EĞİRİDİR’DE VİCDANSIZLIK

Kanala Kimyasal Attılar!…Balıklar Böyle Öldü!…
Bu görüntüler bugün sabah saatlerinde çekildi. Eğirdir Gölünü Kovada Gölüne bağlayan ve Boğazova’dan Kovada Gölüne dökülen Kovada kanalı Orman Fidanlık Köprüsü yakınından iddiaya göre  kanala kimliği belirsiz kişilerce balçık gibi bir madde döküldü. Kimyasal ve zehirli olduğu söylenen madde kısa sürede kanalda bulunan balıkları böyle katletti. Görüntüler ‘Böyle Vicdansızlık Olurmu?’ dedirten cinsten. Bu görüntülerden sonra kanala suyun verilmesi ile ölü balıklar ve zehirler Kovada Gölüne doğru ilerledi. Elma bahçelerinin ve insanların yoğun olduğu bu bölgede insanların ve canlıların sağlığını tehdit eden bu olaydan sonra halkımız yetkilileri acilen göreve davet ediyor. Kemal ERBEN – EĞİRDİR
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

eğirdir kemik verem hastanesi ile ilgili görsel sonucu

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

1952 yılında rahmetli Adnan Menderes döneminde hizmete açılan Eğirdir Kemik Hastanesi (EKH), hastaların şifa bulmaları üzerine ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin en gözde hastanelerinden biri konumuna gelmiş. Yine rahmetli Turgut Özal döneminde de EKHH için daha büyük bir bina yapılmış ve sergilediği üstün sağlık hizmeti sayesinde Eğirdir’in adı ülke sınırları dışına taşmıştı.

Eğirdir Ses Aradan geçen yıllar zarfın da tüm Türkiye’ de ortopedi servislerinin açılması ve Ortopedi uzman doktorlarının sayısının artması ile eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan Ortodoğu ve Balkanların en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesi Rahmetli Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in 1953 yılın da açılışı yapılan bugünler de sökümü ve yıkımı yapılan kadim Hastanenin arazisine yapılıp 18 ay da yeni Hastane hizmete girmeye hazır hale gelecek.

Bir zamanların Marka Hastanesinin yeni binasın da hizmete girmesinden sonra şuan hizmet veren 1983’te Rahmetli Başbakan Turgut Özal tarafından açılışı yapılan binanın da dökümü ve yıkımı yapılacağı edindiğimiz bilgiler arasın da. Binlerce hastayı şifaya kavuşturan, Ortopedi denilince ilk akla gelen Hastahane olan, Avrupada ve Türkiye’de yapılamayan ameliyatların yapıldığı Hastane 18 ay sonra yeni binasına taşınacak. (www.egirdirses.com Kemal ERBEN EĞİRDİR)

 

TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ :..

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca…” EĞİRDİR DE ALTINMUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU…

BÜTÜN SUÇ GÖLDE; TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ, KENDİNE BAKMADI !

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca… İ.Meclisi”

 

 

EĞİRDİR DE ALTINKUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU

..Dün…

Bugün

“Eğirdir Gölü, sınırsızca hoyratça kullanılamaz!”

Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, Eğirdir Gölü Özel Hükümleri’nin uygulanmasına gereken önemin gösterilmemesinden yakındı.

İl Genel Meclisi’nde gerçekleştirilen Eğirdir Gölü genel görüşmesine Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü adına katılan Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, dikkat çeken bir konuşma yaptı. Eğirdir Gölü’nü korumak için özel hüküm belirlendiğini belirten Demirekin, şöyle konuştu:

“Eğirdir Gölü Özel Hükümü, havzaların Anayasasıdır. Hepimiz uygulamak zorundayız. Özel Hükümden sadece Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün sorumlu gibi gösterilmesinden son derece rahatsızız. Havzada bulunan bütün yerel yönetimler atık su arıtma tesislerini nasıl ve ne zaman yapacağının kıstakları bellidir. Özel hüküm gereğince bu arıtma tesisleri yapılmak zorundadır. Yapılmadığı için zaman zaman para cezaları uyguluyoruz. Bundan mutlu değiliz. Mevzuat gereği yapılıyor. Mevzuat bu gölü korumak için yapılıyor. Eve, ahıra çare bulunur ama göl biterse çare bulamayız. Gölün ağladığı bir noktadayız. Umarım Burdur Gölü gibi geç kalmış olmayız. Bugün Eğirdir Gölü’nde göl havzasında faaliyette bulunacak insanlara artık ‘hayır’ deme zamanı gelmiştir, çoktan geçiyor bile. Eğirdir Gölü özel hükümlerinin ne için çıktığı bellidir. Amacında şu yazar. İçme ve kullanma suyu kaynağı olarak Eğirdir Gölü’nün korunmasıdır. Eğirdir Gölü’nü çok değişik amaçlarla hoyratça kullanma talepleri gölü bugünkü duruma getirmiştir. Burada tüm karar alıcıları olarak Eğirdir Gölü’nün kullanım amacına yönelik hareket edelim. Göl havzasına besihane yapalım mı yapmayalım mı? Soğuk hava olsun mu olmasın mı? Karar alıcılar olarak biz bunları görelim mi görmeyelim mi?”(www.isteisparta.com)

EĞİRDİR GÖLÜ

Eğirdir Gölü’nün su seviyesinin kritik su koduna gelmesi ve tarımsal sulama ile gölden su alınmasına  daha da devam edileceğinden gölü çok ciddi sorunlar beklemekte.  Yörede gölün kurumakta olmasını yağışlara bağlamak büyük hata olacaktır. Bu sorunun en masumu yağışlardır… Havzada hala salma suyu ile meyve yetiştiriciliğinin yanı sıra çok suya ihtiyaç gösteren tarım ürünlerinin üretimi devam etmektedir. Göldeki su azalmalarının yanı sıra  havzada yeraltı sularının giderek azaldığı,  havzada oluşan küçük .obruklar-göçükler sorunun ciddiye alınmasını gerektiğini göstermektedir.

 Yağışların olmaması elbette önemli fakat; havzaya 365 gün yağmur yağsa gölün eski durumuna gelmesi bu işletme şekliyle mümkün değildir.. Çünkü  yılların bilanço ortada ..

Göl sadece çanağından ibaret değil akiferleri ve dere ve çayları var.. Fakat yüzey sularının göle ulaşması gölet ve barajlarla kesilmekte(dağa kar yağsa ne olur!.. Yeterli değildir) ve halen havzada 20 yakın göletin yapılması planlanmakta ( ama para bulunursa!)Bunun yanı sıra YALVAÇ a verilen (kaynaktan) su miktarı hakkında bilginiz var mı? Ayrıca SENİRKENT vb. hala açık kapalı ve devasa pompajla gölden su alınmakta….

Tarımda hala klasik sulama devam etmekte.. yakında Eğirdir Gölünden içme suyu talepleri artacaktır…Buna bağlı olarak göldeki kimyasal ve biyolojik kirlilik kat kat artacaktır.. Bunun yanı sıra göldeki su seviyesinin azalmasına bağlı olarak çözünen madde –mineral miktarı artacak başta Arsenik-Nitrit azotu-toplam fosfor vb. miktarları çok artacağından su kalitesinde ciddi sorunlar yaşanacaktır.. Bunları zamanında çok söyledik önlem alın diye ama yapılanları siz çok daha iyi bilmektesiniz.. Keşke onlar haklı olsaydı.. Biz anlatmaya çalıştıkça bunda yerel yönetim değil gölü yönetenler dedikse de anlayan .. Gölün Adı Eğirdir dedik ama …nelerle karşılaştık…. Göl artık gerekli önlemler alınmazsa çok ciddi kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır.. Elmadan(vazgeç demiyoruz..bilinçli ol) devasa su almadan vazgeçmedikten sonra 365 gün karda yağmurda yağsa gölü kurtaramazsınız… çanakta büyük kayıp var.. Biz söylemeye ..birileri tu-kaka etmeye devam edecek. Üzücü! ..Olan göle-gelecek kuşaklara  olmakta.. Su azaldıkça çözünen madde miktarının kirliğin kat kat artacağını unutmamak gerek.. Karar yaşam için içmek için suya mı yoksa bilinçli para eden ilkel olmayan akılcı tarıma ve gölün bütçesini akıllı bir ailenin ayağını yorganına göre uzatmasına göre yönetmekte.. Gelin tekrar bir araya gelip memleketimizin sorunu birlikte tekrar konuşalım.. Başka EĞİRDİR VE EĞİRDİR GÖLÜ YOK.. Tarım-para hiç yok!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Bilim Danışmanı .Eğirdir-Isparta Temsilcisi

