BAŞKAN GÜNAYDIN İFTARI SÜTÇÜLER BEYDİLLİ’DE AÇTI

BAŞKAN GÜNAYDIN İFTARI SÜTÇÜLER BEYDİLLİ’DE AÇTI

Isparta Belediyesinin düzenlediği İftar Yemeği ve Ramazan Programı Sütçüler’in Beydilli Köyünden devam etti. Ramazan Programında vatandaşlar okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ezan ile hep birlikte iftar açarken, çocuklar kendileri için hazırlanan etkinliklerle eğlendi. İftar sonrasında İlahi Sanatçısı Abdullah Beyhan söylediği parçalarla meydanı dolduran vatandaşlara güzel bir akşam yaşattı.

Ramazan ayı coşkusu içerisinde olduklarını dile getiren Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın da, Isparta’nın tüm köylerini görmek ve onlarla kucaklaşma arzusunun gerçekleşmeye başladığını söyledi. Isparta’nın 204 köyünün bulunduğuna işaret eden Başkan Günaydın, bu köylerin tamamının Isparta demek olduğunu kaydetti. Köy halkının güzel bir dost, içten, samimi insanlar olduğundan bahseden Günaydın, Atatürk’ün ‘Köylü Milletin Efendisidir’ sözünü hatırlattı. Kendisinin de bir köy çocuğu olduğunu, 11 yaşına kadar Yılanlı Köyünde yaşadığını ve ardından da eğitim ve iş hayatı ile başkanlık görevlerini yürüttüğünü anlatan Günaydın, “204 köyümüzle bütünleşmek istiyorum” dedi.

Çevre köy muhtarları ve halkının da katıldığı programda böyle bir etkinliğin köylerinde düzenlenmesinden dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Beydilli Köyü Muhtarı Ahmet Erol, “Buraya kadar gelmenizden ve bu programı düzenlemenizden dolayı şahsınızda tüm ekibinize teşekkür ediyorum, Allah razı olsun” dedi.(www.isteisparta.com)

 

GÜNEYKENT’TE HALI KURSU İLE ISPARTA HALISI YAŞATILIYOR

34073780_1893957687316314_7653497435024523264_n

GÜNEYKENT’TE  HALI KURSU İLE ISPARTA HALISI YAŞATILIYOR

Güneykent Belediyesi, gülcülük ve bir çok alanda gösterdiği çabayı, kaybolmaya yüz tutmuş sanatlara da sahip çıkarak gösteriyor.

Bu kapsamda Isparta Halısı kursları düzenliyorİŞKUR ve Kaymakamlık Halk Eğitim kanalı ile başlatılan ve hala devam etmekte olan halı kursları Isparta Halısının yaşatılmasına katkıda bulunuyor.

İŞKUR Müdürü Mustafa Höke, bugün Güneyket’e yaptığı ziyarette,yapılan desteğin doğru bir şekilde değerlendirilmiş olmasından memnuniyet duyduğunu, kaybolmaya yüz tutmuş bu sanatların desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Yün İpten El Dokuması Türk Bayrağı Projesi

Güneykent’te düzenlenecek Gül Hasadı Festivali kapsamında yün ipten Türk Bayrağı dokunacak.

Güneykent’e ziyarette bulunan, 16-17 Haziran Gül Festivaline gelen tüm herkesin bir ilmek atılması insteneceği,Türk Bayrağı Dokuma Halı Projesi başladı. Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün ‘İlk ilmek Kaymakam Mustafa Beyden. Ecdadın kanı ile sulanmış bayrağımız için herkesin bir ilmek katkı sunması için Gülevi ne bekliyoruz.’Dedi.

Dokunan bayrak 15 Temmuz’da Beştepeye Millet Camiine hediye edilecek.(www.isteisparta.com)

 

Dünyaya doyamadan gitti

Dünyaya doyamadan gitti

Bugün, bir yaşamzaro ağa kaç yaşında ile ilgili görsel sonucu hikayesi dikkatimi çektiği için, sizlerle paylaşacağım.

Bu yaşam hikâyesinin sahibi ”Bitlis’li Zaro Ağa”. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekte olup, 1774 yılı olarak tahmin edilmektedir.
Batı dünyasının da ilgisini çeken ve tam 160 yıl yaşadığı düşünülen Zaro Ağa, dünyanın en uzun yaşayan insanlarından birisi. Birçok evlilik yapan Zaro Ağa hayatında unutamadığı dönemin ise 90 yaşından sonraki gençlik yılları olduğunu söylermiş…
1774-1934 yılları arasında yaşayan Zaro Ağa, 18. Yüzyılın sonlarına doğru Bitlis – Mutki’den İstanbul’a gelmiş. Selimiye Kışlası, Ortaköy ve Tophane Camii’nin inşaatında çalışmış, daha sonra da memleketine dönmüş. Memleketinde evlenen, çok para kazanmak için tekrar İstanbul’a gelen Zaro Ağa, yakışıklı, iri yarı, güçlü, kuvvetli olduğundan sarayın dikkatini çekmiş, askerliğini sarayda yapmış.
Gümrüklerde hamallık yapan Zaro Ağa, bu işte kendisini kısa sürede göstererek hamalların kâhyası olmuş ve 20 yıl çalışmış.
Zaro Ağa’nın nasıl bu kadar uzun yaşayabildiği konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış. En çok bulgur ve yoğurt yediği ifade edilen Zaro Ağa’nın öyküsü başlı başına uzun bir inceleme konusudur.

(Ayrıca yıllar önce Ankara’da geçmiş dönemde yıllarca faaliyet göstermiş olan hemşehrilerimizinde alışveriş yaptığı Kayaş’ta ZAROAĞA adında süt fabrikası yoğurt bulunuyordu.)

PEKMEZ NASIL KAYNATILIRDI ?

O senelerde dut silkelenirken altına örtü yazılmadığından (yokluğundan olsa gerek) dolayı pekmez kaynatılmadan bir-kaç gün önce dut ağaçlarının altı sulanır ve dudun dibindeki otlar, dut toplanırken altına kaçmaması için mutlaka biçilirdi.

Pekmez kaynatılacağı bir-kaç gün önce konu komşuya ve akrabalara çocuklarla (hizmet uşağı)haber salınarak (“ Anamın selamı var yarın pekmez kaynatağız, sizleri kuvam yalamaya çağırıyor “ şeklinde )şerbet içmeye, kuvam yalamaya davet edilirdi. Bu davet bir gelenekti ve mutlaka yerine getirildi.

Pekmez pişirmede ilk aşamada üzümağarıda bulunan keten çuvallardaki dudun çıplak ayakla çiğnenmek suretiyle elde edilen suyunun dışarıdaki dağanlarda çökertildikten sonra tortusu tabanında bırakılıp kalan şırası altında ateş yanan başka bir dağana alınır ve burada oluşan şerbet; (zamanımızda kullanılan pipete benzeyen adını hatırlayamadığım) içi boş bir otla içilirdi.

Altında çıralı odun yandığından dolayı harlı ateşte kaynayan dudun şıradan sonraki koyulaşmış hali pekmezdir. Pekmezin savurtulması ile elde edilen köpük ayrı bir kaba alınarak gelen misafirler ikram edilirdi. Misafirler de dut yaprağını “ yudum” yapmak suretiyle göz alıcı altın rengindeki köpüğü yerlerdi.

Diğer taraftan kaynayan pekmez dağandan kaplara alınır,çok az miktarda da dağanın dibinde bırakılır, bırakılan pekmez yanan ateşin de etkisiyle gittikçe koyulaşır ve en koyu zamanında dağan ateşten alınır ve bir süre sonra da misafirler “ kuvam “ı dağanın dibinden işaret parmaklarının büküp bulaşan kuvam afiyetle yerlerdi.

Dut o dönemlerde aile için çok önemliydi. Çünkü her  aile yaz ve kış şeker ihtiyacını dudun ürünleri olan başta pekmez, köftü, sucuk dut kurusu vb.den alıyordu. O tarihlerde şeker bol olmamasından dolayı memleketimizin sembolleşmiş tatlısı olan sarı burmaya  da o zamanlarda da pekmez kullanılmakta idi. Ayrıca çocukların ellerine tutuşturulan köftü ve dut kurusu ise onları mutluluktan adeta uçururdu.

Her ailenin mutlaka bir dudu vardı. Kendisinin yoksa  bile bir yakının gösterdiği bir dudu silkeler ve tatlı ihtiyacını pekmez kaynatmak suretiyle o duttan karşılardı.

Bu bakımdan dut ağacı o kadar kıymetliydi ki, aile dutları da mirasına tek tek dahil eder, icabında çocuklar arasında paylaştırılır ve hatta kız evlatlara çeyiz olarak ta verilirdi.

Kışlık ve yazlık tüm gıda ihtiyaçları her aile kendileri tarafından üretilmeğe çalışıldığı üretilemeyenlerinde bir şekilde başkasından tedarik edildiği o senelerde ; un, bulgur ,tarhana, pekmez gibi ana gıda maddeleri  göçmeden (yazlık) bağda üretilip dama göçerken beraberinde götürülür ve bir kış boyunca da tüketilirdi.

1970’li yıllarda bağlara göçülmemeğe başlandığında diğerleri gibi dut ağaçları da kaderine terk edildi ve hatta bazıları mobilyacılara yıllar önce satıldı bağlar da heyelandan kayboldu bile. Böylece adına festivaller yapmış olduğumuz, türküler yakmış olduğumuz dut ağaçları ve diğerleri birer birer yok oldular. Festivale gelen özel misafirlere bile ikram etmek için dut zor bulunabildi .

Ta ki yeniye gelinceye kadar.

Kamuya ait bile olsa artık Sütçüler’imizin de dut bahçeleri ve bunun gelişimi ile ilgili de projeleri var.

Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

RIDVAN ERTAN “ ya tutarsa “ maya tuttu gibi memleketimin toprağında da lavanta yetiştiriciliği başladı ve pek sevmişe benziyor gün geçtikçe rağbet artıyor özlemlediğimiz benzer görüntüler pek yakında (bu yaz) gibi “ DEMİŞTİ, SUTCULER’imiz, “PARFUM VADISI” diye adlandirilan her yil yuzlerce otobusle gelen turisti agirlayan,gulun baskenti diye vasıflandırılan Guneykent ve yine adi lavanta ile ozdeslesmis Kuyucak köyünden daha fazla ve daha guzel ozelliklere sahiptir. Inaniyoruz ki SUTÇULER’miz ikinci bir Güneykent ve yine ikinci bir Kuyucak olacak hatta guzelliklerinden dolayi zamanla onlari geride bile bırakabilecek özelliklere sahiptir. DEMİŞTİM, Ya siz ne dersiniz. Bu iş Güneykent ve Kuyucak gibi başarılabilir mi ? Cevabınız evet ise başarmak için bugün ki durumda neler yapımalıdır ?

RIDVAN ERTAN

   ya tutarsa   “    maya tuttu gibi
memleketimin toprağında da lavanta yetiştiriciliği başladı ve pek sevmişe
benziyor gün geçtikçe rağbet artıyor
özlemlediğimiz benzer görüntüler pek yakında (bu yaz) gibi “

DEMİŞTİ,

SUTCULER’imiz,

 “PARFUM VADISI” diye adlandirilan her yil yuzlerce otobusle gelen turisti agirlayan,gulun baskenti diye  vasıflandırılan  Guneykent ve yine adi lavanta ile ozdeslesmis Kuyucak köyünden daha fazla ve daha guzel ozelliklere sahiptir.

Inaniyoruz ki SUTÇULER‘miz ikinci bir Güneykent ve yine ikinci bir Kuyucak olacak hatta guzelliklerinden dolayi zamanla onlari geride bile bırakabilecek özelliklere sahiptir.

DEMİŞTİM,

Ya siz ne dersiniz.

Bu iş Güneykent ve Kuyucak gibi başarılabilir mi ?

Cevabınız evet ise başarmak için bugün ki  durumda

 neler  yapılmalıdır ?

KÖYBOĞAZINDA (BOĞAZKÖY) HARMAN KALDIRIRKEN

KÖYBOĞAZINDA (BOĞAZKÖY) HARMAN KALDIRIRKEN

(Soldan sağa ) Salih Özcan (Özel İdare memuru, dayımız),Ömer Şentürk,Hüseyin Avni Turan (Yeşil Sütçüler Gazetesi sahibi,eski belediye başkanı), Mustafa Demirkan (elinde silah olan namı diğer Gözlüklü) ve Yakup Özcan.

Oturanlar;(soldan sağa) Aptullah Uyankaya( Namı diğer Aptullah Çavuş) ,Mehmet Altıntaş (Molla Yusuf oğlu) , eski belediye başkanlarından Osman Ali Apaydın (dayımız) , Etem Doğankaya (babam) ,Ömer Başaran (Köyboğazı’nda tarla sahibi) ve Hüseyin Altıntaş (eski belediye başkanlarından) ve çocuklar ?

Fotoğrafta bulunan büyüklerin tümü vefat etmiş olup bu vesile ile onlara Allah’tan rahmet diliyoruz.

(Çocukları tanıyamadık)

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

SÜTÇÜLERİN TURİSTLERİ

MEHMET ALİ POYRAZ

Bu anlattıklarım yaşanmış bir Sütçüler hikâyesidir.
Rahmetli Haydar Şavkan’ın Belediye Başkanı olduğu yıllarda bir gün bir zat çıka gelir Sütçülere. Belediye Başkanını makamında ziyaret eder. Soranlara da adının Mehmet Deren olduğunu söyler. Mehmet Deren kendisini Burdur/Bucaklı ve turizm organizatörü olarak tanıtır. Belediye Başkanı Rahmetli Haydar Şavkan’ı ziyaret ettiği esnada Sütçülerin bakir bir yer olduğunu ve buraya İskandinav ülkelerinden turist getirmek istediğini belirtir. İlk etapta 25 kişilik bir grubu getirebileceğini ne de olsa hemşeri sayılırız, benim de Sütçülerin kalkınmasına katkım olsun der. Belediye Başkanının heyecanlandığını gören Mehmet Deren, bunun daha başlangıç olduğunu ve her ay düzenli olarak onlarca hatta yüzlerce turisti getirebileceğini, Sütçülerin makûs talihinin turizmle canlanacağını ve Sütçülerin gelişmiş ilçeler seviyesine yükselebileceğini söyler. Yalnız gelecek olan turistler için otelin olup olmadığını sorar. Belediye Başkanı Haydar Şavkan o konunun sorun olmadığını belediye binasının üst katını boşaltır 25-30 kişinin kalabileceği yere dönüştürebiliriz der. Mehmet Deren hemen başlayalım o zaman der. Yeme içme işinin de Cafer Şafak’ın lokalinde olabileceği söylenince lokali görmek ister Mehmet Deren.Lokale hemen gidilir eksik gedik ne var ne yok diye bakılır.Lokaldeki tuvaletin alaturka olduğunu ve ecnebilerin bu tuvaleti kullanamayacaklarını belirtilir ve hemen alafranga tuvalet taşının konmasını ister.Hemen alafranga tuvalet yapılır.Bu esnada da Sütçüler Belediyesinin üst katı hemen boşaltılır, boya badana işleri yapılır, 30 kişilik yatak, yorgan, masa sandalye ve nevresim gibi malzemeler temin edilir. Belediye Başkanlığı konuyu esnafla paylaşır. Esnaf ve halk, evlerinin kapı ve çerçevelerini boyamaya başlar. Çarşının belli yerlerine sigara izmaritleri ve çöplerin atılması için çöp kutuları konur. Bu arada organizatör belediyenin sağladığı yerde yatıp kalkmakta, Cafer Şafak’ın lokalinde kahvaltı ve öğle yemeğini yemekte. Akşamları ise mükellef bir sofra da ağırlanmaktadır. Bu durum günlerce böyle devam etmektedir.
Bu arada halk ta heyecanlanmaktadır. Bu İskandinav ülkesi nerededir? Acaba hangi yabancı dili konuşmakta? Almanca mı, Fransızca mı yoksa Hollandaca mı? Kendi aralarında bir yol bulmaya çalışırlar. Bazıları çıkar der ki uluslar arası dil İngilizcedir. Buna göre hareket etmemi z gerekir der. Ve gün geçtikçe artık esnaf van dolar, tu dolar, tri dolar demeyi öğrenir. Bazen kendi aralarında bayanlar için misis erkekler için kullanılan hitap şekli olan mister kelimelerini kullanarak birbirlerini tiye alırlar.
Organizatör hedefine ulaşmak için yeni eksiklik daha belirler. Turistlerin rakı içmediklerini viski içtiklerini ve bu kadar viski Sütçülerde bulunabilir mi diye sorar. Sütçüler de değil Isparta da dahi bu kadar viskinin bulunamayacağı belirtilir. Organizatör ben size bu viskilerin temini konusunda yardımcı olayım der. Ankara da bu işleri yapan benim arkadaşlarım var. Oradan alıp gelelim. Turistler biran önce gelmek istiyorlar der. Cafer Şafak ‘a Ankara fikri cazip gelir. Arkadaşları ile bir Murat 124 arabaya binip Ankara ya giderler. Organizatör para hazır mı diye sorunca para yok derler. O zaman bu iş burada biter der organizatör. Oturup yeni bir durum değerlendirmesi yaparlar ve Ankara daki hemşeri kahvesine giderler. Orada projeyi anlatırlar ve gerekli olan 15 bin tl yi hemşerilerden toplarlar ve organizatöre verirler. Kızılay da bir iş hanı önünde dururlar. Organizatör –Siz burada bekleyin. Şu 4. katta oturuyor. Hem kendisiyle tanışın hem de malımızı alıp gidelim. Der. Cafer Şafak ve arkadaşları bir veya iki saat kadar beklerler.Ne gelen var dır ne de giden.Arabadan inip iş hanını kontrol ederler. Sorup soruştururlar oralarda. Ne böyle bir iş yapan vardır o iş hanında, ne de böyle birisi. Hanın iki kapısın vardır. Bir kapıdan giren Mehmet Deren diğer kapıdan çıkıp gitmiştir. Dolandırıldıklarını anlarlar. Cebeci deki hemşeri kahvesine tekrar giderler. Başlarından geçeni anlatırlar. Kahvedeki hemşerilerimiz ceplerine biraz harçlık koyar ve Sütçüler’e gönderirler. Sütçüler’e gelir gelmez hemen ilk iş olarak savcılığa suç duyurusunda bulunurlar. Bu şahıs altı ay sonra başka bir iş üzereyken emniyet tarafından yakalanıp adliyeye teslim edilir.

