NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

her rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuHer rüzgar savuracak bir toz bulur.
 Her hayal yaşanacak bir can bulur…
 Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
 Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…
 Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
 Ama basit bir sanatı unuttuk…
 İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
 Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
 Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
 ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
 Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
 Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
 hher rüzgar savuracak bir toz bulur ile ilgili görsel sonucuerkesin nazarında muhteremdir.
 Paylaşacak dostlarınız yoksa
 iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
 Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
 seni sevmeli,
 Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
 dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
 sana dayanmalı,

 dost dediğin fanatik olmalı,
 bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
 güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
 ve ağladığında seninle ağlamalı,
 ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
 Sevinci çarpmalı,
 Üzüntüyü bölmeli,
 Geçmişi çıkartmalı,
 Yarını toplamalı…
 Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı (metin ve reimler alıntıdır)

 

77 yaşındaki Ümmühan Nine’nin fendi hükümeti yendi

Yusuf yavuz

Evini hukuksuzca su altında bırakan baraj projesi için alınan acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na karşı dava açan 77 yaşındaki Ümmühan Uysal’ı haklı bulan Danıştay 6. Dairesi, acele kamulaştırma şartlarının gerçekleşmemiş olduğuna hükmederek hukuka aykırı bulunan işlemin yürütmesini durdurdu. Davalı idareler, Ümmühan Uysal’ın evinin tek bir iğne bile almadan sular altında bırakılmasıyla sonuçlanan acele kamulaştırma işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmesine karşın Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararında ‘itiraz yolunun kapalı’ olduğunun belirtilmesi dikkat çekti.

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünde inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi için 2012 yılında Bakanlar Kurulu tarafından ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı. Isparta ve Antalya sınırlarında toplam 6 köyü kapsayan acele kamulaştırma kararı, Enerji Piyasası’nı Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Mart 2013 te uygulamaya konulmuştu.

KAMULAŞTIRMA HUKUKU UYGULANMADAN EVİ SULARA GÖMÜLDÜ

Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK aleyhinde dava açan Ümmühan Uysal, hukuki prosedür uygulanmadan yürütülen acele kamulaştırma kararının iptalini talep etti. Ancak Uysal’ın açtığı dava sürerken HES şirketi hiç bir yargı kararı olmaksızın yaşlı kadından evini boşaltmasını istedi. Ümmühan Uysal ve yakınları ise yargının vereceği karar sonuçlanıncaya kadar evi boşaltmadı. Ancak yargı süreci devam ederken Mayıs 2016’da DSİ gözetiminde su tutma işlemine başlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinin suları tüm tepkilere rağmen Ümmühan Uysal’ın evini hukuksuz biçimde su altında bıraktı. 27 Kasım 2016 tarihinde hastaneye gitmek için evinden ayrılan Ümmühan Uysal’ın evi, tek bir iğnesini bile alamadan barajın sularına gömüldü.

DANIŞTAY ÜMMÜHAN NİNEYİ HAKLI BULARAK YÜRÜTMEYİ DURDURDU

Ümmühan Uysal’ın açtığı davayı gören Danıştay 6. Dairesi ise uzun bir yargı sürecinin ardından kararını açıkladı. Acele yargılama usulüne tabi olan ve 6 ay içinde sonuçlanması gereken davada, iki yıl sonra kararını veren Danıştay, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK’ya karşı dava açan Ümmühan Nineyi haklı bularak acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.(www.sondakika32.com)

ISPARTA’DA DOĞALLIĞINI KORUMAK İSTEYEN TEK KÖY;KESME

KESME BÖYLE KALMAK İSTİYOR İSTEMİYOR 

Kesme Köyü Eğitim Kültür ve Yardımlaşma derneği Kesme Köyümüzde ÇEVRE BİLİNCİ,ÇEVREYİ YEŞİLİ KORUMA TOPLANTISI yapıldı. Toplantıya çevre orman jeoloji  mühendisleri davet edilmiş  ve ayrıca çok sayıda köylü katıldı.

Dernek başka Gürdal toplantıyı dernek üyelerinin ve köylülerin talepleri doğrusunda tertiplerini iletmi ve Gürdal Kesme köyünün Sütçüler’de doğası tahrip edilmemiş tek köy olduğu dile getirmiş be köyün bu şekilde kalması için bu toplantıyı düzenlediklerini de söylemiş.

Katılımcılar temin edilen 500 civarında fidan dağıtımı da yaptıklarını sözlerine ilave etmiş.

Bu toplantı diğer köylerimize ve  dernek yöneticilerimize,idarecilerimize ve de halkımıza da İnşaallah örnek olur.

Yumurta kırıp, una buladılar… Görenler şok oldu!

Yumurta kırıp, una buladılar... Görenler şok oldu!

İZMİR’de görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi Bursa’nın İznik ilçesinde nişanlısı Zehranur Uğur ile dünya evine girdi. Damat Mustafa Ünal’a, düğün öncesi yapılan geleneksel şakalar ise ‘pes’ dedirtti.

İzmir’in Çeşme ilçesinde Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’nda görev yapan Uzman Çavuş Mustafa Ünal, memleketi İznik’te, Zehranur Uğur (22) ile dünya evine girdi. Düğün günü gelin alma merasimi öncesinde arkadaşlarının pes dedirten şakalarına maruz kalan 25 yaşındaki damat  Mustafa Ünal’ın kafasında yumurtalar kırılıp una bulandı, ağzına emzik verildi, ardından da koli bandı ile bağlandı. Daha sonra bir aracın üzerine çıkartılan damat Ünal, eşine ‘evlilik kuralları’nı okurken “Hafta sonları yemekleri yapıp bulaşıkları yıkayacağıma, maaşımın yarısını sana vereceğime, her tartışmamızda haklı olsam bile özür dileyeceğime, her iş çıkışı eve çiçekle geleceğime, akşamları evde çay kahve yapacağıma, senden sonra en çok seveceğim kadının da kızımız olacağına söz veriyorum” dedi. Damat bu şakaların ardından arkadaşları tarafından hamama götürüldü.

Damat Ünal’ın bu halini görenler şok oldular. Ancak damatlara yapılan bu şakaların bölgede  yüzyıllardır süren geleneksel şakalar olduğu belirtildi.(www.gunhaber.com)

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk Isparta’da müzikli konserli kan bağışı

AW514321_01

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) kan bağış tırı konuşlandıran Kızılay, SDÜ Kızılay Topluluğu ve Stratejik Düşünce Topluluğu ile işbirliği içerisinde kan bağışına dikkat çekmek adına müzikli konserli farkındalık etkinliği düzenledi.   
  SDÜ Doğu ve Batı Yerleşkelerinde konuşlanan bağış tırlarına ilgiyi artırmak adına harekete geçen yetkili ve öğrenciler, şarkı söyleyerek öğrencileri alana topladı. Alana toplanan öğrenciler, kan bağışı konusunda bilgilendirilerek, form doldurduktan sonra bağış için sıraya geçti. 
 
  “7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu” 
  Kan bağışı çalışmaları hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) bilgi veren SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, “Kızılay’ın ‘Hedef 25’ isimli projesi kapsamında 7 gündür üniversitedeyiz. Doğu ve Batı Kampüsünde kan bağışı alıyoruz. 7 günde 540 ünite kan bağışında bulunuldu. Aynı zamanda Şarkikaraağaç Meslek Yüksekokulunda da kök hücre ile ilgili bir çalışmamız var. Orada da 120 kişiden kök hücre bağışı alındı. Çalışmalarımız her zaman olduğu gibi devam ediyor, Kızılay ekiplerine kulüp olarak da destek veriyoruz. Bu konuda başta Rektörümüze, akademik personellerimize ve bağışçı olan öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” dedi. 
   
  “Kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük” 
  Bağışların üniversite öğrencileri tarafından gördüğü ilginin iyi denecek düzeyde olduğunu aktaran SDÜ Kızılay Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Merve Alkan, bağış sayısı ve farkındalığı artırmak adına müzikli çalışma yaptıklarını ifade etti. 
  Alkan yapılan çalışmaların eğlenceli ve farklı bir hale getirilmesinin bağışlara olumlu yansıdığını vurgulayarak, “Dikkat çekmek, insanları buraya çekebilmek ve kan bağışını biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için böyle bir şey düşündük. Müzik insanların dikkatini çeken bir şey sonuçta, biz de böyle bir şey yapma kararı aldık. İnsanlar form doldururken kendilerini biraz daha rahat hissediyorlar. Strese girmiyorlar ve daha iyi oluyor. İlgi görüyor, daha iyi oluyor. Çok iyi gidiyoruz, umarım sene boyunca da böyle olmaya devam eder. Bir ünite kan 3 kişiye can verir, kan verin hayat kurtarın” ifadelerini kullandı. 
  Kampusü içerisindeki bağışların bir süre daha devam edeceği belirtildi. (www.isteissparta.com)
 

 

Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk

AW516495-06

SDÜ öğrencilerinden ‘Keşif Isparta’ ile tarihe yolculuk 
– SDÜ öğrencileri, ‘Keşif Isparta’ ile 9. Cumhurbaşkanı Demirel’i yakından tanıdı
– Demirel’in adını taşıyan üniversitede okuyan öğrencilere İslamköy’de tarihe yolculuk   

 
 – Süleyman Demirel Üniversitesinin (SDÜ) ‘Keşif Isparta’ projesi kapsamında Atabey ve Eğirdir ilçelerini ücretsiz olarak gezme fırsatı yakalayan üniversite öğrencileri, İslamköy’e giderek okudukları üniversitenin adını aldığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i yakından tanıma fırsatı buldu. 
  Güller ve Göller Bölgesi Isparta’nın tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıtma gayesiyle, SDÜ tarafından hazırlanan ‘Keşif Isparta’ projesi devam ediyor. Proje kapsamında SDÜ öğrencileri, eğitim gördükleri şehrin tarihi, coğrafi ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı yakalıyor. 
AW516495-042018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci haftasında Keşif Isparta Projesi’nin 2. gezisi gerçekleştirildi. SDÜ Batı Yerleşkesi ve farklı noktalarda ikamet eden öğrenciler, toplanma noktalarında bir araya gelerek, sabah saatlerinde Atabey ilçesine gitti. SDÜ’lü kaşifler, Atabey’deki Ertokuş Medresesi’ni ziyaret ederek, buradaki tarihi değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Atabey merkezdeki gezi sonrasında ilçeye bağlı İslamköy’e giden öğrenciler, adı SDÜ ile ölümsüzleşen 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Külliye’sini ziyaret etti. 
   9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de Demirel Vakfı tarafından kurulan ve içerisinde 6 milyon 400 bin dolayında eşyanın bulunduğu Müze’yi gezen SDÜ’lüler, Müze Müdürü Osman Siviloğlu’ndan önemli bilgiler aldı. Müzenin kuruluş amacının yalnızca eşya sergilemek değil, Türkiye için önemli ve farklı anlamlar ifade ettiğine değinen Siviloğlu, kuruluş amacının demokrasi ve kalkınma olduğunu söyledi. 
  Tarihe ışık tutan müzeyi öğrencilere detaylı şekilde anlatan Siviloğlu, “Bu müze şunu söylüyor; ‘Türkiye 1950 başlarında nasıl bir ülkeydi?’ ve ‘1950 sonrası Türkiye nasıl gelişti nasıl değişti’ bütün cevapları burada yer alıyor” dedi. 
  Müze gezisinde, Külliye’nin Mimarı Tülin Tolon ile tanışma fırsatı da yakalayan öğrenciler, kuruluş aşamasındaki çalışmaları da birinci ağızdan dinleme şansı buldu. 
  Atabey gezisi sonrasında araçlarla Eğirdir ilçesine hareket eden öğrenciler, burada Eğirdir Can Ada ve Yeşil Ada’yı gezdikten sonra bir süre ilçede tanınan serbest zamanın tadını çıkardı. Öğrenciler ayrıca, Eğirdir ilçesindeki Eğirdir Gölü’nün eşsiz güzelliğini de keşfetti. (www.ispartahaber.com.tr)
 

“Bu kıyım durdurulsun”

Yusuf Yavuz yazdı

Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından biri olan Isparta Tota ormanlarındaki ağaç kesimi yöre köylülerinin tepkisini çekti. Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanlarındaki ağaç kesiminin yaklaşık bir aydır devam ettiğini söyleyen Belence Köylülerinden Soner Gürcan, damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu dile getirdi. Aynı köyden Mustafa Ay ise ormanda adeta ağaç katliamı yapıldığını öne sürerek, “Yetkililer bir an önce buraya gelip yapılan ağaç katliamını görsün. Bizler yerinde gösterelim. Bu kıyım durdurulsun” diye konuştu. Köylülerin iddialarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri ise ağaçların ‘bakım’ amacıyla kesildiğini belirterek bu çalışmanın orman dokusunun daha sağlıklı olması için gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde bulunan Tota ormanları Türkiye’nin en önemli karaçam topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor. Anıt karaçamların da bulunduğu bölgede iki yıl önce ağaç kesimleri başladı. Bir süre ara verilen kesim çalışmaları geçtiğimiz ay yeniden başladı. Kimileri dozerlerle köklerinden sökülen kimisi de kesilen ağaçları gören köylülerden Mustafa Ay, 6 Eylül tarihinde Isparta Orman Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak yapılan ağaç katliamı hakkında bilgi talebinde bulunduklarını ancak kendilerine hiç bir yanıtın verilmediğini söyledi.

