Yıllar önce İsmail Sarışahin’in çıkarmış olduğu Sütçüler Gazetesinin haberine göre Çobanisa Hacıaliler ve Çimenova köyleri  civarlarında mantar gibi çoğalan mermercilerin araştırma yapmaları bu köylülerimizi kızdırmışlar.

Bugün benzer oluşumlarda bazı köylülerimizin sesini duyan

var mı,acaba ?

“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,“Nesilleri Tükenmeden Tanıyorum ve Koruyorum: Tıbbi Sülükler” Projesi Başladı

 

3 uzman, 9 eğitmen, 11 rehber, bir konuşmacı ve katılımcı olarak Eğirdir Akşemseddin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki 30 öğrenci ve 6 öğretmen yer alıyor.
Katılımcıların tıbbi sülükleri çok yönlü olarak öğrenmeleri, değerlendirmeleri ve farkındalık gelişimi hedefiyle projenin ilk gününde proje ekibi ve katılımcılar tanışarak, enstitü tanıtımı ve sülüklerle ilgili temel bilgi aktarımı yapıldı. İkinci gün, tıbbi sülük türlerinin dünya üzerinde dağılımları, ticaretleri, ekonomik değerleri, doğadan toplanmaları, kontrollü koşullarda üretimleri ve sağlık alanında kullanımları hususlarında konu uzmanları tarafından bilgi aktarımı gerçekleştirildi. Çarşamba günü sülüklerin beslenmesi ve özel bir klinikte sülük uygulaması, Perşembe günü sülüklerin laboratuvar ortamında üretim süreçleri uygulamalı olarak işlendikten sonra Cuma günü sülük ve sülük kozalarının doğadan toplanması ve laboratuvarda yetiştirilen sülüklerin doğaya bırakılması etkinlikleri yapıldı.
Çapalı Gölü, Çivril Gölü, Eber Gölü ve Karamık Göllerinde tıbbi sülüklerin yaşadığı habitatlarda yürütülmekte olan çeşitli etkinlik ve incelemelerle devam eden Proje, 11 Ekim 2018 tarihindeki kapanış töreni ile proje sona erecek.(www.egirdirakıngaztesi.com)

SENİRKENT’Lİ ÇOLAK VELİ

Fevzi Özdemir’in sunuculuğunu Arif Aydın’ın kameramanlığını yaptığı Tarım Aktüel programında şov yapan Senirkentli Çolak veli sosyal medyayı salladı. Video tıklanma rekoru kırarak 2 milyona ulaştı.(www.ajans32.com)

Sütçüler’imize yıllarca gerek belediye başkanı olarak ve gerekse gazete çıkararak hizmet etmiştir.

İlçemizde 1955 yıllarında dikilip  civarına ne yazı ki ömrü kısa süren gülcülüğün Sütçüler’imize gelmesi imbiklerle bağ aralarında yağının çıkarılması onun zamanında gerçekleşmiştir. Kendisi  ulaşımın  zor iletişimin zayıf olduğu dönemlerde ilçemizde belediye başkanlığı yapmış, doğru düzgün otelin de bulunmadığı dönemlerde de ilçemize gelenleri evinde bile misafir dahi ettiği bilinmektedir.

Merhum Hüseyin Avni Turan büyüğümüz “ Yeşil Sütçüler “ gazetesini çıkararak Sütçüler’imizden haberleri bu gazete kanalıyla hemşehrilerimize yıllarca aktarmıştır. Özellikle gurbetteki hemşehrilerimiz de memleketten  mektup bekler gibi bu gazeteyi beklemişlerdir.

Hemşehrilerimiz bu gazete vasıtasıyla  doğandan, ölenden, Sütçüler’imize gelen ve gidenden, ilçemize atanan veya tayin olan memuruna varıncaya kadar tüm haberleri bu gazete kanalıyla öğrenmişlerdir.

Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.

Sizlere merhum Hüseyin Avni Turan’ın  eski tarihlerde  şahsıma göndermiş olduğu kartviziti ile aynı kartvizitin arkasında yazmış olduğu taktir ifadeleri ile telefon numarasının ilginçliğini göstermek istiyorum.

Burada  bayram kutlaması yazısını içeren kartvizitindeki 4 haneli telefon numarasının  zannedersem Sütçüler’imizin manyetolu telefondan sonra santrallı telefona geçtiği ilk dönemlere ait olduğunu düşünüyorum.(www.sutculerimiz.com)

SDÜ Öğrencileri Isparta’dan Memnun mu?

SDÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Ferdi Alakuş, şehirde aidiyet noktasında problem yaşadıklarını ifade ederek, öğrencilerle yaptıkları memnuniyet anketlerinde ‘Üniversite sınırları içinde kaldığımız sürece memnunuz’ sonucu çıktığını söyledi.

Alakuş, şehrin üniversite öğrencilerini sahiplenmesi gerektiğini vurguladı. Süleyman Demirel Üniversitesi(SDÜ) Öğrenci Konseyi Başkanı ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi(ISUBÜ) Öğrenci Konseyi Vekili Ferdi Alakuş Kanal32’de katıldığı Ne Var Ne Yok programında öğrencilerin sorunlarını anlattı. Isparta’da aidiyet sorunu yaşadıklarını ifade eden Alakuş, kentte sosyokültürel etkinliklerin de artırılmasını beklediklerini dile getirdi.

BİR ESNAFIMIZIN HATASI TÜM ESNAFLARI SIKINTIYA SOKUYOR

Bir öğrencinin Isparta’yı sevmesi ve memnun ayrılması için aidiyet duyması gerektiğinin altını çizen Ferdi Alakuş, “Bunu Aydın, Eskişehir yapıyor. Biz öğrencilerle anket yapıyoruz. Öğrencilere soruyoruz; üniversiteden ne kadar memnunsunuz. Öğrenci üniversite sınırları içinde kaldığım sürece memnunum diyor. Şehre geldiğimizde neden memnuniyetsizlik yaşıyoruz? En büyük nedenlerden birisi muhatap olduğumuz esnaf. Esnaftan bir şey almaya gittiğimizde ‘abi bu 4 TL olmaz mı?’ demeye korkuyorum. Bizi tersliyorlar. Bir esnafımızın hatası tüm esnafları sıkıntıya sokuyor.

Biz şehirde istenmeyen evlat muamelesi görüyoruz. Bu bizi psikolojik olarak etkiliyor. Şehirdeki haberlere bakın, öğrenci apartında şu oldu deniliyor. Apartlar öğrencilerin değil. Orada sadece apart denilmeli.” dedi.

(Haber32 -)

ISPARTA’DA BOMBA PANİĞİ

Kaymakkapı’daki gül anıtının yanına bırakılan valiz polisi alarma geçirdi. Yapılan kontrolde valizin boş olduğu anlaşıldı saat 17.00 sıralarında Kaymakkapı Meydanı’ndaki gül heykelinin yanında terk edilmiş bir valiz gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. İhbarı alan emniyet ekipleri alarma geçerek, valizin bulunduğu Isparta’nın en işlek meydanı konumundaki Kaymakkapı’ya gelen tüm caddeleri güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapattı. Bölgeye tedbir amacıyla Isparta Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı bir yangın söndürme ekibi de gönderildi.(www.ispartatv.com)

HEPSİ BURUDUR’DA GÖRÜNTÜLENDİ

doğada domuz ve diğer hayvanlar ile ilgili görsel sonucu

Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü’nce, 45 günlük fotokapan çekimlerine kurt ve domuz sürüleri, vaşak, tilki ve tavşan takıldı. Belgesel tadındaki görüntülerde yaban hayvanlarının karla mücadelesi ve ayağından yaralı bir kurt da yer alıyor.

 Doğa Koruma ve Milli Parklar 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nün de desteğiyle, Burdur’un yaban hayatını üzerine bir çalışma yürütülüyor. Yaklaşık 5 yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında Burdur’un dağlık ve ormanlık arazilerinde kurulan fotokapan cihazlarıyla bugüne kadar çok sayıda içinde vaşak, karakulak, kurt, yaban domuzu, tilki, çakal, kaya sansarı, porsuk ve tavşan gibi yaban hayvanlarına ait görüntüler elde edildi. Yine bu kapsamda bölgede kurulu iki fotokapan cihazıyla 45 günlük sürede 50’ye yakın çeşitli yaban hayvanları görüntülendi. Bu görüntülerde çok defa kurt sürüleri, vaşaklar, yaban domuzu sürüsü, tilki ve tavşan bulunuyor. Karla kaplı olduğu da görülen arazide zor kış şartları altında yaşam mücadelesi veren yaban hayvanlarının belgesel tadındaki görüntülerinde, bazen birbirleriyle oynadıkları da görülüyor. Bazı yaban hayvanları ise kendilerini görüntüleyen fotokapan cihazlarına dikkat kesiliyor. Görüntülerde, bir kurdun ise bir bacağından yaralı olduğu ve sekerek ailesindeki diğer bireyleri takip etmeye çalıştığı yer alıyor.(www.ISPARTATV.COM  Fotoğraf alıntıdır))

 

 

İLÇEMİZDEKİ PRF DR. MESLEK YÜKSEK OKUL

Sütçüler Prof. Dr. Hasan Gürbüz Meslek Yüksekokulu ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

 

Sütçüler ilçesinde bulunan Prof. Dr. Hasan .Gürbüz Meslek Yüksek Okulu’na bu öğretim yılında öğrenci kaydının 150 dolayında olduğu aslında  az olan bu sayının  geçen yıldan fazla olması bacasız sanayi olarak görülen okulun önümüzdeki yıllar için ümit vaat ettiği ifade edilmektedir.

Kooperatif Treni Isparta’ya Geliyor

kooperatif treni ile ilgili görsel sonucu

Sosyal kooperatiflerin halka tanıtılması, yerel inisiyatiflerin harekete geçirilmesi ve kamuoyunun dikkatinin bu alana çekilmesi için 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıkacak olan kooperatif treni Ekim ayının ikinci haftasında Isparta’da olacak.

Konu ile ilgili olarak edinilen bilgilere göre; Sosyal Kooperatifçilik Tanıtım, Eğitim, Geliştirilme ve Uygulama Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu’nun katılımı ile Aydın Valiliği toplantı salonunda bilgilendirme toplantısı yapıldı. Sosyal kooperatiflerin halka tanıtılması, yerel inisiyatiflerin harekete geçirilmesi, üniversitelerde çalıştaylar ve konferanslar düzenlenmesi ve alanında uzman kişilerin, akademisyenlerin ve kamuoyunun dikkatinin bu alana çekilmesi için 1 Ekim’de Ankara’dan yola çıkacak olan kooperatif treni Isparta dahil 11 şehre gidecek.

Kaynak: www.mathaber.com Editör: Melike SÖNMEZ

BUCAK’TA SİVİL HAVACILIK BALONU BAŞLIYOR

sıcak hava balonu ile ilgili görsel sonucu

Denizli Turistik Otelciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, Yakın komşularımız Burdur ve Denizli ile birlikte 9 kentte daha balon uçuşlarının yaygınlaştırılması amacıyla aldığı kararı değerlendirdi.

Şen, “Bölgemize şu anda gelen 2 milyon 200 bin ziyaretçi sayısının balon turlarının etkisi ile 3 milyon rakamlarına ulaşabileceğini düşünüyoruz” dedi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, balon uçuşlarının yaygınlaştırılarak ülke turizmine katkı sağlaması amacıyla Kapadokya’nın yanı sıra 9 ilde daha balon uçuşu yapılabilmesine yönelik çalışmalarını tamamladı.

Sıcak hava balon taşımacılığının Denizli-Pamukkale, Burdur-Bucak, Adana-Kozan, Bitlis-Ahlat, Ankara-Polatlı, Afyonkarahisar-İhsaniye, Eskişehir-Seyitgazi, Samsun-Bafra, Aksaray-Ihlara’da da yapılabileceği tespit edildi. Yapılan tespitin çok yerinde olduğunu ifade eden Şen, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün almış olduğu karar ile Denizli’de balon uçuşlarının bundan sonra daha güvenli bir şekilde yapılabileceğini aktardı. Kapadokya bölgesinden sonra Türkiye’de balon turlarının en fazla rağbet gördüğü yerin Pamukkale olacağını kaydeden Şen, “Sivil havacılığın burada kontrol altına almış olduğu uçuşlarla beraber daha güvenli uçuşlarda temin edilecek.

(www.hbaer32.com)
Editörün Notu;

Burdur’un Bucak ilçesi ile Sütçüler’imiz sınır komşusudur. Bu balonlar Sütçüler’imize de uçarlar mı acaba,

Ne dersiniz ?

Kekik’te umutlar yüksek

Kekikten bu yıl 1,4 milyon TL’lik kazanç bekleniyor:

Endemik bitki türleri ile öne çıkan Isparta’nın Sütçüler İlçesinde Tota Kekiği olarak ün salan kekik hasadına başlandı. Yağ ve suyu çıkarılarak yüzde 90’ı ihraç edilen kekik bölge halkına yıllık 1,24 milyon TL kazanç getiriyor.

Kekiğin doğal yayılış gösterdiği ve en fazla doğal üretiminin yapıldığı Sütçüler İlçesi Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içinde bulunan Beydilli, Sarımehmetler, Gümü, Çandır, Bekirağalar, Kasımlar ve Kesme köylerinde kekik toplama sezonu başladı.

YÜZDE 90’I İHRAÇ EDİLİYOR

Odun dışı orman ürünlerinin başında gelen ve dünya kekik pazarında ‘Sütçüler kekiği’ ve ‘Tota kekiği’ olarak ün salan yayla kekiği, Sütçüler’de yabani haliyle toplanarak yüzde 90’ı ihraç edilen endemik bir tür. Doğal dengesinin korunması durumunda devamlı gelir getiren ürünün sürekliliğini sağlamak ve daimi ürün alabilmek amacıyla, toplama işini yapanlara şartname imzalattırılıp, kekiğin sürdürülebilirliği açısından en az zarar göreceği çiçeklenme sonu döneminde toplanmasına izin veriliyor. Ayrıca kesim dönemleri oluşturularak ara yılarda toplanmayan bitkilerin tohum dökerek çoğalmalarının teşvik edilmesi amaçlanıyor.

HASAT MİKTARI GİDEREK ARTIYOR

Bu yıl iklim şartlarıyla alakalı olarak kekiğin gelişme döneminde yağışın olmamasından kaynaklanan, yeterli olmayan boy uzaması kekikte rekolte düşüşü beklentilerine yol açarken, daha yolun başındaki yapılan hasat miktarları köylülerin yüzünü güldürdü. 2016 yılında kekik üretiminin 197 ton, 2017 yılında 262 ton civarında gerçekleştiği belirtilirken, 2018 yılında ise hasadın ilk haftalarında sadece bir köyde yapılan hasat 120 ton olarak kayıtlara geçti. Diğer köylerde de hasadın tamamlanmasıyla daha kontrollü kayıt yapılarak 2017 yılındaki hasat miktarlarının yakalanıp hatta geçileceği öngörülüyor.

SÜTÇÜLER’E KEKİKTEN 1,4 MİLYON TL’LİK KAZANÇ

13’DEN FAZLA ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR

Türkiye dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70’ini elinde bulunduruyor. Ortalama yüzde 3 oranında uçucu yağa sahip olan kekik, yöredeki tesislerde kekik yağı ve kekik suyu olarak işlendikten sonra, baharat, ilaç, kozmetik, parfüm ve sabun endüstrisinde kullanılıyor. ABD başta olmak üzere Almanya, İtalya, İngiltere, İsveç, Rusya, Hollanda, Avustralya, Macaristan, Kanada, Polonya, Hindistan ve Japonya gibi birçok ülkeye gönderiliyor. (www.ajans32.com)

 

SUTÇULER’İN AHMETLERİ Mehmet Uysal

 

1964 Yılında Sütçülerin Ahmet isimli Şahsiyetleri
memleketimin bir klasiği
O tarihte ortaokul son sınıf öğrencisiydim. Edebiyat öğretmenimiz yıl sonu müsamere arasında bana senin baban nufus müdürü ve Sütçülerde çok Ahmet ismi mevcut nasıl karıştırılmıyor dedi bende hocahanıma tamamının lakapları var deyince sende babamın nüfüs kütüğünden aldım diğerek Sütçülerin Ahmetlerini Amad olarak oku dedi .Belediye sinema salonunda kalabalık bir topluluğa başladım okumaya. Birde ne göreyim ön sırada avukat Hakkı  bey kağıt bulamamış yeniharman sıgara paketine hem yazıyor hemde gülmekten yerlere yatıyordu.Arada bana agam yavaş oku yazamıyorum diyerek dikkatimi dağıtıyordu..
Aşağıda yiğit lakapları ile anılır hoşgörüsüne sığınıp rahmetli Amadlarımızı tekrar sizlere sunuyorum.Allah cümlesine rahmet eylesin.Hepisi rahmetli oldular.

Sütçülerin girişinde mollavelinin Amad
Sütçülerin çıkışında Molla Hasanın Amad
Belediye başkanı fotorafçıAmad
Eskiden reisti yeşil Amad
İlbeyde paşamız çılbır Amad
Beybağında koca Amad
Taşkapıda hacı Amad
At üstünde gezer badaplı efe Amad
Demenderesinde dermenciAmad
Başkozda İstanbullu Amad.
Marbaşında amadkahoğlu Amad.
Gurbete gidipte gelmeyen Ankaralı Amad
Bakkalımız hafız eserin Amad
Fırıncımız kaba Amad
Kahvecimiz Sığırlıklı Amad
Ayakkabıcımız kunduracı Amad
Attığını vuran avcı Amad.
Askerde çavuşmuş Beydilili Amad.
Kaymakamın odacısı mermer Amad
İstanbula yük taşır kalaycı Amad
Ormanda çalışır şöfer Amad
Her akşam içer tahsıldar Amad
Hiç evlenmedi Alaganın Amad
Ustaların başı Şammemedin Amad.
Kabadayıdır GolatanAmad
Enişte olur davşan Amad.
Akrabamız olur Hafız Amad
Beşiktaşı çok sever Atineli Amad
Caddemiz var Amad bey
Köyümüz var Hacıamadlar
Tarlamızın adı benli Amad.

RIDVAN ERTAN

 

Baba’nın Kemikleri Sızlıyor

Barajlar Kralı olarak anılan Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de yaşanan su sorunu köylüleri adeta canından bezdirdi. Atabey TOKİ’nin İslamköy Su Hattı’nı kesmesi sonucu köyün ana hattı pasif kaldı. Köyde yaşanan su krizini muhtar Hakkı Gökçınar yargıya taşıdı.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel… Kimine göre Coban Sülo… Kimine göre Baba… Kimine göre ise Barajlar Kralı… Toprağı suyla buluşturan adam demek çokta yanlış olmaz.

Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’ün bugünlerde yaşadığı su sorunu ise oldukça ironik. Barajlar Kralı olarak anılan Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’de sık sık yaşanan su kesintileri, suyun basınçsız gelmesi, hatta yukarıda kalan mahallelere neredeyse hiç su gelmemesi köylüleri çileden çıkarıyor.

Peki, köyde yaşanan su sorunun temelinde ne yatıyor. Demokrat Haber Merkezi’nin edindiği bilgilere göre Atabey TOKİ’nin İslamköy Su Hattı’nı kesmesi sonucunda İslamköy’ün ana hattı pasif kaldı.(www.ajans32.com)

Belediye Davası Yeniden Görülüyor

Isparta Belediyesine yönelik 2011 yılında yapılan operasyon sonrası  açılan ve 82  sanığın yargılandığı davaya yönelik Yargıtayın bozma kararının ardında  dava yenden görülmeye başladı. Mahmeke sanıkların yurtdışı yasağıan ilişkin adli kontrol şartını kaldrdı. Kefaletle tahliye olan sanıkların kefalet ücretlerinin iadesi talebi reddedildi.

Isparta Belediyesine 2011 yılında yapılan operasyonun ardından Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar sonrası Yargıtay 5. ceza Dairesi, Isparta Ağır ceza mahkemesinin cezalara ilişkin kararların bozulmasına hükmetti. Yargıtay operasyona ilişkin dinlemelerin usulsüz yapılması ve bilirkişi raporlarının çelişkili olması nedeniyle davanın yeniden görülmesine hükmetti. Yüksek mahkeme şüpheliler hakkında verilen beraat kararlarını onaylarken ceza kararlarının bozulmasına ve yargılamanın yeniden yapılmasına karar verdi.

DAVA YENİDEN GÖRÜLÜYOR

82 sanığın yargılandığı o dava Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başladı. Bugün yapılan duruşmaya  sanıklardan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın,  MHP Eski İl Başkanı İsa Yalçın, diğer sanıklar ve sanık avukatları katıldı. MHP İl Başkanı Nail Bayram da duruşmayı izledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Isparta Belediyesine 23 Eylül 2011 tarihinde yapılan operasyonda aralarında MHP İl Başkanı İsa Yalçın ile birlikte Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın da bulunduğu 82 şüpheli ‘Örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak ve resmi evrakta sahtecilik’ gibi suçlamalarla yargılanmıştı. Yaklaşık 3 yıl süren duruşmalar sonrasında davanın görüldüğü Isparta Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 15 Mayıs 2014’de Belediye Başkanı Günaydın’ın toplamda 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı dava dosyası şüpheliler tarafından itiraz hakkı kapsamında Yargıtay’a taşınmıştı. kaynak: ispartatv

Katil Zanlısının İfadeleri Kan Dondurdu

Isparta’da 3 ay içerisinde 2 kadını yardım bahanesiyle aracına aldıktan sonra gasp maksadıyla öldürdüğü ortaya çıkan katil zanlısının çıkarıldığı mahkemede işlediği cinayetlere ilişkin ifadeleri kan dondurdu. Kentte yaklaşık 18 yıl önce de gasp maksadıyla yaşlı bir kadını öldüğü ortaya çıkan katil zanlısının mahkeme heyetine, “Pişman olduğum için itiraf ettim. İşlediğim cinayetlerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyorum. Tedavi görmek istiyorum” dediği ortaya çıktı. 

