdurma kampanyasına destek vererek; dolar veya euro bozduran vatandaşlarımız için ücretsiz tatil imkanı sunmaya başladı.
ABD Başkanı Trump öncülüğünde alınan Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırım kararları, bir süredir Türk Lirasında değer kaybına sebep oldu. Bilinçli bir şekilde yürütülen bu gibi ekonomik saldırılarla mücadele edebilmenin en önemli yöntemlerinden biri de Türk Lirasına olan güveni gösterebilmektir.
Eğirdir Kaymakamlığı bünyesinde faaliyet gösteren Barla Otel, Türk Lirasına destek olmak amacıyla başlattığı kampanyayla vatandaşlarımızın Halk Bank, Vakıf Bank veya Ziraat Bankalarının herhangi birinden yapacakları 1.500 Euro veya 2.000 Dolar döviz bozdurma işlemlerinde bir kişilik, bir gece ücretsiz kahvaltılı konaklama fırsatı sunuyor.
Vatandaşlarımız yapacakları işlemin dekontunu yanlarında getirip, ücretsiz tatil fırsatından istedikleri zaman yararlanabilirler.
Muhteşem göl ve dağ manzarasıyla Barla Otel; Eğirdir’e 23 km uzaklıkta, Barla Köyünde misafirlerini bekliyor. Barla Otel Telefon: 0(246) 318 23 10 (www.ajans32.com)

BAĞ BOZUMU’ TTURİZM ACENTELERİNİN PROGRAMINDA

Isparta ve Burdur Valiliklerinin öncülüğünde Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA) sektörün ilgili paydaşlarıyla birlikte sürdürdüğü kırsal turizm çalışmalarında yeni bir ürün daha katılıyor. Gül, kiraz çiçeği, kiraz, zambak ve lavantanın ardından yabancı turlar şimdi de üzüm hasadı yapabilmek amacıyla Isparta’nın Güneykent Beldesi’ne gelmeye başladı. Özellikle Çin, Tayvan gibi Uzakdoğulu turistlere yönelik tur programlarına üzüm hasadı da dahil edildi. Güneykent Belediyesi’nin organizasyonu ile son iki haftada tur otobüsleriyle 700’e yakın Çinli turist, Güneykent’e gelip bağdan üzüm topluyor, gezi römorkuyla köyü geziyor, yemeğin ardından beldeden ayrılıyor.
Kültür ve yerel yaşam motiflerine karşı ilgili olan Uzakdoğulu turistler, üzüm toplamak için de gelmeye başladı. Gül turizmde önemli merkezlerden Güneykent’e gelen Çinli turistler, ücret ödeyerek hem bağdan topladıkları üzümün ve bahçedeki kelek, salatalık, domates gibi ürünlerin tadına bakıyor, hem de bol bol fotoğraf çekiliyor. Yaklaşık 1 ay sürecek üzüm hasadı süresince gelmesi beklenen turistleri bağında ağırlayan üretici Yasin Çubukçu, “Yıllar önce gül turizmiyle başladık turizm işletmeciliğine. Giderek her yıl daha çok turist çekmeye başladı Güneykentimiz. Gül turizminde 30-40 bin turist ağırladık. Şimdi de bağ turizmi gerçekleşiyor. Şimdiye kadar üzüm toplamak için 700’e yakın turist geldi. Üzüm topluyorlar, traktörle köy turu yapıp, kahvaltı ya da yemek yiyorlar” dedi.
Üzüm ile diğer meyvelerin tadına baktıktan sonra yorgunluğunun kalmadığını ifade eden gruba başkanlık yapan Çinli bayan turist, “Güneykent’i çok beğendim. Üzüm erik gibi taze meyveler yedim. Yorgundum, buraya gelince kendimi rahat hissettim. Tur programına eklendiği için memnun olduk. Buraya çok Çinli gruplar geliyor. Buradaki tesislerin gelişmesi gerekiyor, oturulabilecek yerler az. Geliştirirsek daha güzel olur” diye konuştu.
Hayatında ilk defa Göller Bölgesi’nde Güneykent’e geldiğini ve çok beğendiğini ifade eden Çinli grubun rehberi İzzet Kocabıyık ise şöyle konuştu;
“Bölge huzurun bulunduğu bir yer ve 12 ay turizm yapılabilecek bir yer. Kiraz çiçeği ile başlayıp, zambak ile devam edip gül ile şenlenip lavanta ile devam eden bir floranın olduğu yere gelmek çok hoş. Çok güzel bir yer. Tüm turizm acentelerinde çalışan arkadaşlarımın, program yapan arkadaşların buraya mutlaka gelmelerini ve buna göre program hazırlamalarını şiddetle öneriyorum. Çok güzel insanların yaşadığı çok güzel bir yer. Bu sebepten dolayı turizm camiasının görmelerini istiyorum. Herkesin buraya hayatında bir defa gelmesini isterim.” (www.isteisparta.com)

Yenişarbademli’ye Karanlık Gökyüzü Parkı İstiyoruz

Gökyüzü gözlemlerinin yapılabileceği en karanlık nokta olarak tespiti yapılan Yenişarbademli ilçesindeki 1700 rakımlı Melikler Yaylası’nda Türkiye’nin ilk Karanlık Gökyüzü Parkı’nın kurulması için proje hazırlanıyor.
Türkiye’nin birçok kentinde ölçümler yaptıklarını belirten Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ethem Derman ve ekibi tarafından ülkenin en karanlık noktası olarak tespit edilen Melikler Yaylası’nda bu yıl 2. Gökyüzü Gözlem Şenliği gerçekleştirildi. Yenişarbademli Belediyesiş ev sahipliğinde gerçekleşen şenliğe Türkiye’nin farklı şehirlerinden gökyüzü gözlemi için gelen yaklaşık 750 kişi katıldı. Gözlem ve gökyüzü fotoğrafları çekimleri yapılmasının yanı sıra bilimi sevdirmek ilgisini çekmek üzere roket hazırlama ve fırlatma gibi çocuklar için de gün içinde çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

9-12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen bilim şenliğinde katılımcılara gökyüzünü anlatan ve gökyüzü şenliğini 12 Ağustos’taki Perseid Göktaşı Yağmuru dönemine de denk getirdiklerini belirten Prof.Dr. Ethem Derman, ‘’Burada gökyüzü gözlem şenliği yapıyoruz.Ücretsiz olduğu için herkesi çağırıyoruz onlara sadece karanlık bir gökyüzü veriyoruz.Yenişarbademli’nin Melikler Yaylası çok karanlık.Türkiye’de ölçtüğümüz en karanlık yer olduğu için gözlem şenliğini burada yapıyoruz.

Saman yolunu çıplak gözle görenler neredeyse 250 kişi.Bunun nedeni de Melikler Yaylası’nın gökyüzünün gözlenebilir en karanlık noktası olması.Büyük kentlerde ışık kirliliği olduğu için saman yolu falan göremiyor insanlar.Dolayısıyla çok şey kaybediyorlar.Buraya gelmelerinin nedeni de gökyüzünü tanıyorlar,gökyüzünde bu kadar yıldız olduğunu ilk defa görüyorlar.

Yenişarbademli’ye geldiğiniz zaman 200-2500 yıldız sayabilirsiniz Yenişarbademli’ye geldiğiniz zaman 200-2500 yıldız sayabilirsiniz burada.