“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

 

3 uzman, 9 eğitmen, 11 rehber, bir konuşmacı ve katılımcı olarak Eğirdir Akşemseddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki 30 öğrenci ve 6 öğretmen yer alıyor.
Katılımcıların tıbbi sülükleri çok yönlü olarak öğrenmeleri, değerlendirmeleri ve farkındalık gelişimi hedefiyle projenin ilk gününde proje ekibi ve katılımcılar tanışarak, enstitü tanıtımı ve sülüklerle ilgili temel bilgi aktarımı yapıldı. İkinci gün, tıbbi sülük türlerinin dünya üzerinde dağılımları, ticaretleri, ekonomik değerleri, doğadan toplanmaları, kontrollü koşullarda üretimleri ve sağlık alanında kullanımları hususlarında konu uzmanları tarafından bilgi aktarımı gerçekleştirildi. Çarşamba günü sülüklerin beslenmesi ve özel bir klinikte sülük uygulaması, Perşembe günü sülüklerin laboratuvar ortamında üretim süreçleri uygulamalı olarak işlendikten sonra Cuma günü sülük ve sülük kozalarının doğadan toplanması ve laboratuvarda yetiştirilen sülüklerin doğaya bırakılması etkinlikleri yapıldı.
Çapalı Gölü, Çivril Gölü, Eber Gölü ve Karamık Göllerinde tıbbi sülüklerin yaşadığı habitatlarda yürütülmekte olan çeşitli etkinlik ve incelemelerle devam eden Proje, 11 Ekim 2018 tarihindeki kapanış töreni ile proje sona erecek.(www.egirdirakıngaztesi.com)

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..(SÜTÇÜLER’İMİZ DE ANTALYA’YA )

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

İlhan Şimşek

Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                               Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.(www.egirdirakingazetesi.com)

Editörün Notu;

Yukarıdaki yazının yazarı İlhan Şimşek güzelim Eğirdir’inhizmet alamadığından yakınarak ilçenin KONYA’ya bağlanmasını önermektedir.

Aynı durumda olan ve mermercilerce de talan edilen SÜTÇÜLER’imizde ANTALYA’ya bağlansın. Belki o zaman bahtı açılır.Elinden bir tutan sorunları bir dinleyen ve de çözen olur.

Ne dersiniz.?

 

Tıbbi Sülükler Projesi Eğirdir’de Başladı

ProjeniTıbbi Sülükler Projesi Eğirdir'de Başladın ilk ayagı bir hafta sürecek. Bu süreçte sülük tanıtımı üretimi ve alternatif tıpta kullanımı görülecek.

Toplantıya Eğirdir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet ARMUTOĞLU, Okul Müdürü Hüseyin Hüsres BÜYÜKDOĞAÇ ve SAREM Yetkilileri katıldı.

TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

KORUYUCU TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
1- Kanın pıhtılaşmasını önleyici doğal salgılarından dolayı kalp krizinde önleyici olarak kullanılır.
2-Beyin kanamalarında
3-Alzheimer hastalığında
4-Parkinson hastalığında
5-Bağışıklık sistemini güçlendirmek için koruyucu olarak kullanılmaktadır.

TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
Genel olarak varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda,artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.Özellikle felç geçiren hastaların düzelme döneminde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.(www.egirdirses.com)

 

Dünyanın en güzel elmalarının yetiştirildiği, Elma’nın Başkenti Eğirdir’de elma hasadına başlandı.

Elma hasadına başlanılmasıyla, elma bahçelerinde ve soğukhava depolarında yoğun bir hareketlilik gözlenirken, Eğirdir bölgesinde elma kalitesinin yüksek olmasının, elma üreticilerinin yüzünü güldüreceği ve elma fiyatlarının halen bahçelerde 1 lira 60 kuruş ila 1 lira 90 kuruş arasında değiştiği ifade edildi.

Eğirdir’de yaklaşık 55 bin dekar arazide yapılan elma üretiminde bu yıl 300 bin tonun üzerinde rekolte beklenmekte olduğunu belirten Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Uğur Turgut, halihazırda 25 adet özel soğukhava deposu, 10 adet de Kalkınma Kooperatiflerine ait olmak üzere Eğirdir ve köylerinde toplam 35 adet soğukhava deposunun bulunduğunu, bunların halihazırda tam kapasite ile doluluk oranına ulaştığını ve yetiştirilen elmalarda herhangi bir kalite, hastalık ve zararlı sorununun olmadığını belirtti.

Eğirdir’deki elma hasadına, dönem olarak çeşitlere göre değişmekle beraber, 15 Eylül’de Scarlet Spur çeşidiyle başlandığını ve yaklaşık kasım ayının ortalarında Pink Lady çeşidiyle sonlandığını sözlerine ekleyen Uğur Turgut, hasat döneminin tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

(AKIN GAZETESİ)

 

Komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

Komandoların nefes kesen eğitimi…

                Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çok maksatlı kulede çalışma yapan komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

                Genelkurmay Başkanlığı, sosyal paylaşım hesaplarından, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çalışmalar yürüten komandoların eğitimlerine ilişkin video paylaştı. “Korku nedir bilmeyiz biz dağların erleri” başlığıyla paylaşılan videoda, Türk komandolarının zorlu eğitimleri nasıl kolaylıkla geçtikleri gözler önüne serildi. Yaklaşık 80 metre uzunluğundaki “çok maksatlı kule”de eğitim yapan komandolar, “helikopter”, “kaplan” ve “örümcek” adı verilen yöntemlerle iniş yapıyor.(www.egirdirakingazetesi.com)

EĞİRDİR VE SÜTÇÜLER’DE ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

 

16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Pazar günü elektrikler kesilecek…

Eğirdir trafo merkezinde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacak olan genel bakım çalışmaları nedeniyle;  16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Elektrik kesintisinden, Eğirdir ilçe merkezi, Sarıidris kasabası, Mahmatlar, Akpınar, Ağılköy, Çayköy, Akdoğan, Balkırı, Tepeli, Eyüpler, Yuvalı, Serpil, Kırıntı, Akbelenli, Aşağı Gökdere, Yukarı Gökdere, Sorkuncak, Yılgıncak, Gökçehöyük, Bağacık köyleri

Yanı sıra Aksu ilçe merkezi ve tüm köyleri, Sütçüler ilçe merkezi ve tüm köylerinin etkileneceği bildirildi.(www.egirdirakıngaztesi.com)

Özel sektörün turizmdeki önemi

Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, ilçede turizme yönelik açılan kursun kapanış töreninde herşeyin devletten beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Akdaş, “Eğirdir öyle bir memleket ki; yol güzergahında olması yanında doğal güzellikleriyle de ilgi çeken, insanların ömrü hayatında muhakkak bir kere ziyaret etmek istedikleri bir yer. Allah bu güzelliği Eğirdir’e vermiş. İnsanlarımız, bazen günübirlik, bazen konaklamalı olarak bizim çeşitli mekanlarımızda en doğal ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Yeme içme, barınma gibi. Biz bunun ismine turizm diyoruz. Bu tür ihtiyaçları sağlayan, sunan kişilere de turizmci diyoruz. Böyle bir yerde yaşamanın, turizm işleriyle uğraşmanın, güzellikleri yanında zorlukları da var. Ama bu zorlukları da eğitimle aşabileceğimizi düşünüyorum. Zaman zaman Eğirdir’e gelen turizmcilerin şikayetleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle fiyatlardan, hijyenden, kötü muameleden şikayet alıyoruz. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. İlk önce kendi kapımızın önünü temizleyeceğiz ki ondan sonra temizlemeyenler hakkında gerekli işlemin yapılmasını devletten bekleyeceğiz” dedi.