Isparta’da 17 Temmuz ve 20 Eylül tarihlerinde yardım bahanesiyle evlerine götürmek üzere aracına binen 2 kadını da gasp maksadıyla boğarak öldürdüğü ortaya çıkan katil zanlısı Bekir Çiftçi’nin, 18 yıl önce de başka bir kadını gasp maksadıyla öldürmek suçundan hapis cezasına çarptırıldığı belirlendi. Zanlının çıkarıldığı mahkemede olaylardan pişmanlık duyduğu ve hukuki sorumluluklarını algılamayarak tedavi görmek istediği yönündeki beyanları da dikkat çekti. (www.ajans32.com)

ÇOCUKLUĞUMUZ

ÇOCUKLUĞUMUZ
Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
[yazı: SAİME EREN .Fotoğraflar Mustafa Turgut]

şeker otu nedir ile ilgili görsel sonucu Rus uçağının 24 Kasım 2015 yılında düşürülmesinin ardından turizm ve otelcilik alanında yaşanan ekonomik daralmadan etkilenen 39 yaşındaki turizmci Sibel Cesur Efe, eşi Süleyman Efe’nin de destek vermesi ile birlikte farklı alternatifler aramaya başladı. 17 yıllık mesleği otel işletmeciliğini bırakan Efe, araştırmalarını tarım alanında yoğunlaştırdı. Sibel Cesur Efe, Antalya’nın Aksu ilçesinde EXPO 2016 arkasında Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık’a ait arazide şeker otu (stevia) yetiştirmeye karar verdi. 75 dekar alanda 2 yıldır şeker otu yetiştiren Sibel Cesur Efe ve eşi Süleyman Efe, 3 aylık sürenin ardından hasada başladı. Tarlada mahallelerden topladıkları 20 kadın işçi ile hasatlarını yapan Efe ailesi, hedeflerinin 500 dekar alanda şeker otu yetiştirmek olduğunu ifade etti.

Kilosu 100 dolar

Şeker otunun çok kazançlı bir bitki olduğunu belirten Süleyman Efe, “Çiftçilerimiz için çok kazançlı bir bitki. Dönümünde 8-10 bin TL para kazanılabiliyor. Pazarı çok geniş bir üründür. Şekerin girebildiği her yere girebilen bir üründür. Diyabetik ve obezite hastaları çok rahat kullanıyor. Sıfır kalori ve yüzde yüz doğal bir üründür. Dünya bazında çok değerli bir bitkidir. Japonya bu ürünü 40 yıldır kullanıyor. Bundan dolayı her yıl sağlık sektöründe 30 milyar dolar kazançları var. Antalya şeker otu açısından iklim açısından çok uygun bir yer. 2 yıldır Antalya’da ekim yapıyoruz. Buranın iklimini çok sevdi. 500 dönüm kadar bir hedefimiz var. Üretimi artırmak istiyoruz. Tarladan sonra işleme fabrikasında işledikten sonra bu ürünü pazarlayacağız. Bu ürünün kilosu 100 dolara satılıyor. Normal şartlarda şekerin 300 katı diyebiliriz” dedi. (www.akdenizmanset.com.tr)

Stevia bitkisi nedir sorusu binlerce vatandaş tarafından en çok aranan ve araştırılan konular arasında yer almaya başladı. Mucivezi bir bitki olarak gösterilen Stevia bitkisi, şeker otu diye de adlandırılıyor. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir?

Stevia Bitkisi, senelerden beri Paraguay ve Brezilya gibi güney Amerika ülkelerinde doğal tatlandırıcı amacıyla kullanılmaktadır. Türkiye’nin gündemine daha yeni yeni düşen Stevia bitkisinin faydaları vatandaşlar tarafından oldukça merak ediliyor. Peki, Stevia bitkisi nedir? Faydaları nelerdir?

STEVİA şeker otu nedir ile ilgili görsel sonucuBİTKİSİ NEDİR

Şeker Otu Bitkisi Paraguay menşeli Stevia isimli bir bitkidir. Yapılan araştırmalar diyabet hastaları için bir umut olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye’de ise Rize çevresinde deneme amaçlı ekimi başarıyla yapılmıştır. Dünya’da kullanımı her geçen gün kat kat artan Stevia bitkisi’nin (şeker otu) şu an 5 milyar dolarlık bir pazarı bulunmakta.

Fabrikasyon işlemlerden geçtikten sonra şekere oranla 300-400 kat daha tatlandırıcı özellik kazanabiliyor. Ancak sıfır kalori ve sıfır proteini içeren Stevia bitkisi Asrın Bitkisi olarak belirtiliyor.

Stevia bitkisi/ Şeker Otu bitkisi diyabet, hipertansiyon ve obezite tedavisi için mükemmeldir. Ayrıca sigarayı bırakmak için kullanılabilir. Şeker otu, doğal bir tatlandırıcıdır. Dilde ki tat alma hücrelerine %400 tatlıymış gibi hissettirir fakat içinde hiç şeker ihtiva etmez. Bu nedenle diyabet hastaları tarafından yoğun olarak kullanılır.(www.hurriyet.com.tr)

 

 

KORKU ve KARARSIZLIK

korku ve kararsızlık ile ilgili görsel sonucu

Profesör elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı.

Kutunun hava almadığı açıktı. Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmayacak dokunan bu dersi geçemez!” dedi ve salondan çıkıp gitti.

Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Kimisi kutunun içindeki fareyi çıkarmayı düşündü ama cesaret edemedi.

İki gün boyunca ders görülen sınıfta kutu öylece kaldı. Ne olacağını merak ederek iki gün geçirdiler.

İki gün sonunda tekrar dersi olan profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Tabi ki, kutunun içindeki fare artık yaşamıyordu. Öğrencilerden birçoğu üzülmüştü. Profesör sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu. Sınıftan birçok farklı ses ve fikir yükseldi;

─ Havasızlıktan…

─ Açlıktan…

─ Susuzluktan…

Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette ve minik deliklerle kaplıydı. Ardından devam etti;

─ Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan bu kutudan çıkmak için epey mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki minik diş izlerinden ve irili ufaklı deliklerden anlıyoruz.

Ancak şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Farenin ölümüne neden olan iki şey var; Kararsızlık ve

Korku…

Kararsızlık, çünkü fare kutunun her yerini parçalayıp, her noktayı ayrı ayrı kemireceğine sadece tek bir köşesini ısırıp parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı o deliği büyütecek ve kutudan çıkıp kurtulacaktı.

Korku, çünkü eğer siz öğrenciler benden ve notlarının düşmesinden böylesine çok korkmasaydınız, kutuyu açıp fareyi serbest bırakabilirdiniz. Ancak korkudan dolayı size yanlış gelen bir işe göz yumdunuz.

Hayatta bizi başarıya götüren yolda karşılaşacağımız en azılı düşmanlardır, kararsızlık ve korku. Kararsızlıkla zaman tüketmeyin, kafanıza tek bir şey koyun ve o yolda ilerleyin. Ve bu yolda size yanlış gelen şeylere göz yummayın. Göze batmaktan, ses çıkartmaktan korkmayın.(www.5n1kmakale.com)

 

 

 

Öğrenci Odaklı Üniversite Yaşanılabilir Şehir

Süleyman Demirel Üniversitesi Batı Yerleşkesinde Isparta SDÜ’ye yeni gelen öğrencilerin üniversite hayatına daha iyi adapte sağlamaları için önemli bir proje başlatıldı.

SDÜ, Valilik, Belediye Başkanlığı, Emniyet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, Kredi Yurtlar Kurumu, Batı Yerleşkesi merkez duraklarında stant açarak SDÜ ye yeni başlayan öğrencilere bilgi ve donanım sağlamak için kuruldu.

İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Proje Koordinatörü Mehmet Turşucu, SDÜ’nün yeni üyelerine yönelik oryantasyon programı başlattığını söyledi.

Turşucu sözlerine şu şekilde devam etti; “Hedefimiz Isparta’da yeni yaşamaya başlayan öğrencilerimizin karşılaşabilecekleri olumsuz durumlarda ne yapmaları gerektiğini anlatmaktır. Ayrıca uyum sürecinin çok sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağlamaktır. Isparta’yı, SDÜ’nün akademik birimlerini, sosyal, sanatsal, kültürel, sportif vb. donanımlarını tanıtmak istedik. Ayrıca şehirde istenmeyen durumlar ile karşılaştıkları an ne yapmaları gerektiğini anlatmak istedik. Bunun için de Valilik, Belediye, Emniyet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nü davet ettik. Hepsine katılımlarından ötürü teşekkür ederiz.  Öğrencilerimize Isparta’yı anlatıyoruz. Basılı materyaller veriyoruz. İhtiyaç duyabilecekleri tüm iletişim bilgilerini paylaşıyoruz. Amacımız uyum sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasıdır. SDÜ Batı Yerleşkesi Merkezi Durakları’ndaki kurumlarımızın stantları 27 Eylül Perşembe gününe kadar açık kalacak.”(www.uyan32.com)

 

TÜBİTAK’tan SDÜ’ye ‘Uygulayıcı Kuruluş’ Görevi

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 2. Çağrı için proje için sunma süresi uzatılmıştır.
Karşılıksız Yüzde yüz destek miktarı da 150 bin TL den 200 bin TL ye çıkarıldı.

TÜBİTAK Süleyman Demirel Üniversitesi’nin de 30 kurum arasında bulunuyor ve SDÜ’ye  “Uygulayıcı Kuruluş” görevi verildi..
Proje başvurularını SDÜ 17 Ekim 2018 Pazartesi gününe kadar devam edeceği duyuruldu. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdal Terzi, TÜBİTAK tarafından sunulan fırsatı öğrenciler değerlendirmelidir dedi ve şu cümlelerle konuşmasına devam etti.
Terzi “Şu anda ülkemizin yaşadığı sıkıntıların özünde yurt dışına bağımlı olmamız yatıyor. Birçok teknolojik ürünleri, yazılımları satın alıyor olmamız bizi olumsuz yönde etkiliyor. Döviz kurundaki artışlar, dış baskılar özünde Türkiye’nin birçok alanda ithalata dayalı olmasından kaynaklanıyor. SDÜ olarak bu durumun daha önce de farkındaydık. Ama 2018 yılı başlarında bir hamle gerçekleştirebildik” dedi.

SDÜ’nin TUBİTAK Projelerinde büyük bir başarı kaydettiğini de ekledi.(www.uyan32.com)

Vali Şehmus Günaydın Başkanlığında Muhtarlar Toplantısı Gerçekleşti

Her ay düzenlenen merkez ve köy muhtarları ile gerçekleşen Muhtarlar Toplantısının Eylül toplantısı Isparta Valisi Şehmus Günaydın başkanlığında yapıldı.

Isparta Valisi Şehmus Günaydın, muhtarlarla buluştu. Vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması konusunda konuşmalar yapan Vali Günaydın “Kapımız 24 saat açık demiyoruz, kapımız hiç kapanmıyor zaten” dedi.
Vali Isparta Valisi Şehmus Günaydın, “Kapımız 24 saat açık demiyoruz, kapımız hiç kapanmıyor zaten. Muhtarlarımızın çalışmaları bizler için çok önemli.

”Günaydın; Isparta halkının ihtiyaçları en fazla 2 saat içerisinde karşılanması talimatını verdi. (www.uyan32.com)

 

BİR KATİLİN ANOTOMİSİ

Seri Katil… 3 Kadını Öldürdü… Suçunu İtiraf Etti…

Isparta’da otobüs durağında bekleyen kadını yardım bahanesiyle aracına alıp boğarak öldürdükten sonra gasp eden şahıs, kentte yaklaşık 2 aydan bu yana kayıp olarak aranan başka bir kadını daha öldürdüğünü itiraf etti. Tutuklanan katil zanlısının 18 yıl önce de gasp maksadıyla kadın cinayeti işlediği ve bu yüzden hüküm giydiği ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, gideceği yere götürmek için Nurten Akyıldız’ı aracına alan B.Ç.’nin daha sonra kadını boğarak öldürdüğü ve kolundaki ziynet eşyasını gasp ettiği ortaya çıktı. Talihsiz kadını daha sonra Gökçay Mesireliği’nde gömdüğü tespit edilen B.Ç.’nin evinde yapılan aramalarda Nurten Akyıldız’a ait ziynet eşyasının ele geçirildiği öğrenildi. Diğer taraftan, Akyıldız’ın bir süredir kayıp olarak arandığı belirtildi.

Temmuz ayından bu yana kayıp olarak aranıyordu
B.Ç, Isparta’da geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana kayıp olan Suna Özbey’i de öldürdüğünü itiraf etti. Emniyet güçleri tarafından yapılan araştırmalar sonucu Özbey’in cesedi de zanlının itiraf ettiği Kentteki Atış Poligonu’nda bulundu.

18 yıl önce de aynı suçtan hüküm giydi
Son 2 cinayet ve gasp suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilen B.Ç.’nin yaklaşık 18 yıl önce de gasp maksadıyla M.G. isimli bir kadını kaçırdığı, daha sonra bu kadını da bıçaklayarak öldürdüğü, bu yüzden hüküm giydiği ve cezaevinden yeni çıktığı öğrenildi.(www.ajans32.com)

Uyanık Girişimci, 30 Yıldır Geçimini böyle sağlıyor

kar ile ilgili görsel sonucu

Antalyalılar, kavuran sıcaklarda, yüksek kesimlerdeki mağaralardan çıkarılan, pekmez ya da meyve şurubuyla hazırlanan “karlama” ile serinliyor. Eylül ayının girmesine rağmen sıcakların bunalttığı Antalyalılar Torosların derin kar obruklarından çıkarılan karların üzerine dökülen pekmez ya da meyve şurubuyla serinliyorlar.

30 YILDIR BU İŞİ YAPIYOR

Gündoğmuş ilçesine bağlı 2 bin metre rakımlı yaylalarda bulunan derin kar obruklarından kar getirerek Antalya’da pazarlarda karlama yaparak satan pazarcı Mustafa Özer, 30 yıldır bu işi yaptığını söyledi.

“KAR ÇIKARMAK HEM ZOR HEM TEHLİKELİ”

Toroslarda 2 bin metre rakımlı Gündoğmuş yaylalarında 4-5 tane kar obruklarında hiç karın bitmediğini ve buralarda kar üzerine kar yağdığını, uçsuz bucaksız obruklardan çuvallarla kar çıkardıklarını anlatan Özer, “Obruktan kar çıkarmak hem zor hem çok tehlikeli. Bu mağaralarda ne kadar kar var bilinmez. Ama mağaranın sonunun olmadığı söyleniyor. Bu kar obruklarında karın bittiğini hiç görmedim” dedi.

“HER GELDİĞİMİZDE 2 TONA YAKIN KAR GÖTÜRÜYORUZ”

 

Haftada yaklaşık 2 ton kar çıkarıyorum. Kendim pazarcıyım. Her hafta yaylaya çıkarak obruklardan kar çıkarıyorum. Soğutuculu kamyonetle Antalya’ya getiriyorum. Sattıkça tekrar Gündoğmuş’un yaylalarına giderek her hafta yenisini satıyorum. Yaz aylarında sürekli kar obruklarından getirmiş olduğum karları karlama yaparak kar satıyorum.”

“KASESİNİ 2 LİRA 50 KURUŞA SATIYORUM”

Dağlardan kar toplayan ve daha sonra Antalya’da semt pazarlarına götürerek karlama yaparak satan Mustafa Özer, şöyle devam etti: “30 yıldır yaz aylarında Torosların derin kar obruklarından kar getirerek satıyorum. 30 yıldır Topladığım karları Antalya’ya getirerek pazarlarda satıyorum. Haftanın her günü kurulan semt pazarlarında karlama satıyorum. Meyve suyu ile karıştırdığım karın kasesini 2 liraya, pekmezli karlamanın kasesini ise 2 lira 50 kuruşa satıyorum. Tadını bilen yerli halk her hafta gelerek benden karlama alıyor.”

MÜŞTERİLERİ MEMNUN

Antalya’da Çakırlar pazarında Eylül ayında karlama yemenin çok zevkli olduğunu söyleyen Hatice Çelik, “Eylül ayında Antalya’da halen devam eden sıcak havada bu karı görmek, yemek harika bir şey. Pekmezli karlama yemek bu mevsimde çok güzel bir olay” diye konuştu.

TOROSLARIN LEZZETTİ ÇOK GÜZEL

Çakırlar pazarında karlama alarak yiyen Tugay Çatlı ise Antalya’nın bu sıcağında Toroslardan 2 bin rakımlı yerlerden çıkartılan bu karın pekmezle karıştırıp yemenin güzel bir olay olduğunu belirterek, “Bu mevsimde karlama yemek muhteşem bir olay. Çok hoşumuza gitti. Torosların lezzeti çok güzel”

Editörrün Notu;

Sütçüler’imizde eskiden yaz aylarında cuma günleri Sarımehmetler Köylüleri dağdan getirdikleri karı pekmezle karıştırarak pazarda satarlardı.Çok da güzel olurdu.Kesin bilmemekle birlikte artık pazarımızda kar karması da satılmıyor.

Kaynak: www.mathaber.com Editör: Melike SÖNMEZ

EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..(SÜTÇÜLER’İMİZ DE ANTALYA’YA )

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR KONYA’YA BAĞLANSIN!..

İlhan Şimşek

Eskiden Eğirdir Konya’ya bağlıymış. Bütün işleri Konya’dan aksaksız yapılırmış.

                Şimdi öyle değil. Eğirdir öksüz çocuk gibi. İlgilenen yok; kaderine terk edilmiş. En büyük tesellimiz, Allah Eğirdir’i yaratırken boş zamanına denk getirmiş de enfes bir doğal güzellik vermiş. Bununla yetiniyoruz.

                Eğirdir Belediyesi göl kenarına yakışır bir şeyler yapmak istiyor hemen Isparta devreye giriyor. Çevre İl Müdürlüğü geliyor önceki başkan zamanında oluşan Kara Yollarının yaptığı yol çalışması mıcır birikintisini şimdiki belediyeye yükleyerek, beş yüz bin lira gibi büyük bir para cezası kesiyor. Eğirdir’e hizmetin önüne geçiyor.

                Kara Yollarının yaptığı Konya yolu Eğirdir çıkışı duble yol çalışmasından sonra Belediyenin kıyı güzelleştirme çalışması desteklenmek yerine engelleniyor ve Vilayet asılsız şikayetleri gerçekmiş gibi değerlendirerek soruşturma açtırıyor.

                İnsanın aklına hep bu işler siyaseten yapılıyor, Eğirdir Belediyesi Ak Parti’den  değil de onun için mi kısır döngüdeyiz diye düşünülmeden edilmiyor.

                Eğirdir’in seyir tepesi dediğimiz ve övünç kaynaklarımızdan biri olan Akpınar yolu yıllardır Yılan hikayesine döndü. Yılan gibi tepeye tırmanan yol genişletmesi, asfalt çalışması ve yol korkulukları yapımındaki olumsuzluklar Eğirdirlileri ve Akpınarlıları canından bezdirdi. Her gün iç turizme onlarca araba taşıyan bu yol neden bunca yıl bekledi?

                               Eğirdir Isparta’nın gözbebeği mi? Bize göre Evet!..

                Eğirdir böylesine değerli ise neden BAKA(Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) Rusya’daki 2. Moskova- Türkiye Turizm Fuarı’nda Eğirdir’e yer verilmedi? Bu festivalde Antalya- Burdur ve Isparta’nın tarihi ve turistik yönleri tanıtıldı. 20 Ağustos 2018 tarihli Eğirdir Akın gazetesinden öğrendiğimize göre Isparta’nın gülü ve Kuyucak’ın lavantası tanıtılmış iken neden Isparta’nın gözbebeği ve bu yörenin en güzel turizm beldesi Eğirdir’den bahsedilmemiş. Neden Eğirdir ile ilgili broşürler Ruslara dağıtılarak doğa güzelliği ile bezenmiş, her yanı ayrı bir tablo olan ve yaz boyunca otellerinde ve pansiyonlarında yer bulunamayan Eğirdir tanıtılmamış? Neden Türkiye’nin en güzel elması stantlarda yerini almamış. BAKA’nın dönem başkanlığını yapan Sayın Vali Bey böylesi bir eksikliğin farkına varmadı mı?

                Onun için diyorum ki Eğirdir gene eskisi gibi Konya’ya bağlansın!.. Belki oranın idarecileri Eğirdir’e daha fazla sahip çıkar!..

                Amacımız kimseyi üzmek, onurunu kırmak değil Eğirdir’e yeterli ilginin gösterilmediği düşüncesinde olduğumuzu dile getirmektir.(www.egirdirakingazetesi.com)

Editörün Notu;

Yukarıdaki yazının yazarı İlhan Şimşek güzelim Eğirdir’inhizmet alamadığından yakınarak ilçenin KONYA’ya bağlanmasını önermektedir.

Aynı durumda olan ve mermercilerce de talan edilen SÜTÇÜLER’imizde ANTALYA’ya bağlansın. Belki o zaman bahtı açılır.Elinden bir tutan sorunları bir dinleyen ve de çözen olur.

Ne dersiniz.?

 

Tıbbi Sülükler Projesi Eğirdir’de Başladı

ProjeniTıbbi Sülükler Projesi Eğirdir'de Başladın ilk ayagı bir hafta sürecek. Bu süreçte sülük tanıtımı üretimi ve alternatif tıpta kullanımı görülecek.

Toplantıya Eğirdir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet ARMUTOĞLU, Okul Müdürü Hüseyin Hüsres BÜYÜKDOĞAÇ ve SAREM Yetkilileri katıldı.

TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIR?

KORUYUCU TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
1- Kanın pıhtılaşmasını önleyici doğal salgılarından dolayı kalp krizinde önleyici olarak kullanılır.
2-Beyin kanamalarında
3-Alzheimer hastalığında
4-Parkinson hastalığında
5-Bağışıklık sistemini güçlendirmek için koruyucu olarak kullanılmaktadır.

