O TARİHTEN BUGÜNE TAM GEÇEN 26 YILDA SÜTÇÜLER’İMİZDE NE DEĞİŞTİ ?

O TARİHTEN BUGÜNE TAM GEÇEN 26 YILDA SÜTÇÜLER’İMİZDE NE DEĞİŞTİ ?

Bundan tam 26 yıl önce 29 Haziran 1992 tarihinde Sütçüler’imizi ziyaret eden zamanın başbakanı merhum cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e

ilçemizle ilgili dileklerimiz pankartlara yazdırılarak kendisine iletilmişti.Neler istemiş veya ilçemizle ilgili

hangi konular vurgulanmış başbakanımız Demirel’den bir bakalım;

– YOKLUKLA DEĞİL VARLIKLA ÖĞÜNMEK İSTİYORUZ.

– HAPİSLİKTEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ ?

– BABA BİLDİK YILLARCA HİZMET ETTİK.

– USLU ÇOCUĞUN HAKKININ VER BABA.

– ORMAN BÖLGESİ OLAN SÜTÇÜLER’İMİZE ORMAN FAKÜLTESİNİN AÇILMASINI İSTİYORUZ

– NEFES ALMAMAMIZI SAĞLA BİZİ DEREBOĞAZINA BAĞLA.

– UZAY ÇAĞINDA BU HIZLA NEREYE GİDİLİR ?

(Sağda öğrencilerin yanındaki gravatlı öğretmen Rıdvan Ertan)

Pankartla yapılan bu istekler ,dilekler aynı zamanda sitem içeren pankartlar Sütçüler’imizde bir ilktir. Belki de sonSize göre zamanın başbakanı Demirel’den 29 Haziran 1992 tarihinde Sütçüler’imizi ziyaret ettiğinde istediğimiz bu dileklerimizle ilgili bugüne kadar bir gelişme oldumu ?

Size göre Oldu ise Ne veya neler değişmiştir veya hangi talebimiz yerine getirilmiştir ?

(Fotoğraflar Mustafa Doğankaya)

 

Örnek Tesis; Canlar Alabalık Çiftliği

 

Örnek Tesis; Canlar Alabalık Çiftliği
1996 yılında 10 havuzda yıllık 15 ton üretim kapasitesiyle faaliyetlerine başlayan Canlar Alabalık Üretim Pazarlama Çiftliği, yıllara sair büyümesine devam etmiş ve 2010 yılında 44 adet havuzda yıllık 350 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır.
Alabalık üretimi yapılan çiftlikte ayrıca yavru balık üretimi de yapılmakta ve yıllık 5 milyon adet yavru balık üretilerek ihtiyaç fazlası yavrular yurt genelinde kuluçkahanesi olmayan üreticilere verilmektedir.

10 kişinin istihdam edildiği tesiste milli ekonomiye büyük katkı sağlanmaktadır.

TURİZME KATKI SAĞLANMAKTA

Restoran işletmeciliği ile birlikte konaklama hizmetleri de sunan Canlar Alabalık Tesisleri, iç ve dış turizme yönelik hizmet vermektedir. Bünyesinde bulunan yazlık restoran’da aynı anda 300 kişilik turlara yemek verilirken, kışlık restoran’da ise 100 kişiye yemek verilmekte ve bu şekilde bölge ve ülke turizmine katkı sağlanmaktadır.

HEDEF; SEKTÖRDE KALICI OLMAK

 Türkiye’de alabalık üretiminin öncülerinden, duayenlerinden olan Alim Can; Hedeflerinin çevre dostu üretim tesisi olarak, sürdürülebilir metotlarla sektörde kalıcı olmak istediklerini söyledi.

2007 yılında Isparta İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliğini arkadaşlarıyla birlikte kuran Alim Can, 2009 yılında Türkiye İç Su Ürünleri Yetiştiricileri Merkez Birliğinin kurulmasında da görev üstlenerek merkezin muhasebe görevini üstlenmiştir.

TÜRKİYE BALIK İHRACATINDA AVRUPA BİRİNCİSİ

Halen aynı görevini yürüten Alim Can, Sütçülere bağlı köylerde porsiyon balık olarak yıllık 2300 ton balık üretimi yapıldığını ve bununla birlikte projeli kuluçkahanelerde 59 milyon 235 bin yavru balık üretimi gerçekleştirildiğini belirterek şöyle konuştu; “Türkiye’de iç sularda alabalık üretimi 2500 adet işletmeyle yürütülmekte ve yıllık 109 bin ton alabalık üretimi yapılmaktadır. Üretilen balıklar ağırlıklı olarak yurt dışına ihraç edilmekle birlikte yurt içerisinde de tüketilmektedir. Türkiye bu üretim potansiyeli ile ihracatta Avrupa birincisi konumundadır.”

BALIK TÜKETİMİ TEŞVİK EDİLMELİ

Türkiye iç sularının yeterince değerlendirildiğine vurgu yaparak konuşmasına devam eden Alim Can; “Türkiye geneline baktığımızda balık tüketiminin yeterli olmadığını görmekteyiz. Balık üretiminde birinciyiz ama maalesef tüketim için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Gelişmiş ülkelerde, sağlıklı beslenme bilincinin yüksek olduğu toplumlarda balık tüketiminin daha fazla olduğunu görmekteyiz. O nedenle doymamış yağ asitleri grubuna dahil olan omega 3 ve omega 6 ile birlikte protein değeri en yüksek olan balık tüketimini devletimiz, sağlık veya gıda kuruluşlarımız teşvik etmelidir” dedi. 

Kaynak:www.akdeniz32.com) Editör:

 

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 3 kez ziyaret ettiği Çorum’un Güney köyünden, CHP’ye çıkan oy tartışma konusu oldu.

SIK SIK ZİYARET ETTİ

Kılıçdaroğlu, Güney köyüne ilk olarak 6 Ekim 2015 tarihinde şehit olan polis Yaşar Güler’in cenazesi için gitmişti. Kılıçdaroğlu’nun köye ikinci ziyareti de yine şehit ailesine olmuştu.

Kılıçdaroğlu bu ziyaretinde köydeki gençlerle de sohbet etmiş, hatıra fotoğrafı çekildiği kadınları Meclis’e davet etmişti. Davet üzerine Ankara’ya giden köylüleri Kılıçdaroğlu, Meclis’te ağırlamıştı.

CHP liderinin Güney köyüne son ziyareti ise 24 Haziran seçimlerinden önce olmuştu. Kılıçdaroğlu, son olarak köyde “manevi kızım” dediği ve kardeşiyle birlikte kardeşine burs verdiği İmam Hatip öğrencisi Özge Biçer ve ailesini ziyaret etmişti.

 Geçen yıl babalarını kaybeden Özge ve Osman Biçer kardeşler, gazetecilere, Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirmişti. Çorum Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesinde okuyan 4. sınıf öğrencisi Özge Biçer, ziyaretten dolayı çok mutlu olduğunu belirterek “Sayın Başkanımızla iki yıl önce köyümüzden bir şehit vermiştik, onun taziyesine geldiğimizde tanışmıştık. Bugün de ziyaretimize geldi. Beraber sohbet ettik. Sağ olsun bizimle ilgileniyor. Burs desteği sağlıyor bize. Lise son sınıftayım. Hedefim ilahiyat fakültesine gitmek.” diye konuşmuştu.

Kılıçdaroğlu’nun geçen yıl dizüstü bilgisayar gönderdiği lise 1. sınıf öğrencisi Osman Biçer de bilgisayarı halen kullandığını ifade ederek “Ziyaretten dolayı çok sevindim. Telefonla arasa bile mutlu olurdum. Verdiği bilgisayarı hala kullanıyorum. İnşallah derslerime çalışıp, makine mühendisliğine gideceğim.” demişti.

HERKES BUNU MERAK EDİYOR: CHP’YE OYU KİM VERDİ

İşte CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Güney köyüyle ilişkisi bu kadar sıkı fıkı iken 24 Haziran’da partisi tam bir şok yaşadı.

Köyle sandıklar açıldığında herkes bir şok yaşadı. CHP üyelerinin de bulunduğu köyden CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye 1 yine köyü 3 kez ziyaret eden Kılıçdaroğlu’nun partisi CHP’ye ise 1 oyun çıkması şaşkınlık yarattı.

Şimdi köyde herkes bir birine aynı soruyu soruyor: “Kılıçdaroğlu’nun bu kadar ilgisine rağmen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve CHP’ye neden 1 oy çıktı ve bu 1 oyu kim verdi?” Metin alıntıdır .Altı ok Natinonal Geopraphiç Arşiz Mustafa Doğankaya )

Geçen yıl Kadın Çiftçiler Lavanta Kokulu Köy Kuyucak’ta Buluşmuştu,

Geçen yıl Kadın Çiftçiler Lavanta Kokulu Köy Kuyucak’ta Buluşmuştu,

Isparta Merkez Yakaören Köyü ve Kuleönü Kasabası kadın çiftçilerinin katılımıyla Türkiye’nin Lavanta Kokulu Köyü Kuyucak’taki lavanta bahçelerine çiftçi inceleme gezisi düzenlenmişti.

İlk defa yörenin gül tüccarı Zeki Konur tarafından 1975’te Fransa’dan getirtilen lavanta fideleri otuz aileye on beşer kök şeklinde dağıtılmış olup bu fideler, ilk önce gül tarlalarının kenarlarına dikilmiş ve 1990’lı yıllardan itibaren ticari amaçlı dikimlere başlanmıştır. Bugün, Türkiye’de ekonomik anlamda sadece Isparta Keçiborlu yöresinde Kuyucak başta olmak üzere Kuşcular ve Çukurören köylerinde lavanta tarımı yapılmakta, Türkiye lavanta üretiminin %90’ı bu bölgeden sağlanmaktadır.

Susuz ve kireçli toprak yapısı yüzünden tarımsal üretimden verim alamadığı için dışarıya sürekli göç veren köyde Kuyucaklılar, arazilerine dikmeye başladıkları bu bitki sayesinde susuz, kurak tarlalardan böyle verimli ve görsel açıdan nefis bir ürün elde ediyorlar ve Haziran sonuyla birlikte ortaya çıkan manzara, lavanta bahçeleriyle ünlü, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Fransa’nın ünlü Provence bölgesini aratmıyor.

Lavanta bölgede özellikle haziran ayı içerisinde çiçeklenmeye başlamakta, çiçeklenme kademeli olarak yaklaşık 45-50 gün sürmekte, çiçeklenme döneminde köy adeta mora boyanmış bir hal almakta ve çiçeklenme dönemindeki bu görsel şölen özellikle fotoğrafçıların dikkatini çekmektedir.

Köyde özellikle lavantaların çiçeklendiği temmuz ayında Taylandlı, Japon, Rus, Çinli kafileler görmeniz mümkündür. Ağustos ayında ise artık lavanta hasadı başlamaktadır. Bir yandan lavantalar hasat edilmekte, bir yandan hasat edilen lavantaların yağı çıkarılmakta ve tohumu için kurumaya bırakılmaktadır.1 dekar lavanta bahçesinden 100 kilograma yakın kuru çiçek elde edilen ürünün 60-70 kilogram çiçeğinden 1 kilogram yağ üretilebiliyor. Lavanta parfümeri sektöründe kullanılmasının yanı sıra gıda ve temizlik sektörleri için de önemli bir ham maddedir. 

Bölgenin Kırsal Turizm merkezi haline getirilipve alternatif istihdam alanı oluşturularak, göçün önlenmesi ve bölgenin kalkınmasına katkıda bulunulması potansiyeli de mevcuttur. Bölgede turizm yeni başlamasına rağmen bu sezon 60 bin kişi ziyaret etmiştir. Gelecek senelerde bu rakamın daha da artacağını düşünülürse üretimin ötesinde turizm vasıtası ile ciddi gelir elde edilebilecek olup ayrıca turizmin sürdürebilir hale getirilmesi önem arz etmektedir.

Düzenlenen çiftçi inceleme gezisinde kadın çiftçiler turizmde önemli bir ivme kazanan ve lavanta kokulu köy olarak bilinen Keçiborlu ilçesi Kuyucak köyündeki lavanta bahçelerini gezerek, bol bol fotoğraf çektirdiler.

r.(www.egirdirses.com)

 

 

GÜNEYKENT’TE EKİNEZYA ÇAYI DENEMESİ

Güneykent’te Ekinezya Çayı denemesi

 Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün, denemenin başarılı olmasını temenni etti. Gözgün, şu açıklamayı yaptı:

“Ekinezya çayı günümüzde çok rağbet gören içecektir. Konuyla ilgili Tarım ve Gıda İl Müdürlüğümüz destekleri ile kadın girişimcimiz Gülderen Kadın Kooperatifi üyemiz Gülsüm Karakulak’ın ben varım demesi ile kendi bahçesinde ilk uygulama yapıldı. Tıbbi aromatik bitki Merkezi olmasını istediğim kasabamda inşallah bu bahçede hayırlı olur başlangıç olur ve devamı gelir.  Gülsüm kardeşimizi bu girişimciliği ve yenilikçiliği sebebiyle kutluyor bahçesinin hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.  Bu noktada bizlere desteklerini hiç esirgemeyen Tarım ve Gıda İl Müdürlüğü teşkilatımıza kalbi teşekkürlerimizle.Ekinezya nedir? Faydaları ve zararları nelerdir?www.isteisparta.com)

(Ekinezya nedir? Faydaları ve zararları nelerdir?Ekinezya bitkisi bağışıklık sistemini güçlendirir. Kronik yorgunluk, halsizlik, migrene iyi gelir. Ekinezya bitkisini çay olarak da tüketebilirsiniz. Ekinezya bitkisinin birçok faydasına karşın kullanırken bazı noktalara da dikkat etmek gerekiyor. (Fotoğraf ve bigi www.yeniakit.com.tr)

 

Demirel’in Anıt Mezarı inşaatı sürüyor

Demirel’in Anıt Mezarı inşaatı sürüyor

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İslamköy’de Çalçatepedeki Anıt mezarın inşaatı devam ediyor. Ulu Limited Şirketi tarafından yapılan Anıtkabir’den sonra Türkiye’nin sayılı anıt mezarlarından biri olacak olan İslamköy’deki Demirel’in mezarı çevre düzenlemesi  vb. aksaklıklar nedeniyle ertelendiği belirtildi. 26 M2 yüksekliğinde olan 6 milyon 375 TL mal olacak olan anıt mezarın yapımında bir çok fonksiyonlar var.

               

Türkiye’de barajlar kralı olarak bilinen Demirel’in Anıt Mezarının bulunduğu tepede yer alan çamlık arasında 9 adet de havuz yer alıyor.(www.isteisparta.com)

 

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHAÇ DUYUYOR İNSAN……
Her rüzgar savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur…
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…
Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
Ama basit bir sanatı unuttuk…
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez,zengin kalbi olana denir.
Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
herkesin nazarında muhteremdir.
Paylaşacak dostlarınız yoksa
iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
seni sevmeli,
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
sana dayanmalı,
dost dediğin fanatik olmalı,
bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı,
ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı…
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
Sevgiye herzaman yeri olan yüreği kocaman dostlara…
(Fotoğraf Mustafa Doğankaya metin alıntıdır)

SÜTÇÜLER’DE MEŞCERE

Sütçüler’de e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon müdahaleleri değerlendirildi 

Ormanların sürekliliğinin sağlanması için çalışmalar sürüyor

Sütçüler’de e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon müdahaleleri değerlendirildi 
Isparta Orman Bölge Müdürlüğü Sütçüler İşletme Müdürlüğünde e çağındaki meşçerelerde bakım ve rehabilitasyon uygulamaları yerinde değerlendirildi. 
Bölge Müdürü Kenan Akduman başkanlığında arazide yapılan değerlendirme çalışmasına, Bölge Müdürlüğü Plan ve Proje Şube Müdürü İsmail Hacıoğlu, İşletme ve Pazarlama Şube Müdürü Necip Büyükyıldırım, Amenajman 11. Heyet Başkanı Salih Yılmaz, Sütçüler İşletme Müdürleri Fahri Kaya, Silvikültür Şube Müdürü Vekili Mehmet Yiğci ve İşletme Şefleri katıldı. 
Çalışmalarda, geçmiş yıllarda karaçam sahalarında müdahale edilemeyen üst tabakada çökmekte olan ve alt tabakada kabul edilebilir gençliğe silvikültürel müdahale ile ormanların sürekliliğinin sağlanması amacıyla müdahale edilerek yaşlı jenerasyonun ekonomiye kazandırılması ve alt katmanların bakımlarının yapılmış.

