BURDUR GÖLÜNE CAN SUYU

Kuruma tehlikesi ile karşı karşıya olan Burdur Gölü’ne İlk okul öğrencileri kurumaya dikkat çekmek için pankartlarda yazdırarak ellerindeki pet şişelerdeki sulardan  göle can suyu verdiler.(Alıntıdır)

Dünya rekoru Burdur’dan

Milli sporcu Şahika Ercümen, ‘tatlı suda dünya kadınlar serbest dalış rekoru’nu kırmak için Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nde dalış yaptı. Göle botla açılan milli sporcu, sudaki hazırlıklarının ardından 184 metre derinliğiyle Türkiye’nin en derin 3’üncü gölü olan Salda’da, tek nefeste tüpsüz ve paletsiz daldı. Şahika Ercümen, 65 metre derinliğe 1 dakika 58 saniyede dalarak, dünya rekorunun sahibi oldu.

Milli sporcu, Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu hakemlerinin dalışı onaylayan beyaz kart göstermesiyle ekibindekiler ile büyük sevinç yaşadı. Suda Türk bayrağı açan Ercümen, rekorun sevincini yaşadı. Su içinde gazetecilere açıklama yapan Şahika Ercümen, “Dün fırtınadan sonra bugün rekoru kırdığım için mutluyum. Su çok soğuk, nefesimi tutamayacağımı sandım. Denizde 110 metre, antrenmanda daha fazla daldım; ama bu mesafe ona eşdeğerdi. Soğuk suda nefes tutmak zor. Türkiye’ye dünya rekorunu kazandırdığım için mutluyum. Cumhuriyetimizin 95’inci yılına ithafen rekoru kırdım” diye konuştu.

BURDUR GÖLÜ

Fransadan gelen uzmanların yaptığı araştırmalar ve öngörüler hergeçen gün çekilen ve kurumaya yüz tutan Burdur gölü gerçeğini ortaya çıkardı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Özgür, ve Fransadan gelen meslektaşları ile birlikte Burdur gölü tüm ayrdıntıları ile mercek altına alındı. Prof. Özgür, çalışmaları ve öngörüleri ile Burdur Gölünü gelecekte bekleyen tehlikeye şimdiden dikkat çekti.

Kurumaya yüz tutmuş Burdur Gölünde kim gölü görse neden kuruduğunun farkına varabileceğini belirten Özgür, bunun için eğitim almaya bile gerek olmadığını söyledi. Prof. Özgür, Göldeki kuraklığa neden olan faktörlerden birinin yağış sonrası dere yataklarından suların göletlerde toplanması olduğunu aktardı. Gölün birikim alanında yeraltı sularının kontrolsüz kullanıldığını ifade eden Özgür, “Tarımsal sulama amaçlı su kuyuları açılmış. Göl suyunu koruma amaçlı hiçbir tedbir yok. Kontrolsüz şekilde sulama yapılıyor. Yarısını kullansalar bile yetecek. En önemli sebep bu. Bunun için jeoloji mühendisi olmaya gerek yok.  Burdur Gölünde elektriksel iletkenlik durumunu ölçtük. Deniz suyundan daha fazla göl içinde erimiş minerallerin bulunduğunu tespit ettik.  Burdur Gölünde buharlaşma çok fazla. Böyle giderse gölün kuruması yüzyıla kalmaz.  25-30 yıl sonra çok az bir su birikintisi kalır. Mandalar içinde dolaşacak kadar!… Doğu tarafında derinlik fazla olduğu için su birikintisi kalacak. Durum bu kadar vahim” dedi.(wwwçispartatv.rv)

HEPSİ BURUDUR’DA GÖRÜNTÜLENDİ

doğada domuz ve diğer hayvanlar ile ilgili görsel sonucu

Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü’nce, 45 günlük fotokapan çekimlerine kurt ve domuz sürüleri, vaşak, tilki ve tavşan takıldı. Belgesel tadındaki görüntülerde yaban hayvanlarının karla mücadelesi ve ayağından yaralı bir kurt da yer alıyor.

 Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nün de desteğiyle, Burdur’un yaban hayatını üzerine bir çalışma yürütülüyor. Yaklaşık 5 yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında Burdur’un dağlık ve ormanlık arazilerinde kurulan fotokapan cihazlarıyla bugüne kadar çok sayıda içinde vaşak, karakulak, kurt, yaban domuzu, tilki, çakal, kaya sansarı, porsuk ve tavşan gibi yaban hayvanlarına ait görüntüler elde edildi. Yine bu kapsamda bölgede kurulu iki fotokapan cihazıyla 45 günlük sürede 50’ye yakın çeşitli yaban hayvanları görüntülendi. Bu görüntülerde çok defa kurt sürüleri, vaşaklar, yaban domuzu sürüsü, tilki ve tavşan bulunuyor. Karla kaplı olduğu da görülen arazide zor kış şartları altında yaşam mücadelesi veren yaban hayvanlarının belgesel tadındaki görüntülerinde, bazen birbirleriyle oynadıkları da görülüyor. Bazı yaban hayvanları ise kendilerini görüntüleyen fotokapan cihazlarına dikkat kesiliyor. Görüntülerde, bir kurdun ise bir bacağından yaralı olduğu ve sekerek ailesindeki diğer bireyleri takip etmeye çalıştığı yer alıyor.(www.ISPARTATV.COM  Fotoğraf alıntıdır))

 

 

BURDUR’UN KALBİ

Burdur un kalbi ortaya çıktı

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık’ın uçaktan görüntülediği Burdur’daki Gölhisar Gölü, kalbe benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Patara Antik Kenti Kazıları Başkanı ve AÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Burdur Gölhisar Gölü’nü havadan görüntüledi. Gölün kalbe benzerliği fotoğraf karesine yansıdı. Fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşan Prof. Dr. Işık, “Benim uçaktan çektiğim kalp biçimli bu nefis göl, Burdur Gölhisar Gölü’dür. Yanındaki Uylupınar’da antik Kibyra’nın erken yerleşimi vardır. Kibyra örenyerini mutlaka ziyaret edin, öğrencilerimiz orada müthiş bir kazı çalışması yapıyor” dedi.

Fotoğraf, sosyal medyada çok sayıda beğeni aldı.(www.gunhaber.com)

 

SALDİVLER PLAJI

‘Maldivler Plajı’na bayramda tatilci akını
‘TÜRKİYE’nin Maldivleri’ olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü’ndeki ‘Saldivler’ denilen plaj, ilgi odağı oluyor. ‘Saldivler Plajı’, bayramda tatilcilerin akınına uğradı.

Türkiye’nin derin tatlı su göllerinden biri olan ve Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü, Maldivler’i andıran beyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle ilgi görüyor.

Tatilciler, apart ya da otellerde kalmak yerine yanlarında getirdikleri çadırlarda kalmayı tercih etti. Bazı vatandaşlar gündüz göle girerken, bazıları göl kenarında çamur banyosu yaptı. Yüzme ve çamur banyosu dışında da bazı tatilciler görsel şölen sunan gölde fotoğraf çekerek bu anları ölümsüzleştirdi.(www.gunhaber.com)

Burdur Bakırcılar Arastasında, geçmişten kalan özel eşyalar mezat usulü satışa çıkarılıyor.

Koleksiyonerlerin büyük ilgi gösterdiği mezatta bir Osmanlı kılıcı açık arttırmayla 2 bin 200 liradan alıcı buldu.
Bakırcılar Arastasında perşembe akşamları düzenlenen mezatta, antika eserlerle birlikte çöpe atılmak üzere depoda bekleyen eski eşyalar koleksiyonerler tarafından satın alınıyor. Keyifli geçen mezatta, tarihi eser statüsü taşımayan birbirinden farklı eski ev ve süs eşyaları uygun fiyatlarla alıcılarını buluyor.
Antika ve eski eserler mezadında, radyolar, tablolar, telefonlar, çeşitli süs eşyaları, biblo ve heykeller, bakır işlemeli ürünler satılıyor. Eserin tarihi özellikleri, üzerindeki hasarı, kalitesi ve ilgisi, fiyatları değiştiren en önemli etkenler oluyor. Mezat görevlileri antika veya eski ürünü katılımcılara gösterirken belirlenen fiyatı açıklıyor. Ardından “Yok mu artıran?” sorusuyla mezat son alıcının vereceği fiyata kadar devam ediyor. Mezatta Osmanlı kılıcı açık artırmayla 2 bin 200 liraya, eski bakır yemek kabı ise açık artırmayla 500 liraya satıldı.
“Farklı illerden katılımcılar var” Mezatın düzenlendiği Han Kıraathane sahibi Orhan Sarıca “Burdur için güzel bir aktivite oluyor. İnsanlar evlerindeki eski eşyaları burada alıcı bulabiliyor. Çevre illerden de gelenler oluyor. İzmir, Kütahya, Isparta, Antalya ve Konya’dan da mezat satışlarına gelen vatandaşlarımız oluyor.
Bizlere bu desteği veren emniyetimize ve belediyemize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. İzmir’den mezat için gelen Eyüp Soylu, Konya, İzmir’deki mezatlara da katıldığını belirterek, gramofon ve fotoğraf makineleriyle ilgilendiğini söyledi. Mezat organizatörü Süleyman Gönenli, amaçlarının antika kültürünü yaşatmakla birlikte depolarda, evlerde çürümeye bırakılmış eski ev ve süs eşyalarını meraklılarıyla yeniden buluşturmak olduğunu kaydetti. Gönenli, satışa çıkarılan hiçbir eşyanın tarihi eser niteliğinde olmadığına vurgu yapt

