Güneykent’e Rüzgar Santrali Fina Enerji,yatırım yaptı Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün,şu bilgiyi verdi:

ISPARTA GÜNEYKENT’E RÜZGAR GÜLÜ ENERJİ YATIRIMI

Güneykent’e Isparta’nın enerji ihtiyacının tamamını karşılayacak rüzgar güllleri  kuruluyor.

Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün yaptığı açıklamada;
Fina enerji yatırımının ülkemiz için önemli bir  enerji yatırım olduğunu,Türkiye’nin giderek geliştiğini ve büyüdüğünü söyledi.

Güneykent Belediye Başkanı Gözgün, müjdeyi sosyal medyadan böyle duyurdu

Burası Güneykent, Rüzgar gülleri ile ISPARTA enerji ihtiyacının tamamını karşılayacak olan FİNA ENERJİ yatırımı ülkemiz için önemli bir enerji yatırımı. Hamdolsun Türkiye büyüyor Türkiye gelişiyor.İşletme Müdürümüz hemşehrim Hüseyin Uysal a ilgi ve alakasından dolayı kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.”(www.ispartahaber.com)

GEÇMİŞ OLSUN

Sütçüler Enerji ve Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin 20 yıl işletip 18 Haziranda devrettiği Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın kuruluşundan bugüne kadar büyük bir gayretle çalışarak müdürlüğünü yapmış olan aynı zamanda bu çalışma süresi içerisinde santralın gerek yükleme havuzu civarındaki ve gerekse santral binası civarında bulunan devasa boylara ulaşan ağaçlardan oluşan merhum Abdullah Bilgiç Ormanı’nın bugünlere erişmesinde çok büyük emekleri olan ;

MUSTAFA COŞKUN Ankara Sanatoryum Hastanesinde (Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ) başarılı bir ameliyat geçirmiştir.

Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletir, acil şifalar dileriz.

EN ACI İNTİHAR!

Doğum gününden 2 gün sonra 16 yaşında acı intihar!

Burdur’da yürekleri parçalayan bir intihar olayı yaşandı. Geçtiğimiz gün Burdur’un Fevzi Çakmak Mahallesinde meydana gelen intihar olayında 16 yaşındaki lise öğrencisi S.U. evinde kendini asarak yaşamına son verdi. Geçtiğimiz yıllarda annesi cinayete kurban giden S.U.’nun, intihar etmeden önce “anne seni çok özledim” diyerek not yazdığı öğrenildi. Hayatının baharında yaşamına son veren S.U.’nun iki gün önce de doğum günüydü. Talihsiz çocuğun ölümü Burdur’da herkesi yasa boğarken, konu ile ilgili soruşturma başlatıldı. (www.haber32.com)

Sosyal Medyada Isparta- Burdur Tanıtımı

sosyal medyada Isparta'nın tanıtımı ile ilgili görsel sonucu

Salda ve Eğirdir gölleri, lavantalar, antik kentlerden ‘Eşsiz’, ‘muazzam’, ‘nefis yer’ ‘mutlaka görülmesi gereken Anadolu hazineleri’ gibi ifadelerle paylaşımlar binlerce beğeni aldı.

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Isparta ve Burdur’un lavanta ile tarihi ve doğal değerlerin tanıtımı için binlerce takipçisi bulunan sosyal medya fenomenleri ve ‘blogger’ları bölgeye getirdi. Isparta ve Burdur illerinde sürdürülen lavanta kırsal turizm faaliyetlerinin daha geniş kitlelere ulaşması tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen tanıtım turuna katılan konuk heyet üyeleri, ‘benzersiz mi kesinlikle eşsiz’, ‘bu nefis yeri görmen lazım’, ‘manzarası muazzam’ gibi ifadeleriyle paylaştığı kültür, tarih ve doğal güzellikler ile yeni turizm değeri lavanta tarlalarından yaptıkları paylaşımlar kısa sürede binlerce kez izlenip, binlerce beğeni aldı. 

Sürdürülebilir turizm ve bölge ağırlıklı yeni tur programlarının oluşturulması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde çalışmalarını sürdüren BAKA, sosyal medya fenomenlerine yönelik yeni bir tanıtım programı gerçekleştirdi ‘BENZERSİZ Mİ KESİNLİKLE EŞSİZ’, ‘BU NEFİS YERİ GÖRMEN LAZIM’

Sosyal medya ve blog yazarlarından oluşan heyet, Isparta ve Burdur’un lavanta ile doğal güzelliklerini, antik kentlerini ve diğer birçok önemli turizm değerinin drone da kullanarak çektikleri görüntüleri ile fotoğraflarını takipçileriyle paylaştı. Kısa sürede takipçilerinden binlerce beğeni alan fotoğraflar ve kısa videolarındaki paylaşımlarında fenomenlerin ifadelerinden bazıları şöyle:

“Isparta ve Burdur illerimiz az biliniyor. Her ikisi de kendine hayran bırakan birçok şeye sahip aslında. Sayısız antik kenti, lavanta, zambak, gülü, Eğirdir’i Salda’sı ve diğer gölleri, Kovada Milli Parkı, Yazılı Kanyon’u ve dahası”. “Mutlaka görülmesi gereken Anadolu hazineleri”. “Sırf bunun için buraya gelinir”.  

“Tamamen nofilter saldagölü”. “Burası Salda Gölü; hep orada olan ama instagram çağı ile birlikte var olduğu fark edilip, hemen gidilip görülmek, yüzmek ve instagram fotoğraf arşivine eklenmek istenilen yer. Güzel mi, hem de çok fena güzel. Benzersiz mi evet kesinlikle eşsiz.” “Ahhhh ahhh biraz daha vaktimiz olsaydı da girebilseldik…”

“Mars gezegeninin özelliklerini taşıyan iki yerden biriymiş Salda Gölü. Maldivlere benzetmektense bilimsel bir bulguya dayanan ‘Yeryüzündeki Mars’ gibi benzetmelerin daha doğru olacağını düşünüyorum. Dünyada kızıl gezegene benzeyen göl yapısının dünyada eşi benzeri yokken neden Saldivler olsun”.

“Şöyle bir lavanta bahçesi var. Manzarası muazzam”. “Mor rengin ayrı bir çekim gücü var sanki. Ne dersiniz?” “Bu nefis yeri görmen lazım”. “Şu sıralar tam lavanta mevsimi ve renkler tüm ihtişamıyla sizi karşılıyor”. “Gezimde keyif aldığım en güzel anlardan biri Eğirdir Gölü. Keşfedin”. (www.ajans32.com,fotoğraf alıntıdır)

 

Öğrenciler Lavanta Kesti, Barınak Temizledi

Eğirdi Belediyesi ve Gençlik Servisleri merkezi işbirliği ile 13-29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Gönüllü Gençlik kampı başladı. Gençlik kampı bünyesinde ilçeye gelen 12 gönüllü genç, Rüya Park rekreasyon alanında bulunan barınaklarda ve Park Bahçeler Müdürlüğü geri dönüşüm bölümünde çalışmalarını sürdürüyor. 

 

9 Farklı ülkeden gelen 12 genç, günde 6 saat çalışarak, hem ilçeye fayda sağlıyor hem de ilçenin gönüllü gönül elçisi oluyor. Gönüllü gençler, tavuk yıkıyor, barınak temizliyor, lavanta kesiyor ve geri dönüşüm malzemelerinden el sanatları yapıyor. 

Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Gönüllü öğrencilerle her yaz çalışmak istiyoruz. Bizim bazı personellerimizden daha verimli çalışıyorlar. Geçen yıl da çok memnun kalmıştık, bu yılda aynı projeyi yapmak istedik. Gençlerimiz gönüllük esasına göre çalışıyorlar. Rüya Park rekreasyon alanında biz onlara ne iş verirsek yapmayacağız, demiyorlar. Harika görüntüler oluşuyor. Hem ülkemizin tanıtımı, hemde ilçemizin tanıtımı için güzel bir proje oluyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi. 

Gönüllü gençler ise Eğirdir’i çok sevdiklerini ve Rüya park’ta çalışmaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdiler. (www.ajans32.com)

 

ANADOLU BİR NEFESİNİ DAHA KAYBETTİ

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, müzik enstrümanı çalıyor, oturuyor ve şapka

Yusuf Yavuz
Denizli’nin Çameli ilçesine bağlı Gökçeyaka köyünde yaşayan üç telli ustası Hayri Dev yaşamını yitirdi.

85 yaşında çok sevdiği dağlara veda eden Hayri Dev, üç telli sazı ve kendi yaptığı çam düdüğü ile yerel müziğe yaptığı katkılar nedeniyle 2008 yılında UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ilan edildi.

ÜÇ TELLİ VE MASIT KIRIĞI’NI DÜNYAYA TANITTI
Yörede ‘Masıt Kırığı’ adı verilen kıvrak oyun ezgilerini tüm dünyaya tanıtan Hayri Dev’in yaşamı çok sayıda belgesele konu oldu. Paris, Brüksel gibi birçok Avrupa kentinde üç tellisiyle kalabalık dinleyici kitlelerine konserler verdi. Üç telli sazın Türkiye’de yaşayan efsanelerinden biri olan Hayri Dev, bir süredir Denizli’de Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu.

Hayri Dev’in cenazesinin bugün ikindi namazının ardından doğduğu yer olan Gökçeyaka köyünde defnedileceği öğrenildi.
Masıt Kırığı çalmaya başladığında birden küçük bir esinti gibi gelip onu dinleyenlerin çevresinde dolanıyor. Sonra yavaş yavaş oturan herkesin ruhuna işleyen ezgiler tepeden tırnağa bir sihre kapılmış gibi dinleyenleri ayaklandırıyor.

HAYRİ DEV DAVUL YERİNE ÜÇ TELLİ ÇALAN BİR ŞAMANDI
Hayri Dev adeta bir büyücü gibi ayakları yerden kesilmiş, dal gibi, fidan gibi, yaprak gibi genç yaşlı demeden herkesi saman yolu gibi etrafına diziyor. Sanki sonu gelmesi istenmeyen bir Şaman ayini başlıyor, dakikalarca süren ama sonsuzmuş gibi gelen. Hayri Dev, iç Ege dağlarında davul yerine üç telli çalan bir Şaman’dı. Belki de o güne kadar birbirini hiç görmemiş olan her gövde, her el-ayak aynı anda güneşin etrafındaki yıldızlar gibi dönüyor. Göllere inen turnalar gibi, dağlardan süzülen şahinler gibi, ışığa koşan pervaneler gibi, herkes çakır gözlü bu küçük dev adamın, sihirli küçük ellerinden yayılan melodiyle sonsuza karışıyor…

Hayri Dev, tevazudan bir ömür sürülerek inşa edilen bilgelik geleneğinin soluklandığı son büyük ustalardan biriydi…
Anadolu bir nefesini daha yitirdi…

Güle güle koca usta…

***
Hayri Dev’den Masıt Kırığı’nı dinlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=an-8KiE6VcM

Isparta Belediyesi Gül Köşk’ü açıyor

 

Gökçay Mesirelik alanında bulunan ve eski adıyla Kervansaray olarak bilinen Gül Köşkü belediye bünyesinde hizmet vermeye başlıyor. Geçen ay sonunda Atatürk Parkını hizmete sunarak kalite, hizmet ve fiyat politikasıyla halkın büyük beğenisini toplayan Isparta Belediyesi şimdi de Gül Köşkü’nün açılışını yapıyor. Belediye Başkanı Günaydın, Gül Köşkü’n 20 Temmuz Cuma günü saat 14.30’da yapılacak açılışla hizmet vermeye başlayacağını duyurdu.

Isparta Belediyesi Atatürk Parkını kalite, hizmet ve uygun fiyat politikasıyla vatandaşların hizmetine sunarken, şimdi de Gökçay Mesirelik alanında bulunan Gül Köşkü hizmete sunuyor. Yapısıyla köşkü anımsatan, çevresinde de gül ağırlıklı peyzaj çalışmasıyla Gül Köşkü ismi verilen restoran, ağırlığı Türk mutfağı olmak üzere içerisinde Alman, İtalyan ve İspanyol lezzetlerini de barındıran 78 ayrı çeşit menü seçeneğiyle 20 Temmuz Cuma günü saat 14.30’da yapılacak açılışla vatandaşlara hizmet vermeye başlayacak.(www.gazdete32.com)

 

Göltaş ve Orma En Büyük İkinci 500 Sanayi Arasında

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan ‘Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2017 Yılı Raporu’nda Isparta’dan Göltaş ve Orma yer aldı.

İSO tarafından her yıl geleneksel olarak yayınlanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2017 Yılı Raporu” açıklandı. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde Antalya’dan Ankutsan ve Ekiciler Süt firmalarının yer aldığını kaydetti.

Bizleri gururlandırmışlardır”

Firmaların “İkinci 500 Sanayi Kuruluşu” sıralamasına girerek Antalya’nın güçlü yönünü ortaya koyduğuna dikkat çeken Çetin, “Bizleri gururlandırmışlardır. Diğer taraftan Batı Akdeniz Bölgesi’ni temsilen Isparta’dan Göltaş Çimento ve ORMA Orman Mahsulleri ile Bucak’tan As Ado Hazır Beton da en büyük ikinci 500 sanayi firması arasında yer almışlardır.” (www.ajans32.com)

YEŞİL SÜTÇÜLER

Her hediye makbuldür. Hele bu hediye güzel bir burcu burcu memleket türküsü olursa daha da makbuldür.

Gönül Dostları Müzik Topluluğu gezi grubu olarak 17 Mayıs’ta yapmış olduğu “GÜLLER,GÖLLER ve GÖNÜLLER DİYARI; ISPARTA-SÜTÇÜLER” gezisinde Belen Mahallesinde gül topladıktan sonra o tarihte İyi Partiden milletvekili aday adayının işyerinin hemen kapısında koromuzun değerli şefi sayın Güler Eroğlu hanımefendi Sebahat Özmen hanımefendiye seçim hediyesi olarak “ YEŞİL SÜTÇÜLER “ türküsünü okurken görülmektedir.

  • Şöyle bir kuytuda durup durursun
    Oymak oymak Yörük çadırım kurulsun
    Beni sevdan ile yere vurursun
    Gönlümün sultanı yeşil Sütçüler yeşil Sütçüler

    Ayrı düştüm yürekten özledim seni
    Iraktı yollarım düzledim seni
    Tota’da Sanlı’da yazladım seni
    Gönlümün sultanı yeşil Sütçüler yeşil Sütçüler

    Dedegül Kuyucak Karadağların
    Bolca olur gözü yaşlın ağların
    Dut pekmezin boldur kuru bağların
    Gönlümün sultanı yeşil Sütçüler yeşil Sütçüler

    Adada yazılı kanyonların var
    Yeşilyurt’ta bol bol asarların var
    Bir uçtan bir uca Torosların var
    Gönlümün sultanı yeşil Sütçüler yeşil Sütçüler

  • Hilmi https://youtu.be/mKGLzL6EgEwÖzdemir

ELÇİ’NİN GEÇTİĞİ KÖPRÜ

1978-1979 Bülent Ecevit Hükümetinde Bayıdırlık Bakanı olarak görev yapan ve “ Türkiye’de Kürtler de var. Bende Kürdüm” diyerek tarihe geçen Şerafettin Elçi’inin bakanlığı sırasında geçtiği bir köprünün çökmemesi için altından destek vermeleri o tarihte basına böyle konu olmuştu.(Arşiv Mustafa Doğankaya)

BİZ ÇOCUKLUĞUMUZDA

Biz çocuklubiz çocukluğumuzda çelik çomak misket ile ilgili görsel sonucuğumuzda çelik çomak, misket, uzun eşek, körebe oynar, uçurtma uçururduk rüzgarlı bayırlarda. Sivri kabaralı topaçlarımızı cilalardık akşamları. Canımız sıkılınca eşek arılarının yuvalarına çomak sokardık. Sokulunca çok acı çeker ağlardık.

Panayıra gider, tel cambazlarına bakar, yirmi beş kuruşa on halka atardık. Hayal perdesinde Hacivatla Karagöz seyreder, öyle yatardık. Şehirde yaşardık ama şehri değil sokağımızı, mahallemizi bilirdik biz.

Aya Seyahat, 1001 Gece Masalları, Miki Maus okurduk. Jül Vern’in Aya Seyahat’ i en sevdiğim kitaptı. Aya gitmek bizin için bir düştü ve uzaktı.

Muzip arkadaşlarla mahallenin delisi Kel İbo’ yu kızdırır, öğle vakitleri yavaş giden tramvaylara binip inme talimleri yapardık. O zamanlar çok olan boş arsalarda kaleleri taştan yapıp, çaputlardan yapılmış, hiç zıplamayan toplarla gazozuna çift kale maç yapardık. 

Şehirde yaşamamıza rağmen okula yamalı çorap ve altı pençeli pabuçlarla, beslenme çantamız olmadan gider, bundan da hiç gocunmazdık. Çünkü o zamanlar utanılacak şeyler hiç yapılmazdı ve kötüler parmakla gösterilecek kadar azdı. Geceleri bir açık hava sinemasına götürüldüğümüzde sevinçten uçardık. Hele bir de evimizde radyo varsa fiyakamızdan geçilmezdi.

Komşunun bahçesinden karadut, erik toplar, keçi boynuzu çiğner, limonata içerdik. Kırlangıçlar en yakın dostumuzdu. Bütün kapı pencereler hep onlara açıktı, yuvalarını istediği yere yaparlardı.

En sevdiğimiz yemek kuru fasulye pilav, giysilerimiz, pabuçlarımız Sümerbank, ata sporumuz güreşti. Olimpiyat ve Cihan şampiyonlarımız vardı. Ama yine de Atatürk bizim için baş pehlivandı.(Metin ve resim alıntıdır)

 

 

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imizden Hasan Özsoy eşi Hacı Emine Özsoy’un vefat ettiği öğrenilmiştir. Cenazesi 18.07.2018 Çarşamba günü öğle namazının müteakip Eyüp Sultan Camii’nden kaldırılacaktır.

Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

İrtibat;Oğlu Erdoğan Özsoy; 0436 711 41 41     Kardeşi Bilgi; 0542 234 60 36 (Kasapoğlu)

‘Mini etekli kızı indir kaza yaparsın’ dedi ortalık karıştıİZMİT’te, halk otobüsüne binen Mehmet T., aracın ön yolcu koltuğunda oturan mini etekli, askılı tişörtlü genç kızı görünce sürücüye, iddiaya göre, “Sen bu arkandaki genç kızlarla kaza yaparsın? Böyle olmaz” diyerek, otobüsü karakolun önüne çekmesini istedi.

Yolcularlar birlikte Mehmet T.’ye tepki gösteren sürücü, otobüsü polis merkezinin önüne götürdü. Mehmet T.’yi dinleyen polis, insan hak ve hürriyetlerini hatırlatarak “Buna biz karışamayız” dedi. Genç kız olay nedeniyle büyük üzüntü yaşarken, taraflar birbirlerinden şikayetçi olmadı.(www.gun.haber.com)

KİRLİLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN POLİTİKALARIN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ BAŞLADI

Eğirdir Su Ürünleri Araştıma Enstitüsü tarafından Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’na (BAKA) desteklenmesi için sunulan ve proje yürütücülüğünü SAREM Teknik Koordinatörü Cafer BULUT’un yaptığı ve 2018 Yılı Mali Destek Programları Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında kabul edilen “Eğirdir ve Kovada Gölü Evsel ve Zirai AtıklarınTespit Edilmesi ve Kirliliğin Önlenmesi için Politikaların Geliştirilmesi” isimli projenin sözleşmesi imzalanmıştır.
Toplam bütçesi 508.039,39 TL ve Söz konusu bütçenin 381.029,54 TL’si (75) Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından 127.009,85 TL’si (25) ise Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanacaktır.
Proje kapsamında genelde ülkemizin tamamı özelde ise Eğirdir ve Kovada Gölleri’nin hızlı, kolay ve güvenilir bir teknoloji ile izlenmesi ve bu anlamda ihtiyaç duyulan cihazların temin edilmesi, böylece daha etkin bir izleme, koruma sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir ekonomik katkı ve girdi sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca çevre kirliliğini önleyici eğitici faaliyetler ile çevremizin ve göllerimizin etkin kullanımına ilişkin farkındalığın artırılması sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir katkı ve girdi sağlanması hedeflenmiştir.(www.egidirses.com)

 

Bartholomeos ve Hıristiyanlar Eğirdir’de Fener Rum Patriği Bartholomeos, Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, çok sayıda papaz ve Hıristiyanlar Eğirdir’ geldi.

Klasik Müzik Festivali eğiticileri ve öğreticileri tarafından müzik dinleti gerçekleştirildi. Kilisede konuşma yapan Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, kilise ve tarihi hakkında ziyaretçilere bilgiler verdi.             Daha sonra Fener Rum Patriği Bartholomeos nir konuşma yaptı. Fener Rum Patriği Bartholomeos, “Sayın Belediye Başkanımız kısa bir teşekkür arz etmek istiyoruz. Siz bu kiliseyi dedelerimizin kilisesini restore etmekle diğer dinlere karşı olan saygınızı göstermiş oldunuz. Daha geniş olarak insanlığın müşterek değerlerine olan saygınızı göstermiş oldunuz. Bizler cemaat olarak, Hıristiyan olarak, Türk vatandaşı olan bizler ve diğer ülkelerden gelmiş olan Hıristiyan kardeşlerimizin adına sizlere şükranımızı sunuyoruz. Sizler bizden ne oy bekliyorsunuz ne de başka birşey bekliyorsunuz. Teveccühünüz ve yeni nesillere verdiğiniz dersten dolayı sizleri kutluyoruz. İleride bütün restorasyon tamamlandığı zaman ilgili makamların izinleriyle bugün gerçekleştiremediğimiz ayinimizi gerçekleştiririz. Bu bize büyük mutluluk verecektir. Bütün Eğirdirlilere hayır dualarımızı iletmenizi rica ediyoruz
Haber32 – Korkmadan, Cesurca!Eğirdir Yeşilada’da bulunan Ayastefanos Kilisesi’ni ziyaret ederek dua ettiler. Daha sonra Eğirdir Felekabad Restoranda yemek yediler. Yunanistan ve Kore’den gelen ekipler müzik dinletisi sundu.

Belediye Başkanı Ömer Şengöl de kısa bir konuşma yaptı. Başkan Şengöl, “Sayın patrik hazretlerinin dediği gibi bana oy falan vermezsiniz. Benim tüm hizmetlerim oy için değildir. Hepimizin tek rabbi olan Allah’ın rızası içindir. Bu nedenle dinsizlerde dahil tüm insanların Eğirdir’de rahat yaşamaları, Eğirdirde rahat gezmeleri için yasaların bana verdiği yetkiye dayanarak gerekli işlemleri yapıyoruz. 1922’de Ada’dan Yunanistan’a göç eden ailelerin torunları ve çocuklarıyla ahbaplıklarım var. Bu vesile ile hoşgelnidiz diyorum, sayın patrik hazretlerinin dediği gibi, Allah uzun ömür verir, kısmet ederse, tam teşekkül emiş bir kilisede tekrar bu insan oğullarıyla birlikte olmayı yüce Allah’tan diliyorum” dedi.
(Kaynak;Haber32 – )

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI’NIN KURULUŞUNUN HATIRLATTIKLARI

  15 HAZİRAN 1995 TARİHİNİN HATIRLATTIKLARI

3096 sayılı yasaya istinaden “ Sütçüler Hes’nı tesisi edip,işletmek üzere kurulmuş ve halka açık şirket olan Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin makine teçhizat bölümünün finansmanda kullanılmak üzere bir-kaç bankaya kredi için müracaat edilmiş alınan olumsuz yanıtlar karşısında zamanının devlet büyükleri olan hemşehrilerimize konunun çözülmesi için yardımcı olmaları ricasında bulunulmuştu.

Bu meyandan olmak üzere, dönemde cumhurbaşkanı olan sayın Süleyman Demirel’e ziyaretimizde “size verecekleri bir avuç para “ şeklinde ifade kullanarak kredi miktarının çok küçük bir miktar olduğundan bunun kolay çözülebilecek bir konu olduğunu ima ederek bizleri uğurlamıştı. Cumhurbaşkanımızın bu ifadesine sevinen iki arkadaşımız sanki santralı(şirketin) kredisi çıkmış gibi bu ziyaretten adeta güle-oynaya ayrılmışlardı.Ben de “ şirketin kasasına bu para girmedikten sonra sevinecek bir durum yok” , dediğim için sevinen  o arkadaşlardan biri “ Devletin koca Cumhurbaşkanı böyle diyor,sen ne diyorsun? “, diye bana sitem dahi etmişlerdi.

Geçen zaman benim haklı olduğumu göstermiş bana bu konuda sitem eden arkadaşım sonra sen ne kadar haklıymışsın da demeyi de ihmal etmemişti.

O tarihte,Devletin yönetiminde bulunan bir diğer hemşehrimiz olan zamanın ekonomiden sorumlu sayın bakanına şirket olarak yaptığımız ziyarette santralın kredi ihtiyacı konusu kendisine  anlatılmış, kendisi de bunun çözümüne yardımcı olacağını söylemesine rağmen;

İş bir türlü sonuca gitmemiş, kendisine tekrar ulaşmak üzere makamında adeta günlerce kapısında nöbet tutmamıza ve daha önemlisi danışmanı hemşehrimiz ve halen Maliye Bakanlığı müsteşar yardımcılığı görevini başarıyla sürdüren   sayın İsa Coşkun’un da canı gönülden bu konunun çözümüne yardımcı olmayı istemesine de rağmen;

sayın sonucu öğrenmek adına sayın bakana bir türlü ulaşamıyorduk.

Nihayet;15 Şubat 1995 tarihinde Ankara’daki ISVAK’ta   (Ispartalılar Vakfı) yapılan “ Isparta’nın Dünü,Bugünü,Yarını “ başlıklı ve özellikle Isparta ekonomisini konu alan ve konuşmasında Isparta kurulu veya iş yapan halka açık şirket konusunda Sütçüler Enerji A.Ş.’den  hiç örnek vermeyip hep Aksu Enerji A.Ş. ni misal veren, çok kalabalık bir hemşehri topluluğunun bulunduğu sayın bakanın verdiği konferansın sonunda,çok zor da olsa Yönetim Kurulu üyesi arkadaşım (ki o tarihte diyaliz hastası olan ve bu hastalığına rağmen konuyu takipte bizleri hiç yalnız bırakmayan ) Sütçüler sevdalısı merhum Abdullah Bilgiç ve kardeşim Musa Doğankaya ile birlikte kapı çıkışına yakın bir bölümde sayın hemşehrimiz olan bakana çok zor da olsa ulaşabildik.

Son durumunu görüşmek üzere kendisinden tekrar randevu istediğimizde “Sizin işinizi Yap-İşlet-Devret Genel müdürüne söyledim

dedi ve yürüdü çıktı,gitti.

Başta danışmanı sayın İsa Çoşkun olmak üzere bizler,sayın bakanın arkasından baka kaldık.

Zira öyle bir genel müdürlük yoktu ve de hiç olmadı.

Mustafa Doğankaya

 

Ardıç Ağacıyla Ardıç Kuşu

Çok çok çok eskiden ülkelerden bir ülkede ormanlardan bir orman , bu ormanda da  bir ağaçcık varmış . Yaprakları ince iğnecikler halinde olan bu ağaçcığın kahverengi de kozalakları varmış . Şimdi hepiniz niye ağaçcık diyorsun ? İğne yapraklı ince yaprakları ve kozalakları olduğuna göre çam olmalı o ağaç diceksiniz biliyorum ;ama asıl sorun burdan çıkmış ya .
ardıç ağacı ardıç kuşu ile ilgili görsel sonucu
Bu ağaçcığın yaprakları iğne gibi olmasına iğne gibiymiş de kozalakları da varmış ; ama boyu çok kısaymış .Öteki kocaman kocaman çam ağaçlarının yanında minicik kalıyormuş . O yüzden de çok üzülüyormuş . Önceleri buna pek aldırdığı yokmuş ; ama kendini beğenmiş kocaman ağaçlar “Bodur” diye alay etmeye başlayınca , hele ” Şu ayak takımı çalıyı da kim soktu aramıza , şu boya bakın ağaçların yüz karası  .” diyince zavallının bütün günleri zehir olmaya başlamış . Onun bu halini gören ardıç kuşları ağaçcığa çok acıyorlarmış . Çünkü iyi niyetli yardımsever bi ağaçcıkmış o . Hele ardıç kuşlarına az yardımı dokunmamış . Öteki kendini beğenmiş ağaçların çoğu istemezmiş ardıç kuşlarını . Zaten o yüzden de aardıç ağacı ardıç kuşu ile ilgili görsel sonucurdıç ağacı diyorlar ya o ağaçcığa .

Ardıç kuşları hergün onun dallarına konar ona gezdikleri gördükleri yerleri anlatırlarmış . Ardıç ağacı da hiçbir ağaç boyu kısa olduğu için onunla konuşmadığı için kuş dostlarını dört gözle beklermiş. Ama kış gelince bütün ardıç kuşları güneye göç edermiş . İşte o zaman yapayalnız kalırmış ardıç ağacı . Koca bir kışı bütün çam ağaçlarının iğneli sözlerini dinlemekle geçirirmiş . Ardıç kuşları sevgili arkadaşları ardıç ağacının bu durumuna bi çare düşünmüşler ama bir şey bulamamışlar . Hatta bi kış güneye gitmeyip orda kalmayı da denemişler de başaramamışlar. Çünkü doğa ana onları soğuğa dayanıklı yaratmamış . O yüzden de o kış az kalsın donacaklarmış . Sonunda dayanamayıp yine güneye göç etmek zorunda kalmışlar . İlk baharda geri geldiklerinde doğruca doğa anaya gitmişler .
Doğa ana binlerce ardıç kuşunu karşısında görünce şaşırmış .”Ne oldu , niye hepiniz birden burdasınız ?” diye sormuş . O zaman ardıç kuşlarının başı sizden bir dileğimiz var diye başlamış söze. ” Bizim her yıl konakladığımız , bize yiyecek veren,  dallarında yuva yaptığımız bize ses çıkarmayan bir ağacımız var . Ama boyu biraz kısa öteki ağaçlar onunla alay ediyorlar . Ne olur bu işe bir çare bulun .” diye yalvarmış.

Sonra doğa anayı alıp gitmişler ardıç ağacının yanına . Doğa ana ağaçcığı görünce ” Niye boyunun uzamadığını şimdi anlıyorum , öteki ağaçla kökleriyle bütün toprağı kaplamışlar yeterli besin alamıyorsun üstelik boyun kısa olduğu için büyük ağaçlar güneşten yararlanmana da engel oluyorlar .
Ama üzülme sana öyle özellikler vereceğim ki bütün o kendini beğenmiş ağaçlardan üstün olucaksın . Çünkü yararlı olan güzeldir sen de yararlı bir bitki olucaksın . ” demiş . Sonra da yapraklarına güzel kokular sürmüş . Hele doğa ana ” Bundan böyle senin her şeyinden insanlar da yararlanacak ; ilaçlar yapacaklar hastalar için , kurşun kalem yapacaklar çocuklar için kısacası hem kuşların hem de insanların en sevdiği ağaç sen olacaksın. ” deyince ardıç ağacı sevincinden yemyeşil olmuş . O günden sonra da kendini beğenmiş ağaçların alaylarına hiç kulak asmamış . Hatta “Yararlı olan güzeldir ” diye düşünüp mutlu bile olmuş .(Alıntıdır)

 

GÖNÜL DOSTLARI MÜZİK TOPLULUĞU GEZİ GRUBU 2018

SAYIN GÜLER EROĞLU HANIM EFENDİ YÖNETİMİNDE ÇALIŞAN GÖNÜL DOSTLARI MÜZİK TOPLULUĞU

 

 

GEZİ GRUBU OLARAK GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLDUĞUMUZ GÜLLER GÖLLER VE GÖNÜLLER DİYARI ISPARTA SÜTÇÜLER3DE GÜL TOPLADIKTAN SONRA KOVADA MİLLİ PARKINDA OTOBÜSTEN İNERKEN 27.MAYIS.2018

(VİDEOYU İZLEMEK İÇİN YAZI BAŞLIĞINI TIKLAYINIZ)

Lavanta Tarlaları Binlerce ziyaretçi ile şenleniyor

 

Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyünde lavanta tarlaları mor renge büründü. Bu yıl yaklaşık 160 bin dolayında ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.

Gün geçtikçe adını duyuran Kuyucak köyündeki lavanta tarlaları, evlenecek çiftlerin de düğün fotoğrafı çektirdiği mekan oldu.

Lavantaya yönelik ziyaretçi akınını değerlendiren köy halkı, lavantadan yapılan ürünleri satışa çıkarıyor.

Kafeterya tarzı işletmelerin de açıldığı köyde en ilgi çeken yer ise lavanta bahçeleri. Fotoğraf çekmek isteyen ziyaretçihenlerden ücret alınmıyor. Geçen yıl 140 bin turist ağırlayan Kuyucak köyünde bu yıl rakamın 160 bin dolayında olması bekleniyor.(www.isteisparta.com)

Editörün Notu;Sütçüler’imizdeki lavanta bahçelerinin de hasat zamanı yaklaştı.

Artık Lavanta sadece Kuyucak’ta değil Sütçüler’imizde de var.140.000 turist ağırlamış bu dönem sonu 160.000 olması bekleniyor.

ama henüz daha Turizm kısmı ne yazık ki     Y   O    K   . . .

 

23 Yıldır Dinmeyen Acı

Bugün 74 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin yıldönümü.

Senirkent Belediye Başkanı Erol Civelekoğlu, felaketin ardından 23 yıl geçmesine rağmen acı olayın üzüntüsünü hala yaşadıkların belirterek, felakette yaşamını yitiren 74 hemşerilerini asla unutmadıklarını belirtti.

Dağdan gelen selin yol açtığı felaketin izleri kısa sürede silindi ama kaybedilen 74 canın acısı hala yüreklerde tazeliğini korumaya devam ediyor. Bu felakette yaşamını yitirenler için yakınları gözyaşı dökerken, ölenler için mevlüt okutulup hatmi şerif indiriliyor.

TAM 23 YIL GEÇTİ…
Bilindiği gibi Senirkent ilçemiz 13 Temmuz 1995 günü meydana gelen sel felaketi ile sarsılmıştı. 74 vatandaşımızın yaşamını kaybettiği bu acı olayın ardından tam 23 yıl geçti. Dağdan gelen selin yol açtığı felaketin izleri kısa sürede giderilmeye çalışıldı. Ancak felakette kaybedilen 74 kişinin acısı ise hala dün gibi tazeliğini koruyor. Senirkent’te bir daha böylesi felaketlerin yaşanmaması için gerekli önlemler alındı ve selin geldiği dağlık alan kısa sürede ağaçlandırıldı ve hayvan otlatmaya kapatıldı. Devlet, felaket sonrası Senirkent’in tahrip olan alt yapısını yeniden inşa etti ve ilçede bu felaketin yaraları kısa sürede sarıldı.

YÜZLERCE EV HASAR GÖRDÜ…
Senirkent’te 13 Temmuz 1995 tarihinde saat 20.10’da Kapı Dağına yağan yağmurun önüne kattığı çamur ilçe merkezine akması sonucu büyük bir sel felaketi meydana gelmişti.

74 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu olay sonunda 209 ev oturulamaz hale gelirken, Devlet tüm imkanları seferber ederek gerekli yatırımları süratle başlatmış ve bunun sonucunda felaketin açtığı zararlar giderilmişti.a sürede sarıldı. (www.ajans32.com)

GÜL VE AROMATİK BİTKİ ÇİFTLİĞİ

Gülyağları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Dinar Yüksel ve Belenpınar Köyleri sahası içerisinde 2008 yılında başlatılan organik aromatik bitki (gül, lavanta, biberiye, kekik, papatya ve adaçayı) üretim projesi bugün meyvelerini vermeye başladı. Bölge açısından son derece önemli olan proje hakkında açıklamalarda bulunan işletme müdürü İrfan Cihan, toplam 3315 dekar alanda faaliyetlerine devam ettiklerini belirterek şöyle konuştu; “İşletmemizde 800 dekar gül, 100 dekar kekik, 30 dekar biberiye, 5 dekar ada çayı, 2 dekar lavanta ve 75 dekar yağı çıkarılabilen Alman papatyası ekimi bulunmaktadır. Burada yetiştirilen tüm ürünler işlenerek mamule dönüştürülmek üzere Keçiborlu Senir kasabasında bulunan fabrikamıza gönderilmektedir.”

MİLLİ EKONOMİYE 500 BİN DOLAR KATKI 2017 yılında 155 ton gül çiçeği, 5 ton kekik, 2 ton adaçayı üretimi gerçekleştirerek milli ekonomiye 500 bin dolarlık katkı sağladıklarını söyleyen İrfan Cihan konuşmasına şöyle devam etti; “Bu sene iklim şartları çok şükür iyi gitti. İnşallah böyle devam eder. Gül çiçeğinde yaklaşık 180 ton rekolte beklentimiz var. Lavanta ve biberiyeden Allah’ın izniyle bu sene verim almaya başlayacağız.(www.haber32.com)

59 MYO Bölümüne SIFIR Kontenjan

ISPARTA UYGULAMALI BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ’NDE
KONTENJAN VERİLMEYEN MYOLAR VE BÖLÜMLER

ÖK, geçen yıl tercih edilmeyen veya az tercih edilen bölümlere bu sene için kontenjan vermedi. Bu kapsamda meslek yüksekokullarında SDÜ’de 4, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde de 55 bölüme kontenjan verilmedi. Az da olsa yeni bölümler de açıldı.

Sütçüler Prof. Dr. Hasan Gürbüz Meslek Yüksekokul’nda kontenjan verilmeyen bölümler ise : Ekoturizm, Acil Durum ve Afet Yönetimi, Posta Hizmetleri.(www.ajans32.com)

 

ŞAR DERESİNDE TRAFİK KAZASI

Eğirdir – Sütçüler arası Karadiken Şar Deresi Köprüsünde meydana gelen tek taraflı kazada 1 kişi öldü 1 kişi yaralandı. Bir şirkete ait soğuk zincir nakliye kamyonunun bir anda fireni patladı. Kontrolü sağlayamayan sürücü dağın eteğine büyük bir hızla çarparak durabildi. Sürücü olay yerinde hayatını kaybederken araçta bulunan 1 kişide yaralandı. Çevreden geçenler tarafından jandarmaya haber verildi, olay yerine kurtarma ekipleride sevk edildi. Sürücünün cansız bedeni morga kaldırıldı. Yaralının tedavisi ise sürüyor. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. Kemal ERBEN – EĞİRDİR

 

Sütçüler’imizde trafik kazası

Trafik Kazası 1 ölü 1 yaralı Sütçüler ilçesi Karadiken Köprüsü mevkiinde trafik kazası meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre Sütçüler ilçesi Karadiken Köprüsü mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi ise yaralandı. Yaralıya ilk tedavi olay yerine gelen 112 acil ekipleri tarafından yapıldı. Meydana gelen kazadan dolayı yol bir süre trafiğe kapatıldı.

Eğirdir – Sütçüler arası Karadiken Şar Deresi Köprüsünde meydana gelen tek taraflı kazada 1 kişi öldü 1 kişi yaralandı. Bir şirkete ait soğuk zincir nakliye kamyonunun bir anda fireni patladı. Kontrolü sağlayamayan sürücü dağın eteğine büyük bir hızla çarparak durabildi. Sürücü olay yerinde hayatını kaybederken araçta bulunan 1 kişide yaralandı. Çevreden geçenler tarafından jandarmaya haber verildi, olay yerine kurtarma ekipleride sevk edildi. Sürücünün cansız bedeni morga kaldırıldı. Yaralının tedavisi ise sürüyor. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. Kemal ERBEN – EĞİRDİR

Kazada vefat edene Allah’tan rahmet yaralı olan kazazedeye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

 

 

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

 

İlçemiz MÜEZZİNLER Köy muhtarI Mustafa Acar’ ın Annesi, Yazılı Kanyon işletmecisi Bekir Acar ve Bekircan Acar ın babanneleri Ayşe ACAR tedavi gördüğü Isparta Şehir Hastanesinde vefat etmiştir.

Merhumenin Cenazesi 12 Temmuz 2018 PERŞEMBE günü saat 11:00’da MÜEZZİNLER CAMİ’SİNDE kılınacak Cenaze Namazı sonrası Aile kabristanlığında defnedilecektir
www.sutculerimiz.com adlı web sitesi yazı ailesi olarak Merhumeye Allah’tan Rahmet Kederli ACAR Ailesine, yakınları ve sevenlerine Başsağlığı Dileriz…

İrt: Oğlu Muhtar Mustafa ACAR 0536 971 15 64 Oğlu Osman ACAR 0535 895 64 67

(Selim Müftüler-Belen Camii)

M U T L U L U K L A R

Sütçüler’imizin Erenler Mahallesinden Nuriye ve Celal Bayer oğulları İBRAHİM BAYER bugün Ankara Altınpark Seyr-i Alem Düğün Salonunda yapılan bir törenle ŞULE ÇELİK     ile evlenmiştir.

www.sutculerimiz.com web sitesi yazı ilesi olarak genç çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

Not; aynı çiftin 14 Temmuz Cumartesi günü Sütçüler’imiz Kent Ormanında düğünlerinin tekrarı vardır.

Lavanta Deresi Türkiye’nin bütünlük açısından en büyük lavanta tarlası. Akçaköy’de başlayan lavanta hasadına turistlerin de yoğun ilgisi var.

Bütünlük açısından Türkiye’nin en büyük lavanta tarlası olduğu belirtilen Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Akçaköy Lavanta Deresi’nde, hasat başladı.

Lisinia Doğa Proje Merkezi’nin bünyesinde, tek parselde 370 dekar arazide ekimi gerçekleştirilen lavanta tarlası için hasat töreni düzenlendi.

Burdur Valisi Hasan Şıldak’ın da katıldığı hasatta, bazı ziyaretçiler de uçsuz bucaksız mor tarlada fotoğraf çektirdi, lavanta topladı.

Protokol üyelerinin ve vatandaşların birlikte gerçekleştirdiği lavanta hasadı, renkli görüntülere sahne oldu.

Burdur Valisi Hasan Şıldak, tek parselde, bu kadar geniş bir alanda lavanta üretildiğine dikkati çekerek, bölgenin pek çok tarımsal özellikli faaliyetlere öncülük ettiğini dile getirdi.

Şıldak lavantanın, parfümeri, ilaç sanayisi ve sabun yapımında kullanılan nadide bir bitki olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Lavantanın belli özelliklerinden biri de uzun ömürlü bir bitki olması. Bir başka özelliği ise suya ihtiyaç duymadan taşlı, kıraç bir arazide var olabilmekte. Çok bereketli bir bitki. Burada yapılan faaliyetlerin, üretim alanının, yıldan yıla Burdur’da gelişmekte olduğunu görmekteyiz. İnsanlarımız bu üründen elde ettikleri gelirin farkına vardıkça lavanta üretimi yaygınlaşıyor. Birden çok ürün elde edilen bir bitki. Bizim bugün burada bulunmamızın sebebi, bu üretimin bölgemizde yaygınlaşmasını sağlamak adına farkındalık oluşturmak.”

Lavanta üretiminin yaygınlaşması amacıyla her türlü desteği vermeye hazır olduklarını aktaran Şıldak, “Burdur’da kültürel miras olarak baktığımız çok önemli destinasyonlar var. Sagalassos, Kibyra, Salda Gölü gibi dünyaya mal olmuş marka değerlerimiz var. Bunları çeşitlendirme adına turizmin destinasyonları içinde lavanta da yer almaya başladı. Bu kapsamda ciddi bir ziyaretçi trafiği de bölgemizde yaşanıyor.” diye konuştu.

Merkezin kurucusu Veteriner Hekim Öztürk Sarıca da lavantanın susuz yetişebilen bir bitki olduğunu belirterek tarlanın 3 yaşında olduğunu söyledi.

Sarıca, toplamda 2 bin 300 dekarlık alanda, tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yaptıklarını, bunun 1500 dekarının lavanta olduğunu ifade ederek “Lavanta hasadı 2 ay sürecek ancak burada fotoğraf çektirmek isteyen ziyaretçiler için ağustosun sonuna kadar gerekli alan bırakılacaktır.” dedi.

Bu yıl ki lavanta hasadıyla, 2 tona yakın lavanta yağı elde etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Sarıca, bu üretimin büyük bir kısmının Avrupa ülkelerine satışını yapacaklarını sözlerine ekledi.(www.tarımtv.gov.tr)

SİLİVRİLİ ÜRETİCİLER LAVANTA HASATINA HAZIRLANIYOR

Silivri Belediyesi Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi’nde Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’na katılarak sertifikalı üretici olan Silivrili çiftçiler, lavanta hasatına hazırlanıyor.

Tarımsal üretim çalışmalarıyla yerel yönetimlerde örnek kalkınma modeli oluşturan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, çiftçiye yol gösterici olmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yıl da hem tıbbi ve aromatik bitkilerde, hem de sebze ve meyvede fide-tohum desteği sağlanan Silivrili çiftçiler, hasata hazırlanıyor. Silivri Belediyesi Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi’nde açılan Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Kursu’na katılarak sertifika sahibi olan üreticiler, bitki yetiştiriciliğini titizlikle sürdürüyor.(Kaynak;www.silivri.bel.tr)

YUKARIDAKİ HABERDEN E ANLAŞILACAĞI ÜZERE LAVANTA SADECE KEÇİBORLU KUYUCAK’TA YETİŞMİYOR.SİLİVRİDE BELEDİYENİN NEZARETİNDE YETİŞİYOR VE (TÜRKİYE’DE BELKİ BİR İLK OLABİLİR) ÜRÜNÜNÜN BELEDİYE TARAFINDAN DA ALIM GARANTİSİ VAR.

Silivri Belediyesi 57. Yoğurt Festivali başlıyor. 12-13-14 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festival bu sene de turnuvalar, yarışmalar, dans gösterileri, konserler ve çeşitli etkinliklerle dopdolu geçecek.

YOĞURT FESTİVALİ’NE HAZIR MISIN SİLİVRİ?

Silivri yoğurdunu tanıtarak, bu kapsamda yapılacak etkinliklerle ilçede ekonomik ve sosyal canlılık yaratmanın hedeflendiği Silivri Yoğurt Festivali’nin bu yıl 57.’si kutlanacak. 12-13-14 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek festivalde turnuvalar, yarışmalar, dans gösterileri ve konserler ve bu yıl ilk kez gerçekleşecek ‘ColorFest’ yer alacak. Geleneksel Yoğurt Yeme ve Mayalama Yarışmalarının yapılacağı, çocuklara özel oyun alanlarının yer alacağı festivalde ‘Doğal Kent Silivri’ adıyla, ilçeye özel yerel ürünlerin satışa sunulacağı bir alan oluşturulacak. Festivalde Manga, Merve Özbey, Yeni Türkü, Zakkum, Buray ve İlyas Yalçıntaş sahne alacak. 

EN RENKLİ YARIŞMALAR BU FESTİVALDE

Üreticileri teşvik etmek ve Silivri’nin meşhur tadını yaşatmak adına yapılan Geleneksel Yoğurt Mayalama Yarışmasında katılımcılar en güzel Silivri Yoğurdu için yarışacak. Yarışmada birinciye 1000 TL’lik, ikinciye 750 TL’lik ve üçüncüye de 500 TL’lik Arçelik Hediye Çeki armağan edilecek. Festival sahnesinde gelenekselleşen Yoğurt Yeme Yarışması’nda, katılımcılar yoğurt kâsesinin içinde altını bulmak için yarışacak. Festivalin açılış kortejinde ise kostümler yarışacak. En renkli kostümü tasarlayan birinciye 2500 TL, ikinciye 2000, üçüncüyü de 1000 TL hediye edilecek. Festival kapsamında Dalgakıran Mevkiinde altın hediyeli Deniz Etkinlikleri ve Ödüllü Yarışmalar gerçekleştirilecek. En güzel sesin seçileceği Silivri’nin Sesi Yarışması’nda birinci olan kişi festival sahnesinde konser verecek.

57.YILDA COLOR FEST COŞKUSU

Birçok ülkede gerçekleştirilen ve boya festivali olarak bilinen ‘Color Fest’ etkinliği, Silivri Belediyesi 57. Yoğurt Festivali etkinlikleri kapsamında 14 Temmuz’da Silivri’de gerçekleşecek. ‘Yoğurda renk kat’ sloganıyla hayata geçecek festivalde, katılımcılar tamamı organik gıda boyalarını birbirlerinin üzerine atarak boya savaşı yapacak, canlı müzik eşliğinde eğlenecek. Color Fest, 57. Silivri Yoğurt Festivali’nin son günü Mimarsinan Köprüsü yanında 12.00’de başlayacak. DJ canlı performans müzik eşliğinde renkli oyunlar, yarışmalar, dans şovları gibi birçok etkinliğin ve ikramların yapılacağı Color Fest’in finalinde, binlerce kişi gökyüzüne fırlatacağı boyalarla gökkuşağı oluşturacak. (Kaynak;www.silivri.bel.tr)

Bizlerin yoğurt festivali yoktu ama yıllar önce Hemşehrilerimizce İstanbul’da yapılan AYRAN FESTİVALİ vardı. Acaba ne oldu.?

Bu yıl 30. su yapılan adına şenlik değin festival değin ne derseniz deyin aman iyi sahip çıkalım artık başkası yok.Bunu ilk başlatanların hakkını teslim etmek lazım. Festivali o tarihlerde hangi zorluklarla başladıklarını iyi bilmek gerekir. Kendilerinden Allah razı olsun.

 

Eğirdir SES Lavanta Bahçelerindeydi

Turizm Patlaması Yaşanıyor. Ahmet YETKİN’İN Görüntüleri ve Haberi.

Türkiye’nin çiçek bahçesi Isparta’da sıra Lavanta’da. Mayıs’ın ilk haftası zambak tarlasında zambaklar tomurcuklanıp açar birbirinin peşisıra. Zambak kokar Keçiborlu, Kuyucak Köyü kırsalı.

Sonra zambak zamanı geçer, Gül zamanı başlar ve Tüm Isparta güllerle donanır. Isparta’nın köyleri, kasabaları pembe gül bahçeleri ile renklenir, gül kokularıyla konuşlanır yer gök. Haziran ortasın da Gül zamanı biter ve lavantalar baş gösterir Isparta tarlaların da mora, lavanta kokusuna bulanır her yer. Lavanta Zamanının tam ortasındayız Temmuz başından başlayıp Temmuz sonun da nihayete eren Lavanta mevsimi Ağustos başında lavanta hasadı ile sona erer.

Yurtiçinden ve yurtdışından binlerce ziyaretçisi olan lavanta bahçeleri bu günler de en yoğun günlerini yaşıyor. 4 Yıl öncesine kadar tek bir bakkalın bulunduğu Kuyucak Köyün de son bir kaç yılda açılan kır kafeleri, lokantalar, pansiyonlar, hediyelik, hatıra eşya satış reyonları Turizmin ve tanıtımın gücünü gösteriyor. Bu yıl Temmuz ayı boyunca haftasonları Isparta Köy Garajından kalkan Lavanta tur otobüslerinden haberiniz varmı? Artık lavantalara sadece otomobili olanlar değil herkes ulaşabilecek.

Şimdilik sadece  Cumartesi, Pazar günleri Kalkan lavanta otobüsleri gidiş-geliş 25 TL’ye Kuyucak Köyüne yolcu taşıyor. Hafta sonları saat;10,12,14  olmak üzere günde 3 sefer yapan otobüsler saat 14.00 ve 19.00’de  dönüş yapıyorlar. Bu uygulamanın önümüzdeki yıl lavanta mevsimi boyunca her gün yapılmasını diliyor bu turu düzenleyen Keçiborlu Belediyesine halkımız adına teşekkür ediyoruz. Lavanta zamanından sonra turislerimizi ve misafirlerimizi Sakin Şehir Turizm Cenneti Eğirdir’imize de bekliyoruz.. Tabiki GÖL Zamanınıda unutmamak gerekir…

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

Etiketler: Eğirdir, SES, Lavanta, Bahçelerindeydi,(www.egirdirses.com)

Tarihi Pınar Pazarı 22 Temmuz’da başlıyor

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

İlçemizde 800 yıldır kurulan tarihi Pınar Pazarı yüzlerce yıllık geleneği sürüyor.

Eğirdir’de yılın belirli dönemlerinde geleneksel olarak Pazar günleri kurulan Pınar Pazarı Panayırı bu yıl 22 Temmuz Pazar günü başlayacak. Panayırın yapılacağı alanda Eğirdir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarını hızlandırdığı öğrenildi.

Eğirdir Belediyesinden verilen bilgiye göre; 22 Temmuz 2018 Pazar günü açılacak olan Pınar Pazarı, 14 hafta boyunca devam edecek olup 21 Ekim 2018 Pazar günü sona erecek.

Her yıl yaz sonunda kurulan ve yaklaşık üç ay süren pazarda, Eğirdir ve çevresindeki köylerde üretilen ürünlerin yanısıra kurulan açık hava lokantalarında bölgeye özgü tandır kebabı da satılıyor.

 

Meyveden sebzeye, züccaciyeden giyim eşyasına bir çok ürünün satıldığı pazar, Eğirdir’e 7 kilometre uzaklıktaki Pınar Pazarı Mahallesindeki mesirelik alana kuruluyor. Her hafta Pazar günleri kurulan pazarda geçmişte günde 2 bin 500 ila 3 bin civarında keçi ve koyun satılırken, yöredeki dağ köylerinde yaşayan Yörükler için buluşma yeri işlevini de görmüş.

Pınar Pazarı her hafta çevre il ve ilçelerden gelenlerin yoğun ilgisini çekiyor. Ekim sonuna kadar Pazar günleri kurulacağı belirtilen tarihi Pınar Pazarında Eğirdir ve çevresindeki köylerde yetiştirilen her türlü sebze ve meyvenin yanısıra yöreye özgü ekmeklerin tadına bakıp, kır lokantalarında tandır kebabı yiyebilir, kahvelerde çay içebilirsiniz.

Nuri Güngör’ün hazırladığı Eğirdir Ansiklopedisi’nde; ilk kez 1204 yılından itibaren bölgeye yerleşmeye başlayan Türklerin kurduğu tahmin edilen tarihi pazarın, Akpınar köyünde yaşayan Yılanlı Musa Ağa’nın girişimleriyle başladığı belirtiliyor.

(AKIN www.egirdirakingazetesi.com )

 

ZAMANA YENİK DÜŞEN GEÇMİŞTEKİ SÜTÇÜLER’İ MİZDEKİ SU DEĞİRMENLERİ

  • Çarşı kenarında Ağa Yusuf’un değirmeni.
  • Değirmendere Karalı Büvetin üstünde Değirmenci Osman Ağa’nın değirmeni.
  • Biraz daha aşağıda bulunan Değirmenci Mehmet Ali Ağa’nın değirmeni.
  • Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın yerinde Çatak’lı İsmail Ağa’nın değirmeni. (Kaynak;Mehmet Ali Poyraz)
  • Eskiden değirmene öğütülmek üzere üzere götürülen buğdayı unundan öğütme hakkı karşlığında değirmenci aldığı bir pay vardı. Bunun adı da hak idi.