(Meşcere ;Yaş, ağaç türü kombinasyonu, büyüme ya da kuruluş şekli, bunların hepsi veya bir kısmı ile kendisini çevresinden açık olarak ayıran ve en az bir hektar büyüklükte olan orman parçasıdır. Botanik ile ilgili bu madde bir taslaktır.asının hedeflendiği bildirildi.)(www.isteisparta.com)

 

BİR ZAMANLARLAR YUKARI MAHALLEDE BİR ARAYA GELEN AKRABALAR

B İ  R      Z A M A N L A R 

YUKARI MAHALLEDE’DE BİR ARAYA GELEN AKRABALAR

Önde ortada oturan Ümmühan Üney (Halamız) yanındaki Nevin Doğankaya,arkada eğilen çocuk Muammer Doğankaya,solda ikinci sırada ayakta duran Ümmühan Doğankaya(Annemiz), yanındaki çocuk Nuriye Bayer,sağında duvara yaslanan Ümmügülsüm Doğankaya(nenemiz),arkasındaki Hatice Özcan (halamız) solundaki Gülsüm Özcan,duvara yaslanan çocuk Dr.Mustafa Özcan,onun solundaki Ülkü Özcan,onun sağındaki Ayşe Doğankaya,Ülkü Özcan solundaki  çocuk Gülsüm Türk, arkada başı görünen Meryem Gençtürk,onun sağındaki Yaşar ..onun sağındaki Rukiye ..(Osman eşi)

CESUR’DAN JET YANIT

aylin cesur ile ilgili görsel sonucu

CESUR’DAN JET YANIT

24 Haziran seçimlerinin ardından Kanal32 Habere açıklamalarda bulunan CHP’li Mustafa Ceyhan, “Demokrat Partililer, Isparta’nın evladı olmayan Süleyman Demirel’in yanında bir gün bile siyaset yapmamış birine milletvekilliğini layık gördüler” şeklindeki açıklamalarına İyi Parti Milletvekili Aylin Cesur’dan yanıt gecikmedi. Cesur, “Ceyhan’ın bir gün yapmadı dediği siyaseti ben 23 sene yaptım” dedi.

(www.haber32.com)

Gül diyarındaki ’lavanta kokulu köy’ kırsal turizmle gelişiyor

Her şey dağıtılan birkaç lavanta demesiylebaşladı Isparta Ticaret Borsası (ITB) Meclis Başkanı Mehmet Ali Doğan, lavantanın, şimdilerde ‘lavanta kokulu köy’ olarak ünlendirdiği Kuyucak’a geliş sürecini anlatarak dağıtılan birkaç demet lavantanın bu hale dönüştüğünü söyledi. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan ITB Meclis Başkanı Doğan, “Bu lavantalar 1972 yılında, Zeki Konur isminde Keçiborlulu bir ağabeyimizin, köylülere dağıttığı birkaç demet lavanta ile meydana gelmiş. Köylülere dağıtılan bu lavantalar ekilerek, yavaş yavaş çoğalmaya başlamış” dedi. Lavantanın o yıllarda az miktarda olduğunu ancak, uzun yıllar yatırım gerektiren bir bitki olduğuna değinen Doğan, “Bu, uzun yıllıklı bir bitki. Ben yaklaşık 3 yıl öncesine kadar lavantanın sadece tüccarlığını yapıyordum. Lavanta yağı çıkararak, kurusunu satarak ticaret yapıyorduk. 2015’e kadar burada lavantanın turizmle tanışıklığı yoktu. Ben 30 yıllık lavanta tüccarlığı yapmama rağmen bu kadar tanıtım yapamadık” diye konuştu. “Bir anda patladı” Yaklaşık 3 yıl önce sosyal medya üzerinden yapılan tanıtımın kırsal turizm konusunda bir patlama oluşturduğunu vurgulayan Doğan, “Geçen yıla kadar lavanta turizmi konusunda bir durum yoktu. Ama sosyal medyada, görsel basında ve diğer yerlerde tanıtım ve reklam çalışmaları başlayınca burada bir anda turizm patlaması yaşandı. Böyle olunca yaklaşık 100-150 bin civarında turist geldiğini duyuyoruz” şeklinde konuştu. Turizm patlamasına hazırlıksız yakalandıklarını belirten Doğan, “Kuyucak, bu olaya hazırlıksız yakalandı. İnsanların oturup, çay kahve içebileceği, yemek yiyebileceği, burada dinlenebileceği kayda değer çok fazla bir yer yoktu. Ama bu yıl vatandaşlarımız ufak tefek de olsa farklı bir şeyler yapmaya başladı. Ben, kendim geçen yıl burada, bahçede lavanta ve gül ürünleri adına bir showroom açmıştım. Bu yıl da lavanta kokulu güzel bir kafe yaptık. Köy ortamında, hijyenik, temiz, gelip gidenlerin memnun ayrıldığı bir yer yaptık. Biz bundan sonra bir slogan benimsedik, o da ‘şikayetlerinizi bize, memnuniyetlerinizi de dostlarınıza söyleyin’ şeklinde. Bu şekilde devam ediyor, inşallah iyi olur. Konaklama konusunda henüz az da olsa arkadaşlarımız bir şeyler yapmaya çalışıyor, oralara gelenlerin de memnun ayrıldıklarını duyuyoruz. İnşallah köyümüze, memleketimize daha güzel şeyler yapılır” dedi. “Herkesi bekliyoruz” Son olarak ‘lavanta kokulu köy’ olarak anılan Kuyucak’ı görme fırsatı bulamayan veya daha iyi imkanlarla gelmek isteyenlere bir davette bulunan Doğan, “Buraya yurt içi ve yurt dışından, kırsal turizme herkesin gelmesini bekliyoruz. Lavanta kokulu köyümüzde yatıp kalkıp, yiyip içip, güzel zaman geçirmelerini istiyoruz” diye konuştu “Bu yıl imkanlar daha iyi ve daha fazla zaman geçirebildik” Geçtiğimiz yıl ‘lavanta kokulu köy’ unvanını duyduktan sonra köye geldiğini, bu yıl geçen yıla oranla yeni tesis ve çalışmalar yapılmasından memnun kaldığını ifade eden Nazlı Özel Doğan, “Geçen yıl burada lavanta tarlalarına gelmiştik, çok beğenmiştik. Köyün girişinde, kadın girişimcilerin kendilerinin yaptığı stantlar vardı, onları görmüştük. O zaman birkaç tane de teras gibi bir yer vardı ama şimdi bayağı gelişmiş. Bu yılki geldiğimiz zaman geçen seneki zamana göre bayağı farklı bir zaman ama şimdi tarlalar daha mor bir şekilde görünüyor. Bu yıl yemek olsun, diğer olanaklar olsun bayağı fazlalaşmış. Bu yıl geçen seneye göre daha fazla vakit geçirebildik. Geçen sene kendi imkanlarımla gelmiştim, bu yıl turla geldik. Güzel, eğlenceli ve herkesin görmesi gereken bir yer. Herkes, zamanında gelip, görsün, her yer mor ve lavantalarla dolu. Sadece turizm amaçlı değil, köy yerlerinde yaşayan insanların da gelip, görmeleri gereken bir yer diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı

Kaldırımlar güneş enerjisiyle aydınlatılıyor

Kaldırımlar güneş enerjisiyle aydınlatılıyor

MURATPAŞA Belediyesi, aralarında Tarık Akan Parkı’nın da bulunduğu 10 noktada üzerinde belediye logosunun güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı çalışması yaptı.

Muratpaşa Belediyesi’nin pilot çalışma olarak gerçekleştirdiği güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı projesi, geçen yıl kasım ayında randevusuz görüşme saatinde Belediye Başkanı Ümit Uysal’a sunuldu. Randevusuz görüşmede Kadir Öztekin’in güneş enerjisiyle aydınlanan projesiyle yakından ilgilenen Başkan Uysal, projenin uygulanabilirliği konusunda Fen İşleri Müdürlüğü’yle ortak çalışma yapılması talimatını verdi.

Bu çalışmanın sonucunda aralarında Tarık Akan Parkı, Meltem ve Fener mahallelerinin bulunduğu 10 noktada üzerinde belediye logosunun bulunduğu güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşı uygulaması yapıldı.

Muratpaşa Belediyesi’nin 62 santimetre genişliğe 105 santimetre uzunluğa sahip güneş enerjisiyle aydınlanan kaldırım taşları 8 saat güneş ışığı almasıyla 1 hafta çalışabiliyor. Gün batımıyla birlikte devreye giren sistem sabaha karşı saat 03.00’de kendini kapalı konuma alıyor.

(wwwgunhaber.com/ANTALYA,fotoğrafta  Başbabakanın ağacı görülmektedir.(DHA) 

Dünyaya doyamadan gitti

zaroaga ile ilgili görsel sonucu

Dünyaya doyamadan gitti

Bugün, bir yaşam hikayesi dikkatimi çektiği için, sizlerle paylaşacağım.

Bu yaşam hikâyesinin sahibi ”Bitlis’li Zaro Ağa”. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekte olup, 1774 yılı olarak tahmin edilmektedir.
Batı dünyasının da ilgisini çeken ve tam 160 yıl yaşadığı düşünülen Zaro Ağa, dünyanın en uzun yaşayan insanlarından birisi. Birçok evlilik yapan Zaro Ağa hayatında unutamadığı dönemin ise 90 yaşından sonraki gençlik yılları olduğunu söylermiş…
1774-1934 yılları arasında yaşayan Zaro Ağa, 18. Yüzyılın sonlarına doğru Bitlis – Mutki’den İstanbul’a gelmiş. Selimiye Kışlası, Ortaköy ve Tophane Camii’nin inşaatında çalışmış, daha sonra da memleketine dönmüş. Memleketinde evlenen, çok para kazanmak için tekrar İstanbul’a gelen Zaro Ağa, yakışıklı, iri yarı, güçlü, kuvvetli olduğundan sarayın dikkatini çekmiş, askerliğini sarayda yapmış.
Gümrüklerde hamallık yapan Zaro Ağa, bu işte kendisini kısa sürede göstererek hamalların kâhyası olmuş ve 20 yıl çalışmış.
Zaro Ağa’nın nasıl bu kadar uzun yaşayabildiği konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış. En çok bulgur ve yoğurt yediği ifade edilen Zaro Ağa’nın öyküsü başlı başına uzun bir inceleme konusudur.Fotoğraflar alıntıdır)

(Ayrıca yıllar önce Ankara’da geçmiş dönemde yıllarca faaliyet göstermiş olan hemşehrilerimizinde alışveriş yaptığı Kayaş’ta ZAROAĞA adında süt fabrikası yoğurt bulunuyordu.)

 

 

SÜTÇÜLER’İMİZİN SEÇİM SONUÇLARI

SÜTÇÜLER’İMİZİN SEÇİM SONUÇLARI

Sütçüler’de 46 sandıkta toplam 7 bin 676 seçmen oy kullandı. Kullanılan oylardan 7 bin 375’i geçerli sayıldı.

AK PARTİ: Yüzde 71.91 ile 5 BİN 303 oy aldı.

CHP: Yüzde 6.43 ile 474 oy aldı.

MHP: Yüzde 8.15 ile 601 oy aldı.

İYİ Parti: Yüzde 11.13 ile 821 oy aldı.

HDP: Yüzde 0.45 ile 33 oy aldı.

SP: Yüzde 1.14 ile 84 oy aldı.

İlk saldırıda yakmak istemişler

İlk saldırıda yakmak istemişler

ANTALYA’da 24 Haziran gecesi Türk bayrağı asılı marketi taşlayan 30 kişilik grubun, aynı gece iş yerini yakma girişiminde bulunduğu ortaya çıktı.

Olay, 24 Haziran gecesi saat 23.30 sıralarında Kepez ilçesi Sütçüler Caddesi üzerinde bulunan Nuri Zeybek’e (55) ait Zeybekoğlu adlı markette meydana geldi. Nuri Zeybek iş yerini kapatmaya hazırlandığı sırada, konvoy halinde market önünden geçen yaklaşık 30 kişilik grup, camda asılı Türk bayraklarını görünce durdu. Yerden ve araçlardan aldıkları taşları iş yerine atmaya başlayan saldırganlar, markette büyük maddi hasara yol açtı. Olay sırasında Nuri Zeybek ve yakınları ise market içerisine kaçarak canlarını zor kurtardı. Saldırganlar bir süre sonra araçlarına binip olay yerinden uzaklaştı.(www.gunhaber.com)
 

ISPARTA ÇİÇEK AÇIYOR TURİZM TEMALI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

ISPARTA ÇİÇEK AÇIYOR TURİZM TEMALI ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), ülkemizde yalnızca bölgemizde gerçekleştirilen gül ve lavanta turizmine ilişkin ulusal düzeyde farkındalığın artırılması, kırsal kesimdeki turizmin canlandırılması, fotoğraf sanatının ilimizde geliştirilmesi hedefleriyle “Isparta Çiçek Açıyor’’ Turizm Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması düzenledi. Yarışmaya katılım Sayısal (Dijital) kategoride “Gül Kokulu Isparta” ve “Lavanta Diyarı Isparta” bölümlerinde gerçekleştirilecektir.

Son başvuru tarihi 20 Ağustos 2018 olan “Isparta Çiçek Açıyor” Turizm Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın ayrıntıları için tıklayınız … 

Atabey’e doğalgaz geliyor

Atabey’e doğalgaz geliyor

Yaklaşık 1,5 yıldır devam eden çalışmalar kapsamında Atabey’e doğalgaz yatırımının yapılacağını müjdeleyen Eski Milletvekili ve yeni dönem AK Parti Milletvekili adayı Recep Özel, “Tüm işlemler sona erdi. Firma yetkilisi ile de önümüzdeki günlerde bir toplantı yapacağız. Artık Atabey’e doğalgazımız hayırlı olsun. Kısa bir süre içerisinde yatırım başlayacak. Ve ilçemiz konforlu ve çevreci bir yakıta ulaşacak” dedi.(Fotoğrafta Sütçüler’imizde elektriğin olmadığı dönemde sokak lambalarını yakan belediye görevlisi merhum İbrahim..Albüm Sıdıka Müftüoğlu,fotoğraf Ömer Duyar)

 

Lavanta bahçelerine akın

 Türkiye’de lavanta üretiminin yüzde 80’ini karşılayan Isparta’daki Kuyucak köyü, mora boyanan tarlalarıyla turizmin de gözdesi oldu. Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’inin gerçekleştirildiği Isparta, son yıllarda artan yetiştirme alanları ve miktarıyla lavanta üretiminin de üssü oldu.

Genellikle temmuz ayının hemen başında açmaya başlayan lavanta, en fazla Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyünde üretiliyor. Bu yıl ise sezon erken başladı.

Neredeyse köydeki her ailenin bir lavanta bahçesinin olduğu köyde üretim, 3 bin 473 dekar alanda yapılıyor, yılda ortalama 500 ton yaş lavanta çiçeği elde ediliyor.

Bitki, köyde yaşayanlara sağladığı ekonomik getirinin yanında yaklaşık iki ay süren ve hasada kadar devam eden süreçte binlerce yerli ve yabancı turisti de köye çekiyor.