)Kaynak;Haber32 )

Turizm profesyonelleri Isparta ve Burdur’u keşfetti

 

2584851

Burdur ve Isparta valilikleri öncülüğünde, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) işbirliğinde yeni bir tanıtım ve bilgilendirme programı hazırlandı.

Program kapsamında İzmir’den gelen 11 seyahat acentası Burdur ve Isparta’nın turizm potansiyelini yakından gördü.

Bölgenin turizm potansiyelini tanıtmak, sürdürülebilir turizm için önerilerin alınması amacıyla gerçekleştirilen programa İzmir’deki TÜRSAB üyesi 11 acenta sahibi ve yetkililerinden oluşan turizm profesyonelleri katıldı ve 3 günde Sagalassos ve Kibyra antik kentleri, lavanta tarlaları bulunan Isparta’nın Kuyucak Köyü ile Burdur’un Akçaköy’ü, dünyanın en temiz ve derin göllerinden Salda ve Eğirdir ile Burdur İnsuyu Mağarası gibi önemli turizm değerlerini yerinde gördü.

Turizmciler, Burdur ile Isparta’nın turizm potansiyeline hayran kaldıklarını, iki ilin özellikle lavanta ve gül gibi turizm ürünlerini markalaştırmasının önemine işaret etti. Acenteler, Burdur ve Isparta valilikleri öncülüğünde Kalkınma Ajansı ile bölgedeki turizm paydaşları işbirliğinde yol haritasının belirlenip, eğitim ve altyapı eksiklerinin giderilmesi için de çalışmalar yapılması önerisinde de bulundu.

Yerel turizm sektörü temsilcileri ile tanışan TÜRSAB üyesi acenteler, Sagalassos ile Kiybra ile diğer antik kentleri, Salda ve Eğirdir gölleri, lavanta ve gül gibi Burdur ve Isparta’nın potansiyele hayran kaldıklarını ifade edip, vizyon, markalaşma, kaliteli ve fiyat istikrarı olan ürünler gibi yapılması gerekenler ve altyapı eksikleri konularında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Konuk heyet üyeleri, gördükleri ve Burdur ile Isparta’nın turizm potansiyeli karşısında etkilendiklerini, hayran kaldıklarını ve tur programları hazırlayacaklarını belirtti.(www.isteisparta.com)

Editörün Notu;Turizm acenta temsilcililerinin gezdikleri yerlerde ne yazık ki yok …

‘Türkiye’nin Maldivleri’ 500 bin turist bekliyor

 Türkiye nin Maldivleri  500 bin turist bekliyor

 

TÜRKİYE’nin en derin tatlı su gölü ve Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren iki noktadan biri olarak kabul edilen Salda Gölü, Maldivler’i andıran beyaz kumulları ve turkuaz renkli suyuyla tatilini sakin geçirmek isteyenlerin akınına uğruyor. Bu yıl Salda Gölü’ne, 500 bin turist bekleniyor

Burdur’un Yeşilova ilçesinde, 44 kilometre yüz ölçümüne sahip Salda Gölü, ölçülebilen 185 metre derinlikle de Türkiye’nin en derin gölü konumunda yer alıyor. Yeşilova ilçe merkezi ile etrafında birçok köy yerleşiminin de olduğu Salda Gölü, özellikle adını da verdiği Salda köyünün bulunduğu mevkide, bembeyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak adlandırılıyor. Ancak Salda köylüleri, bu slogan yerine ‘Saldivler’ sloganını tercih ediyor.