KÖYLÜLER SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Ağaç kıyımına tepki gösteren köylülerden Soner Gürcan ise günlerdir süren kesim ve söküm işlemlerinde damgasız ağaçların da kesildiğini öne sürerek konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Gürcan, ağaç kesimi yapılan bölgede inceleme yapılmasını ve hatalı uygulamaların tespit edilmesini talep ettiklerini dile getirdi.(www.odatv.com)

“Atalarımızdan ders almadık onlar yaşadıkları ORTA ASYA’DAN KURAKLIK NEDENİYLE Geldiler”

80’lik Mehmet Amca: ‘Göl Bizim Her Şeyimizdi, Elden Gitti, Cildimiz kurudu’

“Ekonomi-para öne sürülerek gölün korunması bu günde istenilmiyor ve engelleniyor”.

80 yılı aşkın süredir Eğirdir Gölü’nün kıyısında yaşamını sürdüren Mehmet Amca’nın gölle ilgili görüşlerini de aktaran Kesici, Mehmet Amca’nın “göl bizim herşeyimizdi” ifadelerini kullandığını belirterek yaşlı göl tutkunun ibretlik cümlelerini şöyle aktardı: “Büyüklerimiz bilir dedik. İyi şeyler olacak dediler. Gölden çok para kazanacaksınız dediler. Ak balığı (dişli-sudak) attılar göle. Önce yemedik,sonra alıştık. Dişli, böcek bollaştı. Gölde tekne kaynıyordu. Çok kısa sürdü bu bolluk, balık bitti. Gölde ot çoğaldı, su koktu. Balıklar yok oldu. Gölün otunu temizleyecek diye takoz (Çin ve İsrail sazanı) attılar. Takoz balık otu yiyeceğine, biçti. Gölde ot depreşti. Balık yerine ot çıkmakta ağlardan. Takoz da bizim çapak gibi değil, yenmiyor. Kavinneler varken sinek yoktu, yazın gözümüzü, camımızı açamıyoruz sinekten, kokudan.

SU BİZDEN UZAKLAŞTI cildimiz kurudu  …Bu balık; sizi ottan kurtaracak dediler, balık, otu azdırdı… Meyvanınzebzenin suyun dadı yok… Ne yaparız nereye gideriz. .Hocam… Suçun büyüğü bizde Sahiplenmedik, anlatan,-dinleyen olmadı ve goca gölü hiç bitmeyecek sandık..! İhanet ettik de…

Torunlara içimiz sızlayarak gölün çapaklarını, sırazlarını, kavinnelerini ve sandal sefalarımızı masal gibi anlatıyoruz. Peki ne oldu dediklerinde ise, gözüm yaşarıyor, boğazım düğümleniyor. Yutkunuyorum. Laf çok siyasilere de, hani göl hazinemizdi. Göl namusumuzdu, göz bebeğimizdi. Geçsinler bunları. Hazineyi, balıkları kim nasıl tüketti? Böyle hazine mi olur? Dilberim gölün öncesini bilmesek, yutturacaklar. Göle temiz demek için vicdan ister. Cüzdanı düşünenler yok etti gölü. Çok şeyleri kaybettik ve biz de seyrettik. Kimse kimseyi kandırmasın. Bizim suçumuz günahımız çok. Sahip çıkmadık göle. Birilerinin düzeltmesini bekledik, göl elden gitti.”… Ne diyeyim başka hocam….

 “Doğru bildiklerini hiç kimseden korkmadan, «başkaları ne der?» diye bir endişeye kapılmadan ortaya koyanlar, iyi insan oldukları halde, geneldeki çıkarcı insanlar tarafından hoş karşılanmaz, kimse böylelerinin yakınlarında olmasını istemez, öyle olunca da doğrular, belirli bir yerde barınamazlar.”

 “Deve kuşu misali başımızı kuma sokarak, sorunları görmezden gelirsek, önce nefsimize, sonra da neslimize yazık ederiz. Hastalığımızın teşhisi budur, ister tedavi olmak için gerekeni yapalım, isterseniz yok oluşu  bekleyelim, tercih  insanlara ait. Benim kötüm senin kötünden iyi mantığı hiçbir şeyi halletmez. “ Birliktelikle sorunları çözüme geçelim…

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ TTKD Eğirdir/ ISPARTA Temsilcisi-DOSDER Bilim Danışmanı 

Kaynak: (www.egirisrses.com) Editör: Mürsel ERBEN

BANKA MÜDÜRÜ İNTİHAR ETMİŞTİ MAĞDUR 1.2 MİLYON PARASININ ÖDENMESİNİ İSTİYOR

Isparta’da 2016 yılında bir bankanın şube müdürü olarak görev yaparken Isparta-Burdur dağ yolunda ormanlık alanda başından vurulmuş halde ölü bulunan A.U’nun bazı müşterilerin hesaplarından zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Yaklaşık 30 müşterinin hesaplarından para aktarıldığı tespit edilirken, bir müşterinin ise tam 1 milyon 80 Bin doları kayıplara karıştı.

Isparta’da özel bir bankanın müdürü olarak görev yaparken 2016 yılı Ekim ayında başından vurulmuş halde ormanlık alanda ölü bulunan A.U’nun çalıştığı bankadaki müşterilerin hesaplarından başka hesaplara para aktardığı iddia edildi. Yaklaşık 30 banka müşterisinin mağdur olarak bankaya başvurduğu öğrenilirken, en büyük mağduriyeti ise Burdurlu 69 yaşındaki Ahmet Çelik yaşadı. Ahmet Çelik’in 1 Milyon 80 Bin doları çeşitli hesaplara geçirildi. Ahmet Çelik, 2 senedir parasının geri ödenmediğini belirterek, “Kanuni ve resmi paramı banka halen daha vermiyor. Mağduriyetim giderilmiyor’ dedi.
(Haber32 – )

13 EKİM ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 95. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN.

13 Ekim 1923 tarihinde uzun görüşme ve tartışmalardan sonra çok büyük bir çoğunlukla kabul edilen kanun maddesi şudur: «Türkiye Devleti’nin başkenti Ankara şehridir.”

Prof. Dr. Cihan Dura ise bu kanun tasarısının detaylarını şöyle aktarıyor:

“Dışişleri Bakanı İsmet Paşa, 9 Ekim 1923’de Meclis’e tek maddelik bir kanun tasarısı teklif etti. Tasarı 13 Ekim 1923 tarihinde, uzun görüşme ve tartışmalardan sonra büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Kabul edilen kanun maddesi şudur: “Türkiye Devleti’’nin başkenti Ankara şehridir.”

(Fotoğraflar Atatürk’ümüzün Ankara’ya geldiğinde efelerin Ankara havaları eşliğinde oynayarak karşılanışını temsil eden heykellerin bulunduğu yer olan  Dikmen sırtlarında karlı bir havada tarafımızdan çekilmiştir. )

ÇOCUKLUĞUMUZ 

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]

 

Bağırıp sattığı ürünleri etrafa saçtı, görenler şaşkınlıkla izledi

ADANA'DA OSMAN ASLAN KENDISINI DOLANDIRDIĞINI IDDIA ETTIGI KISIYI PROTOSTE ETMEK ICIN, KAMYONETININ UZERINE CIKIP SATTIGI URUNLERI ETRAFA SACTI FOTO:CAGLAR OZTURK/ADANA,(DHA)

ADANA’da Osman Aslan (54), kendisini dolandırdığını iddia ettiği kişiyi protesto etmek için, kamyonetinin üzerine çıkarak satın aldığı zeytin, salça ve sirkeleri etrafa saçarak, bağırdı. Tren garında Aslan’ı görenler şaşkınlık içinde olan biteni izledi. 

İddiaya göre, peynir ve zeytinyağı satışı yaparak geçimini sağlayan 3 çocuk babası Osman Aslan, arkadaşı M.K.’ye 13 bin liralık zeytinyağı sattı. Aradan geçen süre içerisinde parasını alamayan Aslan, kredi kartlarını da ödeyemeyince mağdur oldu. 

Bir yıldan beri parasını alamadığını iddia eden Aslan, kamyonetinin üzerine M.K.’nin kimlik fotoğrafıyla birlikte ‘Bu şahıs beni dolandırdı’ yazılı pankart astı ve eline aldığı hoparlör ile yaşadıklarını anlattı. Aslan, M.K.’nin oturduğu sokakta da aylarca dolaşıp dolandırıldığını anlattığını ifade etti.

SATTIĞI ÜRÜNLERİ ETRAFA SAÇTI

Olayın ardından hala parasını alamadığını iddia eden Aslan, Tren İstasyonu önüne geldi. Pazarcılık yaparak geçimini sağladığını belirten Aslan, kamyonetinin üzerine çıkıp sattığı zeytin, salça ve sirkeleri etrafa saçıp hoparlörle bağırdı. Bu sırada, tren yolcuları eylem yapan Aslan’ı görünce cep telefonlarıyla görüntü ve fotoğraf çekti. Eylemin ardından yorgun düşen Aslan ise, ağaç gölgesine giderek oturdu. Olay yerine gelen polis ekipleri, Aslan’ı karakola götürdü. Ayrıca Aslan’a ‘Çevreyi kirletmek, çevreyi rahatsız etme’ suçlarından para cezası kesildi.

Belediye görevlileri ise, kirlenen yolu temizledi.(www.gungaber.com)

Erdoğan: Isparta’da 100 kilo altın 5 milyon dolar bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Isparta’da düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan konuşmasında, devam eden FETÖ operasyonlarına yönelik çarpıcı bir ayrıntı paylaştı. Isparta’da yürütülen bir FETÖ soruşturmasıyla ilgili Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ISPARTA’DA 100 KİLO ALTIN BULUNDU “Isparta’da 100 kilo altın bulundu. 5 milyon dolar para bulundu. Burada, bu işi yürüten onların imamları tarafından. Bunların ne olduğunu anlayın. Bunlar FETÖ’nün imamlarından çıktı.

(Haber32 –kısaltılmıştır Fotoğraf alıntıdır)

Isparta’nın ‘Millet Kıraathanesi’ Açılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda Isparta Halil Hamit Paşa Halk Kütüphanesi Millet Kıraathanesi olarak hizmet vermeye başlayacak.

Isparta Halil Hamit Paşa İl Halk Kütüphanesi, dünden itibaren ‘Millet Kıraathanesi’ olarak hizmet vermeye başladı. Ancak, resmi açılış bir hafta içinde gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hizmet binası içindeki Halil Hamit Paşa İl Halk Kütüphanesi de konsepte uygun hizmet vermeye başladı. Pazartesi günü resmi açılışı yapılması planlanan Millet Kıraathanesi’ne ders çalışmaya gelen öğrencilere çay ve poğaça ikramı da resmi açılışın ardından gerçekleştirilecek. (www.ajans32.com)

ESKİŞEHİR CAM VE MOZAİK MÜZESİ

Eşkisehir görülmesi gereken şehirlerimizin başında geliyor. Porsuk nehrinin şehre nasıl bir güzellik verdiğini görmek gerek. Tabii bu güzelliklerin mimarı belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’i de kutlamak gerek. Orada gezilecek pek çok yer var. Bunlardan bir tanesi de

CAM ve MOZAİK MÜZESİ.

