MUHTARLAR EĞİRDİR’E HAYRAN KALDI

Kaymakam Dr. Yalçın Yılmaz ve Orhangazili muhtarlar, bugün Akpınar Kartal Tepesi’ndeki kahvaltıda ilçemizdeki muhtarlarla biraraya geldiler. Eğirdir’e hayran kaldıklarını her fırsatta dile getiren Orhangazili muhtarlar, Eğirdir Gölü’nün muhteşem manzarasının önünde hatıra fotoğrafı çektirdiler.

2010 – 2015 yılları arasında Eğirdir Kaymakamlığı yapan Orhangazi Kaymakamı Dr. Yalçın Yılmaz ve Orhangazili muhtarlar Yukarı Gökdere Köyü ziyaretinin ardından ilçemizden ayrıldılar.

Gençlik Merkezi gönüllüleri Eğirdir, Huzurevi sakinlerini ziyaret ederek onların hem gönüllerini hem de hayır dualarını aldılar.

Gönüllü Gençler Gönül Aldılar

5 Aralık eğirdir,egirdir haber,akın gazetesiDünya Gönüllüler Günü dolayısıyla Eğirdir Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü Gençlik Merkezi gönüllüleri Eğirdir, Huzurevi sakinlerini ziyaret ederek onların hem gönüllerini hem de hayır dualarını aldılar.

Ziyaretlerine düzenli olarak devam edeceklerini bildiren Eğirdir Gençlik Merkezi gönüllü gençleri  “Eğirdir gençlik merkezi olarak 5 Aralık Dünya gönüllüler günü kapsamında gönüllü gençlik liderlerimizle birlikte huzurevine ziyarette bulunduk. Yaşlılarımızın hayat hikayelerini dinledik. Sohbet muhabbet ederek, hayır dualarını aldık. Başta huzurevi müdürümüz olmak üzere, Huzurevi çalışanlarına ve  ziyaretimizden çok memnun kalan yaşlılarımıza çok teşekkür ederiz. Eğirdir Gençlik Merkezi olarak yaşlılarımızı yalnız bırakmayacak ziyaretlerimize gönüllü arkadaşlarımızla birlikte düzenli olarak devam edeceğiz” dediler.

SEDANUR’UN ARTIK AKÜLÜ BİR ARACI VAR

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Sena Nur’un artık bir akülü aracı var
İlçemizin güzide okullarından Prof. Dr. Turan Yazgan Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri bugün çok güzel bir olaya şahitlik ettiler.
2017-2018 Eğitim öğretim yılı okul birincisi ve aynı zamanda girmiş olduğu EKPSS’de 90 puan alarak Türkiye 529’ncusu olan Sena Nur Ünal’ın artık bir akülü aracı var.
Doğuştan engelli Friedreich Ataksisi (FA) Kas hastası olan Sena Nur Ünal’a okul arkadaşları, öğretmenleri ve Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla akülü araç hediye edildi.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü Eğirdir’de de çeşitli etkinlikler kutlanıyor.
Prof. Dr. Turan Yazgan Anadolu Lisesi öğretmen ve okul yönetiminin desteğiyle Friedreich Ataksisi (FA) Kas hastası olan Sena Nur Ünal’a akülü araç hediye edilerek, Eğirdir’de bir farkındalık yaratıldı.
Sena Nur Ünal’a akülü aracının takdimi için bugün saat 11.00’de okul bahçesinde bir tören düzenlendi. Törene Milli Eğitim Müdürü Ahmet Armutoğlu, Şube Müdürü Gönül Şahin, Okul Müdürü Duran Kış, Okul öğretmenleri, arkadaşları ve Sena Nur Ünal’ın ailesi katıldı.
Törende kısa bir konuşma yapan ve Sena Nur Ünal’ın başarılarından bahseden Okul Müdürü Duran Kış; “Sena Nur Ünal arkadaşımız kas hastası. Biz okul olarak 2,5 yıl kendisine Gökçehöyük’de evinde eğitim hizmeti verdik ve mezun ettik. Bu öğrencimiz engeline rağmen büyük başarılar gösterdi. Öğrencimiz okul birincisi olarak mezun oldu. Hatta girmiş olduğu Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavında (EKPSS) Türkiye genelinde 529’ncu olarak 90 puan aldı. Kendisi tercihte bulundu. İnşallah bu tercih sonucunda iyi bir yere ataması yapılarak iyi bir yere yerleşir. Hepinize katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Bu kampanyada Okul Meclis Başkanı Ferdi Ergüler’e de çok teşekkür ediyorum. Kendisi bu kampanya için çok uğraş verdi. Tekrar teşekkür ediyorum” dedi.(www.egirdirakingazetesi.com)

Türkiyenin-adi-pek-duyulmamis-en-huzurlu-yerleri

Çantaları hazırlayıp günlük yaşamın stresinden biraz olsun uzaklaşmanın, sinir-stresten arınmanın şu sıralar tam zamanı. Sizin için Türkiye’nin güzelliğiyle ünlü, “Keşke oraya yerleşebilsem” diyeceğiniz bugüne kadar adını çok duymadığınız 10 yeri listeledik. İşte bir parça huzur bulacağınız o adresler…

Çantaları hazırlayıp günlük yaşamın stresinden biraz olsun uzaklaşmanın, sinir-stresten arınmanın şu sıralar (!) tam zamanı.

Hürriyet internet sitesi, takipçileri için Türkiye’nin güzelliğiyle ünlü, “Keşke oraya yerleşebilsem” diyeceğiniz bugüne kadar adını çok duymadığınız 10 yeri listeledi.

Listede Isparta’nın gözbebeği Eğirdir’e de yer veren Hürriyet, Akpınar’dan övgüyle söz etti.

Etkileyici göl manzarası: AKPINAR / ISPARTA Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Akpınar muhteşem panoramik bir göl manzarasına s Türkiye’nin yedi renkli ve mavi bayraklı en temiz gölü olan Eğirdir Gölü’nü kuş bakışı sey Akpınar’da seyir tepesi bulunuyor.

Bu tepede görüp görebileceğiniz en güzel manzarayı huzur içinde seyrederken, semaver ateşinde pişirilen çayınızı yudumlayabilir, lezzetli Akpınar gözlemelerini tadabilirsiniz.

Rakımı yüksek olan köyde paraşüt sporu da yapılıyor. Ada manzarası eşliğinde, Eğirdir Gölü üzerinde süzülmek çok keyifli olacaktır.(www.ajans32com)

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/galeri-turkiyenin-adi-pek-duyulmamis-en-huzurlu-yerleri-41033681?fbclid=IwAR3H8Trfrf-s1pFbc1JCz5TcG2OoK15roeHHA4HVgBf2-oT3TOpF9OHATeA#page-1

GÖLÜN ETRAFINI YÜRÜYEREK TAMAMLAYACAKLAR

Doğaseverliği yaygınlaştırmak, tanıtmak, sevdirmek ve doğayı korumak amacıyla 2010 yılında kurulan Isparta GÖLDOSK Derneği dini bayramlar harici her pazar doğa yürüyüşleri organize ediyor.

Son 4 yılda toplamda 5.322 katılımcıyla Isparta’nın, Antalya’nın, Burdur ve Afyon’un 2.385 km. sine ayak izlerini bıraktı. 

Katılımcılara bir hedef doğrultsunda yürüyüş faaliyetleri planlamak, yürüyüş faaliyetini düzenli bir aktivite haline getirmek ve Eğirdir Gölünün muhteşem güzelliğini hemen yanı başında nefes alarak hmek için 17 ayrı parkurdan oluşan ve toplamda 162,86 KM sürecek GÖLYOLU Projesi son hızıyla devam ediyor.

Bu hafta GÖLDOSK Derneği Başkanı Fikret YURTASLAN’ında katılımıyla 11. Parkur Taşevi – Gençali parkuru geçildi. 

Göl Yolu yürüyüşünde eksiksiz katılım sağlayan bu projenin mimarlarından Eğirdir Kaymakamlık personeli Havva KAVAS, Eğirdir SES Başyazarı Ahmet YETKİN ve hemşehrimiz Fatoş DEMİRTAŞ ise lider durumdalar.

Göl Yolunu tamamlayarak tarihe geçmek isteyen Eğirdir’li sayısı ise 6-7 arasında değişiyor. Bu haftaki parkurda 4 Eğirdir’li vardı Gazetemiz Sahibi Kemal ERBEN, Fatoş DEMİRTAŞ, Sedef NOYAN ve Yazarımız Ahmet YETKİN.

Milletvekili Cesur Eğirdir Gölü için Meclis araştırması istedi

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, evsel atık ve sanayi atıklarından kaynaklı Eğirdir Gölü’nde oluşan kirliliğin incelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması için önerge verdi.

Son dönemde sık sık gündeme gelen Eğirdir Gölü için İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Meclis araştırması istedi. Bu konuda TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi veren Cesur, önergede şu ifadelere yer verdi: “Isparta sınırları içinde yer almakta olan Eğirdir Gölü son dönemlerde evsel atık suları, katı atık depolama alanları, endüstriyel faaliyetler gibi noktasal kirleticiler ve tarımsal aktivitelerden kaynaklı olarak su kalitesini kaybetmektedir. Oluşan kirlilik nedeniyle içme suları ile beraber, bölgede yetişen meyve ve sebzelerle hayvansal gıdalarda da zararlı madde kalıntılarıyla karşılaşmamız olası hale gelmektedir. Bölgede yaşamakta olan birçok kuş türü ise doğal yaşam alanlarının yok olması tehlikesiyle risk altındadır. Eğirdir Gölü’nün tabi hali ve zenginliklerinin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Eğirdir Gölü ve çevresinin yeniden sağlıklı ve canlılar için yaşanabilir bir hal alması için yapılması gerekenlerin araştırılması amacı ile Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.”

Cesur, önergesinin gerekçelerini de 2 sayfalık bir dilekçeyle anlattı.(www.isteisparta.com)

Göller Bölgesi ismi yok olmak üzere

Türkiye’de birçok gölün bir arada bulunması nedeniyle “Göller Bölgesi” olarak bilinen alandaki göllerden bazıları, kururken, bazıları da kurumaya yüz tuttu. Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun, yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını belirtti.

Jeofizik uzmanı Gündoğdu: Oturduğum binanın sağlamlığından emin değilim Türkiye’nin güneyinde, daha çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi, bu unvanını kaybetmeye doğru ilerliyor. Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Acıgöl, Suğla, Ilgın, Işıklı, Salda ve Kovada gibi irili ufaklı gölleri bünyesinde bulunduran Göller Bölgesi’nde suyu olmayan ya da günden güne kuruyan göller gündeme geliyor. Bilim insanları, sık sık Burdur Gölü’nün öldüğünü belirterek, gölün kalan kısımlarının kurtarılması için çağrıda buluyor. Nasreddin Hoca’nın “Ya tutarsa” diyerek maya çaldığı rivayet edilen Akşehir Gölü’nün önemli bölümü de kayboldu. Gölün, araçla üzerinde gezilebilecek kadar bölümü tamamen kurudu.

EĞİRDİR VE SALDA’DA SULAR ÇEKİLİYOR Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde meydana gelen azalma, bilim insanlarını tedirgin etti. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü, kirlilik riskiyle karşı karşıya kaldı. Son dönemde tatilcilerin gözde ziyaret yerleri arasında bulunan Salda’daki kirliliğin devam etmesi durumunda gölün bazı özelliklerini kaybedeceği belirtiliyor. ‘ÖNLEM ALINMAZSA, DİYE CÜMLE KULLANAMIYORUM’ Kuraklık arpa hasadını olumsuz etkiliyor, biranın tadı kaçıyor: Tüketim düşecek, fiyatlar artacak Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, Türkiye’nin su kaynakları açısından zengin ülkeyken, bu durumunun tartışılır hale geldiğini aktardı. 20 yıl önceki belgesellerde, Türkiye için “Kurumaya yüz tutmuş su kaynaklarımız olacak” vurgusu yapıldığını dile getiren Yüklü, “Şu anda o senaryonun içine girdik. Ne yazık ki kurumuş ve kurumaya yüz tutmuş göllerimiz var. Suyun çok az aktığı akarsularımız var. ‘Önlem alınmazsa’ diye bir cümle kullanamıyorum; çünkü önlem aşamasını artık geçtik. Acil eylem planını hayata geçirerek çözümler üretmeliyiz. Bunları yapmazsak kalan sularımız da tükenecek” dedi.

KAÇAK SONDAJ EN FAZLA KONYA’YI TEHDİT EDİYOR Akarsular üzerine plansızca kurulan göletlerin, göllerin kurumasına neden olduğunu aktaran Atakan Yüklü, kaçak sondajların göllerin kurumasına büyük oranda yol açtığını kaydetti. Yüklü, “Türkiye’de çok fazla kaçak sondaj var. Şu anda Konya’da büyük obruklar ve göçükler var. Ne yazık ki bunlar Konya kent merkezine doğru ilerliyor. Bilinçsizce yapılan sondajlarla yeraltındaki sular çekiliyor ve boşluklar ortaya çıkıyor. Futbol sahası büyüklüğündeki göçmeler tehlikenin habercisi. Sondaj makineleri zarar görmesin, diye çiftçiler kışın bile sondajlarını çalıştırıyor. Böylelikle tatlı su kaynaklarımız kuruyor. Kaçak sondajları engellememiz gerekiyor. Jeofizik etütlerinin yapılması gerekiyor. Gölleri besleyen akarsuların üzerine gölet kurmamamız gerekiyor. Eğer bunları yapabilirsek göllerimizin bazılarını kurtarabiliriz” diye konuştu.

‘GÖLLER BÖLGESİ’NİN SADECE ADI KALDI’ Kanal İstanbul Projesi’nin teknik inceleme raporu: Kuraklık artacak, sağlıksız su kullanımı yaygınlaşacak Haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını dile getiren Yüklü, “Göller Bölgesi’nin sadece adı kaldı. Bazıları kurumaya yüz tutarken, bazılarını kaybettik. Göller tamamen kurursa bölgedeki canlı hayatı bozulacaktır. Tatlı su kaynaklarımızı kirlettiğimiz zaman doğanın yok oluşunu izleyeceğiz. Dünyada oluşabilecek su fakirliği bütün fakirlikleri tetikleyebilecektir. Su savaşlarına doğru gitmeye başladık” dedi. Çocukların gelecek yıllarda bölgeye neden ‘Göller Bölgesi’ adı verildiğini soracaklarını kaydeden Atakan Yüklü, “Çünkü ortada göl kalmadı. Burdur Gölü tamamen kurumak üzere. Salda ve Eğirdir göllerinde çok ciddi su çekilmesi var. Yer bilimcileri olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız. Sularımızın çekilme noktalarını, oluşturdukları karstik boşlukları tespit edip bunların sınırlarını çizmemiz gerekiyor. Küresel ısınmadan dolayı sularda azalma var. Yağış mevsiminde daha önce kar yağan bölgelere kar yağmıyor” diye konuştu. sputniknews.com

Haber32 – Korkmadan, Cesurca!