(Haber32 – )

EĞİRDİR VE  SÜTÇÜLER’İMİZ

Eğirdir sadece bugün için değil  hemşehrilerimiz için yıllardan beri mecburi uğrak yeri olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Henüz daha karayolları bu kadar gelişmemiş ve büyük  şehirlere ulaşım sadece trenle yapılıyorken Eğirdir;gurbete giderken ilk gurbet dönüşünde ise kara trenin son istasyon olmuştur.

Gurbete ilk çıkanların çıkış noktaları adeta o kara trenle başlar, yine o kara trenle Eğirdir istasyonuna kadar devam ederdi. Eğirdir’den sonra Sütçüler’imize ulaşmak  kolay gibi görünse de işin zoru yeni başlıyordu.

Nasıl zor olmasın ki, istasyondan bulacağınız fayton sizi şehirdeki P.T.T. (şimdiki garaj karşısı)  önüne kadar götürüp  Sütçüler’imize gidecek olan ve gelip gelmeyeceği belli olmayan bir kamyonu beklemek üzere oraya bırakırlardı. Açıkta  beklediğiniz yerde mevsimine göre denizin (Eğirdir’liler deniz derlerdi) soğuğu yüzünüze vururdu.

O gün şanslı iseniz kamyona denk gelip memlekete ulaşma imkanınız vardı.(şayet yolda arıza yapmaz ve lastik patlamaz ise)Eğer Sütçüler’imize geçen bir kamyonu yakalamazsanız geceyi geçirmek üzere biraz ilerde bulunan  ve alt katında hayvanların barındığı Saffet’in Hanı’na gitmek ve ertesi günü Sütçüler’imize gidecek olan kamyonu beklemekten başka yapacak bir şeyiniz  yoktu…)

Eğirdir Sütçüler’imiz için her bakımdan çok önemliydi. Isparta-Konya Karayolu’nun üzerinde olması, Kemik ve Verem Hastanesi. Askeriye, tren (o tarihte en önemlisi) ve göl

Çıkmaz sokak olan (ki bugün de halâ böyle) Sütçüler’imize göre çok fazla artıları olan Eğirdir’e ve Eğidir’lilere o tarihlerde gıpta ile bakılmıştır.

Hoş bu gün için de öyle,

Değil mi? (www.sutculerimiz.com)

Eğirdir’de Triatlon Heyecanı

Türkiye Triatlon Federasyonu’nun 2018 faaliyet takviminde yer alan 16. Eğirdir Triatlonu, Eğirdir Liman bölgesinde başladı. Eğirdir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliği ile yapılan ve 2 gün sürecek olan yarışlara performans gruplarında 328 sporcu, yaş gruplarında 139 sporcu olmak üzere toplam 467 sporcu katılım sağladı.

Triatlon Yarışmasının öncesi akşamında teknik toplantı ve makarna partisi gerçekleştirildi. Teknik toplantıda konuşan Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, “Biliyorsunuz sezonumuza, İznik’le başladık. Önümüzde Alanya yarışı var. Eğirdir yarışlarına katılım gayet yüksek. Yarış sonrasında milli takım Eğirdir’de Balkan Şampiyonası için kampa girecek. Daha sonrasında Balkan Şampiyonasına kalabalık bir şekilde katılacağız. Daha çok çalışmalıyız, daha çok başarılı olmalıyız. Umarım, kazasız belasız keyif bir yarış geçiririz. Yarışlara sponsor olan destek veren, Eğirdir Belediyesine ve Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e, hepiniz adına çok teşekkür ediyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Su Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

 

Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı

Su Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı.

                Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı. 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci bu fakülteyi tercih etti. 60 kontenjan ayrılan Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Muhasebe ve Finans ikinci öğretim programı sıfır çekti.      

                17 MYO, 4 fakülte ve 2 yüksekokulun bağlandığı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde yerleştirme sonuçları ÖSYM’nin internet sayfasında yayınlandı. Yeni üniversiteye bağlanan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’ne bu yıl da istenen düzeyde tercih olmadı. Bu bölüme yerleşen öğrencilere 700 TL YÖK  bursu verileceği açıklanmasına rağmen 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci  bu bölüme yerleşti. 

O BÖLÜM SIFIR ÇEKTİ

                Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne bağlanan  Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokuluinda   60 kontenjan ayrılan bankacılık ve sigortacılık  bölümüne 24, ikinci öğretim programına ise 2 aday yerleşirken, 60 kontenjan verilen  muhasebe ve finans yönetimi programında 5 aday yerleşti. Bu bölümün ikinci öğretim programını ise hiç bir aday tercih etmedi. 

KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİNİ

1 ÖĞRENCİ TERCİH ETTİ

                Eğirdir Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu  Konaklama İşletmeciliği bölümünde 60 kontenjandan sadece 1,  Orman Fakültesi Orman Endüstri  Mühendisliği bölümüne  20 kontenjandan 2,   Orman Mühendisliği bölümüne 60 kontenjandan  38, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Ziraat Mühendisliğine  100 kontenjandan 81’i yerleşti. Teknoloji Fakültesi’nde Enerji Sistemleri bölümünde 60 kontenjandan 22’si, birinci öğretime 2 aday ikinci öğretime yerleşti. Makine ve İmalat Mühendisliği bölümünde 30 kontenjandan 3 aday bu bölüme yerleşti (www.egirdirakingazetesi.com)

 

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

 

İlhan Şimşek

                Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                Yıllar sonra bu yol yapılıyor. Neden şimdi? Sağ olsun Isparta Milletvekili Recep Özel Bey’e. Aldığım sağlam bir kaynağa göre yılan hikayesine dönen Akpınar yolu için Recep Bey’in Isparta yöneticileriyle görüşmesi sunucu Akpınar yolu yapılıyor. Biz de bu noktada diyoruz ki, “ Neden vilayetin yapabileceği bir işi Milletvekili Recep Bey yapsın?” İnşallah korkuluklar da en kısa zamanda yapılır ki Recep Bey bu konunun üzerinde önemle duruyor.

                Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.

SIRASI GELMİŞKEN,

EVET  .SÜTÇÜLER’İMİZDE ANTALYA’YA BAĞLANMALIDIR …

SEBEPLERİNİ YAZMAĞA SAYFALAR YETMEZ

Eğirdir Elma’da Altın Yıla Hazırlanıyor

Türkiye’deki her 4 elmadan birinin yetiştiği Isparta’da, bu yıl hasat erken başlıyor. 

Türkiye genelinde yaşanan dolu afetinin, elma üretimi yapılan diğer illere oranla Isparta’nın Eğirdir ilçesinde daha az meydana geldiğini kaydeden Eğirdir Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıdoğan, kalite ve rekolte yönünden bu yıl Eğirdir elmasının altın yılını yaşayacağını söyledi. 

“BU YIL EĞİRDİRLİ ELMA ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLECEK” 

Sarıdoğan, yurtta elma yetiştirilen diğer bölgelerde ürünün bu yıl dolu afetinden hasar gördüğünü ve kalitenin düşük olduğunu belirterek, Eğirdir’de hem elma kalitesinin yüksek olmasının hem de rekoltenin yüksek olmasının elma fiyatlarına yansıyacağını ve bu yıl elma üreticisinin yüzünün güleceğini ifade etti. 

Golden ve starking cinsi elma hasadının bu yıl önceki yıllara göre daha erken başlayacağını kaydeden Ziraat Odası Başkanı Sarıdoğan, “Önümüzdeki hafta içerisinde golden ve starking cinsi elmaların hasadına başlanacak. Diğer bölgelerde dolu hasarının olması ve kalitenin düşük olması, Eğirdir Elması’nın bu yıl altın yılını yaşayacağını gösteriyor. Halen bahçelerde elmanın kilosu 1 lira 70 kuruş ila 2 lira arasında değişiyor. Sanayi tipi elmanın kilosu ise 30 kuruştan alıcı buluyor. Bu fiyatların önümüzdeki günlerde artmasını bekliyoruz. Dünyanın en güzel elmasının yetiştirildiği Eğirdir’de, elma üreticilerimize bereketli hasat diliyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

 

EĞİRDİR GÖLÜ’NÜN ADALARI

Yeşilada: Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşilada, ev pansiyonculuğunun yaygınlığı ve balık lokantaları ile dikkat çeker. Adada ayrıca Hıristiyanlarca kutsal sayılan Ayastefanos kilisesi yer almaktadır.

