28 Eylül 2016 Çarsamba - 10:23:52
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur

  • images/stories/slider/


    TERS EV-ANTALYA

    TERS EV – ANTALYA

    Antalya’nın Kundu Bölgesi’nde Oteller bölgesine yakın bir yerde  görenleri şaşırtan bir Ters,  Ev “ inşaa edildi. Bu ev ilk bakışta sanki bir Karadenizli’nin yaptığı esprili bir iş gibi geliyorsa da aslı öyle değil ama ona benzer.

    Evi ziyarete gelenleri günlük hayatta kullanılan tüm eşyalar ters olarak  monte edilmiş olarak karşılıyor.

    Ters ev içerisinde mobilyalar, tuvalet, perdeler, yatak odası ve dolaplar ile çamaşır makinesi gibi bütün eşyalar tavanda yer alıyor

    Buranın  Dünyanın 13.ters evi olduğu belirtilmekte ayrıca  gelin ve damatların fotoğraf çektirmek için tercih ettikleri bir mekan olduğu ifade edilmektedir.

    Ziyaretçiler ters evi gezerken her şeyin ters olduğunu görünce  garip  bir hisse kapılıyorlar.

    Yolunuz düşerse bu evi görünüz.Bahçedeki bank,çim biçme makinası ve çöp kutusu tavanda asılı olarak bulunuyor.(Fotoğraf  Mustafa Doğankaya)

     

    2016-2017 süyad derneği öğrenim burs müracaatı

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    2016 - 2017 SÜYAD DERNEĞİ ÖĞRENİM BURS MÜRACATI

    YENİ DÖNEM BURS BAŞVURULARI  15 EYLÜL - 15 EKİM TARİHLERİ ARASINDA

    ALINACAKTIR.GEREKLİ BİLGİLER SÜYAD32.COM İNTERNET SİTEMİZİN ANA
    SAYFASINDA VE EN ALT SOL KÖŞEDE BURS MÜRACAT DOSYASINDA AÇIKLANMIŞTIR.

    İLGİLİ KİŞİLERİN BU DOSYAYI İNCELEYİP MÜRACATLARINI EKSİKSİZ EVRAKLA YAPMALARI GEREKMEKTEDİR.

    SÜYAD YÖNETİM KURULU

     

     

    RAZİYE BALCI VE MÜZESİ

    RAZİYE BALCI ve MÜZESİ

     

    Ahmet Bilgi açık hava müzesinden sonra Sütçüler’imizde ikinci müzeyi açan Raziye Balcı gittiği her yerde eski yapıları ve eski eşyaları  kendi adına müze kurmak adına gözetlemiş, incelemiş. Müzesinde bulunan eşyaların tamamına yakın bölümünü Sütçüler’imizden ve köylerinden tedarik etmiş .

    Raziye Balcı, ne yazık ki bu müzeyi kurarken hiç kimseden destek görmediği gibi aksine bazılarının olumsuz  sözlerine  de muhatap olmuş. Bütün bunlara rağmen Raziye Balcı amacına ulaştığını düşünüyor. Müzeyi ziyaret eden gençlerin ilgileri, belli yaşta olanların da sergilenen bu aletleri görünce adeta o günleri yeniden yaşadıklarını ifade etmeleri Raziye Balcı’yı mutlu ediyor.

    Raziye Balcı Müzesinde atalarımızın kullanmış olduğu araç ve gereçlerin hemen hemen  tamamı sergileniyor. Müze gezilirken adeta  geçmişe yolculuk yapıyor, adeta o günleri yaşıyor gibi oluyorsunuz.

    Her evin hanımının olmazsa olmazı sandık, gaz lambaları, lüksler, sahanlar, siniler, depkiler, oraklar, koyun postundan yapılmış namazlık, yuvga taşı, el dikiş makinası ,  sepetler, bayanların kullandığı atkılar, beşik, çarık, tarım aletleri, def ve daha neler neler.

    Raziye Balcı ailesinin fotoğraflarına da  bir yer  ayırmayı unutmamış. Merhum eşi  Yılmaz  Balcı ve diğer yakınlarının da resimlerini özel bir köşede, diğer bir köşede de yine merhum eşinin  sütçülük mesleğini yaparken kullanmış olduğu ve bugüne kadar muhafaza ettiği süt güğümünü ile  litrelerini de özellikle sergiliyor.(ne mutlu ona)

     

     

    Yukarıdaki resimde Raziye Balcı Müzesi’nin ziyaretçilerinden Fatma Altıntaş Saime Doğankaya,Meryem Gençtürk Feridun Geçtürk ve Salih Altıntaş

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Yakın bir geçmişte kısa sürelerle üç yakınının acısını yaşamış olan RAZİYE BALCI’ya sabırlar dilerken,Sütçüler’imizin kültürüne ve ziraatine yapmış olduğu katkıdan dolayı tebrik ediyor,

    Tüm hemşehrilerimizin bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelerini diliyoruz.