 

Sular çekildi yağma başladı

Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü’ndeki aşırı su kaybının ardından ortaya çıkan arazilerin işgal edilmeye başladığını söyleyen Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Kıyı alanlarında su seviyesinin azalmasıyla yapılan işgallerle binlerce dönüm tarım alanı açıldı. Gölün kıyı kesiminde kamu ve şahıs adına yapılan yapılaşmalar yıllardan bu yana alışkanlık haline geldi. Yerel seçimler yaklaşınca gölüniçine kadar beton kazıklar dikilmeye başlandı. Eğirdir Gölü işgal altında. Gölü koruması gereken yasalar derhal uygulanmalı” diye konuştu.

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı olarak biliniyor. Senirkent, Yalvaç ve Gelendost gibi ilçelere de sınırı bulunan Eğirdir Gölü’nün suları son 6 ayda büyük oranda çekildi. Gölden dev borularla tarımsal amaçlı su çekilmesinin su kaybındaki en büyük nedenlerden biri olarak gösteriliyor. Gölü besleyen su kaynakları üzerinde inşa edilen gölet ve barajlar da su kaybının bir başka nedeni. Ancak gölün sularını yönetmekle yükümlü olan DSİ, Eğirdir Gölü’ndeki su kaybını kuraklığa ve buharlaşmaya bağlıyor ve gölet inşaatları ile tarımsal amaçlı aşırı su alımından geri adım atmıyor.

AKADEMİSYENİN ‘GÖL KURUYOR’ UYARISINA ‘SORUN YOK’ YANITI

Eğirdir Gölü’ndeki hatalı kullanımlara dikkat çekerek yetkilileri ve kamuoyunu uyaran Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, yanlışlarda devam edilmesi durumunda Göller Bölgesi’nin kalbinde yer alan gölün tıpkı dünyanın en büyük göllerinden biri olan Aral Gölü gibi kuruyacağına dikkat çekmişti. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Yard. Doç. Dr. Erol Kesici’nin uyarılarının ardından önlem alması gereken yetkililer “Sorun yok” açıklaması yapmakla yetindi.

YETKİLİLERDEN AKIL TUTULMASI GİBİ AÇIKLAMALAR

Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Göl kurursa beni ayaklarımdan taş bağlayarak boğun” derken, Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş ise “Şu an için tedirgin olunmasına gerek yok” açıklamasında bulundu. DSİ Genel Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamada ise göldeki su kaybı doğrulanırken, “Gölün üzerindeki en büyük baskı buharlaşmadır” denildi.(www.odatv.com)

Artık haritalarda yer almayacak

Artık haritalarda yer almayacak

                Türkiye’de birçok gölün bir arada bulunması nedeniyle “Göller Bölgesi” olarak bilinen alandaki göllerden bazıları, kururken, bazıları da kurumaya yüz tuttu…

                Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğunun, yeni baskı atlaslarda artık yer almayacağını belirtti.

                Doğan Haber Ajansından Hasan Demirbaş’ın haberine göre; Türkiye’nin güneyinde, daha çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi, bu unvanını kaybetmeye doğru ilerliyor. Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Acıgöl, Suğla, Ilgın, Işıklı, Salda ve Kovada gibi irili ufaklı gölleri bünyesinde bulunduran Göller Bölgesi’nde suyu olmayan ya da günden güne kuruyan göller gündeme geliyor. Bilim insanları, sık sık Burdur Gölü’nün öldüğünü belirterek, gölün kalan kısımlarının kurtarılması için çağrıda buluyor. Nasreddin Hoca’nın “Ya tutarsa” diyerek maya çaldığı rivayet edilen Akşehir Gölü’nün önemli bölümü de kayboldu. Gölün, araçla üzerinde gezilebilecek kadar bölümü tamamen kurudu.

                EĞİRDİR VE SALDA’DA SULAR ÇEKİLİYOR

                Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde meydana gelen azalma, bilim insanlarını tedirgin etti. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü, kirlilik riskiyle karşı karşıya kaldı. Son dönemde tatilcilerin gözde ziyaret yerleri arasında bulunan Salda’daki kirliliğin devam etmesi durumunda gölün bazı özelliklerini kaybedeceği belirtiliyor.

                “ÖNLEM ALINMAZSA, DİYE CÜMLE KULLANAMIYORUM”

                Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi İkinci Başkanı Atakan Yüklü, Türkiye’nin su kaynakları açısından zengin ülkeyken, bu durumunun tartışılır hale geldiğini aktardı. 20 yıl önceki belgesellerde, Türkiye için “Kurumaya yüz tutmuş su kaynaklarımız olacak” vurgusu yapıldığını dile getiren Yüklü, “Şu anda o senaryonun içine girdik. Ne yazık ki kurumuş ve kurumaya yüz tutmuş göllerimiz var. Suyun çok az aktığı akarsularımız var. ‘Önlem alınmazsa’ diye bir cümle kullanamıyorum; çünkü önlem aşamasını artık geçtik. Acil eylem planını hayata geçirerek çözümler üretmeliyiz. Bunları yapmazsak kalan sularımız da tükenecek” dedi.

                               KAÇAK SONDAJ EN FAZLA KONYA’YI TEHDİT EDİYOR

                Akarsular üzerine plansızca kurulan göletlerin, göllerin kurumasına neden olduğunu aktaran Atakan Yüklü, kaçak sondajların göllerin kurumasına büyük oranda yol açtığını kaydetti. Yüklü, “Türkiye’de çok fazla kaçak sondaj var. Şu anda Konya’da büyük obruklar ve göçükler var. Ne yazık ki bunlar Konya kent merkezine doğru ilerliyor. Bilinçsizce yapılan sondajlarla yeraltındaki sular çekiliyor ve boşluklar ortaya çıkıyor. Futbol sahası büyüklüğündeki göçmeler tehlikenin habercisi. Sondaj makineleri zarar görmesin, diye çiftçiler kışın bile sondajlarını çalıştırıyor. Böylelikle tatlı su kaynaklarımız kuruyor. Kaçak sondajları engellememiz gerekiyor. Jeofizik etütlerinin yapılması gerekiyor. Gölleri besleyen akarsuların üzerine gölet kurmamamız gerekiyor. Eğer bunları yapabilirsek göllerimizin bazılarını kurtarabiliriz” diye konuştu.

Ispaçocuklara trafi eğitimi ile ilgili görsel sonucurta İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timleri tarafından sorumluluk sahası içerisindeki kasaba ve köylerde bulunan okullarda öğrencilere yönelik trafik bilgilendirme seminerleri veriliyor.

“Ağaç Yaşken Eğilir…”

 Isparta İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timleri tarafından sorumluluk sahası içerisindeki kasaba ve köylerde bulunan okullarda öğrencilere yönelik trafik bilgilendirme seminerleri veriliyor.

Ülkemizde meydana gelen trafik kaza istatistikleri incelendiğinde; insan faktörünün önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Trafik kazalarına, hız, alkollü ve uykusuz araç kullanmak başta olmak üzere yaya kusurları ve eğitim eksikliklerinin neden olduğu tespit edilmiştir.

Trafik eğitimin uzun bir süreç olduğu göz önünde bulundurularak, geleceğimiz olan öğrencilerimizi trafik konusunda daha duyarlı ve bilinçli hale getirmek, trafik eğitimlerine katkıda bulunmak, trafik kazalarını asgariye indirerek can ve mal kaybını azaltmak için kasaba, köylerde vatandaşlara, okullarda ise öğrencilere yönelik eğitici seminerler verilmeye başlandı.

Bu kapsamda; İl Merkez Aliköy İlköğretim Okulu öğrencilerine Asayiş Şube Müdürlüğü Trafik Kısım Amirliği ile birlikte Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli trafik timi ile beraber öğrencilere yönelik trafik eğitimi verildi. Trafik timleri tarafından kullanılan araç ve gereçlerin tanıtımının yapıldığı eğitimde; 4 adet akülü araba ile çocuklara emniyet kemeri kullanımı, trafik işaretleri ile yaya geçidi kuralları hakkında uygulamalı olarak trafik eğitimi verildi.

           Ayrıca, Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği tarafından okula gidiş ve gelişlerde dikkat edilecek hususlar, önemli telefon numaraları, servis araçlarında dikkat edilecek hususlar ile ilgili konularda bilgilendirme faaliyeti icra edildi.(www.ajans32.com)

Eğirdir Tren Garı, Eğirdir Belediyesine kiralandı

Eğirdir Tren Garı, Belediye tarafından peyzaj ve restorasyon projeleri hazırlandıktan sonra kullanım hakkı Eğirdir Belediyesi’ne ait olacak.
TCDD 7. Bölge Müdürü Adem Sivri’yi makamında ziyaret eden Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Eğirdir Tren Garı hakkında önemli görüşmeler yaptı. Eğirdir Tren Garı ve açık alanı Eğirdir Belediyesine kiralandı.
TCDD 7. Bölge Müdürlüğü ile Eğirdir Belediyesi arasında protokol imzalandı. Yapılan kiralama protokolünde Eğirdir Tren Garı’ndaki 2 adet bina ve açık alanı, Eğirdir Belediyesine kiralandı.  Eğirdir Tren Garı, Belediye tarafından  peyzaj ve restorasyon projeleri hazırlandıktan sonra kullanım hakkı Eğirdir Belediyesi’ne ait olacak.  Tarihi Eğirdir  Tren Garı, lokomotifi, güzel bir peyzaj projesiyle Eğirdir halkının ve Eğirdir’e gelen misafirlerin ziyaret edip hatıra fotoğrafı çekilebileceği bir alan olarak düşünülüyor.
Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personeli Harita Mühendisi Ebubekir Genç ile birlikte yaptığı ziyarette TCDD 7. Bölge Müdürü Adem Sivri’ye misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, “Eğirdir’imize nostalji de olsa Trenin gelmesi, boş bulunan harabe binalarının aktif hale gelmesi, Garın korunmasını ve sahip çıkılması adına yapılan protokolün hem Demiryollarına, hem de Eğirdir’imize hayırlı olmasını diliyorum. Gerekli çalışmaları yaparak Tarihi Tren Garı’nı cazibe merkezi haline getireceğiz.” dedi.
Yapılan görüşmeler neticesinde, Gar binalarının restorasyonu ve Isparta – Eğirdir tren yolunun rehabilitasyon çalışmaları için 2 ayrı ihale yapıldığı, firmaların çalışmalarına başladığı ve en kısa zamanda nostaljik trenin hizmete gireceği bilgisi alındı.(www.egirdirakingaztesi.com)

İlknur YILMAZ Huzurevi Sakinlerinin Duasını Aldı

Eğirdir’de  İlİlknur YILMAZ Huzurevi Sakinlerinin Duasını Aldıİknur YILMAZ isimli bayan bugün Mevlid Kandili münasebetiyle Eğirdir Huzurevi sakinlerini ziyaret etti. Huzurevi sakinlerine ikramlarda bulunarak çiçek takdim etti, ellerini öptü. Huzurevi sakinlerinin mutlulukları gözlerinden okunuyordu.  Huzurevi sakinlerinin gönlünü ve duasını alan İlknur YILMAZ’ı tebrik ediyoruz. 
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

Eğirdir’de 55 Bin Lavanta Toprakla Buluştu

Eğirdir Sorkuncak Köyü’ne 55 bin adet lavandin (intermedia) cinsi Lavanta dikildi.

Bizim Eğirdir Platformu’nun (BEP) öncülüğünde Sorkuncak Köyü’nde 100 dönüm arazi üzerine 3×1 aralığında 55 bin adet lavandin (intermedia) cinsi Lavanta dikildi. Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde tahsis edilen 100 dönüm arazi Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerince temizlenip taraklanırken, Eğirdir Gölü’ne kuşbakışı bakan bu araziye dün 55 bin adet lavanta fidanı dikildi.

Törende Kaymakam Akdaş, “100 dönüm araziye 50 bin lavanta fidanı toprakla buluşacak. Ben inanıyorum ki bu oluşum Eğirdir Turizminin geleceği için çok önemli. Eğirdir görsel peyzaj değerleriyle önemli bir ilçe. Buna ilave olarak mor renkli bir destinasyonun buraya girmesi harika bir alternatif bir turizm imkanı sunacak. Sorkuncak Köyümüz 850 nüfusa sahip bizim en büyük köylerimizden ve en çalışkan köylerimizden bir tanesi. Ben inanıyorum ki buranın etrafındaki vatandaşlarımız da burayı gördükten sonra her yerin lavantaya dönüşeceğine inanıyorum. Lavanta alınımız ne kadar genişlerse bizim de potansiyelimiz o kadar artar” dedi.

Lavanta fideleri toprakla buluştu
Konuşmaların ardından Kaymakam Abdullah Akdaş ve beraberindekiler hazırlanan alana ilk lavanta fidelerini dikerek hayırlı olması temennisinde bulundu.(www.ajans32.com)

Eğer Göl Kurursa Ayaklarıma Taş Bağlayıp Beni Boğun!

????????????????????????????????????????????????????????????

Eğirdir Gölü’nün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu açıklamalarına tepki gösteren Eğirdir Belediye Başkanı DP’li Ömer Şengöl, “Ben var olduğum sürece geçerlidir bu sözüm. Göl kurursa, derin bir çukur olur, beni ayaklarımdan taş bağlayarak boğun” dedi.