Canada: Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan 7000 m2 büyüklüğünde sevimli bir adacıktır. Yapılaşma yoktur. Sadece piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ada Atatürk’ün Eğirdir’i ziyareti sırasında 1 Şubat 1933 tarihli Belediye Encümen Kararı ile kendisine hediye edilmiştir.

EĞİRDİR’DE MERMER YÜKLÜ TIR DEVRİLDİ

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

Eğirdir Sipahiler Köyü girişinde mermer yüklü tır devrildi. Tonlarca ağırlıktaki küp mermer bloklar tır devrilince yere düştü.32 PN 035 Plakalı tırın sürücüsü yaralandı. Olay yerine ambulans sevk edildi. Kaza sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(www.egirdirses.com,fotoğraf alıntıdır.) Kemal ERBEN – EĞİRDİR

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi. Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi. Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.

PTT, Eğirdir’in muhteşem manzarasının yer aldığı kartpostalların basımını gerçekleştirdi.
Eğirdir’in, Akpınar Köyünden fotoğraflanan gün batımı manzarasını kartpostal haline getiren PTT, tüm Türkiye’ye kartpostalların dağıtımını gerçekleştirdi.
Eğirdir Sivrisi, Can ve Yeşil Ada ile Eğirdir Gölünün yer aldığı Eğirdir Kartpostalını, PTT şubelerinden edinebilirsiniz.(www.egirdirakingazetesi.com)

EĞİRDİR GÖLÜNÜN ADALARI

Gölde, Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

Can Ada; Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan ve 7 dönümlük (7000 m²) bir alana sahip olan küçük bir adacıktır. Yerleşim alanı olmayıp, çadır ve karavan turizmi ile piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk ün Eğirdir’i ziyareti sırasında Canada, 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla kendisine hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Yeşil Ada : Eğirdir’in en güzel turizm bölgesi olan adada, doğa güzelliklerinin yanında Aya Stefanos Kilisesi gibi tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşil adada, Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren balık lokantaları ve ev pansiyonculuğu gelişmiştir. (Yukarıdaki renkli fotoğrafta adaların bugünkü halini siyah beyazlarda ie adaların karayolu ,ile Eğirdir’le birleştirilmeden önceki halini göstermektedir.

TREN GELİR HOŞ GELİR


Isparta’nın bir hayali gerçeğe dönüşüyor. Isparta kamuoyunda uzun süredir konuşulan Eğirdir nostaljik tren seferleri için somut adım atıldı.

Devlet Demir Yolları Bölge Müdürlüğü Isparta-Eğirdir arasında yapılacak tren seferleri için proje ihalesine çıktı. Projenin ihalesini kazanan firmayla da sözleşme imzalandı.(Alıntıdır)

‘ÇOCUKLUĞUMUN İSTANBUL’A AÇILAN KAPISI: EĞİRDİR GARI’

gülsüm cengiz kimdir ile ilgili görsel sonucu

GÜLSÜM CENGİZ (ŞAİR-YAZAR)

Eğirdir Garı’nın kapatılmasından önceki son yolcularının arasında Türk edebiyatının pek çok ünlü yazarı da vardır. Eğirdir Gar’ı anılarını anlatmasını rica ettiğimiz Isparta- Sütçüler doğumlu şair-yazar Gülsüm Cengiz, Eğirdir Gar’ını “Çocukluğumun İstanbul’a açılan kapısı” diye nitelendiriyor:

18 YAZAR VE ŞAİRİN TRENLE EĞİRDİR YOLCULUĞU

“2001’in Ekim sonlarıydı. Uzun yolları aşıp gelen trenimiz, Eğirdir Tren Garı’na güneşli bir son yaz günü girdi. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın, Edebiyat Treni Anadolu kentlerinde tasarımının ikincisi nedeniyle düşmüştük yollara. İlkinde 34 yazar ve şair, genel başkanımız Cengiz Bektaş’ın kenti Denizli’ye gitmiştik. Şimdi de sendikanın genel sekreteri olan benim doğduğum topraklara doğru yolculuğa çıkmıştık. 18 yazar ve şairdik.

‘PENCEREDEN AĞAÇLARA BAKARKEN ANSIZIN GÖL GÖRÜNDÜ’

Haydarpaşa’dan Pamukkale Ekspresiyle çıktığımız yolculuk oldukça uzun sürmüştü; sabah saatlerinde geçtik Isparta tren garından… Tren gardan ayrılırken fazla yolcu kalmamıştı. Tren, Isparta’nın yemyeşil bahçelerini, bağlarını geride bırakıp yol alırken yazar arkadaşlarımın çoğu vagon restorana kahvaltıya gitmişti.  Ben, büyük bir heyecanla izliyordum çevremi. Kim bilir kaç yıl geçmişti Eğirdir’e trenle gelmeyeli… Tren dağları tepeleri aşıp Eğirdir’e yaklaşırken heyecanım iyice artmıştı… Büyük bir özlemle, trenin penceresinden hızla kayıp giden ağaçlara bakarken ansızın göründü göl. Sabah güneşinin ışıkları altında pırıl pırıldı. Trenimiz bir süre gölün kıyısında yol aldıktan sonra yavaşladı ve Eğirdir Tren Garı’na girdi. Gar, birkaç bölümden oluşan küçük taş binasıyla ve önündeki geniş sundurmasıyla karşıladı bizi.

ÇOCUKTUM, ÇOK KÜÇÜKTÜM. SÜTÇÜLER’DEN İSTANBUL’A GİDİYORDUK

Hepimiz eşyamızı alıp perona indik. Bizi adadaki pansiyona götürecek otobüsü beklerken ben peronda yürüyüp çevreme bakınmaya başladım. Rayların üstünde bir marşandiz, ileride yük vagonları vardı… Örme taşlardan yapılmış küçük gar binasının yanındaki tek ağacı görünce ansızın yıllar öncesinden görüntüler geldi gözlerimin önüne… Çocuktum, çok küçüktüm; nerdeyse çevremdeki olup bitenleri anlamayacak kadar küçük… O ağacın altında oturmuş; annem, abim ve ablamla trenin gelmesini bekliyorduk. Yanımızda yüklerimiz vardı. İçinde kışlık yiyeceklerin olduğu sepetler, giysilerimizin bulunduğu bohçalar… Oraya Isparta’nın uzak ve ulaşımı güç bir kasabasından, Sütçüler’den gelmiştik. Babamın sütçülük yaptığı İstanbul’a gidiyorduk.

‘EĞİRDİR TREN GARI İSTANBUL’A AÇILAN KAPIYDI’

Sütçüler’in dört yanı Torosların uzantısı olan sıradağlarla çevrilidir. Dağlar sarp ve diktir. Yemyeşil çam ormanlarıyla ve Akdeniz’e özgü maki topluluklarıyla kaplıdır. Dağların zirvelerinde temmuz sıcağında bile kar vardır. Yeşilin bin bir rengiyle kaplanan bu dağlardan çıkan sular, eriyen kar suları, küçük şelaleler halinde dere yataklarına akar, derin vadilerin arasında irili ufaklı dereler, ırmaklar oluşturur. Sütçüler sık sık seller altında kalıp doğal yıkımlarla karşılaşır. Sel sularının aşındırdığı yolları bozuk, ulaşım olanakları sınırlıdır. Biz yola çıktığımızda yine yağmur yağıyordu;  Sütçüler ile trene bineceğimiz Eğirdir arasındaki yol çok bozuktu. Bir kamyonun kasasında, kim bilir kaç saatte aşmıştık o yolu. Eğirdir Tren Garı’nda kamyondan indiğimizde hepimiz çok sevinmiştik. Garın bekleme salonu, bizim gibi çevredeki kasaba ve köylerden gelen yolcularla doluydu. Yolcuların yanlarında da tıpkı bizim gibi sepetler, bohçalar vardı. Eğirdir Tren Garı, tıpkı Sütçüler gibi, öteki kasaba ve köyler için İstanbul’a açılan kapıydı. Elimizi yüzümüzü yıkamış, annemin perona serdiği örtünün üstüne oturup dinlenmiştik.

