Bir zamanlar Musalla Mezarlığı’nda çok büyük çamlar vardı ve bu çamlar dallarında karga ve diğer kuşları da barındırırdı. Rüzgarlı havalarda çamların uğultusundan durulmaz ,elektrik gelmeden önceki zamanda ise de karanlıkta buradan geçmek ise cesaret isterdi.
Ayrica ve daha da önemlisi burada mezarlığı olan belli bir yaşın üzerindekiler de “ÇAMIN DİBİ ” ne yatmaktan söz ederlerdi ve bu tabir hemşehrilerimiz arasında çok kullanılan da bir sözcüktü.
Geçmişte günlerden bir gün birileri bu çamların artık yaşlandığını (belki de satıp belediyeye gelir elde etmek için) yaslanan bu çamların gençleştirileceği de gerekçe göstererek yılların devasa asırlık anıt  çamlarının bazılarını budadılar geri kalanını da kestiler.
Hal böyle olunca Musalla Mezarlığının  uhrevi havasını veren bu devasa çamlar,onların tepelerinde yasayan kargalar ve diğerleri de kalmadı, çoktan BİTTİ.
Hele hele “ÇAMIN DİBİ” ne yatmanın ne demek olduğunu hatırlayan bile yok artık.
Bu durum farkında olmadan neleri kaybettiğimize bir örnektir.
Mademki geçmişten örnek verdik.
Eskiden Sütçüler’mizden her gün kamyon kamyon taşınan ormanlarımızın  tomrukları vardı.Bu keresteler ne oldu. Bunları yıllarca kesip kamyona yükleyip götürdüler de bundan Sütçüler’imizin bir kazancı oldu mu? Hayır ..
Bugünkü durum ise daha vahimdir.
Mermer ocakları sayısı hızla artmaktadır.
Ta Sütçüler’imizin karşısındaki MENEVİŞ KEPEZ‘ine kadar gelmişlerdir.
Yarin evlerimizin yanına kadar gelirlerse hiç şaşırmayalım.
Burada herkese çok önemli görev düşmektedir.

There are no comments yet.

Bir cevap yazın