    Müze ile ilgili diğer resimleri sitemizin sağ tarafında bulunan  “RAZİYE BALCI MÜZESİ “ bölümünde bulunan müzenin diğer fotoğraflarını görebilirsiniz.

    (Raziye Balcı’nın Sütçüler’imizin ziraatine katkısı ile ilgili yazımız bir süre sonra yayınlanacaktır)

     

    BİR TAŞLA BİNLERCE VAHŞİ ATI VURACAKLAR

    Bir taşla binlerce vahşi atı vuracaklar!

    O güzel ardıç ağaçları ve o güzel atlar, tonu 100 Dolara Çin'e satılan taşları çıkarmak için iş makineleri ve dev kamyonlara feda edilecek....

    Türkiye’nin en güzel ardıç ve meşe ormanlarını barındıran Isparta'nın Sütçüler ilçesinde, binlerce yaban atının yaşadığı Yeniköy ve çevresi vahşi madenciliğin tehdidi altında. Barındırdığı biyolojik çeşitlilik ve ardıç ormanlarıyla koruma altına alınması gereken alanda özel bir maden şirketine verilen ruhsatla 100 hektarlık alanda mermer çıkartılacak. Yeniköy yakınlarındaki alanda deneme üretimine başlayan maden firması, şimdiden onlarca ardıç ağacını katletti. Daha önce mermer ocağıyla ilgili 'sosyal problem yaratmayacak' görüşü veren Isparta orman Bölge Müdürlüğü ise köylülerin itirazlarını dikkate almadı.

    BİNLERCE VAHŞİ ATIN YAŞAM ALANI YOK EDİLECEK
    Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, ülkenin en nitelikli ardıç ormanlarının bulunduğu bölgede köylülerin karşı çıkmasına rağmen verilen mermer ocağı deneme üretimine başladı, Yeniköy yakınlarında onlarca ardıç ağacı katledildi. İstanbul merkezli özel bir maden firmasına 100 hektarlık alanda verilen mermer ocağı izni, ardıç ormanının yanısıra bölgede yaşayan binlerce yılkı atı için de ölüm fermanı niteliğinde.

    KÖYLÜYÜ DİNLEYEN, BİNLERCE YABANİ ATI GÖREN YOK
    Sütçüler ilçesine bağlı Yeniköy sınırlarında işletilmesi planlanan mermer ocağı,
    yöre halkı için önemli bir üretim ve buluşma merkezi olan Zengi Yaylası'na ise 300-400 metre mesafede yer alıyor. Yöre köylülerinin karşı çıkmasına rağmen mermer ocağı işletmesine ruhsat vermekte bir sakınca görmeyen kurumlardan biri olan Isparta Orman Bölge Müdürlüğü, mermer ocağının yörede 'sosyal problem yaratmayacağı' yönünde rapor hazırlamıştı. Mermer ocağıyla ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunulan ÇED başvuru dosyasında ise alanda varlığını sürdüren binlerce yılkı atında hiç söz edilmemesi tepki çekmişti.

    Yıllar önce “ ZENGİ YAYLASI “ nda yapılan bir festivalde çocuklar  “gıcırgaç” a binerken.

    KEÇİLERE CEZA KESİLEN ORMANLAR İŞ MAKİNELERİNE AÇILDI

    Bölgedeki yıkım projelerine karşı mücadele yürüten Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu'undan konuyla ilgili yapılan açıklamada, Sütçüler ilçesinde 150 civarında mermer ve taş ocağı ruhsatı verildiğine dikkat çekilerek, "Sütçüler bölgesinin zengin bitki örtüsünü borçlu olduğu jeolojik yapısı ne yazık ki hoyratça kısa vadeli kazançlar uğruna yok ediliyor. Yöre halkının yüzlerce yıldır koruduğu coğrafya, şimdi özel şirketlere peşkeş çekiliyor. Köylünün geçim kaynağı olan keçilerin yıllarca sokulmadığı, çobanlara ağır cezai yaptırımlar uygulanan el değmemiş ormanlar şimdi iş makinelerine sonuna kadar açılmış durumda. Bu vicdanı olan hiç kimse için kabul edilebilir bir durum değildir. Yekililerden bir an önce bu yanlışa son vermelerini ve kamu vicdanında derin yaralar açan uygulamaları acilen durdurmalarını talep ediyoruz. Birkaç kişinin ekonomik kazancı için binlerce insanın, bir kentin ve bir ülkenin geleceği yok edilemez. Kaybedilecek olan yalnızca doğa ve ekolojik değerlerimiz değil, geleceğimizdir" denildi

    Yıllar önce “ ZENGİ YAYLASI “nda  çeşme ve yanık ağaç  (neden yakılmış bilinmez)