Eğirdir ilçesinde, Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan, stratejik önemli birinci derecede içme suyu olan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde yaşanan azalma tedirgin ederken, konuyla ilgili açıklama yapan Eğirdir Belediye Başkanı DP’li Ömer Şengöl, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Isparta Temsilcisi emekli akademisyen Erol Kesici’nin gölün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya geldiğine yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Belediye Başkanı Şengöl, Eğirdir Gölü’nün 4 milyon yaşında olduğunu bilim insanlarından öğrendiğini belirterek, gölün su seviyesinin yağışlarla orantılı olarak artıp azaldığının görüldüğünü vurguladı. Devlet Su İşleri’nde gölle ilgili su seviyesi ölçümlerinin her yıl yapıldığını anlatan Ömer Şengöl, “1969 Ağustos ayında göl taştı. Bodrumlar su doldu. Elma bahçelerini su bastı. Ağustos ayında maksimum kotu gördü. Sonra düzeldi. Bunu ben yaşadım. 2014 yılında yine su taştı. Balıkçı barınağının üstüne çıktı. Yani bunun kaynağı gölün etrafındaki dağların topladığı suyun en direkt kaynaklardan gölden çıkması sonucudur” dedi.
‘SU BİTMEZ’
Başkan Şengöl, gölden su alınmasıyla ilgili ise “Ne yapılıyor suyla. Para yapılıyor. Bitkiler, sebzeler ve meyveler ekiliyor. Çevredeki insanlar suyundan hayatını devam ettiriyor. DSİ’nin görevi tarımda sulamayı sağlamaktır. Bu sulama tesislerini yaptı. O gün de bütün halk bağırdı. Biz de bağırıyorduk. ‘Isparta Ovası sulandı, Gelendost Ovası sulandı, Boğazovası sulaması başlanamıyor’ diye. Evet başlandı. Şimdi de ‘tu kaka, su bitti.’ Bitmez, bitmez. Bugüne kadar tarih yazmaz. Bazıları bir damla suda fırtınalar yaratarak ‘Göl kuruyor, tehlikelidir’ diyor. Kendimi bildim bileli o kardeşim bunları  söylüyor” diye konuştu.(www.ajans32.com)

Görüntünün olası içeriği: açık hava, yazı ve doğa

EĞİRDİR GÖLÜ SORUNLARI BASIN TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
İlgili toplantı bu gün saat 12.00 15.00 saatleri arasında Eğirdir Kaleönü Meydanında Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ’nin açıklamaları, basın mensupları ve halktan bazı kişilerin katılımıyla tamamlandı. Basının ve halkın soru cevap şeklinde süren toplantıda;
#Eğirdir Gölü stratejik öneme sahip içme kaynağı olmasına karşın aşırı kuruma ve kirlilik baskısı altındadır. Bu sorun çok yıllardır devam etmesine rağmen “bir şey olmaz!” bakışıyla gölün yıllar önceki su seviyesi ve hacmi neredeyse % 45 ORANINDA AZALMA göstermektedir. Kıyılarında km2lerce alan kurumuş-batak alan şekline dönüşmüştür.
GÖLDE KİRLİLİK
#Eğirdir Gölü milyonlarca yıllık jeolojik geçmişe sahip doğal bir göldür. #Eğirdir Gölü gibi tektonik kökenli doğal göllerimize son 60 yıl içerisinde insanların, bataklıkların kurutulması , göl havzasında tarım alanı kazanma ve gölün su ürünlerinden daha ekonomik amaçla yararlanmak amacıyla yapılan müdahaleleri sonucunda gölün, doğal yapı ve ekolojik dengesinde bozulmaları yanı sıra ,doğal biyolojik çeşitliliğinin yok olmasıyla gölde organik, in organik kimyasal ve biyolojik kirlilik artmıştır. İçme suyu açısından stratejik öneme sahip olan gölde ötrofikasyon(kirlilik) üst seviyeye ulaşmıştır.
Doğal göllerin suları da; tıpkı diğer canlıların can suyu gibidir. Nasıl bir canlı türü suyunu kaybetmeye başlayınca yaşamı tehlikeye girerse, göllerinde su sevilerindeki kayıplar, onların yok olmasına neden olur. Eğirdir Gölü’nün , su seviye ve miktarlarının regülatörlerle denetim altına alınması/ regülatörün daha çok göldeki suyu depolamak amaçlı kullanımı ve tarımsal sulama için açılan çok sayıda yasal- yasal olmayan kuyuların, yapılan seddelerin, 3m. aşan çaplı borularla pompajla su alımları, kuraklık, göllerin doğal su döngüsü ve doğal yaşamı üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.
GÖL KURUMADA KRİTİK EŞİGİ AŞTI
Gölün kullanım önceliklerine uyularak, havzada modern tarım ve sulama teknikleri kullanılmasına ve gölden, gölün su bütçesini olumsuzca etki eden su alımlarına son verilmelidir. yıllarda ülkemizin en büyük tatlı su hacmine sahip olan, ve Stratejik önemli I. Dereceden İçme Suyu olan EĞİRDİR GÖLÜ kuruma periyoduna girmektedir.. Önceki yıllarda 520 km2 yüzey alanına sahip olan gölün yüzey alanları son yıllar içinde 445 km2 düşerek göl aynası giderek küçülmekte.. Kıyı alanları genişlemekte genişleyen kıyı alanlarında yapı ve meyve bahçeleriyle işgal edilmekte! Daha önceki yıllarda ortalama 16m su seviyesine sahip göl son 10 yıl içerisinde aşırı oranda su kaybetmesiyle birlikte , bu gün gelinen noktada ortalama 6-7m. kadar düşmüştür Bunun temel nedeni gölden aşırı oranda su alımlarıdır. Gölde bu yıl 1.5-2 m. kadar seviye kayıplarının başlıca nedeni; gölün KARAOT kesiminde sondaj kuyusuyla ( çapları- 3.5 m. büyük 2 devasa borularla) su alımlarıyla göl adeta boşaltılmaktadır.
Yetkililerin gölün kuruması ile ilgili açıklamalarına katılmak olası değildir. Çünkü; gölün kurumasının esas nedenleri buharlaşma değildir, yıllardır gölde buharlaşma var. Seviye azaldıkça buharlaşma artar.. . Yağışalar; gölün sadece yağışların azlığı nedeniyle kuruma periyoduna girmesi söz konusu da olamaz.. Bu tür kuraklığın daha fazlası daha önceki yıllarda da yaşanmıştır. Fakat o günlerde gölün doğal yapıdına müdahale yok denecek kadar azdı. Günümüzde gölü besleyen dere çay ve yüzey sularının önüne çok sayıda gölet – baraj yapımı ve HES lere su verilmesi. Gölün beslenmesini için gerekli olan sular göle ulaşamamaktadır. Göl havzasında binlerce yasal yasal olmayan kuyular bulunmaktadır.
Gölün bütçesi 50 yıldır iflasta.. Besleniminin kat kat fazlası alınmakta… Su seviyesi azaldıkça gölün yıllardır var olan kirlilik sorunu giderek artmakta. Sudaki çözünür madde miktarı artarak gölün içme suyu olarak kullanımı tehlikeye girmektedir. Göllerin biyolojik çeşitliliğini oluşturan doğal canlı türleri(bitkileri, böcekleri, balıkları, kuşları) onların yaşamsal yapılarını oluşturur. Doğal göllerimiz biyolojik çeşitliliğini ve su seviyesini kaybederlerse, kendilerini temizleyemezler kirlenirler, ürün veremezler ve sonunda bataklığa ve kurumaya yüz tutarlar. Tıpkı Türkiye coğrafyasından silinen 5. Büyük doğal gölü Akşehir gölü ve yıllar anca #Eğirdir Gölümüz gibi aynı sorunlarla karşılaşan ve kuruyan Dünyanın ikinci büyük gölü olan ARAL Gölü gibi…
ÇÖZÜM;
Göl bu yoğun baskılar sonucu kritik su kotu olan 916 m. altına düşmektedir. Çözüm çok basittir. Gölün su bütçesini korumak. Doğal denge.Gölle ilgili olan Koruma Yasaları ve Eğirdir Gölü Özel Hükümleri uygulanmalı.. Politik ve popülist bakıştan vazgeçilmeli.. Su yönetimi bilimsel teknolojik bilinenlerle yönetilmeli. Çözüm, 5 milyon yılı aşkın süredir doğasına müdahale edilmeyen ve SU ÇEVRİMİYLE döngüsünü sürdüren kanallar kapatılmamalıdır. Kirletilmemelidir.(Alıntıdır)

Eğirdir’i emanet edeceğim “benim “Öğrencilerim var..!

EĞİRDİR DE SUSUZ (gölsüz) SUSARAK YAŞANMAZ diyen; MERAL’ler , AHSEV.’ler, KEMAL’ler…vd.. Sevgili öğrencilerimden her zaman onur ve gururduydum..TEŞEKKÜRLER -SAYGILAR…

“Eğirdir gölü

Çocukluğumun manzarası, çocukluğumun balık kaynağı, çocukluğumun elma bahçesini suladığımız suyu

Liseye giderken kıyısından yürüdüğüm Eğirdir gölünün güzelliğinden başka yöne bakamadığım o muhteşem manzaranın kaynağı

Ben büyüdüm ve yaşlandım ama seni de bitirdi bu dünya..

Kuruttular, kirlettiler, yok etmek üzereler nerdeyse

Eğirdir gölü bizim, ülkemizin. Lütfen yok olmasına izin vermeyelim.

Şu an başka bir ildeyim ama kalbim Eğirdir’de atıyor sanki.

Isparta’ da, Eğirdir’ de olan arkadaşlarım size sesleniyorum.

Erol Kesici öğretmenimi yanlız bırakmayın . Destek olun.

Geleceğimiz için, çocuklarımız, torunlarımız için

Lütfeen” Dr. Meral Uysalgenç Özköse

 

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür göremezsin.

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür göremezsin.

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, 
Güneş kucağındadır, bilemezsin. 
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, 
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. 
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…
W. Sheakespeare ** Göldosk ile Göl Yolu’nun 91.km sin de Flamingolar çıktı yolumuza. Eğirdir Gölü’nün sessiz,ıssız,ırak köşelerine Filamingo sürüleri de uğruyormuş bilmiyorduk. Göl Yolu boyunca varlığından haberdar olmadığımız o kadar güzellik çıktıki karşımıza. Göl de açan yabani nilüferler,göle bakan sarp kayalıkların içine oyulmuş kral mezarları,Elma bahçeleri arasına gizlenmiş asırlar öncesinden bugüne kadar ayakta kalmış görkemli kervansaray,Henüz elektriğin gitmediği toprak yolun son bulduğu göl kıyısındaki minik tepede kurulmuş taştan,çamurdan ve sazlardan yapılmış küme küme balıkçı barınakları. Kimi tarafta kayalıklar,sarp taştan tepeler,kimi tarafta gölü takip eden makiliklerle çevrili patikalar,gizli kalmış yalnızlıktan inim inim inleyen sahiller,koylar. Dalga ve kuş seslerinin uğultusun da  farkın da olmadığımız güzelliklere uzanan göl yolu; bugün göl sularının aşırı kullanımından dolayı göldeki çekilmenin ve kurumanın boyutunu bizlere gösterdi. Üzerinde durduğum zemin bir yıl önce göl sularının altındaymış. Daha birkaç yıl öncesine kadar kayıkla ulaşılan yerlere bugünler de yürüyerek ulaşmanız mümkün. Arkanızı,sırtınızı dönerek,görmezden gelerek adım adım yaklaşan bu felaketi durduramaz,yok sayamazsınız.  Göl size değil,siz göle muhtaçsınız. “Beyaz adam Annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.
Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.
Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur.
Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.
Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak… “
Kızılderili Şef Seattle – 1853
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

 

ISPARTA’DA GÖLLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

GÖLLER MECLİS GÜNDEMİNDE 
İl Genel Meclisinde geçen ay yapılan Eğirdir ve Beyşehir göllerindeki sorunlara ilgili genel görüşme için hazırlanan ortak komisyon raporu meclisin cumartesi günü yapılan oturumunda görüşüldü. Komisyon raporunda göllerdeki sorunların giderilmesi için çözüm önerileri sıralanarak, “Üniversite, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları, Meslek Kuruluşları başta olmak üzere bütün paydaşların katılacağı bir çalıştay düzenlenmesi komisyonlarımızca uygun mütalaa edilmiştir” denildi.

Eğirdir ve Beyşehir Göllerinde yaşanan sorunların giderilmesi için gerekli önlemlerin alınması için geçen ay İl Genel Meclisinde yapılan genel görüşmenin ardından İmar Ve Bayındırlık Komisyonu, Plan Ve Bütçe Komisyonu, Tarım Ve Kırsal Kalkınma Komisyonu, Gençlik, Spor Ve Turizm Komisyonu, Eğitim, Kültür Ve Sosyal Hizmetler Komisyonu, Çevre Ve Sağlık Komisyonu İle Sanayi Ticaret Ve Doğal Kaynaklar Komisyonları tarafından ortak rapor hazırlandı.

Komisyonların ortak raporunda geçen ay Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü EKOBİR Başkanlığı, Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğü yetkililerinin de katılımı ile yapılan genel görüşmeye dikkat çekilerek sorunların giderilmesi işçin çözüm önerileri sıralandı. (www.mathaber.com)

HALK BİRLİK OLDU ;TREN DE GELECEK….

HALK BİRLİK OLDU ;TREN DE GELECEK....

Eğirdirliler istasyon binası yerine yapılması gündeme gelen tüm projelerin Gar alanının betonlaşmasına neden olacağından ekolojik dengenin bozulacağını dile getiren  Eğirdir Halkı .Eğirdir Tarihi Tren Garı’nı Betonlaştırma Projelerine Dur Deyin  diye imza kampanyaları, el ilanları ve garda  toplantılar düzenleyen  halkımız, bazı rantçılara engel olmak ve  Eğirdir Tarihi Tren Garı’nın sadece GAR OLARAK kalması ilgili projeye dahil edilmesini dile getirmişti.

Neredeyse 5 yılı aşkın süredir  bu işin üzerinde duran temsilciler bu sürede içerisinde çok önemli gelişmelere neden oldular.. Öncelikle garın yapıya açılması engellendi. Sonrası ise adım adım  izlenen TCDDY çalışmalarıyla , Tren seferlerinin başlatılmasıyla ilgili TURNE çalışmaları  geçtiğimiz gün tamamlandı

TRENİN ISPARTA’YA  EĞİRDİR’E GELMESİ GAR’LARIN TARİHİ TREN GARI OLARAK  KALMASI” ve kentimin; doğasına tarihine kültürüne, anısına, dokunma sözünü de ilke edinmiştik. Bu bakışla; her kentin geçmişinden gelen, kentin tarihi, yerel özellikleri gibi unsurlarından oluşan bir ruhunun olduğunu, kentin doğasına, esnafına, kültürüne, tarihine, yemeklerine, ürünlerine saygı duyarak ,sahip çıkarak geliştirmesi sosyal ve ekonomik hayatın canlanması kentin ayakta kalması için şart olduğunu ve   Isparta’mızın Eğirdir’imizin  belleği, kimliği olan, Tarihi Tren Garı;  tarihi, kültürü, anısı ve doğasıyla bütün kalmasını savunmuştuk. Bu amaçlarla;  9 Şubat 2014  tarihinden günümüze; Eğirdir de yapılan toplantılar, el ilanlarının dağıtımı ve imza kampanyalarıyla  halkımızın kararlığı ve isteği ülke çapında ses getirmişti. Bunun ilk olumlu göstergesi geçtiğimiz yıl TCDDY Afyonkarahisar 7. Bölge Müdürü . Sn. ADEMSİVRİ’nin olumlu yaklaşım ve destekleriyle gerçekleşmişti.

7. Bölge Müdürü  Sn. ADEM SİVRİ’yle yaptığımız görüşmelerde  İZMİR- Alsancak –ISPARTA- Eğirdir Hattı Bozanönü-Eğirdir İstasyonları arasındaki hattın açılmasının kendilerinde çok istediğini ve bu konuda çalışmalar yaptığını ve uzun süredir kapalı olan mevcut hattın yenilenip işletmeye açılabilmesi için uygulama projelerinin hazırlanması işinin Sözleşmesini Yüklenici ile 08.08.2018 Tarihinde Bölge Müdürlüğümüz Toplantı Salonunda imzalandığını bildirmiş ve  Garda yer alan binaların ve çevresinin  Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon  projelerinin hazırlanması çalışmalarının  başlanacağının da müjdesini görüşmelerimizde   vermişti.

 İMZA KAMPANYALARIYLADA gündemden düşürmeyen halkımıza, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederiz..