EDİTÖRÜN NOTU

Her şeyden önce bu yazıyı kaleme alan MEHMET ALİ POYRAZ’a teşekkür ediyoruz.

YEŞİL SÜTÇÜLER

YEŞİL SÜTÇÜLER

Çıktım Kepez dağına seyran eyledim,
Yeşiller içinde Güzel Sütçüler.
Havası güzeldir bulunmaz eşin,
Dağların içinde Yeşil Sütçüler.

Kıvrım, kıvrım giden yoluna bakın,
Ardıç Çam kokulu dağına bakın,
Baharda açılan gülüne bakın,
Dünyada bulunmaz eşin Sütçüler.

Binbir çiçek açar, yeşerir yazın.
Al yeşil giyinir Dut’un Kiraz’ın,
Her zaman Cömerttir her vatandaşın,
Sevdan ile bir hoş oldum Sütçüler.

Sütçülerin yaylası var, köyü var.
İnsanları olgun temiz huyu var,
Bahçesinde Fındığı var Narı var
Görmeyince derdim artar Sütçüler.

Sütçüler’im yaz gelince şenlenir,
Açar Lale Sümbül Müşkürüm’ü derlenir.
Kavağın dibinde çay bahçesinde;
Hatıralar birer birer canlanır.

Sütçüler’im sis mi indi başına ?
Kameradan göremedim ben seni.
Sevdan depreştikçe içimde benim
Çözemedim çözemedim ben seni

MUZAFFER ÖZBALCI

ATSO’nun gündemi; Kirada dolar krizi

ATSO’nun gündemi; Kirada dolar krizi

ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) meclis üyeleri, dolar ve euro’daki ciddi artış nedeniyle birçok işyerinin kira bedelinin dövizle olmasından dolayı kiraların ödenemez hale geldiğini belirterek, üye işyerlerinden ‘Meydana çıkalım, dolar yakalım’ gibi eylem talepleri geldiğini kaydetti.

Merkez Bankası’nı suçlayan ATSO Başkanı Davut Çetin ise kiraların sabitlenmesi için KHK çağrısında bulundu.

ATSO’nun mayıs ayı meclis toplantısının ana gündemini, döviz kurundaki artış oluşturdu. Döviz üzerinden kiralarını ödeyen işyeri sahiplerinin euro ve dolarda yaşanan artış nedeniyle çok ciddi zarar yaşadığı kaydedildi. ATSO meclis üyeleri, dolar ve euro’daki ciddi artış nedeniyle birçok işyeri sahibinin kira bedelini ödeyemez hale geldiğini belirtirken, bazı üyeler ise üye işyerlerinden ‘Meydana çıkalım, dolar yakalım’ gibi eylem talepleri aldığından bahsetti.

MERKEZ BANKASI SESSİZ KALDIĞI İÇİN

ATSO Başkanı Davut Çetin’in de ana gündem maddesini döviz kurları, dolar ve euro’nun çıkışı ve TL’nin serbest düşüşü oluşturdu. Liranın değer kaybının bir yılda yüzde 32’ye, bir ayda yüzde 16’ya, hatta bir günde yüzde 2-3’e kadar çıktığına işaret eden Davut Çetin, “Türk Lirası dünyanın en çok değer kaybeden paralarından birisi oldu. Bu noktada Merkez Bankası’nın düne kadar görevini layıkıyla yaptığını söylemek mümkün değil. Son 2-3 yıldan beri faiz politikasını netleştirmesi gerektiği sürekli dile getirilmiştir. Piyasa aylardan beri Merkez Bankası’nı test ediyor. Merkez Bankası sessiz kaldığı için döviz serbest tırmanışa geçti” dedi.

KİRALAR DÖVİZLE OLMAMALI

Kira artışıyla ilgili 2016’da da çok ciddi serzeniş aldığını, kiraların kesinlikle dövizle olmaması gerektiğini belirten Çetin, “AVM’lerde de dövizle olmaması gerekiyor. 2016’da da her türlü çağrı yapıldı kiraların dövizle olmaması yönünde ama başarılamadı. Belki bu kanun hükmünde kararnameyle çıkarılabilir, kiralar sabitlenebilir veya döviz rakamı sabitlenebilir. Burada çok ciddi mağduriyet var ve en önemli mağduriyet de kiralarda” dedi.

(www.gunhaber.com)Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) –

GEÇMİŞ OLSUN ACİL ŞİFALAR

GEÇMİŞ OLSUN ACİL ŞİFALAR

Memleketimizin  çok değerli yeri doldurulamaz iki hocası Hacı Hafız Ramazan Sarışahin Antalya yaşam hastanesinde

Hacı Hafız Süleyman Erener ısparta Meddem hastanesinde

başarılı bir kalp operasyonu ameliyatı geçirmişlerdir

şu mübarek günler hürmetine

DUALARIMIZLA (Kaynak;Rıdvan Ertan)

Gülü Kokla, Ihlamuru Topla  

Gülü Kokla, Ihlamuru Topla  

Özellikle son iki yılda şehir merkezini 500 bin gülle donatan Belediye Başkanı Günaydın, ıhlamurların çiçek açtığı bu günlerde vatandaşlara ıhlamurları toplama çağrısında bulundu. Başkan Günaydın, “Gülü kokla, ıhlamuru topla” mesajı verdi. 

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, son iki yılda 78 ayrı çeşitte, 500 bin adet dikilen güllerle şehrin açık hava gül müzesine çevrildiğini söylerken, bu rakamın 120 çeşitte bir milyona, sarmaşık güllerle birlikte bir milyon yüz bin adede ulaştırılacağını kaydetti. Başkan Günaydın yine şehre 150 bin adet dikilen ıhlamur ağaçlarının çiçek açmaya başladığından bahsederek, vatandaşlara ‘ıhlamurları toplayın’ çağrısında bulunurken, “Ihlamur, koku, etki, terapi bakımından Isparta gülü ile kardeştir” dedi. **IHLAMUR ISPARTA GÜLÜ İLE KARDEŞTİR, TOPLAYIN 

Isparta Belediye Başkanı olduğu ilk dönem ile birlikte şehre ıhlamur ağaçları diktiklerini hatırlatan Başkan Günaydın, bu ağaçların şu anda 10-18 yaş aralığında her mahallede, her caddede bulunduğunu söyledi. Ihlamur ağaçlarının bugünlerde çiçek açmaya başladığını kaydeden Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, “Ihlamur, koku, etki, terapi bakımından Isparta gülü ile kardeştir. Bir ara ıhlamurun kilosu 200 liraya kadar çıkmıştı. Türkiye’nin hemen hemen en kaliteli ıhlamuru şu anda Isparta’da. Bir ara Yalova’dan bir firma gelmiş ve ıhlamurlara talip olmuştu. Ancak biz belediyemize gelir kaynağı olmasına karşın izin vermemiştik ve halkımızın toplamasını istemiştik. Şimdi de yine halkımıza çağrıda bulunuyorum. Halkımızın bu ıhlamurları, ağaçlara ve dallarına zarar vermeden toplamalarını istiyorum. Bu ıhlamurlar belediyemizin Isparta halkına bir hediyesidir. Toplamaları en doğal haklarıdır. Kendi ihtiyaçları yoksa yine toplasınlar, komşusuna, hastasına götürsünler. Isparta’mızdaki tüm ağaçlar toplansa Türkiye’ye yeter” ifadelerinde bulundu. (www.ajans32.com)

YÖRÜK ÇOCUĞU BÖYLE OYNAR

YÖRÜK ÇOCUĞU BÖYLE OYNAR

https://youtu.be/g-oyörük çocuğu ile ilgili görsel sonucuBmTXk0M4ĞU DEDİĞİN TEKE ZORTLATMASINI BÖYLE OYNAR

 (www.youtube.com)

Oyunun vidosunu izlemek için lütfen aşağıdaki linki tıklayınızhttp://www.youtube.com/watch?feature=player_detailpage&v=g-oBmTXk0M4

Teke zortlatması

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Atla: kullanara

Başlığın diğer anlamları için Teke (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.

Teke zortlatması, (Değişmeli Oyun olarak da bilinir), BurdurIspartaAntalyaDenizli ve Fethiye çevresinde yaygın halk ezgisi ve bu ezgi eşiliğinde oynanan zeybek türü halk oyunu.

Teke Bölgesinde göçebe yaşayan Yörüklerin yaşamındaki erkek keçinin (teke) hareketlerini yansıtan ve bağlamada özel tezene tavrı olan oyundur. [1] En tanınmış teke oyunlarından olan teke zortlatması (tekenin kızışma döneminde dişisine çıkardığı sesten dolayı zortlatma ya da zortlama denir), tekenin kızdığı zamanki davranışlarını canlandıran, zeybek türü oyunlardandır. Çoğu kez oyundan önce kavalla guval havası denen bir tür uzun hava çalınır. Oyun, yelleme ve hoplatma olmak üzere iki bölümdür. Yelleme çeşitli el ve kol figürleriyle, çökmelerle yapılır. Bunu izleyen hoplatmada aynı oyun daha hızlı olarak oynanır. Hızlanan tempoya bağlı olarak oyuncular sık sık yer değiştirirler. Teke zortlatmasına değişmeli oyun da denmesinin nedeni budur. Sipsi ya da cura eşiliğinde oynanan keçi zortlatmaları genel olarak sözlüdür. Kadın erkek bir arada oynandığı gibi, yalnızca kadınlar ya da erkekler tarafından oynananları da vardır.

Afyon yöresinde kaşıklı zeybek biçiminde oynanan oyunlara da figürlerdeki benzerliğe dayalı olarak teke zortlatması denir. Zortlatmanın değişik yörelerde zatlatmazotlatma ya da zorlatma biçiminde değişik söylenişleri de vardır. (www.wikipedia.org)

 

SÜYAD’IN KURULUŞUNUN 28.YILI

SÜYAD’IN KURULUŞUNUN 28.YILI

Şubat 1990 yılında kurulan SÜYAD  bu yıl 28.yılını tamamladı.

Kurulduğundan bugüne kadar geçen süre içerisinde SÜYAD;

çeşitli faaliyetlerde bulunmakta, geceler tertiplemekte,kuruluşundan bu yana  ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilere devamlı burs vermekte ve  çeşitli etkinlikler de  tertip etmektedir.

Sütçüler Hidroelektrik Santralı yapıp işleten Sütçüler Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin kuruluşunda öncülük ettiiği gibi , geleneksel hale gelmiş olan FUTBOL TURNUVASI’nı yıllardan beri başarıyla devam ettirmektedir.

Merhum Hüseyin Turan’ın çıkarmış olduğu Sütçüler gazetesinde Süyad’ın kuruluşu ile ilgili olarak yayınlanan haberi sizlere sunuyor ve bu vesile ile  bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkürlerimizi iletiyor, ebediyete intikal etmiş olanlara da Allah’tan rahmet diliyoruz.

 

DEMİREL’İN ESERİNE SAHİP  ÇIKTI 

DEMİREL’İN ESERİNE SAHİP  ÇIKTI 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuşmasında son 16 yılda Isparta’ya önemli eserler kazandırdıklarını hatırlatarak Süleyman Demirel Üniversitesi’ne yaptıkları yatırımı anlattı.

Erdoğan, Demirel’in eserine sahip çıkarak “. Bir üniversite şehri olan Isparta’da barınma ihtiyacını karşılamak için 7 bin kişilik yurt yaptık. Üniversiteyi Isparta’ya biz getirdik. 

Bu yıl 4 bin kişilik yurt daha açacağız.

 

Bunlara 3 bin 500 kişilik kapasite daha ekleyeceğiz” dedi. (www.ajans32.com)

DARİO MORENO

Dario Moreno-Deniz Ve Mehtap

DARİO MORENO

İzmir doğumlu olup Fransa’da ün yapan DARİO MORENO Türkiye’nin iyi niyet elçisi idi.Yapı ve Kredi Bankası’nın reklamlarında da oynadı.1968 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.

DENİZ ve MEHTAP şarkısı hala belleklerimizdeki yerini korumaktadır.

Günümüzde artık yok olan bir gelenek “ahiretlik”

Günümüzde artık yok olan bir gelenek “ahiretlik”

Eski Türklerde büyük önem verilen “Tuz ekmek hakkı” anlayışının devamı olarak uygulanan ahiret kardeşliği adıyla kurulan kardeşlik ve dostluk “ahiretlik” veya “ahretlik” adıyla devam ettirilmiştir. Bilhassa genç kızlar ve kadınlar arasında görülen bu kardeşlik ahlak, kişilik ve huy benzerliği olan kişiler arasında kurulmuştur. Genç kızlar arasındaki ahiretlik anlaşması, genç kıza hayat boyu yalnız olmadığı anlayışını kazandırırdı. 
Ahiret kardeşi olan kimseler birbirlerine hediye verirler. Sevinçli ve üzüntülü zamanlarında birbirlerinin yanında yer alırlar. Hayattayken birbirlerine yardımcı olan ahiret kardeşlerinden birisi öldüğü zaman, sağ olan vefat edenin ruhu için hayır ve hasenat yapar, ailesine ve çocuklarına yardımcı olur. Onların sıkıntılarını gidermeye çalışır. Ahiret kardeşi olan kimselerin aileleri de aynı münasebetleri devam ettirmeye çalışırlardı. Günümüzde bu gelenek yok denecek kadar azalmıştır.(Alıntıdır)

 

GÜNAYDIN İNSAF… İŞ BİTMİŞ DAĞ KALMAMIŞ ..

 

Doğayla daha barışık madenciliği amaçlayan proje

GÜNAYDIN İNSAF… İŞ BİTMİŞ DAĞ KALMAMIŞ ..

.Bu şekildeki dağ yok etmenin NERESİ DOĞAYLA BARIŞIK MADENCİLİK OLUR…

 PARA HER ŞEYİN ÖNÜNE GEÇMEKTE..

İnsafın..Bilmin…….!Yazılanları üzülerek okumaktayım.. Geçmiş ola yıllardır bağırdık maden ocakları göllerin ekosistemini tareımı olumsuz olak etkilemekte diye…Şimdi dağ mı taş mı bıraktılar.. Neyi araştıracaksınız.. Yıllardır bırakılan atıklar belli.. Etkileri ortada….”Isparta ilinin 2017 yılındaki yaklaşık 270 Milyon Dolarlık ihracatı içinde 70 Milyon Dolar ihracat ile doğal taş ihracatı birinci sırada yer almaktadır..” övünmek se başka bir gariplik.. Bu gün kazandınız..Geleceği -iklim su tarımı yok ettiniz…

DAĞ BIRAKMADINIZ SÜTCÜLERDE EĞİRDİRDE BURDURDA DEDEGÖLDE…

EROL KESİCİ

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

 

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

Bu yıl 26. yaşını kutlayan, büyük öğrenci potansiyeli ile Isparta’yı bir üniversite kenti haline getiren Süleyman Demirel Üniversitesinin 2017- 2018 Eğitim- Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Valilik önünden Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine doğru gerçekleştirilen “Isparta’ya Teşekkür ve Veda Yürüyüşü” ile başladı.

SDÜ Mezunları Sağanak Yağış Altında “Yeni Hayat”a Merhaba Dedi

Bu yıl 26. yaşını kutlayan, büyük öğrenci potansiyeli ile Isparta’yı bir üniversite kenti haline getiren Süleyman Demirel Üniversitesinin 2017- 2018 Eğitim- Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, Valilik önünden Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine doğru gerçekleştirilen “Isparta’ya Teşekkür ve Veda Yürüyüşü” ile başladı.

Törende ilk olarak Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Merkez yerleşkede yer alan tüm fakülte ve meslek yüksekokulları akademisyenleri ile öğrenciler, Antalya Büyükşehir Belediyesi Bandosu ve Orkestrası eşliğinde, eğitim hayatı boyunca kendilerine kucak açan şehri selamladı.