Süleyman Demirel Üniversitesi 13 Milyon TL Zarar Etti

Sayıştay raporunda, Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Hastanesi’nin, 2017 yılında 13 milyon 633 bin lira zarar ettiği kaydedildi. Raporda, “Bu mali yapıyla hastanenin sağlık hizmeti sunmaya uzun süre devam etmesi olanaksızdır” denildi.

UZUN SÜRE DEVAM ETMESİ OLANAKSIZ’

Sayıştay raporunun sonuç bölümünde ise şunlar kaydedildi:

“Sonuç olarak kamu idaresi cevabında, SDÜ Hastanesi’nin mali yapısının bozulmasında üniversite dışındaki faktörlerin, gelir ve gider kaynaklı nedenlerin de etkili olduğunu beyan etmiştir. Üniversite hastanesinin mali yapısının bozulmasıyla ilgili beyan edilen hususlar yerinde ve geçerlidir. Ancak bu mali yapıyla hastanenin sağlık hizmeti sunmaya uzun süre devam etmesi olanaksızdır. Ayrıca Tıp Fakültesi Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi dışında Eğitim Fakültesi, Ziraat Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Çiftliği, Spor Bilimleri Araştırma Uygulama Merkezi ile Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi de 2017 yılında zarar etmiştir. Üniversite Döner Sermaye İşletme Birimlerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gelir gider dengesi gözetilmelidir.” (www.haber32.com)

ÇANDIRLI FISTIK ÜRETİCİLERİ ‘’YERLİ MALI KULLANIN ‘’ DEDİ

Sütçüler ilçesi Çandır Köyü fıstık üreticileri yerli malı kullanımına dikkat çekmek üzere aldıkları ortak kararla, ilçede bulunan tüm okullara fıstık dağıtımı gerçekleştirdi.

Sütçüler ilçesi Çandır Köyü fıstık üreticileri yerli malı kullanımına dikkat çekmek üzere aldıkları ortak kararla, ilçede bulunan tüm okullara fıstık dağıtımı gerçekleştirdi.

Gerçekleşen çalışmada 80 gr’lık fıstık paketlerini öğrencilere dağıtan üreticiler, yerli malı kullanımının önemine işaret etti. Daha önce de Afrin’e yardım ve destek amacıyla benzer bir çalışma gerçekleştirdiklerini ifade eden Çandır köylü fıstık üreticileri, bu kez de ülke geleceğinin teminatı öğrenciler için birleştiklerini ve yerli malı üretiminin de, tüketiminin de ülkemiz için çok önemli olduğuna dikkat çekmek istediklerini belirttiler.

Fıstık üreticilerinin birlik ve beraberlik içeren bu örnek çalışması hakkında kısa bir açıklamada bulunan Çandır köylü fıstık üreticisi Süleyman Akıntürk,’’Bugünün küçükleri, yarının büyükleri olan çocuklarımızı yerli malı kullanımına teşvik amacıyla Çandır Köyü üreticileri olarak, Sütçüler ilçe merkezi ve köylerindeki tüm okullarımıza orijinal paketlenmiş 80’er gr. yer fıstığı dağıtıyoruz. Dün Afrin’e yardım için birleşen ve Suriye’deki kahramanlarımıza 12.600 adet 80 gr. Yer fıstığı gönderen köylülerimiz bugün de, öğrencilerimizin yerli malı kullanmasına teşvik için birleşti’’ dedi. /Elif AKGÜL
(Haber32)

Karayollarının Hedefi 18 Km. Duble Yol

Karayolları 13. Bölge Müdürü Arif Çobanoğlu, Dereboğazı Duble Yol çalışmalarının gerek Antalya tarafından gerekse Isparta tarafından devam ettiğini belirterek; “Bu yıl Isparta sınırları içinde 18 kilometrelik bölünmüş yolu bitirmeyi hedefliyoruz” dedi. 

DEREBOĞAZI YOLU YAPIMI DEVAM EDİYOR”

Isparta – Antalya Dereboğazı yolu projesinde; Isparta’dan 18 km’lik Ağlasun ayrımına kadar ki yol tamamlandı ve hizmet vermeye başladı. Geçen yıl da Ağlasun’a kadar olan kısmı sıcak karışım olarak tamamlamıştık. Bu proje yaklaşık 3 milyonluk ve içerisinde 20 km. tünel olan bir proje. Proje, bu yılın yatırım programına alınmıştı. Önümüzdeki aşamalarda Bakanlığımızın bize verdiği programla takip edeceğiz. Isparta için önemli bir konu. Çalışmalar Antalya’dan da devam ediyor. İhale programına teklif ettik. Belli süreçte ihalesi mutlaka yapılacaktır. (www.ajans32.com)

 

Sosyal Kooperatifçilik Treni Isparta’da

Ticaret Bakanlığı’nın Sosyal Kooperatifçilik Treni dün Isparta’ya geldi. Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu; “Tren projemiz, engelliler, yaşlılar, göçmenler, eski hükümlüler gibi dezavantajlı grupların çalışma hayatına yeniden kazandırılması açıdan önemli” dedi.

Ticaret Bakanlığı tarafından sosyal kooperatif modeline yönelik farkındalığın arttırılması amacıyla oluşturulan ve 1 Ekim’de Ankara’dan hareket ederek 11 ili ziyaret edecek olan Sosyal Kooperatifler Eğitim ve Tanıtım Treni, dün saat 09.25’te Isparta’ya geldi.

EYMENOĞLU; “ISPARTA’DA SON
DERECE SICAK KARŞILANDIK”
Törende bir konuşma yapan Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu, sosyal girişim modeli olan kooperatifçiliği ülke geneline yaymaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi; “Bakanlığımız tarafından sosyal kooperatif modeline yönelik farkındalığın artırılması amacıyla Kooperatifçilik Genel Müdürlüğümüz ve TCDD işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıktık. Eskişehir, Kütahya, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın ve Denizli’nin ardından bugün de Isparta’ya geldik. Sosyal Kooperatifler Eğitim ve Tanıtım Treni projesi kapsamında ülke genelinde tura çıktık. Bu kapsamda 11 ili ziyaret edeceğiz. Biraz önce de söylediğim gibi bu doğrultuda bugün de Isparta’dayız. Siz değerli yöneticilere ve Ispartalılara bizleri böylesine sıcak karşıladığınız için teşekkür ediyorum.(www.ajans3.com)

Şehir Hastanesi’nde Vur Patlasın Çal Oynasın

Dünya Palyatif Haftası etkinlikleri kapsamında Isparta Şehir Hastanesi Palyatif Servisi’nde tedavi gören hastalar, yakınları ve çalışan personelin moral ve motivasyonlarının artırılması adına, ‘Palyatif Fest’ adı altında tiyatro, halk oyunları gösterileri ve bir dizi eğlence programı düzenlendi.

Isparta Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ve öğretmenlerinin de destek verdiği, ‘Sağlıklı Yaşam’ adı altında yapılan etkinlikte, hastalar, yakınları ve servis çalışanları gönüllerince eğlendi. Eğlence etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu.

Festival havasında gerçekleştirilen programa Isparta İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Zafer Dirik, Başhekim Uzm. Dr. Ferudun Ruşen Keskin, hastane yönetimi, palyatif servisinde yatan hastalar ile yakınları, hastane personeli ve çok sayıda davetli katıldı. (www.ajans32.com)

HEMŞEHRİLERİMİZ KARAYOLLARI PARKI’NDA PİKNİK’TE

Bu fotoğraf Ankara-Eskişehir yolunun 33 km.sinde bulunan ve yıllarca piknik alanı olarak kullanılan sık sık hemşehrilerimizce de kullanılan ve ne yazık ki yıllar önce kapatılan Karayolları Parkı’nda  tahminen 1960’lı yılarda tarafımızca çekilmiştir.

Oturanlar soldan sağa ilk sıra Hanife Altıntaş (kucağında oğlu Mustafa) yanındaki Alime Bilgiç ( kucağındaki Ömer ) yanındaki kız çocuğu Serpil Şentürk, Lütfiye Altıntaş,Melahat Ergüven ve Fatma Altıntaş.

2.sıra ? (İshak Aldemir eşi),Feriha Şentürk,Sevim Şentürk,Saime Doğankaya(kucağında Muammer),Zeynep Doğankaya,Ümmühan doğankaya,Sıdıka Doğankaya (kuacağında Selma),sol arkadaki Fatma Doğankaya (kucağında Bekir)

Ayakta dikilenler;Esma Doğankaya,Fatoş Bilgiç,Adnan Doğankaya,Gülsüm Doğankaya ve İbrahim Doğankaya.

Vefat edenlere Allah’tan rahmet hayattakilere de sağlıklı bir yaşam diliyoruz.

 

İlber Ortaylı o fotoğrafı anlattı: “Oradaydım”

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan Prof. İlber Ortaylı, Erdoğan’ın İsmet İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “Elindeki bayrak Türk bayrağı değil, Amerika” sözlerini değerlendirdi…

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan Prof. İlber Ortaylı, Erdoğan’ın İsmet İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “Elindeki bayrak Türk bayrağı değil, Amerika” sözlerine değinerek, “Ankara protokolünde karşılama iki bayrakla yapılır. Bayrak tutmak İnönü’yü Amerikancı yapmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hafta sonu AKP Kızılcahamam kampında yaptığı konuşma, gündemi değiştirdi. Kampın kapanışında konuşan Erdoğan, İsmet İnönü’nün ABD bayrağı ile olan fotoğrafını göstererek CHP’yi eleştirdi.

“İlk IMF anlaşmasının altında darbe yönetiminin başı Cemal Gürsel’in, onu takip eden 4 anlaşmanın altında da devrin CHP Genel Başkanı İnönü’nün imzası vardır” diyen Erdoğan, İnönü’nün fotoğrafını göstererek, “İşte görüyorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin Türk bayrağı değil. Elindeki bayrak Amerika. Bu da İnönü. Bunların geçmişi hep böyle” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın İnönü fotoğrafını göstermesinin ardından başlayan bayrak tartışmasında, başta İnönü’nün torunu eski CHP Milletvekili Gülsün Bilgehan olmak üzere çok sayıda CHP’liden yanıt geldi ve İnönü’nün Türk ve Amerikan bayraklarını birlikte tuttuğu fotoğraflar gösterildi.

RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan tarihçi Prof. İlber Ortaylı, Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıyla başlayan bayrak tartışmasını yorumladı.

“O GÜN ORADAYDIM”

Fotoğrafın dönemin ABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson’ın Türkiye’ye ziyaretinde çekildiği ifade eden Ortaylı, “Ben o gün oradaydım. Fotoğraftaki İş Bankası’dır. Ankara Ulus’tadır. Ben çok iyi hatırlıyorum Kennedy’nin yardımcısı Johnson’ın Ankara ziyaretiydi. 63 Kasımıydı. İsmet Paşa Başbakan’dı ve o yüzden o karşıladı. Orada büyük bir kalabalık vardı” dedi.

“ANKARA PROTOKOLÜNDE KARŞILAMA 2 BAYRAKLA YAPILIR”

“Ankara misafir ağırlamaktan çok hoşlanıyordu. Johnson’dan önce Eisenhower gelmişti. Caddeler yıkılmıştı. Johnson geldiğinde oradaydım. Kalabalık daha çok İsmet Paşa’yı alkışlıyordu. Tabii ki elinde bayrak vardı herkesin olduğu gibi. Bu birinci resimde iyi görünmüyor ikincisinde kaldırmış. Ankara protokolünde karşılama 2 bayrakla yapılır” diyen Ortaylı, şunları da söyledi:

“İnönü gereken bayrağı tutar boşverin onu tartışmayalım. Bu kimseyi Amerikancı yapmaz. Biz de çok bayrak tuttuk ama bu beni de Amerikancı yapmadı.”

Ortaylı, sözlerini şöyle noktaladı:

“İnönü niye Amerikancı olsun. İnönü hiçbir şeyci değildi. Neci olmak lazımsa ocu olmuş bir adamdır. Ne Almancı oldu ne Rusçu oldu. Paşanın bütün unsurlara karşı da şüphesi vardır.”