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Eğirdir –ISPARTA Temsilcisi(www.egirdirsescom)

Yelkencileri rüzgarsızlık vurdu

3. Altın Elma Optimist yarışları, rüzgarın olmamasından dolayı yapılamadı. 

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü 2018 Yılı Yelken Federasyonu İl Temsilciliğinin Faaliyet Programında yer alan Altın Elma Optimist Yelken Yarışlarının üçüncüsü bu yıl 26-29 Ekim 2018 tarihleri arasında Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü ev sahipliğinde düzenlendi. 

İstanbul Galatasaray Yelken Kulübü, İstanbul Fenerbahçe Yelken Kulübü, Muğla Bodrum Büyükşehir Belediyespor Yelken Kulübü, İzmir – Urla ARM Yelken Kulübü, Muğla Fethiye Belediyespor Yelken Kulübü, Tekirdağ Yelken İhtisas Spor Kulübü, Antalya Yelken Kulübü, Antalya -Kaş Yelken Kulübü, Muğla -Göcek Yat ve Yelken Kulübü ve ev sahibi olarak Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü olmak üzere bu yıl optimist yarışlarına 9 kulüp, 95 sporcu katıldı. (www.ajans32.com)

Eğirdir Gölü, Lavanta Bahçeleriyle Birleşiyor

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Sorkuncak Köyü Eteklerine 55 Bin Lavanta Fidanı Dikilecek

BEP (Bizim Eğirdir Platformu) yöneticilerinin Eğirdir Gölü çevresinin lavanta bahçeleriyle süslenmesi için hazırladığı fikir projesi uygulamaya konuldu.

Son yıllarda lavanta üretimi ve lavanta bahçeleri ile gündeme gelen Keçiborlu ilçesi Kuyucak Köyü’nü yılda yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret etmesi ve Kuyucak Köyünün lavanta turizmiyle canlanması üzerine harekete geçen BEP (Bizim Eğirdir Platformu) yöneticilerinin Eğirdir Gölü çevresinin lavanta bahçeleriyle süslenmesi için hazırladığı fikir projesi uygulamaya konuldu.

BEP Başkanı Çetin Meydan ile Başkan Yardımcısı ve Sorkuncak Köyü’nün damadı olan Mehmet Demirel’in fikir projesi, Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş’ın girişimleriyle gerçeğe döndü. Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde Hazine’ye ait 100 dönüm çalılık ve makilik alan, Lavanta bahçeleri için tahsis edildi.

Sorkuncak Köyü Gökbelen Mevkiinde tahsis edilen 100 dönüm arazi Eğirdir Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerince temizlenip taraklanırken, Eğirdir Gölü’ne kuşbakışı bakan bu araziye 15 Kasım tarihine kadar 55 bin adet lavanta fidanı dikileceği açıklandı.

Sorkuncak Köyü Muhtarı İbrahim Eroğlu, köylerinde gül ve safran bahçelerinin de bulunduğunu, Gökbelen mevkiinde göl manzaralı lavanta bahçelerinin de oluşmasıyla, önümüzdeki yıldan itibaren turizmde hareketlilik yaşanmaya başlanacağını dile getirdi.(www.egirdirakingazetesi.com)

FENERBAHÇE VE GALATASARAY EĞİRDİR’E GELİYOR

FENERBAHÇE VE GALATASARAY EĞİRDİR'E GELİYOR

lçemizde düzenlenecek olan 3. Altın Elma Optimist Yelken yarışlarına Fenerbahçe ve Galatasaray Yelken Kulüpleri de katılacak.

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü 2018 Yılı Yelken Federasyonu İl Temsilciliğinin Faaliyet Programında yer alan Altın Elma Optimist Yelken Yarışlarının üçüncüsü bu yıl 26-29 Ekim 2018 tarihleri arasında Eğirdir Belediye Spor Yelken Kulübü ev sahipliğinde yapılacak.

Bu yıl İlk defa Fenerbahçe ve Galatasaray Yelken Kulüplerinin de katılacağını bildiren Yelken İl Temsilcisi Şeref Ağartan, yarışma öncesi hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Kaynak : Isparta TV

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

SENA ve Eğirdir Elmasının Güzelliği

SENA ve Eğirdir Elmasının Güzelliği

Elma diyarı cennet İlçemizde Elma hasatı artık bitti sayılır. Geçtiğimiz yıl elmaların içerisinde küçük Sena’nın  bir fotoğrafını yayınlamıştık. Sosyal medyada bu fotoğraf büyük ilgi görmüştü. Bu yıl Sena yeni fotoğraflarını gazetemize ulaştırdı. Eğirdir Balkırı (Cire) Köyümüzden Mehmet İNAN (Lazoğlu) torunu Süleyman Demirel İ.Ö.Okulu öğrencisi Sena GENÇTÜRK’ün bu yılki o muhteşem fotoğraf karelerini siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte SENA ve Eğirdir Elması’nın güzelliği bu karelerde.(www.egirdirses.com)

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

AKARÇAY HAVZASININ DOĞAL GÖLLERİ HARİTADAN SİLİNDİ

Akşehir ve Eber  Gölleri, yurdumuzun İç Anadolu bölgesinin güney-batısında, Afyon ve Konya ili sınırında bulunan Akarçay Kapalı havzasında 3 milyon yıllık geçmişe sahip  955m kotta yer alan doğal göllerimizdi.

Akşehir Gölü;  yüzey alanı bakımından yurdumuzun 5. büyük doğal gölü iken(1980 yılında 353km2),gölün  2009 yılındaki yüzey alanı  0.5km2  kadar düşerek kurumuş ve haritadan silinmiştir. Eber Gölü Akşehir Gölüne bir annenin yavrusuna  bağlandığı” göbek bağıyla” bağlı olan  11. Büyük doğal gölümüzdü ..Göllerimizin yaşamış oldukları  benzer sorunlar nedeniyle  o da  coğrafyamızda  göl olarak yer almamaktadır. Bizlerin 20 yıl öncesinden bu yana bilhassa bölgeye gidip yapmış olduğumuz araştırma sonuçlarını ve çözüm önerilerimiz dikkate alınmamıştır. Neden mi?, Adeta “altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi” hemşerileri Hoca Nasrettin’in yıllar önce söylediği “bindiğiniz dalı keserseniz” hikayesiyle benzeşmekte.

MİLYON DOLARLIK GELİRLER DE KURUDU-YOK OLDU…

Bu yöre de tarımdan büyük girdi sağlanmasının yanı sıra oluşturduğu sazlık alanlar nedeniyle de SEKA Kağıt Fabrikasının kurulmasına uzun yıllar yöre ve ülkemize büyük kazanç sağlamaktaydı. Akşehir Gölünden  1998- 260 Ton Eber Gölünden Yılda 275.000 Ton kamış ve Hasırın yurt dışına ihracatıyla yıllık milyon dolar gelir ede edilmekte.. Gölün balıkları – salyangozlar-istakoz  ayrı bir gelir  ve ihracat girdisi ..Göller  araomatik ve tıbbi öneme sahip bitkilerle  kaplıydı. Yörede çilek, elma Napolyon cinsi kirazda önemli girdiye sahipti   Bu gün ne  SEKA Fabrikası kaldı . Tarımda üretim giderek azaldı, Napolyon kirazıyla ünlü Akşehir’de normal şartlarda yılda yaklaşık 20 bin tona yakın kiraz üretiliyor. Akşehir’de 140 bine yakın ağaçtan elde edilen Napolyon kirazı, hemen hemen tüm Avrupa ülkelerine gönderiliyordu . Kiraz ihracatından yılda ortalama 10-12 milyon dolar gelir elde edilirken, son yıllarda ihracatta büyük kayıplar yaşanmakta.. Çilekte ise adeta meşhur Akşehir Çileği unutulmakta

 SONDAJAKARÇAY HAVZASININ DOĞAL GÖLLERİ HARİTADAN SİLİNDİ KUYULARI-GÖLET -BARAJ SAYISINDAKİ ARTIŞ-VAHŞİ SULAMA – KİRLİLİK

Eber Gölü’nün fazla suları doğal bir yatakla dökülmekte idi. Bu oluşum DSİ tarafından, sulama alanlarını genişletmek amacıyla, yapay kanalla su girdisini kontrol altına almak için regülatöre dönüştürülmüştür. Eber Gölü’nün hidrolojisindeki değişiklik, Akşehir Gölü’nün hidrolojisini değiştirmiştir. Eber Gölü’nde su seviyesi azalmıştır. Eber’de eğer su fazlalığı olsa bile bu öncelikle sulama için tarım alanlarında kullanılmaktadır. Akşehir Gölü’nün diğer önemli besleme kaynağını göl çevresindeki bir çok dere ve havzaya düşen yağışlar oluşturmaktadır

Yasal olan olmayan, gölü besleyen yer altı sularının azalmasına neden olan   binlerce kuyu ve sondajlar göllerin kurumasında diğer önemli bir etkendir.. Göllerin suları böyle vahşi sulama ve göl bütçesini düşünülmeden alınan sularıyla adete boşaltılmıştır. Sonra neden kuraklık denilmiştir vb.

GÖL YILLARCA ATIK ALANI OLARAK KULLANILDI!

Göl drenaj alanındaki gübreleme, pestisit uygulamaları ile tarım alanlarından dönen suların, yerleşim alanlarının yoğun evsel ve kanalizasyon atıklarının, Afyon havzadaki kentlerdeki  şeker , Alkoloid, konserve  meyve fabrikalarının endüstriyel atıklarının göle ulaşımı(saniyede 120 lt kanalizasyon ya…)  öncelikle Akşehir Gölündü  oluşan kirlilikle canlıların yaşamaz hale gelmiştir… Milyonca yıllar yaşındaki EBER ve AKŞEHİR Gölleri Haritadan- coğrafyamızdan silinmiştir. 

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD –DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

 

ÖĞRENCİLERE BÜTÇE DEFTERİ

Isparta’nÖğrenciye bütçe defteri ın Eğirdir ilçesinde öğrencilere bilinçsizce yapılan harcamaların önüne geçilmesi ve tasarruflu yaşamanın öğretilmesi amacıyla bütçe defteri dağıtıldı.

Eğirdir Kaymakamlığınca yürütülen proje kapsamında 4’üncü sınıftan itibaren 12’inci sınıfa kadar okuyan her öğrenciye 20 yapraklı “Öğrencinin Bütçe Defteri” dağıtıldı.

Eğirdir Mustafa Çetinkaya İlk ve Ortaokulunda düzenlenen proje tanıtım programında açıklamalarda bulunan Eğridir Kaymakamı Abdullah Akdaş, Küçük yaşta kazanılan alışkanlıkların hayat boyu devam ettiğini belirterek; “Bu tespit doğrultusunda öğrencilere ekonomik tutumluluk ile birlikte öncelikli ihtiyaçları daha doğru belirleme alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu hedef doğrultusunda çocuklarımıza küçük yaşta muhasebe ve bütçe bilincini oluşturarak bilinçli harcama yapma alışkanlığı kazandırmak istiyoruz” dedi.

Projede çocukların sağlıklı beslenebilmelerini de amaçladıklarını belirten Kaymakam Akdaş, “Düzenli olarak tutulan bütçe defteri sayesinde çocuklarımızın en çok hangi gıdalara harcama yaptıklarını görerek sağlıklı beslenip beslenmediklerini tespit edeceğiz ve çocuklarımızı ona göre yönlendireceğiz” dedi.

Kaynak: (bakayrıntı) – bakayrıntı

EĞİRİDİR’DE VİCDANSIZLIK

Kanala Kimyasal Attılar!…Balıklar Böyle Öldü!…
Bu görüntüler bugün sabah saatlerinde çekildi. Eğirdir Gölünü Kovada Gölüne bağlayan ve Boğazova’dan Kovada Gölüne dökülen Kovada kanalı Orman Fidanlık Köprüsü yakınından iddiaya göre  kanala kimliği belirsiz kişilerce balçık gibi bir madde döküldü. Kimyasal ve zehirli olduğu söylenen madde kısa sürede kanalda bulunan balıkları böyle katletti. Görüntüler ‘Böyle Vicdansızlık Olurmu?’ dedirten cinsten. Bu görüntülerden sonra kanala suyun verilmesi ile ölü balıklar ve zehirler Kovada Gölüne doğru ilerledi. Elma bahçelerinin ve insanların yoğun olduğu bu bölgede insanların ve canlıların sağlığını tehdit eden bu olaydan sonra halkımız yetkilileri acilen göreve davet ediyor. Kemal ERBEN – EĞİRDİR
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

eğirdir kemik verem hastanesi ile ilgili görsel sonucu

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

1952 yılında rahmetli Adnan Menderes döneminde hizmete açılan Eğirdir Kemik Hastanesi (EKH), hastaların şifa bulmaları üzerine ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin en gözde hastanelerinden biri konumuna gelmiş. Yine rahmetli Turgut Özal döneminde de EKHH için daha büyük bir bina yapılmış ve sergilediği üstün sağlık hizmeti sayesinde Eğirdir’in adı ülke sınırları dışına taşmıştı.

Eğirdir Ses Aradan geçen yıllar zarfın da tüm Türkiye’ de ortopedi servislerinin açılması ve Ortopedi uzman doktorlarının sayısının artması ile eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan Ortodoğu ve Balkanların en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesi Rahmetli Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in 1953 yılın da açılışı yapılan bugünler de sökümü ve yıkımı yapılan kadim Hastanenin arazisine yapılıp 18 ay da yeni Hastane hizmete girmeye hazır hale gelecek.

Bir zamanların Marka Hastanesinin yeni binasın da hizmete girmesinden sonra şuan hizmet veren 1983’te Rahmetli Başbakan Turgut Özal tarafından açılışı yapılan binanın da dökümü ve yıkımı yapılacağı edindiğimiz bilgiler arasın da. Binlerce hastayı şifaya kavuşturan, Ortopedi denilince ilk akla gelen Hastahane olan, Avrupada ve Türkiye’de yapılamayan ameliyatların yapıldığı Hastane 18 ay sonra yeni binasına taşınacak. (www.egirdirses.com Kemal ERBEN EĞİRDİR)

 

TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ :..

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca…” EĞİRDİR DE ALTINMUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU…

BÜTÜN SUÇ GÖLDE; TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ, KENDİNE BAKMADI !

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca… İ.Meclisi”

 

 

EĞİRDİR DE ALTINKUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU

..Dün…

Bugün

“Eğirdir Gölü, sınırsızca hoyratça kullanılamaz!”

Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, Eğirdir Gölü Özel Hükümleri’nin uygulanmasına gereken önemin gösterilmemesinden yakındı.