Yenişarbademli Belediye Başkanı Mustafa Erdem de ev sahipliğini yaptıkları şenlik neticesinde ilçesinin bilimle anılmasını ve burada Karanlık Gökyüzü Parkı kurulmasını istediklerini ifade ederek,’’Melikler Yaylamızda hem bilime destek sağlıyoruz, hem de Isparta’mızın ve Yenişarbademli’mizin tanıtımını yapmak istiyoruz.E

(www.Haber32 )

Bursa’lı Çifçiler “İnegöl Alası” için Çevre Yolunun Kapattılar

Bursa’nın tescilli markası olan “İnegöl Alası” Ay çekirdeği üreticileri ürünleri kurtmak için ilginç bir metoda başvurdular. Üreticiler Çevre yolunu kapattı.
Bursa’da üreticiler çevre yolunun bir şeridini kapattı!
BURSA’nın İnegöl ilçesinde, tescilli ayçiçeği çekirdeği ‘İnegöl alası’ yetiştiren üreticiler, ürünlerini kurutacak yer bulamayınca, çareyi çevre yolunun bir şeridini kapatmakta buldular.
Ayçiçeği çekirdeklerini yola sererek kurutan üreticiler, kendilerine yer tahsis edilmesini istedi.
Türkiye’nin çerezlik en büyük ayçiçeği çekirdeği ‘İnegöl alası’ yetiştiren üreticiler, ürünlerini kurutacak yer bulamamaktan yakınıyor.
Üreticiler bu yıl da Ahmet Türkel Çevre Yolu’nun bir şeridini kapatarak ürünlerini yaklaşık 1 kilometre boyunca serdi. Akbaşlar Mahallesi’nde ayçiçeği çekirdeği yetiştiren Şaban Çakır, “Çekirdeklerimizi ayırdık. Bugün de kurutmaya başladık. Çevre yolunun bir şeridini kapattık. Burada kurutmak daha iyi oluyor. Yaklaşık 1 kilometrelik şeride ürünlerimizi serdik. Havalar iyi giderse bir hafta içersinde çekirdekler tamamen kurutulmuş olur” dedi.
Ayçiçeği çekirdeklerini her yıl bu şekilde kuruttuklarını söyleyen Çakır, geçen yıl kilosunu 6 liraya sattıkları ürünün fiyatının bu yıl 4 liraya kadar düştüğünü söyledi.
(www.bursabasin.com)

Amatör kulüp, futbolcu satıp, keçi aldı

Isparta’nın köklü kulüplerinden Gülspor, yetiştirdiği futbolculardan 18’ini satarak, elde ettiği 15 bin TL ile 10 keçi satın aldı. Bir çiftlikte bakımı yapılan keçilerden ilk yılda 4-5 bin lira süt geliri ve 20 yavru bekleniyor. Keçilerden elde edilen gelir, kulübün giderlerinde kullanılacak.
Isparta’da 1954 yılında kurulan kentin en eski ve köklü kulüplerinden Gülspor, yaklaşık 9 yıldır amatör lig yerine, 11-19 yaş arasındaki altyapı ve genç takımların katıldığı U gruplarında mücadele ediyor. Gülspor, hem Isparta’daki diğer amatör kulüplere, hem de liglerdeki profesyonel takımların altyapıları için futbolcu yetiştiriyor. Bordo beyazlı Gülspor, kulübün giderleri ve üretime katkı amacıyla ilginç bir projeye imza attı. Bu yıl yetiştirdiği 18 futbolcusunu amatör kulüplere 15 bin TL karşılığında satan kulüp, karşılığında 10 keçi satın aldı. Yaklaşık 150 futbolcunun bulunduğu kulübün 10 da keçisi oldu.
HEDEF, ALTYAPILARA FUTBOLCU YETİŞTİRMEK
Gülspor’un 16 yıldır başkanlığını yapan Kenan Büyükleblebi, temel hedeflerinin futbolcu üretimi olduğunu belirterek, “Ahlaklı ve maneviyatlı gençleri yetiştirerek, Isparta’daki amatör kulüpler ve Türkiye’deki diğer profesyonel takımlara gönderen bir altyapı kulübü olmayı hedefliyoruz. Kulübümüz, yaklaşık 9 yıldır bu doğrultuda çalışıyor. Amatör liglerde mücadeleden ziyade U grupları değimiz 11-19 yaş aralığındaki altyapı ve genç takımların yaş gruplarına göre ayrıldığı liglerde mücadele ediyoruz” dedi.
PROFESYONEL TAKIMLARA ÜCRETSİZ
Kulübün bünyesinde 7-19 yaş arasında 150 futbolcu adayı çocuk ve gencin bulunduğunu belirten Büyükleblebi, “Transfer işlemlerine genellikle 17 yaşından sonra başlıyoruz. Süper lig takımlarından altyapılara şu ana kadar Osmanlıspor, Antalyaspor, Kayserispor, Konyaspor gibi takımlara giden çocuklarımız oldu. Ayrıca milli takımın aday kadrolarına çağrılanlar oldu. Genellikle profesyonel kulüplere gönderdiğimiz istikbali olan çocuklar için önlerini açmak amacıyla para talebinde bulunmuyoruz ve bugüne kadar bir kuruş almadık. Ama Isparta’da amatör hedefleri olan BAL ligi veya üçüncü lige çıkma hedefi olan kulüplere yolladığımız 17, 18 ve 19 yaşındaki çocukları ücretli veriyoruz” diye konuştu.
18 FUTBOLCU PARASIYLA 10 KEÇİ
Son olarak 15 bin TL’ye Isparta’daki amatör kulüplere 18 futbolcu satışı yaptıklarını kaydeden Büyükleblebi, “Oradan aldığımız ücretle de daha iyi gençler yetiştirmek için keçi yetiştirmeyi karlı gördük. 10 keçi aldık. Gençlere daha fazla gelir kaynağı olacak. Bunun iki nedeni var. Hem kulübümüz menfaati için, hem de hangi sektör olursa olsun, ister futbol, ister hayvancılık olsun, diyelim ki bir ülkenin 100 kilo et ihtiyacı varsa, bunun 40 kilosunu dışarıdan alıyorsa, aslında bu ülkenin yüzde 40’ı işgaldir. Futbolcu bakımından da böyledir. Burada üretime de katkı sağlamış oluyoruz” dedi.
HEDEF, 6 YILDA 140 KEÇİ
Satın alınan keçilerin bir çiftlikte bakımının yapıldığını anlatan Büyükleblebi, Türkiye’nin yerli ırkı olan, hem süt, hem de et olarak değerlendirilebilecek Halepli cinsi keçiler olduğunu söyledi. Bir keçinin yılda ortalama 600 litre süt verdiğini, sütün kilogram fiyatının 4 lira olduğunu aktaran Büyükleblebi, “Bakım giderleri çıktıktan sonra 4-5 bin TL kar bekliyoruz. Aynı zamanda keçilerin doğumuyla sayı artacak. 6 yıl sonunda kulübün 140 keçisinin olmasını hedefliyoruz” dedi.
(Kaynak;AkdenizDHA)

Altın Zengini Isparta’nın Döviz Mevduatı Ne Kadar

Geçen hafta açıklanan ve Isparta’nın Türkiye’de ikinci il olduğu kişi başına düşen altın miktarının ardından, döviz mevduatı bakımından da Isparta 400 milyon dolarlık varlığı ile 33. Sırada yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile yaşanan kriz sonrası dolardaki yükselişe karşı “Dolar molar bizim yollarımızı kesmez. Tekrar söylüyorum, yastığı altında doları, eurosu olan varsa Türk Lirası ile bozdursun” çağrısında bulunmuştu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) rakamlarına göre Haziran 2017-Haziran 2018 dönemini kapsayan 1 yıllık dönem karşılaştırıldığında gerçek kişiler yani vatandaş son 1 yılda döviz satarak elindeki döviz mevduatı tutarını 102,2 milyar dolardan 95,1 milyar dolara indirdi.