TEDAVİ AMAÇLI KULLANIMI
Genel olarak varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda,artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.Özellikle felç geçiren hastaların düzelme döneminde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.(www.egirdirses.com)

 

SÜSSLÜ KADINLAR PEDAL ÇEVİRDİ

Isparta’da rengarenk süsledikleri bisikletleriyle belediye binası önünde toplanan çok sayıda kadın, şarkılar eşliğinde 3 kilometre yol kat etti.

Mimar Sinan Caddesi’nde başlayan turda kadınlar, farkındalık oluşturmak adına Demirköprü mevkisine kadar pedal çevirdiler. Süslü kadınların bisiklet etkinliğine çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdiler.

Bisiklet turu sonrasında bir araya gelip şarkılar söyleyip eğlenen kadınlar, daha sonra etkinliği tamamlayarak ayrıldılar.

Isparta’daki bisiklet turunu düzenleyenlerden Fatma Yuyucuoğlu, turu, gönüllü kadınların organize ettiğini ve bisikletin kent yaşamının bir parçası olduğunu kaydederek, “Trafikte bisikletlilere saygı istiyoruz. Isparta’da bisiklete binen kadınlar olarak motorlu taşıtların olmadığı yollarda bisiklete binmenin ne kadar keyifli olduğunu göstermek için buradayız” dedi.www.ajans32.com)

Isparta’da rengarenk süsledikleri bisikletleriyle belediye binası önünde toplanan çok sayıda kadın, şarkılar eşliğinde 3 kilometre yol kat etti.

Mimar Sinan Caddesi’nde başlayan turda kadınlar, farkındalık oluşturmak adına Demirköprü mevkisine kadar pedal çevirdiler. Süslü kadınların bisiklet etkinliğine çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdiler.

Bisiklet turu sonrasında bir araya gelip şarkılar söyleyip eğlenen kadınlar, daha sonra etkinliği tamamlayarak ayrıldılar.

Isparta’daki bisiklet turunu düzenleyenlerden Fatma Yuyucuoğlu, turu, gönüllü kadınların organize ettiğini ve bisikletin kent yaşamının bir parçası olduğunu kaydederek, “Trafikte bisikletlilere saygı istiyoruz. Isparta’da bisiklete binen kadınlar olarak motorlu taşıtların olmadığı yollarda bisiklete binmenin ne kadar keyifli olduğunu göstermek için buradayız” dedi.www.ajans32.com)

Rekolte Güldürüyor Pazar Düşündürüyor

Bu yıl 650 bin ton rekolte beklenen elmada her yıl yaşanan pazar sorunu yine gündemde. Çiftçi, satacak pazar olmaması nedeniyle sıkıntılı. Pazar sorununun temeli ise Suriye meselesi. Üreticiler şimdiden, elmayı nasıl pazarlayacaklarını düşünüyor. 

Yıllık ortalama 600 bin ton elma üretimi ile Türkiye’nin en fazla elma üreten ili olan ve ülke genelindeki elma üretiminin beşte birini karşılayan Isparta’da Elma sezonu başladı. Hasat, yaklaşık 2 ay sürecek. 

Bu yıl elmada yaşanan rekolte artışı nedeniyle çiftçilerin yüzü gülerken; bu kez de pazarlama sorunları boyunları büktü. Üreticiler özellikle geçen yıllarda elmaların tam olgunlaştığı zamanlarda yaşadığı olumsuz hava şartlarından bu yıl kurtuldu. Bu kurtuluş elmada rekoltenin artmasına da neden oldu. Ancak bu kez üreticiler için üzücü bir durum ortaya çıktı. Zira, üreticiler şimdi de tüccar bulamıyor. Özellikle şehirde en fazla elma üreten bölge olan Gelendost ve Eğirdir bölgesinde elma hasat dönemi başlamasına rağmen henüz tüccar gelmemesi üreticileri korkutmaya başladı. Üreticiler Suriye ile yaşanan sorunlar nedeniyle elmasını satacak pazar bulamadıkları için sıkıntı yaşayacak.(www.ajans32.com)

M U T L U L U K L A R

Fatma ve Adnan  Doğankaya’nın kızları ÖZGE DOĞANKAYA 22.Eylül.2018 tarihinde İstanbul Taksim Garden’de yapılan düğün töreni ile Nazım Önal ile evlenmiştir.

Genç çiftleri kutlar ömür boyu mutluluklar dileriz.

Antalya ve Muğla’da biri banka müdürü toplam 4 çalışan milyonlarla ortadan koyboldu. Son olarak Alanya’dan bir banka müdürü ile bayan çalışanın 100 milyonla ortadan kaybolduğu iddiası ilçeyi karıştırdı.

Bir devlet bankasının Antalya’nın hal şubesi geçtiğimiz günlerde çalışan tarafından 15 milyon lira dolandırılmıştı. O.T adlı banka çalışanı müşterilerinin adına kredi çekerek paralarla ortadan kaybolmuştu.

37 yaşında olduğu öğrenilen O.T’nin Döşemealtı İlçesi Bahçeyaka Mahallesi’nde oturan eşinin de şoke olduğu 1.5 yaşındaki çocuğu ile yakınlarının yanına yerleştiği öğrenildi. Oturduğu sitedeki dairenin mülk sahibi olan bankacı O.T’nin eşi ise bir kreşin sahibi…

Bu olayı duyan site sakinleri ise şaşkın… Bir site sakini, ‘O.T banka soyacak, dolandırıcılık yapacak biri değildi. Mutlaka birileri onu yönlendirdi, kandırdı’ dedi.

ALANYA’YI ŞOKE EDEN VURGUN

Alanya’da da aynı devlet bankasının bu kez müdürü ve bir çalışanının 100 milyon TL ile kayıplara karıştığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, öğleden sonra  banka müdürü A. İ. ve bir kadın çalışan piyasadan 100 milyon TL para toplayarak ortadan kayboldu. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. 

Öte yandan, müdür A.İ’nin bugün öğle saatlerinde müşterileri arayarak, düşük  kurdan döviz satacağını söylediği ve müşterilerden ne kadar parası varsa getirmesini istediği iddia edildi. Alanya’dan önemli döviz bürolarından birinin 20 Milyon TL ve önemli bir ismin de 10 Milyon TL kaptırdığı ileri sürüldü. Bir başka iddiaya göre ise para miktarı 100 milyon değil 35 milyon TL…

MÜDÜRÜN KARDEŞİ GÖZALTINDA

Bu arada, banka müdürü A.İ’ye  2.2 milyon dolar, 1.5 milyon euro ve 1.5 milyon lira verdiğini söyleyen döviz bürosu sahipleriyle işadamları polise başvurdu. Olayla ilgili çalışma başlatan Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, A.İ.’nin kardeşini gözaltına aldı. A.İ.’nin 2.2 milyon dolar, 1.5 milyon euro ve 1.5 milyon lirayla kayıplara karıştığı kaydedildi.

MUĞLA’DA DA SOYGUN VAR

Marmaris ilçesinde, özel bankada çalışan A.B. (36) hakkında, müşterilerinin hesabından 2 milyon 600 bin TL kredi çekerek üçüncü kişilerin hesabına aktardığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Olayla ilgili olarak hesabına para aktarılan 3 kişi gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri adliyede serbest bırakılırken, banka personeli A.B.’nin ise kayıplara karıştığı öğrenildi.(www.gunhaber.com)

 

BURDUR’UN KALBİ

Burdur un kalbi ortaya çıktı

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık’ın uçaktan görüntülediği Burdur’daki Gölhisar Gölü, kalbe benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Patara Antik Kenti Kazıları Başkanı ve AÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Burdur Gölhisar Gölü’nü havadan görüntüledi. Gölün kalbe benzerliği fotoğraf karesine yansıdı. Fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşan Prof. Dr. Işık, “Benim uçaktan çektiğim kalp biçimli bu nefis göl, Burdur Gölhisar Gölü’dür. Yanındaki Uylupınar’da antik Kibyra’nın erken yerleşimi vardır. Kibyra örenyerini mutlaka ziyaret edin, öğrencilerimiz orada müthiş bir kazı çalışması yapıyor” dedi.

Fotoğraf, sosyal medyada çok sayıda beğeni aldı.(www.gunhaber.com)

 

KARPUZ FESTİVALİ

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum İşadamı Şevket Demirel’in başlattığı ve her yıl yapılan Karpuz Festivali bu yıl da düzenlendi.

Düzenlenen festivale çok sayıda davetli katılırken, Vali Şehmus Günaydın, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Ak Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ve ailesi, Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve ailesi İl Genel Meclisi Başkanı Ali Bolat ve ailesi daire müdürleri festival karpuzlarını kesti.

(Kaynak;Haber32 – )

KARA TREN GELMEZ Mİ OLA ?

Karayollarının henüz gelişmediği yıllarda Ankara’dan gerek Sütçüler’imize ve gerekse İstanbul’a yolculuklar kara trenle yapılırdı ve yolcuları  uğurlamak için de (Ankara’da ) büyük istasyona yani gara kadar gelinirdi.

Bu fotoğrafta öyle bir uğurlamayı gösteriyor.

Yolculuk İstanbul’a

Soldan 2.kişi Veli Doğankaya yanındaki Haan Ali Doğankaya,2.sıranın başındaki Ziya Altıntaş yanındaki Süleyman Doğankaya yanındaki avukat Hakkı Özsüt ve trenini kapısındaki uğurlanan kişi de hakim Necati Turan’dır.

Bu vesile ile vefat eden yakınlarımız ile diğer hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

DİNARLI MİLYONER KİM ?

22.09.2018 tarihli 1151 numaralı sayısal loto çekiliş sonucuna göre ülke genelinde 6’yı Dinar’dan bir kişi bildi.

2 Milyon 518 Bin 355 TL’nin sahibi olan şimdilik kim olduğu bilinmeyen Dinarlı milyoner büyük bir servetin sahibi oldu.

Bu haftaki çekilişte 5 bilen 124 kişi 5 Bin 696 TL’nin sahibi oldular.(www.ajans32.com)

 

Domates Üreticisinin Fiyat Tepkisi

 

Isparta’da domates üreticileri, dolar bahane edilerek 3 liraya toptan sattıkları domatesin marketlerde 9-10 liraya satışına tepki gösterdi. Üreticiler, girdileri oluşturulan ürünlerin devlet tarafından denetim altına alınmasını istiyor. 

Isparta merkeze bağlı Deregüme Köyü’nde ürettikleri domatesi Ortadoğu ve yurt dışında birçok farklı ülke ile iç piyasaya satan üreticiler, kendilerinden 3 liraya çıkan domatesin 10 liraya satışına tepki gösterdi. 

Domates üreticisinin aracılar kadar kazanç elde edemediğinden yakınan üreticiler, devletin bu konuda bir çalışma yapmasını istediler. Üretimdeki girdi maliyetlerinin son dönemde doların yükselişinin bahane edilerek yüzde 300 oranlarına varan düzeyde artışının da anormal olduğuna dikkat çeken üreticiler, devletin yalnızca gıda tüketimi değil üretimde kullanılan girdi fiyatlarını da incelemesi talebinde bulunuyor. (www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

Merhum Mutafoğlu Osman Bayar eşi Hafız Hakkı kızı YURDAGÜL BAYAR etmiştir.

Cenazesi 24.09.2018 Pazartesi günü öğle  namazını takiben Sütçüler’imiz Seferağa Camii’nden  kaldırılacaktır.

Merhumeye Allah’tan rahmet ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

İrtibat; Kayınbiraderi  Turgut Bayar 0531 218 29 31

 OĞLU Hakkı Bayar 0544 216 36 28

BUNDAN TAM 45 YIL ÖNCEKİ ÇOK ELİM BADAP TRAFİK KAZASI

Badap Kamyon Kazası

21 Eylül 1973 Cuma. Badap’ta bir sabah. Usta olan babam Ak Hüseyin ve abim Ahmet Sütçüler’e inmek için hazırlık yapıyorlar. Abim Ahmet’in oğlu Muhammet bugün hiç susmuyor. Sürekli ağlıyor ve durduramıyoruz. Sanki olacakları sezmiş gibi. Babam alıyor kucağına torununu kokluyor, seviyor. Sanki son kez sever gibi…

Damat gelini, oğlu Dursun’a yalvarıyor bu sabah. “Oğlum, içimde bir sıkıntı var. Bu hafta Sütçüler’e gitmesen olmaz mı? Hem hanımında gebe.”Dursun, “için ferah tut ana bu hafta gitmem lazım.”diye ısrar ediyor. Ana yüreği bu kıramıyor ilk göz ağrısı oğlunun ısrarını…

Dana Yusuf’un evinde de bir değişiklik var bugün. Dana Yusuf oğlu Osman’ın kendisine aldığı yeni takım elbiselerini giyiyor. Bugün Cuma yeni takım elbiselerini ilk kez giyip çıkıyor evden. Her zamanki gibi yine şen şakrak…

Badap’ta olan biteni uzaktan bir köşeden izliyorum. Sütçüler’e gidecek olanlar toplanıyor köy meydanında, kahvenin önünde. Bir kamyon, bütün herkes doluşuveriyor kamyonun kasasına. Saydım, tam otuz beş kişi var kamyonda. Hepsi şen şakrak sohbet ediyorlar. Nereden bilsinler biraz ilerde ecelleri var.

Kamyon hareket ediyor. Yavaş yavaş ayrılıyor Badap’tan. İçimde tarifsiz bir acı var. Kelimeler kifayetsiz kalıyor yüreğimdeki sızı karşısında. Babam kayıp gidiyor gözlerimin önünden… Ama çocukluk işte devam ediyoruz çelik çomak oyununa. Koca karılar yün eğiriyor, analar bağda, gelinlik kızlar halı dokuyor. Herkes işin gücün peşinde.

Belen’e doğru yaklaşıldığında aniden kamyonun freni boşalıveriyor. Az ilerde dut ağacına çarparak ancak durabiliyor kamyon. Çarpmanın etkisiyle herkes fırlıyor bir kenara. Kimisi dut ağacında asılı, kimisi metrelerce ötede. Dut ağacı yakınlarında oyun oynayan bir çocuk var. Kamyonun çarpmasıyla paramparça oluyor altında. Vücudunun parçalarını metrelerce öteden topladılar. Babaannesi de torunu korumak için atlıyor kamyonun altına. Onun da cenazesi çıkıyor hurda yığınının ısparta sütçüler badap köyü ile ilgili görsel sonucualtından.

Badap’ta bir feryat bir figan kopuyor. Kazayı duyan köy halkı, bağı, dokunan halıyı, işi gücü bırakıp Belen’e doğru koşmaya başladı. Ağlıyor, çığlık atıyor, feryat ediyorlar…

Kaza yerine varan Damat gelini, oğlu Dursun’u görüveriyor. Başını kucaklıyor “ah kuzum bu yara mı seni benden ayıran?” diyor. Dursun başından yara almış ve tüm beyni o yaradan boşalıvermiş. Oracıkta kavuşmuş Rabbi’ne. Hanımı Dursun’un yavrusuna hamile. Dursun’un kızı Havva kadar yetim kaldık. O babasız, biz amcasız, dayısız, abisiz ve candan can koparcasına evlatsız kaldık.

Dana Yusuf’un oğlu Osman’da geldi kaza yerine. Babasını kendisinin aldığı takım elbise içinde gördü. Yetim kalmıştı, hıçkırıklara boğuldu. Babası kendisinin aldığı takım elbiseler içinde oracıkta can vermişti. Dünyayı yıksa yine de acısı dinmezdi. Dana Yusuf’un oğlu Osman kadar yetim kaldık. Köyün en neşeli, en sevilen insanlarından biriydi. Evlerinin direği babaları yoktu artık.

Ak Hüseyin oğlu Ahmet ile beraber can vermişti. Annem evinin direği, tüten bacasının dumanı Hüseyin’ini ahretliğini kaybetmişti. Nasıl dayansın bu can? Evladı ilk göz ağrısı Ahmet’ini de kaybetmişti. Abimin oğlu Muhammet kadar yetim kaldık. Babamız yoktu, abimiz yoktu artık! Kamyonda annemin iki abisi Osman ve Arif dayımda vardı. Annem hem iki abisini, hem kocasını, hem de evladını kaybetmişti. Osman dayımın, Arif dayımın çocukları kadar yetim kaldık.

Kazanın üzerinden otuz beş yıl geçti. Ak Hüseyin’in torunu oldu, Dana Yusuf’un torunu oldu, Osman ve Arif dayılarımın da torunları oldu. Dursun’un kızı evlendi yuva kurdu. Ahmet’in oğlu Muhammet çoluk çocuğa karıştı. Her bayram dedesiz yetim kaldık. Boynumuz bükük dayısız, amcasız, abisiz, kardeşsiz, dul kaldık.

Ne kadar hatırladık büyüklerimizi? Sadece yazları köye gidip mezarlıkta Fatiha hediye ederek mi sevindirdik onları? Neden bu kadar dalıp gittik gelip geçici dünya hayatına? Hangimiz hediye ettik 21 Eylül geldiğinde bir hatm-i şerif?

Biz onları kazada kaybetmiş olmamızın hikâyeleriyle büyüdük. Bizden sonrakileri de bu yetimlikle yetiştireceğiz. Değil bir otuz beş sene üzerinden iki otuz beş senede geçse dinmeyecek akan gözyaşlarımız. Dana Yusuf’u “keklik” türküsünde, Ak Hüseyin’i ustalık yaptığı evlerde, Dursun’u en sevdiği “bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır” türküsünde anacağız. Onları unutmamak ve unutturmamak için buyurun hep beraber hediye edelim bir Fatiha.

ALLAH rahmet eylesin, hepsinin mekânı cennetten bir bahçe olsun. Bu dünyada göremedik, sevemedik, ellerini öpemedik. ALLAH ahrette cennette bayramlaşmayı nasip etsin.

Yazı için Kuzenim yasemin’e Teşekkür ederim…

(Kazanın olduğu gün 21 Eylül 1973 Cuma imiş 45 yıl sonrada aynı tarih cuma gününe denk geliyor.Ecel insanları nasıl ve nerede yakalayabiliyor,

Yasırların bahçesinde hiçbir şeyden haberi olmayan olan yaşlı bir kadın ile torununun da bir anda üzerlerinde beliren kamyonun altında altında kalıp hayatlarını kaybetmeleri bu kazanın daha hazin bir yönüdür.Ayrıca bundan 45 yıl önceki şartlar özellikle iletişim sadece telefonla zorla yapılabildiği de dikkate alındığında bu kaza ancak bir-iki gazeteye birkaç punto ile haber olabilmiştir) )

(Kaynak;www.sutculerpinarkoybadap ve www.sutculerimiz.com Fotoğraf Mustafa Öztürk temsilidir.)

 

 

 

Konyaaltı Sahili, yeni adıyla Sahil Antalya Yaşam Parkı, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaz sezonu öncesi yenilendi.

Konyaaltı Sahili onlara emanet

Çalışmalar sırasında vatandaşlara kapatılan sahil, yaz sezonu öncesi açıldığında ise beğeniyle karşılandı. Yeşil görüntüsü, spor ve yaşam alanları, bisiklet yolları, modern gölgelikleri, yürüyüş yolları ile binlerce insanın akın ettiği sahildeki güvenlik tedbirleri de en üst seviyeye çıktı.

OLAYLAR AZALDI

Cemil Tonbul, Konyaaltı’nın dünyanın en güzel sahillerinden biri olduğunu belirterek, çalıştığı şirketin 5 ay önce burayı işletmeye başladığını söyledi. Vatandaşların can ve mal güvenliğini hassasiyetle koruduklarını belirten Tonbul, ekibinin önemli bir kısmında emekli özel harekat polislerinin yer aldığını kaydetti. Tonbul, “Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyoruz. Bir özel güvenlik şirketiyle de çalışıyoruz. Hem deniz, hem kara güvenliğini sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

HAFTA SONU 100 BİN KİŞİ YARARLANIYOR

Antalya Emniyet Müdürlüğü ve farklı kademelerinde görev aldığını hatırlatan Tonbul, Konyaaltı’nda eskiden istenmeyen olayların daha fazla yaşandığını söyledi. Tonbul, “Artık burayı daha güvenli hale getirdik. 5 aylık sürede sahilimizde önemli bir hadise meydana gelmedi. Özellikle hafta sonları 100 bin kişinin geldiği sahilde ufak tefek hadiseler oldu tabii ki; ama bunlara da derhal müdahale ettik” diye konuştu.(www.gunhaber.com)

AW497655_01
  – Kendisine böbreği bağışlanan kişinin Balıkesir’deki mezarını ziyaret etti 
  – Böbrek nakli yapıldıktan sonra sonra evlenen çift bağışçının mezarını ziyaret etti 
  – SDÜ Hastanesi’nde böbrek nakli yapılan Veli Ergin: 
  – “Organ bağışı ve nakli insanların sağlıklarına kavuşmasının yanı sıra böyle güçlü bağlar da kurulmasına imkan sağlıyor” 

 
– Burdur’daki diyaliz merkezinde tanıştıktan sonra Isparta’da 4 ay arayla nakil olup evlenen Ergin çifti, ailesiyle birlikte Veli Ergin’e böbreği bağışlanan Zahit Yıldız’ın Balıkesir’deki kabrini ziyaret etti.   
  Isparta’da 5 yıldır diyalize girdiği merkezin FETÖ soruşturması kapsamında kapanması sonucu Burdur’daki başka bir diyaliz merkezine sevk edilen Meltem Alkız, orada tanıştığı Veli Ergin ile nişanlandı. Birlikte kadavradan böbrek nakli için Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde Organ Nakil Merkezi’ne kayıt yaptıran çiftten önce Meltem Alkız, 4 ay sonra Veli Ergin böbrek nakli oldu. Çift, 1 yıl sonra 2018 yılı Ağustos ayında hayatlarını birleştirerek dünya evine girdi. Gelinlik ve damatlıklarıyla SDÜ Tıp Fakültesi’nde nakil sırasında kaldıkları hastane odasını ziyaret eden Ergin çifti bu kez, farklı bir ahde vefa örneği daha sergiledi. 
  Kendilerine Zahit Yıldız’ın böbreğini bağış yapan Yıldız ailesini düğünlerine de davet eden Ergin çifti, düğünleri sonrasında merhumun kabrini ziyaret ederek dua etti. 
  2017 yılı Temmuz ayında Zahit Yıldız’ın ailesi tarafından bağışlanan böbreğin, sırada bekleyen Veli Ergin, nakli yapıldıktan sonra yeniden sağlığına kavuştu. 