İl Genel Meclisi’nde gerçekleştirilen Eğirdir Gölü genel görüşmesine Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü adına katılan Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, dikkat çeken bir konuşma yaptı. Eğirdir Gölü’nü korumak için özel hüküm belirlendiğini belirten Demirekin, şöyle konuştu:

“Eğirdir Gölü Özel Hükümü, havzaların Anayasasıdır. Hepimiz uygulamak zorundayız. Özel Hükümden sadece Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün sorumlu gibi gösterilmesinden son derece rahatsızız. Havzada bulunan bütün yerel yönetimler atık su arıtma tesislerini nasıl ve ne zaman yapacağının kıstakları bellidir. Özel hüküm gereğince bu arıtma tesisleri yapılmak zorundadır. Yapılmadığı için zaman zaman para cezaları uyguluyoruz. Bundan mutlu değiliz. Mevzuat gereği yapılıyor. Mevzuat bu gölü korumak için yapılıyor. Eve, ahıra çare bulunur ama göl biterse çare bulamayız. Gölün ağladığı bir noktadayız. Umarım Burdur Gölü gibi geç kalmış olmayız. Bugün Eğirdir Gölü’nde göl havzasında faaliyette bulunacak insanlara artık ‘hayır’ deme zamanı gelmiştir, çoktan geçiyor bile. Eğirdir Gölü özel hükümlerinin ne için çıktığı bellidir. Amacında şu yazar. İçme ve kullanma suyu kaynağı olarak Eğirdir Gölü’nün korunmasıdır. Eğirdir Gölü’nü çok değişik amaçlarla hoyratça kullanma talepleri gölü bugünkü duruma getirmiştir. Burada tüm karar alıcıları olarak Eğirdir Gölü’nün kullanım amacına yönelik hareket edelim. Göl havzasına besihane yapalım mı yapmayalım mı? Soğuk hava olsun mu olmasın mı? Karar alıcılar olarak biz bunları görelim mi görmeyelim mi?”(www.isteisparta.com)

EĞİRDİR GÖLÜ

Eğirdir Gölü’nün su seviyesinin kritik su koduna gelmesi ve tarımsal sulama ile gölden su alınmasına  daha da devam edileceğinden gölü çok ciddi sorunlar beklemekte.  Yörede gölün kurumakta olmasını yağışlara bağlamak büyük hata olacaktır. Bu sorunun en masumu yağışlardır… Havzada hala salma suyu ile meyve yetiştiriciliğinin yanı sıra çok suya ihtiyaç gösteren tarım ürünlerinin üretimi devam etmektedir. Göldeki su azalmalarının yanı sıra  havzada yeraltı sularının giderek azaldığı,  havzada oluşan küçük .obruklar-göçükler sorunun ciddiye alınmasını gerektiğini göstermektedir.

 Yağışların olmaması elbette önemli fakat; havzaya 365 gün yağmur yağsa gölün eski durumuna gelmesi bu işletme şekliyle mümkün değildir.. Çünkü  yılların bilanço ortada ..

Göl sadece çanağından ibaret değil akiferleri ve dere ve çayları var.. Fakat yüzey sularının göle ulaşması gölet ve barajlarla kesilmekte(dağa kar yağsa ne olur!.. Yeterli değildir) ve halen havzada 20 yakın göletin yapılması planlanmakta ( ama para bulunursa!)Bunun yanı sıra YALVAÇ a verilen (kaynaktan) su miktarı hakkında bilginiz var mı? Ayrıca SENİRKENT vb. hala açık kapalı ve devasa pompajla gölden su alınmakta….

Tarımda hala klasik sulama devam etmekte.. yakında Eğirdir Gölünden içme suyu talepleri artacaktır…Buna bağlı olarak göldeki kimyasal ve biyolojik kirlilik kat kat artacaktır.. Bunun yanı sıra göldeki su seviyesinin azalmasına bağlı olarak çözünen madde –mineral miktarı artacak başta Arsenik-Nitrit azotu-toplam fosfor vb. miktarları çok artacağından su kalitesinde ciddi sorunlar yaşanacaktır.. Bunları zamanında çok söyledik önlem alın diye ama yapılanları siz çok daha iyi bilmektesiniz.. Keşke onlar haklı olsaydı.. Biz anlatmaya çalıştıkça bunda yerel yönetim değil gölü yönetenler dedikse de anlayan .. Gölün Adı Eğirdir dedik ama …nelerle karşılaştık…. Göl artık gerekli önlemler alınmazsa çok ciddi kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır.. Elmadan(vazgeç demiyoruz..bilinçli ol) devasa su almadan vazgeçmedikten sonra 365 gün karda yağmurda yağsa gölü kurtaramazsınız… çanakta büyük kayıp var.. Biz söylemeye ..birileri tu-kaka etmeye devam edecek. Üzücü! ..Olan göle-gelecek kuşaklara  olmakta.. Su azaldıkça çözünen madde miktarının kirliğin kat kat artacağını unutmamak gerek.. Karar yaşam için içmek için suya mı yoksa bilinçli para eden ilkel olmayan akılcı tarıma ve gölün bütçesini akıllı bir ailenin ayağını yorganına göre uzatmasına göre yönetmekte.. Gelin tekrar bir araya gelip memleketimizin sorunu birlikte tekrar konuşalım.. Başka EĞİRDİR VE EĞİRDİR GÖLÜ YOK.. Tarım-para hiç yok!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Bilim Danışmanı .Eğirdir-Isparta Temsilcisi

“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

 

3 uzman, 9 eğitmen, 11 rehber, bir konuşmacı ve katılımcı olarak Eğirdir Akşemseddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki 30 öğrenci ve 6 öğretmen yer alıyor.
Katılımcıların tıbbi sülükleri çok yönlü olarak öğrenmeleri, değerlendirmeleri ve farkındalık gelişimi hedefiyle projenin ilk gününde proje ekibi ve katılımcılar tanışarak, enstitü tanıtımı ve sülüklerle ilgili temel bilgi aktarımı yapıldı. İkinci gün, tıbbi sülük türlerinin dünya üzerinde dağılımları, ticaretleri, ekonomik değerleri, doğadan toplanmaları, kontrollü koşullarda üretimleri ve sağlık alanında kullanımları hususlarında konu uzmanları tarafından bilgi aktarımı gerçekleştirildi. Çarşamba günü sülüklerin beslenmesi ve özel bir klinikte sülük uygulaması, Perşembe günü sülüklerin laboratuvar ortamında üretim süreçleri uygulamalı olarak işlendikten sonra Cuma günü sülük ve sülük kozalarının doğadan toplanması ve laboratuvarda yetiştirilen sülüklerin doğaya bırakılması etkinlikleri yapıldı.
Çapalı Gölü, Çivril Gölü, Eber Gölü ve Karamık Göllerinde tıbbi sülüklerin yaşadığı habitatlarda yürütülmekte olan çeşitli etkinlik ve incelemelerle devam eden Proje, 11 Ekim 2018 tarihindeki kapanış töreni ile proje sona erecek.(www.egirdirakıngaztesi.com)

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..(SÜTÇÜLER’İMİZ DE ANTALYA’YA )

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

İlhan Şimşek

Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                               Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.(www.egirdirakingazetesi.com)

Editörün Notu;

Yukarıdaki yazının yazarı İlhan Şimşek güzelim Eğirdir’inhizmet alamadığından yakınarak ilçenin KONYA’ya bağlanmasını önermektedir.

Aynı durumda olan ve mermercilerce de talan edilen SÜTÇÜLER’imizde ANTALYA’ya bağlansın. Belki o zaman bahtı açılır.Elinden bir tutan sorunları bir dinleyen ve de çözen olur.

Ne dersiniz.?

 

Tıbbi Sülükler Projesi Eğirdir’de Başladı

ProjeniTıbbi Sülükler Projesi Eğirdir'de Başladın ilk ayagı bir hafta sürecek. Bu süreçte sülük tanıtımı üretimi ve alternatif tıpta kullanımı görülecek.

Toplantıya Eğirdir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet ARMUTOĞLU, Okul Müdürü Hüseyin Hüsres BÜYÜKDOĞAÇ ve SAREM Yetkilileri katıldı.

TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

KORUYUCU TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
1- Kanın pıhtılaşmasını önleyici doğal salgılarından dolayı kalp krizinde önleyici olarak kullanılır.
2-Beyin kanamalarında
3-Alzheimer hastalığında
4-Parkinson hastalığında
5-Bağışıklık sistemini güçlendirmek için koruyucu olarak kullanılmaktadır.

TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
Genel olarak varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda,artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.Özellikle felç geçiren hastaların düzelme döneminde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.(www.egirdirses.com)

 

Dünyanın en güzel elmalarının yetiştirildiği, Elma’nın Başkenti Eğirdir’de elma hasadına başlandı.

Elma hasadına başlanılmasıyla, elma bahçelerinde ve soğukhava depolarında yoğun bir hareketlilik gözlenirken, Eğirdir bölgesinde elma kalitesinin yüksek olmasının, elma üreticilerinin yüzünü güldüreceği ve elma fiyatlarının halen bahçelerde 1 lira 60 kuruş ila 1 lira 90 kuruş arasında değiştiği ifade edildi.

Eğirdir’de yaklaşık 55 bin dekar arazide yapılan elma üretiminde bu yıl 300 bin tonun üzerinde rekolte beklenmekte olduğunu belirten Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Uğur Turgut, halihazırda 25 adet özel soğukhava deposu, 10 adet de Kalkınma Kooperatiflerine ait olmak üzere Eğirdir ve köylerinde toplam 35 adet soğukhava deposunun bulunduğunu, bunların halihazırda tam kapasite ile doluluk oranına ulaştığını ve yetiştirilen elmalarda herhangi bir kalite, hastalık ve zararlı sorununun olmadığını belirtti.

Eğirdir’deki elma hasadına, dönem olarak çeşitlere göre değişmekle beraber, 15 Eylül’de Scarlet Spur çeşidiyle başlandığını ve yaklaşık kasım ayının ortalarında Pink Lady çeşidiyle sonlandığını sözlerine ekleyen Uğur Turgut, hasat döneminin tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

(AKIN GAZETESİ)

 

Komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

Komandoların nefes kesen eğitimi…

                Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çok maksatlı kulede çalışma yapan komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

                Genelkurmay Başkanlığı, sosyal paylaşım hesaplarından, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çalışmalar yürüten komandoların eğitimlerine ilişkin video paylaştı. “Korku nedir bilmeyiz biz dağların erleri” başlığıyla paylaşılan videoda, Türk komandolarının zorlu eğitimleri nasıl kolaylıkla geçtikleri gözler önüne serildi. Yaklaşık 80 metre uzunluğundaki “çok maksatlı kule”de eğitim yapan komandolar, “helikopter”, “kaplan” ve “örümcek” adı verilen yöntemlerle iniş yapıyor.(www.egirdirakingazetesi.com)

EĞİRDİR VE SÜTÇÜLER’DE ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

 

16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Pazar günü elektrikler kesilecek…

Eğirdir trafo merkezinde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacak olan genel bakım çalışmaları nedeniyle;  16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Elektrik kesintisinden, Eğirdir ilçe merkezi, Sarıidris kasabası, Mahmatlar, Akpınar, Ağılköy, Çayköy, Akdoğan, Balkırı, Tepeli, Eyüpler, Yuvalı, Serpil, Kırıntı, Akbelenli, Aşağı Gökdere, Yukarı Gökdere, Sorkuncak, Yılgıncak, Gökçehöyük, Bağacık köyleri

Yanı sıra Aksu ilçe merkezi ve tüm köyleri, Sütçüler ilçe merkezi ve tüm köylerinin etkileneceği bildirildi.(www.egirdirakıngaztesi.com)

Özel sektörün turizmdeki önemi

Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, ilçede turizme yönelik açılan kursun kapanış töreninde herşeyin devletten beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Akdaş, “Eğirdir öyle bir memleket ki; yol güzergahında olması yanında doğal güzellikleriyle de ilgi çeken, insanların ömrü hayatında muhakkak bir kere ziyaret etmek istedikleri bir yer. Allah bu güzelliği Eğirdir’e vermiş. İnsanlarımız, bazen günübirlik, bazen konaklamalı olarak bizim çeşitli mekanlarımızda en doğal ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Yeme içme, barınma gibi. Biz bunun ismine turizm diyoruz. Bu tür ihtiyaçları sağlayan, sunan kişilere de turizmci diyoruz. Böyle bir yerde yaşamanın, turizm işleriyle uğraşmanın, güzellikleri yanında zorlukları da var. Ama bu zorlukları da eğitimle aşabileceğimizi düşünüyorum. Zaman zaman Eğirdir’e gelen turizmcilerin şikayetleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle fiyatlardan, hijyenden, kötü muameleden şikayet alıyoruz. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. İlk önce kendi kapımızın önünü temizleyeceğiz ki ondan sonra temizlemeyenler hakkında gerekli işlemin yapılmasını devletten bekleyeceğiz” dedi.

(Haber32 – )

EĞİRDİR VE  SÜTÇÜLER’İMİZ

Eğirdir sadece bugün için değil  hemşehrilerimiz için yıllardan beri mecburi uğrak yeri olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Henüz daha karayolları bu kadar gelişmemiş ve büyük  şehirlere ulaşım sadece trenle yapılıyorken Eğirdir;gurbete giderken ilk gurbet dönüşünde ise kara trenin son istasyon olmuştur.

Gurbete ilk çıkanların çıkış noktaları adeta o kara trenle başlar, yine o kara trenle Eğirdir istasyonuna kadar devam ederdi. Eğirdir’den sonra Sütçüler’imize ulaşmak  kolay gibi görünse de işin zoru yeni başlıyordu.

Nasıl zor olmasın ki, istasyondan bulacağınız fayton sizi şehirdeki P.T.T. (şimdiki garaj karşısı)  önüne kadar götürüp  Sütçüler’imize gidecek olan ve gelip gelmeyeceği belli olmayan bir kamyonu beklemek üzere oraya bırakırlardı. Açıkta  beklediğiniz yerde mevsimine göre denizin (Eğirdir’liler deniz derlerdi) soğuğu yüzünüze vururdu.

O gün şanslı iseniz kamyona denk gelip memlekete ulaşma imkanınız vardı.(şayet yolda arıza yapmaz ve lastik patlamaz ise)Eğer Sütçüler’imize geçen bir kamyonu yakalamazsanız geceyi geçirmek üzere biraz ilerde bulunan  ve alt katında hayvanların barındığı Saffet’in Hanı’na gitmek ve ertesi günü Sütçüler’imize gidecek olan kamyonu beklemekten başka yapacak bir şeyiniz  yoktu…)

Eğirdir Sütçüler’imiz için her bakımdan çok önemliydi. Isparta-Konya Karayolu’nun üzerinde olması, Kemik ve Verem Hastanesi. Askeriye, tren (o tarihte en önemlisi) ve göl

Çıkmaz sokak olan (ki bugün de halâ böyle) Sütçüler’imize göre çok fazla artıları olan Eğirdir’e ve Eğidir’lilere o tarihlerde gıpta ile bakılmıştır.

Hoş bu gün için de öyle,

Değil mi? (www.sutculerimiz.com)

Eğirdir’de Triatlon Heyecanı

Türkiye Triatlon Federasyonu’nun 2018 faaliyet takviminde yer alan 16. Eğirdir Triatlonu, Eğirdir Liman bölgesinde başladı. Eğirdir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliği ile yapılan ve 2 gün sürecek olan yarışlara performans gruplarında 328 sporcu, yaş gruplarında 139 sporcu olmak üzere toplam 467 sporcu katılım sağladı.