PENCERE ÖNÜNDE KATMER, UN HELVASI VE ÇÖKELEKLİ AZIK MOLASI

Kara tren tiz bir düdük çalarak ve duman salarak girmişti gara… Trenin sesini duyan yolcular hareketlenip perona yığılmışlardı. Büyük bir telaş vardı. Annem ağır sepetleri almıştı; biz üç kardeş gücümüzün yettiği küçük bohça ve sepetleri taşımıştık. Birbirimizden ayrılmamaya çalışarak, güçlükle binmiştik trene. Ancak bir vagona girip oturduktan sonra rahat bir soluk almıştı annem. Sonrası uzun, tren gibi upuzun bir yolculuktu. Yine de eğlenceli ve heyecan vericiydi benim için. Kara tren dumanını savura savura yemyeşil dağların, tepelerin arasında yol alırken, başımı pencereden çıkarıp en öndeki lokomotifin koşar gibi gidişini izlemek çok hoşuma gitmişti. Trenin geçtiği yol üzerindeki kentler, köyler, tarlalar, elektrik direkleri, evlerin önüne asılmış tütün yaprakları, köprüler, ırmaklar, ıssız köy istasyonları, hat boylarında trenin yanı sıra koşup gazete isteyen köy çocukları hızla dönen bir film şeridi gibi akıp gitmişti gözümün önünden… Sonra, annemin pencerenin önündeki küçük masanın üzerine serdiği örtünün üstünde, onun yola çıkarken hazırladığı azıklarıımzı yemiştik; katmer, cevizli susamlı börek, un helvası, üzüm, yufka ekmek, çökelek nasıl da lezzetli gelmişti bize…

KARA TREN İKİ GÜN SONRA HAYDARPAŞA’YA ULAŞIYOR…

Eskişehir tren garındaki koşuşturmaya, Kütahya çinisi testilerini istasyondaki çeşmeden doldurmak için inen yolcuların o heyecanlı telaşına biz de katılmıştık. Bizim de kıvrık ağızlı, kulplu, üstü çiçeklerle süslü bir toprak testimiz vardı. Çeşmeye giden abim, trenin kalkmasından korkarak, kalp çarpıntıları içinde testiyi doldurmuş ve koşarak trene binmişti. Tren uzun uzun düdük çalarak yola koyulmuştu yine. Yolculuğun ondan sonrası çeşitli kentleri, köyleri, istasyonları geride bırakıp vagonlardan yükselen türküleri dinleyerek, trenin sarsıntısına karşın derin uykulara dalarak geçmişti. Kara tren, iki gün süren yolculuğumuzun sonunda, karanlığın içinden gelip girmişti Haydarpaşa Garı’na; yorgun bir beygir gibi aksırıp tıksırarak, lokomotifinden çevreye dumanlar salarak…

‘TREN YOLCULUKLARINI HEP ÇOK SEVDİM’

O yolculuktan sonra birçok kez bindim trene ve tren yolculuklarını hep çok sevdim. Bu sevginin nedeni, bizi dört dağın arasına sıkışmış bir kasabadan, denizi olan o ışıklı, büyük kente, İstanbul’a götürdüğü için miydi, bilmiyorum. Çocukluğumun tren yolculukları İstanbul’dan Sütçüler’e gelirken ve Sütçüler’den İstanbul’a giderken sürdü hep. Eğirdir Tren Garı, her seferinde bir sığınak gibi karşıladı bizi. Uzun yoldan gelen yorgun yolcuları karşılayıp dinlendirdi; köy ya da kasabalardan bin bir güçlükle oraya ulaşan yolcuları uzun yolculuklarına hazırladı… 2001 yılının güneşli bir Ekim günü, yine Eğirdir Garı’ndaki o ağacın altında durmuş çevreyi izledim. Lokomotifin önündeki demiryolcuların yorgun yüzlerine bakıp düşünürken arkadaşlarımın sesini duydum… Bizi götürecek otobüs gelmişti…

GARIN SON YOLCULARINDAN OLDUĞUMUZU BİLMİYORDUM…’

Üç gün süren geziden sonra yeniden geldik Eğirdir Garı’na; bizi İstanbul’a götürecek trenimize binmek için… Tıpkı çocukluğumdaki gibi. Tren yine tiz düdüğünü çalarak perondan ayrılırken, ardımızda bıraktığımız o küçük taş binaya ve yanındaki tek ağaca baktım. Lokomotif rayların üzerinde hızla koşup oradan ayrılırken; kısa süre sonra Eğirdir’e tren seferlerinin kaldırılacağını, gar binasının özelleştirilme kapsamına alınacağını ve bizim o garın son yolcularından olduğumuzu henüz bilmiyordum…” (www.acikgazete.com/Yusuf Yavuz)

 

Erdoğan “Millet Bahçesi” diyor ama şu Milli Park’ın haline bakın

Bir zamanlar içilebilir kalitede sularıyla cennetten bir köşe olan Kovada Gölü, sanayi ve tarımsal kirlilik ile ihmal yüzünden ölüm saçan bir bataklığa döndü…

Bir zamanlar Türkiye’nin en güzel doğal göllerinden biri olan Milli Park statüsündeki Kovada Gölünde bir türlü önüne geçilemeyen sanayi ve tarımsal kirlilik ölümcül seviyeye ulaştı. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Kovada Gölü ve göle su taşıyan kanalda ciddi bir iyileştirme çalışması yapılması gerektiğini dile getiren Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Göldeki su seviyesinin giderek azalması sanayiden kaynaklanan ağır metal ve tarımdan kaynaklanan azot, fosfat kirliliği sonucunda önce yüksek su bitkilerinin yoğunluğu artmış, daha sonrası ise bataklık alana dönüşümün göstergesi olan mavi-yeşil alana dönüşüm ve sığlaşma gölün sonunu hazırlamıştır. Bu gün Kovada Gölü’nde bırakın yüzmeyi; göle parmağınızı bile sokmanız hiç ama hiç sağlıklı bir davranış olmayacaktır. Bunun yanı sıra gölden balık yakalayıp yemek son derece tehlikelidir. Gölün balıkları insanları adeta zehirlemektedir” dedi.

EN GÜZEL GÖLLERİMMİZDEN BİRİYDİ, 1970’TE MİLLİ PARK OLDU

Göller Bölgesinin en güzel göllerinden biri olan Isparta’daki Kovada Gölü yıllardır çözülemeyen kirlilik sorunu yüzünden bataklığa dönüşmek üzere. Geçmişte Eğirdir Gölü’nün uzantısı olan Kovada Gölü, bugün Boğazova olarak anılan bölgenin alüvyonlarla dolmasıyla ayrı bir göle dönüştü. Çevresindeki zengin biyolojik çeşitlilik ve orman dokusuyla birlikte 1970 yılında Milli Park ilan edilerek koruma altına alınan Kovada Gölü, son yıllarda ise insan kaynaklı kirlilik yüzünden can çekişiyor.

SOĞUK HAVA TESİSLERİ VE FABRİKALARIN ATIKLARI GÖLE BOŞALIYOR

Çeşitli amaçlarla insanların ‘korumadan kullanma’ müdahalelerine kadar göl doğal dengedeydi. Eğirdir Gölü ile bağlantısı adeta ‘anne ile cenin’ bağlantısı gibi güvenli ve sağlıklıydı. Kovada Gölü’nü besleyen en hayati kaynak Kovada Kanalı ile Eğirdir Gölünden alınan suydu. Bu bağlantıyla adeta milli park olan gölün yaşamı ve geleceği belirleniyordu. Ancak bölgede açılmasına izin verilen çık sayıda soğuk hava deposu tesisi, meyve suyu fabrikaları, su ürünleri işleme üniteleri ve çeşitli sanayi işletmeleri atıklarını kanala boşaltıyor. Ayrıca arıtma tesisi ve on binlerce dekarlık tarım alanının atıkları da kanala ulaşıyor ve bu sular Kovada Gölü’nde depolanıyor. Sanayi tesisleri ve özellikle soğuk hava depolarının bakım ve onarım dönemlerinde kanalda defalarca su canlılarının ölümü yaşandı.”