Mutlu ve hüzünlü bir o kadar da gurur verici okul yıllarını geride bırakan binlerce SDÜ’lü öğrenci, heyecanla bekledikleri mezuniyet gününe kavuştu; 19 Mayıs Açık Hava Tiyatrosu ve Öğrenci Meydanı’nda aileleri, arkadaşları ve üniversite hayatı boyunca kendileri için emek veren hocaları ile diplomalarını almanın ve keplerini havaya atmanın mutluluğunu birlikte yaşadı.

Hayatın en güzel dönemlerinden biri olan üniversite yıllarını büyük emeklerle bitirmeye hak kazanan mezunlar, Antalya Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde gerçekleştirdikleri kortej yürüyüşü ile konukları selamladı.

Sağanak yağış altında gerçekleşen Mezuniyet Törenin de SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız’ın yönetiminde “Mezuniyet Andı”nı birlikte okuyan öğrenciler, keplerini havaya fırlatarak mezun olmanın haklı gururunu yaşadı.

Törende, aileler, büyük emek ve fedakarlıklarla okuttuğu evlatlarını izlerken duygulu anlar yaşadı..(wwwegirdirakingazetesi.com)

 

Ş İ M D İ    V E D A     Z A M A N I 

 

Ş İ M D İ    V E D A     Z A M A N I 

Yapamazlar, yapılamadı denildi.

Yaşanan zorluklara, çekilen sıkıntılara rağmen  yapıldı.

Otuzsekiz parça mülk  beş yıl süreyle ipotek verilmek suretiyle bu santral  yapıldı.

Yapıldı ve yirmi yıl işletildi.

Proje ve inşaat dönemiyle birlikte yirmibeşyıl geçti aradan.

Hani derler ya zaman su gibi akıp gidiyor  aynen öyle oldu ve  işletme için  tanınan süre bitti.

Sayıları yediyüzü bulan gerçek anlamda halk kuruluşu  olarak küçük küçük paylara  sahip  bir ortaklığın yapıp işlettiği santralın yine aynı halk ortaklığıyla   işletilmesine  devam edilmesi,  

hak olduğu halde  sormadılar bile.

Ödenmeyen alacakları  da olduğu halde  Sütçüler’imizin halkın gücüyle yapılan ilk ve son sanayi tesisini  apar topar sattılar.

Şimdi kocaman bir orman olan ve sayıları bir-kaç yüzü bulan  dikip gözümüz gibi baktığımız ağaçlarımız 

şimdi ne olacak ?

Verilen bunca emekler bağlanan umutlardan ve uğranılan haksızlıklardan sonra hüzünlü bir şekilde.

Ş İ M D İ   V E D A    Z A M A N I

Türkiye’nin Maldivlerini yok edecek festival

Türkiye’nin Maldivlerini yok edecek festival

Türkiye’nin göz bebeği doğa miraslarından biri olan Salda Gölü kıyısında 30 bin kişilik çadırlı müzik festivali organizasyonuna göl uzmanı akademisyenden sert tepki geldi.

Burdur’da Salda Gölü kıyısında yapılmak istenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katılması beklenen ‘Salda Gençlik Festivali’ne tepki gösteren Türkiye’nin önemli göl ve sulak alan uzmanlarından Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, “Böyle bir yerde böylesine büyük bir kalabalıkla müzik festivali yapılması hakikaten akıllara ziyan bir şey. Bence bu etkinlik sağlıklı bir düşüncenin ürünü değil. Bunun adı tanıtım falan değil, gölü tahrip etmektir. Pamukkale travertenleri ne kadar değerliyse, Salda Gölünün bembeyaz kumsalları da aynı ölçüde, hatta daha fazla değerlidir. Pamukkale de insanların ayakkabılarıyla o beyaz travertenlerin üzerine girmelerine nasıl izin verilmiyorsa Salda için de bu böyle olmalı. Bırakın araçlarla girmeyi, ayakkabı ile bile girilmemesi gereken bir doğal mirastan bahsediyoruz. Salda Gölü’nün kıyısındaki o bembeyaz kumsallar, biyomineralizasyon diye adlandırdığımız bir olayın sonucu oluşuyor. Siz buraları çiğneyerek, ezerek karartacaksınız” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’NİN NAZAR BONCUĞU İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü, bembeyaz kumsalları, berrak suları ve turkuaz rengiyle Türkiye’nin Maldivleri olarak anılıyor. Ancak bu güzelliği Salda Gölü’nün son yıllarda yoğun bir ziyaretçi akınına uğramasına neden oldu. İnsan baskısına bir de gölü besleyen derelerin üzerine DSİ eliyle gölet inşa edilmesi eklendi. 2014 yılından itibaren su seviyesinde düşüş gözlenen Salda Gölü’nün ünlü beyaz kumsalları da giderek rengini yitiriyor. Lüks Jeeplerle ve eğlence uğruna beyaz kumsalların tahrip edilmesine, göl kıyısında mangal keyfi yaşamak isteyenler de eklenince birkaç yıl öncesine kadar el değmemiş görüntüsüyle Anadolu’nun nazar boncuklarından biri olan Salda Gölü için tehlike çanları çalmaya başladı.(www:odatv.com)

ARDIÇLI KÖYÜNE YERLİ VE YABANCI AKINI HIZ KESMİYOR

ARDIÇLI KÖYÜNE YERLİ VE YABANCI AKINI HIZ KESMİYOR

Isparta Belediyesi tarafından 11-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali kapsamında pilot bölge ilan edilen Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyüne yerli ve yabancı turist akını devam ediyor. Festival süresince 60 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Ardıçlı Köyüne bugünlerde Hollanda, Almanya, Kore gibi ülkeler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistler gelmeye devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, “Ardıçlı köyümüzü festival kapsamında başarılı bir şekilde tanıttık. Şimdi binlerce turist Ardıçlı’ya gelerek gülü görüyor, kokluyor ve huzur buluyor, köyümüzde turizmden ekonomik girdi sağlıyor” derken, Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin amacına ulaştığını belirtti.

Keçiborlu Ardıçlı Köyü Muhtarı Yakup Yolcu ve beraberindeki heyeti, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret ederek, Gül Fuarı ve Festivali kapsamında köylerinin pilot bölge seçilmesi ve tanıtılmasından dolayı teşekkür etti. Muhtar Yolcu, “Gerek Türkiye’nin gerekse dünyanın çeşitli ülkelerinden festival boyunca ve şimdilerde de köyümüze turist akını yaşıyoruz. Katılım oldukça iyi, patlama oldu diyebiliriz. Köyümüz gülcü bir köy. Sayın başkanımız bu yıl festival ayağında Ardıçlı köyümüzü seçti ve bizleri ihya etti memnun etti. Yapılan hizmette çok büyük, beklentilerimizin çok üzerinde gerçekleşti. Şahsım ve köy halkım adına teşekkür ediyorum. Yapılan hizmetten çok memnunuz. Festival sonrasında da turlar devam ediyor. Bunun sonu daha güzel olacak. Bu etkinliklerin devamını bekliyoruz. Başkanımız Ardıçlı’dan tonlarca gül dağıtılacak dedi. Bilhassa Anneler Gününde 17 bin ziyaretçiyi ağırladık ve bu günde on binlerce çiçek annelerimize dağıtıldı. Başkanımız sayesinde Ardıçlı köyümüzü Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyaya da tanıtmış olduk” şeklinde konuştu.(www.isteispatya.com)

Gülün Kokusu Dünyaya Yayıldı

Gülün Kokusu Dünyaya Yayıldı

Isparta Belediyesi tarafından 11-15 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali kapsamında pilot bölge ilan edilen Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyüne yerli ve yabancı turist akını devam ediyor.

Festival süresince 60 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan Ardıçlı Köyüne bugünlerde Hollanda, Almanya, Kore gibi ülkeler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistler gelmeye devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, “Ardıçlı köyümüzü festival kapsamında başarılı bir şekilde tanıttık. Şimdi binlerce turist Ardıçlı’ya gelerek gülü görüyor, kokluyor ve huzur buluyor, köyümüzde turizmden ekonomik girdi sağlıyor” derken, Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin amacına ulaştığını belirtti.

Ke

çiborlu Ardıçlı Köyü Muhtarı Yakup Yolcu ve beraberindeki heyeti, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’ı makamında ziyaret ederek, Gül Fuarı ve Festivali kapsamında köylerinin pilot bölge seçilmesi ve tanıtılmasından dolayı teşekkür etti. Muhtar Yolcu, “Gerek Türkiye’nin gerekse dünyanın çeşitli ülkelerinden festival boyunca ve şimdilerde de köyümüze turist akını yaşıyoruz. Katılım oldukça iyi, patlama oldu diyebiliriz. Köyümüz gülcü bir köy. Sayın başkanımız bu yıl festival ayağında Ardıçlı köyümüzü seçti ve bizleri ihya etti memnun etti. Yapılan hizmette çok büyük, beklentilerimizin çok üzerinde gerçekleşti. Şahsım ve köy halkım adına teşekkür ediyorum. Yapılan hizmetten çok memnunuz. Festival sonrasında da turlar devam ediyor. Bunun sonu daha güzel olacak. Bu etkinliklerin devamını bekliyoruz. Başkanımız Ardıçlı’dan tonlarca gül dağıtılacak dedi. Bilhassa Anneler Gününde 17 bin ziyaretçiyi ağırladık ve bu günde on binlerce çiçek annelerimize dağıtıldı. Başkanımız sayesinde Ardıçlı köyümüzü Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyaya da tanıtmış olduk” şeklinde konuştu.(www.ajans32.com)

(FESTİVAL SÜRESİNCE 60 BİN ZİYARETÇİ ALAN ARDIÇLI KÖYÜNE GÖRE SÜTÇÜLER’İMİZİN TABİİ GÜZELLİĞİ TARTIŞILMAZ

BU ZİYARETÇİLERDEN SÜTÇÜLER’İMİZİN DE PAY ALMASI GEREKMEZ Mİ ?

HEMŞEHRİLERİMİZDEN VE DE MAHALLİ YÖNETİCİLERİMİZDEN BU KONUYA DAHA FAZLA DUYARLILIK BEKLİYORUZ.)

AKP’den camilerde iftar yemeği şovu AKP Konya Milletvekili adayı Selman Özboyacı, AKP’nin camide düzenlediği iftar yemeğinde seçim propagandası yaptı. 

AKP’den camilerde iftar yemeği şovu

AKP Konya Milletvekili adayı Selman Özboyacı, AKP’nin camide düzenlediği iftar yemeğinde seçim propagandası yaptı. 

AKP Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığı’nın camilerde düzenlediği iftar yemekleri tepki çekti. AKP’li yöneticiler ve partililerin de katıldığı Ilgın ilçesindeki iftar yemeğinin fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmasının ardından duruma tepki gösteren vatandaşlar, dinin siyasete alet edildiği yorumunda bulundular. Konya Çelebi Camii’nde önceki gün düzenlenen iftar yemeğine AKP Konya Milletvekili Adayı Selman Özboyacı da katıldı. 

ILGIN İLÇESİNDE AKP’NİN CAMİDE İFTAR YEMEĞİ TEPKİ ÇEKTİ

24 Haziran’da sandığa gitmeye hazırlanan Türkiye’de partilerin milletvekili adayları belirlendi, seçim yarışı başladı. Ancak seçim öncesi yapılan propaganda çalışmaları bu kez öyle bir yere girdi ki görenlerin tepkisini çekti. AKP Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığı, seçim öncesine denk gelen Ramazan ayını fırsata dönüştürmek için camilerde iftar yemeği organize etmeye başladı.(www.odatv.com)

Bu satırlar Sabah yazarından: Döviz artışı devam edecek”Herkes bu cinayeti görüyor ama kimse engel olmuyor”

Bu satırlar Sabah yazarından: Döviz artışı devam edecek”Herkes bu cinayeti görüyor ama kimse engel olmuyor”

Hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugünkü yazısında doların artışını Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanına benzetti.

Güngör şöyle yazdı:

“Dünya edebiyatının usta yazarlarından Gabriel Garcia Marquez’in ‘Kırmızı Pazartesi’ romanını okuyanınız var mı bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu kitapla yazar Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştı. Bugün sabah gündeme bakarken aklıma takıldı.

Raftan tekrar indirdim kitabı… Kolombiyalı yazar kitapta kasabada işlenen bir namus cinayetini anlatıyor. Romanın kahramanı Nasar iki kardeş tarafından öldürülüyor.

Nasar’ın öldürüleceği romanın ilk satırlarından belli. Kasabada herkes cinayeti biliyor ama kimse buna engel olamıyor. Anlayacağınız göz göre göre cinayet işleniyor. Bu romanın ekonomiyle ne ilgisi var demeyin. Bana göre, o gün o kasabada yaşananlar, bugün ülkede yaşadıklarımızla benzerlik gösteriyor.

“BİR ŞEYLERİN NORMAL OLMADIĞININ FARKINDALAR”

İmalatçı bir dostum arayıp ‘Kur daha da çıkacak mı nerede durur?’ diyor. 1 yıl önce işlerin iyi gideceğini varsayıp leasingle iki makine daha almış. Şimdi kur arttıkça Güngör, Marquez’in kitabına benzetmesini de şöyle anlattı:

“Tıpkı Kırmızı Pazartesi romanındaki gibi… Herkes tabiri caizse ‘cinayeti’ biliyor ama kimse engel olmuyor.

Vatandaş birbirine ‘Döviz kurunu düşürmek için neden kimse bir şey yapmıyor’ diye soruyor. Ekonomi yönetimi bu soruları görmezden geliyor.

24 Haziran’daki seçime şunun şurasında ne kadar kaldı. Acaba döviz kurlarındaki artışın ‘reel sektöre, kamuya ve vatandaşa maliyetini kimse hesaplamıyor mu?’ diye düşünmeden edemiyorum.

Üstelik, piyasanın Merkez Bankası üzerindeki baskısı büyüdükçe faiz artışı beklentisi artıyor. Sanırım, Merkez Bankası’nın hamlesi bilinmedikçe ve bir aksiyon gelmedikçe döviz kurlarındaki artış devam edecek. Umarım, ekonomi yönetimi dövize müdahale için daha fazla geç kalmaz.”

Odatv.com

.

SÜTÇÜLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK; HER ISPARTA’LININ, HER GÖLLER BÖLGESİ İNSANININ, HER İÇ BATI AKDENİZ’İN VE HER YURDUM İNSANININ GÖREVİ OLMALIDIR VE DE OLMAK ZORUNDADIR, HELE HELE DOĞA SEVERLERİN!

SÜTÇÜLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK; HER ISPARTA’LININ, HER GÖLLER BÖLGESİ İNSANININ, HER İÇ BATI AKDENİZ’İN VE HER YURDUM İNSANININ GÖREVİ OLMALIDIR VE DE OLMAK ZORUNDADIR, HELE HELE DOĞA SEVERLERİN!

                                    Zeki TARHAN – ANKARA

23 Aralık 2017

7 günü, Sütçüler halkı Ankara’ya yaptığı çıkartmayla bir tarih yazdılar. Sosyologlar / Antropologlar ve Tarihi Cografyacılar bu çıkartmayı mutlaka bilimsel bir zemine oturtacak ve sebep – sonuç ilişkilerini objektif ve tarafsız bir şekilde irdeleyeceklerdir.
***
Adeta, üvey evlat muamelesine maruz bırakılmış ve de itilmiş / kakılmış bir CENNET KÖŞEMİZİN insanlarının halet-i ruhuhiyesiyle karşılaşıyorduk. Yıllar önce SDÜ’ nün Orman Fakültemizce düzenlediği “Doğal Alanların Korunması” konulu Sempozyumda tartışılanlar ve son gün Çandır’a / Yazılı Kanyona düzenlenen Teknik gezi ve o gezide Çandır Muhtarının konuşması, tüm SDÜ bilim insanlarımızın Çandır halkımızın yanında yer alışı, gerekirse çıplak bir şekilde Ankara’ ya kadar yürüme kararlılığım gözlerimin önünde bir sinema şeridi gibi canlanıvermişti ISVAK salonlarında!!!
***
Sütçüler Belediye Başkanı Mustafa ÜSTÜN’ün başkanlığında oluşturulan bir minibüs dolusu heyetle gelmişlerdi Ankara’ya ve ISVAK’la buluşuluyordu… ISVAK; onlar için bir çare müessesesi idi, diğer bir deyişle can kurtaran simidiydi. Hani “dert küpü” denir ya, aynen öyle idi Sütçüler.
Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava ve doğa

Doğası, Mermer Ocakları ile tecavüze uğruyordu. Ne Dağ ekosistemi kalmıştı ortada ve nede Orman

Doğası ekosistemi. Bırakınız sürdürülebilir kalkınmayı, Havası ve suyu, yaşamın sürdürülebilirliğini de tehdit ediyordu.
Sütçüler ekonomisine, herhangi bir katma değer de sağlamıyordu Mermer Ocakları. Tabiat harikası Yazılı Kanyon, HES tehdidi altındaydı. Sütçüler’ in o çok kıymetli Kekik ve Balı, görmesi gereken itibarı, elde etmesi gereken ekonomik getiriyi, başta belirttiğimiz itilmiş / kakılmışlık zincirini kıramadıkları için, boşaltılmış ve de adete göçe zorlanmış bir yerleşimin son Donkişotları gibiydiler… Sımsıkı, evet evet, sımsıkı bağrımıza bastık bu insanları üçüncü bir saç ayağı olarak ISVAK’ ta.
***
…Ve sonunda; Gazetemizin diğer sütunlarında göreceğiniz gibi, (10) Maddelik bir Sonuç Bildirgesi (=Manifesto ) yayınladık onbir imzalı. Bu Manifestoyu; Yerel Toplumsal Dinamiklerin ve aktörlerin, yerel yönetimler ile mülki idarelerin, bilhassa Merkezi Otoritenin yerel temsilcisinin dikkate alması ve acilen harekete geçmesinin kaçınılmaz olduğunu duyurmak istiyoruz…
GÜNEŞİN GİZEMLİ BAHÇESİ, n’olur ağlama, ISVAK var!!!
YEŞİL SÜTÇÜLERİM, YEŞİL KALACAKSIN MUTLAKA

!!! HOŞÇA KAL.