Triatlon Yarışmasının öncesi akşamında teknik toplantı ve makarna partisi gerçekleştirildi. Teknik toplantıda konuşan Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, “Biliyorsunuz sezonumuza, İznik’le başladık. Önümüzde Alanya yarışı var. Eğirdir yarışlarına katılım gayet yüksek. Yarış sonrasında milli takım Eğirdir’de Balkan Şampiyonası için kampa girecek. Daha sonrasında Balkan Şampiyonasına kalabalık bir şekilde katılacağız. Daha çok çalışmalıyız, daha çok başarılı olmalıyız. Umarım, kazasız belasız keyif bir yarış geçiririz. Yarışlara sponsor olan destek veren, Eğirdir Belediyesine ve Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e, hepiniz adına çok teşekkür ediyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Su Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

 

Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı

Su Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı.

                Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı. 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci bu fakülteyi tercih etti. 60 kontenjan ayrılan Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Muhasebe ve Finans ikinci öğretim programı sıfır çekti.      

                17 MYO, 4 fakülte ve 2 yüksekokulun bağlandığı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde yerleştirme sonuçları ÖSYM’nin internet sayfasında yayınlandı. Yeni üniversiteye bağlanan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’ne bu yıl da istenen düzeyde tercih olmadı. Bu bölüme yerleşen öğrencilere 700 TL YÖK  bursu verileceği açıklanmasına rağmen 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci  bu bölüme yerleşti. 

O BÖLÜM SIFIR ÇEKTİ

                Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne bağlanan  Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokuluinda   60 kontenjan ayrılan bankacılık ve sigortacılık  bölümüne 24, ikinci öğretim programına ise 2 aday yerleşirken, 60 kontenjan verilen  muhasebe ve finans yönetimi programında 5 aday yerleşti. Bu bölümün ikinci öğretim programını ise hiç bir aday tercih etmedi. 

KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİNİ

1 ÖĞRENCİ TERCİH ETTİ

                Eğirdir Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu  Konaklama İşletmeciliği bölümünde 60 kontenjandan sadece 1,  Orman Fakültesi Orman Endüstri  Mühendisliği bölümüne  20 kontenjandan 2,   Orman Mühendisliği bölümüne 60 kontenjandan  38, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Ziraat Mühendisliğine  100 kontenjandan 81’i yerleşti. Teknoloji Fakültesi’nde Enerji Sistemleri bölümünde 60 kontenjandan 22’si, birinci öğretime 2 aday ikinci öğretime yerleşti. Makine ve İmalat Mühendisliği bölümünde 30 kontenjandan 3 aday bu bölüme yerleşti (www.egirdirakingazetesi.com)

 

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

 

İlhan Şimşek

                Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                Yıllar sonra bu yol yapılıyor. Neden şimdi? Sağ olsun Isparta Milletvekili Recep Özel Bey’e. Aldığım sağlam bir kaynağa göre yılan hikayesine dönen Akpınar yolu için Recep Bey’in Isparta yöneticileriyle görüşmesi sunucu Akpınar yolu yapılıyor. Biz de bu noktada diyoruz ki, “ Neden vilayetin yapabileceği bir işi Milletvekili Recep Bey yapsın?” İnşallah korkuluklar da en kısa zamanda yapılır ki Recep Bey bu konunun üzerinde önemle duruyor.

                Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.

SIRASI GELMİŞKEN,

EVET  .SÜTÇÜLER’İMİZDE ANTALYA’YA BAĞLANMALIDIR …

SEBEPLERİNİ YAZMAĞA SAYFALAR YETMEZ

Eğirdir Elma’da Altın Yıla Hazırlanıyor

Türkiye’deki her 4 elmadan birinin yetiştiği Isparta’da, bu yıl hasat erken başlıyor. 

Türkiye genelinde yaşanan dolu afetinin, elma üretimi yapılan diğer illere oranla Isparta’nın Eğirdir ilçesinde daha az meydana geldiğini kaydeden Eğirdir Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, kalite ve rekolte yönünden bu yıl Eğirdir elmasının altın yılını yaşayacağını söyledi. 

“BU YIL EĞİRDİRLİ ELMA ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLECEK” 

Sarıdoğan, yurtta elma yetiştirilen diğer bölgelerde ürünün bu yıl dolu afetinden hasar gördüğünü ve kalitenin düşük olduğunu belirterek, Eğirdir’de hem elma kalitesinin yüksek olmasının hem de rekoltenin yüksek olmasının elma fiyatlarına yansıyacağını ve bu yıl elma üreticisinin yüzünün güleceğini ifade etti. 

Golden ve starking cinsi elma hasadının bu yıl önceki yıllara göre daha erken başlayacağını kaydeden Ziraat Odası Başkanı Sarıdoğan, “Önümüzdeki hafta içerisinde golden ve starking cinsi elmaların hasadına başlanacak. Diğer bölgelerde dolu hasarının olması ve kalitenin düşük olması, Eğirdir Elması’nın bu yıl altın yılını yaşayacağını gösteriyor. Halen bahçelerde elmanın kilosu 1 lira 70 kuruş ila 2 lira arasında değişiyor. Sanayi tipi elmanın kilosu ise 30 kuruştan alıcı buluyor. Bu fiyatların önümüzdeki günlerde artmasını bekliyoruz. Dünyanın en güzel elmasının yetiştirildiği Eğirdir’de, elma üreticilerimize bereketli hasat diliyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

 

EĞİRDİR GÖLÜ’NÜN ADALARI

Yeşilada: Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşilada, ev pansiyonculuğunun yaygınlığı ve balık lokantaları ile dikkat çeker. Adada ayrıca Hıristiyanlarca kutsal sayılan Ayastefanos kilisesi yer almaktadır.

Canada: Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan 7000 m2 büyüklüğünde sevimli bir adacıktır. Yapılaşma yoktur. Sadece piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ada Atatürk’ün Eğirdir’i ziyareti sırasında 1 Şubat 1933 tarihli Belediye Encümen Kararı ile kendisine hediye edilmiştir.

EĞİRDİR’DE MERMER YÜKLÜ TIR DEVRİLDİ

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com,fotoğraf alıntıdır.) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi. Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi. Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi.
Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi.
Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.(www.egirdirakingazetesi.com)

EĞİRDİR GÖLÜNÜN ADALARI

Gölde, Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

Can Ada; Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan ve 7 dönümlük (7000 m²) bir alana sahip olan küçük bir adacıktır. Yerleşim alanı olmayıp, çadır ve karavan turizmi ile piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk ün Eğirdir’i ziyareti sırasında Canada, 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla kendisine hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Yeşil Ada : Eğirdir’in en güzel turizm bölgesi olan adada, doğa güzelliklerinin yanında Aya Stefanos Kilisesi gibi tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşil adada, Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren balık lokantaları ve ev pansiyonculuğu gelişmiştir. (Yukarıdaki renkli fotoğrafta adaların bugünkü halini siyah beyazlarda ie adaların karayolu ,ile Eğirdir’le birleştirilmeden önceki halini göstermektedir.

TREN GELİR HOŞ GELİR


Isparta’nın bir hayali gerçeğe dönüşüyor. Isparta kamuoyunda uzun süredir konuşulan Eğirdir nostaljik tren seferleri için somut adım atıldı.

Devlet Demir Yolları Bölge Müdürlüğü Isparta-Eğirdir arasında yapılacak tren seferleri için proje ihalesine çıktı. Projenin ihalesini kazanan firmayla da sözleşme imzalandı.(Alıntıdır)

‘ÇOCUKLUĞUMUN İSTANBUL’A AÇILAN KAPISI: EĞİRDİR GARI’

gülsüm cengiz kimdir ile ilgili görsel sonucu

GÜLSÜM CENGİZ (ŞAİR-YAZAR)

Eğirdir Garı’nın kapatılmasından önceki son yolcularının arasında Türk edebiyatının pek çok ünlü yazarı da vardır. Eğirdir Gar’ı anılarını anlatmasını rica ettiğimiz Isparta- Sütçüler doğumlu şair-yazar Gülsüm Cengiz, Eğirdir Gar’ını “Çocukluğumun İstanbul’a açılan kapısı” diye nitelendiriyor:

18 YAZAR VE ŞAİRİN TRENLE EĞİRDİR YOLCULUĞU

“2001’in Ekim sonlarıydı. Uzun yolları aşıp gelen trenimiz, Eğirdir Tren Garı’na güneşli bir son yaz günü girdi. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın, Edebiyat Treni Anadolu kentlerinde tasarımının ikincisi nedeniyle düşmüştük yollara. İlkinde 34 yazar ve şair, genel başkanımız Cengiz Bektaş’ın kenti Denizli’ye gitmiştik. Şimdi de sendikanın genel sekreteri olan benim doğduğum topraklara doğru yolculuğa çıkmıştık. 18 yazar ve şairdik.

‘PENCEREDEN AĞAÇLARA BAKARKEN ANSIZIN GÖL GÖRÜNDÜ’

Haydarpaşa’dan Pamukkale Ekspresiyle çıktığımız yolculuk oldukça uzun sürmüştü; sabah saatlerinde geçtik Isparta tren garından… Tren gardan ayrılırken fazla yolcu kalmamıştı. Tren, Isparta’nın yemyeşil bahçelerini, bağlarını geride bırakıp yol alırken yazar arkadaşlarımın çoğu vagon restorana kahvaltıya gitmişti.  Ben, büyük bir heyecanla izliyordum çevremi. Kim bilir kaç yıl geçmişti Eğirdir’e trenle gelmeyeli… Tren dağları tepeleri aşıp Eğirdir’e yaklaşırken heyecanım iyice artmıştı… Büyük bir özlemle, trenin penceresinden hızla kayıp giden ağaçlara bakarken ansızın göründü göl. Sabah güneşinin ışıkları altında pırıl pırıldı. Trenimiz bir süre gölün kıyısında yol aldıktan sonra yavaşladı ve Eğirdir Tren Garı’na girdi. Gar, birkaç bölümden oluşan küçük taş binasıyla ve önündeki geniş sundurmasıyla karşıladı bizi.

ÇOCUKTUM, ÇOK KÜÇÜKTÜM. SÜTÇÜLER’DEN İSTANBUL’A GİDİYORDUK

Hepimiz eşyamızı alıp perona indik. Bizi adadaki pansiyona götürecek otobüsü beklerken ben peronda yürüyüp çevreme bakınmaya başladım. Rayların üstünde bir marşandiz, ileride yük vagonları vardı… Örme taşlardan yapılmış küçük gar binasının yanındaki tek ağacı görünce ansızın yıllar öncesinden görüntüler geldi gözlerimin önüne… Çocuktum, çok küçüktüm; nerdeyse çevremdeki olup bitenleri anlamayacak kadar küçük… O ağacın altında oturmuş; annem, abim ve ablamla trenin gelmesini bekliyorduk. Yanımızda yüklerimiz vardı. İçinde kışlık yiyeceklerin olduğu sepetler, giysilerimizin bulunduğu bohçalar… Oraya Isparta’nın uzak ve ulaşımı güç bir kasabasından, Sütçüler’den gelmiştik. Babamın sütçülük yaptığı İstanbul’a gidiyorduk.

‘EĞİRDİR TREN GARI İSTANBUL’A AÇILAN KAPIYDI’

Sütçüler’in dört yanı Torosların uzantısı olan sıradağlarla çevrilidir. Dağlar sarp ve diktir. Yemyeşil çam ormanlarıyla ve Akdeniz’e özgü maki topluluklarıyla kaplıdır. Dağların zirvelerinde temmuz sıcağında bile kar vardır. Yeşilin bin bir rengiyle kaplanan bu dağlardan çıkan sular, eriyen kar suları, küçük şelaleler halinde dere yataklarına akar, derin vadilerin arasında irili ufaklı dereler, ırmaklar oluşturur. Sütçüler sık sık seller altında kalıp doğal yıkımlarla karşılaşır. Sel sularının aşındırdığı yolları bozuk, ulaşım olanakları sınırlıdır. Biz yola çıktığımızda yine yağmur yağıyordu;  Sütçüler ile trene bineceğimiz Eğirdir arasındaki yol çok bozuktu. Bir kamyonun kasasında, kim bilir kaç saatte aşmıştık o yolu. Eğirdir Tren Garı’nda kamyondan indiğimizde hepimiz çok sevinmiştik. Garın bekleme salonu, bizim gibi çevredeki kasaba ve köylerden gelen yolcularla doluydu. Yolcuların yanlarında da tıpkı bizim gibi sepetler, bohçalar vardı. Eğirdir Tren Garı, tıpkı Sütçüler gibi, öteki kasaba ve köyler için İstanbul’a açılan kapıydı. Elimizi yüzümüzü yıkamış, annemin perona serdiği örtünün üstüne oturup dinlenmiştik.

PENCERE ÖNÜNDE KATMER, UN HELVASI VE ÇÖKELEKLİ AZIK MOLASI

Kara tren tiz bir düdük çalarak ve duman salarak girmişti gara… Trenin sesini duyan yolcular hareketlenip perona yığılmışlardı. Büyük bir telaş vardı. Annem ağır sepetleri almıştı; biz üç kardeş gücümüzün yettiği küçük bohça ve sepetleri taşımıştık. Birbirimizden ayrılmamaya çalışarak, güçlükle binmiştik trene. Ancak bir vagona girip oturduktan sonra rahat bir soluk almıştı annem. Sonrası uzun, tren gibi upuzun bir yolculuktu. Yine de eğlenceli ve heyecan vericiydi benim için. Kara tren dumanını savura savura yemyeşil dağların, tepelerin arasında yol alırken, başımı pencereden çıkarıp en öndeki lokomotifin koşar gibi gidişini izlemek çok hoşuma gitmişti. Trenin geçtiği yol üzerindeki kentler, köyler, tarlalar, elektrik direkleri, evlerin önüne asılmış tütün yaprakları, köprüler, ırmaklar, ıssız köy istasyonları, hat boylarında trenin yanı sıra koşup gazete isteyen köy çocukları hızla dönen bir film şeridi gibi akıp gitmişti gözümün önünden… Sonra, annemin pencerenin önündeki küçük masanın üzerine serdiği örtünün üstünde, onun yola çıkarken hazırladığı azıklarıımzı yemiştik; katmer, cevizli susamlı börek, un helvası, üzüm, yufka ekmek, çökelek nasıl da lezzetli gelmişti bize…

KARA TREN İKİ GÜN SONRA HAYDARPAŞA’YA ULAŞIYOR…

Eskişehir tren garındaki koşuşturmaya, Kütahya çinisi testilerini istasyondaki çeşmeden doldurmak için inen yolcuların o heyecanlı telaşına biz de katılmıştık. Bizim de kıvrık ağızlı, kulplu, üstü çiçeklerle süslü bir toprak testimiz vardı. Çeşmeye giden abim, trenin kalkmasından korkarak, kalp çarpıntıları içinde testiyi doldurmuş ve koşarak trene binmişti. Tren uzun uzun düdük çalarak yola koyulmuştu yine. Yolculuğun ondan sonrası çeşitli kentleri, köyleri, istasyonları geride bırakıp vagonlardan yükselen türküleri dinleyerek, trenin sarsıntısına karşın derin uykulara dalarak geçmişti. Kara tren, iki gün süren yolculuğumuzun sonunda, karanlığın içinden gelip girmişti Haydarpaşa Garı’na; yorgun bir beygir gibi aksırıp tıksırarak, lokomotifinden çevreye dumanlar salarak…