Yani tam 7,1 milyar dolar bozdurdu. Şirketler ise döviz borçlusu olduğu için kurdaki artıştan çekinip döviz aldı ve elindeki döviz varlığını 67,8 milyardan 71,3 milyar dolara çıkardı.

Böylece son artıştan şirketler elindeki mevduat açısından karlı çıkarken vatandaş ise ters köşeye yattı. Türkiye’de şirketlerin ve kişilerin toplam mevduatı ise 1 yılda yüzde 2,1 azalarak 170 milyardan 166,5 milyar dolara inmiş oldu. Bu satış özellikle Haziran 2018 öncesi kur yükseldiği için buradan kar etmek isteyen vatandaşın döviz satışı kaynaklı oldu. Haziran sonrasında ise kurdaki artış hız kesmeyince vatandaş yeniden döviz almaya başladı ancak tabii ki bu arada meydana gelen tırmanış kaynaklı karı kaçırdı.
Antalya’da vatandaşın döviz mevduatı yüzde 1,3 artarak 2 milyar 569 milyar dolara çıktı.(www.ajans32.com)

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi. Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi. Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi.
Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi.
Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.(www.egirdirakingazetesi.com)

Oyunu Bozmak İçin Dolarları Bozdurdular

 

Emperyalist güçlerin ekonomik baskılarına karşı büyük Türk Milleti, oyunu bozmak için harekete geçti. ITSO yönetimi ellerindeki dolarları bozdurma kararı aldı. “Gün vatanda sahip çıkma günüdür” diyen ITSO yöneticileri “Ülkemizin oynanan oyunların altından kalkacak güce sahiptir. Bizde, dolarlarımızı bozduruyoruz” diyerek ellerindeki dolarları bozdurdu.
Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Başdeğirmen, dolar üzerinden yapılan ekonomik baskılara tepki olarak ellerindeki dolarları bozdurma kararı aldıklarını belirterek; “Ülkemizin oynanan oyunların altından kalkacak güce sahiptir. Bizde, dolarlarımızı bozduruyoruz. Vatana, millete hayırlı olsun” dedi. (www.ajans32.com)

Genç Çiftler Ölümsüz Aşklarını Bakın Nasıl İlan Etti

Son yıllarda düğünlerde gelin arabaları yazıları adeta ‘orantısız zeka’ örnekleri sergiliyor.

Kimi zaman siyasi gündem, kimi zaman ekonomi, kimi zaman bir futbol takımı tutkusu ile ilgili olarak gelin arabalarının arkasındaki yazılar dikkat çekiyor.

Onlara bir örnekte bu hafta sonu hayatlarını birleştiren Demet ve Ali Aacar çitfinin kızları Tuğçe ve Emine ve Ramazan Sağlam çiftinin oğulları Erdem’in düğününde yaşandı.

Tuğçe ve Erdem çiftinin gelin arabalarının arkasındaki “Rahip Burunson Gibi Hiç Bırakmam Seni” yazısı dikkat çekti. Davetliler cep telefonlarıyla gelin arabasındaki bu yazıyı çekerek sosyal medyada paylaşınca o paylaşım kısa sürede adeta fenomen oldu.(www.ajans32.com)

Dolar 7 TL sınırını aştı!


Son günlerde düşüşü önlenemeyen Türk lirası, ABD doları karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Akşam saatlerinde dolar 7 lirayı da geçti. Euro ise 8 lirayı aşarak 8,10 TL bandında işlem gördü.
ürk lirasının değer kaybı devam ediyor. Asya borsalarının açılmasıyla birlikte Dolar, 7.16 seviyesini görürken Euro ise 8,10 seviyesinde işlem gördü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün Trabzon valilik yemeğinde yaptığı konuşmada “Milletimiz müsterih olsun. Sanayicilerimize sesleniyorum. Bankalara saldırarak oralardan döviz alma yoluna gitmeyin. Battık gittik işi sağlama alalım yoluna tevessül etmeyin. Ederseniz yanlış yaparsınız. Bu milleti ayakta tutmak sadece bizim görevimiz değil, sanayicinin tüccarın da görevidir. B planını C planını uygulamak zorunda kalırım bunu da böyle bilesiniz.” (Alıntıdır)

YILLAR ÖNCE ANKARA GENÇLİK PARKI’DA BİNDİĞİM MİNYATÜR TRENDEN SONRA İLK DEFA BUGÜN BAŞKA BİR TRENE ..

 

 

Bugün değişik bir yer gezmek adına Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin il merkezine 20 km.de bulunan Mogan tesislerine gittik. Fazla sıcak olmayan güneşli bir havada bu daha önce bir-kaç kez daha görmüş olduğumuz tesisl gezdik,sonradan eklenen yapıları da fark edip burada bulunan ve daha çok çocukları tercih ettikleri (her ne kadar eskiden Gençlik Parkı’ndaki Minyatür Trene benzemese de ) büyük bir zevkle bizde bindik.
Kompartımanda karşımızda oturan yol arkadaşlarımızla yaş uyumsuzluğumuzun farkında idik ama olsun onlar için önemli değildi ve sorduğumuzda da bizlerle yolculuk etmekten memnun olduklarını söylediler. Onlar öyle söyleyince bizlerde çok memnun olduk, mutlu olduk ve onlarla birlikte güzel bir yolculuk yaptık ve daha başka yerleri de gezerek güzel bir gün geçirdik.
Bu trene binince aklıma Mehmetçik ve Efe adları verilen ve “ daha büyüklerinin yapımına da vesile olur “ ümidiyle imal edilen iki küçük lokomotifi ile birlikte Eskişehir Cer Atölyesinde yapılıp 1957 yılından 1980 yıllarına kadar halka hizmet veren ve geçmişte benimde bir yakınımla bindiğim Ankara Gençlik Parkındaki minyatür tren geldi ve sizlerde bu trene ya binmiş ya varlığını duymuş olabilirsiniz.

Belli bir yaşın üzerindekilerin de bu trenle ilgili mutlaka hatıraları vardır.
Ama ne yazık ki her nedense bu bugün bu trenin yerinde yeller esiyor.