(Bu yazı www.egirdirakingaztesi’den alınmıştır)

VEKİL GİBİ KARŞILANDI YILLARCA DEMİREL’İN DOKTORU OLARAK GELDİ, ŞİMDİ SİYASETÇİ SIFATIYLA ISPARTA’DA

whatsapp-image-2018-05-22-at-16.43.07-(1).jpeg

1.sıra milletvekili adayı Dr Aylin Cesur şehrin girişinde karşılandı 24 Haziran’da yapılacak seçimde partilerin milletvekili adayları dün kesinleşti.

Buna göre İYİ Parti Isparta’da ilk sırayı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doktoru Aylin Cesur’a verdi. Doktor Cesur, Isparta’ya gelişinde İl ve Merkez İlçe Başkanları, milletvekili aday adayları kalabalık partililer tarafından karşılandı. SDÜ Kavşağında kalabalık partili grubu tarafından karşılanan milletvekili adayı Doktor Aylin Cesur, herkesle tek tek kucaklaştı.

Eşi ile birlikte Isparta’ya gelen ve seçim çalışmalarına başlayacak olan Doktor Cesur, oldukça duygulu olduğunu söyledi. 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in yanında doktoru ve danışmanı olarak 20 yıl boyunca görev yaptığını ve kendisinden çok şey öğrendiğini belirten Cesur, bu birikimlerini Isparta için harcayacağını ifade etti.

 İYİ Parti’nin Türk Milletini kucaklayarak demokrasiye sahip çıkma hedefi ile yola çıktığını belirten milletvekili adayı Aylin Cesur, ‘4-0 yaparak Türkiye’nin siyasetini dizayn eden Isparta yine aynı noktaya gelmelidir’ dedi. Milletvekili adayı Dr Aylin Cesur, son olarak hangi siyasi görüşten olursa olsun insanların seçim süresince sağduyulu davranmaları temennisinde bulundu. Açıklamanın ardından İYİ Parti’nin seçim otobüsüne geçen Dr Aylin Cesur ve parti kadrosu uzun araç konvoyu ile şehre giriş yaptılar.(Haber32 )

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim çalışmaları için vatandaştan bağış ve yardım kampanyası başlattı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Bende para yok. Ateşleyin bakalım. Fırına odun atın biraz. 5 lira, 10 lira, 20 lira yatır ama yatır” diyerek başlattığı yardım kampanyasının ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan da seçim çalışmaları için bağış ve yardım kampanyası başlattı. Kampanyanın sloganı ise “Sen de destek ol”.

Güneykent Çifte Bayrama Hazırlanıyor

Güneykent Çifte Bayrama Hazırlanıyor

Isparta’da bu yıl hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi sonucunda gül hasat sezonu 20 gün erken geldi. Yaklaşık 1 ay daha devam edecek olan hasat sezonu sonunda, Ramazan Bayramı ve Gül Festivali ile birlikte çifte bayram yapılacak.

Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da, üretimin yaklaşık yüzde 18’e varan kısmında söz sahibi olan Gönen ilçesine bağlı Güneykent’te hasat 20 gün önceden başladı.

Bu yıl havaların sıcak gitmesiyle birlikte, alışılmış zamandan 20 gün erken geldiği belirtilen gül hasat sezonu, Ramazan ayı sonuna dek devam edecek. Güneykent’teki gül hasadı sonunda festival düzenleyeceklerini kaydeden Belediye Başkanı Fahreddin Gözgün, “Festivalimizde yine gül toplanacak, gül kaynatılacak, folklorik gösteriler olacak ve gülün şiiri konuşacak, gülün parçaları ve türküleri konuşulacak. O gün güle dair gerçekten gül gibi bir gün yaşatacağız. Ben bütün herkesi, bayramın 2 ve 3. gününde şeker gibi bir gül bayramı yaşamaya davet ediyorum” dedi.

“BU İŞİ HASSASİYETLE VE BİLİNÇLİ YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Güneykent’te doğduğundan bu yana gül yetiştiriciliği yaptığı belirten Hüseyin Aşan, gülcülüğün güzel ama bir o kadar da zor bir meslek olduğunu anlattı. Aşan, “Doğduğumdan bu yana gülcülük yapıyorum. Gül yetiştiriciliği güzel ama zor bir meslek. Çok küçükken başlıyorsun, verim alabilmek için 3-4 yıl geçiyor. Tabi o arada büyük uğraşlarımız oluyor, işçi sıkıntısı çekiyoruz. Gül otu hiç sevmeyen bir bitki. Hassasiyet göstermek gerekiyor, devamlı çapa ve bel yapmak gerekiyor, bunlara çok dikkat etmek gerekiyor. O yüzden bu işi bilinçli yapmak çok önemli” dedi.

“BU BÖLGENİN GÜLÜ ÇOK DEĞERLİDİR”
Güneykent gülünün, yüksek kesimlerde yetiştiği için Isparta’daki diğer bölgelere göre daha kaliteli olduğunu savunan Aşan, “Bizim bu bölgenin gülü çok değerlidir. Kıymetini bilmek için çok uğraş ve reklam lazım. Gülün değerinin artırılması için büyüklerimizin bu işe el atması lazım. Bizim gülümüz, Isparta’nın ova olan bölgelerinde yetişen güllerden daha değerlidir. Öyle yerlerimiz var ki; rakımı 1500 metre olan yerlerde biz gül yetiştiriyoruz. Gülümüzün yağ ve su oranı bu yüzden çok daha kaliteli oluyor. Burada biz, hem kıraçta, hem de susuz olarak gül yetiştiriyoruz. Böyle olunca da yağında ve suyunda da kalite farkı oluşuyor. Sulu yetiştirilen gülün yağ kalitesi çok düşük olur. Normalde 3-4 tonluk gül yaprağından elde edilecek yağ ve suyu, biz çoğu zaman burada 2,5 tondan aynı miktarda elde edebiliyoruz” diye konuştu.(VİDEO İÇN BAŞLIĞIN ÜZERİNİ TIKLAYINIZ)

Gözyaşları Sel Oldu!

cenaze2.20180522161910.jpg

Gözyaşları Sel Oldu!

Önceki gün görev yeri olan Şırnak’a giderken Şanlıurfa’da trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden Eğirdir Balkırı Köyü Nüfusuna kayıtlı Uzman Çavuş Mehmet KAYAN  bugün öğlen namazına müteakip Eğirdir Balkırı Köyünde yapılan askeri törenle son yolculuğuna gözyaşları arasında uğurlandı.

Törene Isparta Valisi Şehmus Günaydın,  Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, Eğirdir Dağ Komando Okulu Komutanı Tuğg. Ömer Faruk Bozdemir, Yüksek Rütbeli Askerler, AK Parti İlçe Başkanı Veli Gök, İlçe Müftüsü Mustafa Türköz, Daire Müdürleri,  MHP İlçe Başkanı Mustafa Bozkurt ve Yönetimi, Eğirdirliler ve Esnaflar Dayanışma Derneği Başkanı Ali öz, çok sayıda vatandaş katıldı.

Bayramdan sonra düğün hazırlıkları yapan Mehmet Kayan ve Eşi Durana Kayan’ın resmi nikahlarını yaptıkları fakat düğün törenlerini yapmaya hazırlandıkları öğrenildi. Cenaze törenine gelinliğini giyerek gelen Durana Kayan’ın feryatları yürekleri dağladı.

(www.ajans32.com Kemal Erben / EĞİRDİR)

 

Türkiye’de İlk Olacak!

Türkiye’de İlk Olacak!

Vali Şehmus Günaydın, büyük önem verdiği  “Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı” çerçevesinde kurulması kararlaştırılan ve inşaatında sona yaklaşılan Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde incelemelerde bulundu.

Vali Günaydın inceleme sırasında yaptığı açıklamada yaklaşık bir ay önce temeli atılan inşaatın 15 gün içerisinde tamamlanacağını belirterek, projenin Türkiye’de ilk olması sebebiyle çok titiz bir çalışma yürütüldüğü söyledi. Vali Günaydın; “ Özenli bir çalışma yürütüyoruz, bütün detayları ele alıyoruz, ilgilendiğimiz konunun hassas olması sebebiyle tüm çalışmaları uzmanlara danışarak yapıyoruz. İç mekânların renk seçimleri bile uzmanların düşünceleri doğrultusunda gerçekleşiyor” dedi.(www.ajans32.com)

 

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Hükümet harekete geçti! Yüzde 33 ucuzlayacak

Enerji Bakanlığı konutlarda çatı ve dış cepheye konulacak güneş panelleriyle lisans almadan elektrik üretmenin maliyetini düşürmek için çalışma başlattı. Proje onayı, harçlar, dağıtım ve KDV gibi çeşitli iyileştirmelerle 10 kw’lik sistem için maliyet 75 bin liradan 50 bin liraya düşürülecek.

nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, konutlarda çatı ya da dış cepheye konulacak güneş panelleriyle lisans almadan kendi elektriğini üretecek ve fazlasını sisteme 10 yıl boyunca 13.3 dolar/ sentten satacaklar için önemli bir çalışma başlattı. Halen, 10 kw bir güneş paneli sistemi, anahtar teslimi ortalama 15 bin Euro’ya (75 bin TL) mal oluyor. Enerji Bakanlığı’nın: proje çizim ve onay, harçlar, iletim ve dağıtım bedelleri, KDV ve diğer maliyetlerde yapacağı iyileştirmeyle 75 bin liralık tutarın, 50 bin liraya kadar düşebileceği belirtiliyor.

‘7 YIL PEŞİN ÖDE’YE KURULUR’

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, Enerji Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmanın yaz sonunda ya da sonbaharda tamamlanmasını beklediklerini belirterek, maliyetlerin düşmesiyle birlikte çatı tipi güneş paneli kurma girişimlerinin de hızlanacağını belirtti. Telemcioğlu, “Vatandaş, ‘15 yıllık elektrik paranı peşin öde, sistemi kur ve 30 yıl elektrik faturası ödeme’ denilirse panel kurmaya yanaşmaz. Ama, ‘7-8 yıllık elektrik paranı peşin öde, 30 yıl fatura ödeme’ denilirse panelini kurar ve elektriğini üretmeye başlar” dedi.

10 YIL SİSTEME SATABİLECEK

GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, vatandaşın kendi elektriğini üretip, fazlasını da YEKDEM kapsamında sisteme satabileceğini belirterek, “Vatandaş, 10 yıl boyunca sisteme verdiği her birim elektrikten 13.3 dolar/sent alacak. Bu satıştan gelir vergisi ve stopaj da alınmayacak” dedi. Telemcioğlu, YEKDEM’in 2020’de kalkabileceğinin anımsatılması üzerine, “Enerji Bakanlığı’nın bu konuyla ilgili de bir yasa çalışması var. Kendi elektriğini üreteceklerde alımlar devam edecek. Tutar, 13.3 dolar/sent olmaz da örneğin 10 dolar/sent olabilir. Bunun yanı sıra çatılar için yerli katkı desteği verilmesi ve mahsuplaşmanın şu andaki gibi saatlik değil aylık olması, vergisel kolaylıklar, iletim ve dağıtım bedelleri alınmaması ve bu yatırımı yapacaklar için uzun süreli ve düşük faizli krediler sağlanması da bu sistemin önünü açacak önemli adımlardır” diye konuştu.(kaynak;www.ispartahaber.com)

ŞEHİDİMİZ VAR…

ŞEHİDİMİZ VAR…


EĞİRDİR’e bağlı Balkırı (Cire) Köyü’nden olan Uzman Çavuş Mehmet Kayan, izin dönüşü görev yerine giderken geçirdiği kaza sonucunda hayatını kaybetti. Uzman Çavuş Mehmet Kayan, Şırnak’tan memleketi Eğirdir’e izne gelmişti. Önceki gün izni biten ve görev yeri olan Şırnak’a kendi aracı ile gitmekteyken Şanlıurfa İlinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Acı haberi alan Balkırı’da bulunan aile Şanlıurfa’ya hareket etti. Genç yaşta hayatını kaybeden hemşehrimiz Uzman Çavuş Mehmet Kayan’ın nişanlı olduğu ve bayramdan sonra düğün hazırlığı yaptığı öğrenildi.(ADNAN YILMAZSOY)

www.sutculerimiz.com yazı ailesi olarak merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine de sabırlar diliyoruz.

Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze,Güneykent’te açıldı

Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze,Güneykent’te açıldı

– Türkiye’nin ilk gül müzesi: Güze 
– Türkiye’nin ilk gül müzesi olan ‘Güze’ Isparta Güneykent’te hayat buluyor
– Isparta şivesindeki ‘Güzel’ ve ‘Gül Müzesi’ tabirlerinden adını alan müze: ‘Güze’
– Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün:
– “Türkiye’nin ilk gül müzesi Güneykent’te olacak”
– “Gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı, turizmden bahsettiğimizde bir müze olması gerekiyordu, yaptık” 

 
 Isparta Güneykent’te her geçen gün ivme kazanan gül turizmiyle birlikte adını ‘Güzel’ anlamına gelen Isparta şivesindeki ‘Güze’ ve ‘Gül Müzesi’ tabirlerinden alan Türkiye’nin ilk gül müzesi Güze’de son rötuşlar yapılıyor. Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Güneykent’imiz gül turizminde artık ciddi bir yol kat etti fakat, gelen tur gruplarına gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı” dedi. 
  ‘Gül kenti’ olarak anılan Güneykent beldesinde, ilk gül dikimine rastlayan zamanda inşa edilen ve mülkiyeti belediyeye ait olan belde meydanındaki bin 20 metrekare alanda kurulu bina, Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün tarafından Türkiye’nin ilk gül müzesi olacak ‘Güze’ye dönüştürüldü. 
  Yakın zamanda tamamlanacak olan ve yapının orijinaline dokunulmadan küçük müdahale ve onarımlarla inşa edilen Güze’de, gülün serüveni, gülün yetişmesi, işlenmesi, kültürel ve manevi değerleri, yerli ve yabancı turistlere nakledilecek. 
   
  “Güle dair bir müze kurmanın en doğru fikir olacağından yola çıktık” 
  Büyük bölümü tamamlanan ve son rötuşlarının ardından önümüzdeki günlerde yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmaya hazırlanan ‘Güze’nin ortaya çıkışıyla ilgili İHA muhabirine konuşan Güneykent Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün, “Güneykent’imiz gül turizminde artık ciddi bir yol kat etti fakat, gelen tur gruplarına gül bahçelerinin yanı sıra alternatif bir şeyler daha sunmak lazımdı. Bir turizmden bahsettiğimizde, orada bir müze olması gerekiyordu. Biz de güle dair bir müze kurmanın en doğru fikir olacağından yola çıktık” dedi. (www.ispartahabr.com)

Demokrat Parti Isparta Milletvekili Aday Adayı Dr. AYLİN CESUR SEÇMENLERLE BİRARADA

Demokrat Parti Isparta Milletvekili Aday Adayı Dr. AYLİN CESUR SEÇMENLERLE BİRARADA

24 Haziran seçimlerinde İYİ Parti’den Demokrat Parti kontenjanından Isparta Milletvekili aday adayı olan Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Doktoru  Aylin Cesur, geçtiğimiz Cumartesi günü İslamköy’de  Merhum Şevket Demirel için yapılan anma toplantısına eşi ile birlikte katıldı.(www.istehaber.com)

Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yılı BUGÜN 16 MAYIS 2018..

Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yılı BUGÜN 16 MAYIS 2018..

Dr. AYLİN CESUR

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilişinin 25. Yıldönümü!.

Bugün aslında; Büyük Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizin 50 senesinde-ömrünü milletine ve Atatürk Cumhuriyetine adayan bir Büyük Demokrasi ve Kalkınma Kahramanı’nın, bu yüce makamdaki yaptıkları ile milleti ve dünya milletleri tarafından tarihe ismini efsane olarak yazdırmasının başlangıç günü!.

Demirel; demokrasi ve kalkınma kahramanıdır ve yaptığı her dönemde, siyasetin de tartışmasız lideri ve duayeni olarak ismini tarihe yazdırmıştır.

Süleyman Demirel, 1 Kasım 1924’de İslamköy’de doğdu. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından 1 yıl sonradır. 13 milyondan oluşan ve bütün sanayi ihtiyaçlarını ithal eden, tarıma dayalı bir toplum ve kişi başına düşen gelir yıllık 50 dolar olan bir Türkiye’de.