“ HAK DEĞİRMENDE “ sözü de buradan gelmektedir.(Fotoğraf alıntıdır)

BAŞ SAĞLIĞI VE GEÇMİŞ OLSUN

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü ve açık hava

Dün Tekirdağ’ın Çorlu İlçesinde meydana gelen tren kazasında hayatlarının kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da geçmiş olsun ve acil şifalar dileklerimizi iletiyor,

Bir daha böyle kaza göstermemesini Yüce Allah’tan temenni ediyoruz.(Fotoğraf alıntıdır)

 

KIRINT’DA KÖPRÜDEN ARABA UÇTU

Eğirdir'de İnanılmaz Kaza!...

Eğirdir Kırıntı Köyü yakınlarında bulunan Kırıntı-Sütçüler Köprüsünde akşam saatlerinde inanılmaz bir kaza meydana geldi. 07 AGZ 60 Plakalı araç kontrolden çıkarak köprüden kanala uçtu. Araçta bulunan 6 kişi yaralandı. Olay yerine ambulanslar ve jandarma ekipleri ulaştı. Yaralılar  Eğirdir Kemik Eklem Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Durumu ciddi olan 1 kişinin Isparta’ya sevk edildiği öğrenildi. Köprüden kanala uçan araç kurtarıcı ile çıkarıldı. Olayla İlgili soruşturma başlatıldı. (Kemal ERBEN – EĞİRDİR/www.egirdirses.com)
Kaynak:www.egirdirses.com Editör: Mürsel ERBEN

 

Her yıl bu mevsim aynı manzara

Her yıl bu mevsim aynı manzara

ANTALYA’nın Döşemealtı ilçesinde renklerinin pastelleşmesi için tarlalara serilen yüzlerce halı, güneş ışınlarının yakıcı etkisiyle bambaşka bir renk alıyor. Halılarla örtülü onlarca dekarlık alan, renkli ve farklı motiflerle görsel bir şölen sunuyor.

Antalya’nın ‘kuzey yıldızı’ olarak anılan Döşemealtı ilçesi, temmuz ayının gelmesiyle halı tarlasına dönüşüyor. Nem oranının kent merkezine göre düşük, güneş ışınlarının daha yakıcı olması nedeniyle halılar, renklerinin pastelleşmesi için tarlalara seriliyor. Yüzlerce el ve makine dokuması halı ile kilim, önce steril havuzlarda yıkanıyor. Temizlenen halı ve kilimler, onlarca dekarlık alanda 1 aydan 3 aya kadar bekletiliyor. Halılar daha sonra Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve İran, Afganistan’a ihraç ediliyor. Birbirinden özel motiflerde süslenmiş halılar, pastelleşen yeni renkleriyle göz kamaştırıyor.

3 AY GÜNEŞTE BEKLETİLENLER OLUYOR

Halı tarlasında yıllardan beri çalışan ve ekip başı olan Ayşe Akbaba (49), halıların temmuz ayı ile ilçelerine gelmeye başladığını, ortalama 3 ay burada kaldığını belirtti. Akbaba, halı ve kilimlerin tüccar vasıtasıyla kendilerine ulaştığını anlattı. Yaşadıkları bölgenin sıcağının daha yakıcı olması ve düz alanlara sahip olması nedeniyle bu işlem için Döşemealtı’nın tercih edildiğini dile getiren Akbaba, “Halılar bize ilk geldiğinde önce yıkanır. Bir süre dolaplarda bekletilen halıların tozu alınır. Ardından güneşe çıkarıyoruz. Yeterince güneşte bekletildikten sonra, yeniden tozu alınıp yıkanıyor” dedi.(www.gunhaber.com)

YEŞİL SÜTÇÜLER

 

ŞEF SAYIN GÜLER EROĞLU HANMEFENDİ YÖNETİMİNDEKİ

GÖNÜL DOSTLARI TÜRK HALK MÜZİĞİ TOPLULUĞUMUZ EŞLİĞİNDE

MUSTAFA DOĞANKAYA

SESLENDİRİYOR

BESTE; YEŞİLYURTLU OZAN HİLMİ ÖZDEMİR (ANA BAŞLIĞI TIKLAYINIZ)

Hedef 500 Bin Ziyaretçi

Lavanta turizmi için Kuyucak’ta altyapı çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Vali Şehmus Günaydın, bu sene 500 bin turist beklediklerini dile getirdi.

Vali Günaydın, “Kısa bir süre içerisinde lavanta turizmi için gelen ziyaretçi sayısı 50 bini geçti. Lavantanın güzelliğini görmek isteyen vatandaşlarımızın gecikmeden, sezon bitmeden mutlaka Isparta’yı ziyaret etmelerini bekliyoruz” dedi.

Vali Şehmus Günaydın, devam eden lavanta turizmiyle ilgili değerlendirmede bulundu. Lavantanın sadece kozmetikte kullanılmadığını aktaran Vali Günaydın, lavanta turizmi açısından da ciddi çalışmalar yapıldığını söyledi. Vali Günaydın, “Misafirlerimiz Kuyucak’ta gün geçirmek için konaklama imkanına kavuştular. Ziyaretçilerimize yeme-içme konusunda ciddi hizmet verecek yerler açıldı. Özel sektöre bu alanda destekler verdik. Ulaşım konusunda altyapımızı tamamladık ve lavanta sezonunu açtık.

Isparta olarak bu sene en az 500 bin ziyaretçiyi bekliyoruz. Kısa bir süre içerisinde lavanta turizmi için gelen ziyaretçi sayısı 50 bini geçti. Lavantanın güzelliğini görmek isteyen vatandaşlarımızın gecikmeden, sezon bitmeden mutlaka Isparta’yı ziyaret etmelerini bekliyoruz çünkü bu görsel şöleni kaçırırlarsa bir sene beklemek zorunda kalacaklar” dedi.

Lavanta çeşidini değiştirdiğimiz zaman üreticilerimize çok büyük bir katkı olacak. Daha önce bahsettiğimiz lavantanın yağını 15-20 avroya satarken, yeni lavanta türünün yağını 100-120 avroya satacakları için üreticimiz daha fazla kazanç elde edecek” şeklinde konuştu.www.haber32.com

ESKİLERDE GELİN KONVOYU

Yıllar yıllar önce şimdiki gibi özel arabaların henüz bulunmadığı zamanlarda gelinler önce ata bindirilerek alınır, sonraları da yukarıda resimde de görüldüğü gibi kamyonlarla alınır, kamyonlarla konvoy yapılır KUMLUK’a (şimdiki Kent ormanı, stadyum) gidilir ve gelin konvoyu da oradan geri dönerdi.

Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraf Salih Altıntaş ve Fatma Altıntaş’ın gelin konvoyu .Burada istisna olarak kamyonların arasında Ankara’dan gelen ticari ford marka merhum İsmail Doğankaya’ya ait gelin arabası var.

Yukarı Mahalle Camiinin minaresinden ve muhtemelen 1965 yılında çekildiğini düşünüyoruz.

(Şimdi gelin konvoyuna eşlik eden araç sayıları önemliymiş ve bunlar konuşuluyormuş.)

Soldaki Davut’un sağda yukarıdaki Ahmet Özcan’ın evleri

İŞTE SİZLERE BAŞKA BİR SÜTÇÜLER TÜRKÜSÜ

SUTCULEİRİN BAHÇELERİ KOZLUKTUR VEYSEL

SÜTÇÜLER’İN BAHÇELERİ

KOZLUKTUR

Bu türküyü yıllar önce Sütçüler’imizde öğretmenlik yapmış bir bayan yakmış. Bunu bana Rıdvan Ertan hoca verdi. Kendisine ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu türküyü bugüne kadar hiç duymamış olabilirsiniz, beğeneceğinzi umarız.(Türkünün sözlerine baktığımızda gurbetin zulmünden ve yolun olmamasından bahsetmesi dikkatimizi çekiyor. Ayrıca Rıdvan hoca bu türkü ile ilgili biraz daha bilgi verirse seviniriz.)

30 Aralık 2017 tarihinde ISVAK’ta (Ispartalılar Vakfında) öğrencilere yılbaşı hediyesi olarak muhteşem bir konser veren koro şefi ve ses sanatçısı hocam sayın GÜLER EROĞLU hanımefendiye ve saz ir kez daha teşekkürü borç bilirim.(TÜRKÜYÜ DİNLEMEK İÇİN ANA BAŞLIĞIN ÜZERİNİ  TIKLAYINIZ)

SÜTÇÜLER 10 TANE KUYUCAK 20 TANE SÜTÇÜLER’İMİZ 10 TANE KUYUCAK 20 TANE GÜNEYKENT EDER

 23.Aralık.2017 Tarihinde yapılan “ EKOKÖY BEYDİLLİ VE SÜTÇÜLER “ konulu toplantıda ISVAK başkanı Ahmet Şahlan özetle şöyle konuşma yapmıştır.                         “ Isparta’da Sütçüler’de yetişen değerli hemşehrilerimiz düşüncelerini bu kürsüde ifade ederlerse bunu da seçilmişlerimize, atanmışlarımıza sivil toplum örgütü olarak önlerine koyarsak Sütçüler 10 tane Kuyucak,20 tane Güneykent eder.

Sütçüler’imizde ne eksik? Güzel topraklar var ama mermer deldi geçti. Mermere değil de katma değer bırakan güzelliklere imkân vermemiz lazım.

Kuyucak lavantada meşale oldu. Güneykent gülde kıvılcım çaktı meşale oldu. Bu yıl 600 otobüs gitmiş.(Güneykent’e gül toplamaya giden 600 otobüsten biri aynı yere gül toplamaya giden bizim otobüsümüzdür)

Sütçüler’imizde ne eksik. Güzel topraklar var ama mermere değilde katma değer bırakan güzelliklere imkan vermek lazım.

Tarihinden istifade ile batının hıristiyan dünyasını buraya getirmemiz işten bile değil. Ama bizim de haberimiz yok, onların da haberi yok. İnanıyorum ki bu konuyu ciddi bir şekilde işlersek Türkiye genelinde işlersek,Türkiye genelinde medyaya yazılı basına yansıtabilir bunu diri tutabilirsek hakikaten meşale meşaleler olur.

BU (SÜTÇÜLER’İMİZİ) UZAK DOĞLULUKTANKURTARIR. ÜLKEMİZİN ÇAĞDAŞ BİR İLÇESİ HALİNE GETİRİRİZ. “

Demiştir.

(Fotoğtaflarda Mayıs ayında Şefimiz sayın Güler Eroğlu yönetiminde çalışan Gönül Dostları Müzik Grubu olarak Sütçüler’imizin Belen Mahallesinde gerçekleştirdiğimiz ve ilçemizde bir ilk olduğunu düşündüğümüz turistik gezimizde olarak gül toplamamızla ilgili resimleri görmektesiniz.)

ISVAK BAŞKANI SAYIN AHMET ŞAHLAN’IN DEDİĞİ GİBİ

BATI ANADOLU’NUN UZAK DOĞUSU

              SÜTÇÜLER’İMİZ

10 TANE KUYUCAK 20 TANE GÜNEYKENT EDER “

ÇİÇEK İLE SEVGİNİN BULUŞTUĞU ŞEHİR”

Bağlar Mahallesinde 3000 sığınmacı yaşıyor

Isparta’nın köklü mahallelerinden Bağlar’da nüfusun yüzde 20’si sığınmacılardan oluşuyor. Mahallede en çok Afganistanlı ve İranlı göçmen misafir bulunuyor. Mahalle Muhtarı, sığınmacılara yardımcı olabilmek adına en çok kullandığı kelimelerin Farsçası’nı öğrendi.

Türkiye’nin Afganistan, İran, Sudan, Somali ve en son Suriyeli’lere kucak açıp, misafirperverliğini ve dost ülke olduğunu ortaya koyması Isparta’yı da etkiledi. Çok sayıda Afgan, İranlı, Sudanlı, Somalili ve Suriyeli vatandaş Isparta’ya yerleşti. Bazı mahallelerde sığınmacı nüfusu toplam nüfusun yüzde 20’sine kadar ulaştı.

Isparta’da sığınmacı nüfusunun en fazla olduğu yerleşim merkezlerinden birisi Bağlar. Isparta’nın en eski ve köklü mahallelerinden Bağlar’da toplam nüfus 8 bin, sığınmacı nüfusu ise 3000. Nüfusun yüzde 207si sığınmacı vatandaşlardan oluşan Bağlar’da en çok Afganlar bulunuyor. Daha sonra sırasıyla İranlı, Sudanlı, Somalili ve Suriyeli vatandaşlar Bağlar Mahallesi’nde ikamet ediyor.

Bağlar Mahallesi Muhtarı Yaşar Aydemir, nüfusunun yüzde 20’sinin sığınmacılardan oluşması nedeniyle yaşadığı dil problemini aşmak için ilginç bir yol buldu. Farsça dilini kullanan Afganistan, İran, Sudan ve Somalili sığınmacılar için dil öğrenmeye karar veren Muhtar Aydemir, kısa zamanda amacına ulaştı. Muhtar, Farsça sözlük ve teknolojik imkanları kullanarak en çok ihtiyaç duyduğu kelimelerin Farsçasını öğrendi. Öğrendiği farsça kelimeler sayesinde mahallesindeki sığınmacı misafirlerin sorunlarına çözüm bulabildiğini belirten Aydemir, “sığınmacı kardeşlerimizin sorunları belli. Bize belli konularda başvuruyorlar. Bebekleri için bez, mama, kömür, odun, gıda yardımı gibi konularda geliyorlar. Ben de bu kelimelerin Farsçasını öğrendim. Şu an rahatlıkla iletişim kurabiliyoruz” diye konuştu.(www.isteisparta.com)

 

SÜTÇÜLER’İMİZDE BAĞ İŞLEYENLERİN SON TEMSİLCİLERİ

SÜTÇÜLER’İMİZDE BAĞ İŞLEYENLERIN SON TEMSİLCİLERİ.SİZİN GİBİSİ ARTIK KALMADI.
NE MUTLU SIZLERE Kİ ATA TOPRAĞINI HALA İŞLİYORSUNUZ.
KEŞKE BAŞKALARI DA SİZLERİ ÖRNEK ALABİLSEYDI.
KOLAY GELSİN SİZLERE.
YALIN AYAK GEZDİĞIMİZ O YERLERDE İYİ Kİ SİZLER VARSINIZ.
KARPUŞTALAR KELİFLER HALA YERINDE DURUYORLAR MI?
YA SALİH DAYIMIN ŞELALESİ VE BUZ DOLABI HALA ORADA MI.
MAYIS AYINDA KURULAN GÜL İSLEYEN İMBİKLER GÜL KOKAN DERELER HALA DURUYOR MU? 
O GUNLERIMIZI HATIRLATMAGA VESILE OLDUGUNUZ ICIN DE AYRICA TESEKKURLER..

EMİNE POYRAZOĞLU,HATİCE (ÖZCAN) VE FATMA (ÖZCAN) KARDEŞLERE..

(Meryem Porazoğlu’na teşekkürler …)

HAVUZLU KAHVE ÖNÜNDE OTURANLAR

Bu fotoğraf,1950’li yılların başlarında belediyenin sıra dükkanlarının alt tarafında Yukarı Mağarbaşından gelen sularla dolan ve ilçede elektrik olmadığından dolayı da  meşrubat için buz dolabı görevi de yapan merhum İbrahim Doğankaya (Kaptan İbrahim) tarafından işletilen kahvehanenin önündeki havuzun başında çekilen hatıra fotoğrafını göstermektedir.

Kişiler içerisinde tanıdık bir kişiye rastlayamadık. Herhalde hepsi memur olsa gerek.

(Bu havuz ,cami tarafından çay bahçesine girişte merdivenlerin sol tarafında hala bakımsız bir şekilde tarihe tanıklık edecek şekilde  yerinde durmaktadır)

YER ;DEĞİRMENDERE KARALI

TARİH;12.08.1975

Soldan sağa soldan ikinci Saadet Doğankaya,kucaktaki çocuk Çetin Doğankaya,Nevin Doğankaya, Gülsüm Doğankaya,Selma doğankaya ,öndeki çocuklar merhume Ayla Pınarbaşı (yüzü eğik) Ethem Altıntaş ve Muammer Doğankaya.(Soldaki merhume Ünzile Bayer olabilir )

 

Babalar ve Oğullar

1940’lı Yıllar! Zamanın Milli Eğitim Bakanının kapısı çalınır. İçeriye 2

genç girer. Gençlerden biri; “Babacığım, okulumuzu bitirdik, notlarımız

da yeterli. Milli Eğitim Bakanlığı bursundan yararlanarak kalan

eğitimimizi yurt dışında tamamlamak istiyoruz! Bize bu bursun

verilmesine ön ayak olur musunuz?” diye sorar. Bakan, bir müddet

düşündükten sonra;-“Oğlum sen çık! Arkadaşın kalsın!” der. Oğul

çıktıktan sonra odadaki gence dönerek şöyle söyler.”Bak evlat ben Milli

Eğitim Bakanı olarak oğlumu yurt dışına gönderirsem, her ne kadar

bunu hak etse de yanlış anlaşılır. O yüzden oğlumu gönderemem, ama

senin bu bursu almana yardımcı olacağım, hadi hayırlı olsun”der. Genç

dışarı çıkar ve arkadaşına,”Can, sana bir iyi bir kötü haberim var.

Baban benim için burs talimatı verecek ama senin gelmene razı

olmadı.” der. Bakanın oğlu bunun üzerine, cebinden bir mendil çıkarıp

içindeki parayı arkadaşına uzatır.”Madem ben gelemiyorum al bu

parayı senin olsun. Olurda bir gün yurt dışına gidersem lazım olur diye

biriktirmiştim.” Bu hikâyedeki Milli Eğitim Bakanı, oğlu büyük şair Can

Yücelin anlatımıyla çağın en güzel gözlü Maarif Müfettişi Hasan Ali

Yücel’dir. Bakanın yurt dışına göndermediği genç de oğlu

CanYücel’dir.

 Yurt dışına gönderdiği genç ise daha sonra dünyanın en

önemli beyin cerrahı olacak Gazi Yaşargil’ dir. Ve Yıl 2014 ! Bir Halk

babalar ve Oğullarla ilgili trajediyi izlemektedir.

Bir Halk uyandırılmaya çalışılmakta. Yada şöyle demek daha doğru,

Yıllardır halkı beraber uyutan iki ortak artık karşılıklı isyan bayrağını

çekmiş ve birbirlerinin ne kadar ahlaksız olduklarını yarışırcasına

kanıtlamaya çalışmaktadırlar. Halkın vekilleri halktan olmadıklarını

göstermek için ellerini havaya kaldırıp önüne geleni kabul etmekte,

noterlik görevini de birileri GÜL’erek yerine getirmektedir. Aradan 70

yıl geçmiş. Sonuç mu? Bir gazete yazarının yolsuzluklarla ilgili twit’i

kahredici gerçeği tekrar tekrar bize göstermektedir. “Bu gün biri

sordu, kaset doğru olsa ne derdin? Dedim ki, dindarlar zekatını

yoksullara ulaştırmak icin Başbakana vermişler olabilirler” diye yazdı.

Son günlerin moda şaşkınlık cümlesiyle tamamlayalım. Bazen İnsan

gerçekten hayret ediyor… Saygılarımla.

(kaynak;www.sondakika32.com/Havva Dinçtürk/27.02.2014 fotoğraf alıntıdır )

BİR ZAMANLAR SÜTÇÜLER VAKFI BAYANLAR KOLU

1994 Yılında kurulan Sütçüler Vakfı’nın büyüğümüz sayın Şaziye Özsüt başkanlığında kurulan ve uzun süre gerek öğrencilere burs, ihtiyaç sahiplerine yardım vb. gibi sosyal faaliyetlerini sürdürmüş olan bayanlar kolu.

Oturanlar soldan sağa Sevim Bilgiç, Ümmühan Sever arkasında büyüğümüz ve başkan Şaziye Özsüt ve sağda önde oturan Ümmühan Doğankaya.Başkanın yanındaki Şennur Türkyılmaz Başkanın solundaki Hanife Ergüven,onun solundaki Melahat Ergüven .

Siz Hiç Gül Topladınız Mı?

TOBB’un düzenlediği ‘Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Buluşması’ etkinliği için Akdeniz Bölgesi’nde Adana ile Isparta tercih edildi. Kadın Zirvesi’ni Isparta’ya getiren güç ise KAGİK Başkanı Gözde Çağlar’ın bu sözü oldu:

Türkiye’nin gül bahçesi Isparta’nın mayıs ve haziran ayında sunduğu gül toplama fırsatı kent tanıtımı ve turizmine önemli katkı sağlamaya devam ediyor. Bu özellik, önemli toplantılarda Isparta’nın tercih edilmesini de sağlıyor.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun Türkiye’nin çeşitli illerinde organize ettiği ‘Girişimci Kadın Gücü Buluşması’ etkinliği için Akdeniz Bölgesi’nde 2 il öngörüldü. İstanbul’da illerin belirlendiği toplantıya katılan Isparta KAGİK Başkanı Gözde Çağlar, söz isteyip ‘Türkiye’de ölmeden önce yapılması gereken 100 şeyden birisi Isparta’da gül toplamaktır. Siz hiç sabah 6’da kalkıp, gül bahçesinde gül topladınız mı? Topladığınız gülün suyunu kendi ellerinizle çıkardınız mı’ diye konuştu.,

Türkiye’nin lavanta bahçesi Isparta’da lavanta hasadı başladı.

 

Ferhat Kaya
Keçiborlu’nun Kuyucak köyünde 200 çiftçinin bin 500 dekarda yetiştirdiği lavanta, Isparta’nın yeni markası ve yükselen değeri oldu. 1 dekar lavanta bahçesinden 100 kilograma yakın kuru çiçek elde edilen ürünün 60-70 kilogram çiçeğinden 1 kilogram yağ üretilebiliyor.

Kuyucak’da yetişen lavanta Türkiye üretiminin yüzde 80’ini karşılıyor
Isparta Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cenk Şölen, geçen yıl 2 bin 236 dekar alanda 292 ton lavanta çiçeği üretildiğini belirtti. Şölen, “Lavantanın tanıtılması için Keçiborlu Kaymakamlığı tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes’in desteklediği “Lavanta Kokulu Köy” projesi hayata geçirilmiş olup, proje halen devam etmektedir. Lavanta yetiştiriciliğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için Bakanlığımız tarafından çeşitli projeler uygulanmaktadır. Bu kapsam da Bakanlığımız Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Itri ve Tıbbi Bitkiler ile Boya Bitkileri Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında 2016 yılında yürütülen Lavanta Demonstrasyonunun kurulması için 162 bin Adet lavanta fidesi Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü tarafından üretilmiş, üretilen fideler demonstrasyonda kullanılmak üzere Sütçüler İlçesi Aşağı Yaylabel Köyü ve Çobanisa Köyündeki çiftçilere dağıtılmıştır. Dağıtım esnasında çiftçilerimize lavanta yetiştiriciliği, bakım, besleme ve hasat konularında eğitimler verilmiştir ve verilmeye devam edilmektedir” dedi.
Lavantada bu yıl mevsim şartları sebebiyle hasat mevsiminin 10-15 gün erken başladığını kaydeden Şölen, buna rağmen rekolte beklentisini yüksek olduğunu sözlerine ekledi.(Alıntıdır)
(FK-SÇ-Y)

 

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BİLDİRİSİ

SÜTÇÜLER ENERJİ VE SANAYİ  TİCARET A.Ş. YÖNETİM KURULU BİLDİRSİ

(TEKRAR)

Sütçüler hes 01 Ekim 2016 Tarihli Genel Kurul Toplantısında, yaklaşmakta olan işletme dönemi sonunda da işletmeye devam edilmesi isteği belirtildi. Sayın Ahmet Ergüven , Rıdvan Ertan ve diğer bazı hemşehrilerimiz bunun üzerinde durdular. Bunun eninde sonunda bir para gerektireceği ve santral değerinin 2 milyon dolar civarında olabileceği belirlendi. Bunun bir kısmının devletten olan alacaklarımızın mahsubu ve işletme dönemi sonunda Şirket mevcutlarında kalması beklenebilecek 700-750,000.-TL ile karşılanabileceği yönetime belirtildi ve kalan büyük meblanın ortaklarca karşılanması gerekeceği tespit edildi. Yn.krl.Bşk Mustafa Özsüt 50,000 dolarlık pay alabilecek en az 20 ortağın kendilerini yazdırmasını istedi. Sadece Sayın Mahmut Bilgiç ve Ümmühan Doğankaya taahhütte bulunabileceğini belirtti. Görüşmeler sonunda, bu meblanın toplanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiş oldu. Yani, konu yönetim ve bir iki hemşehrinin altından kalkabileceği bir şey değildi.

Durum böyle belirlenmiş olmasına rağmen,özelleştirme ihalesi çıkınca , konu tekrar detaylı olarak ele alındı. Bizi etkileyen su rejimleri sebebiyle üretim azalırken Türkiye elektrik üretim artışı nedeniyle enerji fiyatların çok düştüğü, ihaleye girilse bile 5 milyon tl üzeri bir bedelin karlı olmayacağı tespit edildi.Bu fiyat ihale psikolejisinde çok kolay aşılacak bir rakam olduğundan ve idare sözleşmesi haklarımızı çiğneyerek özelleştirmeye gitmesine dava açmış olduğumuzdan (yani hem ağlar hem yapar durumuna düşmemek için)ihaleye girmeme kararı verdik. Nitekim ,ihalede 8,620,000.-TL riski fiyat çıktı!

İşletme dönemi sonunda (bu yaz sonu ) personel kıdem tazminatları ödendikten sonra kalan paralarımızın ortaklara dağıtılması planlanmıştır.Ayrıca, idareden olan alacaklarımız vardır. Sulh yoluyla tahsili için son gayretler yapılmaktadır. Olmazsa dava konusu olacaktır .Dava konusu olsa dahi, tüm teknik, hukiki ,idari alt yapı profesyonel biçimde hazırlanmış durumdadır.

YÖNETİM KURULU

 

 

 

NOSTALJİ ŞİİRİ İSMAİL SARIŞAHİN

İnişli yokuşlu bir arazi yapısına sahip Sütçüler’imizde şimdilerde nerdeyse her evin kapısı önünde bulunan araba yerine eskiden kapaltında her türlü taşıma işlerinde kullandığımız bir eşeğimiz vardı.

Çok uzun süre Yeşil Sütçüler gazetesini yayın hayatında tutmak suretiyle Sütçüler’imiz kültürüne önemli katkılarda bulunan İsmail Sarışahin eşeklerimizle ilgili yazdığı bu güzel şiiri sizlere sunuyor,kendilerine sağlıklı ömürler diliyoruz.

 

 

Uluborlu’da kiraz festivali coşkusu

Uluborlu’da kiraz festivali coşkusu

42’ncisi düzenlenen geleneksel Uluborlu kiraz festivali görkemli bir şekilde kutlanmaya devam ediyor.

Bugün saat 15:00’de demokrasi şehitleri meydanına saygı duruşu ve istiklal marşı okunarak başlayan festival kortej eşliğinde festival alanına kadar mehter eşliğinde yürüyüş düzenlendi. Mehter ve Sdü halk oyunları gösterileriyle başlayan festival daha sonra protokol üyelerin konuşmalarıyla devam etti.

AŞIRI YAĞMURLAR NEDİYELE KİRAZLARIN KALİTESİ

Kiraz üreticisinin bu yıl talihsiz bir sezon geçirdiğini ifade eden  Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi, mevsim şartları nedeniyle kirazlarda zarar oluştuğunu belirti. Ünverdi, yaptığı konuşmanın büyük bölümünü üreticinin sorunları hakkında yaptı. Başkan Ünverdi, kiraz üreticisinin bu yıl talihsiz bir sezon geçirdiğini ifade etti. Mevsim şartları nedeniyle kirazlarda zarar olduğunu ve bu konuda yetkililerden, Milletvekillerinden destek istedi.

STANDLARA ÇATLAMIŞ KİRAZ KONULDU Başkan Ünverdi, “Festivali yapıyoruz fakat kirazda hasar var. Üretici umduğunu bulamıyor, birçok ürün toplanmadan dalında kaldı. Bu ortamda neden festival yapıyorsunuz derseniz; bu bir kültür, bu bir gelenek bunu da sürdürmemiz gerekiyor. Ama bu yıl ki festivalimizde kirazın tanıtımının yanı sıra yaşanan sorunları dile getireceğiz.(www.haber32.com)

 

 

(Fotoğraf Mustafa Doğankaya)

Eğirdir Gölünde Boğulma

Eğirdir Mahmatlarda meydana gelen boğulma olayında 11 yaşındaki R.Ç. ailesinin gözü önünde boğuldu.

Şırnak’lı aile Antalya’ya tatile gitmekte iken Eğirdir’e yaklaştıklarında Eğirdir Gölü’nün cazibesine dayanamayarak Mahmatlar Köyünde göl kenarında mola verdiler. Serinlemek için göle giren 11 yaşındaki R.Ç bir anda gözden kayboldu. Durumu fark eden babası R.Ç’yi gölden çıkardı. Olay yerine gelen ambulansla Eğirdir Kemik Eklem Hastanesine kaldırılan R.Ç.’nin durumu ciddiyetini koruyor. Şu anda Isparta SDÜ Tıp Fakültesi yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun ailesi bu olaydan sonra adeta yıkıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

(www.ajans33.com) Kemal ERBEN EĞİRDİR

 

Türkiye’nin Doğal Fotoğraf Stüdyosu

Isparta’da günden güne gelişen lavanta turizmi, artık düğün turizmine dönüştü. Hayatlarını birleştiren çiftler, Türkiye’nin doğal fotoğraf stüdyosu olarak bilinen Kuyucak’ta lavanta tarlalarına gelerek en mutlu anlarını burada ölümsüzleştiriyorlar. 

“Tüm dünyadaki bitki severleri bekleriz” 

Lavanta sezonunun bu yıl 15 Haziran’dan itibaren başladığını ve görsellik üzerine bu sezonun 20 Temmuz’a kadar, 20 Temmuz’dan 25 Ağustos’a kadar ise hasat ve distülasyon üzerine devam edeceğini belirten Avcı, “Dünyada Fransa’dan sonra en yoğun lavanta bahçelerinin olduğu ikinci bölgeyiz. Bizim farklılığımız lavanta çiçeğimiz. Lavantanın görselliği güzel. Bu görselliği başka bir bitkide görme şansınız yok. Biz, lavantayı koku olarak ön plana çıkarıyoruz. Kuyucak’ta şu rüzgarın estiği bir ortamda, hiç kimsenin ‘Ben bu kokuyu duymadım’ deme şansı yok. Onun için sadece Türkiye için değil, tüm dünyadaki bitki severlerin, aromaterapi üzerine merakı olanların, kokulu bitkiler üzerine ‘acaba’ diye kafasında soru işareti olan herkesin mutlaka ve mutlaka lavantayı görmesini tavsiye ederim” şeklinde konuştu. 

 “Çok doğru bir tercih olduğunu fark ettik” 

Antalya’nın Alanya ilçesinde düğünleri sonrası 3 saatlik yolculuğun ardından fotoğraf çekimi yaptırmak için Isparta’daki lavanta bahçelerine gelen genç çift ise hayran kaldıklarını ifade etti. Damat Erhan Çelik, “Alanya’dan geliyoruz. Burayı tercih ettik. Çünkü, bu anımızı ölümsüzleştirebileceğimizi düşündük. Geldikten sonra da çok doğru bir tercih olduğunu fark ettik, şu an mutluyuz. Kesinlikle 3 saatlik bir yoldan geliyoruz ama kesinlikle buna değdi ve gelecek kişilere de burayı tavsiye ediyorum” dedi. 

Damat Çelik, “Burası görsel olarak çok güzel. Yol imkanları bakımından, Alanya’dan gelmemize rağmen hiçbir zorlukla karşılaşmadık. Anayola çok yakın konumda olan bir yer. Gelecek olanlar da hiçbir zorlukla karşılaşmayacaklar. Tüm gelin ve damatları, yeni çiftlerimizi buraya bekleriz” diye konuştu.  

“Bu doğal güzelliği gördük, gerçekten gelmemize ve görmemize değdi” 

Düğünlerinde fotoğraf çekimi için internetten araştırma yaptıklarını dile getiren gelin Hatice Ersoy ise, “İnternetten yaptığımız araştırmalarda yurt dışından birçok insanın buraya geldiğini ve fotoğraf çekildiğini gördük. İnsanlar çok uzak yerlerden buraya geliyorlar ve biz yalnızca 3 saat uzaklıkta bir yerden buraya geldik. Bu doğal güzelliği gördük, gerçekten gelmemize ve görmemize değdi. Herkese burayı tavsiye ediyorum. Geldiklerinde keyifli vakit geçireceklerdir, mutlu günlerini bu şekilde ölümsüzleştireceklerdir” ifadelerini kullandı. (www.ajans32.com)

 

O TARİHTEN BUGÜNE TAM GEÇEN 26 YILDA SÜTÇÜLER’İMİZDE NE DEĞİŞTİ ?

O TARİHTEN BUGÜNE TAM GEÇEN 26 YILDA SÜTÇÜLER’İMİZDE NE DEĞİŞTİ ?

Bundan tam 26 yıl önce 29 Haziran 1992 tarihinde Sütçüler’imizi ziyaret eden zamanın başbakanı merhum cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e

ilçemizle ilgili dileklerimiz pankartlara yazdırılarak kendisine iletilmişti.Neler istemiş veya ilçemizle ilgili

hangi konular vurgulanmış başbakanımız Demirel’den bir bakalım;

– YOKLUKLA DEĞİL VARLIKLA ÖĞÜNMEK İSTİYORUZ.

– HAPİSLİKTEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ ?

– BABA BİLDİK YILLARCA HİZMET ETTİK.

– USLU ÇOCUĞUN HAKKININ VER BABA.

– ORMAN BÖLGESİ OLAN SÜTÇÜLER’İMİZE ORMAN FAKÜLTESİNİN AÇILMASINI İSTİYORUZ

– NEFES ALMAMAMIZI SAĞLA BİZİ DEREBOĞAZINA BAĞLA.

– UZAY ÇAĞINDA BU HIZLA NEREYE GİDİLİR ?

(Sağda öğrencilerin yanındaki gravatlı öğretmen Rıdvan Ertan)

Pankartla yapılan bu istekler ,dilekler aynı zamanda sitem içeren pankartlar Sütçüler’imizde bir ilktir. Belki de sonSize göre zamanın başbakanı Demirel’den 29 Haziran 1992 tarihinde Sütçüler’imizi ziyaret ettiğinde istediğimiz bu dileklerimizle ilgili bugüne kadar bir gelişme oldumu ?

Size göre Oldu ise Ne veya neler değişmiştir veya hangi talebimiz yerine getirilmiştir ?

(Fotoğraflar Mustafa Doğankaya)

 

Örnek Tesis; Canlar Alabalık Çiftliği

 

Örnek Tesis; Canlar Alabalık Çiftliği
1996 yılında 10 havuzda yıllık 15 ton üretim kapasitesiyle faaliyetlerine başlayan Canlar Alabalık Üretim Pazarlama Çiftliği, yıllara sair büyümesine devam etmiş ve 2010 yılında 44 adet havuzda yıllık 350 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır.
Alabalık üretimi yapılan çiftlikte ayrıca yavru balık üretimi de yapılmakta ve yıllık 5 milyon adet yavru balık üretilerek ihtiyaç fazlası yavrular yurt genelinde kuluçkahanesi olmayan üreticilere verilmektedir.

10 kişinin istihdam edildiği tesiste milli ekonomiye büyük katkı sağlanmaktadır.

TURİZME KATKI SAĞLANMAKTA

Restoran işletmeciliği ile birlikte konaklama hizmetleri de sunan Canlar Alabalık Tesisleri, iç ve dış turizme yönelik hizmet vermektedir. Bünyesinde bulunan yazlık restoran’da aynı anda 300 kişilik turlara yemek verilirken, kışlık restoran’da ise 100 kişiye yemek verilmekte ve bu şekilde bölge ve ülke turizmine katkı sağlanmaktadır.

HEDEF; SEKTÖRDE KALICI OLMAK

 Türkiye’de alabalık üretiminin öncülerinden, duayenlerinden olan Alim Can; Hedeflerinin çevre dostu üretim tesisi olarak, sürdürülebilir metotlarla sektörde kalıcı olmak istediklerini söyledi.

2007 yılında Isparta İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliğini arkadaşlarıyla birlikte kuran Alim Can, 2009 yılında Türkiye İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Merkez Birliğinin kurulmasında da görev üstlenerek merkezin muhasebe görevini üstlenmiştir.

TÜRKİYE BALIK İHRACATINDA AVRUPA BİRİNCİSİ

Halen aynı görevini yürüten Alim Can, Sütçülere bağlı köylerde porsiyon balık olarak yıllık 2300 ton balık üretimi yapıldığını ve bununla birlikte projeli kuluçkahanelerde 59 milyon 235 bin yavru balık üretimi gerçekleştirildiğini belirterek şöyle konuştu; “Türkiye’de iç sularda alabalık üretimi 2500 adet işletmeyle yürütülmekte ve yıllık 109 bin ton alabalık üretimi yapılmaktadır. Üretilen balıklar ağırlıklı olarak yurt dışına ihraç edilmekle birlikte yurt içerisinde de tüketilmektedir. Türkiye bu üretim potansiyeli ile ihracatta Avrupa birincisi konumundadır.”

BALIK TÜKETİMİ TEŞVİK EDİLMELİ

Türkiye iç sularının yeterince değerlendirildiğine vurgu yaparak konuşmasına devam eden Alim Can; “Türkiye geneline baktığımızda balık tüketiminin yeterli olmadığını görmekteyiz. Balık üretiminde birinciyiz ama maalesef tüketim için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Gelişmiş ülkelerde, sağlıklı beslenme bilincinin yüksek olduğu toplumlarda balık tüketiminin daha fazla olduğunu görmekteyiz. O nedenle doymamış yağ asitleri grubuna dahil olan omega 3 ve omega 6 ile birlikte protein değeri en yüksek olan balık tüketimini devletimiz, sağlık veya gıda kuruluşlarımız teşvik etmelidir” dedi. 

Kaynak:www.akdeniz32.com) Editör:

 

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 3 kez ziyaret ettiği Çorum’un Güney köyünden, CHP’ye çıkan oy tartışma konusu oldu.

SIK SIK ZİYARET ETTİ

Kılıçdaroğlu, Güney köyüne ilk olarak 6 Ekim 2015 tarihinde şehit olan polis Yaşar Güler’in cenazesi için gitmişti. Kılıçdaroğlu’nun köye ikinci ziyareti de yine şehit ailesine olmuştu.

Kılıçdaroğlu bu ziyaretinde köydeki gençlerle de sohbet etmiş, hatıra fotoğrafı çekildiği kadınları Meclis’e davet etmişti. Davet üzerine Ankara’ya giden köylüleri Kılıçdaroğlu, Meclis’te ağırlamıştı.

CHP liderinin Güney köyüne son ziyareti ise 24 Haziran seçimlerinden önce olmuştu. Kılıçdaroğlu, son olarak köyde “manevi kızım” dediği ve kardeşiyle birlikte kardeşine burs verdiği İmam Hatip öğrencisi Özge Biçer ve ailesini ziyaret etmişti.

 Geçen yıl babalarını kaybeden Özge ve Osman Biçer kardeşler, gazetecilere, Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirmişti. Çorum Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesinde okuyan 4. sınıf öğrencisi Özge Biçer, ziyaretten dolayı çok mutlu olduğunu belirterek “Sayın Başkanımızla iki yıl önce köyümüzden bir şehit vermiştik, onun taziyesine geldiğimizde tanışmıştık. Bugün de ziyaretimize geldi. Beraber sohbet ettik. Sağ olsun bizimle ilgileniyor. Burs desteği sağlıyor bize. Lise son sınıftayım. Hedefim ilahiyat fakültesine gitmek.” diye konuşmuştu.

Kılıçdaroğlu’nun geçen yıl dizüstü bilgisayar gönderdiği lise 1. sınıf öğrencisi Osman Biçer de bilgisayarı halen kullandığını ifade ederek “Ziyaretten dolayı çok sevindim. Telefonla arasa bile mutlu olurdum. Verdiği bilgisayarı hala kullanıyorum. İnşallah derslerime çalışıp, makine mühendisliğine gideceğim.” demişti.

HERKES BUNU MERAK EDİYOR: CHP’YE OYU KİM VERDİ

İşte CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Güney köyüyle ilişkisi bu kadar sıkı fıkı iken 24 Haziran’da partisi tam bir şok yaşadı.

Köyle sandıklar açıldığında herkes bir şok yaşadı. CHP üyelerinin de bulunduğu köyden CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye 1 yine köyü 3 kez ziyaret eden Kılıçdaroğlu’nun partisi CHP’ye ise 1 oyun çıkması şaşkınlık yarattı.

Şimdi köyde herkes bir birine aynı soruyu soruyor: “Kılıçdaroğlu’nun bu kadar ilgisine rağmen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve CHP’ye neden 1 oy çıktı ve bu 1 oyu kim verdi?” Metin alıntıdır .Altı ok Natinonal Geopraphiç Arşiz Mustafa Doğankaya )

Geçen yıl Kadın Çiftçiler Lavanta Kokulu Köy Kuyucak’ta Buluşmuştu,

Geçen yıl Kadın Çiftçiler Lavanta Kokulu Köy Kuyucak’ta Buluşmuştu,

Isparta Merkez Yakaören Köyü ve Kuleönü Kasabası kadın çiftçilerinin katılımıyla Türkiye’nin Lavanta Kokulu Köyü Kuyucak’taki lavanta bahçelerine çiftçi inceleme gezisi düzenlenmişti.

İlk defa yörenin gül tüccarı Zeki Konur tarafından 1975’te Fransa’dan getirtilen lavanta fideleri otuz aileye on beşer kök şeklinde dağıtılmış olup bu fideler, ilk önce gül tarlalarının kenarlarına dikilmiş ve 1990’lı yıllardan itibaren ticari amaçlı dikimlere başlanmıştır. Bugün, Türkiye’de ekonomik anlamda sadece Isparta Keçiborlu yöresinde Kuyucak başta olmak üzere Kuşcular ve Çukurören köylerinde lavanta tarımı yapılmakta, Türkiye lavanta üretiminin %90’ı bu bölgeden sağlanmaktadır.

Susuz ve kireçli toprak yapısı yüzünden tarımsal üretimden verim alamadığı için dışarıya sürekli göç veren köyde Kuyucaklılar, arazilerine dikmeye başladıkları bu bitki sayesinde susuz, kurak tarlalardan böyle verimli ve görsel açıdan nefis bir ürün elde ediyorlar ve Haziran sonuyla birlikte ortaya çıkan manzara, lavanta bahçeleriyle ünlü, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Fransa’nın ünlü Provence bölgesini aratmıyor.

Lavanta bölgede özellikle haziran ayı içerisinde çiçeklenmeye başlamakta, çiçeklenme kademeli olarak yaklaşık 45-50 gün sürmekte, çiçeklenme döneminde köy adeta mora boyanmış bir hal almakta ve çiçeklenme dönemindeki bu görsel şölen özellikle fotoğrafçıların dikkatini çekmektedir.

Köyde özellikle lavantaların çiçeklendiği temmuz ayında Taylandlı, Japon, Rus, Çinli kafileler görmeniz mümkündür. Ağustos ayında ise artık lavanta hasadı başlamaktadır. Bir yandan lavantalar hasat edilmekte, bir yandan hasat edilen lavantaların yağı çıkarılmakta ve tohumu için kurumaya bırakılmaktadır.1 dekar lavanta bahçesinden 100 kilograma yakın kuru çiçek elde edilen ürünün 60-70 kilogram çiçeğinden 1 kilogram yağ üretilebiliyor. Lavanta parfümeri sektöründe kullanılmasının yanı sıra gıda ve temizlik sektörleri için de önemli bir ham maddedir. 

Bölgenin Kırsal Turizm merkezi haline getirilipve alternatif istihdam alanı oluşturularak, göçün önlenmesi ve bölgenin kalkınmasına katkıda bulunulması potansiyeli de mevcuttur. Bölgede turizm yeni başlamasına rağmen bu sezon 60 bin kişi ziyaret etmiştir. Gelecek senelerde bu rakamın daha da artacağını düşünülürse üretimin ötesinde turizm vasıtası ile ciddi gelir elde edilebilecek olup ayrıca turizmin sürdürebilir hale getirilmesi önem arz etmektedir.

Düzenlenen çiftçi inceleme gezisinde kadın çiftçiler turizmde önemli bir ivme kazanan ve lavanta kokulu köy olarak bilinen Keçiborlu ilçesi Kuyucak köyündeki lavanta bahçelerini gezerek, bol bol fotoğraf çektirdiler.

r.(www.egirdirses.com)

 

 

GÜNEYKENT’TE EKİNEZYA ÇAYI DENEMESİ

Güneykent’te Ekinezya Çayı denemesi

 Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, denemenin başarılı olmasını temenni etti. Gözgün, şu açıklamayı yaptı:

“Ekinezya çayı günümüzde çok rağbet gören içecektir. Konuyla ilgili Tarım ve Gıda İl Müdürlüğümüz destekleri ile kadın girişimcimiz Gülderen Kadın Kooperatifi üyemiz Gülsüm Karakulak’ın ben varım demesi ile kendi bahçesinde ilk uygulama yapıldı. Tıbbi aromatik bitki Merkezi olmasını istediğim kasabamda inşallah bu bahçede hayırlı olur başlangıç olur ve devamı gelir.  Gülsüm kardeşimizi bu girişimciliği ve yenilikçiliği sebebiyle kutluyor bahçesinin hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.  Bu noktada bizlere desteklerini hiç esirgemeyen Tarım ve Gıda İl Müdürlüğü teşkilatımıza kalbi teşekkürlerimizle.Ekinezya nedir? Faydaları ve zararları nelerdir?www.isteisparta.com)

(Ekinezya nedir? Faydaları ve zararları nelerdir?Ekinezya bitkisi bağışıklık sistemini güçlendirir. Kronik yorgunluk, halsizlik, migrene iyi gelir. Ekinezya bitkisini çay olarak da tüketebilirsiniz. Ekinezya bitkisinin birçok faydasına karşın kullanırken bazı noktalara da dikkat etmek gerekiyor. (Fotoğraf ve bigi www.yeniakit.com.tr)

 

Demirel’in Anıt Mezarı inşaatı sürüyor

Demirel’in Anıt Mezarı inşaatı sürüyor

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İslamköy’de Çalçatepedeki Anıt mezarın inşaatı devam ediyor. Ulu Limited Şirketi tarafından yapılan Anıtkabir’den sonra Türkiye’nin sayılı anıt mezarlarından biri olacak olan İslamköy’deki Demirel’in mezarı çevre düzenlemesi  vb. aksaklıklar nedeniyle ertelendiği belirtildi. 26 M2 yüksekliğinde olan 6 milyon 375 TL mal olacak olan anıt mezarın yapımında bir çok fonksiyonlar var.

               

Türkiye’de barajlar kralı olarak bilinen Demirel’in Anıt Mezarının bulunduğu tepede yer alan çamlık arasında 9 adet de havuz yer alıyor.(www.isteisparta.com)

 

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHAÇ DUYUYOR İNSAN……
Her rüzgar savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur…
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…
Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
Ama basit bir sanatı unuttuk…
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez,zengin kalbi olana denir.
Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
herkesin nazarında muhteremdir.
Paylaşacak dostlarınız yoksa
iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
seni sevmeli,
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
sana dayanmalı,
dost dediğin fanatik olmalı,
bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı,
ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı…
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
Sevgiye herzaman yeri olan yüreği kocaman dostlara…
(Fotoğraf Mustafa Doğankaya metin alıntıdır)

SÜTÇÜLER’DE MEŞCERE

Sütçüler’de e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon müdahaleleri değerlendirildi 

Ormanların sürekliliğinin sağlanması için çalışmalar sürüyor

Sütçüler’de e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon müdahaleleri değerlendirildi 
Isparta Orman Bölge Müdürlüğü Sütçüler İşletme Müdürlüğünde e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon uygulamaları yerinde değerlendirildi. 
Bölge Müdürü Kenan Akduman başkanlığında arazide yapılan değerlendirme çalışmasına, Bölge Müdürlüğü Plan ve Proje Şube Müdürü İsmail Hacıoğlu, İşletme ve Pazarlama Şube Müdürü Necip Büyükyıldırım, Amenajman 11. Heyet Başkanı Salih Yılmaz, Sütçüler İşletme Müdürleri Fahri Kaya, Silvikültür Şube Müdürü Vekili Mehmet Yiğci ve İşletme Şefleri katıldı. 
Çalışmalarda, geçmiş yıllarda karaçam sahalarında müdahale edilemeyen üst tabakada çökmekte olan ve alt tabakada kabul edilebilir gençliğe silvikültürel müdahale ile ormanların sürekliliğinin sağlanması amacıyla müdahale edilerek yaşlı jenerasyonun ekonomiye kazandırılması ve alt katmanların bakımlarının yapılmış.

(Meşcere ;Yaş, ağaç türü kombinasyonu, büyüme ya da kuruluş şekli, bunların hepsi veya bir kısmı ile kendisini çevresinden açık olarak ayıran ve en az bir hektar büyüklükte olan orman parçasıdır. Botanik ile ilgili bu madde bir taslaktır.asının hedeflendiği bildirildi.)(www.isteisparta.com)

 

BİR ZAMANLARLAR YUKARI MAHALLEDE BİR ARAYA GELEN AKRABALAR

B İ  R      Z A M A N L A R 

YUKARI MAHALLEDE’DE BİR ARAYA GELEN AKRABALAR

Önde ortada oturan Ümmühan Üney (Halamız) yanındaki Nevin Doğankaya,arkada eğilen çocuk Muammer Doğankaya,solda ikinci sırada ayakta duran Ümmühan Doğankaya(Annemiz), yanındaki çocuk Nuriye Bayer,sağında duvara yaslanan Ümmügülsüm Doğankaya(nenemiz),arkasındaki Hatice Özcan (halamız) solundaki Gülsüm Özcan,duvara yaslanan çocuk Dr.Mustafa Özcan,onun solundaki Ülkü Özcan,onun sağındaki Ayşe Doğankaya,Ülkü Özcan solundaki  çocuk Gülsüm Türk, arkada başı görünen Meryem Gençtürk,onun sağındaki Yaşar ..onun sağındaki Rukiye ..(Osman eşi)

CESUR’DAN JET YANIT

aylin cesur ile ilgili görsel sonucu

CESUR’DAN JET YANIT

24 Haziran seçimlerinin ardından Kanal32 Habere açıklamalarda bulunan CHP’li Mustafa Ceyhan, “Demokrat Partililer, Isparta’nın evladı olmayan Süleyman Demirel’in yanında bir gün bile siyaset yapmamış birine milletvekilliğini layık gördüler” şeklindeki açıklamalarına İyi Parti Milletvekili Aylin Cesur’dan yanıt gecikmedi. Cesur, “Ceyhan’ın bir gün yapmadı dediği siyaseti ben 23 sene yaptım” dedi.

(www.haber32.com)

Gül diyarındaki ’lavanta kokulu köy’ kırsal turizmle gelişiyor

Her şey dağıtılan birkaç lavanta demesiylebaşladı Isparta Ticaret Borsası (ITB) Meclis Başkanı Mehmet Ali Doğan, lavantanın, şimdilerde ‘lavanta kokulu köy’ olarak ünlendirdiği Kuyucak’a geliş sürecini anlatarak dağıtılan birkaç demet lavantanın bu hale dönüştüğünü söyledi. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan ITB Meclis Başkanı Doğan, “Bu lavantalar 1972 yılında, Zeki Konur isminde Keçiborlulu bir ağabeyimizin, köylülere dağıttığı birkaç demet lavanta ile meydana gelmiş. Köylülere dağıtılan bu lavantalar ekilerek, yavaş yavaş çoğalmaya başlamış” dedi. Lavantanın o yıllarda az miktarda olduğunu ancak, uzun yıllar yatırım gerektiren bir bitki olduğuna değinen Doğan, “Bu, uzun yıllıklı bir bitki. Ben yaklaşık 3 yıl öncesine kadar lavantanın sadece tüccarlığını yapıyordum. Lavanta yağı çıkararak, kurusunu satarak ticaret yapıyorduk. 2015’e kadar burada lavantanın turizmle tanışıklığı yoktu. Ben 30 yıllık lavanta tüccarlığı yapmama rağmen bu kadar tanıtım yapamadık” diye konuştu. “Bir anda patladı” Yaklaşık 3 yıl önce sosyal medya üzerinden yapılan tanıtımın kırsal turizm konusunda bir patlama oluşturduğunu vurgulayan Doğan, “Geçen yıla kadar lavanta turizmi konusunda bir durum yoktu. Ama sosyal medyada, görsel basında ve diğer yerlerde tanıtım ve reklam çalışmaları başlayınca burada bir anda turizm patlaması yaşandı. Böyle olunca yaklaşık 100-150 bin civarında turist geldiğini duyuyoruz” şeklinde konuştu. Turizm patlamasına hazırlıksız yakalandıklarını belirten Doğan, “Kuyucak, bu olaya hazırlıksız yakalandı. İnsanların oturup, çay kahve içebileceği, yemek yiyebileceği, burada dinlenebileceği kayda değer çok fazla bir yer yoktu. Ama bu yıl vatandaşlarımız ufak tefek de olsa farklı bir şeyler yapmaya başladı. Ben, kendim geçen yıl burada, bahçede lavanta ve gül ürünleri adına bir showroom açmıştım. Bu yıl da lavanta kokulu güzel bir kafe yaptık. Köy ortamında, hijyenik, temiz, gelip gidenlerin memnun ayrıldığı bir yer yaptık. Biz bundan sonra bir slogan benimsedik, o da ‘şikayetlerinizi bize, memnuniyetlerinizi de dostlarınıza söyleyin’ şeklinde. Bu şekilde devam ediyor, inşallah iyi olur. Konaklama konusunda henüz az da olsa arkadaşlarımız bir şeyler yapmaya çalışıyor, oralara gelenlerin de memnun ayrıldıklarını duyuyoruz. İnşallah köyümüze, memleketimize daha güzel şeyler yapılır” dedi. “Herkesi bekliyoruz” Son olarak ‘lavanta kokulu köy’ olarak anılan Kuyucak’ı görme fırsatı bulamayan veya daha iyi imkanlarla gelmek isteyenlere bir davette bulunan Doğan, “Buraya yurt içi ve yurt dışından, kırsal turizme herkesin gelmesini bekliyoruz. Lavanta kokulu köyümüzde yatıp kalkıp, yiyip içip, güzel zaman geçirmelerini istiyoruz” diye konuştu “Bu yıl imkanlar daha iyi ve daha fazla zaman geçirebildik” Geçtiğimiz yıl ‘lavanta kokulu köy’ unvanını duyduktan sonra köye geldiğini, bu yıl geçen yıla oranla yeni tesis ve çalışmalar yapılmasından memnun kaldığını ifade eden Nazlı Özel Doğan, “Geçen yıl burada lavanta tarlalarına gelmiştik, çok beğenmiştik. Köyün girişinde, kadın girişimcilerin kendilerinin yaptığı stantlar vardı, onları görmüştük. O zaman birkaç tane de teras gibi bir yer vardı ama şimdi bayağı gelişmiş. Bu yılki geldiğimiz zaman geçen seneki zamana göre bayağı farklı bir zaman ama şimdi tarlalar daha mor bir şekilde görünüyor. Bu yıl yemek olsun, diğer olanaklar olsun bayağı fazlalaşmış. Bu yıl geçen seneye göre daha fazla vakit geçirebildik. Geçen sene kendi imkanlarımla gelmiştim, bu yıl turla geldik. Güzel, eğlenceli ve herkesin görmesi gereken bir yer. Herkes, zamanında gelip, görsün, her yer mor ve lavantalarla dolu. Sadece turizm amaçlı değil, köy yerlerinde yaşayan insanların da gelip, görmeleri gereken bir yer diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı

Kaldırımlar güneş enerjisiyle aydınlatılıyor

Kaldırımlar güneş enerjisiyle aydınlatılıyor

MURATPAŞA Belediyesi, aralarında Tarık Akan Parkı’nın da bulunduğu 10 noktada üzerinde belediye logosunun güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı çalışması yaptı.