  “Organ bağışı ve nakliyle kurulan güçlü bağ” 
  Geçen Ağustos ayında evlenerek mutlu bir yuva kuran Ergin, “Bana Zahit Yıldız’ın böbreğini bağışlayan ailesi, davetimiz üzere bizim düğünümüze de katıldılar. Biz de düğünden bir süre sonra annem, babam ve eşimle birlikte Balıkesir’e giderek, merhumun kabrini ziyarette bulunarak, dua ettik. Yıldız ailesiyle aramızda güçlü bir bağ oluştu. Ailelerimiz samimiyet kurdular. Her zaman birbirimizi arayıp, hal hatır sorarız. Allah herkesi iyilerle karşılaştırsın. Organ bağışı ve nakli insanların sağlıklarına kavuşmasının yanı sıra böyle güçlü bağlar da kurulmasına imkan sağlıyor. Ben herkesi tekrar organ bağışı yapmaya davet ediyorum” dedi. (www.ispartahaber.com)

1 TL’ye Ulaşım İçin Nüfus Müdürlüğüne Akın Ettiler

Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın, öğrenci olan ve ikametini buraya aldıranların halk otobüslerindeki ulaşım ücretinin 1 TL’ye düşürüldüğü açıklamasının ardından kentte bulunan nüfus müdürlüklerinde yoğunluk oluştu.

Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde (ISUBÜ) 24 Haziran günü başlayacak olan yeni akademik yıl öncesinde kayıt ve konaklama işlemlerini tamamlayan öğrenciler ulaşım ücretindeki tasarruf için harekete geçti.

Yeni eğitim öğretim yılının başlangıcında halk otobüslerini 1 liradan kullanmak isteyen öğrenciler, ikamet kayıtlarını kente aldırmak için nüfus müdürlüklerine gitti. Öğrencilerin çoğunluğu, yeni akademik yıl öncesindeki son mesai gününü seçince, kurumda uzun kuyrukları oluştu.

Ulaşımda tasarruf etmek isteyen öğrenciler, ikamet kaydı işlemlerini yaptırdıktan sonra S.S. 18 No’lu Özel Halk Otobüsü Kooperatifi ve öğrenci Gülkent Kart’ı çıkarmak için ilgili birimlerin yolunu tuttu.(www.ajans32.com)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Belen Mahallesinden Osman Ali ACARER vefat etmiştir. Merhumun Cenazesi 22 EYLÜL 2018 CUMARTESİ Günü İSTANBUL SELİMİYE CAMİI’inde ÖĞLE Namazına Müteakip kılınacak Cenaze Namazı sonrası KARACAAHMET kabristanlığında defnedilecektir.

Merhuma Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.(Mehmet Selim Müftüler)

ISPARTA ESKİ DEVLET HASTANESİ

Iısparta eski devlet hastanesi ile ilgili görsel sonucusparta’da 2017 yılında şehir hastanesinin açılmasıyla boşalan ve bir süre önce depreme dayanıksız olduğu için yıkımına karar verilen eski devlet hastanesi binası, saniyeler içinde tamamen yıkıldı. 

Isparta’da 2017 yılında devlet hastanesinin, Şehir Hastanesi’ne taşınmasıyla boşalan ve depreme dayanıksız olduğu için yıkımına karar verilen eski devlet hastanesi binası, yüklenici firma tarafından tamamen yıkıldı. İki ve üçüncü katların kirişlerinin kesilmesiyle birlikte yoğun uğraş verilen eski bina saniyeler içinde çöktü. Yıkım sonucu bölgede yoğun toz bulutu oluşurken, çevredekiler yakın mesafede bile birbirini göremediler. Yıkım sonucu oluşan toz bir süre sonra ortadan kalkınca durum tekrar normale döndü. 

Eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu alanda artık yalnızca ‘Taş Bina’ olarak anılan ve fiziki olarak Isparta Valiliği’nin eşi olduğu belirtilen tarihi yapı kaldı. 

1980 -1986 yıllarında inşa edilmişti 

Kentte sağlık açısından kadronun artması ve yeni servis ihtiyaçları ile 1980 yılında yapımına başlanıp, 1986’da tamamlanarak hizmete açılan eski Devlet Hastanesi binası, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Isparta Şubesi’nin çalışmaları ile halkın destekleriyle yapılmış ve o dönem hastaneye 250 yataklı bir blok olarak inşa edilmişti. O dönem hastanede 350 olan yatak sayısı, bu blokun inşa edilmesiyle birlikte 600’e çıkmıştı.(www.ajans32.com)

15 milyonu aldı izne ayrıldı

ANTALYA’da bir bankanın ticari kredilerine bakan O.T.’nin hayali kredilerle 15 milyon lirayı zimmetine geçirdiği öne sürüldü. Yıllık izne ayrılıp, ortadan kaybolan O.T.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Kepez ilçesi Göksü Mahallesi Toptancı Hal Kompleksi içindeki bir devlet bankasının şubesinde ticari kredilere bakan O.T., sahte belgelerle hayali kişilere 15 milyon lira kredi vermiş gibi gösterip, parayı iddiaya göre hesabına aktardı. Bir süre önce yıllık izne ayrılan O.T., ortadan kayboldu.

Şüphe üzerine yapılan ilk incelemelerde, O.T.’nin 15 milyon lirayı zimmetine geçirdiği tespit edildi. Genel müdürlük zimmetin boyutunu belirlemek üzere iki müfettiş görevlendirdi. Banka avukatları da olayla ilgili suç duyurusunda bulundu.(www.gunhaber.com)

Finike Kadınlar Plajı 60 bin kadını ağırladı

 – Antalya’nın üçüncü Kadınlar Plajı’nı 3 ayda 60 bin yerli ve yabancı ziyaret etti.   
  Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in kadınlara yapmış olduğu pozitif ayrımcılığın en güzel örneklerinden olan kadınlar plajı hizmeti büyük beğeni topluyor. 2014 yılında Sarısu Kadınlar Plajı ile Türkiye’nin ilk ve tek kadın yaşam alanını oluşturan Büyükşehir Belediyesi, ardından Alanya ve Finike’de aynı hizmeti vermeye başladı. Her türlü konforun yer aldığı 5 yıldızlı plajlar, kadınların gözdesi oldu. 
  Finike’nin en güzel koylarından 8.5 hektarlık Barbaros Hayrettin Koyu Mesire alanı doğal yapısı korunarak, kadınlara özel bir plaj haline getirildi. Antalya’nın üçüncü kadınlar plajı olan Finike Altuncan Hatun Kadınlar Plajı yaz sezonu boyunca doldu taştı. Sadece Finike merkezindeki değil, Finike kırsalı, Demre, Kumluca ve Elmalı’dan kadınlar da plaja akın etti. Plaj yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekti. (www.ispartahaber.com.tr)

BİRAZ YADIRGADIM AMA ARTIK ALIŞTIM’

 

Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tabakhanede 4 yıldır çalışan evli ve 2 çocuk annesi Gülay Ölçer (45), “İşimi severek yapıyorum. Çalışmak isteyen herkese tavsiye ederim. İnsan çalışınca huzur da buluyor” dedi.

Türkiye’nin en önemli deri üretim merkezlerinden Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan tabakhanelerde yoğun ve zorlu işlemler sonucu üretim yapılıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çağ atlayan tabakhanelerde eski usul üretimlerin yerini otomasyon sistemleri almaya başladı. Ancak derinin tekstil malzemeleri gibi standart materyal olmaması nedeniyle insan faktörü ön planda tutuluyor. Derinin yüzüldükten sonra mamul deri haline gelinceye kadarki işlemlerin yapıldığı tabakhanelerde mamul deri ayakkabı, giysi, çanta ve kemer gibi materyallerin hammaddesi olarak kullanılıyor.

‘BİRAZ YADIRGADIM AMA ARTIK ALIŞTIM’

Tabakhaneler daha çok erkeklerin çalışma alanı olarak görülürken, yaklaşık 4 yıldır bir tabakhanede çalışan 2 çocuk annesi Gülay Ölçer, kadınların da bu işi yapabileceğini gösterdi. Gülay Ölçer, işini sevdiğini ve kadınların her alanda başarılı olabileceğini söyledi. Gülay Ölçer, “2 çocuğum var. 4 yıldır bu işi yapıyorum. Eşim biraz tabakhanede çalışmıştı. Ben de başladım sonra. İlk başlarda biraz yadırgadım ama artık alıştım. Kolay geliyor. Burada deri sulayıp makineye veriyoruz. Ölçümünü yapıyoruz. Sadece deri gergisini yapmıyorum diğer bütün işleri yapıyorum. ‘Tabakhane’ deyince erkek işi gibi geliyor ama herkes istese yapabilir” dedi.

Çalışmanın güzel olduğunu kaydeden Gülay Ölçer, “İnsan her şeye alışıyor. Şu an işimden memnunum. İşimi severek yapıyorum. Çalışmak isteyen herkese tavsiye ederim. İnsan çalışınca huzur da buluyor. Tabii bu işi herkes yapamıyor. Ağırlığı da var. Mesela deriyi aşağıya indiriyoruz. Arabaya yüklüyoruz. Zorlukları da var. Her kadın yapamıyor. Tabakhanede çalışan birkaç kadın daha var ama benim kadar zor iş yapmıyorlar” diye konuştu.

Kaynak wwwmathaber.com: Editör: Melike SÖNMEZ

 

 

YÖK ‘Öncelikli Alan’ Programı kapsamında SDÜ’de 97 bilim insanı yetişiyor

Yükseköğretim Kurulu’nun ”Geleceğin Türkiyesi için Güçlü Nesiller Yetiştirme Projesi” kapsamında başlattığı ‘Öncelikli Alan Doktora Burs Programı’ devam ediyor. SDÜ’de açılan 4 çağrıda YÖK’ün belirlediği ’37 Öncelikli Alan’da 97 doktora öğrencisine burs veriliyor.

 -37 ‘Öncelikli Alan’ 97 YÖK Doktora Bursu Yükseköğretim Kurulu, Türkiye’de ilk kez belirlenen ”Öncelikli Alanlar ve Geleceğin Meslekleri” üzerine yoğunlaşmıştı. Proje tematik alanları ve disiplinler arası çalışmaları öne çıkaran YÖK, Türkiye’nin gelecek 10 yılda ihtiyaç duyacağı 100 ‘Öncelikli Alan’ tespit etmişti.

YÖK bu bağlamda 2.000 doktora öğrencisine burs programı açmıştı. ”Geleceğin Türkiyesi için Güçlü Nesiller Yetiştirme” başlıklı YÖK 100/2000 Öncelikli Alan Doktora Bursu Süleyman Demirel Üniversitesi’nde de etkin şekilde yürütülüyor. Zira 2018- 2019 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi için SDÜ’de 8 öncelikli alanda 32 doktora öğrencisine burs sağlandı. İlki 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi’nde başlatılan 100/2000 YÖK Doktora Bursu ile SDÜ’de 37 başlıkta 97 biliminsanı yetişiyor.(www.haber32.com)

Böyle belediye başkanları da var

Bir tarafta koltuğuna yapışıp asla bırakmayı aklının ucuna bile getirmeyenler diğer tarafta da genç yaşı ve başarılı çalışmalarına rağmen ‘yeter’ deyip bırakmaya karar verenler…

AK Parti’nin en başarılı belediye başkanları arasında gösterilen Güneykent Belediye Başkanı Petrol Mühendisi Fahrettin Gözgün, 3 dönem sonunda aday olmayacağını açıkladı. 31 Mart yerel seçimleri için Güneykent Belediye Başkanlığı’na aday olmadığını açıklayan Gözgün, siyasetçilere ders verir nitelikte bir söz söyledi: Siyaset yeri ve zamanı geldiğinde ‘eyvallah’ deme erdemini gösterebilmektir. Gözgün, şu açıklamayı yaptı(www.haber32.com)

ÇED Yönetmeliğine Göre Karar Verilecek

Sütçüler Yeniköy’deki ardıç ormanını tehdit eden ikinci mermer ocağı başvurusuyla ilgili “Mermer Ocağı İçin 3 Bin Ardıç Ağacı Kesilecek” haberi ile ilgili açıklama yapan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü “İlgili kurumlardan, faaliyetle ilgili görüşler alındıktan sonra, ÇED Yönetmeliğine göre karar verilecektir” dedi.

Sütçüler Yeniköy’deki ardıç ormanını tehdit eden ikinci mermer ocağı başvurusuyla ilgili haberimizin ardından bir açıklama yapan Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 201800370 (ER:3365695) Ruhsat Numaralı Sahada, Musa Eyigün adlı girişimci tarafından açılıp işletilmesi planlanan mermer ocağı için hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası olarak anılan ÇED dosyasının ilgili uzman tarafından incelendiğini ve format açısından ‘uygun’ bulunarak ÇED sürecinin başladığını belirtti.

‘İLGİLİ KURUMLARDAN GÖRÜŞ ALINACAK’
Projeyle ilgili ÇED sürecinin bundan sonraki aşamasında, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ 18. Bölge Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi (Ruhsat Ve Denetim Müdürlüğü) ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün görüşlerinin alınacağına işaret edilen açıklamada, şöyle denildi:

‘İZİN VE RUHSAT VERMEDİK’
“İlgili kurumlardan, faaliyetle ilgili görüşler alındıktan sonra, ÇED Yönetmeliğine göre karar verilecektir. Kurumlardan herhangi birinin olumsuz görüş bildirilmesi durumunda proje ile ilgili bir karar verilmeden iade edilecektir. Bazı basın ve internet sitelerinde yer alan ‘Ardıç ormanının kalbine hançer’, ‘3 bin ardıç ağacı kesilecek’ gibi başlıklarla yayımlanan yazılarda, ‘Yöre halkının bütün tepkilerine karşın, Yeniköy’deki ardıç ormanlarında yeni bir mermer ocağına daha izin veridi’ ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Müdürlüğümüz tarafından herhangi bir izin veya ruhsat verilmemiştir. Kamuoyuna saygıyla arz olunur.” (www.ajans3.com)

Burada muhtarlarımız  ile birlikte  ilimizin ve ilçemizin siyasi yöneticilerine çok iş düşmektedir.

Kamuoyu oluşturan hemşehrilerimize de  teşekkür ediyoruz.

Dünyanın en güzel elmalarının yetiştirildiği, Elma’nın Başkenti Eğirdir’de elma hasadına başlandı.

Elma hasadına başlanılmasıyla, elma bahçelerinde ve soğukhava depolarında yoğun bir hareketlilik gözlenirken, Eğirdir bölgesinde elma kalitesinin yüksek olmasının, elma üreticilerinin yüzünü güldüreceği ve elma fiyatlarının halen bahçelerde 1 lira 60 kuruş ila 1 lira 90 kuruş arasında değiştiği ifade edildi.

Eğirdir’de yaklaşık 55 bin dekar arazide yapılan elma üretiminde bu yıl 300 bin tonun üzerinde rekolte beklenmekte olduğunu belirten Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Uğur Turgut, halihazırda 25 adet özel soğukhava deposu, 10 adet de Kalkınma Kooperatiflerine ait olmak üzere Eğirdir ve köylerinde toplam 35 adet soğukhava deposunun bulunduğunu, bunların halihazırda tam kapasite ile doluluk oranına ulaştığını ve yetiştirilen elmalarda herhangi bir kalite, hastalık ve zararlı sorununun olmadığını belirtti.

Eğirdir’deki elma hasadına, dönem olarak çeşitlere göre değişmekle beraber, 15 Eylül’de Scarlet Spur çeşidiyle başlandığını ve yaklaşık kasım ayının ortalarında Pink Lady çeşidiyle sonlandığını sözlerine ekleyen Uğur Turgut, hasat döneminin tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

(AKIN GAZETESİ)

 

21 Eylül Cuma saat 11’de Kapalı Yol’da buluşalım…

Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evleri üyesi 200 kıdemli kent sakini 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde Kapalı Yol’da ‘Erik Dalı’ oynayacak. Son dönemin en popüler oyun havası için yaklaşık 3 aydır hafta 3 gün 6’şar saat çalışan kıdemli kent sakinleri saat 11.00’de havuzlu meydanda olacak.

Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evlerinde, yaklaşık 3 ay önce başlayan 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü heyecanında sona gelindi. Yaşları 60 ile 89 arasında değişen 200 kıdemli kent sakini, 21 Eylül Cuma saat 11.00’de Kapalı Yol’da havuzun bulunduğu meydanda son dönemin popüler oyun havası Erik Dalı oynayacak.

Yaşlı evlerinin 60 yaş ve üzeri Muratpaşa sakinlerine üyelik sistemiyle hizmet verirken bu çalışmalarının Muratpaşa’yı Dünya Sağlık Örgütü Yaşlı Dostu Kentler ve Toplumlar Ağı üyeliğine taşıdığını dile getiren Başkan Uysal, şöyle konuştu:

“Çağın hastalığı Alzheimer’ı ötelemek, rehabilite etmek ve uzakta tutmak için yaşlı evleriyle başlayan çalışmalar Türkiye Alzheimer Derneği’yle düzenlenen seri panel ve konferanslarla devam ederken Alzheimer hastalarının yakınlarına uzman desteği sağlayan Alzheimer Danışma Hattı da çalışmalara eklendi. 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü’nde ise kıdemli kent sakinlerimiz yaklaşık 3 aydır hummalı bir hazırlık yürüttü. Yaz mevsiminde haftada 3 gün 6’şar saat çalıştılar. Kapalı Yol’da gerçekleştirilecek etkinliğin çok farklı olacağına inanıyorum.”

Muratpaşa Belediyesi’nin 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü etkinlikleri akşam ise yaşlı evleri üyeleri Turgut Özakman’nın 2 perdelik müzikal komedisi ‘Fehim Paşa Konağı’nı sahneleyecek. Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda saat 19.00’da başlayacak tiyatro ücretsiz olarak izlenebilecek.(www.gunhaber.com)

 

SÜSLÜ KADINLAR BİSİKLET TURU

2013 yılında İzmir’de Dünya Otomobilsiz Kentler Günü’nde ilk kez yapılan Süslü Kadınlar Bisiklet Turu, bu yıl altıncı kez 23 Eylül Pazar günü 60’dan fazla şehirde eş zamanlı olarak yapılacaktır.

Süslü Kadınlar Bisiklet Turu bir farkındalık etkinliğidir; bisiklet sürüşü belediyenin ve bakanlığın dikkatini çekmek için “süslü” olarak yapılmaktadır.  Bisikletle güvenli bir şekilde ulaşımını sağlamak isteyen kadınların bisiklet yolları ve hizmetleri talebini eğlenceli bir şekilde iletmesidir./Alıntıdır)

Bakın Isparta Dışarıdan Nasıl Görünüyo

(Lütfen tamamını okuyunuz.)

Denizli de yerel haber siteleri arasında yer alan d20haber.com yazarlarından, Buldan KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Başkanı Meryem Salman, yayınladığı köşe yazısında Isparta’dan söz etti.

Salman; Gül, Lavanta ve Üzüm başlıklı yazısında Isparta’nın önemli değerlerine işaret etti.

İşte O Yazı;Gül, Lavanta ve Üzüm

Biliyorum şimdi bu üç kelimenin birbiri ile ne ilişkisi var diye soracaksınız ama bence üçü de aynı amaca hizmet ediyor.

Bildiğiniz gibi tatil denilince akla artık, sadece deniz, kum, güneş ve sahil kenarlarındaki yerler gelmiyor, şimdi her kesimden insan doğayla baş başa kalabileceği, kalabalıklardan uzakta alternatif yerlere ilgi gösteriyor. İşte bu nedenle kırsal turizm son zamanlarda popüler hale geldi. Ülkemiz kırsal turizm alanında müthiş bir potansiyele sahip, ancak gidilecek uzun bir yol olduğunu söylemek de gerekli.

Son dönemlerde bu konuda başarılı örneklerden üçünü ziyaret etme şansını yakaladım ve bu deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan ilki 2082 nüfuslu Güneykent kasabası. Isparta’nın Gönen ilçesine bağlı bu şirin kasaba merkeze 40 kilometre mesafede ve gül kokularıyla tanınıyor. 2016 yılında 40’tan fazla kadın tarafından kurulmuş olan Gülderen Kadınlar Kooperatifi ile kasabaya kadın eli değmiş.

Kasabayı traktörlerin arkasına takılı gezi römorkları geziyorsunuz, bu römorkların kasabanın simgesi haline gelen gül resimleri ile bezeli olduğunu siz de tahmin etmişsinizdir. Geziye klasik usullerle gül yapraklarından yağı çıkarılan Gülhaneyi ve İmbikhaneyi ziyaret etmekle başlıyorsunuz ve kendinizi Güney Fransa’nın lavanta tarlaları ve parfüm müzesi ile ünlü Grasse kentinde hissediyorsunuz.

Daha sonra geziye Kadın Kooperatifi tarafından yönetilen atölyeleri gezerek devam ediyorsunuz. Kadınlar atıl eşyalardan yöresel bebekler, çamaşır makinesi kapaklarından saatler, birkaçı kırılıp takımı bozulan fincanlardan süs eşyaları yapıyor ve kendilerine tahsis edilen binada bu ürünlerin yanında, halı atölyesinde doku halıları, iğne oyasından yaptıkları ürünleri de satıyorlar.

Gül kokulu kentte kooperatifle birlikte gül’e dair her şey var, gül evi, gül yolu ve bir müze; adı ise “GÜZE”… Bölgede, yaklaşık 7 yıl önce, yaşayanların kendilerinin de pek inanmadıkları bir gül turizmi başlamış. Haziran ayı içerisinde bir de “Gül Hasat Festivali” düzenleniyor. gittiğimizde gül mevsimi çoktan bitmişti ama her karesinde gül veya gülü hatırlatan bir çok şey görüyorsunuz.