Odatv.com

Ucuz ekmek kuyruğu

KAYSERİ’de Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen 200 gramlık Kent Ekmek 60 kuruştan satılıyor. Ekmek satış büfelerinin önünde özellikle sabahları uzun kuyruklar oluşuyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli yatırımlarından bir tanesinin de Kent Ekmek Üretim Tesisleri olduğunu ifade eden Başkan Çelik, fiyatı dengede, kaliteyi üst seviyede tutma hedefiyle yola çıktıklarını, her gün 15 çeşit 160 bin adet  ekmek ürettiklerini belirtti. Çelik, “Kayserili hemşehrilerimize son derece sağlıklı 200 gram ekmeği  60 kuruştan satmaya devam edecegiz” dedi.

Kent Ekmek’in fiyatında yaptıkları düzenleme hakkında da açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkan Mustafa Çelik, “Ekmeğin fiyatını 60 kuruşa çektik. Fiyatı dengede, kaliteyi üst seviyede tutmak tek amacımız. Fırını açtığımız gün ekmek gramajımız 250 gramdı ve fiyatımızı 75 kuruş olarak açıklamıştık. Geçtiğimiz günlerde hükümetimizin aldığı kararla ekmek israfını önlemek için, ekmek gramajının düşürülmesi konusunda bir yönetmelik yayımlandı. Dolayısıyla ekmek 200 grama kadar yapılabilir hale geldi. Biz de ekmek israfı için alınan bu yönetmelik kararıyla ekmeğimizi 200 grama indirdik ve fiyatı da 60 kuruşa çektik” diye konuştu.(www.gunhaber.com)

Antalya’da trafikte görenler şaşkına döndü!

Antalya da trafikte görenler şaşkına döndü!

ANTALYA’da motosikletin arka koltuğunda oturan bir kadının kask yerine başına kova geçirmesi, görenleri şaşırttı.

Muratpaşa ilçesi Doğuyaka Mahallesi’ndeki Termessos Bulvarı ile Aşık Veysel Caddesi’nin kesişiminde bulunan trafik ışıklarında 07 FTH 14 plakalı motosikleti görenler gözlerine inanamadı. Seyir halindeki motosikletin arka koltuğunda oturan kadın yolcu, kask yerine başına kova geçirerek yola devam etti. Olay Mobese kameraları altında yaşanırken, çevredekiler cep telefonlarıyla bu anın fotoğraflarını çekti.
Aracıyla trafik ışıklarında beklerken olaya şahit olan Can Yücel Çetin, “Böyle bir görüntüyü ilk defa gördüm. Nahoş bir durum ancak gülmekten kendimizi alamadık” dedi.

(www.gunhaber.com)Semih ERSÖZLER/ANTALYA, (DHA) 

EĞİRİDİR’DE VİCDANSIZLIK

Kanala Kimyasal Attılar!…Balıklar Böyle Öldü!…
Bu görüntüler bugün sabah saatlerinde çekildi. Eğirdir Gölünü Kovada Gölüne bağlayan ve Boğazova’dan Kovada Gölüne dökülen Kovada kanalı Orman Fidanlık Köprüsü yakınından iddiaya göre  kanala kimliği belirsiz kişilerce balçık gibi bir madde döküldü. Kimyasal ve zehirli olduğu söylenen madde kısa sürede kanalda bulunan balıkları böyle katletti. Görüntüler ‘Böyle Vicdansızlık Olurmu?’ dedirten cinsten. Bu görüntülerden sonra kanala suyun verilmesi ile ölü balıklar ve zehirler Kovada Gölüne doğru ilerledi. Elma bahçelerinin ve insanların yoğun olduğu bu bölgede insanların ve canlıların sağlığını tehdit eden bu olaydan sonra halkımız yetkilileri acilen göreve davet ediyor. Kemal ERBEN – EĞİRDİR
Kaynak: Editör: Mürsel ERBEN

DOĞDUĞUMUZ TOPRAKLARDA DOYABİLİYORUZ  

 Elma hasadının yaşandığı ve kutsal elmanın yetiştiği söylenen Büyükkabaca ‘da hafta sonu yöre tanıtım filmi çekildi.

Büyükkabaca ilin en büyük beldesi ve nüfus olarak beş ilçesinden büyük bir yerleşim birimi. Yerleşim alanı olarak Isparta’nın 11. büyük yerleşim alanı,

Akdeniz Bölgesi’nin boğucu nemli sıcağı Toroslar’dan dolayı bu bölgeye gelmiyor. İlerimizdeki Afyon’un vurucu, dondurucu soğukları da bölgeye gelmiyor. Tam bir çukurda, doğal bir iklim yapısı olarak meyvecilik için ideal bir bölge. Bölgemizde aşağı yukarı 25 bin ton elma,12 bin tona yakın da kayısı üretiliyor. Resmi kayıtlara göre de 1500 tona yakın kiraz üretiyoruz. Üzümümüz çok sınırlı bölgede ama yine bölgenin en büyük pancar üreticisiyiz.’’

! ’KUTSAL KİTAPLARDA CENNET DİYE TABİR EDİLEN YERE BİRAZ BENZİYOR’’

Hoyran Gölü karşısında yamaçlarda yer alan elma bahçelerinin gezildiği sırada ‘’Dağdan bağ yaptık’’ larını belirten Başkan Temurçin: ‘’Burada üretimde 18 çeşit elma var.Ağustos’un 10’unda başlıyoruz erkenci türlerle ve Aralık’ın başına kadar hasat devam ediyor.En son pink lady ve granny smith ile bitiriyoruz.Elmanın şimdi Ekim ayı ortasında hasat edilebilen florina dediğimiz türünün hasadı gerçekleşmekte.Yeni depolama teknolojisi smart ‘la elmanın en az 12 ay stoklama ömrü var’’yöre üretimine ilişkin açıklamasının ardından,ilgi çeken ‘’Kutsal elma ‘’ dayanağını ise şu anlatımla ifade etti: ‘’Hoyran Gölü’nün Kuzeybatı kısmındayız.Burada Allah vergisi doğal klimatolojik etkide mikro klima etkisi ile yetişen kutsal Büyükkabaca elmasını görüyorsunuz.Büyükkabaca elmasının en önemli özelliği farklı bir kabuk kalınlığı ve farklı bir aroması var.Bu aromanın özelliği gölden kaynaklı yarım derecelik nem.O yarım derecelik nem,bütün meyvelere farklı bir kabuk kalınlığı ve aroma veriyor.Ayrıca o yarım derecelik nem erken ve geç bahar donlarının çiçekleri yakmasını engelleyerek, meyve havzası yapıyor ve mikro klima etkisiyle bölgeyi meyve cenneti haline getiriyor.(Haber32 – )

 Elma hasadının yaşandığı ve kutsal elmanın yetiştiği söylenen Büyükkabaca ‘da hafta sonu yöre tanıtım filmi çekildi.

Büyükkabaca ilin en büyük beldesi ve nüfus olarak beş ilçesinden büyük bir yerleşim birimi. Yerleşim alanı olarak Isparta’nın 11. büyük yerleşim alanı,

Akdeniz Bölgesi’nin boğucu nemli sıcağı Toroslar’dan dolayı bu bölgeye gelmiyor. İlerimizdeki Afyon’un vurucu, dondurucu soğukları da bölgeye gelmiyor. Tam bir çukurda, doğal bir iklim yapısı olarak meyvecilik için ideal bir bölge. Bölgemizde aşağı yukarı 25 bin ton elma,12 bin tona yakın da kayısı üretiliyor. Resmi kayıtlara göre de 1500 tona yakın kiraz üretiyoruz. Üzümümüz çok sınırlı bölgede ama yine bölgenin en büyük pancar üreticisiyiz.’’

! ’KUTSAL KİTAPLARDA CENNET DİYE TABİR EDİLEN YERE BİRAZ BENZİYOR’’

Hoyran Gölü karşısında yamaçlarda yer alan elma bahçelerinin gezildiği sırada ‘’Dağdan bağ yaptık’’ larını belirten Başkan Temurçin: ‘’Burada üretimde 18 çeşit elma var.Ağustos’un 10’unda başlıyoruz erkenci türlerle ve Aralık’ın başına kadar hasat devam ediyor.En son pink lady ve granny smith ile bitiriyoruz.Elmanın şimdi Ekim ayı ortasında hasat edilebilen florina dediğimiz türünün hasadı gerçekleşmekte.Yeni depolama teknolojisi smart ‘la elmanın en az 12 ay stoklama ömrü var’’yöre üretimine ilişkin açıklamasının ardından,ilgi çeken ‘’Kutsal elma ‘’ dayanağını ise şu anlatımla ifade etti: ‘’Hoyran Gölü’nün Kuzeybatı kısmındayız.Burada Allah vergisi doğal klimatolojik etkide mikro klima etkisi ile yetişen kutsal Büyükkabaca elmasını görüyorsunuz.Büyükkabaca elmasının en önemli özelliği farklı bir kabuk kalınlığı ve farklı bir aroması var.Bu aromanın özelliği gölden kaynaklı yarım derecelik nem.O yarım derecelik nem,bütün meyvelere farklı bir kabuk kalınlığı ve aroma veriyor.Ayrıca o yarım derecelik nem erken ve geç bahar donlarının çiçekleri yakmasını engelleyerek, meyve havzası yapıyor ve mikro klima etkisiyle bölgeyi meyve cenneti haline getiriyor.(Haber32 – )

Tren, 10 Aralık’ta Geliyor

Devlet Demiryolları 7. Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Açıkgöz, Isparta seferleri 10 yıl önce kaldırılan Göller Ekpresi Treni ile ilgili çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğini belirterek; “İnşallah Aralık ayının 10’undan sonra Göller Ekspresi seferlerine başlayacak. Bu konuda tüm teklifler yapıldı” dedi. 

Isparta İl Koordinasyon Kurulu’nun dün gerçekleştirilen 2018 yılı 4. Toplantısında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) 7. Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Açıkgöz, müdürlüğünün Isparta için yaptığı yatırımlar hakkında açıklamalarda bulundu. 

Yol yenilemesinde bir Bozanönü-Eğirdir hattımız kaldı. Orası da eski yıllardan kaldığı için proje çalışmamız devam ediyor. Hemzemin geçitlerde kauçuk kaplama işi var. Bunlar 3 programımız da var. Isparta-Burdur-Denizli hattını ilgilendiren sinyal sistemlerimiz var” dedi. (www.ajans32.com)

Aydın Doğan’ın damadı ve Trump’un dostu Erdoğan’ın kadrosunda..

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarına yapılan atamalar Resmi Gazete’de yer aldı. Cumhurbaşkanı kararıyla, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 ayrı kurula 76 isim atandı.

(Geçmişte hem akil adamlık yapmış  diğer taraftan da AKP’den  milletvekili olmuş olan Hülya Koçyiğit ile yine akil adamlık yapmış olan Orhan Gencebay, yazar Alev Alatlı, tarihçi Murat Bardakçı gibi isimler listede yer almışlardır)

GEÇMİŞ OLSUN

Ankara Batıkent’te  ikamet eden hemşehrilerimizden Mehmet Ali Doğankaya Ankara Dışkapı SSK hastanesi yoğun bakım servisinde yatmaktadır.

Acil şifalar diler,geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.

Dazkırı ilçesine bağlı Karaağaçkuyusu Köyünde 90 hane imar barışı sayesinde elektriğe kavuştu. Çeşitli nedenlerle elektrik alamayan vatandaşlar 30-40 yıl sonra elektriğe kavuştu. Daha önce güneş panelleri, jeneratörler ve hatta eski usul gazyağı lambası veya mumla aydınlatma sağlayan vatandaşlar şimdi çok mutlu. 70 yaşındaki Mustafa Çetinel, baba ocağından ayrılarak yapmış olduğu ayrı müstakil evine elektrik alamadığını belirterek; “50 yıl gaz lambası ve mumla oturdum. Başka çarem yoktu, şimdi elektriğim var. Sebep olanlardan Allah razı olsun” dedi. İmar barışının köyde büyük heyecan yarattığını belirten Karaağaçkuyusu Köyü Muhtarı Şevki Şentürk; “Çok büyük sıkıntılarımız vardı, şimdi çözüldü” de

(Haber32 -)

Burdur’a 1. celp 2. dönem bedelli askerler gelmeye başladı.