Muratpaşa Belediyesi’nin pilot çalışma olarak gerçekleştirdiği güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı projesi, geçen yıl kasım ayında randevusuz görüşme saatinde Belediye Başkanı Ümit Uysal’a sunuldu. Randevusuz görüşmede Kadir Öztekin’in güneş enerjisiyle aydınlanan projesiyle yakından ilgilenen Başkan Uysal, projenin uygulanabilirliği konusunda Fen İşleri Müdürlüğü’yle ortak çalışma yapılması talimatını verdi.

Bu çalışmanın sonucunda aralarında Tarık Akan Parkı, Meltem ve Fener mahallelerinin bulunduğu 10 noktada üzerinde belediye logosunun bulunduğu güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı uygulaması yapıldı.

Muratpaşa Belediyesi’nin 62 santimetre genişliğe 105 santimetre uzunluğa sahip güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşları 8 saat güneş ışığı almasıyla 1 hafta çalışabiliyor. Gün batımıyla birlikte devreye giren sistem sabaha karşı saat 03.00’de kendini kapalı konuma alıyor.

(wwwgunhaber.com/ANTALYA,fotoğrafta  Başbabakanın ağacı görülmektedir.(DHA) 

Dünyaya doyamadan gitti

zaroaga ile ilgili görsel sonucu

Dünyaya doyamadan gitti

Bugün, bir yaşam hikayesi dikkatimi çektiği için, sizlerle paylaşacağım.

Bu yaşam hikâyesinin sahibi ”Bitlis’li Zaro Ağa”. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekte olup, 1774 yılı olarak tahmin edilmektedir.
Batı dünyasının da ilgisini çeken ve tam 160 yıl yaşadığı düşünülen Zaro Ağa, dünyanın en uzun yaşayan insanlarından birisi. Birçok evlilik yapan Zaro Ağa hayatında unutamadığı dönemin ise 90 yaşından sonraki gençlik yılları olduğunu söylermiş…
1774-1934 yılları arasında yaşayan Zaro Ağa, 18. Yüzyılın sonlarına doğru Bitlis – Mutki’den İstanbul’a gelmiş. Selimiye Kışlası, Ortaköy ve Tophane Camii’nin inşaatında çalışmış, daha sonra da memleketine dönmüş. Memleketinde evlenen, çok para kazanmak için tekrar İstanbul’a gelen Zaro Ağa, yakışıklı, iri yarı, güçlü, kuvvetli olduğundan sarayın dikkatini çekmiş, askerliğini sarayda yapmış.
Gümrüklerde hamallık yapan Zaro Ağa, bu işte kendisini kısa sürede göstererek hamalların kâhyası olmuş ve 20 yıl çalışmış.
Zaro Ağa’nın nasıl bu kadar uzun yaşayabildiği konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış. En çok bulgur ve yoğurt yediği ifade edilen Zaro Ağa’nın öyküsü başlı başına uzun bir inceleme konusudur.Fotoğraflar alıntıdır)

(Ayrıca yıllar önce Ankara’da geçmiş dönemde yıllarca faaliyet göstermiş olan hemşehrilerimizinde alışveriş yaptığı Kayaş’ta ZAROAĞA adında süt fabrikası yoğurt bulunuyordu.)

 

 

SÜTÇÜLER’İMİZİN SEÇİM SONUÇLARI

SÜTÇÜLER’İMİZİN SEÇİM SONUÇLARI

Sütçüler’de 46 sandıkta toplam 7 bin 676 seçmen oy kullandı. Kullanılan oylardan 7 bin 375’i geçerli sayıldı.

AK PARTİ: Yüzde 71.91 ile 5 BİN 303 oy aldı.

CHP: Yüzde 6.43 ile 474 oy aldı.

MHP: Yüzde 8.15 ile 601 oy aldı.

İYİ Parti: Yüzde 11.13 ile 821 oy aldı.

HDP: Yüzde 0.45 ile 33 oy aldı.

SP: Yüzde 1.14 ile 84 oy aldı.

İlk saldırıda yakmak istemişler

İlk saldırıda yakmak istemişler

ANTALYA’da 24 Haziran gecesi Türk bayrağı asılı marketi taşlayan 30 kişilik grubun, aynı gece iş yerini yakma girişiminde bulunduğu ortaya çıktı.

Olay, 24 Haziran gecesi saat 23.30 sıralarında Kepez ilçesi Sütçüler Caddesi üzerinde bulunan Nuri Zeybek’e (55) ait Zeybekoğlu adlı markette meydana geldi. Nuri Zeybek iş yerini kapatmaya hazırlandığı sırada, konvoy halinde market önünden geçen yaklaşık 30 kişilik grup, camda asılı Türk bayraklarını görünce durdu. Yerden ve araçlardan aldıkları taşları iş yerine atmaya başlayan saldırganlar, markette büyük maddi hasara yol açtı. Olay sırasında Nuri Zeybek ve yakınları ise market içerisine kaçarak canlarını zor kurtardı. Saldırganlar bir süre sonra araçlarına binip olay yerinden uzaklaştı.(www.gunhaber.com)
 

ISPARTA ÇİÇEK AÇIYOR TURİZM TEMALI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

ISPARTA ÇİÇEK AÇIYOR TURİZM TEMALI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), ülkemizde yalnızca bölgemizde gerçekleştirilen gül ve lavanta turizmine ilişkin ulusal düzeyde farkındalığın artırılması, kırsal kesimdeki turizmin canlandırılması, fotoğraf sanatının ilimizde geliştirilmesi hedefleriyle “Isparta Çiçek Açıyor’’ Turizm Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması düzenledi. Yarışmaya katılım Sayısal (Dijital) kategoride “Gül Kokulu Isparta” ve “Lavanta Diyarı Isparta” bölümlerinde gerçekleştirilecektir.

Son başvuru tarihi 20 Ağustos 2018 olan “Isparta Çiçek Açıyor” Turizm Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın ayrıntıları için tıklayınız … 

Atabey’e doğalgaz geliyor

Atabey’e doğalgaz geliyor

Yaklaşık 1,5 yıldır devam eden çalışmalar kapsamında Atabey’e doğalgaz yatırımının yapılacağını müjdeleyen Eski Milletvekili ve yeni dönem AK Parti Milletvekili adayı Recep Özel, “Tüm işlemler sona erdi. Firma yetkilisi ile de önümüzdeki günlerde bir toplantı yapacağız. Artık Atabey’e doğalgazımız hayırlı olsun. Kısa bir süre içerisinde yatırım başlayacak. Ve ilçemiz konforlu ve çevreci bir yakıta ulaşacak” dedi.(Fotoğrafta Sütçüler’imizde elektriğin olmadığı dönemde sokak lambalarını yakan belediye görevlisi merhum İbrahim..Albüm Sıdıka Müftüoğlu,fotoğraf Ömer Duyar)

 

Lavanta bahçelerine akın

 Türkiye’de lavanta üretiminin yüzde 80’ini karşılayan Isparta’daki Kuyucak köyü, mora boyanan tarlalarıyla turizmin de gözdesi oldu. Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’inin gerçekleştirildiği Isparta, son yıllarda artan yetiştirme alanları ve miktarıyla lavanta üretiminin de üssü oldu.

Genellikle temmuz ayının hemen başında açmaya başlayan lavanta, en fazla Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyünde üretiliyor. Bu yıl ise sezon erken başladı.

Neredeyse köydeki her ailenin bir lavanta bahçesinin olduğu köyde üretim, 3 bin 473 dekar alanda yapılıyor, yılda ortalama 500 ton yaş lavanta çiçeği elde ediliyor.

Bitki, köyde yaşayanlara sağladığı ekonomik getirinin yanında yaklaşık iki ay süren ve hasada kadar devam eden süreçte binlerce yerli ve yabancı turisti de köye çekiyor.

Türkiye’nin dört bir yanından köye gelenler, lavanta bahçelerini gezip fotoğraf çekiyor, dondurmadan bala kadar birçok alanda lavantadan üretilen ürünleri tadıyor. Ziyaretçiler o muhteşem manzarada bol bol fotoğraf çekiyor. Hatta bazı çiftler düğün fotoğraflarını, hamile çiftlerde hatıra fotoğraflarını lavanta bahçelerinde çekiyor.(www.isteisparta.com)

 

 

ISPARTA’NIN 2.KADIN MİLLETVEKİLİ OLDU

ISPARTA’NIN 2. KADIN VEKİLİ OLDU

İYİ Parti Isparta 1. sıra milletvekili adayı olarak çıkan 9. Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel’in doktoru Aylin CESUR, ikinci kadın vekil olarak Isparta tarihine ismini yazdırdı.

  1. Dönemde Isparta’dan Fatma Mihriban Erden, Anavatan partisinin kadrosundan milletvekili  olmuştu.  Aradan geçen 10 dönemden sonra ilk kez Isparta TBMM’ne bayan milletvekili göndermiş oldu.
  2. AYLİN CESUR KİMDİR?

ÖZGEÇMİŞ

Aylin Cesur, Eskişehir’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini yine Eskişehir’de tamamladı. Bütün okullarını birincilikle bitirdi. Ayrıca, bu yıllarda kompozisyon, şiir, resim, karikatür ve matematik yarışmalarında Türkiye birincilikleri aldı.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından acil müdahale, yoğun bakım doktorluğu ve işyeri hekimliği sertifikaları alarak, Ankara Sevgi Hastanesi’nde Acil ve Yoğun Bakım Sorumlu Doktoru olarak çalıştı.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 16 Mayıs 2000 yılında Cumhurbaşkanlığı görevini tamamlamasıyla, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından, 9. Cumhurbaşkanı Özel Doktoru olarak görevlendirildi. Özel Doktorluğu’nun yanısıra, Özel Kalem Müdürlüğü ve Başdanışmanı olarak görev yaptı ve 2008’in Aralık ayında, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na atandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin en genç ve ilk kadın Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Unvanı’nı aldı.

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 17 Haziran 2015 tarihinde ebediyete intikaline kadar; sayısız yurt dışı ve yurt içi etkinlik, konferans ve seyahatleri de dahil olmak üzere, geçen 20 sene zarfında kendisine Özel Doktoru ve Başdanışmanı olarak eşlik etti. Ayrıca tıp doktoru olarak medikal konularda çalışmalarına devam etti ve yurt içi ve yurt dışında tıbbi makale ve kongre bildirileri yayınlandı.  Cumhurbaşkanlığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ebediyete intikalinin ardından, Türk Milleti tarafından kendisine “Demirel’in Manevi Kızı” ünvanı verildi.

Halen Güniz Sokak’taki görevine devam etmektedir.

Prof. Dr. Mustafa Cesur’la evlidir.

İngilizce bilmektedir.(KısaltılaraK;www.isteisparta.com)

OYLAR İKİ PARTİYE DAĞILDI

Isparta’da 24 Haziran Milletvekili Genel Seçimlerinde

oylar 2 partiye dağıldı.

1 Kasım 2016 tarihinde gerçekleşen seçimlerde 3 parti ve 4 milletvekili ile temsil edilen Isparta’da bu kez CHP milletvekili çıkaramayınca oylar AK Parti ve İYİ Parti’ye gitti.

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri’nin tamamlanmasıyla birlikte Isparta’da halk, AK Parti’den 3, İYİ Parti ise 1 milletvekili adayını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderdi.

(Haber32 -)

www.sutculerimiz.com web sitesi yazı ailesi olarak;

BU VESİLE İLE YENİ SEÇİLEN VEKİLERİMİZİ KUTLUYOR ve

MERMER SORUNUMUZA ÇÖZÜM BULMALARINI DİLİYORUZ.

 

H A Y I R L I O L S U N

H A Y I R L I   O L S U N

Bugün yapılmakta olan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyoruz.

(National Geopraphic Dergisi 1950 yılında Türkiye’de yapılan bir seçimi o tarihlerde de konu etmiş yazmış olduğuna göre seçimimizi çok önemli bulmuş olmalı)

(Fotoğraflar;National Geopraphic/Arşiv Mustafa Doğankaya)

ISPARTA’DA OPERASYON

Balkonda kenevir yetiştirilen eve polis baskını

ISPARTA’DA OPERASYON
Isparta’da balkondaki saksılarda kenevir yetiştirdiği tespit edilen eve yapılan operasyonda, esrar maddesi ile esrardan 20 kat daha tehlikeli olduğu belirtilen Skunk maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Isparta Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, Gülevler Mahallesi’ndeki bir ikamete operasyon düzenlendi. Narkotik ekipleri, balkondaki saksılar içerisinde 34 kök Hint keneviri bitkisi, 11 gram esrar maddesi ve ‘Esrardan 20 kat daha tehlikeli’ olarak tabir edilen 5 gram Skunk maddesi ele geçirilirken, konuyla ilgili M.İ. ve G.İ. isimli 2 kişi yakalandı. Emniyete sevk edilen 2 şüpheliye ‘2313 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Uyuşturucu Madde Kullanmak’ suçlarından işlem yapıldığı belirtildi.
(Kaynak; Haber32 -)

 

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA

ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

 Her rüzgar savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur…
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…

Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
Ama basit bir sanatı unuttuk…
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez,zengin kalbi olana denir.

Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
herkesin nazarında muhteremdir.

Paylaşacak dostlarınız yoksa
iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
seni sevmeli,
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
sana dayanmalı,
dost dediğin fanatik olmalı,
bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı,
ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı…
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
Sevgiye her zaman yeri olan yüreği kocaman dostlara…

(Fotoğraf ve yazı Alıntıdır)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Yukarı Mahalle’den (komşumuz) Amerika’lı Mahmut namıyla maruf MAHMUT ERDİNÇ’in vefat ettiği öğrenilmiştir.

Cenazesi 23 Haziran Cumartesi günü ikindi namazını müteakiben Sütçüler’imiz Seferağa Camii’nden kaldırılmıştır

Merhuma Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına da baş sağlığı dileriz.

Anadolu 4 bin yıl önce soğan ihraç ediyordu

Anadolu 4 bin yıl önce soğan ihraç ediyordu

Asur Ticaret Kolonileri döneminde bugünkü Kayseri yakınlarında kurulan Kültepe ve Kaniş Karum’unda ortaya çıkan çivi yazılı tabletler, yaklaşık 4 bin yıl önceki soğan üretimi ve ticareti hakkında çarpıcı ayrıntılar içeriyor…

Bugün Karahöyük köyünün bulunduğu bereketli arazide kurulan Kültepe, Anadolu’daki tarım kültürünün son 4 bin yıllık geçmişine ışık tutuyor. Bugün insanlık için oldukça önemli olan birçok temel gıda ürününe kaynaklık eden Anadolu toprakları biyo-kültürel açıdan yeryüzünün en özel coğrafyalarından biri. Tek başına kuru soğanın üretim ve kültür tarihi bile bu toprakların hafızasındaki binlerce yıllık tanıklığı benzersiz kılıyor. Ancak bugün bu zengin kültürün derinliğinde keyiften sarhoş olmak yerine ihtiyacımız olan kuru soğanı bile ithal ederek karşılamaya çalışıyor oluşumuz trajedimizin ölçüsünü ortaya koymaya yetiyor.

KİLOSU 8 LİRAYA DAYANAN SOĞAN YOKSUL YİYECEĞİ OLMAKTAN ÇIKTI

Soğan, halk edebiyatından toplumcu gerçekçiliğe yazın alanında yoksulluğu ve bir bakıma da kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmeyi anlatmak için en çok kullanılan simgelerin başında geliyor. Bir başka deyişle kuru soğana muhtaç olmak, yiğitliğin tükenişine işaret eden kırmızıçizgi sayılmış… Ancak bugün gelinen noktada o kırmızıçizgi çoktan aşılmış görünüyor. Türk mutfağının vazgeçilmezi olan kuru soğanın fiyatı son iki haftadır öylesine yükseldi ki marketlerde neredeyse 8 lira eşiğine dayandı.(www.odatv.com)

 

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

IEğirdirde Yine Denizbisikleti Faciasısparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’ne deniz bisikletiyle açılan İranlı genç, hayatını kaybetti.

Olay, öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Eğirdir Altınkum Plajı’nda deniz bisikleti ile göle açılan İran uyruklu dört kişiden biri olan Muztaba Nasvi Samsadi (30) boğularak hayatını kaybetti.

Isparta’da misafir olarak bulunan Muztaba Nasvi Samsadi’nin eşi ve yakınlarıyla Altınkum Plajında kamp çadırı kurduğu, talihsiz İranlının deniz bisikleti ile göle açıldıktan sonra can yeleğini çıkarıp göle atladığı ve bir daha çıkamadığı belirtildi. Yaklaşık yarım saat sonra işletme sahipleri tarafından arama çalışmaları sonucu İranlı Muztaba Nasvi Samsadi’nin cesedine ulaşılırken, cesedin kıyıya çıkartılması sırasında eşi ve yakınları sinir krizi geçirdi. Talihsiz gencin cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Dün de 4 İranlı kurtarılmıştı Aynı bölgede dün de deniz bisikletinin rüzgar sonucu alabora olması nedeniyle boğulmak üzere olan İran uyruklu 4 kişi, jandarma tarafından son anda kurtarıldı.

(KaynaK;Haber32 )

KAYBETTİKLERİMİZDEN

KAYBETTİKLERİMİZDEN

BUNU KAÇ KİŞİ HATIRLIYOR ACABA ?

KAYBETTIGörüntünün olası içeriği: ağaç, gökyüzü, dağ, açık hava ve doğaKLETIMIZDEN …
BUNU KAC KISI HATIRLIYOR,ACABA.

Bir zamanlar Musalla Mezarligi’nda cok buyuk camlar vardi ve bu camlar dallarinda karga ve diger kuslari da barindirirdi.Ruzgarli havalarda camlarin ugultusundan durulmaz ,elektrik gelmeden onceki zamanda ise de karanlikta buradan gecmek ise cesaret isterdi.
Ayrica ve daha da onemlisi burada mezarligi olan belli bir yasin uzerindekiler de “CAMIN DIBI ” ne yatmaktan soz ederler ve bu tabir hemsehtilerimiz aradinda cok kullanilan da bir sozcuktu.
Gecmiste gunlerden bir gun birileri bu camlarin artik yaslandigini (belki de satip belediyeye gelir elde etmek icin) yaslanan bu camlarin genclestiriecegi de gerekce gostererek yillarin devasa camlarinin bazilarini budadilar geri kalanini da kestiler.
Hal boyle olunca Musalla Mezarliginin uhrevi havasini veren devasa camlar,onlarin tepelerinde yasayan kargalar ve digerleri de kalmadi,coktan BITTI.
Hele hele “CAMIN DIBI” yatmanin ne demek oldugunu hatirlayan bile yok artik.
Bu durum farkinda olmadan neleri kaybettigimize bir ornektir.
Mademki gecmisten ornek verdik.
Eskiden Sutculet’mizden her gun kamyon kamyon tasinan ormanlarimizin tomruklari vardi.Bu ketesteler ne oldu.Bunlari yillarca kesip kamyona yukleyip goturduler de bundan Sutculer’imizin bir kazanci oldu mu? Hayir ..
Bugunki durum ise daha vahimdir.
Mermer ocaklari hizla artmaktadir.
Ta Sutculer’imizin karsisindaki MENEVIS KEPEZ’ine kadar gelmistir.
Yarin evlerimizin yanina kadar gelirse hic sasirmayalim.
Burada herkese çok onemli gorev duşmektedir.

 

Uluborlu’ya dışarıdan kiraz girişi yasaklandı

Uluborlu’ya dışarıdan kiraz girişi yasaklandı 
 Isparta’nın kiraz üretim merkezi konumunda olan Uluborlu ilçesinde, belediye tarafından alınan karar gereği kalitenin düşmemesi adına alım merkezine dışarıdan kiraz girişi yasaklandı. 
  Türkiye’nin önemli kiraz merkezlerinden Isparta Uluborlu’da, belediye tarafından radikal bir karar alındı. Uluborlu Belediyesi, ilçenin kiraz kalitesini düşünerek kiraz alım merkezine başka yerlerden ürün girişini yasakladı. Başka il, ilçe ve köylerden getirilen kirazların, Uluborlu kirazının kalitesini ve imajını kötü yönde etkilediği için böyle bir karar aldığı öğrenildi. Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi, alınan kararın komisyonculara bildirildiğini, karara uymayan komisyoncuları facebook hesabından fotoğraflarıyla teşhir edeceğini açıkladı. 
  Başkan Ünverdi, Isparta bölgesinde Uluborlu haricinde kiraz alımı yapılan bölge kalmadığını, kirazdaki olumsuzluktan dolayı alım yapılmadığını, amaçlarının ilçedeki tabiat şartlarından zarar görmeyen ürünü korumak ve alımda devamlılığı sağlamak olduğunu belirterek “Uluborlu kiraz alım merkezine ilçe ve köylerimiz dışında kiraz girişi yasaklanmış olup yasak alıcı komisyonculara bildirilmiştir karara uymayanları komisyoncuları facebook hesabımdan fotoğraflarıyla teşhir edeceğim. Isparta bölgesinde Uluborlu haricinde kiraz alımı yapılan bölge kalmamış kirazdaki olumsuzluktan dolayı kapanmış olup ilçemizdeki tabiat şartlarından zarar görmeyen ürünü korumak ve alımda devamlılığı sağlamaktır.” (www.iste isparta.com)
 

 

TÜRKİYE+NİN NOBELİ TEKLİFİ;SÜLEYMAN DEMİREL VE HOŞGÖRÜ ÖDÜLLERİ

Türkiye’nin Nobeli teklifi; Süleyman Demirel Demokrasi ve Hoşgörü Ödülleri

9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in anma törenine katılan CHP Isparta Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, Demirel ile ilgili hayata geçirmeyi hedeflediği projesini anlattı. Ceyhan, Demirel’in demokrasiye ve hoşgörüye olan sevdasını tüm dünya ile paylaşmak için bir ödül töreni düzenlemeyi hedeflediklerini söyledi. Ceyhan, “Bir Nobel gibi Dünyadaki tüm insanlar için Süleyman Demirel Demokrasi ve Hoşgörü Ödülleri dağıtılmasına öncülük edeceğim’ dedi. (www.isteisparta.com)

 

ISPARTA’DAKİLER BİR BİR YOK OLYOR,SÜTÇÜLER’DEKİLER DE GÖÇÜYOR

ISPARTA’DAKİLER BİR BİR YOK OLUYOR,SÜTÇÜLER’DEKİLER DE GÖÇÜYOR

Yok olmaya terk edilen şaheser Isparta’nın paha biçilemeyecek değerdeki hazinesi, kültür varlığı ve sivil mimari örnekleri bir bir yok oluyor
‘Erken Cumhuriyet” eserleri yok oluyor ”Erken Cumhuriyet” eserlerinden sivil mimari ahşap yapı yok olmak üzere. Doğancı Mahallesi 2434 Sokak’taki bu eser, restorasyon bekliyor. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu (Antalya) tarafından tescil edilen eser, önlem alınmazsa diğerleri gibi hazin sona uğrayacak.

Eski mahallelerde özgün sivil mimariler yok olup gidiyor Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Isparta’nın eski yerleşim birimlerinin tamamında Osmanlı İmparatorluğu ya da ”Erken Cumhuriyet” Dönemi’ne ait özgün, sivil mimari örneklerinin bulunduğunu söylüyor. Doğancı Mahallesi 2434 Sokak adresindeki fotoğraflarda gördüğünüz bu eserin de çok değerli bir kültür mirası olduğuna atıf yapan Uyar, gelecek nesillere aktarılması için bir dizi çalışma yapılması gerektiğine vurgu yapıyor.(www.haber32.com)

Demirel’i Dünya İle Buluşturacak

Demirel’i Dünya İle Buluşturacak

9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in anma törenine katılan CHP Isparta Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, Demirel ile ilgili hayata geçirmeyi hedeflediği projesini anlattı.

Ceyhan, Demirel’in demokrasiye ve hoşgörüye olan sevdasını tüm dünya ile paylaşmak için bir ödül töreni düzenlemeyi hedeflediklerini söyledi.(www.ajans32.com)

18 HAZİRAN 1998 TARİHİNDE TİCARİ ÜRETİME GEÇEN PATRONU VE HAKİM ORTAĞI OLMAYAN DOLAYISIYLA GERÇEK ANLAMDA HALKA AÇIK ŞİRKET OLAN SÜTÇÜLER ENERJİ A.Ş.NİN SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ İŞLETMESİ BU AKŞAM RESMEN SONA ERİYOR.

HAKKI OLDUĞU HALDE ŞİRKETÇE TEKRAR İŞLETMESİNİN İSTENİLİP İSTENİLMEDİĞİ SORULMADI VE SANTRAL ACİLEN SATILDI YENİ SAHİBİNİ AYLAR ÖNCESİNDEN BULDU.

NE YAZIK Kİ;

DİKİLEN YUZLERCE AĞACIYLA BİRLİKTE ÖDENMEYEN HAKLARI DA HEBA OLDU GİTTİ.

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TARAFINDAN SÜTÇÜLER’İMİZDE YAPILAN HEM İLK HEMDE SON OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TARAFINDAN SÜTÇÜLER’İMİZDE YAPILAN HEM İLK HEMDE SON OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın 24 Temmuz 1993 tarihinde temelinin atılmasından   sonra öğleden sonra da SÜYAD tarafından tertip edilen Dut ve Pekmez Festivalinin 6.sı Tertip edilmişti.

Bu santralın yapımı ile yılların özlemi ile boşa akan su değerlendirilmiş olacak santral faaliyete geçince de herkes elde edilecek kardan hissesi oranında kâr payını da alacaktı. Ayrıca Sütçüler’imiz ilk defa bir sanayi tesisi kazanmış olacak on civarında bir hemşehrimiz devamlı iş imkanına kavuşacaktı.

Sütçüler’imizin Isparta’nın diğer ilçeleri göre geri kalmışlığı, çıkmaz sokak olması, memurlar için sürgün yeri kabul edilmesi gibi olumsuzlukların vermiş olduğu eziklik karşısında bu yatırımla hemşehrilerimiz merhum Demirel’in de projeye destek vermesiyle adeta moral bulmuşlardı.

Ancak bazı hemşehrilerimiz bu yatırımın da diğer hemşehri yatırımları gibi sonuca ulaşamayacağı endişesini taşıdıklarını , zaman zaman dile getiriyorlardı

Diğer taraftan Sütçüler Hes’in Temel Atma  töreni ve Dut ve Pekmez Festivali  24-25 Temmuz 1993 tarihlerinde Sütçüler’imizde büyük bir hareketlilik de getirmişti.

İşte bu ortamda Sütçüler Enerji ve Sanayi ve Ticaret A.Ş. ilk genel kurulu Sütçüler’imizde geniş bir katılımla Sütçüler’imizde yapıldı.25 Temmuz 1993 tarihinde yapılan bu genel kurul toplantısında 1.430.000 TL.sı olan şirket sermayesinin 6.000.000 TL’sı na çıkarılma kararı da alınmıştı.

Şirketin o tarihteki ortak sayısı 419’du.Sütçüler gibi bir ilçede ilk defa (belki Isparta’da dahi bile) bu kadar çok sayıda ortağı olan ikinci bir şirket de yoktu. Isparta Ticaret İl Müdürlüğünden gelen görevli bayan hükümet komiseri Sütçüler’de böyle bir böyle santralın ve şirketin varlığı konusunda eşini zorla ikna ettiğini bizlere iletmişti

Bu toplantı Sütçüler’imizde hem ilk hem de son genel kurul toplantısı olmuştur.

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

Bilindiği gibi Sütçüler Hidroelektrik Santralı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına yap-işlet-devret modeli ile halk ortaklığı olan Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından tesis edilmiş olup, 2018 yılı Haziran ayında adı geçen bakanlığa devredilecektir. Halen 700 civarında ortağı olduğu tahmin edilen Sütçüler Enerji ve Sanayi A.Ş. nin de başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığından dolayı adı geçen santralın devrinden sonra tasfiye süreci başlayacaktır.

Şirket Genel Kurul’unun tasfiye kararı almasından sonra şirketi yönetim kurulunun yerine tasfiye heyeti şirketi yönetecek ve bu tasfiye heyeti varsa borçlarını ödemek gibi şirketin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirecektir. Bütün bunların sonunda da artan para ise hisse oranları nispetinde ortaklara dağılacaktır.

Bu yasal işlemlerin hem uzun zaman alacağı hem de masraflı olacağı tabiidir.

Şirketin tasfiyesinden başka konu ile ilgili bir yol da bulunmaktadır.

Artık şirketlerde bir bedel karşılığında alınıp satılabilmektedir.

25 Yıllık mazisi olan ve hiçbir olumsuzluğu bulunmayan ve küçük de olsa bir hidroelektrik santralını kurup bunca yıl işleten şirketin paylarının alıcısı çıkabilir. Hisse satışları alıcı şirkete ancak ortak bazında yapılabilir.(Tabiii ki pay satışların tek tek her ortağın kendisi tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır.)

Böyle bir satış gerçekleştiği taktirde tasfiye masrafı olmayacağı gibi şirketin tasfiyesine göre çok daha kısa bir zamanda ortaklar paralarına kavuşabileceklerdir.

Santral devri yapılmadan konunun araştırılmasında yarar görmekteyiz.

AYRICA;

ŞİRKETİN TASFİYESİ İLE İLGİLİ DURUM HAKKINDA  YOL  HARİTASININ YÖNETİM TARAFINDAN KISA ZAMANDA GENEL KURUL TOPLANTISI DA YAPILARAK ORTALARA BİLDİRİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

 

D e l i k a n l ı B a h a r

D e l i k a n l ı   B a h a r

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin” demişti ,

Ahmet ARİF.

Evet dağlara bahar geldi ve dağlar, bir delikanlı gibi coşkulu. Bademler tepeden tırnağa çiçeğe durmuş, dağlar taşlar bir gelin edasında. Ve nergisler, ah nergisler nasıl da tabiatın en güzel kokularını sunmaktalar görseniz.

Ama dostlar burası TOROSLAR; burası, yiğidin harman, baharın bayram olduğu yer. Burada bahar, bir delikanlı çevikliği, bir genç kız zarafetiyle gelir. Ve bahar gelince dağlarına torosların gözleri dağlardan başka bir şey görmez insanların. Çünkü yörüktür burada insanlar, çünkü dağlaradır sevdası ve dağlardandır derdinin dermanı burada insanların.

Alabaharda yollara düşmek, düşlerinde dağları gören adamların aklına düşer. Çünkü düşleri bile bir alabahardır yörüğün, Mor menevşe, boynu bükük lale ve kokusu dağlara sinmiş sümbüller, on beşlik tazelerin ve hikayeleri her dem taze ihtiyarların düşlerini süsler.

Daha özgür olmak iddiasıyla kentlere akın edenlerin zihinleri tutsaktır. Vazgeçemedikleri işleri, bir türlü yetmeyen paraları ve bitmeyen borçları vardır onların. İşte bu yüzden dağlarına bahar gelse de ülkemin ,yürekler her dem kıştır kentlerde. Gökyüzü bir pencere kadardır ve görünen gök mavisi değil bir kara dumandır Oysa buralarda dağlar bir deli bahardır ve yüreklerde bayramlar vardır. Nergis kokusuyla geçen bir gün ve yıldız yorganı altında bir gecede olmak Ve sesine sümbül kokusu sinmiş bir ihtiyardan eski hikayeler dinlemek ne hoştur bilseniz Ah ! Bilseniz, gönülü tutsak olduğunuz kentler sizden baharı,yazı , aslında bütün bir hayatı çalıyor.

Dostlar! Gelin nergislerin kokusunu ,lalerin kırmızısını,sümbüllerin morluğunu takip edin. Göreceksiniz sizi yaşamanın gerçekten yaşamak olduğu yere götürecek bu yol. İçinizde büyüttüğünüz bunca sıkıntı bir anda yok olacak o yolun sonunda.. Çünkü buralarda bahar var, buralarda yaşamak bir sızı değil keyifli bir ezgi..

Ahmet ARİF’le başlamıştık yine onunla bitirelim: “dışarda delikanlı bir bahar “ diyor büyük şair… Oysa siz baharın dışında bitmez kışların içindesiniz Daha ne duruyorsunuz, dağlara doğru koşun,nergislere ,lalelere, sümbüllere , tepeden tırnağa çiçeğe donanmış badem ağaçlarına koşun. Toroslarda baharı kutlamalıyız. Kirazlar olamadan, ıhlamurlar açmadan, nergisler solmadan, gönüllerde sevgiler çoğalsın

BAHARI KUTLUYORUZ….NE GÜZEL, NE GÜZEL….

(Nesrin Mater www.gunhaber.com.)

Bayram İkramiyesi Sadece SGK’dan Aylık Alanlara Ödenecek

Bayram İkramiyesi Sadece SGK’dan Aylık Alanlara Ödenecek

Her yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında verilecek biner liralık bayram ikramiyesi, yasa gereği sadece SGK’dan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine ödenecek.

mekli aylıklarını SGK dışındaki 17 ayrı özel sandıktan alan yaklaşık 300 bin emekliye bir kötü haber de Hazine’den geldi. Hazine Müsteşarlığı, her yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında verilecek biner liralık bayram ikramiyesinin yasa gereği sadece SGK’dan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine ödeneceğini, Hazine Müsteşarlığı’nın emeklilere aylık ya da ikramiye ödemek gibi bir görev ya da yetkisinin de olmadığını bildirdi.

SGK DIŞINDA 17 EMEKLİ SANDIĞI BULUNUYOR

Türkiye’de SGK dışında 10 banka, 6 sigorta şirketi ile TOBB ve ona bağlı odaların çalışanlarının dahil olduğu 17 emekli sandığı bulunuyor. Yasayla kalıcı hale getirilen yıllık 2 bin liralık bayram ikramiyesi sadece SGK’dan aylık alan yaklaşık 12 milyon emekliyi kapsıyor.

YASA 300 BİN EMEKLİYİ KAPSAMIYOR

Yasa, geri kalan 17 özel sandıktan aylıklarını alan yaklaşık 300 bin emekliyi ise kapsamıyor. SGK, kendi emeklilerine ödeyeceği yıllık yaklaşık 24 milyar lirayı ise kendi kaynağı yetmediği için Hazine’den alacak. Özel sandık emeklileri, Hükümet’in tüm emeklilere bayram ikramiyesi verileceğini açıklamasına karşın, bu haktan mahrum kaldıklarını, eşitlik ve adaletin sağlanabilmesi için kendilerine de ikramiye ödenmesini talep etti.

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI YASANIN SADECE SGK EMEKLİLERİNİ KAPSADIĞINI BİLDİRDİ

Bu taleplerini hem kendi özel sandık yönetimlerine hem SGK’ya hem de hükümete ileten emekliler, bu konuda ya özel sandıklara ödeme talimatı verilmesini ya da Hazine’nin sandıklara da para aktarmasını istediler. Bu talepler üzerine bir açıklama yapan Hazine Müsteşarlığı, yürürlüğe giren yasanın sadece SGK emeklileriyle hak sahiplerini kapsadığını, üstelik Hazine’nin emeklilere aylık ya da ikramiye ödemek gibi bir yükümlülüğünün olmadığını bildirdi.

EDİTÖRÜN NOTU,

Bizim bağlı olduğumuz bankamızın emekli sandığı bayram ikramiyesi ödemeini yapmıştır.Tüm ilgililere teşekkür ediyoruz.

ISPARTA – Gülçiçeği üretiminde lider konumda olan Güneykent’te gül hasatı Güneykent’in Genç Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün’ün Pratik düşünmesiyle turizm sektörüne dönüştü.

ISPARTA – Gülçiçeği üretiminde lider konumda olan Güneykent’te gül hasatı Güneykent’in Genç Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün’ün Pratik düşünmesiyle turizm sektörüne dönüştü.

(Festival Programı ve Ücretsiz Otobüs Sefer Saatleri Haberimizin en altındadır)

 Dünyada önemli bir gül üretim noktası olan Güneykent’te düzenlenen Gül Festivali, Gül Hasat töreni ile birleşince binlerce kişi beldeye geldi. Gül turizmi kapsamında iki ay süren hasat zamanında, Güneykent’e yurtdışı ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilere ilk olarak gül bahçelerinde gül toplatılıyor, geçen yıl olduğu gibi bu yılda gül toplama ile yapılan Festival etkinliği genişletildi, çocuk eğlence grupları ve satış noktaları artırıldı, Ünlü sesler ve mehteran gösterileri eklendi.

Gül toplama turlarında ziyaretçiler, Gülbirlik’e ait 1950’li yıllarda inşa edilen ve 1870’li yıllarda bir gemiden sökülerek montajlanan buhar makinesinin bulunduğu müzeyi geziyor. Ardından modern fabrikada gül havuzunda fotoğraf çektiriyor. Isparta Güneykent Belde Belediyesi Başkanı Fahrettin Gözgün, Gül hasat sezonunun başladığını, bunu genişletilmiş bir festivale dönüştürerek beldeye binlerce yerli ve yabancı turistin getirilmesini, Belde ekonomisine katkı sağlaması amacıyla satış noktaları oluşturulduğunu, etkinlikler kapsamında çocuklara gençlere ve yaşlılara hitap edebilecek her türlü aktiviteyi yapmaya çalıştıklarını ifade etti.

Gül çiçeği sezonu kapsamında Belediye Başkanlığı tarafından Gül Festivali’nin henüz yeni bir gelenek olmasına rağmen bu yıl bayramla’da birleşmesi hasebiyle müthiş bir ilgi olduğunu kaydeden Gözgün, festivallerin bir bölgede yetişen özel ürünlerin tanıtım konusunda, bölge inanının ekonomisinin canlanması kapsamında büyük katkısı olduğunu açıkladı. Geçtiğimiz aylarda ilginç bir videoyla Türkiye gündemine oturan genç başkan Fahrettin Gözgün, yurt içi ve yurtdışından sadece festial kapsamında 20 bin ziyaretçi beklediklerini belirtti.(www.haber32.com)

 

 

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

5 Yaşında Babam her şeyi bilir.

10 Yaşında baban çok şeyi biliyor.

15 Yaşında Ben de babam kadar biliyorum.

20 Yaşında Şu muhakkak ki babamın öyle pek fazla bildiği bir şey yok.

30 Yaşında Bir kere babamın fikrini sorsam fena olmayacak.

40 Yaşında Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.

50 Yaşında Babam her şeyi biliyor.

60 Yaşında Ah, babam hayatta olsaydı da kendine danışabilseydim.(Alıntıdır)

 

RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMASI

RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMASI

Onbir ayın sultanı mübarek Ramazan ayı bu akşam sona eriyor ve bayram geliyor.

Bu vesile ile herkesin RAMAZAN BAYRAMINI kutlar, hayırlara vesile olmasını diler, Allah’tan nicelerine sağlık ve mutlulukla ve de sevdiklerinizle birlikte erişmeniz dilerim.

Güller Diyarı çifte bayram yaşayacak

Güller Diyarı çifte bayram yaşayacak

Isparta’da hava sıcaklıklarının bu yıl mevsim normalleri üzerinde seyretmesi dolayısıyla gül hasat sezonu 20 gün erken tamamlanırken, Ramazan Bayramı’nın 2 ve 3. gününde Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Isparta’da hava sıcaklıklarının bu yıl mevsim normalleri üzerinde seyretmesi dolayısıyla gül hasat sezonu 20 gün erken tamamlanırken, Ramazan Bayramı’nın 2 ve 3. gününde Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak. Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da, üretimin yaklaşık yüzde 18’e varan kısmında söz sahibi olan Gönen ilçesine bağlı Güneykent’te bu yıl Ramazan Bayramı’nın 2 ve 2. günlerinde düzenlenecek olan Gül Hasat Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Bu yıl havaların sıcak gitmesiyle birlikte, 20 gün daha erken gelen gül hasat sezonu, Ramazan Bayramı’nda taçlandırılacak. Güneykent’teki gül hasadı sonunda festival düzenleyeceklerini kaydeden Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Festivalimizde yine gül toplanacak, gül kaynatılacak, folklorik gösteriler olacak ve gülün şiiri konuşacak, gülün parçaları ve türküleri konuşulacak. O gün güle dair gerçekten gül gibi bir gün yaşatacağız. Ben bütün herkesi, bayramın 2 ve 3.gününde şeker gibi bir gül bayramı yaşamaya davet ediyorum” dedi.

Yeşille pembenin raks ettiği bir ortam: Güneykent Isparta’daki gül üretiminin yüzde 15-18’lik kısmını Güneykent kasabasının karşıladığını ifade eden Gözgün, “Her tarafından yeşille pembenin raks ettiği bir ortamdayız. Böyle bir ortamda, 20 gün önce gelen bir sezonla başladık. Havaların sıcak gitmesiyle birlikte, şu anda pembeyi yeşilin üzerinde daha hakim bir vaziyette görmekteyiz. Bugün, şu anda güllerin bir açık parfüm vadisi gibi koktuğunu hissediyoruz” diye konuştu.

“Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz” Belediye Başkan Fahretdin Gözgün, Güneykent’te nüfusun hemen hepsinin gülcülükle geçimini sağladığına işaret ederek, “Güneykent herkesin gülcülükle uğraştığı bir belde. Bu beldede tamamen endüstriyel anlamda üretilen gülün sanayide işlenmesi ile akabinde gül yağı ve gülsuyunun elde edimi, kozmetik sektöründe hammadde olarak kullanımı gerçekleştiriliyordu.

Fakat son yıllarda bu durum tamamen turizme yönelik bir faaliyetimiz söz konusu oldu. Bu, ‘Agro Turizm’ ve ‘Kırsal Turizm’ olarak adını koydular, bizim de ‘Gül Turizmi’ dediğimiz, özellikle Uzak Doğulu tur gruplarının yoğun bir şekilde talep arz ettiği, harici olarak da yurt içi ve yurt dışında birçok tur operatörünün listesine girmiş bir turizm faaliyetinin içerisindeyiz. Güneykent bu konuda 7 yıllık altyapı tecrübesiyle dünden bugüne başlangıcını gerçekleştirdi.

O günden bugüne baktığımızda, bir cumartesi günü sadece 27 tane tur otobüsü buraya geldi. Bunlar önemli gelişmeler. Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz: Gülde Turizm. Bu, tamamen kırsal turizm. Turistler geldiğinde başlarına gül derdik, yollarına gül serdik, akabinde de onları gül bahçelerine aldık. Onlar güle dokundular ve bakmaya başladılar. Dokundukları yer gül kokmaya, yüzleri de gülmeye başladı. Arkasından, belki de salonlarının en güzel ve en tatlı fotoğraflarını çektiler. Psikolojileri bile değişti, en tatlı zamanı yaşadık” dedi. Beldeye gelen yerli ve yabancı turistlere, adeta gülün serüvenini canlı olarak gösterdikten sonra onlara gülden yağ-su çıkarmak ve reçel gibi ürünler yapabilmeleri konusunda tecrübe kazandırdıklarına değinen Başkan Gözgün, misafirlere daha sonra yöresel ürünler takdim ederek, kültürel konularda ortaya konulan eserlerini sergilediklerini ve ‘gül gibi bir gün’ geçirildiğini de sözlerine ekledi.

“Ölmeden önce yapılması gereken 100 şeyden biri eksik kalmasın” Ölmeden önce, hayatta yapılması gereken 100 şeyden birinin gülle buluşmak olduğunun altını çizen Başkan Gözgün, “Bugün Endonezyalılar, Çinliler ve yerli tur grupları buradaydı. Biz yine gelen ve gelecek olan tüm tur gruplarımızın hayatta yapılması gereken 100 şeyden biri olan gülü eksik bırakmamaları adına herkesi Güneykent’e bekliyoruz, davet ediyoruz” dedi.(Kaynak;www.haber32.comSoldaki fotoğrafta  2017 yılında gül toplama gezisine iştirak eden yaklaşık 40 kişiye  vermiş olduğumuz GÜL TOPLAMA SETİFİKASI görülmektedir.)

SÜTÇÜLER’İMİZDE GÜLCÜLÜK TEKRAR BAŞLIYOR

Hatırlanacağı üzere; 1950’lili yıllarda Sütçüler’imizin Karşıyaka, Asaraltı gibi mevkilerindeki bahçelerden hasat edilen güllerin,Ortakoz’da merhum (dayımız) Salih Özcan evinin yanındaki Hayrat’a kurulan imbiklerde işlemden geçirilerek gül yağı elde edilir ve bu ürün sezon sonunda Isparta’da satılırdı. O dönemde ne işe yaradığı fazla bilinmeyen gül suyu değerlendirilemez, gülün posaları ise arıklara bırakılır,arıklar da o mevsimde burcu-burcu gül kokardı.

Kısa bir süre devam eden gülcülük bir süre sonra gül yağının para etmemesi üzerine gül fideleri de bahçelerden sökülerek Sütçüler’imiz’de gülcülüğe son verilmek mecburiyetinde kalınmıştı.

Son zamanlarda ise Sütçüler’imizin başta Ayvalıpınar,- Kasımlarda özellikle de KESME köylerimizde olmak üzere olmak üzere gülcülük tekrar başlamış ve bundan bir-kaç yıl önce Kesme’de de gül ve aromatik ürünler işleme tesisi faaliyete geçmiştir.

Son olarak ilçemizin Belen Mahallesi 6 dönümlük bir alana gül çubukları dikilmiş 2-3 yıldan beri hasat edilmeye başlanmıştır .Hatta Ankara’dan gelen Gönül Dostları Müzik gurubu olarak gelen 34 misafir Ali ve İbrahim Üstün’ün bu gül bahçesinde gül toplamak suretiyle Sütçüler’imizde de “GÜL TURİZMİ” de başlatılmış olmuş olup  gösterdikleri misafirlikten dolayı da kendilerine ayrıca teşekkür ediyoruz.

Üstün, İsmail Üstün ve muhtar Ahmet Baysal tarafından dikilmiş güllerin her dönüme 800-1.000 kg. gül hasatının yapılabileceği hesap edilmektedir. Elde edecekleri gülleri Kesme’deki gül fabrikasına vereceklerini şayet gül üretimi fazla olursa bunları işlemek için Sütçüler’imizde de işleme tesisi kurulabileceği ifade edilmektedir.

Diğer taraftan ilçemiz Hacıahmetler köyündede 15 dönümlük bir alana da gül dikileceği söylenmektedir.

Belen Mahallesi muhtarı Ahmet Baysal da bu gül bahçesini adeta numune olarak yaptıklarını, hemşehrilerimize örnek olmak istediklerini özellikle belirtmektedir.

Biz de,müteşebbis muhtarımız Ahmet BAYSAL’ı Ali ve İbrahim Üstün’ü ve arkadaşlarını kutluyor,bu yatırımın diğer hemşehrilerimize örnek olmasını diliyoruz.

Dileğimiz gülcülüğün Sütçüler’imizde eskiden olduğu gibi daha da artması. Hatırlanacağı üzere; 1950’lili yıllarda Sütçüler’imizin Karşıyaka, Asaraltı gibi mevkilerindeki bahçelerden hasat edilen güllerin,Ortakoz’da merhum (dayımız) Salih Özcan evinin yanındaki Hayrat’a kurulan imbiklerde işlemden geçirilerek gül yağı elde edilir ve bu ürün sezon sonunda Isparta’da satılır,o dönemde ne işe yaradığı fazla bilinmeyen gül suyu değerlendirilemez,gülün posaları ise arıklara bırakıldığından o mevsimde dereler burcu-burcu gül kokardı.

Bir süre sonra gül yağının para etmemesi üzerine gül fideleri de bahçelerden sökülerek Sütçüler’imiz’de gülcülüğe son verilmişti.

Not 1- 26 Mayıs 1954 tarihli bu resimde en solda ayaktaki çocuk İsmail Özcan,sağında çömelen çocuk Muammer Apaydın,onun yanıda çömelen çocum merhum Mustafa Poyrazoğlu,arka tarafında çömelen kız çocuğu Hatice (Özcan),imbiğe yaslanan Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından merhum Hüseyin Turan,yanında ayakta duran kız çocuğu Gülümser (Özcan),yanındaki kız çocuğu merhume Ayşe Dağdelen,sol tarafta elinde terazi tutan kişi Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından merhum (dayımız) Osman Ali Apaydın’dır. Diğerleri ?

2- O Yıllarda gülcülüğün Sütçüler’imiz ekonomisine çok katkısı olabileceği ve hatta kendi ve ilçemizin ekomisini kurtaracağı  düşüncesiyle çoğu hemşehrimiz bağ ve bahçelerini gül bahçelerine çevirmişti.

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

lçeye bağlı Taşyayla köyünde oturan Muhammet Kuzgun ile arkadaşı Ömer Yıldırım, ekili arazilere zarar veren domuzları avlamak için gece yarısı motosikletle ormanlık alana gitti. İki arkadaş, yolda önlerine çıkan domuz sürüsüne ateş edip, birkaç domuzu avladı. Muhammet Kuzgun ile Ömer Yıldırım, ardından ormana kaçan domuzların peşine düştü. Bir süre sonra Muhammet Kuzgun, ormanda seslerin geldiği çalılıklara doğru ateş etti. Silahtan çıkan kurşunların isabet ettiği Ömer Yıldırım, acı içinde arkadaşına seslendi. Ömer Yıldırım’ın yanına giden Muhammet Kuzgun, sağlık ekiplerine haber verdi. Gelen ekipler, Yıldırım’ın yaşamını yitirdiğini belirledi.

Kuzgun gözaltına alınırken, Ömer Yıldırım’ın cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. 

3 çocuk babası Ömer Yıldırım’ın 16 yıldır çalıştığı Bucak Devlet Hastanesi’nde yeni kadro aldığı, Muhammet Kuzgun’un ise sanayide esnaf olduğu kaydedildi.

Yapılan otopsinin ardından Yıldırım’ın cenazesini teslim alan yeğeni Nevzat Kasap, bölgede domuz sürülerinin ekili arazilere zarar verdiğini, bu nedenle köylünün zaman zaman domuz avına çıktığını söyledi.

Osman Yıldırım’ın cenazesi, Taşyayla köyünde toprağa verilecek.(www.gunhaber.om)

 

2016 Yılı Nisan Ayında geçirdiği Trafik kazasında hayatını kaybeden Isparta Eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’ın ruhuna ithafen Sütçüler ilçesinde iftar yemeği verildi.

Vefaatından önce Balaman’ın gelenekselleştirdiği Sütçüler iftar programı 2 yıldır Balaman’ın ruhuna ithafen gerçekleştiriliyor. Oldukça geniş katılımla gerçekleşen iftara Plan ve Bütçe Komisyon Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, AK Parti İl Başkanı Osman Zabun ve Sütçülerde çok sayıda seveni bulunan Balaman için Dualar edildi.

Balaman ailesi, ”ömrümüz oldukça Rahmetli Babamız Hasan Balaman’ın başlattığı bu geleneği sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştular.(www.haber32.com.tr)

hasan balaman ile ilgili görsel sonucu

ÜRETİCİ 10 TL BEKLİYOR

Üretici 10 TL Bekliyor

Gül hasadının sonuna yaklaştığımız şu günlerde üreticiler gülçiçeği fiyatının en az 10 lira olması gerektiği konusunda görüş belirtiyorlar.

Isparta’da gül hasadı devam ederken gözler gül çiçeği taban fiyatlarına çevrildi. Taban fiyatların belirlenmesinde önemli bir rol oynayan Gül Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi Birliği (GÜLBİRLİK) yönetimi ise alım fiyatlarını en erken iki ay sonra açıklayabileceğini belirtiyor. Gül üreticileri ise kilo başına 10 TL’nin altındaki bir fiyatın zarar etmeleri anlamına geleceğini belirtti. Bazı özel firmalar ise az miktarlarda da olsa da kilogramı 9 ila 10 TL’den alım yapmaya başladı. Ispartalı gül üreticisi bu sene 10 lira taban fiyat bekliyor. Bu yıl iklim koşullarının gülde yüzde 20 rekolte fazlalığı nedeniyle 8 bin ton gül rekoltesi olmasının fiyatlarda artışa neden olması bekleniyor. Taban fiyatların oluşmasında önemli bir rolü olan GÜLBİRLİK, fiyatları 2 ay sonra açıklanacağını duyururken bazı gülyağı şirketleri kilogramı 10 liradan gül çiçeği alımı yaptı.

ÜRETİCİLER; “GÜLDE GİRDİ FİYATLARI
ARTTI, TABAN FİYATIN DA ARTMASI LAZIM”
Gülçiçeği üreticileri, son zamanlarda dolar ve euronun bir hayli yükseliş gösterdiğini ve bu nedenle girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu belirterek, bu sene alım fiyatının minimum 10 lira olarak açıklanmasını beklediklerini belirterek; “Gübresi, ilacı, bakımı, çapası ve işçi maliyetlerini koyduğunuzda maliyet 8 lirayı geçiyor. Sadece gül hasadında bir işçiye günlük 40 lira ödüyoruz. Bir işçide en fazla 40 kilogram gül çiçeği toplayabilir” dediler.(www.ajans32.com)

Gökkubbe’de 10 Bin Kişilik İftar

Gökkubbe’de 10 Bin Kişilik İftar

Isparta Belediyesi tarafından Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezinde şehit aileleri, gazi ve gazi yakınları, engelliler, basın mensupları, belediye personeli ve çevre mahalle sakinlerinin de katıldığı 10 bin kişilik bir iftar yemeği verildi.

Gökkubbe’de düzenlenen iftar yemeği öncesinde 2010 yılı Kur’an-ı Kerimi güzel okuma yarışması dünya birincisi Alper Kanderun’un Kuran tilaveti yer aldı. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın ve eşi Dilek Günaydın iftar sofralarını dolaşarak vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Gökkubbe’de düzenlenen iftar yemeği ve Ramazan Programına Isparta Valisi Şehmus Günaydın, Garnizon Komutanı P. Albay Ferat Vural, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Özdurhan, MHP İl Başkanı İsa Yalçın, MHP Milletvekili Adayları Hasan Basri Sönmez, Özgür İsmailoğlu, belediye meclisi üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, dernek başkanları ve binlerce vatandaş katıldı.

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ve eşi Dilek Günaydın başta olmak üzere protokol üyeleri, şehit yakınları ve gazi, gazi yakınları ile birlikte iftarlarını açtı. İftar sonrasında İlahi Sanatçısı Abdullah Beyhan birbirinden güzel eserlerini Gökkubbe’yi dolduran misafirler için seslendirdi.

Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın yaptığı değerlendirmede şu görüşlerde bulundu:

“Gökkubbe’de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve aileleri, mahalle sakinlerimiz, personelimiz, engellilerimiz kısacası Isparta halkımız ile birlikte iftar programındayız. Gökkubbe altında hep birlikte toplanalım, hep birlikte iftar edelim düşüncemiz vardı. Bugün hep birlikteyiz. Hep birlikte bu gecenin güzelliğini yaşadık. Bu davetimize icabet eden tüm halkımıza teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

İftar yemeği ve Ramazan Programına katılan davetlilerde, düzenlenen programdan dolayı duydukları memnuniyetlerini dile getirirken, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’a organizasyondan dolayı teşekkür ettiler. Davetliler, “Gayet güzel bir etkinlik. Ramazanın anlamı, güzelliği başkanımızın sayesinde ortaya çıktı. Başkanımıza aynı anda tüm Isparta halkına iftar açtırdığı için minnettarız. Her şey çok güzel, çok duygulandık. Bu etkinlikler bizler için güzel” görüşlerinde bulundular.(www.egirdirakingaztesi.com)

Kargo uçağıyla Oslo’ya taşınan kirazlar daha sonra Norveç genelindeki binlerce markette tezgahtaki yerini alacak.

Kargo uçağıyla Oslo’ya taşınan kirazlar daha sonra Norveç genelindeki binlerce markette tezgahtaki yerini alacak.

Daha önce TIR’larla günlerce süren yolcuğun ardından Norveç’e gönderilen Türk kirazı, artık 6 saat gibi kısa bir sürede Norveç’te taşınacak. Airbus A330 tipi kargo uçaklarıyla gerçekleştirilen taşımalarda kiraz mevsimi boyunca 10 özel (charter) sefer ile toplam 600 ton Salihli (Napolyon) cinsi kiraz, Oslo’ya taşınacak.

Kirazlar daha sonra Norveç genelinde bin 600’den fazla markette tüketime sunulacak. Kiraz yetiştiriciliği ile öne çıkan İzmir, Manisa, Isparta, Adana, Konya, Kahramanmaraş gibi illerde ve Toros Dağı yaylalarının 500 ile 2 bin 500 metre arası rakımında yetişen kiraz, aroması, dayanıklı yapısı ve sap uzunluğuyla dünyadaki benzerlerinden ayrılıyor.

6 SAATLİK OPERASYON SÜRECİ

Özenle yetiştirilen kirazlar olgunlaştıklarında ağaçlardan toplanarak boyut, cins ve kalitelerine göre ayrıştırılıyor. Beşer kiloluk paletler halinde iklimlendirmeli araçlara yüklenen kirazlar TIR’lar ile İstanbul Atatürk Havalimanı’na getiriliyor. Kirazların tüm uçağa yükleme, taşıma ve indirme operasyonu 6 saatten kısa sürede gerçekleştirilirken gökyüzündeki Norveç yolculuğu ise yaklaşık üç saat sürüyor.

HIZ VE KAPASİTE BİZİM İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Taşıma ile ilgili açıklamada bulunan ihracatçı Veysel Tüysüz, “Eskiden kirazlarımızı Norveç’e taşıyan TIR’larımız bölgeye 6 günde ulaşıyordu. Uzun taşıma süresi nedeniyle kirazlarımız kalitesini kaybedebiliyor, çürümeler olabiliyordu. Şimdiyse o süre 6 saate düştü, 6 gün içerisinde ise tüm ürünlerimiz Norveç raflarında tükeniyor. Geçen yıla göre ihracatımızı yüzde 30 artırırken 8 yeni ülkeden talep aldık” dedi.(www.haber32.com)

Süt Allah’ın nimeti parayla satılır mı

(En solda oturan Ahmet Özcan dayımız, ortada önünde tencere olan Osman  Doğankaya emmimiz, elinde süt güğümüz litresi olan Salih Özcan dayımız,onun yanındaki elinde tarak olan berber Etem Altıntaş)

t Allah’ın nimeti parayla satılır mı

BAHÇIVAN Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu 76 yaşındaki Mecit Bahçıvan’ın “Türkiye’nin kaşar peyniri kralı” olma yolunda ilk adımı atacağı yıllar…

Erivan doğumlu Azeri Mecit Bahçıvan, Diyarbakır’da görüp, “Ben bu kaşar peynirini üretmeliyim” dedikten sonra, soluğu ailesiyle birlikte İran üzerinden kaçtıkları Türkiye’de ilk yerleştikleri Muş’ta aldı.

Bahçıvan, Muş’un köylerini dolaşacak, kaşar peyniri üretiminde kullanacağı sütü köylülerden nasıl toplayacağına karar verecekti. Ancak, karşısına önce dini inanış engeli çıktı: “Süt satmak günah.”

Mecit Bahçıvan, yeni yayınladığı anılarını içeren kitapta, o günleri şöyle dile getirmiş: “Muş ve civarındaki pek çok köyde süt satmanın günah olduğu yönünde yaygın bir inanç olduğunu gördük. Anadolu’nun cömert, kanaatkar insanları, sütü Allah tarafından verilmiş nimet olarak görüyorlardı.”

Köylüler Bahçıvan’a, “Sütü üretmek için bizim emek vermemiz gerekmiyor, öyleyse satıp para kazanmamız doğru olmaz” yanıtı verdiler…

Böyle düşünen köylüler, hayvanlardan sağdıkları sütü, karşılığında para beklemeksizin paylaşıyorlarmış. Ama peynir ve tereyağ üretiminde kendilerinin de emek vermesi, çalışmaları gerektiği için bunların ticaretini yapmakta sakınca görmüyorlarmış.

Mecit Bahçıvan, kaşar üretimine soyunmak için işe köylüleri iknadan başlamaya karar verdi: “Bölgeden süt toplayabilmem için ince düşünceli insanlarımızı süt satmanın haram olmadığı konusunda ikna etmem gerekiyordu. Bunu başaramazsam kaşar üretimini de başaramayacaktım.”

Bahçıvan, Muş’un köylerini tek tek gezdi, anlattı: “Süt satmak günah değil. Bunun dinimizde bir dayanagı yok.”

Bahçıvan’ın köylüleri ikna etmek için ortaya attığı tez şuydu: “Süt veren hayvanların bakımı ve beslenmesi için siz onca zahmet çekip, emek harcıyorsunuz. O sütü satmanız günah değil.”

Mecit Bahçıvan, sonunda köylüleri sütlerini kendisine satmaya ikna edince, Bulgaristan’dan gelen bir kaşar ustasıyla anlaştı. İstanbul’dan malzemeleri toplayıp, Willys cipine yükledi Muş’un Malazgirt ilçesine hareket etti.

İlk kaşar peyniri üretimine Malazgirt’in o zamanki adı Şebboy (şimdi Hasanoğlan) olan beldesinde girişti… Sütün kilosunu da 47.5 kuruştan almaya başladı… Şebboy’da başlayan serüven, zaman içinde Mecit Bahçıvan’ı yüzde 50-55’lik pazar payıyla “kaşar peyniri kralı” yaptı…

Oralardan gelen birikim, Bahçıvan Gıda’nın Lüleburgaz’daki modern peynir fabrikasına kadar uzandı… Mecit Bahçıvan, zamanı gelince kenara çekildi, yerini oğlu Erdal Bahçıvan’a bıraktı…

Erivan’dan İran’a, oradan eşek sırtında Muş’a kaç…

“Peynir Krallığı”na giden basamaklarını emin adımlarla çık…

Mecit Bahçıvan’ın yaşam öyküsünden çıkaracak çok ders var…

Ölüm uykusundan jiletle uyandı

BAHÇIVAN Gıda’nın kurucusu Mecit Bahçıvan’ın yeni çıkan “Rahva Krallığından Peynir Krallığı”na adlı anı kitabı çarpıcı öykülerle dolu… Bahçıvan, kitabının ilk bölümledinde Rahva’yı anlatmış. Rahva, Bitlis sınırları içinde, Nemrut eteğinde bir bölge…

Bahçıvan, işi gereği Muş’tan Bitlis’e 80 kilometrelik yolu kar-kış demeden yürüyerek gidermiş. Güzergahında Hasköy, Kotni, Mork ve Rahva varmış…

Mork’ta konakladığı bir gün, “Fırtına geliyor, yola çıkma” uyarılarını dinlememiş… 1850 metre rakımlı Rahva üzerindeki Tahtalı Düzü’ne vardığında fırtına kopmuş. Kar ve fırtınayla boğuşarak Tahtalı Cankurtaranı’na ulaşmış. Hava biraz düzelince, Baş Han’a doğru yola koyulmuş.

Yolu yarılamışken yeniden fırtına kopmuş. Yorgunluktan takati kesilmiş, gözleri kapanmaya başlamış, “Anlaşılan ölüm uykusu bu” diye düşünmeye başlamış. O anda böyle zamanlar için yanında taşıdığı jilet ve tuza sarılmış. Jileti çıkarıp, sol elini hızla çizmiş… Ardından tuzu yaranın üzerine basmış… Canı yanan Bahçıvan’ın uykusu dağılmış, hedefindeki Baş Han’a varmayı başarmış…

Bahçıvan, anılarının bu bölümünde, “Elimdeki kesik izine baktıkça, aklıma donma tehlikesi atlattığım günler geliyor” demiş ve eklemiş: “Ümit ederim bu yaşadıklarımı okuyan gençler sabrın, azmin, çalışkanlığın neleri başaracağını görür, çalışma azimlerini ve ümitlerini diri tutarlar…”

Bahçıvan gençlere özetle, “Pes etme, tuttuğunu kopar” mesajı veriyor…

Evine 80 bin Euro’luk televizyon alanlar var

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Protokol Müdürü Behçet Çağman vesile oldu, cumartesi günü CeBİT Fuarı’na uğradım. Panasonic standında Tekofaks İcra Kurulu Başkanı Hande Bermek Başoğlu’yla sohbet ettim.

Panasonic, geçen yıl fuarda “dünyanın en büyük televizyonu” diye lanse ettiği 262 ekran Full HD plazma televizyonu sergilemişti. Bu yıl yine sergilenenler arasında vardı. Japon Panasonic yönetimi, 262 ekranlık plazma TV’yi Tekofaks’a gönderirken, “Bu boyutta bir televizyonu ancak kurumsal müşteriler alır” diye tahminde bulunmuş.

Geçen yılki fuardan buyana fiyatı 80 bin Euro olan “en büyük televizyon”dan 15 tane satılmış. Bunların yarısı evlere girmiş.

Tekofaks ekibi müşterileri hakkında sır vermedi, yorum yapmadı ama minik konutlarda yaşayan Japonlar, 262 ekran televizyonun evlere girmesine şaşırmış olmalı…(Vahap Munyar-Hürriyet)

 

Tek ders, tek sınıf, 9 millet

Tek ders, tek sınıf, 9 millet

ANTALYA’da Muratpaşa Belediyesi’nin yabancılara Türkçe öğretmek için açtığı kursa, 9 ülkeden insanlar katılıyor.

500 bine yaklaşan nüfusuyla Türkiye’de birçok ilden daha büyük olan Muratpaşa ilçesinde, aynı zamanda farklı ülkelerden çok sayıda yabancı yaşıyor. Muratpaşa Belediyesi, sınırları içinde yaşayan yabancılarla Türklerin daha iyi iletişim kurması için Türkçe kursu başlattı. Belediye binasındaki kursun ilk döneminde 80 yabancı sertifikalarını aldı. Yabancıların ilgisi nedeniyle belediye ikinci bir kurs açtı. Kursa Rusya, Çin, Suriye, İran, Ukrayna, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan vatandaşları ilgi gösterdi.

KOMŞULUK İÇİN ORTAK DİL ÖNEMLİ

Muratpaşa Belediye Başkanı CHP’li Ümit Uysal, bütün şehri birbiriyle komşulaştırmaya gayret ettiklerini söyledi. Bu kursta da yabancı ülkelerden Muratpaşa’ya gelen yeni komşuları olduğunu söyleyen Uysal, “Yeni bir grupla Türkçe dersimiz devam ediyor. Ortak dil komşuluğun başlaması için önemlidir. Kentimize gelenlerin şehre uyumu için dil çok önemli. Manevi olarak şehirden bir şey alıp bir şey vermeleri lazım. Biz bundan mutluyuz, çok kültürlülük günlük yaşam şeklimiz. Bu çok kültürlülüğü sahiplenip şehrin yerel kamu yönetimi olarak onlara dilimizi öğretiyoruz. Şehir hayatından onlarla daha fazla kaynaşıyoruz” dedi.(www.gunhaber.comı

SDÜ’den kozmetik sektörüne ilaç gibi gelecek dev proje ile ilgili görsel sonucu

SDÜ’DEN KOZMETİK SEKTÖRÜNE İLAÇ GİBİ GELECEK PROJE

SDÜ’nün 800 bin TL; Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA) ise 7 milyon 200 bin TL kaynak aktararak kurulan “Gül ve Tıbbi- Aromatik Bitkiler ve Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Laboratuvarı”nda Türkiye’de satış ve Avrupa Birliği’ne (AB) ihracat aşamasında aranan “İyi Üretim Uygulamaları (GMP)” için analizler yapılabilecek. Kozmetik şirketleri daha önce bu testi İtalya, Almanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Fransa’da yaptırabiliyordu.

(Kaynak;Haber32)

SÜTÇÜLER İLK OKULU VE HATIRLATTIKLARI VE DE SEKSENBİR YILLIK KARNESİ.

SÜTÇÜLER İLK OKULU VE HATIRLATTIKLARI VE DE SEKSENBİR YILLIK KARNESİ.

İlçemizin tam ortasında bulunan ve zamanında Sütçüler’imizin ilk ve tek okulu olan Sütçüler İlk Okulu’nda bir-kaç yıl kadar da olsa bu satırların yazarı da okudu. Aradan geçen bunca uzun sayılacak yıl sonra yıl sonra halen Osman Hoca ile Isparta’lı Hasan Uludağ öğretmenlerim hala belleğimdeki yerlerini korumaktadırlar.

İlk yılki öğretmenim Osman hoca çok mutedil biriydi. İyi havalarda dersi mutlaka açık havada piknik ortamında ders yapmak isteyen biriydi. iki sınıfı birden okuturdu. Hasan öğretmenim ise çok otoriter ve disiplinliydi . Evi yakınımızda olduğundan yaramazlıklarımı fark edecek veya şikayet edileceğim diye ondan çekinirdim.

O yıllarda okul araç ve gereçleri kısıtlı ve hatta yoktu bile. Çoğumuzun defteri saman yapraklı olup onu bile bulamayanlar vardı .Onlar arkadaşlarından ödünç bir sayfa orta yaprak isterler ve eğitimlerini bu şekilde sürdürmeğe çalışırlardı.

Ayrıca, o Tarihlerde Sütçüler’imizde henüz elektrik olmadığından gece gaz lambasının ışığında ders çalışılırdı. Herkesin siyah önlüğü, defteri kalemi bulunmadığı gibi sözlük ancak birkaç kişide vardı. İstanbul veya Ankara’da yakını olanların bazılarının kalemi, silgisi ve hatta sözlüğü vardı. Çoğumuzun çantaları tahtadan yapılmış olduğundan dolayı bir hayli ağır ve taşıması da oldukça zordu.

Diğer taraftan, dama göçmeden önce bahçelerden okula gelindiğinden öğle aralığında verilen yemek paydosunda cami arkasında yufka ekmek arasında yumurtanın tadı hala damağımızdadır.

Ayrıca zamanının okulumuz görevlisi Mehmet Ağanın zil çalarak öğrencileri bir an evvel sevecen bir şekilde ve gerektiğinde de söylenerek bir an evvel sınıfa sokmak gayreti hafızalarımızdan silinmemiştir . Ayrıca bende dahil olmak üzere bazı öğrencilerin isteği üzerine onlara okulun teneffüs zilini verip çaldırması bizler için ayrı bir keyifti.

Bir de okulun kışın yakacağı odunları İnaltı’ndan (İnin altı) okula taşıyan öğrencilerin arasında da bulunduğumu ifade etmek istiyorum ve

Burada belleğimden silinmeyen güzel bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Okulumuz binasının altında yani Seferağa Camiine bakan yönünde dükkanlar vardı ve bunlardan bir tanesi de bakkal dükkanı idi.

Bir gün sınıfta herkesin aşağıdaki dükkana gidip bir nisan şakası yaparak güzel bir kurşun kalemle sınıfa döndüğünü görünce ben de dükkan sahibine aynı şekilde bir nisan şakası yaparak kalem sahibi oldum ve çok sevinmiştim. Benim gibi tüm arkadaşlarımda çok sevinmişlerdi.

Böylece; yokluk dönemlerine rastgelen o tarihlerde belki de okulun bütün öğrencilerine bir nisanı vesile ettirerek kalem dağıtmak çok güzel bir jestti.Bu güzellik öğrencilere çok ihtiyacı olan kalem edilmesi için uygulanmış bir hediye şekliydi.

Jest yapılarak hediye edilen bu kalem bizlerin büyük bizleri ne kadar sevindirdi, bilemezsiniz. Bu ince düşünülmüş çok güzel bir jestti.

Bu dükkan sahibinin Müftüoğlu’lardan birinin olduğunu düşünüyorum. O tarihte yapılan bu hareketin eğitimimize bir katkı olarak yapıldığı kabul ediyor ve kendilerini minnet ve rahmetle anıyorum.(Bu jest bu gün çok basit gibi görülebilir. Meseleyi o yıllardaki durum içerisinde düşünmek gerekir)

Diğer taraftan,Okulumuzun yan tarafında oldukça büyük bir bahçe vardı. Buradan başka ilçe içeresinde ( bugün olduğu) düz alan bulunmadığından tek düz alanı olan okul bahçesinde belli zamanlarda büyükler çok güzel voleybol maçı yapar, halkımız da bu maçları heyecanla izlerlerdi.

Hey gidi günler, hey …

Aynı sınıfta okuduğumuz arkadaşlarımdan bazıları Eyüp Özbalcı, Mehmet Kesiktaş ,mer. Rıza Karabay ,Mesude Karabay’ Ülkü Doğankaya’dır.

Bu vesile ile vefat eden tüm öğretmenlerimize ve görevlilere, 81 (Mart 1937) yıllık karnenin sahibi Feriha Şentürk ablamızla birlikte ebediyete intikal eden arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Okul fotoğrafı alıntıdır.)

 

 

giden gidene..

Rıdvan Ertan

giden gidene..

yıllarını hemen her kademesinde eğitim ve öğretime vermiş emekli olmuş nacizane bir eğitimci olarak şöyle bir dönüp geriye baktığımda neler olmuş neler Bunun adı yenilik se gelen gideni aratıyorsa doğru mu yanlış mı siz karar verin 🤔

önce yarım günlük öğretimli cumartesiler kalktı öğretim yılı süresi uzatılarak yaz tatili kısaltıldı?

ardından siyah önlükler kalktı ?

😛an be an notlarını internet üzerinden görünme sağlanmasıyla karne heyecanı kalktı ?

😯Belge verilecek okuyamayanlara açık lise sağlanarak alamadıkları diplomayı daha kolay almaları sağlandı.

😂Tatil ödevi kaldırıldı başka kutlaması da geleneğinden farklı bir etkinliğe dönüştürüldü..

🤣İlkokul beşten dört yıla indirildi?

SÜTÇÜLER’İMİZİN BU YILKİ DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ TARİHİ BELLİ OLDU

SÜTÇÜLER’İMİZİN BU YILKİ DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ TARİHİ BELLİ OLDU

Bu yıl 30 uncusu düzenlenecek olan DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ 5-6 7 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Küçük bir ilçede otuz yıldan beri bir gelenek haline gelmiş bu festivali bunca senedir sürdürebilen başka neresi var ?

Burada otuz yıl önce bu festivali binbir zorlukla başlatan SÜYAD yöneticilerine teşekkür ediyor, ebediyete intikal etmiş olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz.(Adnan Yılmazsoy)

BİR   Z A M  A N  L A  R   S  Ü T  Ç  Ü  L  E  R  İ  M  İ  Z

Yıllar yıllar önce çekilmiş bir resim. Ne zaman çekildiği bilinmiyor.Seferağa Camii’nin dışında göze çarpan ayakta hiçbir yapı kalmamış. Ahşaptan yapılmış zamanın hükümet konağı ve de jandarması dahi bile yıkılmış.Adının sonu palas ifadesi ile biten otelimiz çoktan yok olmuş. Hemde çoktan.

Evet bu fotoğraftaki evleri bilen tanıyan kaldı mı,daha doğrusu var mı acaba.

Yıllar Yıllar önce çekilmiş bir resim. Ne zaman çekildiği bilinmiyor.Seferağa Camii’nin dışında göze çarpan ayakta hiçbir yapı kalmamış. Ahşaptan yapılmış zamanın hükümet konağı ve de jandarması dahi bile yıkılmış.Adının sonu palas ifadesi ile biten otelimiz bile yıkılmış.Hemde çoktan.

Evet bu fotoğraftaki evleri bilen tanıyan kaldı mı,acaba.’A

BİZ O GÜNLERİ İYİ BİLEN BU EVLERİ HATIRLAYAN MUSTAFA TURAN’A SORDUK.

Bu konuda bizlere yardımcı olan Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Turan’a teşekkür ediyoruz.

 

2-) ARİFLER’İN DAMI

3-) AHMET AĞA’NIN (TURAN) HÜKÜMET KONAĞI

4-) ŞİŞLİOĞLU OTELİ (ŞİŞLİ PALAS )

5-) HATIPLAR’IN EVİ

6-) HAFIZ MEHMET ALİ EVİ

7-) KLÜP BİNASI VE FIRIN

😎 HATIP’IN KAHVESİ

9-) HATIPLA’IN YENİ EVİ

10-) KADİR TURAN’IN YAPTIRDIĞI EV ( KADEINLAR HAPİSHANESİ)

11-) SÜTÇÜLER MERKEZ İLK OKULU

12-) KARATAŞ EVİ

13-)BEKİR YILMAZ EVİ

14-) ALİ AĞALARIN DAMI

15-) NALBANT ABDULLAH EVİ

16-) DAYAMAÇ’IN EVİ

17-) MÜFTÜPĞLU HÜKÜMET KONAĞI (JANDARMA)

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

Bilindiği gibi Sütçüler Hidroelektrik Santralı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına yap-işlet-devret modeli ile halk ortaklığı olan Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından tesis edilmiş olup, 2018 yılı Haziran ayında adı geçen bakanlığa devredilecektir. Halen 700 civarında ortağı olduğu tahmin edilen Sütçüler Enerji ve Sanayi A.Ş. nin de başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığından dolayı adı geçen santralın devrinden sonra tasfiye süreci başlayacaktır.

Şirket Genel Kurul’unun tasfiye kararı almasından sonra şirketi yönetim kurulunun yerine tasfiye heyeti şirketi yönetecek ve bu tasfiye heyeti varsa borçlarını ödemek gibi şirketin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirecektir. Bütün bunların sonunda da artan para ise hisse oranları nispetinde ortaklara dağılacaktır.

Bu yasal işlemlerin hem uzun zaman alacağı hem de masraflı olacağı tabiidir.

Şirketin tasfiyesinden başka konu ile ilgili bir yol da bulunmaktadır.

Artık şirketlerde bir bedel karşılığında alınıp satılabilmektedir.

25 Yıllık mazisi olan ve hiçbir olumsuzluğu bulunmayan ve küçük de olsa bir hidroelektrik santralını kurup bunca yıl işleten şirketin paylarının alıcısı çıkabilir. Hisse satışları alıcı şirkete ancak ortak bazında yapılabilir.(Tabiii ki pay satışların tek tek her ortağın kendisi tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır.)

Böyle bir satış gerçekleştiği taktirde tasfiye masrafı olmayacağı gibi şirketin tasfiyesine göre çok daha kısa bir zamanda ortaklar paralarına kavuşabileceklerdir.

Santral devri yapılmadan konunun araştırılmasında yarar görmekteyiz.

 

 

ISPARTA’DA 301 MW GÜCÜNDE 32 ADET ELEKTRİK SANTRALI VAR AMA TÜRKİYE GENELİNDEKİ ELEKTRİK TÜKETİMİNE KATKISI ÇOK AZ.

ISPARTA’DA 301 MW GÜCÜNDE 32 ADET ELEKTRİK SANTRALI VAR AMA TÜRKİYE GENELİNDEKİ ELEKTRİK TÜKETİMİNE KATKISI ÇOK AZ.

Bu sanralladan bir tanesi de bundan bir süre önce

Isparta’nın elektrik santrali kurulu gücü 301 MW’dır. Toplam 32 adet elektrik enerji santrali bulunan Isparta’daki elektrik santralleri yıllık yaklaşık 721 GW elektrik üretimi yapmaktadır.

Isparta’nın elektrik dağıtım hizmeti AKDENİZ EDAŞ tarafından sağlanmaktadır.(kaynak;www.enerjiatlasi.com)

Isparta’daki elektrik santrallarından bahsedince bundan bir süre evvel hızlıca özelleştirilen Sütçüler Hidroeelektrik Santralı’ından bahsetmemek olmaz .Bu santralın da kurulu gücü .2.2 MW.Yıllık üretimi de 7-8.000.000 kw/h civaında.

Başkan değişince helva dağıttılar

Başkan değişince helva dağıttılar

Isparta’da bir grup Fenerbahçe taraftarı yapılan kongre sonucunda 20 yıllık başkan olan Aziz Yıldırım’ın seçimi kaybetmesinin ardından helva dağıttı.

Fenerbahçe’de yeni başkan Ali Koç’un olmasının ardından Fenerbahçeli taraftarlar mevcut Başkan Aziz Yıldırım’ın gitmesiyle helva dağıttı. Kafeler caddesinde bir araya gelen taraftarlar “Güle Güle Aziz Yıldırım, Hoş geldin Başkan” yazıları asarak vatandaşlara helva dağıttı.

(www.Haber32 .com)

Anadolu Bizimdir Bizim Kalacak

Isparta Belediyesi İftar Yemeği ve Ramazan Programı etkinlikleri hafta sonunda Sütçüler’in Sarımehmetler Köyünde gerçekleştirildi. İftar öncesinde 2010 yılı Kur’an-ı Kerimi güzel okuma yarışması dünya birincisi Alper Kanderun’un Kuran tilaveti yer aldı. 

Sarımehmetler Köyünde düzenlenen etkinliğe Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın eşi Dilek Günaydın ile birlikte katıldı. Semazenlerin Sema gösterisi, Mehteran ekibinin gösterilerinin de yer aldığı etkinlikte çocuklar için de balon park başta olmak üzere çeşitli aktivitelerin gerçekleştirildiği Ramazan programının köylerinde düzenlenmesinden dolayı çok teşekkür eden Sarımehmetler Köyü Muhtarı Kemal Kozak “Sayın Başkanım Isparta’ya yaptığınız ve bugünden sonra da yapacağınız hizmetlerinizden dolayı sizlere kolaylıklar dilerim” dedi. 

Beydilli, Gümü ve yakın çevreden vatandaşlarında katıldığı iftar programında konuşan Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, köylere gitmek, köylerin kalkınmasına katkı sunmak ve vatandaşlarla bir arada olabilmenin içinde bir uhde olduğunu ve bunun gerçekleşiyor olmasının kendisine mutluluk verdiğini söyledi. Tüm köylerin Isparta ile birlikte kalkınmasını istediğini dile getiren Belediye Başkanı Günaydın, “Her köyümüzü tanımanın başarılı neticeler doğuracağına inanıyorum” görüşlerinde bulundu

Sarımehmetler Köyünde düzenlenen İftar Yemeği ve Ramazan Programına katılan vatandaşlarda memnuniyetlerini ifade ettiler. Vatandaşlar, “Sizlerin burada olması bizlere mutluluk yarattı, köyümüze aydınlık geldi. Ortam çok güzel. Isparta Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederiz, çocuklarımız için de çok mutluyuz” görüşlerinde bulundu. (Kaynak;www.ajans32.com)

CEYHAN Tren Sözü Verdi.

Mustafa CEYHAN Tren Sözü Verdi.

CHP Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, ulaşım konusunda açıklama yaptı. TCDD yatırımlarına ön ayak olacağını belirten Ceyhan, şöyle konuştu: “Isparta’nın özellikle tarım, turizm ve eğitim davasının takibi için ulaşım sorunlarında çözümün sesi olacağız. ŞAİKLİ yol arkadaşım İsa Önder Dinçtürk ile birlikte TBMM’de Hızlı Tren başta olmak üzere Eğirdir Nostaljik ve Antalya Liman Bağlantısı gibi başlıklarda da, unutulan Isparta’nın unutturulan güzelliklerinin sözcülüğünü üsteleneceğiz. Dereboğazı yolunu açtıracağımız gibi hızlı treni de Ispartamıza getireceğiz. TCDD yönetiminin Isparta yatırımlarını ön plana alması, çiftçisiyle girişimcisiyle öğrencisiyle Ispartamızın demiryolunun bütün nimetlerinden faydalanmasını sağlayacağız. Muharrem İNCE cumhurbaşkanı olacak, Cumhuriyet Halk Partisi – CHP iktidar olacak ve Ispartamız artık asla unutulmayacak!”(www.egirdirses.com)

GİDEN GİDENE ?

GİDEN GİDENE ?

RIDVAN ERTAN

😱1-BİR TÜRLÜ DURDURULAMAYAN KENTE GÖÇ KÖYLERİMİZİ BOŞALTTI OCAKLARLA BİRLİKTE OKULLAR DA KAPANDI GÜZELİM TARLA BAĞ BAHÇELER DE BU GÖÇ DALGASINDAN NASİBİNİ ALIP BAKIMSIZLIKTAN SAHİPSİZLİKTEN HEDER OLUP GİTTİ..

2-ATA MESLEĞİMİZ SÜTÇÜLÜK BİTTİ BERABERİNDE GURBETTEKİ BİNLERCE HEMŞERİMİZİ BULUŞTURAN GELENEKSEL AYRAN FESTİVALİMİZ DE YİTİP GİTTİ. AKCİĞERLERİMİZ KEPEZİN KATRANLARINI TOPRAK DAM EVLERE DİREK YAPMA UĞRUNA HIRSLA BİTMEZ DENİLEN ORMANLARIMIZ DA AZALDI BİTERSE ŞAŞMAYALIM

🤨3-2.ETAP TOKİ ÇIKMAZI? HER GEÇEN GÜN UMUTLARIMIZ AZALDIKÇA İLÇEMİZ YERLEŞKESİNDE BÜYÜK BİR FIRSAT ELDEN KAÇIYOR..

4-PR.HASAN GÜRBÜZ MYO LU KONTENJANINDA GÖRÜLMEMİŞ REKOR DÜŞÜŞ ? NEREYE DOĞRU..

5-KİMİ GÖREVLİ MEMURLAR BİLE İLÇEDE KALMAYIP EVİNİ ISPARTAYA TAŞIMAYI ISPARTADAN GİDİP GELMEYİ TERCİH EDİYORLAR ESKİSİ KADAR ISPARTA’YA GİDİP GELEN OLMAYINCA SÜTÇÜLER SEYAHAT KALKTI TANDOĞAN LA DEVAM

6-ISPARTA DA 2 SOSYAL DERNEĞİMİZDEN SES SEDA FAALİYET..YOK

7-SÜTÇÜLER GAZETEMİZ ZORDA VAR OLMA MÜCADELESİ VERİYOR ?

8- VE…MERMER OCAKLARI İLÇEM SINIRINDA MENEVİŞ KEPEZİ DE DELİK DEŞİK …?? BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUMUZUN BU KADAR KARŞI ÇIKMALARIMIZA SERZENİŞLERİNE RAĞMEN AÇILAN OCAK SAYISI HER GEÇEN GÜN AZALACAK YERDE ARTIYOR..?

9- SÜTÇÜLERLİLER VAKFI MİADINI DOLDURDU FESH EDİLDİ ( SÜYADA DEVİR)

10-SÜTÇÜLER ENERJİ A.Ş DE VEDA ZAMANI..

11-ASIRLIK DUT AĞAÇLARIMIZLA BİRLİKTE ÜNLÜ DUT VE PEKMEZİMİZ BİTME NOKTASINA GELDİ DAYANDI.GEÇ DE OLSA ÖRNEK DUT BAHÇESİ KURANLARIN HAKKINI TESLİM EDİP DAHA ÖNCE AKLIMIZ NEREDEYDİ
SORUSUNU SORGULAMAMIZ GEREK

BU YIL ESKİ KIŞLARDAN BİRİNİ DAHA GÖRDÜK DESEK YALAN OLUR GÖRMEDİK KIŞIMIZ DA GİTTİ DÖNMEDİ İLK DEFA KARSIZ VE BU KADAR ILIK GEÇİRDİK.İŞTE BAHAR RABBİM GÖRSÜN BAKSIN BU YAZ ZOR GEÇECEĞE BENZER

GELDİĞİMİZ NOKTADA SIKINTILARI SADECE BUGÜNLERE YÜKLERSEK ZURNANIN SON DELİĞİ MİSALİ HAKSIZLIK YAPMIŞ OLURUZ .RESME GENİŞ BAKIP DURUM DEĞERLENDİRMESİ YAPMAMIZ DA YARAR VAR:

ZİRA ZAMAN BİRLİKTE SİYASET ÜSTÜ BİR ŞEYLER YAPMAK DEVLETİMİZİN DE HİBE DESTEK SAĞLADIĞI GİRİŞİMCİLERİMİZİN ORTAYA ÇIKMA ZAMANI…

AYRICA EMEKLİ OLAN HEMŞERİLERİMİZİN DE İKAMETLERİNİ MEMLEKETİMİZE ALDIRMALARI VE EVİ OLMAYANLARI BİR ŞEKİLDE EV SAHİBİ YAPMAK… BİR NEBZE OLSUN SORUNA FAYDA SAĞLAR GİBİ..(ben aldırdığım için söylüyorum)
ÖZETİN ÖZETİ: AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERLER DOĞRUDUR HEYHAT BİZ ÇOĞU ZAMAN AĞLADIĞIMIZ HALDE MEME VERMEDİLER..KİMİ ZAMAN DA FIRSATLARI TEPTİK..?
HEP SERZENİŞİMİZ BU DURUMLARDAN DA KAYNAKLI SANKİ?

Bİ KEZ DAHA BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEMELİ..?

(Editörün Notu;
Rıdvan Hocamız Sütçüler’imizle ilgili tespitlerinize aynen katılıyoruz.Gidişat hiç de iç açıcı değildir.Dile getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz.)

 

Restore edilip ”Dünya Mirası” için dosya hazırlanmalı

Isparta’nın bu halde 1.000’e yakın tarihi evi var. Restore edilip Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) ”Dünya Mirası” Listesi için müracaat edilmeli. -Isparta’nın önündeki en iyi örnek Cumalıkızık Köyü Zira Isparta’nın önünde çok başarılı ve ilham veren örnekler var. Bunların en çarpıcı olanı Cumalıkızık Köyü (Bursa). Cumalıkızık UNESCO tarafından ”Dünya Mirası” ilan edildi.

Restore edilip ”Dünya Mirası” için dosya hazırlanmalı Isparta’nın bu halde 1.000’e yakın tarihi evi var. Restore edilip Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) ”Dünya Mirası” Listesi için müracaat edilmeli.
(Kaynak; Haber32 kısaltılarak alınmıştır )

 

GÜL TOPLAMAK ÖLMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEYDEN BİRİ

GÜL TOPLAMAK ÖLMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEYDEN BİRİ

Türkiye’nin gül bahçesi Isparta’nın mayıs ve haziran ayında sunduğu gül toplama fır­satı ilimizin tanıtımı ve tur­izmine önemli katkı sağlamaya devam ediyor. Bu özellik, önemli toplantılarda Isparta’nın tercih edilmesini de sağlıyor.

 Isparta KAGIK Başkanı Gözde Çağlar, söz isteyip ‘Türkiye’de ölmeden önce yapıl­ması gereken 100 şeyden birisi Isparta’da gül toplamaktır. Biz için sabah 6’da kalkıp, gül bahçesinde gül topladınız mı? Topladığınız gülün suyunu kendi ellerinizle çıkardınız mı’ diye konuştu.

 

O festivali düzenleyenler yargılanır

O festivali düzenleyenler yargılanır

Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik festival düzenlenmek istenmesini değerlendiren Burdur eski Tabiat Varlıkları Koruma Şube Müdürü Kürşad Arıgümüş, “Yasal işlem başlatılır” uyarısında bulundu…

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Salda Gölü’nün kıyısında 30 bin kişilik müzik festivali düzenlenmek istenmesine yönelik tepkiler sürüyor. Salda Gençlik Festivali adıyla 29-Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında düzenlenmek istenen etkinliğin yarattığı tartışma, Türkiye’nin doğal sit alanlarının kullanımıyla ilgili uygulamaları ve yasal düzenlemeleri akla getirdi. Salda Gölü’nün de bağlı bulunduğu Burdur’un eski Tabiat Varlıkları Koruma Şube Müdürü Kürşad Arıgümüş, birinci derece doğal sit alanı olan Salda Gölü ve çevresinde herhangi bir faaliyet yapmak için Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu’nun karar alara izin vermesi gerektiğine işaret ederek, “izin verilmedi ise hukuken yapılacak faaliyet suç kapsamına girer. En başta buna göz yuman kamu görevlileri hakkında yasal işlem başlatılır” dedi.

Denizli merkezli bir organizasyon firması tarafından Salda Gölü kıyısında düzenlenmek istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen müzik festivaline yönelik tepkiler sürüyor. Teoman, Hayko Cepkin, Selda Bağcan, Manuş Baba ve Yeni Türkü gibi sanatçı ve grupların sahne alacağı çadır kamplı festivalin oldukça hassas olan Salda Gölü’nün doğal yapısına zarar vereceğinden endişe ediliyor. Konuyla ilgili bilim insanlarının yanısıra sivil toplum örgütleri ve turizmciler böyle bir festival için 1. derece doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan Salda Gölü kıyısının seçilmesinin yanlış olduğunu savunurken, organizasyon sorumluları ise göle bir zarar vermeyeceklerini aksine festival kapsamında sosyal sorumluluk etkinlikleri düzenleyeceklerini savunuyor. Festivali destekleyen Yeşilova Belediyesi ise etkinliğin Salda Gölü’nün tanıtımını sağlayarak ilçe esnafına da para kazandıracağı görüşünde.(www.odatv.com)

SANAYİDE ALARM ZİLLERİ..

SANAYİDE ALARM ZİLLERİ..

Üzücü gelişme: 2017 Yılı ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” açıklandı. Isparta’da hiçbir kurum bu listede kendine yer bulamadı.  GÖLTAŞ, 2016’da 407’inci sırada yer almayı başarmıştı.

-Bir dönem 3 kuruluş vardı

Göller Bölgesi Çimento Sanayi Anonim Şirketi (GÖLTAŞ) her yıl ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” arasında yer alıyordu. Bunun yanı sıra ORMA ve MENSUCAT A.Ş.’de ”Şampiyonlar Ligi Sahnesi” olarak bilinen ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” arasında yer alıyordu.

Isparta Sanayisi için ALARM…

”Şampiyonlar Ligi Sahnesi” olarak tanımlanan ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” açıklandı.

2017 İş Yılı verileri aydınlığında hazırlanan büyük ”Liste”de Isparta’dan hiçbir sanayi kuruluşu yer bulamadı.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 50 yıldır yayınladığı rapor Isparta açısından alarm niteliği taşıyor.

-Bir dönem GÖLTAŞ, ORMA ve MENSUCAT aynı anda İlk 500’e giriyordu

İSO’nun ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” Raporu, Isparta’nın reel ekonomi açısından geldiği noktayı göstermesi açısından da çok değer taşıyor.

Zira Isparta’da bir dönem GÖLTAŞ, ORMA ve MENSUCAT ”Türkiye’nin 500 Sanayi Kuruluşu” Listesi’ne aynı anda giriyordu.

-2016’da 407’inci olan GÖLTAŞ 2017’de Liste’den düştü

Göller Bölgesi Çimento A.Ş. (GÖLTAŞ) 2017 Araştırması’nda  ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” içerisinde kendine yer bulamadı.(www.isteispatra.com)

 

ISPARTA BELEDİYE BAŞKANI RAZİYE BALCI MÜZESİNİ ZİYARET ETTİ

 

ISPARTA BELEDİYE BAŞKANI RAZİYE BALCI MÜZESİNİ  ZİYARET ETTİ

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın dün akşam Sarı Mehmetler köyüne giderken Raziye Balcı müzesini eşiyle birlikte ziyaret etti. Anı defterine çok güzel şeyler yazdı ve z,yaret sonunda Raziye Balcı ile birlikte Sarımehmetler köyümüzdeki programına katılmak üzere müzeden ayrıldı.(Kaynak;Raziye Balcı)

S.S.SÜTÇÜLER KONUT YAPI KOOPERATİFİ

1990 TARİHİNDE SÜTÇÜLER’İMİZDE KONUT YAPI KOOPERATİFİ KURULMUŞ

 

 

S.S.SÜTÇÜLER KONUT YAPI KOOPRETİFİ

Merhum Hüseyin Turan’ın gazetesinde yazdığına göre;o zamanki konut ihtiyacını karşılamak üzere Hakkı Özüt,Hasan Ali Er (Fatin Hoca) Yakup Üstün,Cafer Şafak,Mehmet Öztürk ve İsmail Güneş tarafından konut yapı kooperatifi kurulmuş ama bir sonuca da varılamamış.

EBRU SANATI ÇALIŞTAYI GÜNEYKENT’TE

34322471_1895984883780261_7378970134850830336_n

Güneykent gül bahçelerinde muhteşem tanıtım!

EBRU SANATI ÇALIŞTAYI GÜNEYKENT’TE

4 yıldır gülü sanatla buluşturan ”Yer Gök Gül” Ebru çalıştayının mimarı Mukadder Kavas Hoca ve Türkiye’nin dört bir tarafından Güneykent’e gelen Ebru sanatçıları,birbirinden güzel şaheserleri gül bahçesinde tanıttı.

Güneyket Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün. ”Ayrıca öyle güzel bir sürpriz yaşadım ki gül bahçesinde Doğum günü pastası. Tüm sanatçılarımıza kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Gül sizinle dile geldi.”Dedi.

Ayrıca Gözgün, Yarın Iyaşparkta düzenlenececek sergiye de herkesi davet ett.

İşte Güneykent Gül Bakçelerinde tatnılan muhteşem el emeği eserler…(www.ispartahaber.com)

 

SÜTÇÜLER HES

SÜTÇÜLER HES

SÜTÇÜLER’İMİZ HALKININ GÜCÜYLE YAPILAN VE BİR SÜRE ÖNCE ÖZELLEŞTİRİLEN VE DE YEGANE SANAYİ TESİSİ OLAN SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI PROJE VE İLK YAPIM AŞAMASINDA.PROJE MÜEELLİFİ MERHUM ORHAN BEY TEKNİK DANIŞMAN MERHUM NECMİ BEY,ÇİNLİ MÜHENDİS ve SANTRAL BİNASIN YERİNDE BULUNAN DEĞİRMENDEN ARTA KALANLAR .

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Isparta’nın bir doğa harikası Kovada Gölü Milli Parkı

UĞRAMADAN GEÇMEYİNİZ

 

 

Isparta’nın bir doğa harikası Kovada Gölü Milli Parkı

Kovada Gölü Milli Parkı

Eğirdir İlçesi’nin 29 km güneyinde bulunan Kovada Gölü, oldukça sığ bir göldür. Benzersiz flora zenginliği ve yaban hayatı çeşitliliğinin yanı sıra, açık havada dinlenme ve eğlenme imkanları bakımından büyük potansiyele sahip olması, Kovada Gölü ve çevresini milli park yapmaya yetmiştir. 6534 hektar büyüklüğündeki milli park ve çevresinde, doğa araştırması, kamp yapma, yürüyüş, manzara seyretme, kuş gözlemciliği ve tırmanma yapılabilmektedir.(www.ispartahaber.com)

 

(Pınarköy/BADAP ) Ahşap ev küle döndü Yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, ev, ağaç, bitki, açık hava ve doğa

(Pınarköy/BADAP ) Ahşap ev küle döndü Yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Pınarköy’de çıkan yangında ahşap ev küle dönerken, alevlerin sıçradığı aynı kişiye ait başka bir evin de çatısı yandı.

Yangında, ev sahibi yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti. Edilinen bilgilere göre, olay geçtiğimiz akşam saat 22.00 sıralarında Sütçüler ilçesine bağlı Pınarköy’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre İddiaya göre, Asiye Daldal isimli yaşlı kadının teravih namazında olduğu dakikalarda yaşadığı ahşap evde bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı.

Bir anda büyüyen yangın, aynı kişiye ait yan taraftaki başka bir evin çatısına sıçradı. Çevredekiler tarafından durumun haber verilmesiyle birlikte olay yerinde itfaiye, 112 servis ve Jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine Sütçüler Belediyesi’nden 2 itfaiye aracı ile Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait 3 arazöz müdahale etti. Y

angını teravih namazı dönüşünde haber alan ev sahibi Daldal, fenalık geçirdi. Yaşlı kadına olay yerinde hazır bulunan sağlık ekipleri müdahale ederken, yanına gelen yakınları da güçlükle teskin edebildi. Hummalı çalışmalar sonucu kontrol altına yangında, soğutma çalışmaları yaklaşık 2 saatte tamamlandı.

Yangın sonunda ahşap ev küle dönerken, diğer evin çatısında da maddi hasar meydana geldi. Olayın ardından evini kaybeden yaşlı kadın yakınları tarafından geceyi geçirmek üzere başka bir eve götürülürken, Jandarma ekipleri olayla ilgili tahkikat başlattı. Öte yandan, yanan ahşap evde yaklaşık 2 ay önce küçük çapta yangın çıktığı ve ciddi bir kayıp yaşanmadığı belirtildi. Son yangının çıkış nedeni ise yapılacak araştırmalar sonunda netlik kazanacak.

(Kaynak;Haber32 )

 

BAŞKAN GÜNAYDIN İFTARI SÜTÇÜLER BEYDİLLİ’DE AÇTI

BAŞKAN GÜNAYDIN İFTARI SÜTÇÜLER BEYDİLLİ’DE AÇTI

Isparta Belediyesinin düzenlediği İftar Yemeği ve Ramazan Programı Sütçüler’in Beydilli Köyünden devam etti. Ramazan Programında vatandaşlar okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ezan ile hep birlikte iftar açarken, çocuklar kendileri için hazırlanan etkinliklerle eğlendi. İftar sonrasında İlahi Sanatçısı Abdullah Beyhan söylediği parçalarla meydanı dolduran vatandaşlara güzel bir akşam yaşattı.

Ramazan ayı coşkusu içerisinde olduklarını dile getiren Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın da, Isparta’nın tüm köylerini görmek ve onlarla kucaklaşma arzusunun gerçekleşmeye başladığını söyledi. Isparta’nın 204 köyünün bulunduğuna işaret eden Başkan Günaydın, bu köylerin tamamının Isparta demek olduğunu kaydetti. Köy halkının güzel bir dost, içten, samimi insanlar olduğundan bahseden Günaydın, Atatürk’ün ‘Köylü Milletin Efendisidir’ sözünü hatırlattı. Kendisinin de bir köy çocuğu olduğunu, 11 yaşına kadar Yılanlı Köyünde yaşadığını ve ardından da eğitim ve iş hayatı ile başkanlık görevlerini yürüttüğünü anlatan Günaydın, “204 köyümüzle bütünleşmek istiyorum” dedi.

Çevre köy muhtarları ve halkının da katıldığı programda böyle bir etkinliğin köylerinde düzenlenmesinden dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Beydilli Köyü Muhtarı Ahmet Erol, “Buraya kadar gelmenizden ve bu programı düzenlemenizden dolayı şahsınızda tüm ekibinize teşekkür ediyorum, Allah razı olsun” dedi.(www.isteisparta.com)

 

GÜNEYKENT’TE HALI KURSU İLE ISPARTA HALISI YAŞATILIYOR

34073780_1893957687316314_7653497435024523264_n

GÜNEYKENT’TE  HALI KURSU İLE ISPARTA HALISI YAŞATILIYOR

Güneykent Belediyesi, gülcülük ve bir çok alanda gösterdiği çabayı, kaybolmaya yüz tutmuş sanatlara da sahip çıkarak gösteriyor.

Bu kapsamda Isparta Halısı kursları düzenliyorİŞKUR ve Kaymakamlık Halk Eğitim kanalı ile başlatılan ve hala devam etmekte olan halı kursları Isparta Halısının yaşatılmasına katkıda bulunuyor.

İŞKUR Müdürü Mustafa Höke, bugün Güneyket’e yaptığı ziyarette,yapılan desteğin doğru bir şekilde değerlendirilmiş olmasından memnuniyet duyduğunu, kaybolmaya yüz tutmuş bu sanatların desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Yün İpten El Dokuması Türk Bayrağı Projesi

Güneykent’te düzenlenecek Gül Hasadı Festivali kapsamında yün ipten Türk Bayrağı dokunacak.

Güneykent’e ziyarette bulunan, 16-17 Haziran Gül Festivaline gelen tüm herkesin bir ilmek atılması insteneceği,Türk Bayrağı Dokuma Halı Projesi başladı. Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün ‘İlk ilmek Kaymakam Mustafa Beyden. Ecdadın kanı ile sulanmış bayrağımız için herkesin bir ilmek katkı sunması için Gülevi ne bekliyoruz.’Dedi.

Dokunan bayrak 15 Temmuz’da Beştepeye Millet Camiine hediye edilecek.(www.isteisparta.com)

 

Dünyaya doyamadan gitti

Dünyaya doyamadan gitti

Bugün, bir yaşamzaro ağa kaç yaşında ile ilgili görsel sonucu hikayesi dikkatimi çektiği için, sizlerle paylaşacağım.

Bu yaşam hikâyesinin sahibi ”Bitlis’li Zaro Ağa”. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekte olup, 1774 yılı olarak tahmin edilmektedir.
Batı dünyasının da ilgisini çeken ve tam 160 yıl yaşadığı düşünülen Zaro Ağa, dünyanın en uzun yaşayan insanlarından birisi. Birçok evlilik yapan Zaro Ağa hayatında unutamadığı dönemin ise 90 yaşından sonraki gençlik yılları olduğunu söylermiş…
1774-1934 yılları arasında yaşayan Zaro Ağa, 18. Yüzyılın sonlarına doğru Bitlis – Mutki’den İstanbul’a gelmiş. Selimiye Kışlası, Ortaköy ve Tophane Camii’nin inşaatında çalışmış, daha sonra da memleketine dönmüş. Memleketinde evlenen, çok para kazanmak için tekrar İstanbul’a gelen Zaro Ağa, yakışıklı, iri yarı, güçlü, kuvvetli olduğundan sarayın dikkatini çekmiş, askerliğini sarayda yapmış.
Gümrüklerde hamallık yapan Zaro Ağa, bu işte kendisini kısa sürede göstererek hamalların kâhyası olmuş ve 20 yıl çalışmış.
Zaro Ağa’nın nasıl bu kadar uzun yaşayabildiği konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış. En çok bulgur ve yoğurt yediği ifade edilen Zaro Ağa’nın öyküsü başlı başına uzun bir inceleme konusudur.

(Ayrıca yıllar önce Ankara’da geçmiş dönemde yıllarca faaliyet göstermiş olan hemşehrilerimizinde alışveriş yaptığı Kayaş’ta ZAROAĞA adında süt fabrikası yoğurt bulunuyordu.)

PEKMEZ NASIL KAYNATILIRDI ?

O senelerde dut silkelenirken altına örtü yazılmadığından (yokluğundan olsa gerek) dolayı pekmez kaynatılmadan bir-kaç gün önce dut ağaçlarının altı sulanır ve dudun dibindeki otlar, dut toplanırken altına kaçmaması için mutlaka biçilirdi.

Pekmez kaynatılacağı bir-kaç gün önce konu komşuya ve akrabalara çocuklarla (hizmet uşağı)haber salınarak (“ Anamın selamı var yarın pekmez kaynatağız, sizleri kuvam yalamaya çağırıyor “ şeklinde )şerbet içmeye, kuvam yalamaya davet edilirdi. Bu davet bir gelenekti ve mutlaka yerine getirildi.

Pekmez pişirmede ilk aşamada üzümağarıda bulunan keten çuvallardaki dudun çıplak ayakla çiğnenmek suretiyle elde edilen suyunun dışarıdaki dağanlarda çökertildikten sonra tortusu tabanında bırakılıp kalan şırası altında ateş yanan başka bir dağana alınır ve burada oluşan şerbet; (zamanımızda kullanılan pipete benzeyen adını hatırlayamadığım) içi boş bir otla içilirdi.

Altında çıralı odun yandığından dolayı harlı ateşte kaynayan dudun şıradan sonraki koyulaşmış hali pekmezdir. Pekmezin savurtulması ile elde edilen köpük ayrı bir kaba alınarak gelen misafirler ikram edilirdi. Misafirler de dut yaprağını “ yudum” yapmak suretiyle göz alıcı altın rengindeki köpüğü yerlerdi.

Diğer taraftan kaynayan pekmez dağandan kaplara alınır,çok az miktarda da dağanın dibinde bırakılır, bırakılan pekmez yanan ateşin de etkisiyle gittikçe koyulaşır ve en koyu zamanında dağan ateşten alınır ve bir süre sonra da misafirler “ kuvam “ı dağanın dibinden işaret parmaklarının büküp bulaşan kuvam afiyetle yerlerdi.

Dut o dönemlerde aile için çok önemliydi. Çünkü her  aile yaz ve kış şeker ihtiyacını dudun ürünleri olan başta pekmez, köftü, sucuk dut kurusu vb.den alıyordu. O tarihlerde şeker bol olmamasından dolayı memleketimizin sembolleşmiş tatlısı olan sarı burmaya  da o zamanlarda da pekmez kullanılmakta idi. Ayrıca çocukların ellerine tutuşturulan köftü ve dut kurusu ise onları mutluluktan adeta uçururdu.

Her ailenin mutlaka bir dudu vardı. Kendisinin yoksa  bile bir yakının gösterdiği bir dudu silkeler ve tatlı ihtiyacını pekmez kaynatmak suretiyle o duttan karşılardı.

Bu bakımdan dut ağacı o kadar kıymetliydi ki, aile dutları da mirasına tek tek dahil eder, icabında çocuklar arasında paylaştırılır ve hatta kız evlatlara çeyiz olarak ta verilirdi.

Kışlık ve yazlık tüm gıda ihtiyaçları her aile kendileri tarafından üretilmeğe çalışıldığı üretilemeyenlerinde bir şekilde başkasından tedarik edildiği o senelerde ; un, bulgur ,tarhana, pekmez gibi ana gıda maddeleri  göçmeden (yazlık) bağda üretilip dama göçerken beraberinde götürülür ve bir kış boyunca da tüketilirdi.

1970’li yıllarda bağlara göçülmemeğe başlandığında diğerleri gibi dut ağaçları da kaderine terk edildi ve hatta bazıları mobilyacılara yıllar önce satıldı bağlar da heyelandan kayboldu bile. Böylece adına festivaller yapmış olduğumuz, türküler yakmış olduğumuz dut ağaçları ve diğerleri birer birer yok oldular. Festivale gelen özel misafirlere bile ikram etmek için dut zor bulunabildi .

Ta ki yeniye gelinceye kadar.

Kamuya ait bile olsa artık Sütçüler’imizin de dut bahçeleri ve bunun gelişimi ile ilgili de projeleri var.

Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

RIDVAN ERTAN “ ya tutarsa “ maya tuttu gibi memleketimin toprağında da lavanta yetiştiriciliği başladı ve pek sevmişe benziyor gün geçtikçe rağbet artıyor özlemlediğimiz benzer görüntüler pek yakında (bu yaz) gibi “ DEMİŞTİ, SUTCULER’imiz, “PARFUM VADISI” diye adlandirilan her yil yuzlerce otobusle gelen turisti agirlayan,gulun baskenti diye vasıflandırılan Guneykent ve yine adi lavanta ile ozdeslesmis Kuyucak köyünden daha fazla ve daha guzel ozelliklere sahiptir. Inaniyoruz ki SUTÇULER’miz ikinci bir Güneykent ve yine ikinci bir Kuyucak olacak hatta guzelliklerinden dolayi zamanla onlari geride bile bırakabilecek özelliklere sahiptir. DEMİŞTİM, Ya siz ne dersiniz. Bu iş Güneykent ve Kuyucak gibi başarılabilir mi ? Cevabınız evet ise başarmak için bugün ki durumda neler yapımalıdır ?

RIDVAN ERTAN

   ya tutarsa   “    maya tuttu gibi
memleketimin toprağında da lavanta yetiştiriciliği başladı ve pek sevmişe
benziyor gün geçtikçe rağbet artıyor
özlemlediğimiz benzer görüntüler pek yakında (bu yaz) gibi “

DEMİŞTİ,

SUTCULER’imiz,

 “PARFUM VADISI” diye adlandirilan her yil yuzlerce otobusle gelen turisti agirlayan,gulun baskenti diye  vasıflandırılan  Guneykent ve yine adi lavanta ile ozdeslesmis Kuyucak köyünden daha fazla ve daha guzel ozelliklere sahiptir.

Inaniyoruz ki SUTÇULER‘miz ikinci bir Güneykent ve yine ikinci bir Kuyucak olacak hatta guzelliklerinden dolayi zamanla onlari geride bile bırakabilecek özelliklere sahiptir.

DEMİŞTİM,

Ya siz ne dersiniz.

Bu iş Güneykent ve Kuyucak gibi başarılabilir mi ?

Cevabınız evet ise başarmak için bugün ki  durumda

 neler  yapılmalıdır ?

KÖYBOĞAZINDA (BOĞAZKÖY) HARMAN KALDIRIRKEN

KÖYBOĞAZINDA (BOĞAZKÖY) HARMAN KALDIRIRKEN

(Soldan sağa ) Salih Özcan (Özel İdare memuru, dayımız),Ömer Şentürk,Hüseyin Avni Turan (Yeşil Sütçüler Gazetesi sahibi,eski belediye başkanı), Mustafa Demirkan (elinde silah olan namı diğer Gözlüklü) ve Yakup Özcan.

Oturanlar;(soldan sağa) Aptullah Uyankaya( Namı diğer Aptullah Çavuş) ,Mehmet Altıntaş (Molla Yusuf oğlu) , eski belediye başkanlarından Osman Ali Apaydın (dayımız) , Etem Doğankaya (babam) ,Ömer Başaran (Köyboğazı’nda tarla sahibi) ve Hüseyin Altıntaş (eski belediye başkanlarından) ve çocuklar ?

Fotoğrafta bulunan büyüklerin tümü vefat etmiş olup bu vesile ile onlara Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Çocukları tanıyamadık)

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

MEHMET ALİ POYRAZ

Bu anlattıklarım yaşanmış bir Sütçüler hikâyesidir.
Rahmetli Haydar Şavkan’ın Belediye Başkanı olduğu yıllarda bir gün bir zat çıka gelir Sütçülere. Belediye Başkanını makamında ziyaret eder. Soranlara da adının Mehmet Deren olduğunu söyler. Mehmet Deren kendisini Burdur/Bucaklı ve turizm organizatörü olarak tanıtır. Belediye Başkanı Rahmetli Haydar Şavkan’ı ziyaret ettiği esnada Sütçülerin bakir bir yer olduğunu ve buraya İskandinav ülkelerinden turist getirmek istediğini belirtir. İlk etapta 25 kişilik bir grubu getirebileceğini ne de olsa hemşeri sayılırız, benim de Sütçülerin kalkınmasına katkım olsun der. Belediye Başkanının heyecanlandığını gören Mehmet Deren, bunun daha başlangıç olduğunu ve her ay düzenli olarak onlarca hatta yüzlerce turisti getirebileceğini, Sütçülerin makûs talihinin turizmle canlanacağını ve Sütçülerin gelişmiş ilçeler seviyesine yükselebileceğini söyler. Yalnız gelecek olan turistler için otelin olup olmadığını sorar. Belediye Başkanı Haydar Şavkan o konunun sorun olmadığını belediye binasının üst katını boşaltır 25-30 kişinin kalabileceği yere dönüştürebiliriz der. Mehmet Deren hemen başlayalım o zaman der. Yeme içme işinin de Cafer Şafak’ın lokalinde olabileceği söylenince lokali görmek ister Mehmet Deren.Lokale hemen gidilir eksik gedik ne var ne yok diye bakılır.Lokaldeki tuvaletin alaturka olduğunu ve ecnebilerin bu tuvaleti kullanamayacaklarını belirtilir ve hemen alafranga tuvalet taşının konmasını ister.Hemen alafranga tuvalet yapılır.Bu esnada da Sütçüler Belediyesinin üst katı hemen boşaltılır, boya badana işleri yapılır, 30 kişilik yatak, yorgan, masa sandalye ve nevresim gibi malzemeler temin edilir. Belediye Başkanlığı konuyu esnafla paylaşır. Esnaf ve halk, evlerinin kapı ve çerçevelerini boyamaya başlar. Çarşının belli yerlerine sigara izmaritleri ve çöplerin atılması için çöp kutuları konur. Bu arada organizatör belediyenin sağladığı yerde yatıp kalkmakta, Cafer Şafak’ın lokalinde kahvaltı ve öğle yemeğini yemekte. Akşamları ise mükellef bir sofra da ağırlanmaktadır. Bu durum günlerce böyle devam etmektedir.
Bu arada halk ta heyecanlanmaktadır. Bu İskandinav ülkesi nerededir? Acaba hangi yabancı dili konuşmakta? Almanca mı, Fransızca mı yoksa Hollandaca mı? Kendi aralarında bir yol bulmaya çalışırlar. Bazıları çıkar der ki uluslar arası dil İngilizcedir. Buna göre hareket etmemi z gerekir der. Ve gün geçtikçe artık esnaf van dolar, tu dolar, tri dolar demeyi öğrenir. Bazen kendi aralarında bayanlar için misis erkekler için kullanılan hitap şekli olan mister kelimelerini kullanarak birbirlerini tiye alırlar.
Organizatör hedefine ulaşmak için yeni eksiklik daha belirler. Turistlerin rakı içmediklerini viski içtiklerini ve bu kadar viski Sütçülerde bulunabilir mi diye sorar. Sütçüler de değil Isparta da dahi bu kadar viskinin bulunamayacağı belirtilir. Organizatör ben size bu viskilerin temini konusunda yardımcı olayım der. Ankara da bu işleri yapan benim arkadaşlarım var. Oradan alıp gelelim. Turistler biran önce gelmek istiyorlar der. Cafer Şafak ‘a Ankara fikri cazip gelir. Arkadaşları ile bir Murat 124 arabaya binip Ankara ya giderler. Organizatör para hazır mı diye sorunca para yok derler. O zaman bu iş burada biter der organizatör. Oturup yeni bir durum değerlendirmesi yaparlar ve Ankara daki hemşeri kahvesine giderler. Orada projeyi anlatırlar ve gerekli olan 15 bin tl yi hemşerilerden toplarlar ve organizatöre verirler. Kızılay da bir iş hanı önünde dururlar. Organizatör –Siz burada bekleyin. Şu 4. katta oturuyor. Hem kendisiyle tanışın hem de malımızı alıp gidelim. Der. Cafer Şafak ve arkadaşları bir veya iki saat kadar beklerler.Ne gelen var dır ne de giden.Arabadan inip iş hanını kontrol ederler. Sorup soruştururlar oralarda. Ne böyle bir iş yapan vardır o iş hanında, ne de böyle birisi. Hanın iki kapısın vardır. Bir kapıdan giren Mehmet Deren diğer kapıdan çıkıp gitmiştir. Dolandırıldıklarını anlarlar. Cebeci deki hemşeri kahvesine tekrar giderler. Başlarından geçeni anlatırlar. Kahvedeki hemşerilerimiz ceplerine biraz harçlık koyar ve Sütçüler’e gönderirler. Sütçüler’e gelir gelmez hemen ilk iş olarak savcılığa suç duyurusunda bulunurlar. Bu şahıs altı ay sonra başka bir iş üzereyken emniyet tarafından yakalanıp adliyeye teslim edilir.

EDİTÖRÜN NOTU

Her şeyden önce bu yazıyı kaleme alan MEHMET ALİ POYRAZ’a teşekkür ediyoruz.

YEŞİL SÜTÇÜLER

YEŞİL SÜTÇÜLER

Çıktım Kepez dağına seyran eyledim,
Yeşiller içinde Güzel Sütçüler.
Havası güzeldir bulunmaz eşin,
Dağların içinde Yeşil Sütçüler.

Kıvrım, kıvrım giden yoluna bakın,
Ardıç Çam kokulu dağına bakın,
Baharda açılan gülüne bakın,
Dünyada bulunmaz eşin Sütçüler.

Binbir çiçek açar, yeşerir yazın.
Al yeşil giyinir Dut’un Kiraz’ın,
Her zaman Cömerttir her vatandaşın,
Sevdan ile bir hoş oldum Sütçüler.

Sütçülerin yaylası var, köyü var.
İnsanları olgun temiz huyu var,
Bahçesinde Fındığı var Narı var
Görmeyince derdim artar Sütçüler.

Sütçüler’im yaz gelince şenlenir,
Açar Lale Sümbül Müşkürüm’ü derlenir.
Kavağın dibinde çay bahçesinde;
Hatıralar birer birer canlanır.

Sütçüler’im sis mi indi başına ?
Kameradan göremedim ben seni.
Sevdan depreştikçe içimde benim
Çözemedim çözemedim ben seni

MUZAFFER ÖZBALCI

ATSO’nun gündemi; Kirada dolar krizi

ATSO’nun gündemi; Kirada dolar krizi

ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) meclis üyeleri, dolar ve euro’daki ciddi artış nedeniyle birçok işyerinin kira bedelinin dövizle olmasından dolayı kiraların ödenemez hale geldiğini belirterek, üye işyerlerinden ‘Meydana çıkalım, dolar yakalım’ gibi eylem talepleri geldiğini kaydetti.

Merkez Bankası’nı suçlayan ATSO Başkanı Davut Çetin ise kiraların sabitlenmesi için KHK çağrısında bulundu.

ATSO’nun mayıs ayı meclis toplantısının ana gündemini, döviz kurundaki artış oluşturdu. Döviz üzerinden kiralarını ödeyen işyeri sahiplerinin euro ve dolarda yaşanan artış nedeniyle çok ciddi zarar yaşadığı kaydedildi. ATSO meclis üyeleri, dolar ve euro’daki ciddi artış nedeniyle birçok işyeri sahibinin kira bedelini ödeyemez hale geldiğini belirtirken, bazı üyeler ise üye işyerlerinden ‘Meydana çıkalım, dolar yakalım’ gibi eylem talepleri aldığından bahsetti.

MERKEZ BANKASI SESSİZ KALDIĞI İÇİN

ATSO Başkanı Davut Çetin’in de ana gündem maddesini döviz kurları, dolar ve euro’nun çıkışı ve TL’nin serbest düşüşü oluşturdu. Liranın değer kaybının bir yılda yüzde 32’ye, bir ayda yüzde 16’ya, hatta bir günde yüzde 2-3’e kadar çıktığına işaret eden Davut Çetin, “Türk Lirası dünyanın en çok değer kaybeden paralarından birisi oldu. Bu noktada Merkez Bankası’nın düne kadar görevini layıkıyla yaptığını söylemek mümkün değil. Son 2-3 yıldan beri faiz politikasını netleştirmesi gerektiği sürekli dile getirilmiştir. Piyasa aylardan beri Merkez Bankası’nı test ediyor. Merkez Bankası sessiz kaldığı için döviz serbest tırmanışa geçti” dedi.

KİRALAR DÖVİZLE OLMAMALI

Kira artışıyla ilgili 2016’da da çok ciddi serzeniş aldığını, kiraların kesinlikle dövizle olmaması gerektiğini belirten Çetin, “AVM’lerde de dövizle olmaması gerekiyor. 2016’da da her türlü çağrı yapıldı kiraların dövizle olmaması yönünde ama başarılamadı. Belki bu kanun hükmünde kararnameyle çıkarılabilir, kiralar sabitlenebilir veya döviz rakamı sabitlenebilir. Burada çok ciddi mağduriyet var ve en önemli mağduriyet de kiralarda” dedi.

(www.gunhaber.com)Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) –

GEÇMİŞ OLSUN ACİL ŞİFALAR

GEÇMİŞ OLSUN ACİL ŞİFALAR

Memleketimizin  çok değerli yeri doldurulamaz iki hocası Hacı Hafız Ramazan Sarışahin Antalya yaşam hastanesinde

Hacı Hafız Süleyman Erener ısparta Meddem hastanesinde

başarılı bir kalp operasyonu ameliyatı geçirmişlerdir

şu mübarek günler hürmetine

DUALARIMIZLA (Kaynak;Rıdvan Ertan)

Gülü Kokla, Ihlamuru Topla  

Gülü Kokla, Ihlamuru Topla  

Özellikle son iki yılda şehir merkezini 500 bin gülle donatan Belediye Başkanı Günaydın, ıhlamurların çiçek açtığı bu günlerde vatandaşlara ıhlamurları toplama çağrısında bulundu. Başkan Günaydın, “Gülü kokla, ıhlamuru topla” mesajı verdi. 

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, son iki yılda 78 ayrı çeşitte, 500 bin adet dikilen güllerle şehrin açık hava gül müzesine çevrildiğini söylerken, bu rakamın 120 çeşitte bir milyona, sarmaşık güllerle birlikte bir milyon yüz bin adede ulaştırılacağını kaydetti. Başkan Günaydın yine şehre 150 bin adet dikilen ıhlamur ağaçlarının çiçek açmaya başladığından bahsederek, vatandaşlara ‘ıhlamurları toplayın’ çağrısında bulunurken, “Ihlamur, koku, etki, terapi bakımından Isparta gülü ile kardeştir” dedi. **IHLAMUR ISPARTA GÜLÜ İLE KARDEŞTİR, TOPLAYIN 

Isparta Belediye Başkanı olduğu ilk dönem ile birlikte şehre ıhlamur ağaçları diktiklerini hatırlatan Başkan Günaydın, bu ağaçların şu anda 10-18 yaş aralığında her mahallede, her caddede bulunduğunu söyledi. Ihlamur ağaçlarının bugünlerde çiçek açmaya başladığını kaydeden Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, “Ihlamur, koku, etki, terapi bakımından Isparta gülü ile kardeştir. Bir ara ıhlamurun kilosu 200 liraya kadar çıkmıştı. Türkiye’nin hemen hemen en kaliteli ıhlamuru şu anda Isparta’da. Bir ara Yalova’dan bir firma gelmiş ve ıhlamurlara talip olmuştu. Ancak biz belediyemize gelir kaynağı olmasına karşın izin vermemiştik ve halkımızın toplamasını istemiştik. Şimdi de yine halkımıza çağrıda bulunuyorum. Halkımızın bu ıhlamurları, ağaçlara ve dallarına zarar vermeden toplamalarını istiyorum. Bu ıhlamurlar belediyemizin Isparta halkına bir hediyesidir. Toplamaları en doğal haklarıdır. Kendi ihtiyaçları yoksa yine toplasınlar, komşusuna, hastasına götürsünler. Isparta’mızdaki tüm ağaçlar toplansa Türkiye’ye yeter” ifadelerinde bulundu. (www.ajans32.com)

YÖRÜK ÇOCUĞU BÖYLE OYNAR

YÖRÜK ÇOCUĞU BÖYLE OYNAR

https://youtu.be/g-oyörük çocuğu ile ilgili görsel sonucuBmTXk0M4ĞU DEDİĞİN TEKE ZORTLATMASINI BÖYLE OYNAR

 (www.youtube.com)

Oyunun vidosunu izlemek için lütfen aşağıdaki linki tıklayınızhttp://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=g-oBmTXk0M4

Teke zortlatması

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Atla: kullanara

Başlığın diğer anlamları için Teke (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.

Teke zortlatması, (Değişmeli Oyun olarak da bilinir), BurdurIspartaAntalyaDenizli ve Fethiye çevresinde yaygın halk ezgisi ve bu ezgi eşiliğinde oynanan zeybek türü halk oyunu.

Teke Bölgesinde göçebe yaşayan Yörüklerin yaşamındaki erkek keçinin (teke) hareketlerini yansıtan ve bağlamada özel tezene tavrı olan oyundur. [1] En tanınmış teke oyunlarından olan teke zortlatması (tekenin kızışma döneminde dişisine çıkardığı sesten dolayı zortlatma ya da zortlama denir), tekenin kızdığı zamanki davranışlarını canlandıran, zeybek türü oyunlardandır. Çoğu kez oyundan önce kavalla guval havası denen bir tür uzun hava çalınır. Oyun, yelleme ve hoplatma olmak üzere iki bölümdür. Yelleme çeşitli el ve kol figürleriyle, çökmelerle yapılır. Bunu izleyen hoplatmada aynı oyun daha hızlı olarak oynanır. Hızlanan tempoya bağlı olarak oyuncular sık sık yer değiştirirler. Teke zortlatmasına değişmeli oyun da denmesinin nedeni budur. Sipsi ya da cura eşiliğinde oynanan keçi zortlatmaları genel olarak sözlüdür. Kadın erkek bir arada oynandığı gibi, yalnızca kadınlar ya da erkekler tarafından oynananları da vardır.

Afyon yöresinde kaşıklı zeybek biçiminde oynanan oyunlara da figürlerdeki benzerliğe dayalı olarak teke zortlatması denir. Zortlatmanın değişik yörelerde zatlatmazotlatma ya da zorlatma biçiminde değişik söylenişleri de vardır. (www.wikipedia.org)

 

SÜYAD’IN KURULUŞUNUN 28.YILI

SÜYAD’IN KURULUŞUNUN 28.YILI

Şubat 1990 yılında kurulan SÜYAD  bu yıl 28.yılını tamamladı.

Kurulduğundan bugüne kadar geçen süre içerisinde SÜYAD;

çeşitli faaliyetlerde bulunmakta, geceler tertiplemekte,kuruluşundan bu yana  ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilere devamlı burs vermekte ve  çeşitli etkinlikler de  tertip etmektedir.

Sütçüler Hidroelektrik Santralı yapıp işleten Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin kuruluşunda öncülük ettiiği gibi , geleneksel hale gelmiş olan FUTBOL TURNUVASI’nı yıllardan beri başarıyla devam ettirmektedir.

Merhum Hüseyin Turan’ın çıkarmış olduğu Sütçüler gazetesinde Süyad’ın kuruluşu ile ilgili olarak yayınlanan haberi sizlere sunuyor ve bu vesile ile  bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkürlerimizi iletiyor, ebediyete intikal etmiş olanlara da Allah’tan rahmet diliyoruz.

 

DEMİREL’İN ESERİNE SAHİP  ÇIKTI 

DEMİREL’İN ESERİNE SAHİP  ÇIKTI 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuşmasında son 16 yılda Isparta’ya önemli eserler kazandırdıklarını hatırlatarak Süleyman Demirel Üniversitesi’ne yaptıkları yatırımı anlattı.

Erdoğan, Demirel’in eserine sahip çıkarak “. Bir üniversite şehri olan Isparta’da barınma ihtiyacını karşılamak için 7 bin kişilik yurt yaptık. Üniversiteyi Isparta’ya biz getirdik. 

Bu yıl 4 bin kişilik yurt daha açacağız.

 

Bunlara 3 bin 500 kişilik kapasite daha ekleyeceğiz” dedi. (www.ajans32.com)

DARİO MORENO

Dario Moreno-Deniz Ve Mehtap

DARİO MORENO

İzmir doğumlu olup Fransa’da ün yapan DARİO MORENO Türkiye’nin iyi niyet elçisi idi.Yapı ve Kredi Bankası’nın reklamlarında da oynadı.1968 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.

DENİZ ve MEHTAP şarkısı hala belleklerimizdeki yerini korumaktadır.

Günümüzde artık yok olan bir gelenek “ahiretlik”

Günümüzde artık yok olan bir gelenek “ahiretlik”

Eski Türklerde büyük önem verilen “Tuz ekmek hakkı” anlayışının devamı olarak uygulanan ahiret kardeşliği adıyla kurulan kardeşlik ve dostluk “ahiretlik” veya “ahretlik” adıyla devam ettirilmiştir. Bilhassa genç kızlar ve kadınlar arasında görülen bu kardeşlik ahlak, kişilik ve huy benzerliği olan kişiler arasında kurulmuştur. Genç kızlar arasındaki ahiretlik anlaşması, genç kıza hayat boyu yalnız olmadığı anlayışını kazandırırdı. 
Ahiret kardeşi olan kimseler birbirlerine hediye verirler. Sevinçli ve üzüntülü zamanlarında birbirlerinin yanında yer alırlar. Hayattayken birbirlerine yardımcı olan ahiret kardeşlerinden birisi öldüğü zaman, sağ olan vefat edenin ruhu için hayır ve hasenat yapar, ailesine ve çocuklarına yardımcı olur. Onların sıkıntılarını gidermeye çalışır. Ahiret kardeşi olan kimselerin aileleri de aynı münasebetleri devam ettirmeye çalışırlardı. Günümüzde bu gelenek yok denecek kadar azalmıştır.(Alıntıdır)

 

GÜNAYDIN İNSAF… İŞ BİTMİŞ DAĞ KALMAMIŞ ..

 

Doğayla daha barışık madenciliği amaçlayan proje

GÜNAYDIN İNSAF… İŞ BİTMİŞ DAĞ KALMAMIŞ ..

.Bu şekildeki dağ yok etmenin NERESİ DOĞAYLA BARIŞIK MADENCİLİK OLUR…

 PARA HER ŞEYİN ÖNÜNE GEÇMEKTE..

İnsafın..Bilmin…….!Yazılanları üzülerek okumaktayım.. Geçmiş ola yıllardır bağırdık maden ocakları göllerin ekosistemini tareımı olumsuz olak etkilemekte diye…Şimdi dağ mı taş mı bıraktılar.. Neyi araştıracaksınız.. Yıllardır bırakılan atıklar belli.. Etkileri ortada….”Isparta ilinin 2017 yılındaki yaklaşık 270 Milyon Dolarlık ihracatı içinde 70 Milyon Dolar ihracat ile doğal taş ihracatı birinci sırada yer almaktadır..” övünmek se başka bir gariplik.. Bu gün kazandınız..Geleceği -iklim su tarımı yok ettiniz…

DAĞ BIRAKMADINIZ SÜTCÜLERDE EĞİRDİRDE BURDURDA DEDEGÖLDE…

EROL KESİCİ

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

 

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

Bu yıl 26. yaşını kutlayan, büyük öğrenci potansiyeli ile Isparta’yı bir üniversite kenti haline getiren Süleyman Demirel Üniversitesinin 2017- 2018 Eğitim- Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Valilik önünden Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine doğru gerçekleştirilen “Isparta’ya Teşekkür ve Veda Yürüyüşü” ile başladı.

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

Bu yıl 26. yaşını kutlayan, büyük öğrenci potansiyeli ile Isparta’yı bir üniversite kenti haline getiren Süleyman Demirel Üniversitesinin 2017- 2018 Eğitim- Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Valilik önünden Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine doğru gerçekleştirilen “Isparta’ya Teşekkür ve Veda Yürüyüşü” ile başladı.

Törende ilk olarak Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Merkez yerleşkede yer alan tüm fakülte ve meslek yüksekokulları akademisyenleri ile öğrenciler, Antalya Büyükşehir Belediyesi Bandosu ve Orkestrası eşliğinde, eğitim hayatı boyunca kendilerine kucak açan şehri selamladı.

Mutlu ve hüzünlü bir o kadar da gurur verici okul yıllarını geride bırakan binlerce SDÜ’lü öğrenci, heyecanla bekledikleri mezuniyet gününe kavuştu; 19 Mayıs Açık Hava Tiyatrosu ve Öğrenci Meydanı’nda aileleri, arkadaşları ve üniversite hayatı boyunca kendileri için emek veren hocaları ile diplomalarını almanın ve keplerini havaya atmanın mutluluğunu birlikte yaşadı.

Hayatın en güzel dönemlerinden biri olan üniversite yıllarını büyük emeklerle bitirmeye hak kazanan mezunlar, Antalya Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde gerçekleştirdikleri kortej yürüyüşü ile konukları selamladı.

Sağanak yağış altında gerçekleşen Mezuniyet Törenin de SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız’ın yönetiminde “Mezuniyet Andı”nı birlikte okuyan öğrenciler, keplerini havaya fırlatarak mezun olmanın haklı gururunu yaşadı.

Törende, aileler, büyük emek ve fedakarlıklarla okuttuğu evlatlarını izlerken duygulu anlar yaşadı..(wwwegirdirakingazetesi.com)

 

Ş İ M D İ    V E D A     Z A M A N I 

 

Ş İ M D İ    V E D A     Z A M A N I 

Yapamazlar, yapılamadı denildi.

Yaşanan zorluklara, çekilen sıkıntılara rağmen  yapıldı.

Otuzsekiz parça mülk  beş yıl süreyle ipotek verilmek suretiyle bu santral  yapıldı.

Yapıldı ve yirmi yıl işletildi.

Proje ve inşaat dönemiyle birlikte yirmibeşyıl geçti aradan.

Hani derler ya zaman su gibi akıp gidiyor  aynen öyle oldu ve  işletme için  tanınan süre bitti.

Sayıları yediyüzü bulan gerçek anlamda halk kuruluşu  olarak küçük küçük paylara  sahip  bir ortaklığın yapıp işlettiği santralın yine aynı halk ortaklığıyla   işletilmesine  devam edilmesi,  

hak olduğu halde  sormadılar bile.

Ödenmeyen alacakları  da olduğu halde  Sütçüler’imizin halkın gücüyle yapılan ilk ve son sanayi tesisini  apar topar sattılar.

Şimdi kocaman bir orman olan ve sayıları bir-kaç yüzü bulan  dikip gözümüz gibi baktığımız ağaçlarımız 

şimdi ne olacak ?

Verilen bunca emekler bağlanan umutlardan ve uğranılan haksızlıklardan sonra hüzünlü bir şekilde.

Ş İ M D İ   V E D A    Z A M A N I

Türkiye’nin Maldivlerini yok edecek festival

Türkiye’nin Maldivlerini yok edecek festival

Türkiye’nin göz bebeği doğa miraslarından biri olan Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik çadırlı müzik festivali organizasyonuna göl uzmanı akademisyenden sert tepki geldi.

Burdur’da Salda Gölü kıyısında yapılmak istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen ‘Salda Gençlik Festivali’ne tepki gösteren Türkiye’nin önemli göl ve sulak alan uzmanlarından Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Böyle bir yerde böylesine büyük bir kalabalıkla müzik festivali yapılması hakikaten akıllara ziyan bir şey. Bence bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir. Pamukkale travertenleri ne kadar değerliyse, Salda Gölünün bembeyaz kumsalları da aynı ölçüde, hatta daha fazla değerlidir. Pamukkale de insanların ayakkabılarıyla o beyaz travertenlerin üzerine girmelerine nasıl izin verilmiyorsa Salda için de bu böyle olmalı. Bırakın araçlarla girmeyi, ayakkabı ile bile girilmemesi gereken bir doğal mirastan bahsediyoruz. Salda Gölü’nün kıyısındaki o bembeyaz kumsallar, biyomineralizasyon diye adlandırdığımız bir olayın sonucu oluşuyor. Siz buraları çiğneyerek, ezerek karartacaksınız” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’NİN NAZAR BONCUĞU İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, bembeyaz kumsalları, berrak suları ve turkuaz rengiyle Türkiye’nin Maldivleri olarak anılıyor. Ancak bu güzelliği Salda Gölü’nün son yıllarda yoğun bir ziyaretçi akınına uğramasına neden oldu. İnsan baskısına bir de gölü besleyen derelerin üzerine DSİ eliyle gölet inşa edilmesi eklendi. 2014 yılından itibaren su seviyesinde düşüş gözlenen Salda Gölü’nün ünlü beyaz kumsalları da giderek rengini yitiriyor. Lüks Jeeplerle ve eğlence uğruna beyaz kumsalların tahrip edilmesine, göl kıyısında mangal keyfi yaşamak isteyenler de eklenince birkaç yıl öncesine kadar el değmemiş görüntüsüyle Anadolu’nun nazar boncuklarından biri olan Salda Gölü için tehlike çanları çalmaya başladı.(www:odatv.com)

ARDIÇLI KÖYÜNE YERLİ VE YABANCI AKINI HIZ KESMİYOR

ARDIÇLI KÖYÜNE YERLİ VE YABANCI AKINI HIZ KESMİYOR

Isparta Belediyesi tarafından 11-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali kapsamında pilot bölge ilan edilen Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyüne yerli ve yabancı turist akını devam ediyor. Festival süresince 60 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Ardıçlı Köyüne bugünlerde Hollanda, Almanya, Kore gibi ülkeler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistler gelmeye devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, “Ardıçlı köyümüzü festival kapsamında başarılı bir şekilde tanıttık. Şimdi binlerce turist Ardıçlı’ya gelerek gülü görüyor, kokluyor ve huzur buluyor, köyümüzde turizmden ekonomik girdi sağlıyor” derken, Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin amacına ulaştığını belirtti.

Keçiborlu Ardıçlı Köyü Muhtarı Yakup Yolcu ve beraberindeki heyeti, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret ederek, Gül Fuarı ve Festivali kapsamında köylerinin pilot bölge seçilmesi ve tanıtılmasından dolayı teşekkür etti. Muhtar Yolcu, “Gerek Türkiye’nin gerekse dünyanın çeşitli ülkelerinden festival boyunca ve şimdilerde de köyümüze turist akını yaşıyoruz. Katılım oldukça iyi, patlama oldu diyebiliriz. Köyümüz gülcü bir köy. Sayın başkanımız bu yıl festival ayağında Ardıçlı köyümüzü seçti ve bizleri ihya etti memnun etti. Yapılan hizmette çok büyük, beklentilerimizin çok üzerinde gerçekleşti. Şahsım ve köy halkım adına teşekkür ediyorum. Yapılan hizmetten çok memnunuz. Festival sonrasında da turlar devam ediyor. Bunun sonu daha güzel olacak. Bu etkinliklerin devamını bekliyoruz. Başkanımız Ardıçlı’dan tonlarca gül dağıtılacak dedi. Bilhassa Anneler Gününde 17 bin ziyaretçiyi ağırladık ve bu günde on binlerce çiçek annelerimize dağıtıldı. Başkanımız sayesinde Ardıçlı köyümüzü Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyaya da tanıtmış olduk” şeklinde konuştu.(www.isteispatya.com)

Gülün Kokusu Dünyaya Yayıldı

Gülün Kokusu Dünyaya Yayıldı

Isparta Belediyesi tarafından 11-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali kapsamında pilot bölge ilan edilen Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyüne yerli ve yabancı turist akını devam ediyor.

Festival süresince 60 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Ardıçlı Köyüne bugünlerde Hollanda, Almanya, Kore gibi ülkeler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistler gelmeye devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, “Ardıçlı köyümüzü festival kapsamında başarılı bir şekilde tanıttık. Şimdi binlerce turist Ardıçlı’ya gelerek gülü görüyor, kokluyor ve huzur buluyor, köyümüzde turizmden ekonomik girdi sağlıyor” derken, Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin amacına ulaştığını belirtti.

Ke

çiborlu Ardıçlı Köyü Muhtarı Yakup Yolcu ve beraberindeki heyeti, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret ederek, Gül Fuarı ve Festivali kapsamında köylerinin pilot bölge seçilmesi ve tanıtılmasından dolayı teşekkür etti. Muhtar Yolcu, “Gerek Türkiye’nin gerekse dünyanın çeşitli ülkelerinden festival boyunca ve şimdilerde de köyümüze turist akını yaşıyoruz. Katılım oldukça iyi, patlama oldu diyebiliriz. Köyümüz gülcü bir köy. Sayın başkanımız bu yıl festival ayağında Ardıçlı köyümüzü seçti ve bizleri ihya etti memnun etti. Yapılan hizmette çok büyük, beklentilerimizin çok üzerinde gerçekleşti. Şahsım ve köy halkım adına teşekkür ediyorum. Yapılan hizmetten çok memnunuz. Festival sonrasında da turlar devam ediyor. Bunun sonu daha güzel olacak. Bu etkinliklerin devamını bekliyoruz. Başkanımız Ardıçlı’dan tonlarca gül dağıtılacak dedi. Bilhassa Anneler Gününde 17 bin ziyaretçiyi ağırladık ve bu günde on binlerce çiçek annelerimize dağıtıldı. Başkanımız sayesinde Ardıçlı köyümüzü Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyaya da tanıtmış olduk” şeklinde konuştu.(www.ajans32.com)

(FESTİVAL SÜRESİNCE 60 BİN ZİYARETÇİ ALAN ARDIÇLI KÖYÜNE GÖRE SÜTÇÜLER’İMİZİN TABİİ GÜZELLİĞİ TARTIŞILMAZ

BU ZİYARETÇİLERDEN SÜTÇÜLER’İMİZİN DE PAY ALMASI GEREKMEZ Mİ ?

HEMŞEHRİLERİMİZDEN VE DE MAHALLİ YÖNETİCİLERİMİZDEN BU KONUYA DAHA FAZLA DUYARLILIK BEKLİYORUZ.)

AKP’den camilerde iftar yemeği şovu AKP Konya Milletvekili adayı Selman Özboyacı, AKP’nin camide düzenlediği iftar yemeğinde seçim propagandası yaptı. 

AKP’den camilerde iftar yemeği şovu

AKP Konya Milletvekili adayı Selman Özboyacı, AKP’nin camide düzenlediği iftar yemeğinde seçim propagandası yaptı. 

AKP Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığı’nın camilerde düzenlediği iftar yemekleri tepki çekti. AKP’li yöneticiler ve partililerin de katıldığı Ilgın ilçesindeki iftar yemeğinin fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmasının ardından duruma tepki gösteren vatandaşlar, dinin siyasete alet edildiği yorumunda bulundular. Konya Çelebi Camii’nde önceki gün düzenlenen iftar yemeğine AKP Konya Milletvekili Adayı Selman Özboyacı da katıldı. 

ILGIN İLÇESİNDE AKP’NİN CAMİDE İFTAR YEMEĞİ TEPKİ ÇEKTİ

24 Haziran’da sandığa gitmeye hazırlanan Türkiye’de partilerin milletvekili adayları belirlendi, seçim yarışı başladı. Ancak seçim öncesi yapılan propaganda çalışmaları bu kez öyle bir yere girdi ki görenlerin tepkisini çekti. AKP Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığı, seçim öncesine denk gelen Ramazan ayını fırsata dönüştürmek için camilerde iftar yemeği organize etmeye başladı.(www.odatv.com)

Bu satırlar Sabah yazarından: Döviz artışı devam edecek”Herkes bu cinayeti görüyor ama kimse engel olmuyor”

Bu satırlar Sabah yazarından: Döviz artışı devam edecek”Herkes bu cinayeti görüyor ama kimse engel olmuyor”

Hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugünkü yazısında doların artışını Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanına benzetti.

Güngör şöyle yazdı:

“Dünya edebiyatının usta yazarlarından Gabriel Garcia Marquez’in ‘Kırmızı Pazartesi’ romanını okuyanınız var mı bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu kitapla yazar Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştı. Bugün sabah gündeme bakarken aklıma takıldı.

Raftan tekrar indirdim kitabı… Kolombiyalı yazar kitapta kasabada işlenen bir namus cinayetini anlatıyor. Romanın kahramanı Nasar iki kardeş tarafından öldürülüyor.

Nasar’ın öldürüleceği romanın ilk satırlarından belli. Kasabada herkes cinayeti biliyor ama kimse buna engel olamıyor. Anlayacağınız göz göre göre cinayet işleniyor. Bu romanın ekonomiyle ne ilgisi var demeyin. Bana göre, o gün o kasabada yaşananlar, bugün ülkede yaşadıklarımızla benzerlik gösteriyor.

“BİR ŞEYLERİN NORMAL OLMADIĞININ FARKINDALAR”

İmalatçı bir dostum arayıp ‘Kur daha da çıkacak mı nerede durur?’ diyor. 1 yıl önce işlerin iyi gideceğini varsayıp leasingle iki makine daha almış. Şimdi kur arttıkça Güngör, Marquez’in kitabına benzetmesini de şöyle anlattı:

“Tıpkı Kırmızı Pazartesi romanındaki gibi… Herkes tabiri caizse ‘cinayeti’ biliyor ama kimse engel olmuyor.

Vatandaş birbirine ‘Döviz kurunu düşürmek için neden kimse bir şey yapmıyor’ diye soruyor. Ekonomi yönetimi bu soruları görmezden geliyor.

24 Haziran’daki seçime şunun şurasında ne kadar kaldı. Acaba döviz kurlarındaki artışın ‘reel sektöre, kamuya ve vatandaşa maliyetini kimse hesaplamıyor mu?’ diye düşünmeden edemiyorum.

Üstelik, piyasanın Merkez Bankası üzerindeki baskısı büyüdükçe faiz artışı beklentisi artıyor. Sanırım, Merkez Bankası’nın hamlesi bilinmedikçe ve bir aksiyon gelmedikçe döviz kurlarındaki artış devam edecek. Umarım, ekonomi yönetimi dövize müdahale için daha fazla geç kalmaz.”

Odatv.com

.

SÜTÇÜLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK; HER ISPARTA’LININ, HER GÖLLER BÖLGESİ İNSANININ, HER İÇ BATI AKDENİZ’İN VE HER YURDUM İNSANININ GÖREVİ OLMALIDIR VE DE OLMAK ZORUNDADIR, HELE HELE DOĞA SEVERLERİN!

SÜTÇÜLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK; HER ISPARTA’LININ, HER GÖLLER BÖLGESİ İNSANININ, HER İÇ BATI AKDENİZ’İN VE HER YURDUM İNSANININ GÖREVİ OLMALIDIR VE DE OLMAK ZORUNDADIR, HELE HELE DOĞA SEVERLERİN!

                                    Zeki TARHAN – ANKARA

23 Aralık 2017

7 günü, Sütçüler halkı Ankara’ya yaptığı çıkartmayla bir tarih yazdılar. Sosyologlar / Antropologlar ve Tarihi Cografyacılar bu çıkartmayı mutlaka bilimsel bir zemine oturtacak ve sebep – sonuç ilişkilerini objektif ve tarafsız bir şekilde irdeleyeceklerdir.
***
Adeta, üvey evlat muamelesine maruz bırakılmış ve de itilmiş / kakılmış bir CENNET KÖŞEMİZİN insanlarının halet-i ruhuhiyesiyle karşılaşıyorduk. Yıllar önce SDÜ’ nün Orman Fakültemizce düzenlediği “Doğal Alanların Korunması” konulu Sempozyumda tartışılanlar ve son gün Çandır’a / Yazılı Kanyona düzenlenen Teknik gezi ve o gezide Çandır Muhtarının konuşması, tüm SDÜ bilim insanlarımızın Çandır halkımızın yanında yer alışı, gerekirse çıplak bir şekilde Ankara’ ya kadar yürüme kararlılığım gözlerimin önünde bir sinema şeridi gibi canlanıvermişti ISVAK salonlarında!!!
***
Sütçüler Belediye Başkanı Mustafa ÜSTÜN’ün başkanlığında oluşturulan bir minibüs dolusu heyetle gelmişlerdi Ankara’ya ve ISVAK’la buluşuluyordu… ISVAK; onlar için bir çare müessesesi idi, diğer bir deyişle can kurtaran simidiydi. Hani “dert küpü” denir ya, aynen öyle idi Sütçüler.
Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğa

Doğası, Mermer Ocakları ile tecavüze uğruyordu. Ne Dağ ekosistemi kalmıştı ortada ve nede Orman

Doğası ekosistemi. Bırakınız sürdürülebilir kalkınmayı, Havası ve suyu, yaşamın sürdürülebilirliğini de tehdit ediyordu.
Sütçüler ekonomisine, herhangi bir katma değer de sağlamıyordu Mermer Ocakları. Tabiat harikası Yazılı Kanyon, HES tehdidi altındaydı. Sütçüler’ in o çok kıymetli Kekik ve Balı, görmesi gereken itibarı, elde etmesi gereken ekonomik getiriyi, başta belirttiğimiz itilmiş / kakılmışlık zincirini kıramadıkları için, boşaltılmış ve de adete göçe zorlanmış bir yerleşimin son Donkişotları gibiydiler… Sımsıkı, evet evet, sımsıkı bağrımıza bastık bu insanları üçüncü bir saç ayağı olarak ISVAK’ ta.
***
…Ve sonunda; Gazetemizin diğer sütunlarında göreceğiniz gibi, (10) Maddelik bir Sonuç Bildirgesi (=Manifesto ) yayınladık onbir imzalı. Bu Manifestoyu; Yerel Toplumsal Dinamiklerin ve aktörlerin, yerel yönetimler ile mülki idarelerin, bilhassa Merkezi Otoritenin yerel temsilcisinin dikkate alması ve acilen harekete geçmesinin kaçınılmaz olduğunu duyurmak istiyoruz…
GÜNEŞİN GİZEMLİ BAHÇESİ, n’olur ağlama, ISVAK var!!!
YEŞİL SÜTÇÜLERİM, YEŞİL KALACAKSIN MUTLAKA

!!! HOŞÇA KAL.

(Bu yazı www.egirdirakingaztesi’den alınmıştır)

VEKİL GİBİ KARŞILANDI YILLARCA DEMİREL’İN DOKTORU OLARAK GELDİ, ŞİMDİ SİYASETÇİ SIFATIYLA ISPARTA’DA

whatsapp-image-2018-05-22-at-16.43.07-(1).jpeg

1.sıra milletvekili adayı Dr Aylin Cesur şehrin girişinde karşılandı 24 Haziran’da yapılacak seçimde partilerin milletvekili adayları dün kesinleşti.

Buna göre İYİ Parti Isparta’da ilk sırayı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doktoru Aylin Cesur’a verdi. Doktor Cesur, Isparta’ya gelişinde İl ve Merkez İlçe Başkanları, milletvekili aday adayları kalabalık partililer tarafından karşılandı. SDÜ Kavşağında kalabalık partili grubu tarafından karşılanan milletvekili adayı Doktor Aylin Cesur, herkesle tek tek kucaklaştı.

Eşi ile birlikte Isparta’ya gelen ve seçim çalışmalarına başlayacak olan Doktor Cesur, oldukça duygulu olduğunu söyledi. 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in yanında doktoru ve danışmanı olarak 20 yıl boyunca görev yaptığını ve kendisinden çok şey öğrendiğini belirten Cesur, bu birikimlerini Isparta için harcayacağını ifade etti.

 İYİ Parti’nin Türk Milletini kucaklayarak demokrasiye sahip çıkma hedefi ile yola çıktığını belirten milletvekili adayı Aylin Cesur, ‘4-0 yaparak Türkiye’nin siyasetini dizayn eden Isparta yine aynı noktaya gelmelidir’ dedi. Milletvekili adayı Dr Aylin Cesur, son olarak hangi siyasi görüşten olursa olsun insanların seçim süresince sağduyulu davranmaları temennisinde bulundu. Açıklamanın ardından İYİ Parti’nin seçim otobüsüne geçen Dr Aylin Cesur ve parti kadrosu uzun araç konvoyu ile şehre giriş yaptılar.(Haber32 )

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim çalışmaları için vatandaştan bağış ve yardım kampanyası başlattı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Bende para yok. Ateşleyin bakalım. Fırına odun atın biraz. 5 lira, 10 lira, 20 lira yatır ama yatır” diyerek başlattığı yardım kampanyasının ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan da seçim çalışmaları için bağış ve yardım kampanyası başlattı. Kampanyanın sloganı ise “Sen de destek ol”.

Güneykent Çifte Bayrama Hazırlanıyor

Güneykent Çifte Bayrama Hazırlanıyor

Isparta’da bu yıl hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi sonucunda gül hasat sezonu 20 gün erken geldi. Yaklaşık 1 ay daha devam edecek olan hasat sezonu sonunda, Ramazan Bayramı ve Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da, üretimin yaklaşık yüzde 18’e varan kısmında söz sahibi olan Gönen ilçesine bağlı Güneykent’te hasat 20 gün önceden başladı.

Bu yıl havaların sıcak gitmesiyle birlikte, alışılmış zamandan 20 gün erken geldiği belirtilen gül hasat sezonu, Ramazan ayı sonuna dek devam edecek. Güneykent’teki gül hasadı sonunda festival düzenleyeceklerini kaydeden Belediye Başkanı Fahreddin Gözgün, “Festivalimizde yine gül toplanacak, gül kaynatılacak, folklorik gösteriler olacak ve gülün şiiri konuşacak, gülün parçaları ve türküleri konuşulacak. O gün güle dair gerçekten gül gibi bir gün yaşatacağız. Ben bütün herkesi, bayramın 2 ve 3. gününde şeker gibi bir gül bayramı yaşamaya davet ediyorum” dedi.

“BU İŞİ HASSASİYETLE VE BİLİNÇLİ YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Güneykent’te doğduğundan bu yana gül yetiştiriciliği yaptığı belirten Hüseyin Aşan, gülcülüğün güzel ama bir o kadar da zor bir meslek olduğunu anlattı. Aşan, “Doğduğumdan bu yana gülcülük yapıyorum. Gül yetiştiriciliği güzel ama zor bir meslek. Çok küçükken başlıyorsun, verim alabilmek için 3-4 yıl geçiyor. Tabi o arada büyük uğraşlarımız oluyor, işçi sıkıntısı çekiyoruz. Gül otu hiç sevmeyen bir bitki. Hassasiyet göstermek gerekiyor, devamlı çapa ve bel yapmak gerekiyor, bunlara çok dikkat etmek gerekiyor. O yüzden bu işi bilinçli yapmak çok önemli” dedi.

“BU BÖLGENİN GÜLÜ ÇOK DEĞERLİDİR”
Güneykent gülünün, yüksek kesimlerde yetiştiği için Isparta’daki diğer bölgelere göre daha kaliteli olduğunu savunan Aşan, “Bizim bu bölgenin gülü çok değerlidir. Kıymetini bilmek için çok uğraş ve reklam lazım. Gülün değerinin artırılması için büyüklerimizin bu işe el atması lazım. Bizim gülümüz, Isparta’nın ova olan bölgelerinde yetişen güllerden daha değerlidir. Öyle yerlerimiz var ki; rakımı 1500 metre olan yerlerde biz gül yetiştiriyoruz. Gülümüzün yağ ve su oranı bu yüzden çok daha kaliteli oluyor. Burada biz, hem kıraçta, hem de susuz olarak gül yetiştiriyoruz. Böyle olunca da yağında ve suyunda da kalite farkı oluşuyor. Sulu yetiştirilen gülün yağ kalitesi çok düşük olur. Normalde 3-4 tonluk gül yaprağından elde edilecek yağ ve suyu, biz çoğu zaman burada 2,5 tondan aynı miktarda elde edebiliyoruz” diye konuştu.(VİDEO İÇN BAŞLIĞIN ÜZERİNİ TIKLAYINIZ)

Gözyaşları Sel Oldu!

cenaze2.20180522161910.jpg

Gözyaşları Sel Oldu!

Önceki gün görev yeri olan Şırnak’a giderken Şanlıurfa’da trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden Eğirdir Balkırı Köyü Nüfusuna kayıtlı Uzman Çavuş Mehmet KAYAN  bugün öğlen namazına müteakip Eğirdir Balkırı Köyünde yapılan askeri törenle son yolculuğuna gözyaşları arasında uğurlandı.

Törene Isparta Valisi Şehmus Günaydın,  Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, Eğirdir Dağ Komando Okulu Komutanı Tuğg. Ömer Faruk Bozdemir, Yüksek Rütbeli Askerler, AK Parti İlçe Başkanı Veli Gök, İlçe Müftüsü Mustafa Türköz, Daire Müdürleri,  MHP İlçe Başkanı Mustafa Bozkurt ve Yönetimi, Eğirdirliler ve Esnaflar Dayanışma Derneği Başkanı Ali öz, çok sayıda vatandaş katıldı.

Bayramdan sonra düğün hazırlıkları yapan Mehmet Kayan ve Eşi Durana Kayan’ın resmi nikahlarını yaptıkları fakat düğün törenlerini yapmaya hazırlandıkları öğrenildi. Cenaze törenine gelinliğini giyerek gelen Durana Kayan’ın feryatları yürekleri dağladı.

(www.ajans32.com Kemal Erben / EĞİRDİR)

 

Türkiye’de İlk Olacak!

Türkiye’de İlk Olacak!

Vali Şehmus Günaydın, büyük önem verdiği  “Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı” çerçevesinde kurulması kararlaştırılan ve inşaatında sona yaklaşılan Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu.

Vali Günaydın inceleme sırasında yaptığı açıklamada yaklaşık bir ay önce temeli atılan inşaatın 15 gün içerisinde tamamlanacağını belirterek, projenin Türkiye’de ilk olması sebebiyle çok titiz bir çalışma yürütüldüğü söyledi. Vali Günaydın; “ Özenli bir çalışma yürütüyoruz, bütün detayları ele alıyoruz, ilgilendiğimiz konunun hassas olması sebebiyle tüm çalışmaları uzmanlara danışarak yapıyoruz. İç mekânların renk seçimleri bile uzmanların düşünceleri doğrultusunda gerçekleşiyor” dedi.(www.ajans32.com)

 

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Enerji Bakanlığı konutlarda çatı ve dış cepheye konulacak güneş panelleriyle lisans almadan elektrik üretmenin maliyetini düşürmek için çalışma başlattı. Proje onayı, harçlar, dağıtım ve KDV gibi çeşitli iyileştirmelerle 10 kw’lik sistem için maliyet 75 bin liradan 50 bin liraya düşürülecek.

nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, konutlarda çatı ya da dış cepheye konulacak güneş panelleriyle lisans almadan kendi elektriğini üretecek ve fazlasını sisteme 10 yıl boyunca 13.3 dolar/ sentten satacaklar için önemli bir çalışma başlattı. Halen, 10 kw bir güneş paneli sistemi, anahtar teslimi ortalama 15 bin Euro’ya (75 bin TL) mal oluyor. Enerji Bakanlığı’nın: proje çizim ve onay, harçlar, iletim ve dağıtım bedelleri, KDV ve diğer maliyetlerde yapacağı iyileştirmeyle 75 bin liralık tutarın, 50 bin liraya kadar düşebileceği belirtiliyor.

‘7 YIL PEŞİN ÖDE’YE KURULUR’

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, Enerji Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmanın yaz sonunda ya da sonbaharda tamamlanmasını beklediklerini belirterek, maliyetlerin düşmesiyle birlikte çatı tipi güneş paneli kurma girişimlerinin de hızlanacağını belirtti. Telemcioğlu, “Vatandaş, ‘15 yıllık elektrik paranı peşin öde, sistemi kur ve 30 yıl elektrik faturası ödeme’ denilirse panel kurmaya yanaşmaz. Ama, ‘7-8 yıllık elektrik paranı peşin öde, 30 yıl fatura ödeme’ denilirse panelini kurar ve elektriğini üretmeye başlar” dedi.

10 YIL SİSTEME SATABİLECEK

GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, vatandaşın kendi elektriğini üretip, fazlasını da YEKDEM kapsamında sisteme satabileceğini belirterek, “Vatandaş, 10 yıl boyunca sisteme verdiği her birim elektrikten 13.3 dolar/sent alacak. Bu satıştan gelir vergisi ve stopaj da alınmayacak” dedi. Telemcioğlu, YEKDEM’in 2020’de kalkabileceğinin anımsatılması üzerine, “Enerji Bakanlığı’nın bu konuyla ilgili de bir yasa çalışması var. Kendi elektriğini üreteceklerde alımlar devam edecek. Tutar, 13.3 dolar/sent olmaz da örneğin 10 dolar/sent olabilir. Bunun yanı sıra çatılar için yerli katkı desteği verilmesi ve mahsuplaşmanın şu andaki gibi saatlik değil aylık olması, vergisel kolaylıklar, iletim ve dağıtım bedelleri alınmaması ve bu yatırımı yapacaklar için uzun süreli ve düşük faizli krediler sağlanması da bu sistemin önünü açacak önemli adımlardır” diye konuştu.(kaynak;www.ispartahaber.com)

ŞEHİDİMİZ VAR…

ŞEHİDİMİZ VAR…


EĞİRDİR’e bağlı Balkırı (Cire) Köyü’nden olan Uzman Çavuş Mehmet Kayan, izin dönüşü görev yerine giderken geçirdiği kaza sonucunda hayatını kaybetti. Uzman Çavuş Mehmet Kayan, Şırnak’tan memleketi Eğirdir’e izne gelmişti. Önceki gün izni biten ve görev yeri olan Şırnak’a kendi aracı ile gitmekteyken Şanlıurfa İlinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Acı haberi alan Balkırı’da bulunan aile Şanlıurfa’ya hareket etti. Genç yaşta hayatını kaybeden hemşehrimiz Uzman Çavuş Mehmet Kayan’ın nişanlı olduğu ve bayramdan sonra düğün hazırlığı yaptığı öğrenildi.(ADNAN YILMAZSOY)

www.sutculerimiz.com yazı ailesi olarak merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine de sabırlar diliyoruz.

Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze,Güneykent’te açıldı

Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze,Güneykent’te açıldı

– Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze 
– Türkiye’nin ilk gül müzesi olan ‘Güze’ Isparta Güneykent’te hayat buluyor
– Isparta şivesindeki ‘Güzel’ ve ‘Gül Müzesi’ tabirlerinden adını alan müze: ‘Güze’
– Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün:
– “Türkiye’nin ilk gül müzesi Güneykent’te olacak”
– “Gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı, turizmden bahsettiğimizde bir müze olması gerekiyordu, yaptık” 

 
 Isparta Güneykent’te her geçen gün ivme kazanan gül turizmiyle birlikte adını ‘Güzel’ anlamına gelen Isparta şivesindeki ‘Güze’ ve ‘Gül Müzesi’ tabirlerinden alan Türkiye’nin ilk gül müzesi Güze’de son rötuşlar yapılıyor. Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Güneykent’imiz gül turizminde artık ciddi bir yol kat etti fakat, gelen tur gruplarına gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı” dedi. 
  ‘Gül kenti’ olarak anılan Güneykent beldesinde, ilk gül dikimine rastlayan zamanda inşa edilen ve mülkiyeti belediyeye ait olan belde meydanındaki bin 20 metrekare alanda kurulu bina, Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün tarafından Türkiye’nin ilk gül müzesi olacak ‘Güze’ye dönüştürüldü. 
  Yakın zamanda tamamlanacak olan ve yapının orijinaline dokunulmadan küçük müdahale ve onarımlarla inşa edilen Güze’de, gülün serüveni, gülün yetişmesi, işlenmesi, kültürel ve manevi değerleri, yerli ve yabancı turistlere nakledilecek. 
   