BUNDAN 25 YIL ÖNCE … SABAH GAZETESİ VE

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI İNŞAATI HABERİ
“ MİLLİ PARK KATLEDİLİYOR “
“ TARİH; 19 TEMMMUZ 1993 ”
Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın ilk müteahhidi De-Gü İnşaat şirketi ortaklarından merhum Aptullah Güder,Sütçüler Hes 1. Kısım kanal inşaatında kullanılmak üzere ortağı olduğu şirket yeni bir iş makinesi almış ve bu makinenin de operatörlüğünü babası yapmaktaydı.
Tarih 1993 yılı Temmuz ayı.
O tarihte santralın kanal imalatına yeni başlanılması dolayısıyla santral kanal imalatı işlerinin hızlı yürümesi ,çabuk hareket edilmesi gerekmekte olduğundan önceden kaybedilen zamanın da telafisi bakımından müteahhit Aptullah beyden şirket yönetimi çok hızlı bir çalışma bekliyordu.
Merhum müteahhit Abdullah bey o tarihte bize konu ile ilgili olarak şunları anlatmıştı.
“ Ben Sabah Gazetesi alır, vaktim pek olmadığından bir ön sayfasına bir de son sayfasına bakar,işime devam ederdim.O gün de öyle yaptım. (19.Temmuz 1993) Gazetenin bir baş sayfasına bir de son sayfasına baktım. İlk sayfasına baktığımda hemen bir iş makinesi resmi dikkatimi çekti. Resme dikkatlice, iyice baktım, makine bizimkinin aynıydı. Daha dikkatlice bakıp makineyi kullanan kişi babam olduğunu gördüğümde yaptığım hidroelektrik santral inşaatı işinin Sabah Gazetesine manşet haber olunduğunu anladım.” demişti.
Yani,Sütçüler Hidroelektrik Santral inşaatı Sabah Gazetesi’ne manşet haber olmuştu.
(Zamanımızda mermer ocaklarının açılması tabiatın tahrip edilmesine sebep olmasına rağmen gazetelere haber olmuyor ve de bunu manşet hiç yapmıyorlar, ancak ölümlü iş kazası olursa ancak bunu mahalli gazeteler haber olarak veriyorlar.)

Ne yazıyordu Sabah Gazetesi santral inşaatı için, “ MİLLİ PARK KATLEDİLİYOR “ yazıyordu Sütçüler Hes’nin Milli Park’la alakası yoktu.Milli Park olsa olsa Kovada Milli Parkı veya Yazılı Kanyon Tabiat Parkı vardı.
Acaba haberde santral proje yeri Kovada veya Yazılı Kanyon’la mı karıştırılmıştı. Kim bilir ?
19 Temmuz 1993 tarihinde çıkan bu haber,25 Temmuz’da yapılacak olan “Temel Atma “ törenini için şirket ortaklarını, halk ve bürokrasiyi her bakımdan olumsuz etkilemiş, daha önemlisi zamanın Isparta Valisi ise haberi okur okumaz soluğu Sütçüler Hes inşaat mahallinde almış, önüne gelen işçileri azarlamıştı.
Diğer taraftan yakında yapılacak olan ” Temel Atma Törenine” Cumhurbaşkanı merhum Demirel’in gelmesi beklentisi içerisinde olan şirket yönetim kurulu hemen randevu alarak 21 Temmuz 1993 tarihinde makama kabul edildi ve bu durum sayın Cumhurbaşkanına anlatılarak santralın temelinin de kendisi tarafından atılması istendi. Sayın Cumhurbaşkanı şirket yönetim kurulunu dinledikten sonra o tarihte mazeretinden dolayı bizimle birlikte olamayacağını ifade ile telefonla görüştüğü zamanının Isparta valisinin gazetede çıkan haberden dolayı itirazını da dinlemeyip,
“ 25 Temmuz’da Sütçüler’e gideceksin,hemşehrilerime selamlarımı iletip,hayırlı olsun dileğiyle o santralın temelini de sen atacaksın” talimatını verdi.
Ve sayın vali 25 temmuz’da Sütçüler’e geldi ve Cumhurbaşkanının talimatıyla onun da selam ve sevgilerini de ileterek, hayırlı olsun dilekleriyle Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın temelini atmak zorunda kalmıştı.

Sütçüler Hidroelektrik Santralı inşaatı da “ YAZILI KANYON KATLEDİLİYOR “ diye Sabah Gazetesi’ne baş haber olarak geçtiğiyle kalmış ve bir süre sonra da aynı gazetede şirketin buna karşı cevabını da aynı gazetede yayınlamıştı. Bir farkla. O da şöyle ki; Kendi haberlerini manşetten vermişlerdi, Sütçüler Enerji A.Ş. nin “YAZILI KANYON YOK EDİLMİYOR “ şeklindeki yazısını iç sayfada yayınlamışlardı.

EVET BUNDAN 25 YIL ÖNCE …

Burdur Bakırcılar Arastasında, geçmişten kalan özel eşyalar mezat usulü satışa çıkarılıyor.

Koleksiyonerlerin büyük ilgi gösterdiği mezatta bir Osmanlı kılıcı açık arttırmayla 2 bin 200 liradan alıcı buldu.
Bakırcılar Arastasında perşembe akşamları düzenlenen mezatta, antika eserlerle birlikte çöpe atılmak üzere depoda bekleyen eski eşyalar koleksiyonerler tarafından satın alınıyor. Keyifli geçen mezatta, tarihi eser statüsü taşımayan birbirinden farklı eski ev ve süs eşyaları uygun fiyatlarla alıcılarını buluyor.
Antika ve eski eserler mezadında, radyolar, tablolar, telefonlar, çeşitli süs eşyaları, biblo ve heykeller, bakır işlemeli ürünler satılıyor. Eserin tarihi özellikleri, üzerindeki hasarı, kalitesi ve ilgisi, fiyatları değiştiren en önemli etkenler oluyor. Mezat görevlileri antika veya eski ürünü katılımcılara gösterirken belirlenen fiyatı açıklıyor. Ardından “Yok mu artıran?” sorusuyla mezat son alıcının vereceği fiyata kadar devam ediyor. Mezatta Osmanlı kılıcı açık artırmayla 2 bin 200 liraya, eski bakır yemek kabı ise açık artırmayla 500 liraya satıldı.
“Farklı illerden katılımcılar var” Mezatın düzenlendiği Han Kıraathane sahibi Orhan Sarıca “Burdur için güzel bir aktivite oluyor. İnsanlar evlerindeki eski eşyaları burada alıcı bulabiliyor. Çevre illerden de gelenler oluyor. İzmir, Kütahya, Isparta, Antalya ve Konya’dan da mezat satışlarına gelen vatandaşlarımız oluyor.
Bizlere bu desteği veren emniyetimize ve belediyemize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. İzmir’den mezat için gelen Eyüp Soylu, Konya, İzmir’deki mezatlara da katıldığını belirterek, gramofon ve fotoğraf makineleriyle ilgilendiğini söyledi. Mezat organizatörü Süleyman Gönenli, amaçlarının antika kültürünü yaşatmakla birlikte depolarda, evlerde çürümeye bırakılmış eski ev ve süs eşyalarını meraklılarıyla yeniden buluşturmak olduğunu kaydetti. Gönenli, satışa çıkarılan hiçbir eşyanın tarihi eser niteliğinde olmadığına vurgu yapt

)Kaynak;Haber32 )

SÜNNET ARACINA BAKIN NE YAZDIRDI

 

ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırım kararları ve dolar kurundaki spekülatif artışa Isparta’dan, sünnet çocuklarının gezdirildiği otomobildeki yazıyla yanıt verildi. ABD’nin papazı bahane ederek Türkiye’ye yönelik yaptırım tehditleri ve dolar kurundaki artışa karşı Türk halkı milli duruş gösteriyor.
Vatandaşlar, bu ekonomik operasyonun kendilerini yıldırmayacağı ve bu savaştan da galip çıkacaklarından emin. ABD’nin tehditlerine karşılık bir yanıt da Isparta’dan geldi. Mehmet Yiğit ve Metehan Yağız’ın sünnet düğününde, düğün arabasının arkasına ilginç bir yazı yazıldı. Çocukların babası Adem Çelik, dolar kurundaki yükselişle Türk ekonomisinin çöktürülmeye çalışıldığını ama Türk ekonomisini çökertmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirterek, tepkilerini araca bu ifadeleri yazarak göstermek istediklerini belirtti.