    İL GENEL MECLİSİ RAPOR HAZIRLADI: ‘MADENCİLİĞE SINIRLAMA GELSİN’
    Isparta'nın korunan alanlarının sınırına dayanan vahşi madencilik uygulamaları geçtiğimiz aylarda İl Genel Meclisi'nin de gündemine gelmiş, konuyla ilgili oluşturulan komisyonun hazırladığı raporda, kentteki korunan alanlarda mermer ocağı ruhsatı verilmemesi gerektiği vurgulanmıştı. Başbakanlık ve ilgili bakanlıklara da iletilen raporda, Yeniköy yakınlarındaki Tota Yaylası, Davraz Dağı ve Dedegöl Dağı gibi biyolojik çeşitlilik açısından koruma gerektiren bölgelerde mermer ocağı ruhsatı verilmemesi gerektiği vurgulanarak, özetle şu görüşlere yer verilmişti:

    ‘AMACIMIZ SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM’
    "Sonuç olarak coğrafyamızdaki endemik bitki çeşitliliği, milli parklar varlığı, Orman potansiyeli, tatlı su kaynakları gibi değerlerimizin fazlalığı, ilerleyen yıllarda doğanın dengesinin korunmasında önem arz etmektedir. Koruma ve kullanma dengesini ön planda tutarak ekolojinin ekonomiye zarar vermeyeceğini düşünmekteyiz. Maksadımız sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir ekonomidir.” (Kaynak;www.haber.sol.org.tr)

     

    ACİL KAN ARANIYOR

    kan aranıyor ile ilgili görsel sonucuACİL KAN ARANIYOR

    Süleyman Özsüt’ün bir yakını için acil kan aranıyor.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ameliyat olacak olan Levent Akbay için A rh (-) kan ihtiyacı vardır.Kan verebilecek olanlar 0536 332 09 91 no.lu numaradan Koray Akbay ile irtibata geçebilir. (Kasapoğlu telefon mesajı)

     

    ANTALYA DÜDEN ŞELALESİ

    Denize doğru hızla giden adeta koşan bir nehir,DÜDEN

    Antalya-Düden Şelalesi

    RAFTİNG BOTLARI,IZGARALAR  VE DÜDEN ŞELALESİ

    Düden çayı Antalya’nın LARA semtinde ve mutlaka görülmesi gerekli bir yer. Nehrin şelaleden 40.metre yükseklikten denize dökülmesi nefis bir görüntü veriyor. Bu bölge Antalya’da turistlerin en fazla görmek istedikleri yerlerin üst sıralarında yer aldığını düşünüyoruz.

    Nehir ile deniz adeta birleşmiş gibi ,değil mi?

    (Resmin alt tarafı nehir,üst tarafı ise deniz.)

    Önceki yıllarda şelaleye yaptığımız bir gezide Kıbrıs’lı bir kardeşimizin yanımıza yaklaşıp denize dökülen suyu göstererek,“ Bu suyu   denize döküyorsunuz, ama bize vermiyorsunuz “ şeklindeki sitemli sözleri hala hatırımızdadır.

    Şelaleye bu kez  yaptığımız gezide    bir süreden beri devam eden yeniden düzenleme çalışmalarının kısmen tamamlandığını, anayoldan itibaren nehrin etrafına yeni tesisler yapıldığını gördük. Ancak bu yıl beklenen turist gelmediğinden dolayı orada iş yapan esnafın bu seneyi kaybolmuş yıl olarak nitelediğine şahit olduk.

    Düden şelalesinde yapılan en önemli yenilik, bize göre raftingtir. Şelalenin denizle buluştuğu yerden itibaren  4 km.lik  araba ile yapılan bir yolculuk sonra botlara bindirilerek Düden Şelalesine kadar rafting yapılıyor . Dikkatimizi çeken bir önemli bir husus da şudur;4 Km. yukarıdan botlarla şelaleye gelen raftingciler  nehrin şelaleden denize uçmasınlar diye nehrin içine ızgara yerleştirilmiş. Yani burada rafting yapanlar nehir şelaleye dönüşmeden önce kıyıya yanaşamasalar dahi bile demir ızgara onların denize uçmasını önleyebilmesi için yapılmış.

    Yolunuz Antalya’ya düşerse Düden Şelalesi’ni mutlaka görünüz.

    Yapabilenler için  raftingin zevkli ve heyecanlı  olacağı kesin.