Demirel’in hikayesi, sadece İslamköy’den Çankaya’ya giden yolun hikayesi değildir. Bu hikaye aynı zamanda, Cumhuriyet’in kalkınma, medenileşme mücadelesinin ve Türk Milleti’nin benlik arayışının hikayesidir.  Hayatına şekil veren de doğduğu köyün ve aslında Anadolu’nun koşullarıdır. Bir köylü çocuğu, Devletin en yüce makamına seçilebilmiştir. Bu Cumhuriyet ve Demokrasi sayesinde olmuştur ve kendisi de bunu sürekli dile getirmiştir.

Cumhuriyet’in de 50 senesinde Süleyman Demirel vardır. 10 sene yüksek idarecilik, 12 sene Başbakanlık, 21 sene muhalefet liderliği, 7 sene Cumhurbaşkanı olarak geçen bir 50 sene.  Türkiye,  Demirel’in Cumhurbaşkanlığı görevini tamamladığı 2000 yılında, her alanda dev atılımlar gerçekleştirmiş bir dünya devletidir.

Göreve başladığı yıllarda Türkiye’nin 35 bin köyünün sadece 13’ünde elektrik olan bir Türkiye. Bir yerden bir yere gidilemeyen ve gidilmesine aslında ihtiyacı olmayan bir Türkiye.

Demirel’in Rüyası “Büyük Türkiye” idi. Köyden gelen ve halkın ıstırabını iyi bilen biri olarak, 1965 seçimlerinde “Vatan için el ele” diyerek yola çıktı.

Halkın karşısına “kavgada, dövüşte fayda yoktur. Gelin Türkiye’yi iyi günlere götürelim. Aş bulalım, ekmek bulalım. Türkiye’yi imar ve inşa edelim. Türkiye’yi kalkındıralım. Çağdaş ülkeler seviyesine getirelim. Ne mi yapalım? Avrupa’yı  Asya’ya bağlayalım. Boğaz Köprüsü’nü yapalım. Ne mi yapalım? Dicle ve Fırat’ın üzerine Keban Barajı’nı yapalım ve Türkiye’ye elektrik bulalım. Elektrik ile fabrikalar kuralım. Fabrikalarda çocuklarımıza iş bulalım. Okul yapalım. Okumamış insan kalmasın Türkiye’de. Ve geleceğe yürüyelim” diye çıktı. “Büyük Türkiye” hamlesinin gayreti yurt topraklarında verilecekti. “Bilgi konacak, demir konacak, çimento konacak ve en önemlisi bu güzel topraklara sevda konacak” dediği topraklara hepsini koydu.

Süleyman Demirel’in Destanı, halkın tümünü kucaklayan ve bu ülkenin her kişisini kucaklayan bir destandır. Ne yapmaya kalkışsa, bir karşı çıkan olmuştur. Para yok, para bulacaksınız, buldu; Proje yok-bulacaksınız; buldu; mühendis yok-bulacaksınız; buldu..

Barajlar geldi artarda. Seyhan Barajından sonra yeni barajlar. Bir ömrüm daha olsa bir daha veririm dediği büyük eseri GAP. Dünyanın incisi dediği Atatürk Barajı. Birecik Barajı ve Karkamıs Barajı. Dağları değil çağları deldiği Urfa Tüneli..

Ve sanayileşme..Kendisinin deyişiyle iğneden ipliğe her şeyi satın alan bir ülkeden, kendine yetecek inşa gücü ve sanayi tesisi ile ve eğitim kurumu olan bir ülke olmasını sağladığı milletine hizmet için adanan bir ömür..

2000’lere gelindiğinde Türkiye Cumhuriyeti 80 milyona varan nüfusu ile tüm sanayi ürünlerini ithal eden bir ülkeden, bir sanayi toplumuna dönüştü. Kendi uçaklarını, denizaltılarını, otomobillerini üretip, ihraç eden bir sanayi ülkesi Türkiye’ye gelindi.

Cumhuriyetin en büyük işinin eğitim olduğuna inandı. Okulsuz köy, orta okulsuz kasaba ve lisesiz ilçe kalmasın. İlk hedef buydu. Cumhuriyetin en güzel eseri saydığı “üniversiteyi her yere götürelim”. Asıl hedef buydu. Ve 104 üniversitenin kurulmasına, gelişmesine imza attı. Ülkenin hür olması lazımdı. Hür devlet, hür toplum ile mümkündü. İnsanların hür olması ise eğitim ile mümkündü. Bu nedenle eğitim işini fevkalade önemsedi. Hizmetlerinin en başında tuttu. Hür üniversite demokrasinin en önemli kurumlarındandı. Hür seçim, hür parlamento, hür basın, hür yargı, hür sendika, hür inanç, hür vicdan, hür zihin, hür meydan, hür sokak, hür sivil toplum, çağdaş Türkiye’nin görüntüsü idi ve 50 sene bunun peşinden koştu.(www.isteisparta.com)

Hem Milli Hem Dini Bir İklim!

Hem Milli Hem Dini Bir İklim!

Isparta Belediyesi 19 Mayıs Gençlik Şöleni ve İftar Programı düzenledi. Modernevler Pazaryerinde gerçekleşen programda binlerce kişi iftar açarken, Sanatçı Turgay Başyayla da birbirinden güzel eserlerini Ispartalılar için seslendirdi. Başkan Günaydın, başta gençler olmak üzere tüm vatandaşların bayramını kutlarken, Ramazan ayının da bereket ve güzellikler getirmesi temennisinde bulundu.

Isparta Belediyesi 19 Mayıs Gençlik Şöleni ve İftar Programı düzenledi. Programda Sanatçı Turgay Başyayla birbirinden güzel eserlerini meydanı dolduran binlerce kişi için seslendirdi. Modernevler Mahallesi Pazar Yerinde düzenlenen programda iftar öncesinde çocuklar için orta oyunları, balon park, ebru gibi faaliyetler gerçekleştirilirken, programa Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’da ailesi ile birlikte katıldı.

İftar öncesinde konuşan Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, başta gençler olmak üzere meydanı dolduran binlerce kişinin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutladı.  “Değerli Ispartalı hemşehrilerim iftar programına hepiniz hoş geldiniz. İftarımıza katıldığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. (www.ajans32.com)

MENEVİŞ KEPEZİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ, YA YARINI ?

MENEVİŞ KEPEZİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ,

YA YARINI ?

Meneviş Kepezi;

Sütçüler’imize girişte  bütün güzelliği ile adeta bizleri karşılayan adeta selamlayan ve belli bir yaşın üzerindeki kişilerin ise de odunculuk  hatıralarının canlandığı üzerinde meneviş, pelit şimşir ardıç gibi ağaçları üzerinde barındıran bir dağdır.

Ardıç ağacı en dayanıklı ağaç olduğundan kerestelik veya   bahçe çevrilirken süven (bahçeye dik çakılan kazık) olarak kullanılırdı. En iyi odun pinar meşesi pelit meşesi olup bunların kurumuş olanları kesip kış aylarında yakacak olarak kullanılmak üzere ve de  Orman İşletmesinin odun da  satmasına rağmen (ekonomik açıdan tercih dildiğini düşünüyorum) Bekirağalar Köyünün ilerisine eşeklerle oduna gidilir kesilip eve getirilen odunlar da Sütçüler’de evlerin altında bulunan   kapaltına istif edilir ve bir kış boyunca bu odunlar yakılırdı.

1955 yılına kadar devam ettiğini tahmin ettiğimiz gece yarısına doğru  yola çıkarak başlayan  ve ertesi gün  günün ağarmasına kadar odun kesme devam eder eşeklere odunun yüklenmesi, yüklü eşeklerin yavaş yürümesi  (zaman zaman yükün ağırlığından veya yaşlılıktan yüklü olarak yatmaları,yeniden sarılması  ) gibi sebeplerden neredeyse öğle saatlerine kadar devam eden  odunculuk çok riskli bir işti.

Değirmendere’sinde Değirmenci Ahmet’in değirmeni (Bugün Sütçüler Hidroelektrik Santralının bulunduğu yerde) civarında ormancıya  yakalanıldığı taktirde  eşek  ve nacak  değirmen sahibine yeddiemin olarak teslim edilirdi. Mahkemeye çıkarılan oduncunun  bu işte kullandığı  eşeği ve nacağı (suç aletleri ) Cuma günü Köyiçinde bir görevli tarafından halka eşek gösterilip   satılacağı sözlü olarak (Belediye görevlisi İbrahim)  ilan edilir  sonuçta oduncunun eşeği ve nacağı açık artırma  ile satılırdı.( eşeği bir başkası vasıtası ile sahibi para ödeyerek geri alırdı)

Geçmişte sadece Meneviş Tepesi’ndekini  değil  ve tüm dağlarımızdaki ormanlarımız bu derece Devlet tarafından hassas olarak korunurdu. Ama bugün para uğruna  çocuklarımıza ,torunlarımıza iftiharla bıracağımız ve bizlere de atalarımızdan kalan güzelliklerimiz telafisi mümkün olmayacak bir şekilde gözlerimizin önünde teker teker yok edilmek üzeredir.

Böyle bir tehlikeyi sezen Senirkent Ulubey’de ilk defa bir mermer ocağı haberini alan bütün köy halkının başta kadınları olmak üzere itirazlarını nasıl dile getirdiklerini hatırlıyoruz.

BU KADAR SESSİZLİK ÜZERİNE SÜTÇÜLER’İMİZİN YASLANDIĞI KEPEZ’DE DE ONLARI GÖRÜRSEK HİÇ ŞAŞMAYALIM.

Kore Gazilerini yere kapanarak selamladılar

Isparta Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Gül Fuarı ve Uluslar arası Gül Festivaline katılmak için ilimize gelen Güney Koreli turistler, karşılarında Ispartalı Kore Gazilerini görünce yere kapanarak selamlama yaptılar. Duygu dolu anların yaşandığı anda Gaziler de savaş günlerini yad ettiler.
Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali’ne katılmak üzere geldikleri rta’da 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı’na katılan Kore Gazileri ile bir araya gelme fırsatı yakalayan Güney Koreli turistler, gazilerin ayakları önünde yere kapanarak kendilerine özgü teşekkür ve minnet duygularını iletti. Güney Koreli turistler ve Kore Gazileri arasında duygu dolu anlar ve renkli görüntüler yaşandı.  Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali’ne katılmak üzere kente gelen Güney Koreliler, 1950-1953 yılları arasında, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaşa katılan 5 Kore gazisine minnet duygularını iletmek amacıyla önlerinde yere kapanarak selamlama yaptı. Kendilerine gösterilen saygı ve teşekkür dolayısıyla memnuniyet ve duygularını ifade eden Kore Gazileri ise alkışlayarak karşılık verdi. 

“TÜRK MİLLETİNE ÇOK MİNNETTARIZ” 

Tercüman aracılığıyla Kore Gazileri ile konuşan Güney Koreli turistler, “Biz bu savaşı kazandık. Türklere çok minnettarız. Hem Kore halkı adına, hem de kendimiz adına sizlere selam vermek istiyoruz” dedi.  Türk kültüründeki el öpme veya en önemli teşekkürlerine karşılık gelen Kore’ye özgü selamlamalarını yapan Güney Koreliler, “Savaşa katıldığınız için Kore geleneğine göre selamlıyoruz. Türk milletine çok minnettarız. Hem Kore halkı adına hem de kendimiz adına sizlere selam vermek istiyoruz. Koreliler olarak, sizler sayesinde yaşıyoruz ve ayakta duruyoruz. Hepsi sizlerin sayesinde oldu. Her şey için çok teşekkür ediyoruz. Şavaşırken şehit olan askerler oldu. Herkes adına bu selamı veriyoruz. Minnettarlığımızı sizlere göstermek istiyoruz” diye konuştu.

KORE GAZİLERİNİ ÜLKELERİNE DAVET ETTİLER 

Bir süre sohbet eden gaziler ve Güney Koreliler arasında duygu dolu anlar yaşanırken, o yıllarda yaşanan gerçek hikayeler paylaşıldı. O yılların hatırlanmasıyla birlikte Güney Koreli bazı turistler gözyaşlarına hakim olamadı.  Öte yandan Güney Koreliler, Türk Kore Gazilerini ülkelerine davet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. (www.ispartahaber.com-Altaki fotoğrafta Kore Fatihi diye adlandırılan General Tahsin Yazıcı,Üsttekinde Kore’ye gitme ve gelme vapurla olduğundan askerler  vapurun güvertesinde toplu namaz kılarken,Fotoğraflar Mustafa Doğankaya arşivi National Geoprafik)

 

ISPARTA CENNET BİR PARÇA

14_05_2018_ardicli_gul_festivali_4

14_05_2018_ardicli_gul_festivali_8
ISPARTA CENNETTEN BİR PARÇA
Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, ilahiyatçı yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş ile birlikte geldiği Ardıçlı köyünde gülün bir cennet parçası olduğunu söyledi. Festivalin dördüncü gününde de ziyaretçi akınına uğrayan Ardıçlı’da Isparta’nın gülleri dünyaya tanıtıldı
Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın ve İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş gül bahçelerine eşleriyle birlikte geldiler. Gül bahçesinde gül topladılar, kulelere çıkıp fotoğraf çekildiler.
KARATAŞ: HAKKEL YAKIN OLDUK
Gül bahçesinde hissettiği duyguları basınla paylaşan İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Mustafa Karataş, “Bizde ilimde şöyle bir tabir var. İlmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin. İlmen yakın demek yaşamadan içinde bulunmadan görmeden bilmektir. Aynel yakin de bizzat görerek bilmektir. Hakkel yakın var ki tam işin merkezinde bulunmaktır. Biz şimdi bugüne kadar gülü ve gül bahçesini ilmel yakin biliyorduk bugün artık hakkel yakin oldu. Gözümüzle gördük artık her tarafımız gül oldu. Burada artık gülden bir parça oluyorsunuz. Bütün bu güzellikleri topluma tanıtan Sayın Belediye Başkanımız Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a teşekkür ediyorum” dedi.

GÜNAYDIN: DÜNYA TANISIN DİYE YAPTIK
Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın ise Isparta’nın gülünü artık Türkiye’nin tamamen duyduğunu bu fuar ve festival ile dünyaya duyurduklarını söyledi. Başkan Günaydın, “Daha önce de ifade ettiğim gibi cennetten bir parça. Her tarafında gül fışkıran bir şehirde yaşıyoruz. Ardıçlı köyünü pilot bölge seçtik. Derya gibi gül bahçeleri var burada. Bu bahçelerde bütün insanların gülü görmesini istedik.  Bütün Türkiye gelsin bu cenneti görsün istedik. Ardıçlı köyünde bunu sağladık. Isparta Türkiye’nin gül bahçesidir. Gülleriyle cennetten bir parçadır. Isparta’nın bir gül bahçesi olduğu artık sadece Türkiye değil dünya duyacak” şeklinde konuştu.
Ardıçlı’ya festivalin dördüncü gününde de Türkiye’nin değişik vilayetlerinden ziyaretçiler geldi. Isparta’da güllerin içerisinde bulunmanın paha biçilmez bir mutluluk olduğunu söyleyen ziyaretçiler “Isparta’ya gelip gül toplamadan kimse gül gördük demesin. Gerçek güller Isparta’da” diye konuştular.(www.ispartahaber.com)

Dedegöl Dağı Melikler Yaylası’nda 22. ETUDOSD Dağcılık Şenliği 

32498198_10156356553149921_6925285257541320704_nDedegöl Dağı Melikler Yaylası’nda 22. ETUDOSD Dağcılık Şenliği  
   
 Isparta Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) Kulübü’nün geleneksel hale getirdiği, ETUDOSD Dağcılık Şenliği’nin 22.’si Dedegöl Dağı’ndaki Melikler Yaylası’nda gerçekleştirildi. 
ETUDOSD Dağcılık Şenliği’nin 22.’si Dedegöl Dağı’ndaki Melikler Yaylası’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yaklaşık bin 500 dağcı ve doğasever, akşam saatlerinde kamp ateşlerinin başında, yağış ve soğuğa aldırmadan doğal ortamın keyfini çıkardı.  
 
Dağcılardan ödül 
Akşam saatlerinde hafifleyen yağmur altında, ETUDOSD Dağcılık Şenliği ve  ETUDOSD faaliyetleri hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Meydan, ETUDOSD’a yıllardır yaptığı katkılardan dolayı Eğirdir Belediye Başkanı Ömer Şengöl’e teşekkür ederken, Dernek Başkanı Durmuş Uçgun tarafından da bir plaket sunuldu. 
ETUDOSD’a her türlü katkıyı sağlayan ve Şenliği onurlandıran Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Merkez Komutanı Tuğgeneral Ömer Faruk Bozdemir’e ise, teşekkür plaketini yönetim kurulu üyesi Abdurrahman Sinap takdim etti. 
Kurulduğu günden bu güne kadar ETUDOSD’a destek veren gazeteci Abdullah Kemal Sinan’a teşekkür plaketi yönetim kurulu üyesi Mehmet Sezgin tarafından sunulurken, derneğin çalışmaları ve bölgemizin güzellikleri slaytlarla katılımcılara tanıtıldı. 
 