Bedelli askerlik uygulamasından faydalanacak olan kişilerden, ilk cep döneminden yaralananlar Türkiye’nin farklı yerlerinde vatani görevlerini tamamlarken, 13 farklı yerde oluşturulan merkezlerden biri olan Burdur Binbaşı Maruf Kışlası ve Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’na 1.celp 2. dönem bedelli askerler sabah saatlerinden itibaren gelmeye başladı.

 21 günlük eğitimlerini tamamlamak üzere kışlaya gelen askerler görevli askerler tarafından “Vatan hizmetine hoş geldin” denilerek karşılandı.

Ellerindeki valizlerle kışlaya teslim olmaya gelen bedelli askerlerden İstanbul’dan gelen Dervis Doğan, ”Her ne kadar para verip de askerlik yapsak da 21 günlük asker olmak bizleri sevindirdi. Hiç askerlik yapmadık demeyeceğiz. Bizlerde üniformayı giyip asker olacağımız için sevinçliyiz” dedi. Kütahya ve Yalova’ dan gelen bedelli askerler de bedelli olmaktan duyduğu memnuniyetlerini dile getirdiler. Burdur Esnaflarından Mehmet Günay, ”Üniversite öğrencileri ve askerlerin Burdur’a gelmesi esnaf biraz olsun rahatlatır. İçinde bulunduğumuz durum ise esnaf çok zor durumda, Bedelli askerlerin Burdur’a gelmesi ile biraz olsun esnaf nefes alır” diye konuştu.(Haber32 -)

Yeni döneme Merhaba

Yeni döneme Merhaba

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) yeni döneme ilk gezisiyle ‘Merhaba’ dedi. SDÜ’nün öğrencilerine yönelik başlattığı ‘Keşif Isparta’ projesinin 3. yılında yeni dönemin ilkinde, Kovada Milli Parkı ve Yazılı Kanyon Tabiat Parkı gezisi yapıldı. SDÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dağcılık ve Arama Kurtarma – İlkyardım Araştırma ve Uygulama Merkezi Eğitmeni Alper Yaman koordinatörlüğündeki öğrenciler, Kovada Milli Parkı ve Yazılı Kanyon Tabiat Parkı’nı gezerek tarihi ve doğal güzellikleri yakından tanıma imkanı buldu. ‘Keşif Isparta’ gezilerinin dönem içerisinde devam edeceği bildirildi.

(Haber32 – )

MERMER OCAĞINDA FECİ ÖLÜMLÜ KAZA

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Sığırlık köyünde meydana gelen olayda bir kişi hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre pazar günü sabah saatlerinde Sığırlık köyünde ki bir mermer ocağında çalışmakta olan 35 yaşındaki Yusuf Sancar, mermer bloğunun altında kalarak feci şekilde can verdi. Çalışma arkadaşlarının olay yerine 112 Acil ekiplerini çağırması üzerine Sancar’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Mermer bloğunun üzerinden kaldırılmasının ardından talihsiz işçi Sancar’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya’ya sevk edildi. Evli ve 3 çocuk babası olan Yusuf Sancar’ın Bucak ilçesine bağlık Çamlık köyünde yaşadığı ve mermer ocağında çalıştığı öğrenildi.(Alıntıdır)

Bu vesile  ile merhuma Allah’tan rahmet,ailesine baş sağlığı dileriz.

İnşaallah bu son olur.

OSMANLI’NIN TARİHİNDE İLK DIŞ BORCU

osmanlı'nın ilk dış borcu ile ilgili görsel sonucu

Koskocaman Osmanlı imparatorluğu, mali durumu bozulunca, dış borç almak üzere ilk akla gelen ülkenin adını duyduğunuzda, eminim ki sizlerde benim gibi hayretler içinde kalacaksınız. Evet, bu ülkeyi öğrenmeden önce, kısa bir hikaye anlatmakta fayda var. Buyrun: cihan imparatorluğu Osmanlı’nın mali durum bozulunca, ilk akla gelen ülke hangısı?

Eylül 1784 tarihi, devletin ileri gelenleri toplanmışlar. Defterdar: mali sorunlardan ne anlamak gerektiğini ortaya koymuş ve böyle bir dönemde çare olarak uzun vadeli önlemlerden ziyade, acil önlemler alınması gerektiğini söylemiştir. Bunun üzerine: kısa vadeli önlemlerin başında: dışarıdan borç alma fikri, ilk sırayı alır. Defter emini Hasan Efendi: hazine giderlerinin daha fazla kısılmasının mümkün omadığını söyler. Devamında ise, devletin para gereksinmesinin ancak yabancı ülkeden borç alınarak karşılanabileceğini söyler. Ona göre: borç için başvurulacak ülkeler: Fransa, Felemenk ve İspanya olabilir. Diğer bir rapor sahibi olan Süleyman Fevzi Efendi de borç önerisinde bulunur. Fakat, onun görüşü biraz farklıdır. Ona göre: Osmanlı Devletinin, bir hıristiyan ülkesinden borç istemesi doğru değildir ve sakıncalıdır. S.Fevzi Efendi, borç istenecek Müslüman ülkeyi de belirtmektedir: Fas.

Okunan raporlarda ve yapılan tartışmalarda: dış borç fikrinin gündeme gelmiş olması, Osmanlı mali tarihi bakımından ne kadar ilginç ise, Süleyman Fevzi Efendinin borç istenecek ülke olarak, ısrarla Fas üzerinde durması da o derece ilginçtir. Tabii, bu ısrarın altında yatan gerçekler var.

Şöyleki, yaklaşık bir yıl önce, Fas Hakimi; çeşitli armağanlarla birlikte İstanbul’a bir elçi gönderir. Elçinin gelişiosmanlı'nın ilk dış borcu ile ilgili görsel sonucu: Osmanlı devlet adamları için bir Sürpriz olur. Elçi; din kardeşliğinden söz ederek,

Osmanlıların gönlünü kazanır. Elçinin ifadesine göre: Fas Hakimi, fevkalade sevgi ve beslediği Osmanlı devleti için her türlü yardım ve özveride bulunmaya hazırdır.

Fas elçisiyle yapılan görüşme sırasında, Sadrazamın kafasında dış yardım fikri zaten doğmuştu.

Elçinin söylediklerine göre: Fas Hakimi: bir ara, İstanbul’a yüklüce bir miktar para göndererek, Malta’daki müslüman esirlerin satın alınıp kurtarılmasını ister. Eğer bu mümkün olmassa, paranın Haremeyn halkına dağıtılmasını şart koşar. Osmanlı devleti: bu parayı
esirlerin kurtarılması için kullanmaz. Ama, Haremeyn halkına da dağıtmaz. Para: darphaneye girer.

Fas Hakimi, bunu öğrenince, parayı geri ister. Paranın geri verilip verilmediği meçhul. Sonuçta: bu paranın darphaneye girmiş olması, dış yardım olarak değerlendirilirse, ilk dış yardım olması açısından öne çıkıyor.(www.tarihinizde.com)

 

 

 

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

TURAN’LARDAN MEHMET VE NURI TURAN’IN ANNELERI AYSE TURAN VEFAT ETMISTIR. CENAZESI çARSAMBA GÜNÜ ÖGLEN MERDIVENKÖY CAMIIDEN KALDIRILIP MERDIVENKÖY MEZARLIGI’NA DEFNEDILECEKTIR.

MERHUMEYE ALLAH’TAN AİLESİNE VE YAKINLARINA DA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ.

 IRT. MEHMET TURAN 0532 322 44 92 NURI TURAN 0532 287 78 38

 (BİLGİ KASAPOĞLU MESAJ SERVİSİNDEN ALINMIŞTIR.)

Takılan takılar dudak uçuklattı

 

 Şedadi aşiretine mensup iş adamı Enver Geçgel, oğlu Feridun için bir otelde sünnet düğünü yaptı. Yerel sanatçıların sahneye çıktığı sünnet düğününe katılan 500 davetli, seslendirilen Türkçe ve Kürtçe parçalar eşliğinde halay çekti. Dolar atmanın yasak olduğu düğünde davetliler salona kral tahtıyla getirilen Feridun Geçgel’in başına 5, 10 ve 20 liralık banknot attı.

Renkli görüntülerin yaşandığı gecede, sünnet olan Feridun Geçgel’e davetliler; 100 çeyrek, 150 yarım, 200 tam altın ile 180 bin lira nakit para taktı.(www.gunhaber.com)

 

 

 

 

Yusuf Başkan’ın Zaferi..

Keçiborlu doğalgaza kavuşuyor. İlçede gerçekleştirilen doğalgaz çalışmaları devam ederken, ilk doğalgazın 28 Ekim’de verilmesi bekleniyor.

 

Keçiborlu doğalgaza kavuşuyor. İlçede gerçekleştirilen doğalgaz çalışmaları devam ederken, ilk doğalgazın 28 Ekim’de verilmesi bekleniyor. Keçiborlu Belediye Başkanı Yusuf Murat Parlak, gelecek yıl içerisinde tüm ilçesinin doğalgaz ile buluşacağını ifade etti.

(Haber32 )-

 

ISPARTA BÜYÜKŞEHİR OLACAK

İşte Yeni İllerTürkiye Haritası tamamen değişiyor, Ülkemizin artık 119 ili oluyor. 38 ilçenin, yakın zamanda KHK ile il yapılacağı iddia ediliyor. Listede 40’dan fazla ilden büyük olan ve il olması gündemden düşmeyen Alanya da var. Fethiye, Anamur,Manavgat, Siverek, Cizre, Yüksekova, İnegöl, Ereğli ve dahası.. İşte yeni il olacak ilçeler, yeni illerimizin tam listesi.. Hangi İlçeler il oluyor. Tüm detaylar liste halinde haberimizde.. Başta Alanya olmak üzere çoğu bazı illerden daha büyük olan ilçelerde il statüsü kazanıyor.

Akdeniz bölgesinde büyük tartışmalara yol açan Alanya’mı Manavgat mı il olmalı tartışmaları da cevabını buluyor. Her iki ilçede il olacak.

Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile, bu listeden yer alan ilçelerin il yapılacağı, Türkiye’nin il sayısının 119’a çıkacağı iddia ediliyor.

 30 İL BÜYÜKŞEHİR OLACAK

Öte yandan Başkan Erdoğan, Beştepe’de AK Partili milletvekilleri ile bir araya geldiği görüşmede “Büyükşehir olmak için aranan nüfus rakamı düşürülecek. Büyükşehir sayısı 50-60’ı bulabilir.” açıklamasında bulunmuştu. Büyükşehir olmaya aday 30 ilimiz…Son olarak 13 il büyükşehir olmuş ve Türkiye’deki büyükşehirlerin sayısı 30’u bulmuştu. Şimdi 30 yeni büyükşehir daha geliyor

(www.ajans32.com)

İŞTE SİZLERE BİR TARİHİ FOTOĞRAF DAHA.

MUSTAFA DOĞANKAYA 

llarca gelişmeme, geri kalmışlık, ilçemizin çıkmaz sokak olması gibi duyguları yıllarca taşıyan hemşehrilerimiz  bu duygudan kurtulmak yani gelişmiş bir ilçe olmanın  yıllarca özlemini çektiler. Oysa ne yazık ki aradan geçen bu kadar zamanda bile bu konuda fazla bir değişikliğin olmadığı meydanda.

İlçenin gelişebilmesi için yıllarca canla-başla , fikren ve hatta bedenen ve de bedelsiz çalışmalar bile yıllarca  yapılmıştır.

Bu resim bu söylediklerimizi ispatlar niteliğinde olup 1950’lı yıllarda ve Eğirdir’li Kaymakam’ımız merhum Kemal Yalçın zamanında Musalla Mezarlığı yol genişletme çalışmaları sırasında çekilmiştir.

Sütçüler’imizin gelişmesine katkı olsun diye çalışan bir avuç hemşehrilerimiz canla başla ve de memnuniyetle kazma kürek salladıkları (ki bunlara ben de dahilim) yüz ifadelerinde okunmuyor mu ?