(Kaynak;www.Haber32 – )

Böyle Düğün Konvoyu Görmediniz

Balıkçının Torunu Sünnet Olursa…
Remziye ve Kerim Dündar’ın çocukları Eray ile Eren’in sünnet gezileri gölde yaklaşık 20 teknenin katıldığı konvoyla yapıldı.

Cittaslow (Sakin Şehir) Eğirdir’de, sünnet gezisi, ne arabalarla ne de atlar üzerinde oldu. Sünnet çocukları ve misafirler Eğirdir Gölü’nde balıkçı ve gezi tekneleriyle konvoy yaptı.

Davulcu, zurnacı için özel kayık ayarlandı, gölde kayıklarla yapılan sünnet gezisi etraftakilerin meraklı bakışlarıyla yaklaşık bir saat sürdü.
Eğirdir Limanı’nda balonlarla süslendikten sonra göle çıkan tekneler Gölün Lodos tarafında gezilerini gerçekleştirdi. Sünnet çocuklarının neşesi yerindeydi. Kayıklı sünnet gezisi sonrası sünnet pastası kesilerek liman içinde misafirlere kokteyl verildi.

Düğün sahibi Remziye Dündar, Tunceli’de yaşadıklarını, düğün için Isparta’ya geldiklerini belirtti. Aslen Eğirdirli bir balıkçının kızı olan Remziye Dündar, “memleketim Eğirdir’de doğup büyüdüğüm Eğirdir Gölünde çocuklarımızın sünnet gezisini yaptık. Balo ve sünnet yemeğimizi de eşimin memleketi Gelendost Bağıllı köyünde yapacağız” dedi. Remziye Dündar, gölde yapılan konvoya katılan misafirlere ve teknecilere teşekkür etti.(www.ajans32.com)

Türkiye’de Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 100 yer

Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 81 milyon nüfusuyla gezilip görülmesi gereken bir cennet ülkesidir. 7 bölge ve 81 şehre sahip ülkemizde görmeniz gereken binlerce tarihi yapı ve doğal güzellik alanı bulunmaktadır. Bu yerlerden en popüler olan 100 yeri seçtik. Umarım beğenirsiniz. Soru ve görüşleriniz için yorum kısmında bizimle paylaşın. İşte Türkiye’de Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 100 yer…
(Türkiye’de ölmeden önce görülmesi gereken 100 yer içinde yer alan Isparta’mızdan iki yeri Burdur’dan da bir yeri sizlere sunuyoruz.)
26-Eğirdir Gölü-
Eğirdir ilçe sınırlarında yer almaktadır. Ülkemizin 4.büyük tatlı su gölüdür. Kuzey güneydoğrultusunda 50 km uzunluğa, ortama 14 metre derinliğe sahiptir. Göl içinde Can Adası ve Yeşilada bulunmaktadır. Eğirdir Gölü ve çevresi; su sporları, balık avcılığı, rüzgar sörfü, yamaç paraşütü, kamp te karavan turizmi, kuş gözlemciliği, yüzme ve trekking gibi sporlar için elverişlidir. Göl kıyısında yüzme ve su sporları yapılabilecek plajlar bulunmaktadır.

27-Lavanta Vadisi-Isparta
Keçiborlu ilçesinde yer almaktadır. Lavanta Vadisi ülkemizin en önemli lavanta üretimi yapılan yerlerdendir. Sessiz, sakin, huzurlu bir ortamda lavantalar güzel kokusunu içiniz çekebilirsiniz. Ayrıca Lavanta Vadisinde güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.
3

3-Salda Gölü-Burdur
Yeşilova ilçe merkezine 4 km uzaklıkta yer almaktadır. Burdur il merkezine ise 60 km uzaklıkta bulunmaktadır. 44 km büyüklüğe sahip Salda Gölü 180 metre derinliğe sahiptir. Salda Gölü ülkemizin en derin göllerindendir. Tatlı suya sahip gölde sazan balıkları yetişmektedir. Göl üzerinde yer alan 7 tane ada yazın suların çekilmesi ile ortaya çıkıyor ve doğal bir güzellik oluşturuyor.

Salda Gölü içinde bulunan magnezyum, soda ve kilden dolayı bazı cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Masmavi renge sahip Salda Gölünün çevresinde çeşitli kampingler ve plajlar bulunmaktadır. Çok sayıda plaj ve konaklama tesisi bulunan bu alanda Orman Plajı ve Halk Plajı en çok dikkat çeken plajlarıdır.(Kaynak;www.tatilsepeti.com)

“Güneşi boşa harcıyoruz Yatırımcıya arazi kolaylığı sağlanmalı”

TSO Başkan Yardımcısı Elektrik-Elektronik Mühendisi Mustafa Tutar, Isparta’nın güneşlenme süresinin 210/yıl olduğuna dikkat çekti, 100 megavatlık kurulu santral gücünün yetersiz olduğunu belirtti.
ITSO Başkan Yardımcısı ve Aksu Enerji A.Ş Genel Müdürü Mustafa Tutar, Isparta’nın güneş enerjisi üretim kapasitesinin ancak yüzde 50’sini kullanabildiğini söyledi. Güneş enerjisi yatırımında arazi sıkıntısı yaşandığını belirten Tutar, “orman vasfını kaybetmiş araziler ile hazine arazileri enerji üretimi yapacak yatırımcılara tahsis edilmeli, kolaylık sağlanmalı” dedi.
ISPARTA’NIN ENERJİ GÜCÜ
HES: 202 MV GES: 100 MV RES: 60 MV
Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı, Aksu Enerji A.Ş Genel Müdürü, Elektrik ve Elektronik Mühendisi Mustafa Tutar, ilimizin enerji üretimine ilişkin egazetem.net ve son32’ye önemli açıklamalarda bulundu. Isparta’da üretilen güneş, hidroelektrik ve rüzgar enerjisinin rakamlarını paylaşan Tutar, özellikle güneşte kapasitenin ancak yarısının kullanılabildiğinin altını çizdi.
Isparta’da güneş enerjisi için izni alınmış, bağlantı görüşü verilmiş güneş enerji kapasitesinin 134,31 megavat olduğunu belirten Tutar, belgelendirilmiş santralin 100.969 megavatının yatırıma dönüştüğünü bildirdi. Isparta’da 35 yatırımcının 100.969 megavat kapasitede güneş enerjisi yatırımı olduğunu kaydeden Tutar, GES yatırımlarında artık lisanslı döneme geçildiğini söyledi. Tutar, “Bundan sonra 10 megavat ve üzerindeki yatırımlara lisans verilecek. Artık gerçek yatırımcılar bu işe girecek. Çantacılar ortadan kalkacak” dedi.
ITSO Başkan Yardımcısı Tutar, Isparta’da güneşin boşa harcandığını iddia etti. Isparta’nın şu an kurulu gücü ile kapasitesinin ancak yüzde 50’sini güneş enerjisine dönüştürebildiğini savunan Tutar, “Maalesef güneşi boşa harcıyoruz Isparta’da en az kurulu santral gücü 200 megavat olmalı. Güneş enerjisi yatırımlarında en önemli sıkıntı arazi. Güneş enerjisi yatırımlarında arazi bulunamıyor. Hazine arazileri bu iş için tahsis edilmeli. Almanya’da güneşlenme süresi daha az olmasına rağmen bizim kat kat üstümüzde enerji üretiyorlar. 210 günün üzerinde güneşlenme süremiz var. Araziler yatırıma açılmalı. Orman vasfını kaybetmiş araziler enerji yatırımlarına açılmalı. Yatırımcılar arazi sıkıntısı yaşamamalıdır” diye konuştu.
SU KAYNAKLARIMIZ
ELEKTRİK ÜRETİYOR
ITSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, Isparta’da 202 megavat gücünde hidroelektrik santrali bulunduğunu söyledi. Tutar, su kaynaklarını elektriğe dönüştüren hidroelektrik santrallerini ve kapasitelerini şöyle sıraladı:
Kasımlar HES- 99 megavat
-Kovada 51 megavat
-Gökbel HES
-19 megavat
-Aksu HES 13 megavat
-Kovada 8.25 megavat
-Yaylabel HES 5 megavat
-Çukur Çayı HES 3,65 megavat
-Gökböğet HES 3,18 megavat
-Sütçüler HES 2.2 megavat
GES VE HES’LERDE ENERJİ ÜRETİMİ DÜŞTÜ
ITSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, 2018’in ilk yarısında Isparta’da üretilen enerjinin geçen yıla göre güneş enerjisinde yüzde 5, hidroelektrik santrallerinde ise yüzde 25 azaldığını açıkladı.
ITSO Başkan Yardımcısı Tutar, güneş enerji santrallerinde yılın ilk 6 ayında geçen yıla göre yüzde 5 oranında üretim düşüşü olduğunu açıkladı. Bunun sebebini aşırı yağışa bağlayan Tutar, hidroelektrik santrallerinde ise üretim miktarının yüzde 25 düştüğünü açıkladı.(kaynak;www.isteisparta.com)