2 bin 998 metrede zirve yaptılar 
Gece saatlerinde kamp alanı sessizliğe bürünürken, şenlik kapsamında sabahın ilk ışıklarıyla uyanan dağcılar, Dedegöl Dağı’na hareket ettiler. 2 bin 998 metrede zirve yapmanın mutluluğunu yaşayan dağcılar, öğleden sonra geri döndükleri kamp alanından çadırlarını sökerek, bir dahaki yıl tekrar gelmek üzere ayrıldılar. 

(İHA,www.ispartahaber.com)

SÜTÇÜLERİMİZ ’DE GÜL TOPLAMAYA SİZLER DE BUYRUN

GÜL HASADI-GÜNEYKENT

GÜL HASADI-GÜNEYKENT

SÜTÇÜLERİMİZ ’DE GÜL TOPLAMAYA SİZLER DE BUYRUN

Şefimiz sayın Güler Eroğlu yönetminde çalışan “ GÖNÜL DOSTLARI MÜZİK TOPLULUĞU” koristleri 24.Mayıs 2016 tarihinde Keçiborlu Güneykent kasabasında gül toplamış oradan da çevrenin görülmeğe değer yerlerini gezmiş Sütçüler’imizde de Kavağın Dibi’nde otobüsten iner inmez koro olarak sürpriz olarak “YEŞİL SÜTÇÜLER “ türküsünü okumuştuk.

Yarın başlayacak olan gezimizde Sütçüler’imizde de gül olduğunu ve de toplanabileceğinin kanıtı olarak Belen’de bunu gerçekleştirerek  Sütçüler’imizde de gül toplanabileceğini hatta diğerlerine  göre tabiat ve  tarihi güzelliğimiz gibi  artı değerimizin olduğunu göstermek istiyoruz.

Ama  ne yazık ki bu vesile ile misafirlerimizle birlikte mermer ocakları gibi olumsuzlukların bu güzelliklerimizi yok etmeğe başladığını üzülerek görmüş olacağız.

Yarın  Sütçüler’imizde siz de gül toplamaya buyurun

Ne dersiniz ? (VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ)

ZENGİ YAYLASI’NDA KURULAN PAZAR

 

 

ZENGİ YAYLASINDA KURULAN PAZAR

Sütçüler’imizin eski nüfus müdürlerinden merhum Ömer Ali Ertan 1948 yıllarında ZENGİ YAYLASI’ında kurulan pazarı çok güzel bir şekilde kaleme almış.  Ve tarihteki Sütçüler’imizdeki hayvancılığı ve ZENGİ YAYLASI’nın önemini güzelce anlatmış.Lütfen bu yaylayı çevresini bugünle mukayese ediniz.

(Yukarıdaki resimdeki yanık ardıç ağacının önündeki kişi ise ZENGİ YAYLASI’nda  Mustafa Doğankaya’dır)

 

İŞTE TORBA YASAYLA GELEN YENİ HAYAT

İŞTE TORBA YASAYLA GELEN YENİ HAYAT

618 bin yaşlının üç aylığı ikiye katlandı, 1500 lira oldu.

Milyonlarca vergi ve prim borçlusu yapılandırma fırsatına kavuştu.

Trafik cezası, idari ceze ve belediyeye borcu olanlar nefes aldı.

Yapılandırılmamış borçları taksitle ödeme kolaylığı hayata geçti.

Yurtdışındaki varlıkları Türkiye’ye vergisiz getirme imkanı tanındı.

Ruhsatsız ve imara aykırı 13 milyon mülk sahibinin yüzü güldü.

(HAYDİ HAYIRLISI…)

ISPARTA’DA  GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ HESRKESİ ÇOŞTURDU!
Isparta’da Gül Festivali kapsamında ve Isparta Belediyesi tarafından organize edilen etkinliler Ispartalıları öyle coşturdu ki cadde ve sokalarda herkes oynamaya başladı. Özellike Hafta sonu olması sebebiyle bugün çarşı izinlerine çıkan askerler halay çekip çalan oyun havaları eşliğinde çoşup eğlendiler.Festival etkinlikleri 7’den 70’e herkesin beğenisini topladı.(www.ispartahaber.com)

GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ ÇOŞKU İLE DEVAM EDİYOR

32308816_10160319853850023_7571813913038159872_n

GÜL FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ ÇOŞKU İLE DEVAM EDİYOR

Dünyada ilk kez Gül Fuarı ile birlikte düzenlenen Isparta Gül Fuarı ve Gül Festivali, kent merkezinde çeşitli etkinliklerde dolu dolu geçiyor.

Farklı ülkelerden çok sayıda dans grubunun yaptığı gösteriler beğeni ile izlenirken, festivale vatandaşların ilgiside çok büyük oldu.

Isparta sokak ve caddeleri bir bayram havasına bürünürken ulıusal medya Gül Festivali etkinliklerine geniş ölçüde yer verdi.(wwwçispartahaber.com)

ISPARTA’DA GELENEKSEL TÜRK KIYAFETLERİ DEFİLESİ…

32328524_762747847259742_2829946246163070976_nISPARTA’DA GELENEKSEL TÜRK KIYAFETLERİ DEFİLESİ…

Isparta’da Gül Fuarı etkinlikleri kapsamında Gökkubbe’de Mersin Olgunlaşma Enstitüsü tarafından Osmanlı ve Selçuklu motiflerinden oluşturulan geleneksel Türk kıyafetleri Gül Defilesi yapıldı.

Gül Fuarı’nda ünlü mankenler Nilay Dorsa ve Yağmur Ayaz’ın katılımıyla gerçekleşen Gül Defilesinde, kültürümüzün yaşatılması adına yapılan önemli bir etkinlikti.

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın;

”Kültürümüzün yaşatılması adına yapılan paha biçilemez çalışmadan dolayı tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.” Dedi.(Kaynak;www.ispartahaber.com)

Gül bahçesinde festival karnavalı

Gül bahçesinde festival karnavalı

 Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali dolu dolu geçiyor. Festivalin Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyü ayağında bugün güllerin içinde muhteşem görüntüler vardı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Ardıçlı’ya gelen yerLi ve yabancı turistler için güllerin içinde defile yapıldı, uluslararası halk oyunları ekipleri gösteri yaptı, ozanlar türkü söyledi.

Ardıçlı’ya ailesiyle birlikte gelen Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a köy halkı ve festivale gelen vatandaşlar büyük ilgi gösterdiler. Belediye Başkanı Günaydın önce köylülerin yaptığı güllü gözlemenin tadına baktı ardından da fotoğraf kulelerine çıkıp gül bahçelerinin eşsiz manzarasını izledi. Başkan Günaydın daha sonra gül imbiklerinden çıkarılan gül suyu çadırını ziyaret edip son olarak halı tezgahında halı dokudu, gül çadırına girip gül banyosu yaptı.

GÜNAYDIN  : ÇOK MUTLU OLDUM

Ardıçlı köyüne gelen Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivaline gösterilen katılımdan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Isparta’nın yağ gülünü dünyaya tanıttıklarını kaydeden Belediye Başkanı Günaydın, “Bugün Ardıçlı’ya vakit ayırdım. Burası bir derya. Her yerde insan seli var. Güzellik şurada. Isparta’ya Türkiye’nin hatta dünyanın her yerinden buraya gelsinler bu cenneti görsün istemiştim. Öyle de oldu. İnsanların buraya görmesini çok arzulamıştım. Onun için Ardıçlı programının ne kadar anlamlı olduğunu bir kere daha anladım.(www.haber32.com)

SÜTÇÜLER İÇİN KİM NE DEDİ

yaşanmış memleket hikayeleri:
SÜTÇÜLER İÇİN KİM NE DEDİ

RIDVAN ERTAN
(Buradaki ifadeler tamamen kişiseldir kendilerini bağlar.Yorumsuz paylaşıyorum..)
*Pavlu nun akdudları meşhurdur Cebel denilen azim dağlar arasında yaşayanlar ol duddan lezizi latif pekmezler yaparlar..Katip Çelebi-Cihannuma (Dünyanın aynası) Cilt 2 sayfa 639
*Şairin:Bir yer düşünüyorum yemyeşil bilemem neresinde yurdumun..’’mısralarında özlemleyipte hayallerinde düşlediği yer belki de SÜTÇÜLER
*SÜTÇÜLER denilince bizim aklımıza hemen iki isim gelir.Bir yanda doğup büyüdüğümüz ilçemizin adı.Diğer yanda da Osmanlı Döneminden beri geçim kaynağımız olan Sütçülük meseleğimiz.Onun içindir ki bu iki isim bizim için çok önemlidir. (Sütçüler Oda Bşk M.Ali İnce)
*Burada bu kadar aydın nezih yoğun katılım beklemiyordum.Sütçüler ilçemizin ilimiz için ne kadar önemli olduğunun farkına vardı…(İstanbul Levent TSYD nin sosyal tesislerinde SÜYAD ın düzenlediği gecede zamanın ilçe kaymakam N.K)
*Gelen ağlar giden ağlar.Oysa ki Gelen geldiğine pişmanlığından giden ise gittiğine pişmanlığından ağlattığı bir yerdir SÜTÇÜLER (Sütçülere tayin olup gelen dönenler)
*Sütçüler Enerji A.Ş küçük sermayelerin birleşmesiyle ilçemizde en büyük halk ortaklığı ilk sanai kuruluşumuzdur.Böyle bir eseri ilçeme kazandırmaktan gurur duyuyorum.. (Halil Yıldız)
*Sütçüler ilçemizin en büyük sorunu GÖÇ tür.Hem meyilli arazimizde erezyon dediğimiz toprak göçü hem de istihdam olmayışından kaynaklı insan göçünü önlememiz mümkündür.(Mustaaf Üstün ilçe Bşk)
*Sütçülerimizin sorunlarının tespiti ve birlikte çözüm önerileri için panel düzenliyoruz.Hüseyin Müftüoğlu Bld Bşk
*En büyük sorunumuz yol meselesidir. Eğirdir köprübaşından öte bildiğimiz bütün duaları okuyarak kelle koltukta gidip geliyoruz.. Bi kez daha buradan yetkililerimize bu acı gerçeği tüm samimiyetimle açık ve net ifade etmek istiyorum. Dr.Avni Bircan Turan Bld Bşk
*Edirne de doğdum Sütçüler de doydum.Sütçüleri sevmek için illa burada doğmak şart değil.En az sizler kadar ben de sütçüleri seviyorum.Ölene denk Sütçülerliyim.Dr.Avni Bircan Turan
*Çok kıymetli Sütçüler halkı..Benim de Çocukluğumun bir dönemi bu yörede geçti . Şu an şu kendimi cennetin bir köşesinde zannettim.Bu yeşilliğinizin kıymetini bilin.Yemyeşil bir Isparta hayaliyle yanıp tutuşuyorum..Yüksek Mimar Y.Ziya Günaydın Isparta Bld.Bşk Festival konuşması Yeşildere-1999.
*Açın kapıları girsinler içeri…Dileyin benden ne dilerseniz…(Süleyman Demirel – Başbakan olduğunda ziyarete giden Sütçüler ilçe heyeti gelmiş dendiğinde-Ankara 1966)
*Sütçülerde idarecilik yapmak kadar zorluk yaşamadım Sütçüleri uzaktan hasret çekerek sevmek daha güzel .(Hüseyin Müftüoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürü)
*Sütçüler de her şey yetişir en çok da adam gibi adam dediğimiz insan yetişir.H.Müftüoğlu Bld Bşk
* Bak bak dağ Allah vermiş çok değil on yıl sonra bu mermerler de para etmeyecek..Çeşme akarken testiyi doldurmaya bakmalıyız..(Mustafa Küçükyaman Dernek bşk işletmeci yörükbeyi)
*O çıkardığınız mermerler mezar taşlarınız olsun ..(sosyal medya)
*Sütçüler ilçemizin dağlarından bal ovalarından yağ akacak..H.İbrahim Daşöz ısp valisi
*Ispartamızda yirmibinin üzerinde sütçülerli hemşerimiz var..Mustafa Oğuztürk SÜDER bşk.
*Melikler köprüsü açılışı kırk yıllık bir hayalin gerçekleşmesi olmuştur.Sütçüler için oldukça önem taşımaktadır..
*Sütçülerde idarecilik yapmak TBMM ni yönetmekten daha zordur.Burada herkes kendini milletvekili sanır ahkam keser akıl verir kolay kolay akıl almaz…(Dç dr.Adnan Ertan unutulmaz yutulmaz sözlerim)
*Böyle gelmiş böyle gider..Bu memleket bir şey olmaz yakıştırmalarını yıllardır dinleye dinleye bugünlere geldik .Şimdi de kendimiz söyler olduk..Doğru oturup doğru konuşma zamanı hiç mi güzellikler olmuyor…rıdvan ertan
* işte farkındalığımız işte istikrar Dünya da belki de ilk ve tek festival gibi şenlik festival..Geleneksel Sütçüler Dut ve Pekmez Festivali…ridvani
*Sütçüler de görev yaptığım zaman ahşap hükümet konağı önünde koca çeşmeden akan buz gibi suyunu ve lezzetinden yemeye doyamadığım akdunu unutamıyor özlüyorum..(görev yapıp bir giden memur)
*Yazılı kanyon tabiat parkı -Adada antik kenti -Beydili eko kültür köyü..bence turizmde sütçülerimin üç sacayağı.
*Alternatif turizmin gözdesi Antalya nın arka bahçesi konumunda keşfedilmeyi bekleyen ”ISSIZLIĞIN ORTASINDA BİR YER SÜTÇÜLER” Cüneyt Oğuztüzün-Atlas Dergisi sayı:45
*Sütçülerimizin en önemli meselesi dün olduğu gibi bugünde yol dur.Yol meselesini ne yaptıksa bir türlü çözemedik .Yol olmayınca hiçbir şey olmuyor.Yol medeniyettir yol kolaylıktır.Bizler yaşımızı aldık şu yol meselesini ne yapıp edip artık halletmemiz lazım.Yeni bir güzergah tespit ettik Müezzinler üzerinde daha kestirme ve güvenli bir güzergah..destek olalım ve bu kronikleşmiş yol sorunumuzu çözüme kavuşturalım..(Yakup Üstün milletvekili)
*Sütçüler de yaşamayan bizim sorunlarımızı ve sıkıntılarımızı bilemezler.Yılın yarısını buradan geçirenlerle emekli hemşerilerimize sesleniyorum .Ne olur ikametlerinizi ilçemize aldırın hiçbir şey kaybetmezsiniz.Nüfusumuz çok değil 5 bin olsun bakın ne gibi hizmetler yapabiliyoruz..Sütçüler menfaatine her türlü atılacak adımların destekcisiyim esnaflıktan yetiştim ve belediyemize bir kuruş kazandırmak uğruna takla atarım…mustafa üstün bld bşk
*İkinci etap TOKİ ya olacak ya olmalı.Umutlu bekleyişimiz sürüyor .Ev hayalleri kuran evsiz vatandaşlarımızın umutlarını söndürmeyin.Ev yıkanın yuvası olmaz..Sütçüler de ne zamandır toprak değer kazanır oldu.Ederi belli.Bu işi rant fırsatına dönüştürenler vebale girerler..Kiminin parası kiminin duası..Dünya da her şey para değil götürüp giden yok.Elimizde büyük şansı ne olur değerlendirelim..(rıdvan ertan sütçüler gazetesi)

*RIDVAN ERTAN

 

SİZ HİÇ DAM YUĞDUNUZ MU ? YAHUTTA YUVGA  TAŞI  GICIRTISI DUYDUNUZ MU ?

Z HİÇ DAM YUĞDUNUZ MU ?

YAHUTTA YUVGA  TAŞI  GICIRTISI DUYDUNUZ MU ?

Eskiden  evlerimiz şimdiki gibi modern değildi ve damı kiremitli olan ev yok denecek kadar az bir-kaç tane damı çinko kaplanmış birkaç tanenin  yanında    geri kalanın tamamına yakını ise  toprak damlı  evlerden oluşmaktaydı.

Toprak damlı evlerin üstündeki toprak katman, yuğulmazsa özelikle karınca yuvalarından dolayı oluşan deliklerden  zamanla evi içine akmağa  başlardı. Toprağı sıkıştırarak akmaması  için dam evler yağmurlu havalarda evin genç kızı, gelini, hanımı veya bir başka yani yetişkin tarafından dama çıkılarak tek başına veya iki kişiyle  bir enine bir boyuna bu yeterli görülmezse boyuna bir kat daha boyuna  yuğulurdu.

Dam yuğarken silindir şeklindeki yuvga taşına  hakim olabilmek esastı. Güç yetmediği takdirde taş aşağıya düşebilirdi.Düşen taşın ise tekrar dama çıkarılması zor bir işti.Bunun için uca varıldığında çok dikkat etmek gerekirdi. Damın uç tarafları ile baca civarlarınıda özenle  yuğmak gerekirdi.

Yuvga taşının özel olarak yapılmış ahşap bir düzeneği vardı. Bu düzenek üçgen şekline şeklinde olur üçgenin de üst tarafında elle rahatça tutulabilecek sapı bulunurdu.

Silindir şeklindeki taşın yanlarında açılan yuvalara giren ağacın gıcırtısı dam yuğulurken dam evlerden çıkan   yuvga gıcırtıları  güzel bir ahenk oluştururdu.

Evet,siz hi. Dam yuğdunuz mı ?

Yahutta siz  hiç yuvga taşı gıcırtısı duydunuz mu ?