    Düden Şelalesi’nin  ziyaretçilerinden  Burak  ve  Doruk  anneleri  Esra Kayhan  ile  birlikteler

    Düden Şelalesi Antalya şehir merkezine yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Kaynağını Kepez Hidroelektrik Santrali’nden alır ve Düdenbaşı denilen noktada yer yüzüne çıkar. Düden Çayı boyunca iki kola ayrılır. Vikipedi

    Adres: Çağlayan, Lara Cd. No:457, 07230 Muratpaşa/Antalya

    Yükseklik: 40 m

     

    ISPARTA'DA OKULLARDA 237 KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK

    Isparta'da okullarda 237 kişi istihdam edilecek

    Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında İl Milli Eğitim bünyesinde okullarda çalıştırılmak üzere Isparta’ya 237 kişilik kontenjan verildi. Dün itibariyle başlayan başvurular, 1 Ekim’de sona erecek. İnternetten de başvuru yapılabilecek.

    Konuyla ilgili bilgi veren İŞKUR İl Müdürü Hüseyin Ergin, bu program kapsamında daha önce Mili Eğitim’de 2 yıl çalışanların başvuru yapamayacağını, geçtiğimi yıl çalışanların ise sadece son gün olan 1 Ekim’de internet üzerinden başvuru yapabileceğini belirtti. Bu yıl geçtiğimiz yıllarda uygulanan kura yönteminin de değiştiğini ifade eden Ergin,  “Daha önce kura yöntemiyle seçim yapılıyordu. Bu yıl mülakat yöntemiyle yapacağız. Seçmeler 3-4 Ekim’de yapıldıktan sonra 10 Ekim gibi işbaşı yapılmış olacak. Program dahilinde asgari ücret düzeyinde maaş ödemesi olacak ve sigortalar tam yatırılacak. Program 2017 Haziran’da sona erecek” dedi.

    İŞKUR İl Müdürü Hüseyin Ergin, Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında Isparta’ya bu yıl  İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarda çalıştırılmak üzere 237 kişilik kontenjan verildiğini açıkladı. Dün başlayan başvuruların 1 Ekim’de sona ereceğini duyuran Ergin, internet üzerinden de başvuru alındığını söyledi.

    122 KİŞİ MERKEZDE 115 KİŞİ İLÇELERDE ÇALIŞACAK

    Başvuru için 10 günlük süre olduğunu belirten İŞKUR İl Müdürü Hüseyin Ergin, şu bilgileri verdi: “İnternet üzerinden İŞKUR’in sitesine girerek, ilçelerdekiler ilçeler için, merkezdekiler merkezdeki okullar için 24 saat başvuru yapabilir. Hafta sonları da internet sitesinden başvurular alınıyor.  237 kişi için sayı dağılımlarını İl Milli Eğitim Müdürlüğü ihtiyacına göre belirledi. Bu kapsamda 122 kişi merkezdeki okullarda çalışacak, 115 kişi de ilçelerde görevlendirilecek.

    9 AY SÜRELİ ÇALIŞACAKLAR

    Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında girenler 9 ay süresince çalışacaklar.  2017 Haziran ayında program sona erecek. Maaşları asgari ücret düzeyinde ödeniyor ve sigortaları tam olarak yatırılıyor. İşçi hakları geçerli oluyor. 5 günden uzun süreli raporlarda ilişikleri kesiliyor.

    KİMLER BAŞVURU YAPABİLECEKLER?

    Öncelikle kuruma kayıtlı işsiz olması lazım. 10-20 gün önceden kayıt olanlar kayıdım var diyor. Bu projede çalışmak istiyorum demesi için bizzat gelip buna başvuru yapması lazım. Milli Eğitim’de çalışacağım diye bizzat başvuru yapılması gerekiyor. 18 yaşını bitirmiş ve 19 yaşından gün almış olması gerekiyor. Ayrıca emeklilik ve malul aylığı almamak şart var. önceden dul ve yetim maaşı alanlar başvuru yapamıyorlardı. Şimdi onlar başvuru yapabiliyorlar. Bir de başvuru sahibi öğrenci olmaması gerekiyor. Daha önce milli eğitimde 2 yıl çalışmışsa buraya başvuru yapamaz. Çünkü bir kurumda bu program kapsamında 2 yıl çalışılıyor. Geçen yıl çalışanlar son gün olan 1 Ekim’de başvuru yapabilirler. Onlar da başvurularını son gün internet sitesinden yapabilirler.  

    MÜLAKAT YAPILACAK

    Daha önce kura yöntemiyle seçim yapılıyordu. Bu yıl mülakat yöntemiyle yapacağız. Seçmeler yapıldıktan sonra 10 Ekim gibi işbaşı yapılmış olacak. “

    HANGİ İLÇEYE KAÇ KİŞİ ALINACAK?(Kaynak;haber32.com.tr)

    Merkez: 122
    Yalvaç: 30
    Senirkent: 1
    Gönen: 6
    Aksu: 1
    Eğirdir: 29
    Keçiborlu: 5
    Şarkikaraağaç:  25
    Sütçüler: 3
    Gelendost: 7
    Uluborlu: 8

     

    ISPARTA'DA SAFRAN YETİŞTİRİCİĞİ

    safran

    Isparta’da Bir İlk; Safran Yetiştiriciliği

    Eğirdir Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkalığınca yürütülen proje kapsamında Sorkuncak Köyünde 100 kilo safran tohumu toprakla buluşturuldu.