Türkiye’nin dört bir yanından köye gelenler, lavanta bahçelerini gezip fotoğraf çekiyor, dondurmadan bala kadar birçok alanda lavantadan üretilen ürünleri tadıyor. Ziyaretçiler o muhteşem manzarada bol bol fotoğraf çekiyor. Hatta bazı çiftler düğün fotoğraflarını, hamile çiftlerde hatıra fotoğraflarını lavanta bahçelerinde çekiyor.(www.isteisparta.com)

 

 

ISPARTA’NIN 2.KADIN MİLLETVEKİLİ OLDU

ISPARTA’NIN 2. KADIN VEKİLİ OLDU

İYİ Parti Isparta 1. sıra milletvekili adayı olarak çıkan 9. Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel’in doktoru Aylin CESUR, ikinci kadın vekil olarak Isparta tarihine ismini yazdırdı.

  1. Dönemde Isparta’dan Fatma Mihriban Erden, Anavatan partisinin kadrosundan milletvekili  olmuştu.  Aradan geçen 10 dönemden sonra ilk kez Isparta TBMM’ne bayan milletvekili göndermiş oldu.
  2. AYLİN CESUR KİMDİR?

ÖZGEÇMİŞ

Aylin Cesur, Eskişehir’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini yine Eskişehir’de tamamladı. Bütün okullarını birincilikle bitirdi. Ayrıca, bu yıllarda kompozisyon, şiir, resim, karikatür ve matematik yarışmalarında Türkiye birincilikleri aldı.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından acil müdahale, yoğun bakım doktorluğu ve işyeri hekimliği sertifikaları alarak, Ankara Sevgi Hastanesi’nde Acil ve Yoğun Bakım Sorumlu Doktoru olarak çalıştı.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 16 Mayıs 2000 yılında Cumhurbaşkanlığı görevini tamamlamasıyla, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından, 9. Cumhurbaşkanı Özel Doktoru olarak görevlendirildi. Özel Doktorluğu’nun yanısıra, Özel Kalem Müdürlüğü ve Başdanışmanı olarak görev yaptı ve 2008’in Aralık ayında, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na atandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin en genç ve ilk kadın Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Unvanı’nı aldı.

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 17 Haziran 2015 tarihinde ebediyete intikaline kadar; sayısız yurt dışı ve yurt içi etkinlik, konferans ve seyahatleri de dahil olmak üzere, geçen 20 sene zarfında kendisine Özel Doktoru ve Başdanışmanı olarak eşlik etti. Ayrıca tıp doktoru olarak medikal konularda çalışmalarına devam etti ve yurt içi ve yurt dışında tıbbi makale ve kongre bildirileri yayınlandı.  Cumhurbaşkanlığı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ebediyete intikalinin ardından, Türk Milleti tarafından kendisine “Demirel’in Manevi Kızı” ünvanı verildi.

Halen Güniz Sokak’taki görevine devam etmektedir.

Prof. Dr. Mustafa Cesur’la evlidir.

İngilizce bilmektedir.(KısaltılaraK;www.isteisparta.com)

OYLAR İKİ PARTİYE DAĞILDI

Isparta’da 24 Haziran Milletvekili Genel Seçimlerinde

oylar 2 partiye dağıldı.

1 Kasım 2016 tarihinde gerçekleşen seçimlerde 3 parti ve 4 milletvekili ile temsil edilen Isparta’da bu kez CHP milletvekili çıkaramayınca oylar AK Parti ve İYİ Parti’ye gitti.

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri’nin tamamlanmasıyla birlikte Isparta’da halk, AK Parti’den 3, İYİ Parti ise 1 milletvekili adayını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gönderdi.

(Haber32 -)

www.sutculerimiz.com web sitesi yazı ailesi olarak;

BU VESİLE İLE YENİ SEÇİLEN VEKİLERİMİZİ KUTLUYOR ve

MERMER SORUNUMUZA ÇÖZÜM BULMALARINI DİLİYORUZ.

 

H A Y I R L I O L S U N

H A Y I R L I   O L S U N

Bugün yapılmakta olan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyoruz.

(National Geopraphic Dergisi 1950 yılında Türkiye’de yapılan bir seçimi o tarihlerde de konu etmiş yazmış olduğuna göre seçimimizi çok önemli bulmuş olmalı)

(Fotoğraflar;National Geopraphic/Arşiv Mustafa Doğankaya)

ISPARTA’DA OPERASYON

Balkonda kenevir yetiştirilen eve polis baskını

ISPARTA’DA OPERASYON
Isparta’da balkondaki saksılarda kenevir yetiştirdiği tespit edilen eve yapılan operasyonda, esrar maddesi ile esrardan 20 kat daha tehlikeli olduğu belirtilen Skunk maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Isparta Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, Gülevler Mahallesi’ndeki bir ikamete operasyon düzenlendi. Narkotik ekipleri, balkondaki saksılar içerisinde 34 kök Hint keneviri bitkisi, 11 gram esrar maddesi ve ‘Esrardan 20 kat daha tehlikeli’ olarak tabir edilen 5 gram Skunk maddesi ele geçirilirken, konuyla ilgili M.İ. ve G.İ. isimli 2 kişi yakalandı. Emniyete sevk edilen 2 şüpheliye ‘2313 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Uyuşturucu Madde Kullanmak’ suçlarından işlem yapıldığı belirtildi.
(Kaynak; Haber32 -)

 

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

NOSTALJİ BİR MESAJ AMA

ZAMAN,ZAMAN İHTİYAÇ DUYUYOR İNSAN……

 Her rüzgar savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur…
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur…
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur…

Kuşlar gibi uçmayı,balıklar gibi yüzmeyi öğrendik…
Ama basit bir sanatı unuttuk…
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez,zengin kalbi olana denir.

Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse,
ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa
herkesin nazarında muhteremdir.

Paylaşacak dostlarınız yoksa
iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur.
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile
seni sevmeli,
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile
 sana sarılmalı,
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile
sana dayanmalı,
dost dediğin fanatik olmalı,
bütün dünya seni üzdüğünde bile
 sana moral vermeli,
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
ve ağladığında seninle ağlamalı,
ama hepsinden daha çok,
 dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı…
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
 Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
Sevgiye her zaman yeri olan yüreği kocaman dostlara…

(Fotoğraf ve yazı Alıntıdır)

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

İlçemiz Yukarı Mahalle’den (komşumuz) Amerika’lı Mahmut namıyla maruf MAHMUT ERDİNÇ’in vefat ettiği öğrenilmiştir.

Cenazesi 23 Haziran Cumartesi günü ikindi namazını müteakiben Sütçüler’imiz Seferağa Camii’nden kaldırılmıştır

Merhuma Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına da baş sağlığı dileriz.

Anadolu 4 bin yıl önce soğan ihraç ediyordu

Anadolu 4 bin yıl önce soğan ihraç ediyordu

Asur Ticaret Kolonileri döneminde bugünkü Kayseri yakınlarında kurulan Kültepe ve Kaniş Karum’unda ortaya çıkan çivi yazılı tabletler, yaklaşık 4 bin yıl önceki soğan üretimi ve ticareti hakkında çarpıcı ayrıntılar içeriyor…

Bugün Karahöyük köyünün bulunduğu bereketli arazide kurulan Kültepe, Anadolu’daki tarım kültürünün son 4 bin yıllık geçmişine ışık tutuyor. Bugün insanlık için oldukça önemli olan birçok temel gıda ürününe kaynaklık eden Anadolu toprakları biyo-kültürel açıdan yeryüzünün en özel coğrafyalarından biri. Tek başına kuru soğanın üretim ve kültür tarihi bile bu toprakların hafızasındaki binlerce yıllık tanıklığı benzersiz kılıyor. Ancak bugün bu zengin kültürün derinliğinde keyiften sarhoş olmak yerine ihtiyacımız olan kuru soğanı bile ithal ederek karşılamaya çalışıyor oluşumuz trajedimizin ölçüsünü ortaya koymaya yetiyor.

KİLOSU 8 LİRAYA DAYANAN SOĞAN YOKSUL YİYECEĞİ OLMAKTAN ÇIKTI

Soğan, halk edebiyatından toplumcu gerçekçiliğe yazın alanında yoksulluğu ve bir bakıma da kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmeyi anlatmak için en çok kullanılan simgelerin başında geliyor. Bir başka deyişle kuru soğana muhtaç olmak, yiğitliğin tükenişine işaret eden kırmızıçizgi sayılmış… Ancak bugün gelinen noktada o kırmızıçizgi çoktan aşılmış görünüyor. Türk mutfağının vazgeçilmezi olan kuru soğanın fiyatı son iki haftadır öylesine yükseldi ki marketlerde neredeyse 8 lira eşiğine dayandı.(www.odatv.com)

 

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

Eğirdirde Yine Denizbisikleti Faciası

IEğirdirde Yine Denizbisikleti Faciasısparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’ne deniz bisikletiyle açılan İranlı genç, hayatını kaybetti.

Olay, öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Eğirdir Altınkum Plajı’nda deniz bisikleti ile göle açılan İran uyruklu dört kişiden biri olan Muztaba Nasvi Samsadi (30) boğularak hayatını kaybetti.

Isparta’da misafir olarak bulunan Muztaba Nasvi Samsadi’nin eşi ve yakınlarıyla Altınkum Plajında kamp çadırı kurduğu, talihsiz İranlının deniz bisikleti ile göle açıldıktan sonra can yeleğini çıkarıp göle atladığı ve bir daha çıkamadığı belirtildi. Yaklaşık yarım saat sonra işletme sahipleri tarafından arama çalışmaları sonucu İranlı Muztaba Nasvi Samsadi’nin cesedine ulaşılırken, cesedin kıyıya çıkartılması sırasında eşi ve yakınları sinir krizi geçirdi. Talihsiz gencin cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Dün de 4 İranlı kurtarılmıştı Aynı bölgede dün de deniz bisikletinin rüzgar sonucu alabora olması nedeniyle boğulmak üzere olan İran uyruklu 4 kişi, jandarma tarafından son anda kurtarıldı.

(KaynaK;Haber32 )

KAYBETTİKLERİMİZDEN

KAYBETTİKLERİMİZDEN

BUNU KAÇ KİŞİ HATIRLIYOR ACABA ?

KAYBETTIGörüntünün olası içeriği: ağaç, gökyüzü, dağ, açık hava ve doğaKLETIMIZDEN …
BUNU KAC KISI HATIRLIYOR,ACABA.

Bir zamanlar Musalla Mezarligi’nda cok buyuk camlar vardi ve bu camlar dallarinda karga ve diger kuslari da barindirirdi.Ruzgarli havalarda camlarin ugultusundan durulmaz ,elektrik gelmeden onceki zamanda ise de karanlikta buradan gecmek ise cesaret isterdi.
Ayrica ve daha da onemlisi burada mezarligi olan belli bir yasin uzerindekiler de “CAMIN DIBI ” ne yatmaktan soz ederler ve bu tabir hemsehtilerimiz aradinda cok kullanilan da bir sozcuktu.
Gecmiste gunlerden bir gun birileri bu camlarin artik yaslandigini (belki de satip belediyeye gelir elde etmek icin) yaslanan bu camlarin genclestiriecegi de gerekce gostererek yillarin devasa camlarinin bazilarini budadilar geri kalanini da kestiler.
Hal boyle olunca Musalla Mezarliginin uhrevi havasini veren devasa camlar,onlarin tepelerinde yasayan kargalar ve digerleri de kalmadi,coktan BITTI.
Hele hele “CAMIN DIBI” yatmanin ne demek oldugunu hatirlayan bile yok artik.
Bu durum farkinda olmadan neleri kaybettigimize bir ornektir.
Mademki gecmisten ornek verdik.
Eskiden Sutculet’mizden her gun kamyon kamyon tasinan ormanlarimizin tomruklari vardi.Bu ketesteler ne oldu.Bunlari yillarca kesip kamyona yukleyip goturduler de bundan Sutculer’imizin bir kazanci oldu mu? Hayir ..
Bugunki durum ise daha vahimdir.
Mermer ocaklari hizla artmaktadir.
Ta Sutculer’imizin karsisindaki MENEVIS KEPEZ’ine kadar gelmistir.
Yarin evlerimizin yanina kadar gelirse hic sasirmayalim.
Burada herkese çok onemli gorev duşmektedir.

 

Uluborlu’ya dışarıdan kiraz girişi yasaklandı

Uluborlu’ya dışarıdan kiraz girişi yasaklandı 
 Isparta’nın kiraz üretim merkezi konumunda olan Uluborlu ilçesinde, belediye tarafından alınan karar gereği kalitenin düşmemesi adına alım merkezine dışarıdan kiraz girişi yasaklandı. 
  Türkiye’nin önemli kiraz merkezlerinden Isparta Uluborlu’da, belediye tarafından radikal bir karar alındı. Uluborlu Belediyesi, ilçenin kiraz kalitesini düşünerek kiraz alım merkezine başka yerlerden ürün girişini yasakladı. Başka il, ilçe ve köylerden getirilen kirazların, Uluborlu kirazının kalitesini ve imajını kötü yönde etkilediği için böyle bir karar aldığı öğrenildi. Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi, alınan kararın komisyonculara bildirildiğini, karara uymayan komisyoncuları facebook hesabından fotoğraflarıyla teşhir edeceğini açıkladı. 
  Başkan Ünverdi, Isparta bölgesinde Uluborlu haricinde kiraz alımı yapılan bölge kalmadığını, kirazdaki olumsuzluktan dolayı alım yapılmadığını, amaçlarının ilçedeki tabiat şartlarından zarar görmeyen ürünü korumak ve alımda devamlılığı sağlamak olduğunu belirterek “Uluborlu kiraz alım merkezine ilçe ve köylerimiz dışında kiraz girişi yasaklanmış olup yasak alıcı komisyonculara bildirilmiştir karara uymayanları komisyoncuları facebook hesabımdan fotoğraflarıyla teşhir edeceğim. Isparta bölgesinde Uluborlu haricinde kiraz alımı yapılan bölge kalmamış kirazdaki olumsuzluktan dolayı kapanmış olup ilçemizdeki tabiat şartlarından zarar görmeyen ürünü korumak ve alımda devamlılığı sağlamaktır.” (www.iste isparta.com)
 

 

TÜRKİYE+NİN NOBELİ TEKLİFİ;SÜLEYMAN DEMİREL VE HOŞGÖRÜ ÖDÜLLERİ

Türkiye’nin Nobeli teklifi; Süleyman Demirel Demokrasi ve Hoşgörü Ödülleri

9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in anma törenine katılan CHP Isparta Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, Demirel ile ilgili hayata geçirmeyi hedeflediği projesini anlattı. Ceyhan, Demirel’in demokrasiye ve hoşgörüye olan sevdasını tüm dünya ile paylaşmak için bir ödül töreni düzenlemeyi hedeflediklerini söyledi. Ceyhan, “Bir Nobel gibi Dünyadaki tüm insanlar için Süleyman Demirel Demokrasi ve Hoşgörü Ödülleri dağıtılmasına öncülük edeceğim’ dedi. (www.isteisparta.com)

 

ISPARTA’DAKİLER BİR BİR YOK OLYOR,SÜTÇÜLER’DEKİLER DE GÖÇÜYOR

ISPARTA’DAKİLER BİR BİR YOK OLUYOR,SÜTÇÜLER’DEKİLER DE GÖÇÜYOR

Yok olmaya terk edilen şaheser Isparta’nın paha biçilemeyecek değerdeki hazinesi, kültür varlığı ve sivil mimari örnekleri bir bir yok oluyor
‘Erken Cumhuriyet” eserleri yok oluyor ”Erken Cumhuriyet” eserlerinden sivil mimari ahşap yapı yok olmak üzere. Doğancı Mahallesi 2434 Sokak’taki bu eser, restorasyon bekliyor. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu (Antalya) tarafından tescil edilen eser, önlem alınmazsa diğerleri gibi hazin sona uğrayacak.