(Kısaltılarak alınmıştır.Yusuf Yavuz www.odatv.com)

 

Kasnak Meşesi Ormanı Koruma Sahası

Kasnak Meşesi Ormanı : Eğirdir’den Antalya yönüne doğru giderken yaklaşık 20 km sonra, Kovada gölü milli parkına gelmeden Yukarı Gökdere köyü tabelasını göreceksiniz. Maceracı ruhunuzu dinleyip sağa Yukarı Gökdere köyüne doğru direksiyonu kırdığınızda elma bahçeleri arasından geçerek köye ulaşırsınız. Köyün içinden geçip dağlara doğru yola devam ettiğinizde, yolun sonunda zirvede özel koruma altında olan Kasnak Meşesi (Quercus Vulcanica) Ormanı Koruma Alanına ulaşacaksınız. Yemyeşil doğa içerisinde, dağların zirvelerinde bulutlar içerisindeki bu yemyeşil ve de hele yağmur sonrası toprak kokusuyla burası adeta bir doğa cenneti.

Doğa yürüyüşü için burası harikulade bir seçenek sunuyor. Araçla gelinebilen son noktaya geldiğinizde bazı bölgelere ağaçtan küçük tabelalar çakılmış olduğunu göreceksiniz; “12 kardeşler”, “Efelerin Yurdu” vs. gibi isimler taşıyan bu tabelalardan anlıyoruz ki buraları eskiden sığınma mekanlarıymış. Eskilerin bu cennet bölgeyi çok önceden beri bildiklerini ve keşfettiklerini anlıyoruz.

Kasnak meşesi tümüyle Türkiye’ye özgü endemik bir meşe türü. Sadece bu bölgede saf ormanlık alan oluşturuyor ve bu nedenle de koruma alanı ilan edilerek tahrip edilmesinin önüne geçilmiş. Yüksek dağlık alanlarda yetişir. Kısaca bu ormana kasnak ormanı da deniyor.

Eğirdir’de konaklıyorsanız veya bu bölgeyi geziyorsanız, Kasnak meşesi ormanı koruma alanına gitmenizi öneriyoruz. İster ilkbahar ister sonbahar olsun aracınızla orman yolundan kolaylıkla bu alana ulaşabilirsiniz. İlla arazi aracınız olmasına gerek yok, bahane aramayın! Tabii tırmanırken ve inişte he zamanki gibi dikkatli olmayı da ihmal etmeyin, ne de olsa hem çıkışta hem de inişte eşsiz manzara aklınızı başınızdan alacaktır! (www.tatil gezisi.com/Fotoğraf alıntıdır)

 

TARİHİ PINAR PAZARI AÇILDI

800 yılı aşkın bir geğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,TARÄ°HÄ° PINAR PAZARI AÇILDI800 Yıllık geçmişe sahip olan Tarihi Pınar pazarı Panayırı 22 Temmuz 2018 Pazar günü açıldı.

                Eğirdir’de geleneksel olarak pazar günleri kurulan Tarihi Pınar Pazarı Panayırı, 14 hafta boyunca devam edecek.

                İlçemizde yılın belirli dönemlerinde geleneksel olarak Pazar günleri kurulan Pınar Pazarı Panayırı bu yıl 22 Temmuz Pazar günü açıldı. 14 hafta boyunca açık kalacak pazar, 21 Ekim 2018 Pazar günü sona erecek.

                Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl de eşi ile birlikte Pazara gelerek esnaflardan alış veriş yaptı.

                Her yıl yaz döneminde kurulan 3 ayı aşkın süre boyunca açık kalan pazarda, Eğirdir ve çevresindeki köylerde üretilen ürünlerin yanı sıra, açık hava lokantaları vasıtasıyla bölgeye özgü tandır kebabı da satışa sunuluyor. İlçe merkezine 7 kilometre uzaklıktaki Pınar Pazarı Mahallesi’ndeki mesirelik alanda kurulan pazarda, meyveden sebzeye, züccaciyeden giyim eşyasına kadar birçok ürün yer alıyor.

                Pazar, Isparta, ilçe ve köylerinden gelenlerin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de büyük ilgisini çekiyor.

EĞİRDİR DOLDU TAŞTI

Eğirdir ilçesinde, son yılların en kalabalık yaz dönemi yaşanırken, konaklama ve kamp alanlarındaki doluluk seviyesi yüzde 100’e ulaştı, kasaplardaki etler tükendi, plajlarda yoğunluk meydana geldi. 

Türkiye’nin 4’üncü büyük gölü olan ve Isparta’ya yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Eğirdir Gölü’nde bu yaz döneminde yoğunluk yaşanıyor. 

Sıcak havadan bunalarak Isparta ve çevre illerden Eğirdir’e gelen yerli ve yabancı çok sayıda turist, ilçedeki çeşitli noktalarda konaklayarak, tarihi ve doğal güzellikleri gezdi. Eğirdir merkezde Altınkum ve Bedre köyünde 2 plaj özellikle hafta sonlarında günübirlik ziyaretçilerin akınına uğrarken, ilçede konaklama için hizmet veren otellerde doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Plaj kıyısında kamp yapmak isteyenler için çadır alanı bulunurken, ytong tabir edilen evler de kiralanarak konaklama imkanı sunuluyor. Bu yıl plajdaki konaklama oranı da yüzde 100 seviyelerine ulaştı. 

Eğirdir Belediyesi tarafından işletilen Altınkum Plajı’na günübirlik gelenlerin yanı sıra bölgede konaklamak isteyen turistlere de çeşitli imkanlar sunulurken, ilçede son yıllardaki en yoğun ziyaretçi akınının yaşandığı belirtildi. İlçede faaliyet gösteren kasaplardaki et miktarının da mangal yapmak isteyen binlerce ziyaretçinin talebi doğrultusunda azaldığı öğrenildi. 

Doğal ve tarihi güzellikleriyle özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan Eğirdir’de bu yıl son zamanların en yoğun sezonunun yaşandığı kaydedildi./www.ajans32.com)

Komşuda) Kadın dayanışması… “Gardeşlikleri”…

 

kardeşlik ile ilgili görsel sonucuYrd. Doç Dr. Erol KESİCİ

4 Kardeş; Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı.

Gardeşlik ise:!!!

   Annelerimizin, büyük annelerimizin yaşadıkları 1950lili yıllar, bu güne göre  “rahatlıkta” çok  zor yıllar… Ama huzur ve saygı vardı… Mutluydular küçük dünyalarında!

     ***Yemek pişirmenin neredeyse bir gününü aldığı, evinde gaz ocağı bulunanların şanslı olduğu, Gaz ocağı devri… 

     ***Yemeklerin sıcaktan, zararlılardan korunduğu tel dolaplı yıllar…

     ***Elektriğin kısıtlı zamanlarda verildiği kandil, fener ve lüks olan Lüks Ocağı yılları..

     ***Çamaşırın elde, hayratta yıkandığı küllü- sodalı- makinesiz devir… Odun korlu ütüler- kolalı yıllar…  …

      ***TV  yok ki…yerine ev oturmalarının, konuşa- sohbet eden, kendince ev oyunları oynayan  insanları …. Radyoların en kıymetli olduğu yıllar…

Teldolap(buzdolabı- mutfak dolabı), fener, kandil, Lüks, lükstü(sadece aydınlatan -elektrik), Gaz ocağı ve iğnesi çok önemli (fırın- şofben ısıtıcı) Kömürlü-korlu Ütü… varsa şanslısın, huzurlusun… Ya şimdi neler yok ki.. Sevgi, saygı bireysel ve çıkarcı  Huzur.!? Gardeşlik yok

***

Evlerde özel banyo bölümlerinin bulunmadığı çocukların leğende yıkandığı “Dolap  – oda içinde Banyolar” devri…. 

Üstüne üstelik genelde her anneden arka arkasına doğan 3-5-7 çocuklu yıllar… Anne ilgilenir daha çok, Üst baş, okul, oyun, ilgi… Bazılarının, birde okuma yazmaları olsaydı…

Ne çok ve zor işleri vardı-varmış annelerimizin…” “Meşakkatli” yılları… Zorluklar oldukça çok ama buna karşın;  yardımlaşmada, hatta selamda ayrım çıkar beklemeyen gardeşlik yıllarında, mutlu olan gülen yüzleri vardı. Bence o devirde mutsuzlukların- sorunların çözümüydü, gardeşlik sevgisi-düsturu …. O günler çok çok güzeldi hele hele bugünlerle karşılaştırıldığında.”