‘TREN YOLCULUKLARINI HEP ÇOK SEVDİM’

O yolculuktan sonra birçok kez bindim trene ve tren yolculuklarını hep çok sevdim. Bu sevginin nedeni, bizi dört dağın arasına sıkışmış bir kasabadan, denizi olan o ışıklı, büyük kente, İstanbul’a götürdüğü için miydi, bilmiyorum. Çocukluğumun tren yolculukları İstanbul’dan Sütçüler’e gelirken ve Sütçüler’den İstanbul’a giderken sürdü hep. Eğirdir Tren Garı, her seferinde bir sığınak gibi karşıladı bizi. Uzun yoldan gelen yorgun yolcuları karşılayıp dinlendirdi; köy ya da kasabalardan bin bir güçlükle oraya ulaşan yolcuları uzun yolculuklarına hazırladı… 2001 yılının güneşli bir Ekim günü, yine Eğirdir Garı’ndaki o ağacın altında durmuş çevreyi izledim. Lokomotifin önündeki demiryolcuların yorgun yüzlerine bakıp düşünürken arkadaşlarımın sesini duydum… Bizi götürecek otobüs gelmişti…

GARIN SON YOLCULARINDAN OLDUĞUMUZU BİLMİYORDUM…’

Üç gün süren geziden sonra yeniden geldik Eğirdir Garı’na; bizi İstanbul’a götürecek trenimize binmek için… Tıpkı çocukluğumdaki gibi. Tren yine tiz düdüğünü çalarak perondan ayrılırken, ardımızda bıraktığımız o küçük taş binaya ve yanındaki tek ağaca baktım. Lokomotif rayların üzerinde hızla koşup oradan ayrılırken; kısa süre sonra Eğirdir’e tren seferlerinin kaldırılacağını, gar binasının özelleştirilme kapsamına alınacağını ve bizim o garın son yolcularından olduğumuzu henüz bilmiyordum…” (www.acikgazete.com/Yusuf Yavuz)

 

Erdoğan “Millet Bahçesi” diyor ama şu Milli Park’ın haline bakın

Bir zamanlar içilebilir kalitede sularıyla cennetten bir köşe olan Kovada Gölü, sanayi ve tarımsal kirlilik ile ihmal yüzünden ölüm saçan bir bataklığa döndü…

Bir zamanlar Türkiye’nin en güzel doğal göllerinden biri olan Milli Park statüsündeki Kovada Gölünde bir türlü önüne geçilemeyen sanayi ve tarımsal kirlilik ölümcül seviyeye ulaştı. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Kovada Gölü ve göle su taşıyan kanalda ciddi bir iyileştirme çalışması yapılması gerektiğini dile getiren Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Göldeki su seviyesinin giderek azalması sanayiden kaynaklanan ağır metal ve tarımdan kaynaklanan azot, fosfat kirliliği sonucunda önce yüksek su bitkilerinin yoğunluğu artmış, daha sonrası ise bataklık alana dönüşümün göstergesi olan mavi-yeşil alana dönüşüm ve sığlaşma gölün sonunu hazırlamıştır. Bu gün Kovada Gölü’nde bırakın yüzmeyi; göle parmağınızı bile sokmanız hiç ama hiç sağlıklı bir davranış olmayacaktır. Bunun yanı sıra gölden balık yakalayıp yemek son derece tehlikelidir. Gölün balıkları insanları adeta zehirlemektedir” dedi.

EN GÜZEL GÖLLERİMMİZDEN BİRİYDİ, 1970’TE MİLLİ PARK OLDU

Göller Bölgesinin en güzel göllerinden biri olan Isparta’daki Kovada Gölü yıllardır çözülemeyen kirlilik sorunu yüzünden bataklığa dönüşmek üzere. Geçmişte Eğirdir Gölü’nün uzantısı olan Kovada Gölü, bugün Boğazova olarak anılan bölgenin alüvyonlarla dolmasıyla ayrı bir göle dönüştü. Çevresindeki zengin biyolojik çeşitlilik ve orman dokusuyla birlikte 1970 yılında Milli Park ilan edilerek koruma altına alınan Kovada Gölü, son yıllarda ise insan kaynaklı kirlilik yüzünden can çekişiyor.

SOĞUK HAVA TESİSLERİ VE FABRİKALARIN ATIKLARI GÖLE BOŞALIYOR

Çeşitli amaçlarla insanların ‘korumadan kullanma’ müdahalelerine kadar göl doğal dengedeydi. Eğirdir Gölü ile bağlantısı adeta ‘anne ile cenin’ bağlantısı gibi güvenli ve sağlıklıydı. Kovada Gölü’nü besleyen en hayati kaynak Kovada Kanalı ile Eğirdir Gölünden alınan suydu. Bu bağlantıyla adeta milli park olan gölün yaşamı ve geleceği belirleniyordu. Ancak bölgede açılmasına izin verilen çık sayıda soğuk hava deposu tesisi, meyve suyu fabrikaları, su ürünleri işleme üniteleri ve çeşitli sanayi işletmeleri atıklarını kanala boşaltıyor. Ayrıca arıtma tesisi ve on binlerce dekarlık tarım alanının atıkları da kanala ulaşıyor ve bu sular Kovada Gölü’nde depolanıyor. Sanayi tesisleri ve özellikle soğuk hava depolarının bakım ve onarım dönemlerinde kanalda defalarca su canlılarının ölümü yaşandı.”

(Kısaltılarak alınmıştır.Yusuf Yavuz www.odatv.com)

 

Kasnak Meşesi Ormanı Koruma Sahası

Kasnak Meşesi Ormanı : Eğirdir’den Antalya yönüne doğru giderken yaklaşık 20 km sonra, Kovada gölü milli parkına gelmeden Yukarı Gökdere köyü tabelasını göreceksiniz. Maceracı ruhunuzu dinleyip sağa Yukarı Gökdere köyüne doğru direksiyonu kırdığınızda elma bahçeleri arasından geçerek köye ulaşırsınız. Köyün içinden geçip dağlara doğru yola devam ettiğinizde, yolun sonunda zirvede özel koruma altında olan Kasnak Meşesi (Quercus Vulcanica) Ormanı Koruma Alanına ulaşacaksınız. Yemyeşil doğa içerisinde, dağların zirvelerinde bulutlar içerisindeki bu yemyeşil ve de hele yağmur sonrası toprak kokusuyla burası adeta bir doğa cenneti.

Doğa yürüyüşü için burası harikulade bir seçenek sunuyor. Araçla gelinebilen son noktaya geldiğinizde bazı bölgelere ağaçtan küçük tabelalar çakılmış olduğunu göreceksiniz; “12 kardeşler”, “Efelerin Yurdu” vs. gibi isimler taşıyan bu tabelalardan anlıyoruz ki buraları eskiden sığınma mekanlarıymış. Eskilerin bu cennet bölgeyi çok önceden beri bildiklerini ve keşfettiklerini anlıyoruz.

Kasnak meşesi tümüyle Türkiye’ye özgü endemik bir meşe türü. Sadece bu bölgede saf ormanlık alan oluşturuyor ve bu nedenle de koruma alanı ilan edilerek tahrip edilmesinin önüne geçilmiş. Yüksek dağlık alanlarda yetişir. Kısaca bu ormana kasnak ormanı da deniyor.

Eğirdir’de konaklıyorsanız veya bu bölgeyi geziyorsanız, Kasnak meşesi ormanı koruma alanına gitmenizi öneriyoruz. İster ilkbahar ister sonbahar olsun aracınızla orman yolundan kolaylıkla bu alana ulaşabilirsiniz. İlla arazi aracınız olmasına gerek yok, bahane aramayın! Tabii tırmanırken ve inişte he zamanki gibi dikkatli olmayı da ihmal etmeyin, ne de olsa hem çıkışta hem de inişte eşsiz manzara aklınızı başınızdan alacaktır! (www.tatil gezisi.com/Fotoğraf alıntıdır)

 

TARİHİ PINAR PAZARI AÇILDI

800 yılı aşkın bir geğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,TARÄ°HÄ° PINAR PAZARI AÇILDI800 Yıllık geçmişe sahip olan Tarihi Pınar pazarı Panayırı 22 Temmuz 2018 Pazar günü açıldı.

                Eğirdir’de geleneksel olarak pazar günleri kurulan Tarihi Pınar Pazarı Panayırı, 14 hafta boyunca devam edecek.

                İlçemizde yılın belirli dönemlerinde geleneksel olarak Pazar günleri kurulan Pınar Pazarı Panayırı bu yıl 22 Temmuz Pazar günü açıldı. 14 hafta boyunca açık kalacak pazar, 21 Ekim 2018 Pazar günü sona erecek.

                Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl de eşi ile birlikte Pazara gelerek esnaflardan alış veriş yaptı.

                Her yıl yaz döneminde kurulan 3 ayı aşkın süre boyunca açık kalan pazarda, Eğirdir ve çevresindeki köylerde üretilen ürünlerin yanı sıra, açık hava lokantaları vasıtasıyla bölgeye özgü tandır kebabı da satışa sunuluyor. İlçe merkezine 7 kilometre uzaklıktaki Pınar Pazarı Mahallesi’ndeki mesirelik alanda kurulan pazarda, meyveden sebzeye, züccaciyeden giyim eşyasına kadar birçok ürün yer alıyor.

                Pazar, Isparta, ilçe ve köylerinden gelenlerin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de büyük ilgisini çekiyor.

EĞİRDİR DOLDU TAŞTI

Eğirdir ilçesinde, son yılların en kalabalık yaz dönemi yaşanırken, konaklama ve kamp alanlarındaki doluluk seviyesi yüzde 100’e ulaştı, kasaplardaki etler tükendi, plajlarda yoğunluk meydana geldi. 

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü olan ve Isparta’ya yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Eğirdir Gölü’nde bu yaz döneminde yoğunluk yaşanıyor. 

Sıcak havadan bunalarak Isparta ve çevre illerden Eğirdir’e gelen yerli ve yabancı çok sayıda turist, ilçedeki çeşitli noktalarda konaklayarak, tarihi ve doğal güzellikleri gezdi. Eğirdir merkezde Altınkum ve Bedre köyünde 2 plaj özellikle hafta sonlarında günübirlik ziyaretçilerin akınına uğrarken, ilçede konaklama için hizmet veren otellerde doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Plaj kıyısında kamp yapmak isteyenler için çadır alanı bulunurken, ytong tabir edilen evler de kiralanarak konaklama imkanı sunuluyor. Bu yıl plajdaki konaklama oranı da yüzde 100 seviyelerine ulaştı. 

Eğirdir Belediyesi tarafından işletilen Altınkum Plajı’na günübirlik gelenlerin yanı sıra bölgede konaklamak isteyen turistlere de çeşitli imkanlar sunulurken, ilçede son yıllardaki en yoğun ziyaretçi akınının yaşandığı belirtildi. İlçede faaliyet gösteren kasaplardaki et miktarının da mangal yapmak isteyen binlerce ziyaretçinin talebi doğrultusunda azaldığı öğrenildi. 

Doğal ve tarihi güzellikleriyle özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan Eğirdir’de bu yıl son zamanların en yoğun sezonunun yaşandığı kaydedildi./www.ajans32.com)

Komşuda) Kadın dayanışması… “Gardeşlikleri”…

 

kardeşlik ile ilgili görsel sonucuYrd. Doç Dr. Erol KESİCİ

4 Kardeş; Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı.

Gardeşlik ise:!!!

   Annelerimizin, büyük annelerimizin yaşadıkları 1950lili yıllar, bu güne göre  “rahatlıkta” çok  zor yıllar… Ama huzur ve saygı vardı… Mutluydular küçük dünyalarında!

     ***Yemek pişirmenin neredeyse bir gününü aldığı, evinde gaz ocağı bulunanların şanslı olduğu, Gaz ocağı devri… 

     ***Yemeklerin sıcaktan, zararlılardan korunduğu tel dolaplı yıllar…

     ***Elektriğin kısıtlı zamanlarda verildiği kandil, fener ve lüks olan Lüks Ocağı yılları..

     ***Çamaşırın elde, hayratta yıkandığı küllü- sodalı- makinesiz devir… Odun korlu ütüler- kolalı yıllar…  …

      ***TV  yok ki…yerine ev oturmalarının, konuşa- sohbet eden, kendince ev oyunları oynayan  insanları …. Radyoların en kıymetli olduğu yıllar…

Teldolap(buzdolabı- mutfak dolabı), fener, kandil, Lüks, lükstü(sadece aydınlatan -elektrik), Gaz ocağı ve iğnesi çok önemli (fırın- şofben ısıtıcı) Kömürlü-korlu Ütü… varsa şanslısın, huzurlusun… Ya şimdi neler yok ki.. Sevgi, saygı bireysel ve çıkarcı  Huzur.!? Gardeşlik yok

***

Evlerde özel banyo bölümlerinin bulunmadığı çocukların leğende yıkandığı “Dolap  – oda içinde Banyolar” devri…. 

Üstüne üstelik genelde her anneden arka arkasına doğan 3-5-7 çocuklu yıllar… Anne ilgilenir daha çok, Üst baş, okul, oyun, ilgi… Bazılarının, birde okuma yazmaları olsaydı…

Ne çok ve zor işleri vardı-varmış annelerimizin…” “Meşakkatli” yılları… Zorluklar oldukça çok ama buna karşın;  yardımlaşmada, hatta selamda ayrım çıkar beklemeyen gardeşlik yıllarında, mutlu olan gülen yüzleri vardı. Bence o devirde mutsuzlukların- sorunların çözümüydü, gardeşlik sevgisi-düsturu …. O günler çok çok güzeldi hele hele bugünlerle karşılaştırıldığında.”

Annelerimizin gardeşliklerine çoğunlukla  TEYZE—Ayşe-Emine Teyze… vd.  diye seslenirdik… Ne kadar güzeldi, onlara güvenirdik çünkü annelerimizin gardeşlikleriydi.. bir sürü teyzemiz… anne yarımız vardı…

Gardeşliklerinin bir birine seslenmeleri yetmekte… Ev- bağ-bahçe- işinde, hasatta, halı dokumada imece- karşılıklı yardımlaşma… Göremediği zaman bir şey mi oldu ki diye  sormaları, gelmeleri… Yardımlaşma karşılıksız…. Kırılmalar olsa da, kin gütmez hemen barışırlardı “küçük kardeşler” gibi, kıskanmaları, fesatlıkları yoktu ki( bu günkü gibi değildi- neyi kıskanacaklardı), moral veren, birbirini eğiten-öğreten, karşılık beklemeden verme, sevgi saygı haddini bilme geleneği vardı kardeşlikteki gibi, gardeşlikte… Ne kadar güzel bir dayanışma, içini açacak , sırrını saklayacak, güvendiğin gardeşliklerin olması…Terapi gibi….Cinlik, istismar yok… Gardeşlik var…. Ah gardeş, ak gardeş….üzülme- sıkma canını , sabret, ne yapalım, gardeşliğim…

Çok sayıda gardeşlikleri vardı annelerimizin. Zor zamanda, sır saklamada, tasada- sevinçte, mutlu günlerde gardeşlik… Bayramlarda –acıda  “gardeşlikllere” aramak değil, gitmemek ne mümkün…. Babaları çoğu zaman haberi bile olmazdı annelerin gardeşliklerinin  arasındaki dayanışmadan… Onlar, onunla gardeşlikleri olduğunu bilir…Hanımın gardeşliği derlerdi.