Eski mahallelerde özgün sivil mimariler yok olup gidiyor Tarih Araştırmacısı- Yazar Ömer Uyar, Isparta’nın eski yerleşim birimlerinin tamamında Osmanlı İmparatorluğu ya da ”Erken Cumhuriyet” Dönemi’ne ait özgün, sivil mimari örneklerinin bulunduğunu söylüyor. Doğancı Mahallesi 2434 Sokak adresindeki fotoğraflarda gördüğünüz bu eserin de çok değerli bir kültür mirası olduğuna atıf yapan Uyar, gelecek nesillere aktarılması için bir dizi çalışma yapılması gerektiğine vurgu yapıyor.(www.haber32.com)

Demirel’i Dünya İle Buluşturacak

Demirel’i Dünya İle Buluşturacak

9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in anma törenine katılan CHP Isparta Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, Demirel ile ilgili hayata geçirmeyi hedeflediği projesini anlattı.

Ceyhan, Demirel’in demokrasiye ve hoşgörüye olan sevdasını tüm dünya ile paylaşmak için bir ödül töreni düzenlemeyi hedeflediklerini söyledi.(www.ajans32.com)

18 HAZİRAN 1998 TARİHİNDE TİCARİ ÜRETİME GEÇEN PATRONU VE HAKİM ORTAĞI OLMAYAN DOLAYISIYLA GERÇEK ANLAMDA HALKA AÇIK ŞİRKET OLAN SÜTÇÜLER ENERJİ A.Ş.NİN SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ İŞLETMESİ BU AKŞAM RESMEN SONA ERİYOR.

HAKKI OLDUĞU HALDE ŞİRKETÇE TEKRAR İŞLETMESİNİN İSTENİLİP İSTENİLMEDİĞİ SORULMADI VE SANTRAL ACİLEN SATILDI YENİ SAHİBİNİ AYLAR ÖNCESİNDEN BULDU.

NE YAZIK Kİ;

DİKİLEN YUZLERCE AĞACIYLA BİRLİKTE ÖDENMEYEN HAKLARI DA HEBA OLDU GİTTİ.

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TARAFINDAN SÜTÇÜLER’İMİZDE YAPILAN HEM İLK HEMDE SON OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. TARAFINDAN SÜTÇÜLER’İMİZDE YAPILAN HEM İLK HEMDE SON OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nın 24 Temmuz 1993 tarihinde temelinin atılmasından   sonra öğleden sonra da SÜYAD tarafından tertip edilen Dut ve Pekmez Festivalinin 6.sı Tertip edilmişti.

Bu santralın yapımı ile yılların özlemi ile boşa akan su değerlendirilmiş olacak santral faaliyete geçince de herkes elde edilecek kardan hissesi oranında kâr payını da alacaktı. Ayrıca Sütçüler’imiz ilk defa bir sanayi tesisi kazanmış olacak on civarında bir hemşehrimiz devamlı iş imkanına kavuşacaktı.

Sütçüler’imizin Isparta’nın diğer ilçeleri göre geri kalmışlığı, çıkmaz sokak olması, memurlar için sürgün yeri kabul edilmesi gibi olumsuzlukların vermiş olduğu eziklik karşısında bu yatırımla hemşehrilerimiz merhum Demirel’in de projeye destek vermesiyle adeta moral bulmuşlardı.

Ancak bazı hemşehrilerimiz bu yatırımın da diğer hemşehri yatırımları gibi sonuca ulaşamayacağı endişesini taşıdıklarını , zaman zaman dile getiriyorlardı

Diğer taraftan Sütçüler Hes’in Temel Atma  töreni ve Dut ve Pekmez Festivali  24-25 Temmuz 1993 tarihlerinde Sütçüler’imizde büyük bir hareketlilik de getirmişti.

İşte bu ortamda Sütçüler Enerji ve Sanayi ve Ticaret A.Ş. ilk genel kurulu Sütçüler’imizde geniş bir katılımla Sütçüler’imizde yapıldı.25 Temmuz 1993 tarihinde yapılan bu genel kurul toplantısında 1.430.000 TL.sı olan şirket sermayesinin 6.000.000 TL’sı na çıkarılma kararı da alınmıştı.

Şirketin o tarihteki ortak sayısı 419’du.Sütçüler gibi bir ilçede ilk defa (belki Isparta’da dahi bile) bu kadar çok sayıda ortağı olan ikinci bir şirket de yoktu. Isparta Ticaret İl Müdürlüğünden gelen görevli bayan hükümet komiseri Sütçüler’de böyle bir böyle santralın ve şirketin varlığı konusunda eşini zorla ikna ettiğini bizlere iletmişti

Bu toplantı Sütçüler’imizde hem ilk hem de son genel kurul toplantısı olmuştur.

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

Bilindiği gibi Sütçüler Hidroelektrik Santralı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına yap-işlet-devret modeli ile halk ortaklığı olan Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından tesis edilmiş olup, 2018 yılı Haziran ayında adı geçen bakanlığa devredilecektir. Halen 700 civarında ortağı olduğu tahmin edilen Sütçüler Enerji ve Sanayi A.Ş. nin de başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığından dolayı adı geçen santralın devrinden sonra tasfiye süreci başlayacaktır.

Şirket Genel Kurul’unun tasfiye kararı almasından sonra şirketi yönetim kurulunun yerine tasfiye heyeti şirketi yönetecek ve bu tasfiye heyeti varsa borçlarını ödemek gibi şirketin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirecektir. Bütün bunların sonunda da artan para ise hisse oranları nispetinde ortaklara dağılacaktır.

Bu yasal işlemlerin hem uzun zaman alacağı hem de masraflı olacağı tabiidir.

Şirketin tasfiyesinden başka konu ile ilgili bir yol da bulunmaktadır.

Artık şirketlerde bir bedel karşılığında alınıp satılabilmektedir.

25 Yıllık mazisi olan ve hiçbir olumsuzluğu bulunmayan ve küçük de olsa bir hidroelektrik santralını kurup bunca yıl işleten şirketin paylarının alıcısı çıkabilir. Hisse satışları alıcı şirkete ancak ortak bazında yapılabilir.(Tabiii ki pay satışların tek tek her ortağın kendisi tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır.)

Böyle bir satış gerçekleştiği taktirde tasfiye masrafı olmayacağı gibi şirketin tasfiyesine göre çok daha kısa bir zamanda ortaklar paralarına kavuşabileceklerdir.

Santral devri yapılmadan konunun araştırılmasında yarar görmekteyiz.

AYRICA;

ŞİRKETİN TASFİYESİ İLE İLGİLİ DURUM HAKKINDA  YOL  HARİTASININ YÖNETİM TARAFINDAN KISA ZAMANDA GENEL KURUL TOPLANTISI DA YAPILARAK ORTALARA BİLDİRİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

 

D e l i k a n l ı B a h a r

D e l i k a n l ı   B a h a r

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin” demişti ,

Ahmet ARİF.

Evet dağlara bahar geldi ve dağlar, bir delikanlı gibi coşkulu. Bademler tepeden tırnağa çiçeğe durmuş, dağlar taşlar bir gelin edasında. Ve nergisler, ah nergisler nasıl da tabiatın en güzel kokularını sunmaktalar görseniz.

Ama dostlar burası TOROSLAR; burası, yiğidin harman, baharın bayram olduğu yer. Burada bahar, bir delikanlı çevikliği, bir genç kız zarafetiyle gelir. Ve bahar gelince dağlarına torosların gözleri dağlardan başka bir şey görmez insanların. Çünkü yörüktür burada insanlar, çünkü dağlaradır sevdası ve dağlardandır derdinin dermanı burada insanların.

Alabaharda yollara düşmek, düşlerinde dağları gören adamların aklına düşer. Çünkü düşleri bile bir alabahardır yörüğün, Mor menevşe, boynu bükük lale ve kokusu dağlara sinmiş sümbüller, on beşlik tazelerin ve hikayeleri her dem taze ihtiyarların düşlerini süsler.

Daha özgür olmak iddiasıyla kentlere akın edenlerin zihinleri tutsaktır. Vazgeçemedikleri işleri, bir türlü yetmeyen paraları ve bitmeyen borçları vardır onların. İşte bu yüzden dağlarına bahar gelse de ülkemin ,yürekler her dem kıştır kentlerde. Gökyüzü bir pencere kadardır ve görünen gök mavisi değil bir kara dumandır Oysa buralarda dağlar bir deli bahardır ve yüreklerde bayramlar vardır. Nergis kokusuyla geçen bir gün ve yıldız yorganı altında bir gecede olmak Ve sesine sümbül kokusu sinmiş bir ihtiyardan eski hikayeler dinlemek ne hoştur bilseniz Ah ! Bilseniz, gönülü tutsak olduğunuz kentler sizden baharı,yazı , aslında bütün bir hayatı çalıyor.

Dostlar! Gelin nergislerin kokusunu ,lalerin kırmızısını,sümbüllerin morluğunu takip edin. Göreceksiniz sizi yaşamanın gerçekten yaşamak olduğu yere götürecek bu yol. İçinizde büyüttüğünüz bunca sıkıntı bir anda yok olacak o yolun sonunda.. Çünkü buralarda bahar var, buralarda yaşamak bir sızı değil keyifli bir ezgi..

Ahmet ARİF’le başlamıştık yine onunla bitirelim: “dışarda delikanlı bir bahar “ diyor büyük şair… Oysa siz baharın dışında bitmez kışların içindesiniz Daha ne duruyorsunuz, dağlara doğru koşun,nergislere ,lalelere, sümbüllere , tepeden tırnağa çiçeğe donanmış badem ağaçlarına koşun. Toroslarda baharı kutlamalıyız. Kirazlar olamadan, ıhlamurlar açmadan, nergisler solmadan, gönüllerde sevgiler çoğalsın

BAHARI KUTLUYORUZ….NE GÜZEL, NE GÜZEL….

(Nesrin Mater www.gunhaber.com.)

Bayram İkramiyesi Sadece SGK’dan Aylık Alanlara Ödenecek

Bayram İkramiyesi Sadece SGK’dan Aylık Alanlara Ödenecek

Her yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında verilecek biner liralık bayram ikramiyesi, yasa gereği sadece SGK’dan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine ödenecek.

mekli aylıklarını SGK dışındaki 17 ayrı özel sandıktan alan yaklaşık 300 bin emekliye bir kötü haber de Hazine’den geldi. Hazine Müsteşarlığı, her yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında verilecek biner liralık bayram ikramiyesinin yasa gereği sadece SGK’dan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine ödeneceğini, Hazine Müsteşarlığı’nın emeklilere aylık ya da ikramiye ödemek gibi bir görev ya da yetkisinin de olmadığını bildirdi.

SGK DIŞINDA 17 EMEKLİ SANDIĞI BULUNUYOR

Türkiye’de SGK dışında 10 banka, 6 sigorta şirketi ile TOBB ve ona bağlı odaların çalışanlarının dahil olduğu 17 emekli sandığı bulunuyor. Yasayla kalıcı hale getirilen yıllık 2 bin liralık bayram ikramiyesi sadece SGK’dan aylık alan yaklaşık 12 milyon emekliyi kapsıyor.

YASA 300 BİN EMEKLİYİ KAPSAMIYOR

Yasa, geri kalan 17 özel sandıktan aylıklarını alan yaklaşık 300 bin emekliyi ise kapsamıyor. SGK, kendi emeklilerine ödeyeceği yıllık yaklaşık 24 milyar lirayı ise kendi kaynağı yetmediği için Hazine’den alacak. Özel sandık emeklileri, Hükümet’in tüm emeklilere bayram ikramiyesi verileceğini açıklamasına karşın, bu haktan mahrum kaldıklarını, eşitlik ve adaletin sağlanabilmesi için kendilerine de ikramiye ödenmesini talep etti.

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI YASANIN SADECE SGK EMEKLİLERİNİ KAPSADIĞINI BİLDİRDİ

Bu taleplerini hem kendi özel sandık yönetimlerine hem SGK’ya hem de hükümete ileten emekliler, bu konuda ya özel sandıklara ödeme talimatı verilmesini ya da Hazine’nin sandıklara da para aktarmasını istediler. Bu talepler üzerine bir açıklama yapan Hazine Müsteşarlığı, yürürlüğe giren yasanın sadece SGK emeklileriyle hak sahiplerini kapsadığını, üstelik Hazine’nin emeklilere aylık ya da ikramiye ödemek gibi bir yükümlülüğünün olmadığını bildirdi.

EDİTÖRÜN NOTU,

Bizim bağlı olduğumuz bankamızın emekli sandığı bayram ikramiyesi ödemeini yapmıştır.Tüm ilgililere teşekkür ediyoruz.

ISPARTA – Gülçiçeği üretiminde lider konumda olan Güneykent’te gül hasatı Güneykent’in Genç Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün’ün Pratik düşünmesiyle turizm sektörüne dönüştü.

ISPARTA – Gülçiçeği üretiminde lider konumda olan Güneykent’te gül hasatı Güneykent’in Genç Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün’ün Pratik düşünmesiyle turizm sektörüne dönüştü.

(Festival Programı ve Ücretsiz Otobüs Sefer Saatleri Haberimizin en altındadır)

 Dünyada önemli bir gül üretim noktası olan Güneykent’te düzenlenen Gül Festivali, Gül Hasat töreni ile birleşince binlerce kişi beldeye geldi. Gül turizmi kapsamında iki ay süren hasat zamanında, Güneykent’e yurtdışı ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilere ilk olarak gül bahçelerinde gül toplatılıyor, geçen yıl olduğu gibi bu yılda gül toplama ile yapılan Festival etkinliği genişletildi, çocuk eğlence grupları ve satış noktaları artırıldı, Ünlü sesler ve mehteran gösterileri eklendi.

Gül toplama turlarında ziyaretçiler, Gülbirlik’e ait 1950’li yıllarda inşa edilen ve 1870’li yıllarda bir gemiden sökülerek montajlanan buhar makinesinin bulunduğu müzeyi geziyor. Ardından modern fabrikada gül havuzunda fotoğraf çektiriyor. Isparta Güneykent Belde Belediyesi Başkanı Fahrettin Gözgün, Gül hasat sezonunun başladığını, bunu genişletilmiş bir festivale dönüştürerek beldeye binlerce yerli ve yabancı turistin getirilmesini, Belde ekonomisine katkı sağlaması amacıyla satış noktaları oluşturulduğunu, etkinlikler kapsamında çocuklara gençlere ve yaşlılara hitap edebilecek her türlü aktiviteyi yapmaya çalıştıklarını ifade etti.

Gül çiçeği sezonu kapsamında Belediye Başkanlığı tarafından Gül Festivali’nin henüz yeni bir gelenek olmasına rağmen bu yıl bayramla’da birleşmesi hasebiyle müthiş bir ilgi olduğunu kaydeden Gözgün, festivallerin bir bölgede yetişen özel ürünlerin tanıtım konusunda, bölge inanının ekonomisinin canlanması kapsamında büyük katkısı olduğunu açıkladı. Geçtiğimiz aylarda ilginç bir videoyla Türkiye gündemine oturan genç başkan Fahrettin Gözgün, yurt içi ve yurtdışından sadece festial kapsamında 20 bin ziyaretçi beklediklerini belirtti.(www.haber32.com)

 

 

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

ÇOCUKLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRLER ?

5 Yaşında Babam her şeyi bilir.

10 Yaşında baban çok şeyi biliyor.

15 Yaşında Ben de babam kadar biliyorum.

20 Yaşında Şu muhakkak ki babamın öyle pek fazla bildiği bir şey yok.

30 Yaşında Bir kere babamın fikrini sorsam fena olmayacak.

40 Yaşında Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.

50 Yaşında Babam her şeyi biliyor.

60 Yaşında Ah, babam hayatta olsaydı da kendine danışabilseydim.(Alıntıdır)

 

RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMASI

RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMASI

Onbir ayın sultanı mübarek Ramazan ayı bu akşam sona eriyor ve bayram geliyor.