Manzarasıyla ve ilginç jeolojik yapısıyla son yıllarda daha çok dikkat çeken Salda Gölü, aynı zamanda sakin tatil isteyen hem yerli hem yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. Göl, ilçe merkezine 5 kilometre ve denizden yüksekliği 1193 metre. İçeriğindeki magnezyum, soda ve kil dolayısıyla bazı cilt hastalıklarının tedavisinde yararlı sonuç veren, suyu sivilcelere iyi gelen göl, bu özellikleriyle de ilgi çekiyor.

500 BİN TURİST BEKLENİYOR

Yeşilova Belediyesi’nin ilçe merkezine 2 kilometre uzaklıktaki halk plajında, çadır ve ağaç evlerin yanı sıra karavan ve çadır kullananlar için de kamp alanları bulunuyor. Kuş gözlemleri, dalış ve bisiklet turları gibi imkanların da bulunduğu Salda Gölü’nde, geçen yıl 260 bini aşkın ziyaretçi ağırlandı. Okulların kapanması ve Ramazan Bayramı ile sezonun açıldığı göle, bu yıl yerli- yabancı 500 bin turist bekleniyor.

MARS KAYAÇ YAPISIYLA AYNI

Gölün jeolojik yapısıyla ilgili bilimsel araştırmalarda, Salda Gölü’nün kayaç oluşumları ve kumulları, Mars’ın kayaç oluşumlarıyla aynı olarak değerlendiriliyor. Salda Gölü, bu özelliğiyle dünyada Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren iki noktadan biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca gölde suların çekilmesiyle görülmeye başlanan beyaz 7 ada da dikkati çekiyor.(www.gunhaber.com)

 

670 dekarlık  Lavanta Deresi nde hasat başladı

Lisinia Doğa Projesi kapsamında Burdur Gölü’nün kurtarılması amacıyla hayata geçirilen Akçaköy’deki Lavanta Deresi’nde hasat, Vali Hasan Şıldak, Kaymakam Abdulhamit Karaca, Garnizon Komutanı Albay Hakan Tutucu, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, İl Jandarma Komutanı Albay Orhan Kılıç, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Genel Sekreteri Abdullah Madenci, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Oktay Darcan ile Lisinia Doğal Yaşam Merkezi’ndeki gönüllülerin katılımıyla başladı.

Lisinia Doğa Projesi sorumlusu ve proje yürütücüsü Öztürk Sarıca, 670 dekarlık alanda lavanta, kekik ve limon melisa üretimi yaptıklarını söyledi. Sarıca, “Bu yıl burası 3 yaşında. Salda Gölü’ne giden bütün turlar bu alana uğruyor. Ülkemizin bacasız fabrikası olan turizmin, ekoturizmin canlanması anlamında önemli olduğunu düşünüyoruz. Sadece buradaki lavantadan çıkarılan yağ ve lavantaların demet olarak satılması değil, balının yapılması, arasında küçükbaş hayvanların otlatılması, ekoturizm anlamında çok ciddi katkılar sağlaması bizim için çok önemli” dedi. Akçaköy’de toplam 2300 dekarlık alanda aromatik bitki yetiştiriciliği yapıldığını da anlatan Öztürk Sarıca, lavanta hasadının 2 ay süreceğini aktardı.

Vali Hasan Şıldak, lavanta üretim alanının Burdur’da yıldan yıla geliştiğini kaydederek, “Bilhassa Yeşilova ilçemizde insanlarımız bu üründen elde ettikleri gelirin farkına vardıkça üretim yaygınlaşıyor. Aynı anda hem hayvancılığın hem lavanta tarımının yapılabilmesi mümkün. Bu üretimin bölgede yaygınlaşmasını sağlamak için farkındalık oluşturmak ve çiftçilerimizi teşvik etmek için buradayız. Öztürk Bey’in faaliyetlerini desteklemekteyiz. Her türlü desteği vermeye hazırız” diye konuştu.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Oktay Darcan da şöyle dedi:

“Şu anda Türkiye’nin en büyük bahçesinde bulunmaktayız. İlimizde lavantanın kapalı bahçe anlamında üretim alanı 2500 dekarı geçmiş durumda. Bu 10 yıl önce buralarda olmayan bir faaliyetken, bölge insanına katlanarak ekonomik katma değer sunmaya devem ediyor.”

Daha sonra Vali Şıldak ve beraberindekilerle yerli ve yabancı gönüllüler lavanta hasadı yaptı.

(ww.gunhaber.com Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)