 

TEMİZLİK MUAYENESİ

 

Belli bir yaşın üzerindekiler hatırlayacaklardır Eskiden ilk okullarda hafta başlarında temizlik muayenesi yapılırdı. Bunun ,için temiz mendiller masanın üzerine çıkarılıp koyulur öğretmen de eller ve dolayısıyla tırnaklarınıza ve de mendilinizin temizliğine bakar ve böylece temizlik muayenesi de yapılmış olurdu.(Fotoğraf alıntıdır)

EĞİRDİR GÖLÜNÜN ADALARI

Gölde, Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

Can Ada; Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan ve 7 dönümlük (7000 m²) bir alana sahip olan küçük bir adacıktır. Yerleşim alanı olmayıp, çadır ve karavan turizmi ile piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk ün Eğirdir’i ziyareti sırasında Canada, 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla kendisine hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Yeşil Ada : Eğirdir’in en güzel turizm bölgesi olan adada, doğa güzelliklerinin yanında Aya Stefanos Kilisesi gibi tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşil adada, Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren balık lokantaları ve ev pansiyonculuğu gelişmiştir. (Yukarıdaki renkli fotoğrafta adaların bugünkü halini siyah beyazlarda ie adaların karayolu ,ile Eğirdir’le birleştirilmeden önceki halini göstermektedir.

TREN GELİR HOŞ GELİR


Isparta’nın bir hayali gerçeğe dönüşüyor. Isparta kamuoyunda uzun süredir konuşulan Eğirdir nostaljik tren seferleri için somut adım atıldı.

Devlet Demir Yolları Bölge Müdürlüğü Isparta-Eğirdir arasında yapılacak tren seferleri için proje ihalesine çıktı. Projenin ihalesini kazanan firmayla da sözleşme imzalandı.(Alıntıdır)

BİR ZAMANLAR SÜTÇÜLER’İMİZ

2-ARİF’LERİN DAMI
3-AHMET (TURAN) AĞA’NIN HÜKÜMET KONAĞI
4-ŞİŞLİOĞLU OTELİ (ŞİŞLİ PALAS)
5-HATIPLARIN EVİ
6- HAFIZ MEHMET ALİ EVİ
7-KULÜP BİNASI-FIRIN
8- HATIP’IN KAHVESİ
9- HATIPLAR’IN YENİ EVİ
10- KADİR TURAN’IN YAPTIRDIĞI EV (KADINLARIN CEZA EVİ)
11- SÜTÇÜLER MERKEZ İLK OKULU
12-KARATAŞ EVİ
13-BEKİR YILMAZ EVİ
14- ALİ AĞALARIN DAMI
15-NALBANT APTULLAH’IN EVİ
16- DAYAMAÇ’IN EVİ
17- MÜFTÜOĞLU HÜKÜMET KONAĞI (JANDARMA)

Ne yazık ki bu binalardan günümüze erişen Seferağa Camiinden başkası bulunmamaktadır. Keşke bir kısmı ve özellikle de Sütçüler Merkez İlk Okulu günümüze kalabilseydi. Ah keşke …
(Bize evlerin sahiplerinin kim olduğunun bilgisini bize veren Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Şükrü Turan’a teşekkürler.Kaynak,www.sutculerimiz.com )

Yenişarbademli İlçesini Duydunuz mu?

Isparta’nın küçücük şirin bir ilçesidir. Beyşehir gölünün kenarında engin tarihi ile aslında eski bir kentdir. Bol miktarda yaylaları vardır ama hayvancılık bir anlamda ölmüştür. Çevresi tamamen ormanlarla kaplı olduğu için her tarafı milli parktır. Son zamanlarda meyve üretimi ile kendisinden söz ettirmekte.

Fakat bu kentin en önemli özelliği yaylalarının çok karanlık olmasıdır. Melikler yaylasında ölçtüğümüz değer, bugüne dek ölçülenler içinde en zifiri karanlık miktarını verdi bizlere. İşte Perseid akan yıldız yağmuru böyle karanlık bir yerde izlenir. Çocuklarınızı alın gelin, doğa neymiş öğrensinler, çam ağaçların altında kurduğunuz çadırlarda yatsınlar, gece de o şaheser gökyüzünü seyretsinler.

YAPI VE KREDİ BANKASI HACIBAYRAM ŞUBESİNİN FUTBOL TAKIMI;HACIBAYRAMSPOR



O tarihlerde personeli olduğum Yapı ve Kredi Bankası’nın Hacıbayram şubesinde 1970 ‘li yılların ortasına doğru kurduğumuz ve benim de başkanlığını yaptığım futbol takımı olarak Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Şarap Fabrikası yanındaki sahada her hafta cumartesi günleri yıllarca muntazaman çalıştığımız HACIBAYRAMSPOR hatırası.
Bu vesile ile bu fotoğrafta bulunan ve vefat eden müdürüm Mehmet Aydemir (ayakta ortada gözlüklü) ile arkadaşımız Cengiz Daloğlu’na (ön sıra da 4.çömelen) Allah’tan rahmet diliyoruz.

170 HACI ADAYI DUALARLA UĞURLANDI

ISPARTA’dan hac ibadetini yerine getirmek için kutsal topraklara gidecek 170 hacı adayları dualarla uğurlandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı kanalıyla Isparta’dan kutsal topraklara gidecek hacı adaylarının ilk kafilesinin uğurlanması dolayısıyla Terminal Camii’nde tören düzenlendi. Törene 6’sı din görevlisi 170 kişilik hac kafilesiyle hacı adaylarının yakınları ve Müftü Bayram Şahin katıldı.

Öğle namazının ardından ilahiler okundu, telbiye ve tekbirler getirildi. Müftü Bayram Şahin, İslam’ın 5 şartından biri olan hac farzını yerine getirmenin önemine değinerek, bu yolculuğa çıkanların Arafat’a çıkıncaya kadar hacı adayı olarak anılacaklarını ve Allah’a emanet edildiklerini belirtti ve sağ salim dönmelerini temenni etti.