Bu vesile ile herkesin RAMAZAN BAYRAMINI kutlar, hayırlara vesile olmasını diler, Allah’tan nicelerine sağlık ve mutlulukla ve de sevdiklerinizle birlikte erişmeniz dilerim.

Güller Diyarı çifte bayram yaşayacak

Güller Diyarı çifte bayram yaşayacak

Isparta’da hava sıcaklıklarının bu yıl mevsim normalleri üzerinde seyretmesi dolayısıyla gül hasat sezonu 20 gün erken tamamlanırken, Ramazan Bayramı’nın 2 ve 3. gününde Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Isparta’da hava sıcaklıklarının bu yıl mevsim normalleri üzerinde seyretmesi dolayısıyla gül hasat sezonu 20 gün erken tamamlanırken, Ramazan Bayramı’nın 2 ve 3. gününde Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak. Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da, üretimin yaklaşık yüzde 18’e varan kısmında söz sahibi olan Gönen ilçesine bağlı Güneykent’te bu yıl Ramazan Bayramı’nın 2 ve 2. günlerinde düzenlenecek olan Gül Hasat Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Bu yıl havaların sıcak gitmesiyle birlikte, 20 gün daha erken gelen gül hasat sezonu, Ramazan Bayramı’nda taçlandırılacak. Güneykent’teki gül hasadı sonunda festival düzenleyeceklerini kaydeden Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Festivalimizde yine gül toplanacak, gül kaynatılacak, folklorik gösteriler olacak ve gülün şiiri konuşacak, gülün parçaları ve türküleri konuşulacak. O gün güle dair gerçekten gül gibi bir gün yaşatacağız. Ben bütün herkesi, bayramın 2 ve 3.gününde şeker gibi bir gül bayramı yaşamaya davet ediyorum” dedi.

Yeşille pembenin raks ettiği bir ortam: Güneykent Isparta’daki gül üretiminin yüzde 15-18’lik kısmını Güneykent kasabasının karşıladığını ifade eden Gözgün, “Her tarafından yeşille pembenin raks ettiği bir ortamdayız. Böyle bir ortamda, 20 gün önce gelen bir sezonla başladık. Havaların sıcak gitmesiyle birlikte, şu anda pembeyi yeşilin üzerinde daha hakim bir vaziyette görmekteyiz. Bugün, şu anda güllerin bir açık parfüm vadisi gibi koktuğunu hissediyoruz” diye konuştu.

“Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz” Belediye Başkan Fahretdin Gözgün, Güneykent’te nüfusun hemen hepsinin gülcülükle geçimini sağladığına işaret ederek, “Güneykent herkesin gülcülükle uğraştığı bir belde. Bu beldede tamamen endüstriyel anlamda üretilen gülün sanayide işlenmesi ile akabinde gül yağı ve gülsuyunun elde edimi, kozmetik sektöründe hammadde olarak kullanımı gerçekleştiriliyordu.

Fakat son yıllarda bu durum tamamen turizme yönelik bir faaliyetimiz söz konusu oldu. Bu, ‘Agro Turizm’ ve ‘Kırsal Turizm’ olarak adını koydular, bizim de ‘Gül Turizmi’ dediğimiz, özellikle Uzak Doğulu tur gruplarının yoğun bir şekilde talep arz ettiği, harici olarak da yurt içi ve yurt dışında birçok tur operatörünün listesine girmiş bir turizm faaliyetinin içerisindeyiz. Güneykent bu konuda 7 yıllık altyapı tecrübesiyle dünden bugüne başlangıcını gerçekleştirdi.

O günden bugüne baktığımızda, bir cumartesi günü sadece 27 tane tur otobüsü buraya geldi. Bunlar önemli gelişmeler. Çiftçinin dün hiç inanmadığı ve aklından geçirmediği bir olay gerçekleştiriyoruz: Gülde Turizm. Bu, tamamen kırsal turizm. Turistler geldiğinde başlarına gül derdik, yollarına gül serdik, akabinde de onları gül bahçelerine aldık. Onlar güle dokundular ve bakmaya başladılar. Dokundukları yer gül kokmaya, yüzleri de gülmeye başladı. Arkasından, belki de salonlarının en güzel ve en tatlı fotoğraflarını çektiler. Psikolojileri bile değişti, en tatlı zamanı yaşadık” dedi. Beldeye gelen yerli ve yabancı turistlere, adeta gülün serüvenini canlı olarak gösterdikten sonra onlara gülden yağ-su çıkarmak ve reçel gibi ürünler yapabilmeleri konusunda tecrübe kazandırdıklarına değinen Başkan Gözgün, misafirlere daha sonra yöresel ürünler takdim ederek, kültürel konularda ortaya konulan eserlerini sergilediklerini ve ‘gül gibi bir gün’ geçirildiğini de sözlerine ekledi.

“Ölmeden önce yapılması gereken 100 şeyden biri eksik kalmasın” Ölmeden önce, hayatta yapılması gereken 100 şeyden birinin gülle buluşmak olduğunun altını çizen Başkan Gözgün, “Bugün Endonezyalılar, Çinliler ve yerli tur grupları buradaydı. Biz yine gelen ve gelecek olan tüm tur gruplarımızın hayatta yapılması gereken 100 şeyden biri olan gülü eksik bırakmamaları adına herkesi Güneykent’e bekliyoruz, davet ediyoruz” dedi.(Kaynak;www.haber32.comSoldaki fotoğrafta  2017 yılında gül toplama gezisine iştirak eden yaklaşık 40 kişiye  vermiş olduğumuz GÜL TOPLAMA SETİFİKASI görülmektedir.)

SÜTÇÜLER’İMİZDE GÜLCÜLÜK TEKRAR BAŞLIYOR

Hatırlanacağı üzere; 1950’lili yıllarda Sütçüler’imizin Karşıyaka, Asaraltı gibi mevkilerindeki bahçelerden hasat edilen güllerin,Ortakoz’da merhum (dayımız) Salih Özcan evinin yanındaki Hayrat’a kurulan imbiklerde işlemden geçirilerek gül yağı elde edilir ve bu ürün sezon sonunda Isparta’da satılırdı. O dönemde ne işe yaradığı fazla bilinmeyen gül suyu değerlendirilemez, gülün posaları ise arıklara bırakılır,arıklar da o mevsimde burcu-burcu gül kokardı.

Kısa bir süre devam eden gülcülük bir süre sonra gül yağının para etmemesi üzerine gül fideleri de bahçelerden sökülerek Sütçüler’imiz’de gülcülüğe son verilmek mecburiyetinde kalınmıştı.

Son zamanlarda ise Sütçüler’imizin başta Ayvalıpınar,- Kasımlarda özellikle de KESME köylerimizde olmak üzere olmak üzere gülcülük tekrar başlamış ve bundan bir-kaç yıl önce Kesme’de de gül ve aromatik ürünler işleme tesisi faaliyete geçmiştir.

Son olarak ilçemizin Belen Mahallesi 6 dönümlük bir alana gül çubukları dikilmiş 2-3 yıldan beri hasat edilmeye başlanmıştır .Hatta Ankara’dan gelen Gönül Dostları Müzik gurubu olarak gelen 34 misafir Ali ve İbrahim Üstün’ün bu gül bahçesinde gül toplamak suretiyle Sütçüler’imizde de “GÜL TURİZMİ” de başlatılmış olmuş olup  gösterdikleri misafirlikten dolayı da kendilerine ayrıca teşekkür ediyoruz.

Üstün, İsmail Üstün ve muhtar Ahmet Baysal tarafından dikilmiş güllerin her dönüme 800-1.000 kg. gül hasatının yapılabileceği hesap edilmektedir. Elde edecekleri gülleri Kesme’deki gül fabrikasına vereceklerini şayet gül üretimi fazla olursa bunları işlemek için Sütçüler’imizde de işleme tesisi kurulabileceği ifade edilmektedir.

Diğer taraftan ilçemiz Hacıahmetler köyündede 15 dönümlük bir alana da gül dikileceği söylenmektedir.

Belen Mahallesi muhtarı Ahmet Baysal da bu gül bahçesini adeta numune olarak yaptıklarını, hemşehrilerimize örnek olmak istediklerini özellikle belirtmektedir.

Biz de,müteşebbis muhtarımız Ahmet BAYSAL’ı Ali ve İbrahim Üstün’ü ve arkadaşlarını kutluyor,bu yatırımın diğer hemşehrilerimize örnek olmasını diliyoruz.

Dileğimiz gülcülüğün Sütçüler’imizde eskiden olduğu gibi daha da artması. Hatırlanacağı üzere; 1950’lili yıllarda Sütçüler’imizin Karşıyaka, Asaraltı gibi mevkilerindeki bahçelerden hasat edilen güllerin,Ortakoz’da merhum (dayımız) Salih Özcan evinin yanındaki Hayrat’a kurulan imbiklerde işlemden geçirilerek gül yağı elde edilir ve bu ürün sezon sonunda Isparta’da satılır,o dönemde ne işe yaradığı fazla bilinmeyen gül suyu değerlendirilemez,gülün posaları ise arıklara bırakıldığından o mevsimde dereler burcu-burcu gül kokardı.

Bir süre sonra gül yağının para etmemesi üzerine gül fideleri de bahçelerden sökülerek Sütçüler’imiz’de gülcülüğe son verilmişti.

Not 1- 26 Mayıs 1954 tarihli bu resimde en solda ayaktaki çocuk İsmail Özcan,sağında çömelen çocuk Muammer Apaydın,onun yanıda çömelen çocum merhum Mustafa Poyrazoğlu,arka tarafında çömelen kız çocuğu Hatice (Özcan),imbiğe yaslanan Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından merhum Hüseyin Turan,yanında ayakta duran kız çocuğu Gülümser (Özcan),yanındaki kız çocuğu merhume Ayşe Dağdelen,sol tarafta elinde terazi tutan kişi Sütçüler’imizin eski belediye başkanlarından merhum (dayımız) Osman Ali Apaydın’dır. Diğerleri ?

2- O Yıllarda gülcülüğün Sütçüler’imiz ekonomisine çok katkısı olabileceği ve hatta kendi ve ilçemizin ekomisini kurtaracağı  düşüncesiyle çoğu hemşehrimiz bağ ve bahçelerini gül bahçelerine çevirmişti.

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

Domuz sanıp, arkadaşını vurdu

lçeye bağlı Taşyayla köyünde oturan Muhammet Kuzgun ile arkadaşı Ömer Yıldırım, ekili arazilere zarar veren domuzları avlamak için gece yarısı motosikletle ormanlık alana gitti. İki arkadaş, yolda önlerine çıkan domuz sürüsüne ateş edip, birkaç domuzu avladı. Muhammet Kuzgun ile Ömer Yıldırım, ardından ormana kaçan domuzların peşine düştü. Bir süre sonra Muhammet Kuzgun, ormanda seslerin geldiği çalılıklara doğru ateş etti. Silahtan çıkan kurşunların isabet ettiği Ömer Yıldırım, acı içinde arkadaşına seslendi. Ömer Yıldırım’ın yanına giden Muhammet Kuzgun, sağlık ekiplerine haber verdi. Gelen ekipler, Yıldırım’ın yaşamını yitirdiğini belirledi.

Kuzgun gözaltına alınırken, Ömer Yıldırım’ın cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. 

3 çocuk babası Ömer Yıldırım’ın 16 yıldır çalıştığı Bucak Devlet Hastanesi’nde yeni kadro aldığı, Muhammet Kuzgun’un ise sanayide esnaf olduğu kaydedildi.

Yapılan otopsinin ardından Yıldırım’ın cenazesini teslim alan yeğeni Nevzat Kasap, bölgede domuz sürülerinin ekili arazilere zarar verdiğini, bu nedenle köylünün zaman zaman domuz avına çıktığını söyledi.

Osman Yıldırım’ın cenazesi, Taşyayla köyünde toprağa verilecek.(www.gunhaber.om)

 

2016 Yılı Nisan Ayında geçirdiği Trafik kazasında hayatını kaybeden Isparta Eski Belediye Başkanı Hasan Balaman’ın ruhuna ithafen Sütçüler ilçesinde iftar yemeği verildi.

Vefaatından önce Balaman’ın gelenekselleştirdiği Sütçüler iftar programı 2 yıldır Balaman’ın ruhuna ithafen gerçekleştiriliyor. Oldukça geniş katılımla gerçekleşen iftara Plan ve Bütçe Komisyon Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, AK Parti İl Başkanı Osman Zabun ve Sütçülerde çok sayıda seveni bulunan Balaman için Dualar edildi.

Balaman ailesi, ”ömrümüz oldukça Rahmetli Babamız Hasan Balaman’ın başlattığı bu geleneği sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştular.(www.haber32.com.tr)

hasan balaman ile ilgili görsel sonucu

ÜRETİCİ 10 TL BEKLİYOR

Üretici 10 TL Bekliyor

Gül hasadının sonuna yaklaştığımız şu günlerde üreticiler gülçiçeği fiyatının en az 10 lira olması gerektiği konusunda görüş belirtiyorlar.

Isparta’da gül hasadı devam ederken gözler gül çiçeği taban fiyatlarına çevrildi. Taban fiyatların belirlenmesinde önemli bir rol oynayan Gül Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi Birliği (GÜLBİRLİK) yönetimi ise alım fiyatlarını en erken iki ay sonra açıklayabileceğini belirtiyor. Gül üreticileri ise kilo başına 10 TL’nin altındaki bir fiyatın zarar etmeleri anlamına geleceğini belirtti. Bazı özel firmalar ise az miktarlarda da olsa da kilogramı 9 ila 10 TL’den alım yapmaya başladı. Ispartalı gül üreticisi bu sene 10 lira taban fiyat bekliyor. Bu yıl iklim koşullarının gülde yüzde 20 rekolte fazlalığı nedeniyle 8 bin ton gül rekoltesi olmasının fiyatlarda artışa neden olması bekleniyor. Taban fiyatların oluşmasında önemli bir rolü olan GÜLBİRLİK, fiyatları 2 ay sonra açıklanacağını duyururken bazı gülyağı şirketleri kilogramı 10 liradan gül çiçeği alımı yaptı.

ÜRETİCİLER; “GÜLDE GİRDİ FİYATLARI
ARTTI, TABAN FİYATIN DA ARTMASI LAZIM”
Gülçiçeği üreticileri, son zamanlarda dolar ve euronun bir hayli yükseliş gösterdiğini ve bu nedenle girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu belirterek, bu sene alım fiyatının minimum 10 lira olarak açıklanmasını beklediklerini belirterek; “Gübresi, ilacı, bakımı, çapası ve işçi maliyetlerini koyduğunuzda maliyet 8 lirayı geçiyor. Sadece gül hasadında bir işçiye günlük 40 lira ödüyoruz. Bir işçide en fazla 40 kilogram gül çiçeği toplayabilir” dediler.(www.ajans32.com)

Gökkubbe’de 10 Bin Kişilik İftar

Gökkubbe’de 10 Bin Kişilik İftar

Isparta Belediyesi tarafından Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezinde şehit aileleri, gazi ve gazi yakınları, engelliler, basın mensupları, belediye personeli ve çevre mahalle sakinlerinin de katıldığı 10 bin kişilik bir iftar yemeği verildi.

Gökkubbe’de düzenlenen iftar yemeği öncesinde 2010 yılı Kur’an-ı Kerimi güzel okuma yarışması dünya birincisi Alper Kanderun’un Kuran tilaveti yer aldı. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın ve eşi Dilek Günaydın iftar sofralarını dolaşarak vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Gökkubbe’de düzenlenen iftar yemeği ve Ramazan Programına Isparta Valisi Şehmus Günaydın, Garnizon Komutanı P. Albay Ferat Vural, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Özdurhan, MHP İl Başkanı İsa Yalçın, MHP Milletvekili Adayları Hasan Basri Sönmez, Özgür İsmailoğlu, belediye meclisi üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, dernek başkanları ve binlerce vatandaş katıldı.