(Fotoğraf alıntı olup buranın Halıcı Murat ağabeyimizin eski dambaşlı evi olduğu yazıyor)

 

BAŞARILAR

13 MAYIS
PAZAR GUNU
SAAT 12:00-16:00’DA YAPILACAK OLAN
15.SUYAD
FUTBOL TURNUVAMIZIN FINAL
VE KAPANIS
TORENINE
BUTUN HEMSEHRILERIMIZI
VE
DOSTLARIMIZI
BEKLERIZ.

 

 

 

www.sutculerimiz.com web sitesi olarak bu organizasyonu yıllardır başarı ile gerçekleştiren SÜYAD yöneticilerine teşekkür eder,her iki takıma da başarılar dileriz.

BAŞARILAR

13 MAYIS

PAZAR GUNU

SAAT 12:00-16:00’DA YAPILACAK OLAN

15.SUYAD

FUTBOL TURNUVAMIZIN FINAL

VE KAPANIS

TORENINE

BUTUN HEMSEHRILERIMIZI

VE

DOSTLARIMIZI

BEKLERIZ.

www.sutculerimiz.com web sitesi olarak bu organizasyonu yıllardır başarı ile gerçekleştiren SÜYAD yöneticilerine teşekkür eder,her iki takıma da başarılar dileriz.

Isparta Gül Kokuyor Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı.

 

Isparta Gül Kokuyor

Isparta Gül Kokuyor

Türkiye’nin Gül Bahçesi

Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı.

Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Gül Festivali Mimar Sinan Caddesi’nde kortej yürüyüşü ile start aldı. Dünyanın dört bir yanından konukların renkli gösterileri ile başlayan ve 5 gün sürecek olan Gül Fuarı ve Festivali eğlencenin yanında kentin ekonomik vizyonunu ortaya çıkarması açısından da heyecan yarattı. Hedef; “Isparta’dan başlayan gül kokusu dünyayı saracak!”

Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Isparta Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Dün Festival Korteji ile başlayan Gül Fuarı ve Festivali 15 Mayıs Salı günü son bulacak.

Isparta Belediyesi önünden mehter takımı gösterileriyle başlayan yürüyüş korteji renkli görüntülere sahne oldu. Mehter gösterisi eşliğinde Mimar Sinan Caddesi üzerinden Valilik önündeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanına kadar yürüyüş yapıldı. Burada Isparta Valisi Şehmus Günaydın ve Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın Atatürk anıtına çelenk sundu.

DÜNYA’DA İLK KEZ ISPARTA’DA GÜL FUARI YAPILIYOR
Kortej daha sonra Kaymakkapı Meydanın da toplandı. Burada bir konuşma yapan Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın; “Çok değerli misafirlerimiz var. Çin’den, Japonya’dan, Kuzey Kore’den, Bulgaristan’dan misafirlerimiz var. Bu misafirlerimizi buraya gül kokusu getirdi. Bu buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Isparta’nın bir bayramını yaşıyoruz. Hep beraber olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Isparta’nın kültürel ve sosyal bakımdan en önemlisi de ekonomik gelişme açısından bu festivali bu fuarı yapıyoruz. Dünya’da ilk defa Isparta’da Gül Fuarı yapılıyor. Bu fuarımız özellikle de ekonomik bakımdan, kentimizi kalkındıracak, güle değer katacak bir fuardır. Bu bir başlangıç. Ömür boyu sürecek bir hamlenin başlangıcı. Bugün bir milada şahitlik ediyorsunuz. Bir gün gelecek 10 tane Isparta dünyaya yetmeyecek. Yine bir gün gelecek; Paris’in merkezi Isparta olacak. Isparta dehşet bir festivale dehşet bir fuara ev sahipliği yapacak. Festival fuarın çerçevesinde, fuarın süsü… Ana konumuz Isparta’nın geleceği ve bu anlamda Isparta Gül Fuarıdır. Isparta ekonomisi gül ile büyüyecek. Gül gibi olacak ekonomimiz” ifadelerini kullandı.

DÜNYANIN HER YERİNDE GÜL DEYİNCE ISPARTA
ISPARTA DEYİNCE GÜL AKLA GELECEK
Başkan Günaydın’ın ardından kürsüye alkışlar eşliğinde gelen Isparta Valisi Şehmus Günaydın’da konuşmasında gülün Isparta tanıtımına ve ekonomisine olan katkısından söz etti. Vali Günaydın, “Dünyanın değişik ülkelerinden, yurdumuzun dört bir yanından festivalimize ve fuarımıza gelen değerli konuklar hepiniz bize güç ve onur verdiniz. Bugün ülkemizin hangi köşesinde olursak olalım gül deyince Isparta, Isparta deyince gül aklımıza geliyor. Ama yeterli değil, biz istiyoruz ki; gül denilince dünyanın hangi köşesinde olursanız olun Isparta akla gelsin. Bu fuar ve festivalle bunu bir nebze gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Güney Kore’nin önemli 20 gazetecisini bu fuara davet ettik ve THY’nin da desteği ile o misafirlerimizi burada ağırlıyoruz. Dünyanın her köşesinde Isparta gülünü, Isparta gül yağını 1 numara olarak kabul ettirmemiz lazım. Gülümüz ekonomimize büyük değer katıyor”(www.ajans32.com)

Ardıçlı’da Festival Coşkusu

Ardıçlı’da Festival Coşkusu

Türkiye’nin Gül Bahçesi Isparta’da GüArdıçlı’da Festival Coşkusu.

l Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali başladı. Isparta Belediyesinin düzenlediği Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivalinin Ardıçlı Köyü ayağına turist akını yaşandı. Ardıçlı Köyündeki gül bahçeleri yerli yabancı turistlerle doldu taştı.

Başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen yabancı turistlerin yanı sıra Türkiye’nin değişik vilayetlerinden de birçok kişi Ardıçlı’da gül topladı.

Isparta Belediyesi, köye gelen konuklar için her şeyi düşündü. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gül toplayan konuklar daha sonra kendi topladıkları güllerden gül suyu çıkarmak için özel olarak hazırlanan çadır ile gül bahçelerinin hemen kenarına kurulan kıl çadırları ziyaret etti.

Köyün Kadınları Gözleme Yaptı

Ardıçlı’ya gelen yerli ve yabancı turistler için köyün kadınları da gün boyu gözleme yaptılar. Kendi ürettikleri yöresel ürünleri gelen misafirlere sattılar. Festivalin bir ayağı olan Ardıçlı’da turistiler Isparta’nın gül ürünlerinden aldı. Gülsuyundan gül kremine kadar güle dair her türlü kozmetik ve gıda ürünü Ardıçlı’da stantlarda sergileniyor ve satışa sunuluyor. Öte yandan Ardıçlı köyünde festivale katılanlar deve, fayton ve tren ile gül bahçelerinde gül kokuları arasında güzel bir gün yaşamanın mutluluğunu tattı.

Muhteşem Bir Duygu

Ardıçlı’ya gelen turistler Isparta’da gül toplamaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını söylediler. Isparta’da gül toplamanın muhteşem bir duygu olduğunu kaydeden turistler “Ölmeden önce mutlaka sizde gelin Isparta’da gül toplayın. Gerçek gül Isparta’daymış. Biz gülün kokusuna bayıldık. Ellerimizle topladık ve topladığımız güllerden gül suyu yaptık. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dediler.

Ardıçlı’da 15 Mayıs’a kadar devam edecek festival etkinlikleri kapsamında Isparta Belediyesi her gün 07.00-17.00 saatleri arasında saat başı belediye önünden şehir içi ulaşım ücreti karşılığında köye otobüs seferleri düzenliyor.(Kaynak;www.egirdirKİNGzetesi

Annem ilkokul mezunuydu. Ama, çok iyi bir doktordu.

Annem ilkokul mezunuydu.

Ama, çok iyi bir doktordu.

– Başım ağrıyo yav…
– Saçın ıslak ıslak çıktın ondan.
– Başım dönüyo…
– E bi şey yemiyorsun, açlıktan

Eczacıydı aynı zamanda…
– Gözüm morardı.
– Gel, patates basayım.
– Kepeklerim çoğaldı.
– Otur, zeytinyağı süreyim.
– Arpacık çıktı galiba.
– Yum, sarımsak değdireyim.

Hemşireydi…
– Öfff, terledim be.
– Dur, sırtına havlu sokayım.

Röntgen mütehassısıydı…
– Öhh-höööaa!
– İçme şu zıkkımı.

Bebekken, anestezi uzmanıydı…
– Dandini dandini dastaaana.

Ürologdu…
– Çişin niye sarı bakiiim?

Fizyoterapistti…
– Dizim ağrıyor.
– Benim de belim ağrıyor, geçer.

Diyetisyendi…
– Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta burger filan yiyip gelme, kola da içme!

Cildiyeciydi…
– Sırtımda sivilce çıktı.
– Çikolata yeme.

Laboranttı…
– Burnum akıyor.
– Ben şimdi sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon,
tarçınla zencefili de ılık ılık iç, uyu, uyan, sabaha bi şeyin kalmaz.

Psikiyatrdı…
– Nen var oğlum?
– Bi şeyim yok.
– Var var, canın sıkkın.
– Yav bırak, iyiyim.
– Yok yok, bilirim ben.
– Anne delirtme insanı!
– Bak gördün mü?
– Neyi gördüm mü?
– Sinirlerin bozuk senin.

Genetikçiydi…
– Babana çektin sen, o da sinirli, bütün kötü huylarını ondan almışın zaten.

Hastasıydım…
Hastaydım ona.
İyi bakın onlara.

– Alıntı. (YılmazÖzdil Fotoğraf alıntıdır)

Isparta’da Gül Festivali coşkusu

 

Isparta’da Gül Festivali coşkusu

Isparta’da Gül Festivali coşkusu
– Turistler gül tarlasında halı dokudu
– Gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çiftin görsel şovu beğeniyle izlendi

Türkiye’nin ‘Gül Bahçesi’ olarak nitelendirilen Isparta, 11-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivaline hazır olduğunu görsel şovla gösterdi. Festival öncesi alana gelen birçok yerli yabancı turist, bol bol gül topladı, gül tarlası içinde de halı dokudu. Alanda ayrıca gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çiftin görsel şovu ise beğeniyle izlendi.
Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali öncesinde Keçiborlu’ya bağlı Ardıçlı Köyünde yerli ve yabancı birçok turist önce gül topladı ardından da gül bahçeleri içerisine kurulan tezgâhlarda halı dokudu. Yöresel kıyafetli halk oyunları ekipleri güllerin içinde oynarken gelin ve damat kıyafetli öğrencilerden oluşan 17 çift ‘Samanyolu’ şarkısıyla dans etti.
Dünyanın en kaliteli güllerinin üretildiği Isparta’da Gül Fuarı ve Uluslararası Gül Festivali 11 Mayıs’ta başlıyor. Festivalin en önemli ayakları arasında gösterilen Ardıçlı köyündeki gül bahçeleri festival başlamadan dolmaya başladı. Yerli ve yabancı konuklar sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gül topladı, gül bahçesinde sabah kahvaltısı yaptı. Ardından da Isparta Belediyesinin kurduğu dev çadırlarda kendi elleriyle topladıkları güllerden gül reçeli yapıp gülün suyunu çıkardılar.

  Gül bahçesinde halı dokudular 
Gül bahçesi içerisine kurulan halı tezgahları da, gül toplamaya gelen birçok turistin ilgisini çekti. Gül bahçesinde halı dokuyan turistler bu güzel kareyi bahçelerin kenarına kurulan kulelerden fotoğraf çekilerek ölümsüzleştirdi.

  Gelin ve d

Damatlar herkesi şaşırttı 
Güllerin içindeki şölen bir birinden güzel etkinliklerle devam etti. Festivale, Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri de katılım gösterdi. Gelin ve damat kıyafeti giyen 17 çift, gül bahçelerinde inanılmaz bir görüntüye imza attı. Gül bahçesinde dans yapan çiftler daha sonra gül yapraklarını havaya fırlatarak hatıra fotoğrafı çektirdiler. Öğrenciler Mayıs ve Haziran ayında düğün yapacak çiftlere “Gül bahçesinde fotoğraf çekilmelisiniz” mesajını verdiler.
Isparta Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün halk oyunları ekibi de gül bahçesi içerisinde yöresel kıyafetlerle gösteride bulundular. Öte yandan Isparta Belediyesi Osmanlı dönemine ait birçok kostümü de festivale katılanların fotoğraf çektirmesi amacıyla gül bahçelerine getirtti. Kostümleri kuşanan turistler hem gül topladılar hem fotoğraf çekildiler.

  “Ölmeden önce gül toplayın” 
Festival koordinatörü Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Recep Erdem, gül fuarı ve festivalinin dünyada büyük ses getireceğini söyledi. Şimdiden birçok tur operatörünün gül bahçesi gezisi için temas kurduğunu aktaran Başkan Yardımcısı Erdem, “Dünyada ölmeden önce yapılması gereken şeyler arasında gül toplamakta var. Biz bütün herkesi Keçiborlu’nun Ardıçlı köyündeki gül bahçelerine yani güllerin dünyasına davet ediyoruz. Anneler Gününde annenize bir hediye vermek isterseniz onu gül bahçesine getirin” diye konuştu. (kaynak;www.ispartahaber.com.tr)

Isparta’da meyve bahçelerini dolu vurdu

Isparta’da meyve bahçelerini dolu vurdu
 

Isparta’nın Eğirdir ilçesi’nde etkili olan dolu yağışı meyve bahçelerinde hasara sebep oldu.
Eğirdir ilçesi’nde geçtiğimiz Pazar ve Pazartesi günleri etkili olan dolu yağışı Serpil, Tepeli, Gökdere, Eyüpler ve Beydere Köylerindeki meyve bahçelerinde hasara sebep oldu. Dolu afetinin ardından Eğirdir Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü görevlileri köylerde zarar tespiti yaptı. Elma bahçelerinde yüzde 30 ila yüzde 60 oranında hasar meydana geldiği belirlendi.
Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş ise çiftçilerin bu tür olaylarda mağdur olmaması için devlet destekli olan tarım sigortalarını yaptırmaları gerektiğini hatırlattı.

(Kaynak;www.ispartahaber.com-İHA

İzcilik ve kamp faaliyetleri teknoloji bağımlığından uzaklaşacaklar

AW382719_03bağımlığından uzaklaşacaklar

İzcilik ve kamp faaliyetleri teknoloji bağımlığından uzaklaşacaklar 
– Eğirdir’deki ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi izcilik ve kamp faaliyetleriyle devam etti.   

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde hayata geçirilen ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında komandolar ve dağcılık kulübü eşliğinde, Bedre Koyu Plajı’nda kamp kuracak olan öğrencilerin doğal yaşamı öğrenmesi ve teknoloji bağımlılığından kurtulması amaçlanıyor.
Eğirdir Kaymakamlığı destekleri ve Gençlik Spor İlçe Müdürlüğü’nce, çocuklar ve ailelerin, unutulmaya yüz tutmuş olan çocuk oyunlarını oynamak yerine telefon, tablet, bilgisayarla vakit geçirmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak Öğreniyoruz’ projesi kapsamında teknoloji bağımlılığına karşı düzenlenen etkinlikler izcilik ve kamp ile devam etti.
Özellikle teknoloji bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla hazırlanan ‘Yaşama Bağlanıyoruz Yaparak öğreniyoruz’ isimli proje İzcilik ve Kamp Yaşamı etkinliğine öğrenciler, aileler, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı ile Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği (ETUDOSD) üyeleri katıldı.
Katılımcı öğrenciler, aileleriyle birlikte ETUDOSD ve Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı’nın da katkılarıyla Eğirdir Bedre Koyu Plajı’nda kamp kurdu.
Doğayı yakından tanıma, barınak yapma, ateş yakma, balık tutma, dağcılık, doğa yürüyüşleri, hayvan tuzakları yapmayı öğrenmesi amaçlanan öğrencilerin, gece kamp ateşi çevresinde ‘Değerlerimiz’  konul söyleşi faaliyetleri yapacakları ve konaklamadan sonraki gün evlerine dönecekleri belirtildi.

(Kaynak;www.ispartahaber.com.tr ISPARTA (İHA)

ko’ROsa Eğirdir’de Büyük İlgi Gördü

ko’ROsa Eğirdir’de Büyük İlgi Gördü

Türkiye’nin sayılı Cİttaslow ilçelerinden biri olan Eğirdir’de , Polifonik Korolar Derneği bünyesinde bulunan KOROSA müzik grubu Eğirdir Belediyesi kültür etkinlikleri kapsamında 05 Mayıs 2018 cumartesi günü saat:16.00’da Yeşilada’da bulunan Ayastefonos kilisesinde ücretsiz olarak müzik dinletisi konseri verdi. Çok sayıda müzikseverin katıldığı konserde KOROSA grubunun söylediği eserler büyük beğeni topladı.