    Eğirdir köylerinde alternatif ürün çeşidi olarak bin metrekare alana dikilen soğanlı bir kültür bitkisi olan safran tohumlarının ilk hasadı Kasım ayında yapılacak.

    Konu hakkında açıklamada bulunan Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş; Eğirdirli çiftçileri birim kare alanda verimi ve katma değeri daha yüksek ürünlerle tanıştırmak istediklerini kaydederek; “İlaç ve gıda sanayisinin en değerli bitkisi olan safran soğanlarını deneme amaçlı toprakla buluşturduk. Yaptığımız incelemelere göre Eğirdir’in rakım ve iklim özelliklerinin bu bitkinin yetiştirilmesinde uygun olduğunu gördük. Allah’ın izniyle ilk hasadını Kasım ayında yapacağız. İnşallah iyi sonuç alırız ve Eğirdirli üreticilerimiz için alternatif bir ürün çeşidi olarak gelecekte daha çok yaygınlaşır” dedi.

    Sorkuncak Köyü Muhtarı İbrahim Eroğlu ise; Safran bitkisinin yetkililer tarafından kendi köylerinde daha iyi yetişeceğini söylediklerini belirterek; “Şu an deneme amaçlı olarak bin metrekare yere safran diktik. İnşallah iyi verim verir ve ileride köylü vatandaş tarafından alternatif bir ürün olarak dikimi yaygınlaşır. Eğirdir kaymakamı başta olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.(Resim,alıntıdır,Kaynak;www.ajans32.com)

    Editörün Notu;

    Halen Isparta’da ikamet etmekte olan bir hemşehrimizin de yıllardan beri Isparta’da safran ve diğer bitkileri yetiştirebilmek amacıyla çalışmalarının devam ettiğini bilmekteyiz.

    Şayet bu konuda bizleri detaylı bilgilendirdiği takdirde bu çalışmayı sizlere aktaracağız.

     

    BAKANDAN LAVANTA ÜRETİCİSİNE MÜJDE

    Bakandan Lavanta Üreticisine Müjde

    Isparta’da giderek artan lavanta üretiminde ihracat kapısının aralandığı müjdesi geldi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Lavanta çok kıymetli. Yeni bir iharacat kapısı olabilir. Bizdeki lavanta çok kaliteli ve gerçekten tıbbi açıdan çok faydalı olduğu için tercih ediliyor. Hatta şu anda ihracatın önü açıldı." dedi.

    Eroğlu, Afyonkarahisar Tıbbi ve Itri Bitkiler Merkezini kurduklarını belirtti. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ile birlikte çok güzel çalışmalar yaptıklarına işaret eden Eroğlu, "Her ay bir kitap çıkarıyoruz. Şu ana kadar 10-12 kitapçık hazırlandı. Bunlardan birisi lavanta konusunda, kekik gibi onları da basacağız." ifadesini kullandı.

    Bakan Eroğlu, bölgede lavanta ekimine başlandığını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Dinar ilçesinde çok güzel netice aldık. Bunu teşvik ediyoruz. Destek de veriyoruz. Hatta lavanta kolonyası, kremi üretildi, dün de parfümü bize verildi. Lavanta çok kıymetli. Yeni bir ihracat kapısı olabilir. Bizdeki lavanta çok kaliteli ve gerçekten tıbbi açıdan çok faydalı olduğu için tercih ediliyor. Hatta şu anda ihracatın önü açıldı. Dinar Kaymakamımız lavantadan yapılmış mamulleri getirdi. Çok memnun oldum. Biz bu lavantadan yapılan ürünleri Çiçektepe Köyü'nde yeni düğün yapan bir gelin hanıma takdim ettik. Güzel oldu."
    Eroğlu, lavanta üretimine hem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de kendilerinin destek verdiğini bildirdi.

    Eroğlu, şunları kaydetti: "Bunun kullanımı konusunda, tıbbi ve ıtri bitkilerle ilgili olduğu için bizim de Daire Başkanlığımız var. Burada Afyonkarahisar Tıbbi ve Itri Bitkiler Merkezimiz var. Burası her türlü desteği veriyor. Araştırmalar Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde (AKÜ) gerçekleştiriliyor, bunların tahlilleri yapılıyor. Kimyasal analizler yapılıyor. Üreticiye her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz. Bu yeni bir sektör. Dünyada yılda 115 milyar dolar potansiyel var. Biz ne kadar alıyoruz? Türkiye, özellikle tıbbi bitkiler açısından kıta Avrupası'ndan daha zengin ama ona rağmen biz maalesef yılda 600 milyon dolarlık bir katkı sağlıyoruz. Halbuki bizim bu ekonomik katkıyı yılda 5 milyar dolara ulaştırmak gibi bir hedefimiz var." (kaynak;www.ajans32.com)

    Editörün Notu;

    Bilindiği gibi lavanta yetiştirme konusunda Sütçüler’imiz de de çalışmalar vardır. Bu çalışmalardan tarafımıza bilgi ulaştığı takdirde sizlerle paylaşılacaktır.