İkinci anlatmak istediğim yer ise lavanta Kokulu Köy ;
Isparta’nın Keçiborlu ilçesi Kuyucak Köyü. 296 nüfuslu köyün kaderi “Gelecek Turizmde” projesi ile değişmiş görünüyor. Bu köye de kadın eli değmiş. Lavanta kokulu Köy Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kuran kadınlar sizi karşılıyor. Eski okul binası kooperatif binası olmuş ve kendi elleriyle özel yaptırdıkları uzun kuzinede odun ateşinde yaptıkları yemekleri ikram ediyorlar, benim en beğendiğim lezzet, yıllar önce İtalya’nın Sardunya adasında yediğime benzer, bildiğimiz yufkanın sulanmamış halinde Lavanta kokulu Kadın Girişimcilerin lavantalı kıtır yufkası.

Geziye lavanta tarlasında lavanta toplayarak başlıyorsunuz. Sonra bu lavantaları uzun kalburdan geçiriyorsunuz. Son olarak da elediğiniz lavantaları küçük keselere koyuyorsunuz. Resmi rakamları bilmiyorum ama orada verilen bilgiye göre en son ziyaretçi sayısı 254.000 civarında ve köyde 30 evde, ev pansiyonculuğu yapılıyormuş. Kooperatif üyelerinden birinin eşi olan ve misafirleri 20 TL ye lavanta tarlasına taşıyan bir köy sakininden aldığım bilgiye göre artık cepleri para görüyormuş. Eğer şehir hayatından sıkılıp, bunaldıysanız lavanta çiçekleri açtığında bu köyü ziyaret etmenizin zamanı gelmiş demektir.(www.ajans32.com)

Editörün Notu;

SÜTÇÜLER’imizin  Yukarıdan belirtilen Gülün başkenti olarak söylenen GÜNEYKENT ile Lavanta kokulu köy olarak söylenen KUYUCAK’a göre güzelliklerini saymakla bitmez.Ama gelin görün ki …kıymetini bilemiyoruz,ve bu güzellikleri de başkaları ile paylaşamıyoruz

ONLAR TÜRK ASKERİYDİLER ..

KORE SAVAŞLARI

“Onlar Türk askeriydiler. Onlara karşılarındaki askerlerin düşman olduğu söylenmişti. Çok uzaklarda ve çoğunun isimlerini bile belki de ilk defa duydukları bir ülkedeydiler. Öyle de olsa, ülkenin menfaati için, düşman olarak gösterilen askerlerle çarpışacaklardı. Ülkenin siyasi geleceği, onların göstereceği kahramanlığa bağlıydı. Onlara öyle anlatılmıştı. … Sonuçta, onlar Kore’de savaştılar, öldüler, kahramanca mücadele ettiler. Ve başardılar.” Bülent Rusçuklu

25 Haziran 1950 tarihinde komünist Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye başlattığı taarruzlar karşısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik  kararı almıştır. Cumhuriyet tarihinde ilk defa ülkenin silahlı kuvvetleri ülke hudutları dışında bir ihtilaf için asker gönderme kararı almış Eylül ayı sonlarında İskenderun’dan hareket ederek 17-19 Ekimde Kore’ye ayak basmıştır.

Kore Savaşına 1, 2, 3 ve 4 üncü Türk Tugayları katılmıştır. Savaşa fiilen katılan Türk Askerinin sayısı yaklaşık 23.000’dir. Kore Savaşında 734 askerimiz şehit olmuş 2147’si yaralanmıştır. 234 askerimiz esir düşmüş, 175 askerimiz ise kayıp olmuştur. Kore’ye giden askerlerimizden 25 Eylül 1950 – 27 Temmuz 1953 tarihleri arasında savaşa iştirak edenler 1005 sayılı Kanunla gazi unvanını almışlardır.

Birliğimiz Eylül ayı sonlarında İskenderun’dan hareket ederek 17-19 Ekim’de Kore’ye ayak basmıştır.

(Kore’ye gidecek askeri birlikler büyük bir törenle halk tarafından yolcu edilirdi. Trenle yapılan bu yolculukta halk tren istasyonlarında da toplanarak askerlere sevgi gösterisinde bulunurlar ve onları uğurlanırdı.

O tarihlerde  ben de halamla birlikte Ankara Cebeci tren istasyonuna giderek halkla birlikte Kore’ye giden askerlerimizi uğurlamıştım.

Bu vesile ile 19 Eylül “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından ‘Gazilik’ unvanı ile ‘Mareşallık’ rütbesinin verilmesinin 97. yılını ve cennet vatanımız, bayrağımız için büyük kahramanlıklar gösteren gazilerimizin Gaziler Günü’nü kutluyor,vefat edenlere Allah’tan rahmet hayatta olanlara sağlıklar diliyoruz

(Bu bilgiler www.ankarabarosu.org.tr adresinden alımıştır.(Arşiv  National Georaphic Mustafa Doğankaya www.sutculerimiz.com)

 

 

Isparta, yaklaşık 11 yıldır tren hasreti çekiyor. I

 

Isparta-İzmir seferleri başlayacak..

Bu durum ise Burdur’da son yapılan İl Koordinasyon toplantısında görüşüldü. Toplantıda Isparta, Burdur, Denizli, Aydın ve İzmir illeri arasında Göller Bölgesi Ekspresi’nin yeniden faaliyete geçmesi konusunda görüşler belirtildi. Devlet Planlamasına bu yıl alınması beklenen Göller Bölgesi Ekspresi seferlerinin 2019 yılı içerisinde başlaması planlanıyor.

(Kaynak;Haber32 – )

Bu Köyde Yılda 44 Milyonluk Domates Üretiliyor

 

ISPARTA‘nın merkeze bağlı 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde yılda ortalama 44 milyon liralık domates üretiliyor. 1400 dönüm serada üretilen domatesler, iç pazarın yanı sıra BahreynKatar ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ihraç ediliyor.

Yıllar önce gül ve sebze üretimi yapılan Isparta merkeze bağlı Deregümü köyünde, 2000’li yılların başında kesme çiçekçilikle örtü altı sera üretimi başladı. 2004 yılında deneme amacıyla serada domates yetiştiriciliğine yönelen köy halkı iyi verim alınca üretim de arttı. 1400 dönüm sera alanında dönüm başına yaklaşık 15 ton domates yetiştirilen köyde yılda yaklaşık 21 bin ton domates üretilirken, 44 milyon liralık gelir elde ediliyor. Üretilen domateslerin bir bölümü ihracata giderken, bir bölümü de yurt içi piyasada alıcı buluyor.(www.mathaber.com)

ADNAN MENDERES’İN İDAM EDİLMESİ

adnan menderes ile ilgili görsel sonucu

Türkiye demokrasi tarihinin en acı günlerinden biri olan, 1950 seçimlerinde yüzde 52,7 oyla iktidara gelen ve 10 yıl süreyle başbakanlık yapan Adnan Menderes‘in idam edilmesinin üzerinden 53 yıl geçti.

MİLLİ İRADEYE VURULAN DARBE

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üç açık müdahalesinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi ile “milli iradeye” vurulan bu darbe, hala hafızalardaki yerini korurken, Menderes ve idam edilen bakanlarının itibarları ise ancak 11 Nisan 1990’da TBMM tarafından kabul edilen kanunla iade edilebildi.

MİLLETİME EBEDİ SAADETLER DİLERİM

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…” Menderes, saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.(alıntıdır)

 

ADNAN MENDERES’İN İDAMI

Türkiye demokrasi tarihinin en acı günlerinden biri olan, 1950 seçimlerinde yüzde 52,7 oyla iktidara gelen ve 10 yıl süreyle başbakanlık yapan Adnan Menderes‘in idam edilmesinin üzerinden 53 yıl geçti.

MİLLİ İRADEYE VURULAN DARBE

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üç açık müdahalesinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi ile “milli iradeye” vurulan bu darbe, hala hafızalardaki yerini korurken, Menderes ve idam edilen bakanlarının itibarları ise ancak 11 Nisan 1990’da TBMM tarafından kabul edilen kanunla iade edilebildi.

MİLLETİME EBEDİ SAADETLER DİLERİM

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…” Menderes, saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.(alıntıdır)

BUNDAN TAM 57 YIL ÖNCE ….SÜTÇÜLER’İMİZDE …

(Yangından sonra Sütçüler-Fotoğraf Mustafa Doğankaya)

(Yangından önce Sütçüler,fotoğraf alıntıdır)

1961 yılı Eylül  ayının 16’sında Sütçüler’imizin çarşısında bulunan ve lüks lambaları ile aydınlatılan (ki, o tarihte ilçeye henüz elektrik gelmemişti) bir kahvede  lambaların fazla ısınmasından  çıralı olan ahşap tavanın tutuşmasından yangın meydana gelmiş  ve rüzgarında etkisiyle de etrafa yayılarak  ve 17 eylül 1961 tarihinde yani  Adnan Menderes’in idam edildiği gece sabaha karşı rüzgarın birden yön değiştirmesi ile öğleye doğru bin bir güçlükle söndürülebilmiş bir kısım evler de kurtarılabilmiştir.

1961 yılı Eylül ayında ilçe merkezinde çıkan yangında Belediye binası dahil 23 ev ve 27 dükkân yanmıştır. Evleri yanan konut sahipleri, 7269 sayılı Afetler Kanunu gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığının hazırlamış bulunduğu plana göre evleri yapılarak afetzedelere teslim edilmiştir. 1967 yılında Belediye hizmet binasının yapımına başlanmış ve 1970 yılında bitirilmiştir. Belediye hizmetlerini halen bu binada devam ettirmektedir.

Bu yangında can kaybının olmaması en büyük teselli olmuştur.

ARIÇ ORMANININ KALBİNE İKİNCİ RUHSAT VERİLDİ

Devletin milyonlar harcayarak tohumlarından fidan ürettiği ardıç ormanının kalbinde ikinci mermer ocağı için ruhsat verildi…

Isparta’nın dağları ve ormanlarıyla ünlü Sütçüler ilçesindeki vahşi madencilik hız kesmiyor. Yüzlerce mermer ocağı ruhsatı verilen ilçedeki ormanlık araziler, su kaynakları, tarım ve hayvancılık mermer ve taş ocakları yüzünden büyük zarar görürken şimdi de bölgenin en önemli ardıç ormanın kalbinde mermer ocağı izni verildi. Yeniköy sınırlarında tamamı ardıç ormanı olan alanda izin verilen mermer ocağıyla ilgili hazırlanan ÇED dosyası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce uygun bulundu. Mermer ocağı açmak isteyen firmanın ÇED başvuru dosyasında bölgeden mermer çıkarmak için yaklaşık 3 bin ardıç ağacının kesileceğinin belirtilmesi dikkat çekiyor.

Sütçüler ilçesine bağlı Yeniköy ve çevresi bölgenin en verimli doğal ardıç ormanlarını barındırıyor. Yaklaşık 10 yıldır Sütçüler çevresinde sürdürülen vahşi madencilik furyasından en az etkilenen bu alan aynı zamanda binlerce yılkı atının da yaşam alanı. Bir çoğu anıtsal nitelikteki yaşlı ardıç ağaçlarından oluşan ardıç ormanında iki yıl önce bir mermer ocağı açılmasına izin verildi. Halen çalışmaları süren mermer ocağı, yüzlerce ardıç ağacını yok etti. Ancak yöre halkının bütün tepkilerine karşın Yeniköy’deki ardıç ormanında yeni bir mermer ocağına daha izin verildi.

YENİKÖY’DEKİ ARDIÇ ORMANINA İKİNCİ MERMER OCAĞI RUHSATI VERİLDİ

Afyonkarahisar merkezli bir şirkete verilen mermer ocağı izni ile tamamı ardıç ormanı olan 99 hektarlık arazide mermer çıkartılacak. İlk etapta ruhsat sahasının dörtte birlik kısmında işletmeye başlamak için ÇED raporu hazırlayarak Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ileten firmanın başvurusu uygun bulunarak ÇED süreci başlatıldı.

ÇED RAPORUNDA ‘2990 ARDIÇ AĞACI KESİLECEK’ DENİYOR

Mermer ocağı açılmak istenen arazinin tamamının ardıç ormanı olduğu bilgisine de yer verilen ÇED dosyasında, alanın yüzde 40 ile yüzde 70 oranında ağaçla kaplı olduğu kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: “Proje alanı dâhilinde toplam; 149.520 m2 /50 m2≈ 2.990 adet ardıç ağacı bulunduğu söylenebilir. Faaliyet alanında bulunan ağaçların öncelikli olarak taşınması alternatifi değerlendirilecek, taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise Orman Genel Müdürlüğü ve ilgili birimlerden gerekli izinler alınarak kesimi gerçekleştirilecektir.” (www.odatv.com)

 

Antalya’da 35 derecede yüreklere su serpen görüntüler

Antalya Işıklar Caddesi’nde bulunan bir mağaza, hava sıcaklığının 35-40 dereceyi bulduğu şu günlerde sokak hayvanlarına ev sahipliği yapıyor. Sokak hayvanlarının serinlemek için mağazanın kapısındaki soğuk kalkanlara yatması ve mağaza yetkililerinin duruma tepki göstermemesi hayvanseverler tarafından tam not aldı.   
  Antalya Işıklar Caddesi üzerinde tekstil, giyim hizmeti veren bir mağaza, hayvanlara şiddet uygulayanlara karşılık sıcaklığın 35-40 dereceyi bulmasıyla kapılarını sokak hayvanlarına kapatmadı. Mağazanın giriş kısmında soğuğun dışarı çıkmaması için oluşturulan soğuk kalkana yatan sokak hayvanlarına, mağaza yönetimi, hiçbir şekilde tepki göstermedi. 
  Bu görüntüler ise hayvanseverler tarafından tam not aldı. Köpeklerin bu rahat davranışlarına karşılık alışverişe gelenler bu durumu hayretle izleyerek, köpeklerin rahatını bozmadan ve ürkütmeden alışverişlerini yapmaya devam etti. 
 
  “Biz bu durumdan çok memnunuz” 
  Mağaza yetkilileri aslında bu durumun satışlarına etki bile yaptığını belirterek, “Biz insanlar klima ve serin yerlerde bile Antalya sıcağında terliyorken onların kalın deri ve tüyleri içinde nasıl bir sıkıntı yaşadıklarını tahmin ediyoruz. Bu yüzden önce kapı önünde başlayan dostluğumuz, daha sonra mağaza içine kadar girdi. Durum böyle olunca onların da bir canlı ve korunmaya ihtiyacı olduğunu düşünerek mağaza içinde uyumalarına, serinlemelerine itiraz etmiyoruz. Hatta hatta birçok müşterimiz onları seviyor ve alışveriş yapmayan diğer müşteriler onlarla vakit geçiriyor. Biz bu durumdan çok memnunuz. Müşterilerimiz de çok memnun. Antalya’da mağazalar arasında bir fark oluşturduğumuza inanıyoruz” ifadelerini kullandı. (www.ispartahaber.com.tr)

Komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

Komandoların nefes kesen eğitimi…

                Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çok maksatlı kulede çalışma yapan komandolar, becerileriyle göz doldurdu.

                Genelkurmay Başkanlığı, sosyal paylaşım hesaplarından, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında çalışmalar yürüten komandoların eğitimlerine ilişkin video paylaştı. “Korku nedir bilmeyiz biz dağların erleri” başlığıyla paylaşılan videoda, Türk komandolarının zorlu eğitimleri nasıl kolaylıkla geçtikleri gözler önüne serildi. Yaklaşık 80 metre uzunluğundaki “çok maksatlı kule”de eğitim yapan komandolar, “helikopter”, “kaplan” ve “örümcek” adı verilen yöntemlerle iniş yapıyor.(www.egirdirakingazetesi.com)

HEMŞEHRİLERİMİZ YEMEKTE

Hemşehrilerimiz Ankara’da bir kutlama yemeğinde.(Adına “Kütük Davarı”  denilen ailede ilk erkek çocuk doğduğunda adet üzere kütük atılır ve arkasından da yemek verilirdi.Bu da öyle bir şey olsa gerek.)

Soldan sağa Ziya Demirkan,Hasan Ali Doğankaya,Bekir Bilgiç,Avukat Hakkı Özsüt,Mollahasanlar’dan ..?,Salih Türkyılmaz, Hüseyin Özsüt,Mustafa Demirkan,Ömer Şentürk, ve sağ baştaki ? )

Vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

LAVANTA SEZONU EYLÜLE KADAR DEVAM EDECEK

Isparta’da son yıllarda binlerce turisti kendine çeken ve her yıl en geç Ağustos ayına kadar devam eden lavanta sezonu, Davraz’a dikilen lavantalarla birlikte artık Eylül ayına kadar devam edecek.

 Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini, Türkiye’nin lavanta ihtiyacının yüzde 80’lik kısmını tek başına karşılayan ve son dönemde kırsal turizmde Lavanta Kokulu Köy Projesi ile binlerce turisti çeken Isparta’da lavanta turizmi adına büyük bir adım atıldı.

Isparta Valisi Şehmus Günaydın öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, kentte Haziran – Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan lavanta dönemi, Davraz Dağı’nda dikilen lavantalarla artık Eylül ayına dek devam edecek. Isparta Valisi Günaydın, bu konuda yapılan çalışmaları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Davraz’a dikilen lavantaların fotoğraflarını sosyal medya hesabına yükleyen Vali Günaydın, yaptığı paylaşımda “Davraz’a diktiğimiz lavantalar sayesinde Isparta’mızda ‘Lavanta sezonu’ Eylül ayının sonuna kadar devam edecek” ifadelerini kullandı.(Kaynak,Haber32 )

sparta Yeni Eğitim Öğretim Yılına Hazır

 

 

 

Isparta’da 454 okulda 84 bin 607 öğrenci ile 6 bin 443 öğretmen Pazartesi günü yeni eğitim öğretim yılı için ders başı yapacak. 2018-2019 Eğitim Öğretim yılına hazır olduklarını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım, İlimizde öğrencilere yaklaşık 650 bin kitap dağıtılacağını söyledi.

 2018 Eğitim Öğretim yılı 17 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Isparta’da 454 okul ve 4 bin 715 derslikte 84 bin 607 öğrenci ile 6 bin 443 öğretmen buluşacak. İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yıldırım, tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade ederek, yeni eğitim öğretim yılına hazır olduklarını dile getirdi.

EĞİRDİR VE SÜTÇÜLER’DE ELEKTRİK KESİNTİSİ

 

 

16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Pazar günü elektrikler kesilecek…

Eğirdir trafo merkezinde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 7. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacak olan genel bakım çalışmaları nedeniyle;  16 Eylül 2018 Pazar günü Eğirdir merkez, kasaba ve köylerinde, 09:00 – 18:00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapılacak.

Elektrik kesintisinden, Eğirdir ilçe merkezi, Sarıidris kasabası, Mahmatlar, Akpınar, Ağılköy, Çayköy, Akdoğan, Balkırı, Tepeli, Eyüpler, Yuvalı, Serpil, Kırıntı, Akbelenli, Aşağı Gökdere, Yukarı Gökdere, Sorkuncak, Yılgıncak, Gökçehöyük, Bağacık köyleri

Yanı sıra Aksu ilçe merkezi ve tüm köyleri, Sütçüler ilçe merkezi ve tüm köylerinin etkileneceği bildirildi.(www.egirdirakıngaztesi.com)

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

MEHMET ALİ POYRAZ

Bu anlattıklarım yaşanmış bir Sütçüler hikâyesidir.
Rahmetli Haydar Şavkan’ın Belediye Başkanı olduğu yıllarda bir gün bir zat çıka gelir Sütçülere. Belediye Başkanını makamında ziyaret eder. Soranlara da adının Mehmet Deren olduğunu söyler. Mehmet Deren kendisini Burdur/Bucaklı ve turizm organizatörü olarak tanıtır. Belediye Başkanı Rahmetli Haydar Şavkan’ı ziyaret ettiği esnada Sütçülerin bakir bir yer olduğunu ve buraya İskandinav ülkelerinden turist getirmek istediğini belirtir. İlk etapta 25 kişilik bir grubu getirebileceğini ne de olsa hemşeri sayılırız, benim de Sütçülerin kalkınmasına katkım olsun der. Belediye Başkanının heyecanlandığını gören Mehmet Deren, bunun daha başlangıç olduğunu ve her ay düzenli olarak onlarca hatta yüzlerce turisti getirebileceğini, Sütçülerin makûs talihinin turizmle canlanacağını ve Sütçülerin gelişmiş ilçeler seviyesine yükselebileceğini söyler. Yalnız gelecek olan turistler için otelin olup olmadığını sorar. Belediye Başkanı Haydar Şavkan o konunun sorun olmadığını belediye binasının üst katını boşaltır 25-30 kişinin kalabileceği yere dönüştürebiliriz der. Mehmet Deren hemen başlayalım o zaman der. Yeme içme işinin de Cafer Şafak’ın lokalinde olabileceği söylenince lokali görmek ister Mehmet Deren.Lokale hemen gidilir eksik gedik ne var ne yok diye bakılır.Lokaldeki tuvaletin alaturka olduğunu ve ecnebilerin bu tuvaleti kullanamayacaklarını belirtilir ve hemen alafranga tuvalet taşının konmasını ister.Hemen alafranga tuvalet yapılır.Bu esnada da Sütçüler Belediyesinin üst katı hemen boşaltılır, boya badana işleri yapılır, 30 kişilik yatak, yorgan, masa sandalye ve nevresim gibi malzemeler temin edilir. Belediye Başkanlığı konuyu esnafla paylaşır. Esnaf ve halk, evlerinin kapı ve çerçevelerini boyamaya başlar. Çarşının belli yerlerine sigara izmaritleri ve çöplerin atılması için çöp kutuları konur. Bu arada organizatör belediyenin sağladığı yerde yatıp kalkmakta, Cafer Şafak’ın lokalinde kahvaltı ve öğle yemeğini yemekte. Akşamları ise mükellef bir sofra da ağırlanmaktadır. Bu durum günlerce böyle devam etmektedir.
Bu arada halk ta heyecanlanmaktadır. Bu İskandinav ülkesi nerededir? Acaba hangi yabancı dili konuşmakta? Almanca mı, Fransızca mı yoksa Hollandaca mı? Kendi aralarında bir yol bulmaya çalışırlar. Bazıları çıkar der ki uluslar arası dil İngilizcedir. Buna göre hareket etmemi z gerekir der. Ve gün geçtikçe artık esnaf van dolar, tu dolar, tri dolar demeyi öğrenir. Bazen kendi aralarında bayanlar için misis erkekler için kullanılan hitap şekli olan mister kelimelerini kullanarak birbirlerini tiye alırlar.
Organizatör hedefine ulaşmak için yeni eksiklik daha belirler. Turistlerin rakı içmediklerini viski içtiklerini ve bu kadar viski Sütçülerde bulunabilir mi diye sorar. Sütçüler de değil Isparta da dahi bu kadar viskinin bulunamayacağı belirtilir. Organizatör ben size bu viskilerin temini konusunda yardımcı olayım der. Ankara da bu işleri yapan benim arkadaşlarım var. Oradan alıp gelelim. Turistler biran önce gelmek istiyorlar der. Cafer Şafak ‘a Ankara fikri cazip gelir. Arkadaşları ile bir Murat 124 arabaya binip Ankara ya giderler. Organizatör para hazır mı diye sorunca para yok derler. O zaman bu iş burada biter der organizatör. Oturup yeni bir durum değerlendirmesi yaparlar ve Ankara daki hemşeri kahvesine giderler. Orada projeyi anlatırlar ve gerekli olan 15 bin tl yi hemşerilerden toplarlar ve organizatöre verirler. Kızılay da bir iş hanı önünde dururlar. Organizatör –Siz burada bekleyin. Şu 4. katta oturuyor. Hem kendisiyle tanışın hem de malımızı alıp gidelim. Der. Cafer Şafak ve arkadaşları bir veya iki saat kadar beklerler.Ne gelen var dır ne de giden.Arabadan inip iş hanını kontrol ederler. Sorup soruştururlar oralarda. Ne böyle bir iş yapan vardır o iş hanında, ne de böyle birisi. Hanın iki kapısın vardır. Bir kapıdan giren Mehmet Deren diğer kapıdan çıkıp gitmiştir. Dolandırıldıklarını anlarlar. Cebeci deki hemşeri kahvesine tekrar giderler. Başlarından geçeni anlatırlar. Kahvedeki hemşerilerimiz ceplerine biraz harçlık koyar ve Sütçüler’e gönderirler. Sütçüler’e gelir gelmez hemen ilk iş olarak savcılığa suç duyurusunda bulunurlar. Bu şahıs altı ay sonra başka bir iş üzereyken emniyet tarafından yakalanıp adliyeye teslim edilir.