Eğirdir Belediyesi sponsorluğunda yapılan konserde sahne alan Korosa müzik öğretmeni Aysu AKGÜN eşliğinde çok sesli olarak seslendirilen; Bana seni gerek seni- Yunus Emre, Gül Yine Sen – Yalçın Tuna, Kerimoğlu Aykut Sarıçiftçi, İlimon Yar – Mustafa Polat, Deriko- Saip Egüz, Kızılcıklar oldu mu? ,Hakan Önsöz, Kubanita- Eva Ugalde,Bonse Aba- Afrika halk Şarkısı, Mustafam- İ Lütfü Erol isimli eserler büyük beğeni topladı. (Kaynak;www.ajans32.com Sağda görülen korist Isparta’da ikamet eden  hemşehrimiz Zuhal Bardak’tır)

SÜTÇÜLER’İMİZDE FIRIN İŞLETMECİSİ SABAHAT ÖZMEN ADAY  ADAYI OLDU

YUVGA (YUVGU)  TAŞI

Eskiden  evlerimiz şimdiki gibi modern değildi ve damı kiremitli olan ev yok denecek kadar azdı  ve tamamına yakını ise  toprak damlı  evlerden oluşmaktaydı.

Toprak damlı evlerin üstündeki toprak katman, yuğulmazsa bilhassa özelikle karınca yuvalarından dolayı oluşan deliklerden  zamanla akmağa  başlardı. Bunun için dam evler yağmurlu havalarda evin genç kızı, gelini, hanımı veya bir başka yani yetişkin tarafından dama çıkılarak tek başına veya iki kişiyle  bir enine bir boyuna bu yeterli görülmezse boyuna bir kat daha boyuna  yuğulurdu.

Dam yuğarken silindir şeklindeki yuvga taşına  hakim olabilmek esastı. Güç yetmediği takdirde taş aşağıya düşebilirdı, düşen taşın ise tekrar dama çıkarılması zor bir işti.Bunun için uca varıldığında çok dikkat etmek gerekirdi.Damın uç tarafları ile baca civarları yuvmak zordu.

Yuvga taşının özel olarak yapılmış ahşap bir düzeneği vardı. Bu düzenek üçgen şekline şeklinde olur üçgenin de üst tarafında elle rahatça tutulabilecek sapı bulunurdu.

Silindir şeklindeki taşın yanlarında açılan yuvalara giren ağacın gıcırtısı dam yuğulurken dam evlerden çıkan   yuvga gıcırtıları  güzel bir ahenk oluştururdu.(Fotoğraf alıntıdır)

 S Ü T Ç Ü L E R

 S Ü T Ç Ü L E R

Merhum OSMAN ÖNDER Sütçüler’imizde bize de  ilk okul 3.sınıfta da öğretmenlik yapmıştı. Öğretmen olmadığından olsa gerek iki sınıfı  birden okuturdu.

Güzel havalarda ders yapmayı çok sever,  uygun  yerlerde cezvesini ateşe sürer ve kahvesini yudumlayarak güzel havanın  tadını çıkarırdı.(Fotoğrafta Mustafa Doğankaya bağ arasında. Bir bahar günü  Orta Koz’da  Mollaveli Bağı’ndaki çorlayan’ ın altında.

Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in 20 yıl boyunca doktorluğunu yapan Aylin Önder Cesur aktif siyaset hayatına ilk adımını attı.

Demirel’in doktoru Aylin Cesur İYİ Parti’den Milletvekili Aday Adayı oldu

Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in 20 yıl boyunca doktorluğunu yapan Aylin Önder Cesur aktif siyaset hayatına ilk adımını attı.

Süleyman Demirel’in Doktoru olarak başladığı görevi, bugün “manevi kızı” olarak sürdüren Aylin Cesur, ülkenin içinde bulunduğu sorunları Meral Akşener’in liderliğindeki İYİ Parti’nin çözeceğine inandığı için milletvekilliği aday adaylığı için başvurduğunu söyledi.

Cesur, İYİ Parti Milletvekili aday adaylığı ile ilgili olarak Sözcü Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Benim iddiam şu; Eskişehir’de, ikisi de öğretmen anne-babanın kız evladı olarak cumhurbaşkanı doktoru olabildiysem, Türkiye’mizin her köyünden bir Aylin çıkmalı ve ben de buna hizmet edebilmeliyim. Demirel’in hikayesi; İslamköy’den Çankaya’ya uzanan uzun ince bir yoldur ve kendi deyişiyle bunu Cumhuriyet’e borçludur. Ben de hizmetle geçen 50 senenin ürünüyüm işte. 20 sene Güniz Sokak’ta, Çankaya’da, köy köy, kasaba kasaba ülkemin her köşesinde, Kosova’dan-Batı Şeria’ya dünyanın her yerinde Demirel ile buna çalıştım.Tıp doktoruyum. İşim derde derman olmak. Öğrendiklerimi Allah izin verirse ve milletimiz de uygun görürse, memleketime siyasette hizmete çevirme zamanı.(www.egirdirakingazetesi.com)

 

Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü – SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü   

SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta'ya teşekkür ve vefa yürüyüşü

Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü

– SDÜ mezunu öğrencilerden Isparta’ya teşekkür ve vefa yürüyüşü   

Süleyman Demirel Üniversitesinde ( SDÜ) ön lisans ve lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra zorlu bir süreci geride bırakarak hayata atılmaya hazırlanan SDÜ öğrencileri, Isparta sokaklarında kente teşekkür ve vefa yürüyüşü gerçekleştirecek.
SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Ayyıldız,  bu yılki programın, 10 Mayıs Perşembe günü Valilik önünden başlayacağını söyledi. Ayyıldız, kortejin Bando eşliğinde bisikletli öğrenciler ile fakülte ve meslek yüksekokullarını temsil eden öğrenci ve öğretim elemanlarından oluşacağını kaydetti.
Ayyıldız, törenin onur konukları 1998 yılı mezunlarına ilişkin olarak da, “20. yıl mezunlarımız da hayatlarının en keyifli dönemlerini geçirdikleri şehrimize gelip 11 Mayıs Cuma günü yapılacak törende, yüreği heyecan ve mutluluk içinde çarpan yeni mezunlarımızın mutluluğuna ortak olacak, geçmiş günlerin anısını paylaşacak” ifadelerini kullandı.
Bu yıl 10- 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek törenlerde, 10 bini aşkın öğrencinin aileleri ile katılımının beklendiğini belirten Ayyıldız, SDÜ’nün her yıl daha da büyüyen ve gelişen bir aile olduğunun altını çizerek 2017- 2018 Akademik Yılında mezun olan öğrencilere yaşamlarında başarılar diledi.

(www.ispartahaber.com)  ISPARTA (İHA)

Isparta’dan Afrin’deki Mehmetçik’e gül ürünü ve Türk Bayrağı

 

AW379513_02

Isparta’dan an Afrin’deki Mehmetçik’e gül ürünü ve Türk Bayrağı   

Isparta merkez mahalle muhtarlarından Kadriye Bilgiç önderliğinde bir araya gelen yaklaşık 45 kişilik grup, Kilis İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret ederek, Mehmetçik için götürdükleri yöresel gül lokumu ve reçelini teslim etti.
Isparta’da Çünür Mahallesi Kadriye Bilgiç ve farklı meslek gruplarından kişiler ile çok sayıda vatandaş Kilis İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Isparta’dan yurt içi ve yurt dışına gül ürünü ihraç eden bir firmanın katkılarıyla gül lokumu ve gül reçeli götüren 45 kişilik grup, Suriye’nin Afrin bölgesindeki Zeytin Dalı Harekatı’nda görevli Mehmetçik’e ulaştırılmak üzere ürünleri Kilis Jandarma Komutanlığı’na teslim etti. Topluluk ayrıca, Isparta Belediyesi’nden alarak, götürdükleri 50 Türk Bayrağı’nı da Mehmetçik’e teslim etti.
Ziyarette Ispartalı bir askerle karşılaşan grup, bir süre memleket hasreti giderdikten sonra Mehmetçik için hayırlı teskere dileklerinde bulundu.
Grup, daha sonra Jandarma ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

(Kaynak,www.ispartahaber.com)  ISPARTA (İHA)

Isparta’daki camide yardım kutusu hırsızlığı İmamın odasından sadaka kutusundaki parayı çaldı 

 

ISPARTA’DAKİ EMRE CAMİİ’NİN SADAKA KUTUSUNDA BULUNAN PARA HIRSIZ TARAFINDAN ÇALINDI. (FETİ KILIÇ/ISPARTA-İHA)

  – Isparta’daki camide yardım kutusu hırsızlığı güvenlik kamerasında
– İçinde 140 TL olan sadaka kutusundaki parayı çalan şahıs tutuklandı 

– Isparta’da bir camide sadaka kutusundaki parayı çalan küçük yaştaki şahıs güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Başka suçlardan kesinleşmiş 3 yıl 3 ay hapis cezası bulunduğu belirlenen şahıs yakalanarak sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, kent merkezindeki Emre Mahallesi’nde bulunan Emre Camii’nde imam hatip odasının camını sert bir cisimle kıran H.A. isimli çocuk, içeri girerek bulduğu yardım kutusundaki 140 lirayı alarak kayıplara karıştı. Yaşanan olay, caminin içinde ve dışında bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Olayın fark edilmesi üzerine durum polise haber verildi. Camiye gelerek incelemelerde bulunan Isparta Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Hırsızlık Bürosu ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şahsın kimliğini tespit etti. Küçük yaştaki H.A. olduğu tespit edilen şahsın cezaevi firarisi olduğu ve çeşitli suçlardan toplam 3 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu belirlendi.
Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilen H.A. sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

(www.ispartahaber.com)ISPARTA (İHA)

AK PARTİ’DE DEMİREL SÜRPRİZİ

 

9.Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum Hacı Ali Demirel’in torunu AK Parti’den aday adayı oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi Isparta Milletvekilliği aday adaylığı listesindeki bir isim oldukça dikkat çekici. Partiye İstanbul’dan son dakikada aday adaylığı başvurusunda bulunan Emre Enginertan önemli bir ailenin ferdi. Genç siyasetçi, merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in kardeşi Merhum Hacı Ali Demirel’in torunu. Hacı Ali  Demirel’in torunu Emre Enginartan Isparta Milletvekilliği aday adaylığına başvurdu. Enginartan’ın kayınvalidesinin de AK Parti’ye yakın ünlü bir yazar olduğu öğrenildi.

(Kaynak;Haber32 )

Isparta’da ölüm gökten geldi

Ispar

Isparta da ölüm gökten geldi

Isparta’da ölüm gökten geldi

ISPARTA’nın Gelendost ilçesinde yıldırım düşmesi sonucu 40 küçükbaş hayvan telef oldu. 20’sinin de kaybolduğu olayın ardından şok geçiren çoban hastanede tedaviye alındı.

Gelendost ilçesine bağlı Madenli köyündeki açık arazide öğleden sonra Yeniyıl Çırak’ın (46) otlattığı küçükbaş hayvan sürüsünün yakınlarına yıldırım isabet etti. Köy halkına ait 40 küçükbaş hayvan telef olurken, 20 hayvan ise kayboldu. Olayın ardından şok geçiren çoban Yeniyıl Çırak, çevredekilerin de yardımıyla Gelendost Devlet Hastanesi’ne götürülerek tedaviye alındı.

(www.gunhaber.com Taner ERDEM/GELENDOST (Isparta), (DHA) –

Gülbirlik 2017’de 419 bin lira kâr etti


Gülbirlik’in 2017 yılı olağan mali genel kurulunda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir, geçen yıl ki giderlerin 14 milyon 487 bin 210 lira 82 kuruş, gelirin ise 14 milyon 906 bin 858 lira 64 kuruş olduğunu belirterek, “2017 yılı 419 bin 647 lira 82 kuruş artı bakiye ile kapanmıştır” diye konuştu.

Gülbirlik’in 2017 yılı olağan mali genel kurul toplantısı dün birlik toplantı salonunda gerçekleştirildi. Genel kurula Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir’in yanı sıra delegeler katıldı. Mali genel kurul divan başkanlığının oluşturulmasıyla başladı. Divanın oluşturulmasının ardından sırasıyla gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Genel kurulda denetim ve faaliyet raporları okunarak yönetimin ibrası gerçekleştirildi. Gülbirlik’in 2017 yılı faaliyet raporunu okuyan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Demir, geçen yılı 419 bin lira artı bakiye ile kapattıklarını söyledi.

MEVSİMLİK İŞÇİLERE 1 MİLYON TL ÖDENDİ Demir, Gülbirlik’in 2017 yılına ilişkin mali durumunu şöyle anlattı: “kampanya döneminde ihtiyaç durumuna göre fabrikalarda mevsimlik işçiler çalıştırılmış olup, daimi ve mevsimlik işçilere SGK kesintileri dahil 1.025.838 Lira 15 kuruş ödeme yapılmıştır.

SEZON 53 GÜN SÜRDÜ 2017 yılı gülçiçeği kampanyası 13/05/2017 tarihinde başlayarak 53 gün devam etmiş olup, 04/07/2017 tarihide sona ermiştir. 6 adet kooperatif marifeti ile alınan gül çiçekleri Kılıç ve Güneykent Fabrikalarımızda gül yağı, gülsuyu ve fenil etil alkol üretimi, İslamköy Fabrikamızda ise gül konkreti üretimi yapılmıştır. GENEL YÖNETİM GİDERİ 2 MİLYON TL 2017 yılında alınan güllerin bedelleri ve diğer imalat giderleri, satılan mamul maliyet giderleri (ki bu giderlerin içinde gül çiçeği bedeli, işçilik ve genel üretim giderleri dahil) 9.316,404 lira 96 kuruş Genel Müdürlük ve Fabrikalar genel yönetim gideri 2.067,618 lira 28 kuruş. TOPLAM GİDER 14,4 MİLYON TL Ticari mal satış maliyet gideri 633.452 lira 89 kuruş, Pazarlama satış dağıtım giderleri 117.497 lira 53 kuruş , diğer giderlerimiz 116.74 kuruş , tazminat ve ceza giderlerimiz 118 lira 55 kuruş, Kur farkı ve kambiyo giderleri 1.677,162 lira 55 kuruş, Kredi komisyon giderleri olarak da 674.839 lira 35 kuruş olarak gerçekleşmiş olup 2017 yılı giderlerimiz toplam 14.487,210 lira 82 kuruştur. 2

017’Yİ 419 BİN LİRA ARTI BAKİYE İLE KAPATTIK Birliğimiz 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arası gül yağı ve gül konkreti ihracatından toplam 8.216,589 lira 62 kuruş satış geliri elde etmiştir(Kaynak;www.haber32.com)

İl Özel İdaresinde Yeni Asfalt Hedefleri..


2017 yılında 212 Km sıcak asfalta Türkiye rekoru kıran Isparta İl Özel İdaresi 2018 yılı sıcak asfalt sezonu çalışmaları büyük hızla devam ediyor.  Isparta Valisi Şehmus Günaydın liderliğinde devam eden çalışmaları yerinde uygulayan ve mesaisinin büyük bölümünü sahada geçiren İl Özel İdaresi Görevlileri köy yollarında konulan hedefe ulaşmak için yoğun çaba sarfediyor. 11 Nisanda Asfalt Sezonunu açan İl Özel İdaresi son olarak Sütçüler – yazılı kalyon- Çandır- şehler- Melikler- gurup köy yolu bsk asfaltını tamamladı.

(Kaynak;Haber32 – )

VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

HAYRİOĞLU İBRAHIM UYSAL EŞI HABİBE UYSAL VEFAT ETMİSTİR.

CENAZESI  04.05.2018 CUMA GUNU OGLEN SEFERAĞA   CAMİİDEN KALDIRILACAKTIR.

MERHUMA ALLAH’TAN RAHMET,AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLERİZ..

 

İRTİBAT;

OGLU ARİF UYSAL 0536 727 69 50 KIZI ZEYNEP UYSAL 0542 696 05 55
BİLGİ : KASAPOĞLU MESAJ SERVİSİNDEN ALINMIŞTIR.

Kübra Dağlı Dünya Şampiyonu Oldu

Isparta’lı Milli sporcu Kübra Dağlı, 2. Dünya Plaj Poomsae Taekwondo Şampiyonası’nda 2 altın ve 3 bronz madalya kazandı.

Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlenen şampiyonada Türkiye’yi temsil eden Kübra Dağlı, 5 madalya birden kazandı.

Kübra Dağlı, Bireysel Poomsae 18-30 yaş ve Yüksek Kırış kategorilerinde Dünya Şampiyonu oldu. Genç sporcu Serbest Stil Bireysel Poomsae, Dynamic Kick ve Freestyle Breaking kategorilerinde ise bronz madalyanın sahibi oldu.

Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlenen 2. Dünya Plaj Tekvando Şampiyonası’nın Poomsae Freestyle kategorisinde Ispartalı Milli Sporcu Kübra Dağlı, Dünya şampiyonu oldu.(www.egirdirakingazetesi.com)

1 Mayıs kimine bayram, kimine ekmek kapısı oldu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Isparta Atatürk Stadyumu önünde toplanan çeşitli sivil toplum kuruluşları ile siyasi parti temsilcileri İstasyon Caddesin’den tren garı önüne kadar yürüdü. Isparta Tren Garı önünde bir araya gelen topluluk, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte müzikler eşliğinde halay çekti. Yağmurun başlamasıyla birlikte toplulukta yer alan bazı vatandaşlar şemsiye açarken, bazı vatandaşlar da ellerindeki pankart ve dövizleri ıslanmamak için kullandı.(www.haber32.com)