  “Güle dair bir müze kurmanın en doğru fikir olacağından yola çıktık” 
  Büyük bölümü tamamlanan ve son rötuşlarının ardından önümüzdeki günlerde yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmaya hazırlanan ‘Güze’nin ortaya çıkışıyla ilgili İHA muhabirine konuşan Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Güneykent’imiz gül turizminde artık ciddi bir yol kat etti fakat, gelen tur gruplarına gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı. Bir turizmden bahsettiğimizde, orada bir müze olması gerekiyordu. Biz de güle dair bir müze kurmanın en doğru fikir olacağından yola çıktık” dedi. (www.ispartahabr.com)

Demokrat Parti Isparta Milletvekili Aday Adayı Dr. AYLİN CESUR SEÇMENLERLE BİRARADA

Demokrat Parti Isparta Milletvekili Aday Adayı Dr. AYLİN CESUR SEÇMENLERLE BİRARADA

24 Haziran seçimlerinde İYİ Parti’den Demokrat Parti kontenjanından Isparta Milletvekili aday adayı olan Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Doktoru  Aylin Cesur, geçtiğimiz Cumartesi günü İslamköy’de  Merhum Şevket Demirel için yapılan anma toplantısına eşi ile birlikte katıldı.(www.istehaber.com)

Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yılı BUGÜN 16 MAYIS 2018..

Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yılı BUGÜN 16 MAYIS 2018..

Dr. AYLİN CESUR

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yıldönümü!.

Bugün aslında; Büyük Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizin 50 senesinde-ömrünü milletine ve Atatürk Cumhuriyetine adayan bir Büyük Demokrasi ve Kalkınma Kahramanı’nın, bu yüce makamdaki yaptıkları ile milleti ve dünya milletleri tarafından tarihe ismini efsane olarak yazdırmasının başlangıç günü!.

Demirel; demokrasi ve kalkınma kahramanıdır ve yaptığı her dönemde, siyasetin de tartışmasız lideri ve duayeni olarak ismini tarihe yazdırmıştır.

Süleyman Demirel, 1 Kasım 1924’de İslamköy’de doğdu. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından 1 yıl sonradır. 13 milyondan oluşan ve bütün sanayi ihtiyaçlarını ithal eden, tarıma dayalı bir toplum ve kişi başına düşen gelir yıllık 50 dolar olan bir Türkiye’de.

Demirel’in hikayesi, sadece İslamköy’den Çankaya’ya giden yolun hikayesi değildir. Bu hikaye aynı zamanda, Cumhuriyet’in kalkınma, medenileşme mücadelesinin ve Türk Milleti’nin benlik arayışının hikayesidir.  Hayatına şekil veren de doğduğu köyün ve aslında Anadolu’nun koşullarıdır. Bir köylü çocuğu, Devletin en yüce makamına seçilebilmiştir. Bu Cumhuriyet ve Demokrasi sayesinde olmuştur ve kendisi de bunu sürekli dile getirmiştir.

Cumhuriyet’in de 50 senesinde Süleyman Demirel vardır. 10 sene yüksek idarecilik, 12 sene Başbakanlık, 21 sene muhalefet liderliği, 7 sene Cumhurbaşkanı olarak geçen bir 50 sene.  Türkiye,  Demirel’in Cumhurbaşkanlığı görevini tamamladığı 2000 yılında, her alanda dev atılımlar gerçekleştirmiş bir dünya devletidir.

Göreve başladığı yıllarda Türkiye’nin 35 bin köyünün sadece 13’ünde elektrik olan bir Türkiye. Bir yerden bir yere gidilemeyen ve gidilmesine aslında ihtiyacı olmayan bir Türkiye.

Demirel’in Rüyası “Büyük Türkiye” idi. Köyden gelen ve halkın ıstırabını iyi bilen biri olarak, 1965 seçimlerinde “Vatan için el ele” diyerek yola çıktı.

Halkın karşısına “kavgada, dövüşte fayda yoktur. Gelin Türkiye’yi iyi günlere götürelim. Aş bulalım, ekmek bulalım. Türkiye’yi imar ve inşa edelim. Türkiye’yi kalkındıralım. Çağdaş ülkeler seviyesine getirelim. Ne mi yapalım? Avrupa’yı  Asya’ya bağlayalım. Boğaz Köprüsü’nü yapalım. Ne mi yapalım? Dicle ve Fırat’ın üzerine Keban Barajı’nı yapalım ve Türkiye’ye elektrik bulalım. Elektrik ile fabrikalar kuralım. Fabrikalarda çocuklarımıza iş bulalım. Okul yapalım. Okumamış insan kalmasın Türkiye’de. Ve geleceğe yürüyelim” diye çıktı. “Büyük Türkiye” hamlesinin gayreti yurt topraklarında verilecekti. “Bilgi konacak, demir konacak, çimento konacak ve en önemlisi bu güzel topraklara sevda konacak” dediği topraklara hepsini koydu.

Süleyman Demirel’in Destanı, halkın tümünü kucaklayan ve bu ülkenin her kişisini kucaklayan bir destandır. Ne yapmaya kalkışsa, bir karşı çıkan olmuştur. Para yok, para bulacaksınız, buldu; Proje yok-bulacaksınız; buldu; mühendis yok-bulacaksınız; buldu..

Barajlar geldi artarda. Seyhan Barajından sonra yeni barajlar. Bir ömrüm daha olsa bir daha veririm dediği büyük eseri GAP. Dünyanın incisi dediği Atatürk Barajı. Birecik Barajı ve Karkamıs Barajı. Dağları değil çağları deldiği Urfa Tüneli..

Ve sanayileşme..Kendisinin deyişiyle iğneden ipliğe her şeyi satın alan bir ülkeden, kendine yetecek inşa gücü ve sanayi tesisi ile ve eğitim kurumu olan bir ülke olmasını sağladığı milletine hizmet için adanan bir ömür..

2000’lere gelindiğinde Türkiye Cumhuriyeti 80 milyona varan nüfusu ile tüm sanayi ürünlerini ithal eden bir ülkeden, bir sanayi toplumuna dönüştü. Kendi uçaklarını, denizaltılarını, otomobillerini üretip, ihraç eden bir sanayi ülkesi Türkiye’ye gelindi.

Cumhuriyetin en büyük işinin eğitim olduğuna inandı. Okulsuz köy, orta okulsuz kasaba ve lisesiz ilçe kalmasın. İlk hedef buydu. Cumhuriyetin en güzel eseri saydığı “üniversiteyi her yere götürelim”. Asıl hedef buydu. Ve 104 üniversitenin kurulmasına, gelişmesine imza attı. Ülkenin hür olması lazımdı. Hür devlet, hür toplum ile mümkündü. İnsanların hür olması ise eğitim ile mümkündü. Bu nedenle eğitim işini fevkalade önemsedi. Hizmetlerinin en başında tuttu. Hür üniversite demokrasinin en önemli kurumlarındandı. Hür seçim, hür parlamento, hür basın, hür yargı, hür sendika, hür inanç, hür vicdan, hür zihin, hür meydan, hür sokak, hür sivil toplum, çağdaş Türkiye’nin görüntüsü idi ve 50 sene bunun peşinden koştu.(www.isteisparta.com)

Hem Milli Hem Dini Bir İklim!

Hem Milli Hem Dini Bir İklim!

Isparta Belediyesi 19 Mayıs Gençlik Şöleni ve İftar Programı düzenledi. Modernevler Pazaryerinde gerçekleşen programda binlerce kişi iftar açarken, Sanatçı Turgay Başyayla da birbirinden güzel eserlerini Ispartalılar için seslendirdi. Başkan Günaydın, başta gençler olmak üzere tüm vatandaşların bayramını kutlarken, Ramazan ayının da bereket ve güzellikler getirmesi temennisinde bulundu.

Isparta Belediyesi 19 Mayıs Gençlik Şöleni ve İftar Programı düzenledi. Programda Sanatçı Turgay Başyayla birbirinden güzel eserlerini meydanı dolduran binlerce kişi için seslendirdi. Modernevler Mahallesi Pazar Yerinde düzenlenen programda iftar öncesinde çocuklar için orta oyunları, balon park, ebru gibi faaliyetler gerçekleştirilirken, programa Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’da ailesi ile birlikte katıldı.

İftar öncesinde konuşan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, başta gençler olmak üzere meydanı dolduran binlerce kişinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutladı.  “Değerli Ispartalı hemşehrilerim iftar programına hepiniz hoş geldiniz. İftarımıza katıldığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. (www.ajans32.com)

MENEVİŞ KEPEZİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ, YA YARINI ?

MENEVİŞ KEPEZİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ,

YA YARINI ?

Meneviş Kepezi;

Sütçüler’imize girişte  bütün güzelliği ile adeta bizleri karşılayan adeta selamlayan ve belli bir yaşın üzerindeki kişilerin ise de odunculuk  hatıralarının canlandığı üzerinde meneviş, pelit şimşir ardıç gibi ağaçları üzerinde barındıran bir dağdır.

Ardıç ağacı en dayanıklı ağaç olduğundan kerestelik veya   bahçe çevrilirken süven (bahçeye dik çakılan kazık) olarak kullanılırdı. En iyi odun pinar meşesi pelit meşesi olup bunların kurumuş olanları kesip kış aylarında yakacak olarak kullanılmak üzere ve de  Orman İşletmesinin odun da  satmasına rağmen (ekonomik açıdan tercih dildiğini düşünüyorum) Bekirağalar Köyünün ilerisine eşeklerle oduna gidilir kesilip eve getirilen odunlar da Sütçüler’de evlerin altında bulunan   kapaltına istif edilir ve bir kış boyunca bu odunlar yakılırdı.

1955 yılına kadar devam ettiğini tahmin ettiğimiz gece yarısına doğru  yola çıkarak başlayan  ve ertesi gün  günün ağarmasına kadar odun kesme devam eder eşeklere odunun yüklenmesi, yüklü eşeklerin yavaş yürümesi  (zaman zaman yükün ağırlığından veya yaşlılıktan yüklü olarak yatmaları,yeniden sarılması  ) gibi sebeplerden neredeyse öğle saatlerine kadar devam eden  odunculuk çok riskli bir işti.

Değirmendere’sinde Değirmenci Ahmet’in değirmeni (Bugün Sütçüler Hidroelektrik Santralının bulunduğu yerde) civarında ormancıya  yakalanıldığı taktirde  eşek  ve nacak  değirmen sahibine yeddiemin olarak teslim edilirdi. Mahkemeye çıkarılan oduncunun  bu işte kullandığı  eşeği ve nacağı (suç aletleri ) Cuma günü Köyiçinde bir görevli tarafından halka eşek gösterilip   satılacağı sözlü olarak (Belediye görevlisi İbrahim)  ilan edilir  sonuçta oduncunun eşeği ve nacağı açık artırma  ile satılırdı.( eşeği bir başkası vasıtası ile sahibi para ödeyerek geri alırdı)

Geçmişte sadece Meneviş Tepesi’ndekini  değil  ve tüm dağlarımızdaki ormanlarımız bu derece Devlet tarafından hassas olarak korunurdu. Ama bugün para uğruna  çocuklarımıza ,torunlarımıza iftiharla bıracağımız ve bizlere de atalarımızdan kalan güzelliklerimiz telafisi mümkün olmayacak bir şekilde gözlerimizin önünde teker teker yok edilmek üzeredir.

Böyle bir tehlikeyi sezen Senirkent Ulubey’de ilk defa bir mermer ocağı haberini alan bütün köy halkının başta kadınları olmak üzere itirazlarını nasıl dile getirdiklerini hatırlıyoruz.

BU KADAR SESSİZLİK ÜZERİNE SÜTÇÜLER’İMİZİN YASLANDIĞI KEPEZ’DE DE ONLARI GÖRÜRSEK HİÇ ŞAŞMAYALIM.

Kore Gazilerini yere kapanarak selamladılar

Isparta Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Gül Fuarı ve Uluslar arası Gül Festivaline katılmak için ilimize gelen Güney Koreli turistler, karşılarında Ispartalı Kore Gazilerini görünce yere kapanarak selamlama yaptılar. Duygu dolu anların yaşandığı anda Gaziler de savaş günlerini yad ettiler.
Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali’ne katılmak üzere geldikleri rta’da 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı’na katılan Kore Gazileri ile bir araya gelme fırsatı yakalayan Güney Koreli turistler, gazilerin ayakları önünde yere kapanarak kendilerine özgü teşekkür ve minnet duygularını iletti. Güney Koreli turistler ve Kore Gazileri arasında duygu dolu anlar ve renkli görüntüler yaşandı.  Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali’ne katılmak üzere kente gelen Güney Koreliler, 1950-1953 yılları arasında, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaşa katılan 5 Kore gazisine minnet duygularını iletmek amacıyla önlerinde yere kapanarak selamlama yaptı. Kendilerine gösterilen saygı ve teşekkür dolayısıyla memnuniyet ve duygularını ifade eden Kore Gazileri ise alkışlayarak karşılık verdi. 

“TÜRK MİLLETİNE ÇOK MİNNETTARIZ” 

Tercüman aracılığıyla Kore Gazileri ile konuşan Güney Koreli turistler, “Biz bu savaşı kazandık. Türklere çok minnettarız. Hem Kore halkı adına, hem de kendimiz adına sizlere selam vermek istiyoruz” dedi.  Türk kültüründeki el öpme veya en önemli teşekkürlerine karşılık gelen Kore’ye özgü selamlamalarını yapan Güney Koreliler, “Savaşa katıldığınız için Kore geleneğine göre selamlıyoruz. Türk milletine çok minnettarız. Hem Kore halkı adına hem de kendimiz adına sizlere selam vermek istiyoruz. Koreliler olarak, sizler sayesinde yaşıyoruz ve ayakta duruyoruz. Hepsi sizlerin sayesinde oldu. Her şey için çok teşekkür ediyoruz. Şavaşırken şehit olan askerler oldu. Herkes adına bu selamı veriyoruz. Minnettarlığımızı sizlere göstermek istiyoruz” diye konuştu.

KORE GAZİLERİNİ ÜLKELERİNE DAVET ETTİLER 

Bir süre sohbet eden gaziler ve Güney Koreliler arasında duygu dolu anlar yaşanırken, o yıllarda yaşanan gerçek hikayeler paylaşıldı. O yılların hatırlanmasıyla birlikte Güney Koreli bazı turistler gözyaşlarına hakim olamadı.  Öte yandan Güney Koreliler, Türk Kore Gazilerini ülkelerine davet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. (www.ispartahaber.com-Altaki fotoğrafta Kore Fatihi diye adlandırılan General Tahsin Yazıcı,Üsttekinde Kore’ye gitme ve gelme vapurla olduğundan askerler  vapurun güvertesinde toplu namaz kılarken,Fotoğraflar Mustafa Doğankaya arşivi National Geoprafik)

 

ISPARTA CENNET BİR PARÇA

14_05_2018_ardicli_gul_festivali_4

14_05_2018_ardicli_gul_festivali_8
ISPARTA CENNETTEN BİR PARÇA
Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, ilahiyatçı yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş ile birlikte geldiği Ardıçlı köyünde gülün bir cennet parçası olduğunu söyledi. Festivalin dördüncü gününde de ziyaretçi akınına uğrayan Ardıçlı’da Isparta’nın gülleri dünyaya tanıtıldı
Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın ve İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş gül bahçelerine eşleriyle birlikte geldiler. Gül bahçesinde gül topladılar, kulelere çıkıp fotoğraf çekildiler.
KARATAŞ: HAKKEL YAKIN OLDUK
Gül bahçesinde hissettiği duyguları basınla paylaşan İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş, “Bizde ilimde şöyle bir tabir var. İlmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin. İlmen yakın demek yaşamadan içinde bulunmadan görmeden bilmektir. Aynel yakin de bizzat görerek bilmektir. Hakkel yakın var ki tam işin merkezinde bulunmaktır. Biz şimdi bugüne kadar gülü ve gül bahçesini ilmel yakin biliyorduk bugün artık hakkel yakin oldu. Gözümüzle gördük artık her tarafımız gül oldu. Burada artık gülden bir parça oluyorsunuz. Bütün bu güzellikleri topluma tanıtan Sayın Belediye Başkanımız Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a teşekkür ediyorum” dedi.

GÜNAYDIN: DÜNYA TANISIN DİYE YAPTIK
Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ise Isparta’nın gülünü artık Türkiye’nin tamamen duyduğunu bu fuar ve festival ile dünyaya duyurduklarını söyledi. Başkan Günaydın, “Daha önce de ifade ettiğim gibi cennetten bir parça. Her tarafında gül fışkıran bir şehirde yaşıyoruz. Ardıçlı köyünü pilot bölge seçtik. Derya gibi gül bahçeleri var burada. Bu bahçelerde bütün insanların gülü görmesini istedik.  Bütün Türkiye gelsin bu cenneti görsün istedik. Ardıçlı köyünde bunu sağladık. Isparta Türkiye’nin gül bahçesidir. Gülleriyle cennetten bir parçadır. Isparta’nın bir gül bahçesi olduğu artık sadece Türkiye değil dünya duyacak” şeklinde konuştu.
Ardıçlı’ya festivalin dördüncü gününde de Türkiye’nin değişik vilayetlerinden ziyaretçiler geldi. Isparta’da güllerin içerisinde bulunmanın paha biçilmez bir mutluluk olduğunu söyleyen ziyaretçiler “Isparta’ya gelip gül toplamadan kimse gül gördük demesin. Gerçek güller Isparta’da” diye konuştular.(www.ispartahaber.com)

Dedegöl Dağı Melikler Yaylası’nda 22. ETUDOSD Dağcılık Şenliği 

32498198_10156356553149921_6925285257541320704_nDedegöl Dağı Melikler Yaylası’nda 22. ETUDOSD Dağcılık Şenliği  
   
 Isparta Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) Kulübü’nün geleneksel hale getirdiği, ETUDOSD Dağcılık Şenliği’nin 22.’si Dedegöl Dağı’ndaki Melikler Yaylası’nda gerçekleştirildi. 
ETUDOSD Dağcılık Şenliği’nin 22.’si Dedegöl Dağı’ndaki Melikler Yaylası’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yaklaşık bin 500 dağcı ve doğasever, akşam saatlerinde kamp ateşlerinin başında, yağış ve soğuğa aldırmadan doğal ortamın keyfini çıkardı.  
 
Dağcılardan ödül 
Akşam saatlerinde hafifleyen yağmur altında, ETUDOSD Dağcılık Şenliği ve  ETUDOSD faaliyetleri hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Meydan, ETUDOSD’a yıllardır yaptığı katkılardan dolayı Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e teşekkür ederken, Dernek Başkanı Durmuş Uçgun tarafından da bir plaket sunuldu. 
ETUDOSD’a her türlü katkıyı sağlayan ve Şenliği onurlandıran Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Merkez Komutanı Tuğgeneral Ömer Faruk Bozdemir’e ise, teşekkür plaketini yönetim kurulu üyesi Abdurrahman Sinap takdim etti. 
Kurulduğu günden bu güne kadar ETUDOSD’a destek veren gazeteci Abdullah Kemal Sinan’a teşekkür plaketi yönetim kurulu üyesi Mehmet Sezgin tarafından sunulurken, derneğin çalışmaları ve bölgemizin güzellikleri slaytlarla katılımcılara tanıtıldı. 
 
2 bin 998 metrede zirve yaptılar 
Gece saatlerinde kamp alanı sessizliğe bürünürken, şenlik kapsamında sabahın ilk ışıklarıyla uyanan dağcılar, Dedegöl Dağı’na hareket ettiler. 2 bin 998 metrede zirve yapmanın mutluluğunu yaşayan dağcılar, öğleden sonra geri döndükleri kamp alanından çadırlarını sökerek, bir dahaki yıl tekrar gelmek üzere ayrıldılar. 

(İHA,www.ispartahaber.com)

SÜTÇÜLERİMİZ ’DE GÜL TOPLAMAYA SİZLER DE BUYRUN

GÜL HASADI-GÜNEYKENT

GÜL HASADI-GÜNEYKENT

SÜTÇÜLERİMİZ ’DE GÜL TOPLAMAYA SİZLER DE BUYRUN

Şefimiz sayın Güler Eroğlu yönetminde çalışan “ GÖNÜL DOSTLARI MÜZİK TOPLULUĞU” koristleri 24.Mayıs 2016 tarihinde Keçiborlu Güneykent kasabasında gül toplamış oradan da çevrenin görülmeğe değer yerlerini gezmiş Sütçüler’imizde de Kavağın Dibi’nde otobüsten iner inmez koro olarak sürpriz olarak “YEŞİL SÜTÇÜLER “ türküsünü okumuştuk.

Yarın başlayacak olan gezimizde Sütçüler’imizde de gül olduğunu ve de toplanabileceğinin kanıtı olarak Belen’de bunu gerçekleştirerek  Sütçüler’imizde de gül toplanabileceğini hatta diğerlerine  göre tabiat ve  tarihi güzelliğimiz gibi  artı değerimizin olduğunu göstermek istiyoruz.

Ama  ne yazık ki bu vesile ile misafirlerimizle birlikte mermer ocakları gibi olumsuzlukların bu güzelliklerimizi yok etmeğe başladığını üzülerek görmüş olacağız.

Yarın  Sütçüler’imizde siz de gül toplamaya buyurun

Ne dersiniz ? (VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ)

ZENGİ YAYLASI’NDA KURULAN PAZAR

 

 

ZENGİ YAYLASINDA KURULAN PAZAR

Sütçüler’imizin eski nüfus müdürlerinden merhum Ömer Ali Ertan 1948 yıllarında ZENGİ YAYLASI’ında kurulan pazarı çok güzel bir şekilde kaleme almış.  Ve tarihteki Sütçüler’imizdeki hayvancılığı ve ZENGİ YAYLASI’nın önemini güzelce anlatmış.Lütfen bu yaylayı çevresini bugünle mukayese ediniz.

(Yukarıdaki resimdeki yanık ardıç ağacının önündeki kişi ise ZENGİ YAYLASI’nda  Mustafa Doğankaya’dır)

 

İŞTE TORBA YASAYLA GELEN YENİ HAYAT

İŞTE TORBA YASAYLA GELEN YENİ HAYAT

618 bin yaşlının üç aylığı ikiye katlandı, 1500 lira oldu.

Milyonlarca vergi ve prim borçlusu yapılandırma fırsatına kavuştu.

Trafik cezası, idari ceze ve belediyeye borcu olanlar nefes aldı.

Yapılandırılmamış borçları taksitle ödeme kolaylığı hayata geçti.

Yurtdışındaki varlıkları Türkiye’ye vergisiz getirme imkanı tanındı.

Ruhsatsız ve imara aykırı 13 milyon mülk sahibinin yüzü güldü.

(HAYDİ HAYIRLISI…)

ISPARTA’DA  GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ HESRKESİ ÇOŞTURDU!
Isparta’da Gül Festivali kapsamında ve Isparta Belediyesi tarafından organize edilen etkinliler Ispartalıları öyle coşturdu ki cadde ve sokalarda herkes oynamaya başladı. Özellike Hafta sonu olması sebebiyle bugün çarşı izinlerine çıkan askerler halay çekip çalan oyun havaları eşliğinde çoşup eğlendiler.Festival etkinlikleri 7’den 70’e herkesin beğenisini topladı.(www.ispartahaber.com)

GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ ÇOŞKU İLE DEVAM EDİYOR

32308816_10160319853850023_7571813913038159872_n

GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ ÇOŞKU İLE DEVAM EDİYOR

Dünyada ilk kez Gül Fuarı ile birlikte düzenlenen Isparta Gül Fuarı ve Gül Festivali, kent merkezinde çeşitli etkinliklerde dolu dolu geçiyor.

Farklı ülkelerden çok sayıda dans grubunun yaptığı gösteriler beğeni ile izlenirken, festivale vatandaşların ilgiside çok büyük oldu.

Isparta sokak ve caddeleri bir bayram havasına bürünürken ulıusal medya Gül Festivali etkinliklerine geniş ölçüde yer verdi.(wwwçispartahaber.com)

ISPARTA’DA GELENEKSEL TÜRK KIYAFETLERİ DEFİLESİ…

32328524_762747847259742_2829946246163070976_nISPARTA’DA GELENEKSEL TÜRK KIYAFETLERİ DEFİLESİ…

Isparta’da Gül Fuarı etkinlikleri kapsamında Gökkubbe’de Mersin Olgunlaşma Enstitüsü tarafından Osmanlı ve Selçuklu motiflerinden oluşturulan geleneksel Türk kıyafetleri Gül Defilesi yapıldı.

Gül Fuarı’nda ünlü mankenler Nilay Dorsa ve Yağmur Ayaz’ın katılımıyla gerçekleşen Gül Defilesinde, kültürümüzün yaşatılması adına yapılan önemli bir etkinlikti.

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın;

”Kültürümüzün yaşatılması adına yapılan paha biçilemez çalışmadan dolayı tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.” Dedi.(Kaynak;www.ispartahaber.com)

Gül bahçesinde festival karnavalı

Gül bahçesinde festival karnavalı

 Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali dolu dolu geçiyor. Festivalin Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyü ayağında bugün güllerin içinde muhteşem görüntüler vardı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Ardıçlı’ya gelen yerLi ve yabancı turistler için güllerin içinde defile yapıldı, uluslararası halk oyunları ekipleri gösteri yaptı, ozanlar türkü söyledi.

Ardıçlı’ya ailesiyle birlikte gelen Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a köy halkı ve festivale gelen vatandaşlar büyük ilgi gösterdiler. Belediye Başkanı Günaydın önce köylülerin yaptığı güllü gözlemenin tadına baktı ardından da fotoğraf kulelerine çıkıp gül bahçelerinin eşsiz manzarasını izledi. Başkan Günaydın daha sonra gül imbiklerinden çıkarılan gül suyu çadırını ziyaret edip son olarak halı tezgahında halı dokudu, gül çadırına girip gül banyosu yaptı.

GÜNAYDIN  : ÇOK MUTLU OLDUM

Ardıçlı köyüne gelen Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivaline gösterilen katılımdan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Isparta’nın yağ gülünü dünyaya tanıttıklarını kaydeden Belediye Başkanı Günaydın, “Bugün Ardıçlı’ya vakit ayırdım. Burası bir derya. Her yerde insan seli var. Güzellik şurada. Isparta’ya Türkiye’nin hatta dünyanın her yerinden buraya gelsinler bu cenneti görsün istemiştim. Öyle de oldu. İnsanların buraya görmesini çok arzulamıştım. Onun için Ardıçlı programının ne kadar anlamlı olduğunu bir kere daha anladım.(www.haber32.com)

SÜTÇÜLER İÇİN KİM NE DEDİ

yaşanmış memleket hikayeleri:
SÜTÇÜLER İÇİN KİM NE DEDİ

RIDVAN ERTAN
(Buradaki ifadeler tamamen kişiseldir kendilerini bağlar.Yorumsuz paylaşıyorum..)
*Pavlu nun akdudları meşhurdur Cebel denilen azim dağlar arasında yaşayanlar ol duddan lezizi latif pekmezler yaparlar..Katip Çelebi-Cihannuma (Dünyanın aynası) Cilt 2 sayfa 639
*Şairin:Bir yer düşünüyorum yemyeşil bilemem neresinde yurdumun..’’mısralarında özlemleyipte hayallerinde düşlediği yer belki de SÜTÇÜLER
*SÜTÇÜLER denilince bizim aklımıza hemen iki isim gelir.Bir yanda doğup büyüdüğümüz ilçemizin adı.Diğer yanda da Osmanlı Döneminden beri geçim kaynağımız olan Sütçülük meseleğimiz.Onun içindir ki bu iki isim bizim için çok önemlidir. (Sütçüler Oda Bşk M.Ali İnce)
*Burada bu kadar aydın nezih yoğun katılım beklemiyordum.Sütçüler ilçemizin ilimiz için ne kadar önemli olduğunun farkına vardı…(İstanbul Levent TSYD nin sosyal tesislerinde SÜYAD ın düzenlediği gecede zamanın ilçe kaymakam N.K)
*Gelen ağlar giden ağlar.Oysa ki Gelen geldiğine pişmanlığından giden ise gittiğine pişmanlığından ağlattığı bir yerdir SÜTÇÜLER (Sütçülere tayin olup gelen dönenler)
*Sütçüler Enerji A.Ş küçük sermayelerin birleşmesiyle ilçemizde en büyük halk ortaklığı ilk sanai kuruluşumuzdur.Böyle bir eseri ilçeme kazandırmaktan gurur duyuyorum.. (Halil Yıldız)
*Sütçüler ilçemizin en büyük sorunu GÖÇ tür.Hem meyilli arazimizde erezyon dediğimiz toprak göçü hem de istihdam olmayışından kaynaklı insan göçünü önlememiz mümkündür.(Mustaaf Üstün ilçe Bşk)
*Sütçülerimizin sorunlarının tespiti ve birlikte çözüm önerileri için panel düzenliyoruz.Hüseyin Müftüoğlu Bld Bşk
*En büyük sorunumuz yol meselesidir. Eğirdir köprübaşından öte bildiğimiz bütün duaları okuyarak kelle koltukta gidip geliyoruz.. Bi kez daha buradan yetkililerimize bu acı gerçeği tüm samimiyetimle açık ve net ifade etmek istiyorum. Dr.Avni Bircan Turan Bld Bşk
*Edirne de doğdum Sütçüler de doydum.Sütçüleri sevmek için illa burada doğmak şart değil.En az sizler kadar ben de sütçüleri seviyorum.Ölene denk Sütçülerliyim.Dr.Avni Bircan Turan
*Çok kıymetli Sütçüler halkı..Benim de Çocukluğumun bir dönemi bu yörede geçti . Şu an şu kendimi cennetin bir köşesinde zannettim.Bu yeşilliğinizin kıymetini bilin.Yemyeşil bir Isparta hayaliyle yanıp tutuşuyorum..Yüksek Mimar Y.Ziya Günaydın Isparta Bld.Bşk Festival konuşması Yeşildere-1999.
*Açın kapıları girsinler içeri…Dileyin benden ne dilerseniz…(Süleyman Demirel – Başbakan olduğunda ziyarete giden Sütçüler ilçe heyeti gelmiş dendiğinde-Ankara 1966)
*Sütçülerde idarecilik yapmak kadar zorluk yaşamadım Sütçüleri uzaktan hasret çekerek sevmek daha güzel .(Hüseyin Müftüoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürü)
*Sütçüler de her şey yetişir en çok da adam gibi adam dediğimiz insan yetişir.H.Müftüoğlu Bld Bşk
* Bak bak dağ Allah vermiş çok değil on yıl sonra bu mermerler de para etmeyecek..Çeşme akarken testiyi doldurmaya bakmalıyız..(Mustafa Küçükyaman Dernek bşk işletmeci yörükbeyi)
*O çıkardığınız mermerler mezar taşlarınız olsun ..(sosyal medya)
*Sütçüler ilçemizin dağlarından bal ovalarından yağ akacak..H.İbrahim Daşöz ısp valisi
*Ispartamızda yirmibinin üzerinde sütçülerli hemşerimiz var..Mustafa Oğuztürk SÜDER bşk.
*Melikler köprüsü açılışı kırk yıllık bir hayalin gerçekleşmesi olmuştur.Sütçüler için oldukça önem taşımaktadır..
*Sütçülerde idarecilik yapmak TBMM ni yönetmekten daha zordur.Burada herkes kendini milletvekili sanır ahkam keser akıl verir kolay kolay akıl almaz…(Dç dr.Adnan Ertan unutulmaz yutulmaz sözlerim)
*Böyle gelmiş böyle gider..Bu memleket bir şey olmaz yakıştırmalarını yıllardır dinleye dinleye bugünlere geldik .Şimdi de kendimiz söyler olduk..Doğru oturup doğru konuşma zamanı hiç mi güzellikler olmuyor…rıdvan ertan
* işte farkındalığımız işte istikrar Dünya da belki de ilk ve tek festival gibi şenlik festival..Geleneksel Sütçüler Dut ve Pekmez Festivali…ridvani
*Sütçüler de görev yaptığım zaman ahşap hükümet konağı önünde koca çeşmeden akan buz gibi suyunu ve lezzetinden yemeye doyamadığım akdunu unutamıyor özlüyorum..(görev yapıp bir giden memur)
*Yazılı kanyon tabiat parkı -Adada antik kenti -Beydili eko kültür köyü..bence turizmde sütçülerimin üç sacayağı.
*Alternatif turizmin gözdesi Antalya nın arka bahçesi konumunda keşfedilmeyi bekleyen ”ISSIZLIĞIN ORTASINDA BİR YER SÜTÇÜLER” Cüneyt Oğuztüzün-Atlas Dergisi sayı:45
*Sütçülerimizin en önemli meselesi dün olduğu gibi bugünde yol dur.Yol meselesini ne yaptıksa bir türlü çözemedik .Yol olmayınca hiçbir şey olmuyor.Yol medeniyettir yol kolaylıktır.Bizler yaşımızı aldık şu yol meselesini ne yapıp edip artık halletmemiz lazım.Yeni bir güzergah tespit ettik Müezzinler üzerinde daha kestirme ve güvenli bir güzergah..destek olalım ve bu kronikleşmiş yol sorunumuzu çözüme kavuşturalım..(Yakup Üstün milletvekili)
*Sütçüler de yaşamayan bizim sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı bilemezler.Yılın yarısını buradan geçirenlerle emekli hemşerilerimize sesleniyorum .Ne olur ikametlerinizi ilçemize aldırın hiçbir şey kaybetmezsiniz.Nüfusumuz çok değil 5 bin olsun bakın ne gibi hizmetler yapabiliyoruz..Sütçüler menfaatine her türlü atılacak adımların destekcisiyim esnaflıktan yetiştim ve belediyemize bir kuruş kazandırmak uğruna takla atarım…mustafa üstün bld bşk
*İkinci etap TOKİ ya olacak ya olmalı.Umutlu bekleyişimiz sürüyor .Ev hayalleri kuran evsiz vatandaşlarımızın umutlarını söndürmeyin.Ev yıkanın yuvası olmaz..Sütçüler de ne zamandır toprak değer kazanır oldu.Ederi belli.Bu işi rant fırsatına dönüştürenler vebale girerler..Kiminin parası kiminin duası..Dünya da her şey para değil götürüp giden yok.Elimizde büyük şansı ne olur değerlendirelim..(rıdvan ertan sütçüler gazetesi)

*RIDVAN ERTAN

 

SİZ HİÇ DAM YUĞDUNUZ MU ? YAHUTTA YUVGA  TAŞI  GICIRTISI DUYDUNUZ MU ?

Z HİÇ DAM YUĞDUNUZ MU ?

YAHUTTA YUVGA  TAŞI  GICIRTISI DUYDUNUZ MU ?

Eskiden  evlerimiz şimdiki gibi modern değildi ve damı kiremitli olan ev yok denecek kadar az bir-kaç tane damı çinko kaplanmış birkaç tanenin  yanında    geri kalanın tamamına yakını ise  toprak damlı  evlerden oluşmaktaydı.

Toprak damlı evlerin üstündeki toprak katman, yuğulmazsa özelikle karınca yuvalarından dolayı oluşan deliklerden  zamanla evi içine akmağa  başlardı. Toprağı sıkıştırarak akmaması  için dam evler yağmurlu havalarda evin genç kızı, gelini, hanımı veya bir başka yani yetişkin tarafından dama çıkılarak tek başına veya iki kişiyle  bir enine bir boyuna bu yeterli görülmezse boyuna bir kat daha boyuna  yuğulurdu.

Dam yuğarken silindir şeklindeki yuvga taşına  hakim olabilmek esastı. Güç yetmediği takdirde taş aşağıya düşebilirdi.Düşen taşın ise tekrar dama çıkarılması zor bir işti.Bunun için uca varıldığında çok dikkat etmek gerekirdi. Damın uç tarafları ile baca civarlarınıda özenle  yuğmak gerekirdi.

Yuvga taşının özel olarak yapılmış ahşap bir düzeneği vardı. Bu düzenek üçgen şekline şeklinde olur üçgenin de üst tarafında elle rahatça tutulabilecek sapı bulunurdu.

Silindir şeklindeki taşın yanlarında açılan yuvalara giren ağacın gıcırtısı dam yuğulurken dam evlerden çıkan   yuvga gıcırtıları  güzel bir ahenk oluştururdu.

Evet,siz hi. Dam yuğdunuz mı ?

Yahutta siz  hiç yuvga taşı gıcırtısı duydunuz mu ?

(Fotoğraf alıntı olup buranın Halıcı Murat ağabeyimizin eski dambaşlı evi olduğu yazıyor)

 

BAŞARILAR

13 MAYIS
PAZAR GUNU
SAAT 12:00-16:00’DA YAPILACAK OLAN
15.SUYAD
FUTBOL TURNUVAMIZIN FINAL
VE KAPANIS
TORENINE
BUTUN HEMSEHRILERIMIZI
VE
DOSTLARIMIZI
BEKLERIZ.

 

 

 

www.sutculerimiz.com web sitesi olarak bu organizasyonu yıllardır başarı ile gerçekleştiren SÜYAD yöneticilerine teşekkür eder,her iki takıma da başarılar dileriz.

BAŞARILAR

13 MAYIS

PAZAR GUNU

SAAT 12:00-16:00’DA YAPILACAK OLAN

15.SUYAD

FUTBOL TURNUVAMIZIN FINAL

VE KAPANIS

TORENINE

BUTUN HEMSEHRILERIMIZI

VE

DOSTLARIMIZI

BEKLERIZ.

www.sutculerimiz.com web sitesi olarak bu organizasyonu yıllardır başarı ile gerçekleştiren SÜYAD yöneticilerine teşekkür eder,her iki takıma da başarılar dileriz.

Isparta Gül Kokuyor Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı.

 

Isparta Gül Kokuyor

Isparta Gül Kokuyor

Türkiye’nin Gül Bahçesi

Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı.

Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Gül Festivali Mimar Sinan Caddesi’nde kortej yürüyüşü ile start aldı. Dünyanın dört bir yanından konukların renkli gösterileri ile başlayan ve 5 gün sürecek olan Gül Fuarı ve Festivali eğlencenin yanında kentin ekonomik vizyonunu ortaya çıkarması açısından da heyecan yarattı. Hedef; “Isparta’dan başlayan gül kokusu dünyayı saracak!”

Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Dün Festival Korteji ile başlayan Gül Fuarı ve Festivali 15 Mayıs Salı günü son bulacak.

Isparta Belediyesi önünden mehter takımı gösterileriyle başlayan yürüyüş korteji renkli görüntülere sahne oldu. Mehter gösterisi eşliğinde Mimar Sinan Caddesi üzerinden Valilik önündeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanına kadar yürüyüş yapıldı. Burada Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın Atatürk anıtına çelenk sundu.

DÜNYA’DA İLK KEZ ISPARTA’DA GÜL FUARI YAPILIYOR
Kortej daha sonra Kaymakkapı Meydanın da toplandı. Burada bir konuşma yapan Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın; “Çok değerli misafirlerimiz var. Çin’den, Japonya’dan, Kuzey Kore’den, Bulgaristan’dan misafirlerimiz var. Bu misafirlerimizi buraya gül kokusu getirdi. Bu buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Isparta’nın bir bayramını yaşıyoruz. Hep beraber olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Isparta’nın kültürel ve sosyal bakımdan en önemlisi de ekonomik gelişme açısından bu festivali bu fuarı yapıyoruz. Dünya’da ilk defa Isparta’da Gül Fuarı yapılıyor. Bu fuarımız özellikle de ekonomik bakımdan, kentimizi kalkındıracak, güle değer katacak bir fuardır. Bu bir başlangıç. Ömür boyu sürecek bir hamlenin başlangıcı. Bugün bir milada şahitlik ediyorsunuz. Bir gün gelecek 10 tane Isparta dünyaya yetmeyecek. Yine bir gün gelecek; Paris’in merkezi Isparta olacak. Isparta dehşet bir festivale dehşet bir fuara ev sahipliği yapacak. Festival fuarın çerçevesinde, fuarın süsü… Ana konumuz Isparta’nın geleceği ve bu anlamda Isparta Gül Fuarıdır. Isparta ekonomisi gül ile büyüyecek. Gül gibi olacak ekonomimiz” ifadelerini kullandı.

DÜNYANIN HER YERİNDE GÜL DEYİNCE ISPARTA
ISPARTA DEYİNCE GÜL AKLA GELECEK
Başkan Günaydın’ın ardından kürsüye alkışlar eşliğinde gelen Isparta Valisi Şehmus Günaydın’da konuşmasında gülün Isparta tanıtımına ve ekonomisine olan katkısından söz etti. Vali Günaydın, “Dünyanın değişik ülkelerinden, yurdumuzun dört bir yanından festivalimize ve fuarımıza gelen değerli konuklar hepiniz bize güç ve onur verdiniz. Bugün ülkemizin hangi köşesinde olursak olalım gül deyince Isparta, Isparta deyince gül aklımıza geliyor. Ama yeterli değil, biz istiyoruz ki; gül denilince dünyanın hangi köşesinde olursanız olun Isparta akla gelsin. Bu fuar ve festivalle bunu bir nebze gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Güney Kore’nin önemli 20 gazetecisini bu fuara davet ettik ve THY’nin da desteği ile o misafirlerimizi burada ağırlıyoruz. Dünyanın her köşesinde Isparta gülünü, Isparta gül yağını 1 numara olarak kabul ettirmemiz lazım. Gülümüz ekonomimize büyük değer katıyor”(www.ajans32.com)

Ardıçlı’da Festival Coşkusu

Ardıçlı’da Festival Coşkusu

Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da GüArdıçlı’da Festival Coşkusu.

l Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Isparta Belediyesinin düzenlediği Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin Ardıçlı Köyü ayağına turist akını yaşandı. Ardıçlı Köyündeki gül bahçeleri yerli yabancı turistlerle doldu taştı.

Başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen yabancı turistlerin yanı sıra Türkiye’nin değişik vilayetlerinden de birçok kişi Ardıçlı’da gül topladı.

Isparta Belediyesi, köye gelen konuklar için her şeyi düşündü. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gül toplayan konuklar daha sonra kendi topladıkları güllerden gül suyu çıkarmak için özel olarak hazırlanan çadır ile gül bahçelerinin hemen kenarına kurulan kıl çadırları ziyaret etti.

Köyün Kadınları Gözleme Yaptı

Ardıçlı’ya gelen yerli ve yabancı turistler için köyün kadınları da gün boyu gözleme yaptılar. Kendi ürettikleri yöresel ürünleri gelen misafirlere sattılar. Festivalin bir ayağı olan Ardıçlı’da turistiler Isparta’nın gül ürünlerinden aldı. Gülsuyundan gül kremine kadar güle dair her türlü kozmetik ve gıda ürünü Ardıçlı’da stantlarda sergileniyor ve satışa sunuluyor. Öte yandan Ardıçlı köyünde festivale katılanlar deve, fayton ve tren ile gül bahçelerinde gül kokuları arasında güzel bir gün yaşamanın mutluluğunu tattı.

Muhteşem Bir Duygu

Ardıçlı’ya gelen turistler Isparta’da gül toplamaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını söylediler. Isparta’da gül toplamanın muhteşem bir duygu olduğunu kaydeden turistler “Ölmeden önce mutlaka sizde gelin Isparta’da gül toplayın. Gerçek gül Isparta’daymış. Biz gülün kokusuna bayıldık. Ellerimizle topladık ve topladığımız güllerden gül suyu yaptık. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dediler.

Ardıçlı’da 15 Mayıs’a kadar devam edecek festival etkinlikleri kapsamında Isparta Belediyesi her gün 07.00-17.00 saatleri arasında saat başı belediye önünden şehir içi ulaşım ücreti karşılığında köye otobüs seferleri düzenliyor.(Kaynak;www.egirdirKİNGzetesi

Annem ilkokul mezunuydu. Ama, çok iyi bir doktordu.

Annem ilkokul mezunuydu.

Ama, çok iyi bir doktordu.

– Başım ağrıyo yav…
– Saçın ıslak ıslak çıktın ondan.
– Başım dönüyo…
– E bi şey yemiyorsun, açlıktan

Eczacıydı aynı zamanda…
– Gözüm morardı.
– Gel, patates basayım.
– Kepeklerim çoğaldı.
– Otur, zeytinyağı süreyim.
– Arpacık çıktı galiba.
– Yum, sarımsak değdireyim.

Hemşireydi…
– Öfff, terledim be.
– Dur, sırtına havlu sokayım.

Röntgen mütehassısıydı…
– Öhh-höööaa!
– İçme şu zıkkımı.

Bebekken, anestezi uzmanıydı…
– Dandini dandini dastaaana.

Ürologdu…
– Çişin niye sarı bakiiim?

Fizyoterapistti…
– Dizim ağrıyor.
– Benim de belim ağrıyor, geçer.

Diyetisyendi…
– Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta burger filan yiyip gelme, kola da içme!

Cildiyeciydi…
– Sırtımda sivilce çıktı.
– Çikolata yeme.

Laboranttı…
– Burnum akıyor.
– Ben şimdi sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon,
tarçınla zencefili de ılık ılık iç, uyu, uyan, sabaha bi şeyin kalmaz.

Psikiyatrdı…
– Nen var oğlum?
– Bi şeyim yok.
– Var var, canın sıkkın.
– Yav bırak, iyiyim.
– Yok yok, bilirim ben.
– Anne delirtme insanı!
– Bak gördün mü?
– Neyi gördüm mü?
– Sinirlerin bozuk senin.

Genetikçiydi…
– Babana çektin sen, o da sinirli, bütün kötü huylarını ondan almışın zaten.

Hastasıydım…
Hastaydım ona.
İyi bakın onlara.

– Alıntı. (YılmazÖzdil Fotoğraf alıntıdır)

Isparta’da Gül Festivali coşkusu

 

Isparta’da Gül Festivali coşkusu

Isparta’da Gül Festivali coşkusu
– Turistler gül tarlasında halı dokudu
– Gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çiftin görsel şovu beğeniyle izlendi

Türkiye’nin ‘Gül Bahçesi’ olarak nitelendirilen Isparta, 11-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivaline hazır olduğunu görsel şovla gösterdi. Festival öncesi alana gelen birçok yerli yabancı turist, bol bol gül topladı, gül tarlası içinde de halı dokudu. Alanda ayrıca gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çiftin görsel şovu ise beğeniyle izlendi.
Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali öncesinde Keçiborlu’ya bağlı Ardıçlı Köyünde yerli ve yabancı birçok turist önce gül topladı ardından da gül bahçeleri içerisine kurulan tezgâhlarda halı dokudu. Yöresel kıyafetli halk oyunları ekipleri güllerin içinde oynarken gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çift ‘Samanyolu’ şarkısıyla dans etti.
Dünyanın en kaliteli güllerinin üretildiği Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali 11 Mayıs’ta başlıyor. Festivalin en önemli ayakları arasında gösterilen Ardıçlı köyündeki gül bahçeleri festival başlamadan dolmaya başladı. Yerli ve yabancı konuklar sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gül topladı, gül bahçesinde sabah kahvaltısı yaptı. Ardından da Isparta Belediyesinin kurduğu dev çadırlarda kendi elleriyle topladıkları güllerden gül reçeli yapıp gülün suyunu çıkardılar.

  Gül bahçesinde halı dokudular 
Gül bahçesi içerisine kurulan halı tezgahları da, gül toplamaya gelen birçok turistin ilgisini çekti. Gül bahçesinde halı dokuyan turistler bu güzel kareyi bahçelerin kenarına kurulan kulelerden fotoğraf çekilerek ölümsüzleştirdi.

  Gelin ve d

Damatlar herkesi şaşırttı 
Güllerin içindeki şölen bir birinden güzel etkinliklerle devam etti. Festivale, Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri de katılım gösterdi. Gelin ve damat kıyafeti giyen 17 çift, gül bahçelerinde inanılmaz bir görüntüye imza attı. Gül bahçesinde dans yapan çiftler daha sonra gül yapraklarını havaya fırlatarak hatıra fotoğrafı çektirdiler. Öğrenciler Mayıs ve Haziran ayında düğün yapacak çiftlere “Gül bahçesinde fotoğraf çekilmelisiniz” mesajını verdiler.
Isparta Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün halk oyunları ekibi de gül bahçesi içerisinde yöresel kıyafetlerle gösteride bulundular. Öte yandan Isparta Belediyesi Osmanlı dönemine ait birçok kostümü de festivale katılanların fotoğraf çektirmesi amacıyla gül bahçelerine getirtti. Kostümleri kuşanan turistler hem gül topladılar hem fotoğraf çekildiler.

  “Ölmeden önce gül toplayın” 
Festival koordinatörü Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Recep Erdem, gül fuarı ve festivalinin dünyada büyük ses getireceğini söyledi. Şimdiden birçok tur operatörünün gül bahçesi gezisi için temas kurduğunu aktaran Başkan Yardımcısı Erdem, “Dünyada ölmeden önce yapılması gereken şeyler arasında gül toplamakta var. Biz bütün herkesi Keçiborlu’nun Ardıçlı köyündeki gül bahçelerine yani güllerin dünyasına davet ediyoruz. Anneler Gününde annenize bir hediye vermek isterseniz onu gül bahçesine getirin” diye konuştu. (kaynak;www.ispartahaber.com.tr)

Isparta’da meyve bahçelerini dolu vurdu

Isparta’da meyve bahçelerini dolu vurdu
 

Isparta’nın Eğirdir ilçesi’nde etkili olan dolu yağışı meyve bahçelerinde hasara sebep oldu.
Eğirdir ilçesi’nde geçtiğimiz Pazar ve Pazartesi günleri etkili olan dolu yağışı Serpil, Tepeli, Gökdere, Eyüpler ve Beydere Köylerindeki meyve bahçelerinde hasara sebep oldu. Dolu afetinin ardından Eğirdir Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü görevlileri köylerde zarar tespiti yaptı. Elma bahçelerinde yüzde 30 ila yüzde 60 oranında hasar meydana geldiği belirlendi.
Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş ise çiftçilerin bu tür olaylarda mağdur olmaması için devlet destekli olan tarım sigortalarını yaptırmaları gerektiğini hatırlattı.

(Kaynak;www.ispartahaber.com-İHA

İzcilik ve kamp faaliyetleri teknoloji bağımlığından uzaklaşacaklar

AW382719_03bağımlığından uzaklaşacaklar

İzcilik ve kamp faaliyetleri teknoloji bağımlığından uzaklaşacaklar 
– Eğirdir’deki ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi izcilik ve kamp faaliyetleriyle devam etti.   

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde hayata geçirilen ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında komandolar ve dağcılık kulübü eşliğinde, Bedre Koyu Plajı’nda kamp kuracak olan öğrencilerin doğal yaşamı öğrenmesi ve teknoloji bağımlılığından kurtulması amaçlanıyor.
Eğirdir Kaymakamlığı destekleri ve Gençlik Spor İlçe Müdürlüğü’nce, çocuklar ve ailelerin, unutulmaya yüz tutmuş olan çocuk oyunlarını oynamak yerine telefon, tablet, bilgisayarla vakit geçirmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında teknoloji bağımlılığına karşı düzenlenen etkinlikler izcilik ve kamp ile devam etti.
Özellikle teknoloji bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak öğreniyoruz’ isimli proje İzcilik ve Kamp Yaşamı etkinliğine öğrenciler, aileler, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı ile Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) üyeleri katıldı.
Katılımcı öğrenciler, aileleriyle birlikte ETUDOSD ve Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı’nın da katkılarıyla Eğirdir Bedre Koyu Plajı’nda kamp kurdu.
Doğayı yakından tanıma, barınak yapma, ateş yakma, balık tutma, dağcılık, doğa yürüyüşleri, hayvan tuzakları yapmayı öğrenmesi amaçlanan öğrencilerin, gece kamp ateşi çevresinde ‘Değerlerimiz’  konul söyleşi faaliyetleri yapacakları ve konaklamadan sonraki gün evlerine dönecekleri belirtildi.

(Kaynak;www.ispartahaber.com.tr ISPARTA (İHA)

ko’ROsa Eğirdir’de Büyük İlgi Gördü

ko’ROsa Eğirdir’de Büyük İlgi Gördü

Türkiye’nin sayılı Cİttaslow ilçelerinden biri olan Eğirdir’de , Polifonik Korolar Derneği bünyesinde bulunan KOROSA müzik grubu Eğirdir Belediyesi kültür etkinlikleri kapsamında 05 Mayıs 2018 cumartesi günü saat:16.00’da Yeşilada’da bulunan Ayastefonos kilisesinde ücretsiz olarak müzik dinletisi konseri verdi. Çok sayıda müzikseverin katıldığı konserde KOROSA grubunun söylediği eserler büyük beğeni topladı.

Eğirdir Belediyesi sponsorluğunda yapılan konserde sahne alan Korosa müzik öğretmeni Aysu AKGÜN eşliğinde çok sesli olarak seslendirilen; Bana seni gerek seni- Yunus Emre, Gül Yine Sen – Yalçın Tuna, Kerimoğlu Aykut Sarıçiftçi, İlimon Yar – Mustafa Polat, Deriko- Saip Egüz, Kızılcıklar oldu mu? ,Hakan Önsöz, Kubanita- Eva Ugalde,Bonse Aba- Afrika halk Şarkısı, Mustafam- İ Lütfü Erol isimli eserler büyük beğeni topladı. (Kaynak;www.ajans32.com Sağda görülen korist Isparta’da ikamet eden  hemşehrimiz Zuhal Bardak’tır)

SÜTÇÜLER’İMİZDE FIRIN İŞLETMECİSİ SABAHAT ÖZMEN ADAY  ADAYI OLDU

YUVGA (YUVGU)  TAŞI

Eskiden  evlerimiz şimdiki gibi modern değildi ve damı kiremitli olan ev yok denecek kadar azdı  ve tamamına yakını ise  toprak damlı  evlerden oluşmaktaydı.

Toprak damlı evlerin üstündeki toprak katman, yuğulmazsa bilhassa özelikle karınca yuvalarından dolayı oluşan deliklerden  zamanla akmağa  başlardı. Bunun için dam evler yağmurlu havalarda evin genç kızı, gelini, hanımı veya bir başka yani yetişkin tarafından dama çıkılarak tek başına veya iki kişiyle  bir enine bir boyuna bu yeterli görülmezse boyuna bir kat daha boyuna  yuğulurdu.

Dam yuğarken silindir şeklindeki yuvga taşına  hakim olabilmek esastı. Güç yetmediği takdirde taş aşağıya düşebilirdı, düşen taşın ise tekrar dama çıkarılması zor bir işti.Bunun için uca varıldığında çok dikkat etmek gerekirdi.Damın uç tarafları ile baca civarları yuvmak zordu.

Yuvga taşının özel olarak yapılmış ahşap bir düzeneği vardı. Bu düzenek üçgen şekline şeklinde olur üçgenin de üst tarafında elle rahatça tutulabilecek sapı bulunurdu.

Silindir şeklindeki taşın yanlarında açılan yuvalara giren ağacın gıcırtısı dam yuğulurken dam evlerden çıkan   yuvga gıcırtıları  güzel bir ahenk oluştururdu.(Fotoğraf alıntıdır)

 S Ü T Ç Ü L E R

 S Ü T Ç Ü L E R

Merhum OSMAN ÖNDER Sütçüler’imizde bize de  ilk okul 3.sınıfta da öğretmenlik yapmıştı. Öğretmen olmadığından olsa gerek iki sınıfı  birden okuturdu.

Güzel havalarda ders yapmayı çok sever,  uygun  yerlerde cezvesini ateşe sürer ve kahvesini yudumlayarak güzel havanın  tadını çıkarırdı.(Fotoğrafta Mustafa Doğankaya bağ arasında. Bir bahar günü  Orta Koz’da  Mollaveli Bağı’ndaki çorlayan’ ın altında.

Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in 20 yıl boyunca doktorluğunu yapan Aylin Önder Cesur aktif siyaset hayatına ilk adımını attı.

Demirel’in doktoru Aylin Cesur İYİ Parti’den Milletvekili Aday Adayı oldu

Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in 20 yıl boyunca doktorluğunu yapan Aylin Önder Cesur aktif siyaset hayatına ilk adımını attı.

Süleyman Demirel’in Doktoru olarak başladığı görevi, bugün “manevi kızı” olarak sürdüren Aylin Cesur, ülkenin içinde bulunduğu sorunları Meral Akşener’in liderliğindeki İYİ Parti’nin çözeceğine inandığı için milletvekilliği aday adaylığı için başvurduğunu söyledi.

Cesur, İYİ Parti Milletvekili aday adaylığı ile ilgili olarak Sözcü Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Benim iddiam şu; Eskişehir’de, ikisi de öğretmen anne-babanın kız evladı olarak cumhurbaşkanı doktoru olabildiysem, Türkiye’mizin her köyünden bir Aylin çıkmalı ve ben de buna hizmet edebilmeliyim. Demirel’in hikayesi; İslamköy’den Çankaya’ya uzanan uzun ince bir yoldur ve kendi deyişiyle bunu Cumhuriyet’e borçludur. Ben de hizmetle geçen 50 senenin ürünüyüm işte. 20 sene Güniz Sokak’ta, Çankaya’da, köy köy, kasaba kasaba ülkemin her köşesinde, Kosova’dan-Batı Şeria’ya dünyanın her yerinde Demirel ile buna çalıştım.Tıp doktoruyum. İşim derde derman olmak. Öğrendiklerimi Allah izin verirse ve milletimiz de uygun görürse, memleketime siyasette hizmete çevirme zamanı.(www.egirdirakingazetesi.com)

 

Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü – SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü   

SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta'ya teşekkür ve vefa yürüyüşü

Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü

– SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü   

Süleyman Demirel Üniversitesinde ( SDÜ) ön lisans ve lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra zorlu bir süreci geride bırakarak hayata atılmaya hazırlanan SDÜ öğrencileri, Isparta sokaklarında kente teşekkür ve vefa yürüyüşü gerçekleştirecek.
SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız,  bu yılki programın, 10 Mayıs Perşembe günü Valilik önünden başlayacağını söyledi. Ayyıldız, kortejin Bando eşliğinde bisikletli öğrenciler ile fakülte ve meslek yüksekokullarını temsil eden öğrenci ve öğretim elemanlarından oluşacağını kaydetti.
Ayyıldız, törenin onur konukları 1998 yılı mezunlarına ilişkin olarak da, “20. yıl mezunlarımız da hayatlarının en keyifli dönemlerini geçirdikleri şehrimize gelip 11 Mayıs Cuma günü yapılacak törende, yüreği heyecan ve mutluluk içinde çarpan yeni mezunlarımızın mutluluğuna ortak olacak, geçmiş günlerin anısını paylaşacak” ifadelerini kullandı.
Bu yıl 10- 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek törenlerde, 10 bini aşkın öğrencinin aileleri ile katılımının beklendiğini belirten Ayyıldız, SDÜ’nün her yıl daha da büyüyen ve gelişen bir aile olduğunun altını çizerek 2017- 2018 Akademik Yılında mezun olan öğrencilere yaşamlarında başarılar diledi.

(www.ispartahaber.com)  ISPARTA (İHA)

Isparta’dan Afrin’deki Mehmetçik’e gül ürünü ve Türk Bayrağı

 

AW379513_02

Isparta’dan an Afrin’deki Mehmetçik’e gül ürünü ve Türk Bayrağı   

Isparta merkez mahalle muhtarlarından Kadriye Bilgiç önderliğinde bir araya gelen yaklaşık 45 kişilik grup, Kilis İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret ederek, Mehmetçik için götürdükleri yöresel gül lokumu ve reçelini teslim etti.
Isparta’da Çünür Mahallesi Kadriye Bilgiç ve farklı meslek gruplarından kişiler ile çok sayıda vatandaş Kilis İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Isparta’dan yurt içi ve yurt dışına gül ürünü ihraç eden bir firmanın katkılarıyla gül lokumu ve gül reçeli götüren 45 kişilik grup, Suriye’nin Afrin bölgesindeki Zeytin Dalı Harekatı’nda görevli Mehmetçik’e ulaştırılmak üzere ürünleri Kilis Jandarma Komutanlığı’na teslim etti. Topluluk ayrıca, Isparta Belediyesi’nden alarak, götürdükleri 50 Türk Bayrağı’nı da Mehmetçik’e teslim etti.
Ziyarette Ispartalı bir askerle karşılaşan grup, bir süre memleket hasreti giderdikten sonra Mehmetçik için hayırlı teskere dileklerinde bulundu.
Grup, daha sonra Jandarma ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

(Kaynak,www.ispartahaber.com)  ISPARTA (İHA)

Isparta’daki camide yardım kutusu hırsızlığı İmamın odasından sadaka kutusundaki parayı çaldı 

 

ISPARTA’DAKİ EMRE CAMİİ’NİN SADAKA KUTUSUNDA BULUNAN PARA HIRSIZ TARAFINDAN ÇALINDI. (FETİ KILIÇ/ISPARTA-İHA)

  – Isparta’daki camide yardım kutusu hırsızlığı güvenlik kamerasında
– İçinde 140 TL olan sadaka kutusundaki parayı çalan şahıs tutuklandı 

– Isparta’da bir camide sadaka kutusundaki parayı çalan küçük yaştaki şahıs güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Başka suçlardan kesinleşmiş 3 yıl 3 ay hapis cezası bulunduğu belirlenen şahıs yakalanarak sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, kent merkezindeki Emre Mahallesi’nde bulunan Emre Camii’nde imam hatip odasının camını sert bir cisimle kıran H.A. isimli çocuk, içeri girerek bulduğu yardım kutusundaki 140 lirayı alarak kayıplara karıştı. Yaşanan olay, caminin içinde ve dışında bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Olayın fark edilmesi üzerine durum polise haber verildi. Camiye gelerek incelemelerde bulunan Isparta Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Hırsızlık Bürosu ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şahsın kimliğini tespit etti. Küçük yaştaki H.A. olduğu tespit edilen şahsın cezaevi firarisi olduğu ve çeşitli suçlardan toplam 3 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu belirlendi.
Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilen H.A. sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

(www.ispartahaber.com)ISPARTA (İHA)

AK PARTİ’DE DEMİREL SÜRPRİZİ

 

9.Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum Hacı Ali Demirel’in torunu AK Parti’den aday adayı oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi Isparta Milletvekilliği aday adaylığı listesindeki bir isim oldukça dikkat çekici. Partiye İstanbul’dan son dakikada aday adaylığı başvurusunda bulunan Emre Enginertan önemli bir ailenin ferdi. Genç siyasetçi, merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum Hacı Ali Demirel’in torunu. Hacı Ali  Demirel’in torunu Emre Enginartan Isparta Milletvekilliği aday adaylığına başvurdu. Enginartan’ın kayınvalidesinin de AK Parti’ye yakın ünlü bir yazar olduğu öğrenildi.

(Kaynak;Haber32 )

Isparta’da ölüm gökten geldi

Ispar

Isparta da ölüm gökten geldi

Isparta’da ölüm gökten geldi

ISPARTA’nın Gelendost ilçesinde yıldırım düşmesi sonucu 40 küçükbaş hayvan telef oldu. 20’sinin de kaybolduğu olayın ardından şok geçiren çoban hastanede tedaviye alındı.

Gelendost ilçesine bağlı Madenli köyündeki açık arazide öğleden sonra Yeniyıl Çırak’ın (46) otlattığı küçükbaş hayvan sürüsünün yakınlarına yıldırım isabet etti. Köy halkına ait 40 küçükbaş hayvan telef olurken, 20 hayvan ise kayboldu. Olayın ardından şok geçiren çoban Yeniyıl Çırak, çevredekilerin de yardımıyla Gelendost Devlet Hastanesi’ne götürülerek tedaviye alındı.

(www.gunhaber.com Taner ERDEM/GELENDOST (Isparta), (DHA) –

Gülbirlik 2017’de 419 bin lira kâr etti


Gülbirlik’in 2017 yılı olağan mali genel kurulunda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir, geçen yıl ki giderlerin 14 milyon 487 bin 210 lira 82 kuruş, gelirin ise 14 milyon 906 bin 858 lira 64 kuruş olduğunu belirterek, “2017 yılı 419 bin 647 lira 82 kuruş artı bakiye ile kapanmıştır” diye konuştu.

Gülbirlik’in 2017 yılı olağan mali genel kurul toplantısı dün birlik toplantı salonunda gerçekleştirildi. Genel kurula Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir’in yanı sıra delegeler katıldı. Mali genel kurul divan başkanlığının oluşturulmasıyla başladı. Divanın oluşturulmasının ardından sırasıyla gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Genel kurulda denetim ve faaliyet raporları okunarak yönetimin ibrası gerçekleştirildi. Gülbirlik’in 2017 yılı faaliyet raporunu okuyan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir, geçen yılı 419 bin lira artı bakiye ile kapattıklarını söyledi.

MEVSİMLİK İŞÇİLERE 1 MİLYON TL ÖDENDİ Demir, Gülbirlik’in 2017 yılına ilişkin mali durumunu şöyle anlattı: “kampanya döneminde ihtiyaç durumuna göre fabrikalarda mevsimlik işçiler çalıştırılmış olup, daimi ve mevsimlik işçilere SGK kesintileri dahil 1.025.838 Lira 15 kuruş ödeme yapılmıştır.

SEZON 53 GÜN SÜRDÜ 2017 yılı gülçiçeği kampanyası 13/05/2017 tarihinde başlayarak 53 gün devam etmiş olup, 04/07/2017 tarihide sona ermiştir. 6 adet kooperatif marifeti ile alınan gül çiçekleri Kılıç ve Güneykent Fabrikalarımızda gül yağı, gülsuyu ve fenil etil alkol üretimi, İslamköy Fabrikamızda ise gül konkreti üretimi yapılmıştır. GENEL YÖNETİM GİDERİ 2 MİLYON TL 2017 yılında alınan güllerin bedelleri ve diğer imalat giderleri, satılan mamul maliyet giderleri (ki bu giderlerin içinde gül çiçeği bedeli, işçilik ve genel üretim giderleri dahil) 9.316,404 lira 96 kuruş Genel Müdürlük ve Fabrikalar genel yönetim gideri 2.067,618 lira 28 kuruş. TOPLAM GİDER 14,4 MİLYON TL Ticari mal satış maliyet gideri 633.452 lira 89 kuruş, Pazarlama satış dağıtım giderleri 117.497 lira 53 kuruş , diğer giderlerimiz 116.74 kuruş , tazminat ve ceza giderlerimiz 118 lira 55 kuruş, Kur farkı ve kambiyo giderleri 1.677,162 lira 55 kuruş, Kredi komisyon giderleri olarak da 674.839 lira 35 kuruş olarak gerçekleşmiş olup 2017 yılı giderlerimiz toplam 14.487,210 lira 82 kuruştur. 2

017’Yİ 419 BİN LİRA ARTI BAKİYE İLE KAPATTIK Birliğimiz 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arası gül yağı ve gül konkreti ihracatından toplam 8.216,589 lira 62 kuruş satış geliri elde etmiştir(Kaynak;www.haber32.com)

İl Özel İdaresinde Yeni Asfalt Hedefleri..


2017 yılında 212 Km sıcak asfalta Türkiye rekoru kıran Isparta İl Özel İdaresi 2018 yılı sıcak asfalt sezonu çalışmaları büyük hızla devam ediyor.  Isparta Valisi Şehmus Günaydın liderliğinde devam eden çalışmaları yerinde uygulayan ve mesaisinin büyük bölümünü sahada geçiren İl Özel İdaresi Görevlileri köy yollarında konulan hedefe ulaşmak için yoğun çaba sarfediyor. 11 Nisanda Asfalt Sezonunu açan İl Özel İdaresi son olarak Sütçüler – yazılı kalyon- Çandır- şehler- Melikler- gurup köy yolu bsk asfaltını tamamladı.

(Kaynak;Haber32 – )

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

HAYRİOĞLU İBRAHIM UYSAL EŞI HABİBE UYSAL VEFAT ETMİSTİR.

CENAZESI  04.05.2018 CUMA GUNU OGLEN SEFERAĞA   CAMİİDEN KALDIRILACAKTIR.

MERHUMA ALLAH’TAN RAHMET,AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ..

 

İRTİBAT;

OGLU ARİF UYSAL 0536 727 69 50 KIZI ZEYNEP UYSAL 0542 696 05 55
BİLGİ : KASAPOĞLU MESAJ SERVİSİNDEN ALINMIŞTIR.

Kübra Dağlı Dünya Şampiyonu Oldu

Isparta’lı Milli sporcu Kübra Dağlı, 2. Dünya Plaj Poomsae Taekwondo Şampiyonası’nda 2 altın ve 3 bronz madalya kazandı.

Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlenen şampiyonada Türkiye’yi temsil eden Kübra Dağlı, 5 madalya birden kazandı.

Kübra Dağlı, Bireysel Poomsae 18-30 yaş ve Yüksek Kırış kategorilerinde Dünya Şampiyonu oldu. Genç sporcu Serbest Stil Bireysel Poomsae, Dynamic Kick ve Freestyle Breaking kategorilerinde ise bronz madalyanın sahibi oldu.

Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlenen 2. Dünya Plaj Tekvando Şampiyonası’nın Poomsae Freestyle kategorisinde Ispartalı Milli Sporcu Kübra Dağlı, Dünya şampiyonu oldu.(www.egirdirakingazetesi.com)

1 Mayıs kimine bayram, kimine ekmek kapısı oldu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Isparta Atatürk Stadyumu önünde toplanan çeşitli sivil toplum kuruluşları ile siyasi parti temsilcileri İstasyon Caddesin’den tren garı önüne kadar yürüdü. Isparta Tren Garı önünde bir araya gelen topluluk, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte müzikler eşliğinde halay çekti. Yağmurun başlamasıyla birlikte toplulukta yer alan bazı vatandaşlar şemsiye açarken, bazı vatandaşlar da ellerindeki pankart ve dövizleri ıslanmamak için kullandı.(www.haber32.com)

İbradı’da mermer ocağı isyanı

İbradı da mermer ocağı isyanı

İbradı’da mermer ocağı isyanı

ANTALYA’nın İbradı ilçesinde su kaynakları, sedir, ardıç ve ladin ormanları ile dağ keçilerinin doğal yaşam alanı içinde mermer ocağı açılmak istenmesine tepki gösteren bölge halkı; siyasiler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği eylemle karara karşı çıktı.

İbradı’da özel bir maden şirketinin, su kaynakları, sedir, ardıç ve ladin ormanları ile dağ keçilerinin doğal yaşam alanı içinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu olmadan mermer ocağı açılması için çalışma başlattığı iddiaları tepkiye neden oldu. Mermer ocağını istemeyen bölge halkı, Karamıklı Yaylası’nda bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı protesto gösterisinde, eylemciler ‘Mermer ocağına hayır’, ‘Doğa talanına son’, ‘Havama suyuma dokunma’, ‘Toroslar bizimdir’, ‘Yaban hayatı evsiz bırakılamaz’, ‘Yaylalarımıza dokunma’ yazılı dövizler taşıdı.

Şenlik havasında geçen protesto gösterisinde yerel sanatçılar Gülay Diri, Sami Demircioğlu ve Hüseyin Dere de konser verdi. Karamıklı Yaylası’ndan maden şirketinin sınır çizgi tabelalarının bulunduğu bölgeye kadar sloganlar atarak yürüyüş yapan gruba, CHP Antalya milletvekilleri Devrim Kök ve Niyazi Nefi Kara ile İbradı Belediye Başkanı CHP’li Serkan Küçükkuru, CHP İbradı İlçe Başkanı Sami Demircioğlu da destek verdi. Protesto gösterisine çok sayıda meslek odası ve sivil toplum kuruluşunun temsilcileri de katıldı.

UNESKO  Dünya Miras Listesi Türkiye Birimi tarafından yapılan 2 yıllık değerlendirmelerle hazırlanan ‘Aday Doğal Alan’ önerileri listesinde, bazı yıllarda ön plana çıkmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu doğal ve kültürel varlıkları kullanma hakkı sadece bugünkü kuşağa ait bir hak değildir. Gelecek kuşaklar bizim kuşaktan çok daha ileri düzeyde sahip olacakları teknolojilerle bu varlıkları hem de daha akıllıca kullanma hakkına sahiptir. Ayrıca Milli Parklar ve bazı kurumlar tarafından hazırlanan biyoçeşitlilik raporlarına göre, bu yöre özel korumalı alan kabul edilmektedir. İlginç olan, ülkemizde bu yıl kardelen sökümünün yasaklandığı yıl olmasına rağmen bizim Kardelen Festivali düzenlediğimiz yerde böyle bir girişimde bulunulmasıdır. Yöremizde bundan sonra açılacak mermer ve taş ocakları öncelikle ilçemizin içme su kaynağını kirletecek, hava kirliliğine sebep olacak, dağ keçileriyle yılkı atlarının doğal yaşamlarını tahrip edecektir. Endemik bitkilere zarar verecek ve yörede yapılacak arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyecektir.”

(www.gunhaber.com)

ETUDOSD 22. Dedegöl Dağı Dağcılık Şenliği’ne Hazır

Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) tarafından ilki 1997 yılında gerçekleştirilen Dedegöl Dağı Dağcılık Şenliğininbu yıl  22. si yapılacak.

Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) tarafından ilki 1997 yılında gerçekleştirilen Dedegöl Dağı Dağcılık Şenliğinin bu yıl  22. si yapılacak.

12-13 Mayıs 2018 tarihlerinde Dedegöl Dağı Melikler Yaylası kamp alanında gerçekleştirilecek dağcılık şenliğine, yurdumuzun dört bir yanından Dağcılık Kulüplerinin katılması bekleniyor. Şenlik hazırlıklarının tamamlandığını bildiren ETUDOSD Yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

 22.Yılda da En Büyük Destekçi Eğirdir Belediyesi

22.yılda da başta Eğirdir Belediyesi olmak üzere Isparta Valiliğinin hamiliğinde  Eğirdir, Aksu ve Yenişarbademli Kaymakamlıkları, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı, Isparta İl Özel İdaresi, Aksu ve Yenişarbademli Belediye Başkanlıkları, Gençlik Spor Hizmetleri İl Müdürlüğü’nün desteklerinin olması beklenmektedir.(www.egirdirakingaztesi.com)

 

VEFA YÜRÜYÜŞÜ


Çanakkale 57. Alay Vefa yürüyüşüne katılan Vali Şehmus Günaydın, “57. Alay’ın kahramanlığı, gençlere ilham kaynağı oluyor” dedi.

Çanakkale Savaşları’nda düşmanla kahramanca çarpışarak mevcudunun tamamını şehit veren ve adını tarihe altın harflerle yazdıran kahraman 57. Alay anısına vefa yürüyüşü düzenlendi.

Programa Vali Şehmus Günaydın, askeri ve mülki erkânın yanı sıra vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. İstiklal Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için dua edilmesiyle başlayan programda Vali Şehmus Günaydın ve katılımcılar bayraklarıyla, 103 metre uzunluğundaki Türk Bayrağı’nın arkasından Garnizon Şehitliği’ne kadar vefa yürüyüşü yaptı.

“57. ALAY GENÇLERE ÇOK ÖNEMLİ BİR İLHAM KAYNAĞI”

Garnizon Şehitliği’nde okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için dua edilmesinin ardından bir açıklama yapan Vali Şehmus Günaydın “Şanlı tarihimizin müstesna zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nde çok büyük kahramanlıklar gösteren ve adeta Çanakkale Savaşı’nın sembolü olan 57. Alay’a karşı olan minnet duygularımızı ifade etmek için vatandaşlarımızla beraber bu programı gerçekleştirdik. Sabahın bu saatinde yürüyüşe katılan bütün vatandaşlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza, öğrencilerimize ve gençlerimize teşekkür ediyorum” dedi. 57. Alay denilince komutanından neferine kadar çok büyük fedakârlıklar, kahramanlıklar gösteren bir alay akla geldiğini belirten Vali Günaydın Çanakkale Savaşı’nda komutanından neferinekadar bütün mensupları şehit olan 57. Alay’ın geleceğin teminatı olan gençlere de çok önemli bir ilham kaynağı olduğunu söyledi.

“GENÇLER TARİHİNİ ANLADIKÇA ZORLUKLARI RAHATLIKLA AŞABİLECEKTİR”

Vali Günaydın; “ Gençlerimiz atasını, ecdadını, tarihini tanıdıkça ve anladıkça önüne çıkan bütün zorlukları çok rahatlıkla aşabilecektir. İşte bizde gençlerimize tarihimizi anlatmak için bu organizasyonlara çok önem veriyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başata Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu cennet vatanı bize yurt kılan bütün şehitlerimizi, vefat eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Hayatta olan gazilerimize de sağlık ve huzur diliyorum” dedi. (www.ispartahaber.com)

3,5 milyon adet solucan besliyor

Deri sektörüyle uğraşırken solucan üretimi işine başlayan 43 yaşındaki Halil Uçmak, Doğancı Mahallesi’ndeki deposunda 3,5 milyon adet solucana gözü gibi bakıyor. Solucanlardan elde ettiği gübreyi satan Uçmak hem ekonomik kazanç elde ediyor, hem de tarım topraklarının daha da verimli hale gelmesini sağlıyor.

Tesisteki solucanlar için tıpkı birer çocuk büyütür gibi özenle mama hazırladığını kaydeden genç girişimci Halil Uçmak, ürettiği organik solucan gübresiyle hem kazanıyor hem de kazandırıyor.

Ayda 3 ton solucan gübresi elde ettiklerini belirten Uçmak, Kırmızı Kaliforniya Solucanı üretimi yaptıklarını ifade etti.

Solucan gübresi sayesinde hem kazanç elde ettiğini, hem de toprakların daha verimli hale geldiğini ifade eden Halil Uçmak, bu gübrelerin toprakta su tuttuğunu söyledi. 2 yıldır 200 m2 bir alanda üretim yaptıklarını belirten Uçmak, solucan gübrelerinin tüm toprak mahsullerinde kullanıldığını söyledi.

BU GÜBRENİN ÖZELLİKLERİ?

Solucan gübresinin özelliklerinden bahseden genç girişimci Uçmak: “Granüler yapısı toprağın sütrüktürünü düzenleyip havalanmayı sağlarken su tutma kapasitesinin yüksekliği topraktaki su stresini minimize etmektedir. Yapısındaki çok sayıda bakteri verildiği topraktaki zararlı bakterilerle rekabet ederek onların zararlı etkilerini ortadan kaldırır, böylece bitkilerin hastalıklara karşı direncini artırır. Hava şartlarının olumsuz etkilerine(don, sıcaklık farkları vb.) karşı bitkiyi korur. Kesinlikle yabani ot tohumu içermez. Kaliteli, bol verimli ve raf ömrü uzun ürünler elde edilmesini sağlar. %100 ekolojik ve non-toksiktir. Toprağın Ph,sütrüktür, nem gibi özelliklerinin düzenlenmesini sağlar. Bilhassa kimyasallarla kirlenmiş, kuvvetini ve canlılığını yitirmiş, yorulmuş toprakların ıslahını sağlar. Asitli, kumlu toprakları düzenleyerek tarıma elverişli hale getirir. Kokusuzdur. Solucan gübresiyle yetiştirilmiş bitkilerde nitrat kalıntısı bulunmaz. Suyu, havayı ve toprağı kirletmez. Toprakta uzun süre kalır dolayısıyla bitkinin uzun süre besin ihtiyacını karşılar. Besin elementlerini bitkinin ihtiyacına göre tedricen bitkiye kazandırır. Solucan Gübresi çok sayıda simbiyotik bakteri (Rhizobium) ve asimbiyotik mikroorganizmalardan azot fiksasyonu yapan bakteri (Azotobakter) ve mikoriza mantarları ihtiva eder. Bu mikro organizmalar toprak içinde bulunan ancak bitki tarafından alınamayan besin maddelerine parçalayarak bitki tarafından alınabilir forma dönüştürürler. Ayrıca azot fiske eden bakteriler havadaki azotun toprağa kazandırılmasını sağlayarak bitki tarafından alımını kolaylaştırır. Solucanların salgı maddeleri enzimler üretim süreci içinde dışkılarına karıştığında çok sayıda ve çeşitte enzim, vitamin, aminoasit, büyüme hormonu içermektedir. Bunlar ise bitkinin daha hızlı gelişmesini ve olumsuz çevre şartlarına karşı dirençli olmalarını sağlar.

SOLUCAN GÜBRESİNİN AVANTAJLARI

Bitkiler için aynı anda hem besin kaynağı hem de büyümeleri için teşvik olarak etkilidir; Humusu az olan toprakları iyileştirir, topraktaki faydalı mikroorganizmaları uyarır. Toprağın genel durumunu iyileştirir ve topraktaki organogenetik elemanlarını bitkilerin alabileceği sekle dönüştürür. Organik maddeleri az olan topraklar için organik azotun yüksek oranı büyük önem taşımaktadır, özellikle uzun sure mineral gübrelemeden sonra; gübre özün içerdiği besleyici elemanlar daha uzun sure için toprakta kalmaktadır, bu da bitkilerce daha iyi alınmalarını sağlar.  Hızla suda çözünür ve ziraatta kullanılan tüm ilaç ve gübrelerle uyumludur. Bitkilerin sağlam kok sistemi oluşması için yardımcı olur, bitkilerin stres ve patojenlere karsı dayanıklılığını artırır ve ekolojik temiz ziraat ürünlerinin üretimi için mükemmel bir gübredir.

SOLUCAN GÜBRESİNİN SEBZELERDE YARARLARI

%30-50 yüksek verim sağlar.

Tohum çimlenmesi enerjisinde %40 oranında artış sağlayarak tohum maliyetini düşürür.

10-15 gün erken fide oluşumu sağlar.

10-15 gün hasatta erkencilik sağlar.

Ekolojik olması nedeniyle solucan gübresi ile beslenen sebzeler orijinal renk,aroma ve lezzete sahip olur.

Sulu solüsyonları yaprak ve gövdede pestisit görevi görür.” (www.ispartahaber.com)

SÜTÇÜLER ENERJİ VE SAANAYİ TİCARET A.Ş.’NİN AKIBETİ NE OLACAK ?

Bilindiği gibi yap-işlet-devret modeli ile  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına halka açık Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılıp yine aynı şirketçe işletilen SÜTÇÜLER HİDROELEKTİRK SANTRALI bundan birkaç ay işletme süresi dolmadan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satılmıştır.

İşletme süresi 18 Haziranda dolacak olan Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın devrinden sonra adı geçen şirketin hiçbir ticari faaliyeti kalmayacaktır.

Hiçbir ticari faaliyeti kalmayacak olan şirketin akıbetinin ne olacağı, tasfiyesinin  ne zaman yapılacağı tasfiye zamanında ne gibi giderlerinin olabileceği ile bu işlerin ne kadar  bir zaman alacağı ve tasfiye masraflarının ne kadar olabileceği merak edilmektedir.

Ayrıca  yaklaşık 25 yıllık ve hiçbir olumsuzluğu olmayan bu şirketin aracı firmalar kanalıyla satışı imkanının araştırılıp araştırılmalıdır.

Yönetimden Sütçüler Enerji ve Sanayi A.Ş’nin akıbeti hakkında  yönetim tarafından yazılı açıklama bekliyoruz.

Hırsız; Memlekette namuslu adam kalmamış

ADANA’da Adem E.’nin çaldığı bisiklet, elini yüzünü yıkamak için girdiği camide, bir başka hırsız tarafından çalındı. Bisikletin bulunması için polise başvuran Adem E. (52), sorgusunda suçunu itiraf etti, “Camide hırsızlık olur mu? Memlekette namuslu adam kalmamış” dedi.

Olay, Seyhan ilçesi Sucuzade Mahallesi’nde meydana geldi. Adem E., İbrahim Vuranay’a ait bisikleti iş yerinin önünden çaldı. Bir süre bisikletle gezen şüpheli, yorulunca elini yüzünü yıkamak için yol üzerindeki camiye girdi. Elini yüzünü yıkayan Adem E., geri döndüğünde duvar kenarına bıraktığı bisikletin çalındığını fark etti. Adem E., emniyete giderek, bisikletinin çalındığını söyleyip bulunmasını istedi. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, Adem E.’ye bisikletin markasını ve ne kadara aldığını, faturasının olup olmadığını sordu. Şüphelinin çelişkili ifadeler vermesi üzerine kuşkulanan polis, Adem E.’yi çapraz sorguya aldı. Sorguda, Adem E., suçunu itiraf etti, “Bu bisikleti dolaşmak için çaldım. Camiye girip elimi yüzümü yıkamak istedim. Başka hırsız da gelip benden çalmış, camide hırsızlık olur mu? Memlekette namuslu adam kalmamış” dedi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Adem E., çıkarıldığı mahkemece ev hapsine çarptırıldı.

(www.gunhaber.com Çağlar ÖZTÜRK/ADANA, (DHA)-

Kalaycı Demirali, Çaybaşı’nda…

 

Unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olan Kalaycılık mesleğini hala sürdüren, Kalaycı Demirali Üçoklu, Bağlar Mahallesi Çaybaşı mevkiinde, bölgenin ihtiyacını karşılıyor.

Balıkesir’den ilçemize sezonluk olarak gelen Demirali Üçoklu, baba mesleği olan kalaycılık işini 40 yıldır sürdürdüğünü, kazan, tava, tencere gibi bakır eşyaları kalayladığını söyledi.

Kalaycı Demirali Üçoklu, sezonluk olarak Eğirdir’e geldiğini ve 10 Mayıs’ta Eğirdir’den ayrılacağını ifade etti.

ZORLU TATBİKAT

Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı bünyesinde eğitim gören komandoların Sütçüler Yazılı Kanyon’daki ileri dağcılık tatbikat görüntüleri Türk Silahlı Kuvvetleri resmi twitter hesabında paylaşıldı.

Isparta Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı bünyesinde eğitim gören 25. Dönem Komando İhtisas Kursu kursiyerleri, 16-20 Nisan tarihleri arasında Sütçüler ilçesindeki Yazılı Kanyon’da tatbikat yaptı. ‘İleri Dağcılık Tatbikatı’ olarak gerçekleştirilen eğitimin fotoğrafı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmi Twitter hesabından paylaşıldı.

Yapılan paylaşıma, “Dağ Komando Okul ve Eğitim Merkez Komutanlığında, 25’inci dönem komando ihtisas kursu kursiyerlerince, 16-20 Nisan 2018 tarihleri arasında Yazılı Kanyon’da ileri dağcılık tatbikatı icra edilmiştir” notu eklendi.(www.ajans32.com)

Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nin balık-ekmek şeniliğinin 2.si yapıld

Bu yıl II.’si düzenlenen ‘Balık Ekmek Şenliği’ üniversitemiz öğrencileri, personeli ve akademisyenleri tarafından büyük ilgi gördü.Şenliğe, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet SALTAN, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü personelleri, Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, ITSO Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü (SAREM) Müdürü Şakir Çınar ve personelleri, Şahlanlar Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi sahibi Osman Şahlan, Canlar Alabalık Şirketi Sahibi Alim CAN, Isparta İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Mustafa

Aydemir, Burdur İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Hakan Acar ve özel sektör temsilcileri de katıldı.
“Balık berekettir. Balık ekonomiktir. Balık emektir. Balık güvenlidir. Balık keyiftir. Balık lezzettir. Balık sağlıktır. Balık yeri doldurulamayacak bir besin kaynağıdır.’ (Alıntı)

Eğirdir’de ‘Bir Türküdür Eğirdir’ Korosu büyük beğeni topladı.

– Eğirdir’de ‘Bir Türküdür Eğirdir’ Korosu büyük beğeni topladı

 

Eğirdir Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, Müzik Topluluğu tarafından Eğirdir’in kültürünü yansıtan konser düzenlendi.
‘Bir Türküdür Eğirdir’  müzik konseri Kervansaray Düğün ve Toplantı Salonunda gerçekleşti. Eğirdir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Şanal’ın konuşmasının ardından Arif Karakale, yönetiminde koro üyeleri birbirinden güzel eserleri seslendirdiler. (www.haber32com)

Burdur Şeker Fabrikası satıldı

Burdur Şeker Fabrikası satıldı

BURDUR Şeker Fabrikası 487 milyon TL’ye satıldı

Burdur Şeker Fabrikası ihalesi başladı. İhaleye Doğuş Çay, Kayseri Şeker, Isparta Pancar Ekicileri Kooperatifi, Erser Grup, Mutlucan Tuz, Albayrak ve Özbey Holding katılıdı.
-İhale 367 milyon TL’den açıldı.
-Özbey Holding ve Doğuş Çay elendi.
-Fiyat 432 milyon TL’ye çıktı.
-Kayseri Şeker mola istedi.
-Kayseri Şeker çekildi.
-Albayrak çekildi.
-487 milyon TL’ye Erser-Sterk Korsorsiyumu aldı.(www.ispartahaber.com)

SDÜ’de Balık Ekmek İzdihamı

SDÜ’de Balık Ekmek İzdihamı

Türkiye’deki balık tüketiminin artırılması ve önemine dikkat çekilmesi amacıyla Süleyman Demirel Üniversitesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği’nde, öğrencilere bu bu kez balık tutmayı değil balık yemeyi öğrettiler.

Türkiye’deki balık tüketiminin artırılması ve önemine dikkat çekilmesi amacıyla Süleyman DemirelÜniversitesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği’nde, öğrencilere bu bu kez balık tutmayı değil balık yemeyi öğrettiler. SDÜ 19 Mayıs Amfisi Öğrenci Meydanı’nda kurulan stantlarda yapılan balık ekmekler, uzun kuyruklar oluşturan binlerce öğrenciye ücretsiz olarak dağıtıldı. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Su Ürünleri Fakültesi İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği ile üretici firmalar işbirliğinde gerçekleştirilen 2.Balık Şenliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılar doyasıya balık ekmek yerken, alana gelen bazı öğrenciler de öğle vaktine denk gelen zamanda karnını doyurdu. Balık Ekmek Şenliği’nde ayrıca, yöresel halk oyunları gösterileri de gerçekleştirildi.
(www.haber32.com)

BİR YENİLİK DE SOKAKTAKİ DOSTLARIMIZ İÇİN

Süleyman Demirel Üniversitesi Hayvanları Koruma Topluluğu (HAYKOR) örnek olacak bir sosyal sorumluluk projesine daha imza attı.

Doğu ve Batı yerleşkelerinde bulunan köpeklerin beslenmesini sağlamak, besleme etkinliğini daha hijyenik şartlarda gerçekleştirmek ve israfı önlemek amacıyla beslenme odaklı projesi hayata geçirildi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Ali Dulupçu önderliğinde Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Sağlık, Kültür, Spor Daire Başkanlığı ve HAYKOR işbirliğiyle gerçekleştirilen proje ile merkez yemekhanelerde artan yemekler belirlenen besleme odaklarına bırakılarak sokaktaki dostlarımıza ulaştırılacak. Bu sayede israfın önüne geçildiği gibi bu odakların dışında besleme yapılmayarak sokak hayvanları hijyenik ve kontrollü bir şekilde beslenmiş olacak. (Kaynak;Haber32 -)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

lçemiz HALKINDAN sevgili abimiz Mehmet Emin Turan ın Amcası Veli TURAN’ın KIZI Leyla TURAN vefat etmiştir. Merhumenin Cenazesi 25 NİSAN 2018 ÇARŞAMBA günü İSTANBUL SARIYER CAMİ’sinde ÖĞLE Namazına Müteakip kılınacak Cenaze Namazı sonrası Sarıyerde Aile kabristanlığında defnedilecektir.
SÜTÇÜLER HABER AİLESİ OLARAK Başta Merhumeye Allah’tan Rahmet Kederli TURAN Ailesine, yakınları ve sevenlerine Başsağlığı Dileriz…
İrt: Mehmet Emin Turan 0532 3224492

 

 

 

 

Mehmet Emin Turan ın Amcası Veli TURAN’ın KIZI LEYLA  TURAN vefat etmiştir.

Merhumenin Cenazesi 25 NİSAN 2018 ÇARŞAMBA günü İSTANBUL SARIYER CAMİ’sinde ÖĞLE Namazına Müteakip kılınacak Cenaze Namazı sonrası Sarıyerde Aile kabristanlığında defnedilecektir.
Merhumeye Allah’tan Rahmet Kederli TURAN Ailesine, yakınları ve sevenlerine Başsağlığı Dileriz…
İrt: Mehmet Emin Turan 0532 3224492

700 dekar eski maden sahası rehabilite edilecek

Isparta’da özellikle mermer ocaklarının yaptığı doğa tahribatı ve terk edilmiş mermer ocağı sahalarının oluşturduğu görüntü kirliliği birçok kesim tarafından eleştiriliyor.

Orman Bölge Müdürlüğü buna karşılık eski ve terk edilmiş maden sahalarının rehabilitasyonunu yapıyor. Eski maden sahalarının rehabilitasyon çalışmaları kapsamında 2018 yılında 700 dekar alan için planlama yapıldı. Orman Bölge Müdürlüğünün 2018 yılı programında eski maden sahalarının rehabilitasyonun yanında 41 köyde bin 700 dekar alanda gelir getirici tür ağaçlandırması ile 2017 yılında 65 bin adet olan lavanta fidesi üretiminin 2018 yılında 500 bin adete çıkarılması da yer alıyor.

Isparta Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk sahasında yer alan eski maden sahalarının rehabilitasyonu için çalışma yapıyor. Orman Bölge Müdürlüğü birçok kesim tarafından eleştirilere neden olan eski maden sahalarının rehabilitasyonunu yaparak, terk edilmiş maden sahalarında orman varlığını canlandırmak için ağaçlandırma faaliyetleri yapıyor. Orman Bölge Müdürlüğü bu kapsamda 2018 yılı içinde 700 dekar ter edilmiş maden sahasının rehabilitasyonunu yapmayı hedefliyor.

EĞİRDİR’DE 5,5 MİLYON ADET FİDAN ÜRETİLECEK  Orman Bölge Müdürlüğü hem sorumluluk sahasındaki ağaçlandırma faaliyetlerinde hem de talep gelen diğer illerdeki ağaçlandırma faaliyetlerinde kullanılmak üzere Eğirdir ve Burdur Gölhisar’da ki fidanlıklarda bu yıl 7,1 milyon adet fidan üretecek. Fidanların büyük bölümü Eğirdir fidanlığında üretiliyor. 2018 yılında üretilecek 7,1 milyon adet fidanın 5,5 milyon adeti Eğirdir fidanlığında üretilecek. Şubat ayı sonu itibari ile Eğirdir’de hedeflenen 5,5 milyon adet fidan üretiminin 4 milyon adetinin üretildiği, Gölhisar fidanlığında ise hedeflenen 1,6 milyon fidan üretiminin 1 milyon adetinin üretildiği belirtildi.

41 KÖYDE BİN 700 DEKAR GELİR GETİRİCİ TÜR AĞAÇLANDIRMASI    Orman Bölge Müdürlüğü köylerdeki vatandaşı ekonomik anlamda desteklemek için gelir getirici tür ağaçlandırmalarına bu yıl da devam edecek. 2018 yılında 41 köyde bin 700 dekar alanda (Ceviz, Badem, Dut, Zeytin, Lavanta, Hünnap, İğde) gelir getirici tür ağaçlandırma çalışması yapılacağı ve arazi hazırlıklarının devam ettiği bildirildi. Orman Bölge Müdürlüğünün 2018 yılı planlamaları arasında ayrıca 12 km karayolu ağaçlandırması da bulunuyor.

LAVANTA FİDESİ ÜRETİMİ 500 BİN ADETE ÇIKIYOR

Orman Bölge Müdürlüğü köylerde ki vatandaşlara dağıtmak için 2017 yılında 65 bin adet Lavanta Fidanı üretimi yapmıştı. Lavanta fidesi üretimine bu yılda devam edilecek. Geçen yıl 65 bin adet olan lavanta fidesi üretiminin bu yıl 500 bin adete çıkarılması hedefleniyor.(www.haber32.com)

ISPARTA VALİ MAKAM KOLTUĞUNA OTURDU TALİMATI VERDİ

TBMM’nin kuruluş yıldönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Isparta’da bir dizi etkinlikler düzenlenirken, Vali Şehmus Günaydın makamını ilkokul 3.sınıf öğrencisi 9 yaşındaki Zeynep Elif Arabalı’ya bıraktı. Çocuk Vali, makamdan Milli Eğitim Müdürü, Belediye Başkanı ve İl Emniyet Müdürünü arayarak okulu için yapılmasını istediği konuların talimatlarını verdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 98.kuruluş yıldönümü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Isparta’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Bayram kapsamında, Isparta’daki İstanbul Menkul Kıymetler Borsası İlkokulu 3.sınıf öğrencisi 9 yaşındaki Zeynep Elif Arabalı Vali Şehmus Günaydın’ın makamına oturdu. Çocuk Vali Zeynep Elif Arabalı, sırasıyla İl Milli Eğitim Müdürü – Belediye Başkanı ve İl Emniyet Müdürünü arayarak, okulu için spor salonu yaptırılması, çevre düzenlemesi yapılması ve güvenlik tedbirlerinin artırılması gibi konularda talimat verdi. (www.ispartahaber.com.tr)

Isparta’da orman yangını! 3 hektar ormanlık alan zarar gördü.

ISPARTA’NIN SÜTÇÜLER İLÇESİNDE ÇIKAN ORMAN YANGININDA 3 HEKTAR ORMANLIK ALAN ZARAR GÖRDÜ. (FETİ KILIÇ/ISPARTA-İHA)

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde çıkan orman yangınında 3 hektar ormanlık alan zarar gördü.
Edinilen bilgiye göre,  yangın Sütçüler ilçesine bağlı Sağrak Köyü Yazkam mevkiindeki ormanlık alanda başladı. Çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangına Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı 3 arazöz, 2 tanker ile müdahale edildi.  Yaklaşık 3 saat süren söndürme çalışmaları sonucunda kontrol altına alınabilen yangında 3 hektar ormanlık alandaki bitki örtüsünün zarar gördüğü öğrenildi.
Yangının çıkış nedeni ise araştırılıyor.

(www.ispartahaber.com-ISPARTA (İHA)

TARİHİ GAZİ TREN İSTASYONU

1925 yılında örnek bir çiftlik olarak kurulmuş olan Atatürk Orman Çiftliği  arazisi içinde bulunan, Mimar Ahmet Burhanettin Tamcı tarafından tasarlanan ve Cumhuriyet devrinin  Ankara’daki  ilk istasyonu olma özelliği taşıyan ,1 Şubat 1926 da Atatürk’ün hazır bunduğu bir törenle açılan bu güzel tarihi  istasyonun yolcularla birlikteliği 2000’li yıllarda sona ermiş Başkent Ankara’nın bu en güzel ve en anlamlı istasyonu Lokanta olarak 3.şahıslara ihale edilmek suretiyle

Resimlerde görüldüğü gibi ne yazık ki;

Cumhuriyetin  nadide  güzelim  eserleri bir bir kaderlerine terk ediliyor.

TREN SESİ

Garibim

Ne bir güzel var

Avutacak gönlümü

Bu şehirde,

Ne de tanıdık bir çehre;

Bir tren sesi

Duymaya göreyim

İki gözüm iki çeşme.

-Orhan Veli Kanık- (Üstten üçüncü ve en alttaki fotoğraflar alıntıdır)

 

 

ISPARTA BELEDİYESİNE 5 RAKİP VAR!

Başk

Görüntünün olası içeriği: açık hava

Başanlığı’na sundu ve ihale dosyasını teslim aldı. Şimdi ise ihale günü beklenmeye başlandı.

Öte yandan, Şeker Fabrikasının bulunduğu komşu ilimiz Burdur ise, Fabrikanın Burdurlular tarafından alınması için girişimlere başladı.
Özelleştirme kapsamı içerisindeki Burdur Şeker Farikasının ihalesine girecek olan İsparta Belediyesi ile birlikte 5 kuruluş veya şirket daha ihale dosyası aldı.
İsparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, geçtiğimiz günlerde Burdur Şeker Fabrikasını satın almak için belediye olarak ihaleye gireceklerini açıklamıştı.
Özelleştirme kapsamı içerisinde bulunan Burdur Şeker Farikası için ihaleye başvuru süresi ise 18 Nisan 2018 Çarşamba günü yani önceki gün sona erdi. Satışa çıkarılacağı günden buyana gündemden hiç düşmeyen özelleştirme ile ilgili Burdur’da da imza kampanyaları başlatılmış, CFIP tarafından miting düzenlenmişti.
İsparta Belediyesi, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Burdur Şeker Fabrikası’nın ihalesi özelleştirme ihalesine katılmak için başvuru süresinin son gününde ihale dosyasını alarak resmen başvuruda bulundu.
Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Burdur Şeker Fabrikasının ihalesi ile ilgili olarak yetkilendirdiği ISBAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ömer Tahir Gürakan ve Belediye Sağlık İşleri Müdürü Oğuz Başaran bütün evrakları hazırlayarak ihaleye katılabilmek için dosyayı Özelleştirme İdaresine verdi.
FABRİKA SATIŞ İHALESİ İÇİN KONSORSİYUM KURULDU
Özelleştirmenin karşısında olanlarında olduğu, birlikte satın alalım seslerinin de yükseldiği Burdur’da, şeker fabrikasının alımı için Burdur Ticaret ve Sanayi Odası ile Burdur – İsparta Pancar ekiciler Kooperatifi’nin öncülüğünde, fabrikayı satın almak için iş adamlarının da içinde olduğu konsorsiyum da kuruldu. Kurulan Konsorsiyum fabrika satış ihalesine girmek için dosyasını alarak teklifini verdi.
Burdur Şeker Fabrikasını almak için önceki gün sona eren ihaleye katılım başvuru süresinin sonunda ise 8 kuruluş veya şirketin teklif verdiği öğrenildi. Bu konuda edinilen bilgilere göre şuana kadar İsparta Belediyesi’nin yanı sıra, Doğuş Çay, Kayseri Şeker, UMM Enerji, Eser Tarım Makinaiarı ile Burdur Ortak Konsorsiyumu olan Burdur PANKO Birlik satın almak için ihale dosyası satın alan kuruluşlar oldu.
İHALE 24 VEYA 25 NİSAN’DA YAPILACAK
Bu doğrultuda; Özelleştirme İdaresi’nin açıkladığı takvime göre; 18 Nisan’da yani önceki gün itibariyle Burdur Şeker Fabrikasının satışı için teklifler alındı ve ihaleye girecek şirketler başvurularını yaptılar. Bundan sonra ise gözler, Ankara’da 24 veya 25 Nisan Tarihlerinde yapılacak satış ihalesine çevrilmiş durumda. (kaynak;www.ispartahaber.com)

Isparta’da Gül Hasadı Başladı

2018 Sezonu Isparta Gül Hasadı Ardıçlı köyünde Başladı.

Dünya’nın gül bahçesinde hasat başladı. Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’ini tek başına karşılayan Isparta’da 25 bin dönüme ekilen güllerin hasadına başlandı. İlk hasat Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı Köyünde gerçekleştirildi.

(kaynak;Haber32 -)

Mutlu Çocuk Festivali Başladı

Isparta Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezinde ’23 Nisan Mutlu Çocuk Festivali’ düzenlendi. 21 Nisan Cumartesi günü saat 11.00’da başlayan mutlu çocuk festivali 23 Nisan Pazartesi günü son bulacak. 3 gün sürecek festivalin ilk gününde çocuklar gönüllerince kendileri için hazırlanan etkinliklerle eğlendi, eğlenirken de öğrenme fırsatı buldu.

Festivalde ayrıca Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarını çizgi romanlarla yaşatmayı kendisine misyon edinmiş olan Sosyal Antropolog – Yazar Suat Turgut da, çocuklara yönelik bir konferans verdi. Turgut konferansında tarihin Türk’le başladığını, Türk’ün çıkarıldığında tarihin olmayacağını belirtti. Türk tarihinden ve kazanılan zaferlerden bahseden Suat Turgut, “Çocuklar bugünlere nasıl geldik, bunun kıymetini bilmeliyiz” derken, gençliğe sahip çıkılması gerektiğinden ve çocukların sanal kahramanlar yerine Türk tarihine ilişkin bilgiler almasının faydalarından bahsederken, “Çocuklarımız insanlığın güneşi, yarınların aydınlığı olacak” şeklinde konuştu.

23 Nisan Mutlu Çocuk Festivali açılışının ardından Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, Gökkubbe’de çocuklarla bir araya geldi. Çocuklarla uzun uzun sohbet eden Başkan Günaydın, çocukların mutlu günlerine ortak oldu.

Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezinde 10.00-20.00 saatleri arasında açık kalacak olan Mutlu Çocuk Festivalinde müzik aktiviteleri, masal parkı, uçurtma atölyesi, yüz boyama, balon park, şişme oyun alanları, palyaço, maskotlar, sihirbaz, hamur atölyesi, çizgi karakterler, sokak oyunları, kum boyama, kukla tiyatrosu, uzay çadırı bulunacak. Yine ayrıca Isparta Belediyesinin Ismek takı tasarımı, ebru sanatı, resim, pastacılık kursuda festivalde çocuklarla buluşuyor.(www.ajans32.com)

Sakin Şehir’e 1000 fidan dikilecek

 

ÇEVKOR Çevre Koruma Dergisi ile Eğirdir Belediyesi işbirliğinde, Sakin Şehire 1000 adet Toros Sedir fidanı dikimi gerçekleştirilecek.

Bir Ağaç 1 Hayat, 1 Orman Bin Hayat, Bir Fidan Bir Öğrenci, Ağaç Yoksa Hayat Yoktur, Sağlıklı Yaşam İçin Sağlıklı Çevre gibi sloganlarla bugüne kadar bir çok il ve ilçede belediyeler ile işbirliği içerisinde ağaç dikim kampanyaları düzenleyen ÇEVKOR Çevre Koruma Dergisi, Nisan ayında Eğirdir Belediyesi işbirliği ile sakin şehirde ağaç dikimi organizasyonu düzenliyor.

Sağlıklı Yaşam İçin Sağlıklı Çevre adlı ağaç dikim kampanyası kapsamına boyları 1 ve 1,5 metre arasında değişen Toros sedirleri 26 Nisan 2018 tarihinde saat 14.00’de Eğirdir Sekibağ Mahallesi’nde toprakla buluşturulacak.(www.egirdirakingazetesi.com)

ISPARTA’DA PARKTAN LALE KOPARAN ÖĞRENCİLER PİŞMAN OLUNCA PARASINI ÖDEDİ

 Belediye parkından lale koparan öğrenciler sadece pişman olmakla kalmadı 
– Öğrenciler parklardan kopardıkları lalelerin parasını Belediye Başkanına ödedi
– Harçlıklarından topladıkları 30 TL’yi, özür yazısı ile birlikte başkana verdiler 

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde belediye parkından izinsiz lale kopartan 8 öğrenci yaptıklarına pişman olunca özür dileyerek aralarında topladıkları lalelerin parasını Belediye Başkanına ödedi.
Muazzez ve Yaşar Şapçı İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi 8 çocuk, belediye parklarından laleleri koparıp annelerine ve sevdiklerine verdi. Laleleri kopartırken öğretmenlerine yakalanan öğrenciler suçlarını kabul edince öğretmen tarafından affedildi. Ancak yaptıklarının yanlış olduğunu fark eden öğrenciler, aralarında harçlıklarından 30 TL topladı. Okula ziyarete gelen Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e yaptıkları hatayı anlatan ve özür dileyen öğrenciler, kopardıkları lalelerin yerine yenisinin dikilebilmesi için topladıkları parayı Belediye Başkanına  takdim ettiler. Başkan Şengöl, hatalarının farkına varıp duyarlı davrandıkları için öğrencileri tebrik etti.
Toplanan paraları öğretmenlerinin isteği üzerine teslim alan Başkan Şengöl, özür mesajı, öğrencilerin ve öğretmenlerinin bulunduğu fotoğrafı ve toplanan parayı çerçeveletip Belediye girişine örnek teşkil etmesi için asacağını ifade etti. Başkan Şengöl, öğrencilerin özrünü kabul ettiğini, çevreye daha saygılı ve daha duyarlı olmanın herkesin insanlık görevi olduğunu vurgulayarak okuldan ayrıldı.

(www.ispartahaber.com-ISPARTA (İHA)

30 binden fazla turist yol yüzünden o köye gitmedi

Türkiye’nin incisi Eğirdir’in mihengi olan Akpınar Köy’ü, ne yazık ki yol sorunuyla karşı karşıya. Köyün yollarının bozuk ve asfaltsız olması, binlerce yerli ve yabancı turistin burayı ziyaret edememesine sebep oluyor.

Ulaşımdaki aksaklık sorunu nedeniyle 1 yıl içinde 600 turist otobüsünün Akpınar’a yapması planlanan sefer iptal edildi. Akpınar Köyü sakinleri yetkililerden biran önce bu yolu asfaltlamalarını talep ediyor.

ÇAREMİZ VALİMİZ

Geçtiğimiz yıl başlatılan asfalt seferberliğinin bu yıl Akpınar’dan başlamasını isteyen köylü vatandaşlar, Vali Şehmus Günaydın’dan bu yönde talepte bulunurken, bu yolu yaparsa valimiz yapar diyorlar.

TÜRKİYE’NİN EN’LERİ ARASINA GİRDİ

Hürriyet Gazetesi tarafından Türkiye’nin görülmesi gereken 7 köyü arasına giren Akpınar Köyü büyük bir ihtişamla gazetenin internet sayfasında tanıtılmıştı. Hürriyet’in haberinde Akpınar Köyünden şu sözlerle bahsedilmişti: ‘Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Akpınar Köy’ü, muhteşem panoramik bir göl manzarasına sahip. Türkiye’nin yedi renkli ve mavi bayraklı en temiz gölü olan Eğirdir Gölü’nü kuş bakışı seyredebileceğiz Akpınar Köy’ünde seyir terası bulunuyor. Bu tepede görüp görebileceğiniz en güzel manzarayı huzur içinde seyrederken, semaverdeki odun ateşinde pişirilen çayınızı yudumlayabilir, lezzetli Akpınar gözlemelerinizi yiyebilirsiniz. Bu rakımı yüksek olan köyde paraşüt sporu da yapılıyor. Ada manzarası eşliğinde Eğirdir Göl’ü üzerinde süzülebilirsiniz’. (www.ispartahabergazetesi.com)

 

AVUKATIN ÇİFTLİĞİ VE GÖKBÜVET

Bundan bir-kaç gün evvel Rıdvan Ertan hocamız facebook yayınlanan “ Yaşanmış Memleket Hikayelerim” bölümünde Rıdvan Ertan hocamız yine çok güzel bir konuya değinmiş.

Bu yazısında  bir zamanlar Sütçüler’imizin ilk turistik tesisi olarak adlandıracabileceğimiz “ AVUKATIN ÇİFTLİĞİ “ olarak anılan yanlış bilmiyorsak şimdilerde de hidroelektrik  santralı yapılmış olduğunu duyduğumuz GÖKBÜVET’i ve dolayısıyla da Avukat merhum Hakkı Özsüt’ü çok güzel anlatmış.