Annelerimizin gardeşliklerine çoğunlukla  TEYZE—Ayşe-Emine Teyze… vd.  diye seslenirdik… Ne kadar güzeldi, onlara güvenirdik çünkü annelerimizin gardeşlikleriydi.. bir sürü teyzemiz… anne yarımız vardı…

Gardeşliklerinin bir birine seslenmeleri yetmekte… Ev- bağ-bahçe- işinde, hasatta, halı dokumada imece- karşılıklı yardımlaşma… Göremediği zaman bir şey mi oldu ki diye  sormaları, gelmeleri… Yardımlaşma karşılıksız…. Kırılmalar olsa da, kin gütmez hemen barışırlardı “küçük kardeşler” gibi, kıskanmaları, fesatlıkları yoktu ki( bu günkü gibi değildi- neyi kıskanacaklardı), moral veren, birbirini eğiten-öğreten, karşılık beklemeden verme, sevgi saygı haddini bilme geleneği vardı kardeşlikteki gibi, gardeşlikte… Ne kadar güzel bir dayanışma, içini açacak , sırrını saklayacak, güvendiğin gardeşliklerin olması…Terapi gibi….Cinlik, istismar yok… Gardeşlik var…. Ah gardeş, ak gardeş….üzülme- sıkma canını , sabret, ne yapalım, gardeşliğim…

Çok sayıda gardeşlikleri vardı annelerimizin. Zor zamanda, sır saklamada, tasada- sevinçte, mutlu günlerde gardeşlik… Bayramlarda –acıda  “gardeşlikllere” aramak değil, gitmemek ne mümkün…. Babaları çoğu zaman haberi bile olmazdı annelerin gardeşliklerinin  arasındaki dayanışmadan… Onlar, onunla gardeşlikleri olduğunu bilir…Hanımın gardeşliği derlerdi.

Günümüzde, hamam gibi- saunalı banyolar-   özel kullanımlı odalı ayrı  evler- parmakla dokunmakla pişen yemekler, yıkanan çamaşırlar, sohbeti-konuşmayı unutturan, kendi başına – cihazlarla konuşan-kapanan insanların  TV. Telefon, fac….. si. Neredeyse  tu … gidilen  özel arabalı- makineli- obezite  yıllar… Elbette, çok güzel teknik gelişmeler oldu elbette rahatlık sağlık…

 Gardeşlik, onca zor yaşam koşullu yıllara da, bir bakıma insanların sevgi- saygı harcı,  birlikte olma eşler gardeşlik , annelerimiz gardeşlikmiş  öyleyse,  aileler arasında  bağlılık gidip gelmeler, birliktelik sevgi kardeşlik bağları, imece- mahallede huzur – güven bağları oldukça güçlü,  çünkü; stres yok, diğer bir ilacın- terapin GARDEŞLİK….!   

Gardeşlik, Aynı anne babadan doğmamış, Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren, bir birini koruyan, aynı mahallede, aynı kentte veya başka yerlerde yaşan, can ciğer arkadaş, çok yakın dost, giz deş, sırdaş, kimselerden kadınlardan her biri…. Kadınların en güzel dayanışması… GARDEŞLİK… Sizin kaç  gardeşliginiz var …? Var mı?

Gardeşliklerin çocukları, “kan kardeşler”…

 

Öğrenciler Lavanta Kesti, Barınak Temizledi

Eğirdi Belediyesi ve Gençlik Servisleri merkezi işbirliği ile 13-29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası Gönüllü Gençlik kampı başladı. Gençlik kampı bünyesinde ilçeye gelen 12 gönüllü genç, Rüya Park rekreasyon alanında bulunan barınaklarda ve Park Bahçeler Müdürlüğü geri dönüşüm bölümünde çalışmalarını sürdürüyor. 

 

9 Farklı ülkeden gelen 12 genç, günde 6 saat çalışarak, hem ilçeye fayda sağlıyor hem de ilçenin gönüllü gönül elçisi oluyor. Gönüllü gençler, tavuk yıkıyor, barınak temizliyor, lavanta kesiyor ve geri dönüşüm malzemelerinden el sanatları yapıyor. 

Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl, “Gönüllü öğrencilerle her yaz çalışmak istiyoruz. Bizim bazı personellerimizden daha verimli çalışıyorlar. Geçen yıl da çok memnun kalmıştık, bu yılda aynı projeyi yapmak istedik. Gençlerimiz gönüllük esasına göre çalışıyorlar. Rüya Park rekreasyon alanında biz onlara ne iş verirsek yapmayacağız, demiyorlar. Harika görüntüler oluşuyor. Hem ülkemizin tanıtımı, hemde ilçemizin tanıtımı için güzel bir proje oluyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi. 

Gönüllü gençler ise Eğirdir’i çok sevdiklerini ve Rüya park’ta çalışmaktan dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdiler. (www.ajans32.com)

 

KİRLİLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN POLİTİKALARIN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ BAŞLADI

Eğirdir Su Ürünleri Araştıma Enstitüsü tarafından Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’na (BAKA) desteklenmesi için sunulan ve proje yürütücülüğünü SAREM Teknik Koordinatörü Cafer BULUT’un yaptığı ve 2018 Yılı Mali Destek Programları Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında kabul edilen “Eğirdir ve Kovada Gölü Evsel ve Zirai AtıklarınTespit Edilmesi ve Kirliliğin Önlenmesi için Politikaların Geliştirilmesi” isimli projenin sözleşmesi imzalanmıştır.
Toplam bütçesi 508.039,39 TL ve Söz konusu bütçenin 381.029,54 TL’si (75) Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından 127.009,85 TL’si (25) ise Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanacaktır.
Proje kapsamında genelde ülkemizin tamamı özelde ise Eğirdir ve Kovada Gölleri’nin hızlı, kolay ve güvenilir bir teknoloji ile izlenmesi ve bu anlamda ihtiyaç duyulan cihazların temin edilmesi, böylece daha etkin bir izleme, koruma sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir ekonomik katkı ve girdi sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca çevre kirliliğini önleyici eğitici faaliyetler ile çevremizin ve göllerimizin etkin kullanımına ilişkin farkındalığın artırılması sağlanarak ülkemize ve bölgemize önemli bir katkı ve girdi sağlanması hedeflenmiştir.(www.egidirses.com)

 

Bartholomeos ve Hıristiyanlar Eğirdir’de Fener Rum Patriği Bartholomeos, Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, çok sayıda papaz ve Hıristiyanlar Eğirdir’ geldi.

Klasik Müzik Festivali eğiticileri ve öğreticileri tarafından müzik dinleti gerçekleştirildi. Kilisede konuşma yapan Pisidia Metropoliti Sotirios Trampas, kilise ve tarihi hakkında ziyaretçilere bilgiler verdi.             Daha sonra Fener Rum Patriği Bartholomeos nir konuşma yaptı. Fener Rum Patriği Bartholomeos, “Sayın Belediye Başkanımız kısa bir teşekkür arz etmek istiyoruz. Siz bu kiliseyi dedelerimizin kilisesini restore etmekle diğer dinlere karşı olan saygınızı göstermiş oldunuz. Daha geniş olarak insanlığın müşterek değerlerine olan saygınızı göstermiş oldunuz. Bizler cemaat olarak, Hıristiyan olarak, Türk vatandaşı olan bizler ve diğer ülkelerden gelmiş olan Hıristiyan kardeşlerimizin adına sizlere şükranımızı sunuyoruz. Sizler bizden ne oy bekliyorsunuz ne de başka birşey bekliyorsunuz. Teveccühünüz ve yeni nesillere verdiğiniz dersten dolayı sizleri kutluyoruz. İleride bütün restorasyon tamamlandığı zaman ilgili makamların izinleriyle bugün gerçekleştiremediğimiz ayinimizi gerçekleştiririz. Bu bize büyük mutluluk verecektir. Bütün Eğirdirlilere hayır dualarımızı iletmenizi rica ediyoruz
Haber32 – Korkmadan, Cesurca!Eğirdir Yeşilada’da bulunan Ayastefanos Kilisesi’ni ziyaret ederek dua ettiler. Daha sonra Eğirdir Felekabad Restoranda yemek yediler. Yunanistan ve Kore’den gelen ekipler müzik dinletisi sundu.