 

EDİTÖRÜN NOTU

Her şeyden önce yaşanmış bu olayı çok güzel  kaleme alan MEHMET ALİ POYRAZ’a teşekkür ediyoruz.

Bu olay gerçektir ve ne yazık ki Sütçüler’imizde yaşanmıştır.

Bu olayı değerlendirirken o günün (Geri kalmışlık,ulaşım,ilçenin memurlar için sürgün yeri olarak görülmesi,ilçenin turizm ile kalkınabileceği düşünceleri vb.)şartları mutlaka dikkate alınmalıdır.

 

Özel sektörün turizmdeki önemi

Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, ilçede turizme yönelik açılan kursun kapanış töreninde herşeyin devletten beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Akdaş, “Eğirdir öyle bir memleket ki; yol güzergahında olması yanında doğal güzellikleriyle de ilgi çeken, insanların ömrü hayatında muhakkak bir kere ziyaret etmek istedikleri bir yer. Allah bu güzelliği Eğirdir’e vermiş. İnsanlarımız, bazen günübirlik, bazen konaklamalı olarak bizim çeşitli mekanlarımızda en doğal ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Yeme içme, barınma gibi. Biz bunun ismine turizm diyoruz. Bu tür ihtiyaçları sağlayan, sunan kişilere de turizmci diyoruz. Böyle bir yerde yaşamanın, turizm işleriyle uğraşmanın, güzellikleri yanında zorlukları da var. Ama bu zorlukları da eğitimle aşabileceğimizi düşünüyorum. Zaman zaman Eğirdir’e gelen turizmcilerin şikayetleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle fiyatlardan, hijyenden, kötü muameleden şikayet alıyoruz. Her şeyi devletten beklemenin bir anlamı yok. İlk önce kendi kapımızın önünü temizleyeceğiz ki ondan sonra temizlemeyenler hakkında gerekli işlemin yapılmasını devletten bekleyeceğiz” dedi.

(Haber32 – )

ISPARTA’da gül ve lavanta turizmine son dönemde üzüm turizmi de eklendi.

Özellikle Uzakdoğu ülkelerinden gelen turistler bölgedeki üzüm bahçelerini gezip, fotoğraf çektirirken, kendi üzümlerini de bağdan kendileri topluyor.

Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyü son dönemde turistik gezilerin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Mayıs ayında gül hasadıyla başlayıp, lavanta üretimiyle devam eden dönemde yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bölgede son dönemde ise üzüm hasadı turizmi oluştu. Gül ve lavanta bahçelerini görmek için gelen turistler üzüm bahçelerine ilgi göstermeye başladı. Kuyucak köyü tur şirketleriyle yapılan anlaşma sonrası Çin, Güney Kore ve Tayland’dan gelen turistlere ev sahipliği yapıyor.

SEKTÖR İLERLEME KAYDETTİ

 Kuyucak köyünde hem gül hem lavanta hem de üzüm hasadı gerçekleştiren Hüseyin Avcı, yılın 5 ayını turizm adına umutlu geçtiğini söyledi. Her yıl 1 Mayıs itibariyle gül hasadıyla başlayan ve haziran ayı ortasında lavanta üretimiyle devam eden sezonun, ağustos ayı sonunda üzüm hasadıyla sona erdiğini anlatan Hüseyin Avcı, bölgede turizm sektörünün gün geçtikçe ilerleme kaydettiğini vurguladı.

 ÜZÜMLERİ KENDİLERİ TOPLUYOR

Yaklaşık 7 bin metrekare alanda üretimi yapılan üzüm bahçelerinde turistleri gezdirdiklerini kaydeden Avcı, “İlk olarak üzüm kopartıp tattırıyoruz. Bahçelerin içinde fotoğraf çektiriyorlar. Üzüm almak isteyenler olursa ellerine makas vererek satın alacakları üzümleri kendilerine toplatıyoruz. Daha sonra da satışımızı yapıyoruz” dedi.(www.haber32.com)

31 MARTA MAHALLİ SEÇİMLER VE SÜTÇÜLER’İMİZ

Mart 2019 tarihinde yapılacak mahalli seçimlerde belediye başkan adaylarının isimleri söylenmeğe başlandı.Oğuz Deöiray’ın haberine göre Kavağın Dibi’nde konuşulanları yazmış.Diğer taraftan Selim mÜftüler de aday adayı olduğunu ilan etmiş.Ayrıca Rıdvan Ertan da geçmişte Sütçüler’imizde ikişer dönem belediye başkanlığı yapan bağımsız adayların isimlerini yayınlamış. Herkesin müşterek bir isimde birleştiği bir  bağımsız adayda buluşmak bize daha iyi olur gibi geliyor.

Hadi Hayırlısı.

 Oğuz Demiray‎  Haber Sütçüler

Yönetici · 12 Eylül, 17:50

31 Mart yerel seçimlerinde Sütçüler Belediye başkanlığı için bazı isimler öne çıkmaya başladı.Kavak Dibinde ve bazı kulislerde öne çıkan isimler şöyle:
1(Sürpriz bir aday)
2 Mevcut belediye başkanı Mustafa Üstün
3 Eski belediye başkanlarından Bircan Turan
4 Süleyman Yurdabak
5 Hasan Ali Türk (Ak Parti ilçe başkanı)
6 Mehmet Güneş
Haber Sütçüler ekibi olarak tüm adayları tebrik ediyoruz.
( not:Bize ulaşan bilgiler ışığında listemiz sürekli güncellenecek

Firdevs Bey Bedesteni Asırlara Meydan Okuyor

Isparta’da geçmişte ticari hayatın kalbi olarak nitelendirilen Firdevs Bey Bedesteni, asırlara meydan okuyor.

MUSTAFA ÜNAL UYSAL – Isparta‘da geçmişte ticari hayatın kalbi olarak nitelendirilen Firdevs Bey Bedesteni, asırlara meydan okuyor.

Kentteki Mimar Sinan Camisi’ne gelir sağlaması amacıyla dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından 1561’de yaptırılan bedesten, mimarisiyle dikkati çekiyor.

Bir dönem depo olarak kullanılsa da 1967’de yapılan restorasyonla yeniden çarşıya dönüştürülen bedesten farklı meslek gruplarından 12 esnafa ev sahipliği yapıyor. Bedestende satılan hediyelik eşyalar ve yöresel ürünler ilgi görüyor.( www.mathaber.com)

 

Miryokefalon Zaferi 842 yaşında

Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Savaşı’nın 842. yıl dönümü dolayısıyla Türk Tarih Kurumunca düzenlenecek program kapsamında savaşın yaşandığı bölgeleri ziyaret edenler, tarihi yerinde yaşayacak.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, yaptığı açıklamada, Türk tarihi açısından Anadolu’da kritik ve tarihin seyrini değiştirecek üç önemli savaşın yaşandığını belirtti. Anadolu’nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Savaşı, 1176 Miryokefalon Savaşı ve 1921 Sakarya Meydan Muharebesinin önemli mihenk taşları olduğuna dikkati çeken Turan, ancak Miryokefalon Zaferi’nin diğer iki zafer kadar kamuoyunda yeterince bilinmediğini ifade etti.

Turan, bu amaçla kurum olarak savaşın 842.  yıl dönümü dolayısıyla savaşın yaşandığı bölgelerde tarih açısından önemli olan bu zaferi, hem yerinde yaşayıp kutlamak hem de halkın tarihi olaylara vurgu yapmak amacıyla 15-16 Eylül tarihleri arasında Isparta’nın Eğirdir, Yalvaç ve Gelendost bölgelerinde panel ve tören düzenleyeceklerini söyledi.

KUTLAMALAR HAFTA SONUNDA 

Türk Tarih Kurumu, Gelendost Belediyesi ve Hamideli Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen Miryokefalon Zaferinin’ 842’nci yıldönümü kutlamaları Gelendost ilçemizde Pazar günü gerçekleştirilecek. 

ANKARA’DAN ÇOK KALABALIK BİR TOPLULUK KUTLAMATÖRENLERİNE KATILACAK… 

Miryokefalon Savaşının yıldönümü nedeniyle düzenlenecek etkinliklere başta Türk Tarih Kurumu ve Hamideli Derneği olmak üzere Ankara’daki çeşitli kurum ve kuruluşlardan  çok kalabalık bir topluluk katılacak. 

YABANCI BİLİM ADAMLARIDA KATILACAK.

Hafta sonu yapılacak olan etkinliklere katılacaklar arasında Japon, Rus, Sudan ve Suriyeli bilim adamlarıda bulunuyor.  (www.ajans32.com)

 

15 yaşındaki hırsızlık şüphelisi çocuk için karar

Gençliğe Hitabe’yi ve İstiklal Marşı’nı ezberle bu kitapları da oku

Ardahan’da girdikleri halı sahadan spor malzemesi çalan iki kişiden D.M. (17) tutuklanırken, M.K. (15) denetimli serbestlik yükümlülüğü gereğince Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ve İstiklal Marşı’nı ezberleyecek.

Ardahan’da, geçen 11 Eylül günü Halil Efendi Mahallesi’ndeki semt sahasında M.K. (15) ve arkadaşı D.M. (17), girdikleri halı sahadan spor malzemesi çaldı. Kısa sürede yakalanarak gözaltına alınan iki arkadaş, adliyeye sevk edildi.

Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan şüphelilerden D.M. tutuklanırken, suça sürüklenen çocuk M.K.’ye ‘herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık ve kamu hizmetine tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık’ suçundan denetimli serbestlik kararı verildi.

Hakim, M.K.’nin denetimli serbestlik yükümlülüğü gereğince Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ve İstiklal Marşı’nı ezberlemesini istedi. Hakim ayrıca M.K.’nin Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı’nın ezberledikten sonra okuması ile Ömer Seyfettin’in Kaşağı, Gizli Mabet, Diyet, Efruz Bey, Pembe İncili Kaftan, Perili Köşk ve Falaka kitaplarından her hafta birini okuyup özetini anlatmasını talep etti.

M.K.’nin yükümlülüğü, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından denetlenecek. 

(Kaynak;Odatv.com)

 

Suriyeli öğretmenler Antalya’da göreve başlıyor

Suriye’deki savaştan kaçarak Antalya’ya yerleşen 95 öğretmene eğitim verildi. Öğretmenler Fatma Parıltı Ortaokulu’ndaki 770 Suriyeli öğrenciye eğitim verecek.

Antalya’da yaşayan 95 Suriyeli öğretmen, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılı öncesi Kepez ilçesi Çamlıbel Halk Eğitim Merkezi’nde eğitime tabi tutuldu.

UNICEF tarafından ödenekleri sağlanan Suriyeli öğretmenler, 9 gün boyunca ‘Eğiticinin Eğitimi’ kursunu katıldı. Türk eğitim sistemine entegrasyon sağlayan öğretmenler okulda görev yapmaya hazır hale geldi. Yeni eğitim ve öğretim yılında Kepez ilçesi Santral Mahallesi’ndeki tamamı Suriyeli öğrencilerden oluşan Fatma Parıltı Ortaokulu’nda eğitim verecek 95 öğretmen, ders zilinin çalmasını sabırsızlıkla bekliyor. Okulda 770 Suriyeli öğrenci eğitimi alırken Suriyeli öğretmenlerin yanında 10 Türk eğitimci de görev yapacak.

Suriyeli öğretmenler, mesleklerine Türkiye’de kavuşacaklarından dolayı mutluluklarını ifade etti. Türkiye’yi ikinci vatanları olarak gördüklerini söyleyen öğretmen İbtisam Elabdullah, “Savaş başlamadan önce Suriye’de 4 yıl sınıf öğretmenliğini yaptım. Savaş nedeniyle vatanımı terk etmek zorunda kaldım. Çok üzülmüştüm. Bir gün tekrar öğretmenlik yapacağımı hayal ediyordum. Bu hayalimi Türkiye’de gerçekleştireceğim için çok mutluyum” diye konuştu. (www.gunhaber.com)

 

HALI MÜZESİ’ne Hasan Büyükçam’dan yeni bir destek

Isparta Belediyesi’nin Prof. Dr. Turan Yazgan Etnografya Müzesi’ne halı ve halı motifleri bağışlayarak en büyük katkıyı yapan Isparta’nın tanınmış halıcılarından Hasan Büyükçam, kültürel desteğe devam ediyor. Hasan Büyükçam, Etnografya Müzesi’nin ek binasında da 1 odayı döşeyecek. Hasan Büyükçam, şu açıklamayı yaptı:

“Yaş 93. Eskiden çok çalışırdım, hiç boş duramazdım. Birgün Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Günaydın’ın Halı Müzesi yaptırdığını öğrendim. Torunum Hasan Büyükçam’ı Belediye Başkanına gönderdim. Bana iki oda ayırmalarını talep ettik. Buna çok memnun olmuş ki ertesi gün ekibi ile birlikte fabrikaya geldi. 63 parça halı ayırıp, resimlerini çektirtti ve göndermemi söyledi. Müzede halı işinden anlayan adamlar olmadığı için bana ‘bildiğin gibi döşe’ dedi. 2 odayı döşedikten sonra 5 oda daha boş duruyordu. ‘Onları da döşemeyebilirsin’ dedi. Ben de o odaları da döşedim.  Halıların yanında halı modellerim vardı. 500 adet motif, halı modelleri kitabını müzeye verdim. Ayrıca bakır kaplarım, telefon, hesap makinem, halı dokumada kullanılan yün ipini müzeye teslim ettim. Müzeyi ziyarete gelen yerli ve yabancı çok memnun oluyor. Ziyarete gelen bayanın birisi 7 odayı gezmiş ve ağlamaya başlamış. Neden ağladığı sorulduğunda. ‘Yukarıdan aşağıya doğru gezmeye başladım. Her yerde Çam Halı yazıyor. Bu adam nasıl bir adam ki bu kadar malzemeyi belediyeye bedelsiz teslim etmiş. Allah ondan razı olsun’ demiş.

Halı üzerine yapılacak yeni müzede bir odayı daha döşeme izni aldım. Allah sağlık verirse onu da elimle döşeyeceğim. Bu işlere yapmama sebep olan başta Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a ve ekibine teşekkür ediyorum.” (www.isteisparta.com)

 

HEMŞEHRİLERİMİZ KAHVEDE

GEÇMİŞTEN .. .

Soldan sağa Etem Doğankaya (şoför Etem);Etem Altuntaş (Berber Etem)(ayaktaki gözlüklü) Ahmet Özcan yanındaki foterli kişi Bir Ali oğlu Ali Onay.

(Mekan;Kptan İbrahim’in veya Hatıpların kahve.Verdiği bilgiler için Mehmet Kızıl’a teşekkürler.

Dükkanın duvarlarındaki Zamanın iktidar partisi olan Demokrat Partinin afişleri dikkatinizi çekmektedir.)

ELMA ALTIN ÇAĞINI YAŞAYACAK

 Elmanın yaşadığı sorunların uzun vadedeki çözümünün ise arazi birleştirilmesinden geçtiğini ifade etti.
TALEPLER HEM YURTİÇİ HEM DE YURTDIŞINDAN GELMEYE BAŞLADI

Eğirdir ve Gelendost bölgesinde üreticiler bahçelerine girerek, elmalarını toplamaya başladı.  Elma hasadını değerlendiren Eğirdir Genç Girişimci İşadamları Derneği (EGİAD) Başkanı Osman Gök, bölgemizde rekolte, kalite ve verimin çok iyi olduğunu ifade ederek, “Belli bölgelerde kısım kısım sıkıntı olmasına rağmen rekolte istediğimiz düzeyin üstünde. Talepler de hem yurtiçi hem de yurtdışından gelmeye başladı. Elmanın bu yıl altın çağını yaşayacağını tahmin ediyoruz” dedi.

DEPODA 2,5-3 TL’DEN SATILIR

Elmanın şuanda bahçeden 1,50-1,80 TL’den satıldığını dile getiren Gök, “Depodan da 2,5-3 TL arasında satılır. Geçen yıl anormallik oldu. Elma azalınca Rusya’ya 3,5-4 TL’ye gittiği oldu.  Böyle bir durum bu sene olmazsa en fazla 3 TL’ye çıkar” şeklinde konuştu.(www.ajans32.com)

SÜTÇÜLERLİ ORMAN KÖYLÜSÜNÜN SORUNLARI GÖRÜŞÜLDÜ

Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Sütçüler ilçesinin hemen hemen tamamının orman köylüsü olduğunu belirterek; “Burada yaşanan sorunları konunun tarafları ile görüştük ve kısa zamanda çözüme kavuşturacağız” dedi.

Isparta’da Orman Köylüsünün en çok yer aldığı Sütçüler ilçesinin ormanla ilgili yaşanan sorunlar Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz başkanlığında Orman Bölge Müdürlüğünde yapılan toplantı ile masaya yatırıldı. Saat 23.00’te başlayıp saat 02.00’ye kadar süren toplantıya; Milletvekili Gökgöz’ün yanı sıra; Orman Bölge Müdürü izinli olduğu için Müdür Yardımcısı Yaşar Ramazan Kartal, Sütçüler Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Ali Türk, Sütçüler Ak Parti İl Genel Meclis Üyeleri Mustafa Erener, Faik Çırak ve ilçenin tüm Köy Muhtarları ile Kooperatif Başkanları katıldı.

TÜRK; “İLÇEMİZİN % 75’İ ORMAN

KÖYLÜSÜNDEN OLUŞUYOR”

İlçede Orman konusunda yaşanan sorunları dile getiren Sütçüler Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Ali Türk,  şunları söyledi; “Bilindiği gibi, Sütçüler ilçemiz orman köylüsünün yoğun olarak bulunduğu bir bölgemiz. Yaklaşık nüfusun % 75’i orman köylüsü hüviyetini barındırmaktadır. İlçemiz aynı zamanda orman Ürünleri ve odun dışı orman ürünleri olarak da oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir. Odun dışı orman ürünlerinden başlıcaları; Kekik, Bozçalba, Adaçayı, Mersin yaprağı, Menengiç olarak sıralayabiliriz. Özellikle Çimenova Beydili, Kesme, Sarımehmetler ve Gümü köylerimizin bulunduğu bölgeler kekik türleri bakımından oldukça zengindir.

“ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

GENELGE YAYINLADI”

Hal böyle olunca kekiğin toplanması ve pazarlanması da yöre köylülerimiz açısından önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Bölgemizden verimli bir sezonda yaklaşık kuru olarak 200 – 250 ton civarında kekik toplanmaktadır. Orman Genel Müdürlüğümüz yayınlamış olduğu genelge ile odun dışı orman ürünlerinin toplanması ve satışı ile ilgili yeni bir düzenlemeye gitmiştir. Bu yeni düzenlemenin orman köylülerimize, tarımsal kalkınma kooperatiflerimize ve sektörle ilgili tüccarlarımıza etkileri olmaktadır. Bu toplantıda işte bu konuyu değerlendirip sorunların çözümünü görüşmek istiyoruz” dedi.

GÖKGÖZ; “KÖYLÜLERİMİZİN

SORUNLARI ÇÖZÜLECEK”

Ak Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz de toplantıda Sütçülerden gelen STK Temsilcileri ve köylülerin sorunlarını dinledikten sonra Ankara’yı arayıp Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri ile telefonda görüştü ve bu görüşmenin ardından yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Evet, bu konu önemli bir konu. Sorunu çözmek üzere hummalı bir çalışma başlatarak ürünlerin de zarar görmemesi için acil toplantı yapılmasını istedim. Onun için gecenin bu saatinde bu toplantıyı yapıyoruz. Sonuç olarak; önümüzdeki Pazartesi günü köylülerin isteği doğrultusunda sorun çözülecektir” dedi.