Günümüzde, hamam gibi- saunalı banyolar-   özel kullanımlı odalı ayrı  evler- parmakla dokunmakla pişen yemekler, yıkanan çamaşırlar, sohbeti-konuşmayı unutturan, kendi başına – cihazlarla konuşan-kapanan insanların  TV. Telefon, fac….. si. Neredeyse  tu … gidilen  özel arabalı- makineli- obezite  yıllar… Elbette, çok güzel teknik gelişmeler oldu elbette rahatlık sağlık…

 Gardeşlik, onca zor yaşam koşullu yıllara da, bir bakıma insanların sevgi- saygı harcı,  birlikte olma eşler gardeşlik , annelerimiz gardeşlikmiş  öyleyse,  aileler arasında  bağlılık gidip gelmeler, birliktelik sevgi kardeşlik bağları, imece- mahallede huzur – güven bağları oldukça güçlü,  çünkü; stres yok, diğer bir ilacın- terapin GARDEŞLİK….!   

Gardeşlik, Aynı anne babadan doğmamış, Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren, bir birini koruyan, aynı mahallede, aynı kentte veya başka yerlerde yaşan, can ciğer arkadaş, çok yakın dost, giz deş, sırdaş, kimselerden kadınlardan her biri…. Kadınların en güzel dayanışması… GARDEŞLİK… Sizin kaç  gardeşliginiz var …? Var mı?

Gardeşliklerin çocukları, “kan kardeşler”…

 

Öğrenciler Lavanta Kesti, Barınak Temizledi

Eğirdi Belediyesi ve Gençlik Servisleri merkezi işbirliği ile 13-29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Gönüllü Gençlik kampı başladı. Gençlik kampı bünyesinde ilçeye gelen 12 gönüllü genç, Rüya Park rekreasyon alanında bulunan barınaklarda ve Park Bahçeler Müdürlüğü geri dönüşüm bölümünde çalışmalarını sürdürüyor. 

 

9 Farklı ülkeden gelen 12 genç, günde 6 saat çalışarak, hem ilçeye fayda sağlıyor hem de ilçenin gönüllü gönül elçisi oluyor. Gönüllü gençler, tavuk yıkıyor, barınak temizliyor, lavanta kesiyor ve geri dönüşüm malzemelerinden el sanatları yapıyor. 

Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Gönüllü öğrencilerle her yaz çalışmak istiyoruz. Bizim bazı personellerimizden daha verimli çalışıyorlar. Geçen yıl da çok memnun kalmıştık, bu yılda aynı projeyi yapmak istedik. Gençlerimiz gönüllük esasına göre çalışıyorlar. Rüya Park rekreasyon alanında biz onlara ne iş verirsek yapmayacağız, demiyorlar. Harika görüntüler oluşuyor. Hem ülkemizin tanıtımı, hemde ilçemizin tanıtımı için güzel bir proje oluyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi. 

Gönüllü gençler ise Eğirdir’i çok sevdiklerini ve Rüya park’ta çalışmaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdiler. (www.ajans32.com)

 

KİRLİLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN POLİTİKALARIN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ BAŞLADI

Eğirdir Su Ürünleri Araştıma Enstitüsü tarafından Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’na (BAKA) desteklenmesi için sunulan ve proje yürütücülüğünü SAREM Teknik Koordinatörü Cafer BULUT’un yaptığı ve 2018 Yılı Mali Destek Programları Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında kabul edilen “Eğirdir ve Kovada Gölü Evsel ve Zirai AtıklarınTespit Edilmesi ve Kirliliğin Önlenmesi için Politikaların Geliştirilmesi” isimli projenin sözleşmesi imzalanmıştır.
Toplam bütçesi 508.039,39 TL ve Söz konusu bütçenin 381.029,54 TL’si (75) Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından 127.009,85 TL’si (25) ise Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanacaktır.
Proje kapsamında genelde ülkemizin tamamı özelde ise Eğirdir ve Kovada Gölleri’nin hızlı, kolay ve güvenilir bir teknoloji ile izlenmesi ve bu anlamda ihtiyaç duyulan cihazların temin edilmesi, böylece daha etkin bir izleme, koruma sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir ekonomik katkı ve girdi sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca çevre kirliliğini önleyici eğitici faaliyetler ile çevremizin ve göllerimizin etkin kullanımına ilişkin farkındalığın artırılması sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir katkı ve girdi sağlanması hedeflenmiştir.(www.egidirses.com)

 

Bartholomeos ve Hıristiyanlar Eğirdir’de Fener Rum Patriği Bartholomeos, Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, çok sayıda papaz ve Hıristiyanlar Eğirdir’ geldi.

Klasik Müzik Festivali eğiticileri ve öğreticileri tarafından müzik dinleti gerçekleştirildi. Kilisede konuşma yapan Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, kilise ve tarihi hakkında ziyaretçilere bilgiler verdi.             Daha sonra Fener Rum Patriği Bartholomeos nir konuşma yaptı. Fener Rum Patriği Bartholomeos, “Sayın Belediye Başkanımız kısa bir teşekkür arz etmek istiyoruz. Siz bu kiliseyi dedelerimizin kilisesini restore etmekle diğer dinlere karşı olan saygınızı göstermiş oldunuz. Daha geniş olarak insanlığın müşterek değerlerine olan saygınızı göstermiş oldunuz. Bizler cemaat olarak, Hıristiyan olarak, Türk vatandaşı olan bizler ve diğer ülkelerden gelmiş olan Hıristiyan kardeşlerimizin adına sizlere şükranımızı sunuyoruz. Sizler bizden ne oy bekliyorsunuz ne de başka birşey bekliyorsunuz. Teveccühünüz ve yeni nesillere verdiğiniz dersten dolayı sizleri kutluyoruz. İleride bütün restorasyon tamamlandığı zaman ilgili makamların izinleriyle bugün gerçekleştiremediğimiz ayinimizi gerçekleştiririz. Bu bize büyük mutluluk verecektir. Bütün Eğirdirlilere hayır dualarımızı iletmenizi rica ediyoruz
Haber32 – Korkmadan, Cesurca!Eğirdir Yeşilada’da bulunan Ayastefanos Kilisesi’ni ziyaret ederek dua ettiler. Daha sonra Eğirdir Felekabad Restoranda yemek yediler. Yunanistan ve Kore’den gelen ekipler müzik dinletisi sundu.

Belediye Başkanı Ömer Şengöl de kısa bir konuşma yaptı. Başkan Şengöl, “Sayın patrik hazretlerinin dediği gibi bana oy falan vermezsiniz. Benim tüm hizmetlerim oy için değildir. Hepimizin tek rabbi olan Allah’ın rızası içindir. Bu nedenle dinsizlerde dahil tüm insanların Eğirdir’de rahat yaşamaları, Eğirdirde rahat gezmeleri için yasaların bana verdiği yetkiye dayanarak gerekli işlemleri yapıyoruz. 1922’de Ada’dan Yunanistan’a göç eden ailelerin torunları ve çocuklarıyla ahbaplıklarım var. Bu vesile ile hoşgelnidiz diyorum, sayın patrik hazretlerinin dediği gibi, Allah uzun ömür verir, kısmet ederse, tam teşekkül emiş bir kilisede tekrar bu insan oğullarıyla birlikte olmayı yüce Allah’tan diliyorum” dedi.
(Kaynak;Haber32 – )

Eğirdir SES Lavanta Bahçelerindeydi

Turizm Patlaması Yaşanıyor. Ahmet YETKİN’İN Görüntüleri ve Haberi.

Türkiye’nin çiçek bahçesi Isparta’da sıra Lavanta’da. Mayıs’ın ilk haftası zambak tarlasında zambaklar tomurcuklanıp açar birbirinin peşisıra. Zambak kokar Keçiborlu, Kuyucak Köyü kırsalı.

Sonra zambak zamanı geçer, Gül zamanı başlar ve Tüm Isparta güllerle donanır. Isparta’nın köyleri, kasabaları pembe gül bahçeleri ile renklenir, gül kokularıyla konuşlanır yer gök. Haziran ortasın da Gül zamanı biter ve lavantalar baş gösterir Isparta tarlaların da mora, lavanta kokusuna bulanır her yer. Lavanta Zamanının tam ortasındayız Temmuz başından başlayıp Temmuz sonun da nihayete eren Lavanta mevsimi Ağustos başında lavanta hasadı ile sona erer.

Yurtiçinden ve yurtdışından binlerce ziyaretçisi olan lavanta bahçeleri bu günler de en yoğun günlerini yaşıyor. 4 Yıl öncesine kadar tek bir bakkalın bulunduğu Kuyucak Köyün de son bir kaç yılda açılan kır kafeleri, lokantalar, pansiyonlar, hediyelik, hatıra eşya satış reyonları Turizmin ve tanıtımın gücünü gösteriyor. Bu yıl Temmuz ayı boyunca haftasonları Isparta Köy Garajından kalkan Lavanta tur otobüslerinden haberiniz varmı? Artık lavantalara sadece otomobili olanlar değil herkes ulaşabilecek.

Şimdilik sadece  Cumartesi, Pazar günleri Kalkan lavanta otobüsleri gidiş-geliş 25 TL’ye Kuyucak Köyüne yolcu taşıyor. Hafta sonları saat;10,12,14  olmak üzere günde 3 sefer yapan otobüsler saat 14.00 ve 19.00’de  dönüş yapıyorlar. Bu uygulamanın önümüzdeki yıl lavanta mevsimi boyunca her gün yapılmasını diliyor bu turu düzenleyen Keçiborlu Belediyesine halkımız adına teşekkür ediyoruz. Lavanta zamanından sonra turislerimizi ve misafirlerimizi Sakin Şehir Turizm Cenneti Eğirdir’imize de bekliyoruz.. Tabiki GÖL Zamanınıda unutmamak gerekir…

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

Etiketler: Eğirdir, SES, Lavanta, Bahçelerindeydi,(www.egirdirses.com)

Tarihi Pınar Pazarı 22 Temmuz’da başlıyor

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

İlçemizde 800 yıldır kurulan tarihi Pınar Pazarı yüzlerce yıllık geleneği sürüyor.

Eğirdir’de yılın belirli dönemlerinde geleneksel olarak Pazar günleri kurulan Pınar Pazarı Panayırı bu yıl 22 Temmuz Pazar günü başlayacak. Panayırın yapılacağı alanda Eğirdir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarını hızlandırdığı öğrenildi.

Eğirdir Belediyesinden verilen bilgiye göre; 22 Temmuz 2018 Pazar günü açılacak olan Pınar Pazarı, 14 hafta boyunca devam edecek olup 21 Ekim 2018 Pazar günü sona erecek.

Her yıl yaz sonunda kurulan ve yaklaşık üç ay süren pazarda, Eğirdir ve çevresindeki köylerde üretilen ürünlerin yanısıra kurulan açık hava lokantalarında bölgeye özgü tandır kebabı da satılıyor.

 

Meyveden sebzeye, züccaciyeden giyim eşyasına bir çok ürünün satıldığı pazar, Eğirdir’e 7 kilometre uzaklıktaki Pınar Pazarı Mahallesindeki mesirelik alana kuruluyor. Her hafta Pazar günleri kurulan pazarda geçmişte günde 2 bin 500 ila 3 bin civarında keçi ve koyun satılırken, yöredeki dağ köylerinde yaşayan Yörükler için buluşma yeri işlevini de görmüş.

Pınar Pazarı her hafta çevre il ve ilçelerden gelenlerin yoğun ilgisini çekiyor. Ekim sonuna kadar Pazar günleri kurulacağı belirtilen tarihi Pınar Pazarında Eğirdir ve çevresindeki köylerde yetiştirilen her türlü sebze ve meyvenin yanısıra yöreye özgü ekmeklerin tadına bakıp, kır lokantalarında tandır kebabı yiyebilir, kahvelerde çay içebilirsiniz.

Nuri Güngör’ün hazırladığı Eğirdir Ansiklopedisi’nde; ilk kez 1204 yılından itibaren bölgeye yerleşmeye başlayan Türklerin kurduğu tahmin edilen tarihi pazarın, Akpınar köyünde yaşayan Yılanlı Musa Ağa’nın girişimleriyle başladığı belirtiliyor.

(AKIN www.egirdirakingazetesi.com )

 

KIRINT’DA KÖPRÜDEN ARABA UÇTU

Eğirdir'de İnanılmaz Kaza!...

Eğirdir Kırıntı Köyü yakınlarında bulunan Kırıntı-Sütçüler Köprüsünde akşam saatlerinde inanılmaz bir kaza meydana geldi. 07 AGZ 60 Plakalı araç kontrolden çıkarak köprüden kanala uçtu. Araçta bulunan 6 kişi yaralandı. Olay yerine ambulanslar ve jandarma ekipleri ulaştı. Yaralılar  Eğirdir Kemik Eklem Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Durumu ciddi olan 1 kişinin Isparta’ya sevk edildiği öğrenildi. Köprüden kanala uçan araç kurtarıcı ile çıkarıldı. Olayla İlgili soruşturma başlatıldı. (Kemal ERBEN – EĞİRDİR/www.egirdirses.com)
Kaynak:www.egirdirses.com Editör: Mürsel ERBEN

 

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

IEğirdirde Yine Denizbisikleti Faciasısparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’ne deniz bisikletiyle açılan İranlı genç, hayatını kaybetti.

Olay, öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Eğirdir Altınkum Plajı’nda deniz bisikleti ile göle açılan İran uyruklu dört kişiden biri olan Muztaba Nasvi Samsadi (30) boğularak hayatını kaybetti.

Isparta’da misafir olarak bulunan Muztaba Nasvi Samsadi’nin eşi ve yakınlarıyla Altınkum Plajında kamp çadırı kurduğu, talihsiz İranlının deniz bisikleti ile göle açıldıktan sonra can yeleğini çıkarıp göle atladığı ve bir daha çıkamadığı belirtildi. Yaklaşık yarım saat sonra işletme sahipleri tarafından arama çalışmaları sonucu İranlı Muztaba Nasvi Samsadi’nin cesedine ulaşılırken, cesedin kıyıya çıkartılması sırasında eşi ve yakınları sinir krizi geçirdi. Talihsiz gencin cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Dün de 4 İranlı kurtarılmıştı Aynı bölgede dün de deniz bisikletinin rüzgar sonucu alabora olması nedeniyle boğulmak üzere olan İran uyruklu 4 kişi, jandarma tarafından son anda kurtarıldı.

(KaynaK;Haber32 )