     

    GENEL KURULA ÇAĞRI

     

    GENEL KURUL’A ÇAĞRI

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına yapılıp halen aynı şirketçe işletilmekte olan  ve 2018 yılında adı geçen bakanlığa devredilecek  Sütçüler Hidroelektrik Santralı’nı işleten Sütçüler Enerji ve Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin son seçimli olağan genel toplantısı   01.10.2016 tarihinde Ankara’da yapılacaktır.

    Ortaklarına duyurulur.

     

    VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

    VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

    Boğazköy Balcılar’dan HÜSEYİN BALCI’nın (Kemal Bey) vefat ettiği öğrenilmiştir.

    Cenazesi Cuma (23.09.2016) günü öğle namazının müteakiben Boğazköy’den kaldırılacaktır.

    Hüküm Allah’ın,

    Merhuma Allah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz. (Süuad telefon mesajı)

    İrtibat; oğlu Abdullah; 0533 380 76 99

     

    BUNDAN TAM 43 YIL ÖNCE

     

    B U N D A N   T  A  M   4  3 Y I L  Ö N C E  …

    Badap Kamyon Kazası

    O tarihlerde civar köylerde oturan hemşehrilerimiz Cuma günleri Sütçüler’imizde kurulan pazara, kamyonların kasalarında gelmekteydiler. İlçemize gelecek olanlar beraberinde getirdikleri eşyaları, malları kamyonun kasasına koyup aynı yere de oturarak Sütçüler’imize pazara gelirlerdi.

    21 Eylül 1973 tarihinde de ilçemize en yakın köylerden olan Badap köyünden Sütçüler istikametine doğru yola çıkan bir kamyon (32 AD 619) Belen’de tepeyi aştıktan sonra Yasırlar’ın Beli’nde freni tutmadığından kontrolden çıkmış ve de yokuş aşağı gittikçe hızlanarak, virajdan da adeta uçarak, aşağıdaki dut ağacına çarpıp durabilmişti.

    Bu arada kamyonun kasasında bulunan yolcular kasada i saban demiri, oğlak ve diğer pazar eşyaları ile kaza sırasında çarpışmışlar yolcuların bir kısmı etrafa savrulmuş, yere düşenlerde kamyonun altında kalarak ezilmişlerdi.

    Diğer taraftan hiçbir şeyden habersiz olarak bahçede bulunan 7 yaşındaki çocukla (merhum Hasan Balaman’ın kardeşi Durmuş) ninesini (Asiye ) ise ecel bahçelerinde yakalamış, onlar da freni patladığından dolayı yokuş aşağı hızla gelen kamyonun altında kalarak vefat etmişlerdi.

    Bu feci kazada 38 hemşerimiz hayatını kaybetmiş bulunuyor.Eğitimci hemşerimiz Rıdvan Ertan’ın www.yesilsutculer.tr.gg sitesindeki yazısında ulusal basında bu feci kaza ile ilgili olarak şu haberler yazılmış;

    Bir gazetede ;kamyon resminin altında “ Halâ ders almamışlar “ yazısı,diğerinde ise “ Yüz elli haneli Badap Köyü Kan Ağlıyor “ ifadesinin yer aldığını belirtiyor.

    Yurdumuzda olan trafik kazalarına yılda yaklaşık 10 bin kişini öldüğü ve trafik kazası sayısında dünyada 10 . sırada olduğumuz belirtilmektedir. Bu kazanın; Türkiye’de en çok ölümlü kazaların başında geldiğini düşünmekteyiz.

    Bu feci trafik kazası,belli bir yaşın üzerindeki hemşerilerimizin belleklerindek hala muhafaza etmektedir.

    Bu vesile ile bu elim kazada vefat eden hemşerilerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, bir daha böyle bir kazanın olmamasını temenni ediyoruz.

    Aşağıdaki yazı Sütçüler’imizin pınarköy/badap isimli web sitesinden alınmış olup; yukarıdaki resimden kaza yerinin arazi yapısı, yolun eğimi hakkında bir edinilebilir.