Bu fotoğrafta bir çocuk olarak bu çalışmaya merhum babam Etem Doğankaya ile birlikte gittiğim anlaşılıyor. O tarihlerde çocuk olarak bu güzel çalışmada bulunmuş olmam(en sağda yerde oturan ve de yüzümün yarısı kürekle kaplı) beni bugün bile hala mutlu ediyor .

Fakat ne yazık ki İlçemizin o gün ile bugün arasında geri kalmışlık, ilçenin gelişememesi ile  çıkmaz sokak olma durumumuzda  fazla bir değişiklik olmaması en vahimi  mermercilerin dağlarımızı taşlarımız köylerimizi ovalarımızın  talanına yani tüm yaşamımız ile tabii ve tarihi güzelliklerimizin yok edilmesi ile yöremizin tüm canlılar için adeta yaşanamaz hale getirilmesine  karşı bir şey yapılamaması en büyük üzüntümüzdür.

Bu vesile başta bu resimde bulunan babam merhum Etem Doğankaya başta olmak üzere vefakar cefakar olarak Sütçüler’imiz için çalışmış olan  ve vefat etmiş fotoğraftaki tüm hemşehrilerimize  Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Albüm Mustafa Doğankaya)

 

Rockçı imam’ meslekten ihraç edildi

 Rockçı imam  meslekten ihraç edildi

ANTALYA’nın Kaş ilçesinde bulunan Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, arkadaşıyla ‘FiRock’ adlı müzik grubunu kuran ve ‘Rockçı imam’ olarak tanınan Ahmet Muhsin Tüzer (47), meslekten ihraç edildi.

Kaş ilçesindeki Pınarbaşı Camii’nde imamlık yaparken, Erkin Koray’ın eski gitaristlerinden Doğan Sakin ve baterist İdris Tübcil ile 2013 yılında ‘FiRock’ adlı rock grubunu kuran Ahmet Muhsin Tüzer hakkında, ‘izinsiz ve paralı konser vermek’, ‘raporlu ya da izinli olmamasına rağmen eşinin memleketi Romanya’dan iki gün geç dönmek’ nedeniyle temmuz ayında soruşturma açıldı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu’nca Tüzer’in meslekten ihracına karar verildi. Karar, Ahmet Muhsin Tüzer’in raporlu olması nedeniyle Pınarbaşı Mahallesi’nin muhtarı Tevfik Muslu aracılığıyla tebliğ edildi. (www.gunhaber.com)

O uçak, Antalya’da

O uçak, Antalya da

KATAR tarafından Türkiye’ye hediye edilen Boeing 747-8i VIP tipi uçak, test uçuşu için Antalya Havalimanı’na getirildi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalktıktan sonra Antalya Havalimanı’na gelen, kuyruğu ile gövdesinde Türk bayrağının bulunduğu ve üzerinde ‘Türkiye Cumhuriyeti’ yazan Boeing 747-8i VIP tipi uçak, Antalya’dan İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na uçurulacak.(www.gunhaber.com)

Antalya’da akılalmaz olay! 8 saat sonra balıkçılar farketti

ANTALYA’da, iki arkadaşıyla dün gece Konyaaltı sahilinde alkol aldıktan sonra denize giren Fırat R.B.(16), bilincini kaybedince 8 saat süreyle suda kaldı. Suda sırt üstü yatarak yüzeyde kaldığını söyleyen Fırat R.B.’yi balıkçılar kurtardı.

Konyaaltı sahiline dün akşam saatlerinde gelen Fırat R.B., aynı yaştaki iki arkadaşıyla iddiaya göre evde yaptıkları votkayı içti. Aşırı derece alkol alan Fırat R.B., saat 23.00 sıralarında denize girerken arkadaşları sahilden ayrıldı. 7 yıl yüzme eğitimi aldığı belirtilen Fırat R.B., uzun süre yüzdükten sonra gözden kayboldu. Bilincini kaybettiği için bir türlü kıyıya doğru yüzemeyen Fırat R.B., sırt üstü yatarak su yüzeyinde kaldı.
Balıkçılar tarafından saat 07.00 sıralarında sudan çıkarılan Fırat R.B., Konyaaltı sahiline getirildi. Sahil Antalya Yaşam Park güvenlik görevlileri, Fırat R.B. için 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. Gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Fırat R.B.’nin sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi. Uzun süre suda kaldığı için yorulan Fırat R.B.’ye su, çay ve yiyecek verildi.

Denize açıldıktan bir süre sonra bilincini kaybettiğini, suda sırt üstü yattığını ve uyuduğunu anlatan Fırat R.B., “Rüyamda denizde boğulduğumu görüyordum ki aniden uyandım. Gözümü açtığımda üzerimde elbiselerim vardı. Başımı az kaldırınca sahilden çok uzakta olduğumu gördüm. Suda uzun süre kaldığım için üşümüşüm. Ancak elbiselerimin şişmesi beni kurtarmış. Denizin üstünde uyumuşum. Uzun süre profesyonel yüzme eğitimi aldım. Yanımdan geçen balıkçı teknesinden yardım istedim. Beni tekneye alıp sahile çıkardılar” dedi. Fırat R.B. işlemleri için polis merkezine götürüldü.

(www.gunhaber.com Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,(DHA)

 

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

eğirdir kemik verem hastanesi ile ilgili görsel sonucu

EĞİRDİR KEMİK VE VEREM HASTANESİ BİNASI YIKILIYOR

1952 yılında rahmetli Adnan Menderes döneminde hizmete açılan Eğirdir Kemik Hastanesi (EKH), hastaların şifa bulmaları üzerine ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin en gözde hastanelerinden biri konumuna gelmiş. Yine rahmetli Turgut Özal döneminde de EKHH için daha büyük bir bina yapılmış ve sergilediği üstün sağlık hizmeti sayesinde Eğirdir’in adı ülke sınırları dışına taşmıştı.

Eğirdir Ses Aradan geçen yıllar zarfın da tüm Türkiye’ de ortopedi servislerinin açılması ve Ortopedi uzman doktorlarının sayısının artması ile eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan Ortodoğu ve Balkanların en büyük Kemik Hastalıkları Hastanesi Rahmetli Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in 1953 yılın da açılışı yapılan bugünler de sökümü ve yıkımı yapılan kadim Hastanenin arazisine yapılıp 18 ay da yeni Hastane hizmete girmeye hazır hale gelecek.

Bir zamanların Marka Hastanesinin yeni binasın da hizmete girmesinden sonra şuan hizmet veren 1983’te Rahmetli Başbakan Turgut Özal tarafından açılışı yapılan binanın da dökümü ve yıkımı yapılacağı edindiğimiz bilgiler arasın da. Binlerce hastayı şifaya kavuşturan, Ortopedi denilince ilk akla gelen Hastahane olan, Avrupada ve Türkiye’de yapılamayan ameliyatların yapıldığı Hastane 18 ay sonra yeni binasına taşınacak. (www.egirdirses.com Kemal ERBEN EĞİRDİR)

 

Neden Dinar’a Nakledildi?

Isparta’daki resmi kurum ve birimlerin bir bir başka illere nakledildiğini ifade eden Devlet Demir Yollarından emekli ve aynı zamanda Belediye Meclisi MHP’li üyesi Gürsan Taştekin, TCDD 74.Yol Bakım Onarım Müdürlüğünün Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün kararı ile Dinar’a nakledilmesinin son derece yanlış bir karar olduğunu söyledi.

“BU BİRİM, ISPARTA GAR’IN
KURULUŞUNDAN BU YANA VAR”
Taştekin, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Artık buna bir dur demenin zamanı geldi. Eğer bir kurumu bir, binayı, bir tesisi yok edecekseniz önce kolonlarını yıkarsınız. 70 yıl önce Isparta’ya kurulan bir müdürlük bugün kaza olan Dinar’a taşınıyor. Taşınma sebebi ise belirsiz. Araştırdığınızda bu işin altından aslen Dinarlı olan Afyon Milletvekili Ali Özkaya çıkıyor. Ali Özkaya kendi bölgesinde siyaset yapabilmek için Isparta’daki bir müdürlüğü Dinar’a taşımış oluyor.

“BU GİDİŞLE ISPARTA’DA RESMİ
KURUM KALMAYACAK”
Isparta’nın son yıllarına baktığımızda, Isparta’daki müdürlüklerin bir bir başka illere taşındığını görüyoruz. Demiryolları bir oluşum içinde ve Antalya’ya bir hızlı tren hattı yapılması planlanıyor. Biz bakım müdürlüğünü kaybedersek binanın kolonlarını sökmüş oluruz ve hızlı tren hattı Isparta’ya elveda der. Zamanında Karayolları Bölge Müdürlüğü de aynı şekilde Antalya’ya nakledilmişti. Isparta’daki kurumlar, bölge müdürlükleri bir bir taşınıyor. Artık buna bir dur demenin zamanı geldi. Ispartalı olarak Isparta’da yaşayan insanlar olarak artık hakkımızı arayacağız” dedi

BURADA AMAÇ FARKLI”
Gürsan Taştekin, Isparta’daki 74.Yol Bakım Onarım Müdürlüğünün Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün kararı ile Dinar’a nakledilmesinde amacın farklı olduğunu belirterek, bu birimin Dinar’a götürülmesinin hızlı trenin Isparta’dan geçmemesine zemin hazırladığını amacın da hızlı trenin Isparta’dan geçmesini engelleme olduğunu sözlerine ekledi.(www.ajans3.com)
Editörün Notu;
Demek ki daire nakilleri sadece Sütçüler’imiz için geçerli değilmiş.Hatırlayabildiğimiz kadarıyla  Askerlik şubesi götürülmüş Adliye ise son dakikada bıraktırılmıştı. Başka var mı bilemiyoruz.(www.ajans32.com)

TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ :..

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca…” EĞİRDİR DE ALTINMUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU…

BÜTÜN SUÇ GÖLDE; TÜM BUNLARA GÖL KARAR VERDİ, KENDİNE BAKMADI !

Eğirdir Gölü Komada olunca; Elma kendi kadar su tüketince, Eğirdir Gölü S.O.S. deyince,Sorun Eğirdir Gölü Buharlaşmasında olunca,Kovada Kanalına su verilince….. Kuraklık neden olunca… İ.Meclisi”

 

 

EĞİRDİR DE ALTINKUM ÇÖLÜ(!) OLUŞTU

..Dün…

Bugün

Isparta’da meşcere çalışmaları netice vermeye başladı

Isparta Orman Bölge Müdürlüğü Bülteni

e Çağı Meşcere Bakımlarında Çalışmalar Netice Vermeye Başladı
Bölge Müdürlüğümüz Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü, Söğütdağı Şefliği, Söğüt yaylası mevkiindeki e çağına ulaşmış kalın çaplı ağaçların ekonomiye kazandırılması amacıyla 2018 yılı haziran ayında plan değişikliği raporu yapılarak, geçmiş yıllarda müdahale edilemeyen üst tabakada çökme emareleri ve alt tabakada kabul edilebilir gençliğe sahip 115 nolu rehabilitasyon bölmesinde silvikültürel müdahale ile yaşlı jenerasyonun ekonomiye kazandırılması ve alt tabakanın bakımlarının yapılması hedeflenen sahada emvallerin üretimi tamamlanarak Karadağ orman deposuna nakledilmeye başlandı.

2018 yılında plan değişikliği raporu ile Sütçüler işletme Müdürlüğü, Çandır ve Söğütdağı Şefliklerinde e çağındaki 21.500 m3’lük istihsal programına alınan 115 nolu bölmede Karaçam, Sedir, Ardıç ağaç türlerinden oluşan 205 adet ve 2.001 m3 damgası yapılan e çağına ulaşmış fertlerin üretim çalışmaları neticesinde elde edilen 153 m3 1. Sınıf, 151 m3 2. Sınıf, 735 m3 3. Sınıf, 52m3 sanayi odunu ve 434 m3 kağıtlık odun olmak üzere toplam 1525 m3 lük endüstriyel üretim tamamlanarak nakliyat ve pazarlama aşamasına gelindi.
Bölge Müdürümüz Kenan Akduman “ Söz konusu istihsal sahasında özellikle sınıf emval üretiminde % 20, endüstriyel odun üretiminde % 75 civarında bir netice alındığını belirterek, Bölge Müdürlüğümüzde sınıf emval üretimi konusunda hassasiyetle durulduğundan” bahisle nakledilen emvallerle ilgili Karadağ deposunda incelemelerde bulunarak 1. ve 2. sınıf emval üretimlerinin tasnif ve standardizasyonlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bölge Müdürümüze İşletme ve Pazarlama Şube Müdürü Necip Büyükyıldırım ve Sütçüler İşletme Müdürü Fahri Kaya da eşlik etti.