Belediye Başkanı Ömer Şengöl de kısa bir konuşma yaptı. Başkan Şengöl, “Sayın patrik hazretlerinin dediği gibi bana oy falan vermezsiniz. Benim tüm hizmetlerim oy için değildir. Hepimizin tek rabbi olan Allah’ın rızası içindir. Bu nedenle dinsizlerde dahil tüm insanların Eğirdir’de rahat yaşamaları, Eğirdirde rahat gezmeleri için yasaların bana verdiği yetkiye dayanarak gerekli işlemleri yapıyoruz. 1922’de Ada’dan Yunanistan’a göç eden ailelerin torunları ve çocuklarıyla ahbaplıklarım var. Bu vesile ile hoşgelnidiz diyorum, sayın patrik hazretlerinin dediği gibi, Allah uzun ömür verir, kısmet ederse, tam teşekkül emiş bir kilisede tekrar bu insan oğullarıyla birlikte olmayı yüce Allah’tan diliyorum” dedi.
(Kaynak;Haber32 – )

Eğirdir SES Lavanta Bahçelerindeydi

Turizm Patlaması Yaşanıyor. Ahmet YETKİN’İN Görüntüleri ve Haberi.

Türkiye’nin çiçek bahçesi Isparta’da sıra Lavanta’da. Mayıs’ın ilk haftası zambak tarlasında zambaklar tomurcuklanıp açar birbirinin peşisıra. Zambak kokar Keçiborlu, Kuyucak Köyü kırsalı.

Sonra zambak zamanı geçer, Gül zamanı başlar ve Tüm Isparta güllerle donanır. Isparta’nın köyleri, kasabaları pembe gül bahçeleri ile renklenir, gül kokularıyla konuşlanır yer gök. Haziran ortasın da Gül zamanı biter ve lavantalar baş gösterir Isparta tarlaların da mora, lavanta kokusuna bulanır her yer. Lavanta Zamanının tam ortasındayız Temmuz başından başlayıp Temmuz sonun da nihayete eren Lavanta mevsimi Ağustos başında lavanta hasadı ile sona erer.

Yurtiçinden ve yurtdışından binlerce ziyaretçisi olan lavanta bahçeleri bu günler de en yoğun günlerini yaşıyor. 4 Yıl öncesine kadar tek bir bakkalın bulunduğu Kuyucak Köyün de son bir kaç yılda açılan kır kafeleri, lokantalar, pansiyonlar, hediyelik, hatıra eşya satış reyonları Turizmin ve tanıtımın gücünü gösteriyor. Bu yıl Temmuz ayı boyunca haftasonları Isparta Köy Garajından kalkan Lavanta tur otobüslerinden haberiniz varmı? Artık lavantalara sadece otomobili olanlar değil herkes ulaşabilecek.

Şimdilik sadece  Cumartesi, Pazar günleri Kalkan lavanta otobüsleri gidiş-geliş 25 TL’ye Kuyucak Köyüne yolcu taşıyor. Hafta sonları saat;10,12,14  olmak üzere günde 3 sefer yapan otobüsler saat 14.00 ve 19.00’de  dönüş yapıyorlar. Bu uygulamanın önümüzdeki yıl lavanta mevsimi boyunca her gün yapılmasını diliyor bu turu düzenleyen Keçiborlu Belediyesine halkımız adına teşekkür ediyoruz. Lavanta zamanından sonra turislerimizi ve misafirlerimizi Sakin Şehir Turizm Cenneti Eğirdir’imize de bekliyoruz.. Tabiki GÖL Zamanınıda unutmamak gerekir…

Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

Etiketler: Eğirdir, SES, Lavanta, Bahçelerindeydi,(www.egirdirses.com)

Tarihi Pınar Pazarı 22 Temmuz’da başlıyor

eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

İlçemizde 800 yıldır kurulan tarihi Pınar Pazarı yüzlerce yıllık geleneği sürüyor.

Eğirdir’de yılın belirli dönemlerinde geleneksel olarak Pazar günleri kurulan Pınar Pazarı Panayırı bu yıl 22 Temmuz Pazar günü başlayacak. Panayırın yapılacağı alanda Eğirdir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarını hızlandırdığı öğrenildi.

Eğirdir Belediyesinden verilen bilgiye göre; 22 Temmuz 2018 Pazar günü açılacak olan Pınar Pazarı, 14 hafta boyunca devam edecek olup 21 Ekim 2018 Pazar günü sona erecek.

Her yıl yaz sonunda kurulan ve yaklaşık üç ay süren pazarda, Eğirdir ve çevresindeki köylerde üretilen ürünlerin yanısıra kurulan açık hava lokantalarında bölgeye özgü tandır kebabı da satılıyor.

 

Meyveden sebzeye, züccaciyeden giyim eşyasına bir çok ürünün satıldığı pazar, Eğirdir’e 7 kilometre uzaklıktaki Pınar Pazarı Mahallesindeki mesirelik alana kuruluyor. Her hafta Pazar günleri kurulan pazarda geçmişte günde 2 bin 500 ila 3 bin civarında keçi ve koyun satılırken, yöredeki dağ köylerinde yaşayan Yörükler için buluşma yeri işlevini de görmüş.

Pınar Pazarı her hafta çevre il ve ilçelerden gelenlerin yoğun ilgisini çekiyor. Ekim sonuna kadar Pazar günleri kurulacağı belirtilen tarihi Pınar Pazarında Eğirdir ve çevresindeki köylerde yetiştirilen her türlü sebze ve meyvenin yanısıra yöreye özgü ekmeklerin tadına bakıp, kır lokantalarında tandır kebabı yiyebilir, kahvelerde çay içebilirsiniz.

Nuri Güngör’ün hazırladığı Eğirdir Ansiklopedisi’nde; ilk kez 1204 yılından itibaren bölgeye yerleşmeye başlayan Türklerin kurduğu tahmin edilen tarihi pazarın, Akpınar köyünde yaşayan Yılanlı Musa Ağa’nın girişimleriyle başladığı belirtiliyor.

(AKIN www.egirdirakingazetesi.com )

 

KIRINT’DA KÖPRÜDEN ARABA UÇTU

Eğirdir'de İnanılmaz Kaza!...

Eğirdir Kırıntı Köyü yakınlarında bulunan Kırıntı-Sütçüler Köprüsünde akşam saatlerinde inanılmaz bir kaza meydana geldi. 07 AGZ 60 Plakalı araç kontrolden çıkarak köprüden kanala uçtu. Araçta bulunan 6 kişi yaralandı. Olay yerine ambulanslar ve jandarma ekipleri ulaştı. Yaralılar  Eğirdir Kemik Eklem Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Durumu ciddi olan 1 kişinin Isparta’ya sevk edildiği öğrenildi. Köprüden kanala uçan araç kurtarıcı ile çıkarıldı. Olayla İlgili soruşturma başlatıldı. (Kemal ERBEN – EĞİRDİR/www.egirdirses.com)
Kaynak:www.egirdirses.com Editör: Mürsel ERBEN

 

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

IEğirdirde Yine Denizbisikleti Faciasısparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’ne deniz bisikletiyle açılan İranlı genç, hayatını kaybetti.

Olay, öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Eğirdir Altınkum Plajı’nda deniz bisikleti ile göle açılan İran uyruklu dört kişiden biri olan Muztaba Nasvi Samsadi (30) boğularak hayatını kaybetti.

Isparta’da misafir olarak bulunan Muztaba Nasvi Samsadi’nin eşi ve yakınlarıyla Altınkum Plajında kamp çadırı kurduğu, talihsiz İranlının deniz bisikleti ile göle açıldıktan sonra can yeleğini çıkarıp göle atladığı ve bir daha çıkamadığı belirtildi. Yaklaşık yarım saat sonra işletme sahipleri tarafından arama çalışmaları sonucu İranlı Muztaba Nasvi Samsadi’nin cesedine ulaşılırken, cesedin kıyıya çıkartılması sırasında eşi ve yakınları sinir krizi geçirdi. Talihsiz gencin cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Dün de 4 İranlı kurtarılmıştı Aynı bölgede dün de deniz bisikletinin rüzgar sonucu alabora olması nedeniyle boğulmak üzere olan İran uyruklu 4 kişi, jandarma tarafından son anda kurtarıldı.

(KaynaK;Haber32 )