    27 Eylül 2012

    21 Eylül 1973 Cuma. Badap’ta bir sabah. Usta olan babam Ak Hüseyin ve abim Ahmet Sütçüler’e inmek için hazırlık yapıyorlar. Abim Ahmet’in oğlu Muhammet bugün hiç susmuyor. Sürekli ağlıyor ve durduramıyoruz. Sanki olacakları sezmiş gibi. Babam alıyor kucağına torununu kokluyor, seviyor. Sanki son kez sever gibi…

    Damat gelini, oğlu Dursun’a yalvarıyor bu sabah. “Oğlum, içimde bir sıkıntı var. Bu hafta Sütçüler’e gitmesen olmaz mı? Hem hanımında gebe.”Dursun, “için ferah tut ana bu hafta gitmem lazım.”diye ısrar ediyor. Ana yüreği bu kıramıyor ilk göz ağrısı oğlunun ısrarını…

    Dana Yusuf’un evinde de bir değişiklik var bugün. Dana Yusuf oğlu Osman’ın kendisine aldığı yeni takım elbiselerini giyiyor. Bugün Cuma yeni takım elbiselerini ilk kez giyip çıkıyor evden. Her zamanki gibi yine şen şakrak…

    Badap’ta olan biteni uzaktan bir köşeden izliyorum. Sütçüler’e gidecek olanlar toplanıyor köy meydanında, kahvenin önünde. Bir kamyon, bütün herkes doluşuveriyor kamyonun kasasına. Saydım, tam otuz beş kişi var kamyonda. Hepsi şen şakrak sohbet ediyorlar. Nereden bilsinler biraz ilerde ecelleri var.

    Kamyon hareket ediyor. Yavaş yavaş ayrılıyor Badap’tan. İçimde tarifsiz bir acı var. Kelimeler kifayetsiz kalıyor yüreğimdeki sızı karşısında. Babam kayıp gidiyor gözlerimin önünden… Ama çocukluk işte devam ediyoruz çelik çomak oyununa. Koca karılar yün eğiriyor, analar bağda, gelinlik kızlar halı dokuyor. Herkes işin gücün peşinde.

    Belen’e doğru yaklaşıldığında aniden kamyonun freni boşalıveriyor. Az ilerde dut ağacına çarparak ancak durabiliyor kamyon. Çarpmanın etkisiyle herkes fırlıyor bir kenara. Kimisi dut ağacında asılı, kimisi metrelerce ötede. Dut ağacı yakınlarında oyun oynayan bir çocuk var. Kamyonun çarpmasıyla paramparça oluyor altında. Vücudunun parçalarını metrelerce öteden topladılar. Babaannesi de torunu korumak için atlıyor kamyonun altına. Onun da cenazesi çıkıyor hurda yığınının altından.

    Badap’ta bir feryat bir figan kopuyor. Kazayı duyan köy halkı, bağı, dokunan halıyı, işi gücü bırakıp Belen’e doğru koşmaya başladı. Ağlıyor, çığlık atıyor, feryat ediyorlar…

    Kaza yerine varan Damat gelini, oğlu Dursun’u görüveriyor. Başını kucaklıyor “ah kuzum bu yara mı seni benden ayıran?” diyor. Dursun başından yara almış ve tüm beyni o yaradan boşalıvermiş. Oracıkta kavuşmuş Rabbi’ne. Hanımı Dursun’un yavrusuna hamile. Dursun’un kızı Havva kadar yetim kaldık. O babasız, biz amcasız, dayısız, abisiz ve candan can koparcasına evlatsız kaldık.

    Dana Yusuf’un oğlu Osman’da geldi kaza yerine. Babasını kendisinin aldığı takım elbise içinde gördü. Yetim kalmıştı, hıçkırıklara boğuldu. Babası kendisinin aldığı takım elbiseler içinde oracıkta can vermişti. Dünyayı yıksa yine de acısı dinmezdi. Dana Yusuf’un oğlu Osman kadar yetim kaldık. Köyün en neşeli, en sevilen insanlarından biriydi. Evlerinin direği babaları yoktu artık.

    (Yazı için Pınarköy-Badap web sitesi yöneticilerine teşekkür ediyoruz)

     

     

     

    SÜTÇÜLER'İMİZDEN KISA KISA

    S Ü T Ç Ü L E R ’ İ M İ Z D E N   K I S A  K I S A

    - İfade edildiğine göre Eğirdir Dağ ve Komando Okulu’nun kapasitesi

    dolu olduğu gerekçesi ile Sütçüler’imizde devamlı konuşlanacak büyük

    büyük bir askeri birliğin gelmesi planlanıyor.

    - Festivalde hemşehrilerimize ev sahipliği yapan Kent Ormanı’na ilgi

    halen devam ediyor.

    - İlçemiz Boğazköy’de kendi evinin en üst katında açılmış olan

    “ RAZİYE BALCI  MÜZESİ “ ziyaretçi akınına uğruyor.

    - Sütçüler Belediye’sinin  fason olarak yaptırmış olduğu pekmezli

    lokumun satışı marketlerde satışa sunulmuş.