Toplantı daha sonra karşılıklı görüş alışverişlerinin yapılmasıyla sona erdi.(www.isteisparta.com)

Editörün notu;Bu toplantıya katılanlar sizce  Sütçüler’imizin mermer sorunun dile getirmişlermidir

NE DERSİNİZ ?

Hatalı Basılan 100 TL’lik Banknotu Satın Almak İçin 30 Bin TL Teklif Ettiler

 

Ordu’da bir iş yeri sahibinde bulunan ve bankanın basım hatasından kaynaklı eksiği bulunan 100 TL’lik banknot paranın değeri duyanları şaşırtıyor. Ordu’nun Altınordu ilçesinde dövme sanatçısı olan Mustafa Gedikli’de bulunan 100 TL’lik banknot diğerlerinden farklı. Paranın ön yüzündeki sağ üst köşesinde 100 yazması gerekirken, bankanın baskı hatasından kaynaklı 10 yazıyor. İlk bakışta sahte olabileceği düşünülen paranın, yapılan araştırmalar sonucu koleksiyon değeri olduğu anlaşılıyor. Parayı, Hollanda‘dan gelen bir müşterisinden aldığını belirten Gedikli, 30 bin TL’ye kadar teklif verdiklerini ancak bu fiyata satmayı düşünmediğini söyledi.

“İLK BAKTIĞIMDA SAHTE ZANNETTİM”

Gedikli, “Ben ilk başta bu parayı sahte zannettim, daha sonra araştırınca anladım ki koleksiyon değeri varmış. Bu parada bankanın basım hatası var. Sağ üst köşesinde bir tane sıfırı noksan, hatası o. Biraz araştırma yapınca böyle paraların olduğunu, değerinin biçilemediğini anladım” dedi.

“30-35 BİN TL’YE KADAR FİYAT TEKLİF ETTİLER”

“Şu an bu paraya teklif verenler 30-35 bin TL’ye kadar çıktı ama daha da araştırmaya devam ediyorum” diyen dövme sanatçısı Gedikli, “Sonuçta çok nadir görülen bir olay. Bayağı bir araştırma yaptım, şu an tek gibi görülüyor. Farklı bir parada (10 TL) daha önce sıfır hatası olmuş, onlar belirli bir miktara satmışlar” şeklinde konuştu

TESADÜFEN KOLEKSİYONUNA EKLEDİ

Aynı zamanda yaklaşık 1 yıldır para koleksiyonu da yapan Gedikli, çoğu kağıt parayı topladığını, hatalı olan 100 TL’lik banknotun da tesadüfen koleksiyonuna eklendiğini aktardı. Kendisine verilen fiyatı yeterli bulmadığını bu yüzden de satmayı düşünmediğini ileri süren Mustafa Gedikli, alacağı yüksek teklifleri bekleyeceğini belirtti.(www.mathaber.com)

Kaynak: Editör: Melike SÖNMEZ

Gül ve lavanta turizmi temalı en güzel kareler seçildi

Gül ve lavanta turizmi temalı en güzel kareler seçildi Isparta Valisi ve BAKA Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Şehmus Günaydın’ın öncülüğünde Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA), Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) işbirliğinde gerçekleştirildiği ‘Gül Kokulu Isparta’ ve ‘Lavanta Diyarı Isparta’ kategorilerindeki “Isparta Çiçek Açıyor” fotoğraf yarışması sonuçlandı.

Gül ve lavanta turizminde farkındalığın artırılması kırsal turizmin canlandırılması amacıyla gerçekleştirilen yarışmanın jürisi, Isparta’daki gül ve lavanta bahçeleri, gül ile lavanta hasadı, işleme tesisleri, imbikli gülhaneler, diğer gülcülük ve lavanta faaliyetleri ile yerel halkın yansıtıldığı 940 fotoğraf arasından en iyilerini seçti.

 236 fotoğraf tutkununun en fazla 4 eseriyle katıldığı yarışmada, gül ve lavanta kategorilerindeki fotoğraflardan birinciler 3 bin, ikinciler 2 bin, üçüncüler ise bin TL ödül alırken, 2 fotoğrafa BAKA Özel Ödülü olarak 750’şer TL, sergilemeye ve satın almaya layık görülen fotoğraflara ise 250’şer TL ödül verildi.

BAKA, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde gül ve lavanta turizmi potansiyelinin tanıtımı, bilinirliği ile sürdürülebilir turizmin hedefiyle yeni bir çalışma daha gerçekleştirdi. BAKA, TFSF işbirliğindeki ‘Gül Kokulu Isparta’ ve ‘Lavanta Diyarı Isparta’ kategorindeki “Isparta Çiçek Açıyor” fotoğraf yarışmasına doğayı, gezmeyi, yeni yerler görmeyi, fotoğraf çekmeyi seven genç, yaşlı, amatör, profesyonel fotoğraf tutkunları müracaat etti ve şartnameye uygun toplam 940 fotoğraf yarıştı. (www.haber32.com)

(Bizlerde bu yarışmaya iki adet rastgele çektiğimiz fotoğrafla katılmıştık fakat dereceye giremedik.İnşaallah seneye tekrar şansımızı deneyeceğiz.)

FESTİVALDE 600 YILLIK GELENEK YAŞATILDI (AYŞE ÇATLI/ANTALYA-İHA)

 

Antalya’nın Akseki ilçesinde düzenlenen Akseki Günleri  Kültür ve Turizm Festivalinde 600 yıllık gelin alma geleneği canlandırıldı.   
  Akseki Kaymakamlığı, Akseki Belediye Başkanlığı ve Akseki Eğitim Hayratı Derneği tarafından 3 gün süre ile düzenlenen etkinliklerin son gününde Akseki’nin Ceceler Mahallesinin 600 yıllık geleneği olan gelin alma ve düğün alayı geleneği yaşatıldı. Yüzlerce kişiden oluşan düğün alayı ve at üzerine gelen gelin alayı Cumhuriyet Meydanı festival alanında vatandaşlar tarafından gelin alayı karşılandı.  
  Yöresel türküler ve oyunlar oynandı. Geline kına yakıldı.  Düğün alayına vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. 

Solucan Gübresiyle Verimi % 60 arttırıyor

Kendi imkanlarıyla tarlasına kurduğu kapalı alanda özel besinlerle beslediği solucanların gübresiyle toprağın verimini arttıran İbrahim İpekçi; “Toprağın verimini % 50 – 60 oranında artıran bu gübre her türlü bitkinin enerji içeceği konumundadır” dedi. 

Isparta merkeze bağlı Sav Kasabasında uzun yol şoförlüğünden emekli olan 55 yaşındaki İbrahim İpekçi, tarlasına kendi imkanlarıyla kapalı bir alan kurdu. İpekçi, bu alanda bulunan havuzlarda özel besinlerle beslediği solucanların gübresiyle toprağın veriminin yüzde 50 – 60 civarında artırılmasını sağlıyor.

İPEKÇİ; “TOPRAĞIN VERİMİNİ % 60 ARTIRIYOR, 

SU KULLANIMINDA % 40 TASARRUF SAĞLIYOR” 

Yaklaşık 2 yıl önce solucan gübresi üretmeye başladığını ve solucan gübresine ülke topraklarının ihtiyaç duyduğunu hissettiğini belirten Ayanoğlu Doğal Solucan Gübresi Üretim Tesisleri Sahibi İbrahim İpekçi; “Araştırmalarımızda organik tarımın ve bitkinin olmazsa olmazı, toprağın çikolatası olan solucan gübresinin muhakkak çiftçilerimizin üreticilerimizin bunu en azından belirli bir bölgesinde denemesini tavsiye ediyorum. Çünkü bu gübrenin çok yararlı olduğunu görecekler. Her türlü tarımda direnç, hızlı büyüme ve gelişmeye katkı sağlıyor. Verimi de yüzde 50 – 60 civarında artırıyor. Suda da yüzde 30 – 40 gibi tasarruflar sağlıyor. O yüzden çiftçilerimize öneriyorum” dedi.(www.ajans32com)

 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), ilk ve son olarak yayınladığı “illere ve cinsiyete göre mutluluk düzeyi” araştırmasında yer alan en mutlu iller sıralamasında ISPARTA % 70,35 ile en mutlu 13. şehir oldu.

HASRETİ BİTİYOR

İZMİR TRENİ GELİYOR

Duyarlı bir vatandaş, CİMER’e İzmir Göller Ekspresi’nin ne zaman başlayacağını sordu. Gelen cevap sevindirici. Isparta-Denizli-Aydın-İzmir hattı 2019 Ocak’ta yolcu taşımacılığına açılıyor. Demir yollarlına duyarlı ve ilgili bir vatandaş Isparta ve Burdur’dan İzmir’e tren seferlerinin ne zaman başlayacağı sorusunu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne sordu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, vatandaşın sorusuna hemen döndü, Göller Bölgesi’ne 11 yıllık hasreti bitirecek bir müjde verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi kaynakları, Isparta-Denizli-Aydın-İzmir (Basmane) demiryolu hattının 2019 yılı başında, yılbaşından hemen sonra yolcu taşımacılığına açılacağını açıkladı. Isparta-İzmir arası trenseferi günde 1 kez karşılıklı olarak yapılacak. İzmir treni Burdur Gar’ına girmeyecek. Burdur’dan bu hattı kullanmak isteyen yolcular Gümüşgün’e gelecekler. İzmir treni, 2008’de yol yenileme çalışmaları nedeniyle durdurulmuştu. Duyarlı vatandaş Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nden gelen cevaba ilişkin tren seferlerinin başlayacağı bilgisini şöyle paylaştı: “

11 YILLIK HASRET BİTTİ TREN GELİYOR!!! –

Isparta – Denizli – Aydın – İzmir ( Basmane ) hattı 2019 da yılbaşından sonra yolcu taşımacılığına açılıyor. 2008 yılında yol yenileme ve modernizasyon çalışmaları kapsamında kaldırılan Anahat Göller Expresi Treni Yeniden seferlerine başlıyor. Tren günde karşılıklı olarak 1 sefer yapacak Tren Burdur merkeze giriş çıkış yapmayacak Burdur yolcuları, Burdur a 15 dakika mesafede ki Gümüşgün den treni kullanabilecek .İzmir (Basmane ) kalkışı eskiden olduğu gibi 21 : 00 olması gece çalıştırılması üzerinde duruluyor. Hayırlı Olsun Tebrikler Kaynak : CİMER ( Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Cevabı ) …

SON32.COM (Fotoğraf alıntıdır)

 

İKİNCİ BÜYÜK ANIT MEZAR MERHUM DEMİREL’E

(Hacettepe Üniversitesi Diploma Töreni fotoğraf Mustafa Doğankaya)

Türk siyasi hayatına damga vuran ve kalp yetmezliği nedeniyle 17 Haziran 2015’te hayatını kaybeden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in anısını yaşatmak adına inşa edilen anıt mezarının 1 Kasım 2018 Perşembe günü açılacağı belirtildi. Milliyet gazetesinde yer alan habere göre 6 milyon liraya mal olan 26 metre yüksekliğindeki yapıt, Anıtkabir’den sonra ikinci büyük anıt mezar olacak.

DOĞUMUNUN 96’NCI YILINA YETİŞTİRİLECEK

Isparta Valiliği ve İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan anıt mezarda ise çalışmalar aralıksız devam ediyor. Merhum Cumhurbaşkanı Demirel’in doğumunun 94’üncü yıldönümü olan 1 Kasım (1924) tarihine yetiştirilmesi planlanan anıt mezarın açılışına siyaset dünyasından çok sayıda ismin katılması bekleniyor. (www.ispartatv.tv)

Isparta’da 9 sürücüye havadan kırmızı ışık cezası

– Işık ihlallerine havadan ceza   
– Isparta’daki trafik cezaları havadan geldi   

 
– Isparta’da trafik polisinin drone ile yaptığı kırmızı ışık uygulamaları kapsamında, kural ihlali yapan sürücülere ceza havadan geldi.   
  Isparta Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından, kentte drone eşliğinde kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere yönelik denetim yapıldı. 

  9 sürücüye havadan kırmızı ışık cezası 
  Kentte trafik yoğunluğunun en fazla olduğu Kolçelik Kavşağı bölgesinde 1 saat boyunca yapılan drone’lu uygulamalar çerçevesinde 9 araç sürücüsüne ‘Kırmızı ışıkta geçmek’ maddesinden işlem yapıldığı öğrenildi. 
  Yapılan uygulamalarda 9 sürücüye toplam 2 bin 115 TL idari para cezası uygulandığı belirtildi. 
  “Asıl amaç; vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak” 
  Isparta’da 2 trafik ve 1 drone ekibi olmak üzere toplam 3 ekip halinde 6 polisin katıldığı uygulamaların zaman zaman farklı yer ve saatlerde devam edeceği belirtilirken, asıl amacın trafikte kırmızı ışık konusunda duyarlılık oluşturmak, polis görülmeyen durumlarda bile ışığa riayet etmek ve vicdanların polislik görevi yapmasını sağlamak olduğu vurgulandı. (www.isteisparta.com)

Isparta Güneykent’te Gülanta farkındalık Çalıştayı

Isparta Güneykent’te Gülanta Çalıştayı düzenlendi

Isparta’da gül ve lavanta adına yapılmış olan çalışmalar  Gülanta ile birleşti.

Tarım Ve Orman Bakanlığı TKDK Avrupa Birliği Ulusal Kırsal Ağ GÜLANTA ÇALIŞTAYI  Kuyucak’ta gerçekleşti.
Türkiye’nin Kırsal Turizm de model olmuş STK temsilcilerinin de katıldığı çalıştay çok verimli geçti.

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün: ”Ev sahipliklerinden dolayı Kuyucak Kadın Girişimciler Kooperatifine ve Bakanlığımıza teşkilatına kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.” Dedi.(www.isteisparta.com)

ISPARTA BELEDİYESİ TARAFINDAN ‘ECDADA YOLCULUK ÇANAKKALE GEZİSİ’ DÜZENLENDİ.

Isparta Belediyesi’nden Çanakkale gezisi   
 
 – Isparta Belediyesi tarafından ‘Ecdada Yolculuk Çanakkale Gezisi’ düzenlendi.  
 
Isparta’daki  muhtarların aileleri, Isparta Belediyesi İş ve Meslek Edindirme Kursları Birimi(ISMEK) kursiyerlerinden oluşan ilk kafile Çanakkale’ye gitti. Belediye Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İrfan Veli Kayacan’ın başkanlığını yaptığı ‘Ecdada Yolculuk, Çanakkale Gezisi’ne katılan gurup, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’a böyle bir faaliyetin gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkür etti.   
   
  Çanakkale gezisi öncesinde açıklamalarda bulunan  Kayacan, “Isparta Belediyesi olarak bugünümüzü borçlu olduğumuz kahraman şehit atalarımızın ziyaretine gidiyoruz. Geziye muhtarlarımızın ailelerini ve ISMEK el sanatları mahalle kurslarındaki kursiyerlerimizi götürüyoruz. Bundan sonra Çanakkale’deki geçmişimizi, tarihimizi anmak, yaşatmak ve insanlarımızı biraz olsun titreterek kendine getirebilmek açısından bu organizasyonu yapmak istedik. Çok faydalı olacağına inanıyoruz. Bundan sonra da bu ziyaretlerimizin devam edecek. “dedi. 
Geziye katılan katılımcılar kendilerine  Çanakkale’yi görme fırsatı veren Başkan Günaydın’a teşekkür ettiklerini bildirdi.  (www.isteisparta.com)

Oduncu ile şeytanın hikayes

Zamanın birinde yaşamını odunculukla sürdüren bir zat varmış. Allah’a karşı olan vazifelerini yerine getirir, kimsenin rızkına ve namusuna yan gözle bakmazmış. Oduncunun yaşadığı köyün yakınında bir köy daha varmış ve buradaki köylüler dağda kutsal saydıkları bir ağaca tapınırlarmışOduncu günün birinde, şunların tapındıkları ağacı Allah rızası için keseyim, onları Allah’a isyandan kurtarmış olurum hem de pazarda satıp ekmek paramı çıkarırım diye düşünmüş.

Ağacı kesmek için dağa doğru giderken, karşısına acayip suratı olan pis bir adam çıkmış. Ona, nereye gittiğini sormuş. Oduncu bunun üzerine, insanların Allah diye taptıkları ve Allah’a isyan etmelerine sebep olan ağacı kesmeye gittiğini söylemiş. Adam da oduncuya dönerek, ben şeytanım ve o ağacı kesmene müsaade etmem demiş. Buna kızan oduncu, adamın üzerine atılarak onu yere yatırmış ve hançerini boğazına dayamış.

Şeytan oduncuya, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etti. Ama yine de gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de o ağacı kesmekten vazgeç, onlar ağaca tapıyormuş, Allah’a isyan ediyormuş sana ne gerek, altını al işine bak demiş ve oduncu şeytanı bırakmış.

Şeytan, oduncuya akşam yatıp sabah kalktığında yatağının altına bakmasını da söylemiş. Oduncu ağacı kesmekten vazgeçerek evine dönmüş. Sabah kalktığında yatağının altına bakmış ve altının orada olduğunu görmüş. Oduncu bundan memnun kalmış tabi ki. Ancak ikinci günün sabahında altın yokmuş. Oduncu buna sinirlenip baltasını almış ve dağa ağacı kesmek için yola çıkmış. Yolda yine şeytanla karşılaşmış, ancak oduncu çok kızgınmış.

Şeytana, seni sahtekar kandırdın beni değil mi? diyerek üzerine atılmış. Bu kez şeytan oduncuyu altına almış. Hayretler içinde şeytana bakarken şeytan ona, hayret ettin değil mi? neden bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim; Dün Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ki ben, tüm şeytanlar bir araya gelsek yenemezdik. Ancak, şimdi Allah rızası için değil, altını vermediğim için kızgınlıktan kesmeye gidiyorsun. İşte, bundan dolayı bana yenildin ve o ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, demiş. Kıssadan hisse… (www.mailce.com)

EĞİRDİR VE  SÜTÇÜLER’İMİZ

Eğirdir sadece bugün için değil  hemşehrilerimiz için yıllardan beri mecburi uğrak yeri olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Henüz daha karayolları bu kadar gelişmemiş ve büyük  şehirlere ulaşım sadece trenle yapılıyorken Eğirdir;gurbete giderken ilk gurbet dönüşünde ise kara trenin son istasyon olmuştur.

Gurbete ilk çıkanların çıkış noktaları adeta o kara trenle başlar, yine o kara trenle Eğirdir istasyonuna kadar devam ederdi. Eğirdir’den sonra Sütçüler’imize ulaşmak  kolay gibi görünse de işin zoru yeni başlıyordu.

Nasıl zor olmasın ki, istasyondan bulacağınız fayton sizi şehirdeki P.T.T. (şimdiki garaj karşısı)  önüne kadar götürüp  Sütçüler’imize gidecek olan ve gelip gelmeyeceği belli olmayan bir kamyonu beklemek üzere oraya bırakırlardı. Açıkta  beklediğiniz yerde mevsimine göre denizin (Eğirdir’liler deniz derlerdi) soğuğu yüzünüze vururdu.

O gün şanslı iseniz kamyona denk gelip memlekete ulaşma imkanınız vardı.(şayet yolda arıza yapmaz ve lastik patlamaz ise)Eğer Sütçüler’imize geçen bir kamyonu yakalamazsanız geceyi geçirmek üzere biraz ilerde bulunan  ve alt katında hayvanların barındığı Saffet’in Hanı’na gitmek ve ertesi günü Sütçüler’imize gidecek olan kamyonu beklemekten başka yapacak bir şeyiniz  yoktu…)

Eğirdir Sütçüler’imiz için her bakımdan çok önemliydi. Isparta-Konya Karayolu’nun üzerinde olması, Kemik ve Verem Hastanesi. Askeriye, tren (o tarihte en önemlisi) ve göl

Çıkmaz sokak olan (ki bugün de halâ böyle) Sütçüler’imize göre çok fazla artıları olan Eğirdir’e ve Eğidir’lilere o tarihlerde gıpta ile bakılmıştır.

Hoş bu gün için de öyle,

Değil mi? (www.sutculerimiz.com)

Isparta’da rekor başvuru

KYK’nın daimi işçi alımına Isparta‘da rekor başvuru
57 daimi işçinin alınacağı kadro ilanına 2 bin 977 kişi müracaat etti

 Isparta Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda çalıştırılmak üzere 57 daimi işçinin alınacağı kadro ilanına 2 bin 977 kişi müracaat etti. Mülakat sınavına katılacak adaylar, noter huzurunda yapılan kura çekimiyle belirlendi. 
Isparta’da görev yapacak 7 kişilik eski hükümlü kadrosuna 24, 10 kişilik engelli kadrosuna 181, 40 kişilik temizlikçi kadrosuna ise 2 bin 772 aday müracaat etti. Isparta KYK İl Müdürlüğünde düzenlenen kura çekimine İl Müdürü Cumhur Ziya Kurt ve işçi adayları katıldı. Kura çekimi sonrası konuşma yapan KYK İl Müdürü Kurt, Türkiye genelinde 3 bin kişinin işe alınacağını belirterek, “Güvenlik personeli, bakım-onarım personeli ve iklimlendirme personeli alımı için KPSS puanı üzerinden İŞKUR‘a başvurular kabul edildi. Temizlik personeli alımı için bugün noter huzurunda kura çekimi gerçekleşti. Kurada şanslı olan adaylarımıza hayırlı olsun” dedi.
Asil ve yedek olmak üzere kura sonucu belirlenen adayların önümüzdeki günlerde KYK tarafından belirlenecek tarihte mülakata çağrılacakları açıklandı.(www.mathaber.com)

Kaynak: Editör: Melike SÖNMEZ

 

 

173 başvuru ruhsat bekliyor

İTSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, Isparta’da hali hazırda faal Mermer Ocağı sayısının 145 olduğunu belirterek; “Mermer Ocağı başvuru sayısı yani ruhsat bekleyen, koordinatları belirlenmiş ve arama safhasında olan sayı ise 173’tür” dedi.

