80’lik Mehmet Amca: ‘Göl Bizim Her Şeyimizdi, Elden Gitti, Cildimiz kurudu’

“Ekonomi-para öne sürülerek gölün korunması bu günde istenilmiyor ve engelleniyor”.

80 yılı aşkın süredir Eğirdir Gölü’nün kıyısında yaşamını sürdüren Mehmet Amca’nın gölle ilgili görüşlerini de aktaran Kesici, Mehmet Amca’nın “göl bizim herşeyimizdi” ifadelerini kullandığını belirterek yaşlı göl tutkunun ibretlik cümlelerini şöyle aktardı: “Büyüklerimiz bilir dedik. İyi şeyler olacak dediler. Gölden çok para kazanacaksınız dediler. Ak balığı (dişli-sudak) attılar göle. Önce yemedik,sonra alıştık. Dişli, böcek bollaştı. Gölde tekne kaynıyordu. Çok kısa sürdü bu bolluk, balık bitti. Gölde ot çoğaldı, su koktu. Balıklar yok oldu. Gölün otunu temizleyecek diye takoz (Çin ve İsrail sazanı) attılar. Takoz balık otu yiyeceğine, biçti. Gölde ot depreşti. Balık yerine ot çıkmakta ağlardan. Takoz da bizim çapak gibi değil, yenmiyor. Kavinneler varken sinek yoktu, yazın gözümüzü, camımızı açamıyoruz sinekten, kokudan.

SU BİZDEN UZAKLAŞTI cildimiz kurudu  …Bu balık; sizi ottan kurtaracak dediler, balık, otu azdırdı… Meyvanınzebzenin suyun dadı yok… Ne yaparız nereye gideriz. .Hocam… Suçun büyüğü bizde Sahiplenmedik, anlatan,-dinleyen olmadı ve goca gölü hiç bitmeyecek sandık..! İhanet ettik de…

Torunlara içimiz sızlayarak gölün çapaklarını, sırazlarını, kavinnelerini ve sandal sefalarımızı masal gibi anlatıyoruz. Peki ne oldu dediklerinde ise, gözüm yaşarıyor, boğazım düğümleniyor. Yutkunuyorum. Laf çok siyasilere de, hani göl hazinemizdi. Göl namusumuzdu, göz bebeğimizdi. Geçsinler bunları. Hazineyi, balıkları kim nasıl tüketti? Böyle hazine mi olur? Dilberim gölün öncesini bilmesek, yutturacaklar. Göle temiz demek için vicdan ister. Cüzdanı düşünenler yok etti gölü. Çok şeyleri kaybettik ve biz de seyrettik. Kimse kimseyi kandırmasın. Bizim suçumuz günahımız çok. Sahip çıkmadık göle. Birilerinin düzeltmesini bekledik, göl elden gitti.”… Ne diyeyim başka hocam….

 “Doğru bildiklerini hiç kimseden korkmadan, «başkaları ne der?» diye bir endişeye kapılmadan ortaya koyanlar, iyi insan oldukları halde, geneldeki çıkarcı insanlar tarafından hoş karşılanmaz, kimse böylelerinin yakınlarında olmasını istemez, öyle olunca da doğrular, belirli bir yerde barınamazlar.”

 “Deve kuşu misali başımızı kuma sokarak, sorunları görmezden gelirsek, önce nefsimize, sonra da neslimize yazık ederiz. Hastalığımızın teşhisi budur, ister tedavi olmak için gerekeni yapalım, isterseniz yok oluşu  bekleyelim, tercih  insanlara ait. Benim kötüm senin kötünden iyi mantığı hiçbir şeyi halletmez. “ Birliktelikle sorunları çözüme geçelim…

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Eğirdir/ ISPARTA Temsilcisi-DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: (www.egirisrses.com) Editör: Mürsel ERBEN

There are no comments yet.

Bir cevap yazın