Müftü Şahin’in duasının ardından yakınlarıyla vedalaşan hacı adayları daha sonra kendileri için bekleyen otobüslere binerek Süleyman Demirel Havalimanı’na hareket etti.

Isparta Müftüsü Bayram Şahin, Diyanet İşleri Başkanlığı vasıtasıyla 170 kişilik ilk kafilenin uğurlandığını, ikinci kafilenin ise 9 Ağustos günü kutsal topraklara yolcu edileceğini söyledi.
Kaynak: Editör: İsmet Yasin KAPLAN

ISPARTA 5 FARKLI GELİŞMİŞLİK DÜZEYİNE SAHİP

Araştırmada ilimiz adına çarpıcı bir sonuç ortaya çıktı. Çünkü ilimiz gelişmişlik araştırmasında karma bir yapıya sahip olduğu belirlendi. Çalışmaya göre; Isparta’da Merkez İlçe, Uluborlu, Atabey, Gönen 2. gelişmişlik düzeyinde, Yenişarbademli, Senirkent, Eğirdir, Keçiborlu, Şarkîkaraağaç, Yalvaç ilçeleri 3. gelişmişlik düzeyinde, Gelendost, Aksu ilçeleri 4. gelişmişlik düzeyinde
Sütçüler ilçesi ise 5. gelişmişlik düzeyinde yer aldı.
Raporda aynı zamanda Isparta’da herhangi bir bölgenin gelişmişlik düzeyinde 1. sırada yer almadığı da gözler önüne serildi. Yani rapora göre Isparta gelişmişlik sıralamasında en iyi 2. sırada yer alabildi. EN GELİŞMEMİŞ BÖLGE SÜTÇÜLER Öte yandan söz konusu çalışma neticesinde Isparta ilçeleri içerisinde Merkez ilçe en gelişmiş ilçe olarak ön plana çıktı. Merkez ilçeyi Eğirdir, Uluborlu, Atabey izlerken, Gelendost, Aksu, Sütçüler en az gelişmişlik gösteren ilçeler oldu.(Alıntı)

ÜTÇÜLER EĞİTİM,KÜLTÜR,DAYANIŞMA VE KALKINDIRMA VAKFI’NIN DÜNÜ (SÜTÇÜLER VAKFI)

Sütçüler’imizin kültürüne ve ekonomisine bir çok yönden katkı sağlamak üzere kurulmuş olan Sütçüler Vakfı onbir Sütçüler’li tarafından 275.000.000 TL’sı sermaye ile 25 Nisan 1994 tarihinde kurulmuş, kardeş şirketi olan Sütçüler Enerji A.Ş’nin en büyük ortaklarından olmuştur.
Kuruluş aşamasında zaman zaman adı geçen şirketin müteahhitleriden de destek gören vakıf şirketten almış olduğu kar payları kaynağı ile uzun süre aktif olarak faaliyette bulunmuştur.
Bu meyandan olmak üzere;
Yıllarca başarılı öğrenci hemşehrilerimize burslar vermiş, piknikler ve iftar yemekleri tertiplemiş,Sütçüler’imizde toplu olarak ağaç dikme törenleri gerçekleştirmiş (ki, bu dikilen fidanlar bugün kocaman birer ağaç olmuşlardır. Bugün bunlar santral binası ve havuz çevresinde görülebilirler.) Ayrıca hemşehrilerimize yıllarca web sitesi kanalıyla haberler iletilmiş ve yine aynı site kanalıyla Sütçüler’imizden canlı olarak görüntüler nakledilmiş ancak “Sütçüler’imizin Dışa açılan Penceresi “ olarak vasıflandırdığımız bu yayın ve dolayısıyla web sitesi bundan bir-kaç yıl önce iptal edilmiştir.
Vakfın kuruluşundan bir süre sonra oluşan büyüğümüz Şaziye Özsüt yönetimindeki “ Sütçüler Vakfı Kadınlar Kolu “, çok başarılı çalışmalara imza atmışlardır. Yıllarca başarılı veya ihtiyaçlı öğrenci hemşehrilerimize burs vermişler, dara düşenler ile ihtiyaç sahiplerine de yardım etmişlerdir.
Son yıllarda ise Vakıf kuruculardan üçü vefat etmiş, üçü de ayrılmış bulunmaktadırlar.

Sokak sütçüsü

Kapalı ambalaj pastörize süt yoktu, sütçüler atla, merkeple veya yaya olarak sokakları dolaşır abonelerine litreyle süt dağıtırlardı.
Yaya olarak dolaşanlar, yoğurtçu gibi süt güğümlerini taşıdıkları omuzluklarına bağlayıp süt satarlardı.
Sütçülerin el terazileri olmazdı, saçtan yapılma bir büyük süt güğümleri, bir de yarım ve litrelik kulplu ölçü birimleri vardı. Bazılarında beraberlerinde 250 gramlık ölçü de bulunurdu.
Yarım litre veya bir buçuk dediğiniz zaman, bununla tepeleme doldurup ölçmüş olur, tencerenize ayaküstü boşaltırdı.
Alınan sütün beklemeden dolayı kesilmemesi için hemen kaynatılır, kendi haline soğumaya bırakılırdı.
Süt soğuyunca bazen bir parmak kaymak tutar, bazen de kaymak çok ince olurdu.
Sütçüler için çoğu zaman “sütcüyü değiştireceğim süte su karıştırıyor, bu ne böyle su gibi” denirdi.
Sütçü de “Bir miktar su karıştırmasak süt size gelene kadar kesilir”, diye kendini savunur veya kaymaklı sütün manda sütü olduğunu, kaymaksız sütün, inek veya koyun sütü olduğunu anlatırdı. 50’li yıllarda ilkokul çağındaki okul talebelerine okul idaresince Marshall yardımı süt tozu verilir, bu süttozu suyla karıştırılıp, sınıfta kaynatılarak süt saatinde talebelere bardaklarla dağıtılır, turuncu renkli Amerikan peyniri beraberinde beslenme saati icra edilirdi.(Kaynak;www.sihirtur.com)

 

Isparta’da yaylada otlayan sürüye yıldırım düşmesi sonucu 31 hayvan telef oldu. Isparta Davraz Kayak Merkezi’nde otlatılan sürüye yıldırım düşmesi sonucu 31 küçükbaş hayvan telef oldu. Edinilen bilgiye göre, Davraz Kayak Merkezi Kulovası Yaylası’nda Ahmet Ayaz’a ait keçi sürüsü otladığı sırada yıldırım düştü. Sürüdeki 31 kıl keçisi telef oldu. Büyük Hacılar köyünde oturan Ahmet Ayaz, sürüsünün yarıya yakınının telef olduğunu ifade ederek, geçimini hayvancılıkla sağladığını söyledi. Ayaz, “Yağmurla birlikte yıldırım düştü. Hayvanlarım can verdi. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl  Müdürlüğü ekipleri bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. Maddi kaybım büyük” dedi.(www.haber32.com)

Antalya’da sahibinden satılık uçak

Antalya’da 14 yıldır dekor işleriyle uğraşan 47 yaşındaki Ayşegül Köse, bir firmanın isteği üzerine 11 metre uzunluğunda, 6 metre kanat genişliğinde uçağı 8 kişilik ekiple 1,5 ayda tamamladı. Uçak yapımında strafor üzerine kaplama, epoksiden, polyester gibi birçok malzeme kullanıldı. İnsan sağlığına zararlı olmayan maddeden üretilen uçak, yaklaşık 80 bin liraya mal oldu. Alıcı firma birçok kez bahaneler ileri sürerek uçağı teslim almayınca Köse firmayla yaptığı anlaşmayı sonlandırdı. Köse, uçağı maliyet fiyatına satışa çıkardı.
Oyuncak yapan bir firmanın isteği üzerine uçağı tasarladıklarını söyleyen Ayşegül Köse, “Görsellerini getirdiler, uygulamayı biz yaptık. Ama her teslimatta firma ile sorun yaşadık. Bu uçak üzerinde ciddi bir zaman ve maddiyat harcadık. 4 kez teslim aşamasına geldim ama her defasında ürünü almamak için bir bahane buldular. Bir sürü bahane buldular. Ne yapmak istediklerini anlayamadım. Bende artık vazgeçmek zorunda kaldım” dedi.