Gerek ülke genelinde gerek Isparta’da doğal hayatı ve tabiatı yok ettiği gerekçesiyle eleştirilen Mermer Ocaklarının durumu ITSO toplantı salonunda yapılan toplantıda masaya yatırıldı. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, önceki gün odanın toplantı salonunda gerçekleştirilen Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve yaşanan sıkıntılarla ilgili gerçekleştirilen toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. 

TUTAR; “AMAÇ, YAŞANAN SIKINTILARI MASAYA YATIRIP ÇÖZÜM YOLLARI BULMAK” 

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası(ITSO), Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Isparta Mermerciler ve Madenciler Derneği yetkililerinin katıldığı toplantıda konuşan ITSO Başkan Yardımcısı Mustafa Tutar, şunları söyledi; “Toplantımızın amacı, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ve yaşanan sıkıntılar hakkında fikir alışverişinde bulunmak ve yapıcı çözümler üretmektir. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri de siz değerli üyelerimizi bilgilendirmek ve yaşadığınız sıkıntıları dinlemek için buradalar. 

“MERMERİN ISPARTA’YA EKONOMİK KATKISI ÖNEMLİ BİR NOKTAYA ULAŞMIŞTIR” 

Ben, bu konuşmamda mermer sektörünün ekonomik boyutuna değinmek istiyorum. Ekonomik durgunluk geçirdiğimiz bugünlerde önemi daha da artan bir sektör mermer sektörü. Özellikle Isparta ve Burdur illeri için mermer sektörü ihracatın ve ekonominin lokomotifi haline geldi. Mermer sektöründeki başarılı çalışmalar ve sektörün gerek iç piyasa gerek dış piyasada yakaladığı büyüme ivmesi ile ilimiz ekonomisine katkısı tartışılamayacak kadar önemli boyutlara gelmiştir. 

“ISPARTA İHRACATININ % 26’SINI MERMER OLUŞTURUYOR” 

2017 yılında Isparta ili ihracat miktarının % 26’sını karşılayan mermer sektörü, bu yılın ilk 8 aylık ihracat miktarının yaklaşık % 25’ini karşılamıştır. Sadece bu verilere bakarak Isparta için bu sektörün önemini görmek mümkündür. En önemli noktalardan biri de, mermeri ithal ettiğimiz ülkelerden biri olan İtalya’nın, günümüzde ihraç ettiğimiz ilk 5 ülkeden biri olmasıdır.

“145 ADET FAAL ÇALIŞAN MERMER OCAĞI VAR” 

Bu doğrultuda; 2017 yılı Isparta’nın ihracat miktarı 265,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, bunun 70 milyon doları madencilik ürünlerinden oluşmaktadır. Isparta’da hali hazırda faal Mermer Ocağı sayısı 145’tir. Mermer Ocağı başvuru sayısı yani ruhsat bekleyen, koordinatları belirlenmiş ve arama safhasında olan sayı 173’tür. 

“EN ÇOK MERMER İHRACATINI ÇİN’E YAPIYORUZ”

Mermer, diğer bir deyişle madencilik ürünleri son 1 yıllık üretimi 1 milyon ton. Isparta olarak en çok ihracatı Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapıyoruz. Bu ülkeyi Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya ve Almanya takip etmektedir” dedi.(www.ajans32.com) 

Fevzi Özdemir (Isparta Turizm derneği Başkanı ve İl Genel Meclisi Üyesi)

Isparta 2023 ihracat hedefinde mermere sırtını dayayanlar bu yolla ihracatın istenilen rakama ulaşması için dua ediyorlar malesef.Acı ama üretmeden böyle kazanmak isteyenler var .Gerçek bu memlekette her şey yolunda.

 

ÇANDIR KÖYÜ  VE ÇANDIR KÖPRÜSÜ 

Köyün eski yerleşim yeri olan köprübaşı mevkiinde 1980 yıllara kadar her pazartesi muhteşem pazarlar kurulur, Bucak ilçesine bağlı birçok köyle beraber, Sütçüler’e bağlı diğer yakın köylerden yetiştirdikleri mahsulleri yada hayvanları satmak isteyen köylüler burada buluşurlar, kamyonlarla günübirlik pazara gelen satıcılarda Pazar yerinde sergiler açarlar, bu suretle o döneme göre bir çok ilçe merkezinden daha büyük ölçekli Pazar cirosu oluştururlardı. Bu tarihlerde henüz bereketli çandır ovasının  baraj altında kalmaması nedeniyle bol miktarda yer fıstığı, susam, pamuk ve mısır hasatı yapılır. Bu ürünlerin satışı için alıcı ve satıcıların buluştuğu ve fiyatların belirlendiği  diğer köyler için de belirleyici borsa bu pazarda oluşmakta idi. Yine bu tarihlerde henüz orman sahalarının koruma altına alınmamış olması ve hem de  şimdiki baraj altındaki geniş otlakların, meraların bulunması nedeniyle hayvancılıkta  oldukça yaygın olduğundan bu pazarlarda hayvanların yanı sıra, yumurta ve süt ürünleri de  çokça alınır satılır, bu ürünlerin ticaretini yapan tüccarlar pazartesi günleri köylülerin pazara giriş yollarını mesken tutarlardı. Cam kadar berrak ve buz gibi akan Göksu çayının her iki kıyısındaki tarihi çınar ağaçlarının altlarına Pazar süresince binek hayvanları bağlanır ve yine köylüler bu çınar ağaçlarının koyu ve serin gölgeliklerinde buz gibi suyu içerek pazarlıklarını sürdürürler, dost ve akrabaları ile haftalık sohbetlerini yaparlar, hasret giderirler ve hatta kız istemek için ön bilgilendirmelerin yapıldığı, nişan ve düğün günlerinin kararlaştırıldığı önemli istişareler de buralarda yapılırdı. Yine kavun, karpuz, domates, biber, salatalık, üzüm, peynir, çökelek gibi yiyecekler fırından alınan sıcacık somunlarla bu serin ve gölgelik su kıyısında beraberce yenilirdi. Tarihi kemer köprünün her iki yakasında yaşanan bu yoğunluk Pazarın kurulduğu Pazartesi günü kadar olmasa da, Cuma günlerinde de görülürdü. Pazartesi ve Cuma günleri genellikle hayvanlar kesilerek etleri yine bu çınarların altında satılırdı. Özetle Çandır köyü 1983 yıllarına kadar bu yörenin kalbi olma görevini üstlenmiş ve adeta altın çağını yaşamıştır

Halen köyün şimdiki yerleşim yerinde pazartesi günleri Pazar kurulma alışkanlığı devam ettirilmekte ise de, hem köylülerin bir çoğunun zorunlu İskan kapsamında Çanakkale-Gökçeada ilçesine göç etmiş olmaları ve hem de eskisi gibi geniş tarım alanlarının olmaması ve yine hayvancılığın yok denecek kadar azalması nedeniyle eski cazibesini yitirmiş eskisine göre yok denecek kadar az sayıda satıcı ve alıcı bu pazarda buluşmaktadır. Ulaşım imkanlarının artması nedeniyle köylülerin ihtiyaçlarını şehir merkezlerinden karşılamaları ya da pazarlamacıların evlere kadar giderek satış yapmaları da bu pazarın önemini yitirmesinde etken olmuştur.(alıntıdır)

Resmini gördüğünüz bu tarihi köprü Karacaören 1 Barajı (Çandır Barajı) suları altındadır. Sular altında kalmadan önce çok dar olarak ve dik olarak  yapılmış olan bu köprüden geçebilmek biraz cesaret işiydi. Kamyonların yüksek olması önlerini görebilmeleri ve tekerlerine istikamet verebilmeleri mümkün olduğu halde önlerini göremedikleri ve tekerlerini takip edemedikleri için aynı şeyi otomobiller için söyleyebilmek mümkün değildi.

Zor da olsa bu köprüden çok yıllar önce otomobili ile geçmiş biri ve bu satırların yazarı olarak çok  geçtiğim bu tarihi köprüyü  unutmuyorum.

(ŞU GÜZELLİĞE BAKARMISINIZ

Bu fotoğraf çok yıllar önce H.Ali Özcan tarafından Şeker ve Cumhuriyet Bayramı olarak gönderilmiş.Demek ki o tarihlerde bu tarihi köprünün kartpostalı yapılmış ve bu kartpostallar tanıtım amaçlı olarak kullanılmış.)

KAYMAKAMIMIZ FURKAN DUMAN’IN TAYİNİ ÇIKMIŞ

Son Mülki İdare Amirleri Kararnamesi ile Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine tayinimin çıkması nedeniyle çok sevdiğim Sütçüler ilçesine veda ediyorum. Buradan ayrılmanın büyük üzüntüsünü yaşamakla birlikte Sütçüleri hiç unutmayacağımızı ifade etmek istiyorum. Görev yapacağımız yerlerde de Sütçülerli hemşerilerimize kapımız her zaman açıktır. Tüm Sütçülerli hemşerilerimizin haklarını helal etmelerini diliyor, hepinize “HOŞÇAKALIN” diyorum.


Furkan DUMAN

SİZ HİÇ SÜTÇÜLER’İMİZ İÇİN T.B.M.MECLİSİ’NE SORU ÖNERGESİ VERİLDİĞİNİ BİLİYORMUSUNUZ ?

Eski İstanbul Milletvekili Anavatan Partili bakan Bülnet Akarcalı’nın 1993 yılında Sütçüler’imiz Yazılı Kanyon’da Hidroelektrik Santralı (muhtemelen Sütçüler Hes ile karştırılmış) yapılıyor diye T.B.M.Meclisine vermiş olduğu soru önergesi vermiş ve Çevre Bakanı’nin cevaplandırmasını istemişti.

Burada sayın bakanın vermiş olduğu soru önergesindeki  hassasiyet Sütçüler’imizin güzelliğinin zarar görmemesiydi.

 

 

Evet,Yazılı Kanyon

 

aynen korunuyor ama ya Sütçüler’imiz ve köyleri ..

 

Bugün Sütçüler’imizin mermerciler tarafından ne duruma getirildiğini görünce sayın Akarcalı’nın gösterdiği  hassasiyetin ne kadar önemli  olduğunu o günkü siyasilerin bu konulara önem vermesinin ne anlama geldiğini bugün daha iyi anlıyoruz.

İşin acı tarafı bugün yapılan bu tahribata siyasilerden hiç ses çıkmaması .(www.sutculerimiz.com)

 

Isparta Üniversitesine Rektör Ataması Yapıldı..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 üniversiteye yaptığı rektör atamaları Resmi Gazete’de yayımlandı. Rektör atamaları’na göre Isparta’ya yeni açılan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. İbrahim Diler Atandı. İbrahim Diler Hakkında?

Birimi    Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanlığı Bölüm    Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölüm Başkanlığı Ana Bilim Dalı    Yetiştiricilik Anabilim Dalı Başkanlığı

ı ÖĞRENİM BİLGİLERİ

Lisans    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ 22.6.1988

Yüksek Lisans    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ 4.3.1991

Doktora    EGE ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

(Bu üniversite hakkında bilgisi olan ? )

O Dosya Kapandı

Merhum Hasan Balaman’ın belediye başkanlığı döneminde Belediye işçilerinin Türk-İş’ten Hak-İş’e geçmesi yönünde baskı yapıldığı iddiasıyla açılan sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi davasında dosya kapandı. BALAMAN DÖNEMİNDE SENDİKAL HAKLARIN KISITLANMASI DAVASINDA DOSYA KAPANDI 10 yıldır devam eden davada dosyanın Yargıtay’da bozulup, geri gönderilmesinden sonra başlayan yeniden yargılama süreci de tamamlandı. Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 8.celsede tüm sanıklar beraat etti. Mahkeme, Hasan Balaman ile ilgili kamu davasını vefat ettiği için düşürürken şüpheliler Ali Akgül, Şeref Korkmaz, Ahmet Görgülü, Mehmet Selim Müftüler, Ümit Kaçar, Zeynep Korkmaz, Asuman Kumru, Sait Muhammed Bulut ve Sebahat Adanır hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdi.

(Haber32 – )

ESKİDEN SÜTÇÜLER’İMİZDE GELİN ALMA

Eskiden bu kadar motorize değilken gelin alma konvoyu kamyonlarla yapılırdı ve  gelin konvoyu ilçe merkezinden Kumluk dediğimiz şimdiki Kent Ormanındaki  futbol sahasının bulunduğu yere kadar gider ve buradan geri dönerdi.

Bu fotoğraf Salih ve Fatma Altıntaş’ın düğün konvoyu olup,Yukarı Mahalle Camiinden çekilmiştir.Fark edilmemekle birlikte Poyraz Sokağın Caddeye çıktığı yerde Ankara’dan gelen İsmail Doğankaya’ya ait taksi plakalı ford marka araba da gelin arabası bulunmaktadır.

(www.sutculerimiz.com)

Bir anda alev alan ahırda hayvanlar telef oldu

 

 

 

 

Olay dün 18.00 sıralarında meydana geldi. Kesme Köyü’nde Mustafa Yıldız’a ait ahırda çıkan yangında alevler kısa sürede büyüdü. Samanlık ve eve de sıçrayan alevler çevredeki vatandaşlar tarafından söndürülmeye çalışıldı. Yangına Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ve çevredeki vatandaşlar müdahale etti. Ahırda bulunan büyükbaş hayvanlar yanarak telef olurken, yangın daha da büyümeden söndürüldü.

(www.haber32.com.tr)

ÖMER DUYAR’IN FOTOĞRAFLARI

Ben SÜTÇÜLERİN hayranıyım diyen at sırtında dolaşarak bir çok fotografı bize kazandıran merhum ÖMER DUYAR.

Yıl 1957 saygılarımla.
Allah rahmet eylesin..

Ahmet Duyar ve Foto Bozkurt  da varlar

MERHUM ÖMER DUYAR VE FOTOĞRAFLARI

Geçmişteki Sütçüler ve Sütçüler’li hemşehrilerimizin bir-çok resimlerini çekmek suretiyle bugünlere,bizlere ulaşmasına vesile olan  “ Ben Sütçüler Hayranıyım”  diyerek at sırtında dolaşıp bir-çok fotoğrafı bizlere kazandıran başta merhum Ömer Duyar ile Ahmet Duyar’a Allah’tan rahmet dileyip bu hizmetlerini minnetle yad ederken;

Ömer Duyar’ın resimlerini derli toplu bir albüm haline getiren Sıdıka Müftüoğlu’na teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ayrıca,hatırlayabildiğimiz kadarıyla  Sütçüler’imizde bir de “ Foto Bozkurt “ vardı.Kimdi,ne kadar çalıştı bunları maalesef bilemiyoruz.

Yukarıdaki resimde merhum Ömer Duyar’ı Sütçüler’imizde at sırtında iken görmektesiniz.

Lütfen,

1957 yılında çekilen bu resimde merhum Ömer Duyar’ın at sırtındaki resmine dikkatlice bakınız ve inceleyiniz.At sırtında bile olsa üzerinde takım elbise, gravat ,başında da fötr şapka var.Ayrıca o tarihte Sütçüler’imizde ne yazık ki elektrik henüz yok.

(Adnan Yılmazsoylu’ya teşekkürlerimzle)

 

 

İŞLETMECİYE DEVRETTİĞİMİZ SADECE SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI DEĞİL ONUNLA BİRLİKTE BEDELSİZ BİR ORMAN DA DEVRETTİK

 

 

700 civarında ortağı bulunan Sütçüler Enerji ve Sanayi  Ticaret A.Ş. tarafından işletilmekte iken hızlandırılmış bir şekilde özelleştirilen SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI’nın gerek santral binası ve gerekse yükleme havuzu civarları  törenle ağaçlandırılmıştı.

Adına da merhum Abdullah Bilgiç Ormanı dediğimiz alanlarda dikilen fidanlar  santral müdürü Mustafa Coşkun tarafından itina ile yetiştirilip bugünlere ulaştırılmıştır.

Boyları nerdeyse  20 m.ye erişen ağaçların    sayıları beşyüzün üzerindedir.

Bugün hem maddi ve hem de manevi değeri olan göz nuru ormanımız da

artık bedelsiz başkalarının oldu.

Tıpkı Sütçüler Hidroelektrik Santralı gibi …

(Bu vesile ile yıllarca Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın müdürlüğünü  ile birlikte yukarıda söz konusu ağaçlara gözü gibi bakarak yetiştirip bugünler ulaşmasını sağlayan  Mustafa Çoşkun’a geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha iletiyoruz.

Mustafa Abi;

Santral bahçesinde ve Abdullah beyin hatırasına dikilmiş olan ve sonradan santral personeli olarak bizlerin dikmiş olduğu topam

ağaç sayısı şöyledir.

SEDİR 45 Adet

MAVİ SERVİ:60 Adet

KARA SERVİ:50 Adet

FISTIK ÇAMI:70 Adet

DUT:5 Adet

KARADUT:2

BADEM:50

CEVİZ:15

ELMA:25

AKASYA 35(Santral bahçesi) 150 (Yükleme havuzu büyük sifon bölgesi)

ERİK:3

Şeftali:2

Hinnap:1

KİRAZ 3

VİŞNE :6

AYVA :2

İNCİR:2

Cennet elması:5

zakkum:8

üzüm asması :4

Sütçüler Vakfı Merhum Abdullah BİLGİÇ adına 2003 yılında yapmış olduğu ağaç dikme törenine yaklaşık 300 kişi katılmıştı.

 

 

Elektrik AkımElektrik Akımına Kapılarak Can Verdiına Kapılarak Can Verdi

 

Sütçüler İlçesi Kesme Köyü’nden olan Durmuş Ali Çelik, Antalya’nın Kaş ilçesinde bir mermer firmasına ait trafoya bakım yapmak isterken akıma kapılarak hayatını kaybetti.

Kaş ilçesi Dirgenler Mahallesi’nde bir mermer firmasında elektrik personeli olarak çalışan Durmuş Ali Çelik, şirkete ait trafoda bakım yapmak için direğe çıktı. Akımın olmadığı trafo üzerinde yaklaşık 10 dakika boyunca çalışmasına devam eden Çelik’i, iddialara göre şirket içerisinde çalıştırılan jeneratörün ters akım yapması sonucu elektrik çarptı. Evli 3 çocuk babası Çelik, olay yerinde yaşamını yitirdi.(www.ajans32.com)

 

ZAM ÜSTÜNE ZAM

Enerji Piyasasi Düzenleme Kurulu kararına göre konutlarda tüketilen elektriğe yüzde 9, sanayi işletmeleri ve ticarethanelerde kullanilan elekrtiğe yüzde 14 zam yapıldı. Elektriğe geçtiğimiz ay da aynı oranlarda zam yapılmıştı (Alıntı)

Eğirdir’de Triatlon Heyecanı

Türkiye Triatlon Federasyonu’nun 2018 faaliyet takviminde yer alan 16. Eğirdir Triatlonu, Eğirdir Liman bölgesinde başladı. Eğirdir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliği ile yapılan ve 2 gün sürecek olan yarışlara performans gruplarında 328 sporcu, yaş gruplarında 139 sporcu olmak üzere toplam 467 sporcu katılım sağladı.

Triatlon Yarışmasının öncesi akşamında teknik toplantı ve makarna partisi gerçekleştirildi. Teknik toplantıda konuşan Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, “Biliyorsunuz sezonumuza, İznik’le başladık. Önümüzde Alanya yarışı var. Eğirdir yarışlarına katılım gayet yüksek. Yarış sonrasında milli takım Eğirdir’de Balkan Şampiyonası için kampa girecek. Daha sonrasında Balkan Şampiyonasına kalabalık bir şekilde katılacağız. Daha çok çalışmalıyız, daha çok başarılı olmalıyız. Umarım, kazasız belasız keyif bir yarış geçiririz. Yarışlara sponsor olan destek veren, Eğirdir Belediyesine ve Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e, hepiniz adına çok teşekkür ediyorum” dedi.(www.ajans32.com)

 

Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Su Ürünleri Fakültesini 3 öğrenci tercih etti

 

Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı

Su Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı.

                Bu yıl 8 bin 142 kontenjanın verildiği  Isparta’nın ikinci üniversitesi Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin bölümlerine yerleştirmeler yapıldı.  Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’nde burs desteği verilmesine rağmen yine istenen  tercih rakamına ulaşılamadı. 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci bu fakülteyi tercih etti. 60 kontenjan ayrılan Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Muhasebe ve Finans ikinci öğretim programı sıfır çekti.      

                17 MYO, 4 fakülte ve 2 yüksekokulun bağlandığı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde yerleştirme sonuçları ÖSYM’nin internet sayfasında yayınlandı. Yeni üniversiteye bağlanan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’ne bu yıl da istenen düzeyde tercih olmadı. Bu bölüme yerleşen öğrencilere 700 TL YÖK  bursu verileceği açıklanmasına rağmen 20 kontenjandan sadece 3 öğrenci  bu bölüme yerleşti. 

O BÖLÜM SIFIR ÇEKTİ

                Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne bağlanan  Yalvaç Büyükkutlu Uygulamalı Bilimler Yüksekokuluinda   60 kontenjan ayrılan bankacılık ve sigortacılık  bölümüne 24, ikinci öğretim programına ise 2 aday yerleşirken, 60 kontenjan verilen  muhasebe ve finans yönetimi programında 5 aday yerleşti. Bu bölümün ikinci öğretim programını ise hiç bir aday tercih etmedi. 

KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİNİ

1 ÖĞRENCİ TERCİH ETTİ

                Eğirdir Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu  Konaklama İşletmeciliği bölümünde 60 kontenjandan sadece 1,  Orman Fakültesi Orman Endüstri  Mühendisliği bölümüne  20 kontenjandan 2,   Orman Mühendisliği bölümüne 60 kontenjandan  38, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Ziraat Mühendisliğine  100 kontenjandan 81’i yerleşti. Teknoloji Fakültesi’nde Enerji Sistemleri bölümünde 60 kontenjandan 22’si, birinci öğretime 2 aday ikinci öğretime yerleşti. Makine ve İmalat Mühendisliği bölümünde 30 kontenjandan 3 aday bu bölüme yerleşti (www.egirdirakingazetesi.com)