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ve eşi Dilek Günaydın başta olmak üzere protokol üyeleri, şehit yakınları ve gazi, gazi yakınları ile birlikte iftarlarını açtı. İftar sonrasında İlahi Sanatçısı Abdullah Beyhan birbirinden güzel eserlerini Gökkubbe’yi dolduran misafirler için seslendirdi.

Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın yaptığı değerlendirmede şu görüşlerde bulundu:

“Gökkubbe’de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve aileleri, mahalle sakinlerimiz, personelimiz, engellilerimiz kısacası Isparta halkımız ile birlikte iftar programındayız. Gökkubbe altında hep birlikte toplanalım, hep birlikte iftar edelim düşüncemiz vardı. Bugün hep birlikteyiz. Hep birlikte bu gecenin güzelliğini yaşadık. Bu davetimize icabet eden tüm halkımıza teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

İftar yemeği ve Ramazan Programına katılan davetlilerde, düzenlenen programdan dolayı duydukları memnuniyetlerini dile getirirken, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’a organizasyondan dolayı teşekkür ettiler. Davetliler, “Gayet güzel bir etkinlik. Ramazanın anlamı, güzelliği başkanımızın sayesinde ortaya çıktı. Başkanımıza aynı anda tüm Isparta halkına iftar açtırdığı için minnettarız. Her şey çok güzel, çok duygulandık. Bu etkinlikler bizler için güzel” görüşlerinde bulundular.(www.egirdirakingaztesi.com)

Kargo uçağıyla Oslo’ya taşınan kirazlar daha sonra Norveç genelindeki binlerce markette tezgahtaki yerini alacak.

Kargo uçağıyla Oslo’ya taşınan kirazlar daha sonra Norveç genelindeki binlerce markette tezgahtaki yerini alacak.

Daha önce TIR’larla günlerce süren yolcuğun ardından Norveç’e gönderilen Türk kirazı, artık 6 saat gibi kısa bir sürede Norveç’te taşınacak. Airbus A330 tipi kargo uçaklarıyla gerçekleştirilen taşımalarda kiraz mevsimi boyunca 10 özel (charter) sefer ile toplam 600 ton Salihli (Napolyon) cinsi kiraz, Oslo’ya taşınacak.

Kirazlar daha sonra Norveç genelinde bin 600’den fazla markette tüketime sunulacak. Kiraz yetiştiriciliği ile öne çıkan İzmir, Manisa, Isparta, Adana, Konya, Kahramanmaraş gibi illerde ve Toros Dağı yaylalarının 500 ile 2 bin 500 metre arası rakımında yetişen kiraz, aroması, dayanıklı yapısı ve sap uzunluğuyla dünyadaki benzerlerinden ayrılıyor.

6 SAATLİK OPERASYON SÜRECİ

Özenle yetiştirilen kirazlar olgunlaştıklarında ağaçlardan toplanarak boyut, cins ve kalitelerine göre ayrıştırılıyor. Beşer kiloluk paletler halinde iklimlendirmeli araçlara yüklenen kirazlar TIR’lar ile İstanbul Atatürk Havalimanı’na getiriliyor. Kirazların tüm uçağa yükleme, taşıma ve indirme operasyonu 6 saatten kısa sürede gerçekleştirilirken gökyüzündeki Norveç yolculuğu ise yaklaşık üç saat sürüyor.

HIZ VE KAPASİTE BİZİM İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Taşıma ile ilgili açıklamada bulunan ihracatçı Veysel Tüysüz, “Eskiden kirazlarımızı Norveç’e taşıyan TIR’larımız bölgeye 6 günde ulaşıyordu. Uzun taşıma süresi nedeniyle kirazlarımız kalitesini kaybedebiliyor, çürümeler olabiliyordu. Şimdiyse o süre 6 saate düştü, 6 gün içerisinde ise tüm ürünlerimiz Norveç raflarında tükeniyor. Geçen yıla göre ihracatımızı yüzde 30 artırırken 8 yeni ülkeden talep aldık” dedi.(www.haber32.com)

Süt Allah’ın nimeti parayla satılır mı

(En solda oturan Ahmet Özcan dayımız, ortada önünde tencere olan Osman  Doğankaya emmimiz, elinde süt güğümüz litresi olan Salih Özcan dayımız,onun yanındaki elinde tarak olan berber Etem Altıntaş)

t Allah’ın nimeti parayla satılır mı

BAHÇIVAN Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu 76 yaşındaki Mecit Bahçıvan’ın “Türkiye’nin kaşar peyniri kralı” olma yolunda ilk adımı atacağı yıllar…

Erivan doğumlu Azeri Mecit Bahçıvan, Diyarbakır’da görüp, “Ben bu kaşar peynirini üretmeliyim” dedikten sonra, soluğu ailesiyle birlikte İran üzerinden kaçtıkları Türkiye’de ilk yerleştikleri Muş’ta aldı.

Bahçıvan, Muş’un köylerini dolaşacak, kaşar peyniri üretiminde kullanacağı sütü köylülerden nasıl toplayacağına karar verecekti. Ancak, karşısına önce dini inanış engeli çıktı: “Süt satmak günah.”

Mecit Bahçıvan, yeni yayınladığı anılarını içeren kitapta, o günleri şöyle dile getirmiş: “Muş ve civarındaki pek çok köyde süt satmanın günah olduğu yönünde yaygın bir inanç olduğunu gördük. Anadolu’nun cömert, kanaatkar insanları, sütü Allah tarafından verilmiş nimet olarak görüyorlardı.”

Köylüler Bahçıvan’a, “Sütü üretmek için bizim emek vermemiz gerekmiyor, öyleyse satıp para kazanmamız doğru olmaz” yanıtı verdiler…

Böyle düşünen köylüler, hayvanlardan sağdıkları sütü, karşılığında para beklemeksizin paylaşıyorlarmış. Ama peynir ve tereyağ üretiminde kendilerinin de emek vermesi, çalışmaları gerektiği için bunların ticaretini yapmakta sakınca görmüyorlarmış.

Mecit Bahçıvan, kaşar üretimine soyunmak için işe köylüleri iknadan başlamaya karar verdi: “Bölgeden süt toplayabilmem için ince düşünceli insanlarımızı süt satmanın haram olmadığı konusunda ikna etmem gerekiyordu. Bunu başaramazsam kaşar üretimini de başaramayacaktım.”

Bahçıvan, Muş’un köylerini tek tek gezdi, anlattı: “Süt satmak günah değil. Bunun dinimizde bir dayanagı yok.”

Bahçıvan’ın köylüleri ikna etmek için ortaya attığı tez şuydu: “Süt veren hayvanların bakımı ve beslenmesi için siz onca zahmet çekip, emek harcıyorsunuz. O sütü satmanız günah değil.”

Mecit Bahçıvan, sonunda köylüleri sütlerini kendisine satmaya ikna edince, Bulgaristan’dan gelen bir kaşar ustasıyla anlaştı. İstanbul’dan malzemeleri toplayıp, Willys cipine yükledi Muş’un Malazgirt ilçesine hareket etti.

İlk kaşar peyniri üretimine Malazgirt’in o zamanki adı Şebboy (şimdi Hasanoğlan) olan beldesinde girişti… Sütün kilosunu da 47.5 kuruştan almaya başladı… Şebboy’da başlayan serüven, zaman içinde Mecit Bahçıvan’ı yüzde 50-55’lik pazar payıyla “kaşar peyniri kralı” yaptı…

Oralardan gelen birikim, Bahçıvan Gıda’nın Lüleburgaz’daki modern peynir fabrikasına kadar uzandı… Mecit Bahçıvan, zamanı gelince kenara çekildi, yerini oğlu Erdal Bahçıvan’a bıraktı…

Erivan’dan İran’a, oradan eşek sırtında Muş’a kaç…

“Peynir Krallığı”na giden basamaklarını emin adımlarla çık…

Mecit Bahçıvan’ın yaşam öyküsünden çıkaracak çok ders var…

Ölüm uykusundan jiletle uyandı

BAHÇIVAN Gıda’nın kurucusu Mecit Bahçıvan’ın yeni çıkan “Rahva Krallığından Peynir Krallığı”na adlı anı kitabı çarpıcı öykülerle dolu… Bahçıvan, kitabının ilk bölümledinde Rahva’yı anlatmış. Rahva, Bitlis sınırları içinde, Nemrut eteğinde bir bölge…

Bahçıvan, işi gereği Muş’tan Bitlis’e 80 kilometrelik yolu kar-kış demeden yürüyerek gidermiş. Güzergahında Hasköy, Kotni, Mork ve Rahva varmış…

Mork’ta konakladığı bir gün, “Fırtına geliyor, yola çıkma” uyarılarını dinlememiş… 1850 metre rakımlı Rahva üzerindeki Tahtalı Düzü’ne vardığında fırtına kopmuş. Kar ve fırtınayla boğuşarak Tahtalı Cankurtaranı’na ulaşmış. Hava biraz düzelince, Baş Han’a doğru yola koyulmuş.

Yolu yarılamışken yeniden fırtına kopmuş. Yorgunluktan takati kesilmiş, gözleri kapanmaya başlamış, “Anlaşılan ölüm uykusu bu” diye düşünmeye başlamış. O anda böyle zamanlar için yanında taşıdığı jilet ve tuza sarılmış. Jileti çıkarıp, sol elini hızla çizmiş… Ardından tuzu yaranın üzerine basmış… Canı yanan Bahçıvan’ın uykusu dağılmış, hedefindeki Baş Han’a varmayı başarmış…

Bahçıvan, anılarının bu bölümünde, “Elimdeki kesik izine baktıkça, aklıma donma tehlikesi atlattığım günler geliyor” demiş ve eklemiş: “Ümit ederim bu yaşadıklarımı okuyan gençler sabrın, azmin, çalışkanlığın neleri başaracağını görür, çalışma azimlerini ve ümitlerini diri tutarlar…”

Bahçıvan gençlere özetle, “Pes etme, tuttuğunu kopar” mesajı veriyor…

Evine 80 bin Euro’luk televizyon alanlar var

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Protokol Müdürü Behçet Çağman vesile oldu, cumartesi günü CeBİT Fuarı’na uğradım. Panasonic standında Tekofaks İcra Kurulu Başkanı Hande Bermek Başoğlu’yla sohbet ettim.

Panasonic, geçen yıl fuarda “dünyanın en büyük televizyonu” diye lanse ettiği 262 ekran Full HD plazma televizyonu sergilemişti. Bu yıl yine sergilenenler arasında vardı. Japon Panasonic yönetimi, 262 ekranlık plazma TV’yi Tekofaks’a gönderirken, “Bu boyutta bir televizyonu ancak kurumsal müşteriler alır” diye tahminde bulunmuş.

Geçen yılki fuardan buyana fiyatı 80 bin Euro olan “en büyük televizyon”dan 15 tane satılmış. Bunların yarısı evlere girmiş.

Tekofaks ekibi müşterileri hakkında sır vermedi, yorum yapmadı ama minik konutlarda yaşayan Japonlar, 262 ekran televizyonun evlere girmesine şaşırmış olmalı…(Vahap Munyar-Hürriyet)

 

Tek ders, tek sınıf, 9 millet

Tek ders, tek sınıf, 9 millet

ANTALYA’da Muratpaşa Belediyesi’nin yabancılara Türkçe öğretmek için açtığı kursa, 9 ülkeden insanlar katılıyor.

500 bine yaklaşan nüfusuyla Türkiye’de birçok ilden daha büyük olan Muratpaşa ilçesinde, aynı zamanda farklı ülkelerden çok sayıda yabancı yaşıyor. Muratpaşa Belediyesi, sınırları içinde yaşayan yabancılarla Türklerin daha iyi iletişim kurması için Türkçe kursu başlattı. Belediye binasındaki kursun ilk döneminde 80 yabancı sertifikalarını aldı. Yabancıların ilgisi nedeniyle belediye ikinci bir kurs açtı. Kursa Rusya, Çin, Suriye, İran, Ukrayna, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan vatandaşları ilgi gösterdi.

KOMŞULUK İÇİN ORTAK DİL ÖNEMLİ

Muratpaşa Belediye Başkanı CHP’li Ümit Uysal, bütün şehri birbiriyle komşulaştırmaya gayret ettiklerini söyledi. Bu kursta da yabancı ülkelerden Muratpaşa’ya gelen yeni komşuları olduğunu söyleyen Uysal, “Yeni bir grupla Türkçe dersimiz devam ediyor. Ortak dil komşuluğun başlaması için önemlidir. Kentimize gelenlerin şehre uyumu için dil çok önemli. Manevi olarak şehirden bir şey alıp bir şey vermeleri lazım. Biz bundan mutluyuz, çok kültürlülük günlük yaşam şeklimiz. Bu çok kültürlülüğü sahiplenip şehrin yerel kamu yönetimi olarak onlara dilimizi öğretiyoruz. Şehir hayatından onlarla daha fazla kaynaşıyoruz” dedi.(www.gunhaber.comı

SDÜ’den kozmetik sektörüne ilaç gibi gelecek dev proje ile ilgili görsel sonucu

SDÜ’DEN KOZMETİK SEKTÖRÜNE İLAÇ GİBİ GELECEK PROJE

SDÜ’nün 800 bin TL; Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA) ise 7 milyon 200 bin TL kaynak aktararak kurulan “Gül ve Tıbbi- Aromatik Bitkiler ve Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Laboratuvarı”nda Türkiye’de satış ve Avrupa Birliği’ne (AB) ihracat aşamasında aranan “İyi Üretim Uygulamaları (GMP)” için analizler yapılabilecek. Kozmetik şirketleri daha önce bu testi İtalya, Almanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Fransa’da yaptırabiliyordu.

(Kaynak;Haber32)

SÜTÇÜLER İLK OKULU VE HATIRLATTIKLARI VE DE SEKSENBİR YILLIK KARNESİ.

SÜTÇÜLER İLK OKULU VE HATIRLATTIKLARI VE DE SEKSENBİR YILLIK KARNESİ.

İlçemizin tam ortasında bulunan ve zamanında Sütçüler’imizin ilk ve tek okulu olan Sütçüler İlk Okulu’nda bir-kaç yıl kadar da olsa bu satırların yazarı da okudu. Aradan geçen bunca uzun sayılacak yıl sonra yıl sonra halen Osman Hoca ile Isparta’lı Hasan Uludağ öğretmenlerim hala belleğimdeki yerlerini korumaktadırlar.

İlk yılki öğretmenim Osman hoca çok mutedil biriydi. İyi havalarda dersi mutlaka açık havada piknik ortamında ders yapmak isteyen biriydi. iki sınıfı birden okuturdu. Hasan öğretmenim ise çok otoriter ve disiplinliydi . Evi yakınımızda olduğundan yaramazlıklarımı fark edecek veya şikayet edileceğim diye ondan çekinirdim.

O yıllarda okul araç ve gereçleri kısıtlı ve hatta yoktu bile. Çoğumuzun defteri saman yapraklı olup onu bile bulamayanlar vardı .Onlar arkadaşlarından ödünç bir sayfa orta yaprak isterler ve eğitimlerini bu şekilde sürdürmeğe çalışırlardı.

Ayrıca, o Tarihlerde Sütçüler’imizde henüz elektrik olmadığından gece gaz lambasının ışığında ders çalışılırdı. Herkesin siyah önlüğü, defteri kalemi bulunmadığı gibi sözlük ancak birkaç kişide vardı. İstanbul veya Ankara’da yakını olanların bazılarının kalemi, silgisi ve hatta sözlüğü vardı. Çoğumuzun çantaları tahtadan yapılmış olduğundan dolayı bir hayli ağır ve taşıması da oldukça zordu.