Uçağın geniş bir alanda yapılması nedeniyle zaman zaman çevresinden şikayetler aldığını dile getiren Köse, “Denetlemeye tabi tutulduk, iş yerim mühürlendi. Uçak nedeniyle iş yerini başka bir noktaya taşıdım. Bu sıkıntıyı da yaşayınca firmanın isteklerini geri çevirdim ve uçağı onlara satmaktan vazgeçtim. Önce sekiz, sonra beş kişilik ekip çalıştı. Bunların hepsi bir maliyetti. Başka bir firmaya satmaya karar verdim” diye konuştu.
“NORMAL BİR UÇAK YAPTIK”
Uçağı başka bir firmaya satmaya karar verdiğini anlatan Köse, “Alıcılar acente, havalimanlarından biri olabilir. Totem ve reklam amaçlı kullanılabilir. Bilet satış gişesi olabilir. Bozulacak bir malzeme değil. Fiber kaplı, içinde bir insan bile rahatlıkla gezebiliyor. 1,5 metre yüksekliği, 11 metre uzunluğu, 8,5 metre kanat açıklığı var. Buraya normal bir uçak modelini yaptık” dedi.
Türkiye’de bu tarz uçak yapan tek firmanın kendileri olduğunu öne süren Köse, “Takdir edilmesi gerekirken edilmedik. 70-80 bin liraya bize maliyeti oldu. Kar amacı gütmüyorum. Biran önce sahibini bulsun, emanet bir arsada duruyor. Sahibinden satılık uçak” dedi.

Bu terslikte bir “ev” var


Antalya’da bir grup girişimci tarafından yaptırılan ev, dış görüntüsünden içerisindeki eşyalara kadar her şeyiyle alışılmışın dışında “ters” duruyor.
Kundu Turizm Bölgesi’nde girişimciler Kaan Karahan, Görkem Cantürk ve Tanya Makorava tarafından projesi Rusya’dan getirtilerek yaptırılan “ters ev”, iç ve dış görüntüsüyle dikkati çekiyor.
Kundu Turizm Bölgesi’nde girişimciler Kaan Karahan, Görkem Cantürk ve Tanya Makorava tarafından projesi Rusya’dan getirtilerek yaptırılan “ters ev”, iç ve dış görüntüsüyle dikkati çekiyor.
Giriş kapısının bile ters olduğu evde, perdeler, mutfak mobilyaları, tuvalet, yatak odası ve dolaplar ile oturma grupları, çamaşır makinesi gibi bütün eşyalar tavanda yer alıyor.
Girişimcilerden Kaan Karahan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada 12 ters ev bulunduğunu ve 13’üncüsünü Antalya’ya açtıklarını ifade etti.
Karahan, “Ev yüzde 25’lik eğimle ters bir şekilde duruyor. Ziyaretçiler eve girince büyük şaşkınlık yaşıyor. Eve ilk defa girenler bir baş dönmesi yaşıyor. Tavandaki eşyalara tutunarak dengelerini sağlamaya çalışıyorlar. Evi bir yılda 100 bin kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz” dedi.
“Gösterilen ilgiden çok memnunuz”
Karahan, evin tavan kısmının yerde, yerde olması gereken bölümünün ise tavanda bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“İnsanlar tavandaki eşyalarla fotoğraf çektiriyorlar. Bu fotoğrafları 180 derece çevirdikleri zaman kendileri tavanda asılı gibi görünürken, eşyalar ise olması gerektiği yerde yer alıyor. Ters evin alternatif turizm açısından çok önemli olacağını düşünüyoruz. Gösterilen ilgiden de çok memnunuz” diye konuştu

Tek Eliyle Tek Kişilik Dev Orkestra

Senirkent’te çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu tek elini kaybetmesine rağmen ilgi duyduğu darbuka ile ağzından müzikal sesler çıkarma yeteneğini geliştiren 61 yaşındaki Veli Çeliköz, hayatını kazandığı müzik aletiyle artık televizyon programı yaparak ilçesini ve kendisini dünyaya tanıtmak istiyor.

Senirkent ilçesinde küçük yaşlarda ateşli silahla oynarken, bir elini kaybeden ve buna rağmen hayata küsmeyen 61 yaşındaki Veli Çeliköz, yaklaşık 35 yıldır çaldığı darbukayı müzisyenlik haline getirerek, hayatını kazandı. Biri jandarma komando olarak yakın zamanda emekli olan, diğeri de mermer ocağında çalışan 2 oğlunu, çaldığı darbuka ile gittiği düğünlerde kazandığı parayla büyüttüğünü dile getiren Veli Çeliköz, tek eli ve ağzıyla adeta tek başına bir orkestra gibi çalışıyor. Çeliköz, hem çalıyor, hem ağzıyla müzikal sesler çıkarıyor hem de şarkı, türkü ve uzun havalar söylüyor.

Senirkent ilçesi ve Isparta genelinde tanınan Çeliköz’ün elindeki engeline rağmen, sahip olduğu hayat neşesi, mücadelesi ve yetenekleri de görenleri hayran bırakıyor.

“BU, DAYIDAN GELEN BİR MESLEK”
Bu yaşına kadar kazandığı yetenekleriyle hayatını devam ettirme hikayesini İHA muhabirine anlatan Veli Çeliköz, “Şimdiye kadar beni tanıyan, gören ve elimden tutan biri olmadı. Benim ağzımla çıkardığım ses yeteneklerim de var. Bir kolumla darbuka çalarım. Kendine güvenen varsa, benden daha yetenekli; ağzıyla ses çıkarabilen, aynı anda darbuka çalabilen. Buyursunlar gelsinler yarışalım. Beni görsünler, tanısınlar sonra karar versinler. Benim dayım, teyze oğullarım çalgıcı. Bana da çalgıcılık geni onlardan geliyor. Benim babam pehlivandı. Ben çocukken pehlivanlığa heves etmedim, çalgıcılığa merak sardım. Bu, dayıdan gelen bir meslek. Halen devam etmekteyim. Şimdilerde org çıktı, böyle çalgılara çok ilgi kalmadı ama yine beni seven, sayan, tanıyanlar gelirler düğünlere giderim. Düğünleri yaparız, neşelendiririz ve aynen mesleğime devam ederim” dedi.

“AĞZIMLA ÇALMAM İÇİN SADECE O HAVAYI DUYMAM YETER”
12 yaşında darbuka çalmaya başladığını anlatan Veli Çeliköz, “Darbuka çalmaya başladıktan sonra bana Cenab-ı Allah tarafından verilen dil ve ağız yeteneğimi geliştirdim. Bütün oyun havaları, şarkı ve türküleri ağzımla çalarak vatandaşı oynatırım. Ağzımla çalmam için sadece o havayı duymam yeter” diye konuştu. (www.ajans32.com)