Sütçüler İşletme Müdürlüğünce, üretilen emvallerin istifleme çalışmaları devam etmekte olup piyasaya arzı ile ilgili satış hazırlıklarına başlanmış ve ekim ayı içinde ihalesi yapılması planlanmıştır.

ISARTA OBM

(Meşcere ; dış görünüm, tür bileşimi, yaş, yapı bakımından tek düzelik gösteren bitki topluluğudur.)

Editörün Notu;Resimlerde görülen kocaman kocaman tomrukların Sütçüler’imizin dağlarından taşlarından kesilmiş olduğu muhakkaktır.

Bir taraftan Orman İşletmesince kesilenler diğer taraftan da mermerciler tarafından talan edilen ormanlarımız  tükendikten sonra Sütçüler’imiz  ve hemşehrilerimiz artık  taş yığınları ile baş  başa kalacaktır. O da buralarda yaşayabilirlerse ..

“Eğirdir Gölü, sınırsızca hoyratça kullanılamaz!”

Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, Eğirdir Gölü Özel Hükümleri’nin uygulanmasına gereken önemin gösterilmemesinden yakındı.

İl Genel Meclisi’nde gerçekleştirilen Eğirdir Gölü genel görüşmesine Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü adına katılan Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Demirekin, dikkat çeken bir konuşma yaptı. Eğirdir Gölü’nü korumak için özel hüküm belirlendiğini belirten Demirekin, şöyle konuştu:

“Eğirdir Gölü Özel Hükümü, havzaların Anayasasıdır. Hepimiz uygulamak zorundayız. Özel Hükümden sadece Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün sorumlu gibi gösterilmesinden son derece rahatsızız. Havzada bulunan bütün yerel yönetimler atık su arıtma tesislerini nasıl ve ne zaman yapacağının kıstakları bellidir. Özel hüküm gereğince bu arıtma tesisleri yapılmak zorundadır. Yapılmadığı için zaman zaman para cezaları uyguluyoruz. Bundan mutlu değiliz. Mevzuat gereği yapılıyor. Mevzuat bu gölü korumak için yapılıyor. Eve, ahıra çare bulunur ama göl biterse çare bulamayız. Gölün ağladığı bir noktadayız. Umarım Burdur Gölü gibi geç kalmış olmayız. Bugün Eğirdir Gölü’nde göl havzasında faaliyette bulunacak insanlara artık ‘hayır’ deme zamanı gelmiştir, çoktan geçiyor bile. Eğirdir Gölü özel hükümlerinin ne için çıktığı bellidir. Amacında şu yazar. İçme ve kullanma suyu kaynağı olarak Eğirdir Gölü’nün korunmasıdır. Eğirdir Gölü’nü çok değişik amaçlarla hoyratça kullanma talepleri gölü bugünkü duruma getirmiştir. Burada tüm karar alıcıları olarak Eğirdir Gölü’nün kullanım amacına yönelik hareket edelim. Göl havzasına besihane yapalım mı yapmayalım mı? Soğuk hava olsun mu olmasın mı? Karar alıcılar olarak biz bunları görelim mi görmeyelim mi?”(www.isteisparta.com)

Erdoğan’dan din görevlilerine özel çağrı

Camileri sadece namaz kılınan bir ibadet mekânına dönüştürmenin, ona yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık söylüyorum: çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, piri fanilerimizin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami, benim gözümde boştur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleceğin inşasında, dün olduğu gibi bugün de cami merkezli bir hayatın özendirilmesi ve teşvik edilmesi gerektiğine işaret etti. Bu süreçte en büyük görevin, din görevlilerine düştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmamlık, müezzinlik, Kur’an kursu öğreticiliği, vaizlik veya müftülük sadece ücreti mukabili yapılacak meslekler değildir. Bu meslekler her şeyden önce gönül işidir, sevda işidir, fedakârlık işidir. Öncelikle Hakk’ın rızası gözetilmeden bu görevler icra olunamaz” diye konuştu.

Camileri sadece namaz kılınan bir ibadet mekânına dönüştürmenin, ona yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık söylüyorum: çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, piri fanilerimizin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami, benim gözümde boştur” ifadesini kullandı.

(Haber32 -)

Bu Anaya Bu Acıyı Yaşattınız Ya; Hepinizin…

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yol yapım çalışmasının güvenliğini sağlayan askeri aracın geçişi sırasında yola tuzaklanan EYP’nin patlatılması sonucu şehit olan Uzman Çavuş Ali Hekim Cuma namazına müteakip, Valilik önündeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Törene sedye ile getirilen şehidimizin kanser hastası annesinin feryatları yürek dağladı.

Törene katılan vatandaşlar, teröre lanet okuyarak; “Bu anaya bu acıyı yaşatanların hepsinin Allah belasını versin” diyerek tepkilerini gösterdi.(www.ajans32.com)

Binlerce Ispartalı Şehidini Uğurladı

Batman’ın Gercüş ilçesinde PKK’lı teröristlerin önceden yola tuzakladıkları el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu meydana gelen patlamada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim, son yolculuğuna uğurlandı.

Jandarma Uzman Çavuş Hekim’i son yolculuğuna uğurlamak için Valilik önündeki meydana gelen binlerce Ispartalı teröre ve işbirlikçilerine lanet etti.

“KALABALIK ALANA SIĞMADI”
Şehit Hekim’in cenaze namazı için meydana gelen kalabalık alana sığmadı. Cenaze törenin yapıldığı meydana şehidin annesi Ayşe Hekim, sedye ile getirildi. Sağlık ekipleri, tören boyunca şehit annesinin yanından hiç ayrılmadı. Şehit babası Hasan Hekim ile Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim’in geçen ay evlendiği eşi Arzu Hekim ise tören boyunca metanetini korudu. Şehit eşini bir kadın astsubay sürekli teselli etti.

Tören öncesi, şehidin yakınlarından ikisi fenalaşırken, şehit yakınlarına sağlık ekipleri tarafından ambulansta müdahale edildi.

Şehidin cenaze namazını Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen kıldırdı. Cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu askerlerin omzunda tekbirler ve dualar eşliğinde top arabasına konuldu.

Tören alanını dolduran binlerce Ispartalı, “Kahrolsun PKK, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Vatan Sana Canım Feda” sloganları attı.

Şehidin cenazesi daha sonra Isparta Garnizon Şehitliği’nde vatan toprağına emanet edildi.

EYLÜL AYINDA EVLENMİŞTİ
Ispartalı Şehit Uzman Çavuş Ali Hekim’in mesleğe geçtiğimiz yıl başladığı ve 26 gün önce Arzu Demiralay ile hayatını birleştirdikten sonra Batman’daki görevine geri dönmüştü. Aslen Isparta merkeze bağlı Kuleönü Kasabası kütüğüne kayıtlı olan Şehit Hekim’in anne ve babası Antalya’nın Aksu ilçesinde yaşıyordu. Şehit Hekim ayrıca, Burak (18) ve Beyza (13) isimli kardeşlerinin ağabeyiydi.

KANSER HASTASI ANNE TÖREN ALANINA SEDYE İLE GETİRİLDİ
Şehit Jandarma Uzman Çavuş, Ali Hekim’in annesi Ayşe Hekim’in kanser tedavisi gördüğü öğrenildi. Anne Hekim, tören alanına sedye ile getirildi.(www.ajans32.com)

 

2018-2019 YILLARI EĞİTİM  ÖĞRENİM DÖNEMİ

ÖĞRENCİ BURSLARI

MÜRACAATLARI

KABUL EDİLMEYE BAŞLAMIŞTIR.

MÜRACAAT TARİHLERİ;

17 EYLÜL – 19 EKİM 2018

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Sütçüler’imizin Ziraat Bankası’ndan emekli ayrıca ilçemize yıllarca muhasebeci olarak hizmet etmiş ve çok hemşehrilerimize de fahri danışmanlık yapmış  ve de Sütçüler Hidroelektrk Santralı’nın kurulmasında emeği geçmiş olan MUSTAFA ASIM ÖZER vefat etmiştir.

Cenazesi 06 EKİM 2018 CUMARTESİ Günü SÜTÇÜLER SEFERAĞA CAMİ’inde ÖĞLE Namazını müteakip kaldırılacaktır
Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

(Fotoğraf AdnanYılmazsoy’dan alınmıştır)

İrtibat; Oğlu Hüseyin ÖZER 0533 2475268
            Oğlu İsmail ÖZER 0505 5372666

SÜTÇÜLER ENERJİ VE TİCARET A.Ş.DE SONA DOĞRU

SONA DOĞRU…

  • SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ TİCARET A.Ş.’nin SON GENEL KURULU YAPILACAK…

28 Şubat 1992 yılında Sütçüler Hidroelekrik Santralı’nı işletmek ve 20 yıl çalıştırmak üzere 438 kurucu ortakla kurulan ve işletmiş olduğu santralın özelleştirilmesi üzerine başkaca ticari faaliyeti kalmayan ilçemizin tek amacına ulaşan ancak ne yazık ki  ortaklarının beklentisini karşılamayan 26 yıllık SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ ve TİCARET A.Ş. sona doğru gidiyor.

03 Kasım 2018 Tarihinde Ankara’da genel kurul toplantısında alınacak kararla şirketin tasfiyesi de görüşülecek ve bu sayfa da böylece kapanmış olacak.

Peki santral ve çevresine bunca zamandır dikilip bir orman haline getirilen ağaçlar ne olacaktır ?

GİT DERDİNİ MARKO PAŞAYA ANLAT

Şatafatlı Osmanlı Sarayında oğluna Osman adını verecek kadar hanedanla içli dışlı zengin Ermeniler’in yanı sıra Rum- Ortodoks cemaati de yönetim görevlerinden payını alırdı. O kişilerden biri olan Tümen Paşası Doktor Marko Paşa (Apostol) 1871’de Askeri Tıp Okulu Komutanlığı ile görevlendirilmiş, 1878’de ise Türkiye’de Kızılay hizmetlerini Doktor Kırımlı Aziz Bey ile birlikte örgütleme işinde çalışmıştı. Yumuşak huylu ve çok sabırlı bir insan olan Marko Paşa babacan hoşgörüsünden medet uman herkesin yakınmalarını dinler ya da dinler görünürmüş. Karşısındakini konuşturur, başına gelen felaketleri sayıp döktürür, ama öne sürülen isteklere hiçbir karşılık vermez, kimseden yana çıkmayarak ilgilileri yüzüstü bırakırmış.
” Git derdini Marko Paşaya anlat”, deyimi, bir atasözü gibi ağızdan ağza dolaşır: ” Yakınmalarını – ya da umutlarını- git bir kuklaya anlat” anlamına gelir. (Said N. Duhani’den.)

7 OCAĞA ATEŞ DÜŞTÜ BATMAN ŞEHİTLERİMİZ..

 

 

 

 

 

Jandarma Uzman Çavuş NEŞET GÖK

Jandarma Uzman Çavuş UĞUR GÖKSU

Jandarma Astsubay ÖMER YİĞİT ULUS

Jandarma Uzman Çavuş OKAN DİNÇER

Jandarma Uzman Çavuş SÜLEYMAN

AYDIN

Jandarma Uzman Çavuş ALİ HEKİM

Jandarma Uzman Çavuş ÖZGÜR CAN İNÇE

RUHLARINIZ ŞAD, MEKANLARINIZ CENNET OLSUN.

ŞEHİDİMİZE VAR,ISPARTAM, TÜRKİYEM

Batman’da askeri aracın geçişi sırasında yola tuzaklanan EYP’nin patlatılması sonucu 7 askerimiz şehit oldu. 5 Askerimiz yaralandı
Isparta’lı Jandarma Uzman Çavuş Ali Hekim’in patlamada şehit olduğunu büyük bir üzüntü içerisinde öğrenmiş bulunmaktayız. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Yüce Türk Milletine başsağlığı diliyoruz.