Diğer taraftan, dama göçmeden önce bahçelerden okula gelindiğinden öğle aralığında verilen yemek paydosunda cami arkasında yufka ekmek arasında yumurtanın tadı hala damağımızdadır.

Ayrıca zamanının okulumuz görevlisi Mehmet Ağanın zil çalarak öğrencileri bir an evvel sevecen bir şekilde ve gerektiğinde de söylenerek bir an evvel sınıfa sokmak gayreti hafızalarımızdan silinmemiştir . Ayrıca bende dahil olmak üzere bazı öğrencilerin isteği üzerine onlara okulun teneffüs zilini verip çaldırması bizler için ayrı bir keyifti.

Bir de okulun kışın yakacağı odunları İnaltı’ndan (İnin altı) okula taşıyan öğrencilerin arasında da bulunduğumu ifade etmek istiyorum ve

Burada belleğimden silinmeyen güzel bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Okulumuz binasının altında yani Seferağa Camiine bakan yönünde dükkanlar vardı ve bunlardan bir tanesi de bakkal dükkanı idi.

Bir gün sınıfta herkesin aşağıdaki dükkana gidip bir nisan şakası yaparak güzel bir kurşun kalemle sınıfa döndüğünü görünce ben de dükkan sahibine aynı şekilde bir nisan şakası yaparak kalem sahibi oldum ve çok sevinmiştim. Benim gibi tüm arkadaşlarımda çok sevinmişlerdi.

Böylece; yokluk dönemlerine rastgelen o tarihlerde belki de okulun bütün öğrencilerine bir nisanı vesile ettirerek kalem dağıtmak çok güzel bir jestti.Bu güzellik öğrencilere çok ihtiyacı olan kalem edilmesi için uygulanmış bir hediye şekliydi.

Jest yapılarak hediye edilen bu kalem bizlerin büyük bizleri ne kadar sevindirdi, bilemezsiniz. Bu ince düşünülmüş çok güzel bir jestti.

Bu dükkan sahibinin Müftüoğlu’lardan birinin olduğunu düşünüyorum. O tarihte yapılan bu hareketin eğitimimize bir katkı olarak yapıldığı kabul ediyor ve kendilerini minnet ve rahmetle anıyorum.(Bu jest bu gün çok basit gibi görülebilir. Meseleyi o yıllardaki durum içerisinde düşünmek gerekir)

Diğer taraftan,Okulumuzun yan tarafında oldukça büyük bir bahçe vardı. Buradan başka ilçe içeresinde ( bugün olduğu) düz alan bulunmadığından tek düz alanı olan okul bahçesinde belli zamanlarda büyükler çok güzel voleybol maçı yapar, halkımız da bu maçları heyecanla izlerlerdi.

Hey gidi günler, hey …

Aynı sınıfta okuduğumuz arkadaşlarımdan bazıları Eyüp Özbalcı, Mehmet Kesiktaş ,mer. Rıza Karabay ,Mesude Karabay’ Ülkü Doğankaya’dır.

Bu vesile ile vefat eden tüm öğretmenlerimize ve görevlilere, 81 (Mart 1937) yıllık karnenin sahibi Feriha Şentürk ablamızla birlikte ebediyete intikal eden arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Okul fotoğrafı alıntıdır.)

 

 

giden gidene..

Rıdvan Ertan

giden gidene..

yıllarını hemen her kademesinde eğitim ve öğretime vermiş emekli olmuş nacizane bir eğitimci olarak şöyle bir dönüp geriye baktığımda neler olmuş neler Bunun adı yenilik se gelen gideni aratıyorsa doğru mu yanlış mı siz karar verin 🤔

önce yarım günlük öğretimli cumartesiler kalktı öğretim yılı süresi uzatılarak yaz tatili kısaltıldı?

ardından siyah önlükler kalktı ?

😛an be an notlarını internet üzerinden görünme sağlanmasıyla karne heyecanı kalktı ?

😯Belge verilecek okuyamayanlara açık lise sağlanarak alamadıkları diplomayı daha kolay almaları sağlandı.

😂Tatil ödevi kaldırıldı başka kutlaması da geleneğinden farklı bir etkinliğe dönüştürüldü..

🤣İlkokul beşten dört yıla indirildi?

SÜTÇÜLER’İMİZİN BU YILKİ DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ TARİHİ BELLİ OLDU

SÜTÇÜLER’İMİZİN BU YILKİ DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ TARİHİ BELLİ OLDU

Bu yıl 30 uncusu düzenlenecek olan DUT VE PEKMEZ ŞENLİKLERİ 5-6 7 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Küçük bir ilçede otuz yıldan beri bir gelenek haline gelmiş bu festivali bunca senedir sürdürebilen başka neresi var ?

Burada otuz yıl önce bu festivali binbir zorlukla başlatan SÜYAD yöneticilerine teşekkür ediyor, ebediyete intikal etmiş olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz.(Adnan Yılmazsoy)

BİR   Z A M  A N  L A  R   S  Ü T  Ç  Ü  L  E  R  İ  M  İ  Z

Yıllar yıllar önce çekilmiş bir resim. Ne zaman çekildiği bilinmiyor.Seferağa Camii’nin dışında göze çarpan ayakta hiçbir yapı kalmamış. Ahşaptan yapılmış zamanın hükümet konağı ve de jandarması dahi bile yıkılmış.Adının sonu palas ifadesi ile biten otelimiz çoktan yok olmuş. Hemde çoktan.

Evet bu fotoğraftaki evleri bilen tanıyan kaldı mı,daha doğrusu var mı acaba.

Yıllar Yıllar önce çekilmiş bir resim. Ne zaman çekildiği bilinmiyor.Seferağa Camii’nin dışında göze çarpan ayakta hiçbir yapı kalmamış. Ahşaptan yapılmış zamanın hükümet konağı ve de jandarması dahi bile yıkılmış.Adının sonu palas ifadesi ile biten otelimiz bile yıkılmış.Hemde çoktan.

Evet bu fotoğraftaki evleri bilen tanıyan kaldı mı,acaba.’A

BİZ O GÜNLERİ İYİ BİLEN BU EVLERİ HATIRLAYAN MUSTAFA TURAN’A SORDUK.

Bu konuda bizlere yardımcı olan Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Turan’a teşekkür ediyoruz.

 

2-) ARİFLER’İN DAMI

3-) AHMET AĞA’NIN (TURAN) HÜKÜMET KONAĞI

4-) ŞİŞLİOĞLU OTELİ (ŞİŞLİ PALAS )

5-) HATIPLAR’IN EVİ

6-) HAFIZ MEHMET ALİ EVİ

7-) KLÜP BİNASI VE FIRIN

😎 HATIP’IN KAHVESİ

9-) HATIPLA’IN YENİ EVİ

10-) KADİR TURAN’IN YAPTIRDIĞI EV ( KADEINLAR HAPİSHANESİ)

11-) SÜTÇÜLER MERKEZ İLK OKULU

12-) KARATAŞ EVİ

13-)BEKİR YILMAZ EVİ

14-) ALİ AĞALARIN DAMI

15-) NALBANT ABDULLAH EVİ

16-) DAYAMAÇ’IN EVİ

17-) MÜFTÜPĞLU HÜKÜMET KONAĞI (JANDARMA)

SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALININ BAKANLIĞA DEVRİ VE SÜTÇÜLER ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.NİN TASFİYE SÜRECİ VE BİR ÖNERİ

Bilindiği gibi Sütçüler Hidroelektrik Santralı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına yap-işlet-devret modeli ile halk ortaklığı olan Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.tarafından tesis edilmiş olup, 2018 yılı Haziran ayında adı geçen bakanlığa devredilecektir. Halen 700 civarında ortağı olduğu tahmin edilen Sütçüler Enerji ve Sanayi A.Ş. nin de başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığından dolayı adı geçen santralın devrinden sonra tasfiye süreci başlayacaktır.

Şirket Genel Kurul’unun tasfiye kararı almasından sonra şirketi yönetim kurulunun yerine tasfiye heyeti şirketi yönetecek ve bu tasfiye heyeti varsa borçlarını ödemek gibi şirketin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirecektir. Bütün bunların sonunda da artan para ise hisse oranları nispetinde ortaklara dağılacaktır.

Bu yasal işlemlerin hem uzun zaman alacağı hem de masraflı olacağı tabiidir.

Şirketin tasfiyesinden başka konu ile ilgili bir yol da bulunmaktadır.

Artık şirketlerde bir bedel karşılığında alınıp satılabilmektedir.

25 Yıllık mazisi olan ve hiçbir olumsuzluğu bulunmayan ve küçük de olsa bir hidroelektrik santralını kurup bunca yıl işleten şirketin paylarının alıcısı çıkabilir. Hisse satışları alıcı şirkete ancak ortak bazında yapılabilir.(Tabiii ki pay satışların tek tek her ortağın kendisi tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır.)

Böyle bir satış gerçekleştiği taktirde tasfiye masrafı olmayacağı gibi şirketin tasfiyesine göre çok daha kısa bir zamanda ortaklar paralarına kavuşabileceklerdir.

Santral devri yapılmadan konunun araştırılmasında yarar görmekteyiz.

 

 

ISPARTA’DA 301 MW GÜCÜNDE 32 ADET ELEKTRİK SANTRALI VAR AMA TÜRKİYE GENELİNDEKİ ELEKTRİK TÜKETİMİNE KATKISI ÇOK AZ.

ISPARTA’DA 301 MW GÜCÜNDE 32 ADET ELEKTRİK SANTRALI VAR AMA TÜRKİYE GENELİNDEKİ ELEKTRİK TÜKETİMİNE KATKISI ÇOK AZ.

Bu sanralladan bir tanesi de bundan bir süre önce

Isparta’nın elektrik santrali kurulu gücü 301 MW’dır. Toplam 32 adet elektrik enerji santrali bulunan Isparta’daki elektrik santralleri yıllık yaklaşık 721 GW elektrik üretimi yapmaktadır.

Isparta’nın elektrik dağıtım hizmeti AKDENİZ EDAŞ tarafından sağlanmaktadır.(kaynak;www.enerjiatlasi.com)

Isparta’daki elektrik santrallarından bahsedince bundan bir süre evvel hızlıca özelleştirilen Sütçüler Hidroeelektrik Santralı’ından bahsetmemek olmaz .Bu santralın da kurulu gücü .2.2 MW.Yıllık üretimi de 7-8.000.000 kw/h civaında.

Başkan değişince helva dağıttılar

Başkan değişince helva dağıttılar

Isparta’da bir grup Fenerbahçe taraftarı yapılan kongre sonucunda 20 yıllık başkan olan Aziz Yıldırım’ın seçimi kaybetmesinin ardından helva dağıttı.

Fenerbahçe’de yeni başkan Ali Koç’un olmasının ardından Fenerbahçeli taraftarlar mevcut Başkan Aziz Yıldırım’ın gitmesiyle helva dağıttı. Kafeler caddesinde bir araya gelen taraftarlar “Güle Güle Aziz Yıldırım, Hoş geldin Başkan” yazıları asarak vatandaşlara helva dağıttı.

(www.Haber32 .com)

Anadolu Bizimdir Bizim Kalacak

Isparta Belediyesi İftar Yemeği ve Ramazan Programı etkinlikleri hafta sonunda Sütçüler’in Sarımehmetler Köyünde gerçekleştirildi. İftar öncesinde 2010 yılı Kur’an-ı Kerimi güzel okuma yarışması dünya birincisi Alper Kanderun’un Kuran tilaveti yer aldı. 

Sarımehmetler Köyünde düzenlenen etkinliğe Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın eşi Dilek Günaydın ile birlikte katıldı. Semazenlerin Sema gösterisi, Mehteran ekibinin gösterilerinin de yer aldığı etkinlikte çocuklar için de balon park başta olmak üzere çeşitli aktivitelerin gerçekleştirildiği Ramazan programının köylerinde düzenlenmesinden dolayı çok teşekkür eden Sarımehmetler Köyü Muhtarı Kemal Kozak “Sayın Başkanım Isparta’ya yaptığınız ve bugünden sonra da yapacağınız hizmetlerinizden dolayı sizlere kolaylıklar dilerim” dedi. 

Beydilli, Gümü ve yakın çevreden vatandaşlarında katıldığı iftar programında konuşan Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, köylere gitmek, köylerin kalkınmasına katkı sunmak ve vatandaşlarla bir arada olabilmenin içinde bir uhde olduğunu ve bunun gerçekleşiyor olmasının kendisine mutluluk verdiğini söyledi. Tüm köylerin Isparta ile birlikte kalkınmasını istediğini dile getiren Belediye Başkanı Günaydın, “Her köyümüzü tanımanın başarılı neticeler doğuracağına inanıyorum” görüşlerinde bulundu

Sarımehmetler Köyünde düzenlenen İftar Yemeği ve Ramazan Programına katılan vatandaşlarda memnuniyetlerini ifade ettiler. Vatandaşlar, “Sizlerin burada olması bizlere mutluluk yarattı, köyümüze aydınlık geldi. Ortam çok güzel. Isparta Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederiz, çocuklarımız için de çok mutluyuz” görüşlerinde bulundu. (Kaynak;www.ajans32.com)

CEYHAN Tren Sözü Verdi.

Mustafa CEYHAN Tren Sözü Verdi.

CHP Milletvekili Adayı Mustafa Ceyhan, ulaşım konusunda açıklama yaptı. TCDD yatırımlarına ön ayak olacağını belirten Ceyhan, şöyle konuştu: “Isparta’nın özellikle tarım, turizm ve eğitim davasının takibi için ulaşım sorunlarında çözümün sesi olacağız. ŞAİKLİ yol arkadaşım İsa Önder Dinçtürk ile birlikte TBMM’de Hızlı Tren başta olmak üzere Eğirdir Nostaljik ve Antalya Liman Bağlantısı gibi başlıklarda da, unutulan Isparta’nın unutturulan güzelliklerinin sözcülüğünü üsteleneceğiz. Dereboğazı yolunu açtıracağımız gibi hızlı treni de Ispartamıza getireceğiz. TCDD yönetiminin Isparta yatırımlarını ön plana alması, çiftçisiyle girişimcisiyle öğrencisiyle Ispartamızın demiryolunun bütün nimetlerinden faydalanmasını sağlayacağız. Muharrem İNCE cumhurbaşkanı olacak, Cumhuriyet Halk Partisi – CHP iktidar olacak ve Ispartamız artık asla unutulmayacak!”(www.egirdirses.com)

GİDEN GİDENE ?

GİDEN GİDENE ?

RIDVAN ERTAN

😱1-BİR TÜRLÜ DURDURULAMAYAN KENTE GÖÇ KÖYLERİMİZİ BOŞALTTI OCAKLARLA BİRLİKTE OKULLAR DA KAPANDI GÜZELİM TARLA BAĞ BAHÇELER DE BU GÖÇ DALGASINDAN NASİBİNİ ALIP BAKIMSIZLIKTAN SAHİPSİZLİKTEN HEDER OLUP GİTTİ..

2-ATA MESLEĞİMİZ SÜTÇÜLÜK BİTTİ BERABERİNDE GURBETTEKİ BİNLERCE HEMŞERİMİZİ BULUŞTURAN GELENEKSEL AYRAN FESTİVALİMİZ DE YİTİP GİTTİ. AKCİĞERLERİMİZ KEPEZİN KATRANLARINI TOPRAK DAM EVLERE DİREK YAPMA UĞRUNA HIRSLA BİTMEZ DENİLEN ORMANLARIMIZ DA AZALDI BİTERSE ŞAŞMAYALIM

🤨3-2.ETAP TOKİ ÇIKMAZI? HER GEÇEN GÜN UMUTLARIMIZ AZALDIKÇA İLÇEMİZ YERLEŞKESİNDE BÜYÜK BİR FIRSAT ELDEN KAÇIYOR..