    - Bir süre önce yaptırılan mezarlık kilit taşları üzerindeki toz-toprak

    süpürüldüğünden mezarlıktan geçenlerin  bu  tozlardan kurtulduğu

    gibi döşenen kilit taşlarının güzelliği de ortaya çıkmış ve burası

    güzel de bir yol olmuş.

    - Sütçüler’imizde yakın zamana gelinceye kadar yemekli-yemeksiz

    mevlüt okutulmaya devam edilmekteydi.

    - Isparta basınında Sütçüler’in 40 yıllık hayali olarak tanıtılan,

    aslında sadece dört köyü Antalya yoluna bağlayacak olan

    Melikler Köprüsüne Sütçüler’imizin de bağlanması için olağan

    üstü gayretler sarf eden sayın büyüğümüz Yakup Üstün arkadaşları

    ile birlikte  Sütçüler’imizin de bu köprüye bağlanabilmesi için

    tespiti yapmışlardır.

    - Sütçüler’imizin Musalla mezarlığının batı yakasında bir süre önce

    heyelandan dolayı ikinci kez meydana gelen heyelanla ilgili

    yerinde henüz bir çalışmaya başlanmamış.

    - Aradan bunca uzun bir zaman geçmesine rağmen, İlçemize

    yapılması planlanan 2.etap TOKİ evleri ile ilgili ortada henüz daha

    somut bir sonuç bulunmamaktadır. İfade edildiğine göre inşaatın

    yapılması planlanan mahalde sorununun çözülmediği taktirde

    projenin Belen Mahallesi kaydırılacağı belirtilmektedir.

     

    VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    VEFAT VE BAŞ SAĞLIĞI

    Merhum Sütçü Bekir oğlu AHMET GÜNDAĞ’ın vefat ettiği öğrenilmiştir. Cenazesi bugün ikindi namazını müteakiben Mecidiyeköy Osman Sağnak Camii’nden kaldırılmıştır.

    Hüküm Allah’ın,

    Merhuma llah’tan rahmet,ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz..

     

    İrtibat;enişte Murat Balcı 0532 343 33 27

     

    O İLLER ARASINDA ISPARTA BİRİNCİ SIRADA

    Isparta O İller Arasında

     

    Birinci Sırada

    Türkiye'de devlet yönetimi ve tüm kamu sistemini ele geçirmek için yaklaşık 40 yıldır çalışan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tüm il ve ilçe merkezlerinde yapılansa da bazı merkezler adeta karargah gibi kullanması bakımından diğerlerine göre daha öne çıkıyor. FETÖ için en önemli ve en kritik 10 il arasında Isparta birinci sırada yer alıyor.

    Isparta'nın ilk sırada yer aldığı o listede sırasıyla, Isparta, Diyarbakır, Gaziantep, Bursa, İzmir, Manisa, İstanbul, Erzurum, Ankara ve Sakarya yer aldı.

    15 Temmuz hain kalkışmasından hemen sonra başlatılan FETÖ operasyonlarında arka arkaya gözaltı ve açığa alma haberleri gelen Isparta tüm Türkiye'de şaşkınlığa neden oldu. FETÖ'nün küçük bir şehir olan Isparta'da örgüt için bu kadar önemli ismi tutması dikkat çekti.

    Isparta'da FETÖ'nün en yoğunlaştığı merkezlerin başında Süleyman Demirel Üniversitesi geliyor. Gizli kamera görüntülerinin kurgulandığı bu merkezde Türkiye'nin çeşitli illerine FETÖ'cü öğretim görevlisi transfer ediliyor Isparta'da ana okulundan lise son düzeyine kadar okul ve yurtları bulunan FETÖ, yıllar içerisinde büyük araziler de edinmişti.

    ASKERİ OKUL ÖĞRENCİLERİ BURADAN YÖNETİLDİ
    İl ve bölge imamları düzeyinde çok sayıda ismin yakalandığı şehir olan Isparta aynı zamanda İzmir'de okuyan askeri öğrencilerin de kontrol edildiği merkez konumundaydı.

    Kaynak; Sabah(www.ajans32.com)

     

    << Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

    YAZARLARIMIZ

    RAZİYE BALCI MÜZESİ

    TSM THM Koro Çalışması

    Harita

    Kayıtlı Kullanıcılarımız

    • 1 . Esra
    • 2 . Hatice Hafize Poyrazoğlu
    • 3 . SaLiH
    • 4 . HAMİDE ÖZENLİ ŞİŞMAN
    • 5 . ÜNSAL DİLEK

    Anket

    SİZE GÖRE SÜTÇÜLER'İMİZİN EN ÖNEMLİ SORUNU NEDİR ?
     
    209333
    BugünBugün36
    DünDün362
    Bu HaftaBu Hafta1002
    Bu AyBu Ay9001
    ToplamToplam209333
    Online -0
    Misafir -7
    Kayıtlı Kullanıcı -135
    Bu gün Kayıt Olan -0