EĞİRDİR GÖLÜ

Eğirdir Gölü’nün su seviyesinin kritik su koduna gelmesi ve tarımsal sulama ile gölden su alınmasına  daha da devam edileceğinden gölü çok ciddi sorunlar beklemekte.  Yörede gölün kurumakta olmasını yağışlara bağlamak büyük hata olacaktır. Bu sorunun en masumu yağışlardır… Havzada hala salma suyu ile meyve yetiştiriciliğinin yanı sıra çok suya ihtiyaç gösteren tarım ürünlerinin üretimi devam etmektedir. Göldeki su azalmalarının yanı sıra  havzada yeraltı sularının giderek azaldığı,  havzada oluşan küçük .obruklar-göçükler sorunun ciddiye alınmasını gerektiğini göstermektedir.

 Yağışların olmaması elbette önemli fakat; havzaya 365 gün yağmur yağsa gölün eski durumuna gelmesi bu işletme şekliyle mümkün değildir.. Çünkü  yılların bilanço ortada ..

Göl sadece çanağından ibaret değil akiferleri ve dere ve çayları var.. Fakat yüzey sularının göle ulaşması gölet ve barajlarla kesilmekte(dağa kar yağsa ne olur!.. Yeterli değildir) ve halen havzada 20 yakın göletin yapılması planlanmakta ( ama para bulunursa!)Bunun yanı sıra YALVAÇ a verilen (kaynaktan) su miktarı hakkında bilginiz var mı? Ayrıca SENİRKENT vb. hala açık kapalı ve devasa pompajla gölden su alınmakta….

Tarımda hala klasik sulama devam etmekte.. yakında Eğirdir Gölünden içme suyu talepleri artacaktır…Buna bağlı olarak göldeki kimyasal ve biyolojik kirlilik kat kat artacaktır.. Bunun yanı sıra göldeki su seviyesinin azalmasına bağlı olarak çözünen madde –mineral miktarı artacak başta Arsenik-Nitrit azotu-toplam fosfor vb. miktarları çok artacağından su kalitesinde ciddi sorunlar yaşanacaktır.. Bunları zamanında çok söyledik önlem alın diye ama yapılanları siz çok daha iyi bilmektesiniz.. Keşke onlar haklı olsaydı.. Biz anlatmaya çalıştıkça bunda yerel yönetim değil gölü yönetenler dedikse de anlayan .. Gölün Adı Eğirdir dedik ama …nelerle karşılaştık…. Göl artık gerekli önlemler alınmazsa çok ciddi kuruma tehlikesiyle karşı karşıyadır.. Elmadan(vazgeç demiyoruz..bilinçli ol) devasa su almadan vazgeçmedikten sonra 365 gün karda yağmurda yağsa gölü kurtaramazsınız… çanakta büyük kayıp var.. Biz söylemeye ..birileri tu-kaka etmeye devam edecek. Üzücü! ..Olan göle-gelecek kuşaklara  olmakta.. Su azaldıkça çözünen madde miktarının kirliğin kat kat artacağını unutmamak gerek.. Karar yaşam için içmek için suya mı yoksa bilinçli para eden ilkel olmayan akılcı tarıma ve gölün bütçesini akıllı bir ailenin ayağını yorganına göre uzatmasına göre yönetmekte.. Gelin tekrar bir araya gelip memleketimizin sorunu birlikte tekrar konuşalım.. Başka EĞİRDİR VE EĞİRDİR GÖLÜ YOK.. Tarım-para hiç yok!

Yrd. Doç. Dr. Erol KESİCİ T.T.K.D. Bilim Danışmanı .Eğirdir-Isparta Temsilcisi

BURDUR GÖLÜ

Fransadan gelen uzmanların yaptığı araştırmalar ve öngörüler hergeçen gün çekilen ve kurumaya yüz tutan Burdur gölü gerçeğini ortaya çıkardı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Özgür, ve Fransadan gelen meslektaşları ile birlikte Burdur gölü tüm ayrdıntıları ile mercek altına alındı. Prof. Özgür, çalışmaları ve öngörüleri ile Burdur Gölünü gelecekte bekleyen tehlikeye şimdiden dikkat çekti.

Kurumaya yüz tutmuş Burdur Gölünde kim gölü görse neden kuruduğunun farkına varabileceğini belirten Özgür, bunun için eğitim almaya bile gerek olmadığını söyledi. Prof. Özgür, Göldeki kuraklığa neden olan faktörlerden birinin yağış sonrası dere yataklarından suların göletlerde toplanması olduğunu aktardı. Gölün birikim alanında yeraltı sularının kontrolsüz kullanıldığını ifade eden Özgür, “Tarımsal sulama amaçlı su kuyuları açılmış. Göl suyunu koruma amaçlı hiçbir tedbir yok. Kontrolsüz şekilde sulama yapılıyor. Yarısını kullansalar bile yetecek. En önemli sebep bu. Bunun için jeoloji mühendisi olmaya gerek yok.  Burdur Gölünde elektriksel iletkenlik durumunu ölçtük. Deniz suyundan daha fazla göl içinde erimiş minerallerin bulunduğunu tespit ettik.  Burdur Gölünde buharlaşma çok fazla. Böyle giderse gölün kuruması yüzyıla kalmaz.  25-30 yıl sonra çok az bir su birikintisi kalır. Mandalar içinde dolaşacak kadar!… Doğu tarafında derinlik fazla olduğu için su birikintisi kalacak. Durum bu kadar vahim” dedi.(wwwçispartatv.rv)

BU KARE ISPARTA’DA ÇEKİLDİ

Isparta’da akşam saatlerinde kısa süreli yağan yağmurun ardından açan güneşle birlikte gökkuşağı çıktı. Isparta’da yağan yağmur sonrası güneşin açmasıyla çıkan gökkuşağı net bir şekilde gözlendi. Gökkuşağı muhteşem bir görüntü oluşturdu. Gözlerin pasını silen manzaraya hayran kalan vatandaşlar, eşsiz manzarayı fotoğraf makineleri ve cep telefonları ile kaydetti.

Haber32 –

KEKİKTE TEHLİKE ÇANLARI

Geçtiğimiz hafta Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün kekik hakkında kamuoyu ile paylaşmış olduğu önemli bir bilgi vardı.
Aynı bültende dünya kekik pazarında ‘Sütçüler Kekiği’ olarak ün salan kekiğin; Beydilli, Sarımehmetler, Gümü, Çandır, Bekirağalar, Kasımlar ve Kesme Köylerinde daha yaygın olduğu ve doğada tamamen yabani haliyle yetiştiği bilgisi vardı. Ayrıca basın bülteninde en güzel haber olarak da; rekoltede artış beklendiği haberiydi. Bu yıl iklim şartlarına bağlı olarak kekikte rekolte düşüşü beklentisi bölge insanını tedirgin etmişti. Yeterli yağışların olmaması ve hava sıcaklığının çok yüksek seyretmesi bölge halkında endişe uyandırmıştı. Ancak daha hasadın başlarında ulaşılan rekolte miktarı yüzleri güldürdü.

Şimdi ihale diye bir şey çıkardılar. İhaleyi hangi tüccar aldıysa mecburen kekiği ona vereceğiz. Buda rekabet şansını ortadan kaldırıyor. Masa başında alınan kararlar doğrultusunda zorlamayla iş yapılınca da vatandaş kekik toplamaktan vazgeçiyor. Çünkü emeğini kurtaramıyor. Şuan 150 ton kekiğimiz dağda kaldı. Ayrıca dağdaki kekiğin en kadar geleceğini bilmeden bir sene önceki rakamlara göre tahmini olarak ihale ediliyor.” 35-40 yıldır aromatik bitki sektöründe işletmecilik yapan Abdullah İnan ise, Sütçüler bölgesinde 500 tona yakın aromatik ürün olduğunu ifade ederek şöyle konuştu; “Ülkemiz zor şartlarda dolar ile savaşırken, ihracatı arttıralım diyerek çözümler aranırken, Isparta Orman Bölge Müdürlüğünün almış olduğu bu karar bütün işleri zora sokmuştur. Sütçüler bölgesinde 500 tona yakın aromatik bitki potansiyeli vardır. Bu ürün zor şartlarda hayatını idame ettirmeye çalışan orman köylüsüne 3 milyon liraya yakın katkı sağlamaktadır. Yerel halkı dinlemeden alınan bu yanlış karar neticesinde ürün dağda kalmıştır. Milli ekonomi adına şuan 4 milyona yakın zararımız var” dedi.

(Haber32 – )

Kızıldağ’da Sağlık Turizmi Hedefi

l

Kızıldağ’ı alternatif sağlık merkezi olması ve sağlık turizmine kazandıracak deneysel çalışmada; Kızıldağ’da konaklayan 40 astım ve KOAH hastası 1 yıl boyunca takip edilecek

Isparta’nın Şarkikaraağaç İlçesi Kızıldağ Milli Parkı’ndaki ‘mavi sedir’ ormanlarının özellikle astım, KOAH gibi göğüs ve solunum yolu hastalıkları tedavisindeki faydalarının bilimsel tespiti için deneysel çalışma başlatıldı. Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in öncülüğünde; başlatılan çalışma Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Isparta Şehir Hastanesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Şarkikarağaç Kaymakamlığı işbirliğinde yürütülüyor. Uzman doktorların gözetimindeki 40 astım ve KOAH hastasının 15 gün Kızıdağ’da konaklaması sonrasında 1 yıl süreyle takibi ve kontrolleriyle tamamlanacak çalışmayla Kızıldağ’ın alternatif sağlık merkezi olması ve sağlık turizmine kazandırılması hedefleniyor.  www.ajans32.com)

ELEKTRİK VE DOĞALGAZA ZAM GELDİ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik tarifesini artırdı. Bugünden geçerli olmak elektriğe konutlarda yüzde 9; ticarethane ve sanayi tesislerinde yüzde 18 oranında zam yapıldı.

AĞUSTOS VE EYLÜL’DE DE ARTMIŞTI

BOTAŞ da doğalgaza bugünden geçerli olmak üzere konutta yüzde 9, sanayide yüzde 18.5 zam yaptı. BOTAŞ, ağustos ve eylül aylarında da konutta yüzde 9, sanayide yüzde 14 zam yapmıştı.

AĞUSTOS VE EYLÜLDE DE ZAMLANMIŞTI

Doğalgaz fiyatlarına eylül ayında da konutlar için 9, sanayi için yüzde 14 zam gelmişti. Ağustos ayındaki zam oranları da konutlarda yüzde 9, büyük işletmelerde yüzde 14 olarak 

(Fotoğrafta bir zamanlar hemşehrilerimizin şirketi tarafından işletilmiş olan Sütçüler Hidroelektrik Santralı görülmektedir.)

DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

Dünya nüfusunun yüzde 9’unu yaşlı nüfus oluştururken, dünyada her 8 kişiden biri 60 ve üstü yaşta.

BM’ye göre, yaklaşık 700 milyon kişi şu anda 60 yaşın üzerinde. Veriler, bu yaş aralığındaki nüfusun 2030’da 1,4 milyar’a 2050 yılında ise 2 milyara ulaşacağı yönünde. Öte yandan, dünyada her 8 kişiden biri 60 yaş ve üstünde.

Yaşlananların sayısındaki artış, en büyük oranlarda ve en hızlı şekilde gelişmekte olan ülkelerde görülecek.

Bu vesile ile DÜNYA YAŞILAR GÜNÜNÜZÜ KUTLUYOR SAĞLIKLI YAŞAM DİLİYORUZ.

(fotoğraf Yusuf Yavuz Kasımlar köyümüzde bir yaşlı.Bahçesinde Yetiştirdiği domatesler elinde)

BUNDAN TAM 50 YIL EVVEL

Bundan tam 50 yıl önce  yani tam yarım asır önce 01.Ekim.2018 tarihinde Salı günü Yapı ve Kredi Bankası’nın Ankara Ulus semtindeki Hacıbayram şubesinde memur olarak işe başlamıştım ve halen o bankanın emeklileri arasında yer almaktayım.

Bu vesile ile vefat eden müdürlerim ile arkadaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum.Hayatta olanlara da sağlıklı bir yaşam temenni ediyorum.