4-PR.HASAN GÜRBÜZ MYO LU KONTENJANINDA GÖRÜLMEMİŞ REKOR DÜŞÜŞ ? NEREYE DOĞRU..

5-KİMİ GÖREVLİ MEMURLAR BİLE İLÇEDE KALMAYIP EVİNİ ISPARTAYA TAŞIMAYI ISPARTADAN GİDİP GELMEYİ TERCİH EDİYORLAR ESKİSİ KADAR ISPARTA’YA GİDİP GELEN OLMAYINCA SÜTÇÜLER SEYAHAT KALKTI TANDOĞAN LA DEVAM

6-ISPARTA DA 2 SOSYAL DERNEĞİMİZDEN SES SEDA FAALİYET..YOK

7-SÜTÇÜLER GAZETEMİZ ZORDA VAR OLMA MÜCADELESİ VERİYOR ?

8- VE…MERMER OCAKLARI İLÇEM SINIRINDA MENEVİŞ KEPEZİ DE DELİK DEŞİK …?? BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUMUZUN BU KADAR KARŞI ÇIKMALARIMIZA SERZENİŞLERİNE RAĞMEN AÇILAN OCAK SAYISI HER GEÇEN GÜN AZALACAK YERDE ARTIYOR..?

9- SÜTÇÜLERLİLER VAKFI MİADINI DOLDURDU FESH EDİLDİ ( SÜYADA DEVİR)

10-SÜTÇÜLER ENERJİ A.Ş DE VEDA ZAMANI..

11-ASIRLIK DUT AĞAÇLARIMIZLA BİRLİKTE ÜNLÜ DUT VE PEKMEZİMİZ BİTME NOKTASINA GELDİ DAYANDI.GEÇ DE OLSA ÖRNEK DUT BAHÇESİ KURANLARIN HAKKINI TESLİM EDİP DAHA ÖNCE AKLIMIZ NEREDEYDİ
SORUSUNU SORGULAMAMIZ GEREK

BU YIL ESKİ KIŞLARDAN BİRİNİ DAHA GÖRDÜK DESEK YALAN OLUR GÖRMEDİK KIŞIMIZ DA GİTTİ DÖNMEDİ İLK DEFA KARSIZ VE BU KADAR ILIK GEÇİRDİK.İŞTE BAHAR RABBİM GÖRSÜN BAKSIN BU YAZ ZOR GEÇECEĞE BENZER

GELDİĞİMİZ NOKTADA SIKINTILARI SADECE BUGÜNLERE YÜKLERSEK ZURNANIN SON DELİĞİ MİSALİ HAKSIZLIK YAPMIŞ OLURUZ .RESME GENİŞ BAKIP DURUM DEĞERLENDİRMESİ YAPMAMIZ DA YARAR VAR:

ZİRA ZAMAN BİRLİKTE SİYASET ÜSTÜ BİR ŞEYLER YAPMAK DEVLETİMİZİN DE HİBE DESTEK SAĞLADIĞI GİRİŞİMCİLERİMİZİN ORTAYA ÇIKMA ZAMANI…

AYRICA EMEKLİ OLAN HEMŞERİLERİMİZİN DE İKAMETLERİNİ MEMLEKETİMİZE ALDIRMALARI VE EVİ OLMAYANLARI BİR ŞEKİLDE EV SAHİBİ YAPMAK… BİR NEBZE OLSUN SORUNA FAYDA SAĞLAR GİBİ..(ben aldırdığım için söylüyorum)
ÖZETİN ÖZETİ: AĞLAMAYAN ÇOCUĞA MEME VERMEZLER DERLER DOĞRUDUR HEYHAT BİZ ÇOĞU ZAMAN AĞLADIĞIMIZ HALDE MEME VERMEDİLER..KİMİ ZAMAN DA FIRSATLARI TEPTİK..?
HEP SERZENİŞİMİZ BU DURUMLARDAN DA KAYNAKLI SANKİ?

Bİ KEZ DAHA BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEMELİ..?

(Editörün Notu;
Rıdvan Hocamız Sütçüler’imizle ilgili tespitlerinize aynen katılıyoruz.Gidişat hiç de iç açıcı değildir.Dile getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz.)

 

Restore edilip ”Dünya Mirası” için dosya hazırlanmalı

Isparta’nın bu halde 1.000’e yakın tarihi evi var. Restore edilip Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) ”Dünya Mirası” Listesi için müracaat edilmeli. -Isparta’nın önündeki en iyi örnek Cumalıkızık Köyü Zira Isparta’nın önünde çok başarılı ve ilham veren örnekler var. Bunların en çarpıcı olanı Cumalıkızık Köyü (Bursa). Cumalıkızık UNESCO tarafından ”Dünya Mirası” ilan edildi.

Restore edilip ”Dünya Mirası” için dosya hazırlanmalı Isparta’nın bu halde 1.000’e yakın tarihi evi var. Restore edilip Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) ”Dünya Mirası” Listesi için müracaat edilmeli.
(Kaynak; Haber32 kısaltılarak alınmıştır )

 

GÜL TOPLAMAK ÖLMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEYDEN BİRİ

GÜL TOPLAMAK ÖLMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKEN 100 ŞEYDEN BİRİ

Türkiye’nin gül bahçesi Isparta’nın mayıs ve haziran ayında sunduğu gül toplama fır­satı ilimizin tanıtımı ve tur­izmine önemli katkı sağlamaya devam ediyor. Bu özellik, önemli toplantılarda Isparta’nın tercih edilmesini de sağlıyor.

 Isparta KAGIK Başkanı Gözde Çağlar, söz isteyip ‘Türkiye’de ölmeden önce yapıl­ması gereken 100 şeyden birisi Isparta’da gül toplamaktır. Biz için sabah 6’da kalkıp, gül bahçesinde gül topladınız mı? Topladığınız gülün suyunu kendi ellerinizle çıkardınız mı’ diye konuştu.

 

O festivali düzenleyenler yargılanır

O festivali düzenleyenler yargılanır

Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik festival düzenlenmek istenmesini değerlendiren Burdur eski Tabiat Varlıkları Koruma Şube Müdürü Kürşad Arıgümüş, “Yasal işlem başlatılır” uyarısında bulundu…

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Salda Gölü’nün kıyısında 30 bin kişilik müzik festivali düzenlenmek istenmesine yönelik tepkiler sürüyor. Salda Gençlik Festivali adıyla 29-Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında düzenlenmek istenen etkinliğin yarattığı tartışma, Türkiye’nin doğal sit alanlarının kullanımıyla ilgili uygulamaları ve yasal düzenlemeleri akla getirdi. Salda Gölü’nün de bağlı bulunduğu Burdur’un eski Tabiat Varlıkları Koruma Şube Müdürü Kürşad Arıgümüş, birinci derece doğal sit alanı olan Salda Gölü ve çevresinde herhangi bir faaliyet yapmak için Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu’nun karar alara izin vermesi gerektiğine işaret ederek, “izin verilmedi ise hukuken yapılacak faaliyet suç kapsamına girer. En başta buna göz yuman kamu görevlileri hakkında yasal işlem başlatılır” dedi.

Denizli merkezli bir organizasyon firması tarafından Salda Gölü kıyısında düzenlenmek istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen müzik festivaline yönelik tepkiler sürüyor. Teoman, Hayko Cepkin, Selda Bağcan, Manuş Baba ve Yeni Türkü gibi sanatçı ve grupların sahne alacağı çadır kamplı festivalin oldukça hassas olan Salda Gölü’nün doğal yapısına zarar vereceğinden endişe ediliyor. Konuyla ilgili bilim insanlarının yanısıra sivil toplum örgütleri ve turizmciler böyle bir festival için 1. derece doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan Salda Gölü kıyısının seçilmesinin yanlış olduğunu savunurken, organizasyon sorumluları ise göle bir zarar vermeyeceklerini aksine festival kapsamında sosyal sorumluluk etkinlikleri düzenleyeceklerini savunuyor. Festivali destekleyen Yeşilova Belediyesi ise etkinliğin Salda Gölü’nün tanıtımını sağlayarak ilçe esnafına da para kazandıracağı görüşünde.(www.odatv.com)

SANAYİDE ALARM ZİLLERİ..

SANAYİDE ALARM ZİLLERİ..

Üzücü gelişme: 2017 Yılı ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” açıklandı. Isparta’da hiçbir kurum bu listede kendine yer bulamadı.  GÖLTAŞ, 2016’da 407’inci sırada yer almayı başarmıştı.

-Bir dönem 3 kuruluş vardı

Göller Bölgesi Çimento Sanayi Anonim Şirketi (GÖLTAŞ) her yıl ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” arasında yer alıyordu. Bunun yanı sıra ORMA ve MENSUCAT A.Ş.’de ”Şampiyonlar Ligi Sahnesi” olarak bilinen ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” arasında yer alıyordu.

Isparta Sanayisi için ALARM…

”Şampiyonlar Ligi Sahnesi” olarak tanımlanan ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” açıklandı.

2017 İş Yılı verileri aydınlığında hazırlanan büyük ”Liste”de Isparta’dan hiçbir sanayi kuruluşu yer bulamadı.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 50 yıldır yayınladığı rapor Isparta açısından alarm niteliği taşıyor.

-Bir dönem GÖLTAŞ, ORMA ve MENSUCAT aynı anda İlk 500’e giriyordu

İSO’nun ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” Raporu, Isparta’nın reel ekonomi açısından geldiği noktayı göstermesi açısından da çok değer taşıyor.

Zira Isparta’da bir dönem GÖLTAŞ, ORMA ve MENSUCAT ”Türkiye’nin 500 Sanayi Kuruluşu” Listesi’ne aynı anda giriyordu.

-2016’da 407’inci olan GÖLTAŞ 2017’de Liste’den düştü

Göller Bölgesi Çimento A.Ş. (GÖLTAŞ) 2017 Araştırması’nda  ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” içerisinde kendine yer bulamadı.(www.isteispatra.com)

 

ISPARTA BELEDİYE BAŞKANI RAZİYE BALCI MÜZESİNİ ZİYARET ETTİ

 

ISPARTA BELEDİYE BAŞKANI RAZİYE BALCI MÜZESİNİ  ZİYARET ETTİ

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın dün akşam Sarı Mehmetler köyüne giderken Raziye Balcı müzesini eşiyle birlikte ziyaret etti. Anı defterine çok güzel şeyler yazdı ve z,yaret sonunda Raziye Balcı ile birlikte Sarımehmetler köyümüzdeki programına katılmak üzere müzeden ayrıldı.(Kaynak;Raziye Balcı)

S.S.SÜTÇÜLER KONUT YAPI KOOPERATİFİ

1990 TARİHİNDE SÜTÇÜLER’İMİZDE KONUT YAPI KOOPERATİFİ KURULMUŞ

 

 

S.S.SÜTÇÜLER KONUT YAPI KOOPRETİFİ

Merhum Hüseyin Turan’ın gazetesinde yazdığına göre;o zamanki konut ihtiyacını karşılamak üzere Hakkı Özüt,Hasan Ali Er (Fatin Hoca) Yakup Üstün,Cafer Şafak,Mehmet Öztürk ve İsmail Güneş tarafından konut yapı kooperatifi kurulmuş ama bir sonuca da varılamamış.

EBRU SANATI ÇALIŞTAYI GÜNEYKENT’TE

34322471_1895984883780261_7378970134850830336_n

Güneykent gül bahçelerinde muhteşem tanıtım!

EBRU SANATI ÇALIŞTAYI GÜNEYKENT’TE

4 yıldır gülü sanatla buluşturan ”Yer Gök Gül” Ebru çalıştayının mimarı Mukadder Kavas Hoca ve Türkiye’nin dört bir tarafından Güneykent’e gelen Ebru sanatçıları,birbirinden güzel şaheserleri gül bahçesinde tanıttı.

Güneyket Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün. ”Ayrıca öyle güzel bir sürpriz yaşadım ki gül bahçesinde Doğum günü pastası. Tüm sanatçılarımıza kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Gül sizinle dile geldi.”Dedi.

Ayrıca Gözgün, Yarın Iyaşparkta düzenlenececek sergiye de herkesi davet ett.

İşte Güneykent Gül Bakçelerinde tatnılan muhteşem el emeği eserler…(www.ispartahaber.com)

 

SÜTÇÜLER HES

SÜTÇÜLER HES

SÜTÇÜLER’İMİZ HALKININ GÜCÜYLE YAPILAN VE BİR SÜRE ÖNCE ÖZELLEŞTİRİLEN VE DE YEGANE SANAYİ TESİSİ OLAN SÜTÇÜLER HİDROELEKTRİK SANTRALI PROJE VE İLK YAPIM AŞAMASINDA.PROJE MÜEELLİFİ MERHUM ORHAN BEY TEKNİK DANIŞMAN MERHUM NECMİ BEY,ÇİNLİ MÜHENDİS ve SANTRAL BİNASIN YERİNDE BULUNAN DEĞİRMENDEN ARTA KALANLAR .

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Isparta’nın bir doğa harikası Kovada Gölü Milli Parkı

UĞRAMADAN GEÇMEYİNİZ

 

 

Isparta’nın bir doğa harikası Kovada Gölü Milli Parkı

Kovada Gölü Milli Parkı

Eğirdir İlçesi’nin 29 km güneyinde bulunan Kovada Gölü, oldukça sığ bir göldür. Benzersiz flora zenginliği ve yaban hayatı çeşitliliğinin yanı sıra, açık havada dinlenme ve eğlenme imkanları bakımından büyük potansiyele sahip olması, Kovada Gölü ve çevresini milli park yapmaya yetmiştir. 6534 hektar büyüklüğündeki milli park ve çevresinde, doğa araştırması, kamp yapma, yürüyüş, manzara seyretme, kuş gözlemciliği ve tırmanma yapılabilmektedir.(www.ispartahaber.com)

 

(Pınarköy/BADAP ) Ahşap ev küle döndü Yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, ev, ağaç, bitki, açık hava ve doğa

(Pınarköy/BADAP ) Ahşap ev küle döndü Yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Pınarköy’de çıkan yangında ahşap ev küle dönerken, alevlerin sıçradığı aynı kişiye ait başka bir evin de çatısı yandı.

Yangında, ev sahibi yaşlı kadının teravih namazında olması facianın önüne geçti. Edilinen bilgilere göre, olay geçtiğimiz akşam saat 22.00 sıralarında Sütçüler ilçesine bağlı Pınarköy’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre İddiaya göre, Asiye Daldal isimli yaşlı kadının teravih namazında olduğu dakikalarda yaşadığı ahşap evde bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı.

Bir anda büyüyen yangın, aynı kişiye ait yan taraftaki başka bir evin çatısına sıçradı. Çevredekiler tarafından durumun haber verilmesiyle birlikte olay yerinde itfaiye, 112 servis ve Jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine Sütçüler Belediyesi’nden 2 itfaiye aracı ile Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait 3 arazöz müdahale etti. Y

angını teravih namazı dönüşünde haber alan ev sahibi Daldal, fenalık geçirdi. Yaşlı kadına olay yerinde hazır bulunan sağlık ekipleri müdahale ederken, yanına gelen yakınları da güçlükle teskin edebildi. Hummalı çalışmalar sonucu kontrol altına yangında, soğutma çalışmaları yaklaşık 2 saatte tamamlandı.

Yangın sonunda ahşap ev küle dönerken, diğer evin çatısında da maddi hasar meydana geldi. Olayın ardından evini kaybeden yaşlı kadın yakınları tarafından geceyi geçirmek üzere başka bir eve götürülürken, Jandarma ekipleri olayla ilgili tahkikat başlattı. Öte yandan, yanan ahşap evde yaklaşık 2 ay önce küçük çapta yangın çıktığı ve ciddi bir kayıp yaşanmadığı belirtildi. Son yangının çıkış nedeni ise yapılacak araştırmalar sonunda netlik kazanacak.

(Kaynak;Haber32 )