 

Hakkı Özsüt Ankara Hukuk Fakültesi mezunu olduğu halde memleket sevgisinden olsa hep Sütçüler’imizde yaşadı ve dolayısıyla  mesleğini Sütçüler’imizde icra etti ve lakabı da “Avukat Hakkı” olarak kaldı. Memleket hemşehri sevgisi o kadar ağır bastı ki kazanmış olduğu paralarla “GÖKBÜVET” i bir turistik tesis olarak Sütçüler’imize kazandırdı ve uzun bir süre turistik tesis olarak hizmet verdi.

Sadece hemşehrilerimiz değil ilçemize gelen misafirler de orada ağırlandı. Onun için para önemli değildi, onun için gelen misafirleri mutlu olarak  göndermek önemliydi.

Festival için Sütçüler’imize gelen sanatçı Sümer Ezgü ile Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın proje aşamasına ilçemize gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı personeli bu tesiste ağırlananlardan hatırımızda kalanlar.

Bu vesile ile Sütçüler’imizde yerleşik ilk avukatı olan ve ilk turistik tesisini kuran merhum  “ AVUKAT HAKKI “ namıyla bilinen HAKKI ÖZÜT ağabeyimizi rahmetle anıyoruz.

(Bu tesis 11 Mayıs 1990 tarihli merhum Hüseyin Avni Turan’ın çıkarmış

olduğu Yeşil Sütçüler Gazetesinde de “ İlçemizde Turistik Tesis Hizmete

Açıldı “ şeklinde habere konu olmuştur.)

MERHUM KOCA REİS ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE ANILIYOR

  • Türk siyasetine damga vuran ve ‘Koca Reis’ lakabıyla tanınan Merhum Dr. M. Sadettin Bilgiç’in vefatının 6. yıldönümü dolayısıyla memleketi Şarkikaraağaç’ta anılıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in babası Merhum Dr. M. Sadettin Bilgiç için bugün Şarkikaraağaç’ta kuran-ı kerim ve mevlidi şerif okutuluyor. Vali Şehmus Günaydın ve Milletvekili Bilgiç, AK Parti İl Başkanı Osman Zabun Şarkikaraağaç’a giderek cuma namazı öncesinde vatandaşlarla buluştu. Kent meydanında halkla buluşan Vali Günaydın ve Milletvekili Bilgiç daha sonra camiye geçti.,/katnak;www.haber32.com)

(Merhum dr.Saadettin Bilgiç ve arkadaşları hemşehrisi ve Eski Cumhurbaşkanlarımızdan  merhum Süleyman Demirel’in başbakanlığını yaptığı Adalet Partisi zamanında mensubu olduğu partisinin  hükümetinin  bütçesine güven oyu vermeyerek hükümeti düşürdüğü hafızalarımızdaki yerini muhafaza etmektedir.)

 

Isparta Belediyesi’ne 5 Rakip

Güllerin İçinden Sütçüler Çobanisa Köyü

Güllerin İçinden programı bu hafta Isparta’nın Sütçüler İlçesine bağlı Çobanisa Köyün’de…

Şair diyor ya; ‘Dağlarına bahar gelmiş memleketimin” diye… İşte Güllerin İçinden bu hafta dağlara gelen baharı ekranlarınıza yansıtıyor.

Sütçüler İlçesi’nin Çobanisa köyünde bir kekik kokusuyla başlayan sıcak sohbet, yıllara meydan okuyan 80’i devirmiş ama yüzündeki gülümsemeden bir şey kaybetmemiş yurdum insanlarının umut veren muhabbetleri…(www.ajans32.com)

Gençlik Merkezi’nden ’57.alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Daveti

Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen Çanakkale Zaferi’nde gösterdikleri kahramanlık dolayısıyla ‘57.Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Isparta’da 25 Nisan sabahı İstiklal Camii’nde başlayarak, yürüyerek Garnizon Şehitliği’ndeki program sonrasın

Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen Çanakkale Zaferi’nde gösterdikleri kahramanlık dolayısıyla ’57.Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Isparta’da 25 Nisan sabahı İstiklal Camii’nde başlayarak, yürüyerek Garnizon Şehitliği’ndeki program sonrasında tamamlanacak.Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) öncülüğünde, tüm illerde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek olan Çanakkale Zaferi’nde büyük kahramanlık gösteren ’57. Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ 25 Nisan’da düzenlenecek.

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi tarafından organize edilen 57. Alay Vefa Yürüyüşü öncesinde İstiklal Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti sunularak, dua edileceği açıklandı.Türk bayrakları dağıtılacağı belirtilen katılımcıların ayrıca, 103 metre uzunluğundaki Türk Bayrağı’nın taşınmasıyla gerçekleştirilecek olan yürüyüş sonrasında Garnizon Şehitliği’ne ziyarette bulunacağı bildirildi. Programın, Isparta Garnizon Şehitliği’nde de Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua edilerek program sona ereceği öğrenildi.Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “25 Nisan 2018 Çarşamba günü 05.00’te İstiklal Camiinde başlayıp Garnizon Şehitliğinde sona erecek programa tüm Isparta halkı davetlidir” denildi.(www.ajans32.com)

Gençlik Merkezi’nden ’57.alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Daveti

Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen Çanakkale Zaferi’nde gösterdikleri kahramanlık dolayısıyla ‘57.Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Isparta’da 25 Nisan sabahı İstiklal Camii’nde başlayarak, yürüyerek Garnizon Şehitliği’ndeki program sonrasın

Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen Çanakkale Zaferi’nde gösterdikleri kahramanlık dolayısıyla ’57.Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ Isparta’da 25 Nisan sabahı İstiklal Camii’nde başlayarak, yürüyerek Garnizon Şehitliği’ndeki program sonrasında tamamlanacak.Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) öncülüğünde, tüm illerde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek olan Çanakkale Zaferi’nde büyük kahramanlık gösteren ’57. Alay Anısına Vefa Yürüyüşü’ 25 Nisan’da düzenlenecek.

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi tarafından organize edilen 57. Alay Vefa Yürüyüşü öncesinde İstiklal Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti sunularak, dua edileceği açıklandı.Türk bayrakları dağıtılacağı belirtilen katılımcıların ayrıca, 103 metre uzunluğundaki Türk Bayrağı’nın taşınmasıyla gerçekleştirilecek olan yürüyüş sonrasında Garnizon Şehitliği’ne ziyarette bulunacağı bildirildi. Programın, Isparta Garnizon Şehitliği’nde de Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua edilerek program sona ereceği öğrenildi.Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “25 Nisan 2018 Çarşamba günü 05.00’te İstiklal Camiinde başlayıp Garnizon Şehitliğinde sona erecek programa tüm Isparta halkı davetlidir” denildi.(www.ajans32.com;Fotoğraf nationalgeopraphiv arşiv Mustafa Doğankaya))

SÜTÇÜLER’İN BAHÇELERİ KOZLUKTUR

 

BUGÜNE KADAR HİÇ DUYMAMIŞ  OLDUĞUNUZ ESKİ BİR SÜTÇÜLER TÜRKÜSÜNÜ SİZLERE DİNLETİYORUZ.

 “ SÜTÇÜLER’İN BAHÇELERİ KOZLUKTUR “

Bu türkü aylar önce ilgilenmem için bana RIDVAN ERTAN hocamız tarafından verildi.

GÖNÜL DOSTLARI TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROMUZUN DEĞERLİ BAĞLAMA ÜSTADI VEYSEL YILDIRIM NOTAYA ALDI.TÜRKÜYÜ   ŞEFİMİZ SAYIN GÜLER EROĞLU HANIMEFENDİ İLE VEYSEL YILDIRIM BİRLİKTE SESLENDİRDİLER.

UMARIM BEĞENİRSİNİZ,

BU vesile ile türkümüzü notaya alan bağlama üstadı Veysel Yıldırım ile değerli şefimiz sayın Güler Eroğlu hanımefendiye teşekkür ediyor,

Rıdvan ERTAN hocamızdan bu türkü ilgili açıklama yapmasını bekliyoruz.

73 yaşında okuma yazma öğreniyor

73 yaşında okuma yazma öğreniyor

BURDUR’da 6 çocuk, 14 torun sahibi Cennet Katıyürek (73), Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı kursta okuma yazma öğreniyor.

Burdur’da oturan Cennet Katıyürek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde 5 Mart’ta başlatılan ‘Okur-yazarlık Seferberliği’ programı kapsamında Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nin USO İlkokulu’nda açtığı okuryazarlık kursuna katıldı. Cennet Katıyürek, okuma yazma bilmediği için otobüse bile birilerine sorarak bindiğini anlattı. Eve gelen faturaları başkalarına okuttuğunu söyleyen Katıyürek, “Gelen evrakı birileri okursa, öyle biliyoruz ne olduğunu. Bir devlet dairesinde işim olduğunda nereye gideceğimi bilemiyordum. Şimdi az çok okuyorum. Çok şükür. Okumak çok iyi bir şey. Hepimiz okur-yazar olalım. Kursumuz çok iyi gidiyor, katılan arkadaşlar okuma yazmayı öğrenme gayretinde. Hocamız çok iyi. Okumayan kimse kalmasın” dedi.

‘YABANCI UYRUKLULAR DA KATILIYOR’

Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ömer Akan, “Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin başlattığı seferberlik kapsamında ilimizdeki iki Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan okuma yazma kursuna il merkezinde yaklaşık 300 kursiyer katıldı. Düzenli devam eden kurslar 120 saat sürecek. Birinci kademe kurs belgesini alan kursiyerlerimizin talep etmeleri halinde ikinci kademe kurslar açılacak. Kurslarımıza Suriyeli ve Somalililer gibi yabancı uyruklular da katılıyor” diye konuştu.

‘EN YAŞLISI CENNET TEYZEMİZ’

Kurs öğretmeni Ömer Kayacan da, “Kursiyerlerimiz hevesli. Şartlar yüzünden okuyamamışlar. Şimdi böyle bir imkan dolayısıyla mutlular. Sınıfımızın en yaşlısı Cennet Teyzemiz de gayretli bir öğrenci. Kısa zamanda oldukça iyi olacak” dedi.

(www.gunhaber.com Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

EĞİRDİR HEYETİ SURİYE SINIRINA HAREKET ETTİ

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, Suriye’de sürdürülen Zeytindalı Harekatında destan yazan kahraman Mehmetçiklerimizi ve Harekatın Komutanı, 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel Paşamızı ziyaret etmek için Hatay’a, Suriye sınırına gidecek olan Eğirdir Heyeti, bu akşam saat 20.00 sıralarında Eğirdir’den yola çıktı.

ETUDOSD (Eğirdir Turizm ve Doğa Sporları Derneği) ile Eğirdir AKIN Gazetesinin organizasyonlarıyla yola çıkan Eğirdir Heyeti, muhtemelen yarın sabah saatlerinde Hatay’da, Suriye sınırında olacak ve öğle saatlerinde Korgeneral İsmail Metin Temel ile görüşecek.

                Abdullah Sinan, Durmuş Uçgun, Abdurrahman Sinap, Nurullah Çevikbaş, Selçuk Tokgöz, Ramazan Özpınar, Mustafa Çetin Bozkır, Müslahattin Çetinkaya, Mustafa Özbalcı ve Ercan Süzen’den oluşan Eğirdir heyeti, 2011-2012 yıllarında Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı olarak görev yapan Korgeneral İsmail Metin Temel’e, Komando Mabedi Eğirdir’in vatansever halkının selamlarını ve başarı dileklerini iletecek ve ayrıca 6X9 m. ebadında bir TÜRK Bayrağı ile ATATÜRK Posteri takdim edecek. (www.egirdirakingazetesi.com)

Isparta Dünyanın Gül Merkezi Oluyor!

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, 11 – 15 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan Gül Fuarı ve Festivali’nin Isparta’yı dünyanın gül merkezi yapma vizyonunun en önemli adımı olduğunu söyledi. Fuar ve festivale, Çin, Japonya ve Güney Kore’den medya mensupları ve iş adamlarının da katılacağını kaydetti.

11-15 Mayıs tarihleri arasında belediye olarak düzenleyecekleri Gül Fuarı ve Festivalinin kenti dünyanın gül merkezi yapma vizyonunun en krtik adımlarından birisi olduğuna işaret eden Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, dünyada ilk kez bir Gül Fuarı düzenleneceğini aktardı.
Isparta’nın gülden fazla nasiplenemediğini ve gerekli geliri elde edemediğine işaret eden Başkan Günaydın, Isparta’nın böyle bir şeyi elde etmesi amacıyla çaba sarf ettiklerini belirtti. Gül Fuarına büyük önem verdiklerini dile getiren Başkan Günaydın, Çin ve Japonya’dan fuara katılımların olacağını yine Güney Kore’den 20 medya mensubu ile birlikte işadamlarının Isparta’ya geleceğini ifade etti.

‘Dünya kozmetik liderleri de Gökkubbe’de düzenleyeceğimiz fuara katılacaklar. Şu anda stantlarımızın hepsi dolmuş durumda” dedi. Nasrettin Hoca’nın ‘Dünyanın merkezi neresi?’ fıkrasını hatırlatan Başkan Günaydın, Nasrettin Hoca’nın bulunduğu yeri göstererek ‘İşte tam burası, inanmıyorsan ölç der’ sözünü hatırlatarak “Bizde Isparta’yı dünyanın gül merkezi yapacağız. Isparta’mıza ciddi ekonomik girdi sağlama çabasındayız. Gül Fuarı ve Festivalimiz bizim birlik ve beraberliğimizi de ortaya çıkaracak. 11-15 Mayıs tarihleri arasında tüm otellerimiz doldu. Dünyanın çok yerinden misafirlerimiz gelecek. Allah’a çok şükürler olsun merkez olması yolunda ilk adım atıldı” görüşlerinde bulundu. (www.ajans32.com)

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN, ŞEHİDİMİZ VAR ŞEHİDİMİZİN AİLESİNE ACI HABER VERİLDİ

Şehit Uzman Çavuş Çelik’in Isparta’da yaşayan ailesine şehadet haberi verildi.

Şırnak’ta Kuyutepe üs bölgesine PKK’lı teröristlerin uzun namlulu silah ve roketatarlarla düzenlediği saldırıda şehit düşen 3 askerden Uzman Çavuş Muğdat Çelik’in Isparta’da yaşayan ailesine şehadet haberi verildi.

Şehit Piyade Uzman Çavuş Muğdat Çelik’in şehadet haberi, Isparta Valisi Şehmus Günaydın, Garnizon Komutanı Piyade Albay Ferat Vural, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Özdurhan tarafından Akkent Mahallesi’nde oturan eşi Nazlı Çelik’e iletildi. Şehit uzman çavuşun şehadet haberini duyan bölgedeki komşuları ve vatandaşlar şehit evine akın ederken, Çelik Ailesi’nin yaşadığı eve Türk bayrakları asıldı.

Daha önce Isparta 40. Piyade Alayı’nda görev yaparken 2017 genel atamalarıyla görev yeri değişen Şehit MUğdat Çelik’in, Furkan (16), Fatma (13) ve Zeynep (3) adında 3 çocuk babası olduğu öğrenildi. Şehadet haberinin verildiği dakikalarda okulda olduğu belirtilen 16 yaşındaki Furkan, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekiplerince eve getirildi. Geçtiğimiz yıl yapılan atamalar sonrasında Şırnak’a tayini çıkan Şehit Çelik’in, çocuklarının eğitim durumu sebebiyle ailesini Isparta’da bıraktığı belirtildi.

Şehidin cenazesinin, yarın memleketi Van’ın Erciş ilçesinde toprağa verileceği kaydedilirken, Isparta’daki ailenin akşam saatlerinde hava yoluyla Van’a gideceği öğrenildi.(Kaynak;www.son32.com)

Eğirdir Hayvanat Bahçesinde Korkunç Kaza

Eğirdir Hayvanat Bahçesinde Korkunç Kaza

Görgü tanıklarının ifadelerine göre bugün Eğirdir Hayvanat Bahçesi içerisinde korkunç bir kaza meydana geldi. Anahtarın üzerinde unutulması ile meydana gelen talihsiz kazada bir çocuk apark halindeki 32 HB 362 Plakalı aracı çalıştırdı, birden kontrolden çıkan araç önünde bulunan ve orada oynayan çocuklara çarptığı ve kaza sonrası 3 çocuğun yaralandığı bildirildi. Olay yerine Ambulans, Polis ve İtfaiye ekipleri sevk edildi. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken, yaralılar Eğirdir Kemik Eklem Hasyanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. (www.egirdirses.com Kemal ERBEN – EĞİRDİR)

Türkiye’nin ilk Gül Müzesi kuruluyor

Konu hakkında açıklama yapan Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün: ‘Gül Kenti Güneykent Belediyesi  Batı Akdeniz Kalkınma Ajansına sunulan GÜZE (Gül Müzesi) projesi ile Türkiye’nin ilk gül müzesini kuracak.

1020 metrekare alana oturan projede gülün tarımsal alanından , iptidai usulde Gülsuyu gülyağı çıkarmada kullanılan alet ve ekipmanlara, modern fabrika sürecine, koku atölyesine, Osmanlı gül arşivlerine, Aroma Terapi Atölyesine, eğitim salonlarına, uygulama salonuna ve eğitim için gelen misafirlerin konaklama odalarına kadar bir çok faaliyet alanı göz önüne alındı. Proje değeri yaklaşık 1.535.000 tl olup proje oluruna göre %75 i BAKA tarafından karşılanacak. Olası proje kabul olmama durumunda 2018 yılında şu ana kadar toplanan malzemeler ile eski belediye binasında müze çalışması başlamış olup gül turizmine gelen misafirlerimiz Müze’yi gezebilecekler.

Müzede gül serüveninin tüm alet ve ekipmanları sergileneceğinden dolayı elinde güle dair malzeme( gül kazanı İmbik, Gülsuyu şişesi, gülyağı şişesi, esans şişeleri, gülabdanlar, esans sürme şişeleri, şırıngalar, alüminyum kumkuma kapları vs.) bulunan vatandaşlarımız altlarına pirinç isimlikleri yazılmak üzere belediyemize hibede bulunabilirler. Bu proje bizim yani Ispartamızın projesidir. Bu projede olamaya herkesi davet ediyor konu ile ilgili olarak hibeden , fikir ve düşüncelere kadar ilginizi bekliyoruz. Şimdiden teşekkür ediyorum.’(www.ispartahaber.com)

MERHUM ÖMER ALİ ERTAN’IN HOCASINA YAZDIĞI MEKTUP

Sütçüler’imizin eski nüfus müdürlerinden merhum Ömer Ali Ertan’ın 21.01.1960 tarihinde bir araştırma için Eğirdir’deki bir  hocasına Şeyhler (Yeşilyurt) köyünde meftun şeyh Müslahaddin ile ilgili olarak yazdığı mektubu  sizlerle paylaşıyoruz.(Albüm Sıdıka Müftüoğlu,Fotoğraf;Ahmet Duyar)

 

Oluklacı Şenliği’ne Davetlisiniz…

Eğirdir Belediyesi’nin her yıl gelenek halinde düzenlediği Oluklacı Şenliği bu yıl 6 Mayıs 2018 Pazar günü Oluklacı Mevkii’nde gerçekleşecek. Bu yıl 16’ıncısı gerçekleştirilecek olan Şenliğe bütün vatandaşların davetli olduğu belirtildi.

Oluklacı Şenliği’ne Davetlisiniz…

Eğirdir Belediyesi’nin her yıl gelenek halinde düzenlediği Oluklacı Şenliği bu yıl 6 Mayıs 2018 Pazar günü Oluklacı Mevkii’nde gerçekleşecek. Bu yıl 16’ıncısı gerçekleştirilecek olan Şenliğe bütün vatandaşların davetli olduğu belirtildi.

6 Mayıs 2018 Pazar günü düzenlenecek Şenlik programı sabah saat 07.00’da Akpınar yolundan Oluklacı’ya tırmanış ile başlayacak. Saat 10.00’da Oluklacı Duası yapılacak. Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl’ün açılış konuşmasından sonra En Küçük ve En Yaşlı Katılımcıya ödülleri verilecek.

Çeşitli kategorilerde yarışmaların yapılacağı Oluklacı Şenliğine katılanlara Eğirdir Belediyesi tarafından öğle yemeği ikram edilecek.

ğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Şenliğimize bütün halkımız davetlidir. Katılım ücretsizdir. Güzel bir hava olursa eşsiz bir gün yaşanacaktır. Halkımızı Oluklacı’ya bekliyoruz” dedi.

Oluklacı’nın Tarihi

Atalarımız doğada ibadet etmeyi hep sevmişlerdir. Olukluca’yı da sık sık ziyaret ederek ibadet etmişlerdir. Camili Yayla adına dikkat edilirse, ibadet için yaylada bile cami yaptırmışlardır. Dedegöl dağındaki Karagöl’e kadar giderek on beş gün orada kalıp ibadet ettikleri bilinmektedir.

Şeyh Mehmet Sultan için halk arasında bir hikâye anlatılır: O’nun bir katırı varmış. İbadet etmek için Olukluca’ya çıkarken Şeyhin rahat gitmesi için katırın arka ayakları uzarmış. Şeyh inerken rahat inmesi için katırın ön ayakları uzarmış.

Oluklacı bir meşe korusudur. Ne yazık ki asırlık meşeler 1911 kışında kesilmiştir. O yıl öyle kış olmuş ki yüz gün gölün buzu kalkmamış. Soğuktan yakacak kalmadığı için korudaki asırlık meşeler, hatta katranlardan bazıları kesilerek Eğirdir’li hayatta kalma savaşı vermiştir. Olukluca’daki şimdiki ağaçlar kesilen meşelerin köklerinden ya da yeniden oluşan ağaçlardır. Eğirdirliler yıllardır bu alana çıkarak birlik ve beraberlik içerisinde zamanlarını geçirirler. (www.egirdirakingazetesi.com)

Çocuklar Dağcılık Sporuyla tanıştı…

Eğirdir’de hayata geçirilen çocuklar ve ailelerin, unutulmaya yüz tutmuş olan çocuk oyunlarını oynamak yerine telefon, tablet, bilgisayarla vakit geçirmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında düzenlenen Dağcılık Eğitimi ve Tanıtımı etkinliğinde çocuklar ve aileleri hoşça vakit geçirdiler.

Çocuklar Dağcılık Sporuyla tanıştı…

Eğirdir’de hayata geçirilen çocuklar ve ailelerin, unutulmaya yüz tutmuş olan çocuk oyunlarını oynamak yerine telefon, tablet, bilgisayarla vakit geçirmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında düzenlenen Dağcılık Eğitimi ve Tanıtımı etkinliğinde çocuklar ve aileleri hoşça vakit geçirdiler.

Eğirdir Kaymakamlığı Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğünce Teknoloji Bağımlılığına karşı hayata geçirilen “Yaşama bağlanıyoruz, Yaparak Öğreniyoruz” projesi kapsamında; projeye katılan ailelere dağcılık eğitimi verildi.

14 Nisan 2018 Cumartesi günü Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığının destekleri ile İlçemiz Yazla Mahallesinde bulunan ve Komando Okuluna ait Dağcılık Eğitim Alanında düzenlenen etkinliğe katılan aile ve öğrenciler hem dağcılık eğitimi alıp uygulama imkanı buldular hem de cep telefonu, tablet ve bilgisayardan uzak hoşça vakit geçirdiler. (Kaynak;www.egirdirakingazetesi.com)

Isparta’da Jeotermal Kaynak Var Ama…

SDÜ Jeofizik ABD Başkanı Prof. Dr. Şakir Şahin, Antalya körfezinden Isparta’ya doğru uzanan hattın olduğunu ancak çok derinde olduğu için yeterli ısıdaki jeotermal suya ulaşılamadığını söyledi.

SDÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şakir Şahin, Isparta’da jeotermal kaynağın olduğunu ancak sıcak suyun derinlik nedeniyle elde edilemediğini söyledi.

Antalya körfesinden Isparta’ya kadar uzanan hattın varlığından bahseden Prof. Dr. Şahin, şöyle konuştu: “Bu bölgedeki değerlere baktığımızda jeotermal adına emare bulamıyoruz. 2 tane dalma batma kuşağına bağlı zon var. Bir tanesi Antalya körfezinde120 metre derinliğe kadar dalıyor.

Isparta’daki petrol varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, şöyle devam etti: “Isparta’da petrol 1940’lı yıllarda İsmet İnönü zamanında gündeme gelmiş ve çalışmalar yapılmış. Hatta petrol türevleri var. Zift biçiminde fakat bunların rezervlerine ilişkin bilgi yok.

1940’lı yıllarda 3 yıldız çeşmesinden Aksu’ya giderken emare olduğunu görüyoruz. Aksu tarafında sahaya da gittik. Bununla ilgili Ömer Emre adında bir tıp doktoru bana bir dosya göndermişti. Bu kurumsal ilgilenilmesi gerekiyor. Petrol var ama rezerv konusunu bilmiyorum.

2002’de dosyayı almıştım. O dönemde ümit verici yazışmalar yapılmış. 3 yıldız çeşmesi mevkiinde MTA tarafından dosya oluşturulmuş.

Şarkikaarağaç ve Dinar bölgesinde zengin kömür yatakları bulundu. Burası çok kırıklı. Burada aslında şu yapılması gerekiyor. Bir mermer sahası açılmadan önce o bölgede keofizik çalışmalar yapılıyor olsaydı daha sağlıklı sonuçlar elde edilebileceğini düşünüyoruz. Mermer potansiyeli açısından ciddi potansiyeli olan bir bölge.” (kaynak;ajans32.com-Fotoğraf alıntıdır.))

Bucaklı şehidin ağlatan vasiyeti

TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye’nin Afrin bölgesindeki Zeytin Dalı Harekatı sırasında şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Muhittin Talha Çalışkan’ın (22), ailesine ödenecek parayla yetimhane yapılmasını vasiyet ettiği ortaya çıktı.

Suriye’nin Afrin bölgesinde yürütülen ‘Zeytin Dalı Harekatı’ kapsamında, 22 Mart’ta gerçekleştirilen arama- tarama faaliyetleri sırasında, el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu Sözleşmeli Er Muhittin Talha Çalışkan şehit düştü. Ailesi Antalya’da oturan Çalışkan, 23 Mart’ta memleketi Burdur’a bağlı Bucak ilçesinde toprağa verildi.

Şehit sözleşmeli er Çalışkan’ın eşyaları, geçen salı günü Antalya’daki ailesine teslim edildi. Şehidin ailesi, eşyaların arasında Çalışkan’ın el yazısıyla bir kağıda yazdığı vasiyeti bulundu. Çalışkan, ‘Vasiyetname’ başlıklı yazısında, ailesine ödenecek parayla yetimhane yapılmasını istedi. Eşyaları arasında bulunan deftere yazdıklarının kitap haline getirilmesini de isteyen şehidin imzasının bulunduğu kağıtta şu ifadeler yer alıyor:

“Bu zamana kadar hiç böyle bir şey düşünmedim ama bunu yazma gereği duydum. Eğer şehit olursam TSK’dan gelen tüm paramla bir tane yetimhane yapılmasını ve ismimin konulmasını istiyorum. Beyza’ya verdiğim yazıların, defterlerin kitap haline getirilip kitabın isminin ‘Vasiyetname’ olmasını ve ‘anonim’ olarak yazılmasını istiyorum. Kardeşlerimin okul masraflarını ve tüm masraflarının TSK’nın karşılamasını arz/rica ediyorum. Vatana bir canım daha olsa onu da veririm. Arz ederim.” (www.gunhaber.com)

100 çeyrek altın buldu

BURDUR’da, hurdacılık yapan Aşır Öztürk (36), satın aldığı sobadan çıkan 100 çeyrek altını sahibi Ayhan Yaman’a (40) teslim etti.

Mahrukatçılar Sitesi’nde yaklaşık 15 yıldır hurdacılık yapan Aşır Öztürk, dün Menderes Mahallesi’nde oturan Ayhan Yaman’a ait evden kullanılmayan 2 soba ile fırın ve tüp satın aldı. Öztürk, satmaya çalıştığı eşyaları, alıcı çıkmayınca akşam saatlerinde iş yerine getirdi. Sobanın içini inceleyen Öztürk, poşet içinde 100 çeyrek altın buldu. Aşır Öztürk, hemen sobayı satın aldığı Ayhan Yaman’a ulaşarak, durumu anlattı. Öztürk, bugün iş yerinde buluştuğu Yaman’a altınları teslim etti.

Ayhan Yaman’ın, iş yerini arayarak, hurdaları olduğunu söylediğini, kendisinin de bunun üzerine eve gidip, eşyaları satın aldığını anlatan Öztürk, “Akşama kadar arabanın üzerinde gezdirdim. Kimse almak istemedi. Dükkana getirdim. İçerisinde dirsekler ve bir poşet vardı. Poşeti yırttım. İçinden çay kutusu çıktı. Kutuların içindeki paketleri açtığımda çeyrek altınları gördüm. Kardeşlerime durumu anlattım. Sahibine teslim ettim” diye konuştu.

‘POŞETİ TESADÜFEN GÖRDÜM’

Sobaları kız kardeşine vermek istediğini; ancak onun da almadığını kaydeden Aşır Öztürk, “Normalde aldığımız hurdaları presliyoruz. Soba biraz yeni olduğu için belki birisi satın alır, diye preslemedim. Tesadüfen içindeki poşeti gördüm” dedi.

Sobanın sahibi Ayhan Yaman da “Dün hurdacı arkadaşları aradım. Kullanılmayan 2 soba ve fırın vardı. Babam içerisine birikimleri olan altınları bırakmış. Benim haberim yoktu. Dürüst arkadaşlara rast geldik. Allah razı olsun kendilerinden. 4 yıl önce doğal gaz döşendiği için sobaları kullanmıyorduk. Bize teslim etti. Altınları görünce ben de şoke oldum” diye konuştu.

Alıntıdır.Mesut MADAN/BURDUR, (DHA) –

ISPARTA’DA DEPREM

Antalya’nın Akseki ilçesinde meydana gelen 4.7 büyüklüğündeki deprem, Isparta ve Konya’nın bazı ilçelerinde de hissedildi.

AFAD’ın aktardığı bilgiye göre ise depremin büyüklüğü 4.8 olarak bildirildi.Ispara’nın Yalvaç, Şarkikaraağaç ve Gelendost ilçelerinde deprem hissedildi.(Alıntı)

Antalya’da deprem! Bütün Akdeniz bölgesi sallandı

Antalya’nın Akseki ilçesinde peş peşe iki deprem meydana geldi.

saat 20:14’te gerçekleşen 4.7 şiddetindeki ilk depremin merkez üssü Akseki’nin Yarpuz beldesi olarak açıklandı.

Yaklaşık 40 dakika sonra bu sefer Cimi beldesi merkezli 4.5 şiddetinde deprem meydana geldi. Depremler,

Akdeniz genelinde hissedildi.

(alıntıdır)

Anadolu’ya Bilim Göçü

Young Guru Academy’nin (YGA), çocuklara bilimi sevdirmek için başlattığı sosyal kalkınma projesi Anadolu’ya Bilim Göçü, Yapı Kredi desteğiyle Çocuk Evi’ndeki devlet koruması altındaki çocuklara ulaşıyor. Mardin’in Savur ilçesinde doğan ve kalabalık bir evde yetişen Nobel Ödüllü bilim insanı Aziz Sancar’ın hikayesinden ilham alınarak geliştirilen proje yeni Aziz Sancarları Anadolu’da keşfetmeyi amaçlıyor.

Çocuk Evi’ndeki devlet koruması altındaki çocuklara uluşan YGA ve Yapı Kredi Gönüllüleri, bilim seanslarında çocuklarla, karmaşık görünen teknolojilerin özünde ne kadar anlaşılabilir olduğunu gösteren deneyler ve projeler yapıyor. Çocuklar “Elleme bozarsın, dokunma çarpılırsın” laflarını duymadan, mıknatıs yardımıyla kolayca birleşen elektronik modüllerle kendi devrelerini kurarak otonom araba, oda alarmı, okuma ışığı gibi somut projeler için ilk adımlarını atıyor.

Bilim seanslarında YGA ve Yapı Kredi Gönüllüleri aynı zamanda özgüven, zihinsel merak, berrak zihin ve gelişime açık olmak gibi kavramlar üzerine de çocuklarla bilgilerini paylaşıyor.

Ekim 2017’de İstanbul ve Ankara’da başlayan proje Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Erzurum gibi illerle devam ediyor. YGA ve Yapı Kredi Gönüllüleri olarak, 3 yıl içerisinde 50 ilde 5 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz.Kaynak;Yapıkredi)

Marketten sucuk kapan kediyi iki gün kafese kapatmışlar ;Gerekçe gıda yönetmeliği

Bodrum’da bir süpermarketin yetkilileri, şarküteri bölümünden kaptığı sucuğu yerken yakaladıkları kediyi kafese kapattı.Personelin cep telefonuyla görüntüleyip hayvanseverlere durumu bildirmesi üzerine kedi 48 saat sonra kurtarılıp doğal ortamına bırakıldı. Süpermarketin yönetici yardımcısı, niyetlerinin kediyi cezalandırmak değil, mağazadan uzaklaştırmak olduğunu söyledi.

9 Nisan’da Bodrum’un Ortakent-Yahşi Mahallesi’nde bir zincire ait süpermarkete girip şarküteri bölümünden kaptığı sucuğu yiyen kedi, işyeri yetkililerince yakalandı.

Yetkilileri, kediyi, üzerine “Kamera var izlenmektedir, ellemeyin” yazılı bir kağıt yapıştırdıkları tel kafese koydu. Ardından da kafesi marketin arka bahçesine bıraktı. Bu duruma tepki gösteren personel, cep telefonlarıyla durumu görüntüleyip durumu Bodrum Hayvan Hakları Derneği’ne bildirdi. Bodrum Hayvan Hakları Derneği Başkanı Füsun Uslu, ihbar üzerine civarda yaşayan üç dernek üyesini söz konusu süpermarkete gönderip 48 saat sonra kedinin kurtarılarak doğal ortamına bırakılmasını sağladı.(www.diken.com.tr)

‘Yaşama Bağlanıyoruz, Yaparak Öğreniyoruz’ projesi

Eğirdir Kaymakamlığı destekleri ve Gençlik Spor İlçe Müdürlüğünce hayata geçirilen “YAŞAMA BAĞLANIYORUZ, YAPARAK ÖĞRENİYORUZ” projesi kapsamında düzenlenen etkinlikler hız kesmiyor.

Dağcılık Tanıtım Etkinliği

Günümüz çocuklarının aileleri ve unutulmaya yüz tutmuş olan çocuk oyunlarını oynamaları yerine telefon, tablet, bilgisayarla vakit geçirmelerine yani “Teknoloji Bağımlılığı”na dikkat çekmek amacıyla Eğirdir Kaymakamlığının destekleri, Eğirdir Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğünün katkılarıyla hazırlanan “Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak öğreniyoruz” isimli bir proje çerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikler hız kesmeden devam ediyor.

“YAŞAMA BAĞLANIYORUZ, YAPARAK ÖĞRENİYORUZ” projesi kapsamında 14 Nisan 2018 Cumartesi günü Eğirdir Dağ Komando Okulu destekleri ile İlçemiz Yazla Mahallesinde bulunan Komando Okuluna ait dağcılık eğitim alanında. Donanımlı bu işin ehli eğiticiler tarafından katılımcı çocuklarımıza tanıtım yapılacak.

Oriantring Yarışması

Yine Proje kapsamında 15 Nisan 2018 Pazar günü Eğirdir Rüya Park’ta Oriantring (Koşarak Hedef Bulma) yarışması düzenlenecek. Saat 10.00’da başlayacak yarışma sonunda dereceye girenlere ödül verilecek.

Uçurtma Şenliği

‘Yaşama Bağlanıyoruz, Yaparak Öğreniyoruz’  projesi kapsamında Uçurtma Şenliği ve Çocuk Oyunları etkinliği düzenlenecek. 29 Nisan 2018 Pazar günü saat 14.00’de Sorkuncak Köyü’nde düzenlenecek etkinliğe bütün halkımızın davetli olduğu bildirildi.(www.egirdirakingazetesi.com)

 

HEM GÜL, HEM KÜLTÜR FESTİVALİ OLACAK

Isparta’da gerçekleştirilecek olan Gül Festivali kapsamında Güller Diyarında Türk Dünyası Kültür Sanat Etkinlikleri Programında, yurt içinden ve yurt dışından 75 şair, yazar, ozan, aşık ve  müzik topluluğu Kocatepe Kültür Sarayında buluşuyor. 13-14-15 Mayıs 2018 tarihleri yapılacak olan programda çeşitli etkinlikler saat 10.30/20.00 saatlerinde olup, Ispartalılar doyasıya vakit geçirecek. Ayrıca 13 Mayıs 2018 Pazar günü saat:16.00’da Prof. Dr. Mustafa Karataş konferans verecek. Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın düzenlenecek tüm etkinliklere Ispartalıları ”özellikle davet ediyorum” dedi.(haber32)

 

Elma Ağaçları Çiçek Açtı…

Bereketli Olsun…

Dünyanın en güzel elmalarının yetiştirildiği Eğirdir’de elma ağaçları duman çiçeğe büründü.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle elma ağaçları  bu yıl yaklaşık 15 gün önce çiçek açarken, Boğazova’daki elma bahçelerinin bembeyaz görüntüleri, fotoğraf severlerin objektiflerine yansıdı. (www.egirdirakingazetesi.com)

EĞİRDİR VE KOVADA’ DA FOTOĞRAF YARIŞMASI

Amaç Göller   Bölgesinin en güzel kentlerinden biri olan, aynı zamanda bir turizm kenti de olan Eğirdir’in turistik yönlerinin, doğal güzelliklerinin, el sanatlarının, zanaatkârlarının belgesel tespitini yaparak kente dair nitelikli ve sanatsal  bir görsel bellek oluşturmak; Eğirdir ve Kovada Gölü’nün tanıtımına katkı sağlamak; yarışma yoluyla üretilen eserlerin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak; farklı şehirlerden gelecek fotoğraf dostlarını buluşturmak, kaynaştırmak ve bu sayede fotoğraf sanatının tanıtılmasına, yaygınlaşmasına katkıda bulunmak; yerel halkta fotoğraf sanatına ilgi / farkındalık oluşturmak ve fotoğraf yarışması  sonucunda seçilen eserleri Eğirdir Kaymakamlığı ve Eğirdir  Belediyesi fotoğraf arşivine kazandırmaktır.

Başka bir deyişle; Fotoğraf kültürünü yaygınlaştırmak, her mevsim Eğirdir ilçesinin değişimi ve sahip olduğu tüm güzelliklerini fotoğraf sanatçılarının bakış açısıyla gözler önüne sermektir.(alıntı)

 

‎Dilaver Ertan‎ – Sütçüler’de Mermer Ocağı İstemiyoruz

Bugün bir araştırma yapıp ülkemizde nerelerde mermer faaliyeti var diye göz attım.Hemen hemen tamamı bozkır dediğimiz yerlermiş.Bozüyuk.Eskişehir.Yozgat.Çorum.Nevşehir.Diyarbakır.Afyon ve en önemlisi Marmara adası.Buralarda hiç çam ağacı ve yeşil dağlar yok.Muğla.Burdur ve Isparta Sütçüler ise tamamen yemyeşil bitki ve ormanlarla kaplı birer yeşil cennet imiş.Sütçüler çandır ve Bucakta bu katliamı başlatan Kanal 15.Televizxonunun ve Porsan mermerciliğin sahibi Korkuteli li Mehmet Cadıl imiş.Bucak ve çevre ilçelere okul ve sosyal tesisler yaptıran hayırsevermiş.Acaba doğa katliamlarına karşı yapılan iyilikler vicdanları rahatlatabilir mi.Sütçülerde de Yeşilyurtlu ilbeyi ünvanlı bir hemşehrimiz bu katliamı başlatmış.O kadar bozkırlar varken niçin bizim yeşil ormanlarımıza kıydınız.

VER LEFTER’E YAZ DEFTERE

Lefter Küçükandonyadis (22 Aralık 1925, İstanbul) Ordinaryüs lakaplı Türk futbolcu. Tüm zamanların en iyi golcüsü seçildi, Türk futbolunun gelmiş gecmiş en iyi futbolcusu olarak gösterilir.

Türk futbolunun en popüler futbolcusu olarak yıllarca alkışlanan Lefter, Fenerbahçe marşında da adı geçen sembol oyunculardandır. Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel liginde 2, Türkiye Şampiyonasında 3 kere şampiyonluk yaşadı.

Kariyeri boyunca toplam da 832 gol atarak rekor kırmıştır. Lefter çok sevilen bir futbolcuydu. Kişiliğiyle de öne çıkmış bir insandı. Üç büyük kulüp taraftarı tarafından da sevilen bir kişiliği vardı.

1925’te, bir Rum balıkçıyla Türk annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Futbola Büyükada’da başladı. Taksim Spor Kulübünde yetişti. Taksim kulübü yöneticileri kendisine lisans çıkartabilmek için 1941’de mahkeme kararıyla yaşını büyüttüler. Ancak bu sayede takımda oynayabildi. 2 yıl Taksim takımında yer aldı. 1943’te askere gitti, 4 yıl süren askerlikten sonra 1947’de İstanbul’a döndü, Fenerbahçe kulübüne girdi. 1964’e kadar Fenerbahçe forması altında top koşturdu. İstanbul Ligi 1953-1954 sezonunda gol kralı oldu. Bu süre içinde 1 yıl İtalya’nın ACF Fiorentina ve 1 yıl da Fransa’nın OGC Nice takımında oynadı. Yurtdışında da başarılı futboluyla ün yaptı. Türk futbolunun efsaneleşen isimlerinden biri olarak tanındı. Golcülüğünden ötürü Ver Lefter’e, yaz deftere! sloganı onun için çıktı. Futboldaki ustalığından ötürü Ordinaryüs sıfatıyla anıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, golleri ve gole çevirdiği penaltı atışları ile de Fenerbahçeli taraftarların gözbebeği olduğunu ispatladı.

Başarılı futbol yaşamında toplam 50 kez milli formayı giydi (46 kez A, 1 kez B, 3 kez 21 yaş altı). 1954 FIFA Dünya Kupası’nda forma giyen Lefter turnuvada 2 de gol attı. Türk futbolunda 50. Milli Maç altın madalyasını alan ilk futbolcu oldu. Milli takım formasıyla attığı 21 golle en çok gol atan milli oyuncu unvanını uzun yıllar elinde tuttu, 9 kez de milli takım kaptanlığını yaptı. Fenerbahçe forması altında 615 maç oynadı, 423 gol attı. Lefter bir Galatasaray derbisinde topu doksana çakarak hafızalarda yerini almış Kuşdili Parkı’na heykeli dikilmiştir.

“Tribünler inledi binlerce kere
ver Leftere yaz deftere
bitti kalem, doldu defter
bu alemde kral Lefter”tır.

Rekorları:Fenerbahçe formasıyla 615 maçta 423 gol attı.
Türkiye Millî Futbol Takımı formalarıyla toplam 50 maçta 22 gol attı.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun “50. Maç Altın Şeref Madalyası”nı alan ilk futbolcu oldu.
Süper Lig’de penaltı atan ilk futbolcu oldu.
Lefter kulübü tarafından bonservis ücreti alınmak suretiyle yurtdışına transferi yapılan ilk Türk futbolcusudur.
Kariyeri boyunca toplam 832 gol atmayı başardı.

Efsanevi futbolcu, 86. yaşını yoğun bakımda doldurdu. 87 yaşındaki Lefter 13.01.2012 tarihinde hayata gözlerini kapadı.(www.internethaber.com)

(Yunan Milli takımı ile Atina’da yapılan bir milli maçımızda  Lefterin Yunanistan’a gol atması üzerine bir Rum vatandaşının kendisini Akropollerden attığı söylenir.)

 

SİZE GÖRE HANGİSİ DOĞRU

Bundan bir-kaç gün evvel Sütçüler’imizin muhtarları ilçemiz kaymakamı ile Yazılı Kanyon’da bir araya gelerek 2018 yılında yapılacak işlerle ilgili karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmuşlar.

Sayın kaymakamımızla görüş alışverişinde bulunan muhtarlarımız size göre Sütçüler’imizdeki mermerciler konusunu dile

getirmişlermidir ,

Yoksa getirmemişlermidir

Ne dersiniz ?
yoksa getirmemişlermidir
Ne dersiniz ?

NOTER TASDİKLİ “ÇEVREDE KATLİAM OLMAYACAK

Sütçüler( Isparta) göller yöresinin  flora ve fauna yönünden çok önemli biyolojik çeşitliliğe  ve çok sayıda endemik türe sahip ilçesi ve belki de ülkenin en çok mermer ocaklarına sahip doğal alanı.. Çed’li çed’siz çok sayıda mermer ocağı var.

Karadiken Köyü’nün dağlarında dada ;biyolojik çeşitlilik o kadar fazla ki , bırakın burada ocak açmayı, buraya insanların girmesine bile izin verilmemesi gereken  yaşam alanları var. Yöreye özgü başta endemik kekik türleri olmak üzere çok sayıda bitki ve Yabankeçisi –KızılAkbaba vb. çok sayıda kuş ve memeli türlerinin barınma, üreme ve çoğalma  yeri olan  burada  (22 hektarlık alanda) mermer ocağı kuracağız,  fakat buradaki yaban hayatına kesinlikle zarar vermeden bu işi yapacağız diye “Taahhütname “ hazırlanıp  Noter den tasdik ettirilip; TC. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlüğü-Burdur  teslim ediliyor olması!.. Akıllara durgunluk verecek uygulama, mermer nasıl çıkarılır,  canlıların yaşam alanları bu taşların kayaların üzerindeki habitat, nasıl olacak toprağa ,ağaca, bitki örtüsüne , börtüye böceğe  zarar vermeden nasıl çıkaracaksınız mermeri. Bu bölge aşağıdaki vermiş olduğunuz söz verdiğiniz , yapmayacağız dediğiniz unsurların hepsini hassasiyetini  kapsamakta… Burada iğneyle “mermer  çıkarsanız “bile, o yapmamayı söz verdiğiniz  şeylerin yerine gelmesi mümkün değildir… Belge noterden değil, akıldan, bilimden gelmelidir.. Kim inanır, akıllara durgunluk veren uygulama…
Neden mi? Neleri  yapmamayı üs, üstlenmektesiniz..
SÖZ VERMEKLE ; MERMER OCAKLARINDA YABAN HAYATI KORUNAMAZ..
Çok sayıda örneklerince ; “Mermer Ocakları “bulunduğu bölgeyi çöle çevirmekten beter, üzerinde hiçbir  canlı varlığın yaşamayacağı taşa çevirmekte,  vejetasyonu ve iklimi değiştirmektedir. Bu hassas ve ender alanlara; başta  kuşlar olmak üzere ,  yuva edinen canlıların gelmemesi sonucu tarımsal zararlara  da neden olmanın yanı sıra; yer altı ve yerüstü su kaynaklarına zarar verdiği bilimsel olarak da  bilinen bir gerçektir. Buraların iyileştirilmesi ise yüz yıl içinde bile mümkün değildir.. Keşke dedikleri gibi kolay olsa!…Ne demekteler!
a)“Proje alanında, nesli tehlike altında olan dar yayılışlı endemik fauna-flora türlerine rastlandığında,6. Böl. Müd. haber vereceğimize….”
*Fauna floranın üzerinde etiket mi var, o türler ben endemiğimi diyor , ya da  bunu belirleyecek uzman heyetiniz mi var. Ayrıca orada; daha belirlenmemiş doğal türler olabilir ve sadece, kazıdığınız-taş çıkardığınız o ortamda  yaşayabilen  “ileride bir derde deva olacak” türler varsa…
b)  “Proje alanında yabanıl türleri üreme beslenme ve kışlama periyotlarında rahatsız etmeyeceğimize, yumurtalarına zarar vermeyeceğimize, bu yumurtaların boş bile olsa  toplamayacağımızı…..”
*Türlerin beslenme, büyüme ve çoğalma  zamanları dönemsel olup bu bir bütün yılı içerir.  O zaman bütün yıl bura da faaliyet gösterilemez!.. Yumurta toplamayacağız! Üreme sadece yumurta vermek değildir.. Dönemseldir gelişme.. Peki bitkilerin tohumları , börtü böceğin gözle görülmeyen yumurtaları -yavrularına ne olacak?
c) “Sulak alanlara zarar vermeyeceğimize, arıtmadan atık bırakmayacağımıza….”
*Bunun da hiçbir imkanı yok, su kaybı ve kirlilik söz konusudur… Hangi teknoloji ileri ile arıtılacak, sular kirlenmeyecek.. Sarsıntı akiferlere zarar verecektir.
d) “Burayı terk ettikten sonra sahanın rehabilite edileceğiz..”
*Nasıl olacak bu iş; mermer çıkarılan yerde üzerinden toprağı, otu, bakterisi, yosunu, börtü böceği, ağacı , göçmen kuşların  üremek için geldikleri yuvaları diğer canlıların barınma alanları ,bunları geri  getirecek  bir teknoloji yok.. Orada ; artık ot değil bakteri bile  bitmez.. Bir cm. toprak bin yılda oluştuğuna ve canlıların  oraya uyumu yüz yılları alacağına göre ..Nasıl iyileşecek… Ağaç dikmekse ;  bölgenin  her yer ağaçlık… Taşa ağaç dikilir mi? Tek başına; ağaç  doğal yaşam değildir
Buranın  biyolojik çeşitlilik bakımından  çok  hassas bir bölge  olduğunu bildiğiniz için, taahhütname  vermektesiniz..  Verdiğiniz sözün yerine getirilmesi ve yukarıda değindiğiniz hassaslıkların zarar görmemesi mümkün değildir. Durumun ciddiyeti belli , doğru olanı bu işten vaz geçmektir. Bu belge bilim dışı, kabul edilebilir değil , fakat bu belge  Doğa ve Milli Parklar 6. Bölge tarafından kabul edilir olması da kabul edilebilir değil….Bu bilim dışı uygulamadan bir an önce vazgeçilmesi ve böyle belgelerin doğaya zarar vermemenin garantisi olmayacağının da bilinmesi ve istenmemesi, kabul edilmemesi gerekir..
Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Bilim Danışmanı Eğirdir-ISPARTA Temsilcisi

BAŞKA OLUR,SÜTÇÜLER’İMİZİN BAHARI

Cemreler havaya suya toprağa düştü derken ısınmaya başlar hava ve toprak.Kış boyu bir nevi ölü olan ağaçlar, bitkiler, çayırlar, otlar, çimenler yavaştan yavaş tan uyanmaya başlar yerlerinden. Otlar,çiçekler ve ağaçlardan domurlar görülmeye başlanır.Baharın gelmesi ile derelerin çeşmelerin sularının çığıltısı bile değişir, Gel benden su iç der gibi.Çayırların uyanmaya başlaması ile birlikte çeşit çeşit papatyalar çayırları süslerler kuytu yerlerde ki mor menekşeler de çiçeklerini açarak doğaya bambaşka bir koku salarlar bu çiçekler Sütçüler’imizde baharın müjdeleyicilerindendir. Başkoz da Çıralıkta Ortagoz da Gayrak ta Gozalak ta Keklikiçi mağarın da Musalla da sonbaharda ağaçlardan dökülen gazellerin arasından ben baharın ilklerindenim diyen papatyalar mor menekşeleri görmek mümkündür.

Sütçülerimizde yaşayanlar baharla birlikte bağ aralarına giderler bağ arasının kuytu yerlerinde gazellerin altıda baharın ilklerin den olan mor menekşeyi bulmak koklamaktır o güzel kokusunu ciğerlerine doldurmaktır.

Mağarbaşının akan sularının çıkardığı ses insanın ruhunu dinlendirir. İnsan bedenen yorulsa da ruhen dinlenmiş olarak çarşıya döner dostlarına mor menekşeyi koklatır baharın getirdiği mutluluğun bir tanesidir . Mart ayının sonuna gelinir doğa canlanmıştır cıvıl cıvıl öten kuşların nağmeleri insanları mutlu etmektedir.

Kepezin güney yamaçlarında müşkürümler kekikler bosçalbalar açarak biz de varız derler ormanların arasında salepler (Doğal Orkideler) güzellikleri zarafetleri ile göz doldururlar.Sümbüller nergizler ,leylaklar,salkım sülükler, laleler kokularını koklamaya güzelliklerinigörmeye doyulmaz.(Hasan Ali Özcan)

 

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

MUSA  ŞAHİN (Basırlardan) vefat etttiği öğrenilmiştir.. Merhumun Cenazesi Yarın SÜTÇÜLER Seferağa camisinden ÖĞLE Namazına Müteakip kaldırılacaktır
Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

 

Menekşe kokulu yarim
Kime arzedeyim halim
Elimden aldılar yarim

Yarim al beni al beni
Al da sinene sar beni
Yarim gül damlası damlası
Yari sineye sarması

Menekşesi biçim biçim
Ölüyorum senin için
Bir buse ver başın için

Yarim al beni al beni
Al da sinene sar beni
Yarim gül damlası damlası
Yari sineye sarması

Menekşesi tutam tutam
Arasına güller katam
Ya ben nasıl yalnız kalam

Yarim al beni al beni
Al da sinene sar beni
Yarim gül damlası damlası
Yari sineye sarması

TAMAMI RENKLİ İLK TÜRK FİLMİ “HALICI KIZ” 1953’te ISPARTA’DA ÇEKİLDİ

 

Tamamı renkli ilk Türk filmi olan Halıcı Kız, Yapı Kredi ve Doğan Kardeş tarafından finanse edilerek, Türk film tarihimize kazandırılan bir armağandır.

Senaryosu Vedat Nedim Tör’ün aynı adlı eserinden Mebrure Sami Alevok tarafından senaryolaştırılmış, filmin müziğini Ferit Alnar, dekorlarını ise ünlü Alman dekoratör Kurt Halleger yapmıştır. Başrolünde Küçük Sahne’nin oyuncularından Heyecan Başaran’ın oynadığı Halıcı Kız filmi, Isparta’da oturan güzel bir halıcı kızın başından geçen olayları anlatır. (Kaynak;yapikredi)

Konusu;

Güzelliğiyle çevresine ün salan işçi kız Gül’ün macera dolu yaşamının öyküsü.
Halıcılık yaparak geçimini sağlayan Isparta’da yaşayan bir kızın çileli ilginç yaşantısını yansıtmış. Etkileyici ve bir o kadarda güzel bir film. “Gül” Heyecan Başaran annesiyle birlikte halı dokuyarak geçinir. Kendisi de çok güzeldir çok iyide halı dokur. Bir süre sonra annesi vefat edince sahipsiz kalan Gül Isparta’dan ayrılır. İstanbul’a tren’le gider her gittiği yerde güzelliği yüzünden ya saldırıya uğrar yada kıskançlığa sebep olur. En sonunda dağ başında yaşayan bir adamla tesadüf tanışır oda “Agah Hün”dür. Ve hayatını o değiştirir mutlu mesut yaşar onunla. Bilindiği gibi öncelikle sinemamızın ilk renkli filmi olma özelliğini taşıyan 1953 yapımı bir film. Başta Heyecan Başaran’ın oyunculuğu, güzelliği masum iyeti filmi alıp götüren etkenler arasında. Tiyatro oyuncuların ağırlıklı olduğu ve kısa rollerde yer aldığı bir filmdir. Agah Hün’ün o etkili sesi en genç halini gördüğüm şu ana kadar tek filmdir ayrıca..

Diğer

Türk Sinema tarihinin tamamı renkli çekilen ilk filmi olup (Kaynak;www.sinematurk.com)